Her canda saklı bir yaşam varsa her kalpte de anahtarı aşk olan gizli bir hazine vardır. Soluk aldıkça aşk damlaları her kalbe farklı damlayacaktır.

Selma, biyolojik babasının son anlarına tanık olmuştu olmasına ama duyduklarının hayal ürünü değil, gerçekler olduğunu öğrenecek hayatına açılan sayfalara kader deyip geçemeyecekti.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 120
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2018
₺20,90

Gazi, pencereye tutunduğu sırada Fikriye ayakta kalabilmek için bütün gücünü harcıyordu. Gözlerinden çağlayan yaşlar, sırtından girip kalbine saplanan kurşunun ağzından boşalttığı kanlara karışmıştı.

“Fikriye. Yavrucuğum. Allah’ım siz onu mu vurdunuz, siz kime kurşun sıktınız?

“Bu askeri kıyafetinizi ilk kez görüyorum. Benim için mi böyle giyindiniz? Bir ayağınız önde bir eliniz cebinizde. Şimdi de diğer elinizi bana uzattınız. Nereye götüreceksiniz beni paşam?”

“Âşıklar tepesine, yine öyle bir yer seçtim ki, kimse bizi bulamayacak. Dudaklarını hiç tatmadığım bir aşkla öperken yüreğinin gürültüsü ağaçları sallayacak. Birileri geliyor diye beni kandıracaksın. Kanacağım bende aynı senin bana kandığın gibi. Seni yüreğimin derinliklerine gizleyeceğim. Bir daha kimse elimden almasın diye. Bir hüzün vardı. Ona sahip olamadım.

Allah’ım bana seni gönderdi. Sana da sahip çıkamadım. O içime işlememiş bir hüzündü sana vurulduğum anda biten. Sen baharım, yazım, kışım oldun. Sevgilim, aşkım oldun. Kapatma gözlerini yavrucuğum. Salt bana bak. Seni kucaklayan benim. Esas o seni kandıracak. Ben sanıp uzatma elini. Bir kez daha öp yüreğimden. Bir kez daha bana paşam de. Kurban olsun sana paşan, öl de yoluna ölsün bu paşan.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 518
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2018
₺52,90
Murat, yüreğini yaka kavura kendine, Nalan’a ve Bahar’a olmasını istediği gibi bir kader çizdi. Aşkının adını yüreğinin derinliklerine kazırken onun adını milli piyangonun büyük ikramiyeyi açıkladığı gün Balıkesir’de yaşayan herkes duydu. Duymadıkları, Bahar’dan Eylül’e kadar olan kısmıydı. Bahar’la Eylül’ün yüreklerinde iz bırakan ise Tamer’le başlayıp Tamer’le biten ölümsüz bir aşk hikâyesiydi. Bu hikâye yaşandığı gibi yazıldı yazıldığı gibi de bitti.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 151
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2012
₺20,90
Tükendi
Pazarda Holifira’yı çekiştiren yardımcı kadın Orhan’ı gösterdi: "Bu seni yine gözleriyle yedi bitirdi. Derim sana efendibabana söyleyelim diye" "Bir aya kalmaz düğünüm var. Niye efendibabamın canını sıkayım ki? Bunlar göçer, baka bakar çeker gider. Bir kendine baksın bir de bize; biz hakikatiz onlar yalan." Mikail atını dörtnala Osman Beyin üzerine doğru sürerken nal seslerine kafasını çeviren Saltuk Alp’in gözleri Aydoğdu’ya değdiğinde Osman Bey atının yularına asılıp bir u dönüşü yaptı. Mikail’ de atının yularını çektiğinde yanlarındaydı. "Duydum ki düğüne gidecekmişsiniz?" "Hayretler içindeyim bunun için mi deli gibi at sürerdin?" "E önemli ki uçarım; sizin için hazırladıkları ziyafeti haber vereyim dedim. Onca kumpas zahmet boşa mı gitsin? Bilecik tekfuru Yarhisar tekfuru ile birlikte kesenin ağzını açmış ne vakittir ellerini ovuştururlar. Sizi düğünden sağ çıkarmayacaklarmış. Ben dedim ki bunu kardeşim duyarsa belki Orhan’ın yüreğine düşürdüğü o güzeller güzeli Holifira’yı ganimet diye alırsınız dedim; ha ne dersin?" "Allahh! Derim." Atıldığı gibi ona sarılırken adamları da coşkularından atlarını şaha kaldırmışlardı. "O vakit hemen planlarımızı yapalım. Düğün vakti yaylağa çıkma vaktimize uyar. Ninelerimizin bir ikisi dışında hepsi birden hastalandı. Hoş, hasta olmasalardı ninelerim bile o hisarı alır o tekfurunda hakkından bir tamam gelirlerdi." Abdurrahman bir anda haykırdı: "Bilecik duydun mu? Artık bize yad değil yar olacaksınnnnnnnn."
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 327
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2012
₺24,60
Tükendi

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 677
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2012
₺57,40
Tükendi
"Ya ne müthiş bir yiğitmiş o ölümün ininden bizi tek başına çıkardı. Üstelik o çirkin sesi de son anda öyle güzelleşti ki, aynı kız gibi konuştu." Üçü göz göze gelmişti. Rasim Binbaşı onlara öyle bir bakışla baktı ki, her ikisi de onun bir şeyler bildiğini anladılar. Birce aralıklı sıralanmış çam ağaçlarının arkalarından kâh durarak kâh gizlenerek aniden onu ağaca kıstırıp dudaklarından öpmüştü. "Aslında mavi gözlü yiğitliği güzelliğine karışmış bir sevgilim var. Ona söylemezsen seninle de idare ederim dedeciğim" "Ah Ödümü kopardın Birce sen camın önünde değil miydin? Buraya ne vakit geldin?" "Biraz daha soru sormaya devam ederse değil, binbaşımın ömrü beni sevmeye, dudaklarımdan öpmeye bile yetmeyecek. Soruları ben soracağım, burada ne yapıyorsun Binbaşım? Müfrezeden mi kaçtın?" Ölüm ve ayrılıkların savaşlarla iç içe geçtiği yaslı günlerde İzmir’e de kan damlıyordu. Öğretmen adayı genç bir kız bir köy meydanında bende varım diye haykırdığında kimi gözler öfke dolu kimi gözlerde şaşkınlığın ötesinde büyüleniyordu.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 500
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2012
₺22,78
1
Çerez Kullanımı