Sefiller
Sefiller

Sefiller (9786059702973)

0,00
Fiyat : ₺12,75

En çok okunan klasikler, özenli çevirilerle ve alanında uzman akademisyenlerin editörlüğünde okuyucuyla buluşuyor.

Ailesini doyurabilmek için ekmek çalan ve bu yüzden kürek mahkûmu olan Jan Valjean, on dokuz yılın ardından serbest bırakıldığında bütün kapıların ona kapandığını görür. Bir piskoposun merhameti ile ikinci bir şans elde eden Valjean yeni kimliğiyle toplumda saygın bir yer edinir ama geçmişi peşini bırakmaz. Kendisine emanet edilen ve kızı gibi gördüğü Cosette’le birlikte Paris’in çalkantılı zamanlarında sakin bir hayat sürmeye çalışırken, attığı her adımı gölge gibi takip eden kanun adamı Javert’in onun için başka planları vardır.

Hayata umutla sarılmanın, mücadelenin ve yasaların çürümüşlüğünün gerçek olaylardan esinlenilerek yansıtıldığı Sefiller, adaletsizliğe karşı bir duruşun temsilcisi olmuştur.

Victor Hugo’nun sürgün yıllarında yazdığı ve insan ruhunun çarpıcı bir portresinin çizildiği bu eseri, Süleyman Doğru’nun özenli çevirisiyle sunuyoruz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 352
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018

Benzer Ürünler
  • Âdem’den Önce rüyalarında tarihöncesi bir çağda yaşayan alter ego’su Kocadiş’in başından geçenleri gören modern bir Amerikalı çocuğun öyküsüdür. O çağda üç ayrı tür insansı bulunmaktadır: Henüz ağaçtan inmemiş, vahşi maymunlara daha yakın Ağaç İnsanları; Kocadiş’in “Halk” olarak adlandırdığı ve kendisinin de ait olduğu, hem ağaçlarda hem de mağaralarda yaşayan tür; bir de bu insansıların en gelişmişi olan, ateş yakıp ok ve yay kullanan Ateş İnsanları. Eser 20. yüzyıl başlarında evrim meselesini kamuoyunun gündemine taşımasıyla dikkat çeker. London modern anlatıcısının binlerce asırlık bir mesafeden baktığı ilkel insanın düşünce yapısını düş gücüyle zenginleştirerek aktarır. Uzak atalarımıza ve içinde yaşadıkları, dur durak bilmeyen bir çatışma ve hayatta kalma mücadelesinin süregeldiği gaddar dünyaya ilişkin karanlık bir tablo çizer.


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 160
    En / Boy : 12,5 / 20,5
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 3.2019
    ₺18,90
  • Muhsine geçimini sağlamak üzere şehrin epey dışındaki bir köşke hizmetçi olarak gider. Bu “netameli” köşkün sakinleri arasında çalışanları ve delirdiği söylenen zengin hanımının yanı sıra türlü çeşit periler, yaratıklar, bir de gulyabani vardır. Muhsine, sonunda öldürülmek, delirmek, iyi saatte olsunlara karışmak ihtimalleri olmasına rağmen merakını susturamaz ve kapalı kapıların ardına geçer. Hüseyin Rahmi cin, peri, cadı gibi doğaüstü varlıkları konu edinerek masalın romana, romanın masala dönüştüğü bir teknikle halkın batıl inançlarını ele alır. Ve bizi bütün bu tuhaf yaratıkların, garip mahlûkatın ötesinde yaptıklarıyla daha şaşılası, daha acayip bir varlıkla tanıştırır: İnsanla. Baştan sona heyecanla okunan Gulyabani, o devir İstanbul halkını bütün özellikleriyle yansıttığı gibi bilmeceleri, tekerlemeleri, mahalli kelimeleriyle de Türkçenin en güzel örneklerini barındırır.

    Hüseyin Rahmi Gürpınar (1864-1944) Dönemini ve çevresini romanlarında yaşatıp, genç yaşlarından itibaren geniş halk kitlelerince sevilerek okunmuş Hüseyin Rahmi, edebiyatımızın benzeri az bulunur şahsiyetlerindendir. Kitaplarında İstanbul yaşamının özel inanışları, toplumsal ve ekonomik eşitsizlikler, kadın erkek ilişkileri gibi konular halkın özgün konuşma biçimleri korunarak, çok defa gülünç, bazen hüzünlü olarak işlenir. Romanımıza “mahalli renk” ilk kez onunla girer. Yazarlık yaşamına 1883’te Tercüman-ı Hakikat gazetesinde başlar. 1896’da İkdam gazetesinde roman ve öyküleri tefrika edilirken üne kavuşur. Döneminin en çok okunan yazarı olur. Tüm kazancı yazarlıktan gelir. Bu sayede Heybeliada’da şimdi müze olan köşkünü alır. 1908 Meşrutiyet’inden sonra Ahmet Rasim’le Boşboğaz adında bir mizah gazetesi çıkarır. İlk soruşturmaya böylelikle uğrar. Gazetesi kapanır. İkinci kez Ben Deli miyim? romanıyla mahkemelik olacak ve yine beraat edecektir. Çoğu roman olmak üzere öykü, tiyatro, makale ve eleştiri türünde altmışın üzerinde kitabı bulunmaktadır. Yazarın seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz.


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 144
    En / Boy : 12,5 / 20,5
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 3.2019
    ₺16,90
  • Edna Pontellier’in gözlerinden birkaç damla yaş süzüldü o gece. Kapıldığı hisler karmaşası açığa vurmuştu sonunda, yaptığı sorumsuzluğun yükü ona ağır gelmişti. Asil beyefendinin dudaklarına yapışması hiç hesapta yoktu – Böyle şeylere alışkın değildi. Kocasının kendi için yaptığı onca fedakârlığa rağmen, onun bu yaptığı reva mıydı? Elbette bir de Robert vardı, o da ne kadar sitem etse haklıydı. Halbuki Edna’nın ona olan aşkı günden güne artıyordu. Ancak her şey bir yana, kurulu düzeni idrak etmeye başlamıştı Edna. Sanki onca yıldır görmesine mani olan sis perdeleri ortadan kalkmış, hayatın sırları gözler önüne serilmişti - Genç kadın iyi ve kötünün aslında hep bir arada olduğunu yeni fark ediyordu. Yaptıklarından pişman değildi, aklı hala yapamadıklarındaydı.


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 224
    En / Boy : 12,5 / 19,5
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 9.2018
    ₺22,80
  • Jane Austen’ın “Pride and Prejudice” orijinal adlı bu eseri ülkemizde “Aşk ve Gurur” ve “Gurur ve Önyargı” isimleriyle bilinmesine rağmen, aslında başlıkta Kibir ve Önyargı kastedilmektedir; zira bu kavramlar kitabın iki karakterine yapılan atıflardır.

    Elizabeth ve Bay Darcy birbirlerini o davette ilk defa görmüşlerdi.

    “Hangisini diyorsun?” deyip arkasına döndü Bay Darcy ve bir anlığına Elizabeth’le göz göze geldi. Genç kız bakışlarını kaçırınca önüne dönüp en soğuk haliyle konuşmasını sürdürdü. “İdare eder.” dedi. “Ama beni heyecanlandıracak bir güzelliği yok. Zaten başkalarının dansa kaldırmaya bile tenezzül etmediği bir kızla dans edecek de değilim.”

    O andan itibaren Elizabeth, Bay Darcy’ye karşı hiç de hoş duygular beslemedi. Kibirli biriydi ve dünyada anlaşılacak son insandı.


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 448
    En / Boy : 12,5 / 19,5
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 11.2018
    ₺26,60
  • Lev Nikolayeviç Tolstoy (1828-1910): Anna Karenina, Savaş ve Barış, Diriliş’in büyük yazarı, yaşamının son otuz yılında kendini insan, aile, din, devlet, toplum, özgürlük, boyun eğme, başkaldırma, sanat ve estetik konularında kuramsal çalışmalara da verdi.Bu dönemde yazdığı roman ve öykülerinde yıllarca üzerinde düşündüğü insanlık sorunlarını edebi bir kurguyla ele aldı.

    Tolstoy’un yarı otobiyografik denebilecek üçlemesinin (Çocukluk, İlkgençlik, Gençlik) son kitabı olan Gençlik, ilk kez 1857 yılında Sovremennik dergisinde yayımlandı. Tolstoy son kitapta kahramanının üniversiteyle, farklı bir sosyal çevreyle, aşkla tanışmasını, gittikçe genişleyen ufkunu, ilk iki kitaptaki gibi son derece samimi, etkili bir dille anlatır. Gençlik, Tolstoy’u çağdaşlarından ayıran gözlem gücünün ve artık yazarın alâmetifarikası haline gelen sade, çarpıcı üslubunun öne çıktığı ilk eserlerden biridir.


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 256
    En / Boy : 12,5 / 20,5
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 9.2015
    ₺87,90
Çerez Kullanımı