Toplumsal ve ekonomik alanda çözüm önerileri...

Yapısal reformlar ülkeden ülkeye farklılık gösteriyor. Hukukun üstünlüğünü kabul etmiş ve uygulamasına da yansıtmış, demokratik düzeni işlerlik kazanmış, eğitimini bilimsel temellere dayandırmış, düşünce ve ifade özgürlüğünü içselleştirmiş toplumlarda yapısal reformlar ağırlıklı olarak ekonomik konuları kapsar.

Türkiye gibi bu konuları çözümleyememiş ülkelerde ise ekonomik alandaki reformlar yapısal reformlar için yeterli olmuyor. Bu ülkelerde hukukun üstünlüğü konusunun öncelikler arasında olması gerekiyor. Bu kitap Türkiye’de sosyal, siyasal ve ekonomik alanda yapılması
gerekenleri ve sorunların kaynağını tartışıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 168
En / Boy : 13.4 / 19.8
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2022
₺30,00

Günümüzde ekonomik hayatın temelini güven oluşturmaktadır. Güveni sağlayan unsurlardan biri ise finansal tabloların uluslararası standartlara göre denetimidir. Zira denetim bir doğruluk, uygunluk, akılcılık ve şeffaflık sınamasıdır. Fakat denetim konusunda tarafların farklı algılara sahip olması, denetim ile ilgili beklentilerin ayrışmasına neden olmaktadır. Teoride beklenti boşluğu olarak adlandırılan bu durum, denetimden beklenen faydanın ortaya çıkmasını engellediği gibi denetimin kalitesini de önemli derecede düşürmektedir.

Bağımsız denetim alanında son dönemde birçok düzenleme yapan Türkiye için ise bu konu bir derece daha önemlidir. Güncel veriler ve düzenlemeler ışığında bağımsız denetimin Türkiye'deki yapısını ve durumunu ele alan kitap, beklenti boşluğuna dikkat çekerek bağımsız denetim konusuna farklı bir bakış açısı sunmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 184
En / Boy : 13 / 1
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2021
₺42,30

İlk COVID-19 salgınının 31 Aralık 2019 tarihinde Çin'in Hubey eyaletine bağlı Vuhan kentinde bir solunum rahatsızlığının Dünya Sağlık Örgütüne bildirilmesiyle ortaya çıktığı kaydedilmiştir. İlk önce Çin ve çevresini etkileyen bu virüs, sonraları dünyanın birçok bölgesinde görüldü. Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı verilerine göre ise ülkemizde ilk kez 11 Mart 2020 tarihinde görüldüğü bilinmektedir.

Pandemi sürecinde tüm dünya ülkeleri gibi ülkemiz de birçok şeyi öngöremeyecek durumdaydı. Artan kamu harcamaları, düşük vergi gelirleri, kamu borçlanmalarında oluşan artışlar ve finansal piyasalarda ortaya çıkan dalgalanma, pandemi sürecini iyiden iyiye hissettirdi.
Bu olumsuz gelişmeler; ekonomide, gerek kamu sektöründe gerekse kamu dışı sektörlerde çeşitli dalgalanmalara neden oldu, olmaya da devam edebilir.

Bu kitabın amacı da pandemi sürecinde özellikle ülke ekonomimizde ortaya çıkan olumlu ve olumsuz neticeleri verilerle analiz etmeye çalışmaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 588
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2021
₺77,40

Türkiye ekonomisinde 1980'lerin başından itibaren ihracatın arttırılması için birçok teşvik unsuru uygulanmaktadır. İhracatın teşvik edilmesi, artan küresel rekabet ortamında ihraç pazarlarının genişletilmesi için büyük önem taşımaktadır. Global pazarlardaki ülke ve sektör payının arttırılabilmesi için uluslararası piyasalara açılan ihracatçı firmaların rekabet güçlerinin de arttırılmaları için desteklenmeleri gerekmektedir.

Bu kitabın temel amacı, 1980'den günümüze uygulanan devlet yardımlarının yani teşvikler ve devlet desteklerinin Türkiye'nin dış ticaret hacmine, dış ticaret dengesine ve genel olarak Türkiye ekonomisine olan etkilerini ortaya koymaktır. Bu çerçevede, Türkiye ihracatının yaklaşık yarısının Dahilde İşleme Rejimi (DİR) desteği çerçevesinde yapılması sebebiyle de DİR kapsamında gerçekleşen ihracat ve ithalat hacminin Türkiye ekonomisinin büyümesine, uluslararası rekabet gücüne ve dış ticaret dengesine olan etkileri araştırılmıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 184
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 5.2020
₺33,30

Türkiye ekonomisinin canlı ve güncel haritası...

Endekslerle Türkiye Ekonomisi, Türkiye ekonomisinin farklı kaynaklarca açıklanan ve ekonominin tüm aktörleri tarafından takip edilen gösterge niteliğindeki veri ve endekslerini tek kitapta topluyor.

Aynı zamanda, endeks ve verilerin teorik açıklamalarıyla birlikte, grafiklerine, grafik okuma yöntemlerine, neyi nasıl etkilediğine ve kullanım şekline yer vererek ekonomiyi yeni öğrenenler için başvuru kaynağı olmayı amaçlıyor.

Bu kitapta yer alan karekodlar sayesinde, sürekli güncellenen bir içeriğe ulaşabilirsiniz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 16,5 / 23,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 10.2020
₺54,40

Bu kitap, Türkiye ekonomisi üzerine yazılmış kitaplardan farklı bir bakış açısı getiriyor.

Türkiye’nin ekonomik yapısını, Türk Lirasını ve parasal düzeni, ekonomi yönetiminde görev alan kurumları, Türkiye’nin dış ekonomik ilişkilerini ve borçluluğunu da içeren kapsamlı bir ekonomik çerçeve çiziyor.

Türkiye ekonomisi, ekonomi ve ekonomi politikası uygulamaları açısından bir laboratuvar gibi.

Hemen her gün ekonomiyi etkileyen farklı gelişmeler yaşanıyor ve bu gelişmelere politika yapıcılardan ve uygulayıcılardan farklı tepkiler geliyor. Bu nedenle kitabın son bölümünde Türkiye ekonomisinin güncel sorunlarına da yer veriliyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 280
En / Boy : 13,4 / 19,8
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2020
₺37,40

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 231
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺60,30

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 206
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2008
₺27,00

"Efendiler; ekonomi sahasında düşünürken ve konuşurken zannedilmesin ki, biz yabancıların sermayesine düşmanız. Hayır, bizim memleketimiz geniştir. Çok çalışma ve sermayeye ihtiyacımız vardır. Bundan dolayı kanunlarımıza bağlı olmak şartıyla yabancıların sermayelerine gereken güvenceyi vermeye her zaman hazırız ve isteriz ki, yabancıların sermayesi bizim çalışmamıza ve var olan ama yetersiz kalan servetimize katılsın...
Mustafa Kemal Atatürk

Sayın H. Ford;

"Türkiye acenteniz sıfatıyla uzun yıllardır şirketinizle çalışan, memleketimizin ticari ve sınai sahasının sivrilmiş bir siması olan Bay Vehbi Koç'u takdim etmekle memnuniyet duyarım. Bu münasebetle şu noktayı tebarüz etmek isterim ki, Ford Motor'un, Sayın Vehbi Koç grubu ile kuracağı işbirliğini Türk hükümeti ve şahsım olumlu karşılayacaktır. Tasarlanan işbirliğinin uygulamaya konulması durumunda mevcut kanunların olanakları dâhilinde Türk Hükümetinin azami destek ve yardımı göstereceğine emin olmanızı rica ederim. Belki de malumunuz olduğu üzere, son seneler zarfında çıkarılmış bulunan kanunlar ve özellikle yabancı Sermayeyi Teşvik Kanunu, yabancı sermayenin Türkiye'ye akışı için gerekli şartları kurmuş, emniyet ve garanti altında sermaye yatırımları için gerekli zemini hazırlamıştır. Bütün alakalıların menfaati icabı tasarlanmış projenin yakın bir istikbalde uygulama sahasına konulacağını ve böylelikle Türk-Amerikan işbirliğinin başka bir delilini elde edeceğinizi ümit ederim".


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 233
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2018
₺52,50

Reklamların sadece ekrana yansıması değil, tüm arka plan çalışmalarının iç yüzü olarak nitelendirilen “Reklamarkası” 3 yılın ardından 150 programa ulaşmanın haklı gururunu yaşıyor. Bugüne dek reklamın tarihinden başlayarak, reklamın iyisi kötüsü olur mu? Sektörde, reklam veren mi yoksa reklam ajansı mı haklı? Kreatif brief mi, yoksa kreatif iş mi reklamı başarıya götürür? Reklamveren, reklam ajansı ve medya şeytan üçgeninin masaya yatırıldığı bu programda, parlayan yıldız sosyal medya ve medya takibi gibi çeşitli konuların yanı sıra marka yüzleri, tüketiciyle marka arasında gönül bağı kurmasını sağlayan kurumsal sosyal sorumluluk projeleri hakkında yapılan sohbetlerle gerçekleşti.

Gündemde iç içe hazırlanan “Reklamarkası” programında içerik, krizler, sosyo-kültürel yaşam, spor ekonomisi, siyaset ve kampanyaların güncel hayatımızdaki yansımaları üzerine hazırlanıyor. Firma yöneticilerinden onun çalışmalarını yürüten, reklam ve medya ajansı çalışmalarının birlikte katılabileceği programda, merak uyandıran reklamın görünmeyen kahramanları kamera arkası görüntülerle sizlerle olmaya devam ediyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 17 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2014
₺24,00 KDV Dahil

Türkiye İktisat Tarihi araştırmaları, Türkiye’nin nevi şahsına münhasır (sui generis) bir iktisadi sistem oluşturduklarını göstermektedir.

Türklerin Ortaasya’dan getirdikleri tecrübe birikimi, Anadolu’da ve yerleştikleri bölgelerde mirasçı oldukları mahalli gelenekler İslam ilkeleri ışığında asırlarca süren ve birbirlerine eklenen çabalarla özgün bir sistem oluşturmuştur.

Bu sistem batı ile etkileşim halinde olmuş ve XVIII. yüzyıl sonlarına kadar batının oluşumuna da katkıda bulunmuştur. Elinizdeki kitap bir iktisatçı gözü ile Türk tarihini çoğu zaman belgelerden hareketle anlama ve yorumlama çabalarını aksettirmektedir.

Aynı zamanda İktisadın, öncelikle bir hesap-hendese konusu değil bir kültür konusu olduğunu belirtmekte ve gerçekten Türkiye’nin ihiyaçlarını dikkate alan bir iktisat teorisinin vücut bulacağını ümit etmektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 567
En / Boy : 16,5 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2014
₺76,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 279
En / Boy : 21 / 30
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : .1998
₺48,00

İnsanların Satın Alma Sırları Bu Kitapta... Her birimizin her yıl yaptığı sayısız alışverişi harekete geçiren gerçek etmenler nelerdir? Tüketiciler herhangi bir ürünü satın alma nedenleri kendilerine sorulduğunda hakikati mi dile getiriyorlar? Pazarlama gurusu Martin Lindstrom 3 yılını ve 7 milyon doları harcayarak yürüttüğü nörolojik araştırmalar sonucunda şunu buldu: İş, gerçek satın alma nedenlerine geldiğinde, ağız genellikle yalan söylerken beyin hakikati dile getiriyor. Bu çığır açıcı araştırmanın sonuçları elinizdeki kitapta derlenmiş bulunuyor. Tüketicilerin ve bilimin dünyasında, milyonlarca dolara mal olan üç yıllık bir yolculuğun sonuçlarını duymaya hazır mısınız?

Peki tercihlerimizin yüzde 85’inin bilinçaltı düzeyinde gerçekleştiğini öğrenseniz tepkiniz ne olurdu? Tüketicilerin beyinlerini MRI cihazlarıyla tarayarak, hangi markayı neden tercih ettiğini tespit etmeye yönelik nöropazarlama çalışmaları, reklamcıların, pazarlamacıların, ekonomistlerin, bilim insanlarının ve tüketicilerin önünde yepyeni bir pencere açıyor. İster 20. yüzyılın marka büyüsüne köklü bir güvensizlik besliyor olun, isterseniz psikolojik stratejilerle müşterilerinizin beyinlerinin kapısını aralamaya çalışın, tüketici ve üretici davranışları hakkında son yılların en büyüleyici içgörüler hazinesine kayıtsız kalamayacaksınız. "Elinizden bırakamayacağınız bir kitap" -Newsweek- "Lindstrom geçmiş araştırmalara da dayanarak yeni bilimsel bulgularını açık bir dille ve tutarlı gerekçelerle bize sunuyor." -Fast Company- "Lindstrom reklamcılık tarihine ilişkin engin bir bilgiye ve çok geniş bir yaşam deneyimine sahip." -The Washington Post- "Alışılmış reklamcılık anlayışını sarsan bir araştırma." -Cnbc- "Akılcı insanlar niçin akıldışı davranıyorlar?

Heyecanlı bir polisiye roman gibi yazılan Buyology nöro-pazarlamacıların karar alma süreçlerimiz hakkında bildiklerini gözler önüne sererek satın alma tercihlerimizi kolaylaştırıyor." -Dr. Mehmet Öz- "Buyology. Bu yeni kitap zeki pazarlamacı ve girişimcilerin yolunu aydınlatıyor." -Guy Kawasaki- "Beynin, markaların ve duyguların tüketici tercihlerini nasıl etkilediğini çarpıcı öykülerle gözler önüne seren bir eser. Martin Lindstrom pazarlama ile nörolojiyi ustaca harmanlayarak karar alma süreçlerimizi biçimlendiren çoğu bilinçdışı kuvvetlerin dinamiğini anlamamıza yardımcı oluyor. Bu kitabı okuduktan sonra tüketici ve üretici davranışlarına tamamen yeni bir açıdan bakacaksınız." -Philip Kotler-


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 227
En / Boy : 16 / 23,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺57,00

Modernin sanayileşme ile hayata geçen uluslararası hikâyesinin en iyi takip edildiği alanlardan bir tanesi mimarlık ve şehircilik tarihidir. Sanayi toplumlarının ihtiyaçlarına cevap vermek zorunda kalan mimarlık pratiği sanayileşmeyle birlikte kendi estetik tabularını yıkar. Birçok örnekte gelenekselci tavırlar bir yana bırakılarak yeni malzemeler ve formların peşine düşülür. Kitapta sanayileşen dünya, mimarlık alanında deneyimlenen yenilikler, sanayi ve modern mimarlık kültürünün Türkiye’ye transferi ele alınmaktadır. Ağır sanayi yatırımının hayata geçirilmesinde alınan uluslararası yardımlar incelenmekte, özellikle İngiltere Türkiye yakınlaşması değerlendirilmektedir. Böylelikle okuyucuya sanayileşmenin Türkiye’ye bütüncül modernist bir yaklaşımın sonucu olarak, Karabük kent örnekleminde deneyimlendiği üzere, modern kent argümanları ve mimari kültürüyle birlikte geldiği aktarılmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 112
En / Boy : 16 / 23.5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 1.2020
₺39,60

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 194
En / Boy : 15,5 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2015
₺51,30

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 80
En / Boy : 14 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2009
₺38,00
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 743
En / Boy : 16,5 / 23,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 6.2016
₺76,50

İktisat uzun süredir günlük ekmeğimiz haline getirildi. Umutlar ekonominin iyiye gitmesi ve iyileşmesine bağlandı.

Büyüme, cari açık, likidite kavramları çoktandır sohbet konularımız arasında. Siyasetçiler bile tüm kötülükleri faiz lobisinin faiz hobisine "endeksledi." Artık ABD Merkez Bankası başkanının adını biliyor ve vereceğiz faiz kararını heyecanla bekliyoruz.

Gazetelerin ekonomi haberleri arttı, sayfaları çoğaldı, köşe yazarları "tavan yaptı." Günlük piyasa bilgileri ekranların üzerine sabitlenen bantlardan akıp duyuor, hatta tam gün ekonomi haberleri yapan televizyon kanallarımız bile var.

İktisadi kavramların pazarlayıcısı koca koca ekonomi profesörleri canlı yayınlarda "show business" yapmakta.

Ekonomik sistemi öve öve bitiremiyorlar ama alınan yanlış kararların uygulamada "krizlere" yol açmasından onlar da yakınıyor: Oysa kendilerinin temsil ettiği evrensel iktisadi akla uyulsa, kapitalizm sonsuza dek aksamadan sürecek!

"Sol"dan iktisatçıların bir kısmı bu "sonsuz gidişat" fikrine inanmasa bile, kendi önerileri ve bu önerilerin getireceği iyileştirmeler sayesinde vatandaşın, çalışanların, işçilerin gözetileceğine böylece "iyi bir kapitalizm" ya da "makul bir kapitalizm" ile idare edebileceğimize dair teorilerini, sahip oldukları köşelerden "güncellemekteler."

İktisatçıların İktisadı'nda gündelik yaşantımız kuşatan iktisadi terimler, bu günlük iktisat vaazları özelinde ele alınıyor. Belli bir iktisadi kavram eşliğinde, o kavramı en iyi temsil ettiği düşünülen konu hakkındaki yazılarından yola çıkılarak, 15 "popüler" iktisatçının gerçeklikle ilişkisi sorgulanıyor. Bu sorgulamayla, aynı zamanda, adeta kapitalizmin "kesitleri" alınıyor ve krizlere karşı "kapitalist çare"lerin imkanları sergileniyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 223
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2014
₺27,20

Gelişmekte olan bir ülke olarak Türkiye Cumhuriyetinin 1923 yılın-daki kuruluşundan itibaren geçirmiş olduğu ekonomik ve sosyal yapı değişimi bir çok açıdan dikkate der bulunmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti gelişmekte olan ülkeler içinde planlı ekonomiye geçen ilk ülke olarak diğer ülkelere bir örnek teşkil etmektedir. Türkiye ekonomisinde başlangıçta sanayileşmeyi gerçekleştirmek için uygulanan ithal ikameci politikalardan sonra 1980 yılında dışa açılma ve dış ticareti geliştirme çabalan IMF, Dünya Bankası gibi uluslar arası kuruluşlar tara-fından diğer ülkelere örnek gösterilmiştir.

Şüphesiz Türkiye'de bugün artık herkes enflasyon, hayat pahalılığı, işsizlik, ihracat, döviz kuru, faiz oranları, borsa, gelir dağılımı v.b. konuları ve ekonomik problemleri sıkça tartışmakta, Türkiye ekonomisinin bugünü ve geleceği ile ilgili sorunlarla yalnızca bu alanda eğitim gören üniversite öğrencileri değil, toplumun bütün kesimleri, işçi memur esnaf, işadamı, tüccar gibi bütün herkes ilgilenmektedir.

Bugüne kadar Türkiye ekonomisi alanında bir çok kitap ve makale yazılmıştır. Yöntem ve metod olarak, belli konularda diğer çalışmalardan farklılıklar ve benzerlikler içeren bu çalışmada cumhuriyetin kuruluşundan günümüze kadar Türkiye'nin ekonomik kalkınma çabalan, bunun için uyguladığı politikaların gelişimi ve karşılaşılan sıkıntılar ana hatlanyla incelenmektedir. Öncelikle ekonomi üzerinde doğrudan veya dolaylı olarak etkili olan alanlarda genel bir bilgi verildikten sonra, Türkiye ekonomisinin tarihsel gelişimi planlı döneme kadar incelenmiş ve daha sonra da planlı dönemdeki ekonomik konular ve sorunlar yoğun bir biçimde ele alınarak araştınlmıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 376
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2016
₺18,40

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 184
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺21,06

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 222
En / Boy : 16,5 / 22
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2013
₺25,20

“2008 krizi öncesinde, yüksek büyüme oranı ile pek çok uluslararası kuruluş tarafından Türkiye’den övgüyle söz edilmekteydi. (...) Ancak, bu yüksek büyüme performansına karşın Türkiye 2008 krizinden en çok etkilenen ülkelerden biri oldu. (...) 2008 krizi, ülkeleri, ilk aşamada finansal işlemler aracılığı ile etkilemesine karşın Türk bankacılık sisteminde diğer ülkelerde gözlenen sarsıntılar yaşanmadı. Ayrıca, Türkiye’nin kriz sonrası dönemde dış pazarlarda bir daralma sorunu yaşamadığını da belirtmek gerekir. Buna rağmen hızlı büyüyen Türkiye ekonomisi krizin etkilerinden kaçamadı. Bu paradoksal durum Türkiye’nin 2008 öncesi övülen ekonomisinin sanıldığı gibi güçlü olmadığını göstermektedir. (...) Dış ticaret açığı, ödemeler dengesi açığı, dış borçlar, işsizlik (...) makroekonomik sorunların başında yer almaktadır.”

- Fatma Doğruel - A. Suut Doğruel

Türkiye ekonomisini, 2008-2009 küresel krizinin etkileri ve sonuçları çerçevesinde inceleyen yazılar, elinizdeki derlemenin odağını oluşturuyor. Bu bağlamda sanayileşme ve sanayisizleşme sorunlarına, özel bir önemle eğiliniyor. İmalat sanayi, ticaret ve finans sektörüyle ilgili gelişmeler, yine bu bağlamda ve makroekonomik analiz açısından ele alınıyor. Gelir dağılımı ve yoksulluğun -yolsuzlukla da ilişkisi içinde!- “gerçek” bir muhasebesini yapan incelemeler, bu tabloyu bütünlüyor. Disiplinlerarası yaklaşım esiniyle, Türkiye ekonomisini anlamada ve yorumlamada edebiyattan yararlanmanın imkânlarına dikkat çeken bir katkıyla da renklenen bir tablo...

Murat Koyuncu, Hakan Mıhcı ve A. Erinç Yeldan’ın derlediği kitapta Seven Ağır, Serdal Bahçe, Erdoğan Bakır, Hasan Cömert, Eşref Uğur Çelik, Fatma Doğruel, A. Suut Doğruel, Semih Gökatalay, Mustafa İsmihan, S. Rıdvan Karluk, Yakup Kepenek, Ahmet Haşim Köse, Emre Özçelik, Erdal Özmen, Ester Ruben, Ali Cevat Taşıran, Erol Taymaz, Ünal Töngür, Oktar Türel, Umut Ünal, Ebru Voyvoda, A. Erinç Yeldan ve Kamil Yılmaz’ın yazıları yer alıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 398
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2017
₺50,62

Avrupa, imparatorlukların dağılmasıyla ulus devletlere dönüşür ve aydınlanmanın ardından sanayi kapitalizmine geçerken Osmanlı İmparatorluğu hep bir ümmet devleti olarak kaldı. Ne tam olarak aydınlanmaya girebildi ne de sanayi kapitalizminin getirdiği rüzgârı yakalayabildi.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasıyla aydınlanma ve sanayileşme atılımı gibi kazanımlar çıktı ortaya. Ne var ki bunlar, toplumca bir çaba karşılığı elde edilmiş kazanımlardan çok, ilerici bir kadronun getirdiği düzenlemelerdi. O nedenle de toplum tarafından tam olarak sahiplenilmediler.

Son yüz yılda ülkemizde yaşanan sosyo-ekonomik evrim başlangıçta ileriye doğru olsa da sonradan çok daha karışık bir görünüm içine girdi. Bizde hiçbir zaman geniş bir sanayi burjuvazisi oluşamadı. Daha çok bir esnaf burjuvazisi oluştu. Hiçbir zaman kapitalizm, ahbap-çavuş kapitalizmini aşamadı. Türkiye bazen Batı’ya bazen Doğu’ya, bazen ileriye bazen geriye doğru kararsız bir denge içinde savrulup durdu.

Bu kitap Türkiye’nin Osmanlı’dan bu yana yaşadığı bu karışık ve kararsız değişimi değerlendirmeyi amaçlıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 248
En / Boy : 13,4 / 19,8
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺33,25

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 180
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : .1997
₺26,25

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 163
En / Boy : 13,5 / 19
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : .1999
₺22,50

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Başkanı Ahmet Ertürk’in işi çok zor. Ertürk’ün görevi sorunları daha fazla büyümeden ve kamuoyu vicdanını daha fazla sızlatmadan çözmek ve altına imza atmak. Ertürk bu yönde adım atabiliyor mu? Yoksa günü kurtarmaya mı çalışıyor? Göreve geldiği günden bu yana yaptığı açıklamalar ve icraatlar gösteriyor ki, Ertürk "doğru bildiği yolda" iş yaparak ilerliyor. -Yavuz Semerci / Sabah, 05.06.2004- ...Ekonomi sınıfında uçan kırk milyar dolarlık bürokrat Ahmet Ertürk Nasıl bir insandır? İşte size Doğan Hızlan’ı çok heyecanlandıracak bir bilgi: ‘Şiir tutkunu. Ece Ayhan, Cemal Süreyya, İsmet Özel, Necip Fazıl, Sezai Karakoç ve Yahya Kemal tekrar tekrar okuduğu şairler.’ Bu kadar ipucu bir insanın karakterini ve kalitesini anlatmaya yetmez mi? -Ertuğrul Özkök / Hürriyet, 14.07.2004- ...Kendisini yemeye hazırlanan canavarı, zerafetiyle hipnoz edercesine çıktı, bütün bu tartışmalardan. Eşsiz zerafeti, onu riyakârlık batağının içine düşmekten alıkoyan sihirli uçan halısıydı. Türkiye’nin en büyük patronuydu. Saatleri durduracak kadar çalışıyordu ama dünyeviliğe, haberi olmadan getirildiği makamı, bir damla gölgede terk etmeye hazır duracak kadar ilgisizdi. -Ayşe Önal / Star, 25.10.2005- ...Onu TMSF Başkanı olarak ilk tanıdığımda içimden "Tam bir cesur yürek" diye geçirmiştim. Arkasından giydiği "ateşten gömleğin" çok da farkında olmadığını düşünerek "Umarım kısa sürede hevesi kursağında kalmaz" diye eklemiştim. "Kendisiyle buluştuğumda üç yıldır kamu adına savaşan "yalnız bir savaşçı" portresiyle karşılaştım... -Eyüp Can / Referans, 21.11.2006-


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 266
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2008
₺41,60

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 251
En / Boy : 16,5 / 23,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : .2009
₺28,50
Bu Kitap, doğası gereği ait olduğu Gutenberg Galaksisinden, eskiden patikalarında şamanların dolaştığı şimdilerdeyse çevresinde telekomünikasyon uydularının cirit attığı bir gezegene bakıyor. Neanderhal Adamı’ndan Sibernetik Adamı’na, mit kırıntıları ve gündelik büyülerde yaşayan reklam mantığı kurcalıyor. Kahramanlarıysa, aslında tek bir kişi olan iki insan tipi; oynayan insanla düşleyen insan...
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 137
En / Boy : 10 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.1995
₺24,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 172
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺11,34

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 169
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2004
₺46,75

Amerikan Eski Hazine Bakanı Henry Paulson, 2008 yılında iyice hissedilmeye başlanan ekonomik kriz ile ilgili, aynı yılın Mayıs ayında şöyle demişti: “En kötünün muhtemelen gerimizde kaldığına inanıyorum”. Paulson’ın bu açıklamasından neredeyse 4 ay sonra, iki dünya savaşı, bir büyük buhrandan sağlam çıkmış dünyanın en büyük 4. yatırım bankası 160 yıllık Lehman Brothers iflas etti.

İşte o gün, finans piyasalarını yakından takip eden herkesin muhtemelen dünyanın sonunun geldiğini düşünmeye başladığı gündü. Krizin sonucu olarak sadece Amerika Birleşik Devletleri’nde 8 milyon kişinin işini ve 9 milyon kişinin evini kaybettiği tahmin edilmektedir. Ayrıca küresel anlamda senelerce sürecek bir ekonomik daralma ve yavaşlama dönemine girilmiştir.

Ancak sonuçları kadar nedenleri ile de yankı uyandıran 2008 küresel ekonomik krizi, sadece ekonomik bir felaketi değil aynı zamanda ahlaki bir çöküşü simgelemektedir. Belki de bu sebeple dünyanın en popüler krizi haline gelen bu kriz hakkında her dilde binlerce haber yapılmış, makaleler yazılmış, filmler çekilmiş ve kitaplar basılmıştır.

Anneannenize Anlatır Gibi: 2008 Küresel Ekonomik Krizi, bugüne kadar basılan kitaplardan farklı olarak, 2008 küresel ekonomik krizinin gelişimini herkesin anlayabileceği sade ve eğlenceli bir dille anlatmaktadır. Krizin gerçekleşmesine zemin hazırlayan olayların neden ve nasıl oluştuğu günlük hayattan örnekler kullanılarak ele alınmış ve olabildiğince basit bir şekilde açıklanmıştır.

Eğer 2008 finansal krizi hakkında bildiğiniz her şeyi eşinizden dostunuzdan duyduklarınızdan, izlediğiniz filmlerden ve okuduğunuz haberlerden öğrendiyseniz; bu kriz hakkında hep bir fikir sahibi olup da tam olarak ne olduğunu bir türlü anlayamamışlardansanız, bu kitabı okumanızı şiddetle tavsiye ederim!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 158
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2017
₺35,25

Türkiye, "Nizam-ı Cedit"ten "Güçlü ekonomiye geçiş programı"na kadar iki yüz yıldır bir yenilgi tuzağına düşmekten yakayı kurtaramadı. Bütün bu zaman zarfında üretilen tüm kavramlar veya hakim retorik, hep aynı anlama gelen şeylerdi. Hepsinin ortak paydasında Batı’da ortaya çıkan kapitalizme "uyum sağlamak" vardı. Nizam-ı cedit, asrileşme, muasırlaşma -daha sonra bu kavram çağdaşlaşma olarak yeniden sahneye çıkacaktı-, batılılaşma, modernleşme, kalkınma, "istikrar", "yapısal uyum", şimdilerde "güçlü ekonomiye geçiş" vb... esas itibariyle sömürgeleşmenin başka kavramlarla ifadesinden ve başka araçlarla sürdürülmesinden başka bir şey değildi. Velhasıl, kapitalist gelişmenin farklı evrelerine "uyumu" ifade eden, olup-bitenleri meşrulaştıran, kavramın gerçek anlamında bir "retorikti". Dünya’nın geri kalanının da kapitalizmin ilk defa ortaya çıktığı ve ortaya çıkar çıkmaz hakim duruma gelen emperyalist ülkeler gibi olması, onlara benzemesi, iki bakımdan olanaksızdır: Birincisi, kapitalist üretim tarzı kutuplaştırıcıdır, hiyerarşi üretmeye mahkumdur; İkincisi de, herkesin Batı gibi "zengin" ve "müreffeh" olması ekolojik sınırlılık nedeniyle olanaksızdır. Artık iflas eden, iflası sürekli tekrarlanan bu yenilgi tuzağından kurtulmanın, paradigmanın iflas ettiğini kabullenmenin, velhasıl paradigmayı değiştirmenin zamanı gelmiş olmalıdır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 238
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2001
₺41,00

Günümüzün stratejik yönetim anlayışında; sosyal sorumluluk faaliyetleri rekabet üstünlüğü açısından farklılaşma kriteri olarak görülen oldukça önemli bir unsur haline gelmiştir.

Sosyal sorumluluk kapsamında incelediğimiz gıda bankacılığı sisteminin gelişmesi için devlet; işletmelere, önemli avantajlar sunmakta aynı zamanda gıda ve ürün kayıplarının önüne geçerek israfı önlemeye çalışmaktadır.

Kitabımızda sağlık açısından tüketilmesinde sakınca olmayan ekonomik değerini kaybetmiş ürünlerin vakıf ve dernekler aracılığıyla ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasını sağlayan gıda bankacılığı sisteminin işleyişi ele alınmış, Türkiye ve dünya üzerinde uygulanan gıda bankacılığının önemli örnekleri ortaya konulmuştur.

Yoksulluğun önüne geçebilmek adına uygulanan gıda bankacılığının işletmelere sağladığı ekonomik ve sosyal avantajlar incelenerek, sistemin daha iyi bir noktaya nasıl ulaşabileceğinin üzerinde durulmuştur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 169
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2014
₺38,25

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 462
En / Boy : 14,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2006
₺25,60

Standardizasyon verimliliğin artırılması, inovasyonun desteklenmesi ve ekonomik büyümenin sağlanması için önemli araçlardan biridir. Standardizasyonun temel ve esaslarını anlamak standartların kullanımını artıracak ve standardizasyon çalışmalarına katılımın artmasını sağlayacaktır. Bu doğrultuda kitapta; standart ve standardizasyonun temel ve esasları ile uluslararası, bölgesel ve ulusal standardizasyon faaliyetlerinin okuyucuya tanıtılması ve standardizasyon alanındaki farkındalığın artırılması amaçlanmıştır.
 
Aynı zamanda bu kitap ile uluslararası ve bölgesel standardizasyon alanında dağınık olan literatürün temel bir kaynakta toplanması ve ulusal düzeyde ise özellikle standart hazırlama süreçleri konusunda daha önce oluşturulmamış bir kaynağın ortaya konması amaçlanmıştır.
 
Kitap ile standardizasyon alanındaki teknik bilginin gelecek nesillere aktarılması, standardizasyon literatürünün zenginleştirilmesi ve bu alanda farkındalık yaratılarak sürekliliğin sağlanması umut edilmektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 248
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2014
₺27,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 422
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 10.2015
₺139,70

Türkiye Cumhuriyeti kuruluşundan bugüne siyasi ve ekonomik açıdan birçok defa çalkantılı dönemden geçmiştir. Genç bir ülke olmasına rağmen bulunduğu coğrafi ve jeopolitik konumu ile Türkiye, bu anlamda tüm dünyanın dikkatle izlediği bir ülke olmuştur. Seksen sekiz yıllık süreçte hem iç hem dış etkenlerden dolayı gelişmekte olan ülke statüsünü aşamayan Türkiye, son dönem yakaladığı siyasi ve ekonomik istikrar ile bu statüden kurtulma aşamasına gelmiş ve bulunduğu coğrafyada lider ülke konumuna gelmeye başlamıştır.

21. yüzyıla ağır bir ekonomik krizle giren Türkiye Cumhuriyeti, ardından yakaladığı siyasi istikrar ile bu durumu kendi lehine çevirmeyi başarmıştır. Yakın dönem olarak kabul ettiğimiz son on yıllık süreç bu anlamda ülkenin siyasi ve ekonomik istikrarı yakaladığı bir süreç olarak hafızalarda kalacaktır.

Son on yıllık süreci siyasi ve ekonomik anlamda bazen eleştiren, bazen de destekleyen ve öneri getiren yazılarla oluşan bu eserin, Türkiye'nin yakın dönem siyasetiyle ve ekonomisiyle yakından ilgilenenlerin ilgisini çekeceğini umuyorum.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 269
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2011
₺79,80

Kriz, iktisat biliminin, tabiri caizse kazanç kapısıdır. İktisatçıların, politika yapıcılarının ve uygulayıcılarının kriz dönemlerinde ön plana çıktığını söylemek pekte iddialı bir yaklaşım olmayacaktır. İktisatçıları, yeni politika arayışlarına yönlendiren ekonomi kökenli krizler, taş devrinden bu yana takas ticareti ile başlayan, değerli kağıtların ekonomiyi yönlendirdiği günümüze kadar ortaya çıkan süreçte, aşırı kar elde etmeye, rakipleri alt etmeye, rekabetin baltalanmasına sebep olmuştur. Elinizde bulunan kitap ekonomik krizleri yakın tarih perspektifinden anlatmaya çalışan bir içeriğe sahiptir.

Kitap fikrinin asıl kaynağı bir önceki kitabımızın kriz bölümü ve o bülümde yer alan bir kronolojidir. Kitap, bu kronolojiden yola çıkarak 20. ve 21. yüzyıla damgasını vurmuş ve ekonomi hakkında yeni politika arayışlarına neden olan dünya ve ülkemizde yaşanan ekonomik krizlerin sebeplerini ve sonuçlarını inceleyerek ekonomiye yansımalarını içermektedir. Uzun süreli araştırmalar ve okumalar sonucunda ortaya çıkan bu eser ile ilgili yararlanmış olduğum tüm kaynakların değerli yazarlarına içten teşekkürlerimi sunarım.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 214
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2013
₺79,80

Tek eser halinde sunduğumuz iki kitaptan birisi bir “özgün model” denemesidir. Prof. Neccâr, Mısır’ın bir bölgesinde deneme amacıyla faizsiz bankalar kurmuş, aldığı sonuçları değerlendirmiş, bunların aynı zamanda bir kalkınma stratejisi olabileceği kanaatine varmış ve bu denemeyi bize beş konferansta anlatmıştır. İkinci kitap ise sigortanın İslâmîliği konusunda değerli bir inceleme ve tartışmayı ihtivâ etmektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 260
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2017
₺46,98
Finans piyasaları ve ekonomiler globalleştikçe krizlerin etkileri de büyümekte. Dünyanın bir ucunda alınan doğru veya yanlış politikalar bütün insanlık üzerinde etkili olmakta. Finans ve ekonomi yönetiminde zaman zaman yanlış politikalar hâkim olmakta ve daha da önemlisi bu politikalar uzun dönemler halinde sürdürülmekte; ta ki bir noktada patlayana kadar. Kriz döneminde kamuoyu bu krizin suçlularını bulmaya odaklandı. Sistem bütün kurum ve kuruluşları ile hatalı çalışmaktaydı. Emlak balonunun oluşmasına aşırı kredi veren bankalar yol açmıştı. Bankaların bu kadar aşırı kredi vermeleri ise, merkez bankalarının kriz öncesi yıllarda piyasalarda ucuz maliyetli aşırı likidite bulundurmasından ve kontrolsüz yaratılan finansal enstrümanlardan kaynaklanıyordu. Kamu adına düzenleme ve denetim yapanlar, rating şirketleri, sigorta şirketleri, bankalar, fonlar ve bağımsız denetim şirketleri, zincirleme bu krizin sorumlusuydular. Adeta saadet zinciri içerisinde ortaklaşa kriz yaratılmıştı. Kriz döneminde yazılan makalelerden oluşan bu kitapta Global Krize ve Türkiye Ekonomisine dair düşünce, öngörü ve öneriler yer alıyor.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 77
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2010
₺18,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 239
En / Boy : 14,5 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2009
₺40,00
Türkiye Cumhuriyeti kurulurken, Osmanlı’dan kalan siyasal ve ekonomik mirası da beraberinde taşımıştır. 1920’li yıllar mali disiplin ile ekonomik bağımsızlığın sağlanmaya çalışıldığı, kalkınmanın ikinci planda bırakıldığı yıllar olmuştur. 1933-1950 yılları arasında devletçilik politikalarının güç kazanmasıyla ülkede sanayileşme girişimlerinin devlet eliyle yapıldığı bir döneme girilmiştir. 1950-1960 dönemi ise ülkenin fiilen çok partili demokratik bir yapıya geçtiği bir dönüm noktasıdır. 1960’lı yıllarda planlama döneminin başlamasıyla karma ekonomik sistem benimsenmiştir. 1980’ler ekonominin yeniden liberal politikalara geçiş yıllarıdır. 2000’li yıllarda ise küreselleşme ülkelerin maliye politikalarını da zoraki olarak değiştirmiş, ancak günümüz ekonomik gelişmeleri devlet anlayışının tamamen elden bırakılmasının sakıncalarını gözler önüne sermiştir. Yaşanan her kriz dönemi sonunda da toplumların devletten beklentileri azalmamakta aksine artmaktadır.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 246
En / Boy : 14,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2009
₺81,00

"Kapitalizmin ideolojik süreçlerinin kurnazlığı artarken, aynı şekilde onları anlamamızda kurnazlığa olan gereksinim de artıyor" diyen Judith Williamson’ın, bir popüler kültür çalışması olarak yola çıktığı bu kitabı, biçimsel reklam çözümlemelerinin ötesinde, teorik bir çalışmadır. Zengin ve çarpıcı örneklerle "sahte bilince" karşı mücadelenin en keskin, en gizli alanının reklamcılığın içinde olduğunu söyleyen yazar, eserini; "bombardımana tutulduğumuz ideolojiyle uğraştırmanın paylaşılabilir bir yöntemini bulma çabası" olarak tanımlıyor. "Politika özel yaşam ile kamu yaşamının etkileşimidir. Bu kitap kamu biçimini, ama kişi olarak bizi etkileyen bir biçimi ele alıyor: diğer insanlarla ve kendimizle özel ilişkilerimizi. Kişilerarası ilişkiler ideolojisi (örneğin, sevgi arz ve talebi) oldukça farklı türden bir çalışmanın konusudur. Fakat reklamcılık bu alanları etkiler; sahte bilince karşı mücadelenin derhal en keskin, en gizli olanı reklamcılığın içindedir. Bu mücadele teoride gerçekleşmez, her gün tarafımızda cereyan eder; yine de, bir reklamcılık teorisi (diğer ideolojik biçimlere, televizyon, film vb.) oluşturmak bireysel mücadelenin yalıtılmışlığını aşar. Kişisel tepkiyi bilimsel bir temele oturtmaya yarayabilir ve özeli geçerli yapan tam da onun kişisel olmamasıdır." - Judith Williamson-


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 187
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2011
₺68,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 206
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2008
₺15,75 KDV Dahil

Sağlık sigortası; bir sosyal güvenlik kurumuna kayıtlı olsun ya da olmasın sosyal güvenlik kuruluşunun şartlarına ya da poliçe genel şartlarına göre kişinin karşılaşabileceği hastalık, iş kazası, meslek hastalığı veya kaza riskine karşı ihtiyaç duyacağı muayene, teşhis, tedavi, tahlil masrafları ile hekimin yazmış olduğu reçetedeki ilaç masraflarını karşılayan bir sigorta türüdür. Sağlık sigortaları ile kişiler, sağlıklı oldukları sürede verdikleri prim ve katkılarla hastalandıklarında veya kaza sonucu yaralandıklarında ve bunu nedenlerle gelrleri azaldığında kendileri için yapılan harcamaların finansman kaynaklarından birisi de vergiler ve cepten ödemeler dışında sigortalılardan alınan primlerdir.

Sağlık hizmetlerinin verilmesinde, sağlık hizmetlerinin finansmanını sağlamaya yönelik olan sağlık sigortasi konusu, Türkiye gibi gelişmekte olan bir ülkede önemli bir sosyal ve ekonomik sorun haline gelmiş ve 2008 yılında uygulamaya giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası ile yeni bir sağlık örgütlenme modeline geçilmiştir. Halen genel sağlık sigortası uygulamasında karşılaşılan sorunlar tartışılmakta ve sorunları hafifletici düzenlemeler yapılmaktadır.

Sağlık hizmetlerinin planlanması, bütçelemesi, arzı, talebi, finansmanı, vb. , gibi konular sağlık sigortalarının gereğinin açıklanması için önemlidir. Bu nedenle bu çalışmada önce sağlık ekonomisinde yer alan sağlık hizmetleri arzı ve talebi, sağlık harcamaları ve sağlık finansman yöntemleri üzerinde durulmuştur. Daha sonra sağlık sigortaları tanıtılmış Türkiye'de genel sağlık sigortası ve özel sağlık sigortaları uygulaması anlatılmıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 16,5 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺27,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 453
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2008
₺40,50

Türkiye’de 1980’li yıllarda başlayıp, 1990’lı yıllarda çeşitlenen ve yaygınlığı artan, 2000’li yıllarda ise rafineleşen tüketim kültürü. Ve onunla birlikte gelişip, büyüyen reklamcılık sektörü. Neo-liberal politikalarla hayata geçen ticari medya. Neo-liberal politikalarla akışkanlaşan sermaye ve mallar/hizmetler. Ve ulus aşırı şirketlerde çalışan ve tüketim nesnelerine, hem sahip olan hem de onları yaygınlaştıran yeni orta sınıf. Reklam metinlerinde ürün ve hizmet tanıtımlarının, imajlar ve göstergelerin gerisinde kalması. 28 Şubat Süreci’nde bir bankanın, gerçekleştirdiği şirket evlenmesini kamuoyuna bir İstiklal Savaşı gazisinin ağzından duyurması: "Gün Birlik Günü". Ya da aynı dönemde bir gömlek markasının, "Ata’mızla da Yaka’mızla da Gurur Duyuyoruz" diye seslenmesi... Baudrillard’ın savunduğu gibi göstergeler ve imajları postmodern dönemde tüketiyorsak, 1930’lardaki reklam metinlerinde neden Türklük vurgusu yapılmaktadır? Diğer bir deyişle, reklam metinlerinin özellikleri nelerdir? Salt ürün/hizmet tanıtan metinler midir? Kültürel metinler midir? İdeolojik metinler midir? Ya da reklamcılık salt ekonomik bir sektör müdür? Ya da bunların tümü müdür? Reklam metinlerinin ve reklamcılık sektörünün tarihselliği var mıdır? İşte Reklam Kültür Toplum’daki konular, bu sorulardan hareketle seçilmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 151
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2009
₺51,00
IMF, Uluslararası Para Fonu; on yıllardır hayatımıza girip de çıkmak bilmeyen, adını çoluğumuz çocuğumuz kadar sık telaffuz ettiğimiz,ama bugüne kadar en ufak bir yaramıza merhem olduğunu da hatırlamadığımız bir kurum; bize daima kurtuluşumuz diye pazarlanan, fakat acı reçeteleriyle her zaman ipimizi çekerek bir nevi cellat rolünü üstlendiğini hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak denli kanıtlayan...Ve bir gün patlak vererek dünyayı sarsan Arjantin krizi: Argentinazo. Bir hafta içinde değişen beş devlet başkanı, bankaların kapatılması, halkın isyanı, yürüyüşler, protestolar, tencereli gösteriler. Arkasından Uruguay... Tıpkı daha önce Türkiye, Brezilya, Meksika, Güney Kore’de yaşanan büyük krizler gibi; hep aynı senaryolar, ezilen yoksullar için hep aynı trajediler...Bir de IMF’nin bizdeki şampiyonları kalkmış, "İyi ki Arjantin değiliz," diye timsah gözyaşları döküyorlar. Şubat 2001’deki krizden bu yana işini kaybeden 2 milyon çalışanın gözlerinin içine baka baka. Yürekleri ağızlarında, biliyorlar çünkü, "Ya bu cennet vatanın emekçileri de kafayı bozup bu ülkeyi Arjantin’e çevirirlerse," diye.Masis Kürkçügil’in hazırladığı ve Nesrin Sungur, Özlem Onaran,Mustafa Sönmez ve Hayri Kozanoğlu gibi yazarların çalışmalarının da yer aldığı Bizim İçin Ağlama, IMF! başlıklı bu derleme, IMF’nin ve Dünya Bankası’nın borçlandırma ve kemer sıktırma politikalarıyla azgelişmiş ve gelişmekte olan ülkelere nasıl bir boyunduruk vurduklarını, dişiyletırnağıyla çalışarak geçinmeye çalışan sıradan insanların hayatının nasıl bir karabasana dönüştürüldüğünü ortaya koyuyor...
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 265
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2002
₺23,10

Onlarca ekrandan yayılan rengârenk ışıkların içinden yayılan haberler, fiyatlar, inişler, çıkışlar... Dolar-mark paritesi, petrol fiyatları, dünya krizlerinin yansımaları, bankaların pozisyonları... Kendinden geçmiş, çılgınca bir heyecan içinde tek tuşa basarak milyon dolarları alıp satan gencecik insanlar... Yusuf Goz, Açık Pozisyon’da Türkiye tarihindeki en çılgın dönemlerden birinde bir bankanın fon yönetimi bölümünde çalışmaya başlayıp kısa sürede merdivenleri hızla tırmanan bir gencin içinde bulunduğu ruh halini aktarıyor. Ama sadece kendisine ait değil bu hikâye: Çoğu insanın hayatı boyunca göremeyeceği paraları, trajedileri, ihanetleri ve entrikaları bir arada yaşayan; bir insanın masa başında otururken aslında koşturup duracağı "en acayip" işlerden birini yapan; birbirleriyle sürekli "savaş" halindeki "seçilmiş" gençlerin hikâyesi. Temeli 1980’li yılların ortalarında atılan, 1990’lı yıllarla birlikte zirveye çıkan "piyasa neslinin" yaşadıklarını, memleketin girip çıktığı krizleri, para piyasalarının nasıl şekillendiğini "içerden" ve yaşanmış gözlemlerle aktaran Goz, eğlenceli anlatımıyla tarihin bir dönemine ve bir kuşağın seyrine de ışık tutuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 168
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2016
₺35,62

Oyunlardan oyun beğen

Geleceğimiz Asya’da mı?, Kalkınma İçin Kaliteli Yabancı Yatırım, Yeni Ekonomik Süper Güç Çin ve Türkiye, Yeni Bir Ekonomik ve Ticari Diplomasi Stratejisine Doğru, Küresel Göçebe, Enerjide Oyun Değiştiriciler, 2023 Türkiye Yol Haritası gibi alanında öncü eserlerin yazarı Mehmet Öğütçü bu defa geleceğimizi temelden etkileyecek yeni “Büyük Oyun”un şifrelerini gözler önüne seriyor.

Öğütçü, enerji, yatırım ve jeopolitikada yalnızca olup biteni tahlil edip gelecek beklentilerini sunmakla yetinmiyor; aynı zamanda bu yeni oyunun “taşeronu” değil etkili bir “kurucusu” olabilmemiz için neler yapılması gerektiğini de anlatıyor. Hem on yılların deneyim, izlenim ve birikimini hem de oyun kurucularla birebir etkileşim ve konuşmalarını kitabın satırları arasına yansıtıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 349
En / Boy : 14 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2017
₺26,65
1 2 3 ... 6 >
Çerez Kullanımı