2001 yılındaki uluslararası müdahale ile yönetimden uzaklaştırılan Taliban, yirmi yıl aradan sonra Afganistan’da tekrar yönetimi ele geçirmiştir. Afgan Siyasal Hayatında Taliban başlıklı bu eserde, Yazar; 2014-15 yıllarında Kabil’de yürütmüş olduğu üst düzey görevin de birikimiyle Taliban’ın başarısının, NATO ve Afgan Hükûmetinin ise başarısızlığının nedenlerini incelemektedir. Kitap, Afganistan’ın özellikle yakın tarihine, coğrafyasına, etnik bölünmüşlüğüne, mezhep yapısına, güç odaklarına, diğer ülkelerin çıkar ve yaklaşımlarına, devletin kırılganlığına, Taliban’ın geçmişi ve bugününe, Afganistan'da uluslararası müdahale sonrası yaşanan gelişmelere, ülkenin bugünkü durumuna ışık tutmakta, ayrıca ülkenin geleceğine yönelik öngörülerde bulunmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 256
En / Boy : 15.5 / 21.5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 10.2021
₺61,20
₺68,00

Ortadoğu coğrafyasının küresel siyaset gündemindeki yeri, son yıllarda yaşanan gelişmeler ışığında yeniden tanımlanırken, bölge dışı küresel aktörler ve önemli bölge ülkelerinin dış ve güvenlik politikalarına etki eden faktörlerin doğru bir şekilde anlaşılması, hiç olmadığı kadar önem arz ediyor. Bu kitap, uluslararası ilişkiler alanında çalışan akademisyenler tarafından bölge dinamiklerinin daha iyi analiz edilebilmesi adına yapılan çalışmalara bir katkı olarak hazırlandı. Bölge üzerine çalışan bilim adamları ve bölgeye ilgi duyan kamuoyu, bu kitaba katkı veren yazarların ulaşmayı arzu ettiği hedef kitleyi oluşturuyor. Ortadoğu'nun değişen dinamikleri üzerine yapılan akademik ve akademik olmayan çalışmaların artan bir şekilde kamuoyunun bilgisine sunulduğu son zamanlarda, bizler de bu sürece bir katkı vermek istedik ve yoğun araştırmalar neticesinde bu eseri ortaya çıkardık.

Türk dış politikasında karar verici konumda bulunan yöneticilerin Ortadoğu'da yaşanan gelişmeleri doğru bir şekilde okuyup buna uygun ulusal çıkar ve politikalar belirleme sürecinde bu kitabın faydalı olacağını düşünüyoruz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 258
En / Boy : 13.5 / 21.5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 6.2019
₺39,60

Bu eserde İslam dinini, kendi çıkarlarına alet eden, Din tüccarlarının, Tanrının kullarına rehber olarak yolladığı, Kur’an’ı nasıl istismar ettiklerini. Cemaat adı altında insanların nasıl koyunlaştırıldığını. Sırlarını ve faaliyetlerini. Tasavvuf ve Dervişliği. Nurculuk çalışmalarını. İktidar olma emellerini. Siyasi parti işlevlerini. Cemaat lideri yaşam öyküsünü. Amerikalıların halife adayını. Güncel siyaseti. Kurucuları, geçirdiği rahatsızlıkları. Ruhsal sıkıntıları. Kurucu ve kişilik değişikliğini, hayretler içinde daha bilmediğiniz çok şeyi okuyacaksınız..!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 415
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2019
₺26,25

Orta Doğu’da anlaşmazlıklar neden çözülemiyor?
ABD ile Arap ülkeleri arasında nasıl bir ilişki var?

Bu iki farklı dünya arasındaki diplomatik ilişkiler, petrolün keşfinden önce de karmaşıktı. Orta Doğu Tarihi profesörü Jean-Pierre Filiu, bizler için 230 yıllık bir öyküyü yeniden canlandırıyor; usta çizer David B. ise olağanüstü çizimleriyle karmaşık bir tarihi anlamamızı olabildiğince kolaylaştırıyor.

Sıkı Düşmanlar, 1803’te Libyalı “barbarlar”a karşı açılan savaştan Bush ve Obama’nın Irak’ta yaşadığı hüsrana; büyük hikâyeden küçük anekdotlara kadar konuyu her noktasıyla ele alıyor ve tüm dünyanın ana gündemi olmaya devam eden ABD-Orta Doğu ilişkisinin kalbine inmemizi sağlıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 320
En / Boy : 16.5 / 22
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2019
₺84,00

İslam-siyaset ilişkisinin önemli bir veçhesini oluşturan “yapılı çevre” tartışmalı bir konu olagelmiştir. İlk kez 19. yüzyılın başlarında şarkiyat incelemeleriyle karşımıza çıkan “homojen” İslam kenti imgesi, Edward Said’in çığır açıcı Şarkiyatçılık’ının ardından sorgulanmaya başladı. İslam dünyasındaki kentlerin çeşitliliğini dikkate alan çalışmalarla birlikte geleneksel-modern karşıtlığına dayanan hâkim görüş büyük ölçüde terk edildi. İslam ile yapılı çevre arasındaki ilişki, ilkinin görünürlüğünün ve siyasi nüfuzunun önemli ölçüde arttığı günümüz dünyasında ise başka bir araştırma sorusunu gündeme getiriyor: Bugün İslamdan ziyade İslamcılığın yapılı çevrenin biçimlendirilmesinde nasıl bir rol oynadığı (keza yapılı çevrenin de İslamcılığı nasıl şekillendirdiği) üstüne düşünmemiz gerekiyor.

Milletin Mimarisi bu noktadan hareketle Türkiye’nin son yirmi yıldaki dönüşümünü analiz ediyor. AKP iktidarının bir (yeniden) ulus inşası projesi olarak ele alınması gerektiğini öne süren Batuman, bu çerçevede ne tip mekânsal stratejilere başvurulduğuna ve hangi kentsel biçimlerin üretildiğine odaklanıyor; yapılı çevrenin toplumsalın kurucu unsurlarından biri olduğu öncülünden hareketle, siyasetin mekânsal inşasını ortaya koymaya girişiyor. Kentte yerleşik olan ve mekânsal biçim ve ölçeklerle tanımlanan talep, çelişki ve mücadeleleri anlamak için, mekânsal ile toplumsal arasındaki etkileşimleri dikkatle analiz ediyor.Son derece güncel bir kitap: Batuman, bir siyasal rejimin kentsel ve mimari biçimlerle nasıl yeniden şekillendiğini süreç devam ederken betimlemek gibi zorlu bir girişimi başarıyla gerçekleştiriyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 312
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2019
₺49,50

Soğuk Savaş’ın sona ermesiyle birlikte en ideal siyasi düzene ulaşıldığı iddiasında bulunan Tarihin Sonu tezinin ana önermelerine karşı kaleme alınan bu eserin temel tezi şudur: Soğuk Savaş’ı nihayete erdiren süreç Tarihin Sonu değil, modernite ile birlikte gelen varlık, bilgi ve değer sistemlerini kökten etkileyen ve değiştiren kapsamlı bir medeniyet dönüşümüdür.

Soğuk Savaş’ın bitişiyle küresel alanda daha durağan bir düzen döneminin başladığı iddiasına karşı medeniyet dönüşümünün getirdiği meydan okumaların yoğunlaştığı dönemlerde tarihin hızının yavaşlamak yerine artacağı öngörüsünde bulunan yazar, uluslararası sistemin seyri ile ilgili bir gelecek perspektifi sunmuştur. Bu eserin yazılmasından bu yana yaşanan gelişmeler eserin ana tezini teyit eder mahiyettedir.

Bu çerçevede, kendisi de kapsamlı bir medeniyet dönüşümü sürecinden geçen İslam medeniyetinin hem yaşanan küresel medeniyet bunalımına güçlü ben-idraki ile bir alternatif oluşturmak hem de ulusal, bölgesel ve uluslararası düzeyde meydan okumalarla yüzleşmek zorunda olduğu vurgulanmaktadır.

Bugün Müslüman toplumların aydınları ve siyaset yapımcıları bu yüzleşmeyi düşünce özgürlüğü içerisinde rasyonel ve samimi bir şekilde gerçekleştirmekle sorumludurlar. Elinizdeki eser böylesi bir yüzleşmeyi yapabilmek amacıyla daha Soğuk Savaş’ın ilk yıllarında kaleme alınmıştı. Şimdi Türkçe olarak yayınlanan bu eserin, son çeyrek asırda zarureti daha da belirginleşen böylesi bir yüzleşmeye katkıda bulunacağını ümit ediyoruz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2018
₺40,80

2003 yılında ABD ve müttefiklerinin işgalinden bir kaç ay sonra, İran devlet televizyonu çalışanı olarak belgesel çekimi için gittiği Irak’ta ekibiyle birlikte Amerikan askerleri tarafından casuslukla suçlanarak tutuklanan ve değişik hapishanelerde işkence gördükten sonra yoğun diplomatik çabalar sonucu serbest kalan yapımcı Said Ebutalib’in, çok sayıda resim ve belgeyle desteklenen bu hatıratı İran’da “Yarım Kalmış Bir Belgeselin Hikayesi” altbaşlığıya yayınlandı ve çok satanlar arasında yer aldı.

Ebutalib’in serbest kalması için yapılan Farsça ve İngilizce diplomatik yazışmalar ve konuyla ilgili uluslararası hukuk metinleri, belgelerin önemli bir kısmını oluşturuyor. Halen bağımsız belgesel ve film yapımcısı olarak hayatını sürdüren Ebutalib, özgürlüğüne kavuşmasının ardından Tahran milletvekilliği yaptığı dönemde de söylemleriyle dikkatleri üzerine çeken bir siyasetçi oldu.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 258
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2018
₺25,50

Bugünü anlamak isteyenlere…

Sömürgecilik ve talancılıkla geçinen Batı’nın, 2. Dünya Savaşı’ndan sonra İslam coğrafyasında yaptığı bilimsel araştırmaların %95’i Din Psikolojisi ve Din Sosyolojisi alanındadır. Binlerce tez ve rapor Batılı ülkelerin stratejik akıl üreten kurumlarının masaları üzerindedir.

Bizi çözdüler, sinir uçlarımızı tespit ettiler ve uygun aparatlarla işgal projelerini hayata geçirdiler.

Artık kullanacakları her baltanın sapı, o coğrafyanın ağacından olacak!..

Bu stratejik akıl üreten masalarda iki eldiven dokundu:

• Ilımlı İslam Eldiveni: Cemaat ve Tarikatlar

• Radikal İslam Eldiveni: İslami terör örgütleri olarak isimlendirdikleri, dinî kimlikli örgütler.

Bu çalışma, Ilımlı İslam Eldiveni’dir. Bu eldivende yer alan Kesnezani Tarikatı, Saddam’ın devrilmesinde, Irak’ın işgal edilmesinde kullanılmıştır.

Minhacü’l-Kur’an, Pakistan’da zaman zaman kullanılmış, hâlâ da kullanılmaya devam etmektedir.

İslam dünyasının bu yüzyıl içinde karşı karşıya kaldığı en büyük tehlike bu İki Eldiven’dir. Bu İki Eldiven de coğrafyamızdaki merdiven altı din eğitiminden beslenmektedir.

Bugünü anlamak isteyenler için eşsiz bir kitap…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 312
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2018
₺76,50

Bu kitap,suriye halkının yaşadığı büyük acıları, üzüntüleri, zorlukarı , ölümleri, Easad’ın hapishanelerine ve bu hapishanelerde yapılan işkenceleri, baskınları kadınların tutuklanmalarını, soykırımın her şeşidini, bizzat olayları yaşıyan kahramanların dilinden, suriye halkının özgürlüğü ve onuru için ödediği bedeli, bütün dünyaya göstermek için yazılmıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 228
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2018
₺17,00

Elinizdeki kitap, savaşın gölgesinde yok olan hayalleri yıkılan evleri, ölen insanları, savaşın gölgesin deki kırık kalpleri özetle Suriye Savaş'nda Suriye Halkı’nın yaşadığı gerçek olayları ve acıları anlatıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 120
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2018
₺10,20

Bu kitap ürkütücü gerçekleri, kaynak ve delilleriyle ortaya koyarak haykırdıgı icin Batı'da yasaklandı. 0 yuzden hiçbir kitabevinde bulunmuyor. Kitabı okuyunca kimlerin, neden yasakladığını görecek, yasaklayanların mı yoksa yazarın mı haklı olduguna siz karar vereceksiniz.

Sadece şu kadarını hatırlatmakla yetinelim: Churchill'in Uçuncil Dünya Savaşı'nın Ortadogu'da patlak verecegini ve bunun da Israil yuzunden çıkacağını so ledigi rivayet edilir. Bernard Granotier'nin de herhalde Churchill'in o sözünden hareketle kaleme aldıgı Üçüncü Dünya Savaşı'nın Sebebi Israil adlı bir kitabı bulunuyor.

Bu kitap, bizi çok yakından ilgilendiren Ortadogu'nun dünü, bugünü ve yarınıyla ilgili vazgeçilmez bir kaynak eser; Batı'nın ve onun efendisi Abd'nin gerçek yüzünü gözler önüne seren bir çalışma. ilahi Mesajlar Toprağı Filistin okunmadan Ortadoğu hakkında yapılacak her değerlendirme eksik kalacaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 540
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2018
₺96,00

Geçmişte modern-köktenci-muhafazakarlığın hiçbir eleştiriye tabi tutmadan aktardığı kavram ve kalıpların yerini günümüzde küreselci köktenci-muhafazakar yeni kavram ve kalıplar almıştır. Türkiye’nin ve dünyanın sorunlarından yola çıkarak belli değerlendirmelere ulaşmak yerine küreselci-muhafazakar kavram ve kalıpların uygulanması önemli olmaktadır. Küreselleşmenin getirdiği çözümleri uygulama görevi üstlenen iktidardaki siyasi kadrolar sadece yeni siyasi uygulamaların değil aynı zamanda küre-muhafazakar dünya görüşünün de sözcülük ve öncülüğünü yapmaktadırlar. Bu nedenle günümüzde sosyoloji ve sosyologlar görevsiz kalmıştır. Küreselleşmenin ve buna uyumlu siyasi kadroların yapıp ettiklerini dışarıdan izlemek ve savunmakla varlık belirtmektedirler. Bu nedenle bir yandan “sosyolojinin sonu” görüşlerini savunurlarken, diğer yandan iktidardaki siyasi kadrolarla, hatta bunun ötesinde (lider-siyasi parti-devlet özdeşleşmesi nedeniyle) liderin/önderin kişiliği ile özdeşleşmişlerdir.”

Ertan Eğribel - Ufuk Özcan




Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 512
En / Boy : 16 / 23
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : .2014
₺40,00

 

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 268
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2005
₺20,50

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 151
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : .2004
₺46,75

“Burada toplanan belgeler önemlidir ve fakat bu kitap yalnızca arşiv belgelerinin açılması için tasarlanmadı. Bu çalışma özelde Mısır'da ve genelde dünyanın geri kalanında bulunan günümüz militan aktörlerine ulaşmak amacındadır. […] Ancak bu eser yalnızca Mısırlılara ve Mısır'a ilgi duyan okuyuculara hitap etmemektedir. Hayır. Kapsamı evrenseldir. Çünkü olayların akısını (ve belki de tarihin akısını) değiştirmek isteyen sosyal bileşenlerin çeşitliliği ile eylem birliği arasında gerekli olan bağdaşım, ne Mısır'a ne de dönemimize has bir şeydir.

19. ve sonra 20. yüzyıl boyunca bütün halkların, tarihsel, kapitalizme ve ona bağlı emperyalizmin gelişmesiyle karşılaştığı genel bir durumdur. Böylece, kitabı okurken okuyucu genelden özele (Mısır'ın durumuna) doğru ilerleyebilecektir. Bu özele olan bakış -somut bir durumun somut analizi- birinci kısımda
sunulan soyut ifadeye dayalı atılımın ön bilgisini oluşturmaktadır.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 184
En / Boy : 16,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2016
₺15,00

"Dış politikada doğru hak anlayışını temel alan D-8 çekirdekli, İslam Birliği çekirdekli 'Yeni Bir Dünya'nın kurulması temel esastır. Gidip Batı'nın kapısına boynundaki zincirle bağlanmak diğer görüşlerin özellikleridir. Dış politikada 'doğru hak anlayışı'nı temel alarak D-8'i çekirdek alarak 'Yeni Bir Dünya'nın kurulması Milli Görüş'ü diğerlerinden ayıran bariz farklardan birisidir."

Bu cümlelerle, İslam coğrafyasındaki Müslümanlar arasındaki siyasi ve ekonomik birlikteliğin önemine vurgu yapan Prof. Dr. Necmettin Erbakan; kurtuluşun da ancak yine bu coğrafyada Milli Görüş eli ile olacağını dile getiriyor.

Batı'nın, Siyonizm'in ve Emperyalizm'in batıl hak anlayışı ile; İslam coğrafyası içerisindeki Müslümanları(!) teşaron örgütleri kullanarak birbirine kırdırmak suretiyle hem buralardaki siyasi ve ekonomik birliği baltaladıkları hem de buraların yer altı ve yer üstü kaynaklarına, enerji nakil yollarına el koydukları gün gibi ortadadır.

Biz "doğru hak anlayışı"nı esas alan Müslüman'lar olarak bu durum karşısında ne yapmalı, nasıl davranmalıyız?

Biz "doğru hak anlayışı"nı esas alan Müslümanlar olarak bu batıl anlayış karşısında herkesin hakkını aldığı, "Adil Düzen"in kurulduğu, ezilen müslim ya da gayri müslim her toplumun yanında olunduğu "Yeni Bir Dünya"yı kurmak zorundayız.

İşte bu kitapta, bu yola baş koymuş, büyük bir davaya lider olmuş bir şahsiyetin; Prof. Dr. Necmettin Erbakan'ın yaşadıklarına ve bunlara karşı takındığı tavırlara şahit olacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 203
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2018
₺24,00

Siyaset; Allah’ın el-Velî isminin insanda tecelli etmesiyle yeryüzünde İslâm’ı hâkim kılmak ya da var olan hâkimiyetini devam ettirmek; insanların müstakim çizgiden saptıklarında onları tekrar sırat-ı müstakime yönlendirmek ve onların dünyada emniyetlerini ve huzurlarını sağlamak amacıyla yönetimi kurumsallaştırma sanatıdır. Hedefi insanı mutlu ve huzurlu kılmaktır. Bunun için de hayatın tüm sorunlarını vahiy eksenli çözmektir. En azından biz siyasetten bunları anlıyoruz. Böyle bir siyasetin değerini ve önemini kabul ediyoruz. Gazzali’nin deyimiyle siyasetin bu şeklinin “ilimlerin en şereflisi olduğuna” inanıyoruz. Bu ilme şeref kazandıran amacı ve temel dayanaklarıdır. Hedef, ümmeti nebevi kurallar çerçevesinde Hz. Peygamber’e vekâleten yönetmek olunca, yapılan işin de değeri artmış olur. Müslümanların siyaseti bu bağlamda anlamaları çok önemlidir. Bu anlayış sadedinde İslâm, siyasetin üst bir kurum olduğunu kabul eder ve sıradan insanların elinde oyuncak olmasını istemez.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 240
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2018
₺38,25

Ölü doğan Büyük Ortadoğu Projesi’nden sonra Suriye olaylarının da bu noktaya geleceği çok öngörülmüyordu. O sebeple proje, “İlerleme için Ortaklık ve Geniş Ortadoğu ve Kuzey Afrika Bölgesi’yle Ortak Bir Gelecek” olarak değiştirildi. Fakat Arap Baharı’nda İslam Dünyası üzerinde yapılan planlamalarda eksen kayması oldu ve doğudan batıya doğru sistem Suriye üzerine kuruldu. ABD’nin Irak’ı işgalinde kullandığı “demokrasi” sloganı da Suriye için iflas etti. Mahir Kaynak’ın dediği gibi “BOP alanında herkes Oxford’u bitirse, yine de demokrasi mümkün değildir” görüşleri elbette çok doğrudur. ABD’nin bölge stratejisi bellidir ve hedeflerinden uzaklaştığını da söylemek mümkün değildir. Suriye’de vekalet ve yıpratma savaşları artan bir dozla devam etmektir. Dolayısıyla bölgede Birinci Dünya Savaşı’nda yarım kalan paylaşımlar hâlâ amaçlanmaktadır.

Bu çizgide İngiliz politikaları sürdürülmektedir. Hatta ilk savaştaki “Kürt” kartına müsamaha, günümüzde ise mecburiyet halini almıştır. Bir ABD departmanından başka bir işlevi olmayan NATO, elbette rakipsiz gücüyle sahadadır. Başta Avrupa Birliği olmak üzere küresel oyuncular da ABD’nin yanındadır. Rejimi destekleyen Rusya’nın amaçları çok açık değildir ve yanında bulunan İran’ın düşünceleriyle de örtüşmemektedir. Türkiye ise Fırat Kalkanı Harekatı ile Amerika’ya rağmen bu yolu başarıyla yürümüştür lakin henüz işin ortasındadır. Türkiye, ABD ile Rusya arasında bölgenin en güçlü ülkesidir. Senaryolar da çok açık değil ve uygulanması zordur. O sebeple olaylar her yöne savrulabilir, asıl önemli olan Türkiye’nin sağlam hesaplar yapmasıdır. Suriye’de bahar mümkün mü? İşte bunu dikkatle düşünmeli ve etüt etmeliyiz. O nedenle bu kitap yukarıda anlatılanlar çerçevesinde artık bir sendroma dönüşen Suriye gerçeğini tüm açıklığıyla izah edecektir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 368
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2017
₺70,40

Ülkemizin de içinde bulunduğu Ortadoğu’da çok önemli dönüşümlerin yaşandığa bir sürece şahit olmaktayız. “Soğuk Savaş”ın sona erdiği ve dolayısıyla bu süreçte oluşan bloklaşmaların çözüldüğü bir dönemde, 2010 sonundan itibaren, belki de önümüzdeki yüzyıllara yön verecek pek çok değişiklikler husule gelmekte. Bu kitapta özellikle 2011 başından itibaren yaşadığımız ve “Arap Baharı” adıverilen halk hareketleri ve bunlara karşı duran statüko ve karşı devrimleri anlamaya yönelik yazılar bulacaksınız. Eser, Ortadoğu’yu çeyrek asırdır takip eden bir tarihçinin gözünden bu sürecin nasıl anlamlandırılabileceğini izah etmeye çalışan ve farklı tarihlerde ve gündeme uygun olarak kaleme alınan kısa makalelerden oluşmaktadır. Aynı zamanda bilimsel bir çabanın ürünü olan bu eser, okuyucularına Ortadoğu’da son on yıl içerisinde meydana gelişen değişimleri anlaşılabilir bir dille izah etmeye çalışırken, bir tarihçinin yaşadığı dönemle ilgili siyasal ve sosyal gelişmeleri ihtiva eden, tarihe bir not düşme ameliyesi olarak da değerlendirilebilir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 216
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2018
₺35,20

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 287
En / Boy : 14,5 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2012
₺14,40

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 352
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺13,50

Hakları elde etmek yahut korumak için görevli olan "adalet" kurumunun da adaleti geciktirmekte oluşu, hakları elde etmek için başka yollara yönelmekte olanların eylemini kendilerine "doğru-sahih" gösteriyor. Şiddetle değişen bir sistemin daha çok şiddet üreteceği göz ardı edilmektedir. İslâm’ın şiddet, direniş, aktivizm gibi yaklaşımlarla ilgili olarak "haklı olandan yana" tavır sahibi olduğuna işaret ediliyor. Ancak İslâm’ın "Sen en güzel ahlâk üzeresin." beyanına dair tavrı unutuluyor. İktidarların toplumsal olarak Müslümanları sekülerize etmesine (dünyevîleştirmeye uğratmasına) karşı "İman edip amel ederler ve hakkı tavsiye ederler." emrine uygun bir tavır ve kendilerine sataşanlara karşı ise "Cahillere selâm der, geçerler." beyanına uygun bir ahlâk bilinci hayatımızdan çıkarılmış görünmektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 348
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2014
₺28,00

“…Şüphesiz, Seyyid Abbas’ın, eşinin ve çocuğunun kanı, işgalcilerin üslerini yakan ve onların varlığını helak eden korkunç ateşin ilk kıvılcımlarıydı. Ortaya koyduğu şiarlar her zaman ve her yerde yankılanacaktır, ta ki Mescid-i Aksa’nın kubbelerine ve Filistin topraklarına asacağımız bayraklara dönüşünceye dek. Seyyid Abbas lider, öncü, üstat ve merhametli bir baba olarak aramızda yaşayacaktır hep ve onun mübarek sîreti, vicdanımızın ve aklımızın derinliklerinde, kalplerimizin özünde canlı kalacaktır…”

- Seyyid Hasan Nasrallah


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 252
En / Boy : 12 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2016
₺25,60

Bu kitap,

Orta Doğu’da yaşananları komplocu bir bakış açısıyla ele almıyor…

İngiltere tarafından 19.yy’da petrol çıkarları için biçimlendirilen Orta Doğu’da,
bulunan üç yıl önce başlayan ve orta sınıfların başını çektiği ayaklanmalar baş gösterdi.

Biri Tunus’ta diğeri ise Arap Dünyasının lider ülkesi Mısır’da rejim değişikliği ile sonuçlanan başkaldırılar üzerine çok şey yazıldı.

Bu kitap yaşananları komplocu bir anlayışla ele alan ya da yaşananlara tamamen olumlayan bir yaklaşımdan da uzak bir biçimde, bu başkaldırıların arka planını ve bunları ortaya çıkaran sosyal dinamikleri ele alıyor.

Bir yandan dünyada yaşanan yeni medya ve yurttaş gazeteciliği kapsamında bu ayaklanmalarda sosyal medyanın payını abartmadan, ama göz ardı da etmeden el alıyor, bölgenin tarihini de ele alarak değerlendiriyor. Bu dinamikleri de dikkate alarak yaşanan gelişmeleri çok yönlü ele alıyor, sonra da teknoloji ile yaşanan iletişimsel değişimin bu süreçteki payını ele alarak tamamlanmamış devrimin fotoğrafını geniş bir kadraja koyarak çekmeye çalışıyor.

Yukarıda kısaca bahsetmeye çalıştığımız nedenlerden dolayı elinizdeki bu eser çok yönlü ve geniş açılı bir çalışma olarak Arap Baharı denen sürece farklı açılardan yaklaşan bir özellik taşıyor.




Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 239
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2013
₺19,20

Gabriel García Márquez’nin Yüzyıllık Yalnızlık kitabında bir bölümde Albay Aureliano Buendia, komisyonda delegelerin isteklerini dinler. Delegeler albaydan liberal toprak sahiplerinin desteğini kazanmak için tapu kayıtlarının kurcalamaktan vazgeçmesi, din adamlarının nüfuzuyla uğraşmayı bırakmasını ister. İstekler bitince Albay “O halde” der, “yalnızca iktidar için savaşıyoruz demektir.” Delegelerden biri, “Bu değişiklikler taktik gereği. Şu sıra önemli olan şey, savaşın halka dayanan tabanını genişletmektir. Sonra bunları yeniden ele alırız” demesiyle Albay Buendia’nın siyasal danışmanlardan biri kendini tutamaz, söze karışır: “Burada bir çelişki var” diye atılır. “Bu değişiklikler faydalı ve yerindeyse o halde Muhafazakâr rejim de iyi demektir. Dediğiniz gibi savaşın halka dayanan tabanını bu değişikliklerle genişleteceksek, Muhafazakâr rejim geniş bir halk tabanına dayanıyor demektir. Sözün kısası, demek ki, biz yirmi yıla yakın süredir halkın duygularına karşı savaşmışız.”

Siyasal danışmanın sözleri Türkiye’ye uyarlandığında ışıkları sabaha kadar yanan Karargâh’ın seçilmiş hükûmetin yetkilerine yönelik sivri dilli muhtıraları, 

-“İmam Hatipli Başbakanı hazmedemediğini” dermeyan eden Baro Başkanları, 
- “Hükümet yüzde 95’le gelse bile bazı kurumlardan gerekli karşılığı alacağını” hindi gibi kabararak söyleyen rektörler, 
- Kara propaganda yapan gazetelerin kupürleriyle halkın yarısının oyunu almış iktidar partisine kapatma davası açan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcıları,
- Ekonomiyi batırma isteğiyle “Yabancı yatırımcılar gelmesin” diyebilen şapkalı Cumhurbaşkanları,
- Düşük yoğunluklu savaş sürerken barış adına ahkâm kesip, barış süreci yaşandığında çark ederek hükûmete bilenen liberal kalemşorlar, 
- 80 yıllık askeri vesâyete son verildiğinde, paralel yapılarla daha ağır bir vesâyet inşa etmeye çalışanlar,
- Ağzına bir parmak bal çalıp üç yüzyıl duraklama dönemiyle uyutulan milletten yardıma muhtaç mazlum milletleri kucaklayan, memleket pusulasını esfel-i sâfilinden ahsen-i takvime çevirmeye vesile olan Tayyip Erdoğan’ın hükûmeti hâlâ ayaktaysa bunun sebeb-i hikmeti Allah’ın inayeti, Milletin desteği, Himmetlerinin işlevselliğidir.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 365
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2014
₺31,50
Irak halkı yıllar boyu ateş, kan, ölüm ve korkuyu yaşamış, bütün varlığıyla bunu duyumsamıştır. Bu acılar, Saddam Hüseyin döneminde korkunç bir şekilde hayata damgasını vururken işgalcilerle birlikte başka bir boyut kazanmıştır. Irak; ölüm, terör ve işgalcilerden duyulan korkunun yıllarca süren bir zaman diliminde nefes alıp vermekte zorlandıkları kötü kâbuslar gördükleri karanlık bir gece yaşamıştır. Bu kitap hazırlanırken muteber kitap ve yayınlar incelendi, olayların tam ortasında yer alan insanların bizzat gözleriyle gördükleri esere aktarıldı. Çalışmada yer alan her nokta yüzlerce bilgi ve belgeden yola çıkılarak okurun istifadesine sunuldu.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 119
En / Boy : 20,5 / 26
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 7.2012
₺42,75

Tarih daha önce hiç böyle nakledilmedi.

Ocak ve Şubat 2011’de Mısır’a devrimin çarpıcı günlerini yaşatan aktivistlerin tweet’leri bir ayaklanmanın insanı canlandıran resmini gerçek zamanlı olarak çiziyor. Binlerce genç insan, devrimlerinin her aşamasını aynen yaşandığı haliyle cep telefonlarından belgeledi. Bu kitap, önemli tweet’lerin bir seçkisini çok etkili ve hızlı bir anlatımla sunuyor ve ayaklanmanın hikâyesinin Kahire’de Tahrir Meydanı’ndaki insanlar tarafından doğrudan aktarılmasını sağlıyor.

Aktivistlerin birçoğu, olanları aktarmak için Twitter kullanan “vatandaş gazeteciler” idi. Başkaları sosyal ağı organize olmak, devrimi ileri taşımak için gereken sonraki adımları iletmek için kullandı. Çevrimiçi olan neredeyse herkes, gözlerinin önünde yaşanan olağanüstü olaylara anında tepki verdi.

140 karakter sınırlaması, Twitter’ı kullananların duygularını elbette ki yoğunlaştırdı. Hükümet yanlısı eşkıyaların saldırıları karşısındaki telaşlı ve öfkeli alarm durumu ya da diktatör düştüğünde yaşanan çılgınca mutluluk, mesajlarında kaba duygu patlamaları olarak kendisini gösterdi.

Tweet atanların birçoğu cep telefonlarıyla fotoğraf da çekmişti ve kitapta yer alan bu kareler eylemin kalbinden dikkat çekici manzaralar sunuyor. Alex Nunns ve Nadia Idle’ın editörlüğünde hazırlanan bu kitabı bu kadar değerli yapan bir diğer özellik de, sanal ağların ve özellikle Twitter’ın politik, sanatsal ve yaratıcı bir direnç biçiminde taşıdığı değeri göstermesidir.

Kitaptan alıntı:

Packafy Pakinam Ahmed
2 gündür süren protestonun ardından biber gazı temiz hava, plastik mermiler yağmur damlaları, coplar ise thai masajı gibi geliyor …
02:03:06 27 Ocak

Cer Mohamed A. Hamama
Şimdi #Tahrir’de babam, annem ve kız kardeşimle karşılaştım.. Ailem, Mübarek’i devirecek :D #Egypt #Jan25
16:22:20 10 Şubat


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 248
En / Boy : 12,5 / 17,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2014
₺22,50

Genç Fadime Şahindal, 2002 yılında babası tarafından acımasızca öldürüldü. İsveç’te neredeyse yirmi yıldır yaşamakta olan Kürt kökenli göçmen bir ailenin üyesiydi. İsveçli bir erkek ile yaşadığı ilişki onun kendi toplumundan dışlanmasına yol açmıştı. Bu karara boyun eğmemesi babasının gözünde, ailenin şerefine leke sürmüştü ve bunu ancak ölümü temizleyebilirdi. Bu korkunç cinayet dünyayı sarstı ve Fadime’nin adı kısa sürede namus cinayetlerine karşı verilen mücadelenin düsturu haline geldi.

Unni Wikan, Fadime’nin yürek burkan hikâyesini, babasının, annesinin ve iki kız kardeşinin ifadeleri ile birlikte kendine özgü dokunaklı diliyle aktarıyor. Gözler önüne serilen ise bir cesaret ve ihanet, sadakat ve aşk, iktidar ve aşağılanma hikâyesi ve neredeyse anlaşılması mümkün olmayan bir kültürler çatışmasıdır. Wikan, bu çok sarsıcı olayı, tüm Avrupa’da artmakta olan ve son zamanlarda ABD ve Kanada’da görülen benzer başka namus cinayetlerini de analiz ediyor. Ayrıca namus kavramını tarihsel ve kültürler arası derinlikte de inceleyerek İslam’ın kendisinin sorumlu tutulmayacağı —gerçekten de namus cinayetlerine çeşitli kültürel ve etnik geleneklerde rastlıyoruz— ama daha ziyade birçok kültürün namusu katı bir şekilde şiddetle ilişkilendirmesinin suçlanabileceği sonucuna varıyor.

Fadime’nin Onuruna kitabı, İslami kültürler hakkında yoğun ve yerinde kavrayışlar içeriyor, ama bu güçlü kitabın kalbinde, Wikan’ın sürükleyici anlatımıyla, Fadime’nin cesur ve trajik öyküsü yer alıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 312
En / Boy : 14,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2014
₺37,50
Tükendi

İslam ve sol buluşması bir yanı ile tematik olarak ele alınması gereken ama bir yanı ile de aktörleri üzerinden tartışılması gereken bir konudur. Bu güne kadar birkaç kez dergi dosya başlığı olmayı ya da ancak bir iki kitaba konu olmayı başarmış İslam-Sol, elinizdeki çalışma ile daha sistematik biçimde ele alınmaya çalışıldı.

Hiçbir şey yapmadığınızda eleştiri de almadığınız bir ortamda, bu tür tartışmalara taraf olmadığınızda da mutlu ve memnun biçimde yaşamaya devam edersiniz. Herkesin kendi cemaati içinde, “kendine kurban, kendine hayran” gettolar kurması, kapsayıcı bir toplumsal değişime öncülük edemez. Tarih boyunca büyük değişim hamleleri, böylesi karşılaşmalarla, yeni harmanlamalarla hayat bulmuştur. İslam düşüncesinin Eski Yunan’la karşılaşması birileri tarafından sapma olarak ele alınsa da sonra övünülen bütün gelişmelerin tohumunun atıldığı arka planı oluşturmuştur.

Büyük çoğunluğu oluşturan toplum kesimleri gerçeklerle yüzleşme konusunda dışlanan ayrımcılığa uğrayan kesimlerden daha şanssızdır. Sahiplendiği devletin kendisine öğrettiklerine şeksiz şüphesiz iman etmenin bedeli, hakikate ulaşma yolunun uzaması ve karmaşıklaşmasıdır. Bu nedenle Sünni Türk kimliği, ötekini görmezlikten gelme, hatta hafife almanın kurumsallaştığı bir platforma dönüşmüştür. Solun teorik iddiasını anlama ya da ödediği bedeli doğru okuma ahlakı bile, büyük çoğunluk içerisinde hak ettiği karşılığı bulamamıştır.

Bu tartışmaların sahici bir talebe dayanması ve somut birlikteliklerle birlikte ele alınması galiba göz ardı edilmemesi gereken en önemli noktayı oluşturuyor. Sadece bir düşünsel egzersiz ya da masa başı projesi değildir söz konusu olan. Gezi eylemleri, Yeryüzü Sofraları, Otel Önü İftarları, ezber bozan ve tartışılmaya değer girişimler olarak toplumsal siyaset tarihimizdeki yerini alacaktır.

İslam ve sol, ister tesadüfen aynı durakta karşılaşmış ve nereye gitmek istediklerini yeniden sorgulayan iki yolcu olsun, isterse insanlığın uzun yürüyüşünün farkındalığı ile daha köklü tanışma ve yol arkadaşlığı içinde olsunlar.

Bazen yolun, yolculuğun, yol arkadaşlığının kendisi varılacak menzilden daha değerli olur


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 464
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2014
₺24,00

Ortadoğu uzmanı David Hirst, bölgedeki şiddetin kökenlerini incelediği bu hacimli kitabının üçüncü güncellemesiyle eksiksiz bir Ortadoğu tarihini de okurlara sunuyor. Daha önce Arapçaya da çevrilmiş bir Ortadoğu klasiği olan kitap, çok yakında okuyucularla buluşacak. Cengiz Çandar'ın önsözüyle...

"Çeşitli üniversitelerde on yılı aşan bir süre "Modern Ortadoğu Tarihi" dersi vermiş ve Albert Hourani'den Bernard Lewis'e ölümsüz Ortadoğu tarihçilerinin eserlerinden yararlanmış biri olarak, David Hirst'ün Silah ve Zeytin Dalı'nın en özgün Ortadoğu tarih kitapları arasında yerini almış olduğunu ve bir ders kitabı olarak değerini hiçbir zaman yitirmeden, Silah ve Zeytin Dalı'nın da ölümsüzleşmiş olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Ortadoğu'nun Yirminci Yüzyılı'nın mükemmel bir anlatımı olan bu kitabı kütüphanelerine yerleştirecek herkes, Yirmibirinci Yüzyıl'ın talihli insanları arasında sayılmalıdır."
-Cengiz Çandar-

"Hirst Filistin trajedisine ömrü boyunca sempati duymuş ve hayatını Arap dünyasında yaşamaya ve onun hakkında yazmaya adamış birinci sınıf bir muhabir."
-Edward Said-

"Her sene bir kaç kez Independent okurlarından "Ortadoğu hakkında İngilizce yazılmış kitap listesi" tavsiye etmem istenir. Bunu yapmak çok güç. Ortadoğu hakkında tarihsel bir şey yazmanın önündeki en büyük engel hikâyenin bitmemiş olmasıdır. Savaş devam ediyor. (...) Söz konusu Arap - İsrail çatışması ise, en iyi iki kitap, kıyaslanamaz biçimde, George Antonious'un Arap Uyanışı ve meslektaşım ve arkadaşım David Hirst'ün Silah ve Zeytin Dalı kitaplarıdır."
-Robert Fisk-

"Hirst'ün Silah ve Zeytin Dalı kitabı, Filistin - İsrail çatışması hakkında yazılmış diğer tarih kitaplarının çoğunu gereksiz kılıyor."
-Charles Glass-


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 666
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2015
₺38,25

Arap dünyasını baştan sona sarsan toplumsal ve siyasal hareketliliği tüm yönleriyle masaya yatıran bu kitap, LSE Uluslararası İlişkiler profesörü ve Ortadoğu Merkezi'nin kurucusu Fawaz A. Gerges’in editörlüğünde şu bilim insanlarının katkılarını içeriyor: Lisa Anderson, Juan Cole, Ali Kadri, Rami Zurayk, Anna Gough, Charles Tripp, John Chalcraft, Philippe Droz-Vincent, Sami Zubaida, John T. Sidel, Roger Owen, Sadık el Azm, Gabriele vom Bruck, Atıf Elvezir, Benjamin Wiacek, Kerim Mezran, Kristian Coates Ulrichsen, Medevi el Raşid, Avi Shlaim, Muhammed Eyüp, William B. Quandt, Federica Bicchi ve Valerie Bunce.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 560
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2016
₺29,75

Ortadoğu hiç olmadığı kadar savaş, çatışma ve gerginliğin sahnesi... tarihin hiçbir döneminde aynı anda bu kadar çok savaşa sahne olmadı bu coğrafya. Ortadoğu emeryal paylaşımın, yerel, bölgesel ve hegemonik güçlerin inisiyatif kazanma, yeni dengelerin ve dengesizliklerin coğrafyasına dönüştü.

Bölge eş zamanlı süren Libya, Yemen, Suriye, Irak ve IŞİD savaşları üzerinden yeni bir dizayna tabi tutulmak isteniyor.Irak ve Suriye haritalarının yeniden şekillendirilmesi için işlevsel bir araç olan IŞİD, adeta sihirli bir anahtar görevi görüyor. Her türlü yolla beslenen bu örgütün önü bazen Suriye ve ırak topraklarında Avusturya büyüklüğündeki bir alanı kontrol edecek şekilde açılıyor, bazen de Musul gibi büyük bir kenti bile iki hafta içinde ele geçirebilecek lşekilde göz yumuyor. Mevcut dengeleri bozma işlevini yerine getirdikten sonra ise bu kez, "IŞİD belasına karşı" yeni müdahale planları devreye sokuluyor. Tıpkı Suriye ve Irak´ta sürdürülen operasyonlar gibi...

Bölgede ´oyun kurucu´ olma hevesiyle Türkiye´yi batağa sürükleyenler ise yeni maceralar peşinde...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 158
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2016
₺11,11

Bu çalışma gerilimli modernlik-din-devlet ilişkisinde Müslüman kadın aktörlerin ürettikleri dile odaklanarak ortaya çıkan dönüşümü anlamayı ve açıklamayı amaçlamaktadır. Bu, özellikle devletin laiklik politikalarının, modernliğin eşitlik ve bireyciliği öne çıkaran hukuk ve özgürlük ilkelerinin ve İslam’ın değer ve normlarının müslüman kadın bireyde buluşabilme olanağını görebilme açısından önemlidir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 360
En / Boy : 16 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2017
₺24,00

Siyah Bayraklar; The New York Times, The Washington Post ve People tarafından 2015'in ilk on kitabı arasında sayıldı.

"Sürükleyici... Warrick, anlatılarını romancıya özgü enerji ve ayrıntılarla kurma yeteneğine sahip. Bu kitap; IŞİD'in fikir babalarından Ebu Musab el-Zerkavi'nin bu zamana kadar yazılmış en iyi portresini ortaya koyuyor. IŞİD'in kökleriyle, örgütün kötü ve dahi babasını merak eden okuyucular için Siyah Bayraklar'dan daha iyi bir başlangıç kitabı yok." 

- Michiko Kakutani, The New York Times

"Warrick; Zerkavi'nin içki alemi yapılan Ürdün sokaklarından çıkıp nasıl dünyanın en acımasız cihatçılarından biri haline geldiğini kayıt altına alıyor. IŞİD militanlarının, ideolojilerinden infaz videolarına, tutsaklarına ve giydikleri tulumların rengine kadar tüm eylem ve sembolleri 2006'da öldürülen Zerkavi'ye ne derece borçlu olduklarını ortaya koyuyor. IŞİD militanları, Warrick'in kaynaklarından birinin söylediği gibi, Zerkavi'nin çocuklarıdır." 

- The New Yorker

"Günümüzde IŞİD olarak bilinen hareketin yükselişi; örgütün fikirbabası Zerkavi'nin hayatı ve ölümüyle ilgili açıklayıcı, sürükleyici ve incelikle detaylandırılmış bir kitap." 

- Glenn C. Altschuler, San Francisco Chronicle

"ABD, Arap liderleri ve EI-Kaide'nin tekrarlanan yanlış hesaplarının IŞİD'in güçlenmesine nasıl etki ettiğini ayrıntılı bir şekilde, aşama aşama gösteren bir anlatı. Siyah Bayraklar, hala sürmekte olan tarihi bir süreçte radikal dincilerin Allah'ın gözdesi olma adına biri birlerine üstün gelmeye çalıştıklarında neler olacağının yanıtlarını sunuyor." 

- Tod Robberson, Dallas Morning News

"Warrick'in kitabı; bu zamana kadar IŞİD'in doğuşu ve yükselmesiyle ilgili yayımlanmış kitaplar arasında en titiz ve incelikli olanı. Siyah Bayraklar, önemli şahsiyetlerle dolu bir kitap. Ancak daha geniş bir bakış açısı ile tarihin akışına odaklanmaktan da geri kalmıyor." 

- Thanassis Cambanis, The Boston Globe 

"IŞİD'in anlaşılmaz çekim gücünü ve dehşet verici aşırılıklarını anlamaya çalışan herhangi biri için paha biçilmez, ufuk açıcı bir kitap." 

- Los Angeles Times


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 399
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2016
₺37,50

Bu kitapta: başta ABD, İngiltere ve İsrail olmak üzere, tüm Şeytani güçler;

Silah stoklarına pazar oluşturmak ve yeni silahlarını deneme imkânı bulmak,

Türkiye dahil, Ortadoğu haritasını değiştirerek Irak ve Suriye’yi parçalayıp Amerikan kuklası bir Kürdistan’ı kurmak,

Böylece Büyük İsrail’e bir adım daha yaklaşmak,

İran ve Arabistan’ı kapıştırıp, Sünni-Şii kavgasıyla Müslümanları birbirine kırdırmak,

Savaşlarla yıkılan ve zayıflayan ülkeleri kendi güdümlerine sokmak ve yeniden imar aşamasında büyük vurgunlar kazanmak için Kuzey Kore ve İran

Bahanesiyle 3. Dünya savaşını başlatmaya hazırlanırken…

AKP iktidarının suni gündemlerle halkımızı oyaladığı; şahsi ve siyasi hevesleriyle uğraşıp, Milli Savunma konusunda yeterli ve gerekli tedbirleri almadığı

gerçeğini, sarsıcı belgeler ve sıcak gelişmeler ışığında okuyacaksınız…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 440
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : Şamua
Basım Tarihi : 11.2017
₺22,50

Arap Baharına dair elinizdeki bu kitap, Ortadoğu üzerine yeni bir düşünüş biçiminin hatlarını çiziyor.

Hamid Dabaşi bu kitabında Fas’tan İran’a, Suriye’den Yemen’e ayaklanmaların itici gücü olarak, postkolonyalizmin sonuna da delalet ettiğini öne sürdüğü ertelemeli başkaldırı kavramını gösteriyor. Dabaşi Arap Baharı’nın bölge jeopolitiğini geri dönülmez biçimde değiştirdiğini ve artık “Ortadoğu’yu” yeniden tahayyül etme zorunluluğu içinde olduğumuzu ortaya koyarken, süreğen devrimci halet-i ruhiyenin yalnızca isyan ateşinin sardığı toplumları değil daha nicelerini de özgürleştirme potansiyeli olduğunu çarpıcı biçimde anlatıyor.

Dabaşi yirmi birinci yüzyılın kurucu anlarından biri olarak görülecek sürece dair devrimci, yaratıcı ve açık uçlu bir okuma sunuyor.

Arap dünyasını sarsan çarpıcı değişimlere dair yenilikçi, incelikli ve tarihsel bir okuma.

Arap Baharı muazzam çap ve önemde siyasi ve tarihi bir sarsıntı üzerine had safhada aydınlatıcı özgün ve çığır açıcı bir eser. Kitap iddiasını o denli zengin, dikkatli ve sistematik bir şekilde ortaya koyuyor ki devrimin doğasına dair yeni bir düşüncenin gelişmesi hiç şaşırtıcı olmaz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 350
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2015
₺24,00

17 Aralık 2010’da Tunuslu sokak satıcısı Muhammed Buazizi’nin bedenini ateşe vererek ilk kıvılcımını çaktığı isyan ateşi tüm Arap dünyasını kısa zamanda sardı. Korku duvarını yıkan Arap halkları, çürümüş diktatotörlükleri devirerek yeni bir tarihsel dönemi başlattılar. “Yazdıklarının nabzı isyanın ritmiyle atan eylemci akademisyenlerden” Paul Amar ve Vijay Prashad’ın derlediği makalelerde Tunus’tan Mısır’a, Bahreyn’den Suudi Arabistan’a, Yemen’den Sudan’a, Suriye’den Irak’a, Libya’dan Fas ve Cezayir’e, Filistin’den Ürdün ve Lübnan’a her bir ülkedeki protesto, direniş ve karşı-devrim akışlarının izleri sürülüyor. Makaleler, her toplumu ve ülkeyi farklı biçimde etkileyen yapısal güçler tarafından harekete geçirilen bu ayaklanmaların nereden çıktığı hakkında fikir veren aşağıdan öyküler sunuyor. Bu farkları dile getirebilmek için isyanların sosyolojisini daha iyi anlamamıza yardımcı olmak üzere yazarlarımız bizi ülkelerin tarihinde bir geziye çıkarıyor. “Arap Baharı’ndan Kesitler”, bölgenin  analizinde kullanılan eğemen yaklaşımları reddederek bölgenin dinamiklerine içeriden yeni bir bakış sunuyor.

Hepimiz için Arap dünyasını nasıl kavradığımızı yeniden düşünmenin zamanıdır. “Arap Baharı”nın sayısız ayaklanma ve devrimi, görülmemiş bir hız, kuvvet ve coşkuyla bölgeyi katleden özgürleşme süreçlerini ve sosyal adalet ruhunu zincirlerinden çözdü. Bu çağ açıcı hareketler, şiddetli gerilemeler ve umut kırıcı sapmalarla karşılaştıkça dönüşümün ufku şüphe konusu olarak kaldı. Ama ister bölgede ister dünyanın herhangi bir başka yerinde olalım, Arap halkları hakkındaki bilgi edinme, bilgi verme ve değerlendirme biçimlerimizde tam bir devrim olduğu şüphesiz. Bunun ışığında, bu kitap dünya okur çevrelerine Arap dünyasını yeni bir biçimde tanıtıyor ve eski anlayış çerçevelerinden kaçınıyor.

Bölümlerimiz de yazdıklarının nabzı isyanın ritmiyle atan eylemci akademisyenler tarafından kaleme alınmıştır. Yalnızca medyanın ilgisini en çok çekmiş olan ülke ve sahneler için değil, bütün bölge için kapsayıcı bir yeniden giriş sunuyoruz. Yeni egemenlik ve direniş biçimlerine ilişkin kavrayışı toplumsal tarih, siyasi coğrafya, kültürel yaratıcılık, küresel ekonomi politik ve iktidar politikasıyla dokunan kumaşın bütününe işlemek amacındayız.

- Paul Amar & Vijay Prashad


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 472
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2014
₺24,00
‘Devrimci düşünce; Kerbelâ’nın kumlarına karışıp yok olmadı. Devrimci düşünce; İslam Ümmeti’nin hayat ırmağına karıştı... Ve kuşaktan kuşağa geçerek bugünlere ulaştı. Biz inanıyoruz ki, devrimci düşünce; karanlığı aydınlatacak, zorbalığa son verecek! Ve kötülüğü kaldırarak; iyiliğe çevirecek! Yeni bir oluşumun ve hareketin, yeni bir tavrın, yeni bir kıyamın devrim kaynağı olacaktır.’’ -İmam Musa Sadr-
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 136
En / Boy : 12 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2012
₺14,40

2011-2014 yıllarına ait bu habercilik seçkisi, Suriye’de devam etmekte olan şiddet ve umutsuzluk dolu olayların nasıl geliştiğini gözler önüne seriyor. Ülkenin hizipleşen gruplarının hepsinin eli kana bulanmış durumda; işkenceden tutun da zehirli gaza kadar hiçbir suç artık tabu sayılmıyor bu ülkede. Ölü sayısı sayılamayacak kadar fazla. Peki ya hayatta kalmayı başaranlar ne durumda? Yaklaşık 3 milyon sığınmacının Suriye’den kaçtığını ve milyonlarcasının da ülke içinde başka yerlere göçtüğünü dikkate alırsak, rakamların burada da hiç iç açıcı olmadığını söylemek gayet mümkün. Peki, işler bu noktaya nasıl vardı? Bu sorunun yanıtını, ülkede yaşanan trajediyi gözler önüne seren bir dizi makalede bulmak mümkün. Robert Fisk, Patrick Cockburn ve Kim Sengupta gibi bölgede önemli tecrübeye sahip ve alanlarında rakipsiz muhabirlerin öncülük ederek kaleme aldıkları yazılarla dünya, yaşanan bu pervasızlığı ve olayların içyüzünü görebilme imkanına kavuştu. Suriye’de yaşanan trajedi henüz sona ermiş değil. Ama günün birinde, tarihçiler, böylesine köklü ve görkemli bir medeniyetin nasıl olup ta bir harabeye dönüştürüldüğünü, yüz yıllık bir geçmişe sahip bölgesel bir yerleşimin nasıl da önemsiz bir hale getirildiğini, bir nesil dolusu masum sivilin perperişan bir savaş bölgesi içinde nasıl kısır bir döngünün içinde yaşamak durumunda bırakıldığını elbette kendilerine soracaklardır. Bizler, tarihçiler bu sorularla yüzleştikleri vakit, elinizde tuttuğunuz bu kitapta yer alan tanıklıkların ve analizlerin, değerli bir başlangıç noktası olacağına ve tarihe ışık tutacağına inanıyoruz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 828
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2016
₺42,50

Washington Yakındoğu Politikaları Enstitüsü Kitap Ödülü Sahibi

“Trofimov, Mekke’deki olayları sürükleyici biçimde anlatırken, Amerika’nın bölgede nasıl bir askeri güç oluşturduğunu ve Suudi devletinin muhafazakar din adamlarına nasıl ölümcül ve hatalı bir tavizde bulunarak El-Kaide’ye giden yolu etkin biçimde açtığını ustaca gözler önüne seriyor.” Sunday Times 

“Sürükleyici ve aydınlatıcı bir kitap... Kabe Baskını, araştırmacı gazeteciliğin bir mucizesidir. Trofimov’un oldukça sert, insanının kanını donduran anlatımı, detaylara ve tutarlılığa dair keskin bir dikkatle birlikte sunuluyor.” New Statesman

“Ustalıkla araştırılmış, aydınlatıcı ve hiç şüphesiz, uluslararası öneme sahip bir kitap.” Herald
 
 “Trofimov’un bu unutulmuş ayaklanma hikayesi, adeta bir macera romanı gibi okunuyor ve yükselişi desteklenen ve meşrulaştırılan radikal Vahhabilik ile petrol sebebiyle kafir Amerika’yla iş yapma ihtiyacı arasında sıkışan Suudi rejiminin çelişkilerine ustalıkla ışık tutuyor.” Scotland on Sunday
 
“Kabe Baskını, herkesin okuması gereken bir kitap... Suudi otoritelerin tarihten silmek için sürekli girişimleriyle daha da ilgi çekici bir hal alan bir konuya ışık tutmaktadır. Trofimov’un çok enteresan detayları ifşası ve merak uyandıran anlatısı birleşerek bir kere başladıktan sonra elinizden bırakmanın son derece zor olduğu bir başyapıta dönüşüyor.” The Daily Star


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 336
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : Bez
Basım Tarihi : 2.2016
₺29,75

“Dr. Weizmann, genç hayranları Ben Gurion, Begin ve Dayan tarafından etrafı sarılmış hâlde, önündeki masada bir Filistin haritası, burada Yahudi Devletinin nasıl oturtulacağını izahla meşgul.

Genç Yahudi gazeteci sessizliğini yırtarcasına sorar:

– Peki, Araplar ne olacak?

Sohbetin ortasında çatlak ses çıkartarak pot kırmış olmalıydım ki, Weizmann yüzünü ağır ağır bana çevirdi, elinde tuttuğu fincanı bıraktı ve benim sorumu tekrarladı: ‘Araplar ne olacak?’..

– Evet, Arapların şiddetle muhalefetine ragmen Filistin’i anavatan yapmaktan nasıl ümitlenebiliyorsunuz? Üstelik Araplar bu ülkede ekseriyetteler.

Siyonist lider omuz silkti ve kat’i olarak cevapladı:

‘Beklentimiz o ki, bir kaç yıl zarfında artık bunlar ekseriyette kalmayacak!’…

Düşündüm de, ne kadar garipti, uzun ve keder dolu sürgün tarihi boyunca sayısız zulümlere mâruz kalmış bir kavim nasıl olur da kendi amacı doğrultusunda… bir başka kavme elem yüklü bir zulüm hazırlığı içinde olabilirdi. Sonra bu kavmin geçmişte Yahudilerin çektiği ıstırapta bir payı da yoktu…”

Leopold Weiss (Avusturya-Alman Yahudisi, gazeteci)

Kudüs 1922

(Hz. İbrahim'in oğlu İshak'ın soyundan gelen) Yahudilerin, amcaoğulları (diğer oğul İsmail'in soyundan gelen) Araplara çektirdikleri elem yüklü acılar...

“Vadedilen topraklar” kime vadedilmiş?..

İntifada'nın gücü... Ahmed Deedat'ın ifadeleriyle...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 112
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2018
₺20,00

1979'daki İran İslam Devrimi, bölgesel olduğu kadar uluslararası alanda da siyasî tezahürleri açısından önemli sonuçlar ortaya çıkardı. Sahip olduğu doğal kaynakları, mezhepsel özgünlüğü, Batı'yla ve İsrail'le olan inişli-çıkışlı ve karmaşık ilişkileri açısından İran, Ortadoğu'da belirleyici bir aktör oldu.

İran ve Ortadoğu, devrim öncesi süreçlerden başlayarak İran'ın Ortadoğu'daki konumunu ele alır ve onun ABD ve İsrail'le yaşadığı tarihsel deneyimlerini Müslüman dünya üzerindeki avantajlı ve dezavantajlı etkileri açısından inceler. Bu etkiler, sanıldığından çok daha fazla ve stratejik gibi görünüyor.

Ünal Gündoğan, mezhepsel önyargıların ötesine geçerek İran politikalarının bölge için bir tehdit mi yoksa fırsat mı olduğunu anlamamızı sağlayacak karşılaştırmalı çözümlemeler sunar.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 454
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2016
₺67,50
İran’ın Asi Gençlerinin Günlükleri Batı’dan ve Türkiye’den bakıldığında mollaların yönetiminde baskıcı, kapalı bir İran görünüyor ama gerçekte çok farklı bir İran daha var. Sanal günlüklerin anlattığı bu İran’ı tanıdığınızda şaşıracaksınz... İlk fark ettikleri şey makyajımdı! Disiplin Formu’na işaretlediler: Ağır Makyaj! Ve bana ahirette bu yüzden hesap vereceğime dair vaaz verdiler! Makyajlı olmak yamyamlık ya da benzer bir günah mı? Rüşvetçi devlet memurlarımızdan ne haber? Onlar hiç kimseye hesap vermeyecek mi? Türbanlarımızın giderek küçüldüğünü söylüyorlar. 10 cm. çok mu küçük? Neden uzun saçlı erkeklere de başlarını örttürmüyorlar!? Onlarınki de saç değil mi?!!! Her halükarda bu türbanları yakmak zorunda kalacağız!! Öyleyse bunları satın almak için paranızı çarçur etmenizin alemi yok... Yirmi beş yıllık dini yönetimin uzun vadeli tek faydası olmuştur... Gelecek kuşaklarda hiçnir İranlı din ve devlet işlerini birdaha karıştırmak istmeyecektir... Keşke komşumuz ülkelerdeki şu Müslüman ahmaklar İslamcı bir hükümet deneyimizin çuvallamasının kendilerine de yararlı olduğunu anlayabilse... Bizim 25 yıl önce fena çuvalladığımız şeyi şimdi yapmaya çalışmaları şaka gibi... İslam Devrimi’nin Muhterem Lideri, Hiç aşık oldunuz mu? Sevgiliniz sizi göz kapaklarınızdan öperken henüz kendinizde olduğunuz esnada, hiç şarabın kırmızısına takıldı mı gözleriniz? Hiç dans ettiniz mi? Söyleyin bana, Newton’un Üçüncü Yasası ne? Şiraz’da baharın kokusu ile kaç kez başınız döndü? Hiç bir köpeği öptünüz mü? Hiç klasik Pers müziği dinlediniz mi? Veya rap. Hiç ıslık çaldınız mı? İnternet’ten hiç MP3 indirdiniz mi? Hiç büfede sigara satan adama "nasıl gidiyor" dediniz mi? Gece yarısı hiç şehre indiniz mi?
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 344
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2006
₺24,75

Afganistan, tarihin her döneminde savaşlara maruz kalmış bir ülkedir. Makedonyalı İskender, Eftalitler, Gazneliler, Babürlüler, İngilizler, Ruslar ve son olarak da Amerika, bu coğrafyayı zengin bölgelere geçiş için kullanmaktadır. Bugün, Afganistan sınırları içerisinde 8 bini aşkın ABD askeri vardır. Ülkede barış kuvvetleri bulundurma projesi de yatmıştır. Çünkü barış kuvvetleri, Kabil’in sadece mahallesini koruyarak barışı sağlayamayacaktı. Basından gizli tutulmakla birlikte, Afganistan’da her hafta birkaç ABD askeri öldürülmektedir. Bu askerler, görünür bir kuvvetle karlaşmamakta, belirsiz kişilerce açılan ateş sonucu ölmektedirler. Gelecekte, bölgeye ABD’nin tamamen hakim olarak Orta Asya kaynaklarını buradan taşımasını muhtemel olduğu gibi, açık bir savaşla karşılaşmadan insan kaybına uğrayarak bölgeden çekilmesi de muhtemeldir... Trajikafganistan, komünist işgalden liberal istilaya kadar geniş bir zaman dilimini bütün yönleriyle ortaya koyan, Türkiye’de yayınlanmış en önemli Afganistan siyasi tarihidir...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 190
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺25,92

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 278
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺16,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 600
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2005
₺32,00

Zincirlerinden boşalmış global emperyalizm ve onun önderi ABD, sınırsız bir barbarlığın kapılarını açıyor. Amerikan ordusunun petrol alanlarını doğrudan denetimi altına aldığı, bölge ülkelerini silahsızlandırdığı bir askeri düzen, Ortadoğu’ya yerleştirilmeye çalışılan Pax Amerikanı’nın ilk adımları sayılıyor. Siyonist proje ile uyuşan genel bir "Lübnanlaştırma" modeli temelinde, küçük devletler mozaiğine dönüştürülecek Ortadoğu’nun, kompradorlaşmayı kabulleneceği varsayımından yola çıkılıyor, İsrail’in, emperyalist sermaye ile yeni işbirlikçi egemenlik düzenleri arasında aracı rolünü üstlendiği böylesi bir köleliğe; Arap’ların, İranlılar’ın, Kürtler ve Türkler’in boyun eğeceklerini düşünmek ise, emperyalist barbarlığın tüm beşeri birikimle bağlantısını kopardığını bir kez daha kanıtlıyor. Kotnpradoriaşma, koyu bir sefalet, çürümüş sosyal düzenler, merhamet ve adaletten arındırılmış din, serbest piyasayı ilahi bir güce dönüştüren yozlaşma temelinde Latin Amerika’yı ABD’ye yakın, Tanrı’ya uzak kılan düzen Ortadoğu’ya yerleştirilmek isteniyor. Barbarlığın Kaynağı; Petrol, tarihsel birikimin ışığında, sömürgeci ve emperyalist dinamikleri çözümlemeye mütevazı bir katkıdır. Araştırmacı yazar Suat Parlar, Petrolün Ekonomi Politiği, Vaat edilmiş Toprak: Ortadoğu ve Ortadoğu’da Yeni Dünya Düzeni adlı kitaplarında biçimlendirdiği varsayımlara bu çalışmada yenilerini ekliyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 843
En / Boy : 16,5 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2008
₺54,60

Bu kitap, bir ülkenin "nasıl yutulduğunun"anlaşılabilmesi için ABD’nin Irak’ı özgürleştirme bulmacasının parçalarını bir araya getirerek masaya yatırmaktadır. Görülecektir ki, geleceğin savaşları kaçınılmaz bir şekilde benzerlerine sahne olacaktır... Ülke yutarken en az zayiat, en azami fayda, en az karşı direnme ve en çok taraftar eşliğinde yapılması temel ilkedir. O nedenle ülkelerini savunma gayreti içerisinde olan bireylerin, ince ayrıntıları gözden kaçırmaması gerekir. Artık savaşlar ilkel silahlarla değil; modern çağın olanakları içerisinde akıllı bombalar ve uzay teknolojisi ile gerçekleştirildiği gibi görünse de, aslında savaşlar sadece bombaların düştüğü yerde değil, uluslararası alanda ülkelerin ekonomik, siyasi boyutları ile kıskaca alınarak çok farklı mecralarda topyekün yapılmaktadır... Herhangi bir dönemdeki yaşananları yorumlarken muhakeme süzgecinizde "fırtına oluşturacak" olan bu kitap, perde arkasındaki olayları görmenize destek verecek ve dünyanın en eski şehri Babil’in, yeryüzünün yeni efendilerince nasıl yutulduğuna şahit olarak gözü kapalı uyumakta zorlanacaksınız!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 528
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2004
₺31,20

Tarih 1 Ekim 1968'di..Onlar iki kişiydiler. İki yiğit yürektiler.Gaziantep'ten çıktılar yola, ölüm tarlalarını kelle koltukta geçerek Suriye'ye ulaştılar. Amaçları SSCB'ne gidip Tıp ya da Ekonomi eğitimi almaktı. Ancak Şam'daki SSCB konsolosluğunda onları bekleyen sürprizle yeni hedefleri Filistin oldu.Türlü badirelerden sonra El-Fetih kampına girerek teorik ve pratik eğitim alan ve Filistinli gerillaların saflarında çalışmalara katılan ilk Türkler onlar oldular. Bu çatışmalarda yüreklerden biri şehit düştü, diğeri sonra tekrar Filistin'e dönmek için Türkiye'ye doğru yola çıktı.Bu kitabın yazarı o iki yürekten biridir.Yıllar sonra anılarını, Filistin'de şehit düşen arkadaşı, Mustafa Çelik ve bu mücadeleye gönül veren şehit düşen diğer yürekler unutulmasın diye yazdı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 264
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺20,50

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 393
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2004
₺39,10
1 2 3 ... 6 >
Çerez Kullanımı