Sokrates, Antik Yunan’da retoriğin hâkim olduğu Sofistik dönemde yaşamıştır. Platon ve Aristoteles’le birlikte Antik Yunan’ın en büyük düşünürlerindendir. Hiçbir yazılı eser bırakmamıştır. Fikirlerini ancak öğrencisi Platon’un diyaloglarından ve yazar Ksenophon’un Sokrates’e dair hatıralarını topladığı Memorabilia’dan öğrenebiliyoruz. Platon’un diyalogları dışında, Sokrates ile ilgili elimizdeki en eski metin, Sokrates’in Savunması’dır. Bu, Yunan felsefesinden günümüze ulaşan en eski belgedir. Daha önceki her şey kaybolmuştur. Bu eserler, fikirlerine dair önemli ipuçları vermenin yanında tarihi kişiliği hakkında da bilgi verir. Sokrates, bir dönem doğa filozofu Anaksagoras’ın derslerini dinlediyse de tabiat felsefesi konusuna fazla ilgi göstermemiştir. İnsanla ve toplumla ilgi­lenmeyi tercih etmiş, bu konularda fikir üretmiştir. Sık sık cehaletinden söz eden Sokrates, “Tek bildiğim, bir şey bilmediğimdir.” Sözüyle tanınır. M.Ö. 399 senesinde tanrıtanımazlıkla ve gençleri yozlaştırmakla suçlanan Sokrates, Atina’daki halk mahkemesinde ölüme mahkûm edilince baldıran zehriyle hayatına son vermiştir. Öğ­rencileri, Sokrates’in ölümünün ardından kurdukları farklı okullarda fikirlerini yaşatma çabasına girmişlerdir. Sokrates aslında felsefeyi yeniden kurmuştur ve Savunma’sı başlı başına felsefeye giriştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺22,75

Ahlâk ve değerler sisteminin kuruluşuna yönelik bir temel çerçevesinde çağının kültür, din ve felsefe görüşlerini eleştiren nihilist Alman düşünür, filolog. Nietzsche problemlidir. Ailesiyle geçinemiyordu, sevdiği kadın onu reddetmişti, kitapları satmadı. Ve sadece 44 yaşındayken zihnen çöküş yaşamıştır. Kundera’nın bahsettiği ata sarılarak “Seni anlıyorum” diye haykıran Nietzsche orada yere yığılıp kalmış, üzücü geçen 11 yıl sonra da ölmüştür. Onun felsefesi, kendi deyişiyle, ”üst insanlar”, hayat onlara ne verirse versin, içlerinde bulundukları durumların ve zorlukların bir şekilde üstesinden gelirler. Çağına karşı çıkış Nietzsche felsefesinin ana çizgisidir. Çağındaki entelektüalizme, felsefe sistemlerine, tarih akımlarına, çağında egemen olan tarih anlayışına ve bü­tün değerlere karşı çıkmıştır. Ona göre, sırf doğruluk diye bir şey yoktur. Evrende yalnızca değişme vardır. Akıp giden, durmadan değişen bir gelişme vardır. Bu değişmeyi sürdüren de hayatın kendisidir. Öyleyse yaşamak, her şeyin üstündedir.

Nietzsche'­ye göre, tarihin gücüne karşı gelen, başkaldıran kimse erdemli insandır. İnsanlığın amacı, gücünün sonuna varmak değil, daha yükseklere erişmek olmalıdır. Bunun için de her şeyden önce yaşamayı öğrenmeli ve tarihi de yaşamanın hizmetinde kullanmalıdır. Friedrich Nietzsche, kitaplarının bize 'gerçekte olduğumuz kişi olmayı' öğretmesini istiyordu.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺22,75

Karl Marx, Yahudi asıllı Alman filozof, politik ekonomisttir. Komünizmin manifestosunu yazmıştır. Ölümüne en çok dostu ve ölümüne en çok düşmanı olan fikir adamıdır. Marx'ın ekonomi alanındaki çalışmaları, günümüzde emeği, emek-sermaye ilişkisini ve bunları takip eden ekonomi düşüncesini kavramanın büyük bir kısmı için temel oluşturmuştur. Sosyoloji ve sosyal bilimleri başlatan isimler arasında ilk sırada yer alır. En fazla kitap onun hakkında yazılmıştır. Marx, komünist devrimin Fransa, Almanya ve Birleşik Krallık gibi ileri derecede sanayileşmiş ülkelerden başlayacağını düşünüyordu. Kapitalizmin içinde burjuvazi ve proletarya arasındaki sınıf çelişkilerinin çalışan sınıfın siyasî zaferi ve bunun sonucu kurulacak sınıfsız bir toplumla komünizmin gerçekleşeceğini iddia eder. Marx düşüncelerinin hayata geçmesi için büyük mücadele verdi. İşçi sınıfının, kapitalizmin yıkılması ve sosyo-ekonomik bir değişimin geçirilmesi faal olması gerektiğini savundu.

Karl Marx'ın görüşleri, özellikle ölümünden sonra, Marksizm genel başlığı altında incelenmiştir ve tartışılmıştır. Marx’ı anlamak noktasında kitabımızda, karşı görüşe de, araya girmeden, geniş yer verdik. New York Tribüne gazetesinde on yol boyunca, Avrupa ve Asya’daki politik olayları ele alan haftalık makaleler yazmıştır. Marx Türkiye üzerine tezlerini çoklukla bu gazetede işlemiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺22,75

Immanuel Kant yaşadığı dönemde büyük ilgi görmüş ve ilgi gittikçe artmış, hakkında çok sayıda tez yazılmış, kitap yayınlanmıştır. Onun dönemi “Aydınlanma” dönemidir. Kendisi de “aydınlanma” üzerine tezler geliştirmiştir. Aklın ve aklı kullanmanın ön planda olduğu dönemde Kant “Aklını kullanma cesaretini göster!” diyerek insanlığa çağrıda bulunmuştur. Kant Fransız İhtilali’yle birlikte hem cumhuriyetçi yönetimlerin artmasına dair umutlanmış hem de bu ihtilâlin kanlı olmasından dolayı da devlet başkanına isyanı doğru bulmamıştır.

Kant’ın insan haklarına dair fikirleri çok önemlidir. Ferdlerin devlet karşısında eşit olduklarını savunarak soy üstünlüğü anlayışının karşısında durmuştur. Adalet, onun için tartışmasız kabul edilmesi gereken bir kavramdır. Ona göre; fertler, birbirlerine göre eşit olabilmeleri için devlet çatısı altında toplanmışlardır. Uluslararası ilişkiler de tıpkı insanların devlet çatısı altında toplanması gibi devletlerinde, kendilerinden üst bir yapı içerisinde toplanması gerektiğini ifade etmiştir. Immanuel Kant, felsefede yeni çığırlar açmasının yanında, 1795 yılında yayımladığı Ebedî Barış Üzerine adlı çalışması ile barış hakkında o zamana kadar ortaya konmuş düşüncelerin seyrini büyük ölçüde etkilemiştir. Kant ticarete büyük önem vermiştir. Ticaret sayesinde devletler birbirleriyle alış-veriş edecekler ve böylece bağ kuracaklardır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺22,75

İbn Haldun, İslâm düşünce hayatının belli başlı isimlerindendir.

Fikir olarak kimseye bağlı kalmamış ve kendisinin de iddia ettiği gibi, “orijinal” olması için tenkidî eserler ortaya koymuştur.

İbn Haldun’un yaşadığı dönemi, bugünle kıyaslayarak eserini değerlendirmemek gerekir.

İbn Haldun ilim için, Endülüs’ten çıkarak, Fas’a, Tunus’a ve Mısır’a gitmiştir.

İbn Haldun’un dikkat çeken bir hususu, İslâm dışı kaynaklardan ulaşabildiklerini kullanmasıdır. Zamanının bütün ilmî gelişmelerinden haberdar olduğu görülmektedir.

İbn Haldun bir tarih felsefecisi ve sosyal tarihçidir. Ümran ilmi adını verdiği ilimle tarihî olguları çeşitli sebeplerin birbirine etkisiyle açıklamaya çalışmıştır.

Mukaddime’de devletlerin yükselmesi ve bozulmasının sebeplerini ampirik verilere dayalı bir tarih anlayışı ile çözümlemeyi denemiştir. Onun çözümlemelerinde kullandığı temel kavramlar; “asabiyet”, “ümran”, “bedevîlik”, “hadarîlik” tir. İbn Haldun sosyal çözümlemelerinde basit ve sade hayatı savunmuştur. J. J. Rousseau’nun toplum yaşamının insanın iyi olan doğasını bozduğu düşüncesi gibi İbn Haldun da şehir hayatına karşı bedevî hayatı öne çıkarmıştır. İbn Haldun devlet yönetimi tezleriyle de dikkati çekmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺22,75
1
Çerez Kullanımı