Genç Kyros’un Yazgısı
Genç Kyros’un Yazgısı

Genç Kyros’un Yazgısı (9789752890138)

0,00
Fiyat : ₺19,68

Elinizdeki bu kitapta, 2400 küsur yıl öncesinden, Pers Kralı’nın iki oğlunun Mezopotamya’da muhteşem ordularla yaptıkları taht kavgalarından, zehir zemberek bir "e-mail"e; oradan bir cezaevi çöplüğünün "Köpek"ine, bir ormanın karanlığındaki "Hızarcılar"a, büyük bir kentin göbeğinde bir "Güvenlik Görevlisi"nin koruduğu bankayı soyup paraları yoldan geçenlere dağıtmasına kadar, hepsi birbirinden uzak görünen, ama hepsi de bu toprakların insanına ve trajedisine değen öyküler okuyacaksınız.Ahmet Yıldız, her öyküsünü birbirinden farklı konularda kurmaya özen gösteren bir yazar. Dahası, bir serüvenden diğerine atlamasını, okura değişik tatlar sunmak, onu tekdüze ve benzer öykülerle sıkmamak, böylece ona saygı duymak olarak değerlendiriyor. Ve öykülerinde şiddet öğesini hiç esirgemiyor. Çünkü bugün, aşk ilişkilerimizde bile, her sözcüğümüzün, her davranışımızın içinde muhakkak bir şiddet barındırdığına inanıyor. Sonra da, hayatın değişik alanlarına yayılmış sıradan insanların yaşadığı gündelik travmalardan yola çıkarak bir halkın, bir ülkenin, eşitsiz bir toplumun cenderesine sıkışmış insan tekinin dramına ulaşıyor. Dünyada hala ne yazık ki Kyros’ların, Artakserkses’lerin post-kavgaları sürüyor. Asa taşıyıcıları ve ölen askerlerin, yoksulların iniltileri ve ağıtları eşliğinde üstelik!
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 112
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2012

Benzer Ürünler
  • Bir öykü kitabına, dünyanın en eski metropolünün kaç rengi, kaç semti, kaç devri, kaç duygusu sığabilir? Güvercin ve martıları, sokak satıcılarını, günbatımını, başka diyarlardan göçüp gelmiş insanları bir şehre ait yapan nedir? Bir kentin insanları, hayvanları, suları, evleri yan yana yaşadıkça birbirine benzer mi? Yoksa İstanbul'un sırrı, bütün bunlara bir diğerine benzemeden bir arada yaşayabilme olanağı sunması mıdır?

    Hacısı, amelesi, Rum’u, Ermeni’si, tulumbacısı, meczubu, katili, masalcısı, heykeltıraşı, lokantacısı, koşucusu. Suriyelisi, Roman’ı, Boğaziçilisi, şarkıcısı ne yer, ne içer, ne için yaşar? Neyin kaygısını duyar? Nasıl sever? En çok neyin hasretini çeker? İstanbul bütün bunları nasıl, ne kadar derinden etkiler?

    İstanbullu olmak asırlar evvel ne anlama gelirdi? Yüz yıl önce? 1950'lerde? Bizden önce yaşamış hemşerilerimizi daha iyi tanıdıkça, kendimizi de daha iyi anlamış olur muyuz? Bu şehrin hangi devrinde yaşasak daha mutlu olurduk? Bugün o devrin ne kadarını yaşatabiliyoruz?

    İstanbul'un kokusu Boğaziçi'nde mi daha yoğun alınır, Eminönü'nde mi? Bugün Küçükpazar mı daha tekinsizdir, Tarlabaşı mı? Süleymaniye'nin hafızası mı daha güçlüdür, Sultanahmet'inki mi? Galata sokaklarında mı daha fazla sayıda yabancı dil konuşulur, Kumkapı'da mı? Balat mı eski sakinlerini daha çok özler, Sulukule mi?

    Tolga Gümüşay, bütün bu sorulara ve daha nicelerine yanıt ararken tutkunu olduğu İstanbul'un tarihî semtlerini, eşsiz manzaralarını, arka sokaklarını, kendi halinde insanlarını önce fotoğrafladı, sonra onlar için öyküler yazdı.

    İstanbul Kareli Öyküler, fotoğrafın gerçekliğiyle edebiyatın olasılıklarını iç içe geçirerek dünyanın en güzel kentlerinden birinde var olmanın türlü hallerini ortaya koyuyor. İstanbul'un gündelik hayatından kareleri, bu şehirde yaşamanın büyüsünü yansıtan öykülere dönüştürüyor.


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri :
    Sayfa Sayısı : 200
    En / Boy : 20 / 20
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 11.2018
    ₺65,52
  • Makine kapanıyor, tak! Puf puf, oturuyor yerine. Vınnn, işte o mucizevi şey oluşuyor ve ben ne olduğunu tahmin etmeye çalışıyorum. Sarı mı kırmızı mı? Meyve kasası mı yoksa ne taşıyacağını merak ettiğim bir varil mi? Tık, işte orada! Siyah bir vezir. Beklediğim bir şey değil ama olsun. Makinenin ortasında birisinin onu almasını, ait olduğu takımın diğer taşlarıyla bir araya getirmesini ve beyazları yenecek bir oyuncunun elinde zafere ulaşmayı bekliyor.

    Babamın Makineleri, güçlü bir ilk kitap olarak Türk edebiyatına armağan ediliyor. Bazen soğukkanlı, bazen çocuksu, bazen gözü pek bir anlatıcı kendisini gösterse de hepsinin sesi sarsıcı ve uyarıcı.


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 126
    En / Boy : 12,5 / 21
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 11.2018
    ₺32,00
  • Gecenin sessizliğinde,
    Gecenin kimsesizliğinde,
    Gecenin yalnızlığında,
    Gecenin karanlığında,
    Klavyeye düşen bir damla gözyaşının hikâyesi bu…
    Belki de sıradan insanların sıradan hikâyesi,
    ama öyle ön sıradan değil.
    Arka sıralardan…

    Mehmet Büyükkaya

    Ve adam ruhuna fısıldadı…
    Keşke bugün yarın olsa!.


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 160
    En / Boy : 13,5 / 19,5
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 11.2018
    ₺82,50
  • “Ve günah nedir?” diye sordu Cotgrave.

    “Sanırım sorunu bir başkasıyla yanıtlamalıyım. Ne hissederdin, gerçekten, kedi ya da köpeğin bir anda seninle konuşmaya başlayıp, insan aksanıyla senle tartışabilseydi? Korkudan ödün patlardı. Eminim. Ya bahçendeki güller bir anda acayip bir şarkı söylemeye başlasaydılar, delirirdin. Ya da düşün, yoldaki taşların gözlerin önünde şişip büyüdüklerini ve geceleyin gördüğün çakıl taşının sabah minik taştan çiçekler açtığını? Eh, bu örnekler sana gerçek günahın ne olduğuna dair biraz fikir verebilir.” Beyaz İnsanlar

    “Cevap bana birkaç hafta önce bir geceleyin geldi, beynimde bir anlığına canlandı ve yazıyı okuduğumda onca günü boşuna harcamamış olduğumu anladım. "Yerin altında yaşayanların hazine odasının yeri" sözcükleri ilk okuduğum kelimelerdi ve sonrasında kendi ülkemde en büyük altın rezervlerinin nerede bulunabileceğini bir anda anlamış bulundum. Böylesine bir yol takip edilmeli, böylesine bir çukurdan kaçınılmalıydı; burada yol artık bir tilki ini kadar dar, şurada genişlemişti ve en sonunda hazine odasına ulaşılıyordu.” Kızıl El

    Kozmik korkunun yaşayan yaratıcıları daha sanatsal perdelere doğru yol alırken, içlerinden sadece birkaçı çok yönlü Arthur Machen’e eşit olabilime umudunu taşıyabilir.

    - H. P. Lovecraft


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 96
    En / Boy : 13 / 19,5
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 8.2018
    ₺26,25
  • Aile sevgisini anlatan sıcacık bir öykü!

    İsterse yıldırımlar bölsün karanlık geceyi ikiye
    İsterse gümbür gümbür vursun gök gürültüleri pencereye
    Biz başımızın üstünden geçen fırtınaya bakacağız
    Sonra rahat yatağımıza kıvrılıp mışıl mışıl uyuyacağız.


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 28
    En / Boy : 27,5 / 24,5
    Kağıt Cinsi : Kuşe
    Basım Tarihi : 1.2018
    ₺24,00
cultureSettings.RegionId: 0 cultureSettings.LanguageCode: TR
Çerez Kullanımı