Yamuk Bakmak
Yamuk Bakmak

Yamuk Bakmak (9789753424691)

0,00
Fiyat : ₺72,00

Hitchcock filmleri, Stephen King, korku, bilimkurgu ve dedektif öyküleri, popüler romantik romanlar, günümüz kitle kültürü, Stalinist pornografi, Biçimsel Demokrasi, sonra Lacan, Hegel, Kant, Sade ve diğerleri... Hepsi bir arada, yan yana. İçinde hep rahat edegeldiğimiz düşünme ve açıklama çerçevelerinin otomatikliğinin sekteye uğradığı anlarda hissettiğimiz, sezdiğimiz, ama en derinlerdeki mantığına bir türlü nüfuz edemediğimiz için söze dökülmeden kalan şeyler vardır... Son dönemde Avrupa’nın "çevresi"nde yükselen yeni sosyal hareketlerin içinden gelen Slavoj Zizek, belki tam da bu mesafesi sayesinde, bu tür şeyleri söze dökmeyi başarabiliyor. Bunu ilk elde bir arada düşünemeyeceğimiz tema ve kişileri birlikte okuyarak yapıyor: Zizek’e özgü bu "yamuk bakış" sayesinde, dik, cepheden bir bakışla asla görülemeyecek yepyeni düşünce katmanları seriliyor gözlerimizin önüne. Zizek bir taştan diğerine seker gibi yazdığı halde, anlatıyı asla dağıtmadan, olağanüstü bir akıcılıkla, yaşadığımız çağın kültürel ifadelerini boydan boya katedebiliyor. Hangi alana yerleşiyor bu kitap? Felsefe mi, psikanaliz mi? Film ya da edebiyat eleştirisi mi? Yoksa sosyoloji ya da siyaset mi? Bizce hepsine ve hiçbirine. Sadece şu söylenebilir: Böyle bir metin ancak Zizek tarafından yazılabilirdi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 240
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2019

Benzer Ürünler
  • Tüketim kapitalizmi her ne ise odur ve biz de başka bir şeymiş gibi davranmamalıyız. Tüketim toplumunun analizi dipsiz bir kuyudur. Ama bu kitap yeni sorularla evrimsel bir bakış açısı getiriyor. Dünyanın en zeki primatları neden taşıma için çok da elverişli bir araç olmayan Hummer H1 Alpha sportif arazi aracına bu kadar para verirler? Genel kanıya göre bir aracı, o aracı sahiplenmeyi ve kullanmayı sevdiğimizi düşündüğümüz için alıyoruz. Buna karşın araştırmalar bir şeyi elde etmenin keyfinin çok kısa ömürlü olduğunu söylüyor. Öyleyse neden kendimizi tüketim değirmeninde tutuyoruz: Çalış, satın al, arzula.Biyolojinin bu soruya bir cevabı var. İnsanlar, imaj ve statünün sadece hayatta kalmak için değil; çiftleşme, arkadaşları etkileme ve çocuk büyütme için de önemli olduğu küçük sosyal gruplarda evrimleştiler. Günümüzde kendimizi, bir yığın şeye sahip olmaktan mutluluk duyduğumuz için değil arkadaşlarımızın zihinlerinde etki bırakabilmek için mal ve hizmetlerle donatıyoruz. Bu tüketimin biçimleri yanlış bir şekilde ‘materyalizm’ olarak açıklanmakta. Satın aldığımız ürünler öncelikle diğerlerine gönderdiğimiz mesajlar olarak işlev görüyor; fiziksel nesne olma özelliği ise ikinci planda kalıyor. Muazzam sosyal-primat beynimiz tek bir sosyal amacı takip etmeye evrildi: Ötekilerin gözünde iyi görünmek. Ara merkezli ekonomilerde etkileyici ürünlerin alınmaya başlanması bu amacı yerine getirmek için uyguladığımız en yeni eylem. Bu kitap bu sorulara tarihsel analizden farklı bir bakış açısıyla yaklaşıyor. Uzun zaman içerisinde gerçekleşen değişimleri işaret ederek evrimsel bağlamda tüketimin izini sürüyor: Dört milyon yıl önce küçük beyinli yarı sosyal primatlardan bugünkü büyük beyinli hipersosyal insanlara nasıl dönüştük?
    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 414
    En / Boy : 13.5 / 21
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 10.2012
    ₺102,50

  • Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 368
    En / Boy : 13,5 / 19,5
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : .2002
    ₺123,00
  • Diziler yaşamın içindedir artık. Tıpkı marazi aşıklar gibi dizi izleyicisi parça-bütün ilişkisi kurar. "Parça"ya bütün yerine dokunur. İzleyici parçaya sahip olduğunda bütüne sahip olduğu yanılsamasıyla teselli bulur. İzleyicinin imdadına dara düşen yapımcılar yetişir. "Ankara Ankara güzel Ankara/ senden yardım umar her düşen dara." Öylesine doğrudur ki bu şarkının sözleri, film yapımcıları Ankara’da yeniden işe koyulurlar. Böylece izleyici Ankara’da en beklenmedik bir an’da Behzat Ç.’nin otomobilini görebilir, ekibin takıldığı bara gidebilir. Dizi oyuncuları sonunda Ankaralının komşuları olur. Kent ve içindekiler artık dizinin temel koşuludur. Yapıntı ve gerçek birbirine geçer; Erdal Beşikçioğlu’nun başarısı Ankara’nın başarısıdır artık. Ankara’da herkes oyuncudur. Ankara "ekmek teknesi"dir, Behzat Ç. "süper baba" değil, "bizim sokak"ın polisidir, Serdar Akar'ın "eşref saati"ne denk gelirsek hepimiz dizi oyuncusu olabiliriz.


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 211
    En / Boy : 13,5 / 21
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 12.2011
    ₺113,40
  • "Düşündürücü ve sarsıcı bir hikâye." -The Guardian- "Müthiş!" -The Telegraph- "Bu sarsıcı çıkış karşısında hem heyecan duyduk hem de keyif aldık. Kitabındaki cesur ana karakter gibi, Desai de korkusuzca bugünkü Hindistan’ın görünen yüzünün altındaki problemleri açığa vurmuş." -Costa Ödülü Jürisi- "Çok önemli konular ve yalvaran bir ana karakter." -BBC, Jane Garvey- Kuzey Hindistan’daki küçük bir kasabada çıkan yangında bir ev tamamıyla harap olur. Görevliler evin içinde inanılmaz bir manzarayla karşılaşırlar: Ciddi şekilde yaralanmış küçük bir kız ve on üç cansız beden. Bölgedeki güvenlik güçleri akıl almaz bir şekilde on üç kişinin öldürülmesinin sorumlusu olarak küçük Durga’yı suçlarlar. Diğer taraftan açık fikirli, geleneklere pek de uymayan sosyal görevli Simran Singh, Durga’nın suçsuz olduğuna inanır. Simran gerçeği ortaya çıkarmak adına otoritelere karşı gelirken kendi yaşamını da sonsuza dek değiştirecek korkunç gerçeği keşfeder. 2010 Costa Kitap Ödüllü Gecenin Şahidi, hem Durga’nın hem de Simran’ın dilinden benzeri olmayan bir anlatımla, okuru Hindistan’ın kalbine götürerek "gelenek" adı altında ve erkek söyleminin egemen olduğu toplumlardaki kadınların yazgılarını, hatta yazgısız kalışlarını dillendiriyor.
    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 256
    En / Boy : 13,5 / 21
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 10.2012
    ₺37,50
  • Bu kitabı elinize aldığınıza göre potansiyel bir hayvan hakları savunucususunuz. Muhtemelen kendinize "Ben hayvanseverim" diyorsunuz. Belki de sadece bir kediniz ya da köpeğiniz var, meraktan okuyorsunuz. Ne anlatmış ki bu diyorsunuz. Hepiniz haklısınız. Hiçbiriniz haksız değilsiniz. Hayvan seversiniz ya da sevmezsiniz, Ya da sıradan(!) bir fanisiniz, hiç hayvan beslemezsiniz, Bu kitap sizin için, Bu kitap bizim için, Bu kitap kendinden aciz olana sahip çıkanlar için, Bu kitap tüm canlıların acı çekmeme hakkını savunanlar için, Bu kitap insan olmak için... Bu kitap onlar için, Bu kitap acı çekmeme hakkını daha da doğru bir şekilde savunmak ve duyurmak için... Bu yolun yolcusu olmak kolay değil. Sanıldığı kadar zor da değil. Çelik gibi sinirler gerekmiyor, eğer amacınızı unutmaz, kendinizden geçmezseniz. Sadece doğru insan olup yan yollara sapmadan, onlar adına burada olduğunu unutmadan, kararlı ve istikrarlı bir şekilde yürümeyi gerektiriyor.
    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 160
    En / Boy : 13,5 / 19,5
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 12.2011
    ₺53,30
cultureSettings.RegionId: 0 cultureSettings.LanguageCode: TR
Çerez Kullanımı