Bir inancın yüzyıllar boyunca kalemden kâğıda, kâğıttan dile, gönüllere aktarıla aktarıla bugüne gelmiş kılavuz kitabı Menâkıb-ı Evliyâ (Buyruk) bağlısına, okuruna, meraklısına bir daha sesleniyor.

“... Tâ kim silsile-i nesl-i evlâd-ı Resûl’den bu vasiyyetleri Şeyh Seyyid Safiyyüdîn Hazretine geldi, kaddesallâhu sırrıhu’l-azîz, okuyub bildi ve anınla amel kıldı. ‘Bu ilim şerîf ilim imiş’ didi. Kendüye mürîd olup irâdet getüren tâliblerine telkîn idüb bu Vasiyyetnâme mucibince evliyâ muhiblerin irşâd iderdi. Bize dahî anlardan yâdigâr kaldı. Evliyânın Menâkıbı budır, bilesiz ve tâliblere terbiye kılasız!”

“Elimize ulaştığı kadarıyla sayısı birkaç yüzü geçen Buyruk yazmaları incelendiğinde, Kızılbaş-Alevî toplumunun inanç, ritüel, kültür ve toplumsal yapısına dair birçok detay ortaya çıkacaktır. İşte elinizdeki kitap, alandaki bu boşluğu doldurmaya dönük mütevazi bir adım olarak görülmelidir. Kitap, okuyucuya Buyruk’un ilk kez bir edisyon-kritik metnini sunmanın yanı sıra, eserin tarihsel ve toplumsal bağlamı, kaynakları, oluşum süreci ve kavramsal dünyası üzerine kapsamlı bir analize girişmektedir.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 576
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2020
₺36,40

“Bir insanlık mirası göz göre göre kayboluyordu. Ve biz, her bir görüşmemizde bu gerçeği biraz daha yakından gözlemliyor, bu büyük kaybın hüznünü biraz daha derinden seziyorduk. Bütün anlatıcılar bir kayıp hikâyesi anlattıklarının farkındaydı. O yüzden hep hüzünlüydüler. Ve yine o yüzden hep daha fazla anlatmak istediler.”

Aleviliğin, gitgide kaybolmakta olan bir katmanını ele alıyor bu kitap: Rıza Yıldırım’a göre, günümüz Aleviliğinin en alt katmanını oluşturan geleneksel Aleviliği. “Yalıtılmış, sıkdokulu, kırsal” ilişkilere dayanan, “mistik ve mitik nitelikli dogmalar”la kendini sözlü iletişimle yeniden üreten bir kültür olarak tasvir edilen geleneksel Alevilik, aktarım kanalları hayli tıkanmış olduğundan, bir tür “gizli kaynak” havası taşıyor.

Tokat-Amasya-Sivas-Çorum bölgesinde 670 Alevi köyünde dört yüzü aşkın dede, baba, aşık ve anayla derinlemesine mülakatlara dayanan bu çalışma, geleneksel Aleviliğin dünyasına geniş bir bakış sunuyor. Kolektif belleğin haritasını çizen, menkıbeleri, yazılı metinleri ve inanç temellerini anlatan çalışmada; dinî olmanın yanında edebî bir değer de taşıyan zengin bir kolektif menkıbe örnekleri derlemesi yer alıyor. İbadetler, cem töreni, ocak, dedelik, taliplik, musahiplik kurum ve ilişkileriyle, geleneksel Alevi toplum düzeninin canlı bir resmi çiziliyor.

Modernleşme ve kentleşmenin etkisi altında çözülürken, oluşum sürecindeki modern Aleviliğin temel kaynağını oluşturan bir “eski” Aleviliğin, son derece canlı bir portresi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 411
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺90,90

“Bu çalışma Kızılbaş-Alevi dindarlığının ‘neleri’ değil ‘nasılları’ ile ilgilenmektedir. Kızılbaş sufiliğinin oluşum sürecini çevreleyen toplumsal ve siyasal muhiti incelemek suretiyle, onun yarattığı dindarlık biçiminin ideolojik, itikadi ve ameli kalıplarının arka plan referanslarını ortaya çıkarmayı denedim. Esasen kendi iç geleneğinde Muhammed Ali Yolu olarak adlandırılan Kızılbaş-Alevi dindarlığının inanç ve ritüel boyutlarını anlayabilmek için öncelikle bu ‘bilinçaltı yapıları’nı oluşturan arka planın belirlenmesi gerekiyordu.”

Rıza Yıldırım, 14.-15. yüzyıl dönümünün büyük toplumsal ve siyasal çalkantıları içinde Anadolu’da Aleviliğin doğuşunun “macerasını” anlatıyor.

Göçebe Türkmenler Anadolu’ya göçe durdukları 12.-13. yüzyıllarda, eski Türk, Mezopotamya ve Anadolu gelenekleri ve inançlarıyla müslümanlığı nasıl bağdaştırdılar; nasıl bir dindarlıkla geliştirdiler? Göçebe-aşiret yaşam tarzına dayalı sosyo-politik düzenle, İran-İslâm kültürü ve yerleşikliğe dayanan toplum yapısı arasındaki gerilim nasıl evrildi ve Osmanlı devletiyle ilişkileri nasıl “yoldaşlıktan düşmanlığa” dönüştü? Bu süreçte tabandaki Türkmen dindarlığı ile Safevi doktrini ve Şah İsmail etkisinin bileşimi nasıl Kızılbaş sufiliğini meydana getirdi? Bir devrim ideolojisi mahiyeti taşıyan ancak “devlet” olacak teolojik ve hukuki aygıtları bulunmayan bu oluşum, Çaldıran Savaşı’nın ardından nasıl bir değişime uğradı ve Mehdici-devrimcilikten uzaklaşarak Osmanlı dünyası içinde “yerleşmeye” yöneldi? Hem son derece ayrıntılı, canlı bir hikâye hem de tarihi “anlamanın” yordamını gösteren, güçlü bir teorik analiz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 400
En / Boy : 15 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺107,90
1
Çerez Kullanımı