Birinci Dünya Savaşı’ndan önce yapılan gizli antlaşmalarla Osmanlı Devleti’nin topraklarını paylaşan İtilaf Devletleri, savaş sonrasında Mondros Antlaşması’nı kendi menfaatlerine göre hazırlamış ve yorumlayarak uygulamışlardır. Bu sözde ateşkes antlaşması ile Osmanlı Devleti’nin nasıl parçalanacağını ortaya koyan sömürgeci devletler, Anadolu’nun her yanına kendileri ve uşakları ile hayasızca saldırmışlardır.

Kitapta Milli Mücadele’de güney cephesini oluşturan Adana, Antep, Hatay, Maraş ve Urfa illerinde İngilizler, Fransızlar ve onların şımarttığı Ermenilerin gerçekleştirdiği işgal ve bu işgale karşı verilen mücadele bir arada ele alınmıştır.

Yıllardır süren savaşlardan dolayı yorgun olan ve derme çatma silahlarla teçhiz edilmiş bölge halkının Fransız ve Ermeni birliklerine karşı iman gücü ile verdiği mücadele sonucu kazandığı zaferler tüm övgüleri hak etmektedir. Bu zaferler, Milli Mücadele’nin bütününe de büyük bir moral ve katkı sağlamıştır. Bölgenin kahraman evlatlarının yazdıkları kahramanlık destanlarına yer verilen kitabı okudukça milletimizin zor şartlarda neler yapabileceğine şahit olacak, yaşananlardan ibret alacak ve atalarınızla gurur duyacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 270
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2016
₺36,80

'Ebemkuşağının tüm renklerini göreceksin, Ceviz yaprağındaki gözyaşlarımda.. '

Plevne'den Maraş'ın Zeytun ve Geben Ermeni ayaklanmalarına, Yunan Savaşına, buradan Balkan ve Sarıkamış Cephesine, Sina'ya, Sina Cephesinden İstiklâl ve Hatay mücadelelerine, Ruslara karşı Kafkas Dağlarındaki savaşa ve Çerkez soykırımına kadar tüm cephelerde yer alan aile büyüklerinin, sevgi ile bağlı oldukları ülkeleri için çalışmaları birer renk fırrtınası gibi çocuğun gönlünde bıraktığı derin izler bu satırların özünü oluşturmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 154
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2015
₺28,00

"Ağarmış ihtiyar Kafkas, selâm sana, senin dağların için ben yabancı değilim. Çocukluğumda o dağlar bir ana gibi beni kucaklarında taşıdılar ve senin göklerine kavuşturdular. Sen güzelsin ey özgürlüğün görkemli ülkesi, benim görkemli kafkasım. Ben seni, senin evlâtlarını ve onların savaşçı özelliklerini, senin fırtınalarının mucizevî görüntülerini ve onların mağaralardaki ve gece bekçileri gibi görünen yalçın kayalardaki yankılarını, güneşin doğması ile yaldızlanan derelerini, cennet ve gök çiçekleri gibi başlarını kaldıran güzel step çiçeklerini ne kadar severim.

Bu insanlar dünyanın en eski kavimlerinden gelmektedirler. Eski Mısır, Çin ve İranlıların tarihlerinden sonra onların tarihleri en eskilerdendir. Bağımsızlıkları o devirlere kadar dayanır. Bu konuda, belki ancak bir, iki milletle kıyaslanabilirler. En büyük özellikleri tarihin hiçbir döneminde yabancı boyunduruğuna girmemiş olmalarıdır. Kendi töreleri ve kendi kuralları ile yönetilmiş, başkalarına tâbi olmamışlardır."

- Mihail Yuryeviç Lermontov


Sayfa Sayısı : 248
Basım Tarihi : Kasım 2014
Kapak Türü : Karton Kapak
Kağıt Türü : 2. Hamur
Basım Yeri : İstanbul
₺16,00 KDV Dahil

Orgeniral Sayın Hilmi Özkök'ün 2004 yılında Genel Kurmay Başkanı iken Sarıkamış Savaşı ile ilgili yayımladığı basın bülteniyle "Sarıkamış faciası bize hayal ile gerçeği, ya da yönetilebilen risk ile yönetilemeyen risk kavramlarının ne anlama geldiğini gösteren en iyi örnektir." , yine rahmetli Fevzi Çakmak aynı savaşla ilgili olarak eserinin 100. sayfasında, "Sarıkamış'ta iki genç komutan, ordunun ortalama kabiliyetini değerlendiremediler. Herkesi kendileri gibi görerek, kuvvetleri zamanından önce harcadılar ve bizi yenilgiye sevk ettiler." demişlerdir.

Hayal ile gerçeği ayırabilen, yönetilemeyecek riski göze almayan ve ordunun ortalama kabiliyetini değerlendirerek on binlerce yiğit askerin yok olmasına, idamı bile göze alarak mani olmak isteyen, sözünün dinlenmemesi üzerine ordu kumandanlığından istifa eden, istifasının kabul edilmesiyle de Harbiye Nazırı'na "Beni bu vebalden kurtardın, bunun için sana minnettarım" diyebilen bir komutanın tutumunun, bazı kişilerce tam olarak bilinmeden tenkit edilmesi üzerine, eşi ve yakınlarının ısrarla "elindeki belgeleri açıkla" baskılarına; "Ülkem ateş çemberi ile kuşatılmış iken, içeride ikinci ve büyük yangını ben çıkaramam" cevabını vererek, elindeki bazı belgeleri ve en önemlisi günlüğünü, çok sevdiği ülkesine zarar vermemek için yakar. Bu kitabın adı işte bu konuşmadan kaynaklanmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 304
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2016
₺40,00
1
Çerez Kullanımı