• Kaplanın Sırtında
    Kaplanın Sırtında
  • Kâğıt Kesiği
    Kâğıt Kesiği
  • Ken Taç Dis
    Ken Taç Dis
  • Masal KADIN
    MASAL KADIN
  • Osman Pamukoğlu
    Debreli Hasan Geronimo
  • İdil Yazar - Çikolata
    İdil Yazar
  • Metin Akpınar Sahneye Adanmış Bir Ömür
    Metin Akpınar Sahneye Adanmış Bir Ömür
  • Zabel Yesayan Yaşamı ve Eserleri
    Zabel Yesayan Yaşamı ve Eserleri

Kartlar açıldı.

Piyonlar öne sürüldü.

Kaleler yıkıldı.

Filler öldü.

Vezirler devrildi.

Şahla piyonu karşı karşıya geldi.

Acımasızlığını ikinci bir deri gibi üzerine giyen Uraz Kurt, sevgisini yaralayan bu acımasızlıkla başa çıkabilecek mi, yoksa sevgisini acımasızlığına mı kurban edecek? Masumiyeti göz bebeklerinin içerisinde taşıyıp koruyan Ayşin Şendoğan, kötülüğün bekçisi olan adamın nasırlı ellerine mi güvenecek, yoksa hayatını masumluğunu koruyarak mı sürdürecek?

Devrildi Şah.

Oldu Mat.

Bitti oyun.

Kapandı defter.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 344
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2020
₺42,40

Yeraltı dünyasının yakışıklı ve bir o kadar da gözü kara adamı Aykut, bu hikâyenin kılıcıydı.

Yakışıklı olduğu kadar da taş kalpli, eli kolu, dili keskin bir adamdı. Zaten yetimhanenin kapısından çıkıp, karanlık bir dünyaya adım atan, burada kendisini ve kardeşlerini korumaya çalışan bir adamın kalbi ne kadar yumuşak olabilirdi ki?

Eylem ise bu hikâyenin kelebeğiydi.

Kimsesinin olmadığı bir dünyada, tek başına ayakta durmaya çalışan ve dans etmekten başka isteği olmayan, umudu içinde taşıyan biriydi.

Bir gün hayat hiç olmayacak bir şekilde yollarını kesiştirdi.

Ve kılıç, kelebeği gördü, hemen orada âşık oldu.

Kelebek ise dansa ve kılıca tutundu. Önce kendisine, sonra kılıca umut oldu.

Bir kelebek dans etti, kılıcın buzları eridi.

Peki, bir kılıç ile bir kelebek birlikte dans edebilirler miydi?

“Gemileri ateşe vermezsen deniz değer bilmez, gidenler geri dönmez.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 472
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2020
₺54,40

Birkaç kadın var bu kitapta. Biraz senin gibiyse biri, biri de nefret ettiğin öteki. Biraz sevdiğin adamsa onunki, diğeri de hayalini kurduğun adam gibi. Ya da kadınlar; biri evdeki incittiğin belki, diğeri de yanında yatmayı düşlediğin. Sen varsın burada. Tutkulu olduğun işin var, tutkusuna kapıldığın yükü ağır aşkın var. Pişmanlıkların var, yapmak istediklerin ama cesaret edemediklerin var. Düşsem kalkamam ki diye korkup yürüyemediklerin var. Defalarca yazılmasına rağmen sonu hep bozulan bir hikâye gibi incitiyor bazı hikâyeler… Mutlu sonlu kimi, kiminin mutlu sonu kimine mutsuzluk bazen. Kadınların kimi zaman kız kardeş, kimi zaman azılı birer düşman olabildiği bir dijital dünyanın kahramanı onlar. İşinin peşinde koşan, aşkının peşinde koşan… Ve düşen. Düşse de kalkmayı bilen; bazen ağladığını saklamayan, bazen de kan kusarken kızılcık şerbeti içen kahramanlar. İçinde kaybolurken kendinizle tanışacağınız hikâyeler bırakıyorum size. Sevin, dost olun kadınlarımla. Mücadelelerinde verdikleri savaştan kendinize düşen elmayı almayı unutmayın. Bir gün gelince o doğru zaman, “Bugüne dek neredeydin sen?” demek için belki de.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 240
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 6.2020
₺20,80

Aşk mı aşk mı?

Yaşadığın hangisi?

Peki, yaşamak istediğin hangisi?

Yaşımız kaç olursa olsun, hepimiz aşk peşinde koşup duruyoruz. Ancak bazılarımız AŞKı coşkusuyla, tutkusuyla, bağlılığıyla üst seviyede yaşıyoruz. Bazılarımız ise küçük meselelerden büyük kavgalar edip, çok acı çekiyor, kırık dökük aşklarla yetiniyor, şikâyet ediyoruz.

Oysa hepsi sizin elinizde.

Çünkü hangi aşkı yaşadığınız kadın erkek arasındaki dili ne kadar bildiğinizle ilgili bir konu.

Bu kitap size ilişki koçluğu yaparken bir yandan da tatlı bir şekilde sizi ilişki dilinin ustası yapacak. Bu rehber kitap kendi hatalarınızı nasıl aşacağınızı ve mutlu bir aşka, aşk dolu mutlu bir evliliğe doğru nasıl yol alacağınızı anlatacak.

Aşkın, ilişkinizin dilini öğrenmeye ve hayalinizdeki, hak ettiğiniz aşkı yaşamaya hazırsanız hadi başlayalım…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 216
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2020
₺24,00

Aşk kaç kişiliktir? Ölüm büsbütün ayırır mı insanları? Peki, onun birleştirdiği de olmuş mudur hiç âşıkları? Mucizeler kanımızda mı dolaşır yoksa hep uzaktan mı bakar yüzümüze? Kalbinizin odaları bomboş kaldığında keskin bir rutubet kokusu geliyor mu burnunuza? Sevgiyi paslı bir bıçak gibi saplamadılar mı hiç göğsünüze? Sevginin iyileştiren bir şey olduğunu ilk kim fısıldadı kulağınıza? Eliniz boşluğa uzandığında içinizden bir tren, taş sayıp raylara koydukları kalbinizi ezerek geçmiyor mu? “İyi bir şey olsun,” diye dua etmek için göğe açtığınız avuçlarınız umudu taşıyacak kadar güçlü mü sahiden?

Ayşen Bozkuş, Aşk Bir Mucizedir ile zor sorulara cevap aramak için yola çıkanlara rehberlik ediyor. Aşkın gücünü, mücadele etmenin erdemini ve güzele olan inancın kudretini işaret ediyor okura. Kurgusu, hikâyesi ve karakterleriyle unutulmayacak bir okuma vadeden Aşk Bir Mucizedir uzun zaman zihninizin labirentlerinde dolaşacak bir roman.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 216
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2020
₺28,00

Size bir hikâye anlatılıyor bu kitapta;

Şehirlerin kaldırım taşlarının arasına sıkışmış, toprağa hiç erişemeden, yeşerip, filizlenip göğe doğru hiç yükselemeden kurumuş, ufalanmış, toza dumana karışmış çocukların öyküsü.

Hissizce önlerine attığımız demir paralarla, demirden adamlara, kadınlara çevirdiğimiz evlatların hikâyesi…

“Lakin önce,

Bir gece vakti, en ürperdiğin anda ışıkları kapat, kapat ki karanlığı anla!

Ciğerlerini donduran bir ayazda soyun, soğuğu bir güzel tanımla.

Atma o doyurucu son lokmayı ağzına, gerçek açlığı hatırla!

Gör, hisset, anla…

Ama korkma!” diyor yazar.

“Biz seninle istersek, tohumu toprağa kavuşturur, yağmuru üstüne indirir, yeşil filizleri göğe doğru yükseltiriz.

Size bir hikâye anlatacağım.

Uyan ey şehir!

Paylaşacak koca bir hikâyemiz, kuracak sıcacık bir hayalimiz var” diye de ekliyor.

Korkmuyor ve üşümüyordu. O gecenin masalında, annesinin kollarında kalıp, uyur uyanık eski hayallere kapıldı. Annesi, Muzo, Vedat, Aslı, Saime Teyze, ıhlamur, yeşil sabun kokusu, hayaletli gardrobu, çatısı damlayan eski evi, içindeki kırık penceresi… Sahi, kanamamış mıydı hâlâ içi?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 360
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2020
₺40,00

Eğitim koçluğu, masal anlatıcılığı, drama ile birlikte “Orff Schulwerk” yaklaşımıyla müzikle hareket eğitimini de başarıyla bitirmiş olan, “Üstün Başarı Ödüllü İngilizce Öğretmeni” Elif Duman, bu kitapta kendi ebeveynlik serüveninden bilgileriyle sesleniyor. Oyuna dair, dil öğretimine dair tüm bilgi ve birikimini cömertçe paylaşırken içine bolca da kahkaha katıyor.

0-1 yaştan ilkokul çağı da dahil her yaşa oyun önerileri olan bu kitap evde bulabileceğiniz malzemelerle kendinizin ve çocuğunuzun yaratıcılığınızı besleyen oyunlarla birlikte yazarın kendi ebeveynlik ve oyun serüveninde yaşadığı güldüren hikâyeleriyle dolu.

Üstelik eğlenerek oyun oynamakla kalmayacak, oyunla çocuğunuza İngilizce’yi nasıl öğretebileceğinizin yollarını da keşfedeceksiniz.

Sadece bir ebeveynden diğer ebeveyne değil, on beş dakikasını ayırıp da çocukla oyun oynarken çocuğun ruhuna dokunabilen herkese sesleniyor.

Okurken çocuk kahkahası duyabileceğiniz bu kitapta oyun oynamanın incelikleri yok. Bu kitapta oyun oynamanın mutluluğu var. Oyun oynayan bir ailenin yaydığı enerji var.

Çocuk oyuncağın değerini onu mutlu edebilme derecesiyle hesaplar, fiyatıyla değil. Bu yüzden çocuğunuzu bir pipetle bile mutlu olabilmeyi öğretmenin en iyi yoludur oyunlar.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2020
₺22,40

Aşka dair yaşanan her tutku bir gün yeniden alev alır... Karşı karşıya geldikleri ilk anda onlar için kaçınılmaz son belliydi. Sadece tutkuyla başlayan karşılaşmaları daha farkına bile varamadan onları birbirlerine bağlamıştı. Unutabileceğini, bir daha görmeyeceğini düşündüğü adamı yeniden karşısında gören Beren, bir daha asla o kadar zayıf olmamaya karar vermiştir. Mavi gözlerinin içinde boğulsa da inadından ödün vermeyecek, bir daha o tutkunun içinde kaybolmayacaktı...

Geri adım atmamaya yeminli olan Beren, adamın gözlerine sadece bir kez baktığında işinin hiç de kolay olmayacağının farkına varır. Berk unutamayacağı şekilde zihnine kazınan yeşil gözlere yeniden kavuştuğu için mutludur. Mutlu olmasına mutludur da unuttuğu bir şey vardır: Sert kayaya toslamıştır! Müptelası olduğu kadın, kalbinin kapılarını kapatmıştır. Yakışıklı ve kararlı adamımız ise pes etmek nedir, bilmemektedir. Onları birbirine sonsuza kadar bağlayan o tek geceye dair anıları zihinlerini işgal ederken biri kaçan diğeri ise kovalayan olmaya razıdır. Tutkulu bir aşk, içten dostluklar, kahkahalar, mutluluklar söz konusuyken aşk tutkusunun esiri olmamak elde midir?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 392
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2020
₺43,20

Bazen geceyi geçirecek birine ihtiyaç duyarsınız, bazen de bundan çok daha fazlasına. Sofia karanlık sırlarıyla birlikte Mert’in evine sığındığında işlerin bu noktaya geleceğini asla tahmin edemezdi. Başında yeterince dert ve emin olduğu bir şey vardı: Aşkın hiç sırası değildi. Sofia’nın beladan kurtulmayan ve karanlıklara mahkûm hayatına karşın Mert’in hayatı, trajik geçmişi dışında, imrenilecek güzelliklerle doluydu. Sevgi dolu bir aile, sağlam dostluklar ve başarılı bir kariyer… Genç adamın sahip olduğu birçok şey vardı, ona aşkla bakan bir kadının kalbi dışında…

Mert aşk konusunda umutsuz vaka olduğuna tam inanmak üzereydi ki onunla tanıştı: Sofia. Cennetten mi, yoksa cehennemden mi geldiğini bilmediği bu gizemli kadına önce evinin kapılarını açtı; sonra da onu alıp hayatının tam merkezine koydu.

Sofia ve Mert, sadece kendilerine özel yarattıkları bir dünyada unutamayacakları rüya gibi iki hafta geçirdiler. Bu rüya, Mert’in inandığı tüm değerleri sorgulatacak karanlık gerçekleri öğrenmesiyle kâbusa döndü.

Hayat onları bir bilinmezliğe sürüklerken ikisinin de cevabını bulması gereken sorular vardı. Aşk mı, yoksa mantık mı insanı mutlu ederdi? Bir kadın, sevdikleri için neleri göze alırdı? Aşkın sınırları nereye kadardı?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 304
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2020
₺33,60

Hayalleri elinden alındığı hâlde kendi ayakları üzerinde durmaya çalışan genç bir kadındı Zeynep. Yıllarca pes etmeden, tek başına hayatta kalmaya çalışmışken bir anda karşısına çıkan bir yabancı her şeyi altüst etmişti. Üstelik kaderinin iplerini eline alıp hayatına hükmedebileceğine inanıyordu. Peki, Zeynep kalbinin ritmiyle oynayan bu adamın onu rüzgârda savrulan bir yaprak misali savurmasına izin verebilecek miydi?

Aşkı filmlerde izlemeye bile tahammül edemeyen, masalların mutsuz insanları avutmak için uydurulduğuna inanan ve atlattığı olaylı boşanmanın ardından evliliğe tövbe etmiş bir adamdı Sinan. Hayattan ne istediğini artık çok iyi bildiğini sanıyordu. Çok konuşan kadınlarla ilgilenmiyordu, sarışınlardan hoşlanmıyordu ve özellikle çalışanlarıyla arasındaki mesafeyi korumak sarsılmaz prensiplerinden biriydi.

Ancak bir gün aniden ofisinin, hatta hayatının merkezine yerleşen bir sarışın ezberini bozacaktı, kurallarını tek tek yıktıracaktı.

Kaderin küçük oyunlarla ve tesadüflerle bir araya getirdiği bu iki insan birbirleriyle savaşmayı mı, yoksa aynı yolda el ele yürümeyi mi seçeceklerdi? Üstelik birinin mutluluk için, diğerininse hayatını yoluna koymak için son şansıydı.

Peki, bu şansı nasıl değerlendireceklerdi?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 456
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2020
₺50,40

"Ben heyecanı, sabırsızlığı, emri, şaşkınlığı bildiriyorum da sen her şeyin bittiği yersin Şimal. Aynı sen, bu hayattaki bitiş çizgimsin."

Kral Süiti’nde başlayan aşk; kör kalınan gerçeklere, salt acıya ve yalanlara karşı kendini savunabilecek mi, yoksa aldığı ilk darbede yıkılacak mı? Ya ulaşılmaz olana kavuşanlar... Sevgiliye deliler gibi âşık olmanın yanında anne-baba olmayı, "yuva" denilen çatının altında bir aile olmayı, öğrenebilecekler mi? Onların sınavı yaşam denilen olguyu tüm acımasızlığıyla göğüslemekti. Peki, bu acımasızlığın içinde sevgi dolu yaşayabilecekler mi?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 384
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2020
₺42,40

“Bir toyonun varsa, öldürmek için de bir sebebin var demektir!”

“Biliyorum” diye araya girdi Goras, “Bizde de ‘Toyun’ derler. Kudretin simgesi, ay ışığının yeryüzündeki parıltısıdır.”

Elika, “İşte bu!” dedi heyecanla, “Ben de bu parıltıdan bahsedecektim. Tanrılar, bazen bir ağacın kökünde görünür, bazen de bir kılıcın çeliğinde yanar.

Toyon kuşananlar, metalini kavil yağıyla saat başı ovuşturup duran kendileri değilmiş gibi kılıçlarının ciladan değil, bu görünmez, bilinmez güçlerin hikmetinden ışıldadığını düşünürler. Ondan sonra da kabzasından yakaladıkları gibi ışık körü gözlerle savururlar etrafa. Seçebildikleri en uzak mesafe ise ancak bir kılıcın menzili kadardır!”

Eşitlik, adalet ve özgürlük arayanlar...

Büyük bir isyanla zincirleri kıranlar...

Ve erkin yetinmez doğası...

Geldikleri yerin ölümcül koşullarını aratmayan bir ada hapishanesinde, bir grup mahkûmun her türlü tehlikeyi göze alarak giriştiği büyük bir mücadeleye tanıklık ediyoruz. Onlar, özlemini çektikleri adil ve eşitlikçi bir yaşamın peşine düştüklerinde biz, sıra dışı bir hikâyenin içinde buluyoruz kendimizi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2020
₺17,60

Anne, Mom, Mayka, Al’umu, Mama, Mami, Aiti, Daye, Ana… (Türkçe, İngilizce, Bulgarca, Arapça, Çince, İspanyolca, Fince, Kürtçe, Kazak Türkçesi… )

Hangi dilde olursa olsun, kulağa ne hoş geliyor değil mi?

Kadın olmak, kadının hayatımızdaki ve toplumumuzdaki önemi, tarihten bugüne kadına verilen değer ve günümüzdeki değer kaymasına ışık tutmuş Ali İhsan Adıgüzel.

Annelikten, aileye, edebiyata, havacılığa varana dek hayatın her alanına uzanan, ilkleri başaran kadınlarımızın şartlarına, bıraktığı izlere değinirken, bizlerin de hafızalarımıza, emeklerine ve anneliğe olan saygımızdan ötürü yerleri olan başımızın üzerine, sevgisini taşıyan kalbimize ve ara ara sızlayan vicdanımıza olmak üzere pek çok yere dokunuyor.

Anne olan, annesi olan ve annesi olmayan herkesin kulak vermesi gereken bir kitap…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 120
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2020
₺18,40

İnsana para emanet edilirdi. Kıymetli bir eşya, belki bir mücevher, bir silah... Ya da biri, birileri, aile, eş, çocuk.

Peki, ya insana bir hayat, bir kader, bir nam, ya da misyon emanet edilir miydi?

Üstelik sessiz, sözsüz, tek kelime etmeden…

Ona edilmişti…

Gece’ye…

Yaşayacağı bir hayat,

Bir isim,

Bir felsefe,

Bir yaşam tarzı,

Üstelik geri alınmamak üzere, bir müddet değil bir ömür emanet edilmişti.

Öyle ki; bu emanetten çok, reddi mümkün olmayan bir mirastı.

Kendi yaşamını ve hatta kendi adını seçmek dururken, bile isteye, seve seve, gönüllü alınan, emanet bir miras...

Yanlışın içindeki doğruyu, asiliğinin gölgesinde bulmaya çalışan Gece, intikamı mı, aşkı mı, miras aldığı misyonu mu, yoksa kendi hayatını mı seçecek? Aksiyonla birlikte duygu da yüklü olan bu kitapta merak duygusu yakanızı bırakmayacak.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2020
₺20,00

İnsan; insanın insana, hayvana, doğaya, evrene verdiği tahribat ve sebep olduğu acılarla başa çıkmaya çalışırken,

Dayanabilmek ve tanıklığını yargısız ve isyansız yapabilmek için,

Kendi iç karmaşasında boğulurken, yardım diliyor;

Ve yardım olarak da hatırlayan ruhlarla kesişiyor yolu.

Zihnini, ruhunu, bedenini sakinleştirmene, yolundaki engelleri kaldırmana yardımcı, sevgili, şefkatli, yüksek bilinçli ruhlarla…

İşte Yeşim Kuzu öyle biri.

Bu kitap ile de yüz binlerce kişinin hayatını değiştirecek.

Binnur Kaya
Oyuncu

“Yeşim Kuzu, binlerce insana yolunu bulmasında ışık olacaksın”

Vianna STibal


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 432
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2020
₺51,20

İnsan doğru olana yüzünü sürdüğü, ona boyandığı, onunla kuşanıp yürüdüğü zaman bambaşka bir güzelliğe erişiyor. Başımıza ne gelirse gelsin, kimleri kaybetmiş olursak olalım doğru olanı aramaya gücümüz yetmeli. Eğer o güç yüreğimizi sararsa, o gücün elini sıkı sıkı tutarsak yolumuzdaki taşları temizleyen bir rüzgâr biz yola ulaşmadan evvel esip temizler onları. Buna inanmak bile doğruya olan yolculuk için güç veriyor.

Ayşen Bozkuş, İyi Şeyler Birdenbire Olur’daki duru anlatımıyla bize tam da doğrunun ne olduğunu fısıldıyor. Acı tecrübelerin son değil bambaşka güzel başlangıçlar için yol olduğunu gösteren bu roman, hikâyesi ve okura işaret ettikleriyle hayata karşı farklı bir bakış açısı kazanmanızı sağlayacak güçte.

Yaşanılanlar aslında hayatın, “Yalnız değilsin. Bak birdenbire karşına çıkan insanlar, hiç hesapta yokken yaşanan olaylar var. Adına tesadüf dediklerin var,” deme şekliydi. Tesadüf ne planlı bir kelimeydi. İçinde hayatımızı değiştiren her şey ve herkes vardı…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2020
₺26,40

“İçim acıyordu, pişmandım. Her şeyden önce suçluydum ama o kadar bencildim ki yine onu istemekten kendimi alamıyordum. Ne olursa olsun ondan vazgeçemezdim.”

Birbirlerine ilk görüşte âşık olan Ela ve Baran, ellerinde olmadan aşkın büyüsüne kapılmışlardır. Ela, başına gelen acı olayı öğrendikten sonra canını yakan her şeyden kurtulmak için çok sevdiği şehrini terk eder. Yalnız kalıp olanları unutmak için gittiği yerde başına geleceklerden habersizdir. Artık daha güçlü bir kadın olduğuna, bir daha kolay kolay hiçbir erkeğe kapılmayacağına kendini inandırmıştır. Ta ki Baran’ı görüp kendini onda kaybedene kadar…

Baran işinde başarılı bir adam ve ailesine bağlı bir evlat olmasına rağmen hayatın ona gençlik yıllarında acımasızca aşıladığı güvensizlikle bambaşka bir adam olmaya zorlanmıştır. Kendinden emin duruşu ve açık sözlülüğü, ukala tavırları ve serseriliğiyle dikkat çeken Baran, hiç beklemediği bir anda hayatına giren kadının esiri olunca sudan çıkmış balığa döner. Ancak hızla ve tutkuyla birbirlerine bağlandıkları anda geçmiş önlenemez bir şekilde peşlerinden gelir. Ela ve Baran için bir anda her şey değişmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 464
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2019
₺49,60

Düştün, kalktın. Acıktın, doydun. Güldün, ağladın. Üşüdün, ısındın. Kazandın, kaybettin. Mücadele ettin, yenildin.

Dur ve dinlen şimdi.

Gözlerini kapat ve kendi içine dön. Düştüğün ve kalktığın, acıktığın ve doyduğun, güldüğün ve ağladığın, üşüdüğün ve ısındığın, kazandığın ve kaybettiğin, mücadele ettiğin ve yenildiğin anların hepsini ve kendini kucakla. Her deneyimine ve bunları sana yaşatanlara teşekkür et.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2019
₺22,40

Gecenin karanlığına meydan okuyan derin yırtmaçlı, omuzları açıkta bırakan siyah elbisesi içinde adeta bir ilah, bir aşk tanrıçası edasıyla salınıyordu Deniz’im. Fondaki şarkının ezgilerine uyarak ve bir ritüele hazırlanır gibi önünde diz çöktüm. Ellerimle ilmek ilmek işlediğim papatya tacını takdim ettim ona. Bir şehri fetheden hükümdara, şehrin anahtarını teslim eden mağlup bir komutan gibi…

Öyle demiştim ona: “Bu gece sen olarak gel!”

O gece biz olabilirdik. Eğer o gerçekten kendisi olarak gelirse belki de yepyeni bir hikâyeye başlayabilirdik.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 152
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2019
₺20,80

Bahar'ın hayatı en gizli hayallerinin, rüyalarının da ötesinde bir düzene girmiştir ve artık güzel günlerin kendisini beklediğinden neredeyse emindir. Çünkü âşık olduğu adamla, âşığı olduğu şehirde, güzel İzmir'inde mutluluğa yelken açmanın tatlı hazırlığı içindedir.

Ancak iş ciddiye bindiğinde evdeki hesap çarşıya uymaz. Hazırlıklar başlayınca her kafadan ayrı ses çıkarken Bahar ailelerle sevdiği adamın arasında kalmış halde bulur kendini. Selim'in ise tek istediği, sevdiği kadına bir an evvel kavuşmaktır ve hazırlıklar dallanıp budaklandıkça işler iyice karışır.

Bahar yirmi sekiz yıldır düşlediği düğüne kavuşmak için neleri göze alacaktır? Daha da önemlisi dünür çetesi, iş gerçekten dünür olmaya geldiğinde bu işin altından kalkabilecek midir? Ne olursa olsun aşktan taraf olabilecekler midir?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 384
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2019
₺46,40

Anka Carmen, Yüzüncü Nesil’e karşı verdiği savaşta Ulegtram Mağarası’nda kendini feda ederek ölür ancak savaş bitmez... Ölüm, hiçbir zaman ölümsüz ruhlar Anka ve Enka için bir son olmamıştır.

Anka da Enka da tekrar bedenlerine kavuşurlar.

Enka, Jaryan adında bir büyücünün içine girer ve Anka bu kez zihin gücüyle, dahası ölümle sınanmaya mecbur bırakılır. Şimdi Anka’nın tek bir soruya cevap vermesi gerekmektedir: Bir insan güç ve taht için ne kadar ileri gidebilir?

Anka olgunlaşmıştır ve artık kül olma zamanı gelmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 360
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2019
₺45,60

"Kalbimin atışları üzerinde kendi hâkimiyetini kurduğun günden beri sana teslim oldum ben."

Rengarenk yalanlar arasında yaşadığı vicdan azabına rağmen ailesine, dostlarına tutunan ve dürüstlüğüne her geçen gün biraz daha gölge düşmesine engel olamayan Berika Gül Özdemir'in hayatı birkaç aylık tatilde değişir.

Hiç kimsenin dürüstlüğünden şüphe etmediği Gül, aslında yıllardır sakladığı bir suçun altında ezilen benliğinin kurbanıdır. Yıllardır mahkûmu olduğu erkek arkadaşı ve kimseye söyleyemediği sırrıyla sıradan bir yaşam süren Gül'ün, hayatına yeni birini almasıyla dengeler altüst olur.

Nart Hakyemez. Türkiye ve dünya çapında iki ünlü cerrahın ikinci oğlu. Ankara'da estirdiği rüzgârları, Antalya'da fırtınaya dönüştürmeye hazırdır. Onun kitabında engellere yer yoktur. Zincirlerini kırmak üzere doğmuştur.

Peki Nart, Gül'ün kelepçelenmiş ruhunu, esir tutulan kalbini de kurtarabilecek midir? Onu tüm zorunluluklarından azat edip bu sefer kendi kalbine hapsedebilecek midir?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 608
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2019
₺64,80

“Kötülüğün olmadığı bir dünyada kahramanlara ihtiyaç duyulmaz.”

Bakın! Gökyüzüne bakın!
O bir kuş mu?
O bir uçak mı?
Hayır, o Pelerinli Kız Pelin!
Pelerini, lolipopu ve turuncu saçlarıyla maceraya hazır! İnsanlığı kurtarmak ve kahraman olmak tek hayali! Ama önce halletmesi gereken bir mesele var.

Pelerinli Kız Pelin, saklandığı yerden çıkıyor ve hesap sormaya geliyor. Annesinin ölümünden sorumlu tuttuğu babasından intikamını alacak ve yıllardır hayalini kurduğu insanları kurtarma görevine geri dönecek.

Ama bir dakika!

Gerçekten her şey onun tahmin ettiği gibi mi ilerleyecek? 

Yoksa kendini, dünyayı yok edecek bir planın içinde mi bulacak?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 296
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2019
₺51,20

“Sen olduktan sonra bir daha asla yolumu kaybetmem Kerem. Sen benim ışığımsın, deniz fenerimsin.”

Herkesin hayatında bir deniz fenerine ihtiyacı vardır… Karanlıklar içinde kaybolup yolunu kaybetmesin diye.

Ailesinin dik başlı, haşarı kızı Zeynep… Deniz fenerlerine tutkun, avukatlığı bırakıp hayallerinin peşinden mutfağa giren acemi bir şef adayı.

Amerika’da büyümüş, yakışıklı, dövüş sevdalısı Kerem… Tutkunu olduğu işi yapan, işkolik olmasıyla ünlenen usta bir şef.

Ve bir telefon konuşmasıyla başka yerlere savrulan iki farklı hayatın ortak bir “aşk”ta buluşması…

Kader onları başka ülkelerden, şehirlerden koparıp İstanbul’da, lüks bir restoranın mutfağında birleştiriyor. Hayatın hayallerle buluştuğu mutfakta ne pişşe güzel pişiyor. Hele bir de kullanılan baharat aşk ise tadına doyum olmuyor. Bol baharatlı, soslu, tarçınlı, balkabaklı, acılı, ekşili bir romana hoş geldiniz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 648
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2019
₺57,60

“Dudaklarımda kalan acı tadınızı, kokunuzu, beni darmaduman eden nefesinizi dahi unutmak istiyorum. Beni neden anlamıyorsunuz? Ben saklambaç oynayamayacak kadar yoruldum artık. Her sobelediğimde yine ebe olmak, bir hayali kucaklamak istemiyorum.”

Şimal, umutlarını küçük hayallerine sığdırmış genç bir kadındır. Tüm çabası, ailesine inat kendi ayakları üstünde durabilmek içindir. Fakat kader, onun yolunu çoktan çizmiştir. Başarıya adım adım ulaşmayı planladığı kariyer yolunda ilerlerken hiç beklemediği bir anda kendini aşkın kollarında bulur. Kral Süiti’nde yüreğine düşen yangın onu tüm dünyayla karşı karşıya getirecektir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 320
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2019
₺42,40

“Asu!!! Benim adım Asu! Asuman öldü! Onu sen öldürdün Korsan!”
Bir yanda tutkulu bir aşk, diğer yanda ölümüne bir nefret.
Bir yanda acı dolu bir geçmiş, diğer yanda belirsiz bir gelecek.
Ve ortak bir düşman.
Peşlerindeki ölümden kaçarken her şeye rağmen aşka teslim mi olacaklardı, yoksa bu uğurda can mı vereceklerdi?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 528
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2019
₺56,00

“Bu hayatta her şeyin nedenini anlamak zorunda değilsiniz. Hatta birçok şeyin nedenini anlayamayacaksınız. İnsanlar sizi nedensiz incitecek.

Esenliğinizi koşullara bağlamak kumar oynamaktır. Ama hayatınızın sorumluluğunu almak mutlak mutluluktur.

Koşulları yalnızca korkaklar ve kurbanlar suçlar! Hayatının sorumlusu sensin! Mutlu değilsen, hayatının sorumluluğunu al ve istediğin gibi değiştir onu. Hayata geliş amacın bu çünkü!

Gerçekleştir bunu…”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 232
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2019
₺33,60

Bana doğru biraz daha eğildi. Bunun üzerine ben de kendimi iyice geriye doğru çektim. Sanki bizimle yıllardır tanışıyormuş gibi daha bu sabah Yeşim’le konuştuğumuz soruyu sordu.

“Evet kızlar, söyleyin bakalım, bana neden bakıyorsunuz?”

Nazlı arkadaşına yardım etmek için onun kulağa biraz sıradışı gelen isteğini gönülsüz de olsa kabul ettiğinde hayatının değişeceğini hiç düşünmemişti. Sadece bir hafta diye anlaştığı arkadaşına verdiği sözü tutabilmek için 8:15 vapurunda bir adamı gözetlemek ne kadar zor olabilirdi ki?

Ali, yıllarca seyahat ettiği 8:15 vapurunda iki kızın sürekli kendine bakması üzerine ilk başlarda rahatsız olsa da bir süre sonra gözleri onları arar olmuştu. Onlarla konuşmaya karar verdiğinde hayatının kökünden değişebileceğini nereden bilecekti?

Ali, Karadeniz’in dalgaları gibi değişken, deli ve bir o kadar da hırçındı.

Nazlı ise Ege’nin sakinliği, neşesi ve özgürlüğü ile büyümüştü.

Zıt kutuplardaki bu iki insanın bir araya gelmesi bir tesadüftü ama sonrasında yaşananlar aşkın tesadüfleri sevdiğini kanıtlar nitelikteydi. 8:15 Vapuru yaşanmış, sımsıcak ve sıra dışı bir aşkın hikayesi…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 496
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2019
₺59,20

Aşk ve tutku, inat ve şehvetle karışırsa...

Masal, hayatta mutluluktan başka bir beklentisi olmayan, kendi halinde bir kadındır. Yıllar önce bir arkadaşının düğününde karşılaştığı gizemli ve yakışıklı genç adamdan çok etkilenir fakat bu ilk ve en derin aşk deneyimi bir ret yanıtıyla sonuçlanır. Masal yıllar sonra bu gizemli adamla tekrar karşılaştığındaysa kendini beklenmedik anda içine düştüğü bir alev çukurunda buluverir. Artık ne alevlerin hararetinden, ne de onu sımsıkı sarmalayan bu çukurdan uzaklaşabilecektir.

Ateşle oynayıp sağ çıkabilmek mümkün müdür?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 432
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2019
₺52,00

Bir avuç kimsesiz çocuğu, bir mahalle saklamıştı her türlü tehlikeden.
Yıllar önce dostunu kaybeden Kurtaran, nihayet mahallesine dönmüştür. Ancak hiçbir şey giderken bıraktığı gibi değildir. Özellikle de sevdaya olan inancı ve yüreği…
Geride bıraktığı dostlarından bir aile kurmaya ve hayata yeniden tutunmaya çalışırken, kaçtığı bu mahallede aslında hayatını değiştirecek kadınla tanışır.
Birbirlerine düşman olan ama birbirini deli gibi seven iki insan…
Kocaman bir dost ailesi…
Küçücük bir mahalle…
Kaynayan dedikodu kazanları…
Yoksulluğun kıyısında yeşeren hayatlar…
Bizden, içimizden bir hikâye…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 568
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2019
₺65,60

“Çocuklarınızı çok sevin! Öyle sevin ki büyüdüklerinde de gerçek sevgiyi ayırt edebilsinler. Ufacık bir ilgiye kanıp gitmesinler. Sevginin emek olduğunu gösterin ona; maddi hiçbir şeyle ölçülemeyeceğini, en önemlisi de karşılıklı olması gerektiğini anlatın. Sevginin büyüklüğünü gösterin ki derecelendirebilsin. Sahte olanı tanısın, tamah etmesin. İki tatlı söze kanmasın. En önemlisi de kendini sevsin ki bunu hiçbir şey değiştiremesin.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2019
₺25,60

Küçük ve dürüst bir ruh yıldızlara dokunmaktan başka ne isteyebilir ki?

"Zamanın hissedilmeyen akışı içinde insanları saran geçici huzuru arzuluyordum. Varacağım yerde fark edecektim akışın ne denli hızlı olduğunu. Ve akışta ne denli kaybolduğumu... O zaman bunun hesabını kim verecekti? Akışı durduramayan ben mi yoksa beni bu dünyaya gönderip yolumu kaybetmeme müsaade eden Tanrı mı? Üstelik o yolu bulabilmem için tek bir ipucu bile vermezken... Suçlu kimdi? Ya da ortada bir suçlu var mıydı? Bilmiyordum."


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 216
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2019
₺17,20

Buğra Araz Toralı, yirmi sekiz senelik hayatında kafasına koyduğu tüm hedeflere başarıyla ulaşmıştır. Tadamadığı tek bir duygu vardır. Tüm kalbiyle inanmasına rağmen aşkı bulamayan genç adamın öfkesi içinde giderek katlanmaktadır. Derken gözleri, bir çift cennet yeşiline bulanmış gözü görür ve o yeşillerin kendisini diri diri öldüreceğinden habersiz, kalbini o güzelin avuçlarına teslim eder.

Berfu, sırlarla dolu hayatında çaresizce sürüklenirken kader onun karşısına genç bir adam çıkarmaya karar verir. Kendine yasakladığı duygulara rağmen o adam tutunacağı tek umudu olur ve Berfu, kendine son kez küçük bir şans vermek ister.

İki kalp acemice birbirinin gölgesinde soluklanırken kader bu ikiliyle aynı fikirde değildir. Onlara acımasız ve ayrılık kokan bir gelecek hazırlamaya koyulur.

"Gökyüzünde milyonlarca kar tanesi uçuşabilir fakat bir kar tanesi sadece bana ait. Sen. Sen benim küçük kar tanemsin..."


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 440
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺60,00

Yirmi sekiz yıllık hayatında istediği hiçbir şeyi elde edemediğine inanan bir kadın, Bahar. Başladığı noktaya, baba evine döndüğünde artık hayattan pek de bir beklentisi kalmamıştır. Ancak bir şanssızlık abidesi olduğundan eminken memleketinde, İzmir'in göbeğinde kendi deyimiyle bir “çöl ayısı” ile karşılaşır ve o andan itibaren zaten karmaşık olan hayatı iyice içinden çıkılmaz bir hal alır.

Peki herkesin övdüğü, yere göğe sığdıramadığı bu adam gerçekten iddia edildiği gibi Bahar’ın hayatının aşkı olabilir mi? Yoksa bu deli kız yine olmadık işler peşinde midir? Bahar, beyaz atlı prensinin onu bir köşe başında, elinde mutluluğa giden yolun yegâne nişanesi olan tek taşıyla beklemediğine emindir. Hayat hikâyesinden çıksa çıksa ucuz bir komedi filmi çıkacağını da kabullenmiştir. Şimdi kendini romantik bir filmin ortasına düşmüş halde, üstelik de esas kız olarak görmenin üstesinden nasıl gelecektir? Hem de aklı ve kalbi arasında böylesine sıkışıp kalmışken…

Bir Deli Bahar Rüyası, genç bir kadının mutluluğu arayışı ve onun içten hikâyesini keyifli bir dille anlatıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 424
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺57,60

“Gitme, ne olursun! Sana masallar anlatayım, kısa hikâyeler... Ninniler, şarkılar söyleyeyim. Yazdığım ürkünç şiirleri okuyayım, kahkahanı sal. Gitme, bulaşıkları bu ay boyunca ben yıkarım, ütü benim görevim olur, tozları da bir yıl boyunca mütemadiyen ben alırım. Evdeki sorumluluğunu es geç, söz, ben her şeyi ayarlarım.

Dilersen bıyıklarımı keserim, saçlarımı senin beğendiğin şekilde kısalttırırım. Parfümümü değiştiririm, boynuma yaklaşmaya niyetlendiğinde tartışmamız gerekmez. Kırmızı kazağımı çöpe atarım, atkımı keserim, iğrendiğin fotoğrafları parçalara ayırırım.

Gitme, seni kollarımla ısıtayım. Gitme, seni mutlu edecek ne tutuyorsa bu dünya, ondan çalıp sana sunayım. Gitme, kalbimi sen kırsan da ben kendimi suçlayayım. Gitme, kâbuslarını ben kovayım.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 264
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺37,60

Aklın sustuğu, kalbin kabul ettiği ve ruhun teslim olduğu noktadasın şimdi.
Her şeyin başladığı noktadasın.
Kendinle karşı karşıyasın.
Mucizelerini harekete geçirmeye hazır mısın?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 184
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺22,40

“Buradan giderken yirmi beş yaşında, hayalleri olan bir delikanlıyken artık otuz iki yaşında, hayattan zevk almasını beceremeyen, sevdiklerimden uzakta yaşadığım her yıl yüreğimde var olan sevgiyi yitiren bir adamdım. Ne hayallerim vardı artık ne de yaşama isteğim. Yıllarca peşimi bırakmayan pişmanlıklarım, ne yaparsam yapayım susturamadığım vicdanım ve unutamadığım anılarım da benimleydi. Buradan giden adamla, şimdi dönen adam arasında dağlar kadar fark vardı.”

Hayalleri yıkılan ve gelecekten bir beklentisi kalmayan bir adam ne yapar?

Yankı gitmeyi seçti.

Bir sabah ardında ailesini, doğduğu şehri ve ülkesini bırakarak kimselere haber vermeden çekip gitti. Aradan geçen yıllar geçmiş hayal kırıklıklarını, pişmanlıklarını ve özlemini ortaya çıkardı.
Gitmek kolaydı, peki ya dönmek?

Yıllar sonra sevdiği şehre geri döndüğünde onu bir sürpriz bekliyordu. Üstelik giderken ardında bıraktığı hiç kimse eskisi gibi değildi. Yıllar herkesi değiştirmiş, pişmanlıklar ve acılar bir kez daha gün yüzüne çıkmıştı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 312
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2019
₺53,60

“Yarım kalan sevinçlerim vardı benim. Yarım kalan mutluluklarım. Daha tohum halindeyken, filiz bile verememişken solmuş umutlarım vardı. Hep bir yanım eksikti. Hiç tamamlanmamıştım şimdiye kadar. Hep yarım kalmıştım. İlk defa dün akşam kendimi tamamlanmış hissetmiştim, oysaki bu bir yanılsamaydı. Yankı gitmişti. O pırıl pırıl parlayan güneş sanki önünde koyu bir bulut varmış gibi tüm güzelliğini ve ışığını kaybetmişti.”

Henüz beş yaşındayken kaybettiği anne ve babasının ardından büyük bir yalnızlığa gömülen Ada, içinde biriktirdiği binlerce kelimeyi defterlere yazarak ve tek bir kişiye karşı duyduğu imkânsız aşkını anlatarak geçirdi çocukluk yıllarını. Ta ki bir gün o imkânsız aşkına kavuşuncaya kadar. Ancak gözlerini açtığında, yıllar sonra kavuştuğu çocukluk aşkını kaybedeceğini bilemezdi.

Aradan geçen yıllar kimsesiz Ada’nın küllerinden yeniden doğmasını sağlayıp onu güçlü bir kadın mı yapacaktı yoksa çocukluğundan beri içinde debelendiği yıkıntıların altında mı kalacaktı?

Günün birinde her giden geri gelirdi ve o gün geldiğinde Ada’yı önemli bir karar bekliyordu.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 312
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2019
₺40,00

Sıradan hayatından sıkılıp bilmediği yerlere giderek özgür kalma hayalleri kuran Carmen, kendini bir anda başa çıkamayacağı bir mücadelenin içinde bulur. Yeni tanıştığı ve kendisinin zümrüt olduğunu söyleyen Ron adında bir gençle, kimsenin haberdar olmadığı Crictus adlı bir gezegene gidip onu yok etmek için can atan ikiz kardeşi Enka ve ruhunu emmek isteyen bir Ruh Avcısı'yla kıran kırana bir taht kavgasına girer. Düşmanlarından kurtulmak ve zümrüdünü ele geçirmek zorunda olan Carmen'ın hayatı artık hiçbir zaman eskisi gibi olmayacaktır çünkü o Anka'nın ta kendisidir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 368
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2018
₺42,40

“Hayatın en çok rekabet kısmı yoruyordu beni. Her alanda ve her köşe başında yer tutmuş bir rekabet vardı: İş görüşmelerinde, kız meselelerinde, sporda, otobüste ya da markette sıra beklerken… Milyonlarca spermin arasından en hızlısı olup, Büyük Rahim Taarruzu’nda kazandığımız ilk mücadele, kendimize güzel bir mezarlıkta güzel bir yer ayarlayana ve oraya gömülene kadar devam edecekti nasılsa.”

İşsiz bir Su Ürünleri Mühendisi olan ve geçici olarak evlilik programlarında “profesyonel seyircilik” yapan Cengiz Veziroğlu’nun tek hayali Kardelen Ton isimli şirkette çalışmaktır. Fakat ne yazık ki hayalindeki meslekle arasında babasıyla yaşadığı sorunlar, fevri tavırları ve berbat iş görüşmesi performansları vardır. Cengiz yaşadığı talihsiz olaylar silsilesi sonunda kendini istemeden de olsa bir anda ülkenin ve internetin gündeminde bulur. Bu ün ona televizyon dünyasının kapılarını ardına dek açar. Fakat beraberinde mutluluğu da getirir mi?

Bu kitapta parıltılı yaşamlar, çabuk tüketilen mutluluklar ve televizyon ekranından evlerimize kadar giren sahte dünyaların ardında yatanlar, yuvasını arayan bir Guguk Kuşu ve daha fazlası var.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺28,00

Bu kitap bir yapıbozumu.

Önce yıkacak. Sonra her bir parçayı tek tek silecek. Ve hepsini yeni baştan yeniyle inşa edecek. Bunu yaparken zaman zaman bir böcek, zaman zaman evrenin kendisi, zaman zaman da yoğurtlu semizotu salatası olacak.

“Semizotur! Yoksa seni dışarı atmak zorunda kalırım” diyen uzay hakimine kızıp kadın erkek ilişkilerinin mahkemesini felsefe sofrasında kuracak. Olmazları olduracak. Felsefi kavramları anlatacak. En kara delikleri galeta ununa bulayıp kızartarak çıtır çıtır masaya getirecek.

Tarihe mal olmuş filozof, düşünür, bilim insanı ve sanatçılarla sohbet edercesine, gerçeküstüyü gerçekle arayacak. Platon, Nietzsche, Lou Salome, Simone De Beauvoir, John Locke, Einstein ve daha birçoğu fikirlerine arka çıkacak. Bolca gülerken bazen beyinleri yakacak ve akıl kapıları açacak, bazen de duyguları kabartacak.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺22,40

Bozkır ayazına tutulmuşçasına uyuşur parmaklarınız da yine ruhunuzun o ince aksine tepkisiz kalamazsınız. Nefesinizden üfler, nefsinizden yontarsınız onu. Her seferinde şekil alır kırık dökük vicdanınız. Af dilersiniz birbiri ardına…

Tespih bu; sabır çektirir, ah çektirir. Ama hep çektirir. Tıpkı kader gibi. Hep size çektirir.

Rengini yârin gözlerinden alır kimi zaman, kimi zamansa zifiri karanlıktan. Ama huzuru her daim Yaradan'dan.

Hayatın ayazını ciğerine çekmiş, kendi gibi soğuk taşlarda deva bulan bir usta.

Soğuk taşları gönlünün ateşinde ısıtan bir kadın.

Ve tespihe dizilir gibi ardı ardına dizilen kehribar rengi acılar...

Usta'nın aşkı size sabrı öğretecek ince ince. 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 320
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺46,40

Onunla tanıştığımda renklerini kaybettiğini düşünen, mutsuz ve sessiz biriydi. Ona Bayan Renk dedim çünkü sandığının aksine siyah ve griyi değil, gökkuşağının tüm renklerini içinde taşıdığına inandım. Birlikte gökkuşağını bulmaya çalışırken renklerin anlamlarını bambaşka bir bakış açısıyla öğreneceğimi tahmin etmemiştim.

“Aşk denen şeyin ne olduğunu o anda kavrıyorum. Yıllarca insanları dinledim. Onlar için üzüldüm, onları iyi hissettirmeye çalıştım. Ama hiç onlarla birlikte gerçek alamda acı çekmedim. Birinin acısını, mutluluğunu, umutlarını ve çaresizliğini kalbinde hissedebilmenin mümkün olduğuna inanmazdım ama oluyormuş işte. O güldüğünde gülmek istememi, üzüldüğünde acısını hissetmemi nasıl açıklayabileceğimi bilmiyorum. Belki de aşk anlamsız duyguların sevgiyle sarmalanmış halidir. Belki de aşk insanın açıklayamadığı duygulara taktığı herhangi bir isimdir. Bu her neyse, sonucu ne olursa olsun, yaşayabildiğim için hayatım boyunca minnettar olacağımı biliyorum.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 336
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺50,40

“…hayatta mucizeler yok. Birinin geçmişimden birini getirmesi ya da zamanı geriye sarması gibi. Her şeyin kendi zamanı var; bazı şeyler zamanından başka bir zamanda olmuyor ve eğer o zamanı da kaçırmışsanız… üzgünüm, hayat insana iyilik bahşetmiyor, sadece, “Salak olmasaydın o halde” diyor.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 288
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺40,00

Romanovlarda sular durulmuyor. Tehdit çanları çalarken bu defa sıra gerçek hislerini maskeleyen Adrian’a geliyor.

Adrian sonradan edindiği Romanov soyadının ağırlığı ve kendi geçmişi altında eziliyordu. Sokakların kuralsızlığıyla büyüyen ruhu, geçmişi ve geleceğiyle hesaplaşırken, sahip olamayacağını sandığı şeyi arzulamıştı ve artık maskesini çıkarmak zorunda kalacaktı.

Jasmine zor olduğunu düşündüğü yaşamının yükünü tek bir gecede ve tek bir günahla ağırlaştırmıştı. Arzularına yenik düştüğü gecenin bedeli onarılamayacak kadar kırık bir kalp olmuştu. Oysa gerçek aşkın onaramayacağı bir yara var mıydı hayatta?

Tek bir gecenin ardından geçen üç yıldan sonra artık vazgeçmek yoktu; tüm günahların bedeli sadece en gerçek aşkla ödenirdi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 408
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺53,60

Geçmişin gölgesinde, kökleri çok derinlere uzanan, sırların arasında filizlenmiş bir aşk…
 
Birce, kalbi kırıklarla dolu, ürkek bir serçeydi. Hayata tek kanadıyla tutunmayı dilerken günün birinde, hiç ummadığı bir adam güçsüz, yalnızlığını simgeleyen o tek kanadını acımasızca kırmak istedi. Serçenin yere çakılışı yüzünde sadece bir tebessüme neden oldu. Çünkü o, hayatın acımasızlığını küçücük bir bebekken görmüştü.

Aybars Toralı vahşi, öfke dolu ve acımasız bir kartalın kalbini taşıyordu. Karşısındaki ürkekliğine rağmen direnen serçeyi paramparça etmeye yemin etmiş bir adamdı. Ayrılık yüreğini buza çevirmiş, gözünün önüne duvarlar örmüştü. O, hayatın acımasızlığını terk edildiğinde görmüştü.

Yıllar sonra bu kaçınılmaz aşkı doyasıya yaşamaya çalışan iki yaralı kuş, bu kez sahip olduklarına sıkıca bağlanabilecek, aşklarını önlerine çıkan engellere meydan okurcasına yaşayabilecek miydi?

“Ben senin geçmişinim. Sen benim geleceğimsin.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 544
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2018
₺64,00

Her şeyin başladığı noktada “sen” vardın.

Aşk yoktu. Korku yoktu. Kıskançlık yoktu.

Endişe yoktu. Güvensizlik yoktu. “O” yoktu.

“Sen” vardın. Sen var olduğun için onlar da var oldu.

Şimdi kendinden çıkacaksın yola. Senden, ruhundan yansıyanlarla bulacaksın aşkı, bereketi, sağlığı.

Ve yine kendine döneceksin. Çünkü bu bir yolculuk.

“Öz”e yolculuk.

Neresindesin kendi yolculuğunun?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2018
₺22,40

“Zaman herkese göre farklı geçer. Kimilerine günler hiç geçmez hele ki kavuşmak istediğin biri varsa ya da olmasını beklediğin bir olay… O zaman sanki yerinde çakılı kalır. Benim için de öyleydi. Kavuşmak istediğim iki kişi vardı hayatımda: Biri benim yüzümden toprağın altında yatıyordu. Ona kavuşmam için ölmem gerekiyordu. Diğeri de her gece hasretiyle küçücük giysilerine sarıldığım oğlum Haluk’tu. Onun için hayatta kalmam gerekiyordu. Bense Araf’ta kalmıştım. Ne ölebiliyordum ne de yaşayabiliyordum. Sonsuz bir döngünün ortasında ve zamanın durağanlığında asılı kalmış gibiydim. Gündüzleri güçlü kadını oynarken geceleri bir zavallıydım. Geçmek bilmeyen günleri bir pranga gibi peşimde sürüklüyordum.”

Yakasını bir türlü bırakmayan geçmişiyle baş etmeye ve kendini bulmaya çalışan ünlü bir yazar; Öykü.

Geçmişin derinliklerinden çıkıp gelerek, yaşananların aslında öyle olmadığını anlatan bir büyükanne; Piraye.

Piraye Hanım’ın son nefesinde kendine verdirdiği sözü tutmaya çalışan genç ve başarılı bir avukat; Doruk.

Acılarla geçmiş bir ömrün ve hiç kimselere anlatılmayan sırların günün birinde ortaya çıkmasıyla birleşen hayatlar... Nefret edilen yerde gerçek aşkı bulmanın, küllerinden yeniden doğmanın hikayesi…

Belki de kalbimizdeki ağlamayı durdurabilecek tek şey gözyaşlarımızdır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 456
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2018
₺63,75

Geçmiş yaşamının gölgeleri içinde, kaybettikleriyle yaşamayı öğrenen, ellerine bulaşan kanı yüreğinden kopan dizelerle kutsayan Devran. Destan. Bedenin arafında sıkışıp kalmış, ruhu ikiye bölünmüş bir adam ve her iki yaralı ruha da şifa olacak bir kadın.

Ben Devran, Kaleminden satırlara aşk damlayan.

Dününü bir avuç külle sonsuzluğa uğurlayan. Kalbinin atışını hiçe sayan, canı yanan, yarasına tuz basan, yitik Devran.

Ben Destan,

Devran’ın bittiği yerde başlayan.

Kalemini kırıp eline silah alan. Yarınını bir karış toprağa katan. Kalbini söküp atan, can yakan, yaraları kanatan, acımasız Destan.

Aşk kurşun gibi; hedefi belli, hızı belli, izi belli. Ve bir kere izini bıraktı mı ömrü belli.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 432
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2018
₺48,80

Bitti dediğiniz yerden yeniden başlar hayat ve ışıkla bezer yürünen yolu.

Deniz ve Şahin, mantıklarının kılavuzluğuna sığınıp yaralarının devasını birbirlerinde ararlarken evliliklerinin aşkla taçlanacağını beklemiyorlardı.

Aşk, şimdiye kadar yaşadıklarının ödülü olan bir güneş gibi doğacaktı evliliklerine.

Deniz, Murat'a anne ve Şahin'e eş olmayı öğrenirken geçmişin yaralarını saracak, kendi çocuk yanını iyileştirecekti. Şahin ise onda bir kadının ne kadar eşsiz olabileceğini keşfedecekti.

Denize Karşı 2, size anne ve aile olmayı sorgulatıp naifliğiyle yüreğinizi okşayacak.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 384
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2018
₺45,60
1 2 3 4 >
Çerez Kullanımı