İlker Başbuğ, Mustafa Kemal Anlatıyor: Savaş ve Barış kitabıyla, doğrudan Atatürk’ün gözünden 1. Dünya Savaşı ile Kurtuluş Savaşı sürecini inceliyor.

Başbuğ, uzun bir film izleme duygusu uyandıran bu çalışmasında, okuru, şu üç nedenle Mustafa Kemal’in düşünce dünyasına girebilmeye yöneltiyor:
Birincisi, Mustafa Kemal’in kabul ettiği, hiç vazgeçmediği ve asla taviz vermediği hayati nitelikteki prensipleri ortaya koymak için.
İkincisi, Mustafa Kemal’in, o günlerin koşullarında karşılaştığı sorunların çözümünde uyguladığı modelleri anlayabilmek için.
Üçüncüsü ise Mustafa Kemal’i kişi olarak güçlü kılan temel nitelikleri ortaya çıkarmak için.
Çünkü…
Başbuğ’a göre Mustafa Kemal’i daha iyi anlamak, prensiplerini, düşünce sistemini ve sahip olduğu kişisel nitelikleri benimsemek durumunda çözülemeyecek sorun yok.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 448
En / Boy : 13 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2022
₺75,00

Yıl 2007, Yer: ABD.
Türk General, üst düzey ABD’li yetkililere üç film izletti.
Filmlerde ABD askerleriyle PKK’lıların açık işbirliği görülüyordu.
Türk General, bu ilişkinin kabul edilemeyeceğini ve Irak’ın kuzeyinde bir devletin kurulmasına verdikleri desteğin Türkiye’nin çıkarlarıyla çeliştiğini söyledi.
General, bunun sonlandırılması gerektiğini net bir dille ifade etti.
ABD’li yetkililer şaşırmıştı.
Türk Generalin konuşmasından sonra ABD’li bir Senatör yanına yaklaştı ve şunları söyledi:
“Bu tutumunuzla çok çetin bir yola girdiniz General. İşinizin çok zor olduğunu söyleyebilirim.”
Sonra mı?
Bakın o Generalin başına üç yıl sonra neler geldi...

Yıl 2011.
Tutuklanan Albay cezaevine giderken şöyle haykırıyordu:
“Ülkemizde pusuya düşürüldük. Sakarya Savaşı’nda ordunun yüzde 40’ı kaçtı. Diğerleri ise savaştı. Ben kaçmayıp savaşan bir dedenin torunuyum! Bu pusuyu kuranlar, Sakarya’da kaçanların torunlarıdır. Onlarla savaş şimdi başlıyor!”

Mustafa Önsel, “Silivri’de Firavun Töreni” kitabıyla Milli Ordunun tasfiye sürecine çarpıcı yaşanmışlıklarla ışık tutuyor ve ekliyor: “Sakarya Savaşı devam ediyor...”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 288
En / Boy : 13,7 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2022
₺56,25

“Dönüp elli yıla varan zamana bakıyorum. İçimde göllenen güzel acılara, ıslık çalan sokaklara, saçlarını duvarlarda tarayan arkadaşlarıma. Derinlerde bir çocuk sessizce fısıldıyor: İyi ki şiir yazmışsın. İyi ki yazmışım diyorum ben de. İyi ki kalbim, dünyanın bütün mazlumlarının kederiyle ve sevinciyle çarpmış. İyi ki gaz lambasının duvarlara çizdiği o büyülü resimlerin zamanında büyümüşüm. İyi ki devrim düşüncesi beni insanların acılarına ve rüyalarına getirmiş. İyi ki Ömür Hanım, o büyük yalnızlıkta elimden tutmuş. İyi ki elma bahçelerinin, üzüm bağlarının, mısır püsküllerinin kokularıyla sabahlara çıkmışım. İyi ki…“

Çırpınıp İçinde Döndüğüm Dünya, Şükrü Erbaş’ın 2015-2019 yılları arasında, çeşitli dergilerde ve gazetelerde yayımlanmış yazılarından ve üç şiirinden oluşuyor. Erbaş, insanı bütün tutkuları, iyilikleri ve kötülükleriyle, toplumun büyük yalnızlığı, zamanın boğuntusu ve ağırlaşan bir yabancılaşma içinden okumayı sürdürüyor.

Gittikçe kararan bir dünyaya karşı, insanı insan eden büyük bir anlama ve sevme çabası.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 104
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2020
₺18,75

Biri Meşrutiyet’in Silahşoru Dede Yakup Cemil
Diğeri Cumhuriyet’in Silahşoru Torun ‘’Yakup Cemil’’

“Soner Bey beni arıyormuşsunuz?”
Tanışmamız telefonda bu cümleyle başladı.
Tarih: 16 Haziran 1999.

“Tetiği çekene biz ‘Teğ-Men’ ya da ‘Çiftçi’ derdik. Bu şifreler 
bize Teşkilatı Mahsusa’dan mirastı. Nasıl mı?
İki kompartıman çalıştık; 1-2-3 ve 4-5-6.
Ben 4’üm. Liege-Brüksel ve Rotterdam-Abnham hattı bizimdi. 
Neler mi yaptık?
Operasyondan sonra ellerimizi kolonyalı mendillerle sildik...
Bunun eğitimini İzmir yakınlarında Amerikalılardan kalma bir 
yerde aldım...”

İttihat ve Terakki’nin silahşoru Yakup Cemil’in kardeşi 
Mehmed Hüsnü’nün torunuydu.

Sistemler, rejimler değişti; Teşkilat hep aynı kaldı.
Teşkilat’ın İki Silahşoru’nun 1903 yılında Pangaltı’da 
başlayan 80 yıllık yazılmamış hikâyesi...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 336
En / Boy : 14 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2020
₺56,30

“Halime Kaptan’ın yazması hâlâ başında duruyordu. Rüzgârda uçmasın diye başına dolamış, uçlarını da sıkıca düğümlemişti. Onu dümende gören bile Halime Kaptan olduğuna inanmaz, olsa olsa pazar dönüşü kürekteki kocasına vekillik eden iyi huylu bir köylü kadın, derdi. Başında Laz başlığı, ayağında zıpkası, elinde mavzeri yoktu, ama birden yüzünde o zıpkalı, başlıklı günlerin sertliği belirivermişti.”

Kurtuluş Savaşı yılları…
Eli silah tutan bütün erkekler cepheye gönderilmiştir. Köyde yalnızca yaşlılar, kadınlar ve çocuklar kalmıştır. Herkesin tuza, şekere, ekmeğe hasret kaldığı o günlerde Halime geçimini sağlamak için sandalla Karadeniz’e açılır. Erkek kılığına girerek oğlu ve iki tayfasıyla çıktığı ilk seferinde bin bir zorlukla mücadele eder. Bu zorluklar onu yıldırmaz; Karadeniz’e tutkuyla bağlanır Halime… 

Rıfat Ilgaz, tarihte örneğine az rastlanan bir kahramanın hikâyesini anlatıyor. Bir kadın kaptanın fırtınalar, azgın dalgalar ve korsanlarla mücadele ederek İnebolu’ya cephane taşımasının romanıdır bu.Halime Kaptan, Türk kadınının ülkesi için denizlerde verdiği mücadelenin ve Kurtuluş Savaşı’na cephane kadar, dalga dalga “umut” taşımasının da bir belgeselidir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 168
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2022
₺22,50
1
Çerez Kullanımı