İslam, Alevilik ve Müzik
İslam, Alevilik ve Müzik

İslam, Alevilik ve Müzik (9786059911467)

0,00
Marka : Ayhan Erol
Fiyat : ₺28,90

Bu kitabın içinde yer alan bütün yazıların ya da tek bir makalenin hatta bir makale içindeki kimi argümanların okurların deneyimini farklı açılardan besleyeceğini söyleyebilirim. Kanımca bunun nedeni günümüzde kullandığımız her türlü mal ve hizmetin, aslında hem “üretim” hem de “tüketim” açısından bir hegemonya süreci çıktısı olması. Dolayısıyla, disipliner bir bilgi üretme etkinliği içinden hareketle ancak interdisipliner katkı arayışlarımın da semeresini yeterince gördüğümü düşünerek gerçekleştirmeye çalıştığım bu “ürün” de öyle. Yani bir taraftan “rıza” gösterilen diğer yandan “direnme” noktaları bulunan bir “metin” bu. Başka bir deyişle ben de cümlelerimi kurarken, tek bir kelime ile ilişkili saatlerce düşünürken, bir başka metinden alıntı yaparken ya da bir gözlem ya da görüşmenin notlarını aktarırken aynı hegemonya sürecini tekrar tekrar deneyimlediğimi farkettim. Yani çoğu kez, alıntılamam ya da aktarmam gereken argümanları bir rıza ve direnme eleğinden geçirdiğimi tecrübe ettim. Kitabın kimi bölümlerinin bazı okuyuculara kimi bölümlerinin ise bir başka okuyucu profiline daha ilgi çekici, yararlı, tatmin edici vb. gelecek olması bundan.

-Ayhan Erol


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 228
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018

:
Benzer Ürünler
  • Osmanlı saltanatının son döneminde başlayan “Klasik Batı Müziği” ile modernleşmenin basamaklarında yükselme hevesi Cumhuriyet ile beraber bir ülkü haline gelmiştir. Klasik müziğin ithalinden klasik müzikte doku nakline geçilmiştir.

    Ulus inşası ulusal müziği gerektirirken, ulusal müzik de kaynaklarını halkın bağrında arayacaktı. Aradı da...

    Peki, derleme çalışmaları bilimsel bir sonuca vardı mı? Köy Enstitüleri, Halkevleri girişimlerinin sonuçları ne oldu? Bu kurumların kapatılması müzikte ufkumuzu açtı mı? “Köçekçe”ye klasik Batı müziği aşısı tuttu mu? “Klasik Türk Musikisi” yasağı ulusal bir müziğin oluşumuna zemin ve zaman kazandırdı mı? Türküleri etnik kimliğinden arındırmak onları ulusal kıldı mı? Biz bugün, ne dinliyoruz?

    Bir önder, siyasetçi ya da seçkinler; ulus, ulusal kültür, ulusal müzik yaratmak için politikalara mı sahip olmalıdırlar yoksa talimatlar yeterli midir? Bir provadan diğerine ulusal müzik yaratılacağı beklentisi fazlasıyla hayaldi belki ama konservatuvarların ilk ya da onuncu mezunlarıyla hedefe varılacağı gerçekçi miydi?

    Müzik adına yapılanları, içeriklerinin anlamını ve uygulamanın sonuçlarını sorgulayan makaleler.

    Ne yapılmaması gerektiğini sergileyen ve yapılabileceklerin ipuçlarını barındıran bir kitap...


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 272
    En / Boy : 13,5 / 19,5
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 12.2018
    ₺51,20
  • Ülkü Özgür, elinizdeki bu kitapla, müziksel ezgi yazma alanındaki deneyimlerini sadece kendisinin okutup mezun ettikleriyle değil, tüm müzik öğretmenleriyle  paylaşmakta, öğrencilerinin çoksesli duyma ve yazma becerisini geliştirmek için çaba harcayan tüm öğretmenlere yol göstermektedir. Bu kitapta, yer alan özgün ezgilerin birçoğu, derslerde öğrencilere uygulanmış ve yazar, çalışmalarını onların görüşlerini de alarak geliştirmiştir.

    Cesur yeniliklerle dolup taşan bu kitabın içeriği:
    1. Doğu Müziği ile Batı Müziğinin Kesiştiği Yerde Bir Ülke : Türkiye
    2. Türk Müziğinde Yapı
    3. Geleneksel ve Çağdaş Türk Müziklerinde Ses Sistemleri
    4. Türk Müziğinde Düzüm - Usül - Ölçü
    5. Türk Müziğindeki Makamlar


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : Ankara
    Sayfa Sayısı : 76
    En / Boy : 16 / 24
    Kağıt Cinsi : 1. Hamur
    Basım Tarihi : 11.2018
    ₺36,90

  • Basım Dili : İngilizce
    Basım Yeri :
    Sayfa Sayısı : 210
    En / Boy : 13,5 / 20
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : .
    ₺16,60

  • Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri :
    Sayfa Sayısı : 80
    En / Boy : 13,5 / 20
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : .
    ₺9,00
  • Artık çığırından çıkan "seyretme kültürü" karşısında "duyma" ile yeni bir ilişki kurulması gereğinden yola çıkan Joachim E. Berendt, kitabının hedefini "başlangıcından bugüne tüm cazı kapsamak" olarak koyuyor. Çoğu müzik eleştirmeninin tersine tek bir stil üzerinde yoğunlaşmıyor; bilgisini, sadece bir tür müzikle duygusal ilişkiye girerek geliştirmek yerine duyguyu ve bilgiyi sürekli sınamak, sorgulamak ve yenilemek gerektiğine inanarak ragtime’dan postmodern caza kadar tüm akım ve stilleri, solistleri, grupları ve enstrümanları kronolojik olarak tek tek inceliyor. Önceki dönemlerin armonik cazı kadar günümüzün elektronik müziğine de saygı duyuyor; elektronik tınıların cazdan rhythm-blues’a, rock’tan pop’a tüm müzik stillerini etkilemesini modern insanın duyum ihtiyacının da elektronikleşmesinin göstergesi olarak görüyor ve görüşünün kanıtlarını "...bunun, toplumun bütün katmanlarını, bütün sınıfları kesen bir gelişme olmasında; kenar mahallelerden gettolara, entelektüel dünyanın müzik festivallerine kadar..."yayılmasında buluyor. Ayrıca hem incelediği dönemlerin hem de cazın yaratıcısı olan siyahların toplumsal gerçeklerini göz önünde tutarak yapıyor bu incelemeyi. "Modern iletişim toplumunda bilgi inanılmaz bir hızla yayılırken ülkeler ve kültürler arasındaki mesafe de giderek azalıyor; müzisyenler sürekli farklı tınılar, melodiler, gürültüler ve seslerle ‘müzikal bilgi bombardımanı’ altında yaşıyorlar. Etkilenmek kaçınılmazdır; hepsini dinliyoruz" diyen ünlü bir caz ustasından alıntı yaparak cazı evrensel bir çerçeveye oturtuyor. Cazın yazarı büyüleyen yanı, hem bir kolektifin hem de bireyin müziği oluşu. "Aynı anda her ikisi de olabilmesi cazın özüne dair çok şey anlatır" diyor ve ekliyor: "Bu özellik cazın modern insanın sosyal durumunu anlatan özgünlüğüdür." Bu müzik tarzını yüzyılın manevi değerleri arasında görmek gerektiğine, "cazın insaniliği"nin pek çok caz ustası tarafından paylaşıldığına dikkat çekerek, "Eğer bu kitabın sayfalarında böyle bir şey hissediliyorsa mutlu olurum" diyor. 1953 yılındaki ilk baskısı üç yüz sayfa olan kitap, tüm dünyada gördüğü büyük ilgi sayesinde onlarca kez basılmış ve her baskıda gelişerek bugün beş yüz sayfayı aşmıştır. Hemen tüm dillere çevrilen bu başyapıtı Türkiyeli müzikseverlerin de ilgiyle okuyacağına inanıyoruz... "Yüzyılımızda, duymanın mucizesine Berendt kadar nüfuz etmiş hiç kimse yoktur." -Dük Arnold Keyserling- "Berendt, yeni sorular sormayı ve eskimiş cevaplarla yetinmemeyi başaracak insanlara seslenir." -Ander Ritti- "Yapıtlarına ve bu yapıtların yazarına hayranlık duyuyorum; dinlemenin büyüsünün bizi evrenin çekirdeğine yaklaştırdığına dair kanaatlerimi doğrulayan bir gönül dostu Berendt." -Yehudi Menuhin-
    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 586
    En / Boy : 13,5 / 21
    Kağıt Cinsi : 1. Hamur
    Basım Tarihi : .2010
    ₺118,90
Çerez Kullanımı