Günümüzde yaşayan, her biri farklı aile öykülerine ve kişilik özelliklerine sahip yedi çocuk bir gün uykuya daldılar. Uykularında hepsi aynı rüyayı gördü ve kendilerini Mucizeler Ormanı’nda buldular. Bildikleri hiçbir ormana benzemeyen bu masal diyarında onları bekleyen en büyük sürpriz Dede Korkut’tu.

Mucizeler Ormanı’nı avucunun içi gibi bilen Dede Korkut, çocuklara çok önemli bir görev verecekti: Asırlar önce kaybolmuş olan Yağmur Taşı’nı bulmak. Çocuklar artık bu görevi yerine getirebilmek için her gece uykuya dalmayı ve Rüya Ülkesi’ne gitmeyi dört gözle bekleyeceklerdi. Çocuklar zamanda geriye doğru gittikçe, kendilerini çok ünlü destanların içinde ve çok uzak ülkelerin topraklarında türlü maceraların içinde buldukça birbirlerini daha yakından tanıyacak, dostluğun, güvenin ve cesaretin önemini öğreneceklerdi. Acaba rüyalarında böylesine büyümeleri ve değişmeleri, gerçek dünyadaki sorunlarını çözmeye de yardımcı olacak mıydı?

Uzun yıllar çocuk psikoloğu olarak görev yapan Misli Baydoğan, Zaman Yolcuları’nı sahip olduğumuz kültüre ve tarihe, tıpkı kendisi gibi çocukların da sevgiyle bakabilmelerine yardımcı olmak için kurguladı. Çocukların okurken macera duygusuyla hem öğreneceklerini hem de eğleneceklerini düşündü. Elbette anne ve babaları da unutmadı.

Dünya Çocuk Edebiyatı’ndaki benzerleri gibi erişkinlerin de zevkle okuyacaklarını düşündüğümüz Zaman Yolcuları, çocuklarla daha etkili iletişim kurmak ve günümüzde sık karşılaşılan aile içi bazı iletişim sorunlarına farklı gözlerle bakabilmek için erişkinlere de ışık tutacak özellikte.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 287
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2020
₺39,00

Hatırla Beni bir kadın yazar tarafından, kadın diliyle yazılmış, alanında bir ilk roman… 12 Eylül’e uzanan yılların Ankara’sında sertleşen sosyal atmosferin, kavganın, şiddetin, kutuplaşmanın, haksızlıkların göbeğinde, umudunu son ana kadar kaybetmeyen, yüreğinde taptaze ve kökü çok derinlere inecek bir sevda yeşerten bir genç kızın, Gülden’in iç burkan hikayesi…

Hatırla Beni aynı zamanda ülkenin ve genç ömürlerin bel kemiğine âdeta bir kılıç darbesi gibi inen ihtilâl ile telafisi zor, ağır yaralar alan ülkücülerin romanı… Olayların kontrolden çıkışıyla birlikte büyük kayıplar yaşayan ve firarî durumda yıllarca Orta Anadolu’da küçük bir çocuk ve ona tamamen yabancı bir adamla birlikte oradan oraya savrulan Gülden, girdiği ağır depresyondan çıkabilecek ve sevdiğine, Murat’ına kavuşabilecek midir?

Hayatlarına kast edilen, hapsedilen, işkence gören ve devlet için mücadele ederken devlet eliyle mahkum edilen, sesini yükseltmeyi onur meselesi sayıp köşesine çekilen ülkücüler psikolojik bunalımdan nasıl sıyrılacaklardır? Yıkıntıların arasında henüz can vermemiş boynu bükük bir filiz gibi direnen sevdalarına sahip çıkabilecekler midir? İlk yayımlandığında okurun yoğun duygusal tepkisiyle karşılaşan ve yazarının ilk romanı olma özelliği taşıyan Hatırla Beni, eskimeyecek bir roman olarak raflarda yer alacak. Çünkü ruhen ve bedenen yaralanan o ülkücüler hafızalarda hep taze kalacak.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 432
En / Boy : 12 / 19,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 9.2018
₺51,48

Hü Diyen Karga - Selçuklu Hikayeleri adlı kitabıyla, Türkistan’dan Anadolu’ya uzanan Selçuklu neslinin o müthiş serüvenini bizlere bir karganın ağzından anlatan Misli Baydoğan, şimdi de Yakup’un Kanatları adlı kitabı ile okuyucuyu türlü türlü kapıların önüne çekiyor. Her bir öyküde başka mekanlarla, başka hayatlarla ve başka ruhlarla tanıştırıyor.Ve o, bunu yaparken kelimeleri yine ustaca kullanıyor.

Sonra birden, sizi alıp ruh dünyanızın derinliklerine götürüyor. Belki de yorgunluklarınızı, mücadelelerinizi, derinlerinizdeki siyah ile beyazı hatırlatıyor. “İçimden, ucu ufuk çizgisine uzayıp giden kervanlar geçiyor. Üzerinde durduğum kızılımsı çorak toprağa, topuklarımdan kök salmışçasına, giderek daha da yayıla dolana sabitleniyorum. Bir kader uzanıyor ayaklarımın önünden ötelere doğru.

Gün batımında üzerine düşen gölgemi tam ortadan bölüyor çizgisi. Her zerrem tanıyor bu ikiye bölünmüşlüğü. İkiye bölünmüşlüğüm neslimin, rahmime hiç düşmeyen, doğuramadığım, kucağıma alıp emziremediğim habis devamı. İkiye bölünmüşlüğüm, yüreğimin üzerinde taşıdığım pıhtıdan bir kese.Aynalarda görünmeyen tarafım. Retinaya düşmeyen yansımam. Alsınlar bu zerrelerime sinmiş tuz ağırlığını üzerimden. Kupkuruyum. Yüz yıllardır bu kubbede çınlayıp duran sahipsiz çığlıklarla çarpışmaktan yorgunum.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 168
En / Boy : 12 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2018
₺31,90

Misli Baydoğan, uzman bir psikolog. Ancak biz kendisini, pek çok dergide yayımlanmış, Türk davranış kalıplarını ustaca sergilediği tarihî hikâyelerinden tanıyoruz. Hû Diyen Karga -Selçuklu Hikâyeleri- başlığı altında, Türkistan'dan Anadolu'ya uzanan Selçuk neslinin o baş döndüren, coşkulu serüvenini birkaç insan nesli ömrünce yaşamış, bilge bir kara karganın ağzından dinleyeceğiz: “Ete kemiğe büründüm, karga diye göründüm. Kutlu Selçuk neslinin kervanından seyrettim. Hû! Ben kuşun sözlerine kulak verecek olursanız, yanaşı­verin şöyle tüneğimin kıyısına. Kuş aklımı hor görmeyin. Dilimi inkâr etmeyin. Beni yaratan da sizinkiyle aynı de­ğil midir ve o Yaradan Hazreti Süleyman'ı sırlarımı çöz­sün, önünüze sersin diye size de yalavaç diye indirmemiş midir? İnsan olmaklığın şerefi sizde kalsın lakin büyük­lenmenizi sıyırıp toprağın üzerine bırakın. Kanatlarımın gölgesi Cend'den, Horasan'dan, Nişabur'dan, Merv'den ve Belh'ten ve dahi Bağdat'tan, Larende'den ve Alaiye'den süzülmüştür benim. Kara tüylerim Miryakefalon'un, Ma­lazgirt'in, Malatya ve Tokat'ın tozuna, Sinop'un tuzuna bulanmıştır. Sir Derya'nın, Amu Derya'nın, Fırat ve Dic­le'ninki kadar Hazar'ın ve Karadeniz'e kavuşan suların da tadını bilirim. Ala Dağlar'ın rüzgârında ve Toroslar'ın eteklerinde de kanat çırptım; Talas'ın düzünde ve Nem­rut'un ulularında da... Türkmen obalarının yurt edinip il kurduğu topraklarda diktiği söğüt ve çınarların dallarında nice yuvalar kurdum, nice yuvalar bozdum. Ben bir garip kuş, hiç incinmedim Türk'ün, Türkmen'in türesinde. Şimdi bir masal bari olsun anlatmak, görmediğinizi ve bilmediğini­zi sandığınız zamanların üzerindeki atlas örtüyü sizin için azıcık kaldırmak, şu bir sıkımlık cana tutunan aciz boynu­mun borcudur. Bu tünek de benim ömrümün sonlanacağı kutlu yurdumdur. Yurdunuz, devletiniz payidar ola. Ulu­lar, veliullahlar, evliyaullahlar, erenler! Hû!”

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 174
En / Boy : 12 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2016
₺33,90
1
Çerez Kullanımı