Yeni Çıkanlar
  • Ön Sipariş

     

    Dağıtım Tarihi: 10.10.2022

     

    ÖZGÜRLÜK YOKSA AŞK DA YOKTUR

    Asla sevdiğin insanın gardiyanı olma…

    Bir varmış bir yokmuş, dünyada acayiplikler çokmuş. Bir gece beş farklı ülkede, beş prens aynı rüyayı görmüşler: Bir genç kız, kadim bir kentin alacakaranlık sokaklarında ışıktan bir güzellik halinde dolaşıyormuş. İşte o kızı gördükten sonra, artık ne eski hayatları kalmış ne de eski hakikatleri.

    Ahmet Ümit’ten insanlığın en yüce duygusu olan aşkın doğasına dair bir hikâyat.

    Bir Aşk Masalı, beş prensin sevda uğruna revan oldukları bir yol ve hal macerası. Kaf Dağı’ndan ıssız çöllere, ücra hanlardan savaşçı kabilelerin çadırlarına, devlerden denizkızlarına, balinalardan devasa yılanlara, cümle tabiatın ve mahlukatın geçiş yaptığı bir hayal perdesi.

     

     

     

    “Yolculukların en çilelisi aşk için yapılandır. Ve zorluk ne kadar artarsa aşk o kadar kıymete biner, o kadar anlam kazanır, o kadar vazgeçilmez bir hal alır…”

     

    ₺45,50
  • Ön Sipariş 

    Dağıtım Tarihi: 06.10.2022

    Arka Kapak Yazısı

    Bu kitabı kaleme alırken temel amacımız MEB, YÖK ve üniversitelerin Yabancı Diller Eğitimi bölümlerindeki yabancı dil öğretmeni yetiştirme programlarına katkıda bulunmak ve bu alanda hâlihazırdaki durumumuzu, uluslararası nitelikli araştırma, çalışma ve uygulamaları da dikkate alarak gözden geçirmek olmuştur.

    Oldukça kapsamlı bir açıdan ele aldığımız konuları, yabancı dil eğitimi ile ilgili olarak belirlenmiş bulunan amaç ve hedeflere de destek olmak amacıyla ilgililerin dikkatine sunuyoruz.

    Özü ve niteliği gereği, ‘öğretici merkezli’ değil, bunun yerine ‘öğrenici odaklı’ bir eğitim türü olan yabancı dil eğitimi için ve bunun üzerine kendini geliştirmek isteyen herkes için bu kitap, mesleki gelişimin nasıl edinilmesi gerektiği konusunda vazgeçilmez bir başucu kılavuzu olacaktır.

    Kitap Adı Yabancı Dil: Öğretmeni Yetiştirme
    Kitap Yazar Adı: Prof.Dr.Sinan Bayraktaroğlu
    Yayın Direktörü: Gülşen İşeri
    Yayıma Hazırlayan: Saliha Ulusoy
    Son Okuma: Şeyda Bakırcan
    Kapak Tasarım: Emir Tali
    Sayfa Tasarım: Aslı Varol
    Sayfa Sayısı: 316
    Ebat: 15,5 x 24
    Tür: Dil Eğitimi
    Kağıt / İç Baskı: III. Hamur Enzo, 52 gr.
    Cilt / Kapak: Amerikan Bristol 230 gr.
    ISBN / Barkod: 9789751040824

    ₺77,90
  • Ön Sipariş 

    Dağıtım Tarihi: 06.10.2022

    Arka Kapak Yazısı

    Recep Zühtü Soyak henüz 1919 yılında Milli Mücadele’ye katılmış, ölümüne kadar Mustafa Kemal Atatürk’ün en yakınları arasında yer almış bir şahsiyettir. Çok iyi bir silahşor olduğu rivayet edilen Recep Zühtü Bey’in, Mustafa Kemal Paşa’ya ölümüne sadık olan çekirdek kadronun, kimi kaynaklarda geçen isimlendirmeyle “Serez Fedaileri”nin önemli halkalarından biri olduğu da pek çok hatıratta ifade edilir.

    Hakkında birçok söylenti olan Recep Zühtü’nün, Fatma Medeniye Hanım’la yaşadığı fırtınalı aşk ve sonrasında genç kadını öldürmesi ise onun hayatının en tartışmalı döneminin perdesini açmıştır. Atatürk’ün cinayeti duyduğunda “Kanuni icabı yapılmalıdır,” dediği rivayet edilmekle birlikte süreç pek de öyle ilerlemez. Olaydan iki gün önce yapılan seçimlerde Zonguldak milletvekilliğine intihap olunan Recep Zühtü, Fatma Medeniye’yi “cinnet halinde vurduğu ve yapılan muayene sonucunda cezai ehliyetinin olmadığı”na dair bir raporla cinayet suçundan beraat eder. Hemen sonrasında ise TBMM’ye giderek yemin eder ve mebusluğa başlar.

    Feridun Büyükyıldız, Recep Zühtü ve Fatma Medeniye’nin hikâyesi çerçevesinde Cumhuriyet’in ilk yıllarına farklı bir bakış açısı getiriyor. Bir dönem romanı olarak kaleme alınan bu eserde, tarihi gerçeklerden, kişilerden ve olaylardan esinlenilmiş, bir mebusun hayatı üzerinden dönemin namuslu bir eleştirisi yapılmaya gayret edilmiştir.

    Kitap Adı: Mebus
    Kitap Yazar Adı: Feridun Büyükyıldız
    Yayın Direktörü: Mehmet Bozkurt
    Editör: Gökçe Şenoğlu
    Kapak Tasarım: Emir Tali
    Sayfa Tasarım: Beyzanur Karabulut
    Sayfa Sayısı: 188
    Ebat: 13,5 x 19,5
    Tür: Roman
    Kağıt / İç Baskı: III. Hamur Enzo, 52 gr.
    Cilt / Kapak: Amerikan Bristol 230 gr.
    ISBN / Barkod: 9789751044280

    ₺38,90
  • Ön Sipariş 

    Dağıtım Tarihi: 06.10.2022

    Arka Kapak Yazısı

    insan yalnızsa hep ölür
    o kadar öldüm ki
    bedenim sahipsiz arafta sallanıyor
    şimdi hiç görmediğim bir kadın
    gecenin ortasında
    beni gözünün ucuyla izliyor
    yutkunuyorum...
    insan sevilmezse hep gizlenir
    o kadar gizlendim ki
    ruhum nasırlarını duygularımla törpülüyor
    şimdi hiç sevmediğim bir kadın
    hayallerinin dışında
    beni avucunun içiyle seviyor
    utanıyorum...
    #insan

    Kitap Adı: Yakınsama
    Kitap Yazar Adı: Yusuf Ergüven
    Yayın Direktörü: Mehmet Bozkurt
    Editör: Saliha Ulusoy
    Kapak Tasarım: Mehmet Güreli
    Sayfa Tasarım: Beyzanur Karabulut
    Sayfa Sayısı: 64
    Ebat: 11 x 18
    Tür: Şiir
    Kağıt / İç Baskı: Ivory, 70gr
    Cilt / Kapak: Amerikan Bristol 230 gr.
    ISBN / Barkod: 9789751044273

    ₺19,50
  • Arka Kapak Yazısı

    Türkiye’de radyoculuk mesleğinin kilometre taşlarından biri olan Nihat Sırdar, yazın alanındaki yetkinliğini Babalar ve Oğullar ile taçlandırıyor.

    “Yıllar sonra bu kitabı okuyanlar belki şaşıracaklar. Bizim İspanyol gribi salgını zamanı takılan garip maskeleri gördüğümüzde verdiğimiz tepkiyi verecekler. Ama yaşanacağı varmış, yaşadık, geçti, geçiyor… Hayat her gün hiç olmayacakmış gibi gelen şeyler gösteriyor bize. Görüyor, yaşıyor, anlatıyor ve yazıyorum ben de. Hâlâ hatırlayabiliyorken yazmak lazım.”

    Kitap Adı: Babalar ve Oğullar
    Kitap Yazar Adı: Nihat Sırdar
    Yayın Direktörü: Mehmet Bozkurt
    Editör: Gökçe Şenoğlu
    Kapak Tasarım: Emir Tali
    Sayfa Tasarım: Aslı Varol
    Sayfa Sayısı: 164
    Ebat: 13,5 x 19,5
    Tür Deneme
    Kağıt / İç Baskı: III. Hamur Enzo, 52 gr.
    Cilt / Kapak: Amerikan Bristol 230 gr.

     

     

     

     

     

    ₺52,50
  • “Sizi sürekli tartışma içine ve aşağı çekmeye çalışan, yoran ve yıpratan; haklıyken haksız duruma düştüğünüzü düşündüren, sizi suçlayan ve karar mekanizmanızı devre dışı bırakan toksik ilişkiler bu kadar yalın ve derin anlatılamazdı.”

    Uzman Psikolog Meltem Sunar,
    Aile-Çift ve Yetişkin Terapisti, Cinsel Terapist, Öğretim Görevlisi

    “Kanımca 20. yüzyılın en önemli düşünürü, doktoru ve aynı zamanda toplama kampı tutsaklarından olan Viktor Frankl ve kendisinin varoluşçu yaklaşımı logoterapiye kitapta geniş olarak yer verilmiş; ayrıca logoterapinin özü olan, ‘keşfettiği anlamlarla sorumluluğunu üstlenen insan örnekleri’ de ustaca kaleme alınmış.”

    Memduh N. Özmert, Viktor Frankl Institute USA Faculty and Board Member

    “Bu kitap kendi iç dünyanızı daha derinden anlamanız için bir hazine niteliğinde.”

    Psikolog (PhD) Patricia J. Crane, Uluslararası Konuşmacı, Eğitmen, Yazar

    İdealleri üzerine bir yaşam kurmuş olan Ayça, aniden Mehmet’e âşık olur. Başlarda mutluluktan ayakları yerden kesilse de aslında o yükseklikten tepetaklak düşeceğinin farkında dahi değildir. Duygusal şiddet benliğini sarıp, onu sarsarken zamanla tükenme noktasına gelir. Ancak tam da bu aşamada maruz kaldığı zehirden panzehir üretmesi, düştüğü yerden daha güçlü kalkması neden mümkün olmasın? Bu kitap; toksik bir ilişkinin perde arkasına mercek tutmak, bu konudaki farkındalığına katkı sağlamak ve işlevsel tutumları adım adım anlatarak senin de elinden tutmak için yazıldı…

    Kitap Adı: Aslında Öyle Değil
    Kitap Yazar Adı: Aylin Algun
    Yayın Direktörü: Gülşen İşeri
    Editör: Gizem Demir
    Kapak Tasarım: Gilas Coşkun
    Kapak Fotoğrafı: Berkay Gülüm
    Sayfa Tasarım: Beyzanur Karabulut
    Sayfa Sayısı: 352
    Ebat: 13,5 x 19,5
    Tür: Kişisel Gelişim
    Kağıt / İç Baskı: III. Hamur Enzo, 52 gr.
    Cilt / Kapak: Amerikan Bristol 230 gr.
    ISBN / Barkod: 9789751044242

    ₺48,90
  • Av. Atilla Özen, Savunmanın Tarihi ve İstanbul Barosu adlı eseriyle İstanbul Barosu’nun kuruluşundan günümüze uzanan hikâyesini aydınlatıyor.

    Avukatların meslek örgütü olmasının yanında toplumsal açıdan da sorumluluğu olan İstanbul Barosu’nun tarihindeki önemli olaylara, gelişmelere, haksızlıklar karşısında takındığı tavırlara değinirken ülkenin siyasetini de mercek altına alıyor.

    Bu eser, İstanbul Barosu’nun demokrasi ve hukuk mücadelesinin detaylı bir belgeseli niteliğinde.

    Kitap Adı: Savunmanın Tarihi ve İstanbul Barosu
    Kitap Yazar: Adı Atilla Özen
    Yayın Direktörü: Mehmet Bozkurt
    Editör: Gizem Demir
    Kapak Tasarım: Şenol Alanbay
    Sayfa Tasarım: Şenol Alanbay
    Sayfa Sayısı: 280
    Ebat: 13,5 x 19,5
    Tür: Araştırma – İnceleme
    Kağıt / İç Baskı: III. Hamur Enzo, 52 gr.
    Cilt / Kapak: Amerikan Bristol 230 gr.

     

    ₺26,50
  • Sonra ne oldu? İnsan, ona öğretilen yalanı yaşamak için yeni yalanlar yazdı. Yalandan bir hayatın içine kendini önemlice koydu. Esnemeyi yadsımış, Tanrısız bir dinin kuralını işler kıldıkça kendini önemden saydı. Sevdi insan yalanı ve yalanmayı... Kimileri buna ömür kimileri vecibe dedi.

    İçimden hep “Uyanmalıyım” duasını sayıklamışım. Belli ki hâlâ tuhaf bir uykudayım.

    Kitap Adı: Garam

    Kitap Yazar Adı :Jehan Barbur

    Editör: Şule Tüzül

    Kapak Resmi: Kader Genç

    Yayın Direktörü: Gülşen İşeri

    Yayıma Hazırlayan: Ezgi Hotalak Adalı

    Kapak Uygulama: Beyzanur Karabulut

    Sayfa Tasarım: Beyzanur Karabulut

    Sayfa Sayısı: 80

    Ebat: 13,5 x 19,5

    Tür: Şiir

    Kağıt / İç Baskı: III. Hamur Enzo, 60 gr.

    Cilt / Kapak: Amerikan Bristol 230 gr. 

    ₺29,50
  • Aile danışmanı, sosyolog, motivasyon konuşmacısı ve fütürist Fırat Uzer’in kaleminden umuda, mutluluğa ve kendini gerçekleştirmeye dair yalın fakat duygu yüküyle dopdolu satırlar.

    “O zaman tüm bedenimizi ve ruhumuzu bu dönüşüm için kodlamaya hazırlıyor ve sihirli olan sözü haykırmaya başlıyoruz: ‘Dönüşüm sırası bende!’

    Şunu unutmamakta fayda var: Neye dönüşeceğimiz çok ama çok önemli. Anahtarları doğru kullanarak yolumuzu belirlemeli ve sonuca ulaşabilmeliyiz

    İçindeki inançla birlikte… Bu kitabı okumayı tamamladığında…

    Beyninde dalgalanmayı hissediyorum. Gözlerini kapat, derin nefesini al ve içinde tut. Beş saniye sonra o nefesi bedeninden çıkartarak değişime hazır olduğunu hisset. Çünkü dönüşüm sırası sende…”

    Kitap Adı: Geleceğe Bir Sen Bırak

    Kitap Yazar Adı: Fırat Uzer

    Yayın Direktörü: Mehmet Bozkurt

    Editör: Gökçe Şenoğlu

    Kapak Fotoğrafı: Cem Palandökenler

    Kapak Tasarım: Emir Tali

    Sayfa Tasarım: Aslı Varol

    Sayfa Sayısı: 272

    Ebat: 14x21

    Tür: Kişisel Gelişim

    Kağıt / İç Baskı: III. Hamur Enzo, 60 gr.

    Cilt / Kapak: Amerikan Bristol 230 gr.

    ₺52,50
  • Oğuz Atay, 70’li yıllarda çok saygı duyduğu hocası Prof. Dr. Mustafa İnan’ı, eşi Prof. Dr. Jale İnan’ın ricası üzerine, biyografik bir romanın başkahramanı yaptı.

    Jale İnan’ın arzusu Bir Bilim Adamının Romanı ile yoksul bir Anadolu çocuğunun istediğinde neler başarabileceğini herkese göstermekti.

    Oysa o, çok daha zor olanı başarmış, kadının henüz adının bile geçmediği yıllarda Türkiye’nin ilk kadın arkeoloğu olarak profesörlük unvanını almıştı.

    Şimdi bir romanın başkahramanı olma sırası onda! Orhan Bahtiyar, Bir Bilim Kadınının Romanı’nı yazdı. Jale İnan’ın yaşamını satırlarına alan Bahtiyar, toprağın altından küçücük elleriyle bir tarih çıkaran bu dev kadını, Atay’ın izinden giden kalemi ile akıcı bir dilde anlatıyor.

    Jale İnan’ın küçük bir çocukken arkeolog babası Aziz Ogan’ın peşinden gittiği kazılarla başlayan arkeoloji aşkı, gün yüzüne çıkardığı Perge ve Side antik kentleriyle taçlanıp insanlığa bir miras olarak kalıyor.

    Biyografik romanların sevilen yazarı Orhan Bahtiyar, elinizdeki kitabı Büyük Usta Oğuz Atay’a saygıyla sunuyor.

    Kitap Adı: Jale İnan

    Kitap Yazar Adı: Orhan Bahtiyar

    Yayın Direktörü: Mehmet Bozkurt

    Editör: Ebru Çaloğlu

    Yayıma Hazırlayan: Ezgi Hotalak Adalı

    Kapak Tasarım: Gilas Coşkun

    Sayfa Tasarım: Aslı Varol

    Sayfa Sayısı: 304

    Ebat :13,7 x 21,5

    Tür :Biyografik Roman

    Kağıt / İç Baskı: III. Hamur Enzo, 52 gr.

    Cilt / Kapak: Amerikan Bristol 230 gr.

    ₺58,50
  • Sesler ölüyor,
    Şekiller ölüyor,
    Gece ölüyor,
    Gündüz ölüyor,
    Yığınlar için kargaşa zamanı.
    Meraklısı için intihar kılavuzları satılıyor.
    Eksiksiz kusurlar var içimde.
    Hemen teslim mutsuzluklar,
    İki artı bir zindanlar...
    Tuhaf bir kimyaya bulandık!
    Arınma vakti geçiyor.
    Anlaşılmamanın uğultusu ağır.
    İblisin barınağına giriş ücretsiz.

     

    Kitap Adı: Filin Düşüşü

    Kitap Yazar Adı: Ali Deniz Uslu

    Yayın Direktörü: Gülşen İşeri

    Editör: Ezgi Hotalak Adalı

    Kapak İllüstrasyon: Kaan Kayımoğlu

    Kapak Uygulama ve Sayfa Tasarımı: Şenol Alanbay

    Sayfa Sayısı: 144

    Ebat: 13,7 x 21,5

    Tür: Şiir

    Kağıt / İç Baskı: III. Hamur 52 gr.

    Cilt / Kapak: Amerikan Bristol 230 gr. 

    ₺32,50
  • Mutluluk üzerine konuşmak kolay olsa da yazmak çok risklidir. Zira herkesin bu konuya ilişkin bir fikri olduğu gibi mutluluk algısı da tamamen farklıdır. Ancak iş, günlük hayata aktarmaya gelince herkes bir durur. Mutluluk üzerine sayısız fikir beyan edilse de kişi, bu soyut fikri nasıl pratiğe dökeceğini, küçük şeylerden nasıl mutluluk yaratabileceğini çoğunlukla bilemez. Sonuçta mutluluğun temel bilimlerdeki gibi genel kabul gören, akla ve mantığa yakın bir formülü yüzyıllardır bulunamamıştır. İşte bu kitap tam da bu noktada sizlere aydınlık bir yolun kapılarını açacak ve mutluluğun gizemine ilişkin birtakım sırların ortaya çıkmasını sağlayacak.

    Henüz yirmi beş yaşındayken bir görev dönüşü geçirdiği trafik kazası sonrası yaşamını tekerlekli sandalye ile sürdürmek durumunda kalan Yüzbaşı Ozan Bahar’ın deneyimleri eşliğinde “Nasıl Mutlu Olurum?” sorusunun yanıtını arayacaksınız. Çünkü o, en çaresiz hissettiği anda bile umut ışığını görmeyi başarmış, yaşama küsmek yerine hayatın içindeki anlamları keşfederek, vazgeçmeden yoluna devam etmiş; Yüzbaşı Ozan Bahar iken Prof. Dr. Ozan Bahar’a dönüşmüştü. Ona göre mutluluk, düşünceden ibaretti. Ruhunun ve zihninin derinliklerinde gerçek mutluluğu yakalayabilenler, kaybederken de kazanabilirdi. Bu kitapla; sizler de bakmayı, görmeyi bildiğiniz ve yaşamı anlamlandırmayı başarabildiğiniz sürece mutluluğun her yerde yeşerebileceğini fark edeceksiniz.

    Yaşamını yeni baştan kurmayı başarmış Prof. Dr. Ozan Bahar’ın rehberliğinde içinizdeki ışığı yakmaya, özünüzdeki cevhere ulaşmaya ve mutluluğa giden yolda emin adımlarla ilerlemeye hazırsanız sayfaları aralayın…

    Kitap Adı: Nasıl Mutlu Olurum?
    Kitap Yazar Adı: Prof.Dr.Ozan Bahar
    Yayın Direktörü: Mehmet Bozkurt
    Editör: Gizem Demir
    Kapak: Tasarım Emir Tali
    Sayfa Tasarım ve Kapak Uygulama: Beyzanur Karabulut
    Sayfa Sayısı: 356
    Ebat: 13,7 x 21,5
    Tür: Kişisel Gelişim
    Kağıt / İç Baskı: III. Hamur Enzo, 52 gr.
    Cilt / Kapak: Amerikan Bristol 230 gr.

    ₺51,90
  • Bu bir diyet kitabı değildir!

    Hayatında en az bir kere yüksek kilolara çıkmış kişiler için diyetlerin neden ve nasıl başarısız olduğunu, insanlık tarihinin son zamanlarına denk gelen obezojenik çevrenin evrimsel açıdan insan doğası ile uyumsuzluğunu, insanın entelektüel beyni ile hayvan beyni arasındaki bitmek bilmeyen amansız mücadelesini anlatmaktadır.

    Bariatrik cerrahi geçirmiş ya da geçirmeyi düşünen kişilere yol göstermesi ve ilham vermesi dileğiyle...

    Kitap Adı: Bariatrik Manifesto

    Kitap Yazar Adı: Prof.Dr.Ahmet Türkçapar & Berk Özler

    Yayın Direktörü: Mehmet Bozkurt

    Son Okuma: Ezgi Hotalak Adalı

    Sayfa Tasarım: Berk Özler, Şenol Alanbay

    Kapak Fotoğrafı: Berk Özler

    Yemek Stilisti: Başak Kıpçak

    Yemek Fotoğrafları: Berk Özler Bariatrik

    Mutfak Diyetisyenleri: Dilara Çetin & İpek Saroğlu

    Kapak Tasarım Sıtkı: Görçiz

    Ebat: 19 x 25,5

    Tür: Yemek ve içki kitaplığı

    Sayfa Sayısı: 192

    Kağıt / İç Baskı: I. Hamur 90 gr.

    Cilt / Kapak: Amerikan Bristol 230 gr.

     

    ₺155,90
  • Onlar hakkında bir fikriniz yok!

    Acı, tatlı, şaşırtıcı biyografiler

    Kitapta, hayatımıza giren ve 7’den 70’e akıllara kazınan 84 ünlü, ViBio’nun bakış açısı ile anlatılıyor.

    Kişiliklerinin nasıl oluştuğuna ve hayatlarının nasıl geliştiğine dair önemli anlar belirtiliyor, bilinen bilinmeyen tüm yönleriyle adeta hayatlarının sır perdeleri aralanıyor.

    Ünlüleri bu yeni bakış açısı ile anlayacağınız ve kendiniz için dersler çıkarabileceğiniz, her zaman yeniden göz atabileceğiniz bir kitap: O Aslında Kim?..

    Ünlülerin dünyasından nefes kesici bir zaman yolculuğuna hazır olun!

    Kitap Adı: O Aslında Kim?

    Kitap Yazar Adı: Renan Burduroğlu

    Yayın Direktörü: Mehmet Bozkurt

    Editör: Saliha Nur Ulusoy

    Kapak Tasarım: Emir Tali

    Sayfa Tasarım: Aslı Varol

    Sayfa Sayısı: 504

    Ebat: 13,7 x 23

    Tür: Biyografi

    Kağıt / İç Baskı: III. Hamur Enzo, 52 gr.

    Cilt / Kapak: Amerikan Bristol 230 gr.

     

    ₺71,50
  • “Eğitim görmüş bir kişi öğrenmeyi öğrenmiş olandır.”

    Carl Rogers

    Bugün ‘Çağdaş Eğitim’ denilince, ‘Öğrenmeyi Öğretme’ ve ‘Öğrenmeyi Öğrenme’ kavramları alışılagelmiş birer klişe hâlinde sık sık kullanılmaktadır.

    Pekiyi, bu kavramların anlamlılıkları, içerikleri, pedagojik uygulamaları, yöntemleri nelerdir ve hayata geçirilmeleri için hangi koşulların sağlanması ve nelerin yapılması gerekir?

    Elinizdeki kitap bu soruları İngilizce öğretim ve öğrenimine dönük olarak irdelemek ve pedagojik içerikli önerilerde bulunmak amacıyla hazırlanmıştır. Her ne kadar İngilizce eğitimi esas alınmış ise de, bu çalışmanın diğer yabancı dillerin ve hatta ana dilin (Türkçenin) eğitimi için de geçerli olduğunu vurgulamak isteriz.

    Özü ve niteliği gereği, ‘öğretici merkezli’ değil, bunun yerine ‘öğrenici odaklı’ bir eğitim türü olan yabancı dil eğitimi için ve bunun üzerine kendini geliştirmek isteyen herkes için bu kitap, vazgeçilmez bir başucu kılavuzu olacaktır.

    Kitap Adı: Yabancı Dil Öğrenmeyi Öğretme ve Öğrenmeyi Öğrenme

    Kitap Yazar: Adı Prof.Dr. Sinan Bayraktaroğlu

    Yayın Direktörü: Gülşen İşeri

    Yayıma Hazırlayan: Saliha Ulusoy

    Son Okuma: Şeyda Bakırcan

    Kapak Tasarım: Emir Tali

    Sayfa Tasarım: Aslı Varol

    Sayfa Sayısı: 268

    Ebat: 15,5 x 24

    Tür: Dil Eğitim

    Kağıt / İç Baskı: III. Hamur Enzo, 52 gr.

    Cilt / Kapak: Amerikan Bristol 230 gr.

    ₺77,90
  • TÜM DÜNYANIN DNA’YI DUYDUĞU GİBİ, “EPİGENETİK” DE YAKIN GELECEKTE HERKESİN DİLİNDE OLACAK. Hastalıklardan depresyona, kilo kontrolünden suç işlemeye kadar hayatın pek çok alanında etkisi olan epigenetik aslında nedir? İnsan doğası şimdiye dek bildiğimizden farklı çalışıyor olabilir mi? Ne yediğimiz, ne düşündüğümüz, stresle mücadele etme biçimimiz suskun genleri nasıl harekete geçirir? Genomumuzun üzerindeki biyokimyasal etkileri yönetmek, zinde, sağlıklı ve uzun bir yaşamın anahtarı olabilir mi? Dahası epigenetik bize ölümsüzlüğü verebilir mi? Tıbbi Biyoloji ve Genetik Uzmanı Prof. Dr. Korkut Ulucan, GENLERDEN DAVRANIŞLARA EPİGENETİK kitabıyla bizleri geleceğin bilimi olan biyolojinin devrimci yaklaşımıyla tanıştırıyor. Yaşam tarzının ve çevresel etkilerin sağlığımızı nasıl etkilediğini bilimsel çalışmalarla ortaya koyarak, çok yakın bir gelecekte kanserden psikolojik sorunlara dek tüm yaklaşımları altüst etme potansiyelini barındıran heyecan verici bir disiplin olan epigenetiğin ayak seslerini duyuruyor.
    ₺33,90
  • “HİÇBİR KALP ZORLA ELDE EDİLMEZ.” -MOLIÈRE İnsanlık neredeyse varoluşundan beridir kendine benzer soruları soruyor: İlk adımı kim atmalı? Neyi çekici buluyoruz? Nasıl flört edilir? Sonsuz aşk mümkün mü? Nereden sevgili bulurum? Kaçan neden kovalanır? Günümüzün soruları daha çok şöyle: DM’den nasıl yürünür? İlk mesaj ne olmalı? Para ne kadar önemli? “Görüldü” yememek için ne yapmalı? İlk buluşmada ne yapmalı? Konuşacak konu nasıl bulurum? İşin garibi bilimsel metotlarda aradığımız yanıtlar mitolojinin zaten içinde... Sorular değişse de binlerce yıldır herkes ilişkide başarı peşinde... Taktikler, eski sevgililer, friendzone, manipülasyon ve daha neler neler... Bu kitapta aradığın tüm cevapları ve mitolojik yansımalarını bulacaksın. Keyifli okumalar.
    ₺51,90
  • “Her şeyi bilmek, bilgeliktir; kendini bilmek ise aydınlanma.” – Buda Acı, bir deneyim midir yoksa düşünce biçimi midir? Duygular, birer rehber ya da uyarıcı mıdır, zamanla bedeni ve zihni hasta eden bir hapishaneye de dönüşebilir mi? Kader irademiz dışında cereyan eden bir plan mıdır, bu planla işbirliği kurmak mümkün müdür? Hatırlamadığımız bir geçmişten bugün de sorumlu muyuz? Bildiklerimiz kadar bilmediklerimizin de etkisiyle, kendimizin yönettiğini sandığımız bir yaşam sürüyor olabilir miyiz? Affetmekle iyileşmek arasında nasıl bir bağ var? EZOTERİK ŞİFA, yaşamımızla ve geçmişimizle ilgili bildiklerimiz kadar bilmediklerimize de, hatırladıklarımız kadar hatırlamadıklarımıza da ışık tutan, iyileşmiş gibi göründüğü halde bir zaman sonra yine kendini tekrarlamaya başlayan sorunların köklerine uzanarak onarılma sürecini başlatan çözüm odaklı bir kitap... Aydınlanma Okulu kurucusu, karma öğretiler eğitmeni Sanem Özcan’ın, eğitimlerinde kullandığı kolay uygulanabilir en etkili ezoterik pratiklerini de bu kitapta bulabileceksiniz.
    ₺44,90
  • KÖTÜLÜK HİÇ BEKLENMEDİK BİR YERDEN GELEBİLİR.

    Yıl 1939, Berlin… Avrupa yeni bir dünya savaşının eşiğinde…

    Reich’ın ileri gelenlerinin güzel eşleri tek tek vahşi cinayetlere kurban gider. Gestapo subayı Franz Beewen, öldürülen kadınların psikiyatrı Simon Kraus ve aristokrat psikiyatr Minna von Hassel, Nazilerin nefes aldırmadığı Berlin’de bu cüretkâr cinayetleri işleyen katilin peşine düşerler…

    Jean-Christophe Grangé’den, elinizden bırakmak istemeyeceğiniz, gerilim dolu bir macera…

    Kitap Künyesi:

     

    Barkod: 9786258344882

    Sayfa Sayısı: 608

    Ebat: 13.7 x 23 cm

    Yayın Tarihi: Ağustos 2022

    Kategori: Polisiye - Gerilim

     

    Yazar Hakkında:

    1961’de Fransa’da doğdu. Çeşitli haber ajansları ve gazeteler için çalıştı. Paris-Magazine için bilimsel röportajlar hazırladı. Bütün dünyada ve Türkiye’de aylarca çok satanlar listesinden inmeyen Kızıl Nehirler, Taş Meclisi, Leyleklerin Uçuşu, Kurtlar İmparatorluğu, Siyah Kan, Şeytan Yemini, Koloni, Ölü Ruhlar Ormanı, Sisle Gelen Yolcu, Kaiken, Lontano ve Kongo'ya Ağıt adlı kitapları Doğan Kitap tarafından yayımlandı.

    ₺99,90
  • İçtenlik ve ustalığın birlikteliği… Fide Köksal’ın şiirlerinde benim gördüğüm, beğendiğim ve önemsediğim bu oldu. Birbirinden güzel ve özgün dizelerin yer aldığı bu şiirler toplamında olağanüstü güzellikteki şu iki dize ise Köksal’ın ince, zarif şairliğinin sanki bir özeti gibi: “Tenimin bitki örtüsünü kaldırıp Çiçeklerime sokulman ne güzel” Ataol Behramoğlu

    …Gökte süzülme hızında
    Elinde onlarca iple yürüyen
    Bulutçu arıyor gözlerim
    Bulunca sana yağmur getireceğim
    Yanıkların var kalbinde
    Sağanakların iyi geleceği
    Üç mevsimin tek yazında
    Bir şey var insanı güldüren
    Bir evin bir kızı gibi
    Sana o gülüşleri de vereceğim
    Yeni yollara düşülüp
    Sığınakların terk edildiği…

    Fide Köksal’ın ilk şiir kitabı Üç Mevsim Tek Yaz Usta Şair Ataol Behramoğlu’nun önsözü ve Resmin Şairi Devrim Erbil’in kapak resmiyle okurları şiirsel bir yolculuğa çıkarıyor.

    Kitap Adı: Üç Mevsim Tek Yaz

    Kitap Yazar Adı: Fide Köksal

    Yayın Direktörü: Gülşen İşeri

    Editör: Ezgi Hotalak Adalı

    Kapak Tasarım: Beyzanur Karabulut

    Sayfa Tasarım: Beyzanur Karabulut

    Sayfa Sayısı: 64

    Ebat: 13,5x19,5

    Tür: Şiir

    Kağıt / İç Baskı: III. Hamur Enzo, 52 gr.

    Cilt / Kapak: Amerikan Bristol 230 gr. 

    ₺25,90
İndigo Yayınları Kampanya
Destek Yayınları Kampanya
Yediveren Kampanya
Beyaz Balina kampanya
Kara Karga Kampanya
İndigo Çocuk
İmzalı Kitaplar
Yediveren Çocuk
Trend Kitaplar
  • Ön Sipariş 

    Dağıtım Tarihi: 06.10.2022

     

    Sesler ölüyor,
    Şekiller ölüyor,
    Gece ölüyor,
    Gündüz ölüyor,
    Yığınlar için kargaşa zamanı.
    Meraklısı için intihar kılavuzları satılıyor.
    Eksiksiz kusurlar var içimde.
    Hemen teslim mutsuzluklar,
    İki artı bir zindanlar...
    Tuhaf bir kimyaya bulandık!
    Arınma vakti geçiyor.
    Anlaşılmamanın uğultusu ağır.
    İblisin barınağına giriş ücretsiz.

     

    Kitap Adı: Filin Düşüşü

    Kitap Yazar Adı: Ali Deniz Uslu

    Yayın Direktörü: Gülşen İşeri

    Editör: Ezgi Hotalak Adalı

    Kapak İllüstrasyon: Kaan Kayımoğlu

    Kapak Uygulama ve Sayfa Tasarımı: Şenol Alanbay

    Sayfa Sayısı: 144

    Ebat: 13,7 x 21,5

    Tür: Şiir

    Kağıt / İç Baskı: III. Hamur 52 gr.

    Cilt / Kapak: Amerikan Bristol 230 gr. 

    ₺32,50
  •  

    “Sizi sürekli tartışma içine ve aşağı çekmeye çalışan, yoran ve yıpratan; haklıyken haksız duruma düştüğünüzü düşündüren, sizi suçlayan ve karar mekanizmanızı devre dışı bırakan toksik ilişkiler bu kadar yalın ve derin anlatılamazdı.”

    Uzman Psikolog Meltem Sunar,
    Aile-Çift ve Yetişkin Terapisti, Cinsel Terapist, Öğretim Görevlisi

    “Kanımca 20. yüzyılın en önemli düşünürü, doktoru ve aynı zamanda toplama kampı tutsaklarından olan Viktor Frankl ve kendisinin varoluşçu yaklaşımı logoterapiye kitapta geniş olarak yer verilmiş; ayrıca logoterapinin özü olan, ‘keşfettiği anlamlarla sorumluluğunu üstlenen insan örnekleri’ de ustaca kaleme alınmış.”

    Memduh N. Özmert, Viktor Frankl Institute USA Faculty and Board Member

    “Bu kitap kendi iç dünyanızı daha derinden anlamanız için bir hazine niteliğinde.”

    Psikolog (PhD) Patricia J. Crane, Uluslararası Konuşmacı, Eğitmen, Yazar

    İdealleri üzerine bir yaşam kurmuş olan Ayça, aniden Mehmet’e âşık olur. Başlarda mutluluktan ayakları yerden kesilse de aslında o yükseklikten tepetaklak düşeceğinin farkında dahi değildir. Duygusal şiddet benliğini sarıp, onu sarsarken zamanla tükenme noktasına gelir. Ancak tam da bu aşamada maruz kaldığı zehirden panzehir üretmesi, düştüğü yerden daha güçlü kalkması neden mümkün olmasın? Bu kitap; toksik bir ilişkinin perde arkasına mercek tutmak, bu konudaki farkındalığına katkı sağlamak ve işlevsel tutumları adım adım anlatarak senin de elinden tutmak için yazıldı…

    Kitap Adı: Aslında Öyle Değil
    Kitap Yazar Adı: Aylin Algun
    Yayın Direktörü: Gülşen İşeri
    Editör: Gizem Demir
    Kapak Tasarım: Gilas Coşkun
    Kapak Fotoğrafı: Berkay Gülüm
    Sayfa Tasarım: Beyzanur Karabulut
    Sayfa Sayısı: 352
    Ebat: 13,5 x 19,5
    Tür: Kişisel Gelişim
    Kağıt / İç Baskı: III. Hamur Enzo, 52 gr.
    Cilt / Kapak: Amerikan Bristol 230 gr.
    ISBN / Barkod: 9789751044242

     

    ₺48,90
  • KÖTÜLÜK HİÇ BEKLENMEDİK BİR YERDEN GELEBİLİR.

    Yıl 1939, Berlin… Avrupa yeni bir dünya savaşının eşiğinde…

    Reich’ın ileri gelenlerinin güzel eşleri tek tek vahşi cinayetlere kurban gider. Gestapo subayı Franz Beewen, öldürülen kadınların psikiyatrı Simon Kraus ve aristokrat psikiyatr Minna von Hassel, Nazilerin nefes aldırmadığı Berlin’de bu cüretkâr cinayetleri işleyen katilin peşine düşerler…

    Jean-Christophe Grangé’den, elinizden bırakmak istemeyeceğiniz, gerilim dolu bir macera…

    Kitap Künyesi:

     

    Barkod: 9786258344882

    Sayfa Sayısı: 608

    Ebat: 13.7 x 23 cm

    Yayın Tarihi: Ağustos 2022

    Kategori: Polisiye - Gerilim

     

    Yazar Hakkında:

    1961’de Fransa’da doğdu. Çeşitli haber ajansları ve gazeteler için çalıştı. Paris-Magazine için bilimsel röportajlar hazırladı. Bütün dünyada ve Türkiye’de aylarca çok satanlar listesinden inmeyen Kızıl Nehirler, Taş Meclisi, Leyleklerin Uçuşu, Kurtlar İmparatorluğu, Siyah Kan, Şeytan Yemini, Koloni, Ölü Ruhlar Ormanı, Sisle Gelen Yolcu, Kaiken, Lontano ve Kongo'ya Ağıt adlı kitapları Doğan Kitap tarafından yayımlandı.

    ₺99,90
  • Ötanazi Okulu,adını bile ölümden almışkaranlık bir girdaptır.

    Kimi ruhlar masumiyetin kokusunda çiçek açacak, kimi ruhlar ise günahın tortusunda solmaya yüz tutacaktır. Yeşil, olmaması gereken bir ailenin, hayatın ve okulun içinde yaşam mücadelesi vermektedir. İdammahkûmlarının içinde yer aldığı Ötanazi Okulu gibi karanlık bir okulda hayata tutunmak Yeşil için hiç kolay değildir. Sırlarla dolu bir kalbin taşıyıcısı olmaya zorlanan Yeşil’in kalbi birçok kişi tarafından istenmektedir.

    Bu kişilerden biri de bizzat öz babasıdır.

    Babası, Yeşil’in kalbi için okula gizemli bir suikastçı gönderdiğinde işler daha da kızışmaya başlayacak, Yeşil için bu korkutucu savaşta galip gelmek beklediğinden çok daha zor olacaktır.

    Fakat unutulmaması gereken bir şey vardır: Önemli olan ölüme gönüllü olmak değil, ölümün bile ötesinegeçen bir cesarete sahip olmaktır.

    Yaralasar serisi ile okurların büyük ilgisini kazananMaral Atmaca, Ötanazi Okulu ile okurları aksiyon dolubir dünyaya ve aydınlatılmayı bekleyen karanlıkdehlizlere davet ediyor.

    “Bir kalp ne kadar değerli olabilirdi ki?Benim kalbim ölüm kokuyordu.”


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 352
    En / Boy : 13.5 / 21
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 4.2022
    ₺76,50
  • “Bir kumru alçaldı üstünden, önündeki kaldırıma, taşların çatlaklarından serpilmiş cılız otların yanına kondu. Dökülmüş kırıntıları gagalamaya başladı. Seyretti. Ona çevrilmiş bütün adımları durdurmak istedi. Sonra kumru uçtu, sağında yükselen binanın ikinci kat balkonuna, rengârenk saksıların yanına kondu. Bir yanı döngüye nefret ve sezdiğine kayıtsızlıkla doluyken diğer yanı, içindeki soyutlanma refleksine tezat; çocukları, hayvanları, her yıl bahara yeniden aldanarak gardını indirip çiçek açan bitkileri, her şeye inat yaşamanın türküsünü haykıran kuşları, kızıl gün batımlarını, ıssız kıyıları, yağmur sonrası peyda olan toprak kokularını; varışsız, sonrasız çıkılan yolculukları; adı ezbere bilinmeyen sokaklarda hiçbir şeye aldırmadan, kimsenin duyacağından çekinmeyerek mırıldanılan şarkıları nasıl da seviyordu… Bu küçücük anlar, dünyanın her şeye rağmen yaşanılır olduğuna nasıl da inandırıyordu insanı. İnsan yeter ki bahane aramasın; yaşamanın da, ölmenin de bir sebebi bulunurdu. Hatta öldürmenin bile…”

    Bektaş Şenel Saye’de; küçük yaşta, talihsiz bir biçimde annesini ve babasını kaybeden bir çocuğun, aidiyetini ve varoluşunu sorguladığı sonraki yaşamını ilmek ilmek, bir dil ustalığıyla işleyerek anlatıyor.

    Kahramanımız Saye, şimdiden edebiyatımızın unutulmaz roman karakterleri arasına girmeye aday...

    ₺38,48
  • “Bir hedef bulacaksınız, o uğurda çalışacaksınız, hedefinizi gerçekleştirmek için bir yol arayacaksınız, yol yoksa da o yolu yapacaksınız. Bir defa geçtiğiniz yoldan da bir daha geri dönmeyeceksiniz. Çünkü lüzumsuz geri dönüş başarısızlıktır, tekrara düşmektir, ufku kapatmaktır. Hedef bulmak, yol açmak ve aynı yoldan geri dönmemek… Hayattaki gayemiz budur.”

    İLBER ORTAYLI

    Kendi kendinin mimarı olma ve hayata atılma… Yetenek, keşif, merak, potansiyel, heves, ayakta kalma güdüsü… Öğrenmenin, çalışmanın, düşünmenin yolları ve yöntemleri… Çalışacağız, okuyacağız, göreceğiz, planlayacağız, kendimize bir hayat kuracağız, tamam ama bunu hangi ölçüye göre yapacağız?

    İlber Ortaylı bu kitapta kişinin hayattaki gayesini nasıl belirleyeceğini, hedefini nasıl koyacağını, geleceğini nasıl planlayacağını, potansiyelini nasıl değerlendireceğini yüzyılların içinde dolaşarak, tarihin büyük düşünürlerinin binlerce yıla meydan okuyan görüşlerini de yanımıza katarak izah ediyor. Kendimize her gün sorduğumuz ve cevap bulmakta zorlandığımız soruları kendi deneyimleri ve engin bilgisi ışığında yanıtlıyor.

    · İnsan kendini nasıl inşa eder?

    · Potansiyelimizi değerlendirebilmek için hangi yeteneklere sahip olmalıyız?

    · İnsan hedefini nasıl koyar, geleceğe dönük planlarını nasıl yapar?

    · Yeteneğimizi, merakımızı nasıl keşfederiz ve nasıl geliştiririz?

    · Kendi talihimizin mimarı olabilir miyiz?

    · Etrafa bakma sanatı nedir, nasıl öğrenilir?

    · Mutluluk neden hem hakkımız hem de görevimizdir?

    · En zor zamanlarda direnme gücünü nerede bulacağız ve ilhamı nelerde arayacağız?

    İnsan Geleceğini Nasıl Kurar? yaşam tecrübesini paylaşmayı vazife bilen bir entelektüelden, İlber Hoca’dan, okurlar için bir yol açma, yol yapma, kendini inşa etme ve toplumu ayağa kaldırma rehberi. Platon, Seneca, Cicero, Farabi gibi bilgelerin ilhamı eşliğinde ve Yenal Bilgici’nin sorularıyla…


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri :
    Sayfa Sayısı : 288
    En / Boy : 13.5 / 21
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 2.2022
    ₺51,00
  • Bu kitapta anlatılanlar gerçek olmasaydı, onları uyduramazdım.

    Küresel markaların reklam yüzüydü.
    Hollywood yıldızlarıyla takılıyordu.
    Yakuzaların kara listesindeydi.
    Cami cemaati ona 'Muhammed Ali' diyordu.
    Prensin teklifini reddetti.
    Koruması dünya şampiyonuydu.
    Krala secde etmedi.
    Kaplan saldırısından kurtardığı kadınla evlendi.
    Danimarka'da mimar olarak iş bulamayınca...
    Taksi şoförlüğü ve bulaşıkçılık yaptı.
    2 yıl psikiyatrik tedavi gördü.
    130 kilo olmuştu.
    Ve şimdi geri döndü!

    2002'de Kıvanç Tatlıtuğ'un kazandığı modellik yarışmasında dereceye giremeyince Hong Kong'a gidip Goku Sky adını alan ve Asya-Pasifik ülkelerinde tam 10 yıl fırtına gibi esen top-model Göksenin Yıldırım'ın inanılmaz ama gerçek hikayesi!

    Baştan sona seci sanatının kullanıldığı ilk modern roman!

    "Upuzun bir rap şarkısı! Fink'i bestelemek isterdim."
    GAZAPİZM

    Yepyeni bir üslup! Murat Menteş kendi kendisiyle düello etmiş ve kazanmış! -TANER ELHAN

    Fink müthiş bir roman. Fakat anlatılanların gerçek olması... İşte bu cidden olağanüstü! -İLKAY YILDIZ

    Fink, anlatıya direnen bir kaos; Menteş onu kozmosuna uyarlıyor. Menteş genelde icat eder, bu kez keşfediyor. Goku ile birlikte görkemli ve sansasyoneller.
    YALIN ALPAY


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri :
    Sayfa Sayısı : 310
    En / Boy : 12 / 20
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 12.2021
    ₺67,90
  • “Özgünlük” ve “yeni”nin sürekli övüldüğü bir çağda, detaylarda ne kadar ayrışsak da, temelde birbirimize çok benziyoruz. Sadece birbirimize benzemekle kalmıyoruz; bizden önceki nesillerden de o kadar farklı değiliz. Teknolojinin ve modernitenin getirdiği tüm yeni imkânlara rağmen birçok alışkanlığımızdan vazgeçemiyoruz. Benzer durumlarda benzer tepkiler gösteriyor, âdeta ezbere yaşıyoruz. Ve bunu değişmediğimizin pek de farkında olmadan yapıyoruz.

    Gözlemlemenin, sorgulamanın, tutarlı fikirler geliştirmenin sancılı sürecine katlanmaktansa reklamvari sloganlarla özgünlüğü yakalayabileceğimizi sanıyoruz. Ve sonunda her tembel öğrenci gibi sınıfta kaldığımızda hocayı suçluyoruz.

    İşte Ezbere Yaşayanlar, bir türlü vazgeçemediğimiz alışkanlıklarımızın tarihî arka planıyla birlikte antropolojik, sosyolojik ve psikolojik kökenlerini irdeliyor.

    Bizim gibi olmayanlara neden tahammül edemiyor, yabancıdan ve farklıdan neden korkuyoruz? İnsanları niçin konuşma tarzına göre yargılıyor, argo kullananlara ya da aksanlı konuşanlara niçin yukarıdan bakıyoruz? Şu rasyonalite çağında neden hediye alıyoruz ve birbirimize bir şeyler ısmarlıyoruz? Niçin dedikodu yapmaktan vazgeçemiyoruz? Son elli yılda birçok hak edindikleri halde kadınlar neden erkeklerden farklı meslekler tercih etmekte ısrar ediyor? Bunca bilimsel gelişmeye rağmen neden hâlâ fala ve büyüye inanıyoruz?

    Yukarıdaki sorulara cevap ararken anekdot denizinde boğulmadan diyardan diyara koşup çağdan çağa savrulacağız. Taş Çağı’ndan modern zamanlara, Kalahari Çölü’nden Trobriand Adaları’na, Güney Sudan’dan Alp Dağları’na, Çin’den Aztek diyarlarına keyifli bir yolculuğa çıkmaya, Evliya Çelebi’den Torquemada’ya, James Cook’tan Şamhat’a, Kraliçe Njinga’dan İmparatoriçe İrene’ye, konuşan şempanzelerden Akıllı At Hans’a, yamyamlardan hadımlara birçok ilginç karakterle tanışmaya hazır mısınız?

    Ezbere Yaşayanlar’da iki yüz bin yıllık insanlık mirasının ortaya koyduğu birbirinden değişik toplum ve kültüre yönelerek davranışlarımızı şekillendiren ana etmenleri inceleyecek; kültürle biyoloji, geçmişle gelecek, gelenekle yenilik arasındaki çekişmeyi merkeze alarak, şartların alışkanlıklarımızı ne noktaya kadar değiştirebildiğini tetkik edecek ve doğamıza ne kadar hükmedebildiğimizi göreceğiz.


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri :
    Sayfa Sayısı : 400
    En / Boy : 13.5 / 21
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 1.2022
    ₺41,00
  • Her Şey Vaktini Bekler. Ne Gül Vaktinden Önce Açar Ne de Güneş Vaktinden Önce Doğar. Biraz Sabret Senin Olan Sana Gelecektir.

    Mevlana 21. yüzyılda dünyanın başına gelenleri görseydi acaba ne düşünürdü?

    Bu hız çağında boğuştuğumuz sorunları çözüme ulaştırmak için bize nasıl yol gösterirdi?

    Hakan Mengüç, kaleme aldığı bu yeni kitabında tam da bu soruların yanıtını arıyor.

    Büyük düşünür, sekiz yüz yıl öncesinden sesleniyor çağımızın acı çeken ruhlarına...

    Onlara 21 altın kuralı hatırlatıyor!

    Hiçbir şeyin çaresiz ve çözümsüz olmadığını, her derdin içinde bir derman saklı olduğunu fısıldıyor.

    Peki ya o dermanı bulmak mümkün mü?

    Doğru yere bakınca evet...

    Doğru yeri bilen gönül gözünü uyandırmanın tam zamanı...

    Aradığın hazine tam olarak durduğun yerde.

    Hoş geldin yol arkadaşım.

     

    Cilt Bilgisi: Amerikan Cilt

    Kâğıt Bilgisi: Holmen

    Basım Tarihi: Aralık 2021

    Basım Bilgisi: 1. Basım

    Sayfa Sayısı: 184

    Kitap Boyutu: 13,5 x 21 cm

    Kitap Ağırlığı: -

    ISBN No. 9786254415173

    Barkod No. 9786254415173

     

    Çıkış Tarihi: 16 Aralık 2021

     

    ₺29,40
  • “Olumlu yönde siyasi ve toplumsal değişim için yalın, apaçık bir manifesto.”
    Paschal Donohoe - İrlanda Ekonomi Bakanı

    “Gücü beklenmedik bir ironiyle etkisiz hale getiren, size bir neşter ve bir çiçek vererek günümüzü anlamanızı sağlayan dehaya sahip. Ece Temelkuran’ın büyüsü bu.”
    Roberto Saviano - Yazar

    “Üstesinden gelebileceğimiz bir kederden mustarip olmak. Henüz sahip olmadığımız bir özgürlüğe hasret kalmak. Bunlar, Beethoven’ın ruhumda bıraktığı duygulardı. HepBeraber de bende aynı duyguları uyandırdı.”
    Yanis Varoufakis - Yazar, ekonomist, siyasetçi

    Dün için pişmanlık duymak ya da gelecekteki daha iyi günleri beklemek yerine “hemen, şimdi için” düşünen ve umut eden yeni bir politik-duygu anlatısı... Ece Temelkuran, her yerinden sökülen bir dünyada her şeye rağmen insana inanmanın büyüsüne dair bir manifesto sunuyor HepBeraber’de: Güzellik yaratmanın insanlığın kaderi olduğuna inanmayı seçenlere politik bir değişim için ahlaki bir sözleşme öneriyor. Şimdiye dek dört dilde yayımlanan HepBeraber, önümüzdeki günlerde üç dilde daha okurlarıyla buluşacak.

    “Bugün yabancılaştırılmayacak kadar insan kalbine yakın, siyasi kutuplaşmayla parçalanamayacak kadar güçlü sözcüklere ihtiyacımız var. Bu sözcükler nefes almak kadar vazgeçilmez olmalı ve her dilde aynı anlama gelmeli. Nefes alma hakkımızı talep eder gibi, öylesine doğal ve zahmetsiz bir biçimde, beraberce arkalarında saf tutabileceğimiz sözcükler olmalı bunlar. Böylece bizi bastırdıklarında, kesin olarak bileceğiz ki, nefes alma hakkımızı inkâr ediyorlar.”


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri :
    Sayfa Sayısı : 184
    En / Boy : 13.5 / 19.5
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 12.2021
    ₺35,90
  • Bu kitapta doksanlı yıllardan itibaren İstanbul taksilerinde yaşadıklarımdan bir demet sundum okurlarıma. Turistleri, savunmasız yaşlıları, özellikle de yaşlı kadınları hedef alan taksici eziyetine sık maruz kalmış biri olarak yazdıklarımın çok kişinin yüreğine dokunacağına inanıyorum. Amacım, İstanbul’un taksi şoförlerini incitmek değil, sorunun çözümünü engelleyerek İstanbulluları kendi çıkarları için mağdur edenlere dikkat çekmek. Mesleklerini hakkıyla, namusuyla yapan çilekeş sürücülere ise saygılar olsun!


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 120
    En / Boy : 13.5 / 19.5
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 12.2021
    ₺31,90
  • Güçsüz değilsin, sadece insansın.
    Her şeyle savaşamazsın.
    Her konuda en iyisini yapamazsın.
    Her zaman mantıklı davranamazsın.

    Bazen akışına bırakmak gerekir.
    Bazen savaşmak ve kazanmak yerine yenilgiyi kabul etmek gerekir. Çünkü dünya, yapmak istediklerimizden, kontrol edebileceklerimizden ve gücümüzün yetebileceğinden daha fazlasını içerir.

    Sonuç değişmese de birçok insan hep aynı yöntemi denemeye devam eder. Sen de bunu yaparsan her seferinde kendini daha öfkeli, daha mutsuz hissedeceksin.

    Bu kitapta, mutluluğunun kaybettiğin yerde olmadığını anlatmaya çalıştım. Eğer yeterince uğraştığını düşünüyorsan ve sonuç alamıyorsan, artık yola çıkma zamanı gelmiştir.

    İşte bu yola çıkma sürecine kabullenme diyorum.

    Zayıflıklarını, insanları, dünyayı ve duygularını kabullendikçe güçleneceksin.
    Hafifledikçe ağırlaşacaksın.

    Bu kitabın anlatmaya çalıştıklarını tek cümleyle özetle deselerdi şöyle cevap verirdim: “Olan oldu şimdi ne yapabilirim?”

    Kabullenerek nasıl güçleneceğini keşfedeceğin bir yolculuğa var mısın?


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri :
    Sayfa Sayısı : 240
    En / Boy : 14 / 21
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 11.2021
    ₺32,00
  • 42 Dile Çevrilen Uluslararası Çoksatan

    2020 Goodreads Yılın En İyi Romanı

    “Yaşamla ölüm arasında bir kütüphane var,” dedi. “Bu kütüphanedeki raflar sonsuza kadar gider.  Her kitap yaşamış olabileceğin başka bir hayatı yaşama şansını sunar sana. Farklı seçimler yapmış olsan, şu an nasıl bir hayatın olacağını görürsün…
    Pişmanlıklarını telafi etme şansın olsaydı, bazı konularda farklı davranır mıydın?”

    Nora Seed berbat halde. Kedisi öldü. İşinden kovuldu. Abisi onunla konuşmuyor. Kimsenin ona ihtiyacı yok. Art arda alınmış kötü kararların sonucunda bir kütüphanede buluyor kendini. Zamanın hiç akmadığı bir gece yarısı kütüphanesinde, sonsuz sayıda kitabın ortasında... Kitapların her birinde Nora’nın farklı bir hayatı yazılı. Başka kararlar verseydi yaşamış olabileceği hayatlar.

    Farklı kariyerler, farklı eşler, farklı arkadaşlar, farklı şehirler arasında gidip gelen Nora’nın aklı sorularla doluyor. Mutluluk sadece önemli sandığımız seçimlerde mi gizli? Yanlış giden her detayın sorumlusu gerçekten biz miyiz? Hayatı yaşanılır kılan ne? Yanlış bir karar insanın tüm hayatına mal olabilir mi?

    İngiliz edebiyatının önemli isimlerinden Matt Haig; Nora’nın pişmanlıklara, ihtimallere ve yeniden seçme imkânına dair çıktığı bu yolculukta, ona eşlik edecek okurlara sürükleyici ve insanın en temel sorunlarını konu alan bir kurgu sunuyor.

    “Değişmesini istediğimiz bir dünyada hep birlikte sıkışıp  kalmışken, tam zamanında yazılmış bir modern çağ masalı, günümüzün Şahane Hayat’ı.”
    Jodi Picoult

    “Kitapların yaşamı değiştirme gücünü kutlayan, içtenlikle ve mizahla yazılmış, baştan çıkarıcı bir roman.”
    Sunday Times

    “Matt Haig sözcükleri konserve açacağı gibi kullanıyor. Konserve de biziz.”
    Jeanette Winterson


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 296
    En / Boy : 14 / 21
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 6.2021
    ₺59,90
  • ARKA KAPAK YAZISI

    Livaneli’nin cesaretle ve derinlemesine ele aldığı bu roman, bir Shakespeare trajedisi yoğunluğunda.

    Yaşar Kemal

     Yeni eseriniz, sizi Türkiye’nin politik ve kültürel hayatının en sembolik simalarından biri yapan muazzam yeteneğinizi gözler önüne seriyor…

    Jacques Chirac, Fransa Cumhurbaşkanı

     

    Mutluluk romanında, Livaneli felsefi ve siyasi sorgulamalarını çok usta bir biçimde karakterlerinin psikolojilerine yedirmiş. Çok aydınlatıcı ve derinden etkileyici bir kitap, günümüz dünyasında dürüstlük ve samimiyet arayanlar için vazgeçilmez.

    Kirkus Reviews, ABD

     

    Mutluluk, yalnızca harika kurgusuyla heyecanlı ve sürükleyici bir macera romanı değil; bunların ötesinde, gelenek ile modernlik, tarih ile bellek yitimi, din ile laiklik arasında bölünmüş Türk toplumu üzerine son derece güçlü bir analiz. 

    Martine Laval Telerama, Paris

     

    Livaneli, Mutluluk  romanında da gelenek ve modernliğin çelişkisi içinde, her biri kendi mucizesini bekleyen, Meryem’in, Cemal’in ve İrfan’ın yollarını kesiştirirken; bastırılmışlık, töre, mutluluk, mutsuzluk, korku, tabular, şehvet ve bunalan burjuvazinin gölgesinde toplum yapısının tüm katmanlarını bu arayış ve keşfediş hikâyesiyle gözler önüne seriyor.

     

    2006 yılında Barnes & Noble Yeni Büyük Yazarları Keşif Ödülü’ne layık görülen Mutluluk, yayımlandığı günden itibaren Türkiye’de ve dünyada çok ses getiren ve hâlâ geçerliliğini koruyan derinlikli bir Türkiye portresi, acı tatlı bir peri masalı.

    Editör

    Gülşen İşeri

    Yayıma Hazırlayan

    Günnur Aksakal

    Son Okuma

    Ezgi Hotalak Adalı

    Kapak Tasarım

                       Canan Satan

    Dizgi

    Nurgül Kıssacık

    Sayfa Tasarım

    Şevval Ulusoy

    Dağıtım Tarihi

    08.12.2020

    Sayfa Sayısı

    328

    Ebat

    13,7 x 23,0

    Kağıt / İç Baskı

    lll.Hm. 52 gr.

    Cilt / Kapak

    Amerikan Bristol 230 gr.

    ISBN / Barkod

    9789751041487

     

    ₺68,90
  • Okurken ellerinizin ne kadar kirli olduğuna çok şaşıracaksınız…

    Dokunduğu herkesin geçmişini tüm detaylarıyla gören masör Yusuf’un yolu şarkıcı Cemre’yle kesişir ve genç adam bir tek onun geçmişini göremediğini fark eder. Ona duyduğu merak ve ilgi zamanla aşka dönüşür. Cemre’nin arkadaşlarına masaj yapmaya ve onların karanlık sırlarını öğrenmeye başlar. Ancak aşk, her zaman iki kişiyi bir arada tutmaya yetmez. Cemre’nin sır gibi sakladığı bağımlılığı Yusuf’la aralarını bozarken, Cemre’nin arkadaşlarının hayatında da kötü olaylar cereyan etmeye başlar. Atlanması gereken tek bir eşik vardır.

    Yedi büyük günah...

    Oburluk
    Kibir
    Öfke
    Kıskançlık
    Tembellik
    Açgözlülük
    Şehvet

     Kim iyi, kim kötü, kim gerçek, kim yalancı?

    Bastırılmış bilinçaltı, dizginlenemez arzular, günahkâr cumartesi geceleri ve bizim masum çocukluğumuz... Okurken kimin tarafında olacağınıza ancak sizin günahlarınız karar verecek. Okunmamış Mesaj, Aşkım Kapışmak’ın güçlü hayal dünyasıyla kaleme aldığı çarpıcı bir fantastik-psikolojik roman.

     


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri :
    Sayfa Sayısı : 304
    En / Boy : 13,5 / 21
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 12.2020
    ₺66,90
  • Seyir eden misin, seyreden mi bu alemde?

    Eksikliğin boş gözleriyle büyümüştü Mina...

    Küçük bir kızken bunu ilk fark ettiğinde, şaşırmıştı; olmayan her ne ise kalbinin orta yerinde, orada bir oyuk oluşturmuştu sanki.

    Bozuktu. Defoluydu. Büyüdü, genç bir kadın oldu ve bir karar verdi; Madem eksiğim ben, bu eksikliği kapatacak olan malzeme başkalarında olmalı.

    Onların sözleri, onların ilgisi, onların tanımları, onların yorumları…

    Aşklar da oldu yaşamında, kırgınlıklar, savruluşlar da... Kaybetti, ama yıkılmadı yeniden ayağa kalktı.

    Bir sergi açılışında Celal ile göz göze geldiği ilk an, bir tokat patlamıştı sanki yüzünde.

    Deli gibi çarpan kalbinin sesini duyuyor, bu gergin ama bir o kadar da gizemli erkeği izlemekten kendini alamıyordu.

    Mina, onu kendi dönüşümüne götürecek uzun bir yolculuğa çıkmaya hazırdı artık!


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 348
    En / Boy : 13,5 / 21
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 11.2020
    ₺71,90
  • Yazar olmanın hayalini kurduğumda kaç yaşındaydım tam hatırlayamıyorum ama okul öncesinde, evdekilerden harfleri öğrenip yazarlığa özendiğime göre, altı yaş civarında olmalıydım. Neredeyse bir yarım asır bu hayalin peşinde koştum; yazar hanesine rastlatmak için çevirip durdum, feleğin çemberini.

    Elinizde tuttuğunuz HAYAL’in satırları, beni, yazmaya tutkun bir genç kadından bir yazara evrilten birikimin, tesadüflerin, olayların dökümünü verirken, kahramanlarımın roman kişilerine dönüşme nedenlerini de anlatıyor; sizi kitaplarımın arka bahçelerinde bir gezintiye çıkarıyorum.

    Dilerim gezintiniz keyifli geçer.
    Ayşe K

     

    (Tanıtım Bülteninden)

     

     

     

     

     

     

     

     

    ₺67,90
  • Böyle bir kitap yazma düşüncesi, daha ben Ankara’da yaşarken seksenlerde ortaya çıkmıştı. 1995 yılında 40. yaşım için hazırladığım Murathan ‘95 kitabımda yer alan “Ufuk Ayarı” bölümündeki “Ölmeden Önce” başlıklı yazımda okurlarımı bu tasarımdan şöyle haberdar etmiştim:

    “‘Hamamname’ diye bir kitap yıllardır dönüp duruyor kafamın içinde. Bir gizli tarih romanı. Birkaç, yüzyıl önce bir İstanbul hamamına yerleştikten sonra, çeşitli hamamları gezerek günümüze kadar gelmiş, bir hamam cininin ağzından, İstanbul’un son birkaç, yüzyılını, yalnızca hamamdan görünen yanlarıyla dinlemeyi ve dinletmeyi amaçlıyorum. İstanbul’un hamamlar tarihiyle, gündelik hayat ve bireysel hayatlar arasındaki büyük dolambaçlar, yeraltı tarihleri, külhanlar, su sarnıçları... Osmanlı sanatları ile çağdaş, anlatı teknikleri arasında yeni bir dil arayışı amaçlıyorum.”

    Oysa Hamamname’yle ilgili ilk notlar bu bilgilendirmeden çok sonra 26 Haziran 2009 yılından başlayarak kâğıda dökülmeye başlamıştı. Sonrası gene yıllar.

    Hamamname, ilk şiir kitabım Osmanlıya dair Hikâyat’tan sonra, Osmanlı malzemesine bu çapta bir yoğunlukla ilk geri dönüşüm sayılabilir.

    Bu kitabın harcında başta Reşad Ekrem Koçu olmak üzere, Ebüzziya Tevfik, Ahmet Refik, Enderunlu Vâsıf, Ahmet Rasim, Sermet Muhtar Alus, Semavi Eyice, Hamamcılar kethüdası Derviş Ismail, Enderunlu Fâzıl Bey gibi nice yazarın bıraktığı mirasın hakkı vardır. O mirasın nefesiyle yazılmıştır. 

    Murathan Mungan


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 192
    En / Boy : 13 / 19,5
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 8.2020
    ₺48,90
  • “Küçükken çekilen acıların ateşi kolay sönmüyor, kolay unutulmuyor ve izlerini hayatımız boyunca üstümüzde taşıyoruz.”

    Aşk yakıyor
    Ayrılık kavuruyor
    Aldatılmaksa hep çok acıtıyor…

    Bize çocukluk acılarını tekrar yaşatacak kişileri gözünden tanır, başkasına değil, ona âşık oluruz. Hayat onu kendi ellerimizle buldurur bize.

    Kaderimiz aslında doğduğumuz evlerde yazılır. Yine o evlerde yaralanır, o yaralarla büyür, sonunda o yaraların bizi götürdüğü yere gideriz. Ancak mutluluk her zaman o yolda değildir…

    “Bu kitapta her zamanki gibi gerçek bir yaşam hikâyesi anlatacağım sizlere. Hep lüks içinde yaşamış ama kaderi daha baştan kötü yazılmış Camdaki Kız ile bir varoş çocuğunun aşk hikâyesi bu.”

    - Dr. Gülseren Budayıcıoğlu


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 352
    En / Boy : 13,6 / 21
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 2.2020
    ₺80,90
  • … hayat bir nefes gibi akıp gidiyor. Ve geride yalnızca, isteyip de yapamadıklarımızın özlemiyle, bizi biz yapan tüm yaşanmışlıkların farkındalığı kalıyor.

    Sergio ile Giovanna, güneşli bir pazar günü evlerinde bir dostlar sofrası kurma hazırlığındayken ansızın karşılarında davetsiz bir misafir bulurlar: Kapılarını çalan yorgun görünümlü yaşlı kadın Elsa Corti’dir ve uzaklardan, İstanbul’dan gelmiştir. Yaklaşık yarım asrı bulan sürgün yıllarının ardından ülkesine dönen Elsa Corti’nin evinin yeni sahiplerine anlatacakları, ama daha önemlisi, yıllardır görmediği ablasına, hayatının aşkıyla ilgili söyleyecekleri vardır…

    Ferzan Özpetek, okurlarını Roma ile İstanbul, şimdi ile geçmiş arasında, iç içe geçen yaşamların ve yazgıların hükmettiği gizemli bir yolculuğa çıkarıyor. Et ve tırnak gibiyken yıllar önce meydana gelen bir olayla yollarını ayıran iki kız kardeşin karanlık sırları etrafında örülen Bir Nefes Gibi, tutkularına esir düşenleri, kadere meydan okuyanları, sevgiyi, ihaneti ve her şeye rağmen yılların tüketemediği umudu anlatıyor…


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 160
    En / Boy : 13,5 / 21,5
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 8.2020
    ₺37,90
Popüler Kategoriler
Edebiyat
Klâsik
Romantik
Şiir
Astroloji
Çok Satanlar
  • “Kaplanın Sırtında Livaneli’nin edebiyat hayatında ilginç bir çıkış. Sultan II. Abdülhamid devrine aynanın öbür tarafından bir bakış… Sürgün Padişah’ın perspektifinden sürükleyici bir anlatım… Dikkat çekici bir üslup…” İlber Ortaylı

    “Kaplanın Sırtında, Abdülhamid rejimini alışılmış klişelerden kurtaran sürükleyici bir roman.” Taner Timur 

    “Geçmişin ve geleceğin, devrimin ve çöküşün, büyük hayallerin ve hayal kırıklıklarının beraber yaşandığı yüklü ve zor bir dönemin anlatıldığı önyargısız bir roman...” Ali Yaycıoğlu

    Otuz üç yıl süren bir saltanat, ardından bir gece yarısı gelen Selanik sürgünü…

    Tahttan indirilişinin üzerinden bir asırdan uzun bir zaman geçmiş olan II. Abdülhamid’in yaşamının en ilginç evresi Livaneli’nin çağdaş anlatısıyla gün yüzüne çıkıyor. Devrik padişahın, ihtilalci fikirlerin filizlendiği Selanik şehrindeki günleri hem bir vicdan muhasebesi hem de yoğun bir psikolojik gelgit dalgası.

    Türk edebiyatının kuşak bağı Zülfü Livaneli, II. Abdülhamid’in tahtını kaybettikten sonra yaşadıklarına odaklanırken, bireyi, toplumu, devleti ve iktidarı sorguluyor. Selanik sürgünü boyunca Sultan’ın ve maiyetinin hususi doktoru olan Tabip Yüzbaşı Atıf Hüseyin Bey’in hatıratından hareketle vücut bulan bu tarihi romanda, iktidar kavramına çarpıcı bir bakış açısı sunuluyor.

    Kitap Adı: Kaplanın Sırtında

    Kitap Yazar Adı: Zülfü Livaneli

    Yayın Direktörü: Gülşen İşeri

    Editör: Gökçe Şenoğlu

    İlk Okuma: Günnur Aksakal Baykan

    Son Okuma: Ezgi Hotalak Adalı

    Kapak illüstrasyonları: Ali Yaycıoğlu

    Kapak uygulama: Şenol Alanbay

    Sayfa Tasarım: Şenol Alanbay

    Sayfa Sayısı: 324

    Ebat :13,7x23

    Tür: Roman

    Kağıt / İç Baskı: III. Hamur Enzo, 52 gr.

    Cilt / Kapak: Amerikan Bristol 230 gr.

    ₺55,90
  • Siyah beyaz bir fotoğraf karesi gibi Yeşilçam; bir kenara atılmış, tozlu raflarda duran, ama her bakıldığında insanın ruhuna elemle karışık bir saadet yayan, ucu yanmış bir fotoğraf karesi.

    Fakir ama gururlu erkekleri, amansız hastalıklara yakalanan kadınları, imkânsız aşklarıyla o 24 fotoğraf karesinde her şey biraz daha masum sanki.

    Türk sinema tarihinin en yakışıklı jönlerinden Ediz Hun o dönemin başkahramanlarından biri. Beyoğlu Emek’te, yaz günlerinde açık hava sinemalarında, zaman zaman da televizyon ekranlarında yıllarca konuk oldu hayatlara. Onu hep canlandırdığı karakterlerle beyaz perdeden izledik, ama işin bir de perde arkası vardı. Ediz Hun bu kez kurgu değil, gerçek bir hikâye anlattı. Cihangir’de başlayıp Norveç’e kadar uzanan, içinde birbirinden güzel anıları, üstün başarıları ve bir halkın hayranlığını saklayan bu hikâyede başrol yine onun.

    Kitap Adı: Film Gibi Geçti-Ediz Hun

    Kitap Yazar Adı: Rıza Oylum

    Yayın Direktörü: Gülşen İşeri

    Editör: Ezgi Hotalak

    Kapak Tasarım: Emir Tali

    Sayfa Tasarım: Beyzanur Karabulut

    Sayfa Sayısı: 220

    Ebat: 13,5x19,5

    Tür: Söyleşi

    Kağıt / İç Baskı: III. Hamur Enzo, 52 gr.

    Cilt / Kapak: Amerikan Bristol 230 gr

    ₺51,90
  • Hande Çiğdemoğlu, kısa bir süre içinde gerçekleşen olayları anlatırken, kahramanın bütün hayatını yansıtan hikâyeler yaratıyor. Çeşitli insanlık durumlarını, hayatın gerçeklerini görünür hale getiriyor. Hayata dair olsa da pek konuşulmayan, kâğıt kesiği gibi sızlayan konular işliyor. Bir öyküsünün başlığına benzer biçimde anlatıyor; çok dokunmadan, fazla üzmeden.

    Böylesine olgun bir ilk kitap olan Kâğıt Kesiği’nin ve Hande Çiğdemoğlu’nun edebiyat yolculuğunu umutla takip edeceğim.

    Zülfü Livaneli

    Kâğıt Kesiği, 2021 Gülten Akın Mektup Yarışması Büyük Ödülü, 2020 Fakir Baykurt Öykü Yarışması Birinciliği ve 2020 Seyhan Livaneli Öykü Yarışması Üçüncülüğü alan öyküleri ile Türk edebiyatında yadsınamayacak bir yer edinmeyi başarıyor, üstelik daha ilk anda.

    Kitap Adı: Kâğıt Kesiği

    Kitap Yazar Adı: Hande Çiğdemoğlu

    Yayın Direktörü: Gülşen İşeri

    Editör: Ezgi Hotalak

    Kapak Tasarım: Esra Köymen

    Sayfa Tasarım: Aslı Varol

    Sayfa Sayısı: 220

    Ebat: 13,5x19,5

    Tür: Öykü

    Kağıt / İç Baskı: III. Hamur Enzo, 52 gr.

    Cilt / Kapak: Amerikan Bristol 230 gr

     

    ₺38,90
  • Devlet, Mafya, Genelev Patroniçesi Üçgeninde, Soluk Soluğa Bir Dönem Romanı

    Holly, Lilli ve Iris gibi ünlü film karakterlerini şaşırtıcı biçimde canlandıran güzel kadın melek mi, terörist mi yoksa fahişe mi?

    Ünlü gazeteciyi ağına nasıl düşürdü? Amaçlarına neden alet etti?

    Matilt Manukyan nasıl Türkiye’nin en zengin iş insanlarından biri oldu? Dünyanın bir numaralı genelev patroniçesi Madam Manukyan’ın otomobilini havaya kim uçurdu? Ermeni terör örgütleri mi, milliyetçiler mi, muhafazakârlar mı yoksa mafya mı?

    70’li yıllara damgasını vuran Ermeni terör örgütü ASALA’nın arkasında kim vardı? Lideri Agop Agopyan nasıl öldürüldü?

    Londra’da başlayan, İstanbul’u birbirine katan ve Atina’da sona eren büyük macera için hazır olun!

    Dönem romanlarının büyük ustası Osman Balcıgil’in kaleminden.

     

    Basım Dili : Türkçe
    Sayfa Sayısı : 408
    En / Boy :
    13,5 x 19,5
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 2022

     

    ₺54,60
  • Çikolatanın birleştiren gücü aşkına!

    “Çikolata, insana içindeki çocuğu yaşatır, günlük koşuşturma anında o anın keyfini çıkarmanızı sağlar. Masumdur ve eğlencelidir. Yerken en sevdiğiniz şarkıda dans ediyormuş gibi heyecan dolarsınız. Bu yüzden çikolata, mutluluk dolu bir ruh halidir…”

    Çikolatanın öyküsüyle başlayan, sizler için hazırladığım birbirinden lezzetli 53 tatlı tarifi ile devam eden bu eşsiz yolculuğa hazır mısınız?

    Yayın Direktörü: Mehmet Bozkurt

    Yayıma Hazırlayan: Saliha Ulusoy

    Kapak Tasarım: Beyzanur Karabulut

    Sayfa Tasarım: Beyzanur Karabulut

    Fotoğraflar ve styling: Urnisa Gahramanova

    Sayfa Sayısı: 152

    Ebat: 19x25,5

    Tür: Yemek kitabı

    Kağıt / İç Baskı: Mat kuşe, 200 gr

    Cilt / Kapak: Amerikan Bristol 230 gr

    ISBN / Barkod: 9789751043436

     

    ₺181,90
  • “Bazen de bir rastgele taş öylece bütün kış durur ve baharın bir mor çiçek halkası onu çepçevre ama sadece o taşı bir bordürle çevrelerdi. Taşın beyazı çiçeğin moru ile öyle bir resim verirdi ki, o özenle seçilmiş mor halka o taşı dünyanın kutsal taşlarından biri yapar ve boynundaki çelengi ile bunu öyle bir faş ederdi ki, kuşlar yukardan alçalarak bakar da geçer, saksağanlar, serçeler, küçük kuşlar üzerine birkaç saniyeliğine muhakkak konar, ayak sürer de geçer, kertenkele taşın etrafını dolaşır da geçer, karıncalar sıra olur da geçer, arılar üstünden söyler de geçer, bulut nemini salar da geçer, güneş kışın koyu lekelerini açar da geçer, geçer geçer, taş her ziyaretten haberdar anın içinde durur da geçerdi.

     

    Basım Dili : Türkçe
    Sayfa Sayısı :523
    En / Boy :
    13,5 x 19,5
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 2022

     

    ₺93,90
  • “Rüyalar doğru çıkar, üç yol var denince önce kendine bakacaksın ve herhalde üç kat merdiven çıkacak ya da ineceğim diyeceksin, kendi kendinin yorumcusu böyle olunur. Para gelecek denince önce cebini yoklayacaksın, hiç mi yok, demek ki canın çıkarsa şöyle bir elli kuruş gelecek, zaten elli kuruşun varsa çoktan hak ettiğin ama bir türlü eline geçmeyen bir liranın yirmi beş kuruşu eline geçecek. Bir kadın mı gördün, emin ol ki o seni görmedi. Ama seni de gören biri var işte o gelecek, ama sen onu gelenden saymadığın için geldiğini bile anlamayacaksın. Bekleyeceksin, sabrın da kıt olduğundan senden daha evvel beklemeye başlamış birini hah diye alacaksın, daha eskinin hiç sesi çıkmaz, o yüzden onu mazlum, kendini galip zannedeceksin.

     

    Basım Dili : Türkçe
    Sayfa Sayısı : 
    401
    En / Boy :
    13,5 x 19,5
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 2022

     

    ₺80,90
  • “Her yaranın bir yarını var.”

    Dr. Senai Demirci, heyecanlı bir metaforik yolculuğa çıkarak, Mesnevi hikâyelerini modern psikoterapinin temel haritaları olarak okuyor. Kadim hikmetten beslenen Mevlana’nın insanın psikolojik altyapısına işaret eden canlı imgelerini ince bir işçilikle gün yüzüne çıkarıyor. İnsan doğasında saklı sancılara, susturulmuş çığlıklara, uyutulmuş acılara, ertelenmiş çelişkilere refakat eden Mesnevi hikâyelerinin kurgusuna modern terapinin akışını ustalıkla oturtuyor. Mevlana Terapi’de tıbbın, psikolojinin ve edebiyatın berzahında kırk yıldır kalem oynatan bir psikoterapist olarak şaşırtıcı ve şifa verici bir dünyanın kapılarını aralıyor.

    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri :
    Sayfa Sayısı : 192
    En / Boy :13,5 x 21
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 2022

    ₺26,60
  • “Zafer Algöz yine yeteneğini konuşturup bizi geçmişe, yaşanan güzel anıların tam göbeğine götürüyor. Her maceranın kahramanı ile el ele, kol kola olmamıza, hep birlikte eğlenerek yeni maceralar yaşamamıza fırsat tanıyor. Ben bu eğlenceyi kaçırmadım, kitabı sizlerden önce okudum; şimdi sıra sizde. Okuyalım, yeni karakterlerin yeni maceralarının Zafer Algöz’ün nefis dokunuşu ile gözümüzün önünde canlanmasını yaşayalım.” Can Yılmaz

    Usta oyuncu Zafer Algöz, merakla beklenen üçüncü kitabı Ken Taç Dis ile mizah serüvenine devam ediyor! Algöz, çocukluğundan gençliğine ve ustalığına kadar geçen zamanda yaşadıklarını eşsiz anlatım gücüyle aktarırken bolca güldürüyor, düşündürüyor ve hüzünlendiriyor. Hayatında önemli bir yere sahip olan Kars, Trabzon ve Bursa anılarının yanında; tiyatro ve sinema dünyasından tanıdığımız usta isimlerle birlikte kendi özel hayatından sıra dışı karakterlere de yer veriyor kitabında. Mizahın, sevincin ve hüznün bir arada olduğu, şaşırtıcı ve soluksuz bir maceraya hazır olun…

     

    Yayın Direktörü: Mehmet Bozkurt

    Editör: Saliha Ulusoy

    Kapak Tasarım: Emir Tali

    Kapak Fotoğrafı:Aren Şenorkyan

    Sayfa Tasarım:Aslı Varol

    Sayfa Sayısı: 292

    Ebat: 13,5x19,5

    Tür :Anlatı

    Kağıt / İç Baskı: III. Hamur Enzo, 52 gr.

    Cilt / Kapak: Amerikan Bristol 230 gr.

    ISBN / Barkod 9789751043962

    ₺45,90
  • En iyi yönüm, en büyük zaafımsın!

    Kağan ve Buket arkadaşlarıyla birlikte yolculuğa çıkarken her şey çok güzel gidiyordur. Ta ki ezeli düşmanları Bahadır hiç beklemedikleri bir anda yeniden kendini gösterene kadar. Buket bu defa geleceği için yalnız savaşmak zorunda kalır. Acaba başarılı olabilecek mi?

    İki âşık Cansu ve Emre yine karşı karşıya gelmiştir. Önlerinde vermeleri gereken önemli bir karar vardır. Peki, bu defa onları nasıl bir son bekliyor? Mutlu mu olacaklar, yoksa sonsuza dek kendi yollarına mı gidecekler?

    Gazel tarafında ise işler biraz karışıktır. Çok önemsediği biri vardır! Karanlık ve bir o kadar da gizemli Hakan’ı ilk karşılaştıkları andan beri unutamamaktadır. Acaba Hakan onu önemsiyor mu?

    Her bir karakter kendi hikâyesini özenle yazarken saklı gerçekler gün yüzüne çıkıyor ve merak edilen tüm sorular cevap buluyor!


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 432
    En / Boy : 13.5 / 21
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 4.2022
    ₺65,00
Çocuk Seçkileri
  • Doğa bize birçok güzellik yaşatırken zaman zaman da kötü sürprizler hazırlayabilir. Deprem de doğanın insanoğluna hazırladığı kötü sürprizlerden biridir. Bu kitapta, depremin nasıl oluştuğunu, deprem öncesinde, deprem sırasında ve deprem sonrasında ne tür önlemler almamız gerektiğini öğreneceğiz. Sonra da öğrendiklerimizi çevremizdekilere de öğreteceğiz. Unutmayalım ki büyüklerin de küçüklerden öğreneceği çok şey var!

    ₺49,90
  • Doğa bize birçok güzellik yaşatırken zaman zaman da kötü sürprizler hazırlayabilir. Deprem de doğanın insanoğluna hazırladığı kötü sürprizlerden biridir. Bu kitapta, depremin nasıl oluştuğunu, deprem öncesinde, deprem sırasında ve deprem sonrasında ne tür önlemler almamız gerektiğini öğreneceğiz. Sonra da öğrendiklerimizi çevremizdekilere de öğreteceğiz. Unutmayalım ki büyüklerin de küçüklerden öğreneceği çok şey var!

    ₺49,90
  • Isı ve ışık kaynağı ateş, dikkatli kullanmadığımız zaman yaramaz akrabası yangına davetiye çıkarır. Bu kitapta; bir enerji kaynağı olan ateşin günlük hayatımıza kattığı faydaları ve yangından nasıl korunmamız gerektiğini öğreneceğiz. Sonra da öğrendiklerimizi büyüklere anlatacağız. Çünkü büyüklerin çocuklardan öğrenecekleri çok şey var!

    ₺49,90
  • Ares’in en büyük isteği herkes tarafından sevilen, bütün herkesin arkadaş olmak istediği, mükemmel biri olmaktır. Tıpkı havalı sınıf arkadaşı Leo gibi. Ve bunun yolunun güzel kıyafetler ile pahalı eşyalardan geçtiğine inanmaktadır. Ancak ne yaparsa yapsın annesini bu pahalı şeyleri almaya ikna edemez. Bu nedenle çok mutsuz hisseder kendisini. Hiçbir zaman mükemmel, havalı, popüler biri olamayacağını düşünür. Üstelik arkadaş olmak için can attığı Ela’nın da dikkatini çekemeyecektir bu durumda. 

    Bir gece beklenmedik biriyle tanışır. Ve ondan, hayal ettiği gibi biri olmasının sırrının gölgesini bulmaktan geçtiğini öğrenir. Ancak bunu nasıl yapacağını bilemez.

    Tam bu esnada ailesiyle çıkmak zorunda kaldığı bir yolculuk onun tüm yaşamını değiştirir. Bu yolculukta hayatına giren yeni arkadaşları ona, sahip olduklarının değerini, sevilmek için hiçbir nedene ihtiyacı olmadığını, olduğu haliyle mükemmel olduğunu ve yaşamın en büyük sırlarından birini öğretirler: Kendini sevmek ve olduğu haliyle kabul etmek.

    Başak Sayan’dan Rüzgar Olmak İsteyen Çocuk kitabının ardından, bir çocuğun gözünden hayata, gerçek sevgiye ve arkadaşlığa dair büyüleyici bir hikâye.

    ₺33,90
  • Nasılsın?
    Yaz tatilin nasıl geçti?
    Tatilde aynı şeyleri yapmaktan sıkıldın mı?
    Yoksa durumdan memnun musun?
    Tableti ve televizyonu çok mu seviyorsun?
    Peki ya onlar yoksa ne olacak?

    Bu kitapta tablete yapışık yaşayan çocukların hikâyesi anlatılıyor. 

    Kitabın kahramanları Onur ve Ceren, tablet oyunları dışında başka hiçbir oyunu sevmeyen iki yakın arkadaş. Bu yaz da, her yaz yaptıkları gibi sadece tablet oyunlarıyla oynadılar. Ta ki elektrikler kesilinceye kadar...

    O andan itibaren hayat bambaşka oldu. Unutulmayacak anılarla dolu bir yaz tatili geçirdiler.

    Dikkat! Şu an elinizde tuttuğunuz kitap sizi şaşırtabilir, hatta sizi değiştirebilir. Ceren ve Onur’un anılarında kendinizden bir parça bulabilirsiniz. 

    ₺25,90
  • Ekin, güler yüzlü, en sevdiği harf “ğ” olan, ilginç deneyler yapan meraklı bir çocuk. 

    Şimdi Ekin için yeni bir deney zamanı. Bu gizemli deneyinde seçtiği farklı bir emojinin duygusunu bir gün boyunca yaşayacak. Üzülecek, gülecek, şaşıracak, dans edecek, şarkı söyleyecek... Ama deneyinden hiç kimseye bahsetmeyecek. Zorlu, bir o kadar da komik bir macera seni bekliyor. 

    Bakalım, Ekin deneyini tamamlayabilecek mi? 

    Ekin’in gizli deneyini fark edecekler mi?

    Ekin, emojilere göre duygularını planlayabilecek mi?

    ₺30,90
  • MİLAŞOKİ dostlar! 

    Yanlış okumadınız. Evet, MİLAŞOKİ. Duyguca dilinde “Merhaba” demek. Duyguca, kitabımın kahramanı Duygu’nun kendince uydurduğu, kimsenin anlamadığı ama onu çok eğlendiren bir dil. 

    Duygu, çoğu zaman insanlarla konuşmak istemiyor. Konuştuğunda da içinden kendi dilinde bir şeyler söylüyor. Mesela çok kızınca SURİKİTA diyor. Sevinince KİRASİTOMBA, durum komikse BUKİRİŞTOK demek onu rahatlatıyor. Çünkü Duygu’nun kafası duygular konusunda biraz karışık…
    Ama artık değişim zamanı. Duygu’nun dedesi bir mucit ve torunu için bir çözüm üretiyor: “Duygu Navigasyonu”.

    Navigasyon konuşuyor ve Duygu’yu yönlendiriyor. İşte komik ve şaşırtıcı olaylar da bu şekilde başlıyor. 

    Bakalım Duygu, duygu navigasyonu ile neler yapacak?

    ₺30,90
  • Denizkızı Derina ve dostları denizatı, balon balığı ve çekiç başlı köpekbalığı…

    Onlar, Pomida Denizi’nin sevimli su altı sakinleri…

    Tümünün ortak bir noktası var:

    Biricik ve kendilerine has özelliklere sahip olduklarını unutup, aldıkları olumsuz bir eleştiri ile kendilerini yetersiz hissetmeleri…

    Bakalım bu hikâyede neler yaşayacaklar, kendi farklılıklarını keşfedip, biricik olduklarının nasıl farkına varacaklar?

    Merak ediyorsan, sayfaları çevirmeye başla!

     

    Çocuklarda Özgüven Serisi’nin bu 2. kitabında, Denizkızı Derina, hem su altındaki arkadaşlarına hem de minik okuyucularına sesleniyor:

    “Herkes kendi farklılıkları ile değerlidir. 

    Kendine has özellikleri vardır ve biriciktir.”

     

    Çocuklarda Özgüven Serisi’nin her kitabında farklı bir tema var:

    Küçük Bulut Pofini’de, içindeki gücü keşfedişinin hikâyesini,

    Yavru Ayı Fanfan’da, hata yapmaktan endişe etmek yerine, vazgeçmeyip çabalamanın getirdiklerinin hikâyesini bulacaksınız.

    Sayfa Sayısı : 32

    Ebat : 23x23

    Kağıt/İç Baskı : Kuse Mat 170 gr

    Cilt / Kapak : Amerikan Bristol 230gr

    ₺37,90
  • Yavru Ayı Fanfan, Tavus Kuşu Kuki, Aslan Yoyoto… 

    Onlar, Munçino Ormanı’nın, şirin mi şirin sakinleri… 

    Tümümün ortak bir noktası var: 

    Hata yapmaktan endişe etmeleri…

    Bakalım bu hikâyede neler yaşayacaklar, endişelerinin üstesinden nasıl gelecekler?

    Ve Yavru Ayı Fanfan’ın arkadaşlarına hazırladığı o müthiş 

    sürpriz ne olacak?

    Merak ediyorsan, sayfaları çevirmeye başla!

     

    Çocuklarda Özgüven Serisi’nin bu 3. kitabında, gökyüzünü aydınlatan ve yüzyıllardır Munçino Ormanı’ndaki hayvanları izleyen Ay, hem Yavru Ayı Fanfan’a hem de hata yapmaktan çekinen tüm miniklere sesleniyor:

    “Hepimiz hata yaparız. 

    Hata yapmadan çok zordur bir işi başarmak. 

    Önemli olan vazgeçmemek ve hep çabalamak...”

     

    Çocuklarda Özgüven Serisi’nin her kitabında farklı bir tema var:

    Küçük Bulut Pofini’de, içindeki gücü keşfedişinin hikâyesini,

    Denizkızı Derina’da, herkesin biricik ve kendine özgü 

    özelliklere sahip oluşunun hikâyesini bulacaksınız.

     

    Sayfa Sayısı : 32

    Ebat : 23x23

    Kağıt / İç Baskı : Kuse Mat 170gr

    Cilt / Kapak : Amerikan Bristol 230gr

    ₺37,90
Sizin İçin Hazırladığımız Setler
  • Otuz Beş'i Beklerken

    Arka Kapak Yazısı

    Türkiye’de “radyo” denilince ilk akla gelen isimlerden biridir Nihat Sırdar…

    Yıllardır en çok dinlenen ve en çok sevilen programlar onun eseridir.

    Nihat Sırdar’ın radyoda yaptığı ilk programı dinleyemedim ama ilk kitabının heyecanına tanık oluyorum. Eminim ki, o ilk programı dinleyenler, geleceğin başarılı bir radyocusuna kulak verdiklerinin farkındaydılar. Sırdar’ın ilk kitabını okuyanlar da, yazın dünyası için aynı düşünceye sahip olacaklar.

    Elinizde tuttuğunuz “Bir Nihat Sırdar Kitabı”…

    Ve 35 numaralı otobüs, içine sizi de almak için kapılarını açıyor…

    Sunay Akın

    Nihat Sırdar ilk kitabı Otuz Beş’i Beklerken’le hayatı ıskalamayan bir dille İstanbul’un o eski sokak aralarında dolaşıyor, dükkan önlerinde top koşturup misket oynayan çocuklarla zamanın uçuculuğuna keskin bir parantez açıyor. Söyleyecek bir sözümüzün her zaman olduğunu hissederek yapıyor bunu.  

    Artık Kocamustafapaşa 35 C Taksim tabelalı otobüse atlayıp Nihat Sırdar’la zamanda bir yolculuğa çıkma vaktidir. Yitip giden zamanda ülkece neleri geride bırakıp nereye doğru yol alıyoruz bir de onun hikâyelerinden dinleyin…

    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 152
    En / Boy : 13,5 / 19,5
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 11.2016

    Severek Dinliyoruz

    Arka Kapak Yazısı

    Radyoculuk mesleğinde 25 yılı geride bırakan ve sevilerek dinlenen Nihat Sırdar; samimi, eğlenceli, zaman zaman hüzünlendiren bir dille hikâyelerini anlatıyor. Bu anlatımda kendinizden mutlaka bir şeyler bulacaksınız. Eskiye dair yaşananlardan bugüne kalanlar ve kalmayanlar… İnsanlar, sokaklar, arabalar… Sırdar’da göreceğiniz şey sadece bir İstanbul değil, memleket özlemidir aynı zamanda. 

    Bu kitabın içinde turneler, oteller, yayınlar, seyahatler, üzüntüler, sevinçler var.

    Bir fotoğrafın içinden çıkan sayısız hikâye, anı var.

    Birçoğumuzun geçmişindeki ortak anılar bazıları.

    Kimisini okurken “ben de” diyeceğiniz anlar, anılar koleksiyonunuzda yerini alacak.

     Yıllardır severek dinlediğiniz Nihat Sırdar’ı bir kez daha severek okuyacaksınız...

     Sayfa Sayısı : 208

    Ebat : 13.5x19.5

    Kağıt/İç Baskı : III Enzo 70gr

    Cilt/Kapak : Amerikan Bristol 230gr

    Babalar ve Oğullar

    Arka Kapak Yazısı

    Türkiye’de radyoculuk mesleğinin kilometre taşlarından biri olan Nihat Sırdar, yazın alanındaki yetkinliğini Babalar ve Oğullar ile taçlandırıyor.

    “Yıllar sonra bu kitabı okuyanlar belki şaşıracaklar. Bizim İspanyol gribi salgını zamanı takılan garip maskeleri gördüğümüzde verdiğimiz tepkiyi verecekler. Ama yaşanacağı varmış, yaşadık, geçti, geçiyor… Hayat her gün hiç olmayacakmış gibi gelen şeyler gösteriyor bize. Görüyor, yaşıyor, anlatıyor ve yazıyorum ben de. Hâlâ hatırlayabiliyorken yazmak lazım.”

    Kitap Adı: Babalar ve Oğullar
    Kitap Yazar Adı: Nihat Sırdar
    Yayın Direktörü: Mehmet Bozkurt
    Editör: Gökçe Şenoğlu
    Kapak Tasarım: Emir Tali
    Sayfa Tasarım: Aslı Varol
    Sayfa Sayısı: 164
    Ebat: 13,5 x 19,5
    Tür Deneme
    Kağıt / İç Baskı: III. Hamur Enzo, 52 gr.
    Cilt / Kapak: Amerikan Bristol 230 gr.

     

     

    ₺124,90
  • Nasıl Mutlu Olurum?

    Mutluluk üzerine konuşmak kolay olsa da yazmak çok risklidir. Zira herkesin bu konuya ilişkin bir fikri olduğu gibi mutluluk algısı da tamamen farklıdır. Ancak iş, günlük hayata aktarmaya gelince herkes bir durur. Mutluluk üzerine sayısız fikir beyan edilse de kişi, bu soyut fikri nasıl pratiğe dökeceğini, küçük şeylerden nasıl mutluluk yaratabileceğini çoğunlukla bilemez. Sonuçta mutluluğun temel bilimlerdeki gibi genel kabul gören, akla ve mantığa yakın bir formülü yüzyıllardır bulunamamıştır. İşte bu kitap tam da bu noktada sizlere aydınlık bir yolun kapılarını açacak ve mutluluğun gizemine ilişkin birtakım sırların ortaya çıkmasını sağlayacak.

    Henüz yirmi beş yaşındayken bir görev dönüşü geçirdiği trafik kazası sonrası yaşamını tekerlekli sandalye ile sürdürmek durumunda kalan Yüzbaşı Ozan Bahar’ın deneyimleri eşliğinde “Nasıl Mutlu Olurum?” sorusunun yanıtını arayacaksınız. Çünkü o, en çaresiz hissettiği anda bile umut ışığını görmeyi başarmış, yaşama küsmek yerine hayatın içindeki anlamları keşfederek, vazgeçmeden yoluna devam etmiş; Yüzbaşı Ozan Bahar iken Prof. Dr. Ozan Bahar’a dönüşmüştü. Ona göre mutluluk, düşünceden ibaretti. Ruhunun ve zihninin derinliklerinde gerçek mutluluğu yakalayabilenler, kaybederken de kazanabilirdi. Bu kitapla; sizler de bakmayı, görmeyi bildiğiniz ve yaşamı anlamlandırmayı başarabildiğiniz sürece mutluluğun her yerde yeşerebileceğini fark edeceksiniz.

    Yaşamını yeni baştan kurmayı başarmış Prof. Dr. Ozan Bahar’ın rehberliğinde içinizdeki ışığı yakmaya, özünüzdeki cevhere ulaşmaya ve mutluluğa giden yolda emin adımlarla ilerlemeye hazırsanız sayfaları aralayın…

    Vazgeçme

    Sınanmamış, yaşanamamış acılar ve olaylar üzerine konuşmak çok kolaydır.

    Bu kitapta yazdıklarımın hepsi gerçek.

    Vazgeçmezseniz hayatınızı değiştirme ihtimaliniz var!

    Benim bunu yapacak sihirli bir gücüm yok!

    Hayatınızı sadece SİZ değiştirebilirsiniz!

    SİZ DEĞİŞMEDEN hiçbir şey değişmeyecek.

    Kalbinizi ve zihninizi açın lütfen…

    Mesajlarım kalpten kalbe akacak

    Hepimizin kendimizi bir çıkmazın içinde hissettiği, gözyaşları döktüğü, hayal kırıklıklarına uğradığı, çaresiz kaldığı, güvensiz ve korku dolu anları olmuştur.

    Allah'ım sadece bir ışık, bir çıkış dersiniz.

    Bulduğunuz an arkasından gideceksiniz...

    İşte, insan olarak yolculuğumuz, bunların üstesinden gelme yolculuğudur. Bir çıkış ya da başlangıç noktası arıyorsanız, DOĞRU KİTABI ELİNİZDE TUTUYORSUNUZ…

     O halde size, Yüzbaşı Ozan Bahar’ın, Prof. Dr. Ozan Bahar’a dönüşümünün  hikâyesini anlatayım…

     

     

     

     

     

    ₺84,90
  • Şahmerdan 

    “1953’te Sait Faik, ikinci Türk olarak, Amerika’daki Uluslararası Mark Twain Derneği’nin onur üyeliği payesini aldı. Bu kadarı küçük bir haber olarak gazetelerde çıktı çıkmasına ama, sanatçılar gazete sütunları için pek çekici konu değildi. Oysa bundan önceki Mark Twain üyeliği ilk Türk olarak Atatürk’e verilmişti. Şimdi ikinci Türk de Sait Faik oluyordu. Aradan yıllar geçti, bugüne kadar başka hiçbir Türk bu onura layık görülmedi.”
    Ara Güler (kitaptan, s.139)

    Şahmerdan *Çelme *Kaşıkadası’nda *Mahpus *Bir Define Arayıcısı *Projektörcü *Francala mı, Ekmek mi? *Paşazade *Krallık *Çöpçü Ahmet *Köye Gönderilen Eşek *Zemberek *Alt Kamara *Satılık Dünya *Köy Hocası ile Sığırtmaç *Şeytanminaresi *Bekâr *Beyaz Pantolon *Bir Kadın

    Sarnıç 

    “Önümüzde hayat... Her gün bir başka uykuya yatıp bir başka rüya göreceğiz. Halbuki zaman, ağır ağır bizimle beraber akan nehir, bir göle varıyordu. Bu gölde artık biz akmıyor, dalgalanıyorduk.”

    “Sarnıç” adlı öyküden.

    *Sarnıç *Kalorifer ve Bahar *Beyaz Altın *Bir Karpuz Sergisi *Mavnalar *Gece İşi *Hancının Karısı *Loğusa *Ormanda Uyku *Kim Kime *Park *Gaz Sobası *Plaj İnsanları *Davut’un Anası *Grenoble’da İtalyan Mahallesi *Marsilya Limanı

    Seçme Hikayeler

    Bu kitapta Sait Faik’in deniz kokusuyla, çocuk sesleriyle, balıkçı sohbetleriyle, martılarla, türlü türlü balıklarla donattığı sıcacık hikâyeleri bir araya getirildi.

    Seçme Hikâyeler, Milli Eğitim Bakanlığı’nın ilköğretim öğrencileri için belirlediği 100 Temel Eser’de yer almaktadır.

    * Stelyanos Hrisopulos Gemisi * Zemberek * Çamaşır İpleri ve Don Gömlek Hayaletleri * Ben Ne Yapayım ? * Havuz Başı * Uzun Ömer * Kraliçenin Evinde * Açık Hava Oteli * Diş ve Diş Ağrısı Nedir Bilmeyen Adam * Bir İlkbahar Hikâyesi * Fındık * Eftalikus’un Kahvesi *Sinağrit Baba * Son Kuşlar * Sivriada Geceleri * Sivriada Sabahı * Haritada Bir Nokta * Bir Kaya Parçası Gibi * Hişt, Hişt !.. * Dülger Balığının Ölümü

    ₺39,50
  • Son Kuşlar

    “Söz vermiştim kendi kendime: Yazı bile yazmayacaktım. Yazı yazmak da, bir hırstan başka neydi? Burada namuslu insanlar arasında sakin, ölümü bekleyecektim. Hırs, hiddet neme gerekti? Yapamadım. Koştum tütüncüye, kalem kâğıt aldım. Oturdum. Ada’nın tenha yollarında gezerken canım sıkılırsa küçük değnekler yontmak için cebimde taşıdığım çakımı çıkardım. Kalemi yonttum. Yonttuktan sonra tuttum öptüm. Yazmasam deli olacaktım.”

    Şimdi Sevişme Vakti

    Şimdi Sevişme Vakti Çıplak heykeller yapmalıyım, Çırılçıplak heykeller Nefis rüyalarınız için Ey önümden geçen ak sakallı kasketli, Yırtık mintanından adaleleri gözüken Dilenci Sana önce Şiirlerin tadını Aşkların tadını Kitaplardan tattırmalıyım Resimlerden duyurmalıyım, resimlerden..

    Şimdi Sevişme Vakti *Yeis *Sicilya Ormanları *Ceylânı Bahri *Arkadaş *O ve Ben *Napoli *Mektup 1 *Mektup 2 *Bir Zamanlar *Şarap İçerek *Deli Çay *Bir Masa *Köprü *Marikula Doğur *Karlı Hava *Söyliyemiyorum *Yarı Belimiz

    Havada Bulut

    “Hafif bir rüzgâr, köpeğin sarı tüylerini, adamın sarılı beyazlı sert saçlarını oynatıyordu. Adamın yüzünde manalı hatlar vardı. Sevilmemişlerin, çok üzülmüşlerin, sarhoşların, bir zaman güzelken çirkinleyivermişlerin, okumuşların, hasılı iç rahatsızların yüzlerindeki ifade… (…) Gözlerinin etrafında yedi sekiz çizgi, hayatında çok güldüğünü değil, yüzünü güneşe verip mavi gözlerini kıstığını ifade ediyor dersem, inanmalısınız! O, aynaya baktığı zaman, bu çizgilerin gülmekten değil, güneşe bakmaktan olduğunu, köpeğine söylemiştir. Bir köpeğe söylenilmiş lakırdıyı komşulardan hiçbiri işitmemiştir, denebilir mi?”

    “Havada Bulut” adlı öyküden

    Havada Bulut *Ay Işığı *Büyük Hulyalar Kuralım *Karidesçinin Evi *Yorgiya’nın Mahallesi *Kurabiye *Korkunç Bir Pastane *Eleni ile Katina *Falcı Matmazel Todori *Birinci Mektup *İkinci Mektup *Sonu *1 Nisan’da Bir Erik Ağacı ile Konuştum *Mehmet Bey’e Göre

    Mahkeme Kapısı

    Sait Faik bu kez bir ay boyunca izlediği adliye mahkemelerindeki “tutukluların” öykülerini yazıyor. Bu kişiler Sait Faik’in bildik evreninin bildik yüzleri: kimsesizler, yoksullar, işsizler, balıkçılar, oyun olsun diye hırsızlık yapan çocuklar... Ve öte yanda yargının soğuk yüzünü yansıtmaktan uzak, iyicil yargıçlar çıkar karşımıza. Suçlu olarak mahkemede bulunan çoğu kişiyi, önce insan olduğunu anımsatan ayrıntılarla, onların önce bir oğul ya da bir baba olduğunu vurgulayarak anlatır Sait Faik. Aslında ona göre ortada suç da yoktur, suçlu da. Okura da hepsini tahliye etmek düşer...

    Seylan Çayı Hırsızları *Modern Bir Karı Koca *Bursa’dan Cesur Bir İhtiyar Geldi” *İki Buçuk Liralık Bir Rüşvet *Bir Peri Masalı mı? İpekli Kumaş Hırsızlığı mı? *Üç Bayan Bir Bay *Koltuk Değnekli Adam *Pişmanlık *Nüfus Tezkeresiz Adam *Sultan Mahmut Türbesi’nin Kurşunları *Altmış Liralık Bir Kadın Çantası *Bıçakla Oynanmaz *Yüze Yakın Basamak *Çamaşır İpleri ve Don Gömlek Hayaletleri *Üniversiteliler ve Bir Bayan *Artistler Turneye Çıkarlarken *Bu Senenin Meşhur Karakışı Cinayeti *Dayının Ceketi *H. Soğukpınar *Yerli İskoç Kumaşından Spor Ceket *100.000 Marsilya Kiremiti *Meryem Ana Kandili Ampülünün Kordonu *Davacıya Göre:Bir Muharebe *Başkalarının Derdiyle Dertlenen Bayan *Mahkemeye Verilen Mektuplar Kimin? *Portakal Ezmelerinde Boya Var mı, Yok mu?

    Havuz Başı

    “Bir bahar günü Sait Faik ve Orhan Veli ile birlikte yaptığımız bir Boğaz gezintisini anımsıyorum. Üsküdar’dan Beykoz’a kadar her iskelede Sait beni sınava çekmişti: ‘Şu iskeleyi anlatmak gerekse neresinden başlarsın?’ Anadoluhisarı İskelesi’nin yanında küçük bir kahve vardır. ‘Haydi’ dedi, ‘mademki hikâyecisin, şu kahvede ilk gözüne çarpan nedir, söyle bakalım?’ Baktım üç dört kişi oturmuş, kâğıt oynuyor, kahve içiyor, duvarda birtakım basma resimler… İran şahının, Atatürk’le resmi falan. ‘Bu resimleri belirtirim’ dedim. Kızdı birden, ‘Ulan!’ dedi, ‘o kenarda tek başına oturan ihtiyar sakallı var ya? İşte asıl hikâye o be?’ ”
    Oktay Akbal, Şair Dostlarım, 1964

    *Havuz Başı *Kumarbaz Hayri Efendi *Çatışma *İyilik Unutulmaz *Bir Sonbahar Akşamı *Bir Ev Sahibi *Bayan Gülseren *Yüksekkaldırım *On Milyonerle On Metresi *Jimnastik Yapan Adam *İnsan Gibi Bir Şey: Huy *Su Basması *Mektup *Sur Dışında Hayat *Serseri Çocukla Köpek *Sonbahar *İnsanlar, Türküler, Masallar *Parkların Sabahı, Akşamı, Gecesi *Cezayir Mahallesi *Simitle Çay *Şehrin Sabahları ve Adamlarından Biri *Şehrâyin *Güğüm

    ₺52,50
  • Kendi Hayatının Şiirini Yazanlar: Casanova - Stendhal - Tolstoy

    Stefan Zweig, Kendi Hayatının Şiirini Yazanlar’da pek çok açıdan birbirinden farklı üç yazarın, Casanova, Stendhal ve Tolstoy’un hikâyesini anlatıyor. Bu üç farklı şahsiyetin yaşamlarını biyografik, duygusal, felsefi ve insani yönden gözlemliyor. İlk bakışta Casanova gibi rahat, ahlak kurallarına uymayan bir çapkınla, yaptığı ve yapmadığı her davranışın kökenini kendi Ben’inde arayan bir yazar olan Stendhal ve ahlak savunucusu, gerçek bir sanatçı olan Tolstoy’un yaşam öykülerini aynı kitapta bulmak şaşırtıcı gibi görünse de Zweig bu üç ismi “Kendi Ben’lerinin dünyasını evrene açmayı, sanatlarının en önemli görevi görmek” ortak paydasında buluşturuyor.

    Kendi Hayatının Şiirini Yazanlar Zweig’ın bütün eserlerine hâkim olan derin bir edebiyat ve felsefe tadıyla yoğrulmuştur.

    Korku 

    Rahat ve korunaklı bir yaşam süren saygın bir kadın, sekiz yıllık evliliğinden sıkılmış, burjuva dünyasının kozasından çıkarak kendini genç bir piyanistin kollarına atmıştır. Ancak bu gizli ilişkiden haberdar olan bir şantajcının ansızın zuhur etmesiyle, hayatında yeni farkına vardığı bütün güzellikleri yitirme tehlikesiyle karşı karşıya kalır ve kahredici bir korkunun pençesine düşer.

    Korku insanı bilinçdışına itilmiş utanç verici deneyimlerden, bastırılmış pişmanlıklardan özgürleştirebilecek güçte bir yapıt.

    Kızıl 

    Zweig gençlik dönemi yapıtlarından Kızıl’da öğrenim için Viyana’ya giden genç bir tıp öğrencisinin büyük kentin gerçekliğine uyum sağlama ve yetişkinliğe adım atma sürecini anlatır. Kendini birdenbire ailesinden uzakta soğuk bir odada yapyalnız bulan bu “çocuksu” genç adam, zamanla girdiği bunalımın etkisiyle hayallerinden, başlangıçta büyük bir hevesle sarıldığı tıp eğitiminden vazgeçme noktasına gelmiştir. Tam da o günlerde kızıla yakalanan ve yardımına ihtiyaç duyan bir kız çocuğu onu hayata geri çağırır… 1908 yılına ait bu anlatı, Zweig’ın daha o zamanlar çoktan bir novella üstadı olup çıktığının kanıtıdır adeta. Üstelik, yazarın sonraki yapıtlarında sıklıkla karşılaştığımız bir temanın peşine henüz kariyerinin başındayken düştüğünü; gaddar bir dünyada varoluşunu sürdüremeyecek kadar kırılgan insanların acılarını baştan beri dert edindiğini ortaya koyar.

    Üç Büyük Usta: Balzac - Dickens - Dostoyevski 

    Stefan Zweig Üç Büyük Usta’da, üç büyük yazarın yaşam öyküleri üzerinden okurlarını edebiyat tarihine, edebi dehanın sınırlarına doğru bir yolculuğa çıkarıyor.
    “Toplumun romanını yazan” ve kendi gücünü dünyaya kabul ettirmek isteyen Balzac, “ailenin romanını yazan” ve döneminin İngiliz kültürüyle özdeşleşen Dickens, “bireyin romanını yazan” ve yaşamla ölüm, dehayla çılgınlık arasında gidip gelen Dostoyevski hem birer yazar, hem de gerçek birer kişilik olarak Zweig’in bu eserinde karşımıza çıkıyor.

    Karmaşık Duygular

    Zweig insani duyguları büyük bir ustalıkla çözümleyebilmesini keskin gözlemciliğine ve psikolojik derinliğine borçludur. Benzersiz maceralar, büyük sırlar, marazi saplantılar, duygusal ikilemler ve gerilimler, bu sayede çağları aşarak, her devrin okuruna hitap edebilen anlatılara dönüşür. Bu derlemedeki novella ve öykülerinde de, duygudaşlığı elden bırakmadan insan doğasının en iyi ve en kötü yanlarını gözler önüne serer. Bunlar sevgiye, ölüme, yitirilen ve yeniden canlanan umuda, yeniden kazanılan inanca, gençliğe ve insanın kendini keşfine dair yapıtlardır.

    Ormanın Üzerindeki Yıldız *Erika Ewald’in Aşkı *Unutulmuş Düşler *Alacakaranlık Hikâyesi *Zıt İkizler *Bir Yüreğin Çöküşü *Karmaşık Duygular

    Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat

    Zweig bu novellasında bir kadının yaşamını bütünüyle değiştiren yirmi dört saatlik deneyimini anlatırken, insanda içkin saplantıların ve dayanılmaz arzuların sınırlarında gezinir. Özgürce ve tutkuyla içgüdülerinin peşine takılan bir kadının bu kısa ve yoğun hikâyesi, kadın kalbinin sırlarına ermiş ustanın kaleminde olağanüstü bir anlatıya dönüşür. Yapıtı için mekân olarak muhteşem atmosferiyle Fransız Rivierası’nı seçen Zweig, 1920’li yılların sonlarında Avrupa’nın “kibar” tabakasının ikiyüzlü ahlak anlayışına yönelik eleştirel tavrıyla dikkat çeker.

    ₺269,90
  • Bir Çöküşün Öyküsü

    Bu son derece çarpıcı çöküş öyküsü, XV. Louis döneminde Fransız sarayında epey etkili olmuş aristokrat bir kadının gerçek yaşamına dayanır. Madame de Prie günün birinde gözden düşer ve kral tarafından Normandiya’ya sürülür. İktidar sahibi ve ilgi odağı olduğu hareketli ve eğlenceli Paris günlerinden sonra, ne kadar süreceği belli olmayan, kendisiyle baş başa kalacağı bir sürgün dönemi beklemektedir onu. Ancak iktidar savaşları, entrika ve eğlenceden ibaret boş saray hayatı varoluşuna anlam katan tek şeydir. Hem kendini hem çevresindekileri sürekli kandırma eğilimindeki bu sığ ve kibirli kadın, malikânesinde gösterişli eğlenceler düzenleyerek Paris’teki hayatını yeniden canlandırmaya çalışır. Giderek mantıklı düşünme yetisini bütünüyle yitiren Madame de Prie, yeniden bütün dikkatleri üzerine çekebilmek için inanılmaz bir plan yapar.

    Amok Koşucusu

    Amok Koşucusu doktor olarak yardıma ihtiyaç duyan bir insana el uzatmanın vicdani yükümlülüğüyle kendi karmaşık duyguları arasında sıkışıp kalan bir adamın hikâyesidir. Hollanda Doğu Hint Adaları'nda görev yapan bir doktor, dara düşüp kendisine başvuran çok zengin bir kadının yardım talebini geri çevirir. Zira kadının mağrur ve hesapçı tavrı karşısında büyük bir öfkeye kapılmış, gururuna yenik düşmüştür. Ancak söz konusu olan insan hayatıdır. Kısa süre içinde pişmanlığın pençesine düşer. Kadına yardım etmeyi saplantı haline getiren doktor, Malezya halkında rastlanan bir nevi öldürücü delilik olan hummanın, amokun etkisi altına girer.

    Ay Işığı Sokağı

    Fransa’nın bir liman kentinin denizci mahallesinde gezinirken duyduğu arya söyleyen sesi izleyerek tanımadığı insanların marazi hayatlarına dalan bir gezgin; patronuna kölece bağlılığı yüzünden korkunç bir eyleme sürüklenen karanlık, itici ve yabani bir hizmetçi; 1810 yılında İspanya’daki savaşta yaralanan, düşman bir ülkede amansız bir hayatta kalma mücadelesine girişen bir Fransız albay; 1918 yılının bir yaz gecesi Leman gölünde bulunup kurtarılan, ancak sonra yüreğini kavuran yurt özlemine yenik düşen bir Rus savaş esiri; yaşıtları üniversiteye giderken hâlâ liseye devam eden avare bir gencin öğretmeninin otoritesine isyan ettikten sonra ödediği ağır bedel. Zweig bu öykülerde insanı insanlıktan çıkarıp en uç noktalara sürükleyen deneyimlerin izini sürerken, okuru da ister istemez karakterlerinin ruh çalkantılarının içine çekiyor…

    *Ay Işığı Sokağı * Leporella * Nişan * Leman Gölü Kıyısında Olay * Avare

    Clarissa 

    Zweig hayatının son dönemlerinde başladığı, taslağı 1981’de gün ışığına çıkarılan ve yayıncısı tarafından tamamlanan Clarissa’da, 1902 yılından Birinci Dünya Savaşı’nın patlak vermesine kadar geçen dönemde, dünyanın halini genç bir kadının gözünden anlatır. Avusturyalı bir subayın kızı olan Clarissa bir manastır okulunda büyümüş, eğitimini tamamladıktan sonra Viyanalı ünlü bir sinir hastalıkları uzmanının yanında çalışmaya başlamıştır. Luzern’deki bir kongrede barışsever Fransız öğretmen Léonard’la tanışır. Birbirlerine âşık olurlar. Savaş yüzünden ayrılmak zorunda kaldıklarında Clarissa hamiledir. Üstelik karnındaki bebeğin babası aynı zamanda düşmanıdır da. Milliyetçi bir histerinin kol gezdiği parçalanmış Avrupa’da bu bebeği doğurmak yalnızca kişisel bir karar değildir artık.

    Olağanüstü Bir Gece 

    Olağanüstü Bir Gece, seçkin bir burjuva olarak rahat ve tasasız varoluşunu sürdürürken giderek duyarsızlaşan bir adamın hayatındaki dönüştürücü deneyimin hikâyesidir. Sıradan bir pazar gününü at yarışlarında geçirirken, belki de ilk kez burjuva ahlakından saparak “suç” işler. Böylece yeniden “hissetmeye” başladığını, kötücül ve ateşli hazları olan gerçek bir insan olduğunu fark eder. İçindeki haz dolu esrime, aynı günün akşamında onu gece âleminin son atıklarının arasına, “hayatın en dibindeki lağımlara” sürükleyecek, varış noktası ise ruhani bir uyanış olacaktır

    ₺143,90
  • Diriliş

    Lev Nikolayeviç Tolstoy (1828-1910): Savaş ve Barış, Anna Karenina ve Kreutzer Sonat'ın büyük yazarı, yaşamının son otuz yılında kendini insan, aile, din, devlet, toplum, özgürlük, boyun eğme, başkaldırma, sanat ve estetik konularında kuramsal çalışmalara verdi. 1899'da yayımlanan Diriliş Tolstoy'un yaşadığı sırada çıkan son romanıdır. Tolstoy, yıllarca üzerinde düşündüğü ve pek çok kuramsal eser yazdığı insanlık sorunlarını bu kitapta edebi bir mahkûm kafilesinin yolculuğunu değil, yaşamın anlamını kavramak adına kişinin kendini yeniden var etme sürecini anlatan bir başyapıttır. Ayşe Hacıhasanoğlu (1952): DTCF Rus Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirdi. Bir süre SSCB Büyükelçiliği Basın Bürosu'nda çevirmen olarak çalıştı. Edebiyat ve sosyal bilimler alanında çeviriler yaptı. Dostoyevki, Tolstoy, Turgenyev, Gorki, Bagirov eserlerini Türkçeye kazandırdığı yazarlar arasında yer almaktadır.

    Anna Karenina

    Lev Nikolayeviç Tolstoy (1828-1910): Savaş ve Barış, Diriliş ve Kreutzer Sonat’ın büyük yazarı, sadece toplumsal olayları değil, bireyin duygularını da olağanüstü tasvir yeteneğiyle aktarmıştır. Yazar, en ünlü eserlerinden biri olan Anna Karenina’da evlilik, aşk ve ölüm konularını derin bir gözlem gücüyle ele almış, muhteşem edebi dehasıyla işlemiştir. 1875-1877 yılları arasında Ruskiy Vestnik dergisinde tefrika edilen romanın ilk baskısı 1878’de yapılmıştır. Pek çok yazar ve eleştirmen Anna Karenina’yı gelmiş geçmiş en büyük roman saymaktadır. Tolstoy’un bu büyük eseri birçok kez sinemaya da uyarlanmıştır.

    ₺84,90
  • İnsan Neyle Yaşar?

    Lev Nikolayeviç Tolstoy (1828-1910): Anna Karenina, Savaş ve Barış, Kreutzer Sonat ve Diriliş’in büyük yazarı, yaşamının son otuz yılında kendini insan, aile, din, devlet, toplum, özgürlük, boyun eğme, başkaldırma, sanat ve estetik konularında kuramsal çalışmalara verdi. Bu dönemde yazdığı öykülerde yıllarca üzerinde düşündüğü insanlık sorunlarını edebi bir kurgu içinde ele aldı. Tolstoy, insan sevgisi ve inanç konularını ustalığının bütün inceliğiyle işlerken, "İnsan Neyle Yaşar?" ile gerçek hayatı yansıtan tabloların içinde yeni bir ahlak anlayışını ortaya koydu.

    İvan İlyiç'in Ölümü

    Lev Nikolayeviç Tolstoy (1828-1910): Anna Karenina, Savaş ve Barış, Diriliş, Kreutzer Sonat’ın büyük yazarı, yaşamının son otuz yılında kendini insan, aile, din, devlet, toplum, özgürlük, boyun eğme, başkaldırma, sanat ve estetik konularında kuramsal çalışmalara da verdi. Bu dönemde yazdığı roman ve öykülerinde yıllarca üzerinde düşündüğü insanlık sorunlarını edebi bir kurguyla ele aldı. 1886 yılında yayınlanan İvan İlyiç’in Ölümü sade, süssüz anlatımıyla Rus gerçekçi edebiyatında eşsiz bir yere sahiptir. Daima gerektiği gibi yaşamaya özen göstermiş bir insanın ölümle yüzleşmesini konu edinen eser, Tolstoy’un yaşamının son döneminde ortaya koyduğu yeni ahlak anlayışının da ilk örneklerinden biridir. İvan İlyiç’in Ölümü Tolstoy’un bir mektubunda belirttiği gibi sıradan bir adamın, sıradan ölümünün kendi gözünden tasviridir

    Savaş ve Barış .

    Lev Nikolayeviç Tolstoy (1828-1910): Anna Karenina, Kreutzer Sonat ve Diriliş’in büyük yazarı Tolstoy, yaşamının son otuz yılında kendini insan, aile, din, devlet, toplum, özgürlük, boyun eğme, başkaldırma, sanat ve estetik konularında kuramsal çalışmalara da verdi. Bu dönemde yazdığı roman ve öykülerinde yıllarca üzerinde düşündüğü insanlık sorunlarını edebi bir kurguyla ele aldı. Tüm zamanların en büyük romanlarından biri ve Tolstoy’un başyapıtı olarak kabul edilen Savaş ve Barış ilk kez 1867 – 1869 yılları arasında Ruskiy Vestnik dergisinde tefrika edildi.

    ₺89,90
  • Bir İdam Mahkumunun Son Günü

    Victor Hugo (1802-1885): Fransız edebiyatının en ünlü yazarlarından biri olan sanatçı, edebi ününü şiirleri ve oyunları ile kazandı. Romantik akımın en tanınmış adları arasında yer aldı. Toplumsal sorunlar ve politikayla yakından ilgilendi, 1848 ayaklanmalarının ardından Kurucu Meclis’e katıldı, daha sonra milletvekilliği yaptı, l’Evénement adlı bir gazete çıkardı. 1852’de Louis Bonaparte’ın imparatorluğunu ilan ettiği hükümet darbesine karşı çıktığı için sürgün edildi.

    Cezası 1859’da sona erdi, fakat imparatorluk yıkılana kadar gönüllü olarak sürgünde kaldı, 1870’de Fransa’ya döndü. 1871’de Paris Komünü’nü desteklemese de komüncüleri savundu. Victor Hugo 1829 yılında yayımladığı Bir İdam MahkûmununSon Günü adlı romanıyla idam cezasına taviz vermez bir tavırla karşı çıktı. Klasik edebiyatın şaheserleri arasında yer alan Notre-Dame’ın Kamburu ve Sefiller adlı romanlarıyla dünya edebiyat tarihine geçti.

     

     

     

    ₺79,90
Hobi ve Kırtasiye
Çerez Kullanımı