• Kaplanın Sırtında
    Kaplanın Sırtında
  • Kâğıt Kesiği
    Kâğıt Kesiği
  • Ken Taç Dis
    Ken Taç Dis
  • Masal KADIN
    MASAL KADIN
  • Osman Pamukoğlu
    Debreli Hasan Geronimo
  • İdil Yazar - Çikolata
    İdil Yazar
  • Metin Akpınar Sahneye Adanmış Bir Ömür
    Metin Akpınar Sahneye Adanmış Bir Ömür
  • Zabel Yesayan Yaşamı ve Eserleri
    Zabel Yesayan Yaşamı ve Eserleri

Kenarı kırılmış puslu bir aynada saçlarımın kesilmesini üzülerek seyrediyor, bir yandan da “Ne olur yapma anneciğim…”diye ağlıyordum.

Makası almaya çalıştığımda elime tokat yedim. Ben kıpırdadıkça daha fazla kesmeye başladı. Tutam tutam yere dökülen saçlarıma gözlerim yaşararak baktım, ağlamaya bile iznim yoktu.

“Rahat dur! Beni anlamıyor musun? Sana kaç defa anlattım.” Anlatmıştı. Bir yanım hak veriyor, diğer yanım belime kadar uzanan saçlarımı kesmesini istemiyordu.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 496
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2020
₺48,75

Küllerinden doğan bir aşkın hikayesi…

Bir efsundu kadın. Mor menekşe rengi gözlerdeki ışıltıya kandı adam. Daha çok küçüktü sevda tohumu gönlüne düştüğünde. Sekiz yaşındaydı beş yaşın yaşındaki kızın elinden tutarak, babasına götürdüğünde.

“Biz evleneceğiz!” demişti tüm ciddiyetiyle. O zaman büyükleri gülmüştü ama kader daha o gün örmüştü ağlarını. Küçük çocuk büyüyüp, kıza aşkını ilan ettiğinde ilk hayal kırıklığını yaşamış, “ağabey” diyerek aşkını kalbinin köşesine süpüren kıza çok kırılmıştı.

Yıllar sonra ölen nişanlısının yasını tutan kız ile evlenmesi gerektiğini öğrendiğinde, aşkı onunla alay eder gibi saklandığı yerden çıkarak tüm kalbine hükmetmişti.

Aşk küllerinden doğmuştu.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 496
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2020
₺48,75

“Ben, bana yasak olana dokundum. Bununla da yetinmeyip, cennetten çaldığım meleği kendi cehennemime atarak günahkâr oldum.”

Kadın, adamın siyah gözlerindeki karanlığa hapsolmamak için ne kadar dirense de aşk haindi. Ve bu duygu öyle güçlüydü ki, sinsice onu ele geçirip, ruhunu işgal ettiğinde efsunlanan kalbiyle tuzaklarla dolu bir hayata “evet” dedi. Adam için kadın, buz tutmuş yalnızlığına konan küçücük bir serçeydi. Önce kanatlarını kırdı acımadan, sonra kalbini çıkartıp avuçlarına aldı. Ama adamın hesaba katmadığı bir şey vardı. Ona sığınan küçük serçenin kalbi, kendi yarattığı cehenneminden daha sıcaktı.

Geçmiş ve gelecek arasında sıkışıp kalmış, yeminleri bozduran bir aşk hikayesi…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 336
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2019
₺45,50

Ruhunun derinliklerinde hissettiği acıyı tarif etmesine imkan yoktu. Bekledi... Ve beklediği geldi.

Ancak beklenen eskisi gibi miydi?

Kadın güçlü, adam güçlü.

Kadın zayıf, adam mağrur ...

Birbirini tamamlayan iki kalp sonunda bir araya geldiğinde, hiç bir şey eskisi gibi değildi. Kaderden kaçış yoktu. Yıllar önce kaderine terk edilen bir kadının yıllar sonra kaderim dediği adama ulaşması...

Bekleyen için beklenen geç kalmamıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 400
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2019
₺42,25

Aşk..

Sevdiğin için her şeyden ve herkesten, hayatından dahi vazgeçmek miydi?

Yoksa, tüm hatalara ve acılara rağmen affetmek mi?

Ben bir adam sevdim, yüreğini yüreğime diktiğim iğnenin, bir gün bu aşkı kanatacağından habersizdim. Aşkımız, yanlış kararlar ve saklı kalan sırlarla sınanırken bugünler yarınlarımızı, yarınlarımız da geleceğimizi bir bir tüketti.

Zamanın hükmü, bizi alt ettiğinde ayrılık bir adım ötemizdeydi. Çünkü tek bir hayale kendimi,
Bütün bir hayatımı ise her şeye feda etmiştim. Düşe kalka ve nihayetinde yüreğim yara bere içindeyken geriye tek bir şey kaldı; aşk!

Beni de, bir adam sevdi.

Ben ona o bana, biz hayata karıştık.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 480
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2019
₺49,00

Ares’in sessizliği genç kadının kendini kötü hissetmesine sebep olmuştu. Çağ ay ışığının denizde yansıyışına dikkat kesilirken, “İşleri yoluna koyar koymaz gelirim,” diye tekrar etti.

Ares kollarını onun etrafından çözüp geri çekildi. Çağ arkasına dönüp baktığında Ares yatakta oturarak ona sırtını dönmüştü. Çağ da yatakta doğrulup sırtını yatak başlığına yaslayarak, “Neden bir şey söylemiyorsun?” diye sordu.

Ares sıkıntıyla öne doğru eğilip dirseklerini dizlerine yasladı. Gözleri ormanın içinde gezerken Çağ’ın söylediklerini düşündü. Elbette tekrar gelmesini istiyordu. Tekrar, tekrar ne kadar isterse gelebilirdi ama nereye kadar sürecekti. Bir zaman sonra umutla onu beklerken, Çağ sıkılacak ve artık gelmemeye karar verecekti.

Ayağa kalktı. Çağ, “Ares!” diye sitemli bir sesle adını seslenirken yerdeki şortunu alıp giydikten sonra, “Buraya bir daha gelmeyeceksin!” dedi.

Çağ’ın ağzı açık kaldı. “Sen ne demek istiyorsun?” diyen genç kadın şaşkınlıkla fısıldarken Ares ona dönüp, “Gelemezsin Çağ. Kaç defa gelebileceksin ha, bir defa, iki defa? Sonunda ne olacak? Sıkılacak ve artık gelmek istemeyeceksin. Sonra…” diye bağırdı.

Çağ’ın gözleri doldu, nefes alışları sıklaşmıştı. Kafasını eğdi. Gözyaşları kucağına damlarken “Tamam,” diye fısıldadı.

Küçük bir adada yaşanan on dört günlük aşkın ardından biri kalmak, diğeri gitmek zorundaydı. Ama bilmiyorlardı ki hikâyeleri ayrılığın ardından başlıyordu..


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 480
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 11.2019
₺48,75

Gerçekleşen rüyaların yanı sıra insanların auralarına bakarak duygularını hisseden Duru, farklı yaratılışı yüzünden kendisine küçük bir dünya kurmak zorunda kalır. Bütün iyi niyetine rağmen çevresinin anlam veremediği davranışlarından dolayı, dışlanmasının yanında delirdiğini düşünecekleri için gerçek doğasını herkesten saklaması gerekir. Resim çalışmaları, kendisini her türlü kötülükten koruyan iç sesi ve ortak iş yaptığı arkadaşı Merve dışında, geceleri astral düzlemde yaşadığı sessiz bir hayata mahkûmdur.

Tek tesellisi, rüyalarında hayat bulan ona keza bir kere bile yüzünü göremediği için Yüzü Olmayan Adam adını taktığı kişidir. Bir gün birleşeceklerini söyleyen bu adam ile gece buluşmaları sıklaştıkça, sakin hayatı karmakarışık bir hal alır. İç sesi sayesinde kendisi kurtulduğu halde önleyemediği bir cinayet, rüyalarında şahitlik ettiği suç dünyasının gerçekleri ile gizli kapaklı polislere bilgi vermeye girişince hem rahatlar hem de hayatı tehlikeye girer. Bir tarafta rahatlayan vicdanı, diğer yanda peşine düşen emniyet mensuplarından kaçma zorunluluğu ile bir açmazın ortasında kalır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 544
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2019
₺52,50

Gökten bir elma düştü ve yer çekimi kanunu icat edildi.

Gökten iki elma düştü ve turta keşfedildi.

Gökten üç elma düşünce ise peri masalları başladı.

Benimkisi kesinlikle ters tepti!

Nil Volkan’la aynı çatı altında çalıştığı her güne lanetler yağdıran, lafını esirgemekten kaçınmayan deli dolu bir magazin fotoğrafçısıdır. Yeni bir haberin peşine düşen Nil’in ortağı Volkan’dan başkası değildir. Ne ava giderken avlandıklarını ne de karşı konulmaz bir şekilde aşkın içine düştüklerinden bihaberdirler. Onları bekleyen olaylar karşısında tek yapabildikleri birbirlerine daha fazla bağlanıp körkütük aşık olmaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Isparta
Sayfa Sayısı : 384
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2019
₺45,50

Timurhan Barbaros, “Ben, ayaklarıma kadından pranga takmam!” diyerek büyük konuşmuştu. Özgür, pervasız ve kafası rahattı. Arayanı soranı yok ya, kısacası dünya ona güzeldi. Ta ki birileri, söylediklerini ona gerisin geriye yutturana kadar...

İşte o zaman, takmam dediği prangaları ayaklarına kendi elleriyle taktı. Dolunay Kırımlı, “Adamdan at gibi huylanıyorum azizim!” derken aslında kendi kendini kandırmaya çalıştığını biliyordu. Biliyordu, çünkü her ne kadar geçmişinde ve çocukluk anılarında kaldığını düşünse de kopmamış ve bu koparmayı başaramadığı gönül bağı, Timurhan Barbaros’tan ayrılmasını imkânsız kılıyordu.

Zamanın dalgalarından ruhu aşınmış bir adamla fırtına gibi esip gürleyen asi bir kadının yollarının yeniden kesişmesi, bu iki uslanmaz ve deli kalbin birlikteliğini nereye götürecekti?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 432
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2019
₺42,25

Onda daha önce görmediğim bir kararlılıkla burnumun dibine kadar girdi. “O odada ne saklıyorsun?”

Meraklanması hoşuma gitse de gülümsememek için ciddi görünmeye çalıştım. Ağır ağır etrafında daire çizdikten sonra tam karşısında durdum. Gözlerinin derinliklerine bakarak,

“Çok mu merak ediyorsun?” dedim.

Konuşmak yerine sadece başını öne arkaya sallayarak sorduğum soruyu cevapladı.

“Peki, odadaki sırrı öğrendiğin zaman sonsuza dek benimle kalmak zorunda olduğunu biliyor musun?”

“Sonsuza dek… Seninim…”

Dudaklarım duyduklarımın hevesiyle kıvrılırken elini sımsıkı tuttum. “Bunun dönüşü yok, biliyorsun!”

“Biliyorum.”

Onları birbirine bağlayan geçmişin karanlık sırrından habersiz iki farklı hayat.

Oğuz ve Firuze’yi bir araya getiren kader miydi?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 304
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2019
₺35,00

Bir adam; Sarhan Şahzade, Âşık olduğu annesinin ve kendisine âşık olan karısının ölümlerinden dolayı kendini suçlayan Sarhan hayatını kızı ve vatanına adamıştır.

Ta ki bir yanlışlık sonucu yanına getirilen Kelebek’i görene kadar...

Bir kadın; Ömür Doğan, Babasının kötü giden işleri yüzünden hayallerini bir rafa kaldırmış, sakin hayatında düğünü için gün sayıyordu. Komşuları Süreyya teyzenin evini yakan adamları polise şikayet etmesiyle, sakin ve huzurlu hayatı alt üst olmuştur. Ta ki bir gün başkası yerine kaçırılıp orman gözlü adamı görene kadar...

“Biliyorsun ben özel görevdeyim, hiçbir zaman al bayrağa sarılı tabutum gelmeyecek önüne. Eğer ölüm haberim geldiğinde ağlamayacaksan evlen benimle Kelebek.” Birkaç dakikalık dil tutulmasının ardından nihayet sesimi bulabilmiştim. Böyle bir teklif beklemiyordum. Her şeyi duymayı bekliyordum ama bu kelimeleri hayır. Bir an onun olmadığını düşündüm.

Sadece bir iki saniyelik… O an ciğerim dağlanmış gibi dayanılmaz bir acı hissettim.

Onun olmadığı bir dünyada yaşamak...

Asla!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 544
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2019
₺48,75

“Adı: Yazmira Mimaroğlu, 21 yaşında. Ela gözlü erkeklere karşı aşırı tepki verdiği gözlendi. Diğer hastalar ve klinik çalışanları arasında ela gözlü birisiyle karşılaştığı anda ruh hâli ani değişimler gösteriyor. Ayrıca bileklik, saat ve bileğe takılan her türlü takıdan nefret ediyor. Bu iki madde, onun hakkında epey ipucu vermiyor mu sizce?”

Doktor Deniz Akdoğan, Amerika’dan, Yazmira için özel olarak çağırılmıştı. Ela gözlü erkeklerden korkan Yazmira, doktorunun ela gözleriyle karşılaştığında Deniz’in tam da beklediği tepkiyi vermişti. Ancak sonrasında olanları Deniz bile tahmin edemezdi...

Yaşadığı korkunç olayların her saniyesini hatırlayan Yazmira, bir türlü geçmişi unutamıyordu. Unutamadığı gibi bilmediği şey, tehlikenin onun için hâlâ devam etmesiydi.

Deniz, hastası olan genç kızı hem iyileştirip hem de tehlikelerden korumaya çalışırken, kalbine ne zaman işin içine dâhil olma iznini vermişti?

“Bazen karanlıktan kurtulmak için sadece sıcacık bir ele ihtiyacın vardır. Sırlarla dolu, içten, duygusal ve kesinlikle heyecan verici bir kurgu.”

- Nazlı Ozan, Yazar

“Işığını kaybetmek üzere olan bir yıldızın sevgiyle nasıl tekrar parladığını okuyacaksınız.”

- Zeynep Saraç, Yazar


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 368
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2019
₺42,00

Ben neden evlenmiştim?

Şu an bir boşanma davası sonrası, adliye binasının önünde yaşanabilecek en olağan karmaşanın içindeyim. Bu kapının önünde belki de yüzlerce insanın boğuştuğu soru işaretleri, benim kalbimin etrafını sarıyor bugün.

Merhaba ben Ayşe Çağlar.

Bundan on beş dakika önce kadar Ayşe Sönmez’dim ama sizin de fark ettiğiniz gibi boşandım!

Bu bir ikinci bahar hikayesi değil. Baştan bilmenizi isterim ki öyle hemen yeni birini bulup aşık olmayacağım. Size bir aşk hikayesi de anlatmayacağım. Yani kısmen… Ben buraya size her şeyin nasıl bu şekilde sona erdiğini anlatmaya geldim.
Bu Mehmet Sönmez ve Ayşe Çağlar’ın yer yer aşk ögeleri içeren, bu uğurda akıttığım göz yaşlarından mütevellit geceleri sağanak yağışlı, kalp kırıklarıyla dolu hikayesi. Bizimkisi biraz farklı bir hikaye!

Bu bir boşanma hikayesi…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 496
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺45,50

Kusurlu olarak doğan Aidan McCall kusursuzluğa duyduğu takıntı yüzünden ülkenin ne başarılı estetik cerrahı olmuştur. Geçmişin hayaletleri kabuslarını süslerken, takıntıları onu acımasız bir adama dönüştürmüştür.

Kusursuz güzelliğin sadece eline aldığın neşterle gerçeğe dönüştüğüne inanan Aidan.

Karşısına çıkan güzeller güzeli Anna yüzünden tüm dengesini kaybetmiştir.

Bilincinin derinliklerinde saklı kalanı, gün yüzüne çıkaracak olan kadının ona sunacağı aşk sarsılmasına neden olacaktır. Ama asıl sınavı aşkı kabul ettikten sonra verecektir. Aidan, kaderin onlar için yazdıklarını değiştirecek gücü kendinde bulabilecek midir? Yoksa güç, aşkın ta kendisi midir?

Güzellik onun neşteriyle hayat buluyordu, kusursuzluk ise sevdiği kadının ruhunda saklanıyordu.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 288
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺31,50

Yaşamak için başka şansları yoktu. Ya Çöplük’te yaşayacak ya da Çöplük’te öleceklerdi. Nil, bu düzene karşı koymak için her şeyi yapmaya hazırdı ve yapacaktı. Onları Çöplük’te yaşamaya mahkûm edenlerden ve annesinin ölümüne sebep olanlardan intikamını alacaktı.

Step, Nil’i hayatta tutmak için her şeyi yapmaya hazırdı. Gözlerinin önünde hayatını kaybeden ailesinin intikamını alacaktı.

Arda, oyunu kendi kurallarına göre oynamaktan zevk alıyordu. Amacına hizmet ettiği sürece kuralların ne kadar çirkin olduğunu umursamazdı. Çöplük, en büyük suç örgütünün karargahı ve siz, 

Çöplük'e hoşgeldiniz…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 560
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺48,75

‘’ Bir insan seviyorsa kalır Savaş. Nasıl, niçin, neden soruları da bir o kadar anlamsızdır sevgi karşısında.’’

Kalmak ve gitmek arasındaki o ince çizgide yeşeren bir aşk… Sırlarla dolu ortak geçmişin bir araya getirdiği iki kişi ve masum bir çocuk…

Her kapı başka tehlikelere açılıyor! Geçmişinin karanlığında boğulan Bihter’in tek zaferi ölümdür. Hayata karşı buz tutmuş kalbini ve etrafına ördüğü yüksek duvarları aşabilen çıkana dek! Ömrünü kızını korumaya adamış olan Savaş ise kabuslarından kurtulmanın bir yolunu arayan aşktan sabıkalı ruhtur… Geceye karışan fısıltılar kadar gizemli bir aksiyon, kaçınılmaz bir aşk ve umulmadık bir son!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 416
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺45,50

Kural tanımazlık ve yaramazlık sadece Rock yıldızlarına has değildir. Kariyer sahibi, olgun ve başarılı kadınlarda kimi zaman ahlaksız davranabilir. Özellikle yıllarca kendini Bayan zeki, kibar ve sorumluluk sahibi kalıbına sığdırmışsa da içinden taşmaya hazır olan duygular ufacık bir kıvılcıma bakar.

Richard Richardson’ın hayatı bazı temel şeyler üzerine kurulmuştur. Müzik, kadınlar, içki, seks ve daha çok seks... Kardeşinin yaşayamadan yarım bıraktığı hayatı ona miras kalan en önemli şeydir. Kuralsızlık ile dolu bir dünya olan Rock dünyasında bu mirasa sahip çıkmak çok kolaydır.

Monica Collins; başarılı bir kariyere sahip, çoğu kadının kıskanarak, çoğu erkeğin arzulayarak baktığı ayakları yere sağlam basan bir kadındır. Fakat onunda hayatı dışarıdan göründüğünden çok farklıdır. Kocasının ihanetinin ardından kendini nasıl bir kalıba soktuğunu fark eder. Monica girdiği kalıptan çıkmak için sınırları zorlamaya kararlıdır. Yeni yaşamının getirileri bir mucizeyle taçlanırken kötü, üzücü ve can sıkıcı bölümlerin hikâyenin bitişi değil başlangıcı olduğunu keşfeder


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 416
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺52,00

Dilime prangalar vurdum.
İçimi döktüm çaresiz hecelere…
Sessiz çığlık attı yüreğim,
Karıştı sahipsiz dizelere.
Bir umudun peşine düştüm.
Yaprak misali savruldum yerden göğe
Haykırdım aşkımı ıssız gecelere
Şahit ettim yıldızları bir bir sensiz soğuk gecelere...

Kalbimi bıraktım tüm benliğimle ellerine
İzin ver ne olur… Ne olur,
Bırakda bende gireyim kalbinin
ta derinine...

İmkansızı istiyordum.
Türkiye de yüzlerce Umut vardı.
Ben sadece bir tanesini arıyordum


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 416
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺45,50

İntikam sabırla örülen bir ağdır. Nefretle örülmüşse bu ağdan kurtuluş imkansızdır. Dante Blake Conner, Kraliyet Donanması’ndaki görevini uğradığı bir iftirayla kaybeder. Zindanda ve taş ocağında geçirdiği eziyet dolu iki yıl boyunca genç adamı ayakta tutan tek şey, ona bu iftirayı atan kadına duyduğu nefret ve alacağı intikamdır. Bu nedenle özgürlüğüne kavuştuğunda ilk iş olarak Leydi Jessica Morgan’ın peşine düşer. Ama genç kadın hiç var olmamış gibi ortadan kaybolmuştur.

Onu bulmaktan ümidini kestiği bir anda kötü bir tesadüfle karşılaştığı kadın, bir zamanlar tanıdığı ve masum olduğunu düşündüğü kadın değildir.

Küçük yaşta ailesini kaybeden Leydi Jessica Morgan, iki kardeşinin sorumluluğunu üstelenmiş ve hayatını çok zor şartlar altında devam ettirmektedir. Bir gün hayatına giren çekici ve yakışıklı bir adam durgun bir göle benzeyen hayatına atılan bir taş gibi tüm yaşamını alt üst eder. Uğradığı ihaneti ve aşık olduğu genç adamı geçmişte bırakarak kendine yeni bir yaşam kuran Jessica, aşk denilen duyguya kalbinin bütün kapılarını kapatmıştır. Fakat bu sakin yaşamını nefret ve intikam duygularıyla dolup taşan Dante Conner’in yeniden karşısına çıkmasıyla yerle bir edilecektir. Bu karşılaşma aynı zamanda aralarındaki baştan çıkaran tutkunun hiç azalmadığını da göstermiştir.

Kimin haklı kimin haksız olduğunun belli olmadığı bu tutku dolu intikam oyununun tek bir kazananı olacaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 520
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺48,75

Sokrates, Antik Yunan’da retoriğin hâkim olduğu Sofistik dönemde yaşamıştır. Platon ve Aristoteles’le birlikte Antik Yunan’ın en büyük düşünürlerindendir. Hiçbir yazılı eser bırakmamıştır. Fikirlerini ancak öğrencisi Platon’un diyaloglarından ve yazar Ksenophon’un Sokrates’e dair hatıralarını topladığı Memorabilia’dan öğrenebiliyoruz. Platon’un diyalogları dışında, Sokrates ile ilgili elimizdeki en eski metin, Sokrates’in Savunması’dır. Bu, Yunan felsefesinden günümüze ulaşan en eski belgedir. Daha önceki her şey kaybolmuştur. Bu eserler, fikirlerine dair önemli ipuçları vermenin yanında tarihi kişiliği hakkında da bilgi verir. Sokrates, bir dönem doğa filozofu Anaksagoras’ın derslerini dinlediyse de tabiat felsefesi konusuna fazla ilgi göstermemiştir. İnsanla ve toplumla ilgi­lenmeyi tercih etmiş, bu konularda fikir üretmiştir. Sık sık cehaletinden söz eden Sokrates, “Tek bildiğim, bir şey bilmediğimdir.” Sözüyle tanınır. M.Ö. 399 senesinde tanrıtanımazlıkla ve gençleri yozlaştırmakla suçlanan Sokrates, Atina’daki halk mahkemesinde ölüme mahkûm edilince baldıran zehriyle hayatına son vermiştir. Öğ­rencileri, Sokrates’in ölümünün ardından kurdukları farklı okullarda fikirlerini yaşatma çabasına girmişlerdir. Sokrates aslında felsefeyi yeniden kurmuştur ve Savunma’sı başlı başına felsefeye giriştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺22,75

Ahlâk ve değerler sisteminin kuruluşuna yönelik bir temel çerçevesinde çağının kültür, din ve felsefe görüşlerini eleştiren nihilist Alman düşünür, filolog. Nietzsche problemlidir. Ailesiyle geçinemiyordu, sevdiği kadın onu reddetmişti, kitapları satmadı. Ve sadece 44 yaşındayken zihnen çöküş yaşamıştır. Kundera’nın bahsettiği ata sarılarak “Seni anlıyorum” diye haykıran Nietzsche orada yere yığılıp kalmış, üzücü geçen 11 yıl sonra da ölmüştür. Onun felsefesi, kendi deyişiyle, ”üst insanlar”, hayat onlara ne verirse versin, içlerinde bulundukları durumların ve zorlukların bir şekilde üstesinden gelirler. Çağına karşı çıkış Nietzsche felsefesinin ana çizgisidir. Çağındaki entelektüalizme, felsefe sistemlerine, tarih akımlarına, çağında egemen olan tarih anlayışına ve bü­tün değerlere karşı çıkmıştır. Ona göre, sırf doğruluk diye bir şey yoktur. Evrende yalnızca değişme vardır. Akıp giden, durmadan değişen bir gelişme vardır. Bu değişmeyi sürdüren de hayatın kendisidir. Öyleyse yaşamak, her şeyin üstündedir.

Nietzsche'­ye göre, tarihin gücüne karşı gelen, başkaldıran kimse erdemli insandır. İnsanlığın amacı, gücünün sonuna varmak değil, daha yükseklere erişmek olmalıdır. Bunun için de her şeyden önce yaşamayı öğrenmeli ve tarihi de yaşamanın hizmetinde kullanmalıdır. Friedrich Nietzsche, kitaplarının bize 'gerçekte olduğumuz kişi olmayı' öğretmesini istiyordu.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺22,75

Karl Marx, Yahudi asıllı Alman filozof, politik ekonomisttir. Komünizmin manifestosunu yazmıştır. Ölümüne en çok dostu ve ölümüne en çok düşmanı olan fikir adamıdır. Marx'ın ekonomi alanındaki çalışmaları, günümüzde emeği, emek-sermaye ilişkisini ve bunları takip eden ekonomi düşüncesini kavramanın büyük bir kısmı için temel oluşturmuştur. Sosyoloji ve sosyal bilimleri başlatan isimler arasında ilk sırada yer alır. En fazla kitap onun hakkında yazılmıştır. Marx, komünist devrimin Fransa, Almanya ve Birleşik Krallık gibi ileri derecede sanayileşmiş ülkelerden başlayacağını düşünüyordu. Kapitalizmin içinde burjuvazi ve proletarya arasındaki sınıf çelişkilerinin çalışan sınıfın siyasî zaferi ve bunun sonucu kurulacak sınıfsız bir toplumla komünizmin gerçekleşeceğini iddia eder. Marx düşüncelerinin hayata geçmesi için büyük mücadele verdi. İşçi sınıfının, kapitalizmin yıkılması ve sosyo-ekonomik bir değişimin geçirilmesi faal olması gerektiğini savundu.

Karl Marx'ın görüşleri, özellikle ölümünden sonra, Marksizm genel başlığı altında incelenmiştir ve tartışılmıştır. Marx’ı anlamak noktasında kitabımızda, karşı görüşe de, araya girmeden, geniş yer verdik. New York Tribüne gazetesinde on yol boyunca, Avrupa ve Asya’daki politik olayları ele alan haftalık makaleler yazmıştır. Marx Türkiye üzerine tezlerini çoklukla bu gazetede işlemiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺22,75

Immanuel Kant yaşadığı dönemde büyük ilgi görmüş ve ilgi gittikçe artmış, hakkında çok sayıda tez yazılmış, kitap yayınlanmıştır. Onun dönemi “Aydınlanma” dönemidir. Kendisi de “aydınlanma” üzerine tezler geliştirmiştir. Aklın ve aklı kullanmanın ön planda olduğu dönemde Kant “Aklını kullanma cesaretini göster!” diyerek insanlığa çağrıda bulunmuştur. Kant Fransız İhtilali’yle birlikte hem cumhuriyetçi yönetimlerin artmasına dair umutlanmış hem de bu ihtilâlin kanlı olmasından dolayı da devlet başkanına isyanı doğru bulmamıştır.

Kant’ın insan haklarına dair fikirleri çok önemlidir. Ferdlerin devlet karşısında eşit olduklarını savunarak soy üstünlüğü anlayışının karşısında durmuştur. Adalet, onun için tartışmasız kabul edilmesi gereken bir kavramdır. Ona göre; fertler, birbirlerine göre eşit olabilmeleri için devlet çatısı altında toplanmışlardır. Uluslararası ilişkiler de tıpkı insanların devlet çatısı altında toplanması gibi devletlerinde, kendilerinden üst bir yapı içerisinde toplanması gerektiğini ifade etmiştir. Immanuel Kant, felsefede yeni çığırlar açmasının yanında, 1795 yılında yayımladığı Ebedî Barış Üzerine adlı çalışması ile barış hakkında o zamana kadar ortaya konmuş düşüncelerin seyrini büyük ölçüde etkilemiştir. Kant ticarete büyük önem vermiştir. Ticaret sayesinde devletler birbirleriyle alış-veriş edecekler ve böylece bağ kuracaklardır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺22,75

İbn Haldun, İslâm düşünce hayatının belli başlı isimlerindendir.

Fikir olarak kimseye bağlı kalmamış ve kendisinin de iddia ettiği gibi, “orijinal” olması için tenkidî eserler ortaya koymuştur.

İbn Haldun’un yaşadığı dönemi, bugünle kıyaslayarak eserini değerlendirmemek gerekir.

İbn Haldun ilim için, Endülüs’ten çıkarak, Fas’a, Tunus’a ve Mısır’a gitmiştir.

İbn Haldun’un dikkat çeken bir hususu, İslâm dışı kaynaklardan ulaşabildiklerini kullanmasıdır. Zamanının bütün ilmî gelişmelerinden haberdar olduğu görülmektedir.

İbn Haldun bir tarih felsefecisi ve sosyal tarihçidir. Ümran ilmi adını verdiği ilimle tarihî olguları çeşitli sebeplerin birbirine etkisiyle açıklamaya çalışmıştır.

Mukaddime’de devletlerin yükselmesi ve bozulmasının sebeplerini ampirik verilere dayalı bir tarih anlayışı ile çözümlemeyi denemiştir. Onun çözümlemelerinde kullandığı temel kavramlar; “asabiyet”, “ümran”, “bedevîlik”, “hadarîlik” tir. İbn Haldun sosyal çözümlemelerinde basit ve sade hayatı savunmuştur. J. J. Rousseau’nun toplum yaşamının insanın iyi olan doğasını bozduğu düşüncesi gibi İbn Haldun da şehir hayatına karşı bedevî hayatı öne çıkarmıştır. İbn Haldun devlet yönetimi tezleriyle de dikkati çekmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺22,75

Platon, İslâm kaynaklarındaki adıyla Eflatun, Antik klâsik Yunan filozofu, matematikçi ve Batı dünyasındaki ilk yüksek öğretim kurumu olan Atina Akademisi'nin kurucusudur.

Platon Sokrates'in öğrencisi ve Aristoteles'in hocası olmuştur.

İdealist felsefe, Eflatun ile en doruk noktasına ulaşmıştır. Eflatun bir sanatçı ve özellikle edebiyatçı olarak yetiştirilmiş olmasından büyük ölçüde istifade etmiş, kurguladığı fikri ürünleri, çok ustaca, ve şiir gibi anlatmış ve çok etkili olmuştur.

Araştırıcılar, Eflatun'dan sonraki bütün Batı felsefesini onun eserine düşülmüş dipnotlar olarak görürler.
Platon, dış dünyanın esas gerçek olan idealar ya da formlar dünyasının kusurlu kopyaları olduğunu, gerçeğe ancak düşünce ve tahayyül yoluyla ulaşılabileceğini savunmuş, insan ruhunun ölümden sonra beden dışında kalıcı olan idealar dünyasına ulaşacağını söylemiştir.

Görüşleri ortaçağda İslam filozofları tarafından korunmuş ve İslam düşünce dünyasındaki “Yeni Eflatunculuk” akımına yol açmıştır.

Rönesans sonrasında Batı Avrupa'da Antik Yunancadan çevirileri yapılmıştır.

Platon'un felsefesi, “bilgi”, “idealar”, “ruhun ölümsüzlüğü”, “kozmoloji” ve “devlet” ile ilgili kuramlarıdır.
Sokrates ve Eflatun'a göre felsefenin amacı, insanın mutluluğudur.

Erdemin temeli “bilgi”, özü “idealar kavramı”, gerekçesi “kozmoloji”, teminatı “ölümsüzlük”, hayat sığınağı “devlet” tir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺22,75

Montesquieu, “Tabiata ancak itaat edilerek hükmedilebilir” sözünü toplum gerçeğine tatbik etmek di­rayetini göstermiş ender düşünürlerdendir.Montesquieu, gençliğinde hukuk tahsil etmiş, meşhur olmadan evvel tabiat tarihi, fizik, ahlak ve siyaset ve nihayet tarihle ilgili çeşitli denemeler yazmıştır.

“Lettres Persanes” (İran Mektupları) eseriyle ünlenmiştir. Zamanının örf âdet ve müessesele­rini mizahî bir üslûpla tenkit etmiştir.

Fransız Akademisi’ne üye seçilmiş, on iki yıl hâkimlik, yirmi yedi yıl Bordeau şehrinde meclis başkanlığı yapmıştır. Yine faal siyasî hayata atılmaksızın ömrünü araştırmalara vermiş, toplumun alışkanlıklarını, yaşama tarzlarını çözmeye çalışmıştır.

Viyana'ya, Macaristan'a, İtalya'ya, İsviçre'ye, Hollanda'ya ve İngiltere'ye gitmiştir. İngiltere’de iki yıl kalmış, İngilizler onda derin izler bırakmış, bu milletin mües­seselerine ve hayat şartlarına hayranlık duymuştur.
İngiltere gezisinden dönüşünde kendisini tamamen ilmî çalışmalara vererek 1734 de Romalıların yükseliş ve batışları hakkındaki eserini yazmıştır.

1748’de yirmi yıldan beri gerek ta­rihî ve hukukî metinler üzerinde yaptığı araştırmalardan gerek çeşitli seyahat notlarından elde ettiği zengin malzemeyi işlemek suretiyle en meşhur eseri olan “Esprits des Lois”nu (Kanunların Ruhu) yayımlamıştır.

Montesquieu klasik düşünür­lerin sonuncusu, sosyologların ilki kabul edilir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺22,75

Freud, kurucusu olduğu psikanaliz ekolü ve kaleme aldığı te­mel eserleriyle, çağdaş düşünceyi derinden etkilemiş bir bilim adamı ve psikiyatrdır. Ayrıca nörolog,  psikanalizci, filozof ve yazardır.

Özellikle kabile toplumlarından günümüze kadar gelişen aile içi ilişkileri, sosyal hayattaki tabu kavramlarını psikoloji terminolojisine kazandırmıştır.

Öyle ki; belki de psikanalize en ihtiyaç duyan kişilerden biri Freud’du. Birçok korkusu, nevrozu, hastalığı vardı. Özellikle de elinden bir türlü düşürmediği, neticede onu kanser eden puro bağımlısıydı.

Freud'un farklı bir hayatı vardı. Ancak kendisinin anlayabileceği garip düşünce yapısına sahipti.

Freud dört temel fikir üzerinde durmuştur; Bunlar bilinçaltı, rüyalar, psikanaliz ve cinselliktir.

Freud, kişiliği id, ego ve süper ego’dan oluşan ve birbiriyle etkilenme halinde olan bir sistem olarak görmüştür.
Freud, din üzerinde durmuştur. Bununla beraber ilmi öne çıkarmıştır. İnsanın yanılsamasız yaşayabileceği ütopik günün hemen gerçekleşmeyeceğini de kabul eder ve yanılsamaların üzerinde durmak gerektiğini söyler:
“Bizim bilimimiz yanılsama değildir. Aksine yanılsama, ilmin bize veremeyeceğini bizim başka yerden elde edebileceğimizi zannetmemizdir.”

Bütün bunlar Freud’un ana konularıdır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺22,75

“Düşünüyorum öyleyse varım.” sözüyle tanınan Descartes, 17. yüzyıl felsefesine damgasını vurmuş bir filozoftur.

Descartes, Kartezyanizmin kurucusudur. Kartezyan “Descartes ile ilgili” anlamındaki sıfat “Cartésien” sıfatından gelir.

Geometrik analizi ortaya atan Descartes’in amacı matematikte kullanılan metodu felsefeye uygulamak ve bunu felsefenin yöntemi yapmaktı. Descartes’in metodu, önce kavram analiziyle karmaşık olguları basit unsurlara ayırıp sonra bu unsurların birbirleriyle ilişkilerini görerek gerçeğin yapısını bütünüyle algılamaya ve birleştirmeye dayanan temelde akıcı bir metottur.

17. yüzyıl metafiziğinin kurucularından olan Descartes'in dine karşı beslediği duygular samimi görülür. Onun hayatı, yazışmaları, bu konudaki tutumunu apaçık olarak ortaya koymaktadır. İsveç kraliçesi gibi Protestanlarla yazışmalarında dogmalar konusunda hiçbir taviz vermemiş ve Kraliçe, Katolikliği Descartes'in etkisiyle kabul ettiğini söylemiştir.

Descartes'e göre; gerçek ancak her insanda var olan sağduyu ve akıl aracılığıyla bulunabilir. Bu yolla filozof, başlıca niteliği evrensellik olan akla iyi bir metot bulmaya çalışmıştır.

Descartes, kendisinden sonra gelen hemen bütün düşünürleri etkilemiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺22,75

Aristo ve Aristoteles olarak anılan Platon'un öğrencisi ünlü filozof, milattan önce yaşamıştır ve ilk felsefe tarihçisi olarak da bilinir.Yunan filozofu Aristoteles aynı zamanda Avrupa'nın büyük biyologlarından biridir. Büyük İskender'e de hocalık yapmıştır.

Ferdin ve aklının iktidarının, türlü faali­yetlerde kullandığı metot ve vasıtaların tahliline ça­lışan "hümanist" ve "Sofist" görüşleri takip eden, düşünce ve eşya arasındaki ilişkiyi sezen, düşün­ceye kendi haklarını vermek ve tanımak suretiyle vücut ve hayat veren Sokratesçi akımda belirmesi, varlığını düşünce tarihi boyunca bütün çürütme çabalarına rağmen devam et­tirmesi bakımından bir ilim pratisyeni olduğu ka­dar bir ilim teorisyeni de olan Aristo'nun sistemi kadar metodu da büyük bir önem taşır.

Sofist düşünceler karşısında Sokrates ve Platon'dan başlayan sistem düşüncesi ile paralel, metot endişesi ve ihtiyacı onunla belli bir zorunluluk ve değer kazanmaktadır.

Günümüzde mantık olarak bilinen, Aristo'nun analitik adını vermiş olduğu ilim, doğruluğun tam anlamıyla araştırılmasını, nesnelerin sebeplerini ortaya çıkartan bir ilim dalıdır.

Aristoteles, felsefesinin temel taşlarındandır. Onu okumadan dünya düşünce tarihini yerli yerine oturtamayız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺22,75

Dört ölü arkadaş. Tamamlanan dört förev. Ve geriye kalan koca bir sır!

Dedektif Carter McLean; dört yakın arkadaşının hayatını kaybettiği uçak kazasında hayatta kalan tek kişidir. Hayatını tekrar düzene sokup görevine dönen dedektifi suçluluk duygusu ve kazanın hatıraları rahat bırakmaz. Vicdanını rahatlatmak için, ölen dört arkadaşının yarım bıraktığı işleri tamamlamaya karar verir.

Kazadan tam 18 ay önce Suzanne Holland, ardında kan izleriyle dolu bir odadan başka hiçbir kanıt bırakmadan ortadan kaybolmuştur. Suzanne, Dedektif Carter'ın en iyi dört arkadaşından birinin karısıdır.

Tüm bu çıkmazlara ek olarak Carter'ın patronunun yeğeni de tehlike altındadır. Suzanne davasından uzak tutulan Carter, genç kızı takip eden sapığın soruşturmasını devralır.

Tüm bu süreçte Carter'ın güvenebileceği tek kişi Dedektif Marie Evans'tır. Fakat Evans, Carter'ın gerçekten aklını yitirdiğini düşünmeye başlamıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 320
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺35,00

Kâbus  olarak gördüklerimiz, ya hatırlamayı reddettiğimiz anılarımızsa…

Güzeller güzeli ve bir o kadar da masum olan Vivienne, Alexander Gerard’ın hayatına sızana dek, genç adam bunu sorgulamamıştı.

Büyüsüne kapıldığı kızla birlikte aşktan aldığı güçle, kaçtığı geçmişini sorgulamaya başladığında ise ulaştığı hakikatler, tahmin ettiğinden çok daha sarsıcı olacaktır.

Çünkü o, onun için kurgulanan hayatında, sadece bir figurandır...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 384
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺45,50

Büyük bir İsveçli mucit ve sanayici olan Alfred Nobel, birçok zıt yönleri olan bir insandı.Edebiyat aşığı bir bilim insanıydı ama ardında bir ideal bırakan bir sanayici oldu. Bir insanlık âşığı idi; lakin hiç eşi ya da onu sevecek bir ailesi olmadı.Barış zamanında maden sanayiinde ve yol inşaatında kullanılması için yeni bir patlayıcı madde dinamiti keşfetti.

Dinamitin çeşitli toplumsal altyapıların oluşturulmasında, endüstride, tarımda kullanıldığını, barışçıl amaçlara hizmet ettiğini savundu. Dünyada barışı garanti altında tutacak tek şeyin, kimsenin kullanmaya cesaret edemeyeceği kadar korkunç bir silaha sahip olmakla mümkün olacağına inandı; fakat icat ettiği dinamitin bir silah olarak savaşta vatandaşlarını yaralamak ve öldürmek için kullanıldığını gördü.Çok faydalı yaşamı boyunca sık sık, faydasız bir insan olduğu duygusuna kapıldı.Nitekim Albert Einstein’a göre, Alfred Nobel, vicdanen rahat ölebilmek, alnına yediği “gaddar” damgasından kurtulabilmek için servetinin insanlığa hizmet edenlerin ödüllendirilmesi amacıyla harcanmasını vasiyet etmişti.

San Remo’da yanında sadece hizmetçisi varken yapayalnız ölen, köpeğinin bile arkasından yas tutmadığı söylenen Alfred Nobel, aslında dünya tarihinde yanlış tanınan en ünlü bilim insanlarından birisiydi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2018
₺22,75

Birçok kültürde binlerce yıl boyunca hastalıkları kötü ruhların, cinlerin çarpması ya da kötü havaların bir sonucu olduğu sanıldı. Ve insanlar yüzyıllarca hastalıkların ruhlardan, cinlerden geldiğine inanmayı sürdürdüler.

Tıp tarihinin en büyük kişiliklerinden biri olan Pasteur hastalıklara bakteri denen küçük canlıların yol açtığını öne sürdü. Bakteriler gözle görülemeyecek kadar küçüktüler ve yalnızca mikroskopla görünüyorlardı. Ancak bu küçücük canlılar insanların bedenine girip onları güçsüz düşürüyor, hasta ediyor, hatta ölmelerine neden oluyordu. Dönemin bilim dünyasında başlangıçta ciddi tartışmalara yol açan bu düşünce kısa bir süre sonra büyük kabul gördü. Tıp yeni bir yola giriyordu.

Bilim tarihinin çok az bilim insanı Louis Pasteur; İnsanlığı doğrudan etkileyen, günlük yaşamını değiştiren buluşlar yapmıştır. Modern tıbbın temelindeki mikrop kuramını geliştiren ve ilk aşıları bulan Pasteur’dür. Ameliyat aletlerinin kaynatılarak mikroplardan arındırılması düşüncesini de –sterilizasyonu- ortaya ilk o atmıştır. Ayrıca sütlerimizin uzun süre dayanmasını sağlayan –patörizasyonu- da Pasteur’e borçlu olduğumuzu unutmamamız gerek.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2018
₺22,75

1706’da bir sabun ve mum imalatçısının 17 çocuğundan biri olarak dünyaya geldi. 10 yaşında okulu bırakıp, abisinin matbaasında çırak olarak çalışmaya başladı Benjamin, 24 yaşına geldiğinde kendi matbaasını ve gazetesini kurdu.

Çok yönlü kişiliği erken yaşlarda belirginleşen Franklin, çeşitli konuların tartışıldığı bir fikir kulübü, Amerikan Felsefe Derneği’ni, Franklin Akademisi’ni, bir kütüphane, gönüllü yangın söndürme kuruluşları ve hastane kurdu. Philadelphia’daki ilk matbaasını çeşitli kentlere yaydı.
Farklı sektörlere girdi. Müteşebbisliği yanında, mucitliğiyle de ünlendi.

Bifokal gözlük, yıldırıma karşı paratoner, Franklin sobası, kilometre sayacı gibi icatlarının yanında matematik ve haritacılık üzerine de çalışmalar yaptı.

Benjamin Franklin, siyasete de girdi ve Amerika Birleşik Devletleri’nin “kurucu babaları”ndan biri oldu.

Gazetesinde yaptığı bağımsızlık taraftarı yayınları sayesinde Amerikan Kongresi’ne seçilen Benjamin Franklin, 1776’da tam 70 yaşındayken, Thomas Jefferson ve John Adams ile bağımsızlık Bildirgesi’ni hazırladı.

Amerikan Bağımsızlık Savaşı sonrası İngiltere’yle yürütülen barış görüşmelerinde görev aldı. Ölmeden önce Philadelphia Anayasa Kurultayı’nın çalışmalarına katıldı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2018
₺22,75

Rönesans döneminde yaşamış, önemli bir filozof, mühendis, matematikçi, mucit, heykeltıraş,
jeolog, yazar ve ressamdır.

Leonardo da Vinci, 1513-16 yılları arasında Roma’da yaşadı. Bu dönemde anatomi ve fizyoloji alanlarında çalışmaya devam etti. Lakin Papa, da Vinci’nin kadavralar üzerinde çalışmasını yasakladı.

1516 senesinde Kral 1. Francis’ten Fransa’nın baş ressam, mühendis ve mimarı olmak üzere davet aldı. Bunun üzerine, Amboise yakınlarındaki Kraliyet Sarayı’nın hemen yanında kendisi için hazırlanan konağa yerleşti.

Anatomi çalışmaları, da Vinci’nin giderek daha çok üzerine yoğunlaştığı bir konu haline gelmişti. İnsan organizmasına, çalışma kurallarını merak ettiği mükemmel bir makine olarak yaklaşmıştır.

Gördüğü, gözlemlediği her şeyi çizerek açığa kavuşturuyordu. Yaptığı ayrıntılı çizimlerle anatominin detaylarını ortaya çıkarıyordu. Meşhur anne karnındaki bebek çizimi için inekleri incelemiş ve elde ettiği sonuçları insana uyarlamıştır. Papa insan anatomisi üzerine çalışmasını yasakladıktan sonra dolaşım sistemi üzerine yaptığı araştırmasını sığır kalpleriyle çalışarak devam ettirmiştir.

Son sözleri ise “Çalışmalarım olması gereken kaliteye erişmediği için Tanrıyı ve insanlığı gücendirdim.” olmuştur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2018
₺22,75

Lucca acımasız, gözü kara; gücünü Rossino soyadından alan bir adam.

Tehlikeli ve bir o kadar karanlık…

Beau’yu görür görmez hayatını ona adayacak kadar tutkulu…

Beau suçun ortasında doğmuş, zarif, çarpıcı güzellikte bir kız.

Gizemli ve suçla çevrili o hayatın içinde olmak içinse olmak içinse fazla masum.

“Babam beni o adamla evlendirerek karanlık ve gizemli dünyamızın kapısını ardına dek açıyordu. O hayata uzak olmayan ama sadece kıyısında gezinen bir kuğu gibiydim. Beyaz tüylerim o çamurlu göle girersem kirlenir diye kenarında beslenir ancak o sınırda gezmeme izin verilirdi. Şimdi ise babam, beni o adamla evlendirerek o gölün tam ortasına bırakıyor, kanatlarımın kirlenecek olmasını hiç ama hiç umursamıyordu.”

Beau Lucca’yla evlendirileceğini öğrendiğinde ne ile karşı karşıya olduğunu biliyordu.

Bilmediği tek şey evlilik yeminiyle bağlandığı adamın, onun kalbini sonsuz bir aşka düşüreceğiydi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 352
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2018
₺38,50

Sırp asıllı Amerikalı mucit ve bilim insanı Nikola Tesla, elektriğe ve elektromanyetizmaya doğuştan gelen yatkınlığıyla yaşadığı dönemde hem bilime, hem de evlerdeki günlük hayata damga vurmuş bir isim. Tesla'nın icat ettiği birçok buluş ve geliştirdiği birçok prensip günümüzde halen kullanılmakta.

Onun keşifleri arasında floresan ışığı, lazer ışını, kablosuz iletişim, elektrik enerjisinin kablosuz iletimi, uzaktan kumanda, robotik, Tesla'nın türbinleri ve dikey kalkış uçakları bulunuyor.  Tesla, telsizin ve modern elektrikli şanzıman sistemlerinin babasıdır. Dünya çapında 700'den fazla patenti kayıtlıdır.

Tesla, görkemli boyu ve derin gözleriyle, çarpıcı bir fiziksel görünüme sahipti. Ayrıca olağanüstü zihinsel tazelik ile donatılmış bir adamdı ve dünya büyüdükçe daha fazla icatla dünyayı şaşırtmaya hazırdı.

“Para insanların kendine biçtiği kıymete haiz değildir. Benim bütün param deneylere yatırılmıştır. Bunlarla yeni keşiflerde bulunup insanoğlunun hayatını biraz daha kolaylaştırmasını sağlıyorum.” demiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2018
₺22,75

Günaha batan Hristiyanları cezalandırmak için Tanrı'nın gönderdiğine inanılan Attila'nın hayat hikayesi…

Batılılar tarafından Tanrı’nın kılıcı/kırbacı olarak isimlendirilen Attila, başta Macaristan olmak üzere Turan coğrafyasında en büyük Hun-Türk hükümdarlarından biri olarak kabul görmektedir. Efsanelerle örülmüş hayatı birçok millet tarafından benimsenerek destanlarına alınmıştır. Kimine göre adil, kimine göre gaddar olarak tanımlanan Attila’nın üzerindeki sis perdesi her geçen gün aydınlanmaktadır.

Attila’nın talihine mukadderatın bağladığı, başlıca şahsiyetler, ondan kısa zaman sonra öldüler. Hunların yarattığı korkunç gürültü sönüp gitti. Milletler tekrar eski yerlerini aldı. Sanki Attila dünyaya gelmemiş gibi âlem yine eski haline döndü.

Saz şairleri onun maceralarını terennüm etti. Şan ve şerefinin hikâyesi araba yollarını takip etti.

Harap olmuş şehirler duvarlarını kaldırdı. Bir daha ot bitmeyecek tarlalar yeni mahsuller verdi. Attila’nın vücudu, Avrupa ile Asya’nın hazineleri altında yavaş yavaş erirken, onun etrafını bir bir sarmaya başladı.

İhtimal ki genç Hun kabile reisi, göklerin dört köşesine, Attila gibi mağlûbiyet bilmez bir ok germek arzusunu daha şimdiden besliyor ve süvarilerini büyük fütuhat için dörtnala koşturmak istiyor ve Attila’nın büyük ve geniş ruhunu yaşamak ve yaşattırmak hayaline kapılıyordu!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 240
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺28,00
₺40,00

Romanda da adı geçen Şeyhülcebellerin olayları Batı Asya tarihinin çok önemli ve meraklı sahasını teşkil ettiğinden, bunlara dair kısaca malumat vermek faydalı görülmüştür.

Şeyhülcebel, Hasan Sabbah tarafından kurulan ve İsmailliye-Battaniye denilen Şiî bir inanç hükümetinin başlarına denilirdi.

Hasan Sabbah, Irak’ta hüküm süren Selçuklu Alparslan’ın veziri Hüseyin Nizamülmülk’ün ve şair Ömer Hayyam’ın sınıf arkadaşı idi. Bu sayede epeyce mevki sahibi olmuştu. Kendisi şii olduğu gibi, son derece zeki ve haris olduğundan Nizamülmülk’e bende olarak yaşamak istemedi. Mısır’a gitti, orada Şiilik propagandasıyla beraber, halkı Selçukluların aleyhine ayaklandırdı. Yapılan takibat üzerine Mısır’dan kaçtı. İran’a gitti, Şiiliği orada yaydı. Bir müddet sonra Irak’a geldi. Kazvin civarında gayet çetin, kayalık yerde bulunan Alamut Kalesi’ne girdi.

Orada kendisine birçok taraftar kazandı ve İsmailliye hükümetini kurdu.

Bu hükümetin arazisi Alamut Dağı ve civarındaki birkaç köyden ibaretti. Fakat İsmailliler bütün Irak’ta, Horasan’da gizli din teşkilatı yapmışlar ve terörizm denilen katil, yangın gibi usulleri tatbik ederek bilhassa Türk unsuruna musallat olmuşlardı.

Hasan Sabbah’ın gayesi pekiyi anlaşılamamıştır. Kendisi ve müritleri Kur’ân’ın asıl manasının gizlenmiş olduğunu ve bu hakiki manayı kendilerinin bildiklerini söyleyerek halka telkinde bulunurlardı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 272
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺35,00

Aşk acıdır.

Ne onunla yapabilirsin, ne de onsuz

Önce yanar kalbin, ardından donar.

Sonra bir bakmışsın, nefes almak yetmez olmuş. Sadece görmek yetmez olmuş. Aslında yaşamak bile anlamsız olmuş. Doruk için de öyle olur.
Aşkı ve acıyı tadan kalbini sevdiği kız ile toprağa gömmesinin onu tüm acılardan kurtaracağını sanmıştı, ta ki o okyanus mavisi gözler, kalbinden ruhuna işleyene kadar.

Aşk güzeldi

Sevmekti, sevilmekti

Önce kalbinden hissedip, ardından tüm benliğini teslim ettiğin bir duyguydu. Kalbi aşkı hiç tatmayan İpek için de öyleydi, ta ki pır pır çarpan kalbi, buz tutmuş bir kalbe çarpana kadar. İşte o zaman öğrendi aşkın acı olduğunu, parçalanmak olduğunu kanamak olduğunu.

Yaşadığı acılara ek bir kayıp daha vermek istemeyen ve bundan korkan İpek Salman,
kalbinden asla vazgeçmeyen Doruk Demir…

Yaşanan büyük kayıplara rağmen 

Aşkın yakasını bırakmadığı iki kalbin hikayesi

Aşk Fırtınası Hüzün


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 432
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2018
₺45,50

Dedektif Jackman Hayatının En Zor Davasıyla Karşı Karşıya;
Bu Defa Kurban Kendisi Ve Ailesi!

Dedektif Jackman'ın erkek kardeşinin eşi Sarah, Londra'da aniden ortadan kaybolmuş ve kendini bir nehre atmıştı. Mutlu bir evliliği ve hayatını adadığı iki oğlu olan genç kadını bunu yapmaya iten neydi?

Dedektif Jackman ve Dedektif Evans, hayatını araştırdıklarında Sarah'nın geçmişindeki
sırlar ortaya çıkar.

Sarah'nın ölümü sonrası, komşu kasabada benzer şekilde intihar eden bir kadın daha bulunur.

Tüm bu yaşananlarla ailesinin masum olduğuna inandığı ve hapishanede intihar eden genç katil arasındaki bağlantı nedir?

İpler kimin elinde?

 

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 368
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺38,50

Kalesini ele geçiren acımasız Lord Fergus’tan kurtulabilmek için hasta babasını geride bırakmak zorunda kalan Leydi Sheena, kalesinin ve kalbinin kapısını tüm dünyaya karşı kapatmış olan bir adama sığınmak zorunda kalır. Üstelik gizli bir geçidi kullanmak zorundadır ve Hawkslot Lordu’nun bundan haberi yoktur.

Hawkslot Lordu Gawyn Troy Kennedy düşmanın zayıflıklara karşı merhametsiz olduğunu çok acı bir şekilde öğrenmiştir. Ailesini kaybettiği o lanetli baskından sonra sorumluluğunu yüklendiği halkını korumak için saplantılı tedbirler almak zorunda kalmıştır.

Bütün önlemlerine rağmen kalesine giren genç kızın yalancı ve hain olduğundan emin olan Troy, güzel yüzüne ve masum tavırlarına rağmen düşmanları tarafından gönderildiğine inandığı bu kadınla ne yapacaktı? Ömür boyu tutsak olarak kalesinde mi tutacaktı? Yoksa genç kızın nişanlısı olduğunu söyleyen tehlikeli ve sinsi Lord Fergus’a mı teslim edecekti?

Bir hain olarak suçlanan Sheena kendi ayaklarıyla girdiği bu tutsaklıktan kaçabilmek için planlar yaparken, Lord Troy ise hem düşmanlarına kalesini hem de genç kadına kalbini teslim etmemek için amansız bir mücadeleye girişmiştir.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 448
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺48,75

Yıl 1993

‘Ah o 90’lar’ diyoruz ya hani… İşte o yıllar. Kasetçilerin bangır bangır yeni çıkan albümleri çaldığı, uzaktan kumandalı televizyonun büyük lüks olduğu, bayramlarda, yılbaşlarında o simli kartpostalların yollandığı, sobalarda kestane kavrulan yıllar. Hatıra defterlerimize kalbi kadar temiz sayfayı ayıran, unutursak küsecek, mektubunu kesecek arkadaşlarımızın bulunduğu, virajlı yollarını arabesk şarkılarla, yoklukları dostluklarla aştığımız yıllar. Hala aşkın, hala dostluğun, hala insanlığın değerinin olduğu yıllar.

Ve o yıllarda sekiz milyonluk dev kent İstanbul… İçinde bir gariban kağıt toplayıcısı… Yüreğinde sevdası, dilinde şiirleri ile bir delikanlı. Kentin her yerinde ağaçlara iliştirilmiş küçük not kağıtlarında yüreğinden taşanlar. Kendisini değil ama, dizelerini belki bir gün sevdiceği görür diye.

O, kimseciklerin tanımadığı Osman. Nam-ı diğer, Meçhul Delikanlı.

“Maalesef okuduğumuz kitaplardaki gibi değildi gerçek hayat. Hiçbir Keloğlan peri padişahının kızını alamıyordu. Tek gözlü devlerle, yedi başlı ejderhalarla savaşsa bile… Bunlar masalların hoş hülyalarıydı sadece. Gerçek yaşamın kriterleri arasında yeri bile yoktu, sevdiği için dağlar delmenin. Ya da Mecnun olup çöller aşmanın… Yıl 1993’tü ve bu mega kent diye adlandırılan şehirde bir garip insancıktı sadece; kağıt toplayıcısı Osman.”

Bu hikaye, yokluklar içinde varlığın hikayesi
Bu hikaye, yaşama sımsıkı tutunanların, zorlu hayatların hikayesi
Bu hikaye umudun, duanın, şükrün, aşkın, dostluğun hikayesi
Bu, insan gibi insanların hikayesi
Bu hikaye, Meçhul Delikanlı’nın gerçek yaşam hikayesi


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 368
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺38,50

Yonca.

Nam-ı diğer Üç Yapraklı Yonca.

Dördüncü yaprağını kim bilir nerede kaybetmiş? Şanssızlıklar kraliçesi ‘Hayat yeni başlıyor,’ dergisinin masasız editörü...

Hiç şansım dönmeyecek mi diye düşünürken, şirkete yeni gelen Müdür Alp'i gördüğü an şansının değiştiğine inanan Yonca. Ezeli rakibi Nejat'ı alt etmek için hiç olmadığı kadar hırslı olmak zorundadır.

Hem işte hem de aşkta talihini döndürmeye karar verir. Ama bakalım işler onun istediği gibi olacak mıdır?

Şahsına münhasır karakterleriyle bu kitap sizi kendi hayatınızın içinde hissettirebilir. Evde, iş yerinde veya mahallenizde karşılaştığınız, karşılaşabileceğiniz, okuduğunuzda “Evet, işte bu!” diyeceğiniz tüm tanıdıklarınız bu hikâyenin içinde.

Ben anlatmaya hazırım. Peki ya siz gülmeye hazır mısınız?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 368
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺42,25

Son derece vurdumduymaz, sorumsuz ve iflah olmaz bir bağımlı olan JJ’in durumu kötüleşmeye başlamıştır. Geçmişin yükü omuzlarına binerken karşısına görmeyi en son istediği kişi çıkmış, onun bütün dünyasını alt üst etmiştir.

JJ bu karşılaşmayı daha çok uyuşturucu ile atlatabileceğini düşünmüş olsa da işlerin yolunda gitmemesiyle büyük bir çıkmaza düşecektir. Geçmişin hayaletleri başına üşüşürken tek çıkışının kalbini iyi edecek bir kadın olduğunu hiç düşünmemiştir.

Clementine Hudson… Hayatı mücadele içinde geçen bu kadının tek isteği başarıdır. Başarılı olmak içinde feda etmesi gereken şeyler olduğunun bilincindedir. Peki ya başarılı olmak pahasına hiç tanımadığınız bir insana yalan söylemeniz gerekirse? Hayatınızın devamında istediğiniz mesleği yapıp, hayallerinize kavuşmak için bir yalanın başrolünü oynamayı ve bir adamı tamamen yıkmayı kabul eder misiniz?

Rock yıldızlarının kural tanımazlığına ortak olmaya serinin ikinci kitabı ile devam ediyoruz. Grubun çılgın yaramazı JJ’in gizemi çözülecek. Yaramaz çocuk Jon Jones’un dokunaklı ve bir o kadar da şehvet yüklü hikayesi bize o çılgın dünyanın kapılarını ardına kadar açacak.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 480
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺48,75

Hayatlarını her zaman daha fazlası için tehlikeye atan zıkkım üyeleri, bu kez kendilerini kaybetmekle yüzleşiyor. Virüsün neden olduğu zararın yanında psikolojik olarak da sınanan zıkkım üyeleri birbirlerine her zamankinden daha fazla bağlansalar da bu bağlanma içlerinden birini kaybettikleri anda daha da pahalıya patlayacak kadar tehlikeliydi.

Yaşadıkları her kayıpla kendilerinden de bir parça kaybeden Zıkkım üyeleri daha önce hiç karşılaşmadıkları zorluklarla mücadele ederken bir kez daha ayakta kalabilecekler miydi yoksa vazgeçmek mi isteyeceklerdi?

Düşünebilen zombilerle dolu bir ülkeye gittikten sonra geri dönebilecekler miydi?

Her şeye rağmen son savaşlarını tamamlayabilecekler miydi?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 400
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2018
₺49,00

"Kitap okuyorum sessiz olur musun?"
"Benim yüzümde mi yazıyor cümleler?"

"Hayır, kitap baştan aşağı sensin. Tozlanır diye diğerlerinin yanınakoyamadığım, benim kadar özenli bakamazlar diye başkasınavermekten korktuğum, biter diye okuyamadığım, sonunu deli gibimerak ettiğim en güzel kitabımsın.Yüzlerce kitap okudum: ruhum en çok sende dinlendi."


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 448
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺45,50

Ada; çocukluğunda her gece uykudan önce anne ve babasından dinlediği aşk masalının anlatıldığı gibi olmadığını öğrenir. Gerçek masalın sonunda; Yıllar önce düğün günü sevdiği adamla kaçan annesinin yerine
evin küçük oğluna gelin olması gerekiyordu...

Ya annesi gibi kaçacak ya da ailesi için töreye boyun eğecekti...

Sertaç'ın yıllardır tek amacı abisini kendisinden alan Arzu ve Murat’tan intikam almaktı…

Onların da kendisi kadar yanıp, acı çekmelerini istiyordu. Ama nereden bilebilirdi masum bir genç kıza
yaptığı kötülüğün cezasını kalbinin fazlasıyla ödeyeceğini...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 352
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2018
₺42,25

İnsan rutubet kokan hayatında ne kadar mutlu olabilirdi ki?

Doğduğum an da yalnız bırakıldığım şu hayatta, aile olarak gördüğüm insanların aslında oyuncağı olduğumu anlamam biraz geç oldu. Benimle oynamaktan sıkıldıkları anda kendimi resmen bir çöplükte buldum. Yalnızlık ruhuma işlemişti.

Artık kendime yeni bir hayat kurmak için mücadele edecektim.

Hayatımın en kötü olduğu zaman tanıdım onu. Benim Siyah Güneş’im... Çok güzel anlar yaşattın bana. Hayatıma anlam kattığın için teşekkür ederim.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 496
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2018
₺45,50

Bazı insanların gözyaşları kahkahasında saklıdır.

Akacak her bir damla gözyaşı bir kahkaha olup yayılır yüzüne…

Tıpkı acısını, hüznünü, yalnızlığını kahkaha maskesinin ardında

Saklayan Merve Şimşek gibi… Bazı insanlar ise en başında hisseder yaklaşan aşkı..

Bir çift yeşil göz değer deniz mavisi gözlerine..

O yeşil gözler nehir misali kalbine akar… O nehirin kalbine can veren suyu, hiç bitmesin diye diler kalbin sahibi.. Tıpkı Merve Şimşek’in nehir misali kalbine akan yeşil gözlerine aşık olan Çağlar Albayrak gibi..

Aşkla seven adamlar serisi aşkın rengi kırmızıdır diyen Merve Şimşek ile aşkın rengi yeşildir diyen Çağlar Albayrak’ın mükemmel aşkı ile devam ediyor…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 384
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2018
₺42,25
1 2 3 ... 6 >
Çerez Kullanımı