İnsanlarımız
İnsanlarımız

İnsanlarımız (9786052237960)

0,00
Fiyat : ₺60,00

Aleksey Maksimoviç Peşkov, daha çok bilinen adı ile Maksim Gorki (d. 28 Mart 1868 – ö. 18 Haziran 1936). Sovyet/Rus yazar, sosyalist gerçekçi yazımın öncüsü politik eylemci.

1892 yılında Tiflis´te, Kafkasya Gazetesi´nde çalışmaya başladı. Yoksullukla ve acıyla dolu bir hayat sürdüğü için Rusça’da acı anlamına gelen Gorki takma adını kullanmaya başladı. 1895´te Sankt-Peterburg´da yayınlanan bir dergide çıkan Çelkaş adlı öyküsü ile ünlendi. Ardından Yirmi Altı Erkek ve Bir Kız öyküsü yayınlandı.

Ünü hızla yayıldı. Bu öyküler kadar başarılı olmayan bir dizi roman ve öykü daha yazdı. Gorki´nin 1898 yılında yayınlanan ilk kitabı Hikâye Denemeleri çok beğenilir ve yazarlık kariyerinin başlangıcı sayılır. İlk romanı Foma 1899´da basıldı. Bu dönemde sağlam bir olay örgüsü kuramaması ve yaşamın anlamı üzerine uzun felsefik tartışmalara girmesi romanlarının başarısını düşürür. 1906´da yazdığı ve Rus Devrimi´ne adadığı Ana en başarılı romanıdır. 1899-1906 arasında Sankt-Peterburg´da yaşar. Gorki, Çar rejimine açıkça karşı çıkmış ve bu yüzden birçok kez tutuklanmıştır. Çarlık tarafından kontrol ve baskılara maruz kalmıştır. 1901´de "Fırtına Habercisi"nin Türküsü isimli kısa şiiri yüzünden tutuklandı. Kısa sürede serbest kaldı, Kırım´a gitti.

Gorki birçok devrimci ile tanıştı. Lenin´le tanıştığı 1902 yılından itibaren aralarında yakın bir arkadaşlık oluşmuştur. 1902 yılında Rusya Edebiyat Akedemisi´ne seçilir. Ancak Çar II. Nikolas buna izin vermez. Anton Çehov ve Vladimir Korolenko bu tavrı protesto eder ve Akademiden ayrılır.

Oğlunun Mayıs 1935´teki ani ölümünü takiben Gorki de, 1936 yılında Haziran ayında öldü. Her ikisinin de ölümü şüphe altındadır. Zehirlendikleri iddia edilmiş, ama bu iddia hiçbir zaman ispatlanamamıştır. Gorki’nin cenaze töreninde tabutu taşıyanlar arasında Stalin ve Molotov da yer alacaklardır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 254
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2018

Benzer Ürünler
  • Muhsine geçimini sağlamak üzere şehrin epey dışındaki bir köşke hizmetçi olarak gider. Bu “netameli” köşkün sakinleri arasında çalışanları ve delirdiği söylenen zengin hanımının yanı sıra türlü çeşit periler, yaratıklar, bir de gulyabani vardır. Muhsine, sonunda öldürülmek, delirmek, iyi saatte olsunlara karışmak ihtimalleri olmasına rağmen merakını susturamaz ve kapalı kapıların ardına geçer. Hüseyin Rahmi cin, peri, cadı gibi doğaüstü varlıkları konu edinerek masalın romana, romanın masala dönüştüğü bir teknikle halkın batıl inançlarını ele alır. Ve bizi bütün bu tuhaf yaratıkların, garip mahlûkatın ötesinde yaptıklarıyla daha şaşılası, daha acayip bir varlıkla tanıştırır: İnsanla. Baştan sona heyecanla okunan Gulyabani, o devir İstanbul halkını bütün özellikleriyle yansıttığı gibi bilmeceleri, tekerlemeleri, mahalli kelimeleriyle de Türkçenin en güzel örneklerini barındırır.

    Hüseyin Rahmi Gürpınar (1864-1944) Dönemini ve çevresini romanlarında yaşatıp, genç yaşlarından itibaren geniş halk kitlelerince sevilerek okunmuş Hüseyin Rahmi, edebiyatımızın benzeri az bulunur şahsiyetlerindendir. Kitaplarında İstanbul yaşamının özel inanışları, toplumsal ve ekonomik eşitsizlikler, kadın erkek ilişkileri gibi konular halkın özgün konuşma biçimleri korunarak, çok defa gülünç, bazen hüzünlü olarak işlenir. Romanımıza “mahalli renk” ilk kez onunla girer. Yazarlık yaşamına 1883’te Tercüman-ı Hakikat gazetesinde başlar. 1896’da İkdam gazetesinde roman ve öyküleri tefrika edilirken üne kavuşur. Döneminin en çok okunan yazarı olur. Tüm kazancı yazarlıktan gelir. Bu sayede Heybeliada’da şimdi müze olan köşkünü alır. 1908 Meşrutiyet’inden sonra Ahmet Rasim’le Boşboğaz adında bir mizah gazetesi çıkarır. İlk soruşturmaya böylelikle uğrar. Gazetesi kapanır. İkinci kez Ben Deli miyim? romanıyla mahkemelik olacak ve yine beraat edecektir. Çoğu roman olmak üzere öykü, tiyatro, makale ve eleştiri türünde altmışın üzerinde kitabı bulunmaktadır. Yazarın seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz.


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 144
    En / Boy : 12,5 / 20,5
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 3.2019
    ₺19,20
  • Âdem’den Önce rüyalarında tarihöncesi bir çağda yaşayan alter ego’su Kocadiş’in başından geçenleri gören modern bir Amerikalı çocuğun öyküsüdür. O çağda üç ayrı tür insansı bulunmaktadır: Henüz ağaçtan inmemiş, vahşi maymunlara daha yakın Ağaç İnsanları; Kocadiş’in “Halk” olarak adlandırdığı ve kendisinin de ait olduğu, hem ağaçlarda hem de mağaralarda yaşayan tür; bir de bu insansıların en gelişmişi olan, ateş yakıp ok ve yay kullanan Ateş İnsanları. Eser 20. yüzyıl başlarında evrim meselesini kamuoyunun gündemine taşımasıyla dikkat çeker. London modern anlatıcısının binlerce asırlık bir mesafeden baktığı ilkel insanın düşünce yapısını düş gücüyle zenginleştirerek aktarır. Uzak atalarımıza ve içinde yaşadıkları, dur durak bilmeyen bir çatışma ve hayatta kalma mücadelesinin süregeldiği gaddar dünyaya ilişkin karanlık bir tablo çizer.


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 160
    En / Boy : 12,5 / 20,5
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 3.2019
    ₺24,00
  • Jane Austen’ın “Pride and Prejudice” orijinal adlı bu eseri ülkemizde “Aşk ve Gurur” ve “Gurur ve Önyargı” isimleriyle bilinmesine rağmen, aslında başlıkta Kibir ve Önyargı kastedilmektedir; zira bu kavramlar kitabın iki karakterine yapılan atıflardır.

    Elizabeth ve Bay Darcy birbirlerini o davette ilk defa görmüşlerdi.

    “Hangisini diyorsun?” deyip arkasına döndü Bay Darcy ve bir anlığına Elizabeth’le göz göze geldi. Genç kız bakışlarını kaçırınca önüne dönüp en soğuk haliyle konuşmasını sürdürdü. “İdare eder.” dedi. “Ama beni heyecanlandıracak bir güzelliği yok. Zaten başkalarının dansa kaldırmaya bile tenezzül etmediği bir kızla dans edecek de değilim.”

    O andan itibaren Elizabeth, Bay Darcy’ye karşı hiç de hoş duygular beslemedi. Kibirli biriydi ve dünyada anlaşılacak son insandı.


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 448
    En / Boy : 12,5 / 19,5
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 11.2018
    ₺41,25
  • Edna Pontellier’in gözlerinden birkaç damla yaş süzüldü o gece. Kapıldığı hisler karmaşası açığa vurmuştu sonunda, yaptığı sorumsuzluğun yükü ona ağır gelmişti. Asil beyefendinin dudaklarına yapışması hiç hesapta yoktu – Böyle şeylere alışkın değildi. Kocasının kendi için yaptığı onca fedakârlığa rağmen, onun bu yaptığı reva mıydı? Elbette bir de Robert vardı, o da ne kadar sitem etse haklıydı. Halbuki Edna’nın ona olan aşkı günden güne artıyordu. Ancak her şey bir yana, kurulu düzeni idrak etmeye başlamıştı Edna. Sanki onca yıldır görmesine mani olan sis perdeleri ortadan kalkmış, hayatın sırları gözler önüne serilmişti - Genç kadın iyi ve kötünün aslında hep bir arada olduğunu yeni fark ediyordu. Yaptıklarından pişman değildi, aklı hala yapamadıklarındaydı.


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 224
    En / Boy : 12,5 / 19,5
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 9.2018
    ₺26,25
  • Yirminci yüzyıl edebiyat ve felsefe tarihinde Yeraltından Notlar kadar büyük etki yaratmış, sık referans gösterilmiş ve üzerinde durulmuş çok az metin vardır. “Yeraltı Adamı” kısa sürede çağdaş kültürün söz haznesinin ayrılmaz bir parçası oldu ve Hamlet, Don Quixote, Don Juan, Faust gibi ölümsüz kahramanlar arasında yerini aldı. Nietzsche felsefesi, Freudizm, ekspresyonizm, sürrealizm, varoluşçuluk gibi pek çok çağdaş düşünce akımının taraftarı Yeraltından Notlar’ın adsız kahramanını kendi yandaşı olarak gördü.

    Hem felsefi ve politik bir polemik metni, hem toplumsal bir hiciv, hem de nörotik bir bireyin psikolojik tahlili olan Yeraltından Notlar, Dostoyevski’nin olgunluk dönemine ait büyük ideolojik romanlarının adeta bir girişi, prelüdüdür. Burada ortaya atılan pek çok soru ve tez, Suç ve Ceza, Budala, Ecinniler, Delikanlı ve Karamazov Kardeşler romanlarının konularını oluşturacaktır.

    Nuri Yıldırım’ın Rusça aslından yaptığı yepyeni çeviriyle Yeraltından Notlar, okunmayı hak eden kitaplardandır.

    Bildiğiniz gibi, akıl güzel bir şeydir, beyler, buna şüphe yok, fakat akıl yalnızca akıldır, o kadar! İnsanın yalnızca düşünme, akıl yürütme melekesini kullanmasına fırsat verir, onu tatmin eder; halbuki arzu bütün bir hayatın, yani, aklıyla, dürtüleriyle, hevesleriyle bütün bir insan hayatının tezahürüdür. Gerçi hayatımızın bu tezahürü kısmen değersiz, sefil bir görünüm sergileyecektir, ama ne olursa olsun yine de hayattır, sadece bir karekök alma işlemi değildir.


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 208
    En / Boy : 13,5 / 19,5
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 9.2018
    ₺40,00
cultureSettings.RegionId: 0 cultureSettings.LanguageCode: TR
Çerez Kullanımı