Muaz
Muaz

Muaz (9789751043481)

0,00
Marka : burcu kapu
Fiyat : ₺38,90

İnsanın tüm yaşamını ufacık bir sırt çantasına sığdırmaya çalışıp köklerini, evini ardında bırakarak onu neyin beklediğinden bihaber olduğu bir yolculuğa çıkması kolay şey değildir. Muaz için de hiç kolay olmamıştı. Henüz on dört yaşındaydı, çocukların her şeyi daha kolay unuttuğu söylense de onun için öyle gelişmemişti olaylar. Evlerinin yakınında patlayan bombanın bıraktığı yıkıntılarla, gezmeyi çok sevdikleri Halep’teki o alışveriş merkezinden kalan beton yığınlarıyla, yine o bombaların etkisiyle kana bulanmış insanlarla göz göze gelmiş; anne ve babasının gözlerindeki o endişeyi ise en yakından görmüş, her şeyi hafızasının bir köşesine kaydetmişti ister istemez. İçsavaş yıllardır sürüyordu ve her şey daha da tehlikeli bir hâl almıştı. Artık yaşamak için tek çareleri vardı: Bir şekilde sınırdan geçip Türkiye’ye gitmek. Peki orada her şey yoluna girecek miydi yoksa çok daha karmaşık günler mi bekliyordu onları? Burcu Kapu, aslında hepimizin ucundan kıyısından tanık olduğu yaşamları tam da merkezinden, on dört yaşındaki Muaz’ın gözünden anlatıyor. Tükenen ihtimallerin, iliklere kadar hissedilen korkuların, geride bırakılan tüm yaşanmışlıkların, vazgeçilmek zorunda kalınan hayallerin, dışlanmanın, hor görülmenin enkazında kalmış küçük bir çocuğun, yaralarına merhem arayışının etkileyici hikâyesine en yakından konuk olacaksınız. Muaz: Tüm ümitlerin tükendiği yerde gayret, iyi niyet ve emekle kendine ufacık bir çatlak bulup yeşerecek o tohumların habercisi…

 

Burcu Kapu 1978 yılında İstanbul’da doğdu. Lise öğrenimini Kadıköy Anadolu Lisesi’nde, lisans eğitimini İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi’nde Moleküler Biyoloji ve Genetik alanında, yüksek lisansını ise Yeditepe Üniversitesi’nde MBA yaparak tamamladı. Uzun yıllar ilaç sektöründe psikiyatri alanında marka yöneticiliği yaptı. Profesyonel hayatına başladığı andan itibaren hep farklı işleri aynı anda yapan Kapu, kendi ayakkabı markasından spor radyoculuğuna, spor televizyonculuğundan yazarlığına kadar birçok alanda çalıştı. Suriye savaşının patlak vermesiyle birlikte mültecilere dair bir şeyler yapma arzusu onu UNICEF, BM, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu ve çeşitli STK’lar ile birlikte projeler geliştirip uygulamaya sürükledi. Bu yıllarda aynı zamanda İstanbul Üniversitesi’nde Sosyoloji alanında lisans eğitimi aldı. Halen BeinSports’ta spor programı hazırlayıp sunan Burcu Kapu Türkiye’de yaşayan mülteci çocuklarla yaşadıklarından yola çıkıp ilk romanını kaleme aldı. Semih Gümüş ile birlikte yazarlık yolculuğuna başlayan Kapu’nun 2017 yılında yayımlanmış Hiç Pas Vermiyorsun isimli bir kitabı daha bulunmaktadır.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 244
En / Boy : 13,7 / 21,5
Kağıt Cinsi : III. Hamur Enzo
Basım Tarihi : 5.2022

Benzer Ürünler
  • Gözyaşlarını hırsa getirdi beni. Dolabı açtım. Bir gömleğini seçtim. Önce hasretle kokladım, ardından düğmelerini kopardım tek tek... Sonra aldım elime iğne ipliği, kopardığım düğmelerini yeniden diktim, iğneyi gömleğine her geçirişimde yanlış insan, her çıkarışımda doğru insan, deyip ağlıyordum.

    İnsan, deyip ağlıyordum. Kimbilir belki birazdan belki daha sonra kapımı çalardın. Evimize dönerdin... Bir ayağı kırık atına... Hem gidecek neresi vardı ki? Yanlış sevgilinden, yanlış hayatlardan, yanlış arkadaşlıklardan gidecek neresi vardı ki? En sonunda birbirimizi bulmayacak mıydık? Hem öyle güzel kokuyordun ki öyle amansız... Sen yokken seni çok düşledim... Yaşadığın bu düş kırıklığı yeter sana. O an gördüm seni. Bunu sana hiç sormayacağım, ama yeterki gel. Çal artık kapımızı... Yanlış arkadaşların seni çok özledi... Çal artık kapımızı... Yanlış sevgilin seni çok özledi...


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 200
    En / Boy : 13.5 / 19.5
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 9.2014
    ₺31,98
  • Gaye Gizem , Arshalus , Yasemin , Elsa Dört Cesur Kız ve Gerçek Hikayeleri


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 356
    En / Boy : 13.5 / 19.5
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 9.2013
    ₺45,10
  • Çocukluğunda Uyuyan Güzel, Külkedisi ve Pamuk Prenses gibi masallarla masum uykulara dalan kız çocukları "beyaz atlı prens" hayali ile yaşarken ilk gördüğü erkeğe âşık olup ona bir kördüğümle bağlanıyorlar. Kendini kurban etmenin bir erdem olduğunu zannettiği için hayatını etrafındakileri mutlu etmeye adıyorlar. Sürekli tekrarlanan olumsuz atasözleri sayesinde sessiz, hamarat ve itaatkar oldukları taktir de toplum tarafından onaylanıp, alkışlanacağını öğreniyorlar.

    Peki ya erkekler?

    Onlara da masallar ile kurtarıcı rolü atfediliyor. Erkekler de üstlendikleri bu rolle birlikte yine olumsuz atasözleri sebebiyle hoyrat, kaba, kırıcı, saldırgan ve "ağlamayan" olmayı erkek davranışının erdemleri olduğu yanılsaması ile yaşıyorlar.

    Baskı altında olan bir bireyin davranışları da zenginlik gösteremeyeceği için herkes birbirini taklit ederek mutsuzluk girdabında kaybolup gidiyor.

    "İkbal Bayrak'ın bu eserini çok severek okudum. Masal Bitti bir roman havası estirerek bizi hayatla barıştırıyor. Hayaller, ülküler, umutlar ve beklentiler; ama hayatın gerçekliği çoğu kez bambaşka yerlere alıp götürür hepimizi. İkbal Bayrak işte tam da kırık hayallerle, umutsuzluklarla baş başa kalacakken mücadele etmenin, cesurca var olabilmenin yolunu açıyor. Masal Bitti, beyhude hüzünlenmelerin değil, ayakta kalmanın, direnmenin, yaşamaktan sevinç duymanın kılavuz kitabı..."

    - Selim İleri

    "Yaşamımızı belirleyen nedir? Aşk mı, özgürlük mü, iyilik mi, başarı mı, huzur mu? Neyin peşinde koşarız hayatımız boyunca? Hangi anlam değerli kılar günlerimizi? İkbal Bayrak bu soruların üzerine kurmuş hayatla hesaplaşmasını. Yoğun koşuşturmacanın içinde farkına varmadan tükettiğimiz hayatımıza, şöyle bir soluklanıp, yeniden bakmamızı öneriyor. Masallardan, romanlardan, denemelerden alıntılarla yoğurduğu kitabında, asla geç olmadığını, hala kendimizi değiştirebileceğimizi hatırlatıyor. Ve yanlışları tek tek sergileyerek, nezaketle fısıldıyor kulaklarımıza; aç gözünü, çünkü tükettiğin ömrün tekrarı yok."

    - Ahmet Ümit


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 324
    En / Boy : 13.5 / 19.5
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 9.2013
    ₺36,90
  • Yaşamın tekdüzeliğine dair inatçı tekrarlarla başlayan Karaköy’de Günbatımı Can Ediboğlu’nun ilk romanı. Ama gerçekten bir ‘ilk roman’ mı, yoksa, roman sanatı üzerine epey düşünmüş bir yazarın okurla buluşturduğu ilk romanı mı, saptamak güç.Roman sanatının günün modalarına yenik düşürüldüğü, satış reçetelerinin bolca kullanıldığı, ‘okur böyle istiyor’ safsatasıyla her şeyin ucuzlaştırıldığı bir dönemde Can Ediboğlu dikine traş tutumuyla kendi yolunda gidiyor. Bu yol, ‘gerçekten’ bir roman yazmayı tercih edenlerin yolu.Batu’nun dünyasında iz sürerken, romanımızdan epeydir el ayak çekmiş ‘ruh çözümlemesi’ne kavuşmak beni çok sevindirdi. Kim bu Batu? Günümüzün romanı onu birkaç cümleyle, fizik özellikleriyle, kaşıyla gözüyle tanıttıktan sonra, nice olaylara, gerilimlere, gürültülere patırtılara sürüklerken; Ediboğlu ince ince çözümlüyor, git git, belleğimizde yaşamasına fırsat tanıyor.Sonra bir aşk ... bir tutku ... bir saplantı, Gerçekliğiyle düşselliği arasında mekik dokunmuş bir ilişki. Günbatımına doğru usul usul gidiş."Gecenin hep ürkütücü gelen karanlığı", yanında Yasemin varken, Batu’yu artık korkutmayacak. Fakat bunun pahasını ödemek zorunda değil midir?Karaköy’de Günbatımı yarın yine okunacak o ‘öz roman’lardan.-Selim İleri-
    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 207
    En / Boy : 13.5 / 19.5
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 3.2013
    ₺32,80
  • Duayen magazinci Şenay Düdek’ten çok konuşulacak çok tartışılacak ve çok satacak dobra dobra bir ilk roman!... İzmir doğumlu Şenay Düdek, ilkokulu Kocatepe’de, Ortaokulu Eşrefpaşa’da, Liseyi İzmir Kız Lisesi’nde okudu. Ardından Yakındoğu Gazetecilik Yüksek Okulu’nda öğrenimini sürdürdü. Okul yıllarında mesleğe, spor yazılarıyla, Demokrat İzmir Gazetesinde başladı. Profesyonel olarak sürdürdüğü gazetecilik yaşamında, Muhabirlik, Yazı İşleri Müdürü, Genel Yayın Yönetmenliği yaptı. Türkiye’nin ilk kadın programı olan, ‘Kadın Magazin’ adlı programı, TRT Televizyonları’nda yaptı ve sundu. ‘Dobra Dobra’ adlı program ile de büyük ses getirdi. Bu romanı yazmak için, gazeteciliğe ve televizyonculuğa 2.5 yıl ara verdi.Tam 2.5 yılda yazdığım bu kitabımda da, gerçek hayat hikayelerinden yola çıktım. Kitabı okuduğunuz an; kendinizden de çok şeyler bulacaksınız. Hatta bazılarınız, yıllardır içinde sakladığı gerçeklerle yüzleşecek belki. "Bu benim hayatım. Bu kitap da yaşananlar bana hiç yabancı gelmiyor" diyecek...Anne ve babasını, köyde bir trafik kazasında kaybeden Hatice, ağabeyi, dede ve ninesi ile geldiği İzmir’de, okumak, ardarda uğradıkları sahtekarlardan, dolandırıcılardan kurtulmak, insanca bir yaşama kavuşmak için büyük bi mücadelenin içinde bulur kendini. Ağabeyi ile girdiği bu büyük savaşta, çok sevdiği ninesinin ölümü, tam onu hayattan soğutmuşken, eski ve hiç görmedikleri bir akrabaları sayesinde hayata yeniden tutunurlar...Hatice ve aile için güzel günlerin başlangıcı, zorlu bir aşkın da habercisi olur. Bu aşk, Hatice’nin hayatında, teyze kızının dışında, en yakını, ağabeyi Mahmut’un bile bilmediği bir Sırrı, hayatı boyunca bir yük, hem de bir Leke olarak saklamak zorunda bırakır. O sır, evlendiği ve deli gibi sevdiği adamın, kızının babasının sonu olur. Biricik kızı Zeynep’in de hayatını karartır. Ömür boyu bu sırrı altında ezilen Hatice, iki sevda arasında kalır. Bir anda hayatına ilk giren ve yok olan Süha, öte yanda Dr. Yılmaz... Bir yanda herkesten sakladığı büyük Sırrı, öte yandan kızı ve geleceği. Ölüm ile yaşam arasında, son karar Hatice’nindir...Mutlu günler, ensest bir ilişki, kanser, ölümler, ayrılıklar, aşklar, yaşam içinde ne gerçekler varsa ‘İki Sevda Arasında’ yaşanacaktır ve yaşanır...
    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 167
    En / Boy : 13.5 / 19.5
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 10.2012
    ₺32,80
Çerez Kullanımı