Geceyarısı Mektupları

Geceyarısı Mektupları (2880000016168)

0,00
Fiyat : ₺7,65(KDV Dahil)

"Gerçek, insanlığın mektuplarında daha bir kolaylıkla ele geçer. Lou'ya yazdığı mektuplar Apollinaire'in sevgilisine çokluk 'küçük keçim' dediğini açığa vurmuştur. Alain Fournier ile Jacques Riviere'in mektuplarında da bu iki yazarın birbirlerine "sevgili anneciğim" diye seslendiğini görebilirsiniz. Mayakovski ise sevgilisi Lili Brik'e yazdığ ıher mektubu "senin köpeğin" diye bağlar. Kimi zaman da bir köpek resmi yapmakla yetinir.
Cahit Sıtkı'nın Ziya Osman'a yazdığı mektuplar da içten kopan sözlerle doludur. Onun mektuplarında iki şey vardır: Şiir ve dostluk. Dahası, dostluk sevgisi onda şiir sevgisinden de üstündür. Tanpınar'ın mektuplarında da şiire, sanata bol bol yer ayrılır. Ama Tanpınar söylediklerini o biçimde söyler ki, okuyanlar, yazarın, başının üstünde bir su testisi taşıdığını, bir eliyle mektup yazarken, öbür eliyle de testiyi düşürmemeye çalıştığını sanır. Kısacası mektuplar neşeli paytondur."
 


Sayfa Sayısı : 120
Basım Tarihi : Eylül 1991
Kapak Türü : Karton Kapak
Kağıt Türü : 2. Hamur
Basım Yeri : İstanbul

Benzer Ürünler
  • İnsanların kendilerini bu kadar aynı, bu kadar kaba ve cahilce ifade ettikleri dünyada, gerçek bir dilde, gerçek bir kişi tarafından yazılmış gerçek bir mektup almak, zor bulunur ve çok kıymetli bir şey. 

    Mektuplar, 20. yüzyılın Nobel Edebiyat Ödülü sahibi iki yazarının, mahvolan dünya için taşıdıkları kederin karşılığı... 1930’lu ve 1940’lı yıllarda savaşın saçmalığına, diplomatların basiretsizliğine, Nazilerin vahşetine, milliyetçilikten beslenen tecrit ve ötekileştirmeye karşı durdular, Almanya ve Avrupa’nın kaderi için düşündüler ve ürettiler. Akıl almaz bir korkunun hakim olduğu karanlık zamanlarda hayatta kalmaya çalıştılar, ama asla karamsarlığa teslim olmadılar.
    Hermann Hesse ve Thomas Mann’ın mektupları, bu iki edebiyat devi arasındaki büyük dostluk ve etkileşimin yanında dönemin edebiyat, sanat, yayıncılık dünyasına ve politik gelişmelerine de ışık tutuyor.

    Volker Michels’in kapsamlı önsözü ve aydınlatıcı notlarıyla Mektuplar, okurken sizi özel bir odada bu iki yazarın sohbetine tanık olan ayrıcalıklı bir misafir gibi hissettirecek.

    “Mann da Hesse de asla ümitlerini yitirmediler. Sanat galip gelecek, medeniyet galip gelecek; bunda ısrarcılar. Müziğin gücü, silahların gürültüsünü bastıracak. Hayat, ölümü yenecek. Onlara kulak verin: Gerçeği dillendiriyorlar. Başka hiçbir şeyin önemi yok.”

    -Pete Hamill

    “Kuzeyle güney, şehirle kırsal, epik anlatımla şiirsel üslup, sofistike kozmopolitlikle inzivaya çekilme; -aralarındaki büyük farklara rağmen Hesse ile Mann, koldaşlıklarından yola çıkarak ortak bir paydada buluştular.”

    -Theodore Ziolkowski


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 416
    En / Boy : 13,5 / 21
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 1.2017
    ₺64,00
  • Ve bir kere düşünmeye başladınız mı çocukluk bitmiştir. Cennet kaybolmuştur. Kalan hayatınız onu geri kazanmak için bir çabalamadır. Bazılarımız başarır, bazılarımız başaramaz.
    Kıbrıslıtürk şair Taner Baybars, bir süre önce yayımladığımız Seçme Şiirler / Selected Poems 1947 - 1997'den sonra, bu kez Uzak Ülke'yle çıkıyor Türk okurlarının karşısına. Bu kitap, "Şair olacağı çocukluğundan belli bir küçüğün son derece duyarlı, içten ve canlı bir dille anlatılan 11 yaşına kadarki anılarıdır".
    50. edebiyat yılını kutlayan Taner Baybars'ın gözünden, Kıbrıs'ın unutulmuş zamanlarına, çocukluğun ülkesine yolculuk.
    (Arka Kapak)
    Sayfa Sayısı : 264
    Basım Tarihi : Ocak 1997
    Kapak Türü : Karton Kapak
    Kağıt Türü : 3. Hamur
    Basım Yeri : İstanbul
    ₺3,50 KDV Dahil
  • "... Son bir iki yıldır, çok ana yayımlandı. Bu kervana mı katılmalı, benim de tuzum olsun diye, yoksa başka -ne gibi?- bir zamanı mı beklemeli. Bilemedim. Hele bir dursun bakalım. Bazan kuşkuya düşüyorum. Diyorum ki, anı bölye yazılmamalı/mı. Ben yaşadıklarımı yazıyorum. Ben böyle biriyim. Şimdi oldukça duruldum, Sevinçli -neşeli başka bir şey- çok dobra dobra, çok dışa dönük görünen bir içe dönük -bunu hep söylerim- biriyim. Elli iki yıldır yazarlık yapıyorum. Nasıl/ İşte bunu yazmak istiyorum ben de. Nasıl biriyim. Neler yaşadım, neler gördüm, neler öğrendim/öğrenemedim, toplumun bana ne verdi, ne kadarını eksiğiyle fazlasıyla, ne kadar anladım.(...) Anılar yazılırken, çok dikkatli olmak gerekir.(...) Anılar bizim yaşamımızın, yaşadığımız çağa nasıl baktığımızın, nasıl katıldığımızın aynası.Ben anılarımı yazayım artık. Böyle olmayacak."Nezide Meriç'in 1996/2003 yılları arasında Varlık dergisinde yayımlanan anıları ilk kez bir araya geliyor. Çavlanın İçinde Sessizce'de yazar bu sefer kendini anlatıyor.
    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 224
    En / Boy : 13,5 / 21
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 4.2009
    ₺16,85
  • Vincent van Gogh (1853-1890) geride dikkate değer birçok resmin ve çizimin yanı sıra, çok ilginç ve hacimli bir yazışma dizisi de bıraktı. Son derece kolay izlenebilen bu kitap, elimizdeki toplam 820 mektubun 265'inden oluşan geniş bir seçmeyi içeriyor. Mektupların seçiminde Van Gogh'un yazgısını bulmak için giriştiği ve onu bir sanatçı olmaya yönelten sonu gelmez arayışa, kardeşi Theo'yla yakın bağına, babasıyla rahatsız edici ilişkisine, kabul görme yönündeki doğuştan arzusuna, müthiş sanat ve edebiyat tutkusuna ağırlık verilmiştir. Yazışmalar sadece Van Gogh'un karmaşık iç dünyasını kavramayı sağlayacak ayrıntılı ipuçları vermiyor; Paris'te kökleşmekte olan ve onun da içinde yaşadığı avangard sanat akımını da gözler önüne seriyor.

    Mektuplara bir genel giriş, geçmişe ait aile fotoğrafları ve özgün mektup sayfalarından seksen yedisinin röprodüksiyonları eşlik ediyor. Bu röprodüksiyonlarda Van Gogh Müzesi'nin 2009'da yayımladığı ve eleştirmenlerden övgü alan altı ciltlik mektuplardan seçilmiş eskizler yer alıyor. Dostlukla Van Gogh'un mektuplarına ilgi duyan her sanat ve edebiyat tutkununun edinmesi gereken temel kitaptır.

    Bu yayın Amsterdam'daki Van Gogh Müzesi'nin ve Lahey'deki Huygens ING'nin (Hollanda Kraliyet Sanat ve Bilim Akademisi'nin bir bölümü) desteğiyle yürütülen Van Gogh Mektupları Projesi'nin bir parçasıdır. Editörlüğünü Leo Jansen, Hans Luijten ve Nienke Bakker'in yaptığı Vincent van Gogh - The Letters: The Complete Illustrated and Annotated Edition (Brüksel: Mercatorfonds; Londra ve New York; Thames and Hudson) adlı altı ciltlik eksiksiz derlemeden seçilerek hazırlanmış bir baskısıdır. 


    Sayfa Sayısı : 904
    Basım Tarihi : Ocak 2016
    Kapak Türü : Ciltli
    Kağıt Türü : Kuşe
    Basım Yeri : İstanbul
    ₺47,60 KDV Dahil
  • Leon Troçki 1917 Ekim Devrimi'nin önde gelen yöneticileri arasında yer aldı. Kızılordu'yu kurdu. Lenin'in ölümünden sonra parti yönetimini ele geçiren Stalin tarafından tasfiye hareketleri sırasında 1927'de Alma Ata'ya sürgüne gönderildi, 1929 Şubat'ında ülke dışına çıkarılmasına karar verildi. Sovyetler Birliği Türkiye 'den Troçki'nin siyasi mülteci olarak kabulünü talep etti. Bu talebin kabul edilmesi üzerine Türkiye'ye gelen Troçki 12 Şubat 1929 - 17 Temmuz 1933 tarihleri arasında dört buçul yıl İstanbul'da yaşadı. Türkiye'deki sürgün yıllarının çoğunu Büyükada'da geçirdi. Avrupa ve Amerika'dan gelen yandaşlarını burada kabul etti. Siyasal faaliyetin yorgunluğunu Marmara'da balığa çıkarak, Sedef Adası'nda atış talimi yaparak üzerinden attı. Türkiye'den ayrıldıktan sonra ilk olarak Fransa ve Norveç'e giden Troçki'ye bu ülkeler oturma izni vermedi. Hiçbir ülkenin kabul etmediği Troçki, sonunda Meksika'ya yerleşti. 20 Ağustos 1940'da bir Stalin ajanı tarafından düzenlenen suikast sonucunda ölene kadar Meksika'da yaşadı. Ömer Sami Coşar (1919-1984), İstanbul'da doğdu. İlk ve ortaokulu Saint Joseph'te okudu. Lisenin ilk sınıfına Paris'te JAnson de Saily'de devam etti, 1940 yılında Galatasaray Lisesi'nden mezun oldu. Aynı yıl Anadolu Ajansı ve Son Posta'da gazeteciliğe başladı. 1947 yılında Cumhuriyet gazetesine geçti. 1950-1960 yılları arasında bu gazetede dış politika yazarlığı yaptı. "Siyasî İcmal"leri yazdı. Bir süre yazı işleri müdürlüğünü üstlendi. 1958-1960 yılları arasında Yıldız Harp Akademisi'nde dış politika konferansçısı olarak bulundu. İ.Ü. Gazetecilik Enstitüsü'nde "Meslek Ahlakı" dersleri verdi. 1960 yılında Milliyet gazetesine geçen Ömer Sami Coşar, 1961 yılında basın temsilcisi olarak Kurucu Meclis'e girdi. 1964 yılında Kıbrıs olayları sırasında adada bulundu. 1968-1969 yıllarında bir süre Yeni İstanbul gazetesinde çalıştı. Gazetecilik yaşamını daha sonra Milliyet gazetesinde sürdürdü. Türkiye'nin yakın tarihiyle ilgili kitap ve ansiklopedi çalışmaları yaptı.


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri :
    Sayfa Sayısı : 207
    En / Boy : 13 / 19,5
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 11.2015
    ₺26,90
Çerez Kullanımı