Yavuz Sultan Selim, Osmanlı İmparatorluğu’nun dâhî padişahlarındandır. Kendisi; kararlılığı, disiplini, sertliği, celâdetiyle meşhurdur. Padişahlığı çok uzun sürmedi; 8 yıl gibi kısa bir müddet padişahlık yaptı. Ama bu müddet içerisinde Kuzey Afrika’nın bir kısmını ve Orta Doğu’nun İran dışında neredeyse tamamını Osmanlı sınırlarına kattı. İlk defa olarak, tarihte İslâm Birliği’ni kurdu. O’nun döneminde Müslümanlar, gene İran dışında, Osmanlı bayrağı altında toplanmıştı. Bunca muvaffakiyete, bunca geniş fetihlere rağmen, Yavuz Sultan Selim o ölçüde de tevâzu ve hakikat taraftarı bir insandı. Mekke ve Medine’yi fethettikten sonra, oralara Osmanlı bayrağı çektirmedi; “Buralar bizim değil, Peygamber’in şehirleridir” dedi. Mısır’ın fethinden dönerken de, İstanbul’a yaklaştığında şehre girmeyerek gece karanlığının çökmesini bekledi. Halkın kendisine göstereceği tezahürattan mahcup olarak, saraya halktan habersiz gece yarısı girdi. Zira O, zaferlerinden şımarmayan, onlardan nefsine pay çıkarmayan ihlâslı bir insandı. Böyle büyük bir insanı ve Müslüman Türklüğün gururunu bizlere tanıtan Yılmaz Öztuna’ya minnet ve teşekkürü borç biliriz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 256
En / Boy : 12 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2017
₺34,32

Yılmaz Ötuna bu kitabında 1876 askeri darbesini, Sultan Abdülaziz'in tahttan indirilmesi ve ölümü olayını bütün detayları ile anatıyor. Bütün o dönemin şahitlerinin ifadelerini naklediyor. 1876 Darbesi, sonradan imparatorluk ve cuhmuriyet Türkiyesi'nde yapılan diğer askerî darbelere örnek oluşturduğu için çok önemlidir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 480
En / Boy : 12 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2017
₺70,20

Dördüncü Murad, şöhretini askerî dehâsı kadar emsalsiz otoritesi ile yaptı. Yılmaz Öztuna, o emsalsiz üslûbuyla, 4. Murad’ın otoritesini niçin “devlet terörü derecesinde” kullandığını; otorite kullanmak yeteneğini nasıl kazandığını açıklamak için onun biyografisinin tek başına verilmesini yeterli görmemiştir. Sultan Murad’ı böyle bir politikaya sevk eden sebepleri, halkımızın Genç Osman dediği ağabeyi İkinci Osman’ın başına gelenleri hatırlamaksızın sergilemek, kavramak, kavradıktan sonra anlatabilmek mümkün değildir. Zira Sultan Murad, ağabeyi Sultan Osman’a karşı uygulanan teröre, devlet adına kullandığı otorite ile cevap vererek, bozulmuş düzeni yeniden kurmaya çalıştı. Genç Osman denen o zaman kendisine yakıştırılan tabirle gayretlü genç arslan, Türkiye tarihinde, Osmanlı cihan devletini radikal (kökten) reforma tâbi tutmak isteyen ilk şahsiyettir. Şeyhülislâm Hoca Sâdeddin Efendi gibi bu reformun öncüleri varsa da, tatbikata geçen ikinci Osman’dır. Ve maalesef başarılı olamamıştır. İkinci Osman’ın düşündüğü reformlar, imparatorluğu kendi iç dinamikleri ile ıslâh etmeye dayanır. 18., 19. ve 20. asırlar Osmanlı reformları gibi Batı’ya (Avrupa’ya) dönük değildir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 240
En / Boy : 12 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2017
₺32,76

Son yüzyılın Türk Tarihçiliğine önemli katkılar yapan bir ilim ve fikir adamı: Yılmaz Öztuna İlk makalesini on üç yaşında ve ilk kitabını on beş yaşında yayınlayan Öztuna, Türkçeyi çok iyi kullanması, en ilmî eserlerinde bile edebi bir üslûba sahib bulunması, tarih’i geçmiş ve geleceğe atıflar yaparak ve derin bir coğrafya ve edebiyat kültürüyle beraber sunmasıyla bilinir. Osmanlı tarihi ve Türkiye tarihi ile ilgili ciltler dolusu ansiklopedik çalışmaları ve makaleleri ile tarihimizin her yaş ve kesimden insanlara sevdirilmesinde büyük emeği geçmiş ve sayısız Türk aydınının yetişmesine katkısı olmuştur. Kültür Bakanlığı’nın kurucularından olan Yılmaz Öztuna’nın tarihçiliği kadar önemli bir hususiyeti de musikişinas ve müzikolog kişiliğidir. Dünyadaki ilk Türk Mûsikisi Konservatuarı’nın kurulmasını sağlamıştır. Bu alanda da önemli eserler kaleme almıştır. "Tarihçi Gözüyle"de Yılmaz Öztuna’nın sohbet tadındaki benzersiz üslûbuyla, tarih perspektifinden günümüz meselelerine bakışını okuyacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 207
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2010
₺33,60

Yılmaz Öztuna, Avrupa Türkiyesi’ni Kaybımız’da, Türkiye tarihinin en trajik dönüm noktalarından birine, batı sınırının Tuna ve Adriyatik’ten Meriç çizgisine çekilişine ışık tutuyor. Rus Savaşı ve Balkan Savaşı ile imparatorluğun kanatlarından birinin kopuşunu ve Türkiye tarihinin en büyük kaybı olarak anılan Rumeli’nin elden çıkışını ele alan yazar, İmparatorluk Türkiyesi’nin düşmanlarının planla, sabırla ve kararlılıkla ördüğü ağlardan nasıl ve niçin kurtulamadığına dikkat çekiyor. Çünkü Avrupa’daki büyük varlığını kaybedişi, Türkiye’nin Anadolu coğrafyası için de ibret dersleriyle doludur.

"En karakteristik ve tarihi vasfı Rumeli Türklüğü’nü yok edişi olan Balkan Harbi, bu bakımdan, Rumeli Türklüğü’nün de anası olan ve onu doğuran Anadolu Türklüğü için, sonsuz ibretler ve nihayetsiz dersler ihtiva eden bir savaştır. Harb okullarımızda, akademilerinde, orta ve yüksek öğretimde, hiçbir ideolojiye kaçmadan, tarafsız ve sadece tarihi bir oluşum olarak çok iyi okutulmalı ve değerlendirilmelidir. Zira Anadolu Türklüğü’nün aynı akıbete uğratmak emel ve projeleri her zaman olacaktır."


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 216
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2012
₺35,20

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 4700
En / Boy : 36 / 14
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : .1994
₺682,50

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 134
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2011
₺29,60

 




Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 141
En / Boy : 12 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2014
₺23,40

Batılıların ısrarla “Muhteşem Süleyman” dediği , “Cihan Hakanı” bir devlet başkanının, bir imparatorluğu en az kusurla yönetişinin, devlet adamlığında en parlak örnek oluşunun temel sırları nelerdi? Yılmaz Öztuna bu eserinde, Pax Ottomana’yı kuran ve dünyaya Osmanlı düzenini kabul ettiren Sultan Süleyman Han’ın siyasi ve askeri hayatını, benzerleriyle bile mukayese kabul etmez görülen hükümranlığını, onu “Kanuni” yapan vasfını, başarılarına yön veren dehasını anlatıyor. Kanuni Sultan Süleyman, bu işi tek başına yapmadı. Bütün Türk tarihinde tesadüf edilen en mükemmel ekibi (Fr. equipe formidable) oluşturarak yaptı. Ondaki bu ekip oluşturma dehasına, başka hiçbir devlet başkanında tesadüf edilmemektedir. Sultan Süleyman, her sahada, askerlikte, denizcilikte, edebiyatta, şiirde, san’atta, yöneticilikte, ilimde en yetenekli kişileri temyiz ve teşhis eder, yükseltir, himaye ve teşvik eder, sahalarında hizmet etmeleri için elinden geleni yapar, onları en çok işe yarayacakları alanlarda kullanırdı. Barbaros Hayreddin Paşa, mimar Koca Sinan, Baki gibi erişilmez dehaları ortaya çıkaran odur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 12 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2016
₺28,08

“Türk milletinin sömürgeci devletlere karşı verdiği İstiklal Savaşı, diğer milletlere de örnek oldu.”

“17. yüzyılın asker, yazar ve coğrafyacılarından Orgeneral Kont Luigi Ferdinando Marsigli ilginç anekdotlar veriyor: ‘Avrupalı malını bir Osmanlı limanına getirir. Boşaltır ve parasını alır. Ülke içerilerine taşıyıp satamaz. Osmanlı, bu malları mahirane bir şekilde bütün imparatorluğa dağıtır. Bazı mamullerde Türk işçiliği ile rekabet dahi mümkün değildir.”

“Padişah adına yayınlanan yasalarda devletin yüce menfaati temel ve esastır. Bununla beraber din, hususiyle İslam, kutsaldır. Kutsala çarpmadan hukuku düzenlemek hassasiyeti

“Osmanlı devletinde Hristiyan ve Müslümanlar vardı. Musevi, hatta Budistler, Natüralistler mevcuttu. Yemen’de, Irak’ta, Şii Müslümanlarımız vardı. Öyle olduğu halde günümüzün sıkıntılarının bir kısmı hiç yoktu.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 256
En / Boy : 12 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2016
₺34,32
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 375
En / Boy : 12 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2013
₺37,44

Bütün tarihimizin en büyük kaybı, Rumeli’ni elden çıkarmamızdır. Tuna ve Adriyatik’ten Meriç çizgisine çekilmemiz, iki safhada oldu: 1877-78 Rus Savaşı ve 1912-13 Balkan Savaşı. Bu iki savaşı da kaybeden Osmanlı Devleti, Rumeli’ni bıraktı ve İmparatorluğun kanatlarından biri koptu. Bu küçük kitabımızda, Osmanlı Türkiye’sinin iki trajik dönüm noktası, geniş okuyucu kitlesi için anlatılmıştır. Türk ve Türkiye düşmanlarının ağlarını nasıl uzun vâdede, fakat planla, sabırla ve kararlılıkla ördükleri, İmparatorluk Türkiye’sinin kendisini bu ağlardan nasıl ve niçin kurtaramadığı açıklanmıştır. İhanetler, yetmezlikler, yeteneksizlikler, bazı sahifelerde okuyucuyu bunaltacaktır. Fakat bütün bunlar, tarihimizin ta kendisidir. Bugün için de sonsuz ibret dersleriyle doludur. Anadolu’ya sığınmış bir Türkiye üzerinde aynı planlar düşünülmüş, yürürlüğe konmuştur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 239
En / Boy : 12 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2014
₺27,30
Bu eserle, ünlü tarihçi Yılmaz Öztuna, tarihî-siyasî olaylarla tarih terimlerini ansiklopedik bir sunum çerçevesinde ortaya koydu. Uzun metinleri okumaktan kaçınanlar, tarih konusunda herhangi bir fikir ve bilgi sahibi olmayanlar; özellikle öğrenciler Tarih ve Politika Ansiklopedisi ile bu eksikliklerini giderebileceklerdir. Bu bir başucu kitabıdır: Sorularınızın ilk cevaplarını alabileceğiniz bir kaynaktır. Sizi doğru yönlendirecek ve doğrulara yönlendirecek; güvenilir bir rehberdir.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 704
En / Boy : 16,5 / 23,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : .2006
₺85,80

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 483
En / Boy : 16,5 / 23,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 3.2013
₺70,20

Münferit olarak da değerlendirilebilecek Osmanlı tarihinin siyasi kısmını oluşturan ilk cildidir. Bu tarihi yapan kişiler, karakteristik ve tipik taraflarıyla canlı bir şekilde tasvir edilir, ne yapıp ne yapmadıkları, ne olup ne olmadıkları açıkça vurgulanır. Yazarın ele aldığı konu hakkındaki büyük malumatı dolayısıyla bir cilde sığabilecek özlü bir anlatıma sahiptir. Kitaptaki her cümle, bir bilgi yüklenerek kaleme alınır, her gelişme ve olay, geçmişe ve geleceğe, bugüne, hatta yarına atıflar yaparak anlatılır. Tarih ilmi ile ilgisi bulunmayan klişeleşmiş ideolojik telkinlerden şiddetle kaçınılır. Türk tarihinin en az yüzde ellisini Osmanlı siyasî ve medenî tarihi oluşturur. Osmanlı, Türk'ün 2700 yıldan bu yana yaptıklarının zirvesini ve estetik mükemmelliğini sergiler. Türkiye tarihinin en uzun ve en geniş dönemidir anlayışıyla ve uydurma ve çirkin kelimelere yer vermeyen zengin bir dille yazılmıştır.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 624
En / Boy : 16,5 / 23,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 10.2016
₺85,80

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 275
En / Boy : 12 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2006
₺33,54

Safiye Sultan... Kösem Mahpeyker Sultan... Hadice Tarhan Sultan... Osmanlı tarihinde kimisi müsbet kimisi menfi rol oynamış ve yaşadıkları dönemlere damgalarını vurmuş üç haseki sultanın tarihi hikayesi...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 232
En / Boy : 12 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2015
₺28,08

Türk tarihini bütün veçheleriyle geniş kitlelere sevdiren Yılmaz Öztuna’nın Osmanlı Padişahlarının Hayat Hikayeleri, Osmanlı Devleti’nin genişleme ve kökleşme dönemlerinde Devlet-i Aliye’ye hükümdarlık yapmış Yıldırım Bayezid'den (1389-1402) İkinci Mahmud'a (1808-1839) kadar 12 padişaha yer vermektedir.

Yılmaz Öztuna, her zamanki o samimi üslubuyla bu uzun dönemi ve 12 hükümdarın şahsiyetlerini günümüze aksettiriyor. Kitapta; o devirlerin havası, telakkileri, adetleri ayrıntılı bir şekilde tahlil edilmiştir. Olayın geçtiği anda yazılmış gibi kaleme alınarak, okuyucunun o dönemi daha iyi teneffüs etmesi sağlanmıştır.

Osmanlı Padişahlarının Hayat Hikayeleri, Yılmaz Öztuna’nın Osmanlı tarihinden kesitleri edebi bir eser halinde sunduğu birkaç kitabından biri olması bakımından da her kelimesi ilmi ve tarihi gerçeklere dayanmasına rağmen okuyucunun dimağında edebi bir lezzet bırakacaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 368
En / Boy : 12 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2017
₺42,12

Türkiye’de geniş kitlelere tarihi sevdiren kişi olarak bilinen Yılmaz Öztuna, Türk Tarihinden Yapraklar’da tarihimizin önemli kırılma anlarını adeta bir sohbet havasında samimi ve akıcı bir üslûpla anlatıyor. Ergenekon Destânı, Kürşad İhtilâli ve Türkler’in kökeninden Türkler’in niçin Müslüman olduğuna, Osmanlı Devleti’nin nasıl kurulduğundan Baltacı ve Katerina mevzuuna, Akdeniz ve diğer dünya denizlerindeki Türk gücünden Osmanlı Devleti’ndeki yenileşme hareketlerine, Türk kültür ve sanat hayatına yön veren Mimar Sinan ve Itrî’den Cem Sultan’ın Roma’daki hayatına varıncaya dek merak edilen pek çok husus bu kitapta anlatılıyor. Yılmaz Öztuna’nın 1968 yılında İstanbul Radyosu'nda yaptığı konuşmalardan kendi yaptığı bu derlemedeki kısa ve zevkli bahisleri bir solukta okuyacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 323
En / Boy : 12 / 19,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 2.2016
₺40,56
Biz bir cihan imparatorluğunun varisleriyiz. Geleceğimize dair görüşler ileri sürer, programlar yaparken gecmişteki bu muazzam siyasi ve medeni tecrübelerimizden sonuna kadar istifade etmek bizim en tabi hakkımızdır. Millet ve devlet olarak misyonumuzu belirlemekte en sağlam ölçüyü de böyle bir tarih şuuru ile getirebiliriz. Bu itibarla aydınlarımızın ve gençlerimizin kendi tarihleri hakkında muhtelif cihetlerden bilgi edinebileceleri eserlere ihtiyaç duydukları muhakkaktır.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 454
En / Boy : 12 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2012
₺51,48

En yaşlıları Bumin Kağan, en gençleri Turgut Özal olmak üzere kronolojik sıra takip edilerek yazılmıştır. "Tanıttığım şahsiyetlerin hepsinin Türk büyükleri, Türk dâhileri olmadıklarını sevgili okuyucularım hemen fark edeceklerdir. Daha mütevazı çapta büyükler de, Türk'e çok zarar vermiş birkaç kişi de alındı. Ancak çoğunluk, tarihimizin çeşitli alanlardaki dehalarından seçildi. Hiç unutulmasın, tarihin küçükleri de, tarihin büyükleri derecesinde milletlerin hayatını ve geleceğini şiddetle etkilemişlerdir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 324
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺40,56

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 436
En / Boy : 12 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2012
₺50,70
Biz bir cihan imparatorluğunun varisleriyiz. Geleceğimize dair görüşler ileri sürer, programlar yaparken geçmişteki bu muazzam siyasî ve medenî tecrübelerimizden sonuna kadar istifade etmek bizim en tabiî hakkımızdır. Millet ve devlet olarak misyonumuzu belirlemekte en sağlam ölçüyü de böyle bir tarih şuuru ile getirebiliriz. Bu itibarla aydınlarımızın ve gençlerimizin kendi tarihleri hakkında muhtelif cihetlerden bilgi edinebilecekleri eserlere ihtiyaç duydukları muhakkaktır.Ötüken, işte bu mülahazalarla, Türk tarih ve mûsıkîsine yaptığı değerli hizmetler ve verdiği kıymetli eserlerle haklı bir şöhret kazanan değerli yazar Yılmaz Öztuna’nın "Tarih Sohbetleri"ni üç cilt halinde sunmaktan şeref duyar.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 410
En / Boy : 12 / 19,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 11.2012
₺49,92

On ciltten mürekkep olan eserin ilk beş cildi siyasi tarihi, son beş cildi Osmanlı dönemi Türk medeniyeti tarihini içerir. Modern bir tarih anlayışıyla kaleme alınmış ilk büyük Osmanlı Tarihidir. "Doğrusunu söylemek gerekirse bugüne kadar Türk Tarihi daha ne yazılmış ne de değerlendirilmiştir."Türk Tarihi çağdaş tarih ilminin geri kalmış dallarındandır. Bunun sebeplerinden biri, Türklerin çok geniş coğrafya alanlarında yaşamaları, Atlas Okyanusu ile Büyük Okyanus, Kuzey Buz Denizi ile Hind Okyanusu arasında büyük devletler kurmaları, her milletle çok yakından temasları olmasıdır. Böylece Türk tarihinin kaynakları, çok çeşitli dillerde ve dağınık durumdadır. Türk tarih incelemelerinin geri kalmasının diğer bir önemli sebebi, modern tarihçiliğin ve tarih metodunun Türkiye'de pek yakın bir geçmişinin olmasıdır. Batılı manada tarihçilerimiz geç yetişmiştir ve yetişenler de, Avrupa'daki meslektaşlarının araştırma imkânlarının önemli bir kısmından mahrumdur. "Tarihe içinden bakmak, yani ele alınan devrin şahıslarıyla haşır neşir olmak, devrin toplumunun bütün problemlerini, dünyanın o çağdaki bütün akım ve eğilimlerini bilmek, tarihçi için kâfi değildir. Ele alınan konuya tabir caizse, bir de yüksekten, zirveden bakmak lazımdır. Ancak zirve noktasından çevre üç yüz altmış derecelik bir görüşle görülebilir. Nihayet değer hükümlerinin o çağlara, o çağlardaki insanlığın durumuna göre verilmesi icap eder. Bu ölçüyü bulamayan tarihçi gerçek bir tarihçi değildir. "Bir tarihçinin bilgisi ile irfanını birleştirmesi gerekir. Bilgisinin yanında vicdanı ile de başbaşa olmayan bir tarihçi milletine olduğu kadar insanlığa da ihanet etmiştir. "Bugünü anlamak, gelecek için hazırlanabilmek için, sağlam ve doğru bir tarih bilgisi şarttır. Başarılı ve büyük devlet adamları, iyi tarih bilen adamlardır. Hareket edilen nokta bilinmeksizin, yönelecek hedefi bulmanın imkânı yoktur. Bugün gelişmiş ülke diye anılan ve 160 dünya devleti arasında sayıları hiçbir zaman yirmi, yirmi beşi geçmeyen devletlerde tarih ilmi son derece ilerlemiştir. Bu milletler tarihlerini en ince teferruatına kadar incelemişler, bütün tarih kaynaklarını yayınlamışlar, ilmî eserlerin bile halka mahsus baskılarını yapmışlardır. Netice itibariyle bu milletlerde çok canlı bir tarih şuuru teşekkül etmiştir. Bu milletler sadece kendi tarihlerini değil cihan tarihini de aynı hassasiyet ve dikkatle incelemektedirler. "... Binaenaleyh tarih ilmi, insan cemiyetlerinin hayatında, belki ilk bakışta farkına varılamayan, önemli bir rol oynamaktadır. "Bir milletin tarihini en çok ve layıkıyla o milletin bilginleri inceler. Bu bütün milletler için böyledir. Onun için, Batı'da birçok Türk Tarihi uzmanı olmasına rağmen, asıl büyük iş, Türk tarihçilerine düşmektedir. Büyük Osmanlı Tarihi, "asıl büyük işi tek başına üstlenmiş, kitapları tarihin kendisi tarafından yazılan bir tarihçinin çığır açan eseridir. (Tanıtım Bülteninden)


Sayfa Sayısı : 5051
Basım Tarihi : Yok 2005
Kapak Türü : Ciltsiz
Kağıt Türü : 1. Hamur
Dili : Türkçe
₺249,60 KDV Dahil
Tükendi

Yılmaz Öztuna, TÜRKLER’de, destanlar, Türkler’in ve Türkiye’nin menşei, devlet idaresi, zaferler, denizcilik, Türk inkılabının menşei, kültür ve sanat hayatı ve cemiyet hayatı temel başlıkları altında, Türk tarihinden yapraklar sunuyor. "İlk Türk imparatorluğu, başındaki hanedanın adıyla, ‘Kun’ veya ‘Hun’ diye anılmaktadır. Başlangıçta ‘Türk’ adı, Türkçe konuşan kavimlerden yalnız birinin ismiydi. Sonradan bütün Türkçe konuşanlara Türk denmiştir. Kelime, ‘kuvvetli’ demektir ve ilk çağlarda ‘Türük’ şeklinde söyleniyordu. Bu kelime, şimdiki bilgilerimize göre ilk defa M.Ö. 1328’e doğru bur Çin vekaayi-namesinde geçmektedir." "1085 yılında, Avrupa’da artık Anadolu’ya ‘Turkiya’ yani ‘Türk ülkesi’ denmeye başlanmıştı. Anadolu’nun fethi için yüzyıllarca hazırlanan Türkler, 1077’de Türkiye devletini kurduktan sonra da, yeni anayurtlarını savunmak, geliştirmek, ayakta tutmak ve büyük bir devlet haline getirmek için çalışmışlardır. Bugün itibariyle, Türkiye devleti kurulalı 900 yılı geçmiştir. Bu hadise, Türk milletinin tarih boyunca meydana getirdiği en büyük eserdir."


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 260
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2011
₺36,80
Tükendi

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 214
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2009
₺12,59
Tükendi

Yavuz Sultan Selim adlı bu kitap, "şaşırtıcı işler yapan bir fenomen"in biyografisidir. Sekiz yıllık kısa saltanatında dünya siyaseti açısından kalıcı fetihler gerçekleştiren, Orta Doğu’nun gelecek asırlardaki durumunda belirleyici olan, bugünkü Türkiye’nin Anadolu sınırlarını çizen ve Yılmaz Öztuna’nın "dünya tarihinin mimarlarından biri" olarak tanımladığı bir sultanın hayat hikayesi. "Yavuz, tarihte ancak bir - iki cihangire nasip olan muvaffakıyetle taht şehrine dönüyordu. Fakat, İstanbul’da halkın hissiyatını ve yapılacak merasimleri öğrenince son derece sıkılmıştır. Şahsına gösterilecek olan bu derce alayişten utandığı için, bir gün sonra merasimle şehre girmesi lazımken, birkaç saat önce, gece vakti, yanında birkaç kişi ile kayığa binmiş, gizlice Topkapı Sarayı’na çıkmıştır. Ertesi gün halk ve devlet adamları, Padişah’ın Saray’da olduğunu öğrenmişler ve hiçbir merasim yapılamamıştır."


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 260
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2011
₺14,82
Tükendi

14. asrın eşiğinde Anadolu adeta parça parça bölünmüştü. Anadolu Türkü’nü birleştiren devlet otoritesi artık yoktu. Selçukoğulları düşmek üzereydi. Bütün uç beylerinin hayali, onlardan boşalacak tahta oturmaktı. Fakat Anadolu’yu Türklerin ikinci ve ebedi ana yurdu yapan ve Türkiye Devleti’ni kuran bu hanedanın erişilemez gibi görünen şevketi, onlardan boş kalan taht ve tacın cazibesini ulaşılamaz bir zirveye yükseltiyordu.

Selçukoğullarının bıraktıkları yerden bin beş yüz yıllık Türk tarihinin tabii mecrasına devam etmek mümkün müydü? 14. asrın eşiğinde bu, hayal gibi bir şeydi. Anadolu’daki Oğuz Türkü, Türkiye’nin birliğini yapacak, yeniden bir cihan devletine sahip olacak, belki de tarihin görmediği bir şevket ve azamete ulaşacaktı. Bu, zaviyelerde derviş-gazilerin, müritlerine telkin ettikleri bir ideal, masalımsı, efsanemsi bir hayaldi. Hangi kudret bunu gerçekleştirebilirdi? Bunu yapabilecek hiçbir hanedan, hiçbir şahsiyet ortalıkta görünmüyordu. Fakat öbür taraftan ilham aldıkları söylenen erenler, bunu tebşir ediyorlardı. Böyle bir kudret mevcuttu, vardı, hazırdı. Mukadder an gelince zuhur edecekti.

“Şurası açıktır; üstadın kendisinin de ifade ettiği gibi Yılmaz Öztuna vakayiname ve tarihleri kullanır, arşivde çalışmazdı. Fakat tarihçiliğimizin profesyonellerinde dahi çok az görülen bir meziyeti vardı; karış karış gezdiği ve ezberlediği yeryüzü coğrafyasını ve tarihi coğrafyayı ustalıkla kullanırdı. Bu konuda bazen aşırı titizlik de etmiştir ama tarihi coğrafya ile düşündürmek ve öğrenmek, onun bizim gençliğe ve tarih okuyanlara bir hediyesidir.”

- Prof. Dr. İlber Ortaylı


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 216
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2015
₺12,30
Tükendi

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2013
₺12,30
Tükendi
Yılmaz Ötuna bu kitabında 1876 askeri darbesini, Sultan Abdülaziz'in tahttan indirilmesi ve ölümü olayını bütün detayları ile anatıyor. Bütün o dönemin şahitlerinin ifadelerini naklediyor. 1876 Darbesi, sonradan imparatorluk ve cuhmuriyet Türkiyesi'nde yapılan diğer askerî darbelere örnek oluşturduğu için çok önemlidir.


Sayfa Sayısı : 480
Basım Tarihi : Mart 2013
Kapak Türü : Ciltsiz
Kağıt Türü : 2. Hamur
Dili : Türkçe
₺23,40 KDV Dahil
1
Çerez Kullanımı