Victoria dönemi Londra’sında, saygın bir bilim insanı, geliştirdiği zamanda yolculuk yapabilen bir makineyle Sekiz Yüz İki Bin Yedi Yüz Bir yılının İngiltere’sini ziyaret eder. Karşılaştığı hiç beklemediği bir dünyadır. Yaşadıklarını bir arkadaş grubuna anlatır.

Geleceğin dünyası, bilimin, teknolojinin ve insanlık kültürünün daha adil bir toplumun gelişmesini sağlayacağına duyulan sarsılmaz inancı yerle bir eden koca bir hayal kırıklığıdır. Uygarlığımızı sarıp sarmalayan derin adaletsizlik ve eşitsizlik gelecekte insanın sonunu getirmiştir: geriye kalanlar amaçsız bir yeryüzü cennetinin kırılgan sakinleri Eloi’ler ile yer altı cehenneminde insanlıktan çıkmış Morlock’lar olarak iki ayrı türde evrim geçirmiştir.

Modern toplumdaki adaletsizliğe yönelik derin eleştirileriyle evrim teorisinin bir yorumunu birleştiren Wells, Zaman Makinesi’nde yaşadığımız dünyaya güçlü bir projeksiyon yapar.

H. G. Wells’in 1895’te yayınlandığında büyük başarı elde eden ilk romanı Zaman Makinesi, bilimkurgu edebiyatı türünün kurucu eserlerinden ve on yıllardan beri defalarca sinemaya uyarlanmış bir kült kitap.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 120
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2019
₺20,80

“İnsan öyle kibirlidir ve bu kibri yüzünden öyle körleşmiştir ki hiçbir yazar, insanınkine benzer dünyevi bir aklın veya ondan daha zeki bir yaşam formunun var olabileceğini on dokuzuncu yüzyılın sonuna kadar öngörememişti. Dahası, Dünya’nın yüzeysel olarak yaklaşık dörtte birinden meydana gelen ve Güneş’ten daha uzak olan Mars’ın, hem Dünya’dan daha yaşlı olduğu hem de sadece zamanın başlangıcına uzak değil, aynı zamanda zamanın sonuna yakın olduğu gerçeği de göz ardı edilmişti.”

Dünya, Marslıların istilasına uğrar. Devasa boyutlarda metalik bir örümceği andıran yapıları ve yaydıkları ölümcül Isı Işını karşısında Dünyalıların hiçbir şansı yoktur. Dünya tarihinin en önemli savaşı başlar ve insanlığın sonu hızla yaklaşır. “Bilimkurgunun Shakespeare’i” olarak anılan H. G. Wells’in ilk defa 1898 yılında yayımlanan Dünyalar Savaşı adlı bu kitabı, çağının ilk ve en iyi bilimkurgu yapıtları arasındaki yerini yıllardır korumaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 244
En / Boy : 12.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺13,30

Spot: Önemli olan dağın “nerede” olduğu değil, dağın “ne” olduğudur.

Ağrı Dağı İçin Herkes Gemiye, bilimkurgunun en büyük yazarlarından H. G. Wells’in Nuh ve Tufan hikâyesinin modernize edilmiş bir versiyonunu anlattığı alegorik romanıdır.

Wells’in 74 yaşında yazdığı ve ütopik romanlarının sonuncusu olan eser, Tanrı’nın yirminci yüzyılda kendine yeni bir Nuh arayışını konu ediniyor. Çılgınlığın, yozlaşmanın ve savaşları ele geçirdiği dünyanın gidişatına bir son vermek için yeni Nuh’unu ikna etmeye çalışan Tanrı, ondan insanlığın en iyilerini savaş ve korku selinden kurtarabileceği bir gemi yapmasını ister. Başta bu yolculuğa gönülsüz olan Nuh, nasıl olduğunu anlamadan kendini geminin içinde bulur.

İkinci Dünya Savaşı’yla büyük bir umutsuzluğa kapılan yazarın, dünyanın durumunu eleştiren ve insanlığın gidişatını temize çekmeyi arzulayan hikâyesi, zekice yazılmış, esprili diyaloglarla dolu bir fikir yolculuğu.

İngiliz romancı, gazeteci, sosyolog ve tarihçi Herbert George Wells’in ütopik romanı Ağrı Dağı İçin Herkes Gemiye, Nuh Tufanı hikâyesinin modernize edilmiş versiyonudur. Bilim kurgu türünün en büyük isimlerinden Wells, hayatının son ve karamsar yıllarında kaleme aldığı romanında, yozlaşan dünya düzenini eleştirdiği, akıcı ve yaratıcı bir yolculuk vaat ediyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2021
₺11,20

On dokuzuncu yüzyılın son yıllarında kimse insan ilişkilerinin insandan daha ileri ve yine de onun kadar ölümlü zekâlar tarafından şevkle ve dikkatle izlendiğine; insanlar kendi işleriyle meşgulken neredeyse mikroskopta çalışan birinin bir su damlasında biriken ve çoğalan kısa ömürlü yaratıkları incelemesi gibi bizi inceleyip, üzerimizde çalıştıklarına inanmazdı.

İnsanlar bu dünyada sınırsız bir kayıtsızlıkla, durumlara hâkim olmanın güvencinde huzurlu, kendi önemsiz meselelerinin peşinde koşturup durmaktaydılar.

Muhtemelen mikroskop altındaki infussoria da aynını yapar.
Kimse uzaydaki daha eski dünyaların insanlık karşısında tehlike teşkil edebileceklerine kafa yormuyor ya da sadece bunların üzerinde yaşam olduğu fikrini imkânsız ya da ihtimal dışı kabul ediyordu.

O biten günlerdeki bazı ussal alışkanlıklarını hatırlamak acayip. Çok çok, dünya insanları Mars’ta belki kendilerinden aşağı seviyede ve misyoner bir teşebbüsü hoş karşılamaya hazır başka insanlar olabileceğini düşünmekteydiler.

Yine de uzayın boşluğunda, bizimki karşısında, bizimkinin soyları tükenen o hayvanlara üstünlüğü kadar üstün olan akıllar, muazzam, soğuk ve anlayışsız beyinler, bu dünyayı kıskanç gözlerle izlemekte ve aleyhimizdeki planlarını yavaşça ve mutlak bir şekilde geliştirmekteydiler.

İşte, yirminci asrın başında büyük hayal kırıklığı gerçekleşti.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2020
₺19,14

Sanırım o anda hiçbirimiz Zaman Makinesi’ne pek inanmadık. Aslında Zaman Gezgini, inanmak için fazla zeki olan o adamlardandı; onu tam olarak anlamış hissetmezdiniz kendinizi; açıksözlülüğünün ardında daima biraz kurnazca ağzı sıkılıktan, pusudaki bir marifetten şüphelenirdiniz.

Filby modeli göstermişken ve konuyu Zaman Gezgini’nin kelimeleriyle açıklamışken, ona bu denli şüpheli tavırlarla yaklaşmamalıydık.

Yani, onun sunduğu gerekçeleri anlamalıydık…

Bir domuz kasabı bile Filby’yi anlayabilirdi.

Ama Zaman Gezgini, parçalarının üzerine biraz fazla düşüyordu ve biz ona güvenmiyorduk. Zeki bir adamı ünlü kılacak olan şeyler, elindeki numaralar olarak görülüyordu.

Bir şeyleri fazlasıyla kolay yapmak, bir hatadır.

Onu ciddiye alan ciddi insanlar, onun tavrından asla tamamen emin hissetmediler; onlar, bir şekilde yargılamadaki şöhretlerini ona emanet etmenin, bir çocuk yuvasını kırılgan porselenle döşemekten farksız olduğunun bilincindeydiler.

Bu nedenle şüphesiz, çoğumuzun kafasında buna dair tuhaf olasılıklar olmasına rağmen, o Perşembe ile sonraki arasında zamanda yolculuk hakkında çok fazla şey söylediğimizi sanmıyorum: bunun akla yatkınlığı, yani uygulama yönünden inanılmaz oluşu, oluşabilecek tuhaf tarihsel yanılgı ve bunun yaratacağı bütün karışıklıklara dair olasılıklar tartışılmadı...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 11.2019
₺14,62

Dünyalar Savaşı’nın Pearson’s Magazine’de tefrika edildiği 1897 yılında, Kraliçe Victoria’nın tahta çıkışının altmışıncı yılı törenlerle kutlanmıştı. Büyük Britanya İmparatorluğu, Kanada’dan Yeni Zelanda’ya uzanan, Afrika’nın büyük bir kısmıyla Hint yarımadasının tamamını kapsayan geniş topraklarıyla gücünün doruğundaydı. Dünyalar Savaşı, Wells’in İngiliz emperyalizmi üzerine bir yorumu; 20. yüzyıl başında imparatorluğun genişlemesinin muhtemel sonuçlarına ilişkin kaygıları yansıtan felsefi ve ideolojik öyküsüdür. Mars’tan gelip tuhaf araçlarıyla imparatorluk topraklarında gezinen, yollarına çıkan her şeyi ölümcül ısı ışınlarıyla yerle bir ederken tüm yaşamı da sona erdiren yaratıkların istilası, belki de Victoria dönemi okurunun bu kaygılarına denk düşmüştü. Orson Welles’in 1938’de romandan uyarladığı bir radyo oyununu gerçek sanan dinleyicilerin panik içinde sokağa dökülmesi, yapıtın imgelemi tetikleme gücünü ortaya koydu. Çeşitli film ve dizi versiyonları yapılan Dünyalar Savaşı birçoğuna da esin verdi. Wells’in capcanlı imgelemiyle özgün ve gerçekçi anlatımı, uzay yolculuğu ve başka gezegenlerden dünyamıza yönelik istilalar konusuna artık hiç de yabancı olmadığımız bugün de her kuşaktan okuru cezbetmeye devam ediyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 264
En / Boy : 12,5 / 20,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2019
₺21,60

Kadın odadan ayrıldıktan sonra, Bay Henfrey’nin dediğine göre, ateşin önünde gözleri saat tamirine dikili kalmıştı adam. Bay Henfrey sadece satin akrep ve yelkovanını ve kadranını çıkarmakla kalmamış, işi de uzatmıştı; mümkün olduğunca ağır, sessiz ve mütevazı tavırlarla işini görmeye çabalıyordu. Kendisine yakın tuttuğu bir lambayla çalışmaktaydı ve lambanın yeşil gölgesinden ellerine, çerçevenin ve çarkların üzerine parlak bir ışık yansıyor ve odanın kalanını karanlıkta bırakıyordu. Yukarı baktığında, gözlerinde yüzen rengarenk yansımalar beliriyordu. Meraklı biri olduğundan, ayrılışını geciktirmek ve belki yabancıyla bir sohbete girmek düşüncesiyle, gereksiz bir işlem olmasına rağmen, tüm parçaları sökmüştü. Ancak yabancı, tümüyle sakin ve sessiz, orada öylece dikiliyordu. Öyle ki, Henfrey’nin sinirleri bozuldu. Odada kendini yalnız hissetti ve yukarıya kaldırdı bakışlarını, orada gri ve belli belirsiz, bandajlı kafa ve önünde gezinen bir yeşil benek sisiyle devasa mavi lensler, sabitlenmiş halde bakıyorlardı. Henfrey için öyle acayip bir şeydi ki bu, bir dakikalığına boş boş birbirlerine bakakaldılar. Ardından Henfrey tekrar işine döndü. Durum oldukça rahatsızlık vericiydi! Biri bir şey demeliydi. Havanın yılın bu zamanı için çok soğuk olduğu yorumunda mı bulunsaydı acaba?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2019
₺17,40

Çok soğuk bir kış gününde köye gelen yabancı, hanın sahibini çok sevindirmişti. Böyle küçük bir köyde, kış mevsiminde müşteri bulmak çok zordu. Hele ki adam ücreti peşin ödeyince, hancının keyfi iyice yerine geldi. Yabancının tepeden tırnağa sımsıkı giyinmiş olması tuhaf değildi. Sonuçta dışarıda tipi vardı. Adamın kıyafetlerini ya da eldivenlerini içeride şömine yandıktan sonra çıkarmaması da normal kabul edilebilirdi. Herhalde çok üşümüştü. Ancak sürekli atkı, gözlük ve eldivenle dolaşması, bir süre sonra herkese garip gelmeye başladı. Bir de odasında bilimsel deneyler yaptığını söyleyip hancının girmesini yasaklayınca, köyde bir dedikodu patlaması yaşandı. Artık köylülerin tek hedefi bu adamın sırrını öğrenmekti.

Bilim kurgunun en büyük yazarlarından H. G. Wells, Görünmez Adam ’da muhteşem bir macera ve şaşırtıcı bir bakış açısı sunuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 120
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺9,30

Wells, sosyolojik gözlemci rolüne girerek kendini geri çekmeden önce, hayranlık uyandıran bir anlatıcı, Swift ve Edgar Allan Poe’nun veciz dilinin mirasçısıydı...

- Jorge Luis Borges

“Ugh-lomi büyük mağara ayısını öldürmeden önce, insanlar ve atlar arasında pek sorun yoktu. Doğrusunu söylemek gerekirse birbirlerinden uzakta yaşıyorlardı — insanlar nehirlerin bataklıklarında ve çalılıklarda, atlar da geniş çimenli arazilerde, kestane ve çam ağaçları arasında yaşıyorlardı. Bazen küçük bir at, keskin çakıl taşlarıyla öldürülmüş bir leşi yemek için bataklıklara geliyordu, bazen de kabile, bir aslanın öldürdüğü atı çakallardan kapıp gün içinde ziyafet çekiyordu. O zamanlarda atlar, topuk eklemleri biçimsiz, koca kafalı, sert kuyruklu ve boz renkliydiler. Her ilkbaharda, kırlangıçlardan sonra, su aygırlarından önce çayırlar ve tepeler yeşillendiğinde bu topraklara gelirlerdi. Bu zamana kadar az sayılarda geldiler. Her sürüde bir aygır, iki ya da üç kısrak ve bir ya da iki tane tay olurdu ve geri döndüklerinde de Wealden dağlarından kurtlar iner ve kestane ağaçlarının yaprakları sararırdı.” ( Kitaptan )

“Geçmiş Günlerin Hikayesi” ilk olarak 1897 yılında TheIdlerdergisinde üç bölüm olarak yayınlandı.

Taş Devri’nin nasıl bir devir olduğunu keşfederken Wells’in şaşırtıcı hayal gücünün tadını çıkarın.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 80
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺12,00

Victoria döneminde yaşayan bir bilimci icat ettiği zaman makinesine biner ve kendini bir anda 802.701 yılında bulur. Başlangıçta dünyanın bütün dertlerinin sona erdiğini, cefanın yerini güzelliğe, refaha ve barışa bıraktığını zannetse de yanıldığını anlaması çok uzun sürmez. Zaman yolcusu önce Eloi adı verilen insan türüyle tanışır. Ancak soyları kadim zamanların yüce kültürüne dayanan bu güzellik abidelerinin, aslında ne kadar güçsüz olduğunu ve karanlığa karşı nasıl da çocukça bir korku duyduğunu çok geçmeden keşfeder. Eloiler korkmakta haklıdırlar, çünkü yerin altında bambaşka bir insan türü; tekinsiz Morloklar pusuya yatmış beklemektedirler. Bu sırada makinesini kaybeden zaman yolcusunun da yapması gereken tek şey, Morlokların o uğursuz yeraltı tünellerine inerek makineyi onlardan geri almaktır.

Zaman Makinesi zamanda yolculuğun ilk ve en etkili tasvirlerinden biridir. İlk kez 1895’te yayımlanan bu şaheser, Wells’in ustalıklı hikâye anlatma yeteneği ve çarpıcı kavrayışı sayesinde okuyucuları nesiller boyu etkilemeye devam ediyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 13.5 / 21.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺11,20

H. G. Wells’in 1897 yılında yazdığı Görünmez Adam, bilimkurgu romanları arasında önemli bir yere sahiptir. Görünmezlik fikrinin ilk kez ortaya atıldığı kitapta Wells, görünmezliğin sırrını keşfeden Dr. Griffin’in öyküsünü anlatır. Görünmez olmanın kendisine büyük avantajlar sağlayacağını düşünen Dr. Griffin için işler pek de beklediği gibi gitmez. Toplum tarafından kabul görmeyen aykırı bir karakterin başına gelenler, Wells’in eleştiri ve göndermeleriyle birleşerek derin bir etki yaratır.

 “Bunu yapmak, büyünün bile tüm sınırlarını aşardı. Gizem, güç, özgürlük; görünmezliğin bir insan için ne anlama gelebileceğine dair o muhteşem hayale bakıyordum, içimde şüphenin kırıntısı bile yoktu. Tek bir dezavantaj bile göremiyordum.

Bir düşün! Ben, taşra kolejindeki aptallara ders veren, bastırılmış bir öğretmen, kılıksız, yoksul ben aniden görünmez oluyorum. Yani Kemp, sen olsaydın ... herhangi biri olsaydı, bu fırsatın üzerine atlamaz mıydı?”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 12 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2018
₺24,80

Konusuyla birçok kitaba, filme, çizgi romana ve televizyon dizisine ilham kaynağı olan Dünyalar Savaşı’nda H. G. Wells, insanlığın hala merak ettiği “Uzaylılar var mı?” sorusundan yola çıkarak dünyanın Marslılar tarafından istila edişini anlatır. Mars’ın yüzeyinde patlamaya benzer olayların görülmesinden sonra dünyaya silindir biçimli kapsüller düşer. Bu kapsüllerin içinden çıkan Marslılar üç ayaklı devasa savaş makineleri ve teknolojik silahlarla dünyaya saldırmaya başlar.

1898 yılında yazılmış olmasına rağmen, zamanının çok ötesinde bir hayal gücünün eseri olan Dünyalar Savaşı, bilimkurgu klasikleri arasında en güçlü kitaplardan birisidir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 272
En / Boy : 12 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2018
₺28,50

Başta en bilinenleri, görünmezlik ve zaman yolculuğu olmak üzere, teknolojik olanakların gelecekteki muhtemel sonuçlarını yazarak, olası şeylerle uğraşıyormuş gibi görünen, fakat “bu başınıza gelseydi ne hissederdiniz” sorusuna yanıt bulmaya çalışan ve yapıtlarında asıl olarak insanı ve toplumu odağına koyan bir yazardır H.G.Wells.

Bilimkurgu romanlarıyla tanınsa da neredeyse edebiyatın her dalında birçok eser vermiştir. Wells’in, bu kitapta bir araya gelen kısa öyküleri de bilimkurgudan ziyade gerçeklik sınırlarını zorlayan, yer yer düş ürünü veya alegorik ama öte yandan ders çıkarılabilecek mesel tadında öykülerdir.

Gerçekçidir, çünkü hayatın küçük ayrıntılarına, bilinmeyene, yerleşmiş değerlere, yaşanmamış eksik anlara; tutkuya, kıskançlık ve intikama; depremler, savaşlar vb gibi felaketlere yoğunlaşarak bilimin, evrenin ve insan medeniyetinin geleceğini sorgulatır.

Sekiz öyküden oluşan Ay Işığı Masalları Engin Süren’in çevirisiyle…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 166
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺7,12

Victoria dönemi Londra’sında yaşayan bir bilim insanı zamanda yolculuk yapmak üzere icat ettiği makineyle geleceğin İngiltere’sini ziyaret eder. Sekiz Yüz İki Bin Yedi Yüz Bir yılında yaşadığı macerayı bir dost meclisinde anlatır. Geleceğin dünyası ayrıcalıklı insanların; güzel, narin ve tembel Eloi’ların rahat ve kaygısız bir yaşam sürdükleri bir yerdir.

Ancak Zaman Gezgini bu macera sırasında çok geçmeden yeraltı dünyasına ait hortlaksı Morlock’ları da keşfetmiştir. Wells, Victoria dönemi İngiltere’sinde varsıllarla yoksullar arasında giderek büyüyen uçuruma yönelik keskin eleştirisinde, tarihin ve gelişmenin anlamını sorgular. Toplumsal adaletsizliğin sürüp gitmesi halinde yol açabileceği felaketlere dair uyarıda bulunur.

1895’te yayımlanan Zaman Makinesi, bilimkurgu edebiyatının köşe taşlarından biri olarak, kuşaklar boyu yazarları etkiledi. 21. yüzyılda yaklaşan çevre felaketlerine ve gezegenimizin yazgısına ilişkin kaygılara dair bir öngörü barındıran eskatolojik boyutuyla güncelliğini bugün de koruyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 120
En / Boy : 12,5 / 20,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2018
₺15,40

“Wells, fantastik bir öykünün tek bir fantastik olayı içermesi gerektiği düşüncesindeydi; bu görüş mucizelere kolaylıkla teslim olmayan kuşkucu bir döneme rastlar.

Kitap için seçmiş olduğumuz beş öykü bu sağgörü kuralına uyar. Yazarın imgelem gücünün yarattığı
mucize kusursuzdur.

Verne’in ileride gerçekleşecek şeyleri önceden haber veren düşlerinden farklı olarak, Wells kendisinin gerçekleşmeyen düşleriyle övünç duydu. Gerçekten de, hayvanların insana dönüşeceğini ya da bir aracın gelecekle ilgili keşiflerde bulunacağını hiç kimse önceden kestiremez.

Wells’i yüzyılımızın başında keşfetmiş olmaktan üzüntü duyuyorum. O şaşırtıcı, kimi kez de korkunç mutluluğu duyumsayabilmek için onu şimdi keşfetmeyi isterdim. ”

- Jorge Luis Borges


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺24,00

Artık bir boşluğun içinde değildik. Dibimizde bir atmosfer yükselmişti. Cisimlerin ana hatları nitelik kazanmaya başlamıştı, güçlenmişti ve çeşitlenmişti; tek tük görülen beyaz maddenin gölgeleri hariç, madde artık hava değil kardı, kutupsal görünüm tümden kayboldu. Çıplak ve yığılmış toprağın, geniş paslı bir kahverengiye dönen yerleri, Güneş’in alevlerini uzanmıştı. Kar yığınlarının kenarları, o geniş çoraklıkta coşkuyla var olan tek şey yer yer ufak geçici havuzlar ve su girdaplarıydı. Günışığı, küremizin üstteki iki perdesini bastı ve ortamdaki havamızı yaz ortasına çevirdi, ama ayaklarımız hâlâ gölgedeydi, küre bir kar yığınının içinde duruyordu.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2018
₺17,25

"Amacım, bu makineyle zamanda keşfe çıkmak."

Zaman yolcusu bir zaman makinesi icat etti. Bu makinenin yapabilecekleri onun hayal gücünün bile ötesinde.

Bundan yüz binlerce yıl sonra, gelecekteki Eloi insanlan bir çeşit cennette yaşıyor. Peki ama karanlıktan neden bu kadar korkuyorlar? Yeryüzünün altında nasıl bir tehlike gizli?

Zaman yolcusu gelecekle ilgili neler öğrenecek? Karşılaştığı tehlikelerden kurtulabilecek mi? Çalınan zaman makinesini bulduktan sonra evine güvenli bir şekilde dönebilecek mi?

Gelecekte neler gizli? insanoğlunun geleceği nasıl olacak?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 64
En / Boy : 13 / 20
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 5.2017
₺30,45

Gezegenimizin, insandan daha zeki yaratıklar tarafindan izlendiğine kim inanırdı ki?

Fakat, bu korkunç yaratıklar gezegenimizi izlemekle yetinmeyecek, devasa mekanik tripodlarla ilerleyecek işgal ettikleri dünyaya ölüm ve yıkım getirecelderdi.

insanoğlunu yeryüzünden silmeyi amaçlayan bu işgalci ordunun ısı-ışınları ve zehirli siyah gazlarıyla kim baş edebilir?

Marslıları, yaşadığı kasabanın yakınlarına indikleri ilk andan Londra'yı yerle bir etmelerine dek izleyen bir adamın öyküsü.

İnsanoğlunun sonu geldi mi?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 64
En / Boy : 13 / 20
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 5.2017
₺30,45

Görünmez Adam, yayımlanışının 110. yılında, İthaki Yayınları’nın Bilimkurgu Klasikleri’ne katılıyor!

“H. G. Wells,  çocukken okumayı en sevdiğim yazardı.”

- Vladimir Nabokov

“Wells’in kurguları okuduğum ilk kitaplardı; belki de okuduğum son kitaplar da onlar olacak.”

- Jorge Luis Borges

"Şüphesiz görünmezlik, istediklerimi elde etmemi sağlıyordu ama onların tadını çıkarmamı da imkansız kılıyordu."

H. G. Wells, bilimkurgunun atası, türe adını altın harflerle yazdırmış en büyük yazarlardan. Yazdığı bilim fantazileri nesiller boyu yazarları etkilemiş, onlara yol göstermiş; ilk basıldıkları dönemden itibaren etkilerini yitirmeden okurların gönlünde taht kurmaya devam etmiştir. Görünmez Adam da Wells’in eserleri içinde en akılda kalıcı olanlardan biri.

Tuhaf görünüşlü yabancı, bir tipi sırasında Iping Köyü’ne gelir. Garip hareketleri, giyinişi, suratının tamamının bandajlar içinde olması ve gözlüklerini bir an olsun gözünden çıkarmaması köy sakinleri tarafından kimi zaman şüpheyle, kimi zaman düşmanca karşılanır. Kısa süre içerisinde hakkındaki dedikodular giderek yoldan çıkan bir dizi olaya neden olacaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 232
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2021
₺19,60

Soğuk bir kış günü, elinde küçük bir valizle Iping ancıKöyü’ne gelen yab yüzünü ve tüm vücudunu saran beyaz sargıları, büyük mavi gözlükleri, fötr şapkası ve uzun paltosuyla garip bir görünüşe sahiptir. Iping sakinleri, en az görünüşü kadar garip davranışları da olan yabancının bir şeyler gizlediğini fark edince, ona sorular sormaya başlarlar. Şüphe ve merakın iç içe geçtiği bu sorular, gücün sırlarıyla ilgili çetin bir maceraya davet eder onları:

Görünmez biriydim ve görünmezliğin bana verdiği olağanüstü avantajları daha yeni yeni fark etmeye başlıyordum. Şimdiden kafamın içi artık özgürce yapabileceğim tüm o çılgınca ve müthiş şeylerin planlarıyla doluydu.

H. G. Wells 1897 yılında yazdığı bu bilim kurgu romanında, görünmezliğin sırrını bulan Dr. Griffin’in keşfinin nasıl kontrolden çıktığını anlatırken, toplumun kendinden olmayanlara karşı gösterdiği saldırgan tutumlara da sarsıcı eleştirilerde bulunuyor. Görünmez Adam, toplumun dışladığı ve toplumu dışlayan marjinal bir adamın öyküsüdür; Wells bize, pek çok kitabında olduğu gibi, yine şunu soruyor: “Başınıza böyle bir şey gelseydi peki siz ne yapardınız?”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 240
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2017
₺26,40

Bir kış günü, sert bir havada, tepeden tırnağa sımsıkı giyinmiş bir yabancı, uzak bir İngiliz kasabasına varır. Kaldığı handa, bilimsel deneyler yaptığını söyleyerek kendini odasına kilitleyen yabancı, tuhaf hareketleriyle şüpheleri üstüne çeker. Kasabalıların giderek artan merakı ve baskısı, yabancının sırrını ortaya çıkaracak ve ölümcül bir korku sürecinin başlamasına sebep olacaktır.

H. G. Wells, Görünmez Adam’da fantezilerini bilimsel ilerlemelere ilişkin büyük bir öngörüyle kaleme alırken, bu ilerlemelerin insan ve toplum hayatını nasıl etkileyeceğine de odaklanmıştır. Biliminsanının dünyadaki yerini sorgularken, insani yönünü kaybeden bir bilimin tehlikelerine işaret etmiştir.

Bu grotesk macera, anti-kahramanının yaşadığı psikolojik değişimlerle, hikâye boyunca hiç düşmeyen gerilimiyle, yazıldığı günden bu yana hiç eskimedi ve bilimkurgu klasikleri içinde hak ettiği yeri aldı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 232
En / Boy : 12,5 / 18,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺12,00

Basım Dili : İngilizce
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 64
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 3.2017
₺30,45

Basım Dili : İngilizce
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 64
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 3.2017
₺30,45

And Dağları’nın vahşi çorak topraklarında insanların dünyasından elini eteğini çekmiş bir vadi uzanır. Ancak korkunç boğazlar ve buz kaplı bir geçit aşıldıktan sonra ulaşılabilen Körler Ülkesi’dir burası. Vadiyi on yedi gün boyunca karanlığa gömecek bir yanardağ patlamasının ardından, vakti zamanında İspanyol zulmünden kaçarak vadiye sığınmış ve körlük belasıyla cebelleşen insanların dünyayla bağlantısı kopmuştur. Körlüğe derman bulmak için köyden ayrılmış ve koca dünyada mahsur kalmış bir adamın anlattıklarıyla bir efsane olarak varlığını sürdürür Körler Ülkesi. Ta ki Nunez adında genç bir dağcı elim bir kazayla vadide hapsoluncaya kadar...
 
H. G. Wells’in bu meşhur öyküsüne İspanyol çizer Elena Ferrándiz’in muhteşem resimleri eşlik ediyor.  
 
 “… Ann Veronica, Zaman Makinesi, Körler Ülkesi… bunlar Wells’in çağdaşlarının üretebileceğinden çok daha iyi hikayeler.”

- Vladimir Nabokov
 
“Wells’i yüzyılın başında keşfettiğime çok üzgünüm. Keşke o baş döndüren, kimi zaman da dehşetli mutluluğu hissetmek için onu bugün keşfedebilseydim."

- Jorge Luis Borges


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 68
En / Boy : 13 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2016
₺31,20

H. G. Wells has immortalised the Time traveller in his The Time Machine - by making it possible for man to move right and left, backward and forward and up and down. denying the truth of the scientific discoveries.

The time Traveller amazens his colleagues and the readers by his accounts of his adventures in strange times other than his own. He had perfected a machine that lets him live everyone's dream - to be abla to move back to the past of forward into the future, at will.

How does he return? What proofs does he have? Where does he land? The adventure is endless.

The time Machine has become immortal fot the concept of time as time as the fourth dimension - Which truly aooeals to all of us.


Basım Dili : İngilizce
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 72
En / Boy : 14 / 22
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 9.2015
₺8,93

This book is illustrated version of the Wells` "The Discovery of the Future", "..I suppose that three hundred years ago all people who thought at all about moral questions, about questions of Right and Wrong, deduced their rules of conduct absolutely and unreservedly from the past, from some dogmatic injunction, some finally settled decree. The great mass of people do so to-day. It is written, they say. "Thou shalt not steal," for example that is the sole, complete, sufficient reason why you should not steal, and even to-day there is a strong aversion to admit that there is any relation between the actual consequences of acts and the imperatives of right and wrong. Our lives are to reap the fruits of determinate things, and it is still a fundamental presumption of the established morality that one must do right though the heavens fall. (Tanıtım Bülteninden)


Sayfa Sayısı : 48
Basım Tarihi : Aralık 2014
Kapak Türü : Ciltsiz
Kağıt Türü : 2. Hamur
Dili : İngilizce
₺12,60 KDV Dahil
₺14,00 KDV Dahil
Tükendi

Bir yandan korkun bir yandan umudun varsa iki kanatlı olursun, tek kanatla uçulmaz zaten.

Mevlana
 
Bilimkurgunun en büyük ustası kabul edilen, farklı türdeki eserleri bugüne dek, pek çok sanatçıya ve yazara ilham kaynağı olan H. G. Wells, belki de gelecekten bizi ilk korkutan yazardır.
 
Edward Prendick, yaşadığı bir gemi kazası sonucu, tuhaf bir adada mahsur kalır.
Bir süre sonra insan mı hayvan mı olduğunu anlayamadığı yaratıklara dair dehşet verici gerçeği fark eder...
 
Dr. Moreau’nun Adası, viviseksiyondan ilhamını alan tüyler ürpertici hikayesiyle doğa, bilim, evrim, ahlak ve insan üzerine derinlikli sorular sormayı başarabilmiş “sarsıcı” bir başyapıt.
 
“Görünürde bu yabanilerdeki illet bana da bulaşmıştı ama içimin derinliklerinden gülme isteğiyle tiksinti yükseliyordu. Uzun bir yasaklar listesini tekrarladıktan sonra bu garip ilahi yeni bir forma bürünüverdi.

‘Acının Evi onun evidir.
Yapan El onun elidir.
Yaralayan El onun elidir.
İyileştiren El onun elidir...
Çakan şimşek onundur...
Derin, tuzlu sular onundur.’
Aklıma Moreau’nun bu insanları hayvana çevirdikten sonra güdük beyinlerine kendisinin Tanrı olduğu fikrini aşılamış olabileceği gibi korkunç bir düşünce geldi.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 188
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2019
₺0,00
Tükendi

Fantastik Bir Klasik

Klasik nedir biliyor musun? Herkesin bildiği çok güzel bir hikaye, tüm dünyanın hayranlığını kazanmış bir başyapıttır.

Peki fantastik hikaye nedir biliyor musun? Gizemli, tuhaf yaratıklarla veya şaşırtıcı makinelerle dolu ilginç öykülerdir.

Zaman Makinesi, geleceğe yolculuk yapmaya karar veren bir mucidin hikayesini anlatıyor. Geleceğe gittiğinde karanlıktan korkan barışçıl bir halkla tanışıyor: Eloi'ler. Korkuyorlar çünkü her gece, yeraltının karanlık dehlizlerinden korkunç yaratıklar ortaya çıkıyor: Morlock'lar.

Bu hikaye İngiliz yazar H. G. Wells tarafından yazılmış ve 1895 yılında yayımlanmıştır! Bu kitabı senin de geleceğe böylesine şahane bir yolculuk yapabilmen için uyarladım.

 - Fabrice Boulanger


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 40
En / Boy : 22,5 / 22,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺0,00
Tükendi

"Gelecek Günlerin Hikayesi" 1897’de The Pall Mall Magazine’de yayınlanan beş bölümünden oluşan bir roman. 

Wells, 22. yüzyılın Londra'sını distopik bir gelecekte betimliyor. Şehirleşmenin, sınıf savaşı, tıp, iletişim, ulaştırma, tarım teknolojisi vb konular üzerine birçok şey söylüyor. Tabii Wells’in her zaman ki gibi bir sosyolog gözüyle ve anlatımıyla.

Wells’in yaratmış olduğu atmosfer, yıllar sonra yazılacak olan Isaac Asimov'un Robot Serisinin okuyucularına tanıdık gelecektir.  Asimov'un öyküleri arasındaki paralellikler dikkat çekicidir.

"Gelecek Günlerin Hikayesi" distopyanın ilk örneklerindendir.


 Wells tıpkı Quevedo gibi, Voltaire gibi, Goethe gibi ve kimi başka yazarlar gibi, edebiyatı iyi bilen biri olmaktan çok edebiyatın kendisi.

- Jorge Luis Borges


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 112
En / Boy : 130 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2018
₺11,25
Tükendi

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 288
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2017
₺33,80
Tükendi

On dokuzuncu yüzyılın sonlarında, değerli bir bilim adamı, İngiltere’deki evinde misafir ettiği konuklarına zaman makinesi olduğunu iddia ettiği bir aygıtı gösterir. Bu gösteride, kendi yarattığı bir cihazı herkesin gözü önünde yok eder. Hayretle ne olduğunu soran konuklarına verdiği cevap ise, bu aleti zamanda bir yolculuğa çıkarttığıdır. Kimse inanmak istemez tabii, ancak bir hafta sonra tekrar evinde toplandıklarında onu bitkin, sefil ve perişan bir halde bulurlar. İddia ettiğine göre bu sefer yolculuğa çıkan sadece bir alet değil, kendisi de o yolculuğa çıkmayı başarmış ve 802701 yılından geri dönmüştür.

Zaman Gezgininin kendi zamanından 802701 yıl sonra bir zamanlar Londra’nın bulunduğu noktada tanık olduğu ve geleceğin dünyasında gördüğü ise, barışçıl Eloiler – kolayca yorulan vejetaryenler – ve etçil, yırtıcı Morlocklardır.

İngiliz romancı, tarihçi ve bilim yazarı Herbert George Wells (1866-1946) öğrenimini yarım bıraktıktan sonra edebi kariyerine oldukça başarılı bilim kurgu romanları dizisi ile başladı. Zaman Makinesi, bu yaratıcı edebi çalışmaların birçoğunun ilkidir. İlk romanı, 1895 yılında yayınlandı. Kitapta geleceğe doğru varsayımsal bir yolculuk yapan Zaman Gezgininin maceraları anlatılır.

H.G.Wells, Jules Verne gibi gelecekteki teknolojik gelişmeleri anlattığı kitaplarıyla bilim kurgu dalının öncülerinden hatta yaratıcılarından sayılmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 80
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2017
₺3,47
Tükendi
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 221
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2004
₺16,00
Tükendi

Wells’in öncü niteliğindeki bilimkurgu klasiği Doktor Moreau’nun Adası yayımlandığı günden beri “sarsıcı” etkisinden hiçbir şey yitirmedi. Bilimsel yöntemlerinin doğuracağı sonuçlar konusunda hiçbir sorumluluk hissetmeyen çılgın bilim insanının hikâyesi, unutulmaz filmlere ilham vermiştir. Acı, zulüm, ahlaki sorumluluk, insanın doğaya müdahalesi gibi felsefi temalarıyla dikkat çeken yapıtında, Wells daha sonra genetik alanındaki çalışmaların gündeme getireceği etik meseleleri öngörmüştür.

Bir deniz kazasından kurtulan Edward Prendick, mahsur kaldığı adada garip yaratıklar ve karanlık sırlarla karşılaşır. Bu ada, insanı ve yazgısını kollayacak bir Tanrı’nın bulunmadığı, bütünüyle ahlaktan yoksun bir evrenin mikrokozmosudur adeta.

Doktor Moreau’nun Adası bilimin kontrolden çıktığı zaman barındırabileceği potansiyel tehlikelere karşı bir uyarı niteliği taşır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 12,5 / 20,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺13,90
Tükendi

"Now, it is very remarkable that this is so extensively overlooked," continued the Time Traveller , with a slight accesion of cheerfulness, "Really this is what is meant by the Fourth Dimension, though some people who talk about the Fourth Dimension do not know they mean it. İt is only another way of looking at Time. Three is no difference between Time and any of the three dimensions of Space except that our consciousness moves along it. But some foolisg people have got hold of the wrong side of that idea . You have all heard what they have to say about this fourth Dimension?"


Basım Dili : İngilizce
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 106
En / Boy : 11 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2017
₺28,00
Tükendi

Zaman Yolcusu, makinesinden adımını dışarıya attığında kendini 802.700’lü yıllarda bulur. Dünyaya ve insanlığa dair bildiği her şey değişmiştir. Karşılaştığı, ütopik gelecekte yaşayan Eloi’ler hayatlarında mükemmel bir uyum yakalamış gibidir. Bu zarif yaratıkları inceleyip kendi dönemine dönmeyi düşünür Zaman Yolcusu. Ta ki Zaman Makinesi’nin çalındığını fark edene kadar...

H. G. Wells’in ilk romanı Zaman Makinesi hayal gücünün alışılagelmiş sınırlarının çok ötesinde bir serüvene çıkarıyor okurunu. Roman, Darwin ve Marx’ın düşünceleriyle beslenirken, yazarının sosyalist ve politik yaklaşımlarıyla da uzak bir geleceği hemen yanı başımızdaki bir distopyaya çeviriyor; kontrol edilmeyen bir kapitalizmin sonuçlarına tanık ediyor okurunu.

Hem bilimkurgunun hem de “zaman yolculuğu” temasının öncüsü kabul edilen Zaman Makinesi’ni, H. G. Wells’in kendi çizimi eşliğinde, ilk defa Türk okurlarla buluşacak olan eksik bölümü ve “Bir Milyon Yılının İnsanı – Bilimsel Bir Kehanet” makalesiyle sunuyoruz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 148
En / Boy : 12,5 / 18,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2018
₺10,42
Tükendi

H. G. Wells, daha çok Zaman Makinesi gibi bilimkurgu yapıtlarıyla tanınmış olsa da, birbirinden büyük ve önemli pek çok türde roman ve öykü yazmıştı. Türkçede ilk kez yayınlanan Kipps / Sıradan Birinin Hikayesi, onun en eğlenceli romanı. Kipps'in portresi, yaşadığı çevrede nasıl görüldüğü, toplumsal ve ekonomik "merdivenleri" tırmanmak için başvurduğu akıl almaz yollar, yalnızca gerçekten sıradan birini tanıtmıyor bize. İnsanoğlunun bugün de değişmeyen, evrensel kurnazlığını ve saflığını tarif ediyor. Elbette, aynı zamanda karşımıza sıkı bir on dokuzuncu yüzyıl sonu manzarası çıkıyor. Bir çırpıda, eğlenerek okuyacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 452
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2015
₺18,52
Tükendi

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 71
En / Boy : 16,5 / 24
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 3.2010
₺6,69
Tükendi

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 68
En / Boy : 16,5 / 24
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 2.2010
₺6,69
1
Çerez Kullanımı