Hayatı ve Cihadı

 

Hayatı ve Cihadı 16. Yüz yıl, İslâmın şevketli devirlerindendir. Bu asırda, Müslümanlar üç kıtada hükmetmekte idiler. Ordular karada fetihten fetihe koşarken, deniz kuvvetleri, dünyanın en güçlü donanması sıfatıyla düşmanlarını bozguna uğratmaktaydı. Bu asırda Akdeniz bütünüyle Müslümanların hâkimiyeti ve kontrolü altındaydı. Şanla, zaferle dolu bu müstesna zaman diliminde dört bahadır kardeşin cihâdı ap ayrı bir yer tutar. Fatih'in fedâilerinden biri olan Yâkub Ağa'nın İshak, Oruç, Hızır ve İlyas adlarında dört yiğit oğlu, İ'lâ-yı Kelimetullah sancağını alacak, Akdeniz'de şanla dolaştıracaklardı. Bu kardeşlerden üçü (İshak, Oruç ve İlyas) şehâdet şerbetini içecekti. Bu dört yiğit kardeş, bütün Haçlı dünyasını korkudan titretecekti. Avrupalılar, yaramazlık yapan çocuklarını, "Barbaros geliyor!" diye korkutacak ve onları uslu durmaya dâvet edeceklerdi. İşte bu eserde, sağlıklı bilgilerle ve belgelerle, Osmanlı devrinde yazılmış ve neşrolmuş eserlerin ışığında bu dört yiğit kardeşin hayatı ve cihadı anlatılmaktadır. Bilhassa gençlerimizin bu yiğit ecdâddan alacakları çok ders var. Evvelâ okuyalım, sonra "Bismillah" diyerek onlar gibi "cihad yolunda" yürüyelim...


Basım Ayı/Yılı : 10/2019
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 216
Ağırlık : 216
En / Boy : 14 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺80,00
2. Abdülhamid'in Okuduğu Kitaplar

Düşmanları, sevmeyenleri ve tanımayanları ona; “Kızıl Sultan” deme yarışına girerken Hüseyin Nihal Atsız; bu duruma itiraz etmiş, o ithamı reddedip 2. Abdülhamid Han’ın “Gök Sultan” olduğunu ilan etmişti. Onu sevenlerden biri olan Değerli Hocam Prof. Dr. Caner Arabacı da başka bir zaman ve zeminden yükseltti itirazını. Hoca’mız, Sultan’ın yabancı dillerden Osmanlı Türkçesine tercüme ettirdiği yazma eserleri Latin Alfabeli yazıya dönüştürterek Sultan’ın doğru tanınması yolunda çok önemli bir adım atmış oldu. 2. Abdülhamid Han’ın kütüphanesindeki 1616 tercüme eserden biri olan bu kitabı, edebiyatımıza kazandırmanın ve “rika” öğrenmek isteyenlere de kaynak sağlamanın mutluluğunu yaşıyoruz.  Mustafa Metli


Basım Ayı/Yılı : 4/2021
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 344
Ağırlık : 344
En / Boy : 14 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺69,30

2. Abdülhamid, görevdeyken de vefatından sonraki dönemlerde de doğru anlaşılmış bir devlet başkanı değildir. Bu durum,sadece onun talihsizliği sayılamaz. Çünkü o, düşmanlarını şahsından dolayı kazanmamıştı. Devletini yıkmak, vatanını parçalamak isteyenler, önlerinde öncelikle devrilmesi gereken engel olarak Sultanıgördüler.

Onun için Abdülhamid’i ötekileştirmeyi ve ardından devirmeyi, suikastlarla öldürmeyi hedef edindiler. Defalarca öldürmek üzere suikast, indirmek üzere de darbe düzenlediler. Öldürme planları gerçekleşmedi. Ama sonunda darbeyle indirildi. Osmanlı Devletide dokuz yılda yıkıldı, vatan paramparça edildi (1909-1918). Onu hedef tahtasına koyanlar, emellerini gerçekleştirmiş oldular.

Bu sonucun oluşmasında herkesin payı vardı. Ermeni çeteleri, Siyonist yıkım ekibine, uluslararası sırlı örgütlere Abdülhamid düşmanlığı ortak paydasında vatansever, devletine bağlı olanlar da katılmışlardı.Yerliler, alet olduklarını,iş işten geçtikten sonra anladılar. Abdülhamid ise, baştan farkındaydı. Ama vatansever kadrolarla birliktelikleri nasip olmadı.

O zaman, yıkım planları yapanların, kukla ustalarının zihin dünyalarının öğrenilmesi, usullerinin deşifre edilmesi için çok okumak, karşı tedbirler geliştirmek gerekiyordu. Bu yüzden Abdülhamid, kendinden önce ve sonra (cumhuriyet devri dahil) hiçbir devlet başkanının geçemeyeceği miktarda çok kitap çevirtti ve okudu, okutup dinledi. Birçok geceleri kitap okunurken uykusu geldiğinde, “Kâfi” diyerek durdurup uyudu. Dinlenme anlarında bile öğrenme, düşünce faaliyeti içinde oldu. Devrine göre sarayına kütüphaneler kurdurdu.

Çeviri çeşnisi, ilgi alanının zenginliğini gösteriyordu. Seyahatnamelerden, coğrafya, tarih, savaş hatıratlarına, darbelere, polisiye romanlara kadar başka dillerde yazılan eserleri çevirtti. Çevirttiklerinin miktarı bin altı yüzün üzerinde idi. Kütüphanesinde, bazıları dünyada yegâne olmak üzere otuz bin kitap vardı. O, okuyan, anlamaya, düşünce geliştirmeye çabalayan devlet adamıydı.

Bu yönünü hasımları değil,sevenleri de çok görmediler. 

Eser, okuyan, zihni diri son Osmanlı sultanının kitaplı yönüne dikkat çekmektedir.


Basım Ayı/Yılı : 4/2021
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 304
Ağırlık : 304
En / Boy : 14 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺69,30
The Adventures of a Captive Turkish Prince in Renaissance Europe

A remarkable tale of empire and exile, restoring to vivid life one of the most extraordinary and colourful figures of medieval history.

Jem Sultan, born in 1459, was one of the wonders of his age. A Turkish prince held captive in Europe at a time when the Ottoman Empire was at its peak, he was renowned throughout the continent as a romantic, mysterious figure. Today he is almost forgotten in the West, but in Turkey he is still a heroic figure, a gallant poet-prince who never grows old, his tomb a place of pilgrimage. Jem Sultan was a son of Sultan Mehmet 2, known as the Conqueror after his capture of Constantinople in 1453. When Mehmet died in 1481 Jem and his brother Beyazet fought a year-long war for the succession. Jem lost, and fled to Rhodes. He was held for seven years in various castles in France, then imprisoned in the Vatican.


Basım Ayı/Yılı : 2010
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 357
Ağırlık : 301
En / Boy : 13 / 20
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺470,25

18. yüzyılda idari ve askeri bürokrasiye mensup Osmanlı münevverleri, Batı dillerinden yapmış oldukları çeviriler yoluyla Yeni Bilim’i İslâm Âlemi’nde tanıtmaya ve kullanmaya başlamışlardı. Ülkemizde, genellikle matbaanın kurucusu olarak tanınan Basmacı İbrahim de bu bürokratlar arasında bulunuyordu. Müteferrika olarak Hariciye’de görev yapan bu şahıs astronomi, fizik ve coğrafya alanlarındaki mevcut bilgi birikiminin yenilenmesinde ve dönüştürülmesinde büyük bir rol oynamıştı.

Kalaycıoğulları, bu yeni çalışmasıyla İbrahim Müteferrika’nın özellikle Kâtip Çelebi’nin Cihânnümâ’sına yapmış olduğu ekler yoluyla bilimsel bilgiyi nasıl güncellediği meselesine ışık tutmaktadır.


Basım Ayı/Yılı : 10/2020
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 168
Ağırlık : 168
En / Boy : 14 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺70,00

Millî Şairimiz Mehmet Akif, Safahat'ta gençliği "Asım" karakteriyle sembolize eder. Vatanın karış karış işgal edildiği bir dönemde geleceğe Âsım'la bakmış ve teselli bulmuştur. Çünkü ona göre ülkenin geleceği ancak iyi yetişmiş kuşaklarla mümkündür.

Fatih Bayhan'ın, geleceğin “Âsım nesilleri” için hazırladığı Gençler İçin Safahat'ta, edebiyat ve düşünce adamı Mehmet Akif'in hayatındaki köşe taşlarına tanık oluyoruz.

Sebîlürreşad yayınlarından okuruyla buluşan Gençler İçin Safahat kitabı şu başlıklardan oluşmaktadır:

*Asım’ın nesli

*Mehmet Akif Ersoy’un hayatı

*Safahat

*Akif’in medeniyet anlayışı

*Mehmet Akif’in bilim ve teknik anlayışı

*Meclis’teki Akif

*İstiklal Marşı’nın hikayesi

*İstiklal Marşı’nı neden Safahat’a almadı?

*İstiklal Marşı bestesinin hikayesi

*Akif’in ideal genci; Asım

*Akif’ten hatıralar

*Akif’in Kur’an tercümesi hakkındaki hatıralar ve hakikatler

*Çanakkale Şehitleri ve yazılışı

*Ardından yazılanlar

*Akif’in seçme şiirlerinden

*Safahat dışı nesirleri

*Mehmet Akif Ersoy kronolojisi


Basım Ayı/Yılı : 2019
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 3
Sayfa Sayısı : 160
Ağırlık : 160
En / Boy : 14 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺39,60

Selanik’te halktan biri olarak doğdu… Adı, Mustafa’ydı… Mustafa Kemal oldu… Gazi Mareşal Mustafa Kemal oldu…
Türk Milleti’nin en büyük evladıydı… Mazlum uluslar ve Türk Milleti O’na Atatürk dedi…
34 yaşında, Çanakkale’de Truva’nın intikamını aldı…
40 yaşında, 1683’te İkinci Viyana ile başlayan Türk çekilmesini, 238 yıl sonra Sakarya’da durdurdu…
Evliliği, fırtınalı denizde bir yolculuktu…
Savaşta yendiği düşmanının, O’nun önünde saygı duruşu tarihte bir ilkti…
“Bunalıyorum çocuk, büyük bir acı içinde bunalıyorum…” dediği günler oldu…
“Beni hatırlayınız…” sözcükleri, hüzünlü bir veda gibiydi…
“Ölüm demek böyle olacak kızım...” dediğinde, sona yaklaştığının farkındaydı… Son anı, ulu bir çınarın
köklerinin sökülmesi misali, devlerin savaşında son perdeydi…
Türk gençliğine emaneti, çok sevdiği milletine vasiyeti oldu…
Tarihin kıskandığı bir lider… Ama bir insan…
Savaşın ve barışın efendisi…
İşte O’nun hikâyesi… Belgelere ve kendi sözlerine bağlı kalarak…
Siz, çocuklarınız ve gelecek kuşaklar için yazılmıştır…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 248
En / Boy : 13.5 / 21.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2021
₺105,00

İkinci Dünya Savaşı'nın en aykırı dörtlüsü

Rommel, Patton, Montgomery, Jukov

Savaş, büyük bir oyundur; yaşam ve ölüm için, ilk çağlardan bugünlere gelen bir dünya oyunu.
İnsan doğası yerinde durduğu sürece de bu oyun devam edecektir.

Bütün karşıtlar savaşta vardır: Gece ve gündüz, yaz ve kış, sıcak ve soğuk, yaş ve kuru, haf if ve ağır, yaşam ve ölüm.

Bu kitap, İkinci Dünya Savaşı’nda birbirlerine karşı savaşan ve uyguladıkları strateji ve taktiklerle dünyaca ünlenmiş en aykırı dört generalin biyograf isidir.

Ordu disiplinli bir güçtür ama general özgür ve bağımsız bir kişiliğe ve buna uygun keskin bir 
zekâya sahip olmadan ne muharebe ne de savaş kazanılır.

Sanat, ustalarıyla sanattır…

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 359
En / Boy : 13,7 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2017
₺178,08
Tükendi

Tarih kültürü çok geniş olan ve tarihten sonuç çı-karmasını çok iyi bilen Atatürk, gerçek kararı sezmekte gecikmedi. 
Bu vaziyet karşısında bir tek karar vardı. O da millî egemenliğe dayanan, kayıtsız şartsız bağımsız yeni bir Türk Devleti kurmak idi. 
Atatürk'e göre önemli olan "Türk milleti'nin haysi-yetli ve şerefli bir millet olarak yaşamasıydı. Ne kadar zengin ve refah içinde olursa olsun, istiklâlden mahrum bir millet, medeni insanlık karşısında uşak olmak mevkiin-den yüksek bir muameleye lâyık görülemezdi. 
Yabancı bir milletin himaye ve efendiliğini kabul etmek, insanlık vasıflarından yoksunluğu, acizlik ve mis-kinliği itiraftan başka bir şey değildi.
Halbuki Türk'ün haysiyet ve gururu çok yüksek ve büyüktü. Böyle bir millet esir yaşamaktansa mahvolsun daha iyiydi." Öyleyse Milli Mücadele'nin parolası 
"Ya istiklâl ya ölüm!" olacaktı.


Basım Ayı/Yılı : 4/2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 168
Ağırlık : 168
En / Boy : 13,5 / 19,5
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺60,00
Tükendi

15 Mart 1921 tarihinde Talat Paşa Berlin'de bir suikaste kurban gitmiştir. 6 Aralık 1921 günü Sait Halim Paşa Roma'da, 1922 yılının 16 Nisan'ını 17 Nisan'a bağlayan gece Doktor Bahaeddin Şakir ve Cemal Azmi Beyler de Berlin'de aynı kaderi paylaşmıştır. 21 Temmuz 1922 günü ise Cemal Paşa Tiflis'te öldürülmüştür. Bu olayların hepsi Osmanlı devlet adamlarına karşı düzenlenen ve Ermeni terörünün safhaları içerisinde üçüncü dönem olarak adlandırılan terörist faaliyetler sonucunda gerçekleşmiştir.

1860'lı yıllarda başlayıp günümüze kadar devam eden Ermeni terörü dört dönem halinde incelenmektedir. Birinci dönem 1860'lı yıllardan başlayıp Birinci Dünya Savaşı'na kadar devam eden saldırı ve eylemleri içermektedir. İkinci dönem Birinci Dünya Savaşı ve Milli Mücadele yıllarındaki terörist eylem ve faaliyetleri kapsamaktadır. Doktor Bahaeddin Şakir Bey'in de içinde bulunduğu Osmanlı devlet adamlarına karşı düzenlenen terörist faaliyetler de üçüncü dönem olarak adlandırılmaktadır. Dördüncü dönem ise 1973-1985 yılları arasında Türk diplomatlara yapılan saldırıları ihtiva etmektedir.

Günümüzde ise olay farklı bir boyut kazanmıştır. Ermeni lobisi Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne karşı Papa, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı, Avrupa Parlamentosu ve diğer bazı ülke parlamentoları gibi ünlü şahıs ve kurumlar eliyle sözde soykırım iddiasını kabul ettirmek adına baskı ve taciz uygulamaktadır. Bunun ardından da tazminat ve toprak talepleri gelecek yani Ermeni meselesi devam edip gidecektir. Hâlbuki Ermeniler aslında İttihatçı liderleri yani Talat Paşa'yı, Sait Halim Paşa'yı, Cemal Paşa'yı, Cemal Azmi Bey'i, Doktor Bahaeddin Şakir Bey'i ve burada adını sayamadığımız daha pek çok vatan evladını şehit etmekle zaten bu davayı kaybetmişlerdir.

Elinizde tuttuğunuz bu kitapta Ermeniler tarafından şehit edilen fakat Türk tarihçileri ve Türk halkı tarafından yeterince tanınmayan buna mukabil Ermeniler ve onların sempatizanları tarafından çok iyi tanınan ve eleştirilen efsane bir adam, İttihat ve Terakki liderlerinden Doktor Bahaeddin Şakir Bey'in hayatı, fikirleri, eserleri ele alınmış ve onun şahsında dönemin önemli olayları üzerinde durulmuştur. Bu eser aynı zamanda İttihatçılık araştırmalarının da güzel bir örneğini oluşturmaktadır.


Basım Ayı/Yılı : 2015
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 478
Ağırlık : 478
En / Boy : 14 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺147,60
Tükendi

15 Temmuz Diriliş Destanı (Arapça)


Basım Ayı/Yılı :
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 128
Ağırlık : 128
En / Boy : 23 / 23
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 1. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺100,00
Tükendi

Michael Hart'ın tartışmalara yol açan elinizdeki kitabı ilk kez yayınlandığında, eleştirmenler yazarın oldukça cesur olduğundan bahsediyordu. Hart, kendince en etkili bulduğu kişilerin listesini yapmakla kalmamış, onları etki derecelerine göre sıralamıştı.
 
Fakat eleştirmenler yanıldı. Kitap o günden bu güne iyi bir satış grafiği elde etti. Yıllar geçtikçe Hart'ın elindeki listeye yeni isimler eklendi, revize edilmiş yeni baskılar yapıldı ve kitaba olan ilgi hep taze kaldı. Elinizdeki kitap, eserin yenilenmiş ve genişletilmiş baskısı.
 
Hart'ın listeyi hazırlarken en önemli ölçüsü; en etkili olanları, milyonlarca insanın kaderini belirlemiş, medeniyetlerin yükseliş ve çöküşüne sebep olmuş, tarihin gidişini etkilemiş insanları bir araya toplamaktı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 704
En / Boy : 14 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺50,93
Tükendi

Türklerin tarih boyunca kurmuş oldukları devletlerden en uzun ömürlüsü ve en güçlüsü şüphesiz Osmanlı Devleti’dir. 13. yüzyıl sonlarından 20. Yüzyıla kadar, 623 yıl aynı hanedan tarafından yönetilen bu devlet Türk ve dünya tarihinde önemli bir yere sahiptir. Üç kıtada altı yüzyıldan fazla bir süre hüküm sürmüş olan bu devleti 36 padişah yönetmiş olup, Fatih Sultan Mehmed; Osman Gazi, Orhan Gazi, I. Murad (Hudavendigâr), I. Bayezid (Yıldırım), I. Mehmed (Çelebi) ve II. Murad’dan sonra II. Mehmed unvanıyla tahta çıkan yedinci hükümdardır. Prof. Dr. Halil İnalcık’ın ifadesiyle Osmanlı Devleti’nin gerçek kurucusu Fatih Sultan Mehmed’dir. 30 Mart 1432 tarihinde II. Murad’ın dördüncü oğlu olarak Edirne’de doğmuş olan II. Mehmed, daha babası hayatta iken, 1444 Ağustos’unda henüz 12 yaşında tahta çıkmış, 1444-1446 ve 1451-1481 yılları arasında süren 32 yıllık saltanatı döneminde başta İstanbul olmak üzere birçok fetih (Amasra, Sırbistan, Trabzon, Sinop, Kastamonu, Mora Yarımadası, Midilli, Bosna, Eğriboz, Otranto) gerçekleştirdiği gibi, Eflak, Boğdan ve Kırım’ı tâbi hale getirmiştir. Osmanlı Devleti’nin idarî ve askerî teşkilâtı ile müesseseleri de onun zamanında kurulmuş ve gelişerek asırlarca devam etmiştir. Saltanatı boyunca fetihten fethe koşmuş olan bu hükümdar, hasta olmasına rağmen yeni bir sefere daha çıkmış, ancak Gebze yakınlarına ulaşıldığı sırada rahatsızlığı artmış ve 3 Mayıs 1481 tarihinde vefat etmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 570
En / Boy : 16 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2018
₺52,78
Tükendi

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2010
₺28,50
Tükendi

“IBM bunu neden yaptı? Bu davranışın antisemitizmle hiçbir ilgisi yoktu. Nasyonel Sosyalizmle de ilgili değildi. Mesele her zaman paraydı.”

Edwin Black

ABD’nin kudretli şirketlerinin Nazi Almanyası’yla kurduğu ticari ilişkiler ve bu ülkenin önde gelen sivil toplum örgütlerinin Nazilere düşünsel planda önderlik etmesi tarihin karanlık sayfalarındaki yerini çoktan almıştır. Öyle olmakla birlikte bu şirket ve kuruluşların Nazilerle kurduğu, insanı şok eden ayrıntılarla yüklü ilişkilerin gerçek boyutları nedense gündeme gelmez. Edwin Black’in yoğun bir emek ürünü olan eseri okunduğunda bu kuruluşlar ve başlarındaki nüfuzlu yöneticilerin Üçüncü Reich’ın giriştiği yıkım harekâtına çok çeşitli yollarla yardım ve yataklık ettikleri anlaşılabilir. Yahudiler IBM’in cömert müşterisi için geliştirdiği kimlik tespiti programları ve makineleri sayesinde olağanüstü sistemli biçimde çalışma ve ölüm kamplarına gönderilebilmişlerdi. General Motors’un Nazi ordusunun mobilizasyonunu üstlenmesi sayesinde Avrupa’nın geniş toprakları Nazilerce rahatlıkla zaptedilebilmişti. Ford Motor Company’nin kurucusu Henry Ford, aktivist antisemitizmiyle Hitler ve şürekâsının adeta taptığı bir düşünsel önderdi. ‘Ölüm Meleği’ Josef Mengele’nin Auschwitz’e gitmesini sağlayan ‘ırk ıslahı bilimi’ ve ‘yetersiz bireylerin toplumdan elenmesi’ programının finansörleri ise Rockefeller Vakfı ve Carnegie Enstitüsü’nden başkası değildi…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 167
En / Boy : 14 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2018
₺16,94
Tükendi

Hattatların Hatıraları Hattatlar üç gruba ayrılırdı; Birinci grubu oluşturanlar okullarda yazı dersi veren meşk hattatlarıydı. Ama bunların arasında da çok ileri düzeyde olanlar bulunurdu.

Yazma kitapları istinsah (kopya) eden ya da ısmarlama yazan hattatlar ikinci bir grup oluştururdu. Üçüncü grupta yer alanlar öğrenci yetiştiren ve özgün yapıt veren hattatlardır.

Şeyh Hamdullah, Ahmed Karahisari, Hafız Osman, Mustafa Rakım, Sami Efendi gibi çok ünlü hattatlar hep bunların arasından çıkmıştır. Bu tür hattatların bazıları hem Divan-I Hümayun, Enderun-I Hümayun gibi resmi dairelerde ve okullarda, hem de özel olarak ders verirdi. Ama gelenek gereği hiç biri para almazdı. Hattatlar arasında en kıdemli ve usta olana. Hattatların reisi (reisü l-hattatin) adı verilirdi. Onun ölümünde yerine bir başkası geçerdi. Bu kıymetli sanatçıların icra ettikleri sanatın ismi hattır. Elinizdeki eserde hat sanatını icra eden bu değerli sanatçılarla ilgili hatıralara yer verilmektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 256
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2018
₺25,00
Tükendi

Balkan savaşları Osmanlı tarihinde bir dönüm noktası oldu. Rumeli’de yaşayan binlerce müslüman nüfus katliama maruz kalırken, pek çoğu hunharca öldürüldü. Büyük bir kısmı da Anadolu’ya sığındı. Sadece Edirne’de 225.000’den fazla müslüman Bulgar ordusunun esareti altında açlıktan hayatını kaybetti. Meçhul Bir Askerin Balkan Hatıraları, Balkan Savaşları’na ışık tutan bir kitap.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 80
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2018
₺10,00
Tükendi

Çerkesler, 19. yüzyıl ortalarına kadar Karadeniz’in kuzeydoğu kıyılarından Kafkasya içlerine doğru yayılan Çerkesya topraklarında yaşayan bir halktı. Rusya İmparatorluğu için İran ve Osmanlı ile ilişkilerinde stratejik değerde olan bu topraklar, 19. yüzyılda Rusya tarafından yapılan soykırımda bu halka mezar oldu. 18. yüzyıl sonlarından itibaren gittikçe artan yoğunlukla devam eden Rus saldırıları nedeniyle 1864’e gelindiğinde kendi topraklarında istenmeyen halk olan Çerkeslerin yaklaşık dörtte üçü yok edilmişti. Kalanların büyük bir çoğunluğu ise Osmanlı topraklarına sürgün edildiler.

Bu soykırımın üzerinden geçen yaklaşık 150 yıl boyunca belki de modern tarihin bu ilk soykırımı neredeyse tamamen unutuldu. 1990’larda yazılan bir kitap ve birkaç makale dışında Çerkes soykırımı hiçbir zaman ne akademik ne de politik alanda kendisine yer bulabildi, ta ki Uluslararası Olimpiyat Komitesi 2014 Kış Olimpiyatlarını Rusların Çerkeslere son yenilgilerini yaşatarak bir kutlama töreni yaptıkları Soçi’ye verene kadar.

Walter Richmond, şimdiye kadar hiç kullanılmamış arşiv belgelerinden faydalanarak bu unutulmuş soykırımın ayrıntılı bir tarihi değerlendirmesini yapıyor ve yaklaşık beş nesildir diasporada devam eden var olma mücadelelerine ışık tutuyor. 2014 Soçi Kış Olimpiyatlarının nasıl olup da Çerkes aktivizminin ve Rusya Federasyonu’nun bir mücadele alanına dönüştüğünü de bu kitapta okuyabilirsiniz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 272
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2018
₺114,40
Tükendi

1208 yılında Sivrihisar’ın Hortu köyünde dünyaya gelen ve Akşehir’de mezarı bulunan tarihi bir şahsiyet olan Nasreddin Hoca, Türkiye ve Türk dünyasının en önemli mizah karakteridir. İlk defa Ebü’l Hayr-i Rumi’nin Sarı Saltuk’un menkıbelerinin anlatıldığı “Saltukname”sinde adından bahsedilen Nasreddin Hoca’nın fıkraları 16. yüzyıldan itibaren yazmalarda yer almaya başlamıştır. Nasreddin Hoca’nın latife ve fıkraları matbaanın icadına kadar sözlü gelenekle ve el yazması kitaplarla yaygınlaşmıştır. Matbaacılığın gelişmesi ile birlikte de dergi, gazete ve kitaplarla kendisine yeni bir hayat alanı bulmuştur.

Mehmet Tevfik Efendi (Çaylak) ve daha sonraki yıllarda da Ziya Gökalp’ın çalışması ile Nasreddin Hoca’nın tarihi, toplumsal, kültürel ve felsefi yönlerine dikkat çekilmiş ve Türk kültürü bakımından önemi üzerinde durulmaya başlanmıştır.

Günümüze kadar birçok yerli ve yabancı araştırmacı ve bilim adamı Nasreddin Hoca’nın çeşitli yönlerine vurgu yapan çalışmalar yapmışlardır. Günümüzde bu konudaki araştırmalar artarak devam etmektedir.

Türk Yurdu dergisi Nasreddin Hoca’yı esas alan iki özel sayı haırlamıştır. Bunların ilki Şubat 1997, 114. sayı ile Kasım 2008, 255. sayı olan “Nasreddin Hoca 800. Yıl Özel Sayısı”dır. Elinizdeki kitap büyük ölçüde bu iki özel sayıdaki metinlerden oluşmaktadır.

Türk Yurdu dergisinin ilgili nüshalarındaki bilim adamı ve araştırmacıların makalelerine ilaveten Ekler başlığı altında Ziya Gökalp’ın “Halk Klasikleri ve Nasreddin Hoca’nın Latifeleri” adlı Türkiye’de Nasreddin Hoca üzerine yapılmış bulunan ilk araştırma metni de sunulmuştur. Küçük ölçekli bir kitap Ziya Gökalp’in bu eseri elbette Türk Yurdu dergisinde yayınlanmamıştır.

Ancak çeşitli yayınevleri tarafından defalarca yayımlanmış diğer eser ve makalelerin yanında Ziya Gökalp’in bu küçük hacimli eseri ancak bir defa müstakil bir kitap olarak raflarda yerini almıştır. Bunun haricinde de birkaç defa onun makalelerinin içerisinde değerlendirilmiştir. Bu bakımdan “Türk Yurdu Yazıları- Nasreddin Hoca” adlı derleme kitapta Gökalp’ın çok fazla bilinmeyen bu küçük kitabını okuyucularla tekrar buluşturarak onun bu konudaki öncülüğünü hatırlatmak amacı güdülmüştür.

Türk Yurdu dergisinin b iki özel sayısında yayımlanmış olan Nasreddin Hoca ile ilgili çeşitli karikatür, çizim, kitap, ve dergi kapaklarına kitapta yer verilmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 164
En / Boy : 16,5 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2017
₺11,53
Tükendi
Savaş sonunda Hitler’in Berlin’deki karargâhına giren Sovyet askerleri buldukları her şeyi Moskova’ya götürdüler. Başka pek çok şeyle birlikte Hitler’e yazılan on binlerce mektup da Moskova’daki arşivlere kaldırıldı. 2007 yılında Alman tarihçi Henrik Eberle bu mektupları inceleyerek tasnif etti. Sonuçta 1924’ten 1945’e kadar Alman halkından Hitler’e yazılan mektuplardan örnekler toparladı ve Hitler’le Alman halkı arasındaki ilişkileri belgelemiş oldu. Bu mektuplar okunduğunda Hitler’in nasıl Alman halkının Führer’i haline geldiğini görüyorsunuz. İnsanlığın gündeminden hiç düşmeyen Hitler’i ve Alman faşizmini anlamak isteyenler için eşsiz, ilginç, olağanüstü bir kaynak... "Uğruna canımızı vereceğimiz Adolf Hitler: Gücünüzü kullanarak, gerektiğinde şiddete de başvurarak size karşı koyanları ezin, bir diktatöre yakışacak şekilde programınızı uygulayın. Pazarlık etmeyin, uygulayın!.." "Alman bir anne olarak liderim Adolf Hitler’i sessizce düşünüyorum. Yaptıkları için Tanrı’ya şükranlarımı sunuyor, sağlığını koruması için her gün dua ediyorum. Biz çok çocuklu ailelere hak ettikleri değeri verdiğiniz için size teşekkür etmeyi borç bilirim..." "Küçük kızımız Rita liderini ‘Heil Hitler’ diyerek selamlamayı çok istiyor. Bu nedenle size Alman selamıyla minik elini havaya kaldırdığında çekilmiş bir fotoğrafını gönderme cesaretini gösteriyoruz..." Ve bunlar gibi yüzlerce mektup insanlığın içine sürüklendiği felaketin nasıl bir sürecin ürünü olduğunu ortaya koyuyor.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 312
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2010
₺16,66
Tükendi

Milli Mücadele'ye mal ile, parası ile, itibarı ile, duası ile ve canı ile hizmet eden ilimiz için bu kitabı yazdım. Bilhassa 20. asır Türk tarihinde Denizli’nin tuttuğu şerefli yerin kıymetini açıklamak istedim
A. Akif Tütenk
 
Selçuklu İmparatorluğu'nun çöküşü karşısında ilk önce istiklalini ilan eden Denizli olmuştur.
Dr. Kemal Şakir
 
''Eserlerini ve bir sürü hatıraları ile geçmişini katletmekten zevk alan bu denli bir toplum var mıdır? Bilemiyorum''
Ziya Tıkıroğlu, Belediye Başkanı
 
''Cami yıkılmasın diyen insanların camiye gelmeyen insanlar olduğunu gördüm…''
Ali Aygören, Belediye Başkanı
 
''İtiraf etmek gerekirse bu kente hepimiz zarar verdik''
Cengiz Bektaş
 
''Ulucami kimsenin ruhu duymadan bir gecede yıkıldı. Sabah işime geldiğimde yerle bir olmuştu bu kutsal mekan''
A. Fuat Özkan
 
Müftü: İşgal sonrası yükselen ilk ses. Yalnız Denizlililer değil, Bütün Türk milleti O'nunla iftihar edecektir.
Albay H. Rahmi Apak
 

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 216
En / Boy : 14 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2014
₺42,00
1
cultureSettings.RegionId: 0 cultureSettings.LanguageCode: TR
Çerez Kullanımı