Eleştirinin Sınırları
Eleştirinin Sınırları

Eleştirinin Sınırları (9789759959296)

0,00
Fiyat : ₺67,90

Eleştirinin sınırları var mıdır?

Edebiyat teorisi ve eleştirisi alanında dünya çapında bir şöhrete sahip olan Rita Felski, Eleştirinin Sınırları başlıklı kitabında eleştirinin sınırlarını sorguluyor. Ancak bunu yaparken kendi deyimiyle eleştiriyi eleştirmeyi değil, yeniden betimlemeyi amaçlıyor.

Eleştiri faaliyetine yeni bir bakış açısı öneren ve savunduğu tezleri sağlam argümanlarla destekleyen Felski, bu çalışmasıyla sadece eleştirinin değil modern düşüncenin ve kültürün sınırlarını da sorguluyor.

Bu açıdan kitap, kendi sınırlarını aşan bir nitelik taşıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 302
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018

Benzer Ürünler
  • Şükrü Erbaş’ın ilk şiiri Varlık dergisinin Şubat 1978 sayısında yayımlandı.

    Burak Abatay, Semih Gümüş, İlknur Özdemir, Haydar Ergülen, Ahmet Telli, Semih Poroy, Ethem Baran, Aydın Çubukçu, Abdullah Ataşçı, Bedia Koçakoğlu, İsmail Mert Başat, Şehmus Ay, Eray Canberk, Hüseyin Şahin, Deniz Durukan, Betül Dünder, Rahmi Emeç, Şeref Bilsel, Mahmut Temizyürek, C. Hakkı Zariç, Fatin Kanat, Kenan Kocatürk, Zeynep Altıok Akatlı, Mehmet Özer, Eren Aysan, Emel İrtem, Didem Gülçin Erdem, Gökçenur Ç., Selahattin Yolgiden


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 208
    En / Boy : 13,5 / 21,5
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 12.2018
    ₺25,90
  • Marx, bir ad-oluştan fazlasıdır, şimdi sadece bir teorik metinler dizisinin yazarı olarak görünse de, büyük bir kavganın, dünyayı değiştirmek üzere harekete geçmiş makinenin parçası, bu parçaları eşsiz bir biçimde bir araya getirerek yaşadığı zaman içinde tarihsel dönüşümün siyasi imkânları için hareket etmekten kaçınmamış biridir. Hem kendisidir hem de onun adıyla anılan bir mücadeleye emek vermiş başkalarıdır. Tekil bir adı, bir çoğullukla (orkestra) birlikte düşünmeye çağıran başlık Marx'ın Orkestrası henüz okumaya başlamadan sınıf mücadelesini, farklı seslerden, araçlardan oluşan bir kolektiflik olarak gördüğünü söylemektedir bize.

    Birbirinden farklı on yazar tarafından kaleme alınmış makalelerin her biri, seçtiği özneyi kendi mekansallığı ve tarihselliği içinde biçimlerken, kesişen yolların da bir haritasını çizer. Hepsini okuyup bitirdiğimizde ise bu çoğul mekânlı sahnelerin devrimci mücadelenin eş-zamansallığıyla birleştiğini görürüz. İrlanda'nın özgürlük mücadelesi, ingiltere'deki işçi hareketleri, Almanya'da, Fransa'da yükselen toplumsal hareketler ve arka fonda başka ülkelerin silüeti. Merkezde ise zorunlu yer değiştirmelerle çok sayıda insanla temas halinde olan ve farklı mekânlarda vuku bulan hareketlere fiziksel ya da düşünsel bir biçimde dâhil olan Marx ve Engels durur.

    - Süreyya Karacabey


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 340
    En / Boy : 13,5 / 19,5
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 11.2018
    ₺42,80
  • Arap edebiyatı tarihçileri Arap şiirini cahiliye, erken dönem İslam (Hz. Peygamber ve Hulefa-i Raşidîn), Emeviler, Abbasiler, Türk dönemi ve çağdaş dönem olmak üzere altı ayrı devrede ele alırlar. Bu kitabın konusu ise erken dönem İslam’ın Hz. Peygamber’in yaşadığı dönem ile sınırlı olan kısmıdır. Şiir, Hz. Peygamber’e vazifesinin tebliğ edilmesinden vefatına kadar geçen 22 yıllık sürenin üç farklı döneminde üç farklı şekilde değerlendirilmiştir. İlki vahyin başladığı dönemdir ve bu dönemde vahyi korumak ve onun Allah kelamı olduğunu iyice belirtmek için şiirden uzak durulmuş ve şiir övülmekten sakınılmıştır. İkinci dönem vahyin Allah kelamı olduğu kabul edildikten sonra Müslümanlarla müşriklerin savaşmaya başladıkları dönemdir. Bu dönemde, müşriklerle hem meydanlarda kılıç ve okla hem de müşrik şairlerin hicviyelerine şiir ile karşılık verilerek mücadele edilmiştir, bazen şairlerin söyledikleri hicviyeler oklardan çok daha tesirli olmuştur. Üçüncü dönem ise fethin tamamlanmasından sonraki dönemdir. Burada şiir gerçek anlamını bulur. Artık o, İslâm’ın temel ilkelerinin ve güzel ahlâkın yaygınlaştırıcısı olarak söylenmeye başlanmış, tasavvufun Müslümanlar arasında iyice yerleşmesiyle de meseleye irfanî bir boyut katılmış, şiir gerçek mahiyetine kavuşmuş, İslâmîleşmiştir. Bu kitapta İslam'ın doğuş döneminde şiirin serüveni izlenmeye çalışılmıştır.


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 174
    En / Boy : 13 / 19,5
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 11.2018
    ₺31,90
  • “Canlı varlıkların mahiyeti ve kökeni sorunu felsefe tarihinin en eski sorunlarından birisidir. Onların mahiyetinin ne olduğunu belirlemek, kökenlerine dair verilecek cevabı da önemli ölçüde belirlemiştir. İşte sorun bu yönüyle, evrende var olduğu düşünülen düzen ve gaye kavramlarından hareket ederek Tanrı’nın varlığını kanıtlamaya çalışan teleolojik kanıtla ilişkilendirilir.”

    Evrenin bir amacı var mıdır? Hayat ilk olarak nasıl başlamıştır? Karmaşık biyolojik sistemler nasıl bir araya gelmişlerdir? Düşünce ve bilim tarihinin zorlayıcı sorularıyla teleolojik kanıt peşine düşen insanlığın, gerek ilkçağ filozofları ve ilk İslam kelamcılarıyla (“Nasıl ki bir taş yığını düzenleyici bir mimar olmadan kendiliğinden bir tapınak haline gelmezse, gördüğümüz düzenli nesneler dünyasını da bir amaç doğrultusunda meydana getiren bir kuvvet vardır,” diyen Anaxagoras’tan “İnsanın yaşadığı evrende meydana gelen her şey Tanrı’nın hikmetini, lütfunu, eşyanın işleyişindeki yüksek amaçları gösteren bir düzen ve uyuma sahiptir. Her şey mükemmel bir biçimde takdir edilmiş ve düzenlenmiştir,” diyen Kindi’ye); gerekse teleolojik kanıt için dönüm noktası sayılabilecek Darwinci yaklaşım ve bu yaklaşımın çağdaşları arasında yürünen upuzun bir yol Tasarım ve Tanrı.


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 340
    En / Boy : 12,5 / 21
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 11.2018
    ₺76,50
  • Hayal Şehir

    Git bu mevsimde, gurup vakti, Cihangir'den bak!
    Bir zaman kendini karşındaki rü'yaya bırak!

    Başkadır çünkü bu akşam bütün akşamlardan;
    Güneşin vehmi saraylar yaratır camlardan;

    O ilah isteyip eğlence hayalhanesine,
    Çevirir camları birden peri kaşanesine.

    Som ateşten bu saraylarla bütün karşı yaka
    Benzer üç bin sene evvelki mutantan şarka.

    Mestolup içtiği altın şarabın zevkinden,
    Elde bir kırmızı kaseyle ufuktan çekilen,

    Nice yüz bin senedir şarkın ışık mimarı
    Böyle mamur eder ettikçe hayal Üsküdar'ı.

    O ilahın bütün ilhamı fakat anidir;
    Bu ateşten yaratılmış yapılar fanidir;

    Kaybolur hepsi de bir anda kararmakla batı.
    Az sürer gerçi fakîr Üsküdar'ın saltanatı;

    Esef etmez güneşin şimdi neler yıktığına;
    Serviler şehri dalar kendi iç aydınlığına,

    Ezeli mağrifetin böyle bir ikliminde
    Altının göz boyamaz kalpı kadar halisi de.

    Halkının hilkati her semtini bir cennet eden
    Karşı sahilde, karanlıkta kalan her tepeden,

    Gece, birçok fıkara evlerinin lambaları
    En sahih aynadan aksettiriyor Üsküdar'ı

    Yahya Kemal Beyatlı


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : Ankara
    Sayfa Sayısı : 165
    En / Boy : 13,5 / 21
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : .2012
    ₺6,75 KDV Dahil
Çerez Kullanımı