• Kaplanın Sırtında
    Kaplanın Sırtında
  • Kâğıt Kesiği
    Kâğıt Kesiği
  • Ken Taç Dis
    Ken Taç Dis
  • Masal KADIN
    MASAL KADIN
  • Osman Pamukoğlu
    Debreli Hasan Geronimo
  • İdil Yazar - Çikolata
    İdil Yazar
  • Metin Akpınar Sahneye Adanmış Bir Ömür
    Metin Akpınar Sahneye Adanmış Bir Ömür
  • Zabel Yesayan Yaşamı ve Eserleri
    Zabel Yesayan Yaşamı ve Eserleri

Fransız tarihçi Prof. Claude Cahen, "Türkler, atalarının göçebe olmasından bir eziklik duyarlar." diyor. Gerçekten, Anadolu'ya ayak bastığımız ta XI. yüzyıldan bu yana, gerek Selçukluların, gerekse Osmanlıların göçebe sözcüğünü işitmeye bile katlanamayıp neredeyse dilden çıkarıp atmalarına bakılacak olursa, Prof. Cahen'a hak vermemek de olanaksızdır doğrusu. Çünkü, Osmanlılar sanki bu yüzden tarihlerini bile dğiştirmemişler, ta Tazminat'a kadar okullarda Osmanlı Tarihi yerine İslam Tarihi okutmuşlardır. Öyle ki, Prof.Cahen'in bu konuyla ilgili olarak eziklik sıfatını kullanmasını da, onun Fransızlığına mı yormak gerektir, kim bilir... Burada hemen şunu da belirtelim ki, bu kitap, adından da anlaşılacağı gibi, ne tarihle ilgili bir araştırmadır, ne de toplumbilimsel bir inceleme...  Salt, bir  yazarın yazınsal çalışmaları sırasında kalemine veya aklına takılan sorular, notlardır kesinlikle... Birtakım derkenarlardır yani... Ola ki bir yeni tartışmaya yol açar iyi niyetiyle yayımlanmıştır ve de... Biline ve bir kusur varsa, affola...

 

Basım Dili : Türkçe
Sayfa Sayısı :280
En / Boy :
13,5 x 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2022

 

₺43,50

Bir kırmızı gül. Bekliyor, yeni güne aralayıp perdeyi. Bilse ki bir kalpten ötekine en kısa yol ayrılık... Biri söylese dinlemez, yaşayarak öğrenecek.
Ah neyin ne olduğunu daha bilmeyen masum çocuk!
Balkondan seyrettiğin bu şehrin içinde geziniyor kötülük bu boynuna doladığı atkıdan bile korkar olan şehrin, cinnet geçiren sokaklarının köşe başlarında cinayet ve senin ipi kopmuş bir uçurtmanın peşinden koşan gözlerin senin henüz ölüm görmemiş gözlerin; sarkma, düşersin.

 

Basım Dili : Türkçe
Sayfa Sayısı :84
En / Boy :
13,5 x 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2022

 

₺22,50

 

Yılmaz Özdil’in
kaleminden
“Mustafa Kemal”
ve “Son Cüret”
üçlemesinin
son kitabı...

Cumhuriyet’in
“kurucu ayarlar”
tabir edilen
ilk 15 yılında
neler yaşandı?

Günümüzde
olan bitenleri
kavrayabilmek
için yol haritası.

 

₺55,50

Ali Türkşen'in önsözüyle

Gazeteci yazar Ümit Zileli askerliğini 1985-86 yıllarında Tunceli'de komando asteğmen olarak yaptı. Zileli, PKK'nın ilk silahlı terör eylemlerini yaptığı yıllarda, tam da olayların içinden gözlemlerini ve yaşadıklarını anlatıyor. Bölge halkının çektiği acıları, imkânsızlıklar ve baskılar altında hayata nasıl tutunduklarını, teröre nasıl direndiklerini insan hikâyelerinden yola çıkarak bütün çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.

Vur Emri, bir asteğmenin askerlik döneminde günlük misali yazdıkları ve gözlemleri ışığında günümüze ve geleceğe ışık tutan önemli bir belge niteliği taşıyor.

(Tanıtım Bülteninden)

₺12,35

Aile, aşk ve çalışma ilişkilerinde kadınlara ve henüz kendini koruyamayacak kadar küçük olanlara yönelik şiddetin ve tacizin çığırından çıktığı bir zamanda, insanların ihtiyaç duyduğu koruyucu, mitolojiden çıkıp yardıma gelir. Anadolu'nun kadim figürlerinden Ana Tanrıça Kibele, İzmir'deki eski tapınağının kalıntılarından yükselir, uyku ve rüyalardan sorumlu dostu Morpheus'la birlikte modern zamanın şiddetine dur demek amacıyla özel bir kuvvet oluşturur: Koruyucu Melek olarak seçilen sıradan insanların rüyalarda sahip oldukları olağanüstü güçle gündelik hayatın meselelerine verdikleri şiddetli yanıtlar karşısında polis teşkilatı adalet sağlamak yerine bu yeni eylemleri engellemeye karar verince soluk soluğa bir mücadele başlar. Levent Mete, toplumun ve idarenin köklerine yerleşmiş şiddetin karşısında, adeta bilinçaltının güçleriyle gerçekleşen fantastik bir başkaldırıyı anlattığı romanında okuru Kadınlar Çağı'nı başlatmaya, bir rüyayı gerçekleştirmeye çağırıyor.

"Evlerde ve sokaklarda dengeler değişmiş, başlarına geleceklerden korkan erkekler tırstıkça kadınların cüreti artmış, daha rahat ve kendinden emin davranmaya başlamışlardı. Yüksek sesle konuşuyor, yere daha sert basıyor, başlarını dik tutuyor, erkeklerin gözünün içine rahatça bakıyorlardı. Kol kırılıp yen içinde kalır anlayışıyla ya da kimi korkular nedeniyle gizlenen olaylar sağda solda daha önce hiç görülmemiş bir rahatlıkla anlatılmaya, sıkıştırıp tehdit edenler sıkıştırılıp tehdit edilmeye başlanmıştı."

Hamur Tipi : 2. Hamur

Sayfa Sayısı : 248

Ebat : 13,5 x 19,5

İlk Baskı Yılı : 2020

Baskı Sayısı : 1. Basım

Dil : Türkçe

 

₺20,00

“Yalnız kalabilir misin?” diye sorduğunda annesi, Orkun’un aklına Alp geldi ilkin. Evde yalnız kalışlarını nasıl ballandıra ballandıra anlatırdı. Kahraman sayardı kendisini tek başına kalabildiği için. Eğer onun da akıllı bir telefonu olsaydı ya da tabletini yanına almasına izin verselerdi çok isteseler bile gitmezdi büyüklerle o zaman, evde kalmak için ısrar eder ve harika zaman geçirirdi. Yine de fazla düşünmeye gerek görmeden yanıtladı annesini. Alp yapabiliyorsa o da yapabilirdi. Hem büyüdüğünü kanıtlamak için bundan iyi bir fırsat geçmezdi eline.”
Ona arkadaş olsun diye çağrılan Buğra’dan beklediği sıcaklığı bulamayan Orkun, amcasının dağ evinde ilk kez yalnız kalacaktır. Bir gece önce anlatılan korku hikâyelerinin gölgesinde; uğuldayan, karanlık ormanın karşısında, gök gürültüleri ve çakan şimşeklerin eşliğinde… Böyle bir gecede büyüklerine ulaşmak için bir de yollara düşünce başına neler gelir?
 
Usta yazar Feyza Hepçilingirler’in kaleminden bir korku öyküsü okumaya ne dersiniz?

Hamur Tipi : 2. Hamur

Sayfa Sayısı : 96

Ebat : 13,5 x 21

İlk Baskı Yılı : 2020

Baskı Sayısı : 1. Basım

Dil : Türkçe

 

₺13,50

Biz acımasızdık, serttik ve büyük ölçüde adaletsizdik; ama şimdi bile yakınmalarımızda bir gerçeklik payı olduğunu düşünüyorum; her iki tarafın da o sırada, bir kusurları olmadan, anlaşmaya varamamaları için yeterince neden bulunuyordu. Büyükbaban on yıl daha genç olsaydı ya da bizim yaşımız daha fazla olsaydı ya da müdahale edecek bir anne ya da kız kardeş bulunsaydı pek çok acının, öfkenin ve yalnızlığın önü alınırdı. Ama yine ölüm, güzel olabilecek şeyleri mahvetti.

Woolf'un tanımladığı gibi, ‘varoluş anları', bireyin bilinçli yaşamının çoğuna egemen olan ve o anların içinde koruyucu bir örtü ile gerçeklikten ayrılan ‘yokluk' durumlarının aksine, bireyin gerçeklik hissini tattığı anlardır. Varoluş anları, yaşanılan şokun, yapılan keşiflerin ya da aydınlanma anlarının sonucunda yaşanabilir. Virginia Woolf'un hayattayken yayımlatmadığı, ölümünden sonra terekesinde bulunan, gençliğinden başlayarak kaydettiği anıları, aileyle ilgili notları ve otobiyografik yazılarının toplandığı Varolma Anları, ölümünden sonra yayımlanan en önemli kitaplarından biridir.
 

Hamur Tipi : 2. Hamur

Sayfa Sayısı : 256

Ebat : 13,5 x 19,5

İlk Baskı Yılı : 2020

Baskı Sayısı : 1. Basım

Dil : Türkçe

 

₺20,00

Şişli’deki üç katlı pembe binanın perdeleri sıkı sıkıya kapalıydı.

Gaz lambasının cılız ışığı, odayı hayal meyal aydınlatıyordu.

Altı kişiydiler.

Üzerine harita yayılmış masanın etrafında, ayaktaydılar.

 

Talihsiz bir kuşağın çocuklarıydılar.

Hayat onları hep mecbur bırakmıştı.

Bıyıkları terlediğinden beri neredeyse bir gün olsun günyüzü görmemişlerdi, Çanakkale’den Trablus’a, Yemen’den Sina’ya, Balkanlar’dan Kafkaslar’a vuruşmadıkları coğrafya kalmamıştı.

Ve neticede, işte bu daracık odaya sıkışmışlardı.

 

Uzuuun uzun anlattığı haritadan başını kaldırdı.

Adeta nefes bile almayan arkadaşlarına baktı.

Ulusun kader anıydı.

Söylenecek ne varsa söylenmişti.

Söz bitmişti.

O çelik mavisi gözlerinde belli belirsiz bir keder bulutu dolaştı.

“Vakit tamam” dedi...

 

“Umutsuz olmayacağız.

Uçurumun kenarındayız.

Bizi canlı canlı mezara atmak istiyorlar.

Son bir cüret

belki kurtarabilir.

Anadolu’ya geçiyoruz!”

₺21,00
Tükendi

"Sevgili okurlar, Katmandu'dan Meksika'ya adlı kitabımdan bu yana geçen bunca yılda, ‘yol sesi' heyecanımda hiçbir azalma, eksilme olmadı. Bu kitaba aldığım insan ve sanat manzaralı gezilerde, tercihimi toplumları tanımama olanak veren yolculuklardan yana yaptım. Evimde o yolculuklara bu kez yazıyla çıkarken, yeryüzünün en müthiş, en korkunç, en harika ve en şaşılası yaratığının insan olduğunu bir kez daha gördüm.

Yeryüzü, bilmediğimiz, tanımadığımız, merak bile etmediğimiz, tanımaya pek de çalışmadığımız toplumlarla dolu.

İnsanı, toplumları tanımaya çalışmak belki bir adım. Daha güzel, daha sevinçli, daha mutlu gidişIere ve gelişlere bir adım...

Günümüzde bir düğmeye basarak, dünyanın öbür ucunu ‘görme' olanağımız var. Ama gelin görün ki, ‘görünenin' dışında, yaşananı, hissedileni, ritmi, şiiri, müziği yakalamaya çalışmak çok farklı.

Öyleyse, haydi bir kez daha yola koyulayım. Evden çıkmadan...

Hepinize güzel ‘yollar've ‘yolculuklar'!"

(Tanıtım Bülteninden)

₺0,00
1
Çerez Kullanımı