• Kaplanın Sırtında
    Kaplanın Sırtında
  • Kâğıt Kesiği
    Kâğıt Kesiği
  • Ken Taç Dis
    Ken Taç Dis
  • Masal KADIN
    MASAL KADIN
  • Osman Pamukoğlu
    Debreli Hasan Geronimo
  • İdil Yazar - Çikolata
    İdil Yazar
  • Metin Akpınar Sahneye Adanmış Bir Ömür
    Metin Akpınar Sahneye Adanmış Bir Ömür
  • Zabel Yesayan Yaşamı ve Eserleri
    Zabel Yesayan Yaşamı ve Eserleri

Rana’da Cumhuriyetin kuruluş sancılarını ele alan, Mühtedi’de korsanlıktan kaptan-ı deryalığa yükselen Kılıç Ali Paşa’nın Hıristiyanlıktan Müslümanlığa ihtida edişini psikolojik yönleriyle işleyen Osman Necmi Gürmen, bu kez Haçlı seferlerinin Anadolu’suna götürüyor okurlarını: 1097’de Haçlı çadırlarıyla kaplı Marasion (Maraş) ovasında başlayan roman, farklı inançların, dinlerin çatıştığı, Anadolu’nun Avrupa’dan kopup gelen kalabalık güruhlar tarafından işgal edildiği bir dönemi anlatmakta… Ama bitip tükenmek bilmeyen bu savaşların ortasında, farklı dinlere mensup beş kişi, bugünkü Urfa’da, o zamanki Edesse kontluğunda ortak sorularına ortak cevaplar aramaya koyulurlar. Kutsal kitapların birbirleri arasındaki çelişkiler çözülebilir mi, bu çelişkiler yüzünden kan dökülmesi önlenebilir mi? Hazreti İbrahim’in yurdu, Basra körfezindeki Ur şehri miydi, yoksa peygamberler şehri Urfa mı?

Gürmen’in titiz araştırmacılığının eseri olan Neydi Suçun Zeliha! Tarihi bir roman olmanın ötesine geçerek, dinler, inanışlar ve tarihi gerçek diye bilinenler üzerine önemli sorular soruyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 312
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺28,00

Osman Necmi Gürmen transports the reader to the Mediterranean of Suleiman the Magnificent and his pirate/admirals Barbarossa and Turgut Reis: The Renegade is a novel of the Mediterranean pirates from Andalucia to Cyprus, from Algeria to Constantinople, at a time when wars were won or lost at sea. At the same time, it is a tale of two intertwined lives, of fidelity and love. It asks, what is harder; acceptance of a new faith or deliverance from the old one?


Basım Dili : İngilizce
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 376
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2016
₺21,00

“Osman Necmi Gürmen, en basit şeyleri dahi sevgi ve dostluğun parıltısı ile sarmalayıp canlandırıyor ve bizi karaların, denizlerin ortasındaki bir cennete doğru sürüp götürüyor. 

‘Gariptir, Garipköy’de baharı beklemez toprak. Her mevsim yeşerir yaban tohumu.’ İşte, kaderin birbirine bağladığı, politik nedenlerden ötürü birbirinden ayrı düşen bu saf, temiz insanların dramı böylesi bir ‘cennette’ geçiyor.

Bu romana konu olan insanların birbirleriyle ve çevreleriyle kurdukları ilişkiler ve mücadeleleri, Hemingway’in İhtiyar Adam ve Deniz romanında tarif edilen mücadeleden çok daha zengin. Burada ana tema, konuşma tarzlarına kadar birbirine benzeyen, tek ve ortak bir hassasiyette birleşen ve birbirine karışan Türk ve Yunan halklarının ortak bağlarından oluşan büyük ilişkiler ağıdır.”

- Vasilis Vasilikos


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 196
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2016
₺12,60

Dünyanın en muhteşem açıkhava müzesi olan Anadolu’nun her köşesi, farklı uygarlıklara ait tarihsel zenginliklerle doludur. Ama Anadolu’nun çok iyi bildiğimiz, üzerine kitaplar yazılmış, belgeseller yapılmış antik şehirleri ve ören yerleri, aslında buzdağının sadece su üzerinde görünen yüzü…

Öteki Anadolu, bu coğrafyanın bilinmeyen yüzünü, gizli hazinelerini tanıtmak konusunda bir kapı aralamayı hedefliyor. Standart yol haritalarında zorlukla bulabileceğiniz yerler, uzun yürüyüşler, bazen zorlu tırmanışlar, antik kalıntılara eşlik eden nefes kesici doğal güzellikler, zengin bir tarihi ve olağanüstü coğrafyayı keşfetme hazzı…

Anadolu’nun kalbine doğru, tarihin ve coğrafyanın izinde, belki yorucu, maceralı ama her zaman heyecan verici, renkli yolculuklara çıkmak isteyenler için…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 21 / 26
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 11.2016
₺63,00

Mühtedi :
Önce Fransızca yazdığı, daha sonra Türkçe yeniden kaleme aldığı Mühtedi’de Osman Necmi Gürmen, okurlarını Kanuni’nin, Barbaros’ların, Turgut Reis’lerin Akdeniz’ine götürüyor:

Mühtedi, savaşın denizlerde kazanıldığı bir dönemde, Endülüs’ten Kıbrıs’a, Cezayir’den Payitaht-ı Cihan’a, Akdeniz’in ve Akdeniz’i yurt bellemiş korsanların romanı... Aynı zamanda iç içe geçmiş iki ömrün, sadakatin ve sevginin hikayesi.

Kalabriya’da doğan, Müslüman olduktan sonra Kapudan-ı Deryalığa kadar yükselen Kılıç Ali Paşa’nın hayatını, kölesi, oğlu Luca’nın, “alınyazım onunkinin içinde kıvrım kıvrım dolanan bir dere gibi süzüldü” diyen bir başka mühtedinin gözlerinden izliyoruz...

Rana:
Parçalanan imparatorluğun altüst olmuş tutucu dünyasında büyüyen isyankâr ve hassas bir çocuk. Her şeyiyle yeniliğe gebe bir toplumun doğum sancılarında kıvranan genç bir kadın: İki dünya arasında Rana.

Osman Necmi Gürmen’in usta kaleminden, yakın tarihimizin en çalkantılı yıllarını konu alan ve yayınlandığı günden itibaren büyük ilgi gören bir dönem romanı.

Yaban Gülleri:
Râna ve Mühtedi’nin yazarı, bu kez bizi 1930’ların gerilimli atmosferine götürüyor. İstanbul’un değişen sosyal yönü, dünya siyasetinde kararan ufuklar, ikisi Türk diğeri Yahudi üç komşu aile, ergenlikten gençliğe yol alan iki yaban gülü: Nesteren ve Ester.
Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçişin sarsıntılarını, İstanbul’un değişen sosyal hayatını, doludizgin büyük savaşa koşan dünyayı soluksuz okurken Gürmen’in kahramanlarını çok yakınınızda hissedeceksiniz.

Gürmen, çok okunan ve sevilen romanı Râna’da Cumhuriyet döneminin ilk sancılı yıllarını ele almıştı... Yaban Gülleri, Râna’nın bıraktığı yerden başlıyor -ama bambaşka bir hikâyeyle. Usul usul gelişen, zarif ve duygulu bir anlatı bu:
“Aramızdaki yaş farkına rağmen aynı yolun yolcusuyuz; sevdaya
nurlu bir yüz arayan senle, yıllar boyu tasvirde sevdayı arayan ben!”
François Xenaxis’in de dediği gibi, “Osman Necmi Gürmen’in yazısı konuşuyor, patlıyor, dokunuyor.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 1288
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2016
₺35,00

Rana ve Mühtedi’nin yazarı, bu kez bizi 1930’ların gerilimli atmosferine götürüyor. İstanbul’un değişen sosyal yönü, dünya siyasetinde kararan ufuklar, ikisi Türk diğeri Yahudi üç komşu aile, ergenlikten gençliğe yol alan iki yaban gülü: Nesteren ve Ester. Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçişin sarsıntılarını, İstanbul’un değişen sosyal hayatını, doludizgin büyük savaşa koşan dünyayı soluksuz okurken Gürmen’in kahramanlarını çok yakınınızdaymış gibi hissedeceksiniz. Gürmen, çok okunan ve sevilen romanı Rana’da Cumhuriyet döneminin ilk sancılı yıllarını ele almıştı... Yaban Gülleri, Rana’nın bıraktığı yerden başlıyor -ama bambaşka bir hikayeyle. Usul usul gelişen, zarif ve duygulu bir anlatı bu. François Xenaxis’in de dediği gibi, “Osman Necmi Gürmen’in yazısı konuşuyor, patlıyor, dokunuyor!”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 370
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2014
₺14,00

"İçinde ters tepen biri, ters tepene gem vurmaya çalışan diğeri.
Kendi kendisiyle hesaplaşır olmuş.'"

''Yaz küçükhanım, yaz, kölen olayım!
Sevenlere çektirilen cefayı anlat.
Gazeteye verelim, duyuralım,
Kör gözleri açalım.''

Parçalanan imparatorluğun altüst olmuş tutucu dünyasında büyüyen isyankar ve hassas bir çocuk. Her şeyiyle yeniliğe gebe bir toplumun doğum sancılarında kıvranan genç bir kadın: İki dünya arasında Rana. Osman Necmi Gürmen'in usta kaleminden, yakın tarihimizin en çalkantılı yıllarını konu alan ve yayınlandığı günden itibaren büyük ilgi gören bir dönem romanı.

Osman Necmi Gürmen

1927'de doğdu. Yapıtlarını iki dilde kaleme alan ender yazarlardan biri olan Gürmen'in ilk iki romanı Fransa'da Gallimard tarafından basıldı. Halen Paris'te yaşıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 560
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2014
₺15,40

Hangisi daha güç? Yeni bir inancı kabul etmek mi, eskisinden sıyrılmak mı?

Önce Fransızca yazdığı, daha sonra Türkçe yeniden kaleme aldığı Mühtedi’de Osman Necmi Gürmen, okurlarını Kanuni’nin, Barbaros’ların, Turgut Reis’lerin Akdeniz’ine götürüyor: Mühtedi, savaşın denizlerde kazanıldığı bir dönemde, Endülüs’ten Kıbrıs’a, Cezayir’den Payitaht-ı Cihan’a, Akdeniz’in ve Akdeniz’i
yurt bellemiş korsanların romanı... Aynı zamanda iç içe geçmiş iki ömrün, sadakatin ve sevginin hik â yesi.
Kalabriya’da doğan, Müslüman olduktan sonra Kapudan-ı Deryalığa kadar yükselen Kılıç Ali Paşa’nın hayatını, kölesi, oğlu Luca’nın, “alınyazım onunkinin içinde kıvrım kıvrım dolanan bir dere gibi süzüldü” diyen bir başka mühtedinin gözlerinden izliyoruz...

Japoncaya çevrilerek Japonya’da da yayımlanan Mühtedi,
yakında İngilizce ve Fransızca olarak da basılacak.

Osman Necmi Gürmen, 1927’de doğdu. Yapıtlarını iki dilde kaleme alan ender yazarlardan biri olan Gürmen’in ilk iki romanı Fransa’da Gallimard tarafından basıldı. Halen Paris’te yaşıyor.

Başlıca eserleri: Rana, Ah Vre Sevda!, Saint-Michel’in Develeri, Neydi Suçun Zeliha!, Yaban Gülleri


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 372
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2014
₺14,00

Şaşırtıcı, özgün ve şiirli bir dil...
Delibozuklar Çiftliği

Osman Necmi Gürmen’in Fransızca kaleme aldığı ve Gallimard yayınları tarafından L’Echarpe d’Iris adıyla
yayımlanan ve büyük övgüler alan Delibozuklar Çiftliği deneysel anlatımıyla dikkat çekiyor.

"Gürmen’in özgün, renkli, şiirli bir dili var."

- André Miguel, Radio France

"Kış sonunda baharın türküsünü çığırmak zor" diye yakınıyor yazar. Dillimize birkaç yabani gül yaprağı armağan eden Gürmen’in bu romanı bu iki mevsim arasında yer alıyor.

- Guy Dumur, Le Nouvel Observateur

"Folklor gibi çağdaşlığı da aşan bu roman, Akdeniz görüntülerinin ve Akdeniz insanının derinliğine okunmasını öneriyor bize."

- Ugné Karvélis, Le Figaro

"İddialı, yer yer şaşırtıcı, ama güzel bir yapıt."

- Tony Cartano, Nouvelles Litteraires


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2015
₺10,50

Bir kalem, iki ülke, üç dil, dört şehir, yedi kitap...

Türkçe, Kürtçe, Fransızca... İstanbul, Bodrum, Siverek, Paris...

Delibozuklar Çiftliği, Ah Vre Sevda!, Râna, Mühtedi, Saint-Michel’in Develeri, Neydi Suçun Zeliha...

Sultanahmet, Siverek Tılgani Köyü, Turgutreis, Paris Sorbonne Meydanı. Ağalık, beş parasızlık, kalem ve silah, konaklar ve ucuz öğrenci odaları, kavruk topraklar ve yelkenliyle aşılan denizler... Bu bir arada anılması zor kelimeleri, aynı cümle içinde kullanabilme fırsatı veriyor Gürmen’in yaşamı...

Osman Necmi Gürmen, İmparatorlukla Cumhuriyetin, Anadolu’yla Avrupa’nın, Siverek’le Paris’in, kurşunla kalemin, yoklukla varlığın, engin denizlerle kıraç toprakların, her an ölmekle hiç ölmeyecek eserler bırakabilmenin aynı vücutta varlık bulduğu bir insanlık atlası gibi...

Ömer Sercan neredeyse bir asırlık bu renkli hayat hikayesini anlatırken, bir defineci titizliğiyle kitapların ve tarihin kılavuzluğunda keyifli bir yolculuğa çıkarıyor bizi...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2015
₺10,50

As the midfiwe announces the birth of a girl at the home of a government minister, a bomb exploding at the Istanbul mosque where the Sultan is attending the congregational prayer resounds over the Bosphorus.

Rana will grow up amidst the frenzied politics of the fall of the Ottoman Empire and the rise of the Turkish Republic.


Basım Dili : İngilizce
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 526
En / Boy : 13,5 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2016
₺28,00

Osman Necmi Gürmen nous entraine dans le sillage de Barberousse, Dragout et autres corsaires qui parcourent la Mer Blanche au temps de Soliman le Magnifique.

De l’Andalousie a Chypre, d’Alger a Constantinople, de la Provence a la Libye, ce roman historique, fonde sur une documentation precise, allie violence et amour, action et relexion, esprit de rebellion et service de l’Etat.

Ne en Calabre, converti a l’Islam, le petit pecheur destine a devenir Grand Amiral de l’empire Ottoman, est, comme son fils adoptif Luc, un renegat.
Et l’auteur de poser la question: qu’est-ce qu’un renegat? Celui qui renie les dogmes, ou celui qui trahit l’amour?


Basım Dili : Fransızca
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 416
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2015
₺19,60
1
Çerez Kullanımı