Saye
Saye

Saye (9786057402813)

0,00
Tedarikçi : Kuzey Işığı
Fiyat : ₺38,48

“Bir kumru alçaldı üstünden, önündeki kaldırıma, taşların çatlaklarından serpilmiş cılız otların yanına kondu. Dökülmüş kırıntıları gagalamaya başladı. Seyretti. Ona çevrilmiş bütün adımları durdurmak istedi. Sonra kumru uçtu, sağında yükselen binanın ikinci kat balkonuna, rengârenk saksıların yanına kondu. Bir yanı döngüye nefret ve sezdiğine kayıtsızlıkla doluyken diğer yanı, içindeki soyutlanma refleksine tezat; çocukları, hayvanları, her yıl bahara yeniden aldanarak gardını indirip çiçek açan bitkileri, her şeye inat yaşamanın türküsünü haykıran kuşları, kızıl gün batımlarını, ıssız kıyıları, yağmur sonrası peyda olan toprak kokularını; varışsız, sonrasız çıkılan yolculukları; adı ezbere bilinmeyen sokaklarda hiçbir şeye aldırmadan, kimsenin duyacağından çekinmeyerek mırıldanılan şarkıları nasıl da seviyordu… Bu küçücük anlar, dünyanın her şeye rağmen yaşanılır olduğuna nasıl da inandırıyordu insanı. İnsan yeter ki bahane aramasın; yaşamanın da, ölmenin de bir sebebi bulunurdu. Hatta öldürmenin bile…”

Bektaş Şenel Saye’de; küçük yaşta, talihsiz bir biçimde annesini ve babasını kaybeden bir çocuğun, aidiyetini ve varoluşunu sorguladığı sonraki yaşamını ilmek ilmek, bir dil ustalığıyla işleyerek anlatıyor.

Kahramanımız Saye, şimdiden edebiyatımızın unutulmaz roman karakterleri arasına girmeye aday...

Benzer Ürünler
  • Genç, güzel ve kocası Justin’in sevgili bir tanesi Tessa Quayle Kuzey Kenya’da korkunç bir şekilde öldürülür. Amatör bir bahçıvan, yaşlı bir dul ve diplomat olan Quayle, kendi köklerine inerek aşık olduğu kadının olağanüstü cesaretinin izlerini aramaya koyulur. Ama öğrendikleri onu şüpheli yapmakla kalmaz, Tessa’nın katillerinin de hedefi yapar. Zamanımızın en ilgi çekici ve iyi hikaye anlatıcılarından biri olan John le Carré bu defa da yeni dünya düzeninin görkemli keşfinin peşine düşüyor. Dizginlenemeyen kapitalizmin karanlık yüzünü sıradan insanların ihanetleriyle anlatan Bahçıvan, karısını trajik bir ölümle kaybeden Justin Qayle'in tutkusunu okurla buluşturuyor. 

    Bahçıvan, 2005 yılında beyazperdeye uyarlandı. Başrollerinde Ralp Fiennes, Rachel Weisz’in oynadığı, yönetmenliğini Fernando Meirelles'in yaptığı film pek çok dalda Oscar'a aday oldu.

    Le Carre, insanoğlunun kendisine ve gezegene verdiği ve vermeye devam ettiği zararlara dair derin sorular soruyor.

    - Daily Mail

    Le Carre’nin standartlarında en iyisi. Başka bir deyişle mutlaka okunmalı.

    - Sunday Telegraph


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 580
    En / Boy : 12 / 20
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 10.2015
    ₺64,78
  • Tuna Oltası yarışmasının galibi Ilia Krusch'un hedefi, Tuna'yı boydan boya katedip ağzına varana dek balık tutarak ilerlemektir. Yolda daha sonradan çok iyi dost olacakları Bay Jaeger'le karşılaşır ve Tuna’yı birlikte geçmeye başlarlar. Bu sırada Tuna'nın kıyılarında kaçakçılık yapan bir şebekenin şefi uluslararası bir komisyonun kararıyla aranmaktadır.

    Kaçakçının adının Latzko olduğu tahmin edilmektedir, ama kendisini gören ya da tanıyan kimse yoktur. Belli ki Krusch sadece balık tutmayı hedeflediği bu yolculuktan yalnızca balıkla geri dönmeyecektir.

    Avusturyalı besteci Johann Strauss'un Güzel Mavi Tuna valsinden ilham alan Güzel Sarı Tuna, Ilia Krusch'un maceralarla dolu hikâyesini anlatıyor. Okuyucu Tuna kıyılarını Jules Verne’in anlatımıyla birlikte gezerken balık tutmanın ve denizde yaşamanın ayrıntılarından da haberdar oluyor. Tuna’nın neden mavi değil de sarı aktığını o yıllarını Tuna’ya vermiş bir balıkçıdan dinleyeceğiz.

    Jules Verne'in oğlu Michel Verne tarafından babasının ölümünün ardından popüler bir polisiye romana dönüştürülen Güzel Sarı Tuna'yı, yazarının ilk yazdığı nüshaya sadık kalarak yayınlıyoruz.


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 240
    En / Boy : 12 / 20
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 9.2015
    ₺31,98
  • New England’ın küçük bir kasabasında gizemli bir şekilde dünyaya gelen oldukça tuhaf bir çocuk; Necronomicon’un büyülü ve kuvvetli sözcükleriyle yayılan lanet ve bu laneti ortadan kaldırmaya çalışan bir grup insan... “Cthulhu Mitosu”ndan parçalar taşıyan Dunwich Dehşeti’nin olağanüstü âlemine korku edebiyatının en çarpıcı metinleriyle girin.

    Lovecraft’ın bütün eserlerinin yedinci ve son cildi olan Dunwich Dehşeti’ni de Hasan Fehmi Nemli çevirdi.

     


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 470
    En / Boy : 11.5 / 20
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 8.2015
    ₺64,78
  • “Shakespeare’in III. Richard’ı, Orwell’in 1984’ü gibi polemik yaratacak bir eser.”

    - Washington Post

    Pakistan’da dünyaya gelen Ted Mundy bir İngiliz subayının oğludur. Sasha ise Doğu Almanya göçmeni bir papazın oğlu. Yaşamları birbirinden habersiz akıp giderken, 60’lı yılların sonlarında Batı Berlin’i kasıp kavuran öğrenci eylemleri sırasında tanışırlar. Soğuk Savaş yıllarında çift taraflı casusluk yapan iki adamın dostlukları zamanla ilerler. Sovyet rejiminin çöküşüyle Ted kendine mütevazı bir hayat kurar. Ancak beklenmedik bir anda Sasha’dan gelen bir haber tüm hayatını değiştirir. Çok zengin ve kimliği gizli tutulan bir adam hayat görüşünü yaymak üzere yetenekli ve becerikli insanlara ihtiyaç duymaktadır. Ted Mundy idealleri uğruna işi kabul eder. Böylece iki arkadaş yoksulluktan kurtulup çökmekte olan dünyayı kurtarmak için ellerine geçen fırsatı değerlendirmeye karar verirler. Ama ortada bir sorun vardır. Acaba gerçekten dünyayı kurtarabilecekler midir?

    “John le Carre 75 yaşında olmasına rağmen kırk yıldır aralıksız sürdürdüğü edebiyat hayatına hala bir amatörün coşkusuyla devam eden bir profesyonel. İşte bu nedenle Sıkı Dostlar gibi muhteşem bir eser yaratabilmiş.”

    - Terrence Rafferty, New York Times


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 440
    En / Boy : 12 / 20
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 8.2015
    ₺49,20
  • 1920' lerde genç bir adam Viyana'da tıp eğitimi almak için Kıbrıs'tan ayrılır. Avrupa'da karşılaştığı sanat, bilim ve yaşam biçimi karşısında gözleri kamaşır ama aynı zamanda faşizmin yükselişine de tanık olur.

    1940'ta Kıbrıs'a geri döner. Güzel bir Yunan kadın ona asistanlık yapmaya başlar ve adam kadirim büyüsüne kapılır. Yine de ona bağlanmak istemez ve kadını İskenderiye'ye gönderir. Kate burada, Kral Faruk yönetimindeki şehrin en muhteşem dönemini yaşar.


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri :
    Sayfa Sayısı : 178
    En / Boy : 13.5 / 20
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : .
    ₺32,80
Çerez Kullanımı