Neden her kadın kahramanın elinde bir roman vardır? Virginia Woolf'un "Bayan Brown"u kimdir? Başka hayatlardan etkilenen yalnızca kadınlar mıdır? Cinsel politikalar nasıl biçimlenir ve hangi kültürel kodlarla karşılık bulabilir? Kadınlık, saklı konuşmalarda yeniden inşa edilir mi? Ataerkiden dişil özgünlüğe giden yolda kadın yazarların "kadın" diye tanımladığı kişi nasıl biridir?

Bu yapıt cinsellik, eşcinsellik, kadınlık kavramlarına edebiyat ve sinemanın açık tuttuğu pencerelerden bakmak isteyenlere yepyeni sorular sorduracak özel bir edebi yolculuk…

Yazınsal metinleri okumak ve çözümlemek edimlerini tartışmaya açan entelektüel bir çabanın ürünüdür. İşte yazınsallığın gücü buradan gelir. İyiliği sevsek de, masallardaki iyilik perilerinin sesi yaşamlarımıza sonsuzca akmayı sürdürse de; kötülük baş döndürücüdür. İhanet, haset, şehvet, intikam, iktidar, arzu, şiddet gibi kavramlar hayatlarımızın içindeki esas gücüne anlatılar nedeniyle kavuşur. Yazınsallık, her hangi bir oluşun herhangi bir yerde bitebilecek kaydını tutmaktır.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 280
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2019
₺19,60

Cornell Üniversitesi’nde ahlak felsefesi profesörü olan Kate Mann soruyor: Kadın düşmanlığı nedir, tam olarak? Kadın düşmanlığının cinsiyetçilikten farkı nedir ve bu fark yüzünden neden cinsiyetçi toplumsal roller solsalar bile var olmaya –hatta artmaya– meyillidir?

“Kadın düşmanlığıyla savaşmanın tek tek vakalara odaklanmak suretiyle olacağını düşünmenin başka bir sebebi de mekanizmalarının ve yöntemlerinin çok fırsatçı olmasıdır veya girişimsel, nasıl baktığınıza göre nasıl betimleneceği de değişir ve elbette çok çeşitlidir. Kız çocukları ve kadınlar bulundukları kademeden aşağı indirilir ve insanların tipik bir biçimde değer verdikleri her neyse –maddi varlıklar, toplumsal statü, ahlaki saygınlık ve entelektüel güvenilirlik, insani başarının diğer alanları arasında kendine saygı, onur vs– ondan mahrum edilirler. Birçok biçimde olabilir bu: tepeden bakarak, açüklama yaparak, ahlakçılık yaparak, suçlayarak, cezalandırarak, sessizleştirerek, alaya alarak, dalga geçerek, cinselleştirerek, küçülterek, karikatürleştirerek, sömürerek, silerek ve belirtilmiş kayıtsızlığı göstererek.

İşte bu da bu başlığı seçmemin bir başka sebebi: bunun bir emir olması ve kulağa otoriter gelmesine gerek olmaması — usulca söylenebilir ve ona zevkle, bir amaçla itaat edilebilir. Köpeğim Panko bunu ispatlıyor. Fakat onun için “özgürleştirici bir ödev” olan şey benim için asla öyle olmayacaktır.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 400
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2021
₺35,77

Bu çalışmada; Türk Sineması’nda kadın yönetmenlerin çektiği ana akım dışı sayılabilecek nitelikteki filmlerinde, kadın karakterlerin mekânlarda temsili anlatıbilim yöntemiyle feminist bir perspektifle incelenmiştir.

İlk bölüm; feminizm, özel alan, kamusal alan kavramlarının tarihçeleri ve kuramcıların bu kavramlarla ilgili kuramlarını açıklamaktadır.

İkinci bölümde; feminist film eleştirisi, feminist film kuramları, anlatı, anlatının ögeleri, ana akım dışı sinema ve feminist anlatı açıklanarak, feminist anlatı açısından mekân ögesinin incelenmesi tartışılmaktadır.

Üçüncü bölümde ise, ilk iki bölümde açıklanan kavramlar ve kuramlar ışığında örnek olay incelemesi kapsamına alınan; Araf, Bulutları Beklerken, Gözetleme Kulesi, Pandora’nın Kutusu ve Zefir filmleri, anlatıbilim yöntemiyle feminist bir bakışla çözümlenmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 206
En / Boy : 16 / 23.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2019
₺37,80

Bazı kadınlar idealisttir, engel tanımazlar. Yaptıkları iş farklı olabilir ancak amaçları tektir. Onlar için önemli olan tek şey hedefleridir. Hedeflerine ulaşmak için her şeyi feda ederler. Gözleri başka şeyi görmez ve istediklerini yaparlar. Yaşam öykülerine bakınca şaşırırsınız. Çünkü bu öyküler baş döndürücüdür. “Uğruna ölmeye değmeyecek bir hayat, yaşamaya değmez” derler. Dışlanmak, sürülmek, kapatılmak onları durduramaz...
Gazeteci-yazar Doğan Satmış, Türkiye’de siyasetten girişimciliğe, spordan sinemaya yaptıklarıyla kitleleri peşinden sürükleyen 110 kadının hikâyesini anlatıyor. Onlardan ilham alan yeni cesur, asi ve öncü kadınların yetişmesi için bir katkı sunuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 344
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2020
₺35,00

On yıllarca küçümseme sözü olarak kullanılan feminizm, 21. yüzyılda Türkiye’de son derece canlı bir akım olarak kendini gösterdi. Elinizdeki cilt, feminizmin yüz yılı aşan tarihsel seyri içindeki değişimlerin, belli başlı tartışmaların, öncülerin, sözcülerin, yazarların bir envanterini sunuyor.

Geç Osmanlı döneminin Müslüman ve gayrimüslim öncüleri… Kemalizmin kadın hakları söylemi… Solun feminizmle uzun imtihanı… Liberal bakışlar… Muhafazakâr ideolojide kadın görüşü… Magazin dergilerinde “popüler feminizm”… İslâmî feminizm tartışmaları… Kürt kadın hareketi…

Feminist düşünce ve harekete eşik atlatan dergiler ve tartışmalar: Ataerkillik, emek ve iktisat, beden ve cinsellik, şiddet, aile… Siyasete katılım mücadelesi… Edebiyatta, akademide, yayıncılıkta feminizmin etkileri…

Feminist düşüncenin farklı kollarının karmaşık bir etkileşim içinde birbirinden beslendiğini de gösteren, geniş bir deltanın haritası.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 880
En / Boy : 16 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2020
₺131,25

Kadın olarak mı doğarsınız… yoksa kadın mı olursunuz? Erkekler sahiden feminist olabilir mi? 21. Yüzyılda feminizme hâlâ ihtiyacımız var mı? Bu kitap, yüzyıllarca geriye giden eşitlik mücadelesini araştırarak bu sorulara ve daha birçoğuna yanıt veriyor.

Sade bir dille yazılmış Feminizm Kitabı, kolayca anlaşılan açık ve özlü açıklamaları, temel ilkelerin düğümlerini adım adım çözen şemaları ve esprili çizimleriyle, bu büyüleyici ve değişik hareketi şekillendiren çığır açıcı düşünceleri ve öncü eylemleri inceliyor.

İster ömrünüz boyunca bir feminist olun ister hareketle yeni tanışmış olun, bu kitapta sizi kışkırtıp canlandıracak çok şey bulacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 352
En / Boy : 20 / 24
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 7.2020
₺262,50

Feminist yöntem diye bir şeyden söz etmek mümkün müdür? Söylenegeldiği gibi feminist araştırma sadece “kadınlar tarafından, kadınlar hakkında, kadınlar için, kadınlarla birlikte” mi yapılır, yapılmalıdır? Peki, “Batılı” bağlamlarda üretilmiş kavram ve tartışmalar Türkiye’de yapılan feminist araştırmalar için gerekli ve yeterli çerçeveyi sağlayabilir mi?

Bu sorulardan yola çıkan derlemenin birinci kısmında 1980’lerden itibaren feminist yöntem tartışmaları sırasında oluşturulmuş temel kavramları açan metinlere yer veriliyor. İkinci kısımda ise, kuram ve yöntem birlikteliğinin sosyal dünyaya ilişkin bir dert ile buluştuğu durumların sahada ne gibi farklı yaklaşımlara yol açabildiği gösteriliyor.

“Bu kitabın feminist yöntem sorunsalına en önemli katkısı kuşkusuz araştırmacı konumu ile ilgili tartışmalara getirdiği yeni bakış açıları. Yazarlar yalnızca araştırmacının nötr kalması gerektiği mitini yıkmıyor, kalınmadığında ortaya çıkan çeşitli sorulara ve bunlar üzerinden yapılabilecek çalışmalara da işaret ediyorlar. Nötr olma kaygısından kurtulan araştırmacıların bir anda bilimlerle alakalı birkaç miti birden nasıl yıkabildiklerinin tüm güzelliğiyle sergilendiğini görüyoruz: araştırmacının üstün bilgiye sahip olmama halini, avantajlı araştırmacı var mıdır sorusunun fakirliğini, kadın gibi, hayvan gibi, çocuk gibi, araştırma gibi verili sınıflamaların birçok yerde düşünmeye destek yerine köstek olduğunu, ve belki de en önemlisi araştırma yapıyor olma halinin ne kadar verimli olduğunu…”

- Nükhet Sirman


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 344
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2020
₺54,00

Müteveffa Filiz Bingölçe’nin 2001 ve 2005 yıllarında iki cilt olarak yayımladığı Kadın Argosu Sözlükleri, kadınlara özgü ve anonim bir dilsel birikimin derlendiği müstesna çalışmalardı. Sözlü geleneği kayıt altına alan ve kadınlık deneyiminin muhtelif veçhelerine tanıklık eden –ve uzun yıllardır ulaşılamayan– bu çalışmaları, tek cilt olarak tekrar ilgili okura sunuyoruz.

“Bir dil oyunu mu bu? Evet... Kadınlar arası tanışıklığı mı güçlendiriyor? Tabii... Erkeklere kapalı bir üstünlüğü mü kanıtlıyor? Galiba... Bir dil bağıyla kopmaz bir doku mu oluşturuyor? Şüphesiz... Şifrelerle anlaşma çabası mı? Yer yer... Hayatı kendi dünyasıyla karşılama gayreti mi? Sanırım.... Pek çok sıkıntının panzehiri mi? Kesinlikle... Gizli mi? Şimdiye kadar...”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 364
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2020
₺48,80

Feminizmler Tarihi on sekizinci yüzyılda Batı'da gerçekleşen devrimler ve kitlesel hareketlerle adım adım gelişerek serpilip büyüyen ve son noktada gücünü küresel boyutta ilan eden feminizme can veren hareketleri dini siyasal ve kültürel odaklar üzerinden keşfe çıkıyor.

Kadınların hak özgürlük ve eşitlik talepleriyle biçimlenen özgül deneyimleri kadar sömürge karşıtı hareketle siyahilerin mücadelesiyle seçme hakkı ve eşit ücret talebiyle dayanışma halinde dört bir yandan sürgün veren çeşitli feminizmlerin tarihsel mirası serimleniyor.

Florence Rochefort öfkelerini tutkularını ve inançlarını yeniden şekillendirerek evlerden sokaklara şehir merkezlerine üniversitele re hayatın her alanında özgürleşmeye ve savaşmaya devam eden; patriyarkal emek sömürüsüne cinsiyetçi söylemlere ve önyargılara göz açtırmamaya kararlı kadınların müşterek hikâyesini anlatıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 108
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2020
₺21,00

Devlet ve hükümetler eliyle yıllardır yürütülen kültürel yıkıma karşı sakınma güdüsüyle de olsa, sırf muhalif değer atfettiğimiz için edebiyatı fazla mı kutsuyoruz? Edebiyat metinlerindeki cinsiyetçiliği, homofobiyi ya da satır arasına gömülü mizojinik tasvirleri, türcülüğü, insanmerkezciliği, kısacası bugün kuramsal açıdan gittikçe kuvvetlenen feminist eleştiri bağlamında Türkçe edebiyattaki her cinsiyetten ve cinsel eğilimden yazarın erkek egemen kodlarla gaflete düştüğü sayfaları okuyabiliyor muyuz?

Gaflet kitabı, gaflet kelimesinin dalgınlıktan iğfale değin bütün katmanlarını araştıran, feminist değerler üzerinden edebi metinlerdeki türlü gaflet biçimlerinin altını çizmek isteyen bir yaklaşımla kuruldu. En kestirmeden söylersek, feminist ilkelerin edebiyat eleştirisi yöntemiyle yeniden hatırlatıldığı bir eleştiri kitabı bu. İnsan, hayvan ve yerkabuğundaki bütün varlıklara düzgüsel sınırlar çizen cinsiyetçi söylemin edebiyat yoluyla nasıl üretildiğini tartışan, zaman zaman söz konusu sınırları aşmak iddiasıyla ortaya çıkan bazı metinlerin aslında sınırı daha da kuvvetlendirdiğini fark eden, çoktan zamanı gelmiş müdahaleci bir hamle. Eleştiri dahil kimi edebiyat metinlerinin istemsizce de olsa incelikli bir yoldan eril zihniyete hizmet edebileceğini göstermek, uygarlığı sarmalayarak gündelikleşen eril reflekslerin üstüne ışık düşürmek istedik.

Hem okuru hem yazarı düşündüreceğini umduğumuz kitabımız, eminim gelecekteki edebiyatı da dönüştürecektir.

- Sema Kaygusuz


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 304
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2019
₺48,00

“Akşam eve döneceğimiz saate göre rota belirlemek, evden çıkarkenşehrin nerelerinden geçeceğimize göre kıyafet seçmek gibi gündelikhayatımıza dair ayrıntılar yanında bir de pek görünür olmayan konular var: ekonomik imkanlarımız dolayısıyla seçme imkanımız varsa, şehrin neresinde oturmak daha güvenli ve rahat? Mahalle hayatı, çocuğu olan bekar bir kadın için siteye göre daha mı güvenli?Yaşadığımız yerde çevremizle kuracağımız ilişkilerin sınırları olmalı mı? Erkek arkadaşlarımızın eve girip çıkması sorun olur mu?Ailemizin ya da arkadaşlarımızın oturduğu mahallede yaşamak,kolaylaştırıcı olabilir mi?”

Şehirde yalnız yaşayan kadınlar, fizikî şiddet tehdidiyle sınırlı olmayan korkuların kıskacındalar, çoğunlukla. Adeta davranışlarına, bakışlarına sinmiş bir ihtiyatla yaşıyorlar. Gözetilmiyor ama gözetleniyorlar.Sadece sosyal ilişki rejiminin ve mekanların “erkekliği” değil, bekar kadınların sosyal politikaların menzili dışına itilmiş olması da, onların yaşamını zorlaştırıyor. Oysa, yalnız yaşayan -kimisi de çocuklu-kadınların varlığı, özellikle büyük şehirlerde giderek genişleyen bir vakıa.

Ceren Lordoğlu, mekana feminist açıdan bakan çalışmasında,İstanbul’da farklı sınıfsal ve kültürel konumlardan bekar kadınların bu meseleyle nasıl baş ettiklerini inceliyor. Nasıl taktikler geliştiriyor,arkadaş, aile, komşuluk, mahalle ilişkilerini nasıl kuruyor ve nasıl hissediyorlar?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 248
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2020
₺45,75

Belo-Ostrov, 19 Ocak 1920: Ah parlak rüya! Ah yakıcı inanç! Ah Matuşka Rossiya, Devrim'in acıları içinde yeniden doğdun, Devrim'le çekişme ve nefretten arındın, kurtuluşun bütün insanlığı kucakladı. Rusyam, kendimi sana adayacağım!

17 Mart 1921: On gün boyunca aralıksız devam eden top sesleri bu sabah aniden kesildi. Petrograd'ın üstüne, bir gece önceki susmayan silah seslerinden daha ürkünç bir sessizlik çöktü. Hepimiz merak içindeydik, ama ne olup bittiğini öğrenmek imkânsızdı. Akşama doğru, bu gerginlik sessiz bir korkuya dönüştü. On bin ölü veren Kronştadt zaptedilmiş, kent kan gölüne dönmüştü. Yıkılmıştık. Çökmüş bir vaziyette oturarak, gözlerimi geceye diktim. Petrograd, siyah kefen içinde korkunç bir ceset gibi asılı duruyor, sokak lambaları, bu cesedin baş ve ayak uçlarında yanan mumlar gibi solgun sarı ışıklarıyla titreşiyordu.

1 Aralık 1921: Trendeyim. Rüyalarım yok olmuş, inancım yıkılmış, yüreğim sanki bir taş! Matuşka Rossiya binlerce yarayla kanıyor, toprağına ölüler saçılmış. Donmuş tren penceresindeki parmaklığı kavradım ve hıçkırıklarımı bastırmak için dişlerimi sıktım.

Saint-Tropez 1931: Hayatım. En yüce doruklarına tırmandığım gibi, en derin dehlizlerine de indim. Amansız acılarıyla yoğruldum, gürül gürül akan neşesiyle coştum. Kâh en koyu umutsuzluklara, kâh en ateşli umutlara kapıldım. Hayatımı doludizgin yaşadım.

Kök salıp, ardından ıstırapla topraktan sökülmek yerine, son yudumuna kadar içip kadehi yere çalmak gerek.

İlk kez 90’lı yıllarda Kaos Yayınları ile birlikte yayımladığımız iki ciltlik Hayatımı Yaşarken’in gözden geçirilmiş yeni basımını 68 Devrimi’nin 50. yılını kutlamak üzere yayımlıyoruz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 552
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺73,50

“Kız gibi durma” diyenlere inat, kız gibi duranların, kız gibi direnenlerin hikâyesi.

“Tüm o büyük halka küpelerin, üstümüze birkaç beden büyük kot ceketlerin, yüksek bel kotların, ince saç örgülerin, kalın dudakların ve simsiyah kuyruklu eyeliner’ların kökeni Amerika’nın yasaklı mahallelerine uzanıyor aslında. ‘90’lar modası’ diye sunulan ve son yıllarda ortamları kasıp kavuran bu modanın köklerinin Amerikan varoşlarına ve suç örgütü bağlantılı çete hayatına, azınlıklara, Latino’lara ve siyahîlere dayandığından habersizler.”

Ezgi Aksoy, “naifliği ve kırılganlığıyla” devlere kafa tutan, makyajı reddeden ya da bütün bedenini boyayan, fetişlerin de direnişin de başrolünü kapan kadınları yazdı. Dünyanın her yerinde olup bitenlere yön veren kadınları da, olup bitenlerin tam ortasında kalan kadınları da, kuru bir araştırmanın değil, yoğun bir ilginin heyecan verici, yüreklendirici, keyifli diliyle anlattı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 256
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2018
₺21,00
₺28,00
Bu kitap, bir söylem ve kuramsal paradigma olarak Oryantalizmin değeri ve sınırları hakkındaki tartışmalara birkaç cepheden müdahale etmek amacıyla Osmanlı kadınlarının toplumsal ve kültürel taşıyıcılıklarına yönelik disiplinler arası bir yaklaşım geliştirmektedir. Kadın bakış açısı taşıyan kaynaklara odaklanmış olması, Oryantalizmin erkek bakış açısından yazılan tarihlerine karşı mevcut meydan okumalara yeni bir unsur katmaktadır. Osmanlı kaynaklarının tanıtılması, klasik Oryantalizm paradigmasının öteki yüzünü gösteren "yerli" kültürel taşıyıcılığın bir örneğini de sunmaktadır. Bu kaynakların Osmanlı kadınlarına ait olması, bunların toplumsal cinsiyet ve etnisitenin yarattığı farklılıkları taşıyan bir direniş pratiğini dillendirmelerinden ötürü özel bir önem taşımaktadır. Bu, ne onların Doğululaştırılmış statülerini emperyal ve toplumsal cinsiyet eşitsizlikleri içinde bir "saflık" damgası sayarak ayrıcalıklı kılmak, ne de toplumsal cinsiyeti homojen ya da durağan bir kategori kabul etmek anlamına gelir. Tersine, bu yazarların farklı etnik ve sınıfsal konumlarına verilen önem, Doğulu ya da Osmanlı (ya da Üçüncü Dünyalı) kadın kategorisine atfedilebilecek olan her türlü tekilliğin altını oyar, böylece de sömürgecilik sonrası çağdaş feminist kuramda ortaya çıkan kimi Ortodokslukları engeller. Bu bireylerin dillendirdikleri özgül toplumsal, kültürel ve siyasi-tarihsel durumlar sonucunda ortaya çıkan Batılı kültürel biçimlerin melez yeniden şekillendirilmesine yönelik eleştirel ilgi de buna eklenir.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 424
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2006
₺30,10
Montignac Yöntemi’yle bütün dünyada gönüllerde ve midelerde taht kuran Michel Montignac, bakışlarını bu kez 50’li yaşlarını geçen kişilerde yoğunlaştırdı."İkinci Gençlik" adını verdiğimiz bu yaşlardaki insanlar hayatın yeni bir döneminde olmaları bakımından kendilerini dinç ve genç hissederler. Fakat bu duyguların devam etmesi ve "genç kalmaları" için bazı riskleri göğüslemeleri gerekmektedir. Ve çözüm elbette yine sofralarımızdan geçer!İkinci gençliğini yaşayan ve "genç kalmak" için sağlığıyla ilgilenen herkes bu kitapta çok değerli bilgiler bulacak: Dengeli vitamin desteği almak için lif ve mineral bakımından zengin olan hangi besinler tüketilmeli? Bu besinler nasıl seçilmeli ve pişirilmeli? Yorgunlukla mücadele etmek için ne yemeli? Kilomuzu nasıl korumalı? Kalp-damar hastalıklarını nasıl önlemeli? Romatizma ağrılarını nasıl dindirmeli? Bağışıklık sistemimizi nasıl güçlendirmeli?
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 247
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2002
₺19,50

“Görünmeyen kadını görünür kılma çabası” ya da Gerda Lerner’in ifadesiyle “Kadınların tarih öncesinden kadın tarihine geçiş” aşaması... İyi kötü bir erkek tarihi yazılmış yazılmış olmasına da, kadının tarihi hala emekleme safhasında. Her zaman “meçhul askerden daha meçhul birisi vardır: meçhul askerin karısı”.

Britanyalı sosyal tarihçi Carol Dyhouse çalışmalarını özellikle toplumsal cinsiyet alanında yoğunlaştıran önemli bir araştırmacı. Dyhouse, Gösteriş başlıklı bu kitabında dikkatini kadınlığın, kadın bedeninin kamusal alanda sergilenmesine çeviriyor. Bazen biraz öncesine, bazen biraz sonrasına atıfta bulunsa da objektifini 20. yüzyıla, tüketim çağı kültürüne odaklayarak kadın kimliğinin tarihsel gelişiminin incelenmesine katkıda bulunuyor. Bunu yaparken klasik tarihçinin pek de gönül indirmeyeceği kaynaklara yöneliyor Dyhouse: Alışılagelmiş literatürü değerlendirmenin yanında, tekstil müzelerine dalıyor, dönemin moda dergilerini karıştırıyor, Hollywood filmlerinde iz sürüyor, öne çıkan kimi isimlerin hayat hikâyelerini merak ediyor, parfüm adlarındaki sembolleri anlamlandırıyor...

Bir yanıyla kadın vurgulu alternatif bir 20. yüzyıl tarihi sunuyor bize; öte yandan, şu kışkırtıcı soruyu da gündeme getiriyor: “Gösteriş” kadınların ataerkil düzene sakince boyun eğmesi midir, yoksa tam tersine bu düzeni kendi silahıyla vurarak erkek egemen sisteme bir meydan okuması mıdır?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 272
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2015
₺19,25

Liberal olsun, cumhuriyetçi olsun, bu yüzyıla damgasını vuran demokrasi anlayışlarının temeli erkektir. Cinsiyetten arınmış gibi sunulan "insan" ve "birey" kavramları kuramda da, pratikte de erkeğe işaret eder. Feminizm bu aldatmacaya meydan okudu; politikanın alanı sayılan kamusal alanla, politika dışı tutulan özel alan arasındaki sınırları sorguladı. "Özel olan politiktir" savıyla, en azından kuramsal düzeyde demokrasinin alanının genişlemesine çok önemli bir katkıda bulundu. Ama pratikte nereye varıldı? Demokrasi, toplumsal cinsiyet olarak kadınları da içerecek şekilde dönüştürülebilir mi? Anne Phillips, farklı demokrasi anlayışları ve alternatif politikaların kadınları nasıl konumladığını sergiliyor. Biçimsel eşitlik ile toplumsal eşitlik, temsil ile doğrudan katılım kavramları arasındaki gerilimi tartışıyor. "Heterojenliği ve farklılığı tanıyabilen, ama her birimizi yalnızca bir yönle tanımlayan bir özcülüğe teslim olmayan, yeni bir politik dil bulmak zorundayız," diyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 216
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2015
₺35,62

Aslı Zengin kitabına temel olan araştırmanın amacını şöyle ifade ediyor: "Seks işçiliği yapan kadınların hayatlarını anlamaya çalışma çabası, devleti, devletin aldığı şekilleri, devletin şiddetini ve bu şiddetin cisimleşerek nasıl bedenlerin, insan ilişkilerinin ve hayatların maddi ve hayali parçaları haline geldiğini görmeyi gerektiriyor. Seks işçisi kadınların hayatlarına bakmak, aslında kendi hayatlarımıza da gözlerimizi çevirerek çoğu zaman kolaylıkla gözümüzden kaçan devleti görebilmeyi de mümkün kılıyor."

Yazar, "Sesin Mahremiyeti", "Mekânın Cinselliği: Cinselliğin Mekânları", ve "Şiddet ve İktidarın Cinsiyeti" başlıklarını taşıyan üç bölümde aktardığı araştırmasının, seks işçilerinin feminist gündemde öncelik kazanmasına katkı sağlamasını, fuhuş üzerine yürütülecek feminist çalışmaları teşvik etmesini, bu konuyu kuşatan sessizliğin kırılmasını ümit ediyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 152
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2020
₺27,00

1990'da yayımlandığında feminist kuramda ve toplumsal cinsiyet araştırmalarında çığır açan, queer kuramın öncü metinlerinden sayılan Cinsiyet Belası nihayet Türkçede. Judith Butler'ın cinsiyetin ne ölçüde 'doğal' olduğunu sorgulayarak cinsiyetin performatif yapısına dair kışkırtıcı savını ilk kez ortaya koyduğu bu metin, birbiriyle bağlantılı pek çok tartışmayı birden barındırıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 248
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2019
₺39,00

Çatışan Feminizmler, zamanımızın önde gelen dört feminist kuramcısının bir sempozyumda birbirlerini eleştirerek yaptıkları tartışmalardan oluşuyor. Feminizm ve postmodernizm üzerine önemli sorular soran; bu iki "izm"in kesiştiği ve ayrıldığı noktaları irdeleyen; öznellik, tarih yazıcılığı, etik, siyaset ve dil gibi konuları farklı perspektiflerden ele alan bir çalışma. Benhabib, Butler, Cornell ve Fraser feminizm ve postmodernizm üzerine tartışırken, bir yandan da bize feminizmin aslında sabit, içeriği ve sınırları belli bir alan olmadığını, aksine aslında pek çok feminizm anlayışı bulunduğunu ve bunların tümünü göz önüne almak, yeri geldiğinde sentezlemek gerektiğini gösteriyorlar.




Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2017
₺32,62

Psikanaliz alanında ve kadın araştırmaları konusunda uluslararası üne sahip Fransız psikanalist Janine Chasseguet-Smirgel bu kitapta anne, babanın işlevini 
dışlayan bir tutum aldığında çocuğun nasıl anneyle ikili ilişkisine takılıp kaldığını anlatıyor. Yazarın kuramına göre, babanın işleviyle kırılması ve böylece babayı bir
ideal olarak koyması gereken bir gelişim aşamasında çocuğun beni ideal olarak kendini yerleştirdiğinde, gelişimi çokbiçimli-sapkın bir hal alıyor ve büyüklenmeci çocuksu cinsellik aşamasında takılıyor.

Chasseguet-Smirgel'in eserinde ön plana çıkan tek tek insanlardır, hikâyelerdir. İnsan, felsefi bir antropolojinin figüranı olarak yer almaz bu anlatıda, hikâyesi ve tüm imgesel acılarının ve yanılsamalarının gerçekliğiyle vardır. Yazar sapkınlıkta, aşkta, grup içinde, yaratıcılık sürecinde ben idealinin izini sürerken Freud'un yapıtında ben ideali kavramının uğradığı değişiklikleride titizlikle kaydediyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 248
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2017
₺39,00

Nezihe Muhiddin kimdi? Hangi sosyal ve entelektüel ortamda yetişti? Kadınlar için neler düşündü? Neler yaptı? Otuzlu yaşlarını sürerken, yani daha çok şeyler yapabilecekken neden ve nasıl kadın hareketinden koparıldı? Nasıly unutturuldu? Türkiye'nin yakın geçmişine ışık tutan bu bilmecenin, Yeni Kadın Hareketi'nin ilk günlerden itibaren içinde yer almış, oluşumuna katkıda bulunmuş, feminizm tartışmalarını yakından izleyen bir kadın tarihçinin kaleminden, dönemin eski Türkçe belgelerine dayalı öyküsünü okumak, özellikle genç kadınlara çok şey öğretecektir.

"Zihinoğlu, tek parti dönemi yöneticileriyle Nezihe Muhiddin arasındaki çatışmanın, özünde, kadın kimliği etrafında döndüğünü, Muhiddin'in, Cumhuriyetçi erkeklerin kadınları 'gayri meşur çocuk', hatta düpedü 'çocuk kadın' olarak görmek istemelerini kabullenemediğini söylüyor. Nezihe Muhiddin'in mücadelesini bilmenin, biz kadınlar için taşıdığı hayati önemi Fatmagül Berktay'ın şu sözleri çok iyi ifade ediyor: 'Geçmişte yaşananlar, çekilen acılar ve harcanan çabalar belleklerden silinip gidiyor ve bizler hep 'çocuk kalmaya' mahküm oluyoruz. İşte bunun içindir ki kadınların kendilerini 'tarihe yazmaya', geçmişi araştırmaya, başka kuşakların mücadeleleriyle bağlar kurmaya ve kendilerinden esirgenmiş olan bilgi ve eğitime sahip çıkmaya ihtiyaçları var.' "

- Şirin Tekeli


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 336
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2019
₺62,40

Sabit kimliklerin olmadığı, kimlik dediğimiz şeyin her an bozulup yapılabilen bir kurgu olduğu gerçeği, kimlik politikalarının geçerliliğini çok kuşkulu hale getiriyor. Öte yandan, henüz özneleşme mücadelesi vermekte olan ‘kıyıda kalmışlar’ın, kendi öznellik konumları dahil her şeyin bir dil oyunundan ibaret olmadığını unutmaları mümkün değil. ‘Dünyayı ellerinde tutanlar, bunu onlara sürekli hatırlatıyor. Bu çetrefil durum, bizim daha uzun süre kimlik, benlik, kendilik sorunlarıyla uğraşmak zorunda kalacağımızı gösteriyor. Hiç belli olmaz, bakarsınız günün birinde, farklılığın kutuplaşmış ikiliklerin arasına hapsolmadığı düşünsel ve siyasal bir iklimde, bugün ancak bir özlem olarak varolabilen ‘cinsiyet tanımayan akıl ve insan’ kavramı, gerçeğe dönüşür. Ama o zamana dek, cinsiyetlendirilmiş bir tarihin, teorinin ve felsefenin peşine düştüğümüz için bizi kim kınayabilir?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 232
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2018
₺37,50

"Ne liberalizm ne de Marksizm, kadınlar ile devlet arasında özel bir ilişki kurmuştur. Feminizm, toplumsal cinsiyet ayrımı konusunda devletin bazı tavırlarını sergilemiş, fakat devletin toplumsal cinsiyet hiyerarşisi içindeki rolünü incelememiştir. Toplumsal cinsiyet bağlamında devletin güvenilirliği, güç kaynakları, gerçek yaptırım gücü nedir? Bir dereceye kadar erkeklerin çıkarlarından bağımsız mıdır, yoksa bu çıkarların başlı başına bir ifadesi mi? Devlet kadınların ezilmişliği üzerine mi kurulmuştur? Öyleyse, eril iktidar nasıl devlet iktidarı haline gelir? Devlet, güçsüzlükleri üzerine iktidar kurduğu bir grubun çıkarlarına hizmet edebilir mi? Sosyalizmde olduğu gibi, devlet ve toplum arasında farklı bir ilişki olması bir şey değiştirebilir mi? Eğer değiştiremiyorsa, erkeklik devlet biçiminin doğasında mı bulunmaktadır, yoksa başka türlü bir devlet biçimi, başka bir yönetim modeli tasavvur edilebilir mi? Bu soruların cevapları verilmediği sürece, feminizm her seferinde, devlete kadınların çıkarları için kullanmak üzere daha fazla güç vermek ile toplumdaki denetimsiz gücü erkeklere terk etmek tercihleri arasında sıkışıp kalmıştır. Kadınların genelde cinselliğe razı olduğu varsayımının değişmemesi gibi, kadınların bu yönetime de boyun eğeceği varsayılmaktadır. Feminizmin sorusu şudur: Kadınların bakış açısıyla devlet nedir?" -Catharine A. MacKinnon-


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 368
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2020
₺57,00

Wedel'in İstanbul'un iki gecekondu mahallesinde yüz yüze görüşmeleriyle yürüttüğü alan araştırmasını temel alan Siyaset ve Cinsiyet, kadınların yerel düzeyde, mahalle ölçeğindeki siyasal katılımını inceliyor. Son otuz yıl boyunca göçlerle kente gelmiş kadınlar kitabın özneleri: İçinde yaşadıkları sorunlara bakışları, mücadeleleri, yoksulluğun hayatlarına etkisi, aralarındaki etnik ve mezhepsel farklar, bu farkların siyasal katılıma etkileri... Kadınların siyasal katılımının önündeki başlıca engelleri inceleyen Wedel, haklı olarak resmiyet dünyasıyla sınırlamıyor çalışmasını; söz konusu dönem boyunca kadınların radikal solculuk ve İslamcılık karşısındaki konumlarına da eğiliyor. İstanbul gecekondularını yer yer dünyadan başka örneklerle, özellikle de Latin Amerika örneklerinden esinlenmiş kuramsal birikimle karşılaştıran yazar, incelenmesinin zengin sonuçları arasında şuna da değiniyor:

"Kadınların yerel politikaya katılımının cinsiyetler arası ilişkiyi pekiştirici mi, yoksa değiştirici mi etki yaptığı konusunda yürütülen feminist tartışma içinde, benim incelememin sonuçları ikinci tezi desteklemektedir. Gerçekten de bu etkinlikler cinsiyetler arası ilişkilerde bir dönüşümü başlatabilmektedir. Yerel politikaya katılım kadınların güçlenmesinin çeşitli biçimlerini beraberinde getirebilir, getirmektedir."


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 304
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2019
₺48,00

İlk yayımlanmasının ardından geçen on yılda hâlâ güncelliğini koruyan ve tartışmalara uzak kalmayan bir çalışma: Cariyeler, Bacılar, Yurttaşlar. Türkiye’de Kadın Araştırmaları’nda son yıllarda kuşkusuz çok yol alındı. Ancak bu araştırmaların toplumbilim çalışmalarına getirebileceği eleştirel bakışı gözardı eden zihniyetin aşıldığı söylenemez. Deniz Kandiyoti’nin 1975-1995 yılları arasında yazdığı yazılardan seçmeleri içeren kitap bu alanda çok önemli açılımlar getiriyor. Kırsal/kentsel dönüşümün cinsiyet rollerine etkisi; Kemalist feminizmin anlamı; cinsiyet rollerinin milliyetçilik, devlet ve İslam bağlamında sorgulanması; erkek kimliklerinin toplumda iktidar ve egemenliğin kurumsallaşmasıyla bağlantısı; ataerkilliğin kadınların yanı sıra erkekler üzerindeki baskıcılığı; "kadın" terimi yerine önerilen "toplumsal cinsiyet" kavramının olanakları; bu kavramın "modernlik" anlayışları çerçevesinde irdelenmesi gibi pek çok konuyu tartışmaya açıyor. Cariyeler, Bacılar, Yurttaşlar Kadın Araştırmaları alanında çalışma yapanların yanı sıra, Türkiye’deki değişen dinamikleri kavramaya çalışan okurların da ilgisini çok çekecek değerli bir kaynak.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 248
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2019
₺46,40

Modernliği, ekonomik gelişme, siyasal iktidar biçimleri, kentleşme gibi sosyo-politik olgularla algılamaya alışkınız. Türk deneyimi ise modernizmin özel yaşamlar, mahrem alan üzerindeki dönüştürücü gücünü göstermesi bakımından emsalsizdir. Bu bağlamda "Modern Mahrem" Türk modernleşmesi tarihine, mahrem cephesinden bakmaktadır. Bu kitaptaki alternatif okuma, modernizm ve kadın-erkek ilişkileri arasındaki "kara kıtayı" gün ışığına çıkarmayı amaçlamaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2019
₺32,62

Tecavüz, kadınların en çok korktuğu saldırıların başında geliyor. Bu korku, kadınların hayatlarını derinden etkiliyor, kısıtlıyor. Nedense tecavüz, hep "kadınların sorunu" olarak ele alınıyor. Saldırganlarsa "normal dışı", hasta, sapık erkekler, toplumsal normların dışında kalan kişiler olarak görülüyor. Oysa yazar Diana Scully'nin tutuklu tecavüzcüler üzerine yaptığı araştırma, cinsel şiddetin, kökeni erkek egemen kültürde yatan yaygın bir sorun olduğu sonucuna varıyor. Kısacası cinsel şiddetin sona erdirilmesi için kendini değiştirmesi gereken kadınlar değil, erkeklerdir. Tecavüz, erkeklerin sorunudur.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 216
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2019
₺35,62

"Aynur İlyasoğlu’nun kitabının önemi şurada: İslamcı kadınlarla bir diyalog olanağı, şansı arıyor. Kendisiyle ortak bir yaşantıdan yola çıkarak deniyor bunu. İnanç ve kadınlık, ya da bir kimlik siyaseti olarak inanç; bu politik bir inanç olabilir, ya da dini bir inanç olabilir. İdeologlar ya da din adamları, ilahiyatçılar genellikle erkek; her konuda otorite olan erkekler kuralları dikte ediyorlar da kadınlar nasıl yaşıyorlar, kadınlar inanç ile kadınlık yaşantısını nasıl bir arada kuruyorlar? İslamcı kadınlar için bu bir kimlik siyaseti. Kimlik siyasetinin karşısına kanun, nizam adına değil kendi sesimizle çıkmamız gerek. "...Bugün öyle bir tarihi noktadayız ki Cumhuriyetin modernist seçkinlerinin konumları başka bir seçkinler grubu tarafından ciddi biçimde sarsılıyor. Bizim kuşak Kemalist geleneğin hamuruyla yoğrulduysa da, kendisini hiç iktidar konumunda hissetmedi. "Aynur İlyasoğlu’nun bu çalışmasında belki de bu iktidar konumunda olmamanın getirdiği esnekliği, feminist çalışmaların gerektirdiği duyarlığı ve diyalog çabasını hissedeceksiniz. Araştırmacının anlatısı size İslamcı kadınların sesiyle birlikte ulaşacak." -Ayşe Durakbaşa


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 152
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2015
₺27,00

Osmanlı Kadın Hareketi, Osmanlı döneminde yaşamış, hakları için mücadele vermiş büyükannelerimizin gizli kalmış pratiklerine Kadınlar Dünyası dergisinin satırları arasında dolaşarak, kadın bakış açısından yeniden hayat kazandırıyor. Genişletilmiş üçüncü basımını yaptığımız kitap ilk kez yayımladığımız 1994’ten günümüze, klasik bir kaynak haline geldi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 456
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2016
₺69,00

"Kadının ikincilliğinin doğal kabul edilerek bunun onun bedeninin denetlenmesinin meşru gerekçesi sayılması, her üç tektanrılı dinin ortak özelliği. Bu ortak özellik, tarihsel ve coğrafi olarak üç geleneğin de aşağı yukarı aynı ya da birbirine yakın topraklarda ve benzer maddi koşullarda benzer gereksinimlere yanıt olarak doğup gelişmeleriyle açıklanabilse bile, ilginç olan, bugünkü ifadelerinde de kadınlara ilişkin tutum ve anlayışı odak almaları. Günümüzdeki Protestan ve İslamcı köktendinciliğin de kadının konumu ve denetimi üzerinde yoğunlaştığını ve kendilerini toplumsal cinsiyet ve kadının "doğru" toplumsal rolü aracılığıyla meşrulaştırdıklarını görüyoruz. Karşılaştırmalı yaklaşım, bu konuda da, partikülarizme ve oryantalizme düşülerek dinsel canlanışı salt İslam’a özgü bir olgu olarak görme yanılgısına engel olacak ve köktendinciliğin, İslam’ın "egzotik" alanıyla sınırlı ve anlaşılmaz bir şey olmadığının görülmesine yardım edecektir." -Fatmagül Berktay-


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 240
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2019
₺39,00

Mayo Clinic Sağlıklı Gebelik Rehberi, ebeveyn olacaklar için güvenilir ve gerekli bir kaynaktır. Bu kitabın içinde;

· Anne-baba olacaklar için dünya standartlarında öneriler,

· Gebelik planlaması ve doğurganlık ile ilgili bilgiler,

· Bebeğin haftalık olarak büyüme ve değişimi üzerine bilgiler,

· Annenin ay ay yaşayacağı değişiklikler üzerine bilgiler,

· Zor ya da sormaya utanacağınız sorulara cevaplar,

· Beslenme, egzersiz ve kilo alımı üzerine rehber bilgiler,

· Çalışma hayatı, seyahat ve ebeveynlik üzerine pratik ipuçları bulabilirsiniz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 512
En / Boy : 16 / 23.5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 5.2014
₺112,00
"Çok faydalı ve etkileyici... Yeni anne için en iyi hediye" -Publishers Weeekly-"Büyüleyici... Bir şeylerin ters gitmemesi için ebeveynin yapması gerekenleri söyleyen onlarca olumsuz çağrışımlı bebek kitabı varken Morris belki de ilk defa karşımızdaki varlığın muhteşemliğini taçlandırıyor..." -parentbloggers.com- İnsan yavrusu tek kelimeyle büyüleyici bir varlık ve Muhteşem Bebek bu gerçeği tüm güzelliğiyle gözler önüne seriyor. Bebek gelişimi konusuna ebeveynin tarafından bakıp, yapılıp yapılmayacakları sıralayan çok sayıda kitap yazıldı. Ünlü bilimadamı Desmond Morris bu kitapta daha farklı bir yol izliyor. Muhteşem Bebek, insan yaşamının ilk iki yılının gerçekçi bir tablosunu, bebeğin bakış açısıyla resmediyor. Ortaya koyduğu tablonun ışığında küçükleri için en doğru olana dair karar vermeyi ise anne babaya bırakıyor.Bir bebek doğduğunda vücudunda ne tür değişiklikler gerçekleşir?Neden bebeklerde, yetişkinlerden daha çok kemik var?Bebeklerin beyni nasıl gelişir?Bebekler gece ile gündüzün farkını ya da saklanan bir eşyanın yok olmadığını ne zaman anlarlar?İşte uluslararası çapta çok satanlar arasına giren Çıplak Maymun’un yazarı Desmond Morris’in bu merak uyandıran ve etkileyici resimlerle dolu kitabında ele aldığı konulardan yalnızca birkaçı.En son araştırmalardan yola çıkan Morris, döllenme ânından doğuma dek gerçekleşen dramatik gelişimleri ve bebeklerin nasıl hayatta kalmaya programlı ve bu yönde donanımlı olduklarını gözler önüne seriyor. Bebek anatomisini gözler önüne seren saydam illustrasyon sayfaları ve büyüleyici fotoğrafların da yardımıyla bebeklerin çoğu zaman şaşkınlık uyandıran fiziksel ve zihinsel özelliklerini keşfedecek, onların oyuncaklarla oynarken, yeni insanları ve yerleri tanırken, yürüme ve konuşmaya başlarken ne şekilde geliştiklerini öğreneceksiniz.Henüz ilk günlerinden başlayarak insanın yetenekleri ve başarılarını tüm ihtişamıyla ele alan Muhteşem Bebek, bedenin gelişimi ve bebeklerin neden böylesine cezbedici oldukları konusunda gerçekten şaşırtıcı ve bir o kadar da gerekli bilgiler sunuyor.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 23.5 / 26
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 9.2009
₺117,00

Eşit eğitim hakkı
1924

Eşit birey hakkı
1926

Eşit seçme seçilme hakkı
1934

Kadın erkek eşitliği fıtrata ters
Kürtaj olma
Sezaryen yaptırma
En az üç doğur
Hamileysen sokağa çıkma
Kahkaha atma
Bankta kızlı erkekli oturma
Talibin çıkarsa seçici olma
Haddini bil
İtaat et
Okuma
Düşünme
Sus!
2015


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 368
En / Boy : 14 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺30,00
"Bir mumu söndürdüğümüzde ışığı nereye gitmektedir?"Kadın sorunsalı hakkında söyleyecek çok sözü var Yıldız Ramazanoğlu’nun. Ne ki, konuyu cinsiyetli olmayan bir insanlık ve vicdan düzlemine taşımanın daha insaflı olacağından yana.İşe; Avrupalı düşünürlere atıfla, 3. milenyumda dünya insanının temel kriter yitimini tespit ederek başlıyor: "Şu anda en kaygı verici olan şey; bütün tarihimiz boyunca toplumsal çıkarlar da dâhil olmak üzere her şeyin üzerinde bir şey olduğu -din, millet, devlet, toplumsal mücadele, sınıf çatışması, sınıfların/sömürgelerin özgürleşmesi- düşüncesiyle yaşadık. Her zaman için ‘iyi’nin ve ‘kötü’nün bir tanımı, toplumsala hükmeden bir ölçüt vardı. Bu ortadan kalktı."Ramazanoğlu hem edebî hem metodolojik üslubuyla, iki arada sıkışmış ama kurtarılmaya karşı koyan kadınların sesini taşıyor satırlara. Türkiye ve dünyanın kamusal alanlarından, sokak aralarından, ev odalarından, yadsıdığımız ve kanıksadığımız durumları, zaman zaman grafiti sertliğiyle göz önüne koyuyor. Bunu yaparken modernleşme ve gelenek arasındaki duvar çatlaklarını sıvayıp örtmeye girişmiyor."Modern yaklaşımlar, ayıklanamayan kimi geleneksel tortulan yerinden etti, evet, din adına ortaya konan adaletsizlikleri teşhir etti, çok da iyi oldu böylesi, fakat züccaciye dükkânına giren bir fil misali iyi, doğru ve güzel olanı da alıp götürdü."
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 232
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2012
₺25,20

Hamilelik Günlüğü...

Ünlü oyuncu Tuba Ünsal hamilelik sürecini ve o dönemde yaşadığı özel anılarını tüm içtenliğiyle okurla paylaşıyor....

İnişlerle ve çıkışlarla dolu kariyerimin bir noktasında 'dur' deyip bir ara çocuk yapacağımı biliyordum.

Ama o gün geldiğinde, neler yapmam gerektiği ile ilgili hiçbir fikrim yoktu. Tamam, çocuklarla iyi anlaşıyorum ama bunun dokuz ay karında taşıması var. Eve postayla göndermiyorlar nitekim. Eee, dokuz ay taşımakla da bitmiyor. Beslenmesi, uykusuzluğu, düzenli hayatı... Bir sürü, bir sürü değişken! Ama olsun, benim sevecen, sabırlı, tatlı bir anne olma ihtimalim de yüksekti. Yoksa değil miydi? Yoksa çocukları çok sevmek yeterli değil mi? İşte bütün bu karmaşaya geliştirdiğim çözümler, günbegün bu kitapta hayat buluyor!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 272
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 4.2012
₺39,90

Bir sürü esaslı kadın. Pek çok B yüzü. Sayısız saklı şarkı. Tok bir karanlık. Acayip türden, soğuk ve salgılı bir hüzün. Ta-ta-ta-tammm: Kadınlar Tuvaleti!

"Kanayan, terleyen, altına işeyen, kusan, akan, bulaşan, sızan, sızlayan, esriyen; bu ve benzeri kayıpları biteviye yaşayarak özerkleşen kadınların maceraları bu öyküler. Yüzleri yanık izleriyle dolu, vücutları bereli, ruhları arızalı; tasmalı kadınlar, kirli tanrıçalar, anti-venüsler. Kalabalık, eğlenceli, matrak: Gerçek bir kadınlar tuvaleti!"

- Hande Öğüt

"Ayın ışıklı ve karanlık yüzleri gibi, kadınlığın da aydınlık ve karanlık iki yüzü var. Aydınlık yüz, sanki tüm dünyanın oyun alanı gibi. Öylesine ışıltılı ve eğlenceli ki, herkes oraya bakmak için yarışıyor. Karanlık yüze bakmak için ise, Ceyda Aşar gibi cesarete sahip olmak gerek."

- Sibel Kilimci

"Esas kızların hikâyeleri, kendi hikâyelerinde kahraman olamayan kadınların hikâyeleri. Farklı sokakların, farklı sınıfların, farklı dertlerin kadınlarına dair, kadınlara mahsus, tevazuyla çatılmış, dişi hikâyeler... Susan Sontag'ın erkeksi erkeklerin en güzel yanları kadınsıdır, kadınsı kadınların en güzel yanları erkeksi, deyişi aklımızda…"

- Pınar Öğünç


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺17,50

Annelik, insanın tüm sosyal ilişkileri içerisinde belki de en özel, kendine has, özgül olanı. Bu kitabın da temelini oluşturan araştırmaya katkı sağlayan, birbirlerinden çok farklı özelliklere sahip 326 anneden sadece birinin; beş aylık hamile olan ve bebeğini kucağına alacağı anı iple çeken bir annenin söylediği tek bir cümle bile anneliğin ne kadar özel bir deneyim olduğunu anlatmaya yeterlidir: "Bazen ağlamıyorum, sesimi duyar da üzülür diye."

Bu kitap iki temel bölümden oluşuyor: Öncelikle, kadınlığın "kırılma noktaları" olduğuna inanılan deneyimlere ve sorunlara; yani menstruasyona, hamileliğe doğuma, anneliğe, menopoza, çocukluk döneminde yaşanan istismara tacize, yetişkinlikte yaşanan şiddete, tecavüze, boşanma ya da eşin ölümü gibi kayıp yaşantılarına, cinsel sorunlara ve yeme bozukluklarına değiniliyor. İkinci bölümde ise, 16 ilde 326 hamile ya da anne olmuş kadınla yüz yüze görüşmelerle ya da anketlerle gerçekleştirilen "Mozaiğin Anneleri" araştırması aracılığıyla; anneliğin, anne olma güdülerinin, bir kadının neden anne olmayı istediğinin ya da bundan kaçındığının ve anne çocuk bağlanmasının nasıl bir yapısının olduğu aktarılıyor.

Kitapta, üzerinde yaşadığımız bu müthiş renkli ve zengin mozaik olabildiğince yansıtılmakta; bunun için de farklı sosyokültürel özelliklere sahip anne çocuk bağlanması anlatılmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 502
En / Boy : 13.5 / 21.5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 8.2012
₺81,90

Cinsiyetli Olmak, 2005 baharında Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık'ta yapılan feminist etkinliklerden doğan makalelerden oluşan bir derleme. Felsefe, sosyoloji, psikanaliz ve edebiyat oturumlarına katılan akademisyen ve araştırmacıların feminist sorularla yönlenerek kendi alanlarını yeniden keşfettiği, feminist düşüncenin kavramlarını ve sorunlarını aydınlatarak ülkemizde kuramsal açıdan pek de zengin olmayan feminist literatüre bir katkıda bulunduğu, aile içi şiddeti, militarizmi, feminizmin ülkemizde nasıl algılandığını çözümlediği makalelerden oluşuyor. Cinsiyetli Olmak, hem edebiyatın hem de sosyal bilimlerin feminizmin yaptığı açılımlardan ne kadar etkilendiğini gözler önüne seriyor ve bizi bu alanların nasıl dönüştürmekte olduğunu fark etmeye çağırıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 156
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺32,00
Tükendi

20. yüzyılda yaşanan önemli gelişmelere rağmen feminist mücadele gündemdeki yerini koruyor. Angela Davis’ten, Simone de Beauvoir’a farklı isimlere başvuran bu çizgi roman, iz bırakan slogan ve olaylarla bu hareketin aşamalarını ortaya koyuyor ve bu sayede cinsiyet, kadına karşı şiddet, kesişimsellik ve queer kuram gibi anahtar kavramları açıklıyor.

Anne-Charlotte Husson, dil bilimleri konusunda doktorasını tamamladı ve Université Paris 13’te cinsiyet ve feminizmle alakalı söylemlerin analizi konusunda dersler veriyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 13.5 / 18.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2018
₺12,50
₺16,67
Tükendi

Erkeklerin yazdığı tarihi, toplumsal cinsiyet rollerini bozan kadınlar; isyancılar, korsanlar, suç imparatorları, devrimciler, maceracılar, seri katiller, savaşçılar, casuslar... Cesaretleri, uluslarının kaderine yön veren kahramanlardan bağımsızlık yolunda kitleleri peşinden sürükleyen devrimci halk savaşçılarına; yer altı dünyasına adını altın harflerle yazdıran uyuşturucu baroneslerinden seri katillere, tarihin yazmadığı kadınların hikayeleri...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2017
₺10,42
₺13,89
Tükendi
Kentli küçük bir kızın serüvenlerini anlatan "Ayşegül" kitaplarını bilirsiniz. Sevimli ve güzel bir kızın okulda, tatilde, denizde, çiftlikte vs. geçen maceraları anlatılır bu kitaplarda ve biz yaklaşık üç kuşaktır bu modern masalları okuyarak büyürüz. Peki okumuş, meslek sahibi olmuş, evlenmiş veya evlenmek üzere olan büyük Ayşegül’ün serüvenlerini merak etmez misiniz? Ben ederim! Ettiğim için de onlarca, yüzlerce kadınla konuştum. Onlarla herkesin bildiği sahillerde dolaştım, çoğunluğun cesaret edemediği sularda yüzdüm, hatta epey derinlere daldım ve gördüklerimi, duyduklarımı sizlerle paylaşmaya karar verdim. Ayşegül’ün yatak odası hikâyelerini anlattığım "Aşk, Seks ve Kadınlara Dair" geçen yıl yayınlandı. Elinizde tuttuğunuz bu kitapta ise, Ayşegül’in iş hayatında yaşadıklarını okuyacaksınız. Çalışmak isteyen, para kazanan, meslek sahibi kadınların İŞ’teki serüvenlerini. Hemcinslerinin büyük bir çoğunluğu ev kadınlığıyla yetinirken, onlar neden dışarıda da çalışmayı tercih ediyor? Çalışırken yollarına kimler çıkıyor? Engelleri yıkmak için ne yapıyorlar? Yoksa en büyük engel kendileri mi? Hedefleri ne? Bunlara ulaşmak için kimlerle mücadele ediyorlar? "Kariyer ya da evlilik" ikilemine mi düşüyorlar yoksa "Hem kariyer yaparım hem de çocuk" diyerek süper kadınlığa mi soyunuyorlar? On farklı kadının hikâyesini okuyacaksınız yine. Aslında yüzlerce, binlerce kadının gerçek yaşam öyküsünü...
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 287
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2004
₺8,33
Tükendi

Fransız kadınların bir erkekle tek başına dışarı çıkmadıklarını biliyor muydunuz?

Konu karşı cinsle ilişkiler olduğunda, biz kadınlar bazı sırları gözden kaçırırız. Fransız kadınlar, erkeklerin ilgisini çekmenin güzellikle, çalışmayla, hatta motivasyonla bile ilişkili olmadığına inanırlar.

Hiçbir kural yoktur. Hiçbir otoritenin tavsiyesini dinlemezler. Erkek arkadaşlarının karnı tok mu, sırtı pek mi diye endişelenmezler. Ayrıca erkeklerle iletişim kurmak için ta Mars'a kadar seyahat falan da etmezler. Aksine, Fransız kadınlarının aşk hayatları romantik, tensel, oyunbaz ve yoğundur. Kıyafet ve aksesuarlarını seçerken nasıl benzersiz bir özgünlük ve maharet hissiyle hareket ediyorlarsa, ilişkilerini de aynı hisle yürütürler.

Jamie Cat Callan yazdığı bu kitapta okuyucularını, dünyanın en usta âşıkları sayılan Fransızların, özellikle de oyunbaz Fransız kadınlarının aşk hayatlarının koridorlarında özel bir gezintiye çıkartıyor.

Bu kitabı okuduğunuzda,

  • Fransız kadınların kendilerini neden daima seksi hissettiklerini,
  • Fransızların flört etme sanatlarını,
  • Fransız kadınların neden her yere yürüyerek gittiklerini ve fark edilmekten neden bu kadar hoşlandıklarını,
  • Fransız kadınların  Erkeklerle nerede tanıştıklarını,
  • Erkeği yaramazlık ettiğinde, ne yaptığını... Ve buna benzer pek çok sırrı öğrenmiş olacaksınız. Âşığınız için hazırlayabileceğiniz tutku dolu yemek tarifleri de cabası!

"Özgüveninizi artırmaya ve potansiyel sevgili adaylarınızı kendinize çekmeye yönelik seksi Fransız sırlarını ortaya koyuyor... İçinizdeki tanrıçanın çok hoşuna gidecek!"

Bonnie Fuller


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 198
En / Boy : 13 / 20,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2012
₺16,88
Tükendi

Farklı yaşlarda,farklı fizik tutarlılığında; ama hepsi de bir arada olan seçilmiş 21 kadın...

Hepsi çok güzel, dahası bir o kadar özel bu kadınların güzellik sırlarına bir göz atın bakalım,gece yatmadan önce sürülen nemlendiricinin ötesinde neler bulacaksınız...Ayrıca saçınızdan kıyafetlerinizdeki en küçük ayrıntıya, solaryumdan cilt bakımına,detox'tan masaja, estetikten dış güzelliğine kadar sağlıklı bir yaşam için uzman görüşleri ve tavsiyeleriyle sağlıklı bir yaşam için uzman görüşleri ve tavsiyeleriyle sağlıklı güzelliginize yeni bir bakış açısı getirecek olan bu kitapla önce kendinizi,sonra çevrenizi büyülerken otistik bir çocuğun göz pınarlarındaki sevinç olmayı sakın ola ihmal etmeyin...

İşte 21 güzel kadın ve onların hiçbir yerde bulamayacağınız güzellik reçeteleri.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 272
En / Boy : 17 / 23,5
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 7.2008
₺20,62
Tükendi
Okul, kariyer, geç evlilik derken çocuk sahibi olma konusunda geç kaldığını düşünenlerden misiniz? Üzülmeyin, annelik her yaşta güzel... Günümüz koşullarında orta ve ileri yaş gebelerinin sayısı hızla çoğalıyor. Elbette bu süreçte dikkat edilmesi gereken noktalar, alınması gereken bazı önlemler var. 35 yaş ve üstü tekil, 33 yaş ve üstü çoğul gebeliklerde, bebeklerde Down sendromu başta olmak üzere genetik anormallikler görülme riski artıyor. Annede ise gebeliğe bağlı diyabet, hipertansiyon ve gebelik komplikasyonları oranlarında belirgin biçimde artış görülüyor. Bu kitabı hazırlarken amacımız, sizi bu süreçte yalnız bırakmamaktı. Doktorunuzun kontrol ve gözetiminde, kendinize ve bebeğinize gerekli özeni göstererek rahat bir gebelik dönemi yaşayabileceğinizi anlatmak istedik. Kitabın tüm anne adayları için yararlı olmasını diliyoruz.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 246
En / Boy : 18.5 / 22.5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 6.2008
₺14,62
Tükendi

Meme kanseri deneyimi yaşayan kadınların öykülerini okuduğunuzda göreceksiniz, bu kadınlar artık daha kadın, daha insan, yaşama daha bağlı. Biliyorum, birçoğunuz bu kitabı okumaya başladığınızda elini memesine götürecek. Eliniz her memenize gittiğinde erken tanıyı aklınıza getirin ve bugüne kadar memenizi bir doktora göstermediyseniz, kafanıza bir gün koyun ve doktora gidin.

Bu kitabı başta anneme ve meme kanseri mücadelesi veren tüm kadınlara ithaf ediyorum.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 175
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 12.2006
₺11,25
Tükendi

Bu çalışma, kadın bedeninin “neye hizmet etmesi” ve “nasıl sergilenmesi” gerektiği meselesinin, modernleşme niyetiyle kimi girişimlerde bulunan Osmanlı’da, hangi araçlar ve kararlarla çözülmeye çalışıldığını tartışıyor. Gülhan Erkaya Balsoy; bu tartışmayı, arşiv belgelerinin yanı sıra Osmanlı’da kadın doğumun kurucu “babası” Besim Ömer’in eserleri, 20. yüzyıl başında çoksatar olan ve kadınlara yönelik nasihatler içeren yayınlar ve kimi popüler edebi metinler üzerinden sürdürüyor.

Osmanlı’nın nüfusu kontrol etmeye çalışan kadın odaklı politikaları, bir yandan kadın bedenini denetim altına alıp siyasetin sahasına çekerken bir yandan da kadını ve kadın sorunlarını görünür kılıp üzerinde konuşulur hale getirmiştir. Devlet erki, Osmanlı nüfusunun artmasını –ama Müslümanlar lehine artmasını– isterken makbul kadını ve kadınlığı da tarif ediyordu. Makbul kadın vakti gelince hemen evlenmeli, çok çocuk doğurmalı, asla kürtaj yaptırmamalı ve kendisini doktorlara emanet etmelidir. Bu tarif, yaşadığımız dönemin siyasal diline ve amaçlarına ne kadar da denk düşüyor.

Günümüzde sürdürülen kürtaj tartışmalarının ve kadına/kadınlığa “had” bildiren sert erkek üslubunun kuruluşunu araştıran Kahraman Doktor İhtiyar Acuzeye Karşı, “cinsellik, doğum, hamilelik, düşük gibi deneyimlerin sadece biyolojik bedenle ilişkili olmadığını, son derece politik konular olduğunu bir kere daha hatırlatıyor.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 256
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2015
₺30,80
Tükendi
40’lı yaşlardaki kadınlar... Baş döndürücü, baştan çıkarıcı, baştan çıkarılıcı... Ama vaatkâr, davetkâr! "Ve Allah kadını yarattı."1960’lı yıllardı. Allah kadını, Brigitte Bardot’un bedeninde yaratmıştı. Yaratılan kadın 20’li yaşlarındaydı. Aradan 50 yıl geçti. Ve kadın yeniden yaratıldı. Bu defa 40’lı yaşlarındaydı.Yirmi birinci yüzyılın ilk büyük keşfi 40 yaş kadını oldu. Ama keşfedilen şey, bir kadının hayatındaki en önemli 10 yıl değildi. Otuzlu yıllarla başlayıp, 50’li yılların sonuna kadar devam eden 30 yıllık bir süreydi keşfedilen. Ve bu kadını, kadın yarattı. Birincisi naifti. Farkında değildi. Erkeğe amadeydi.İkincisi bilinçli. Farkında ve erkek ona amade.Juliette Binoche 40’lı yaşlarında yaşadığı hayatı anlatırken şunu söylüyor:"Bu bir çölü baştan sona geçmek gibi bir şey. Önemli olan, kendi kendini yargılamamak ve suçluluk duygusundan arınmaktır."Ve devam ediyor:"En uçtakini yaşamaya hazır değilsen, insani bir şeyle irtibat kurmaya hazır değilsin demektir."Bu yüzyıl bir baştan çıkarma ve çıkarılma yüzyılı. Şımartma ve şımartılma yüzyılı.Baştan çıkarmaya ve çıkarılmaya ihtiyacımız var.Kendimizi keşfetmek, sınırlarımızın farkına varmak...Ve yaşamak.Üzerine gitmekten sakınmayan, adını koymaktan korkmayan, günah işlemekten çekinmeyen kışkırtıcı bir kitap...Yargılama ve suçluluk duygusuna savaş açmış bir kitap!
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 239
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2013
₺11,02
Tükendi

Genç ve sağlıklı kalmak insanların en büyük ve en eski arzusudur. Bu amaç için sarf edilen gayret daima çok fazla olmuştur.
Gençlik doğal olarak sağlık harekettir. Ona ulaşmak her ne kadar zor olsa da bunu başarmak isteyen insan sayısı fazladır. Yaşlanmayla birlikte kaybolmaya başlayan esneklik, dolaşım bozuklukları sporla giderilebilir. Cimnastik çok amaçlı hareketler bütünüdür. Vücudun tüm parçalarına hizmet eder. Mesleki olarak hareketsiz kalanlar yada vücudun tek taraflı çalıştığı durumlarda cimnastik sz konusudur ve hareket tedavi edici olacaktır...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 131
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : .1998
₺18,00
Tükendi

Yaratılış’ta güzelliğin melek Azazel’den kalma bir sanat olduğu söylenir. O, Havva’nın günahından sonra kadınlara “gözlerinin çevresine sürme çekmeyi“ öğretmiştir. Ölçütleri, inançları, ahlakı, uygulamaları dönem dönem değişen bir sanattır bu. Mısır’da banyolarla merhemler, düzgünün ve rengin ortaya çıkışı, Roma’daki çekicilik düşkünlüğü, kırmızıyla beyazın zorbalığı;

Hıristiyanlığın ilk döneminde yeniden göze giren sadelik; ortaçağdaki Haçlı Seferleri’nden dönüşte getirilen ürünler sayesinde Doğu güzelliğiyle masalsı tanışma; klasik çağda üsiübeç, allık ve yapay benler, 18. yüzyılda yüzyılda ilk kozmetik sanayisinin ortaya çıkışı, bugün de çevremizde birçok örneğini gördüğümüz çağdaş güzelliğin başlangıcı.

Dominique Paquet bir hayranlık ve umut öyküsü anlatıyor, antikçağdan beri kadını erkeği her insanın, doğaya ve dolayısıyla öteki cinse karşı baş tacı ettiği güzelliğe ışık tutuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : .
₺12,96
1
Çerez Kullanımı