Bu kitapta, klasik bir örgütsel davranış kitabında yer alan konulara ulaşamayacağınız konusunda sizleri uyarmalıyız çünkü bu eserin amacı alanyazında daha önce çokça ele alınan konuları tekrarlamak değildir. Tam aksine örgütsel davranışın pek de anılmayan karanlık yüzüne ışık tutmaktır.

Kitabın bu şekilde tasarlanmasının nedeni ise organizasyonlarda liderlik, güç, motivasyon, örgüt kültürü gibi konuların önemi kadar ayrımcılık, sessizlik, sinizm, dedikodu, intikam, zorbalık ve yalnızlık gibi konuların yıkıcı etkisinin de ne kadar önemli olabileceğine dikkat çekmektir. Bir diğer nedeni ise basmakalıp bir şekilde verimliliğe odaklanıp “sözde” insan davranışlarını odağa alan, özde ise organizasyonların verimliliğini merkeze alan yaklaşımlara bir alternatif oluşturabilmektir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 378
En / Boy : 16 / 23.5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 8.2021
₺73,80
₺82,00

*Terör ve Terörizm *Terörün Sosyo-Ekonomik Etkileri *Yöntem ve Metodoloji *Araştırmanın Bulguları


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 103
En / Boy : 16,2 / 23,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺32,20

Orta Doğu’da hâkimiyet çabası içerisinde olan devletler, bölgede yaşayan halklardan faydalanarak hedeflerine ulaşma yolunu seçmişlerdir. Bu noktada İngiltere’nin 20. yüzyıl başlarında Orta Doğu’da Arapları ve Kürtleri kendi menfaatleri için kullanması, projenin sahipleri için bölgenin o tarihlerde hakimi Osmanlı Devleti’nin hakimiyetini kırması yönüyle de en optimum yol olarak görülmüştür.

İngiltere için Orta Doğu’nun bir sosyolojik gerçeği olan Kürtlere yönelik çalışmalarda, birlikte yaşama ve ortak kültür olgusu, ilk hedefe konulanlar arasında yer almaktadır. Farklı bir millet yaratarak Türk toplumsal birliğini parçalamak bu projelerin eski ve en uzun süreni olmuştur.

Bu amaçla bölgede faaliyet gösteren İngiliz istihbarat görevlileri için Kürt etnisitesi bölge üzerinde İngiliz politikalarının uygulanabilmesi için kullanılabilir bir araç olmuş ve bu amaçla sahada 20. yüzyılın başlarından itibaren görev yapan İngiliz istihbaratçıları; psikolojik harekat faaliyetleri olarak tanımlayabileceğimiz çalışmaları, bilgi toplama ve değerlendirme faaliyetlerinin hemen ardından yürütmüşlerdir. Bu anlamda İngiliz ajanları, ağırlıklı olarak dilsel ve kültürel kimliklere yönelerek, Kürtlerin ayrı bir millet olduğu ve tarihsel derinliğinin çok eski devirlere dayandığı iddiasını bölgedeki aşiretlere yineleyerek onları ayrılıkçı düşünce temelinde kışkırtmışlardır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2019
₺22,50

Bize anlatılan olayların doğru olup olmadığını hiç merak ettiniz mi?
Yoksa “gizli bir el” tarafından sansürlenen ve bizden saklanan bir şeyler mi var?
15 Temmuz’a gelinen süreç ve öncesi.
Siyasilerin ve iş adamlarının öldürülmelerinin perde arkasında neler var?
Ülkemizde meydana gelen darbeleri planlayan CIA görevlilerinin 15 Temmuz ile olan derin bağlantıları.
Gezi Eylemlerini finanse eden George Soros’un dünya siyasetinde Türkiye’yi yalnız bırakmak için yapmış olduğu hamleler.
İstanbul Havalimanı, Yavuz Selim Köprüsü, Hızlı Tren Hatlarının Sevakin Adasına uzanan hikayesi. Gelecek yıllarda Türk siyaseti nasıl şekillenecek?
Sudan bizim neyimiz olur?
Pakistan neden kardeşimizdir?
Hicaz’a niye “Küçük Türkiye” denir?
Hedefte olan Türkiye’nin hedefi ne?
Sistemin derinliklerinde dolaşmaya hazır mısın?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 334
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2019
₺30,40

“Gördüğüm Derin Devlet ve Neo-Haşhaşi FETÖ” adlı bu kitap, Gladio’nun, “Hizmet Hareketi”(!) görüntüsüyle yaklaşık kırk yıldır Türkiye’de kurduğu karanlık tuzağın özet bir hikâyesinden ibarettir. Bilindiği gibi bu konuda birçok kitap yazıldı. Daha çok bir güvenlik mensubunun bakış açısıyla yazılan bu eserler, FETÖ’nün, hangi iktidarlar döneminde devlet kurumlarında yuvalandığıyla ilgilidir. Elbette ki bu konuda farklı farklı iddialarda olsa olayın bu yönünü de araştırıp tartışmaya açmak zorundayız. Ancak Türkiye için elzem olan, bu FETÖ yapılanmasını ülkemiz sosyolojisi ve dış konjonktür çerçevesinde ele alıp onu “illiyet” kavramı mantığıyla bir sorgulamaya tabi tutmaktır. Yani olayı bir polis gözüyle değil, istihbaratı da olan bir tarihçi ve sosyolog gözüyle tahlil etmek mecburiyetindeyiz. Çünkü emperyalistler, örneğin, Samuel P. Huntington, Graham E. Fuller, Henry J. Barkey ve Helen Rose Ebaughe gibi CIA görevlisi kişiler, Türkiye sosyolojisinden hareket ederek Fethullah Gülen belasını başımıza sardılar. Nitekim bu CIA görevlilerinin, konumuzla ilgili olan kitaplarından yaptığım uzunca alıntıları okuduğunuzda, bunu açıkça göreceksiniz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺34,20
₺38,00

Büyük Proleter Kültür Devrimi, tarihte o güne kadar benzerine rastlanmamış yeni tipte bir devrimdi. "Herşeyi kapsayacak şekilde" ifadesiyle hedefi belirlenen ve aşağıdan yukarıya doğru yeni baştan tasarlanan bu devrimin başında da yine Mao Zedong vardı. Sosyalist sistemin başındaki kişi olarak Mao; kendi devlet aygıtını "bombalaması" için kitlelere çağrı yapıyordu. 1949'da yeni demokratik devrimle konum değiştiren Çin, işçi sınıfı ve emekçi halkı, bu kez de yönetenlerin ideolojik konumlarını değiştirtmek üzere ayağa kaldırılmıştı. Mao'nun bu devrimdeki amacı, eskiye ait ne varsa ve eskimekte olan ne varsa bunların bilinçlerdeki iktidarına son vermekken, siyasal iktidar inşasını halk yığınlarının davranış kültürüne dönüştürmek üzerinden komünizm ideolojisini iktidarlaştırmaktı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 230
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2018
₺21,25
₺25,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 169
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.1998
₺24,00

Adnancı fuhuş ve şantaj mafyası, FETÖ’nün kumpas kurmak için kullandığı “teknisyen ekibi”dir. Adnancılar FETÖ’ye teknik destek sağlardı; yani kurbanları izlemeye, dinlemeye, sesli ve görüntülü kaydetmeye, haklarında çakma kanıt üretmeye hizmet ederlerdi. Bu hizmetin karşılığında da FETÖ’cü savcı ve yargıçlar, zaman zaman dürüst emniyetçilerin eline düşen Adnan Oktar ile bendelerini kollar, haklarında hasbelkader çıkan mahkumiyet kararlarını Yargıtay’daki FETÖ yapılanması bozar, bazı davaları da zaman aşımına uğratıp çeteyi kurtarırlardı!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 256
En / Boy : 13,5 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2018
₺24,00

Bu kitabın ana konusu, birbirlerinin ruh ikizi olan Büyük Ortadoğu Projesi (Bop) ve Büyük İsrail Projesi’dir (Bip).

Her iki proje de Türkiye'nin bekası, güvenliği, birlik ve bütünlüğü ile doğrudan ilişkilidir.

22.07.2015 tarihinde, sosyal medya üzerinden bir mesaj atmış ve şöyle demiştim:

“Yurdumun insanları BOP’u öğrenmedikçe bugün ülkemizde ve bölgemizde yaşananları anlamayacaktır.”

Bu mesajımın üzerinden üç yıl geçti. Gerçekten de bu zaman diliminde ülkemizde ve bölgemizde Bop ve Bip kapsamında neler oldu neler... Görünen o ki, bu ana kadar yaşananlar, gelecekte yaşananlara rahmet okutacak. Biz de bundan payımıza düşeni alacağız. Çünkü Türkiye, bu projelerin hedefindeki ülkelerin en önemlilerinden biri. Türkiye adeta Bop ve Bip’in kilidi. Proje sahipleri bu kilidi açmak için her yolu deniyorlar ve denemeye de devam edecekler. Ben de ülkemin insanlarının bu projelerle ilgili bilgilendirilmesi noktasında sorumluluğum olduğunu düşünerek bu kitabı yazmaya karar verdim. Ne kadar faydalı olabildiğim konusunda takdir sayın okurlarımındır.

Kitapta Bop ve Bip kapsamında Ortadoğu coğrafyası, sosyal, kültürel, ekonomik yapısı, hedef ülkelerin durumları hakkında bilgi verdikten sonra, bu iki proje ile ilgili ülkemizde ve bölgemizde bugüne kadar yaşananları ve önümüzdeki süreçte yaşanması olası gelişmeleri de değerlendirmeye; Türkiye’nin yapması gerekenleri, alması gereken tedbirleri de ortaya koymaya; ülkemizi yönetme sorumluluğu taşıyanlara da oluşturulacak strateji ve politikalar konusunda katkı sunmaya çalıştım.

Milletimin bu iki proje kapsamında başımıza örülen ve örülmeye hazırlanan çorapları kavramasına faydası olması dileğiyle.
Saygılarımla. 

-Engin Alan


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 168
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺35,70

İbrahim Ural, "Oslo Görüşmeleri", "Çözüm Süreci" ve "İmralı Zabıtları" kitaplarından sonra bu yeni kitabıyla Çözüm Sürecinin ardından PKK'nın başlattığı şehir savaşını ve Suriye'de PYD/YPG adıyla yürüttüğü faaliyetleri anlatıyor.

PKK neden şehir savaşı başlattı?.. Cizre'den Silopi'ye, Hakkari'den Diyarbakır'a kazılan hendekler... PKK'nın şehir savaşının taktikleri... Şehir savaşının başarısızlığı üzerine PKK içinde başlayan rahatsızlık... PKK içi tartışma ve bölünmeler... Şehir savaşı stratejisinin baş nedeni olarak Çözüm Süreci... Çözüm Sürecinde AKP'li yetkililerin yaptığı açıklamalar... PKK'nın yan kuruluşu PYD/YPG'nin kuruluşundan itibaren tarihi... PKK'nın kullandığı silahlar... PKK'nın ardındaki ABD ve AB desteği... Terörle Mücadele Nasıl Olmalı?..

Hepsi, bir Emniyet Müdürünün kaleminden bu kitapta...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 13,51 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2018
₺17,16

Sorumluluk, hukukun temel kavramlarından biridir. Evrensel hukuk kuralları, her türlü hukuk sistemi açısından sorumluluğun düzenlenmesi gerektiğine işaret etmektedir. Bunun en açık delili, evrensel bir hukuk ilkesi olan öngörülebilirlik ilkesinin mevcudiyetidir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, Uluslararası Örgütlerin Sorumluluğu Hakkında Taslak Maddeler (UÖSTM), çalışmamızda belirttiğimiz üzere, belirli bir boşluğu doldurmuştur.

Soğuk Savaş döneminin bitimi ile hareketlenen uluslararası örgüt faaliyetlerinin, uluslararası hukukla çelişen davranışlar doğurması, devletlerin uluslararası örgütleri paravan olarak kullanarak uluslararası hukuka aykırı söylemlerde bulunmaları gibi durumlar, uluslararası örgütlerin sorumluluğunun düzenlenmesine duyulan ihtiyacı göstermektedir.

Yeni bir çalışma olan UÖSTM’nin, uygulamada ne tür sonuçlar doğuracağı ya da herhangi bir sonuç doğurup doğurmayacağını zaman gösterecektir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 304
En / Boy : 16,5 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2017
₺27,80

Yalnızca yakın dönem siyasal hayatımıza değil, tüm dönemlere damga vuran hadiselerden biri, vesayet merkezli eski siyasetin sorunlarından türeyen FETÖ’nün ülkemizi ele geçirme çabası oldu. Ve bu noktada biz devletimizin işgal girişimine karşı görüş farklarımızı bir yana bırakıp “tek millet” seslenişini şiar edinmişken, Kılıçdaroğlu’nun CHP’si sıklıkla FETÖ ile söylem birlikteliğine girdi.

Elinizde tuttuğunuz kitap, bu anlamda belleğinizi tazeleyecek ve kendi yalanlarını gerçeklik olarak satmakta epey mahir bir organizasyon olan FETÖ ile tüm siyasetini hakikati zedelemek üzerine inşa eden bugünkü CHP’nin, perde arkasında hangi gayrimeşru ve antidemokratik operasyonları gerçekleştirdiğini söylemleri ve eylemleriyle, belgeler ışığında hatırlatacak. Emre Cemil Ayvalı’dan arşiv niteliği taşıyan çok önemli bir çalışma...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 300
En / Boy : 15 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺37,05

IŞİD Ağları, Türkiye’de 2014-2016 arasında IŞİD ve İslam Devleti markası altında yürütülen radikalleşme, örgütleme ve lojistik faaliyetlerini etraflı biçimde inceliyor. Yerellerde kimi zaman tarihsel el-Kaide ağlarından gelen ilişkiler, kimi zaman da konjonktürel veya rastlantısal iş birlikleriyle ortaya çıkan yapılanmalara ışık tutuyor. Aynı zamanda Türkiye içinde, İslam Devleti bürokrasisinin yönlendirmesiyle faaliyet göstermiş kurumları, bu kurumlar tarafından yürütülmüş tıbbi yardım şebekelerini, sınır geçiş trafiği ile silah ve patlayıcı sevkiyatlarını araştırıyor.

Doğu Eroğlu, IŞİD içinde örgütlenen kişilerle söyleşi yapıp, aileleriyle görüşüp, radikalleşmenin yaşandığı sıcak noktaları inceleyip, bu mahallelerde yaşayanların gözlemlerini derleyip, haklarında dava açılanların dosyalarında yer alan iddiaları değerlendirip, bu bilgileri daha da derinleştirerek, bir Türkiye IŞİD’i örgütlenmesini ortaya çıkarıyor. İslam Devleti oluşumunun Suriye ve Irak’ta çözülmesinin Türkiye’de Selefi cemaatini ortadan kaldırmadığına dikkat çekiyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 488
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺75,75

15 Temmuz hiç şüphesiz Türkiye tarihinin dönüm noktalarından biridir. O tarihte Türkiye hem hain bir darbe girişimine, hem de milletin tek yürek halinde darbeye direnişine sahne olmuştur.

Bir ihanetin analizi, hayır ve hizmet hareketi olarak yola çıkan bir yapının zamanla nasıl devlete kafa tutacak, Parlamentosunu bombalayacak, insanların üzerine tanklarla yürüyecek kadar gözü dönmüş bir terör örgütüne dönüştüğünün ibretlik anlatımıdır. Hizmetten Hezimete Fetö, 15 Temmuz’dan yola çıkarak bir iha...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 304
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺72,00

İstihbarat insanlığın en eski faaliyetlerinden birisidir. Batı ülkelerinde 16. yüzyıldan itibaren kurumsallaşmıştır. Her türlü askeri ve politik faaliyet ile güvenlik işleri, yeterli istihbarat  ve dolayısıyla bununla iç içe geçmiş olan karşı istihbarat çalışması olmadan yürütülemez. Bu kitapta, istihbarat tarihine örnekleriyle genel bir bakış attıktan sonra, günümüzde özellikle askeri istihbaratın kapsamı, metotları ve uygulamaları üzerinde durmaktayız.

Keza, iyi bilindiği gibi savaş aldatmaları ve örtülü operasyonlar da istihbarat alanı içerisinde yer alan faaliyetler olup, bunlara da en önemli tarihi örnekleriyle birlikte birer bölüm ayrılmıştır. Nihayet ülkemizdeki istihbarat faaliyetlerine bir giriş olmak üzere Osmanlı istihbarat faaliyetlerine 1918'deki son günlerine kadar değinilmektedir.

Doğal olarak Birinci ve İkinci Dünya Savaşları'na ağırlık verilmiştir. Bu kitapta, "kara oda"lardan elektronik şifre çözücülere ve psikolojik operasyonlardan savaşların kaderini değiştiren büyük casuslara kadar ilginç bir dünyayı izlemeye ve anlamaya çalışıyoruz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 288
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2018
₺56,00

“Rütbesi ne olursa olsun örgüte mensup asker şahısların örgütsel tabirle şakirt tabir edilen alt kademede yer alan ve Silahlı Kuvvetler’in hiyerarşisi dışında asker-sivil unsurların emrinde üye konumunda oldukları anlaşılmıştır.” Başarısızlıkla sonuçlanan 15 Temmuz darbe girişiminin “organizatörlerini” isim isim ortaya koyan elinizdeki kitap, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı ve Fethullah Gülen’in ilk kez “1 Numaralı Şüpheli” olarak değerlendirildiği iddianameyi içeriyor.

FETÖ’nün Türk Silahlı Kuvvetleri’ne -diğer devlet kurumları gibi- yıllar boyunca sızdığının ve paralel bir yapı oluşturduğunun kanıtlarını sergileyen iddianame, Türkiye’nin ne denli ciddi bir tehditle karşı karşıya kaldığını gösteriyor. Elinizdeki kitap TSK içindeki FETÖ yapılanmasını tüm ayrıntılarıyla anlamak için, gerek hukuki, gerekse siyasi tarihimiz açısından son derece önemli, arşivlik bir belge


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 368
En / Boy : 16,5 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺33,75

Diyanet İşleri Başkanlığı tartışması devam etmektedir. Din de lazım Diyanet de. Ama nasıl bir Diyanet? Devlet elbette ki lazım. Ama nasıl bir devlet? Gerçi Anayasamızda devletin nasıl olduğu olacağı yazılmış. Ama günümüzün sorunları; bu örgütlenmeyi sorgulamakta ve zorlamaktadır. Devlet organizasyonu yetersiz kalmıştır. Öyle ise nasıl bir Devlet?

Birlikte tartışacağız, anlaşacağız. Barış içinde demokratik yapı içinde çözüm bulacağız yaşayıp yaşatacağız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 558
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.1998
₺37,50

Bu kitap, Fetullah Gülen başta olmak üzere 73 sanığın yargılandığı Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından görülen Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ana davası için hazırlanan çatı iddianamenin tıpkıbasımıdır.

İddianame, Türkiye'de Gladyo'nun 50 yıllık geçmişini gözler önüne sererken, FETÖ'nün nasıl bir suç örgütü olduğunu ve işlediği suçları bütün bağlantılarıyla ortaya koyuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 892
En / Boy : 17 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2017
₺45,00

Mağdurların yaşadıkları sanıyorum ki bu kitabın tarihe kalacak en önemli bölümüdür. O nedenle biz, mağdurlardan gelen metinleri hiç değiştirmeden vermeyi istedik. Mağdurların bize gönderdikleri metinler sadece bunlardan ibaret değil. Çok sayıda metin var ve hepsini yayınlamak bu kitabın hacmini aşardı. Belki ileride müstakil bir kitap haline getirilebilir.

Hatta getirilmelidir de. Bunları okuyan bir kamu görevlisi “Bir daha asla böyle hatalara yol açmamalıyız.” demelidir. Hukuk Fakültesi 1. sınıf öğrencisi bu hikâyeleri okuduktan sonra “İleride hâkim veya savcı olursam kimseden korkmadan hukuku uygulamalıyım ki bir daha böyle acılar yaşanmasın!” diyebilmelidir.
Umarım yayınlayabildiklerimiz tarihten ders almamıza imkân verir.

Mağdurların yaşadıklarını yayınlamaktaki amacımızı açıklarken İlber Ortaylı’nın güzel bir sözünü buraya aktarmamız lazım: “Tarihi bilelim ama geçmişin kinini tutmaktan çok, geleceği daha iyi kavramak için.” diyor yazar.

Kitap dört bölümden oluşuyor: İlk bölümde; 11.480 kişinin içindeki bazı mağdurların Av. Ali Aktaş'a yaşadıklarını ve mağduriyetlerini anlatmalarını; daha sonra Ali Aktaş'ın Koray Peksayar'ın hazırladığı 52 sayfalık raporu da gündeme getirmesi, sosyal medyadan duyurmasıyla gündem olan Bylock'ta Zoka'nın açığa çıkması.

İkinci bölümde; mağdurların ağzından mağdurların yaşadıklarına şahit olacaksınız. Mağdurların yaşadıklarını okurken dahi içinizin parçalandığını fark edeceksiniz. Boğazınız düğüm düğüm cümleler dolacak. Ve bu cümlelerin gözlerinizden gözyaşı olarak döküldüğüne şahit olacaksınız.

Üçüncü bölümde; yaşanan bu olaylardan çıkaracağımız dersler ve bu olayların çözüm yolları.

Son bölümde ise; Bylock'ta Zoka ile ilgili gazete haberlerini, internet haberlerini ve birtakım twitter paylaşımlarını bulacaksınız. İyi okumalar...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2018
₺25,50

Alan araştırması ve belgelerden oluşan, IŞİD ve Türkiye - Katili Tanıyoruz kitabı kısa sürede yapılanan İslami terör örgütünü çeşitli perspektiflerden hareketle ele alıyor. Bu kapsamlı çalışmada IŞİD’in ortaya çıkışının yanı sıra, Suriye’de yayılması, katliamları ve dünyaya bir trajedi olarak kara mührünü vurması da anlatılıyor. Türkiye’de faaliyet gösteren yapılanmaya ise ayrı bir parantez açılıyor. Selefilerin, Suriye’de yaşanan iç savaşın ardından, “elverişli bir ortam buldukları”nı söyledikleri Türkiye’de nasıl kök saldıkları gözler önüne seriliyor. IŞİD’in ülke sınırları içinde rahatça hareket etmesine olanak sağlayan koşullara değinilirken IŞİD’i yaratan faktörler belgelerden de yararlanmak suretiyle masaya yatırılıyor.

İstihbarat zafiyetleri, Selefilerin görmezden gelinen manevraları, yapılanma biçimleri ve hücre evleri odağa alınırken, genelde Türkiye özelde ise Antep ve Adıyaman yapılanmaları üzerinde duruluyor. IŞİD’in göz göre göre gelen Diyarbakır, Suruç ve Ankara gibi Türkiye’nin büyük katliamlarını, arka planlarıyla anlatma iddiasında olan IŞİD ve Türkiye - Katili Tanıyoruz kitabı, katliamlarda yaşamını yitirenlerin ve onların büyük acılar çeken yakınlarının hikâyelerini de ihmal etmiyor.

Bu cesur kitap IŞİD’in her şeyden önce bir zihniyet olduğunu ve Türkiye’de filizlenmesi için bu zihniyete müsait bir zemin sunulduğunu ifade ediyor. Katliamların sadece piyonları cezalandırarak aydınlatılamayacağının altını çiziyor. Kitabın en önemli sorularından biriyse bundan sonrasında nelerin yaşanabileceğiyle ilgili. IŞİD ve Türkiye - Katili Tanıyoruz, “neler, nasıl yaşandı” sorusuna paralel olarak “bundan sonra ne olacak?” sorusuna da cevap bulmaya çalışıyor...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 304
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2017
₺45,60

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 109
En / Boy : 12,5 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2015
₺16,50

Yaklaşık yirmi yıl önce Afganistan'ın güneyinde kendisini 'medrese talebeleri' şeklinde tanıtan Taliban adında bir örgüt ortaya çıktı ve o günden bugüne neredeyse tüm dünyanın ilgisini celp etmeyi başardı. Bu örgüt ortaya çıktığı ilk andan itibaren, kimliğini ve meşruiyetini dini ve mezhebi referanslara dayandırdı. Ancak, ister Sünni ister Şii olsun hiç bir Müslüman bilinen Afganistan tarihinde, ne böylesi bir harekete ne de bu nitelikte bir dini algıya tanık olmuştur. Peki, bu Taliban kimdir? Mahiyeti nedir? Bu örgütün oluşumunda ne tür faktörler rol oynamıştır? Örgüt, hangi konjonktürün eseridir? Ya da bu tip bir örgütün ortaya çıkışı, Afganistan Coğrafyasının kendine özgü koşullarının doğal bir sonucu mudur? Ve daha da önemli olan soru şudur: Taliban hangi düşünce sisteminden besleniyor?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 76
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2015
₺19,00

Cumhuriyet’in kuruluşundan bu güne mecliste yer almış bütün siyasi partileri kapsayan bu çalışma, parti programlarında eğitim - öğretimin nasıl değerlendirildiğini içeriyor. Siyaset Bilimci Ensar YILMAZ’ın bu kapsamlı çalışması sayesinde, TBMM’de yer almış bütün siyasi partilerin eğitim konusunu nasıl bir bakışla değerlendirdiklerini öğrenmiş oluyoruz. Ülkemizin en önemli tartışma alanlarından biri olan eğitim konusu, siyasi partiler için ne ifade ediyor? Temel eğitim, ana dilde eğitim gibi günümüzün önemli tartışmaları siyasi partilerin programlarından nasıl yer alıyor ? Bu soruların cevaplarını merak edenler için, Türkiye’de Siyasi Partilerin Programlarında Eğitm-Öğretim önemli bir başvuru kaynağı olacak.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 166
En / Boy : 14 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2011
₺16,00

Ajan Provokatörler casusluk ve gizli eylem yapan yedi yüzün üzerinde ajanın faaliyetlerini anlatıyor. İlk grup casusluğun klasik tanımını, yabancı bir devletten istihbarat toplayıp aktarmayı temsil ediyor. İkincisiyse gizli eylem ajanlarının suikast, siyasi darbe ve sabotaj gibi gizli faaliyetlerini içeriyor.

Bu eserde Batılı muhbirlerin Doğulu emsallerinden daha ayrıntılı bir şekilde anlatılmasının nedeni Batı tarzı demokrasilerin basın özgürlüğünü koruması ve hassas ulusal dış politikalar konusunda tartışmaya açık olmasıdır. İstihbarat ve gizli eylem üzerine yapılan diğer savaş sonrası çalışmalarda Komünist ve Üçüncü Dünya ajanlarının ihmal edilmesi, yeni bir eser ortaya çıkarmak için temel veri toplama ihtiyacı doğurmuştur.

Kitapta casusların faaliyetleri basın, tarihçiler ve katılımcıların kendileri tarafından da belgelenmiştir. Kaynakça bölümünü eski istihbarat görevlileri tarafından yazılmış kitap ve makaleler oluşturuyor. Lügatçede terimler ve kısaltmalar açıklanıyor, Kronoloji bölümüyse casusluğun ve gizli eylemlerin kilometre taşlarını ortaya koyuyor.

Ajan Provokatörler 1946-1991 yılları arasında casusluk ve gizli eylem yapan kişiler hakkında net bilgiler sunuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 456
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2014
₺57,40

“…Şüphesiz, Seyyid Abbas’ın, eşinin ve çocuğunun kanı, işgalcilerin üslerini yakan ve onların varlığını helak eden korkunç ateşin ilk kıvılcımlarıydı. Ortaya koyduğu şiarlar her zaman ve her yerde yankılanacaktır, ta ki Mescid-i Aksa’nın kubbelerine ve Filistin topraklarına asacağımız bayraklara dönüşünceye dek. Seyyid Abbas lider, öncü, üstat ve merhametli bir baba olarak aramızda yaşayacaktır hep ve onun mübarek sîreti, vicdanımızın ve aklımızın derinliklerinde, kalplerimizin özünde canlı kalacaktır…”

- Seyyid Hasan Nasrallah


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 252
En / Boy : 12 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2016
₺25,60

Terör, dünyanın kaderini tehdit etmeye devam ediyor. Başkalarına yaşam hakkı vermeyen bu yaygın hastalık, insanlığın ortak laneti. Üstelik her geçen gün varlığını daha fazla hissettirmeye başlayan iflah olmaz bir lanet…

Her ne kadar idealist düşünceler çeşitli platformlarda dile getirilse de barış ve huzur dolu bir toplum çoğu düşünüre göre artık sadece bir ütopya. Bu bakış açısını besleyen o kadar çok damar var ki… Bilgi toplumuna geçişle birlikte artık sınırsız haber kaynağımız var. Eskiden tahmin edilen ama güya bilinmeyenler, görünmeyenler şimdi apaçık gözlerimizin önünde gerçekleşiyor. 

Yaşadığımız dijital çağ, gerçeklerin üstünün bir şal gibi örtülmesini zorlaştırıyor. Artık saklanamayan niyetler tüm çirkinliğiyle ortada. Sınırlarda dolaşan emanet bayraklar, takma isimler, projelere bazlı kirli oluşumların arkasında kimlerin olduğu belli. Yakılan evler, yıkılan binalar, canlarını yitiren çocuklar, yaşlılar hatta kaderleri ellerinden alınan nesiller. 

En kötüsü de terörün mukaddes değerleri yozlaştırarak, insanoğlunun çimentosu olan birleştirici öğeleri kullanarak kendine daha fazla alan açması. Zalimliğin ve şiddetin her geçen gün arttığını görmek… Tam da bu noktada William Shakespeare’in sözü akla geliyor. “Şeytan bir günah işleteceği zaman, işe, bu günahı kutsallık zırhına  sarmakla başlar.”

Farklı bir bakış açısıyla terörü değerlendiren bu kitap, aynı zamanda terörün sona erdirilmesi hususunda ümitleri yeşertiyor. İnsanlığın kazanması dileğiyle…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 440
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2017
₺76,50

Siyasal iletişim ve seçim kampanyalarına ilişkin yazdığı kitaplarıyla hem akademik hem de siyaset dünyasındaki okuyucuların ilgisini çeken Yusuf Devran, bu yeni kitabıyla da önemli bir boşluğu dolduruyor. Kitapta geleneksel medyanın siyaseti ve siyasetçiyi nasıl gösteri unsuru haline getirdiğine, internet ve sosyal medyanın seçim kampanyalarında etkili bir biçimde nasıl kullanıldığına ilişkin Türkiye, Amerika, İngiltere ve Polonya gibi değişik ülkelerde gerçekleştirilen seçim kampanyalarından çok önemli örneklere ve bilgilere yer veriyor. Elinizdeki bu eser özellikle genç akademisyenler ve siyasetle ilgilenenler için oldukça ufuk açıcıdır. -Prof. Dr. Hamza Çakır Teknolojik gelişmelerle birlikte siyasal iletişimde geleneksel medya vazgeçilmezliğini korurken, internet ve internet ortamındaki sosyal paylaşım siteleri gibi uygulamalar siyasal iletişime farklı bir boyut kazandırmaktadır. İnternet geniş kitlelere ulaşma, genç hedef kitle ile daha kısa ve etkili iletişim kurma gibi imkânlar sağlarken karşılaşılan en büyük zorluk internetin kontrol edilmesidir. Yeni iletişim teknolojilerinin siyasal iletişimde kullanılmasının kaçınılmazlığı göz önüne alınarak, bu alandaki nitelikli çalışmaların desteklenmesi ve siyasal iletişimde sosyal medyanın kullanımının bu çalışmalar bağlamında ele alınması bu alandaki niteliği arttıracaktır. Bu eser, siyasal iletişimde yaşanan gelişmelere ışık tutması ve bu alanda gelecekte yapılacak çalışmalara kılavuzluk etmesi bakımından çok büyük önem taşımaktadır. Prof. Dr. Mete Çamdereli


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 228
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2011
₺25,74

Durduk yere, kendiliğinden işçi sınıfını oluşturuyorlardı, diğer milyonlarca işçiyle beraber. Şu ya da bu etnik kökenden, dinden, mezhepten, dilden kadın ya da erkekler olarak diğerleriyle beraber kendi halinde işçi sınıfını oluşturuyordu TEKEL işçileri. Adeta otobüs durağındakilerin "otobüs durağındakileri" oluşturması gibi. Onlar aynı zamanda aile babası, çocuk annesi, apartman sakini, kiracı, ev sahibi, falanca takım taraftarı vb. statülere de sahiptirler ve bu kimlik ve statüleri kullandıkları sürece sınıf aidiyetlerini kolayca unutabiliyorlardı da. Ancak genel olarak devletin özelleştirme politikaları, özel olarak da Devlet Memurları Kanunu’nun 4/C maddesi, TEKEL işçilerinin hayatını, sahip oldukları kimlik ve statüleri değil işçi olmaları dolayısıyla alt üst etti. Maaşları düşecek; 10 ay çalıştırılıp 2 ay aç bırakılacaklar, emeklilik ve sağlık hakları bu iki ay askıya alınacak; sendikalı olamayacaklar, hatta işçi bile sayılmayacak "geçici" kılınacaklardı. Artık kendi halinde işçiler değillerdi. Tekel işçilerinin mücadele etmekten, direnmekten başka çareleri kalmamıştı ve bunun için sendikalarının yol göstericiliğine sığındılar. Seslerini duyurmak için her yolu denediler, ama bizzat başbakan tarafından azarlandılar. Ankara’ya geldiler, bir parkın su birikintisinde, neredeyse bir kaşık suda boğulacaklardı. Cop ve gaz ile tanıştırıldılar. En sonunda Ankara’nın orta yerinde direndiler, sokakta yaşadılar. İşçi sınıfının diğer bölüklerinden farklılaştılar; devleti tanıdılar, işvereni bellediler; sendikanın ne olamadığını gördüler, sendikacıların memurlaştığına tanık oldular. Bu tanıklığın günlüğü ve kaydı N. Cemal tarafından tutuldu, Tekel’in elleri işçilerin el yordamıyla yürüttüğü mücadelenin işçilerin hafızasından uçup gitmemesi için kitap haline getirildi. TEKEL işçileri yürüttükleri mücadele sonrasında, her sabah diğer işçilerle bekleştikleri otobüs duraklarındakilerden değiller artık, çok farklılaştılar. Artık bir gözleri daima cadde de. Çıkıp yolu kesmek, otobüs beklememek geçiyor akıllarından. Üreten biziz yöneten de biz olacağız, demek ve bunu görmek geçiyor... Kendi halinde işçiler olmaktan çıktılar bir kez ve kendisi için sınıf olmaktan sadece bir kaldırım taşı kadar uzaklar. Sınıf bilinci girmiş içlerine bir kere artık iflah olmazlar.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 198
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2012
₺19,20

TBMM, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, Polis Özel Hareket Daire Başkanlığı, stratejik kurumlar bombalandı. İnsanımızın üzerine tanklarla gidildi. Helikopterlerden ateş açıldı!

Mustafa Yeşil’in 2014 yılı başında Yalova’ya kadar gelip beni ikna etmek için söylediklerini yazdım. “Bir darbe hazırlığı var, silahlı kuvvetlere dikkat” diye adeta çığlık attım yazılarımda.

M. Yeşil bana şunu söylemişti: “Eğitim, diyalog, gazete, televizyon, yurtlar, dershaneler, evler hepsi kolu korumak içindir. Kol, silahlı kuvvetlerdir. Hocaefendi diyor ki, bulunduğumuz coğrafyada ayakta kalmak, Türk Silahlı Kuvvetlerine sahip olmakla mümkündür…”

15 Temmuz’un Sivil 1 Numarası?

FETÖ’nün TSK İçinde 40 Yıllık Hazırlığı nasıl gerçekleşti?

FETÖ’cünün rüyasına giren Demirtaş nasıl desteklendi?

Gülen’e kaybettiren cemaatin içindeki derin yapı?

Siyasetçilerin kasetleri nerelerde kullanıldı?

Cebrail diye bir arkadaşı var mı?

Cumhurbaşkanı Gül’e yazılan mektup?

Erdoğan’ın 40 korumasının 25’i kimlerden?

Gülen darbe hazırlığı için mi ABD’ye nasıl çağrıldı?

FETÖ’de Gülen sonrasında yerine gelecek kim?

Elinizde tuttuğunuz Gizli Krallığın Sonu adlı kitap; Hizmet Hareketinin içinde 30 yıldan fazla kalan ve Zaman Gazetesi’nde 23 yıl yazarlık, 4yıl Genel Müdürlük, 1 yıl Genel Yayın Yönetmenliği yapan Hüseyin Gülerce; Önceleri Hizmet Hareketi, sonraları Gülen Hareketi, sonunda da “Legal Görünümlü İllegal Yapı”nın İhanet Hareketi olarak adlandırılan bir Cemaatin varlığının, Türkiye için tehdit unsuru olduğunu anlattığı kitabında yaşadıklarını, bulunduğu konumdan, durduğu yerden ispatlarla anlatıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 392
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2017
₺17,25

Milli Projelerde görevli olan Türk Mühendis Ahmet Serkan’ın Kerkük’te Cia Ajanları tarafından öldürülmesiyle Kerkük’e giden Türk Ajanı Yavuz, Türkiye’ye döndüğünde milli projeleri görevlilere teslim edecekken öldürülür. Artık iki cinayetin çözüme ulaştırılması ve Ahmet Serkan’ın üzerinde çalıştığı Milli Projelerin hayata geçirilme görevi istihbaratın en iyi ajanı Han’a verilir.

Han, ihanet ile hizmet etme arasındaki ince çizgide devam eden hayatında en yakınlarının ihanetleriyle karşılaşır. Üstlendiği görevi tamamlamak için çıktığı yolda hizmet ettiği devletin hiç bilmediği yüzüyle karşılaşır.

  • Osman Gazi’den Abdülhamid Han’a uzanan Devlet-i Aliye’ye hizmet eden Hıristiyanları,
  • Fatih Sultan Mehmet’in Vatikan’a gönderdiği Türk – Müslüman Martolosların, Manseryönlük Makamına ulaşmasını,
  • Mustafa Kemal’in Halifeliği kaldırmasının altındaki gerçekleri,
  • İsmet İnönü’nün Amerika ile yapmış olduğu anlaşmaları,
  • Abdülhamid Han’dan Turgut Özal’a, Özal’dan Muhsin Yazıcıoğlu’na ulaşan gizli projeleri,
  • Ülkeyi 15 Temmuz’a sürükleyen süreci ve İhanet Gecesi yapılmak istenenleri,
  • 15 Temmuz öncesi Büyük Ada’da toplantı yapan yabancı devlet ajanlarını,
  • İstanbul Ayazağa’da planlanmış darbe gününü, dahası “Büyük Türkiye” hedefine yürüyen ülkenin önüne kurulmuş tuzakları öğrenir…

Bu süreçte kendisine en çok yardım eden kişi yıllarca Güneydoğuda terör örgütü PKK’ya karşı görev yapmış olan Çeri’dir.

Kaos Düzeni Sahipleri bölgeyi karıştırmak için geri geldiler. Önlerindeki en büyük engel Türkiye.

Ülkeyi karıştırıp iç savaş çıkarmak isteyenler, hainlerle iş birliği içindeler. Bu savaş Hilal ile Haccın, Hak ile Batılın savaşıdır.

Peki, senin tarafın ne olacak?

Kitabın geliri yazarı tarafından Türkiye Gaziler ve Şehit Aileleri Vakfına bağışlanmıştır…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 320
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2018
₺30,40

Bu Destanı Siz Yazdınız, Bu Kitabı da Siz Yazacaksınız!

15 Temmuz, ecdadımızın Çanakkale'de, Kurtuluş Savaşı'nda tarihe yazdığı benzer destanlara bu kez bir yenisinin torunlarınca eklendiği önemli bir gün olarak kaydedildi. Sen de güzel kardeşim bu tarihi günü yaşayanlardan biri olarak, olana bitene şahid olarak misyonunu şereflice üstlendin. Alçak hainlere geçit vermedin.

Sende ki güç ve kararlılık bir kez daha dostlarına güven verdi.

Düşmanlarını ise yine kaygılandırdı. Vatan aşkın ve şehadete olan arzun bir kez daha gösterdi ki sen cidden büyük bir milletin mensubusun. Din bezirganı ve sahtekar bir alçağın...Tabii olduğu efendilerinin oyunlannı nasıl boşa çıkardığını gelecek nesillerle paylaşman gerekir diye düşünüyorum. Al eline kalemi de anlat...Anlat ki gelecek nesiller ecdadlarıyla övünsünler. Övünsünler de onlarda dedeleri/nineleri gibi uyanık olsunlar. Bu kitabın da yazarı sen ol!

Sen 15 Temmuz'da cephedeydin. Biliyorum ki anlatacak ne kadar çok şeyin var. En önemlisi de hissiyatımız zinde kalsın. Çünkü "su uyur, düşman uyumaz!" Dalga dalga insanımıza bu mesajı verelim. Unutmayalım, unutturmayalım. Şehidlerimiı ve gazilerimiz aşkına... Allah Aşkına!

Vatan Nöbetimiz Kıyamete Kadar Sürecek!

- Fehmi Demirbağ


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2016
₺15,74

Kimse işçi olmayı kolayca kabul etmedi, gönüllü olmadı, rıza göstermedi. İnsanlar arasındaki ilişkilerin şeyler arasındaki ilişki haline dönüşmesinin hem kendisi hem de doğrudan sonucu ücretli emek kategorisinin olağanlığın ve sıradanlığın ardına itilmesi olmuştur. Bununla beraber polisin tarihsel işlevi de görünmez kılınmıştır: Sermayenin toplumsal iktidarının ve ücret biçiminin yerleştirilmesi için devlet adına gerçekleştirilen muazzam ölçekli polis harekâtının merkeziliği. Polis salt üniformadan, devletin baskı aygıtı olmaktan, burjuva düzeninin yeniden üretilmesindeki rolünden ibaret değildir. Esas olarak mevcut düzenin inşasında merkezi bir görev üstlenmiştir: Polis mandası yoksulluk sınıfının yönetilmesini ve düşkünler ile çalışabilenler olarak ayrıştırılmasını örgütlemiş ve böylelikle ücretli emek düzeninin inşasını gerçekleştirmiştir. Polis biliminin Adam Smith, Patrick Colquhoun ve Georg W.F. Hegel ile politika üzerinden politik ekonomiye evrilmesi süreci aynı zamanda devlet-sivil toplum ayrışmasının kurgulanması ve böylelikle düzenin inşası dönemidir. Sivil toplumun oluşturulması devletin kurucu erki ile gerçekleştirilmiştir; bu gücün uygulanması da hukuk-idare devamlılığını sağlayan polis aygıtı sayesinde olanaklı kılınmıştır. Hegel’in hukuk ve yönetim yaklaşımının, Marx’ın devlet erki ve sınıf mücadelesi anlayışının ve Foucault’nun yönetime dair çalışmasının içkin bir eleştirisi üzerine oturan politik idare kategorisi aracılığıyla Mark Neocleous, devlet-sivil toplum ayrışmasının devlet eliyle örgütlenen sürecini ve bu süreçte polisin tarihsel işlevini gün ışığına çıkarıyor. Ardından polisi toplumsal inşa sürecindeki rolünü anlamak ve vurgulamak için tıpkı bu süreç içinde üretilmiş olan sosyal güvenlik kavramı gibi toplumsal polis kavramına ihtiyacımız olduğunu gösteriyor.

"Polis iyi düzenin babasıdır," diyenler kazandı ve hâlâ iktidardalar...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 220
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2012
₺40,80

Daha önce “Paranın Baronları” adıyla yayınlanan ve “İlluminati / Paranın Baronları” adıyla yeni baskısı yapılan kitabımızda Ulus Ötesi Şirketlerin dünyayı tek elden idare etmek için oluşturdukları örgütlerden bahsetmiş, emperyalizmin anlaşılabilmesi için bir kapı açmıştık. Açılan o kapıdan içeri girenler emperyalist örgütlerin gizemini keşfetmiş ve kitabımıza büyük ilgi göstermişti. Şimdi o ilk kitabın devamı niteliğinde olan bu kitapta, emperyalizmin kendi iç çekişmesi olarak ulus devlet - ulus ötesi şirket çatışmasının yanı sıra, yine Kemalizm’in yerine yerleştirmeye çalıştığı sosyal demokrasi ideolojisini bulacaksınız. Şimdiye dek belki de hiç duymadığınız özellikleriyle sosyal demokrasiyi okuduktan sonra büyük bir şok yaşamanız da kuvvetle olası. Ayrıca Türkiye’deki pek çok işbirlikçi merkezin şimşeklerini de üzerimize çekmeyi göze alarak hazırladığımız kitapta çok yeni konular birbiri ardına karşınıza çıkarak sizi şaşırtacak.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 320
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2018
₺32,80

Ergenekon ve Balyoz Davası sanıklarının en az yarısı, savunmaları sırasında bu davalar üzerinden sürdürülen hukudışı sürecin, Türk Milleti ve TSK`ya yönelik bir kumpas, tertip, oyun, itibar infazcı, olduğunu resmi savunularıyla tutanaklara geçirmişti. Bu hukuksuz sürecin 22 ay esir edilen bir mağduru olarak bende; yürütme, yargı, kolluk ittifakı kurdunuz, Orduya, Atatürk`e, millilere vurdunuz, Ergenekon masalı, anlattınız durdunuz, Gazeteci, yazar mı? hakim mi, savcı mısın? Ne olduğu belirsiz kalleş bir avcı mısın ?

Dizeleri ile tespitlerimi ifade etmiştim. Türkiye`yi biçimlendirme projesi için el ele, omuz omuza çalışan AKP-Cemaat paralel yapısı, menfaat temelli bir savaş tutuşunca, paralel devletin, kozları ve devlet gücünü elinde bulunduran tarafı, yani AKP hükümeti, eski ortaklarını "illegal örgüt" ilan ediyordu. Kavga her geçen gün giderek büyürken, Cemaate devrettiklerini itiraf ettikleri Emniyet teşkilatı ve Fethullah Gülen`in "Hakim kiralayacaksınız" ifadelerinin gereği olarak ortaya çıkan yargı içindeki Fethullahçı yapılanması tasfiye ediliyordu. Bu kitapta, en başından bu yana, devletin içinde iki değişik paralel yapılanmayı bizzat oluşturan AKP ile Cemattin, bugün ortaya çıkan herşeyi birlikte planladıklarını ve icra ettiklerini, "Cemaat" diyerek küçümsenen "paralel yapı"nın sadece Cematten ibaret olmadığını, AKP`nin yeni düşmanının, eski dostu CİA, yani ABD olduğunu okuyacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 272
En / Boy : 14 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2017
₺30,00

Elinizdeki kitap Mavi Marmara provokasyonuyla birlikte başlayan, Arap Baharı’yla hızlanan süreçte Türkiye’nin “Şer Ekseni” tuzağına nasıl çekildiğini ve AKP’nin bu tuzaktaki taşeronluğunu inceliyor ve bu tuzaktan nasıl kurtulabileceğimizi tartışıyor.
- Mavi Marmara
- Arap Baharı ve AKP’nin “Osmanlıcı” dış politikası…
- Irak, Suriye ve Türkiye’deki Kürt devleti projeleri…
- Suriye’de kurulan Uluslararası Ceza Mahkemesi tuzağı…
- Zarrab davası…
- Türkiye’nin AB ve ABD ile ilişkilerinin kopma noktasına gelmesi…
- AB ve ABD, AKP’den neden vazgeçemez?
- Rusya’yla ittifak Türkiye için bir çözüm mü? Avrasyacı tezlerin Amerikancı özü…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 15 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2017
₺21,84

”IŞİD, Mayıs 2015’ten itibaren açıkça Türkiye’yi hedef aldı. Çıkardığı Türkçe dergiye Konstantiniyye, Gaziantepliler için kurdukları kampa ‘Konstantin’ adlarını vererek, İstanbul’u fethedeceklerini ilan etti. IŞİD’in Türkiye’ye açtığı savaş iki aşama izledi. İlk önce HDP’liler, sol görüşlüler ve Aleviler hedef alındı. İkinci aşamada, IŞİD karşıtı koalisyona verilen destek ve ‘Fırat Kalkanı Operasyonu’ sonrası, Türk devleti IŞİD’in hedefi haline geldi. Bugün tüm Türkiye namlunun ucundadır.”

IŞİD’in 2011-2015 yıllarında etkilediği, devşirdiği, eğittiği ve savaştırdığı kitle, güvenlik ve toplumsal barış açısından tehdit olmayı sürdürüyor. Peki aylarca telefonları dinlenen, takip edilen IŞİD militanları, son derece kanlı eylemleri nasıl yapabildi? Suriye sınırından cihatçı savaşçı geçişi nasıl örgütlendi? Yıllarca nasıl militan devşirdiler, Selefilik nasıl yayıldı?

İsmail Saymaz, Türkiye’de IŞİD’in örgütlenmesi ve eylemlerini, bu konuda açılmış bütün dava dosyalarını etraflı bir biçimde ve titizlikle inceleyerek, gözler önüne seriyor. Bu örgütün düzenlediği Diyarbakır, Suruç, Ankara Garı, Reina, Atatürk Havalimanı ve diğer kanlı eylemlerin toplu bir değerlendirmesini sunuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 264
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2017
₺47,62

"Türkiye Cumhuriyeti'nin tarih sahnesinde karşılaştığı en büyük tehlike nedir?" diye sorulsa şüphesiz bunun cevabı olarak birinci sırayı "Fetulahçı Terör Örgütü"  alacaktır.  Türkiye Cumhuriyeti köklü tarihine rağmen yüzyıllık devlet geleneği içinde eşi görüşmemiş bir virüse yakalandı. FETÖ, tüm anayasal kurumlara sızarak, uzun yıllar ülkenin gündemini belirleyerek milyonları illüzyonlarla manipüle etti. Sayısız siyasetçi, iş adamı, sivil toplum kurumları, gazeteci ve sanatçı dinlendi. Kumpaslarla siyaset dizayn edildi, muhalif siyasetçiler tasfiye edildi,  akademisyenler ve sivil toplum kuruluşları baskı altına alınarak itibarsızlaştırıldı. Beyinleri narkozlanmış ve sayıları yüzbinlerle ifade edilen; sorgulamayan, koşulsuz itaati esas alan bir zombi ordusu oluşturuldu. Daha da önemlisi bu narkozlu beyinlerle devleti iç ve dış tehditlere karşı koruyan, bir devleti devlet yapan en önemli iki caydırıcı güç istihbarat ve silahlı kuvvetler ele geçirildi. 7 Şubat 2012'de Milli Birlik ve Kardeşlik Projesinin sabote edilmesine yönelik MİT operasyonuyla başlayan, 17-25 Aralık 2013 kumpas soruşturmalarıyla devam eden ve 15 Temmuz 2016 darbe girişimiyle zirveye çıkan işgal denemelerinden sonra Fetulahçı yapılanmanın küresel bir terör örgütü olduğu tüm çıplaklığıyla gün yüzüne çıktı. 

Araştırmacı gazeteci Kemal Gümüş bu kitapta, siyasetten, iş dünyasına, sanattan medyaya, magazinden futbola kadar neredeyse hayatın her alanına sızan, sızamadığı yerde de elindeki insan ve para kaynaklarıyla taşeron kiralayan ve bu şekilde toplumu manipüle eden FETÖ'nün kodlarını açığa çıkarıyor. Bu kitapta, hem FETÖ'ye yönelik pek çok sorunun cevabını bulacak, hem de ilk kez somut olaylar üzerinden örgütün bilinmeyen yüzlerce eylem ve karanlık operasyonuna tanık olacaksınız. 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 456
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2017
₺46,75

“1971 yılında Vehbi Koç’un evinde bir toplantı düzenlendiği ve bu toplantıya Fetullah Gülen, Vehbi Koç, dönemin MİT Müsteşarı Fuat Doğu, Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Yaşar Tunagür ve aralarında TSK mensubu olan önemli isimlerin katıldığı iddia edilmiştir.”

“MİT ile ilişkili olduğu düşünülen Yaşar Tunagür Edirne’deki vaizliği sırasında Gülen’le tanışıp derin bir dostluk kurmuş ve Gülen’i himayesine almıştır. 1970’li yıllarda Fetullah Gülen’in Komünizmle Mücadele Derneği üzerinden ABD istihbaratı ile birlikte hareket eden MİT’e angaje edildiği ve Gülen örgütlenmesinin ABD-MİT iş birliği ile kurdurulduğu iddia edilmekte ve söz konusu toplantı bu iddianın en kuvvetli delillerinden biri olarak değerlendirilmektedir.”

Gazeteci Oral Çalışlar tarafından hazırlanan Fetullahçılığın Tarihi, Türkiye’nin yakın dönemine tanıklık ediyor. Titiz bir çalışma sonucu ortaya çıkan eser, devletin kılcal damarlarına kadar sızmış uluslararası istihbarat güdümlü bir örgütün tarihsel serencamını gözler önüne sererken Türk siyasetinin de fotoğrafını çekiyor. Kapsamlı bir siyasî tarih çalışması olan bu kitap, hem alanında önemli bir boşluğu dolduracak, hem de benzer çalışmalara örneklik teşkil edecektir. 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 528
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2017
₺80,75

11 Eylül 2001’de ABD’deki ikiz kuleler saldırılarıyla adını dünya gündemine taşıyan El-Kaide, 15-20 Kasım 2003 İstanbul eylemleriyle Türkiye’de de varlığını göstermiş ve terörle mücadele alanında yeni güvenlik arayışlarını gündeme getirmiştir. Terörle mücadelenin salt güvenlik tedbirleriyle mümkün olmayacağı anlaşılmış, daha etkin çözüm arayışları ve teröre sebebiyet veren faktörler üzerinde durulması gerektiği ortaya çıkmıştır.

Terörizm, günümüzün en önemli güvenlik tehditleri arasında yer almaktadır. Küreselleşme, kitle iletişim ve ulaşım imkânları, terör örgütlerinin eylem alanını dünya çapında genişletmiş ve doğal olarak etkilerini de bu boyutta arttırmıştır. Bunun zirveye ulaştığı nokta ise 11 Eylül saldırıları olmuştur.

Görünürde Batılı stratejik hedeflere saldırıyor gibi görünen El-Kaide, masum sivilleri öldürmekten hiçbir zaman çekinmemiştir. Dünya’nın birçok yerinde yüzlerce kişi, tarafı olmadığı bir savaşın kurbanı olmuştur. Daha da önemlisi; Suudi Arabistan, Endonezya, Fas, Tunus, Irak ve Türkiye gibi halklarının çoğunluğu Müslüman olan ülkelerde gerçekleştirilen eylemler sonucunda birçok Müslüman hayatını kaybetmiştir.

El-Kaide ve uzantılarının yapmış olduğu eylemler, kendilerinden ziyade ABD ve Batı tarafından İslam âlemine ve Müslümanlara mal edilmiştir. Eylemler neticesinde dünyanın pek çok yerinde yaşamakta olan Müslümanlar, çok çeşitli sıkıntılarla karşı karşıya kalmış ve terörist muamelesi görmüştür. İslam ve Müslümanlığı yanlış yorumlayan El-Kaide, IŞİD, Boko Haram, El Nusra ve El Şebab gibi örgütlerin eylemlerinin Müslüman toplumlara etkisi ise çok ağır olmuştur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2017
₺17,50

Terörizm: Kavramlar ve Kuramlar, çok boyutlu terör olgusunu ve bugünün dünyasındaki yerini anlamak için yazılmış temel bir kaynaktır.

Bu kitap, terör alanında yazılmış en iyilerden biridir. 2016 yılı edisyonu olduğu için güncel, diğer terör kitaplarına göre kısa, konuyu ele alış şekli etkileyici, dili sade ve basittir.

Metin, sade olmasına rağmen derinliğe sahiptir. Araştırmacılar, öğrenciler ve fiilen terörle mücadele edenler için terörün boyutları, nedenleri, finansmanı, failleri, bağlantıları, stratejileri ve mücadele yöntemleri hakkında yararlı, kapsamlı ve bilgilendirici içerikler sunuyor.

Gus Martin, terörü sadece bir şiddet olgusu olarak ele almıyor. Onun tarihî, dinî, ideolojik, etnik, siyasî ve diplomatik boyutlarını da göz önüne alıyor ve terörle mücadelenin güvenlik önlemlerini aşan yönlerine dikkat çekiyor.

Kitabın içinde neler var?

• Terörle ilgili tanımlar, olaylar, sebepleri ve anahtar terimler

• Terörün ulusal, uluslararası, dinsel ve ideolojik boyutları

• Taktikler, hedefler ve terörle mücadelede izlenen stratejiler

• Yeni terör gruplarının sosyal medyayı kullanma becerileri

• Örnek olayları, terör örgütlerini ve niteliklerini gösteren tablolar

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 375
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2017
₺108,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 400
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .1993
₺54,00

Yıldızı her geçen gün parlayan Türkiye’nin tüm iç çatışmalarının temelinin siyasal yasaklama sistemiyle ilişkili olduğu dikkat çekmektedir. Türkiye, siyasi yasaklamayı en katı şekilde uygulamış ülkelerden biridir ve dünya tarihinin belki de en çok parti kapatan tek ülkesidir. Parti kapatma sisteminin odağında laiklik ve bölücülük kavramlarıyla özetleyebileceğimiz iki temel sorun bulunmaktadır.

Edinilen ve çalışmaya zemin hazırlayan izlenim: “Türkiye’de AB reformları ne kadar etkili şekilde yapılıyor görünse de, bu iki sorunun çözümü sanılandan daha zor olabilir. Kopenhag siyasi kriterlerinin gerektirdiği demokratikleşme arayışları, tahmin edilenden daha çatışmacı bir zemine kayabilir. Reformların uygulanması için gerekli olan anayasal zemin, açıkçası henüz yeterince oluşturulmamış durumdadır.” şeklindedir. Çalışma, konuya ilgi duyan herkese faydalı, ufuk açıcı olacaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 263
En / Boy : 13.5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2004
₺35,10

Milli mücadele ve Cumhuriyet tarihi birçok yönüyl ayrıntılarıyla araştırma-inceleme konusu edilmiş ve birçok yanı aydınlığa kavuşturulmuştur. Objektif altına yatırılmamış, inceleme konusu edilmemiş çok az konusu kalmıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 223
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2004
₺45,00

- Atatürkçülüğün kutsal kitabı ve sünneti - Kemalizm dini ve ideolojisi - Atatürkçülük ve vatanseverlik aynı şeyler mi? - Türban ‘operasyonu’nun arkasında kimler var? - Atatürk ve Türban - Derin savaşın anatomisi-Ergenekon’un hayat formülü - Derin yapılanmada 1 numara-60 yıldır görevde - Kapatma İddianamesi neden 1. AKP döneminde değil de 2. AKP döneminde? - Türkiye’de gerginlik olmadan değişim mümkün mü? - Türk demokrasisinin önündeki dört engel nedir? - ABD’nin tercihi AKP’mi Genelkurmay mı? - Ortadoğu Birleşik Devletleri nasıl kurulacak? - Din, siyasete önderlik etmelidir diyene başbakan - Şemdini’de katledilen adalet, Ergenekon’da dirilecek mi? - Asker gölgeli siyasetin sonu geldi mi? - Genelkurmay’ın adalet üzerindeki etkisi hangi boyutta?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 237
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2008
₺16,00

Bu kitap, Anadolu'da yaşayan Aleviler'in bin yıllık tarihinde, kendi kimlikleriyle örgütlenmelerinin ve Alevi kimliğine yasallık kazandırmalarının onurlu mücadelesini belgelemektedir.

1960-2000 yılları arasını kapsayan 40 yıllık sürede Alevi örgütlenmelerini ve 1990-2000 yılları arasını kapsayan 10 yıllık sürede de Alevi kimliğinin hukuksal savaşımını içeren bu belgesel yapıt, araştırmacılara kaynaklık yapacak bir başvuru kitabı olacağı gibi, meraklılarına da Alevi kimliğiyle iftihar edecekleri ve gurur duyacakları bir moral kaynağı olacaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 366
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2000
₺45,00
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 230
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2013
₺15,30

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 169
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.1998
₺12,00 KDV Dahil

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 156
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2006
₺16,00

Bala min kişand ku di derbare Hikmet Buluttekin (Çeko) de tiştek nahe zanin ü hevalen wi ji zede tişt di derheqi wi de nizanin. Wek bi sere derziye bire bikolim, li vir ü li wir min di derheqe wi de agahi berev kir. Le agahi ne ew agahi ne u ter nake meriv di derheqe wi de bibe xwediye zanyariyeke ku ruhiyeta wi zanibe ka çima ew di emrek weba ciwan de terka mekteba xwe ü maltaba xwe kiriye u beşdari tekoşineka weha radikal buye.

Meriv Dr. Şivan hinek fehm dike, tişten di derheqi wi de hatine nivisandin u gotin de diyar dibe ku ew xwe misyonerek doza Kurdistane hesibandiye. Him hissi him ji rasyonel fikiriye. Him xwestiye heyfa maltaba xwe ku di Dersime de hatine kuştin hiline him ji bi tevayi Kurdistane ji bin nire kolonyalizma Tirkiyeye xelas bike. Kefene xwe li sere xwe peçandiye. Ev fikra rizgariya Kurdistane ruh u mejiye wi dorpeç kiriye u nikaribbuye xwe xelas bike u ji bo ku xwe ji ve doze 'rizgar' bike nikaribuye xwe iqna bike.

Le Çeko li gor Dr. Şivan ciwan e, ev ciwantiya wi u konjuktura we deme tesir le kiriye. Ew Atmaneki ye. Atmaneki wek aşiret, aşireteke sere xwe ji yeke re natewinin, herweha hin hevalen wi dibejin baweriya wi ya bi doze u baweriya wi ya bi Dr. Şivan du fenomenen bingehin in ku beşdari tekoşineka weha radikal buye.

Li gel baweriya wi bi Dr. Şivan re muşterekiya wan yen din ji hene; herdu ji di dema xwendakariya xwe de jir u zirek bune u di dibistanen dewlete yen leyli de xwendine u mekteben xwe bi dereceyen heri bilind xelas kirine.

Çeko bi xwe him ji di wan salan de, bi kurdi gelek nivis nivisandiye u gelek nivis wergerandiye kurdi. Di derheqe zwe de tiştek nenivisandiye. Ji xwe we deme di derheqe xwe de nivisandin ne kare şoreşger u welatperwaren bu. Ew şoreşgereki bi nav le be nişan e. Di wan salan de u di wi emri de ew bi kare ji xwe mezintir rabuye; di dema xwe de di nav wan neslen xwe de ciyeki wi ye taybet heye; di civatek normal de u di welateki azad u xwediye dewlet de ew bi her awaye pirali objekta lekolin u nirxandinen taybet e; le ez di çerçeweya ku ew nehe ji bir kirin u keda wi ji bo neslen pişt wi ve bihe zanin de, mam. Ji xwe di nav ciwanen kurdan de yen ku naznave wi "Çeko" ji xwe re hilbijartine u didin jiyandin, hene.


Basım Dili : Kürtçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 290
En / Boy : 16,5 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2015
₺42,50

ABD ve İsrail’in terör stratejileri, doktriner birikimleriyle bağlantılıdır. Terörün zayıfın silahı olduğuna dair yargılar, ciddi bir analitik hatadır. Gerçekte, diğer şiddet araçları gibi terörizm de güçlünün silahıdır. Ancak bu silah zayıfa izafe edilmektedir, çünkü güçlü olan doktriner sistemleri de kontrol tekeline sahiptir; onun katliamı, tecavüzü, soykırımı ve yağması terör eylemi sayılmaz. Nazilerin terör aygıtını olduğu gibi devralan ABD ordusu, karşı ayaklanma, kontrgerilla, düşük yoğunluklu çatışma alanlarında yükselen emperyalist güç olarak stratejik doktrin mirasından yararlanma imtiyazını kullandı. ABD’nin küresel askerî harcamaların neredeyse %35’lik kısmını gerçekleştirdiği olgusu akılda tutularak bu terör aygıtının varlığı incelenirse, insanlığın karşı karşıya olduğu tehdidin boyutları anlaşılır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 374
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2007
₺27,30
1 2 3 ... 8 >
Çerez Kullanımı