• İndigo Kitap Kampanya
    İndigo Yayınlarında kaçırlmayacak fırsat'
  • Destek Yayınları Kampanya
    Destek Yayınları Kampanya
  • Kara Karga Kampanya
    Kara Karga Kampanya
  • Beyaz Baykuş Kampanya
    Beyaz Baykuş Kampanya
  • İmzalı Kitaplar
    İmzalı Kitaplar

“Umutsuzluğa asla yer yok” diyerek çıkıldı bu yola! Zorluklar, sıkıntılar, kaygılar vardı ama hepsinin karşısında biraz cesaret ve biraz umut olmak zorundaydı. Bir zaman tünelinden geçercesine, ülkemizin son yıllarının acı tatlı tüm gelişmelerini bir film şeridi gibi izlercesine...

Türkiye’nin en çok izlenen sabah haberlerini 6 yıldır hazırlayan İsmail Küçükkaya’nın düne, bugüne ve yarına not düştüğü yazılarının buluştuğu bu kitapla şimdi tarihe not düşme zamanı! Seçimlerin, referandumların, terör saldırılarının ve hatta darbe girişimlerinin gölgesinde geçen yıllarda beyaz cam gazete oldu, anchorman bir köşe yazarı ve televizyon izleyicisi dikkatli bir okur...

Mutluluklar, hüzünler, şaşkınlıklar, kızgınlıklar hep buradaydı. Tıpkı hayatın kendisi gibi… Samimi, enerjik ve açık sözlü! En çok ihtiyaç duyduğumuz şeyleri; adaleti, eşitliği, kaliteli eğitimi, huzurlu yarınları ve demokrasiyi aramaktan hiç vazgeçmeyenleri anlatıyor bu kitap.

Anneleri, babaları, çocukları, öğretmenleri, doktorları, işçileri, işsizleri, emeklileri...

Yani sizi ve bizi anlatıyor!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 304
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺24,00

Her insanın yaşanmışlıklarının gizlisinde kalmış, unutulmaya yüz tutmuş hikayeleri mutlaka vardır. Nereden geldiğini ve birgün ne olacağını umursamadan tekrar tekrar hatırladığı…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 312
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺32,00

Çoğu insanın gri sadece bazılarının iyi olduğu bir dünyaydı burası ve bu dünyayı en iyi içinde yaşayanlar anlatırdı.

Mert:
-Ben Mert… Otuz beş yaşındayım. Babamdan nefret ediyor annemden ise ölesiye korkuyorum. Madde bağımlısı olduğumu hiçbir zaman itiraf edemedim. Beni tanıyınca acıyabilir yada nefret edebilirsiniz! Biliyor musunuz, ne hissettiğiniz umrumda bile değil… Ailesi tarafından sevilip sayılmayan sokaktakileri niye iplesin ki? Bu benim hikayem…

Süreyya:
-Ben Süreyya… Mert’ten sadece bir yaş büyüğüm. Kadınlık gururumu hiçe sayan, uzunca bir süre sadece bedenimi kullanan bu adamla birlikteyim. Bu kimin sınavı, bilmiyorum. Bildiğim tek şey bir uğursuzun peşinden savrulup durduğum…
Bu benim hikayem…

Faça Memet:
Ben Mehmet… Namıdiğer Faça Memet. Kırk beş yaşındayım ve İzmir’in en tehlikeli adamıyım. Yirmi yaşındayken haksız yere hapse düştüm, suçsuz olduğum beş yıl sonra anlaşıldı. İsim babam, onunla aynı koğuşta kaldığım kabadayılar kralı Jilet Kemal’dir. Tercihimi kötülükten yana kullandım ama kötülüğü ben yaratmadım. Kimse üstüne alınmasın! Bu, benim hikayem…

Necla:
Ben Necla… Mert’in annesiyim. Evlenip ayrılmış kadını gelinim diye kabul edemezdim. En ölümcül silahlarımı kuşandım ve oğlumu benden almaya çalışan o kadınla savaşmaya başladım. Düşmanıma indirdiğim her darbede zafer naraları atarken silahımdan çıkan kurşunların oğluma isabet ettiğinden habersizdim. Sevgi dolu bakışlarımı esirgedim ondan, bunu bir kerecik deneseydim yüzünün sarardığını, gözaltlarının morardığını fark edebilirdim belki… Bu, benim olmasa bile benim başlattığım hikaye.

Gökhan:
-Ben Gökhan… Sanırım yeryüzündeki iyilerden biriyim. Belki de bu yüzden gri olmayı hiç beceremedim…
Sahi… Bu kimin hikayesi?

‘’Yazarın akıcı bir dilde kaleme aldığı, her satırında heyecan ve aksiyonun var olduğu bu roman yaşanmış ve hala yaşanmakta olan olaylardan esinlenerek yazılmıştır…’’


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 312
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺28,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2014
₺16,00

En zor yazı!

Her olaya bir şeyler yazabilirsiniz, her konuya birkaç cümle kurabilirsiniz, Benim hakkımda bir şeyler yaz, diyen bir arkadaş ricasını geri çeviremezsiniz...

Peki ya 17 yıllık hayat arkadaşınız sizden böyle bir yazı isterse ne yaparsınız? Armağan da Penceresi için arka kapağa bir yazı istedi benden. Zor bir durum; 'hayır' deseniz, beni tanımıyor mu da yazmıyor düşüncesi oluşacak, 'evet' deseniz, nereden başlamalıyım diye aklınızı zorluyorsunuz.

Emir, demiri kesiyor sonunda. Tabii ki 'evet' dedim. Başka bir seçenek yok zaten. Elinizde tuttuğunuz, birazdan okumaya başlayacağınız bu kitap tamamıyla 'el emeği-göz nuru'dur

Bu kitap:

Cesaretli bir kadının, dünyaya bakışını beyin kıvrımlarında şekillendirip sizinle paylaşmasıdır.'İlham alıp, ilham vermeyi' yaşam felsefesi haline getirmiş bir bireyin aktarımlarıdır. Nicelikten çok, nitelikle uğraşan samimi bir yüreğin dışa açılımıdır. En önemlisi de Armağan'ın özlü sözleridir. Basit, net, kendini anlatan sözler... 

Sonuç olarak Armağan'ın kitabında: O'nun 'Penceresi'nden, O'nu anlamaya çalışacaksınız. O'nu anlarken aslında çoğunuz birçok değerde ve payda da buluşacaksınız. O, aklınızda olup da, bir araya getiremediğiniz sözcükleri bulup, birbiriyle eşleştirdi. Sonunda da kendi dünyasını oluşturdu ve özetledi.

Evet aslında beni özetliyor, tam da söylemek istediğim buydu, dediğim anlar çok oldu bu kitabı okurken... İlk kitabı 'Tesadüf' böyleydi, 'Pencere'de de böyle oldu. Emin olun siz de 'Pencere'yi okurken aynı duygulara sahip olacaksınız... Armağan size de çok sıkı ve samimi dokunacak. İyi okumalar..

- Fatih Portakal


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 103
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2014
₺16,00

Bir takım şeyler görüyorum... Zihnimde gizli bir kapı var gibi ansızın aralanıyor. Farklı bir yaşamın içinde buluyorum kendimi. Beni, bana ait hissetmiyorum. Yatağımda; hiç tanımadığım bir adam var, beni aşkla doyuran. Sonra görüşüm değişiyor... Ağaçlık bir yolda koşuyorum, hafiften yağmur çiseliyor. Yol karanlık ve ben korkuyorum. Biliyorum, benim için geliyorlar. Bende onların istediği bir şey var. Ardından kulaklarım çınlıyor bir tabancanın sesiyle. Acı tüm bedenimi ele geçiriyor. Merminin yakıcı sıcaklığını hissediyorum. Uzaklardan bir vapurun düdüğünü duyuyorum. Bir flaş patlıyor ve her şey yok oluyor. Zaman yok! Sonsuzluğa hapsolmuş gibiyim. Tüm bunlar kötü birer sanrı mı, yoksa zihnimin bir oyunu mu? Belleğim beni terk etmeden, her şeyi not etmeliyim. Sanırım aklımı kaçırıyorum. Siyah Gelinlik, Yabancı Ses, Yoksul Ruh ve Öznesi Sen kitaplarının yazarı Seda Küçük, yeni romanında; akıcı üslubu, insanı birdenbire içine alan kurgusuyla okurunu, gerçekliğin, yaşamın ve aşkın sınırlarını tepetaklak çevirmeye aday bir maceraya davet ediyor


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 312
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2017
₺28,00

Senem Tekinkoca’dan Bir Solukta Okuyacağınız Muhteşem Bir Roman Daha

“Yeter bu kadar kendine yabancı durduğun. İçinde çürüyen ne varsa at gitsin. Ezberlediğin tüm yenilgilerden sıyrıl. Kırılan ne kadar umudun varsa, yeniden tut bir ucundan. Kırık dökük olmadan önceki halini yeniden bul. Hatırla kendini. Ama unut sana öğretilen her şeyi. Seni boğan herkesi...

Yeniden başla. Yeni bir anın içinde, yeniden doğ. Yeniden renklen, yeniden canlan, yeniden kendine bak. İçindeki boşluk başkasının değil, senin yokluğun. Sen sadece kendine hasretsin.

Hadi kalk ayağa !!!

Aziz Arif; genç bir kadının arınma ve kendini yeniden bulma yolculuğu... Karaköy'deki Aziz Arif Pansiyonu'na yerleşen Lavin, burada kendi geçmişiyle hesaplaşıp, yeni bir hayata başlamaya hazırlanırken; yan odasında kalan sessiz bir adam ilgisini çekmeye başlar. Zamanla sekiz numaralı odaya girip, sessiz adamın dünyasının kapısını aralamak için dayanılmaz bir istek duyar. Ve Aziz Arif 'le karşılaşır. Lavin'in hafızası tersine döner. Karanlık bir sırrın içinde cesareti sınar. Çünkü Aziz Arif Pansiyonu pek de masum bir yer değildir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 232
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2017
₺24,00

Her şey ilk engelle başladı.

Belki de hiç izin vermemeliydi; ya da en başında her şeyi anlatmamalıydı. Tahmin etmedikleri kötü sonuçların telafileri, sanal sitelerindeki düzeltmeleri kadar basit olmadı!

Canınızı yakanlar, sizi üzenler ve görmek istemedikleriniz için sanal dünyalarınızda koyduğunuz engelleri gerçek dünyanıza taşıyabilseydiniz, neler olurdu?

Onlar denedi ve gördü…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 248
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2017
₺28,00

Bir çocuk sevdim, tüm kalbimle her bir hücremle...

Bir masalın içinde kendimi kaybetmeye hazırlanırken, hayatın tüm çıplak gerçekleriyle karşılaştım. Kalbimde ve aklımda ilk aşkımın izlerini taşırken, bedenimde ve tenimde beni yaralamak için bambaşka birinin iziyle hayatıma devam etmek zorunda kaldım.

Sonra kader bana en güzel duyguyu yaşamam için bir Peri Kızı gönderdi ve artık ben hayatımı bir tek onun için yaşamaya başladım. Ve bir de kader bana yeniden ilk aşkım Ateş’i gönderdi. Artık hayatımı onunla birlikte yaşamayı diledim.

Masallarda yaşadığım o yıllardan uzak, gerçeklerle baş başa kaldığım bu yıllarda hayatımın nereye gittiğini bilmeden, yaşamaya daha da çok tutundum. Ve hayat tüm yollarımı ona, Ateş’e doğru akıtmaya başladı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 624
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2018
₺40,00

Güzellik hegomanyasının gözde mekanı instagram: Güzellik kraliçeleri ve süper modeller

Instagram’da, kadınların güzellik performansına dayanan günlük mesaileri uyandıkları an başlar; sokakta, direksiyon başında ya da otobüs durağında yaptıkları filtreli paylaşımlarla da devam eder. Bu güzellik performansının ikonları olan güzellik kraliçeleri ve süper modeller, modern güzellik mitinin sadece gönüllü “militanları” değildirler. Aynı zamanda kadınları bedene hapseden güzellik endüstrisinin politikalarının da “mağdurları”dırlar.

Peki ama güzelliği tescillenmiş kadınlar bile neden kendilerini daha güzel görünmek için çaba sarf etmek zorunda hissederler? Kitabımızda bu soruyu taçlanmış güzellere sorduk. “Çünkü bütün kadınlara dayatıldığı gibi onlar da kendilerini kusurlu ve eksik hissediyorlar!”

Neyse ki kadınlara kusursuzluğu vaat eden mobil güzelleştirme uygulamaları sayesinde ve “dolgulu dudak/yanak, kalın/kalkık kaş, aydınlık/gergin yüz, fit ve ince beden”den oluşan imaj setiyle Instagram’da “dijital tanrıçalar” dönemi başladı! Dahası, yetişkin rol modellerine özenerek makyaj yapan, lüks ve marka giysiler içinde, “tween fenomenler” adıyla Instagram’da popülerleşen küçük kızlar için bütün bunlar ne ifade ediyor?

Çocukluğun yitirilişi...

Dr. Ebru Güzel ve Dr. Esra Cizmeci; iki eğitimli, bilinçli ve evet! güzel genç kadın araştırmacı, hem teoriye hem de çarpıcı somut örneklere dayanarak bizi bir kez daha bu konuda farkındalığa çağırıyorlar. Naomi Wolf’un dediği gibi, “zafer” öz-imgesine sahip çıkarak “ben güzelim” deyip dünyayı, gerçekten olduğumuz gibi görünmemizi mümkün kılacak şekilde değiştirmeye cesaret eden kadınların olacak…

-Prof. Dr. Fatmagül Berktay

İstanbul Üniversitesi SBF Siyaset Bilimi ve Kadın Çalışmaları Öğretim Üyesi

… kadının üstlendiği güzel görenme çabasından vazgeçmemesi nedendir? Sevgili Ebru Güzel ve Esra Cizmeci, bir yandan bu sorunun yanıtını bulmaya çalışırken, bir yandan da kadınları “yoran” hatta “tüketen”, “güzellik arayışı yolculuğunu” tarihsel bir süreç içerisinde analiz ediyor ve belki de okuyucuya anlamsız gibi görünende anlam bulmasını sağlamaya çabalıyorlar…

-Prof. Dr. Mehmet Z. Sungur

Kognitif ve Davranış Terapileri Derneği Başkanı-Psikiyatrist-Yazar

Fiziksel güzellik kadınların değerini artıran veya azaltan bir özellik olduğu sürece, kadınlar bu yaklaşımın esiri olurlar. Ebru Güzel ve Esra Cizmeci, kitaplarında bizi güzellik tarihinde bir yolculuğa çıkararak ve bu hegemonyayı feminist yaklaşımların ışığında anlatarak Türkiye’deki feminist literatüre özgün bir katkıda bulunuyorlar.

-Prof. Dr. Yıldız Ecevit

ODTÜ Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi

...Ebru Güzel ve Esra Cizmeci konuya harika bir yerden, güzelliğin hegemonyasının hüküm sürdüğü sosyal medya platformu Instagram üzerinden güzellik kraliçeleri ve süper modeller örneklemiyle bakıyorlar. Haydi şimdi kaçamak bakışlarınızı kitaba yöneltin ve ruhunuzu eksik etmeden onu okuyun…

-Prof. Dr. Uğur Batı

Okan Üniversitesi Yeni Medya Bölümü Öğretim Üyesi-Yazar

Yaşadığımız dünya Instagram görüntülerinden ibaret olsaydı, canları hiç sıkılmayan, hiç aç kalmayan, her gün dünyanın değişik bir köşesinde boy gösterebilen canlılar olurduk. Güzel ve Cizmeci de popüler kültür üreticilerinin bizlere dayattıkları güzellik anlayışının Instagram’da aldığı boyutu aktarıyorlar.

-Mehmet Y. Yılmaz

Hürriyet Gazetesi-Köşe Yazarı


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2018
₺24,00

“Osmanlı’nın son dönemi... Cumhuriyet’in ilk çeyreği... Fırtınalı yıllar... Armine, Giresun’da bulutları okuyarak günü yorumlayan bir Ermeni kızı İstanbul’da okuyan Recai ile Armine arasındaki unutulmaz aşk rüyası. Bir geceye sığan bir dünya. Caner Tek’in romanını çok beğenerek okudum. Geçmiş, bitmiş, devrilmiş bir dünyadan genç bir kalemin ustaca iz sürmesi.”

Nazlı Eray

"Ailelerden habersiz kaçamaklarında iyice birbirlerine yakınlaşan gençler dünyanın ve ülkelerinin içinde bulunduğu olumsuz olayları konuşuyor, fikir alışverişinde bulunup kendilerince çözüm üretiyorlardı. 1. Dünya Savaşı’nın başladığı bu günlerde Anadolu topraklarında da istenmeyen olaylar başlamıştı. Osmanlı’yı parçalama girişimleri artık olumlu sonuçlar verirken, Anadolu toprakları tek tek yabancı ülkelerin işgaliyle sarsılıyordu. Rum çeteleri tüm bölgede iyiden iyiye baskılarını artırırken Türk Milis Kuvvetleri bunlara büyük bir güçle karşılık veriyordu. Daha birkaç yıl öncesine kadar huzur içinde yaşayan insanlar, içlerine sokulan fesatla birbirlerine düşman olarak bakarken; Rumlar, Türkler ve Ermeniler, hoşgörüyü tamamen unutmuş, ayırımcılık hat safhaya çıkmıştı. İki gencin büyük aşkı bu ortamda var olmaya çalışırken üzerlerindeki baskı her geçen gün artıyordu. Ancak onların silahı hepsinden daha büyük ve kuvvetliydi. Aşk…"


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺20,00

İki farklı ırkın birleşmesi sonucunda dünyaya gelen bebek Khelon kabilesinin lanetini silmek için katedralde, 16.04.1800 tarihinde tanrıçaya kurban edildi ve gücü kabileye aktarıldı.

Melez bebeğin kurban edilişinin 200. Yıldönümünde, aynı yerde bir bebek daha dünyaya geldi. Kabileye bildirilen kehanette, böyle bir doğum olacağının haberi verilmişti. Ancak bebeğin nerede dünyaya geldiğine ve nerede, ne şartlarda yaşadığına dair hiçbir bilgiye ulaşılamadı.

Dünyanın farklı yerlerinde saat 13.01’de meydana gelen üç uçak kazasında, sağ kalan tek kız, kehanetteki bebeğe ulaşmanın en kolay yoluydu. Tek üstün yetenekli ırk olma savaşını cadılar mı nerfler mi kazanacak? Hiçbir şeyden haberi olmayan, Aden aşkın gölgesinde hayallerini mi kâbusunu mu yaşayacak?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 256
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2018
₺32,00

Hissetmez... Hissetmiyor... Hissetmeyecek! Wattpad'in en çok okunan yazarlarından Lemariz Müjde Albayrak meşhur kahramanları Alexander ve Heaven'ın romanı Hissiz ile Postiga'da!

Aşkın en derinden, inkâr edildiği yerden ortaya çıkışı! Kendilerini ve birbirlerine duyduğu aşkı çığlık çığlığa ve sessizce inkâr etseler de, aşkları ortalığı yakıp kavuruyor!
Alexander, hissiz, acımasız, yakışıklı, güçlü ve zengin... Daha küçücük bir çocukken öğrendi bütün bu özelliklere sahip olabilmeyi. O hislerini acımasızca rafa kaldırmış, kendi sonuna doğru ilerliyordu. Ama bilmediği, her sonun bir başlangıca gebe olduğuydu.
Heaven karşısına çıktığında bütün inançları ters yüz olurken, kendi sonu birdenbire başlangıcı olduğunda ne yapacağını elbette bilemezdi.
Heaven; masum, saf ve kırılgan bir papatya... Cennetten gelen bu sessiz melek, tüm korkularını kendine zırh yaparak kökleri ile tutunduğu topraklarında, Alexander'ın fırtınasına karşı direnirken, bir aşk ateşi yakmak için geldiğinde asla tek bir yananının olmayacağını bilemezdi.

Var olmadığını zannettiği kalbi boğulurcasına çırpınırken soluksuz kalarak tekrarladı: "Hissetmiyorum, hissetmiyorum, hissetmiyorum..."


Sayfa Sayısı : 488
Basım Tarihi : Ekim 2016
Kapak Türü : Karton Kapak
Kağıt Türü : 2. Hamur
Basım Yeri : İstanbul
₺19,20 KDV Dahil

Klinik Psikolog Dr. Mehmet Şakiroğlu'ndan Öfke Duygusuna Farklı Bir Bakış Açısı

Klinik Psikolog Dr. Mehmet Şakiroğlu, "Öfke" kitabında bizlere öfkemizi olumlu kullanmayı akıcı ve keyifli bir dille anlatıyor.

Öfkeyi doğuran sebeplerin irdelendiği bu değerli çalışma öfkeye bakışımızı değiştirecek.

Bilime dayalı yöntemlerle kendimizi keşfedeceğimiz bir yolculukla hayata karşı daha dirençli ve net olmamızın yollarının aktarıldığı kitabın içinden bazı başlıklar şöyle:

  • Neden Öfkeleniyoruz?
  • Öfkenin Fonksiyonu.
  • Öfke Türleri: Bastırılan Öfke, Öğrenilen Öfke ve Saldırganlığa Yol Açan Öfke
  • Öfke Teorileri.
  • Olumsuz Öfke Davranışları ile Nasıl Baş Edebiliriz?
  • Öfkenin Felsefe, Bilim ve Kültürle İlişkisi.
  • Yüz İfadeleri ve Beden Duruşu.
  • Ergenlerde Öfke ve Saldırganlık.
  • Ergenlerle İletişimde Püf Noktaları.
  • Öfke Bastırılmalı mı Yoksa Yaşanmalı mı?
  • Öfkenin Diğer Duygularla İlişkisi; Öfke ve Üzüntü, Sinirlilik ve Öfke, Hiddet ve Öfke, Nefret ve Öfke, Kıskançlık ve Öfke, Haset ve Öfke.
  • Kızgınlıkla İlgili Psikolojik Sıkıntılar.
  • Şiddet.

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 150
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2017
₺24,00

Filiz açlığını unutmak için gözlerini kapayıp daha önce hiç görmediği bir Şeker Diyarı’nda yeniden açtığında kendini hiç tahmin edemeyeceği bir maceranın içinde bulur. Üstelik yanında en yakın arkadaşı Nilsu da vardır. Tabii, etraflarında da birbirinden değişik ve leziz şekerlemeler!

İki çocuk, Şeker Diyarı’nın ayrıcalıklarını keşfederlerken, ardı ardına çözdükleri problemlerle de kendilerini kahraman gibi hissedeceklerdir.

Gelin siz de bu iki akıllı çocukla ve Şeker Diyarı’yla tanışın!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 88
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 4.2017
₺20,00

Eylül!

Adı gibi bir sonbahar ezgisi. Yağmurun yeri dövdüğü bir gecede kundağıyla terk edilen öksüz.

Can yoldaşı Ayşe ile kimsesiz çocukların meskûn bellediği, birbirlerine kol kanat gerdikleri yetimhanede büyümek zorunda kalan, sayısız yetimden sadece biri.

Tam anlamıyla yurt, sıla nedir bilmeyen, yuvasız bir kuş. En umulmadık anda, yürekten dökülen şarkıların gizeminde, gözlerine nakşeden bir renk. Deniz Mavisi! Eylül; kimsesizliğin sunduğu sevgi yitikliği ve sıcak bir yuvanın hasretiyle yaklaşır Ezrak'a. Mavinin uçsuz bucaksız ufkunu, haşin dalgalarını veyahut dibi görünmez enginlerini tahayyül edemez. "Mavi Adam'ım" dediği, meftun aşkı Ezrak'ın; kalbinin derinliklerindeki nasır tutmuş, ah işlemeyen güvensizliklerini hesaba katmaz.

Sıcak avuçlarında, kanatlarının kırılma korkusu olmadan bir ömür geçirebileceğine inanır


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 440
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2016
₺25,60

Aşk insanı dönüştürür... Hiç keşfetmediği, gizli kalmış bir yanını keşfetmesini sağlar.
Tıpkı Deniz'i dönüştürdüğü gibi..

Deniz Nihal'i tanıdığında içi bir enkazdan farksızdı. Mahkum edildiği zoraki evlilik, zannettiğinin aksine genç adamın kurtuluşu olmuştu. Nihal hayatına büyüsünü de getirmiş, Deniz genç kızın hissettirdikleriyle hiç tanımadığı yönlerini keşfetmişti.

Yine de aşkın varlığını kabullenmek her zaman kolay değildi. Hele ki daha evvel tüm yaralarını aşktan almış bir adam için... Deniz Nihal'e olan aşkını tam da onu kaybettiği anda kabullenecekti. Peki ya aşkları tüm zorlukları aşabilecek kadar güçlü müydü? Deniz ve Nihal'in masalı Hayatımı Değiştir Ada'm ile devam ediyor! Sayfalar aşka olan inancınızı tazeleyerek ilerleyecek...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 432
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2016
₺52,00

Günahını kabul ediyorum bu aşkın.

Benimle ol bedeli neyse benim olsun,

Ah be sevgilim

"Ve insan hep kaybettiğini özlüyor."

"İçimden sen geçiyorsun. Geçip gidiyorsun biymiyorsun. Bitiyorsun, gitmiyorsun.." gibi cümleleri binlerce okur tarafından çeşitli platformlarda sürekli tekrarlanan Benzemez Kimse Sana ve Bir Daha Yüzümü Göremeyeceksin'in yazarı Seda Özay'dan!

Aşkın sadece bir şarkı olması lazımdır belki.. birbirini seven iki kalbe ihtiyaç duyması saçmadır belki de kim bilir. Aşk hayatın tam ortasına nasıl yerleşir sırrı çözülemedi. Ama Seda Özay aşık kalplerin gizlice fısıldadığı ve çekinmeyip çığlık çığlığa bağırdığı cümleleriyle aşkın tam ortasında.

Bir kadının yazgısını yansıtan şarkıların yankısıyla hazırladığı sarhoş içkilerin hayatla alayı. Kendine çıkan kestirme yolları her koşulda bulabilen Jülide Hanım... Geçmişinin değiştiremeyeceği kadar geride kaldığını anlayıp geleceğin peşine düşerek yeniden hayat kurma heyecanıyla ilk adım çabalamaları gibi içini çoşturan Gaye... Ve kendi ruhundan kopup Araf'ta sallandığının farkında bile olmayan bu yüzden de ayağına gelen şansı teperek kendini sonsuz karanlıkta ezilmeye mahkum eden Verda...

Üç kadının kesişen ve birbirini değiştiren hayatları herbirine farklı bir yüzünü göstermiş olan aşk..

Okuduğunuz her satır, hayatınızın bir anına değecek ve artık siz de bir Seda Özay okuru olacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2014
₺16,00

Yazar ve psikoterapist Tarık Solmuş, bu kitapta kalıplaşmış kadın-erkek tanımlarının kendi sınırlarına sıkıştırdığı aşk kavramını yerle bir edecek bir aşkla okuru şaşırtıyor.

Bir erkeğin en samimi duygularıyla kaleme aldığı yazılardan ve maillerden oluşan “Bir Gün Seni Yazacağım” okuduğunuz her cümleyle kafanızdaki ilişki ve ideal erkek kavramlarını sorgulatıyor.

Bir gün seni yazacağım tek bir kitapta, sadece seni…

Sadece senden olan, senin teninden, nefesinden dokunmuş, örülmüş, uçsuz bucaksız bir öykü…

Öncesiz ve sonrasız, tek kahramanlı, soluksuz bir roman…

Sonra, gelişin hayatıma ama nasıl da kendin olarak, kısacık zamanda aşkı tattırıp sana yanaşmama izin verişin, beni içine alışın, beni senin yapışın, sende bırakışın, seni kendime saklayışım, iki göğsümün arasına bıraktığın tüm o soluk alışların, benliğin, kadıncalığın, tüm o “şımarıklığın…”

Sonra can kırıklığım, çaresizliğim, şaşkınlığım, seni uzaktan izleyişim, kelimelerimle bile dokunamayışım, duruşum, suskunluğum, suskunluğumdaki çığlığım, sensizliğe teslim oluşum…

Her noktasında, her virgülünde, her adımınla, her şeyinle, tonunla, tılsımınla, dokunuşunla, bakışınla sadece sen işte…

Bir gün seni yazacağım tek bir kitapta, sadece seni…

Ama en çok da biz’deki sensizliği ve içimizdeki hiç ama hiç bitmeyecekliliğimizi…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 120
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2017
₺24,00

Prof. Dr. Özcan Köknel bu kitabında ruhbilim, toplumsal ruhbilim ve iletişim bilimi açısından, bireysel ve toplumsal sorunların nedenlerini ve sorunların çözüm yollarını, yöntemlerini ele almıştır. Yaşamın amacı, başarılı, huzurlu, mutlu, uyumlu olmaktır. Bu amaca ulaşmak için "Anı" akıllı, doğru, gerçekçi, iyi değerlendirmek gereklidir.(Carpe Diem) Anı tüm bu kriterler ışığında doğru değerlendirmek ise insanda olumlu etkiler oluşturur. İnsanın neşe, sevinç, umut gibi bir duygu hissetmesi, kişide bedensel ve ruhsal olarak "iyilik durumu" yaratır. Bütün insanların, her çağda, her toplumda davranışlarının altında yatan temel amaç, çaba, bu iyilik, mutluluk durumuna erişebilmektir. İngiliz ruhbilimci Thomas Henri Huxley "Bilgide bilinende sınır vardır. Bilinmeyende sınır yoktur. İnsan aklı anlaşılmazlığın, bilinmeyenin engin okyanusunda barınacak bir ada sağlar. Her kuşağa düşen iş, bu okyanustaki adayı biraz daha toprak katarak büyütmektir," demiştir. Prof. Dr. Özcan Köknel'in bu kitaptaki gayreti okyanustaki adaya ulaşmak ve biraz daha toprak katmak olmuştur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 326
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2016
₺32,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 237
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2011
₺24,00

Hani bavulunu toplayıp, her şeyi ardında bırakıp da gitmek istediğin o uzak diyarlar var ya… Ben seni oralara, orana götürmeye gelmişim... Masallarının ülkesine, kaybettiğin düşlerine, kırılmış hayallerine geri götürmeye gelmişim… Hep birini beklemişsin, belki bir mucize. 'Biri de bana dokunsun, tüm içtenliğiyle gülümsesin yüreğime' diye beklemekle geçmiş ömrün. Dokunmak şöyle dursun yaralamışlar. Hep koşulsuz güvenmenmiş, çok sevmenmiş hak etmediklerini yaşamana sebep olan. Değişmek zorunda kalmışsın. Böyle çıkmamışsın oysaki yola, biliyorum. Öylesine güzelmişsin ki… Hep vermişsin, alamamışsın. Kendini bile… Ne çok yıpratmışlar içindeki o tertemiz insanı. Dünyanın aslında merkezi olduğunu, ne kadar özel olduğunu unuturmuşlar. Ben seni senden alıp önce, silkeleyip de üzerindeki tozları, o güzelliklerini yine sana vermeye gelmişim. İçindeki örselenmiş o çocuğun yaralarını sarmaya gelmişim. İzin verir misin, yüreğine dokunmama? Benimle gelir misin, sonsuza?

"Ahhşk pembe aşk romanlarından değil asla. Psikolojiden felsefeye, edebiyattan fiziğe kadar çok farklı alanlarda insana ufuk açan, düşündüren bir roman. Saf, sevgiliye dokunulmadan da mesafelere ve zamana nasıl dayanabileceğini gösteren, Fuzuli'yi kıskandıracak bir aşk. Divan edebiyatı kadar derin ve düşündürücü, halk edebiyatı kadar sade ve samimi, dünya klasikleri kadar da hoş bir tat bırakıyor insanda. "
-Seda Özdemir (Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni)-


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 360
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2016
₺28,00

Nusaybin'in Marbobo köyünde başlayıp Midyat'ta devam eden çocukluk ve ilkgençlik yılları... Bir darbeyle karışık meçhul bir nedenle sekteye uğrayan üniversite eğitimi... Geri kalan ömrünü İsveç'te geçiren Süryani bir annenin karanlık bir sırla gölgelenen yaşamı...

Gün gelir doğup büyüdüğü topraklara, Turabdin'e döner Meryem. Genç yaşta ayrı düştüğü ikiz kardeşiyle de yeniden buluşur.

Ama nasıl?

Özlemini çektiği kızına içini döktüğü mavi ve sarı defterlerde, ruhunu esir alan o acı sırrın kilidi sayfa sayfa açılacaktır.

Dün bitmişti, artık saatler bir sonraki günü gösteriyordu. Ve bundan böyle hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı.

Ne o gün, ne ertesi gün... Hiçbir zaman...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 256
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2016
₺24,00

Evet yabancı, sen!

Bu kitabın satırları arasında, kim olduğumu, nereden gelip nereye gittiğimi bulacaksın.

Biraz benden, biraz da senden...

Bazı yerlerde aynı beni anlatmış diyecek, yazarken ne hissettiğimi düşünmeden edemeyeceksin.

Bir aşk üçgenindeki bulmacayı çözerken, tam karamsarlığa kapıldığın anda, gülümseyeceksin.

Aşk var mı yok mu ikileminde sendeleyen bir genç kızın, en mahrem hikâyesine şahitlik ederken, küllerinden var olup tekrar alev alışını, soluğunu tutarak okuyacaksın.

Evet yabancı, sen!

Şimdi kahveni al ve arkana yaslan.

Satırlar arasındaki gizemi bulmak, duygularıma ortak olmak için sayfaları çevirmeye başla.

Sakın unutma; sadece 7 gün.

Figüran yok.

Artık her şey çok gerçek...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 352
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2016
₺32,00

İş Görüşmesi Yapacaklara Dişe Yarar Taktikler!

Vampirler

Bu kitabın amacı patronlarımızdan nefret etmeden, küsüp istifa etmeden ya da kan kaybından ölmeden de birlikte çalışılabileceğinin bir yolu olduğunu kanıtlamaktır. Önceliğiniz karşınızdakini tanımak olsun. Herkes kendi çalıştığı vampirin türünü öğrenir ona göre davranırsa iş hayatından minimum zararla çıkar. Sonuçta sörfçülere saldıran köpekbalığına kızamayız.

"Hangisi doğal ortamında?" diye sorarlar adama. Eğer özel sektörde çalışıyorsanız kan vermeyi baştan kabul etmişsiniz demektir. İşte iş görüşmeleri bunun için var. Vereceğiniz kanın kime ne kadar gideceğine siz karar verin. Bunu bir oyun olarak kabul ederseniz hayat sizin için kolaylaşır ama siz yine de deplesmanda olduğunuzu unutmayın. Hepi topu 5 litre kanınız var; akıllı olursanız kimse sizden fazlasını alamaz.
Vampirler kötüden iyiye beşe ayrılır:

(İyiye dediysek lafın gelişi)

Drakula

Vampirella

Standart Vampir

Yarım-Kan Vampir

Vampircik (Wannabe)


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2016
₺20,00

Oysa karar verip hayatımızda değişiklikler yapmak o kadar kolaydır ki. Kilitleri kırmak, yeniden ruhumuza gençlik yıllarımızdaki pervasızlığı ve özgürlüğü iade etmek sandığımızdan çok daha basit bir eylemdir. Bir düşünceye, bir söze, belki birkaç günlük sürece bakar. Fakat hayır, sonradan sahip olduklarımızı kaybetme korkusu bizi esir almıştır. Hiçbirinin başlangıçta zaten var olmadığını aklımıza getirmeyiz. Başladığımız noktaya dönmek istemeyiz. Ancak daha da fazlasını kaybettiğimiz gün uyanırız bu gaflet uykusundan.

Sema Bekmez yeni kitabı 'Özlemek Zamanı'nda yalnızlık ve sevgi kavramlarının üzerinde durarak okuru içselleştireceği bir okuma sürecine davet ediyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2016
₺24,00

"Bu hayatta her şey birbirinin içine geçmiş. Ve günden güne başka bir şeye dönüşüyor. İnsan bile farklı bir ruha bürünüyor. Hem de hiç farkında olmadan, yolunu saptırmadan ve hatta olduğu yerde hiç kıpırdamadan bir başka kaderi yaşamaya başlayabiliyor. Kendinden taviz vermeye yeltenmeyenler bile bir gün; hiç ummadıkları bir anda, bir başka kaderin içine su gibi akıp, o kaderin dalgalarına teslim edebiliyor kendini. Peki, insanın limanı kalbi değilse neresi olabilir ki?

Sen gittiğinden beri senin kalbinle neler yaşadığımın hikâyesinden bahsediyorum hiç durmadan. Biraz daha yaşa diye... Ne de olsa bu kalp ikimizin!"

Çalıntı Kalp; günlük hayatın içinde kalbimizi ne kadar yıprattığımız, yorduğumuz ve tükettiğimiz üzerine, polisiye anlatımla kurgulanmış bir hesaplaşma romanı. Kalp nakli geçiren genç bir kadın olan Leyla Zarif, Üsküdar'daki bir caminin bahçesindeki eski mezarlardan birini kazarak kalbini arar. Dedektif Çetin bu olayı çözmek için eski bir dosyayı yeniden açmaya karar verir. Ve olaylar onu bir yıl öncesine, Süreyya Operası'ndaki bir geceye götürür. Operada sahnelenen Abdülaziz'in Valsi eserinde Londra'dan kaçırılan tarihi bir el yazması kullanılmaktadır. Suriye ve Irak Savaşı sonrası, Londra ve New York'a kaçırılan eserleri müzelerden ve koleksiyonerlerden çalarak yeniden doğu topraklarına getirmek için uğraşan tarihi eser kaçakçısı bir imam, o gece operanın kulisinde ciltli bir defterle her şeyi açığa çıkaracakken silahlar patlar. Böylece Leyla Zarif'in, Dedektif Çetin'in, polis memuru Nejat'ın, cemiyet hayatının ünlü isimlerinden Roza Perityan'ın, Beyrutlu kalp cerrahı Rauf Hamedi'nin, İmam Şizam'ın ve Rasim'in hayatları tuhaf bir zamanın içinde birbiriyle kesişir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 248
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2016
₺28,00

Ege'nin iki yakasını konu alan bir göç hikayesi 'Yürek Selanik.' Dönem şartlarının ve mübadelenin ardından yolu İzmir'e düşmüş bir ailenin kuşaklar boyunca sürmüş serüveni...

Kökleri koparılmış çiçeklerin yeniden kök salma mücadelesi... Yol da yolculuk da uzun...

Gözlerimin ileride oynayan çocuklara takıldığını hatırlıyorum, dedi Bahriye. Yüzünde acı bir gülümseme vardı. Olanlardan habersiz oyunlar oynuyorlardı. Açmaya çalışan gonca güller gibiydiler Öyle masum, öyle saf, öyle korunmaya muhtaç. Tıpkı benim kucağımdaki yavrularım gibi Bizi neler bekliyordu? Bir yola çıkmıştık ama kaderimizde daha ne sancılar vardı? Bilmiyorduk. Adına Umut Gemisi dediğimiz o koca demir yığını bizi bir bilinmeze götürüyordu.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 223
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2016
₺28,00

Hayatın sandığın kadar basit değil; hayır, hiçbir zaman o kadar basit olmadı! Daha, biraz daha derin düşün. Rüyalar gördüğünü ve bu rüyalara, gazoz kapaklarıyla oynayan bir Tanrı’nın geldiğini, sana kapılar açtırdığını hayal et.

O kapıların ardında ne mi var? Tabii ki hayatın en büyük sırrı.

Bir düşün, bu kez daha bir derin düşün! Tanrıların gücünü yeniden keşfeden bir Doktor, yaklaşık iki bin yıl önce insanlık adına kendini feda eden bir Öğretmen, çocukluğundan bu yana Apollon olmak isteyen bir Patron, son görevleri için uyandırılan Yedi Ölümsüz şakirt ve intikam ateşiyle yanıp tutuşan bir Bekçi hayal et!

Hepsinin birbiriyle bir hesaplaşması var. Dünyanın en başından bugüne taşan bir hesaplaşma. Neden mi?

Cevap aslında sende gizli. Dünyanın en başından bugüne kadar hep sende gizliydi. Çünkü sen dengeyi bozacak olansın!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 328
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2016
₺28,00

Bir duygu tramvayı

Bu geçmişten geleceğe

Sevda istasyonlarında

Hep rötar yapan

Gönülden gönüle

Uzanan raylarında

Süzülürken aheste

Nice yürekler yakan

Bir duygu tramvayı bu

Hasretten vuslata giden

Amansız bir yakarıştır

Mutlu istasyonlarda dinen

Duyguların raylarında

Aheste süzülüp de

Son istasyonda tükenen


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2016
₺24,00

Korkuyorsun biliyorum. En çok da kendinden. Ha bir de ölümden... En çok da yaşlanarak ölmekten. Bir de yalnız ölmekten.

Tüm ölümler yalnız gerçekleşmez mi peki?

Enkaz altında zevkle acı arası inleyen; iş üstü, üzerine çullanan koca yığının altındaki fahişeden ne farkın var? Ellerin kirli, kulakların duyduğun onca sözden sonra kir pas içinde, gördüklerin cabası. Peki dil? Nereye dokunacağını bilir. En kirlisi de o değil mi? Yüreği ve zihni kirleten, dil yarası...

Ve bunca kirlenmişlikler arasında temiz kalan tek şey uçurtmasıydı. Unutma çocuk!

Uçurtmalar kirlenmez.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 352
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2016
₺28,00

Hayat bu... Uzun bir yol... Kaç durakta durursanız durun varacağınız yer hep aynıdır; yüreğiniz nereyi yuva bildiyse yolculuk her daim onadır. Her ne kadar farkında olmasalarda Yılmaz ve Özge'nin yolculukları hep birbirlerinin yüreğine doğru, aşka doğru oldu. Ancak her aşk kendi sınavını verirdi ve onlarınki de sınandı... Sana Yolculuk, iki yorgun yüreğin birbirinde kesişen hayatlarını beğeninize sunuyor.

Hayat böyle bir şey... Arkana yaslanıp şöyle bir geçmişe bakınca her şeyi yaşadığını sanırsın. Oysaki hayat bu; nefes aldığın sürece sana sürpriz yapmaya yemin etmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 263
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2016
₺28,00

Hayatı monoton şekilde geçen, tıp öğrencisi Nihal; arkadaşlarının onu zorla götürdüğü kafede, ilk defa gördüğü yakışıklı bir adamdan aniden hoşlanmıştır. Deniz, sekiz senelik bir ilişkiden büyük bir yıkımla çıkmıştır. Hayatımın aşkı dediği kadın tarafından düğünlerine yakın bir zamanda aldatıldığını öğrendiğinde, ruhu karanlığa gömülmüştür. En büyük tutkusu olan mesleğini bile yerine getirmek istememektedir. Hayat ikisine bambaşka bir oyun oynamıştır. Bir imza belki de ikisinin hayatını değiştirecekti. Masum ve kırılgan kız, yaralı adamı iyileştirmek için bütün çabasını ve sevgisini gösterdiğinde, genç adam buna nasıl bir tepki verecekti? En önemlisi, kalbindeki eski aşkı söküp yeni bir kadına kalbini emanet edebilecek miydi?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 392
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 5.2016
₺52,00

“Ben seni hiçbir bahar çiçeğine değişmem, Yaprak.”

Bir yanda sonbaharın hazanı olan, baştan aşağı hüzne bulanmış Kuzey; diğer yanda tüm olumsuzluklara rağmen hazana gönlünü kaptırmış, onun çekimine karşı koyamayan Yaprak... Kuzey’den gelen sert rüzgârın, umut dalına tutunan narin bir Yaprak’a etkisi ne kadar olur?

“Gözlerini Kuzey'e çevirince aklına dolan düşüncelerle soldu gülümsemesi. Kuzey ne de çok benziyordu hazana. Normal bir sonbaharı andıran ama her zamankinden farklı bir kasveti ve karanlığı olan hava, genç adamın dışarıdan soğuk duran haline inat sadece çok az kişinin görebildiği hüzün dolu gözlerle örtüşüyordu. Ve Kuzey de en az hazan kadar huzur veriyordu kendisine. Ellerini birleştirip, huzursuzca parmaklarıyla oynadı genç kız. Sadece biraz önce tanıştığı ilk duygudan korkuyordu. Kuzey'in hazanında kuruyup, sararan bir yaprak olmak istemiyordu.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 376
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2016
₺36,00

Aynadaki Adam, yıllar boyu birbirinden ayrı düşmüş bir baba kızın,Bülent ve Yonca'nın, polisiye bir kurguyla içi içe geçmiş gerilimli ve duygusal öyküsünü anlatmaktadır.

Polis komiseri Yonca, babasının bir kurşunlanma olayında yaralandığını öğrendiğinde kendini geçmişin özlem, öfke ve pişmanlıklarıyla yüzleşirken ve acil çözüm bekleyen polisiye bir bulmacayı çözmeye çalışırken bulur.

Annesiyle ilişkileri, grafiker sevgilisi, derin komadaki babası ve çözmeye çalıştığı karmaşık olaylarla; Yonca'yı inişli çıkışlı ve macera dolu bir süreç beklemektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 304
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2016
₺28,00

Hayatım boyunca hiçbir zaman kolay elde edilen kadınları sevmedim. Hep sevdiğim kadın beni sonuna kadar uğraştırsın, zor bir kadın olsun istedim. Belki çok saçma gelecek ama hep zor olan aşkları kazanmak için uğraşmakla geçti ömrüm… "Sonunda ya kaybettim, yaralarım oldular ya da kazandım, yaşadığım en güzel aşk oldular…' Ama Kayra hepsinden farklı kokusunda bile huzur var onun. Bu yüzden en çok dudaklarına sürdüğü rujdaki o çilek kokusunu seviyorum. Dedim ya onu hep bambaşka bir yerde tutuyorum... O bir kere bakıyor gözlerime, tam yirmi dört saat kendime gelemiyorum.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 304
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2016
₺28,00

Yaşama sığmayan mısralar, ufuklara açılacak kapılarda beklerler.
Bu açtığınız kapı, kelimeleri gökyüzünüz ile buluşturacak.
Onları size emanet edecek.

Niye, Aç Kapıyı Bezirgan Başı?
Çünkü, şair Sennur Sezer'in önerisiydi. Onu çok severdim, çok aydınlık biriydi o. 
Ben çocukluğunu özleyenlerden biriyim ve vakitsiz yaşlananlardan...
Bu arada hasretlerim büyüdü.
Duygularımın yarattığı metaforlar da dolayısıyla hep onların üzerinde. Bu isimde bu yağmurlara çok uygun...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2016
₺16,00

Bu kitap, Sacit Aslan'ın hikayesi.

Biri tüberküloz, diğeri büyük bir ciğer ameliyatı geçirmiş, verem hastası iki genç, hastanede tedavileri sırasında tanışıp birbirlerine aşık olurlar.

Oğlanın adı Fahrettin, kızın adı da Necla'dır.

Başlangıcı acıklı, sonrası fırtınalı bu hesapsız kitapsız aşk hikayesinin beş çocuğundan hayatta kalan iki tanesinden büyüğü Sacit Aslan. Konuşmaktan çekinmeyen ama ağzına geleni de söylemeyen bir adam.

Eğlence dünyası gibi görünen ama içinde daha derin sırlar saklayan bir imparatorluk hikayesinin önemli bir parçası; ama aynı zamanda 1950'li yıllardan itibaren bu ülkenin geçirdiği dönemlerin anaforlarından sağ çıkan bir tanığı.

Bu kitapta, muhafazakar olduğu söylenen ve yıllarca sağ iktidarların idaresindeki bir toplumda, bir gazino etrafında yıllarca toplanmış ve hala izleri olan insanların arasında büyümüş bir adamın anlattıkları, mutfağın içinden bilgiler var.

Yaşayan en önemli kalemlerden biri olan Necef Uğurlu; yazma sanatındaki tartışmasız başarısını konuşturarak, Sacit Aslan'ın merakla beklenen hayat hikayesini "Kovadaki Balıklar" kitabında okuyucularına sunuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 240
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2016
₺16,00

Hayatının değişmesine hazır mısın? Hani hep 'Gökkuşağının altından geçersen dileğin kabul olur' derler. İşte bu kitap seni gökkuşağının altından geçiriyor. Sen, sadece rengini seç ve bir dilek tut. Bu kitap, renklerin sihirli dünyasını bilimsel verilerin ışığında aydınlatıyor. Şaşırmaya hazır ol! Şimdi elindeki kitabın arka kapağını aç. Orada yeni hayatının başlangıcı olacak renk kartını bulacaksın. İnan hiçbir şey tesadüf değildir. Bakalım kartın sana ne diyecek?

Sevgiyle kalın...

- Numerolog ve Renk Uzmanı Sebla Özyurt


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 120
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2016
₺20,00

Yaşıyorum bazen Nezaketen

"Bir gün bunların bana kafa tutacaklarını hiç hesap etmemiştim. Sadece yazmıştım oysa ki. Sonrası malum. Koliler, kutular ve unutuş. Ta ki odamı, çeyrek yüzyıl hayat mahalim olan alanı -en iyi ve belki de tek tanıdığım mekanı- bir sebeple toplamak mecburiyeti doğana dek. Ve onları gördüm. Oradaydılar. Şimdi de buradalar. Başka çare yoktu."

İlk romanı Uykusuz ile kurgu ile gerçeğin sınırlarını yoklayan Ayça Güçlüten, bu defa gerçekle kurmacanın kendi yaşam alanındaki buluşmasından sızanları anlatıyor. Dilediğiniz anda, dilediğiniz boşluktan bu Oda'ya girebilirsiniz.

Oysa gelgitleriniz arasında salıncak kurmuştum Sağladığınız ritimle halimden memnundum Ama fazla salladınız beni "Durun" dedim Duymadınız


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 112
En / Boy : 14 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2016
₺12,00

Yaptığınız işle dünyayı değiştirebilir misiniz?

Gerçekten büyük bir tutkuyla yapsanız?

Çok sevseniz yaptığınız işi, milyonlar gelir mi peşinizden?

Peki küçücük, naif bir çocuk, bir oyunu çok sevse; bir gün milyonlar izler mi açtığı yolu?

Bizim okuldan Ali diye bir abimizin, yıllar önce ardına düştüğü hayalinden esinlenilmiş bir masal. Ali, hiç bilmediği bir oyunda, o oyunu icat edenleri yenmek için yola çıkmıştı. İmparatorluklar ona karşıydı...

Bu masal; Ali'nin hayalini, bir ufak çocuğun bile isterse milyonları peşinden sürükleyebileceğini, herkesin dünyayı değiştirebileceğini anlatıyor. Yapmanız gereken sadece yaptığınız işi çok sevmek...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 14 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2016
₺16,00

2016 yılı size neler getiriyor Aşk hayatınız nasıl ilerleyecek? Sağlığınızda durum ne? Kariyer planlarınız yolunda gidecek mi? Yıl boyunca, burcunuzun size söylediklerini detaylı bir şekilde aktaran Filiz Özkol, burç meraklılarına farklı bakış açısı sağlayacak bilgilerle 2016’nın astroloji kapısını aralıyor. Filiz Özkol, astroloji’ye erken yaşlarda ilgi duymaya başladı. İzmir doğumlu yazar, ilerleyen yıllarda profesyonel olarak çalışmalar sundu. 1990’lı yıllardaki Astroloji Saati isimli programıyla sürdürdüğü radyoculuk deneyimini, Yeni Asır ve Sabah gazetelerinde astroloji köşesine taşımış, daha sonra da profesyonel bilgilerini TV üzerinden takipçileri ile paylaşmaya devam etmiştir. Halen, Yeni Asır ve Sabah gazetelerinde astroloji köşe yazarlığı yapmakta ve Sabah TV’de astroloji programını hazırlayıp sunmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 328
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2015
₺14,82

"Fransız kadınlarının adeta yıllara meydan okumasını ve hayatları boyunca genç, enerjik ve tarz sahibi görünmesini sağlayan önemli uygulamaların bir çoğunu çözdüm ve kendime de uygulamaktan, denemekten hiç çekinmedim. Bu kadınlar eski zamanlardan beri dünyanın en kıskanılası, en çekici ve en şık kadınları diye anılıyorlar malumunuz. Günümüzde hala asalet, zarafet ve şıklık denince akla ilk gelen fotoğraf Fransız kadınları oluyor. Peki bu cazibeleri nerden geliyor?"

Moda, değişiklik gereksinimi veya süslenme özentisiyle toplum yaşamına giren geçici yenilik olarak olarak tanımlanırken bir diğer anlamı da, belirli bir süre etkin olan toplumsal beğeni, bir şeye karşı gösterilen aşırı düşkünlüktür. Moda insanların yönettiği değil, dünya akışının şekillendirdiği bir akımdır… 

Aysun Kaba, Moda Dönek Bir Tanrıçadır dediği bu kitabında stil sahibi olmanın ve moda'nın ipuçlarını veriyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2015
₺20,00

"Aşkın etiketi, adı sanı olmaz bilmez misin ? Kendine güvenmez misin de çıkarsın bu yollara. Aşk kimine dar gele, kimine kapılar aça. Her başına gelenin şükrüdür, sofrasındaki nimettir aşk. Tencerede kaynayan aşın, karşılıksız seni büyüten anadır aşk. Ana yüreğidir çoğu zaman. Karşılığını beklemeden ona emanet edileni sevmek, kollamaktır. Aşkı sen birisi mi sanırsın ki, kendini kuru nafile dallara bağlarsın. Aşk dua'dır dostum, sabahlara kadar zikrettiğin..."


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 256
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2015
₺24,00

Hayatperest: Yaşamı tutkuyla seven kişi. (Kaynak: Osmanlıca-Türkçe Sözlük) "Ah kimselerin vakti yok durup ince şeyleri anlamaya." Hayatperest Gülten Akın'ın şiirinden bu alıntıyla başlıyor bize yaşamdaki ince şeyleri anlatmaya.

Bundan 15 yıl önce biri 30 diğeri 20'li yaşların başındaki iki adam aşka ve hayata dair bakışlarının ne kadar örtüştüğünü fark ederler ve bir gece birbirlerine bir söz verirler; Sonsuz aşkın şifresini bulup çözeceklerdir. Biri doktorluğa devam eder, bu arada roman ve senaryo yazar, film çeker diğeri bir diğer hayaline doğru yürür, yemek yapmak ve restoran açmak. Ama o şifreyi hep ararlar…

İşte bu kitap bu süreçte yaşanmış coşkuların, sevgilerin, kırgınlıkların, insan kılığındaki hayaletlerin ve toka sanılan kelebeklerin içinde tuhaf, masalsı, incelikli bir yolculuğa çıkarıyor okuyucuyu… Hayatperest keyifli ve naif anlatımıyla okumaya başladığınız andan itibaren sizi içine alacak bir başucu kitabı olmaya aday.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 136
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2015
₺20,00

Saatim zamansızlığa kurulmuş, çanları ardı ardına hislerime vuruyor. Derin bir yolculuk başlıyor içimde. Sakince firar ediyor, tüm renklere kör olmuş karmakarışık duygularım. Hayallerimle avuçlarına serdiğim ruhumu, aldatılmış düşlerle, benliğimden arındırırken, sessizliğe çığlıklarla yelken açıyorum, kim bilir… Satırlar arasında yalnızlığa sakladığım aşkı, eksik zamanın içinde eritirken, şiir ettiğim duygularımla gizliyorum şimdi. Bundan böyle 'Tek ihtiyacım' yeni bir liman ya da yeni bir dost hatta yeni bir umut ama, Aşk asla…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 264
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2015
₺28,00

"Hikayeni biliyorum, seni tanıyorum. Yüreğini ve içinden geçenleri okuyorum. Acılarını, pişmanlıklarını görüyorum. Söyleyemediklerini duyuyorum. Ben kim miyim? İçindeki sesim, yani 'yabancı ses' Bu randevuya sakın geç kalma!" Seda Küçük, aşkını, vazgeçişlerini, öfkesini ve inadın hayatlarımıza kırık dökük cümlelerle bırakırken, sizleri de bu eşsiz hikayede başrole ortak ediyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 232
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2015
₺24,00

Gölgeydi…

Gölgelere boyanmıştı adam…

Ölümün kanlı kıyılarında bir gezgin olmaya zorlanmıştı. Işık düşmemiş maskesizliğine, bir kadının aksi sirayet etmişti. Kızıla boyanmıştı kadın…

Gençliği öyle uzakta kalmıştı ki, ufku izleyen ve günbatımının hüznüne kapılan kanadı kırık serçe çırpınıyordu yüreğinde. Çöl misali kurak olan bir karanlıkta susuz kalmış ruhuyla sarılmıştı, adama. Ve aynı adam yangın içirmişti yüreğine…

Bu sefer en baştan tanıdılar birbirlerini. Yeşil, karanlığını arındırdı toprakta…

Aşk, gölgeleri süpüren ölümün karanlığına sürükleyen bir yansımaydı yüreklerinde.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 325
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2015
₺32,00

"Sizce saplantılı bir aşk ne kadar karanlık olabilir?" İstanbul'dan Londra'ya uzanan saplantılı bir aşkın gerilim ve gizem dolu karanlık macerasına tanıklık etmeye hazır olun! Bugüne kadar aşkın neredeyse her türüne şahit oldunuz, hepsi birer birer hafızanıza kazındı. Aralık sizi klasik aşk hikayelerinin, o bildik sonların yaşanmadığı bir dünyaya götürecek. Genç bir kadın ve genç bir adamın puslu geçmişleri, yaşadıkları şehrin altında saklanan Karanlık Kuşları'nın soğuk nefeslerinde yeniden yaşanacak. Kaderleri ise yılın son günü Aralık tarafından belirlenecek. Aralık, sizi koltuğunuza çivilemeye hazır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 262
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2015
₺28,00

Çaresizdi, acizdi, aşıktı, ağlaktı ve bütün bunları solda sıfır bırakan bir sıfatı vardı; lanet olası bir metresti. Her ailenin günahını ödeyen biri vardı. Koçbaş ailesinde ise günahların diyeti Gül'e kesilmişti. Acımasızca kurban edilmişti. On dokuz yaşında bir öğrenciydi, hayatı değişmeden evvel. O eve, o adama adım attığında iffetiyle beraber yüreği de terk etmişti bedenini. Gücü yettiği kadar nefret etmiş ama kaçamamıştı aşktan. Kendisi gibi olgun bir adamın çocuk sayılacak bir kızdan istediği tek şey intikamdı! Aptal yerine konulmanın cezasını o kız, hanesine misafir olarak ödeyecekti. Aşk ve günah bize Adem ve Havva'dan mirastı. Günah insanlığın varoluş sebebi ve aşk, kocaman bir hüznün başlangıcıydı bu hikayede.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 485
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2015
₺36,00
1 2 3 4 >
Çerez Kullanımı