Şii ulemanın otoritesini sağlıklı bir şekilde değerlendirmek için, yaşadıkları dönemdeki siyasi otoritelerle nasıl bir ilişki içerisinde olduklarını çok iyi analiz etmek gerekir.Bu konuda Şii ulemanın Sünni meslektaşlarından farklı davranmaları, imamet ve bununla bağlantılı olarak siyaset anlayışlarındaki farklılıktan kaynaklanmaktadır.Şii ulema, otoritelerinin on ikinci (masum) imama dayanması konusunda hemfikir olmakla birlikte sözkonusu otoritenin mahiyeti konusunda farklı tavırlar ortaya koymuşlardır.Geleneksel Şii anlayışa göre bu otorite sadece dini cepheyle sınırlı kalırken Humeyni, velayet-i fakih anlayışıyla bunu siyaset alanını da kuşataca şekilde genişletmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 352
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2004
₺74,90
Tükendi
Şii düşünce tarihinin iki önemli kolundan birisini teşkil eden ahbariliiğin, tarihi bakımdan, usulilikten çok daha önce ortaya çıktığı dikkati çeker. 260/874 yılılndaki onikinci imam7ın gaybetinden sonra, Şii toplumunda kontrolü eline geçiren bu ekol, sadece imamların ahbarıyla uğraşan bir hareket olması sebebiyle, dinin, ancak bu yolla anlaşılabileceğini ileri sürerek akla dayalı yorum ve disiplinlere hayat hakkı tanımamıştır. 5. Asrın başlarına gelinceye kadar bu dönemdeki İmami ulemanın en önemli hedefi oniki imamdan geldiği iddia edilen ahbarı doğru bir şekilde kaydedip doktorin ve uygulamada ortaya çıkan meselelere cevap olması için, bunların isnadlarını tespit etmek ve karşılaşmış oldukları dini problemlere bunlarla cevap vermekten ibaretti. Gaybet döneminin uzamasıyla birlikte doktorin ve uygulamada ortaya çıkan sorunlarla başa çıkamaması, gücünü doğrudan imamların ahbarından alan bu selefi anlayışın zayıflamasına ve 5. asrın başından itibaren, akla dayalı kelamı ve rasyonel fıkhi kaideleri esas olan usuli anlayışın Şii düşünceye hakim olmasına yol açmıştır. Usulilik, bu tarihten itibaren, Mu'tezile ve Ehl-i Sünnet'ten istifade etmek suretiyle İmami fıkıh ve doktrinine getirmiş olduğu yorumlarla, Şii düşüncesini zirveye taşımıştır. Sözkonusu dönemde, İmamiyye içerisindeki varlığını çok silik bir şekilde sürdürmüş olan ahbarilik, usuli düşüncenin neredeyse aklı vahye tercih eden tutumuna karşı bir reaksiyon olarak 11/17. yüzyılda tekrar ortaya çıkmış ve Şii düşünceyi, ilk zamandaki bozulmamış şekline döndürmeyi kendisine gaye edinmiştir. Kısacısı, bu yeni dönem ahbariliğinin en önemli hedefi, kendi tabiriyle, usuliliğin vahye değil akla öncelik veren tutumunun Şii düşüncesine vermiş olduğu zararları bertaraf etmektir.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 400
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2000
₺32,00
1
Çerez Kullanımı