Antropologlar, sosyologlar, psikologlar ve dinler tarihçileri, yetmiş beş yıldan uzun bir süre boyunca Avustralyalılara tutkulu bir ilgi duymuştur. Bunun nedenleri açıktır: Avustralyalılar avcı toplayıcıdırlar, kültürel olarak yalnızca Güney Amerikalı Fuegianlarla, Kalahari çö-lünün yerli halkı Busbmenlerle ve Kuzey Kutbu'nun bazı Eskimo kabileleriyle kıyaslanabilirler. Dolayısıyla, günümüzde Neolitik-öncesi tipte bir kültür içinde yaşamaya devam ettikleri söylenebilir. Üstelik kıtanın yalıtılmışlığı, hem son derece arkaik hem de bütünsel olan Avustralya uygarlığına duyulan bilimsel ilgiyi yoğunlaştırmıştır.

Birey adım adım mitsel geçmişin muhteşemliginin bilincine varır. Törenler aracılığıyla Düş Zamanını nasıl yeniden canlandıracağını öğrenir. Sonunda kabilesinin kutsal tarihine tamamen gömülür; diğer bir deyişle, kökenini, başlangıcı öğrenir ve kayalar, bitkiler ve hayvanlardan tutun da görenekler, simgeler ve kurallara kadar her şeyin anlamını kavrar. Mitlerde ve ritüellerde muhafaza edilen açıklamayı özümsedikçe, dünya, yaşam ve insan varoluşu anlam kazanır ve kutsal hale gelir çünkü Doğaüstü Varlıklar tarafından yaratılmış veya kusursuz hale getirilmişlerdir. Bir insan, yaşamının belli bir anında doğmadan önce bir ruh olduğunu ve öldükten sonra da bu doğum-öncesi tinsellik koşulu ile yeniden bütünleşeceğini öğrenir. İnsan döngüsünün daha büyük. kozmik bir döngünün parçası olduğunu öğrenir; Yaratılış, Düş Zamanında meydana gelen "tinsel" bir edimdir ve evren (kozmos) her ne kadar artık "gerçek" veya "maddi" bir görünüm kazanmış olsa bile, gene de başlangıçta vuku bulan yaratım edimlerinin yinelenmesiyle periyodik olarak yenilenmelidir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 215
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺36,00
₺45,00

Mircea Eliade bir kere daha derin bilgisini ve sentez yapma konusundaki gücünü ortaya koyarak dünyadaki dinlerin anlamlarını ve tarihlerini aydınlatmayı amaçlıyor. Bunun için de dinsel tecrübeyi insanın, geçmişten günümüze kadar pek çok kültürde farklı şekillerde tezahür eden kutsal alan içerisinde yaşama gayreti üzerinden çerçevelendiriyor.

“Kutsal, güneş ve ay tapımları, su simgeleri, kutsal taşlar, doğurganlık kültleri, yeryüzü ana, yenilenme ayinleri ve ebedi yenilenme miti gibi konuların incelenmesi, bilimin yanı sıra genel okurların da ilgisini çekiyor.”

–New York Times

“Oldukça önemli ve değerli bir kitap.”

–Library Journal

“Derin bilginin ve keskin bir kavrayışın ürünü olan bu kitaptan daha etkili bir eserle karşılaşmak oldukça zor... Dinler üzerine çalışan öğrencilerin okuyarak kendilerine çok şey katacakları kesin.”

–Kirkus


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 504
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2022
₺108,80

Savaş sonrasında bütün dünyayı dolaşan, sahada yıllarca yaşayan ve sayısız dile hakimiyetiyle kaynakçaları benzersiz olan bilge bir kuşak vardı. İşte Eliade bu bilge kuşağın son temsilcilerindendi. Bütün ömrü boyunca kutsalın tezahürlerinin peşinden koştu; bilincin oluşumunu açıklamak istiyordu çünkü. Araştırdıkça bütün dünyada, tarih ve mekân açısından hiçbir bağlantısı olmayan toplulukların mitolojilerinde, teolojilerinde ve liturjilerinde ortak paydalar olduğunu gördü. Onun için din artık bir inanç meselesinden öte insan olmanın bir aşamasıydı. Üç ciltlik bu eser eski çağlardan yakın zamanlara kadar insanoğlunun dinsel evrenine nüfuz etmemiz ve yalnızca dinsel inançları değil, hayatı anlamamız için değerli bir rehber.

Şamanizm  sorunlarına getirdiği bakış açısıyla büyüklüğünü gösteren makalesini düşünüyorum da; engin bir kaynakçaya ve Hinduizmde değerli bir donanıma sahip, tutkulu ve çalışkan bu bilim adamı alanında çok şey yaptı bile.

– Georges Dumézil


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 512
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2020
₺75,00

Gotama Budha’dan Hıristiyanlığın Doğuşuna

Savaş sonrasında bütün dünyayı dolaşan, sahada yıllarca yaşayan ve sayısız dile hakimiyetiyle kaynakçaları benzersiz olan bilge bir kuşak vardı. İşte Eliade bu bilge kuşağın son temsilcilerindendi. Bütün ömrü boyunca kutsalın tezahürlerinin peşinden koştu; bilincin oluşumunu açıklamak istiyordu çünkü. Araştırdıkça bütün dünyada, tarih ve mekân açısından hiçbir bağlantısı olmayan toplulukların mitolojilerinde, teolojilerinde ve liturjilerinde ortak paydalar olduğunu gördü. Onun için din artık bir inanç meselesinden öte insan olmanın bir aşamasıydı. Üç ciltlik bu eser eski çağlardan yakın zamanlara kadar insanoğlunun dinsel evrenine nüfuz etmemiz ve yalnızca dinsel inançları değil, hayatı anlamamız için değerli bir rehber.

Bu kitap bize dinler tarihinin oldukça faydalı bir özetini veriyor... İzlediği yöntem sayesinde sistematik düşüncelerin tarihi çerçevesi çizilebiliyor. Dinler tarihinin gelişimini takip etmek isteyen herkes tarafından mutlaka okunmalı.

–The Journal of Religion


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 548
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2021
₺75,00

Savaş sonrasında bütün dünyayı dolaşan, sahada yıllarca yaşayan ve sayısız dile hakimiyetiyle kaynakçaları benzersiz olan bilge bir kuşak vardı. İşte Eliade bu bilge kuşağın son temsilcilerindendi. Bütün ömrü boyunca kutsalın tezahürlerinin peşinden koştu; bilincin oluşumunu açıklamak istiyordu çünkü. Araştırdıkça bütün dünyada, tarih ve mekân açısından hiçbir bağlantısı olmayan toplulukların mitolojilerinde, teolojilerinde ve liturjilerinde ortak paydalar olduğunu gördü. Onun için din artık bir inanç meselesinden öte insan olmanın bir aşamasıydı. Üç ciltlik bu eser eski çağlardan yakın zamanlara kadar insanoğlunun dinsel evrenine nüfuz etmemiz ve yalnızca dinsel inançları değil, hayatı anlamamız için değerli bir rehber.

“İlkel” ve Oryantal dinler konusunda Batılı bir sosyal bilimler öğrencisini hiç kimse onun kadar bilgilendiremez... İnsanın bu serüveniyle ilgilenen herkesin içinde yeni bilgiler ve yeni bakış açıları bulabileceği bir kitap.

–New York Times Book Review


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 368
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2019
₺75,00

“Hayal gücünden yoksun” insanın talihsizliği ve çöküntüsü artık açıklanabilmektedir diyor Eliade: O, hayatın ve kendi ruhunun derin gerçeğinden kopmuştur. Hayal gücüne sahip olmak ise, dünyayı bütünselliği içinde görmektir, çünkü kavramsallaştırmaya gelmeyen her şeyi göstermek imgelerin görevidir. Efsanelerin, masalların, mitlerin gerilediklerini ve simgelerin dünyevileştiklerini gördük, ama bunlar hiçbir zaman kaybolmadılar. En silik varoluşta bile simge kaynamakta, en “gerçekçi” insan bile imgelerle yaşamaktadır.

Bir antropo-kozmos, evrenin küçük bir modeli olarak insan, bedenin simgeciliğine ve toplumların kendi çevreleriyle bağlantılı imgelemine, sembolleriyle örülmüş kültürünün derinliklerine nüfuz edebilir, böylece varlığının merkezindeki kozmik ritmleri yeniden bulabilir.

Eliade, bu zarif ve tutkulu olağanüstü kitabında, modern insan psikesinde simgelerin, mitlerin ve efsanevi konuların halen yaşamakta olduklarına dikkat çekerek, eski simgeciliğin ilk örneklerinin kendiliğinden keşfinin tüm insanlarda ortak bir olgu olduğunu göstererek, bunların sadece bir dinler tarihçisine değil, başta psikoloji ve edebiyat erbabı olmak üzere, uzman olmayan tüm okurlara da neler öğretebileceklerini ortaya koyuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 207
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺36,00

İnsanın evrendeki benzersiz varoluşunun sırrını açıklayabilecek iki farklı “gerçeklik” olduğunu söylüyor bize Eliade: Mitler ve Rüyalar. İki farklı dünya bu. Mitler Alemi ve Rüyalar Alemi. Peki, aslında ikisi de bir yalana dayanmıyor mu? Yani gerçek olmayana? Gerçeğin arayışında gerçek-olmayandan ne umabiliriz? Mitler, geleneksel, arkaik insanın, “ilkelin” dünyasına açılan bir kapı. Rüyalarsa “modern” insanın bir takıntısı. Meseleyi geleneksel ve modernden açınca, belki de fark etmeksizin son yüzyılın hatta son birkaç yüzyılın en önemli olaylarından birine temas etmiş oluyoruz.

İki uygarlığın bir tarafta geleneğin temsilcisi Doğu ile diğer tarafta modernliğin temsilcisi Batı’nın– karşılaşması ve hesaplaşması. Neyse ki etnoloji, oryantalizm, karşılaştırmalı dinler tarihi, derinlik psikolojisi ve bilinçdışının keşfi, gerçeküstücülük vb. sanattan bilime ve felsefeye kadar pek çok alandaki yenilikler, “tuhaf” ve “yabancı” görünen şeyi anlamayı nispeten kolaylaştırıyor.

Aslında dert hep aynı. İnsanın dünyadaki benzersiz varoluşuna bir açıklama getirmek, onu anlamlı kılmak. Mit Evren’in, dolayısıyla Dünya’nın ve Yaşam’ın, yani İnsan’ın nasıl var olduğunu. yani “gerçekten” var olmuş bir şeyi, meydana gelmiş bir olayı anlatır. Diğer bir deyişle, dünyanın nasıl meydana geldiğinin yorumundan başka bir şey değildir.

Eliade bizi gene şaşırtmıyor. Başlangıç zamanına, tanrısal varlıkların gizemli dünyalarına her sayfasında şaşırtıcı düşsel bir yolculuğa çıkartıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 287
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2017
₺43,20

“Eliade yogayı oluşturan inanç ve uygulamaları çok açık ve seçik olarak betimliyor ve geçmiş Hint dinleriyle bağlantısını kuruyor.”

- New Yorker

“Akademisyenlerin çoğu Doğu metinlerini anlamaya, çevirmeye ya da yorumlamaya çalışırken kendi önyargılarının kurbanı oluyorlar. Eliade bu tuzakların hiçbirisine yakalanmadan mükemmel bir eser ortaya koymuş.”

- Times Literary Supplement

“Yoga üzerine en iyi kitap. Gençliğini Hindistan’da yoga öğrenerek ve uygulayarak geçiren Eliade’nin, Sanskritçe metinlere hakimiyeti de eklenince bu kadar güzel bir kitap yazması şaşırtıcı olmamış.” 

- Robert Temple, Spectator

“Yogayı zihinsel bir disiplin olarak bu kadar ayrıntılı ele alan başka bir kitap okumadım. Alanında standart olması kaçınılmazdı.” 

- Herbert Cahoon, Library Journal


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 440
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2020
₺63,80

Ayinler, semboller, mitler, kozmik döngüler toplumdan topluma fark göstermekle birlikte geleneksel toplumlar modern toplumların aksine daha döngüsel ve ebedi bir zaman/evren anlayışına sahiplerdi. Ne dış dünyadaki nesnelerin, ne de insan faaliyetlerinin tek başlarına bir değeri yoktur. Ancak göksel/kozmik düzene katıldığı oranda nesneler ve insanlar değer kazanır. Şehirler, tapınaklar ve evler de bu düzene göre inşa edilir, zaman/evren belli ritüellerin devamlı surette tekrarı sayesinde varlığını devam ettirir. Dinler tarihi alanına yaptığı önemli katkılarıyla hem dünyada hem de Türkiye’de tanınan Mircea Eliade’ın bu eseri kendisinden sonraki çalışmaları önemli oranda etkilemiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 171
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2017
₺33,60

Gerçek ve anlamlı bir dünya, kutsalın izdüşümünde saklıdır. İnsan büyük bir kaosun ortasında anlama ancak kutsala ilişkin deneyim aracılığıyla ulaşır. Kutsalın anlamı zamanın akışında çağlar boyunca farklı kültürlerde farklı niteliklere bürünmüş olsa da, özünde insanın iki önemli özelliği yatar: yaratıcılık ve dinsellik. İkisi birlikte mitleri, âyinleri, imgeleri, simgeleri, kısaca “dinsel yaratıları” üreterek insanın deneyimlerine ifade kazandırır, anlam dünyalarını yaratır, evrendeki benzersiz varoluşunu gerekçelendirirler. Tam da bu noktada, Eliade önemli bir noktayı işaret eder: İnsanın yeni, bilmediği, az bildiği anlam dünyalarıyla karşılaşması varoluşunun (paradoksal) anlamına da yeni boyutlar kazandıracaktır. Bunun içinse yeni bir beşeri bilime, farklı ve yaratıcı bir yorumbilgisine ihtiyaç vardır.

Eliade’nin sözünü ettiği “yaratıcı yorumbilgisi” yeni olanakların kapısını aralayarak bilginin sınırlarını zorlayan, aksi takdirde eski metinlerde “saklı” kalacak anlamları kavramaya çalışan bir yöntemdir. Hem aklı, hem de hayal gücünü kullanarak belgelerin, kaynakların arkasındaki tinsel mesajı kavramaya çalışan bir yaklaşımdır. İnsanın dünyadaki benzersiz varoluşu kutsala ilişkin deneyimi aracılığıyla şekillendiği için de dinsel fikirlerin ve fenomenlerin zamanın akışında büründüğü anlamların arayışı insanda yeni bir farkındalığa, bir uyanışa yol açacaktır. Eliade bu nedenle tarih aşırı, kültürler arası, bütüncül bir beşeribilimsel yaklaşımın önemini vurgular. İnsanlığın dinsel yaratıcılığı ve düşünme biçiminin tarih boyunca karşımıza çıkardığı ifade ve biçim çeşitliliğine insanlığı ayıran farklılıklardansa, yakınlaştıran tarih aşırı ortak örüntülerin saptanıp incelenmesinin önemine dikkat çeker.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 222
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2017
₺36,00

Bildiğimiz dünya, düşünülenden hep daha geniştir… Bazen katı bir bilimsel gerçeklik içinde kalır, bazen de kültürel modalar halinde kendine daha geniş bir halka bulan astroloji, totem, sihir ve büyü gibi dile dolaşan, bilinçaltında gezinen eğilimlerle farklı düzeylerde yeniden yorumlanır. Ünlü dinler tarihçisi Mircea Eliade’nin eserlerinde birbirinden farklı kültürlerde kendine yer edinen sembol ve imgeler, inanç ve mitler esasen arkaik bir kökeni işaret eder: İnsanın kutsal ile kurduğu bağdır bu. Eliade popülerliğin tuzağına düşmeden bu sahadaki ustalığını gösterir. Okültizm, ezoterizm, büyücülük, Avrupa büyücülüğünün tarihyazımı, ölümün kökenine dair mitler, sanatçıların eserlerinde kültürel yaratımın gizli kodları, anlamları ve değişmeyen arketipler ve bu suretle kültürel modalara getirilen eleştiriler Eliade’nin bu kitapta incelediği bazı başlıklardır.

Uzun yıllar süren araştırmaların ürünü olan bu yazılarda Eliade’nin yaşamı boyunca yaptığı çalışmaların genel bir özeti sunuluyor. Mircea Eliade akademik ve ortodoks geleneklerin dışında, her aşamada kendi özgün buluşlarını sergiliyor. Eliade’nin keşiflerinde, çeşitli yüzyıllarda ve farklı kültürlerde inanç ve kutsal arasındaki ilişkinin hiç de yalınkat ve düz bir çizgiyi takip etmediği görülecektir. İnsan bulunduğu o küçücük noktadan bütün bir dünyayı, evreni, yıldızları, ruhu, iyiliği ve kötülüğü, melekleri, şeytanları ve Tanrıyı nasıl yorumlamıştır? Ve daha da önemlisi, hangi tinsel nedenlerden ötürü insan kendi benliğini arzın merkezine sıkı sıkıya sabitlemiş ve buradan kâinatı seyre dalmıştır?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 172
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2017
₺33,60
Tükendi

Toplumların bir kültürel organ olarak varlığı ile aynı yaşta olan erginlenme: savaşçılar kadrosuna girebilmek için öldürülmesi gereken bir canavar, girilmesi gereken tehlikelerle dolu karanlık bir mağara, neslin devamı için gerekli olan yei kuşakların dayanıklılılarının kanıtlanması; büyücüler , rahipler gibi spritüel görevleri yürütenlerin aralarına alacaları adayın kulağına ilk “sırlar üflemesi”, gizli bir cemaatin adaylarını “içeriye” almadan bazı zorlu sınavlardan “kapılardan” geçirmesi.. Hepsi de özgün ve etkileyici erginlenme ritleridir ve önceden inisiye (tekris) olmuş kişilerin önünde, adayın eski yaşamına veda ederek kendisini kanıtlayıp girebildiği toplulukta, duyguların doruğa vardığı parlak bir “yeniden doğum” anı içerirler. Dinler tarihçisi Eliade, bu kitabında öncekilerden farklı olarak dinlerin değişik kategorilerinin tanımlanması yerine, bütün din ve din dışı toplumların “tekris” paradigmaları üzerinden ortak duygular, alışkanlıklar ve gelenekler arasında anlaşılabilir köprüler kuruyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 264
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2015
₺0,00
Tükendi

Bu kitapta toplanmış olan denemeler, sadece konunun uzmanlarına yazılmadığı için, dinler tarihi uzmanları, antropologlar veya şarkiyatçıların aşina olduğu ama uzman olmayan okura yabancı olan birtakım isimleri zikretmekte tereddüt etmedim.

Batı dünyası ile bilinmeyen veya az bilinen kavramlar dünyasının karşılaşmasından “yeni bir hümanizm”in ortaya çıkabileceğini ümit etmekteyim. Önceki yayınlarım gibi bu denemeler de dinler tarihinin, seküler bir toplumda oynayacağı kültürel role işaret etme niyetini taşımaktadır. Yine bu denemeler, kutsalların ve onların tarihi sonuçlarının, sistemli bir yorumunu geliştirmeyi hedefler.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2015
₺0,00
Tükendi

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 578
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺46,80
Tükendi
Eliade bu kitabında, dinler tarihi çerçevesinde yazmış olduğu bazı yazılarını bir araya getiriyor. Bu yazılar; Daçyalıların dinsel kökenlerine, Zalmoksis tapımına, kozmogoniye ilişkin halk mitine, bir devlet (Moldavya) kurulmasına ve bir manastır (Argeş) inşa edilmesine ilişkin efsanelerin mitsel-ritüel anlamlarına, büyü ve esrimeyle ilintili bazı halk inançlarına, adamotuna ve sıradan insanların topladıkları otlara, son olarak da Rumen epik şiirinin, destanlarının beslendiği mitolojilere ilişkin bir dizi incelemeyi içeriyor. Yazar, Geta-Daçyalıların dinsel evrenleri ile Rumenlerin belli başlı mitolojik yaratımlarını,aralarındaki sürekliliği ele alıyor; Rumen dinsel folkloru hakkında fikir veren mitlerin,simgelerin ve ritüellerin, antik Yakındoğu ve Akdeniz’in büyük uygarlıklarının ortaya çıkmasından da eski bir döneme uzanan köklerini araştırıyor. Eliade’ye göre Daçyalıları nihai olarak yenmeyi başaran,ülkelerini işgal edip oraya yerleşen, kendi dilini onlara dayatan tek halkın Romalılar olması anlamlıdır. Bu fetih ve bu asimilasyon sonucunda Rumen halkı ortaya çıktı. Bilindiği gibi Romalıların soyağacı miti, Capitolium’un dişi kurdu tarafından emzirilip büyütülen Romulus ve Remus etrafında şekillenmişti. Tarihe mitolojik açıdan bakıldığında, Daçya halkının Kurt Burcunda doğduğu, yani kaderinde savaşların, istilaların ve göçlerin bulunduğu söylenebilir. Kurt, Daçya-Romalıların ve onların torunlarının tarihinin mitsel ufkunda bir kez daha görünecekti: Rumen prenslikleri. Cengiz Han’ın ve ardıllarının büyük akınlarının ve istilalarının ardından kurulacaktı ki, Cengiz Hanlıların soyağacı mitine göre de ataları gökten inip ceylanla çiftleşen bir bozkurttu.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 339
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2006
₺39,00
Tükendi

Eliade bu kitabında madencilik, demircilik ve metal işçiliği gibi mesleklere özgü bazı mitleri, ayin ve simgeyi dinler tarihi açısından ele alıyor. Yazarın amacı, bilim tarihini inceleyen uzmanlarınkinden tümüyle farklı. Eliade burada arkaik toplumların madde karşısındaki tavırlarını inceliyor; insanoğlunun cevherlerin varoluş biçimini değiştirebilme gücüne sahip olduğunu anlayınca yaşadığı tinsel maceraların izini sürmeye çalışıyor. Yazar, maden cevherlerinin tıpkı embriyonlar gibi Toprak Ana’nın rahminde "büyüdükleri" fikrine çok erken çağlarda rastlandığına dikkat çekerek metalürji ile doğum arasındaki ilişki üzerinde duruyor. Bu bağlamda madenci, maden filizlerinin büyüme ritimlerini hızlandırır, doğanın işleyişine destek olur ve "daha hızlı doğurmasını" sağlar. Doğayla işbirliği yapmak, gittikçe hızlanan bir tempoyla üretmesine yardım etmek, maddenin varlık biçimini değiştirmek, bunlar Eli-ade’ye göre simyanın temel unsurlarından bazılarıdır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 264
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2011
₺23,40
Tükendi

Mircea Eliade, dinler tarihiyle ilgili bu son derece önemli eserinin son cildinde genellikle yeterince önemsenmeyen veya suskunlukla geçiştirilen heterodoks akımlar, halk mitolojileri ve ibadetleri, büyücülük, simya gibi dinsel yaratımlara yer veriyor. Yazar, kendi manevi ufukları içinde ele aldığı bu dinsel yaratımları, dünya dinsel kültürünün önemli bir parçası olarak kabul ediyor. Eliade birtakım sağlık sorunlarıyla boğuşurken kaleme almasına karşın, Batıdaki dinsel reform hareketlerinden Doğudaki Tibet dinlerine kadar geniş bir coğrafyayı kapsayan bu ciltte de aynı ayrıntı zenginliğini ve panoromik bakışı korumayı başarmış. Antik Avrasya dinleri, ikonakırıcılık, azizlere ve kutsal emanetlere tapınma, İslamın doğuşu ve tasavvuf, Musevi ve Hıristiyan mistisizmi, Batıda Hermesçi akımlar ve Lamacı öğretiler. Üç ciltlik Dinsel inançlar ve Düşünceler Tarihi ve Dinler Tarihine Giriş ile birlikte dört kitaplık bu dizi, en eski çağlardan yakın zamanlara kadar insanoğlunun dinsel evrenine nüfuz etmemiz ve yalnızca dinsel inançları değil, hayatı anlamamız için değerli bir rehber.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 328
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2016
₺62,40
Tükendi

Eliade, Dinsel İnançlar ve Düşünceler Tarihi isimli bu üç ciltlik eserinde, 1933’ten itibaren belirli aralıklarla Bükreş Üniversitesi, Ecole des Hautes Etudes ve Chicago Üniversitesi’nde verdiği Dinler Tarihi derslerini bizlerle paylaşıyor. Yazar, Dinler Tarihine Giriş’te kutsalın diyalektiğini ve morfolojisini tartışmıştı; bu ciltleri ise farklı bir bakış açısıyla tasarlamış. Bir yandan kutsalın tezahürlerini zamandizinsel bir düzen içinde çözümlüyor, bir yandan da dinsel inançlar ve düşünceler tarihine yapılmış en büyük katkıları, dinsel geleneklerdeki köklü dönüşümleri gün ışığına çıkarmaya çalışıyor. Eliade’ye göre din tarihçisi için kutsalın her tezahürü büyük önem taşır; her ayin, her mit, her inanç ya da tanri figürü kutsalın deneyimlenmesini yansıtır ve dolayısıyla varolma, anlam ve hakikat kavramlarını gündeme getiri. "Kutsal", insan bilincinin tarihinde bir aşama değil, bilincin yapısı içinde bir unsurdur. Kültürün en arkaik düzeylerinde insan olarak yaşamak kendi içinde bir dinsel eylemdir; çünkü beslenmenin, cinsel hayatın ve çalışmanın ayinsel bir değeri vardır. Başka bir deyişle insan olmak ya da insan haline gelmek bizatihi "dinle ilişkili" olmak demektir. Yine Eliade’ye göre, insan zihninin, indirgenemez gerçek bir şeyin mevcudiyeti kanısı olmaksızın nasıl işleyebileceğini hayal etmek güçtür; insanın deneyimlerine ve dürtülerine bir anlam yüklemeden bilincin nasıl ortaya çıkabileceğini düşünmek olanaksızdır. Gerçek ve anlamlı bir dünya bilinci, kutsallığın keşfiyle yakından ilintilidir. İnsan zihni gerçek, güçlü, zengin ve anlamlı olarak ortaya çıkanla bu niteliklerden yoksun olan -yani şeylerin kaotik ve tehlikeli akışı, onların rastlantısal ve anlamsız beliriş ve yok oluşları- arasındaki farklı kutsalın deneyimi sayesinde yakalayabilmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 462
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2015
₺0,00
Tükendi

Mircea Eliade’nin bu kitabının merkezinde iki temel soru var: Din nedir ve hangi aşamada bir din tarihinden söz edebiliriz? Eliade bu soruların aydınlatılabilmesi için kutsalın belli sayıda tezahürünün incelenmesi gerektiğini düşünüyor. Bu yüzden de incelemesine gök, su, yer, taşlar gibi kutsalın farklı kozmik düzlemlerde ortaya konulan yüzlerini irdelemekle başlıyor; ardından ayın halleri, güneş, bitkiler ve tarım, cinsellik gibi kutsalın biyolojik tezahürlerini; kutlu yerler, tapınaklar gibi kutsalın mekanla ilgili tezahürlerini, son olarak da mitleri ve simgeleri inceliyor. Yazarın her bölümde kendine özgü bir çerçeve oluşturduğu ve kimi zaman da didaktik olmanın tekdüzeliğini aşmak üzere her bölümde kendine özgü bir üslup geliştirdiği görülüyor. Kitabın farklı başlıkları arasında gezinen okuyucu kutsalın yapısı üzerinde düşünme olanağı buluyor. Eliade’nin Dinler Tarihine Giriş’i tek tek dinleri ele alıp inceleyen bir kitap değil, "ilkel" ve "gelişmiş" din biçimlerini eşzamanlı olarak inceleyerek tüm dinlerdeki ortak öğeleri ortaya koyan ve insanın kutsal ile ilişkisini çözümleyen bir çalışma. Bu kitap bize dinsel inançlar ve düşünceler tarihine nasıl yaklaşmamız gerektiğini öğretiyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 449
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2015
₺0,00
Tükendi

Mircea Eliade, zihniyet tarihiyle ilgili daha kapsamlı bir kitap için giriş olarak tasarladığı bu eserinde, simyanın kökeni ve işlevi meselesini biraz daha derinleştiriyor. Metalurji, tarım, takvim, hukuk gibi büyük buluşların, insanoğlunun varoluşunu önemli ölçüde şekillendirdiği bilinen bir gerçektir; Eliade ise bu dönüşümlerin iç dinamiğini ve insanın kozmosa bakışına getirdiği açılımları incelemektedir. Simya söz konusu olduğunda, zihinsel sıçrayışı kışkırtan şey metallerin keşfi değildir; metalurji tıpkı tarım gibi insanoğlunun, kozmos hakkında yarattığı imgeyi değiştirmesine yol açmış, bu yüzden de insanı dönüştüren zihinsel sentezleri doğurmuştur. Sonraki keşiflerce aşılan ya da geçersiz kılınan bu zihinsel sentezler, insanlığın tinsel evriminin gerçek bileşenleridir. Eliade’ye göre, burada söz konusu olan, hayatta kalma mücadelesinde yeni, sıradan bir araç (maden, tarım, vb) değil, daha çok o zamana kadar insanoğlunun tanımadığı başka bir kozmosun açığa çıkarılmasıdır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 114
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2002
₺23,40
Tükendi

Dinsel geleneklerdeki simgesel dile ilişkin araştırmalar yapan, mistik görüngünün temelini oluşturan mitlerin anlamını çözümleyip birleştirmeye çalışan Mircea Eliade geleneksel ve çağdaş toplumlardaki dinsel deneyimleri, dünyanın çeşitli dinlerindeki izini sürmüş ve çözümlemiştir. Simyacı kimdir? Neyle uğraşır? Simya ilkel bir kimya mıdır? Dinler tarihi alanında yaptığı olağanüstü çalışmalarıyla tanınan Mircea Eliade, Asya Simyası’nda mistik deneycilikle bilimsel deneycilik arasındaki gizli çekişmenin izini sürüyor. Simyacıların, zengin olma tutkusuyla değersiz madenleri altına dönüştürmeye çalışan insanlar şeklindeki yanlış imgesini değiştiriyor. Bu kitapta simya ile Asya dinlerinin ilişkisini; yeşim taşı, altın ve inci gibi ölümsüzlük simgelerinin Asya kültüründeki önemini ve daha da önemlisi ölümsüzlük peşindeki insan arketipinin Asya serüvenini okuyacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 108
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2002
₺23,40
Tükendi

Rüyaların, aynı anda birçok kişi tarafından, insanın göremediği ama yakınında hissettiği birçok kişi tarafından görülmesi mümkün mü?

Bir din tarihçisi olarak tanınmış olan Mircea Eliade, bilimsel çalışmalarının gölgesinde kalmış birçok edebi eserin de yazarıdır. Matmazel Christina için şöyle diyor: "Bu roman genç bir kadının aşk hikâyesi. Fantastik türündeki ilk çalışmam olan kitapta Rumen folklorunun, 1880'lerde büyük şair Eminescu'nun da ilgisini çekmiş bir temasını ele almak istedim... Gündelik tasalarına dalmış oldukça sıradan kişiler bir an gelir, başlarından alışılmadık, anlaşılmaz maceraların geçtiği hem garip hem de tanıdık bir dünyaya sürüklendiklerini fark ederler... Mucize, ancak onu bir mucize olarak görmeye hazırlıklı olanlara görünür, diğerleri için görünür değildir, o yüzden de yoktur; aslında nesnelerin ve günlük olayların içinde gizlenir."

Mircea Eliade (Bükreş, 1907; Chicago, 1986) geleneksel ve çağdaş toplumlarda kutsallığın kendini gösterme biçimleri üzerine yaptığı çalışmalarla tanınmış bir din tarihçisidir. Bükreş Üniversitesi’nde gördüğü felsefe eğitiminden sonra 1928-31 yılları arasında Kalküta Üniversitesi’nde Sanskritçe ve Hint felsefesi eğitimi yapmıştır. Himalayalar’daki bir Ashram’da altı ay inzivaya çekildikten sonra Romanya’ya dönmüş ve hazırladığı “Yoga: Hint Mistisizminin Kökenleri Üzerine Bir Deneme” adlı tezle 1933’te felsefe doktoru olmuştur.

Rumence, İngilizce ve Fransızca dillerinde yazmış olan Eliade’ın 50’yi aşkın kitabı vardır. Dinler tarihi üzerine yayımlanan birçok çalışması arasında, Le Mythe de l’Éternel Retour (1949; Sonsuz Dönüş Mitosu), Le Chamanisme et les techniques archaïques de l’extase (1951; Samanlık ve Vecdin Eski Teknikleri) ve Le Sacré et Le Profane (1956; Kutsal ve Dünyevi) sayılabilir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2014
₺16,88
Tükendi

Mircea Eliade'nin bu kitabı şamanizmi bir bütün olarak ele alan ilk yapıttır. Bugün elimizde şamanizmin çeşitli türlerine ilişkin hatırı sayılır miktarda belge var. Birçok özgün çalışma da şamanizmin budun-bilimsel, toplumbilimsel, ruhbilimsel incelemesine girişmiştir. Ancak, bu engin bibliyografyayı oluşturan yapıtlar, birkaç önemli çalışma dışında, son derece karmaşık olan şamanizm olgusunu genel dinler tarihi çerçevesinde yorumlama yoluna gitmemişlerdir. Eliade ise bu kitapta şamanizmi bir dinler tarihçisi olarak ele almaya, anlamaya, anlatmaya, tarihsel ve kültürel görünümlerini ortaya koymaya girişir.

Eliade'ın ana savı, kutsalın her belirişinin tüm kutsalı dile getirdiğidir. Ona göre en ilkel ve en yalın kutsal görüngüde bile kutsallık üstüne her şey söylenmiştir: Kutsalın kendini bir taşta ya da ağaçta dışa vurması, bir tanrıda dışa vurmasından ne daha az gizemli ne de daha az ilgiye değerdir. Gerçekliğin kutsallaşma süreci hep aynıdır; yalnızca bu kutsallaşımın insan bilincinde aldığı biçim değişir.

Bu kitap bize engin bir tinsel dünyanın kapısını açıyor...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 628
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 6.2018
₺0,00
1
Çerez Kullanımı