Alai’nin 2009 tarihli romanı Gezer Han Destanı, yüzyıllardır dilden dile aktarılan dünyanın bu en uzun destanını, günümüzde de devam eden bir anlatıcı geleneğinin hikâyesiyle birleştiriyor.

Tibet’teki inanışa göre tanrılar hikâyelerini anlatacak kişileri kendileri seçiyor ve seçtikleri kişilerin rüyalarına girip destanın dizelerini onlara emanet ediyor. Romanımızın kahramanı Yigmed de bunlardan biri. Okuma yazması olmayan kendi halinde bir çoban olan Yigmed, Gezer Han rüyasına girdikten sonra hayatını milyonlarca dizeden oluşan bu destanı okumaya ve ülkeyi dolaşarak destanı yaşatmaya, hikâyenin geçtiği yerlerin izini sürerek de hikâyeyi yaşamaya adıyor. Böylece Gling halkını şeytanların elinden kurtararak bir ulus haline getiren Gezer Han’ın öyküsü ile Yigmed’in öyküsü iç içe geçiyor.

Bir dönem yasaklı olsa da günümüzde dilden dile aktarımı devam eden Gezer Han Destanı dünya mitolojilerinin mutlaka okunması gereken farklı ve renkli bir örneği.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 478
En / Boy : 12 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2021
₺41,61

Destanlar, bir milletin tarihindeki çok derin ve mühim olaylar için yazılır veya söylenir.Türk milleti varlık yokluk mücadelesi verdiği olayları destanlarına taşımıştır. Bununla birlikte mensubu bulunduğu dinin önemli kişilerini ve olaylarını da destanlaştırmıştır. Bunlardan biri de Müseyyeb Gazi Destanı’dır.

Destan, 680 yılında meydana gelen Kerbela Olayı’ndan sonraki gelişmeleri konu edinmektedir. Hazret-i Hüseyin şehit edildiğinde, sağ kalan sayılı kişilerden olan İmam Zeynelabidin zindana atılmıştır. Demek ki Müseyyeb Gazi Destanı’ndaki olayların başlangıcı ve Müseyyeb Gazi’nin tarih sahnesine çıkışı, yaklaşık 690-695 yılları arasında olmalıdır.

Müseyyeb Gazi Destanı’nın ne zaman ve kim tarafından kaleme alındığı aydınlığa kavuşturulamamıştır. Fakat Battal Gazi Destanı’nı okuyan biri tarafından yazıldığı kesin gibi görünmektedir. Yazılışı 1480’de bitirilen Saltuk Gazi Destanı’nda ise Müseyyeb Gazi Destanı’ndaki olaylar kısaca özetlenmiştir. Bütün bunların yanında kullanılan söz varlığı ve dil özelliklerini de dikkate aldığımızda Müseyyeb Gazi Destanı’nın yazılış tarihi net olmamakla beraber, 1300-1400 yılları arasında kaleme alındığını söylemek mümkündür.

Müseyyeb Gazi Destanı; Kerbela Olayı’ndan sonra, Türk milletinin yapılan haksızlardan aldığı bir tür hayalî intikamdır, denilebilir. Zira Hz. Peygamber’in torunu ve Hz. Ali’nin oğlu Hz. Hüseyin’e yapılan haksızlık ve onun feci biçimde şehit edilmesi, Müslüman Türk milletinin her ferdini çok derinden yaralamıştır…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 180
En / Boy : 12 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2020
₺24,18

Gılgamış Destanı, bilinen en eski yazılı edebi eserdir. Kral Gılgamış’ın üçte bir insan olması nedeniyle ölümlü yazgısından kaçma çabaları, kuşkusuz okurda derin duyguları harekete geçirmektedir.

Farklı dönemlerde yazıya geçirilmiş olan destanın Sümerce ilk yazımı İ.Ö. 2000’li yıllarda gerçekleştirilmiştir. Eski Babil yazması ise Hamurabi (İ.Ö.1800) dönemindedir. Gılgamış Destanı’nın son ozanı ise Babil’de bilim ve edebiyatın doruğa ulaştığı İ.Ö. 1250 yıllarına tarihlenen Sin-Lekke-Unnini adlı sanatçıdır. Bu ozan, yapıtı görece basit biçiminden çıkarıp derinlik ve coşku yüklü bir şiire dönüştürmüştür.

Kil levhalar üzerine değişik dönemlerdeki yazımlar ve kopyalar günümüze tam olarak ulaşamadığı için destan pek çok eksiklik ve kopukluk içermektedir. Bu kitapta Sümerce ve Babil dilindeki yazımlar kaynaştırılıp bütünlüğü sağlayan eklemelerle, destan kesintisiz akıcı bir üsluba kavuşturulmuş, ruh ve coşkusu korunmuştur. Bu eklemeler, parçaları zamanla dökülen mozaik bir tasvirin, genel görünüşüne uygun olarak tamamlanma işlemine benzer bir yaklaşımla yapılmıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 168
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺20,40

Kaynağını ezoterik bilgilerden alan ve dünyanın hemen hemen bütün halklarında görülen mistik yapılı, gizemli dinî pratiklerden en yaygın olanı ve en çok araştırılanı şamanlık veya Batı bilim dünyasının kullandığı terimle şamanizmdir. Şamanlık coğrafi şartlarla, etnik yapılanmayla yeni bir özellik sergilemiş, tarihî süreç içinde farklı bir boyut kazanmış ve sonuçta her kültürün kendine özgü şamanlığı ortaya çıkmıştır. Avcı toplayıcı Altaylı Türk boylarından tutun da bozkırda büyük cihan devleti kuran Türk kavimlerine kadar nüfuz etmiş şamanlığın felsefesinin, iç yapısının, temel özeliğinin, dinî-ritüel taraflarının, fonksiyonunun, düşünce sisteminin tam olarak öğrenildiğini söylemek güçtür. Antropologlar, folklorcüler tarafından esrime tekniği olarak bilinen şamanlık dinî-mistik bir fenomendir. Şamanlığın en belirgin özelliği bu dinî-sihirsel fenomenin yöneticisi olan şamanın kendi ruhunu başka dünyalara (yukarı ve aşağı âlemlere) transfer etmesinde gerçekleşir. Ezoterik bilgilerin doğrudan doğruya varisi olan şaman ve şamanlık hakkında doğru bilgi edinmenin esas yolu, şamanların kendilerinin ve onları gözlemleyenlerin anlattıkları efsane ve memoratlardır. Herhangi bir teorik bilgiye giden yolun, ampirik bilgiden geçtiğini unutmamak gerekir. O bakımdan Türk Şaman Metinleri -Efsaneler ve Memoratlar- adlı bu kitap, şamanlıkla ilgilenen herkes için faydalı olacaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 300
En / Boy : 12 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺37,44

Rodoslu Apollonios (MÖ 3. yy): Yaşadığı dönemin saygın dilbilimcilerinden biri de olan şair hakkında günümüze yeterli bilgi ulaşamamıştır. MÖ 295-290 yılları arasında İskenderiye’de doğduğu sanılmaktadır. Meşhur ozan Kallimakhos’un öğrencisidir. Bazı şehirlerin kuruluş efsanelerini anlatan manzum Ktiseis, Kanopos hakkında üç şiir ve birkaç epigram sadece çağdaşlarının yaptığı atıflar sayesinde bilinmektedir. En tanınmış ve günümüze de ulaşan tek eseri, antik dünyada çok sevilen “Altın post ve Argonotlar” efsanesini ayrıntılarıyla ele alan Argonautika destanıdır. Kahramanlarının karakter tahlillerinde ve duygusal sahnelerde çok başarılı olan bu eser antik edebiyatın en lirik, en duygusal dizelerini ihtiva eder. Varro Atacinus (MÖ 82-35) tarafından Latinceye çevrilen Argonautika, Ovidius ve Vergilius’a da esin kaynağı olmuştur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 12,5 / 20,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺60,00

Zeus bir boğa kılığına girip Prenses Europa’yı [Avrupa] kaçırınca, Sur [Tyre] Kralı Agenor üç oğlunu kaybolan kızını bulmak için gönderir. İçlerinden Cadmon, Rodos’a doğru yola çıkar, Trakya’da karaya çıkar ve daha sonra talihsiz kız kardeşinin ismini alacak toprakları keşfetmeye başlar. Delphi’de kâhine kardeşinin yerini sorar. O anda Pythia hep yaptığı gibi kaçamaklı konuşmaya başlar ama Cadmon’a pratik bir tavsiyede bulunma lütfu gösterir: “Onu bulamayacaksın. En iyisi bir inek edin kendine, onu takip et ve hep ileriye it.

Dinlenmesine izin verme. Yorgunluktan düşüp öldüğü yere bir kent inşa et.” Hikâyeye göre Thebes bu şekilde inşa edilmiştir. Böylece iş işten geçtikten sonra hepimizin gözlemlediği gibi, Avrupalıların hukuk fikrini örerken kullandıkları iplik işlevi gören Euripides ve Sofokles’e hizmet etmiş, Oedipus’un Avrupalıların karakteri, ıstırapları ve yaşam dramlarına çerçeve olmasını sağlayacak hareketlerde bulunmasına imkân vermiş olaylar zinciri başlamıştır. Denis de Rougemont’un, Cadmon’a verilen öğütten çıkardığı yorum: Avrupa’yı aramak onu yaratmaktır! “Avrupa sonsuzluk arayışıyla var olur ve işte bu sebeple ona macera demekteyim.”

- Zygmunt Bauman

Usta ve bilge sosyolog Bauman, kaybolan ama her defasından yeniden bulunup yaratılan “Avrupa” macerasını masaya yatırıyor bu kitabında: Devrimlerle, göçlerle, ekonomik krizlerle sarsılan, suret değiştiren Avrupa’nın dününe ve bugününe ışık tutuyor; ucu açık gelecek olasılıklarına da işaret ederek...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 158
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺24,00

Rodoslu Apollonios (MÖ 3. yy): Yaşadığı dönemin saygın dilbilimcilerinden biri de olan şair hakkında günümüze yeterli bilgi ulaşamamıştır. MÖ 295-290 yılları arasında İskenderiye’de doğduğu sanılmaktadır. Meşhur ozan Kallimakhos’un öğrencisidir. Bazı şehirlerin kuruluş efsanelerini anlatan manzum Ktiseis, Kanopos hakkında üç şiir ve birkaç epigram sadece çağdaşlarının yaptığı atıflar sayesinde bilinmektedir. En tanınmış ve günümüze de ulaşan tek eseri, antik dünyada çok sevilen “Altın post ve Argonotlar” efsanesini ayrıntılarıyla ele alan Argonautika destanıdır. Kahramanlarının karakter tahlillerinde ve duygusal sahnelerde çok başarılı olan bu eser antik edebiyatın en lirik, en duygusal dizelerini ihtiva eder. Varro Atacinus (MÖ 82-35) tarafından Latinceye çevrilen Argonautika, Ovidius ve Vergilius’a da esin kaynağı olmuştur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 12,5 / 20,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺12,00

“Ölümsüzlerin insanlara biçtikleri kader bu,” dedi Akhilleus. “Acı içinde yaşamak. Onlar ise acı nedir bilmezler.”

Tanrılar gibi savaşan insanların ve çocuklar gibi kavga eden tanrıların tüm tutkusunu, sevgisini, acımasızlığını gözler önüne seren, sonu gelmeyen bir savaşın hikâyesi.

Homeros’un bu destanını küçükten büyüğe herkes okumalı!

Truva atının bu destandaki rolünü öğrenmek için de Odysseia’ya mutlaka göz atılmalı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2018
₺58,90

“Truva Savaşı’nın üstünden neredeyse on yıl geçmişti ancak kimse İthake Kralı Odysseus’a ne olduğunu bilmiyordu. Çoğu kişi, savaşta ya da dönüş yolunda denizin öfkesine maruz kalarak öldüğüne inanıyordu. Ancak bir kişi onun hayatta olduğunu ümit etmeye devam ediyordu.”

Parlak zekâsı, yeteneği, kurnazlığı ve bilgiye olan doymaz açlığıyla Odysseus’un muhteşem yolculuğu, edebiyatın en önemli klasikleri arasında.

Homeros’un bu destanını küçükten büyüğe herkes okumalı!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 8.2018
₺58,90

Kudretli Oğuz beyleri asla yalan söylemezlerdi. Uykuları ağır olur, yanlarında kara kılıç şakırtısı olsa yine uyanmazlardı. Savaşmak, dövüşmek, avlanmak, bahadırlık göstermek âdetlerindendi. Yiğitlik yapmadan ad alamazlardı. Deli Dumrul, Azrail’e meydan okur; Basat, Tepegöz’ü devirir, Uruz babasını kurtarmak için yollara düşerdi. Bamsı Beyrek’in yüzü pe-çeli, Burla Hatun’un boyu uzun, Banı Çiçek’in kara gözleri çekikti. Dedem Korkut derler bir er vardı; Oğuz’un bilicisiydi, gaipten türlü haberler söylerdi. Ne vakit Oğuz’un içine gelse; bu dediğim kudretli yiğitlerin destanını anlatır, benden sonra alp ozanlar söylesin, gazi erenler dinlesin, derdi. Sarayda, divanda, dergahta, mecliste ve meydanda Dede Korkut okunur, söylenir, dinlenirdi.Şimdi yine okulda, evde, kapıda, yolda, yolakta alp ozanlar okusun, gazi erenler dinlesin, kimse elinden düşürmesin, ta kıyamet oluncaya dek.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2018
₺35,20

Dede Korkut Kitabı Türk dilinin bir şaheseri olarak Türk töresi etrafında bir insanı milli ve manevi değerlerle donatmaya kafidir. Bu esere adını vermiş olan Dede Korkut, Türk’ün efsanevi kişisi, bilge adamı ve ozanların pîri olup destanlar onun tarafından düzülüp koşulmuştur. Hikayeler, öncelikle sözlü edebî ortamda dilden dile aktarılmış daha sonra ise isimsiz kahramanlar tarafından yazıya geçirilmiştir. Orhan Şaik Gökyay mükemmel üslubuyla, Türk milletinin “adı sanı yok olmasın” diye eseri günümüz insanının da anlayabileceği dilde hazırlayarak genç dimağlardaki millî benliği taze tutmayı hedeflemiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 232
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2018
₺35,20

Kırgız destanları denilince gerek Türkiye'de gerekse diğer ülkelerde akla Manas destanı gelir. Halbuki ifade ettiğimiz gibi bunun dışında çok önemli 57 destan daha vardır ve bunlar hakkında genel bilgi veren bir eser ortaya konulmamıştır. Böylesine önemli destanlar elimizde mevcut olmasına rağmen onların araştırmacıların ve bu konuya ilgi duyanların ihtiyacını karşılayabilecek bir eserin mevcut olmaması bilim adamları olarak bizim eksiğimizdir.

Bu düşünceden hareketle bu destanları bu çalışmada bir araya getirdik.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 255
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2015
₺32,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2012
₺12,48

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 151
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2013
₺9,36

Ölümsüzlüğün peşindeki Gılgamış’tan Mısır tanrılarına, Midas’tan Troya Savaşı’na, Doğu’nun bilgelerinden Zerdüşt’e, Roma’nın kuruluş öyküsünden Büyük İskender’e ve Arşimet’e; Yaratılış, Oğuz Kağan, Ergenekon destanlarından Mete’ye, Attila’ya, Kürşad’a; Bedir’den, Uhud’dan, Ali’den, Osman’dan Harun Reşid’e; Satuk Buğra Han’dan, Gazneli Mahmud’dan Alparslan’a, Melikşah’a, Hoca Ahmed Yesevî’ye, Yunus Emre’ye; Doğu’nun ve Batı’nın, millî tarihimizin ve efsanelerimizin belirleyici hikâye ve hadiselerinin güzel nasihatler ve ibret sahneleriyle süslenmiş keyifle okunacak pek çok anlatısına yer verilen bu el kitabı, bilhassa genç okuyuculara daha geniş okuma deneyimlerinden önce rehberlik edecek nitelikte bir derlemedir. Yayınevimizden daha önce neşredilen Demokrasi Tarihimizde İttihâd ve Terakkili Yıllar kitabıyla memleketimizin çalkantılı bir tarih aralığına dair ilmî mesaisini ortaya koyan Hüseyin Özdemir, bu defa öğrencileri için tarih derslerinde anlattığı hikayeleri, yine onlardan gelen talep ve teşvikle çeşitlendirip kaynaklandırarak yalın bir dille naklettiği bu mitoloji, menkıbe ve tarih güldestesiyle bizi okurken dinlenmeye davet ediyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 304
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2018
₺37,44

Anadolu'yum ben Tanı!
Çağına büyüdü bende
Uygarlıklar
Kucaklaşarak...

Sevgidir bütünlenen üstümde
Bil
Paylaşılarak...

Koca dağın üstü
Kağızman'da
Toroslar'da
Eğirkaya
Yazılıkaya
Dikkaya...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 83
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺30,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 250
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺36,45

Kaygıdan uzak serüvenler yaşatmayı düşünmedim. Ortadoğu ve batıdan bombardıman gibi üzerimize gelen kültürün ölçütleri ile gösterilen büyük resim içerisinde yerimizi alırken, arka planda askıya alınmış yaşamlarımızın idamesinde kişisel sorunlarımızın bilincine varmadan akıp gidiyordu zaman. İşte bu bağlam içerisinde, öfkelerini kaybedip efsuna bulanmış hayal dünyası ile devşirilen insanlarımızın birleştirilmiş eğretileme ile oluşturulan sarsak yaşamları içerisinde yitirdiği ulusal kimliğinin getirisi olan hareket kaybının yol açtığı zaman hovardalığı kaçınılmaz sondu. Yok olma kaygısıyla önemsenebilmek için, kişilere ve olaylara yabancılık duyarak kişisel dramlarını gömütlere gömen insanlarımızın yürekleri hoplatarak ömür törpüleyen gerilimler eşliğinde yaşadığı tersime ile içinde doğup büyüdüğümüz toplumun gittikçe yabancılaşmasına şiir dili kullanılarak verilen tepkidir iş bu kitap...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2012
₺12,00

...Yedi iklim dört mevsim geçer. Aşılmaz denilen dağları aşar.
Ovalardan, göllerden ve coşkun akan nehirlerden geçer.
Farklı ten ve renkteki insanlar ile farklı farklı inanan insanlarla karşılaşır, bunlarla tanışır...

...Dağların, ovaların, denizlerin, ormanların birbirinden farklı
nice türküleri, ninnileri, masalları, destanları ve efsaneleri vardır.
Kimi kahramanlık, kimi aşk, kimi cenk, kimi de hayatın zorluğunu anlatan birbirinden güzel hikâyelerdir...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2017
₺14,40
Destanlar, manzum veya mensur, sözlü veya yazılı savaş ve kahramanlık hikayeleridir. Milletler varlıklarını savaşla korudukları için, kendilerini kurtaran veya sadece ulaştıran insanların hatıralarını yüceltirler. Fakat hayal gücü tarihi hadiseleri o kadar değiştirir ki, bilhassa aradan fazla zaman da geçmişse, bunlar tanınmaz hale gelir.Şu halde destanların önemi, tarihi hadiseleri aksettirmekten ziyade, eski çağlardaki insanların inançlarını, hayata bakış tarzlarını ve kıymet hükümlerini ihtiva etmesidir.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 306
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2012
₺6,48

Türk edebiyatının en önemli kaynaklarından biri olan Dede Korkut Kitabı, Türk kahramanlığının ele alındığı hikayelerden oluşmaktadır .Destansı yapısıyla dikkatleri üstüne çeken bu muhteşem kültür kaynağında güzel ve hikmetli sözler ,tarihe dair rivayetler,hanlar ve beyler hakkında övgüler, Türk töresine ait konular işlenmiştir.

 Kanaatimizce Dede Korkut'u en iyi ifade eden Fuat Köprülü'nün şu sözleridir:' Bütün Türk edebiyatı terazinin bir kefesine koysanız ,Dede korkut'u da diğer tarafına koysanız ,yine Dede Korkut ağır basar.' 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Konya
Sayfa Sayısı : 207
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2013
₺14,40

15 Temmuz olayları, kahramanlarıyla, 81 ülkede 81 şehirde 81 milyon insanın katıldığı demokrasi nöbetleriyle çağlar ötesi bir diriliş, mekanlar ötesi bir haykırış ve medeniyetler ötesi bir mutlak destan olduğunu kimse inkar edemez... Hz. Hamza yürekli; Hz. Mus’ab sancaklı şüheda şöyle dursun, tankın altına gövdesini seren Metin Doğan gibi, Sabri Ünal, Vasfi Yılmaz gibi Tevhid erlerini, demokrasi bekçilerini, bu insan üstü “Ebabil Kuşları” nı, hangi kelime hangi babayiğit anlatabilir ? 15 Temmuzdaki o çığlık, o haykırış, o diriliş, Atalarımızın mirasının sesiydi, genlerimizden geliyordu. Karakterimizden, ezberimizden geliyordu. Vasfi Yılmaz’ ın o duruşu o asaleti, Metin Doğan, Sabri Ünal’ ın o cesareti, ruhumuzdaki mizacın celallenmesidir.

Oğuz Kağan öğretmişti bize, Ergenekon’dan nasıl çıkılacağını. Ötükende, Manasta, Karabalasagun da ruhumuzun derinliklerine işlenmişti…Bumin Kağan’ın, Moyençur Kağan’ın, Kürşat Kağan’ın destanı. Bir gün bu millet alev olur, kor olursa!.. Nasıl magma olacağını mizacından bilecekti. Ya pınardan sel ya da kordan sel olmayı!...

İşte “Diriliş Destanı” böyle bir ihtiyaçtan ortaya çıktı. Türk’ün mizacını, nizamını ve 15 Temmuz kahramanlarını destanlaştırmak istedik. 250 şehit yakını 2194 Gazi,50 Yazar ve 250 Mülki Amire birer sayfa ayırdık. Yazdıklarını belli bir şablonda derledik. 102.000 mısra, 15.000 kıta eser ortaya çıktı. Şehit yakınlarımızın yüreğinden gelen göz yaşlarıyla beslenen sözcükleri, gazilerimizin kahramanlıklarını, kendi kalemleriyle yazdıklarını 18 kitapta topladık. Bu eserin bir değil 2500 yazarı var onun için canlı bir destan.

Bu eser bütün zamanların bütün medeniyetlerin en uzun en güçlü eseri olduğu için şanlı bir destandır. Ve bu eser dünyada bir ilktir. Manas destanından 8 kat daha büyüktür. Ulaşılması imkansız bir dünya rekorunun sahibidir.

O gece, “Şehitler Ölmez, Vatan bölünmez” diye diye…
“Diriliş” olduk, destan destan;
“Türkiye” olduk, vatan vatan;
“Ömer” olduk, kurban kurban…
O gece 15 Temmuz “Darbelere Veda” gecemiz, halis halis, şüheda şüheda…
O gece “Türkiye olduk” bir bir; İstiklal olduk diri diri, destan destan…

O gece, “Vatan” diye diye, “Allah’u Ekber” diye diye…
“Bayrak” Olduk yıldız yıldız;
“İstiklal” olduk güneş güneş;
“Vatan” olduk toprak toprak…
O gece 15 Temmuz “Yeniden Diriliş” gecemiz, Ömer ömer, destan destan…
O gece “Türkiye olduk” bir bir; İstiklal olduk diri diri, vatan vatan…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2017
₺17,85 KDV Dahil

Tarih kaydeder, fakat destan güzelleştirir" denilir bir Sümer Atasözünde. Tarih ve destan ilişkisinin en veciz ve çarpıcı ifadesi.

Destansız ulus olmuyor, olunamıyor...

Uluslar destana, destanlar kahramanlara muhtaçtır. Dün olduğu gibi bugün de...

Bugün elbette destansı olaylar ve destan kişilerini anlatacak çok araç var; film ,tiyatro,resim,heykel, müzik...

Bunlar var ama bunların bir kısmı söze bağımlı, bağımlı olmayanlar da sözün gücüne erişmekten uzak. Yani yine söz, yine edebiyat ve de şiir...

Cazim Gürbüz, sözü destanlaştırma yolunu seçen ender şairlerden. Özenle seçmiş destan kahramanlarını, onlar hakkında tüm kaynakları taramış ve kitabında göstermiş bu kaynakları. Çarpıcı ve ilginç ayrıntılar yakalamış bu kaynak taramada, bunları yansıtmakla kalmıyor, duygularla olguları da kucaklaştırıyor. Bizim klasik destan tarzımız ölçü ve uyak üzredir. Nazım Hikmet ve Fazıl Hüsnü Dağlarca, bu anlayışı kıran önemli isimlerdir şiirimizde. Cazim Gürbüz, bunların izinden gidiyor kendisi olmayı başarmış olarak.

Uyak ve ölçünün kulağa hitap eden ama anlamı çoğu kez ihmal eden kolaycılığına sığınmıyor. Vurgulu, akıcı bir anlatımla ve şiirsel ritmi yakalayarak oluşturmuş ürünlerini.

Ve yalnızca hamasete dayalı destanlardan değil Gürbüz'ün yazdıkları. Bilgileniyorsunuz öncelikle, tarih felsefesiyle donanıyorsunuz şiirin enginliği ve ferahlığıyla.

Bu kitaptaki 25 destandan dilinize düşen, belleğinize çakılı kalan çok dizeler, izler ve izlenimler olacak, coğrafyanın vatanlaştığını göreceksiniz, tarih içini dökecektir size."


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 172
En / Boy : 13 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2016
₺15,00

Coodarbeşim Destanı, Kırgız Destan geleneği içinde önemli bir yere sahip olan Er Töştük Destanı’nın devamıdır. Destanda, bir zamanlar babası Er Töştük’ün yapamadığı işleri yapmak üzere yola çıkıp çeşitli maceralar yaşayarak ve kahramanlıklar yaparak evine, yurduna dönen Coodarbeşim’in hikâyesi anlatılır. Ayrıca kitapta destanının varyantları karşılaştırılmış epizot yapısı üzerinde durulmuş ve Oruzbay Urmanbetov’un varyantının metni verilmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 290
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2017
₺24,96

Bu eser Şincang El Basması (Sincan Halk Basımevi) tarafından 1984-1995 yılları arasında Urumçi’de yayımlanan 18 ciltli “Manas” destanının 1. Cilt 1. Kitabı’nın Türkiye Türkçesine aktarımından ibarettir. Söz konusu destan ise Doğu Türkistan Kırgız Türkleri arasında yetişmiş büyük Manasçı Cusup Mamay tarafından söylenmiş, Kırgız ve Çinli bilim adamlarının büyük çabalarıyla kayda geçirilmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 299
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2018
₺31,20
Tükendi

Budunları anlatırken onların yaşantılarından yansımalar sunar destan.

Kültür dokularını açığa çıkarır.

Kişi ilişkilerini, kişi yaşantılarını anlatır.

Budunların yakın uzak komşuları ile olan bağlarına yer verir. Yağılarından, dostlarından onlarla ilişkilerinden söz eder.

Bu yapısı ile tarihe ışık tutar.

Destanları tarih doğurmuştur ve bugün tarih destanlardan yararlanır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 88
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺8,00

Destan dili hızlı olur.

Destanlarda zaman hızlı akar.

Oğuz büyüdü, gelişti.

Yiğit bir delikanlı oldu.

Adı dört bir yanda duyuldu.

Budunu onu umut belledi.

Ustalardan aldığı derslerin hakkını verdi.

At bindi. Yay gerip ok saldı.

Kılıç, kargı kullandı. Güreş tuttu.

Hepsini de en iyi o yaptı.

Bileğini bükecek, atını geçecek, okuyla yarışacak, kılıcına denk gelecek kimse çıkmadı karşısına.

Budunun övüncü oldu.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 88
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2018
₺14,40

Kişiye budun gerek ki ona bağlansın.

Kişiye yurt gerek ki sahiplenip yaşasın.

Kişiye töre gerek ki ona uysun.

Hem içinde yaşadığı çadırın adıdır yurt, hem de çadırı üzerine kurduğu toprağın adıdır.

Göğün altında olması, sahiplenilmesi yeterlidir Türk için.

Acun yaratıldı. Türk var oldu acunda.

Birçok Türk budun sırası geldiğinde varlık gösterip devlet oldular.

Uygur budun, Türk budunlardan biridir.

Güçlü, yurt ve töre sahibi bir budun..


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 88
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2018
₺14,40

Toplumlarda destan, efsane, menkıbe gibi edebi mahsullerin önemi çok büyüktür. Çünkü milletlerin hayatlarını geçmişten gelecek kuşaklara bu eserler taşırlar.

Türk destanı Battal Gazi’nin muhtevasında Hristiyan ordularına karşı, Türk ve Araplar, İslam birliği için çetin mücadelelere girmişler, ama Anadolu’nun Türkleşmesi ve İslamlaşması yolunda canlarını tehlikeye atanlar yine Türk Emîrleri olmuştur.

Bu alp gaziler, İslamiyetin yayılması için "Şehadet"i yegâne gaye bilip maddi menfaatleri hakir gören "Mefkûre"nin temsilcileridir. Bu kahramanlarıan gösterdikleri harikulâdelikler sayesinde İslam dini kendisini Hristiyan dininin hücumlarından koruyarak Anadolu’da yaşayan kalıcı bir din durumuna gelmiştir.

İşte bu tarihi gerçekleri bir menkıbe havasında ve efsane güzelliğinde işleyen Battal Gazi Destanı Akçağ Yayınevi'nce okurlara sunulmuştur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 358
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2014
₺37,50

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 606
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2004
₺67,50

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 318
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2007
₺41,25

Türk kültürü, çok eski bir geçmişe sahip, köklü olduğu kadar sağlam temelleri olan bir kültürdür. Çok yönlü ürünler vermeye müsait bu kültürün, şüphesiz ki kendini en iyi ifade ettiği alanlardan biri, sözlü kültür ürünleri olan destanlardır. Millî destanlarda, Türk milletinin acılarını, hasretlerini, sevgilerini, batıl ya da hak olan inançlarını, umutlarını, kısacası geçmiş-gelecek birlikteliğini inşa eden her şeyi bulmak mümkündür. Dolayısıyla geleceğe güven ve umutla bakacak nesiller yetiştirmek isteyen her eğitimci için destanlar, bitmez tükenmez bir kaynaktır. Bu çalışmada; Türk coğrafyasının farklı bölgelerinden ve farklı tarihî dönemlerinden yirmi destanı, ancak özet şeklinde ama kendi içinde bütünlüğünü koruyarak aktardık. Anlatılan destanlarda, daha önce yayınlanan kıymetli çalışmalardaki metinlerin içerdiği vakalardan farklı bir şeye rastlanmaz. Zaten istesek de bunun olması ne ilmen mümkün ne de ahlaken doğru olur. Ancak inancımız odur ki bu eserde, meşhur Türk destanları, farklı ve zevkli bir üslupla anlatılmıştır. Sanırım, ortaöğrenim ve üniversite gençliği, çalışmamızdan zevkle istifade edeceklerdir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 272
En / Boy : 13 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2007
₺33,75

Dünyanın Belleği Koleksiyonu Tanrılar, Kahramalar ve Canavarlar... Kronos çocuklarını neden yutar? Hades, kendisine eş olarak seçtiği Persephone’yi nasıl kaçırır? İason altın post’u nasıl ele geçirir? Hayal gücünüzü sarsacak ve uzun süre etkisinden çıkamayacağınız muhteşem güzellikte ve inanılmaz serüvenler...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 248
En / Boy : 13,5 / 18,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2010
₺12,00

Roland tuzağa yakalanmaya nasıl razı oldu/ Kurt O’lbengrin rolünü oynamak için, tilki hangi hileyi tasarladı? Tristan ile İseut yasak aşklarını Kral Manc’tan gizlemeyi başarabilecekler mi? Orta çağımızın dehşet verici ya da acayip dünyasında yolculuk etmek için öyküler. Destanlar ve masallar...








Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 186
En / Boy : 13,5 / 18,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2004
₺12,00

Roma tarihi, yüzyıllardan beri hayal gücünü tetikler. Bunlar çok bilinen basit paralı askerler ya da kişiler olsa dahi: imparator Constantin gibi bilge. Neron gibi deli. Spartaküs’ün görüntüsüne baş kaldıran ya da Jules Sezar gibi Fatih. Hannibal gibi acımasız düşmanlar ve Afrikalı Scorpion gibi büyük komutanlar. Tümü bu bin yıla yayılmış olan güçlü uygarlığın kahramanlarıdır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 279
En / Boy : 13,5 / 18,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2004
₺12,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 640
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺37,04

Çok kızdı bulutları devşiren Zeus dedi ki:
"A şeytan karı ne diye kızarsın onlara böyle düzenli İlyon'u yerle bir etmek hırsı da ne?
Priamos'la çocuklarının sana ettikleri ne ki?
Bir girebilseydi kapılardan koca surlardan,
Priamos'u çocuklarını, Troyalıları yerdin çiğ çiğ.
Azalırdı hırsın o zaman
İstediğin gibi yap ama, sonunda bu kavga
Adamakıllı açacak ikimizin arasını
Sana şunu diyeyim bak, iyice kafana ko:
Yerle bir etmek istersem bir gün ben de
Senin sevgili adamlarının ilini
Sakın öfkemi yatıştırmaya kalkayım deme
Şimdi sana bu İlyon'u veriyorum ama
İstemeye istemeye razı bu gönlüm
Güneşin, yıldızlı göğün altında,
Yeryüzünde nice kentler var,
Bunlar içinde bu kutsal İlyon'u severim
Priamos'u Priamos'un iyi kargı atan halkını
Orda hiçbir armağandan yoksun olmadı sunağım
Ne eşit paylı sölenden, ne şarap sunularından ne yağ dumanlarından."

- İlyasa sayfa: 138


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 122
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2004
₺30,00

1930 Gürün doğumlu, evli, iki çocuklu. 29 yıllık eğitim hizmetlerinden sonra emekli olmuştur. (1976 yılında) Öğretmenliğiyle birlikte uzun yıllar, İzmir Yeni Asır Gazetesi'nde, "Eğitim ve Çocuk Sayfası" yönetimini sürdürmüştür.

Ayrıca: Cumhuriyet Gazetesi - Kemalizm - Dinde Reform - Form - Dönem - Çağrı - Nitelik - Dönemeç - Anadolu - Şafak (Yunanistan) Birtur - Gerçek Sanat - Pir Sultan  Abdal - Çalı - Mierva - Aydınlık - Bilim ve Ütopya - Aydınca - Çağdaş Türk Dili - Prometre - Yeni Biçem - İzmir İzmir - Bakıkesir Baro - Müdafaa-i Hukuk - Beşparmak - Tömer Anadili - Damar - Ağın -  Aykırı Sanat - Papirüs - Öğretmen Dünyası  Kıyı - Türk Dili Dergisi ve Atatürkçü Düşünce Derneği dergilerinde araştırma va yazıları sürmektedir. İnceleme, destan, şiir, oyun deneme türünde basılmış on yapıt yanında basılmayı bekleyen yapıtlarıyla yazınsal yaşamını sürdürmekte ve otuzsekiz yıldan beri İzmir'de oturmaktadır.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 266
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2000
₺37,50

Adım; Hasan Hayri nüfus kağıdıma Hasan Şanlı yazılı. Doğum tarihim, 1944 (Nüfusumda 1947 yazılı). Babam Alevi Dedesi Seyyid Mustafa; Hakk'a yürüdü. (Derviş Cemal ocağından) İlim Tunceli; İlçem Ovacık; köyüm, Ziyaret. Tahsilim; İlkokul (1950-1956), 1953'te sağır oldum; 1957'de eski yazıyı öğrendim; 1958'de mürşidimizin icazetini aldım. 1962'de Kur'an okuma ve hocalık için Molla Hıdır icazet verdi.

1960'lı yılların ortalarına doğru Marx, Lenin ve Stalin'i tanıdım; sonraları yazılarıyla Reha'yı. Kendimi bir denizin içinde buldum; habire kulac sallıyordum ama çıkamıyordum. Derken denizin kenarında bir adam belirdi; gençten biri, benden daha genç. Elini uzattı, elinden tuttum; çıkardı beni: Benim adım Esat dedi. Ve daldım bir aleme, uçsuz bucaksız bir aleme; ne önü ne de sonu.

Esat'ı tanıyınca kimliğimi de tanıdım; bir kamcı gibi geldi bana Nefes dergisi. Şimdi yüce bir dağdayım; her taraf görünüyor. Kulaç da sallamıyorum artık. Herşey, annemin bana öğrettiği dille başlamış gibi; önceden de önce, önü olmayan bir şey "Doğal din". Her taraftan alevler yükseliyor. Esat'ı aşan çok şeyler var orada. Babam ateş, anam toprak. Toprak ana, her şeyin dölyatağı. Belli ki bir mekanım yok; çocuklar nerede mekan tutacak, bilemem. Ziyaretliler babama 300 lira karşılığında bir yer vermişler; Munzur Baba'nın karşısında. Mekanım orası. Tenim orada toprağa karışırsa ne mutlu bana.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 173
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2004
₺27,00

Tarihçilerimizin Dede Karkın Ocağı için bir kısmının Dede'dir, diğer bir kısmının da Oğuz'ların 24 boyundan birisidir demelerine karşın kendisi de yoğun bir araştırmaya girmiş bu araştırmaların ilk meyvesi olarak da Kurtuluşa Cem adlı tiyatro eserini yazmıştır. Halen Hacı Bektaş Veli Dergahı Postnişini Veliyettin Ulusoy Efendi'nin İcazetli Dede'si olarak görev yapmaktadır. Dedelikten hiç bir maddi olanak sağlamadığı içinde söylenemsi gereken tüm sözleri açık bir şekilde söylemesi ile de ün yapmıştır. Onun böyle olması toplum tarafından daha da sevilmesine yol açmıştır. Cem ayinlerinde okunan gülbankları Kur'an ayetlerini tüm eleştirilere rağmen öz Türkçe olarak halkın anlayacağı dilden söylemesi de halkımızın alevi Bektaşi yolunu daha iyi kavramasına neden olmuştur.

Kendilerine Dede'misiniz diye sorulduğunda şu yanıtı aldık;" Daha Dede olamadım. Biz fakirlerin anlayışındaki dedelik çok farklıdır. Eğer bilgi ve eğitimle toplumun gerisinde kalmışsan topluma önderlik edilebilecek yetkilerin yoksa, elinde metrelerce seceren olsa  da Oniki İmamların kendiside olsa Hacı Bektaş Veli'nin kendiside biz fakirlere göre hiçbir anlam taşımaz. Halkın temiz inanç ve yola bağlılığını sadece Dedeyim diye sömürmek, kötüye kullanmak biz fakirlerin işi değildir." demişlerdir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 76
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2003
₺18,00

"Destanlar çok değişkendir. Her destan, her çağa, her coğrafyaya, her kültüre, her anlatıya, her dinleyiciye göre kendini ayarlar; her çağda, her coğrafya, her kültürle zenginleşir. Bunda o destancının, dinleyicisinin de büyük işlevi vardır.

-Yaşar Kemal

Olağanüstü olayların ve kişilerin abartılı anlatım biçimleriyle anlatılmasını Destan diye adlandırmış insanlık

Yazınsal türlerin çoğu, zamanla değiştirilmiş ve geliştirilmişse destan neden yerinde saysın ki; onda da bazı değişiklikler yapılabilir.

Söylev de anlatımı gerçekçi olmasına, tarihsel dizgiye birebir sadık kalınarak yazılmış olmasına karşın; anlatılanların olağanüstünlüğüyle neden Destan sayılmasın?

Söylev bir Destan, Anadolu insanının kurtuluş savaşımın destanı tüm sıcaklığı ve güzelliğiyle.

- Birsen Pekçolak


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 330
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2003
₺52,50

Bazı olay ve hadiseler vardır ki kendisini kolay kolay unutturamaz ve hatta dünya durdukça sürdürüp gitmektedir. İşte bu olaylardan birisi de Ferhad ile Şirin olayıdır. Bu olayı Anadolu´muzun dağdaki çobanından tutunuzda çalışan köylüsü, kentlisi ve hatta bir yerden diğer bir yere geçip giden yolcusuna kadar herkesin tanıklık yapabileceği bir öyküyü biz bütün detayları ile yeniden kaleme aldık.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 107
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.1997
₺25,50

Kerem gibi yanma aşkın narına, Sakın vefasızca, sen düşme gönül. Dağlar dayanamaz, ahü zarına, Sakın vefasıza, sen düşme gönül. Aşık olan maşukunu bilmeli, Öl dediği yerde, elbet ölmeli. Vefa görüp şu dünyada gülmeli, Sakın vefasıza, sen düşme gönül. Aslı gibi bir yar, insanı yakar, Viran eder ocağını, hem yıkar. Perişan haline ya kimler bakar, Sakın vefasıza, sen düşme gönül. Sever diye ona, meylini verdin, Bir iken bin etti, olunca derdin. Yüzün görme vefasızın, namerdin, Sakın vefasıza, sen düşme gönül. İsmail İcadi nasiha verdi, Hali ahvalini meydana serdi. Aşıkın maşukta, çok olur derdi, Sakın vefasıza, sen düşme gönül.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 188
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.1998
₺30,00

Zeki Büyüktanır 1930 Gürün doğumlu, evli, iki çocuklu. 26 yıllık eğitim hizmetlerinden sonra 1976 yılında emekli olmuştur. Öğretmenliği ile birlikte uzun yıllar, İzmir Yeni Asır gazetesinde 'Eğitim ve Çocuk Sayfası' yönetimini sürdürmüştür.

Ayrıca: Cuhmuriyet Gazetesi'nde; Kemalizm, Dinde Reform, Forum, Dönem, Nitelik, Dönemeç, Minerva, Gerçek Sanat, Pir Sultan Abdal, Aydınlık, Aydınca, Bilim ve Ütopya, Çağdaş Türk Dili, Puromete, Yeni Biçem, Tömer Dil, İzmir İzmir, Aykırı Sanat, Türk Dili Dergisi, Birtur Gazetesi ve Atatürkçü Düşünce Derneği dergilerinde araştırma yazıları sürmektedir. İnceleme, destan, şiir, oyun, deneme türünde basılmış on yapıt yanında basılmayı bekleyen yapıtlarıyla yazın yaşamını sürdürmektedir. 35 yıldan beri İzmir'de oturmaktadır.

İzlenimler
Destan, insanlığın oluşturduğu en eski yazın türü. İlk kez destanlarla dökmüş yüreğindekini söze, insanoğlu. Söz söze, yürek yüreğe, sevgi sevgiye ulanarak oluşturulmuş destanlar. En eski yazınsal tür olmanın ağırlığını da taşıyor alabildiğine. Kolay değil destan yazmak, destan destan söylemek duygularını. Hele konu Pir Sultan Abdal gibi bir derya olursa...

Zeki Büyüktanır, bu ağır yükü omuzlamaktan çekinmemiş, büyük bir yüreklilikle başladığı yoldan, alnının akıyla çıkmış. 'Abdal' sözcüğünün özünde yer alan sevgiyi yüreğinde alabildiğine taşımakla birlikte, devinimsiz ve edilgin oluşumunun dışına çıkan Pir Sultan'ın yumruğunu havaya kaldırışını, halkın önüne geçişini, yönetici gücün karşısında bir balyoz gibi indirişini çok güzel dillendirmiş. Eline, kalemine, yüreğine sağlık sevgili ozan...
-Birsen Pekçolak


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 288
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.1998
₺45,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 360
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : .1997
₺7,80

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 1279
En / Boy : 16 / 23
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : .1997
₺15,60

İki Muftafa Kemal vardır; biri ben, et ve kemik Mustafa Kemal... İkinci Mustafa Kemal, O'nu 'ben' sözcüğü ile anlatamam. O, ben değil, bizdir. O yurdun her köşesinde yeni bir düşünce, yeni bir yaşam ve büyük bir ülkü için uğraşan aydın ve savaşçı bir topluluktur. Ben, onların rüyasını temsil ediyorum. Benim yaptıklarım, onların özlemini çektikleri şeyleri tatmin içindir. Geçici olmayan, yaşaması ve başarılı olması gereken Mustafa Kemal O'dur


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 32
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2006
₺10,50

Kalevala, kuzey insanın yalın hayatlarını anlatan bir halk destanıdır. Diğer destanlardan daha gerçekçi bir tarzda yazılmış olan bu uzun şarkı, doğadan başka bir yaşam kaynağı olmayan halkların dertlerini anlatır.

Tolkien’in Silmarilon’undan Ursula Le Guine’in Yerdeniz Öykülerine kadar birçok çağdaş edebiyat eserinde izlerini gördüğümüz Fin halk destanı Kalevala’yı diğer destanlardan ayrı kılan en önemli özelliği dünyayı “sözlerle değiştirmektir.” Kalevala’daki 50 şiirin neredeyse tamamında yer alan ozan Väinämöinen, koşuk/şarkı söyleyerek büyü yapar, sözlerle savaşır ya da tekne yapmak için sözler arar. Fin halkının o topraklara yerleşme ve paganlıktan Hıristiyanlığa geçiş sürecini anlatan destanda, Homeros’un İlyada’sından farklı olarak sadece iki halkın çatışmasını değil aynı zamanda dostlukları, evlilikleri ve kültürlerinin kaynaşması da anlatılır.

Kalevala’nın Fin kültüründe ve Fin ulusal bilincinde ayrı bir yeri vardır. İlk kez 1917’de bağımsız bir devlet kuran Fin halkının dillerini yaşatmaları belki de büyük ölçüde Kalevala sayesindedir. Yüzyıllardır halk arasında sözel olarak anlatılan destanların derlemesi olan Kalevala’nın çok çeşitli versiyonları vardır. Elinizdeki bu kitap 1849 tarihli Lönnrot’un derlemesidir ve günümüzde resmileşmiş tek Kalevala’dır. Özgün dilinden titiz uğraşlar sonucu yapılan Kalevala çevirisi, İlyada gibi, Gılgamış Destanı gibi dünya kültürünün kurucu başyapıtlarından biri olarak nihayet Türk okurlarıyla buluşuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 780
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2017
₺84,00

İdigey ile Moradım Destanı özelde Başkurt, genelde Türk kültürel belleğinin dış dünyaya yansıyan anlam alanlarından biridir. Hem mitolojik dönemden itibaren zihinsel akış halindeki kültürel kodları hem de tarihî dönemin bilinen belge ve bilgilerini bugünün insanına bir hatırlatma figürü olarak sunan önemli eserlerdendir. İdigey Destanı, birden fazla Türk boyu arasında bilinen ve anlatılan destanlardan biridir. Başkurtlar dışında Kırım ve Kazan Tatarları, Altay, Kazak, Özbek, Türkmen, Nogay ve Karakalpaklar arasında yaşamaktadır. Genel olarak destanın ana konusu ve olay örgüsü 14-15. yüzyıllarda Altınordu Devleti içinde yaşanan mücadelelere dayanmaktadır.

Araştırıcılar özellikle Kazak-Nogay destan sahasındaki destanlarda tarihsel gerçekliklerin diğer destan sahalarına göre daha ağır bastığı ve bunun en güzel örneklerinden birinin "Edige Destanı" olduğunu belirtirler. İdigey ile Moradım Destanı'nın başkahramanı ve karşı kahramanı, adları, mevki ve konumları, mücadeleleri yönünden bazı tarihsel verilerle örtüşmektedir.

İdigey/Edige/Edgü Mirza ile Altınordu hükümdarı Toktamış veya bu şahsiyetlerin Tümur Han ile yaşadıkları çeşitli siyasi ilişkiler, tarihi verilerle de doğrulanmaktadır. Fakat destanda adı geçen kahramanlar veya olaylarla, tarihte yaşamış şahsiyet veya yaşanmış olaylarla ilişki kurulsa bile, destanın o tarihi dönemi aşan bütüncül ve kurgusal bir özelliğe sahip olduğunu da öncelikle vurgulamak gerekmektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 223
En / Boy : 16,5 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2017
₺34,32

Dalli, Köroğlu dairesine mensup geleneksel Özbek hal destanıdır. Kaynak kişisi Ergaş Cumanbulbulogli, neşre hazırlayan Cabbar Eşankul’dur. Babasının emriyle Hasanhan’ın kardeşi Avazhan’a eş olması için Erzurum padişahının kızı Dalli’yi kaçırmak üzere tek başına çıktığı yolculuk ve Kubadşah ordusuyla mücadelesi anlatılmaktadır. Nazım - nesir karışık yapıya sahiptir, ismini destanın kadın kahramnanı Dalli’den almaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 542
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2017
₺37,44
1 2 3 ... 6 >
Çerez Kullanımı