Tanrı’ya Başkaldırı... Evanjelizm
Tanrı’ya Başkaldırı... Evanjelizm

Tanrı’ya Başkaldırı... Evanjelizm (9786059916172)

0,00
Marka : Ali Kuzu
Fiyat : ₺88,00

Bin Yıllık Tanrı Krallığı’nın kurulması için uğraşan Evanjelik inanca göre; Tanrı’nın Evanjlik Hristiyanlar için olan uhrevi ve Yahudiler için de dünyevi olmak üzere iki planı vardı Öteki dinlere mensup insanlar ise Tanrı için önem taşımazlar. İşte bu yüzden Evanjelizm denen inancı incelemeye karar verdik ve şu satır başlarına ulaştık:

  •  Hristiyanlar ile Museviler birbirlerine düşman mı?
  •  Papalığa ve Kiliseye savaş açan Luther kimdir?
  •  Kıyamet, Türkiye topraklarında mı kopacak?
  •  Evanjelist Hristiyanlar, İsrail’i neden destekliyorlar?
  •  ABD Başkanları neden Evanjelistlerden seçiliyor?
  •  Müslüman Protestanlar kimler?
  •  Evanjelizm’in gerçek hedefi ne?
  •  Yeni Haçlı Savaşları başladı mı?
  •  Evanjelistlerin ve Siyonistlerin ortak düşmanı İslam mı?
  •  Evanjelizm’in Türkiye planları ne?
  •  Evanjelistler Türkiye’yi tehdit mi ediyor?
  •  Evanjelistlere göre Türkiye ne zaman parçalanacak?
  •  Kayıp 12. İmam Mehdi mi?
  •  NASA’nın Mavi Işık Projesi nedir?
  •  Tanrı Kıyamete mi zorlanıyor?
  •  Kıyamet Alametleri nelerdir?
  •  Mesih, Mehdi, Deccal, Armagedon Nedir?

Açıkça görülüyor ki, Evanjelikler Kıyametin gelişini kolaylaştırmak amacıyla, dünyada ve özellikle de Ortadoğu’da savaşlar çıkarmaktadır. Bunu yaparken de “Biz teröristleri ortadan kaldırıyoruz, biz dünyaya barış ve huzur getirmek için bunu yapıyoruz” diyerek Müslümanları ve kendi inançlarına karşı direnen insanları kitleler halinde yok etmek istemektedirler...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 472
En / Boy : 14 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018

Benzer Ürünler
  • Johnson Mektubu, Türk-Amerikan ilişkilerinde bir dönüm noktasıdır.

    Tıpkı İnönü’nün “yeni bir dünya kurulur, Türkiye de o dünyada yerini alır” tarihi yanıtında olduğu gibi, günümüzde “yeni bir dünya” adım adım kuruluyor.

    Türk-Amerikan ilişkilerinin sancılı seyrinde, bu nedenle Johnson Mektubu yeniden gündeme geliyor.

    Üstelik Kıbrıs meselesi ve İnönü’nün sürekli hedef alınması, bu mektubu tekrar önemli kılıyor.

    Haluk Şahin, mektup üzerinden Türk-Amerikan ilişkilerinin bir dönemine, Kıbrıs meselesine ve Türk- Yunan ilişkilerine mercek tutuyor.

    Üstelik doğrudan birinci kişiler üzerinden…

    Mektubu kaleme alanlarla yapılan tarihi söyleşiler, sürecin aktörlerinin yazdıkları ve arşiv belgeleri bugüne de ışık tutuyor.


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri :
    Sayfa Sayısı : 176
    En / Boy : 13,5 / 21,5
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 12.2018
    ₺41,25
    • İşte Tayip Erdoğan’ın yaptığı 8 büyük siyasi operasyon!
    • Erdoğan-Gökçek kavgasının perde arkası.
    • Melih Gökçek ile Kadir Topbaş’ı hapisten kurtaran sırlar.
    • Tayyip Erdoğan ile Ali Babacan’ın hiç bilenmeyen beton kavgası.
    • Tayyip Erdoğan Ali Koç’tan niye çekiniyor? Babası Rahmi Koç’a elçi olarak kimi gönderdi?
    • McKinsey ve Papaz olayının bilinmeyenleri…
    • Aydın Doğan böyle tehdit edildi… 
    • Gazetelerin ve televizyonların gerçek sahibi kim?
    • Muhsin Yazıcıoğlu’nu FETÖ böyle öldürdü, iktidar böyle seyretti.
    • Bahçeli’nin Tayyip Erdoğan’a teslim olma sırrı ne?
    • Kemal Kılıçdaroğlu’nu istifa etmekten vazgeçiren neden…

    Sabahattin Önkibar, işte bu “Yazılamayanlar”ı yazdı…


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 216
    En / Boy : 13,5 / 19,5
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 9.2019
    ₺37,50
  • Gülnur Acar Savran, elinizdeki kitapta feminizm üzerine kimi yazılarını kuramdan politikaya doğru bir seyir içinde bir araya getiriyor. Bu yazılarda, AKP iktidarının aileci ve fıtrat anlayışına dayalı farklılıkçı ideolojisi, hem neoliberal politikalar ve onların soyut eşitlik ve soyut evrenselciliği hem de öte yandan muhafazakarlığın yükseldiği bir dönemde farklılıkçılığa vurgu yapan feminist anlayışların barındırdığı riskler tahlil ediliyor. Ayrıca yükselen muhafazakarlık bağlamında savunmacı bir cinsel politikanın çıkmazlarına işaret ediliyor.

    Kadın emeğinin çeşitli biçimleri ve ücretli emek/ücretsiz emek ikiliği, kolektif bir feminist öznenin nesnel imkânları, patriyarka-kapitalizm ve yeniden üretim-üretim ilişkisi ile heteroseksizm-patriyarka ilişkisi bu seyir boyunca derinlikli bir şekilde ele alınıyor.

    Okurunu feminist kuram ve politikanın güncel ve süregelen sorun/tartışma başlıkları arasında dolaştıran temel bir kaynak...

    Gültan Kışanak


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 352
    En / Boy : 13,5 / 19,5
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 10.2018
    ₺0,00
    ₺63,96
  • Türkiye’de militarizm meselesi, çeşitli çalışmalarda ele alınmış olmakla birlikte, uzun zaman bütüncül biçimde değerlendirilmeyi bekledi. Yapılan çalışmalar militarizmi çeşitli bağlamlar ve araştırma problemleri üzerinden dolaylı olarak ele aldı. Güven Gürkan Öztan’ın çalışması ise meseleyi bütüncül olarak görmemize yardım eden geniş bir çerçeve sunarak, modernleşmenin en önemli çıktılarından biri olan yaygın militarizmin Türkiye serüvenini kavramamıza olanak tanıdı.

    Elinizdeki kitap, bilhassa Türkiye örneğinde bir fenomen olarak militarizmi, ideolojik-siyasi cereyanlardaki değişmelere rağmen, devletin tercihinde ve devletin yurttaşla kurduğu ilişkide kalıcı olan “ortak ruh” ve bunun somut örnekleri üzerinden derinlemesine analiz etmektedir.

    Modern zamanların Türkiye’si militarizm pratiğinin gözlenmesi için mükemmel bir örnek teşkil eder. Güven Gürkan Öztan, neoliberal ve siyasal İslamcı zihniyetlerin hâkimiyeti altında dahi, militarizmin bütün devlet ve siyaset pratiğinde nasıl bir altlık oluşturduğunu mükemmel biçimde aktarıyor.

    Suavi Aydın


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 298
    En / Boy : 13 / 19,5
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 11.2018
    ₺65,60
  • Komünistler tarihlerinden utanmak zorunda mı?

    1990’ların başında Sovyetler Birliği yıkıldığında, çoğu komünist için geride kalan “reel sosyalizm” tarihi, utanç duyulması gereken bir geçmiş olarak görüldü.

    Yazara göre, zulme uğrayan etnik veya dinsel grupların tarihinde daima böyle bir olguyla karşılaşırız. Kurbanlar, zulüm gördükleri sürecin belli bir anında zalimlerin görüşlerini benimseme eğilimi gösterirler ve bu nedenle kendilerini hor görmeye, kendilerinden nefret etmeye başlarlar.

    Kendinden nefret, SSCB’nin yıkılışından bu yana, komünist hareketin savaşmak zorunda kaldığı sorunların başında yer alıyor. Kendi geçmişlerini yücelten galiplerin şişkin egoları, karşılığını mağlupların çilesinde buluyor.

    Domenico Losurdo, kendinden nefret etme salgınına karşı verilen mücadelenin, Ekim Devrimi’yle başlayan büyük ve muhteşem dönemin eleştirel bilançosunun çıkarılmasıyla birleştirilmesi gerektiğini savunuyor. Bu eleştirel bilanço, ne kadar radikal ve önyargısız çıkarılırsa o kadar etkili olacaktır. Buna karşılık kendinden nefret etme, kendi tarihiyle yüzleşmekten ve bu tarihin içinden parıldayan ideolojik ve kültürel savaşımın gerçekliğinden korkakça kaçmak demektir. Eğer özeleştiri, komünist kimliğin yeniden kazanılmasının ön koşuluysa, kendinden nefret etmek de teslim olmakla ve bağımsız komünist kimliğin inkârıyla eşanlamlıdır.

    Losurdo, bu anlayıştan hareketle SSCB ve Çin deneyimlerini eleştirel bir incelemeye tabi tutuyor. Güçlü yönlerini ve zaaflarını birlikte değerlendirerek, bizi tarihten kaçmamaya çağırıyor. Zorlu koşullar altında girişilen bu gözü pek deneyimlerin olumlu mirasına sahip çıkıp selamlarken, aynı zamanda geleceğin sosyalizmi için hangi bakımlardan aşılmaları gerektiğini de ortaya koyuyor.


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 208
    En / Boy : 13,5 / 19,5
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 9.2018
    ₺49,28
cultureSettings.RegionId: 0 cultureSettings.LanguageCode: TR
Çerez Kullanımı