Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 335
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺24,00

Ahmet Mithat Efendi'nin külliyatına baktığımızda, birbirinden çok farklı konularda kalem oynatabildiğini, görüş bildirdiğini, aydınlatmacı bir tavırla karşısına çıkan her yeni meseleyi okurlarıyla paylaştığını görürüz.

Her fırsatta okuruyla paylaşma, okurunu aydınlatma arzusunu dile getiren, bunu bir görev bildiğini ifade eden yazar, bu arzuyla dönemin, Avrupa'da, özellikle Fransa'da etkili olmuş filozoflarından Schopenhauer'in felsefesi hakkında bir eleştiri kaleme almıştır.

Schopenhauer'in Hikmet-i Cedidesi, çağının bu önemli felsefecisi hakkında Osmanlı'da yazılan ilk kitaptır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 88
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2016
₺27,90

"Ahmet Midhat, among other things, invented the East-West novel, which later became a genre in İstanbul. This is his most humorous, strange, and interesting book."

- Orhan Pamuk, Nobel Prize-winning author  of My Name is Red

"Felatun Bey and Rakım Efendi is a seminal work by one of the most prolifie first wave Tanzimat writers"

Iclal Vanwesenbeeek, associate professor of Renaissance and Middle Eastern literature, Sunyy Fredonia

"One of the first novels written in Turkish. Lots oftim to read. Midhat dominated the literary scene in İstanbul towards the end of nineteenth century. This is his most symptomatic novel about people caught between two cultures, cast and west."

Nüket Esen, Boğaziçi University "Ahmet Midhat was the initiator and the popularizer of the novel in Turkey. Felatun Bey and Rakım Efendi illustrates the author's reformist zeal as the guardian of traditional morals and manners at a time of cultural and epistemological transition."

Jale Parla, İstanbul Bilgi University

Ahmet Midhat Efendi's famaus 1875 novel Felatun and Rakım Efendi takes place in late nineteenth-century İstanbul and follws the lives of two young men who come from radically differene backgrounds. Rakım Efendi is an erudite. self-made man, one who is ambitious and cultivated enough to mingle with a European crowd. İn contras, Felatun Bey is a spendthrift tvho lacks intellectual euriosity and a strong work ethic. Squandering his wealth and education, he leads a life of decadence. The noovel  traces Rakım's and Felatun's relationships with multiple characters, charting their romances and passions, as well as their own path  through the many temptations and traps of European culture. The author creates a rich portrait of stratified Ottoman life through a diverse and colorful cast of characters-from a French piano teacher and an Arab nanny, to a Circassian slave girl-each deftly navigating the shifting tnores of their social class.


Basım Dili : İngilizce
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 167
En / Boy : 14 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2016
₺118,75

Rakım'ın yaptığı Kağıthane alemini beğendiniz mi? Bu sorumuzu saçma bulmayınız. Çünkü böyle gezintileri çoğu kişiler beğenmez. İnsanoğlunun özel durumlarını incelemiş iseniz sözümüzü onaylar ve kabullenirsiniz. Yaradılışı gereği olarak insan, kendi mutluluğunu yalnız kendisinin bilmesiyle yetinmez. Bundan herkesi de haberdar etmek ister. Hatta bir adam gerçekte mutlu olmasa bile, halkı, mutlu olduğuna inandırmak için hilekarlık ve yalancılık dahi yapar, insan yaradılışının bu gereği hemen hemen genel bir şey olduğundan pek o kadar göze çarpmaz ise de, beş paralık bir saate, yirmi beş liralık ya da daha yüksek değerde elmaslı kordon takmak gibi gösterişler, bu yaradılışın en basit gereklerindendir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 195
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2017
₺24,91

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 211
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2017
₺31,50

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Bursa
Sayfa Sayısı : 184
En / Boy : 14 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2014
₺16,90

….Bununla beraber psikologlar, insanda “aşk” denilen bir olguyu kabul ediyorlar. Bazıları buna “idefiks” yani zihnin belli bir noktaya saplanıp kalmasından ibaret bir şeydir diyorlar. Hatta bazen insan, hiç de dikkat çekmeyecek bir kadın için yanıp tutuşuyor diyorlar. Yani bizdeki Kays ve Leyla fıkrası gibi. Hikâye malum ya! Leyla kapkara, kupkuru bir Arap kızıymış. Mecnun’da ona çıldırasıya âşık. Mecnun’a bu kıza nasıl âşık olabildiğini sormuşlar; “ona benim gözümle baksanız dünyada ondan daha güzelini göremezdiniz” cevabını vermiş. Tamam! İşte bir “idefiks”! Lakin âşıkların hepsi hatta çoğunluğu Kays gibi değiller ya? Gönüllerine sultan edecekleri kadını, birinci derece güzellerden seçiyorlar…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 191
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2017
₺14,85 KDV Dahil

Eser, 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren batı etkisinde değişmeye başlayan edebiyatımızın önde gelen isimlerinden biri olan Ahmet Midhat Efendi’nin Acayib-i Alem adlı romanının Latin harflerine aktarımını içermektedir. Şiir haricinde hikâye, tiyatro, anı, seyahat vb. edebi türlerde pek çok eser veren Ahmet Midhat Efendi’nin en çok roman türünde eser verdiği görülmektedir. Romanlarında tarihi olaylar, aşk, macera, polisiye, fen, ahlak vb. konulara yer veren Ahmet Midhat, Afrika’dan Güney Amerika içlerine, uzak diyarın insanlarından yerli hayatın ayrıntılarına sakin mahallelere kadar pek çok alanı mekân olarak kullanır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 370
En / Boy : 15 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2018
₺7,80

Eser, 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren batı etkisinde değişmeye başlayan edebiyatımızın önde gelen isimlerinden biri olan Ahmet Midhat Efendi’nin Henüz 17 Yaşında adlı romanının Latin harflerine aktarımını içermektedir. Şiir haricinde hikâye, tiyatro, anı, seyahat vb. edebi türlerde pek çok eser veren Ahmet Midhat Efendi’nin en çok roman türünde eser verdiği görülmektedir. Romanlarında tarihi olaylar, aşk, macera, polisiye, fen, ahlak vb. konulara yer veren Ahmet Midhat, Afrika’dan Güney Amerika içlerine, uzak diyarın insanlarından yerli hayatın ayrıntılarına sakin mahallelere kadar pek çok alanı mekân olarak kullanır.

1925 yılından itibaren Çağataycanın bir devamı olarak Türkistan’da, Özbekistan ve Özbekistan’ın dışında 20 milyondan fazla insanın konuştuğu Özbek Türkçesinin yapısının incelendiği eserde, Özbek Türkçesinde yazılmış roman, hikâye ve şiir kitaplarının taranmasından elde edilen malzemelerden yararlanılmıştır. Eser, “Ses”, “Şekil” ve “Cümle Bilgisi” olmak üzere üç ana bölümden meydana gelmektedir. Eserde Latin ve Kiril harfli olarak yazılmış Özbekçe metinlerden birkaç örnek “Metinler” başlığı altında verilmiştir. Eserin sonunda kaynaklara yer verilmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 272
En / Boy : 15 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2018
₺7,80

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Antalya
Sayfa Sayısı : 566
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2010
₺63,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 61
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2014
₺12,75
"Avrupa Adabı Muaşereti Yahut Alagfranga adlı bu eser tarihsel malzemenin aynı zamanda güçlü bir sosyolojik malzeme olabildiğinin özgün bir örneğidir. Çünkü eserin yazarı, siyasal ve toplumsal dönüşümün çok canlı bir tanığıdır. Onun bu tanıklığı, yalnızca yaşadığı toplumun sosyokültürel sorunlarıyla sınırlı kalmayıp değişimin iplerini eline geçiren farklı bir kültürün sosyolojik arka planına da yönelmektedir. Çünkü, döneminin diğer yazar ve aydınları gibi Ahmet Mithat da ülkenin içinde bulunduğu kötü şartlar karşısında kafa yormuş, düşünce ve yaklaşım üretmiş bir aydındır. Gerek kişiliği gerekse düşünceleri, böylesi bir aydın duyarlılığının metaforunda ortaya çıkıp gelişmiştir. Dolayısıyla Ahmet Mithat’ı anlamak demek, onun yaşadığı dönemi ve bu dönemin sosyolojisini anlamak demektir."
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 288
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : .
₺41,25

“Henüz 17 Yaşında” başlığıyla okuyucularıma sunmakta olduğum bu yeni hikâyede vakaların düzenlenmesi balonundan bir romancı ustalığı bularak övünmeye hiç de lüzum görmüyorum. Bu hikâyenin en büyük meziyeti, her vakasının kati doğruluğudur. Bu hikâyeyi zevk almak için okuyanlar en büyük zevki burada bulabileceklerse de bir hikâyeyi, beşerin umumi ahvalinin aynası olmak üzere, felsefe araştırarak okuyanlar en çok üzerinde duracakları ahvali dahi bu hikâyede bulacaklardır.

- Ahmet Mithat Efendi

Ahmet Mithat Efendi, etrafındaki her şeye karşı içten bir ilgi gösteren ve bu ilgisini de Türk okuyucusuna aşılamış, onlara her sahada her çeşit kitabı okuma sevkini verebilmiş bir yazardır. Romanlarında, çok kez eleştirilen, olaylar arasına sıkıştırılmış ansiklopedik hatta sıradan bilgi verme tarzını ve okuyucu ile diyalog kurma alışkanlığını, onun bu halk eğitimciliğiyle açıklamak daha doğru olur. Ona “Hace-i Evvel: İlk Öğretmen” unvanının verilmesi de bu davranışının gördüğü ilgiden dolayıdır.

Tanzimat’tan sonra Batı’dan alınan edebî türlerin başında gelen romanın yaygınlaşmasını sağlayan, daha da önemlisi halkı okumaya alıştırarak bir roman okuyucusu çevresi oluşturan da Ahmet Mithat Efendi olmuştur.

Ahmet Mithat Efendi’nin yazdıkları, Osmanlı sosyal hayatının son dönemini yakından tanımak için zengin bir malzeme kaynağıdır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 248
En / Boy : 11,5 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2016
₺44,00

Yanlış batılılaşma meselesi Tanzimat’tan günümüze dek uzanan tartışmalardan birisidir. Bu kitap, bu tartışmaların belki de ilk ürünü olarak yazılmıştır. Ahmet Mithat Efendi, bu meseleye hem eğlenceli bir üslupla dâhil oluyor, hem de romanın içinde bizzat kendini hissettirerek mesele hakkında görüşlerini dile getiriyor. Genel olarak Râkım Efendi etrafında gelişen olaylar, Felâtun Bey’in tavırlarıyla eğlenceli bir hal alıyor; Yozefino gibi karakterlerle de Ahmet Mithat, meseleye dair görüşlerine kanıt oluşturuyor. Bize de o zamandan bu zamana devam eden bu tartış- mada, tarafımızı seçmek kalıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 152
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2017
₺23,20

Roman ve hikâye türünün gelişmesi ve yaygınlaşmasında önemli bir rol oynayan Ahmet Mithat Efendi, konu bakımından tekrara düşmemek, okurların ilgisini sürekli canlı tutmak ve estetik anlamda ideali yakalamak adına edebiyatımızda bir dizi kurgusal ve teknik tecrübeler ortaya koymuştur. Bu arayışlar Rikalda yahut Amerika’da Vahşet Âlemi adlı romanında da devam etmiştir. Önceki romanlarında İstanbul’dan Hindistan’a, Paris’ten Filistin’e, Cezayir’den Mezopotamya’ya kadar geniş bir coğrafyayı mekân olarak seçtiğini ve okuyucularını çeşitli iklimlerde gezdirdiğini belirten Ahmet Mithat Efendi, romanın önsözünde bu romanın yazılmasında etkili olan düşüncelerini dile getirmiştir. “Eski Dünya”nın bütün yönlerini okuyucularına sunan yazar “Yeni Dünya” olan Amerika kıtasına henüz zihnî bir seyahat yapmamış olmayı bir eksiklik olarak görmüş ve bu romanı yazmaya karar vermiştir. Okuyucularına, daha önce fikir sahibi olmadıkları bir âlemin kapılarını açma düşüncesi bu romanın hareket noktasını oluşturmuştur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 348
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2017
₺77,90

Ahmet Mithat Efendi, bu tarihî romanında Kafkas coğrafyasını konu alır. Romanın önsözünde, bölgehalkının Rusya aleyhine son zamanlarda giriştiği isyanın kendisinde uyandırdığı duygularlaKafkasya’daki özgürlük mücadelesinin gelişimini göstermek amacıyla Kafkas’ı yazmaya başladığını söyler. Okuyucuya Kafkasya’da yaşayan Gürcü, Çerkez, Abaza, Adige gibi halkların kültür vetarihleriyle ilgili bilgiler de sunar.

Romanda, Kaplan Bey ve Katerina dö Branoviç ilişkisinden hareketle Kafkas coğrafyasında yaşananolaylar ele alınır. Vaka örgüsünün merkezinde yer alan şahıs, Timurtaşzade Kaplan Bey’dir. Kafkas’ınilk bölümlerinde Dö Brano ailesinin kızı Katerina’ya âşık olan Kaplan Bey, romanın ilerleyen bölümlerinde Ruslara karşı yürütülen isyan hareketinin öncüsü ve kalbi vatan aşkıyla çarpan bir Abaza beyi olarak sunulur.

Kafkas’ın bu neşrinde, günümüz okuru için yabancı sayılabilecek kelimelerin her birinin anlamı dipnotlarda gösterilmiş, yeri geldikçe bölge kültürleriyle ilgili kavramlar, şahıslar ve mekânlarla ilgili açıklamalar verilmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 330
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2017
₺73,90

Ahmet Mithat Efendi, Sayyadane Bir Cevelan’da Beykoz’dan başlayıp Tavşancıl’a kadardevam eden, hem avlanma hem de seyahat amaçlı olarak kotra ile yapılan dört günlük birgezinin notlarını bir araya getirmiştir. Orhan Şaik Gökyay’ın tespitiyle bu eser, sonradanzengin örnekleri görülen yurt içi gezilerini anlatan kitapların ilk örneğidir. Sayyadane Bir Cevelan’ın özgün metninin verildiği bu neşirde günümüz okuru için yabancısayılabilecek kelimelerin her birinin anlamı dipnotlarda gösterilmiş, yeri geldikçe gemicilikterimleri ve bazı mekân isimleriyle ilgili açıklamalar verilmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 120
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2017
₺27,90
Bizim Felâtun Bey, varlıklı olduğu için, "kibirli" ve azametinden geçilmemesi gerekiyordu. Ama onun hâli bunun tam aksineydi. Alafrangalık hâli malum ya! Herkese alçak gönüllük göstermeye, herkesin yüzüne gülmeye insan mecburdur. Hatta bazı kere Felâtun Beyin yanında bulunan uşağı kendi beyini bir gayet tatlı ve nazikçe ve saygılı konuşuyor görünce; "Bu efendi bizim beyin pek dostu olmalıdır" inancına düşerdi. Lâkin o adamdan ayrıldıktan sonra Beyefendinin kızgınlığından çıldırmak derecesine geldiğini ve hatta sövüp saydığını görünce ve işitince uşak şaştığından ne düşüneceğini dahi bilemezdi.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 189
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2011
₺18,75

Ahmet Mithat Efendi’nin Alexander Dumas’nın Monte Cristo Kontu adlı romanına nazire olarak yazdığı Cellat’ın konusu Fransa’da geçmektedir. Romanda, Napolyon Bonapart’ın iktidar yılları, sürgüne gönderilmesi, ardından bir darbeyle tekrar Paris’e dönüşü anlatılmak-tadır. Monarşinin yıkılması, cumhuriyetin ilan edilmesi, Napolyon’un önce cumhurbaşkanı olup ardından imparatorluğunu ilan etmesi, kitapta uzun uzadıya ele alınmaktadır. Fransız İhtilali’nden sonra yaşanan sancılı süreç, siyasi buhran, askerî durum, eserin ana eksenini oluşturmakta, bu da okuyucuya tarihsel ve siyasal bir altyapı sunmaktadır.

1884’te yayımlanan Cellat, uzun siyasal ve ekonomi içerikli pasajlarla beraber oldukça başarılı ruhsal betimlemelere de yer vermektedir. Sosyal statülerin insanlara olan etkileri, siyasî meselelerin ne denli karmaşık olabileceği vb. konuların yanında, Ahmet Mithat’ın sık sık değindiği “kadın psikolojisi” ve “kadının toplumsal konumu” da konu olarak dikkat çekmektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 290
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2017
₺65,90

Ahmet Mithat Efendi, arkasında bıraktığı devasa külliyatıyla Türk edebiyatının anlatı atlası gibidir.

Yazar, Arnavutlar Solyotlar’la, yenileşme devri Türk anlatı geleneğinin başlangıç dönemi telif örneklerinden birini vermenin yanı sıra, bağlı bulunduğu Osmanlıcılık fikrinin de savunuculuğunu ve izahını yapmaya çalışır. Hikaye, fikir-duygu-gerçek üçlemesi etrafında şekillenir.

Hemen girişte Ahmet Mithat Efendi, Bulgarların Osmanlı yönetimindeki rahat ve refahlarından, Avrupalıların kışkırtma ve aldatmalarından ötürü çektikleri sıkıntılardan bahis açar.
Böylece Osmanlı birliğinin gerekliliğine esas teşkil edecek bir fikrin temelini atar.

Bu bakımdan Arnavutlar Solyotlar bir kurmaca-eleştiri niteliği taşımaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 315
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2017
₺70,90

“Sevgili kızım!

Altı yedi senedir seninle manevi peder ve duhteriz. Sana henüz hiçbir hediye takdim etmemişimdir.

Zihi saygısızlık! Değil mi? Fakat sana layık ne hediye bulup takdim edebilirdim?

Düşündüm taşındım sana hediye olarak yine senden başkasını bulamadım.

İşte bu kitap sensin kızım! Seni sana takdim ediyorum. Kabul etmemezlik edemezsin ya...”
Kadınların eğitiminin önemini her fırsatta vurgulayan, Fatma Aliye Hanım’ın yanı sıra Makbule Leman, Gülnar Hanım ve Nigar Hanım gibi pek çok kadının edebiyat sahasında kendisine yer edinmesine yardımcı olan Ahmet Mithat Efendi’nin 1893 yılında kaleme aldığı Fatma Aliye Hanım yahut Bir Muharrire-i Osmaniyenin Neşeti, Fatma Aliye Hanım hakkında yazılan ilk inceleme olması bakımından önemlidir.

Fatma Aliye’nin doğumundan edebiyat âlemine girişine kadar olan süreçteki gelişiminin adım adım izlendiği eser, Ahmet Mithat’ın verdiği biyografik bilgilere ek olarak Fatma Aliye’nin hatıralarını anlattığı mektuplardan oluşmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2016
₺27,90

Türk edebiyatında modern hikâye ve romanın ilk temsilcilerinden biri kabul edilen Ahmet Mithat Efendi, aynı zamanda edebiyatla ilgili hemen her konuda müstakil yazılar da kaleme almış, birçoğunu kendisinin başlattığı kalem münakaşaları içinde bulunmuş, romanlarının mukaddime-lerinde de görüş ve düşüncelerini açıklamıştır.

Bütün bu yazıların bir araya getirilerek okuyucunun kolayca ulaşabileceği şekilde sunulması edebiyat tarihimiz açısından önemlidir.

Bu yazıların, son yıllarda yeniden edebiyat dünyasının gündemine gelen Ahmet Mithat Efendi hakkındaki çalışmalarda yararlı olacağını umuyoruz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 344
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2016
₺77,90

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺22,40

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 272
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺37,60
Sandalcı Sohbet’in öğrendiklerini anlatmasından dört gün sonra, Ulviye Hanım, çok sade ve güzel bir şekilde giyinip kuşanarak Dürdane Hanım’ı ziyarete gitmeye hazırlandı. Ama gitmeden önce kendi kahya kadınını Dürdane Hanım’ın yalısına gönderip o gün hanımların orada bulunup bulunmadıklarını ve Ulviye Hanım’ın kısa süre için ziyarete geleceğini söyletti.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2009
₺16,88

Bir akıl sahibine sormuşlar ki, oğlun için ne miras bırakabileceksin? Cevap vermiş ki, "Her işte kendisini başarılı edecek bir terbiye ve kudret bırakacağım." Buna "Parasız insanda hiçbir kuvvet ve kudret bulunmaz" diye itiraz etmişler. Akıl sahibi bu itiraza da "Mevcut para tükenip kaybolur. Çalışmanın meyvesi tükenip kaybolmaz. İş odur ki, insan çalışmasından meyve alacak kadar terbiye ve talim görsün" demiş.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 368
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2009
₺30,00
Hikayemiz gibi hikayelerin sonunda açılan ümit kapıları, yazarların sanatlarıyla ortaya çıkar. Kendi maceralarını hikayelere uygulmaya kalkışanlar böyle ümitlere önem verirlerse, Daniş Çelebi’yi aynıyla taklit etmiş olmaktan başka birşey yapmış sayılmazlar.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 207
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2009
₺20,62

Roman karakterlerinden Felâtun Bey, batıtılaşmayı yüzeysel olarak yorumlamış ve sefa hayatı süren biridir.

Rakım Efendi ise ona karşıt bir karakter olarak kurulmuştur. Oldukça çalışkan ve tutumlu biridir. Romanın sonunda bu dönem romanlarından bekleneceği üzere, Râkım Efendi dilediği hayatı elde ederken, Felâtun Bey yaptığı hataların sonucuna katlanmak zorunda kalır.

İsimlerinde kullanılan “efendi” ve “bey” kavramları da karakterlerin temsil ettikleri değerlerin sembolüdür. Türk roman yazımının emekleme sürecinin ürünlerinden olan bu eser, edebi nitelik açısından örnek aldığı Avrupalı eserlere denk olamamaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2016
₺11,25

XIX. yüzyılın ikinci yarısında İstanbul’da yaşayanların Batılılaşma karşısındaki konumlanışlarını, alafrangalık düşkünü Mustafa Meraki Efendi’nin şık giyinip eğlence yerlerinde görünmekle Batılılaşacağını zanneden oğlu Felatun Bey ile; küçük yaşta babasını kaybeden, tutumlu ve sorumluluk sahibi, Batı’yı anlama çabasında ve kendiliğinin peşinde olan, bu anlamda Ahmed Midhat’ın alter-egosu diyebileceğimiz Rakım Efendi’de somutlaştıran Felatun Bey ile Rakım Efendi, 1875’te yayımlandı. Eser, yazarının Doğu-Batı sentezine yönelik ilk ve özgün yaklaşımı ile dikkat çekti. Ahmed Midhat’ın roman kurgusuna ve anlatımına yönelik tercihleri bakımından alaysı eleştirilere uğradıysa da, kendinden sonra pek çok romancıyı aynı meseleye yöneltti.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 184
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2016
₺31,50

Ahmet Mithat Efendi (1844-1912) Türk edebiyatının en verimli yazarlarından biridir. Yaşamı boyunca çeşitli alanlarda iki yüz kadar eser kaleme almıştır. En çok bilinen romanı "Felatun Bey ile Rakım Efendi"dir. Romana adını veren iki karakter aracılığıyla Batı ve Doğu kültürlerini karşılaştırır.

Rakım Efendi’nin kişiliğinde Doğunun "iyi" yanlarını, Felatun Bey’in kişiliğinde ise Batının "kötü" yanlarını bize anlatır. Ahmet Mithat Efendi’nin mizah anlayışı ve üslubu nedeniyle döneminin en sevilen eserlerinden biri olan "Felatun Bey ile Rakım Efendi" günümüzde de aynı ilgiyle okunmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 11 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2017
₺11,70

Yazarın kendi adıyla roman kişileri arasına katıldığı ve diğer roman kişileri ile birlikte kaleme aldığı Müşahedat, modern hikaye ve romanlarımızın ilk örneklerini veren Ahmed Midhat Efendi'nin en ilginç eseridir. Romanın aynı zamanda okuyucuları olan roman kişileri, kurguya zaman zaman müdahele eder ve değişikliklerin yapılmasını sağlarlar.

Dolayısıyla romanda okuyucular da metnin oluşumuna katılmış olurlar. Yazarın natüralist bir roman örneği olmak üzere tasarladığı Müşahedat, romanın yazılışını aynı zamanda romanın konusu haline getirmesiyle o güne kadar Berna Moran'ın belirttiği gibi dünya edebiyatında da örneği görülmeyen bir teknikle yazılmıştır.
Tanzimat Dönemi Türk romanının en sık işlediği konulardan biri olan 'yanlış batılılaşma' probleminin Osmanlı vatandaşı gayri müslimler arasındaki görünüşünün bir Osmanlı -Türk yazarının bakış açısından sergilenmesi ise bu romanı ele aldığı konu bakımından da ilginç kılmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 432
En / Boy : 14 / 20
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : .2006
₺39,36

Türk roman ve hikayesinin ‘‘hace-i evvel’’i Ahmet Midhat Efendi’nin en meşhur romanı olan Felatun Bey ile Rakım Efendi, birbirlerinden farklı iki anlayışın karşı karşıya getirildiği bir romandır. Aynı zamanda bu eser özellikle daha sonraları Tanzimat devri romanında kendini yaygın bir şekilde gösteren ‘‘Alafranga’’ tipin işlendiği ilk romandır. Bu olumsuz tipi temsil eden Felatun Bey’in karşısına isminin özellikleri ve yazarın kendi hayatından izler taşıyan Rakım Efendi çıkarılır. Romanda yanlış batılılaşma, kadın eğitimi yazarın çok önem verdiği konular olarak işlenmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 168
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2017
₺18,86

Ana Babanın Evlat Üzerindeki Hukuk ve Vezaifi ile sosyoloji, Peder Olmak Sanatı ile pedagoji, Hikmet-i Peder ile felsefeye yoğunlaşan Ahmet Mithat; Çocuk Melekat-ı Uzviye ve Ruhiyesi'yle de psikoloji ve fizyoloji gibi bilimler aracılığıyla insanı anlamaya çalışır ve âdeta toplum mühendisliğine bu kanallar aracılığıyla da soyunur.

Ahmet Mithat bu kitabı "çocuk" denilen "mahlûku" tanıtmak için yazdığını söyler. Çocuk yetiştirmeyi bir savaşa benzetir ve bir askerin tanımadığı topraklarda savaşması ne kadar zorsa, bir çocuğun psikolojik ve fizyolojik ahvaliyle tanınmaması durumunda yetiştirmenin de o kadar zor olacağını vurgular.

Kitapta, çocuk terbiyesi, genel olarak çocuğun fizyolojik ve psikolojik durumuyla bağlantılı olarak ele alınır. Çocuğun fizyolojik yapısının, psikolojik karakterini belirlediği; başka bir söyleyişle çocuğun psikolojisinin fizyolojik ilerlemeyle bağlantısının olabileceği ortaya konur...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 168
En / Boy : 20 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2016
₺37,90

Tanzimat’la birlikte, Batı medeniyeti dairesine dâhil olmaya resmen karar vermiş olan Osmanlı Devleti’nin Batı’yla ilişkileri artmaya başlamış ve Avrupa’ya gidiş gelişler sıklaşmıştır. Ahmet Mithat Efendi de bu bağlamda, Batı kültürünü ve gerçek Batılı yaşama tarzını tanıtma amacıyla bu kitabı kaleme almıştır.

Avrupa’ya gidecek bir kimse için, yol boyunca ortaya çıkması muhtemel güçlüklerden, orada kalacağı otellere; nerede nasıl yemek yenebileceğinden, garsonlara verilecek bahşişlere; ev ziyaretlerine nasıl gidileceğinden, umumi ve hususi yemeklerde, eğlencelerde nasıl davranılacağına kadar pek çok konuda bilgiler vermiştir.

Eser bu yönüyle, hem sosyolojik ve tarihî bakımdan hem de edebiyat tarihi açısından önemli ve dikkate alınması gereken bir kitaptır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 296
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2016
₺65,90

Bütün bir Tanzimat ve Servet-i Fünun devirlerini ve hatta Meşrutiyet devrinin de ilk yıllarını eserleriyle dolduran Ahmet Mithat Efendi’nin birden çok sıfatı vardır: Gazeteci, hikaye ve roman yazarı, tarihçi, ilahiyatçı, felsefeci... O, bütün bu alanlarda ciltler dolusu eseri bulunan, edebiyattan coğrafyaya, müzikten dinler tarihine hemen her konuda kalem oynatmış ve okuyucularını her alandan haberdar etmek isteyen bir gazeteci, bir ansiklopedisttir.

Kemal Paşazade Sait'in Fransızca tercümelerdeki çeviri hatalarını söz konusu ettiği Galatat-ı Tercüme adlı eseri dolayısıyla Ahmet Midhat Efendi'yle mektuplaşmaları, Türk edebiyatının ilk polemiklerinden biridir ve tenkit tarihimiz açısından önemlidir. Bu eser, sadece bu kitapla ortaya çıkan meselelerin açıklanmasının değil, şahsi birçok alınganlıkların da bir ifadesidir. Biz bu münakaşa sırasında, Ahmet Mithat Efendi'nin batı edebiyatına olan ilgi ve vukufuyla birlikte, geniş okuma iştihasına da yakından şahit oluyoruz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 108
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2015
₺27,90

Beşir Fuat
Ahmet Mithat Efendi’nin Kaleminden Beşir Fuat Biyografisi

Bütün bir Tanzimat ve Servet-i Fünun devirlerini ve hatta Meşrutiyet devrinin de ilk yıllarını eserleriyle dolduran Ahmet Mithat Efendi’nin birden çok sıfatı vardır: Gazeteci, hikâye ve roman yazarı, tarihçi, ilahiyatçı, felsefeci... O, bütün bu alanlarda ciltler dolusu eseri bulunan, edebiyattan coğrafyaya, müzikten dinler tarihine hemen her konuda kalem oynatmış ve okuyucularını her alandan haberdar etmek isteyen bir gazeteci, bir ansiklopedisttir.
Kendisiyle yaklaşık üç yıl süren bir dostluğu olan Ahmet Mithat Efendi, Beşir Fuat’ın intiharından hemen sonra kaleme aldığı bu biyografide, öncelikle Beşir Fuat ile nasıl tanıştığını, onun şahsiyetine dair izlenimlerini ve intiharının nasıl gerçekleştiğini kısaca anlatmış; daha sonra Fuat’ın kendisine ve başkalarına yazdığı mektuplara yer vermiştir.

Eserin son kısımlarında ise bu değerli fikir ve bilim adamının takip ettiği materyalizm gibi düşünceleri ve vuku bulmuş intiharı hakkında kendi görüş ve eleştirilerini dile getirmiş, bu faciadan alınacak dersleri sıralayarak eserini noktalamıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 83
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2014
₺27,90

Bütün bir Tanzimat ve Servet-i Fünun devirlerini ve hatta Meşrutiyet devrinin de ilk yıllarını eserleriyle dolduran Ahmet Mithat Efendi'nin birden çok sıfatı vardır: Gazeteci, hikaye ve roman yazarı, tarihçi, ilahiyatçı, felsefeci.... O, bütün bu alanlarda ciltler dolusu eseri bulunan, edebiyattan coğrafyaya, müzikten dinler tarihine hemen her konuda kalem oynatmış ve okuyucularını her alandan haberdar etmek isteyen bir gazeteci, bir ansiklopedistir.

Ben Neyim? Osmanlı'ya materyalizmin girişinden çok önce, Batılı filozofların Fransızca kaleme aldıkları yazılardan yola çıkarak cevap mahiyetinde kaleme alınmış ve Tercüman-ı Hakikat gazetesinde hikmet maddelerinden bahsedilen sütunlarda tefrika edilmiştir. Eser, o dönemlerde yeni revaç bulmakta olan materyalist felsefeye karşı yazılmış ilk savunmacı eserlerden birisidir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 68
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2014
₺27,90

Bütün bir Tanzimat ve Servet-i Fünun devirlerini ve hatta Meşrutiyet devrinin de ilk yıllarını eserleriyle dolduran Ahmet Mithat Efendi'nin birden çok sıfatı vardır: Gazeteci, hikâye ve roman yazarı, tarihçi, ilahiyatçı, felsefeci... O, bütün bu alanlarda ciltler dolusu eseri bulunan, edebiyattan coğrafyaya, müzikten dinler tarihine hemen her konuda kalem oynatmış ve okuyucularını her alandan haberdar etmek isteyen bir gazeteci, bir ansiklopedisttir.

"Gülünç belalar", "komik felaketler" manalarına gelen Beliyat-ı Mudhike, kara mizah örneği kırk yedi küçük hikâyeden oluşmaktadır. Gayet samimi bir üslupla yazılmış olan hikâyeler, diyalog tarzında, okuyucuyu da içine almak isteyen bir anlayışa sahiptir. Hacim olarak küçüklüğüne rağmen değer açısından pek büyük olan bu eser hâlâ rağbet gören bir tarzın önemli bir temsilcisidir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 72
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2014
₺27,90

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 131
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺29,90

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 539
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2014
₺115,90

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 77
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2013
₺27,90

 





Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 95
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2014
₺27,90

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 94
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2013
₺27,90
Bütün bir Tanzimat ve Servet-i Fünun devirlerini ve hatta Meşrutiyet devrinin de ilk yıllarını eserleriyle dolduran Ahmet Mithat Efendi’nin birden çok sıfatı vardır: Gazeteci, hikâye ve roman yazarı, tarihçi, ilahiyatçı, felsefeci... O, bütün bu alanlarda ciltler dolusu eseri bulunan, edebiyattan coğrafyaya, müzikten dinler tarihine hemen her konuda kalem oynatmış ve okuyucularını her alandan haberdar etmek isteyen bir gazeteci, bir ansiklopedisttir. Müşahedat romanı, son yıllarda postmodern anlatının edebiyatta bir çeşit ana akım haline gelmesiyle birlikte, Ahmet Mithat Efendi’nin diğer eserlerinden daha fazla ilgi görmüş ve hakkında çok sayıda inceleme yapılmıştır. Yeni okumalarla bu ilginin daha da artacağı kuşkusuzdur.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 416
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2013
₺27,20

Döneminin çarpıtılmış tüm toplumsal ön yargılarına ve hurafelerine karşı farklı bir bakış açısı getirerek her fırsatta halkını hümanist bir yaklaşımla aydınlatma çabası içinde olan Ahmet Mithat Efendi, 'Çingene' isimli bu eserinde yine nahoş fakat dikkat çekilmesi gereken bir noktaya parmak basıyor: Irk
ayrımcılığı.

Toplumsal ayrışımın önüne sadece entelektüalizm ile geçilebileceğini mantıksal akıl yürütmelerle ispat ettiği bu eserinde Ahmet Mithat Efendi, eşitlik kavramının ırk temeli üzerine kurulmasına isyan ediyor; insan denilen mahlûkun yaradılışça birbirine denk olduğunu, medeni olmanın ise eğitim ve görgü ile mümkün olabileceğini, dolayısıyla fertler arasında eşitliğin değil ama farklılığın ancak bu açıdan gözetilebileceğini ortaya koyuyor.

Çingene, tam 122 yıl önce Ahmet Mithat Efendi tarafından büyük bir ustalıkla kaleme alındıktan sonra ilk defa günümüz okuyucusuna kazandırılan ve ibretle okunması gereken bir yapıt.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 118
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2017
₺29,90

Tanzimat edebiyatının öncü ve üretken kalemi Ahmet Mithat Efendi’nin henüz 28 yaşındayken kaleme aldığı Felsefe-i Zenan (Kadınların Felsefesi), Letaif-i Rivayat adlı hikâye koleksiyonunun en kıymetli cüzlerinden biri olmakla beraber kadın sorununa ses veren ilk yerli eserdir.

Bu yapıtında, Tanzimat’tan sonra en çok değişime uğrayan kurumlardan biri olan ailenin mevcut geleneksel yapısının, kadınların hayatını ne denli yıkıcı bir
dönüşüme uğrattığına odaklanan yazar Akile, Fazıla ve Zekiye gibi sembolik anlamlar yüklediği üç sıradışı kadının yaşamını anlatır. Evliliğin bekası uğruna
kendilerini feda etmemiş; eğitimin, üretimin ve ekonomik özgürlüğün değerini özümsemiş bu kadınlar dönemin toplumsal yaşantısının gereklerine karşı da birer
zırh kuşanmışlardır.

Aile kurumuna atfedilen önemi sarsmasının yanı sıra mektup-roman tarzının Türkçedeki ilk örneği olan bu eseri, Osmanlıca orijinaliyle birlikte sunuyoruz.


Basım Dili : Osmanlıca
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 158
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2018
₺33,90
Fatma Aliye, Osmanlının son döneminde yaşamış önemli kadın yazarlarımızdan birisidir. Elinizdeki kitap, onun doğumundan aile yaşamı içindeki ilişkilere, aldığı eğitimin içeriğinden yazar olarak ilk karalamalarına, evlilik hakkındaki düşlerden, evlilik gerçeği içinde bir kadın ve yazar olarak kendini gerçekleştirme konusunda karşılaştığı engellemelere kadar birçok konuyu Ahmet Mithat’ın kalemiyle göz önüne serer. Eser, Fatma Aliye’nin yaşamının 32 yıllık dönemini kapsar. Ama, bu yapısıyla bile önemli bir biyografik çalışma olarak önümüzde durur. Biyografiler kadınların tarih içinde görünürlük kazanmasına hizmet eden temel kaynaklardandır. Tarih içinde kadınların gönünür kılınması, bugünkü kadın deneyimlerinin geleceğe aktarılmasının da ön koşulunu sağlayacaktır. Saklı kalmış pek çok kadın deneyimi bizi bekliyor. O halde geriye dönelim, hatırlayalım ve yazalım. -Serpil Çakır
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 117
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2011
₺29,90

Ahmet Mithat (1844; Tophane, İstanbul - 28 Aralık 1912, İstanbul), Türk yazar, gazeteci ve yayıncı. Tanzimat dönemi yazarlarındandır. Türk edebiyatının gerçek anlamda ilk popüler yazarıdır. 1878´de çıkarmaya başladığı ve yayın hayatını 1921´e kadar sürdürmüş olan Tercüman-ı Hakikat gazetesi Osmanlı basın tarihinin en uzun ömürlü ve etkili yayınlarından biri olmuştur.

Basra mutasarrıfı (valisi) olan ağabeyi Hafız İbrahim’in ölümü üzerine 1871 yılında görevinden istifa eden Ahmet Mithat, İstanbul´a dönüp ailesinin geçim yükünü üstlendi. “Ceride-i Askeriye” ve “Basiret” Gazetelerinde çalıştı gibi matbaahanesini de kurup eserlerini bastı. İlk önce kendi evinin altında kurduğu matbaayı kısa süre sonra Eminönü’nde kiraladığı bir odaya taşıdı.Edebiyatımızın ilk hikâye koleksiyonu olan “Letaif-i Rivayat” adlı eseri kaleme aldı. “Letaif-i Rivayat” ve “Kıssadan Hisse” isimli eserlerini kaleme aldı, bu eserlerin satışıyla geçimini temine çalıştı İlk sayıda kapatılan “Devir” ve 13. Sayıda kapatılan “Bedir” Gazetelerinin ardından “Dağarcık” adlı dergiyi çıkardı.

Namık Kemal'in yayınlanmaya başladığı "İbret" gazetesinin sürekli yazarları arasına girdi. 1873 yılında kendine ait Dağarcık mecmuasında yazdığı yazılar arasında girdi. 1873 yılında kendine ait Dağarcık mecmuasında yazdığı yazılar ve Yeni Osmanlılar'la yakınlığı nedeni ile tepki çekti. Özellikle mecmuanın 4. sayısında yayınladığı "Duvardan Bir Seda" adlı makalesi nedeniyle dinsizlikle suçlandı. Namık Kemal'in Vatan Yahut Silistre oyununun yarattığı hava içinde Gedikpaşa Tiyatrosu'nda iken 6 Nisan 1873'te Ebüzziya Tevfik ile birlikte Rodos'a sürüldü.

Yazar, 2. Meşrutiyet döneminde yaş haddi nedeniyle emekliye ayrıldı. Yazıları eskisi gibi rağbet görmediği için yazı hayatından da çekildi. Bakanlar Kurulu’nun özel kararıyla Darülfünun’da genel tarih, felsefe tarihi; Darülmuallimat’ta tarih ve eğitimbilim dersleri; Medreset-ül-Vaizin’de dinler tarihi dersleri verdi; ayrıca Darüşşafaka’da gönüllü olarak öğretmenlik yaptı. 28 Aralık 1912 tarihinde Darüşşafaka’da nöbetçi olduğu bir sırada kalp durmasından hayatını kaybetti. Fatih Camii Mezarlığı’na defnedildi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2015
₺6,40
"... bu kitap bir yadigâr-ı seyahat olduğundan kendi müşahedât ve ihtisasâtımdan başka şeyleri içermesini gönlüm caiz görmemektedir." Yalnızca gördüklerini ve hissettiklerini yazdığını söyleyen Ahmet Mithat, acaba Berlin’de neler görmüş, neler düşünmüş, neleri özellikle göz önünde tutmuştur? Önceden düşünmediklerimizi, tasarlamadıklarımızı kolay kolay görebilir miyiz? Berlin’de Üç Gün Ahmet Mithat’ın bin sayfayı aşkın Avrupa seyahatnamesinin Berlin’i anlatan bölümünü ilk kez Latin harfleriyle okuyucuya sunarken, "Doğulu" bir aydının, "Batı"yı nasıl gördüğünü, nasıl algıladığını, dahası bugün de aynı sorun ve soruları içeren "Batı" kurgumuzu gözler önüne seriyor.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 125
En / Boy : 12 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2009
₺25,50
Tükendi

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 207
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺10,37
1 2 >
Çerez Kullanımı