Enformatik Cehalet
Enformatik Cehalet

Enformatik Cehalet (9786050832006)

0,00
Marka : Nabi Avcı
Fiyat : ₺49,20

Enformatik Cehalet’in ilk baskısı ile bu yeni baskısı arasında, ‘twitter’ları, ‘Facebook’ları, ‘instagram’ları ve benzerleri/benzemezleri ile durmadan yayılan, yayıldıkça sığlaşan, sığlaştıkça yayılan uçsuz bucaksız bir sanal âlem uzanıyor.

Her gün, her saat, her dakika daha da hızlanarak yayılan bu sığlık, gündelik hayatın bütün bileşenlerine, eski dünyanın bütün referans çerçevelerine, insanoğlunun içine doğduğu dünyayı anlamlandırmasını, o dünyada kendini şöyle ya da böyle emniyette hissetmesini sağlayan bütün tutamaklara, sığınaklara, korunaklara bulaşıyor. Bulaşmakla da kalmıyor; bulaştığı herşeyi ve her yeri ifsad ediyor.

Berdyaev’in Enformatik Cehalet’in ilk baskı Sunuş’unda yer alan  uyarısı, bugün maalesef çok daha yakıcı bir çığlığa dönüşmüş durumda: “Ütopyalar şimdi eskiden sanıldığından daha çok gerçekleşebilir görünüyor. Biz ise, bugün insanı bambaşka kaygılara düşüren bir sorunla karşı karşıyayız: Bu ütopyaların kesin olarak gerçekleşmesini nasıl önleyebiliriz? Ütopyalar gerçekleşebilir şeylerdir. Belki de yeni bir çağın; aydınların ve bilgelerin ‘ütopyaları nasıl önleyebiliriz; ütopik olmayan, daha az mükemmel, ama daha özgür bir topluma nasıl geri dönebiliriz’ diye düşünmeye başlayacakları bir çağın başındayız bugün…”

Şu anda bu kitabı elinde tutan okuyucular, Gutenberg Galaksisi’nin belki de son sâkinleri, Cesur Yeni Dünya’nın Shakespeare okuyan Vahşi’sinin akrabaları, şimdi tıpkı Berdyaev gibi, o Galaksi’de hepimizin aklını kurcalayan o kaçınılmaz soruyu soracaklardır: “Ütopik olmayan, daha az mükemmel, ama daha özgür bir toplum mümkün müdür?”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 312
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2019

Benzer Ürünler
  • Varoluşçuluk, bugün tüm modern kültüre yayılmış, hatta modern insanı adeta ele geçirmiş gibidir: Günlük hayattan bireysel problemlere, felsefenin en derinlerinden edebiyata, varoluşçuluk her yerdedir. Ancak soracak olsanız, çoğu insan varoluşçuluğun ne olduğunu bilmez.

    Bu güncel ve eğlenceli kitapta Wartenberg, insanın varoluşunun temelinde bulunan endişeleri keyifli bir üslupla ele alıyor: Nietzsche ve Camus’den Sartre ve Heidegger’e, efsanevi varoluşçu düşünürlerin fikirlerini açıklamak ve özgürlük, kaygı ve absürt gibi temel kavramları keşfetmek için klasik filmler, romanlar ve oyunlardan örnekler veriyor. Simone de Beauvoir ve Franz Fanon’ın, cinsiyet ve sömürge baskısını ortadan kaldırmak için varoluşçuluktan beslenen görüşlerine ayrı birer parantez açıyor. Yeni Başlayanlar İçin Varoluşçuluk, felsefenin belki de en zor anlaşılan dalını eğlenceli bir hikâyeye dönüştürüyor.


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 232
    En / Boy : 13,5 / 21
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 11.2018
    ₺41,00
  • Wilhelm Schlegel, 22 Ocak 1798’de Jena’dan, Berlin’de kardeşi Friedrich Schlegel ile küçük bir evi paylaşan Schleiermacher’a, kardeşinin yarattığı skandallardan dolayı sitem dolu bir mektup yazar ve yakın zamanda taşınmış olduğu Berlin’den Jena’ya, kendisinin yanına dönmesi için Friedrich’i ikna etmesini ister; zira kardeşi, Schiller ile girdiği münakaşa sonrasında yayımladığı son metniyle tümden tozu dumana katmıştır. Öyle ki, aynı soyadını taşımasıyla Wilhelm dahi gözden çıkarılmanın eşiğine gelmiştir.

    Sonunda, Goethe tartışmaya dahil olur ve Friedrich ile babacan bir konuşma yaparak, ondan kibarca, bundan sonra başka bir alan üzerine, başka bir yerde çalışmasını ister. Oysa Friedrich bu tavsiye üzerine gittiği Berlin’de, çoktan kendi çevresini kurarak yeni bir edebi akımın öncülüğü görevini üstlenmiştir.

    Henüz 25 yaşındaki bir genç tarafından yazılıp böylesi büyük bir etki yaratan, yepyeni ve tümüyle özgün bir düşünsel hareketin öncüsü olan bu metin, Eleştirel Fragmanlar’dı ve yalnızca 37 sayfalık 127 aforizmadan oluşuyordu. Aradan geçen neredeyse iki yüz yıl boyunca Eleştirel Fragmanlar üzerine yüzlerce kitap yazılacaktı. Schlegel kimilerine göre yaygaracı, kimilerine göre dâhi olarak adlandırılacak, ama her halükârda Romantik hareketin düşünsel temellendiricisi olarak tarih sahnesindeki yerini alacaktı...


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 96
    En / Boy : 13,5 / 21
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 11.2018
    ₺27,90
  • Felsefe nedir? Bir beyin fırtınası mıdır felsefe, düşünsel anlamda kök sökmek midir, yoksa bir çile çekme yolu mu? Bu sorulara, "Hayır" yanıtını veriyor Afşar Timuçin ve ekliyor: "Felsefe bir sevinçtir! Anakapısını aralayıp da içeri girdiğinizde, bunu siz de onaylayacaksınız. Felsefe bir tutkudur, ona bağlanılır. Felsefe dostunuz olur, ona güvenebileceğiniz... Sıkıştığınızda, ondan sorup öğreneceğiniz konular olduğunu göreceksiniz. Hem de kimsenin size kolay kolay öğretemeyeceği nice konular... "Pekiyi, sevincin kaynağı nedir burada? Bu soruya da Timuçin, "Bilinçle yapılan felsefe bir sevinçtir!" yanıtını veriyor. "Bilinçsizce yapılan felsefe sıkıntılar getirebilir; ama bilinçli yapılanı sevinçtir!"


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 216
    En / Boy : 13,5 / 21
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 10.2009
    ₺29,60

  • Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri :
    Sayfa Sayısı : 472
    En / Boy : 13,5 / 20
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 1.2015
    ₺67,90
  • Niçin Foucault'yu unutmalıyız? Baudrillard'a göre Foucault'nun söylevi iş işten geçtikten sonra ortaya çıkan bir mesih, iş işten geçtikten sonra yapılmaya çalışılan bir devrim gibi, iş işten geçtikten sonra verilmiş bir söylev olma özelliğine sahiptir.

    Foucault'nun cinsellik, iktidar, baskı, arzu, delilik vb. konularla ilgili olarak bu kadar güzel ve kusursuz bir söylev çekebilmesinin kökeninde bütün bu konuların ve kuramların günümüzde anlamlarını yitirmiş olmalarının yattığını söyleyen Baudrillard, böylelikle Foucault'nun söylevinin gerçekliği kapsayan bir evrene değil, bir simülasyon evrenine ait olduğunu ve bu yüzden onu bilimsel bir çözümlemeden çok bir “vakayiname” (chronique) olarak nitelendirmenin daha doğru bir şey olacağını iddia etmektedir.

    Foucault'yu Unutmak'ta Marksizm ile birlikte Psikanaliz, Lacan ve Deleuze de eleştirilerden payını alır. Baudrillard, “yükte hafif pahada ağır” bu kısa metinle ülkesinde akademik kurumlar tarafından aforoz edilmeyi çoktan göze almıştır bile...


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : Ankara
    Sayfa Sayısı : 75
    En / Boy : 14 / 21
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 10.2017
    ₺35,90
Çerez Kullanımı