Coğrafyamız ne kadar geniş olursa gönlümüz, muhabbetimiz ve ufkumuz da o kadar geniş olur!

Haluk Dursun’un gezi notlarında oluşan bu eser, Nil’den Tuna’ya kadar günümüzde yaşayan halklar üzerinden Osmanlı imajına yeniden bakmamızı sağlıyor. Osmanlı’nın boşluğunu kimin doldurduğunu, yakıp yıkılanları ama her şeye rağmen geride kalanları okuyacaksınız… Bir anıt çınarından şirin ve minnacık kitâbeli çeşmesine, tuğralı taş köprüsünden “ya Hâfız”lı konağına, türbesine, mektebine, tekkesine kadar Osmanlı mirasına rastlayacaksınız...

“Bu kitabımın ismini koyarken Nil ve Tuna’yı seçtim. Nil nehri alsın bizi Afrika’nın derinliklerine kadar götürsün, oradan Kuzey Afrika’ya getirip Akdeniz’de dinlendirsin diye. Karşısına Tuna’yı kondurdum. Avrupa’nın Alaman Dağları’ndan kopsun gelsin, bütün Balkanları geride bırakarak Karadeniz’e, oradan Boğaziçi yoluyla Akdeniz sularında Nil’e kavuşsun diye.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 320
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2019
₺44,80

"İstanbul'da yaşayıp'da bir türlü İstanbullu olamayanları, bir türlü yaşayamayanları hiç anlayamadım," diyen Haluk Dursun İstanbul'da Yaşama Sanatı ile İstanbul'u yaşamak isteyenlere rehber bir kitap sunuyor.

İstanbulluların, İstanbul’u sevmesi için tanıması, geçmişteki önemini ve tarihî güzelliklerini bilmesi gerekir. Yeni İstanbullu, eski hemşehrilerinin nasıl yaşadığını, hangi güzellik ortamı içinde bulunduğunu görüp tadamamış olsa bile, en azından duyabilmeli, öğrenebilmeli ve imrenebilmelidir. Günümüzde, maalesef artık kalmayan ortak İstanbul kültürü, ancak ortak İstanbul tarih bilinciyle oluşturulabilir.

Bu çalışma Batılıların tabiriyle “bir şehirde yaşama sanatı”, bizim eski tabirimizle, şehrin hususiyetini anlatan bir “şehrengiz” özelliğindedir.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 325
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2019
₺44,80

“Boğaziçi dünyadaki en güzel manzaralı yerlerden biridir. Bunda hiç şüphe yoktur. Yüzyıllar boyunca insanların bütün hoyratlığına, kabalığına, saldırılarına rağmen kendisini kısmen de olsa koruyarak doğal güzelliğini cömertçe bize sunmaya devam etmektedir. Eski bir tabir vardır: ‘Cami yıkılsa da mihrap yerinde kalır!’ İstanbul ne kadar kötü kullanılırsa kullanılsın, şehrin mihrabı olan Boğaziçi hâlâ ve her şeye rağmen güzeldir.”

Haluk Dursun, Boğaziçi’nde Kırk Yılım’da daha küçük bir çocukken Naima Sultan Yalısı’nda geçirdiği bir geceyle başlayıp ömrü boyunca süren Boğaziçi sevgisini samimi ve zarif bir üslupla dile getiriyor. Boğaziçi’yle ilgili deneyimlerini, hatıralarını, duygularını süzerek yazdığı bu denemenin merkezine “Boğaziçi’nde Yaşama Sanatı”nı yerleştiriyor. Boğaz’ın insanlarını, balıklarını, kuşlarını, ağaçlarını, şarkılarını sevgi ve heyecanla anlatıyor. Boğaziçi medeniyetine dair bilgi birikimini yaşamından kesitlerle birleştirerek Boğaz’da yaşam zevkine okuyucularını da ortak ediyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 145
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2019
₺24,50

Yahya Kemal, ısrarla “Türk’ün gönlünde dağ varsa Balkan’dır, nehir varsa Tuna’dır” diyor. Acaba gerçekten öyle mi? Üstadın ‘Türk’ kavramı ne şekilde oluşmuş, ‘Türk’ deyince neyi, kimi, kimleri kastetmiştir? Yoksa koskoca Yahya Kemal herkesi kendisi gibi mi zannetmekte? Bir Balkan Türk’ü olarak Türk’ün coğrafyasını Rumeli’den, dağını Balkan’dan, nehrini Tuna’dan mı ibaret saymaktadır?

Gelin, isterseniz soyunda sopunda hiç Rumelilik bulunmayan, ‘suyun öte yanından’ aileye gelme birkaç muhacir gelin dışında yakın çevresi hep Anadolu’dan olan birisi sıfatıyla durumu bir de biz değerlendirelim. Ama konuyu çok dağıtmamak amacıyla dağları, yani Balkan’ı bir tarafa bırakıp, sadece şöyle bir Tuna’ya göz atalım. Bizim gönlümüzde neyi var, neyi yok hele bir ağırlığını tartalım, sonra yola revan olup aheste aheste kültür coğrafyamızda bir dolaşalım, Tuna’yı arayalım.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 270
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 2.2016
₺41,30
Tükendi
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 272
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2014
₺18,55
Tükendi

Kudüs‘ten Kahire‘sine, Mekke‘den Medine‘sine kadar Ortadoğu‘da; Üsküp‘ten Kosova‘ya, Elbasan‘dan Tiran‘a, Selânik‘ten Yanya‘ya, İstanköy‘den Rodos‘a, Estergon‘dan nazlı Budin‘e kadar Vardar boylarında, Rusçuk‘dan Silistre‘ye, Deliorman‘ların Razgrad‘ından Koca Balkanlar‘daki Hüseyin Raci Efendi‘nin Eski Zağra‘sına, Dobruca‘nın Köstencesi‘ne, Mecidiyesi‘ne kadar Tuna boylarında ve sonra Eflâk‘tan başlayıp ta Kara Boğdan‘a Prut kıyılarına, Dinyeper‘e, Dinyester‘e, Akkerman‘a kadar her yerde akıp giden zamana, tarihe karışan hakikate rağmen duran Osmanlı‘nın izleri var bu kitapta... Günümüzde yaşayan halklardan Osmanlı imajının ne olduğunu, Osmanlı‘nın boşluğunu kimin doldurduğunu, yakıp yıkılanları ama her şeye rağmen geride kalanları okuyacağınız bu kitapta bir anıt çınarından şirin ve minnacık kitabeli çeşmesine, tuğralı taş köprüsünden "Ya Hafız"lı konağına, türbesine, mektebine, tekkesine kadar Osmanlı mirasına rastlayacaksınız. "Bu kitabımın ismini koyarken Nil ve Tuna‘yı seçtim. Nil Nehri alsın bizi Afrika‘nın derinliklerine kadar götürsün, oradan Kuzey Afrika‘ya getirip Akdeniz‘de dinlendirsin diye. Karşısına Tuna‘yı kondurdum. Avrupa‘nın Alaman Dağları‘ndan kopsun gelsin, bütün Balkanlar‘ı geride bırakarak Karadeniz‘e, oradan Boğaziçi yoluyla Akdeniz sularında Nil‘le kavuşsun diye. Bu kitap; Osmanlı coğrafyasını bu iki nehir arasında sanki iki ayrı medeniyet, iki ayrı coğrafi iklim, iki ayrı uç gibi değerlendirip yaptığım gezilerin notlarıdır..." -Haluk Dursun-


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 288
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2016
₺18,20
Tükendi

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 254
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2007
₺19,25
1
Çerez Kullanımı