Laborant, yine 1960'lar Türkiye'sinin siyasal ve toplumsal platformunda, kaldığı yerden devam ediyor... Laboratuarın da hayati kimya analizleri yapan o bu kez de sentez peşinde koşuyor ve analizleri bir tür psikanalize dönüşürken, bu sentez de bir psikosentezle mi noktalanacak?

Öte yandan, laborantlığın yanı sıra sürdürdüğü gazetecilikte başarılı olabilecek mi? Ve bu uğraşısı ona arayışlarında nasıl bir etki sağlayıp yaşamına da nasıl bir yön verecek?

Ve başlı başına bir dünya olan Fakülte Hastanesi'nde ''Ülke'nin yeri ne? Yoksa o da, önce 'klinik' sonra da 'ümitsiz' bir vaka olarak mı Hastane'nin hastalarından biri olacak? Ve bu bağlamda, Fakülte Hastane'sinin olanaklarıyla birlikte Laborant'ın vardığı bu sentez onu iyileştirip şifaya kavuşturabilecek mi?

Ve bu arada, Laborant gönül ilişkilerinde çıkmaza mı girecek yoksa bu ilişkiler ona yeni ufuklar mı açacak?

Ve sonuçta Yazar aynı Birinci Kitap'ta olduğu gibi, bir Hayati Kimya Laborantı ile bir Gazetecinin bakış açısından adeta çağının tanığı olarak, Hastane içinde ve dışında gelişen olaylar hakkında hayal perdesi tadında ve film şeridi akıcılığında bilgiler sunuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 540
En / Boy : 14 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2015
₺18,52

"Güneş doğarken çok eşsiz bir olay oldu: Bayramlaşma Salonu'nunda bayramın güzelliklerinden konuşuluyordu. Bu çerçevenin içinde. Gazinin manevi kızlarından Nebile Hanım, Gazinin işaretiyle, sandalyesinin üstüne, çıktı, sabah ezanı okunmaya başladı. Bir aralık baktım: Nebile Hanımın Ses Damlalarına, Yaş Damlaları karışıyordu;
Gazi Mustafa Kemal ağlıyordu."

Rahmi Turan, sözcü: "... PKK ve Kürtçü Bölücü hareket, Yaklaşık yüz yıllardır devam eden, ayrılıkçı bir harekettir.

"İlk Kürt isyanı 1806 yılında Baban Zade Aşireti İsyanı ile başlamıştır. 0 günden buna 210 yılda irili ufaklı 49 Kürt isyanı oldu hepsi de bastırıldı.
PKK ayaklanması 50'nci isyan oluyor bu da mutlaka bastırtacaktır..."

CD:"... Bir kişinin kendi yaptıklarını unutturmak için yaptığı manevralara alkış tutmak. Birikimli aydınlarımıza hiç yakışmıyor!"

CD: Türban, tesettür, din gereği değildir, giyenlerin bilgisi olsun. Giymeyenlerin gönülleri raaht olsun!

CD: Dinimizin kutsal kitabı Kur'an, yalancıların cezalandırılacağını yazar.
Bu konuda sayısız ayet vardır İşte onlardan ikisi;

Casiye suresi 7. Ayet: "Her Günahkar yalancının vay haline.." Al-İ Imran Suresi 61. Ayet: "Allah'ın lanetini yalan söyleyenlerin üstüne atalım..."

"Ünlü bir laf vardır: "Ananı öpen Kadı ise, kimi kime şikayet edeceksin?" Muhterem vatandaşlarımız öpülmeyi pek seviyor ki, hep bunlara oy veriyor!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 125
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2016
₺5,93

"Bir kadın arıyordu. Evet. Evde kendisinden başka bir iz, işaret veya koku bırakan bir kadın arıyordu."

Kapat gözlerini, saklan, kıvrıl kucağımda ve kollarımın arasında kaybetmeye çalış kendini. Bitmesin bu rüya, çıkmasın gerçekler aydınlığa. Kendi gerçeklerimiz arasında kaybolup gidelim ve kimse bulamasın bizi. Adı konulmamış bir masal kitabında, adı konulmamış bir dünyada, adı konulmamış bir aşkı yaşayalım, adı konulmamış iki isimsiz kahraman olarak."

"Ben seni ortaya çıkarmak istiyorum. Sürekli konuştuğun, derdini paylaştığın, gecelerine, yalnızlığına ortak ettiğin masum kız çocuğu ile değil, bundan sonra sadece benimle konuşmanı ve beni dinlemeni istiyorum. Ben, içindeki kadını ortaya çıkarmak istiyorum. Onunla birlikte olmak ve geri kalan hayatımı onunla, o kadınla birlikte paylaşmak istiyorum."

"Olmuyor, olmuyor! Ah Mine! Az önce tanımıyordun şu an burada yok diyorsun. Senin vereceğin, senden duyacağım en güzel cevaplar bunlar işte. Daha ötesi yok. Hayatımı da aynen böyle tamamlıyorsun. "


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 576
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2013
₺16,30

Her sabahkinden daha yumuşak tutuyordu kahve fincanını. Parmakları ile küçük dokunuşları vardı. Tükenmişti milyonlarca kelime. Bitmişti isyan, kızgınlık. Felsefi söylemler vardı artık yüreğinde. Tek kendisinin söylediği, tek kendisinin duyduğu, yalnız kendisinin bildiği.

Susmak… Susmak ne güzeldi.

“Saat…” Dedi. Kadın başını salladı hafif. “Tamam” dedi. Bıraktı omuzlarını. Küskün çocuk gibi eğdi başını. Kırık bir ses tonu ile; “Bitti mi?” diye sordu. Sesi çıkmadı adamın. Evet, manasında başını salladı. Kadın alt dudağını ısırdı.

Anne, hani ben ölecektim? Gözleri dolu dolu oldu Servet Bey’in. Bıraktı kendini sonra. Süzüldü yaşlar sicim gibi. Babaa! Diyen ses ile irkildi. Toparladı kendini. Efendim paşam. Baba sen ağlıyor musun? Yok Oğlum. Niye ağlayayım. Cam açık ya, toz kaçtı gözüme.

Ölmüş olmalıydı ailesi. Yoksa on yedi yıl. Koca on yedi yıl geçmiş, yaşasa anne babası bir kez kalkıp gelmez miydi? Öldü mü kaldı mı kızları merak etmezler miydi? Olsaydı kardeşleri abla diye, kardeş diye bir gün çıkıp gelmez miydi? Yoktular kesin. Kesin bir kazada ölmüşlerdi. Kendisine devlet sahip çıkmıştı.

Durdurmadılar oğul. İki sene geçti geçmedi Karadut Köyünden Mıstık Çavuş’a verdiler beni. Mıstık benden yedi sekiz yaş büyüktü. Dört çocuğu vardı. Avradı o senenin yazı ölmüş. Hali vakti iyiceydi. Gardaşı Sülemen ile aynı evde yaşardı. Sülemen iki yaş büyüktü Mıstık’tan. O da evliydi. İki de çocuğu vardı. Anam bile bile başka köye vermişti beni. Amcalarımdan uzak olayım diye. Mıstık eyi hoştu. Allah var yormadı beni, üzmedi. Ardı ardına iki erkek evlat verdim Mıstık’a. Biri Ahmet, öteki Süllü. Ama Sülemen!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 110
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2015
₺5,93
Tükendi

Değerli Okuyucular, Kitabın adı neden "Keyfeni'nin Mutfağı" diye merak edenleriniz olmuştur. Peki "Keyfeni" ne demektir? Türk mutfak tarihine meraklı olanların "Keyfeni" kelimesi hakkında mutlak bir bilgileri vardır. Bundan 50-60 yıl önce Anadolu Köylerinde üç gün ile bir hafta süren davullu zurnalı düğünler olurdu.

"Keyfeni" bu düğünlerde tüm yemek yapım, sunum ve organizasyonundan sorumlu olan tecrübeli aşçıya denir. Keyfeni düğünün son gününde; gelin, oğlan evine getirildiğinde, çiftlerin beraberliklerinin mutlu ve evlerinin bereketli olması dileğiyle yaptığı aşure benzeri tatlı aş (datlaş)'ı onlara ikram ederek görevini sonlandırır.

Keyfe'nin sözlük anlamı yukarıda belirttiğim gibi olsa da benim için Babaannem'i ifade eder. Bu kitap; Keyfeni ismi ile beni tanıştıran, eli lezzetli, kendi köyümüzün ve civar köylerin düğün yemeğini yaptırabilmek için sıraya girdiği, devlet büyüğü gelmiş gibi ağırladığı otoriter, saygın bir Osmanlı kadını olan Babaannem için yazılmış ve O'na ithaf edilmiştir.

Sizleri çeşitli yörelerimizden seçilmiş değişik tat ve lezzetlerle tanıştıracak bu kitabım yemek çeşitlerini Keyfeni gibi yapmanızı sağlayacak. Eliniz bereketli, yemeğiniz lezzetli, yuvanız sağlıklı ve mutlu olsun.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 311
En / Boy : 15,5 / 22,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2014
₺11,11
Tükendi

Prospektüs: Bu bir akademik çalışma değildir, sağlık kitabı da değildir, kişisel gelişim kitabı hiç değildir, roman, hikaye veya edebiyat kitabı asla değildir…  Hemşire, uygulanan tedavi yöntemlerinin cevap verdiği veya vermediği, ihtiyaç durumunda, yani yanınızda en çok bir kişi veya hiç kimse olmadığı, sizinde kendinize bakamayacak durumda olduğunuz durumlarda endikedir.

Farmakoloji: Sadece birkaç kişinin bildiği gerçekler…

Endikasyonları: Beyinden geçirilen yazılı uyarıcılar ile unutkanlık, geçici körlük, geçici hafıza kaybı gibi durumlarda, büyük damarlardaki kan akımında değişikliklerle oluşan elektriksel direnç ile kardiak atım hacmini arttırarak bireysel toparlanmada son derece endike olduğu sosyal deneylerle kanıtlanmıştır.

Kontrendikasyonları: Metabolizmanın etkilenmesi uygulanan sayfa sayısına bağlı olarak artar. Uzun süreli gerçeklerden ayrı kaldıysanız ani metabolizma emilimi gözyaşı ile dışarı atılır. Karın ağrısı ve yanak kaslarında gerilme olarak kendini gösterir. Son sayfa ile tedavi süreci sona erer. (Çürük ve sararmış dişler etkiyi azaltır.)

Beklenmeyen bir etki görüldüğünde sevdiklerinize sarılınız…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2015
₺28,00
1
Çerez Kullanımı