• Kaplanın Sırtında
    Kaplanın Sırtında
  • Kâğıt Kesiği
    Kâğıt Kesiği
  • Ken Taç Dis
    Ken Taç Dis
  • Masal KADIN
    MASAL KADIN
  • Osman Pamukoğlu
    Debreli Hasan Geronimo
  • İdil Yazar - Çikolata
    İdil Yazar
  • Metin Akpınar Sahneye Adanmış Bir Ömür
    Metin Akpınar Sahneye Adanmış Bir Ömür
  • Zabel Yesayan Yaşamı ve Eserleri
    Zabel Yesayan Yaşamı ve Eserleri

Şibumi -Trevanian

Katyanın Yazı

Kasaba

Yirminci Mil

Kentte Sıcak gece

Ölüm Dansı

₺128,64

Alexander, “Biz bir aileyiz,” dedi çocuklarına. “Bir ailenin sadakati her şeyden ve herkesten önce gelmelidir. Birbirimizden haberdar olmalıyız, birbirimizi korumalıyız ve en önemlisi de birbirimize bağlı olmalıyız. Çünkü eğer bu sorumluluğu şerefimizle yerine getirirsek, asla mağlup olmayız. Ama eğer bu sadakatte bir tereddüdümüz olursa, hep beraber mahvoluruz.”

Aile nedir? Mario Puzo bu soruyu ilk önce dönüm noktası olan en çok satan kitabı unutulmaz Baba romanında yanıtlamıştır; Corleone ailesini yaratarak kan bağı kavramını sonsuza dek yeniden tanımlamıştır. 

Otuz yıl sonra, Puzo’nun bu konuyla ilgili en son görüşleri olağanüstü meslek yaşamını tamamlayan,  İtalyan tarihinin en büyük suç ailelerinden biri olan Borgiaları  anlattığı bu romanda görülüyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 432
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2020
₺47,40

Orduları politik yapan nedir?

Siyasete bulaşmaları mı yoksa siyasetin onlara bulaşması mı? Bekir Bülend Özsoy, 5. eseri olan Ordulaşan Devletler Devletleşen Ordular’da bu soruya kapsamlı bir cevap verebilmek için tarihin izini sürüyor. Kâh İngiliz topraklarına gidiyor kâh Samuraylar diyarına... Rusya, İtalya, Amerika, Fransa, Almanya derken, Dünya neredeyse tüm milletleri içine alan bir savaş alanına dönüşüyor.

Orduların askeri yapısını incelerken o dönemin toplumsal ve siyasi yapısına da yer veren Özsoy, olaylar arasındaki sebep- sonuç ilişkisini, kendine has üslubu ve bakış açısıyla tekrar değerlendiriyor. Ordu ve siyasi iradenin birbirlerinin yetki alanlarına müdahale etmesinin ne gibi sonuçları olabildiğine dair kritik tespitlerde bulunan kitap, bilinen tarihi farklı bir gözle okumak için de okuyucuya önemli bir fırsat sunuyor.

Ordulaşan Devletler Devletleşen Ordular’da; Rusya’nın Çarlık rejiminden sosyalizme geçişini, Amerika’nın bir İngiliz kolonisiyken dünya devi haline gelişini, Polonya’nın devlet olma serüvenini, bir devri kapatan Fransız Devrimi ve daha birçok önemli olayı tekrar hatırlayacak ve Dünya, yine yeniden kaynayan koca bir kazana nasıl dönüşmüş bir kez daha düşüneceksiniz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 400
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2020
₺39,50
₺50,00

Filippo Brunelleschi, Rönesans döneminde İtalyan hümanist düşünürlerin özgün icatlara yönelik doğal yeteneği ifade etmek için türettiği ingegno yani “deha” sıfatına layık görülen tarihteki ilk mimar hattâ ilk sanatçıdır. Çoğu Ortaçağ mimarının adı dahi bilinmezken onun adına şiirler düzülmüş, kitaplar ithaf edilmiş, biyografiler kaleme alınmış, büstleri ve portreleri yapılmıştır. Onunla birlikte yapı ustaları mimarlık yanında “isim” de yapmaya başlamış, yapıtları dünyaya bakışları, kişilikleri ve hayat hikâyeleriyle birlikte her dem yeniden “okunur” hale gelmiştir. Mimarın ilahi güçle hâlelendirilmesi yeni ve okuması keyifli bir efsane kültürünün de doğmasına yol açmıştır.

Floransa’daki Santa Maria del Fiore Katedrali'nin kubbesi böyle bir okumaya izin veren tarihteki ilk “başyapıt”lardan biridir. Yapımına 1296’da başlanan, ama aradan yüz yıldan fazla bir süre geçmesine rağmen devasa büyüklüğü nedeniyle kubbesi bir türlü tamamlanamayan katedral, dönemin yapı ustaları ve ileri gelenlerinin, çözümü için ilahi bir gücün dokunuşunu bekledikleri bir muammaya dönüşmüştür. Brunelleschi bu muammayı, üstelik dönemin inşaat tekniğinin olmazsa olmaz kabul ettiği ahşap kemer kalıbını kullanmadan, öküz-kaldıracı gibi türlü mekanik buluşlarla “mucizevi” bir şekilde çözmüş, böylece hem kendisine hem de mimarlığa yeni bir toplumsal ve entelektüel saygınlık kazandırmıştır.

Popüler kültür tarihi araştırmacısı Ross King’in, yayımlandığı yıl Amerika’da çoksatan kitaplar arasına giren bu çalışması, Brunelleschi’nin kubbesinin yapım sürecini mimarın kişisel serüveninin yanı sıra savaşlar, siyasal entrikalar, mesleki rekabetler ve ağır çalışma koşullarını içeren toplumsal ve tarihsel arka planıyla birlikte dramatik bir anlatıma kavuşturuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 184
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2020
₺27,65

Tahir M. Ceylan, bu çalışmasında Heidegger, Kant, Descartes, Spinoza ve Hegel ontolojileriyle hesaplaşmaktadır. Bu hesaplaşmada, öyle görünüyor ki, felsefenin tarihsel metodolojisini ve kendi hekimlik birikimini kullanmaktadır. Bu durum okuyucu için ayrı bir öneme sahiptir. Çünkü günümüz insanı yeni bir ‘evren’e yeni bir insan olarak adım atmak durumundadır. Bu değişimde felsefe, kullanılabileceği tek ve biricik araçtır.

- Prof. Dr. Şafak Ural – İst. Üniv Felsefe Bölümü Öğretim Üyesi


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 664
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺68,00

Bekir Bülend Özsoy’un Son İyi Savaş’la başlayan İkinci Dünya Savaşı’nı yazma serüveni, savaşın panoramik anlatımı, daha sonra kara, hava ve deniz kuvvetlerini anlatıma geçti. İkinci kitapta savaşın karacılarını, üçüncü kitapta savaşın denizcilerini bütün cepheleriyle ve özellikleriyle yazdı. Bu dördüncü kitapta ise savaşın havacılarını anlatıyor, yani Savaşın Kartalları, Kartalların Savaşı…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 408
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺56,00

"Döngüde Bir Yusuf" ile gecenin kör karanlığında, kor gibi parlayan çoban ateşinin kenarına bağdaş kurarak, Yörük bilgesi Akış Koca'nın kulaklara üflediği büyülü masala ortak olacak; 68 Kuşağı'nın alev alev yanan öğrenci protestolarında Deniz Gezmiş ile birlikte pankart açacak; omurgasız bir cezaevi müdürünün sessiz, özür dilercesine açılmış kollarını havada bırakıp özgürlüğe adım atacak ve Sultanahmet'in yetmiş iki milletten insanla devinen, tarih kokan sokaklarında yitirdiğiniz kalp atışlarınızı arayacaksınız...

Kendisi de 68'li olan Ali F. Bilir'in yakın tarihimizde hayat bulan bu ilk romanı iç sızlatacak kadar duygulu, kimseye anlatılamayan sırlar kadar karanlık, ama basit bir otel odasının penceresine doğan yeni gün gibi, duş sonrası lavanta kokulu bir yatağa uzanmak gibi, yıllar önce terk edilen sevgilinin en sevdiği çiçeği hatırlamak gibi umut dolu...

Bir solukta okuyacaksınız...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 184
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺25,60

Himalayalar’ın ardında bir masal diyarı, karlı dağların arasındaki gölgeli vadilerde kök salmış bir medeniyet, kültürlerin, dillerin ve dinlerin kavşağı Ladakh!

Birbirine kavuşan kutsal nehirlerin kıyısında yapılan yolculuklar…

Zamanın durduğu manastırlar, tapınaklar ve saklı hazinelerle dolu saraylar…

Ve Tibet’in sürgündeki lideri Dalai Lama başkanlığında gerçekleşen özel bir tören…

İlknur Akman Erk Ladakh’ta geçirdiği bir haftanın güncesini ve Dalai Lama’dan öğrendiklerini paylaşıyor.

‘’Benim dinim çok basit: Süslü püslü tapınaklara, karmaşık felsefelere ihtiyacımız yok.

Kalbimiz tapınaklarımız, felsefemiz de iyilik!’’ Dalai Lama


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 112
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2018
₺34,40

Söz Sanığın bir siyasi savunma örneğidir. Yılmaz Güney, Sanık adlı belgesel öyküsünde sanık Yaşar Yılmaz’ın Kontrgerilla’nın Erenköy merkezindeki işkence ve sorgusunu anlatmıştı. Bu kitap sanığın mahkemedeki savunmasıdır. Bu nedenle Sanık öyküsünün devamı sayılır.

Yetmişli yıllardan itibaren defalarca basılan bu belgesel kitap, bugun de güncelliğini koruyor. Ellinci yılını yaşayan 68’lilerin genç kuşaklarca tanınmasına yardımcı oluyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 119
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺20,80

12 Eylül 1927’de, bir yıl kadar önce hükümetin kararı, Reisicumhur’un onayı ile ilk ruleti İstanbul Belediye Başkanı Muhiddin Bey tarafından çevrilerek hizmete sokulan ‘Yıldız Kumarhânesi’ savcılar ve polisler tarafından çepeçevre kuşatılarak basıldı. Kumar paralarına el konuldu. Sosyeteye mensup seçkinlerden ve çoğunluğu tanınmış işadamlarından oluşan ‘kumarcıların’ hepsi, mahkemeye sevkedilmek üzere ‘nezaret altına’ alındı. Kumarhâne bir daha açılmamak üzere mühürlenerek kapatıldı.

Efkâr-ı Umûmîye/kamuoyu ‘Yıldız Baskını’ haberleriyle çalkalanırken ve olayın üzerindeki esrar perdesi yerli yerinde dururken... Üstelik, aradan 48 saat bile geçmemişken...
14 Eylül Çarşamba günü saat 15.00 - 16.00 sıralarında, Beyoğlu Tiyatro Sokağı’nda silahlar patladı ve kan gövdeyi götürdü!

Murat Çulcu okurları adeta ‘zaman tüneline’ sokuyor, 91 yıl önceye götürüyor. Zamanın konuşulan dili ve gazeteci lisanıyla her şeyi ‘yeni baştan’ yaşatıyor.

Kısacası ‘dört başı mamur’ tarihsel bir olay ve ‘tadını damakta bırakan’ kıvamda belgesel bir polisiye.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 320
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2018
₺56,00

1968 Türkiyesi ve 1968 gençliğinin önde gelen isimleriyle ilgili, dönemin en aktif kişilerinden biri olan Zihni Çetiner’in anıları.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 384
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺46,40

 ‘Öyle masal kahramanlarınınki gibi bir hayat yoktu hayallerimde. Benim solup giden hayalim bir mutfağımın olmasıydı. Sıcak, çok sıcak. Ocakta pişen yemeğimin  buğusunun sıcacık yaptığı, yemek kokusunun elbiselerime  sindiği bir mutfağım olsun isterdim. Çocuklarımın  mutlulukla karınlarını doyurduğu, benim pişirdiğim yemeklerle büyüdükleri, demli çayımı yudumladığım bir mutfak… Kışın giremediği bir mutfak. Şimdi, soğuktan hissetmediğim ellerimin yıkadığı küçük, eski bir tencere dışarıdaki taşın üstünde kendisine yer bulmuş. Birkaç parça tabak, kaşık, bardak ise bir muşambanın üstünde… Hayallerimin solup gitmesinden daha zoru ise çocuklarımın  gözlerimin içene her baktıklarında benden istedikleri şey. Hayal kurmayı unutturan bu yaşamda, yeni filizlenen bu tohumlara hayal kurmayı öğretmek. Umut vermek. Bitmeyen kara kışa inat…’

Bireysel trajedilerin toplamından oluşan toplumsal felaketin anlatımı olan yaşanmışlığın şiirsel öyküleri..!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 104
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2018
₺25,60

"Toplumcu gerçekci, adeta her satırında derin mesajlar içeren, insan psikolojisini irdeleyen, hayatın akışı içerisinde insanoğlunun olaylar karşısındaki tepkilerini, bazen dramatik bazen komedi bir üslüpla ortaya döken birbirinden güçlü, ilginç ve güzel on altı hikayeden oluşan Bir Yudum Huzur, kuşkusuz insanımızın bireysel ve toplumsal resmini harikulade bir derinlikle çiziyor, yaşamın güzelliklerini, değerlerini kapsıyor, arıtıyor ve bir öz halinde okuyucuya sunuyor."


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 150
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2018
₺25,60

Bu kitapta, Osmanlı gerçeğiyle ilgili tarihi veriler ışığında, ‘üç kıtaya yayılan, elli devletten haraç ve vergi alan bir imparatorluğun çöküş nedenleri’ yanıtlanmaya çalışılmıştır.

Osman Bey liderliğinde Türkmenlerin kurduğu beylik tarih sahnesinde yerini almış, fakat aile egemenliğine yönelik anlayışıyla Türkmenler yönetimden uzaklaştırılmıştır. Devleti, devşirmelerle yönetmeyi yeğlemişler ve savaşçılığa yönelik çokuluslu bir hanedan devleti kurmuşlardır. Savaş devleti olarak çöküşü içinde büyüten bir İmparatorluğa ulaşmışlar, ama büyüttükleri devleti koruyamamışlardır.

Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküş nedeninin özü; ulema ve hanedanın bilime, eğitime, üretime, demokrasiye, ekonomiye, teknolojiye, sanayiye önem vermeyen ve ‘önce insan’ demeyen bir devlet yapılanması ve yönetim anlayışıdır. Çöküşle ilgili nedenler yumağı ise, bu öykünmeci çarpık yapılanmanın ve yönetim anlayışının ayrıntılarıdır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 456
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2017
₺72,00

Makedonya’nın AB’ye uygun yeni pasaportu çok güzel, mikroçipli, rengi kırmızı, sayfaları kalın… Üsküp’ten çıktık ve 50 Km. yol yaptıktan sonra karşımıza otoban gişesi gibi bir yer çıktı. Meğer Makedonya-Sırbistan sınırıymış. Pasaportu verdim. Polis bana Slavca hoş geldiniz deyip yine Slavca güle güle diyerek pasaportuma mühür vurdu. Biraz daha gittik Bosna’ya girdik yine pasaport, yine Slavca hoş geldiniz, güle güle ve yine mühür. Ardından Hırvatistan, pasaport ve mühürler.

Slovenya, pasaport ve mühürler… Eski Yugoslavya Federasyonu’ndan çıkana kadar sekiz mühür vurulmuştu. Slovenya’dan sonra ise artık AB’ye girdiğimiz için hiçbir yerde durmadan Hannover’e ulaştık. Yani AB kendi arasındaki sınırları kaldırmışken Yugoslavya’ya hudutlar koymuştu. Bu kitabı bir gün Diyarbakır’dan Sivas’a, Sivas’tan Ankara’ya, Ankara’dan Bolu’ya, Bolu’dan Samsun veya Trabzon’a ya da İstanbul’da Fatih semtine girerken pasaport göstermek zorunda kalmayalım diye yazdım. Umarım “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına, Türk milletine” hayırlı olur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 80
En / Boy : 13 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2017
₺14,40

Sokak çocuklarının yaşamını, günlerini onlarla beraber geçiren Ramazan Çebi’nin gözlemlerinden okuyacaksınız.

‘’Sokak çocuklarının hayatını, Sokağın Çocukları başlığıyla kaleme alırken yaşamımın hiçbir döneminde bu kadar kalp ağrısı çektiğimi, bu kadar gözyaşı döktüğümü hatırlamıyorum.’’

Ramazan Çebi


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 13 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2017
₺28,00

Kaymakamlık Yıllarım ve Avukatlık Yıllarım başlıklı eserleriyle kendisini daha önceden tanıdığımız yazar, üçüncü kişinin anlatımıyla otobiyografisinin son dönemini sunuyor okura. Anılar dizisi üçlemesinin son halkası olan bu yapıt, çok yakın tarihimizin sosyal-siyasal ve kişisel gerçeklerini cesur, tutarlı, keskin bir gözlem gücüyle şiirsel bir dille bizlere anlatıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2017
₺26,07

Rahmi Kumaş’ın yaşam öyküsü


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 486
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2017
₺52,00

Elinizdeki roman üç kuşağın (dede, baba, torun) bir çocuğun gözünden sancılı ama bir o kadar da hoş ve yaşanmış iç içe geçmiş gerçek öyküler bütününden oluşmaktadır. Bu öyküler aslında çoğunluk insanımızın toplumsal ve siyasal gelişiminin tipik birer macerasıdır. Haliyle romandaki olaylar yaşanmış olaylardır, kişiler de gerçek kişilerdir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2017
₺34,40

İkinci öykü kitabı “Ölüler Kasabası” ile Taşkın Pelivan, kahramanlarının yalnızlıkları, yenilgileri, ürkeklikleri, tereddütleri içinden okuyucuyu yeni bir yolculuğa çıkarıyor. Kitabın coğrafyası ve özneleri, esere adını veren öyküden de anlaşılacağı üzere, yer yer kentin ve kentlilerin dışına taşıp kasabayı ve kasabalıları içine alıyor. Kahramanlarının zihnindeki geçmiş ve gelecek arasında salınan varoluşsal arayışlar, çoğu öyküde mektuplarla dile geliyor, hakikate bürünüyor. Öyküler arasında kurgusal bütünlüğü sağlayan geçmişten şimdiye, şimdiden geleceğe atılmış bu mektuplar.

Çoğunluğun ve gündeliğin parçası olmak, aynı anda hem trajik bir mahkumiyet hem önüne geçilmez bir komedyadır; kurgusal olarak birbirinin içine geçmiş bu dokuz öyküye yekpare olarak bakıldığında yazarın ısrarla okuyucunun karşısında inşa ettiği hakikat budur. Ancak benzersiz olma arayışı, ya da sıradanlıktan kaçış nihayetinde her öyküde bir “aleladeliğe” demir atıyor. Kitaba hâkim muzip dil bu içerik ile bütünleşiyor.

“En büyük korkum hayatı yaşayamamış olmakta! Tüm aşırılıklarımın/çöküntümün sebebi de işte bu korkum. Bir şey yapmak istiyorum. Herkes gibi. Sonra, dünyanın en güzel camisini tasarlayıp var olmakla yok olacağından korkan, çizimlerini yakan Şirazlı mimar gibi hiçbir şey yapmıyorum.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 120
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2017
₺24,00

Çocukluğumda Köy Enstitüleri’nin büyüleyici hikayelerini, çok dinlemiştim. Öğretmen olduğumda da ilk tercihim İvriz Öğretmen Okulu oldu. Köy Enstitüleri benim için uygarlığa, bilime, sanata, aydınlığa, insanca ve özgür yaşama özlemin destansı öyküsüdür.

1973 yılının karlı bir kış günü İvriz’de Cumhuriyet aydınlanmasının meşalesini taşıyan öğretmenlerle tanıştım. Cumhuriyetimizin ilk kadrolarının o muhteşem heyecanı ve coşkusu beni derinden etkilemişti. İşte o heyecanı ve coşkuyu İvriz’de öğrencilerimle yaşadım.

Gerçek kurtuluşumuz için, cehaletin ortadan kaldırılması gerekiyor. Eğitilmiş toplumlar, uygar yaşamın kurucularıdır. Daha güzel bir yaşam için hayatı sorgulamak gerekiyor. Sorgulamanın başladığı yerde felsefe kaçınılmaz oluyor.

Felsefe hayal dünyamızda yeni pencereler açar. Felsefe, insana kendisini keşfetmenin yollarını gösterir. Felsefe yaşamın tüm alanlarını kapsayan kümülatif bir bilgidir.

Bazıları hayatı yaşarlar.
Bazıları da hayatı sadece seyredip eleştirirler.
Katılmak ve yaşamak hayatı güzelleştirip zenginleştirir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 490
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2017
₺56,00

Bu kitapta ortaya koymak istediğimiz; Osmanlı tarihini kuruluşundan batışına kadar ana hatlarıyla anlatmak ve egemen bir zümrenin bakış açısını yansıtmaya çalışmaktır. Osmanlı tarihi bir yönüyle savaşlar tarihidir. Ancak, bu kitapta Osmanlı tarihine arka pencereden bakmaya, Osmanlı anlayışını, sosyal ve ekonomik yapısını, Osmanlı’nın insana bakış açısını vermeye çalıştık. Öz olarak, Osmanlı tarihiyle yüzleşmeye yönelik bir adım atmayı, Osmanlı gerçeğini vermeyi amaçladık.

Soran, sorgulayan bir yaklaşımla Osmanlıları Türklerin gözüyle görmeye çalıştık. Üç kıtaya yayılan ve bir dönem Avrupa’nın en güçlü devleti olan Osmanlı’nın, adım adım çöküşünü yansıtan tarihi bir yolculuğun içinde insanı görmeyi amaçladık.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 648
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2017
₺72,00

Yapıcılığın Gücü, Türkan Saylan'la Söyleyişler kitabı bizi sadece yakın geçmişe doğru bir yolculuğa çıkarmıyor, aynı zamanda bugüne de ışık tutuyor.

Yaşama ve kendine insancıl bir yaşam alanı oluşturma hakkının çağdaş bir demokrasi anlayışı içinde  her tür kolektif, kültürel , dinsel, ideolojik kimliğin ötesinde  sonuna değin korunması ve savunulması düşüncesi  İpşiroğlu ve Saylan söyleşisinin eksenini oluşturuyor.

Bu kitapta Türkan Saylan’ın  yüz binlerce insanı etkileyen üretici ve yapıcı kişiliği ve mücadelesi aracılığıyla  çağdaşlaşma ve demokratikleşme süreci içindeki olumlu ve olumsuz gelişimler, geriye tepmeler, bocalamalar eleştirel açıdan irdeleniyor. Her şeye rağmen umut dolu bir kitap.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 240
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2017
₺34,40

O iki kadın zor zamanlarda, dimdik ayakta kaldı. Üzerlerine çöken koca imparatorluğun altında ezilmemek için mücadele verdi. Cephelerdeki baba, koca, ağabey ve kardeşlerinin yokluğunda, çoluk çocuk yetiştirdi veya ailelerine destek olarak hayata direndi. İyi günlerde doğmuşlardı. Zor günlerde, cephelerden haber bekleyerek geçti gençlikleri. Ömürleri, Türkiye’nin nispeten iyi günlerinde sona erdi. İkisi de çok gururluydu, çok inançlıydı, çok umutluydu. Kadın adının yeni yeni su yüzüne çıkmaya başladığı dönemde, bu ülkede, kadınlarla ilgili olarak gördükleri “teceddüt ve terakki”yi takdirle kucakladılar. Evet bir cümleye başlarken “kadın kısmı” dedikleri de oluyordu ama ikisinin de cinsiyet ayırımcılığı bundan öteye hiç gitmedi.

İşte şimdi hayatımda önemli rol oynayan bu iki kadını özlem ve rahmetle anıyor, bu kitabı önce artık iki genç kadın olan kızlarım Belkıs Öykü ve Aliye Petek’e, sonra yüzü hep gülen annem Saadet Gülten Öndün’e ithaf ediyorum. Kızlarımın ısrarı ve annemin neş’eli düzeltmeleri olmasa, bu satırlar bir araya gelemezdi. Özellikle anneme, sebebi ne olursa olsun, bana anneannemle uzun uzun vakit geçirme fırsatı verdiği için şükran duyuyorum.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 120
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2017
₺28,00

2010 güzünde Koşuyolu Mahalle Evi’nde başlayan NEYYA Nükhet Eren Yaratıcı Yazarlık Atölyesi, geçen zaman içerisinde çalışmalarını genişletti ve derinleştirdi. Hayallerinin peşinden gitmeyi seçen çok sayıda edebiyatsever katılımcı, okuma ve yazma atölyelerinde biraraya geldi. Unutulmuş yazar Mahmut Yesari’den Latin Amerika yazarlarına, Edebiyatta Varoluşçuluk’tan Yelken dergisine, Don Quijote’den Ermeni Edebiyatına, Shakespeare’den Edebiyat-İktisat araştırmalarına kadar farklı sahalarda edebiyat kazıları yapıldı. Yaklaşık iki yıldan bu yana Papirüs dergisini hazırlayan NEYYA, yedi yıldır Türkiye ve dünyanın farklı şehirlerinde edebiyat sunumları gerçekleştirdi. Hayale Yığılan Şeyler (2011) ve Kırk Bin Sözcük Biliyordum (2015) adlı iki öykü kitabı ile Nefeslik (2014) adında bir fanzinin sahibi olan atölye, edebiyatta dayanışmanın farklı bir örneği oldu.

Bu kitapta yer alan 36 öykü, NEYYA katılımcıları tarafından yazıldı. Herhangi bir konu, karakter, bakış açısı, anlatıya bağlı kalınmadan ve sayfa sınırı olmadan özgürce yazıldı öyküler. Yedi yıldan bu yana atölyeye devam edenle henüz birkaç ay önce başlamış olanın öyküleri yan yana geldi. Kendine ait yayımlanmış kitabı olan bir katılımcıyla, ilk öyküsünü yazan başka bir katılımcı aynı öykü kitabında buluştu. Yazmanın, başka bir ifadeyle, yazıyla yeni dünyalar kurmanın peşinde koşan hikaye anlatıcıları cesur bir hayata yaslandılar. Sonra mürekkep olup uçsuz bucaksız okyanusa karışmak istediler. Sözcüklerin büyülü ritmini okurlarıyla birlikte yakalamak için.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2017
₺28,80

Her savaş içinde, askerler düşmanla savaşır diye bilirdik. Bu tam doğru değil. Yazarın Son İyi Savaş ve Savaşın Generalleri Generallerin Savaşı kitaplarında okuduğumuz ve bu kitapta da okuyacağımız gibi çoğunda en amansız savaşlar kurmayların kendi saflarında gerçekleşiyor.

Bu kitap işte bu gerçeği kaynakları ile ortaya koymayı amaçlıyor. Okuyucuyu tarihin içinde dolaştırarak olayları ve arkasındaki kaprisleri anlatmayı amaçlıyor.

Savaşın amiralleri ile amirallerin savaşı arasındaki yorumu siz okuyuculara bırakıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 376
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2017
₺44,00

‘’Şu lambayı görüyor musun? İşte o lamba yanınca ben de kafamı rahat koyacağım yastığa.’’
Gaziantep’in Şehreküstü semtinde gaz lambası ışığında ders çalışarak çıkılan bir yolculuk, günümüzde beş farklı sektörde faaliyet gösteren büyük bir holding ile devam ediyor. O yolculuğun başındaki küçük çocuk artık ülkeye ve dünyaya ‘ışık verme’nin sevincini yaşıyor.
Kendi deyimiyle ‘’Başarı en büyük mutluluktur’’ söylemini doğrular şekilde...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 216
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2016
₺34,40

Bir Köy Enstitülü tarafından yazılmış ve Köy Enstitüleri’ne değişik açılardan bakan, kapsamlı bir çalışma.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 288
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2016
₺31,20

Felsefe ve Spor, toplumumuzda henüz gerekli olgunluğa ulaşamamış iki alan: Yaşamımızda ne doğru dürüst Felsefe var ne de Spor. Genel görünümde felsefe yapanlar spora ilgisiz, spor yapanlar felsefeden habersiz olunca "Spor Felsefesi" kavramı felsefe çevrelerinde küçümsenirken, spor çevrelerinden anlasız ve boş söylem olarak görülüyor. Sonuçta "Spor Felsefesi" birbirine çatılmış iki bilinmez gibi kalıyor. İster yapalım, ister yapmayalım, ister ilgilenelim, ister uzak duralım. Spor, İnsan‘ın varlık yapısının vazgeçilmez bir gereksinmesi. Böylesine temel, günümüz insanının yaşamı bakımından yaygın ve çok yönlü bir olgunun felsefece ele alınmaması düşünülemez. Ne var ki, batı düşünce tarihinde de Spor Felsefesini besleyen pek çok gelişme bulunmasına karşın, spor felsefesinin ortaya çıkışı ancak 20. yüzyılın ortalarına doğru gerçekleşmiştir. Spor Felsefesi, Spor yapan İnsan‘ın Felsefesidir; yani bir İnsan Felsefesidir. Spor Yapan İnsan‘ı sorun etmeyen her İnsan Felsefesi eksiklidir. Kitapta Spor yapan İnsan, Yaşama Sorunu bakımından ele alınmakta ve bu sırada ortaya çıkan değişik sorun alanlarını göstermeye çalışmaktadır. Kitap hem spor üstüne, hem spor yapan İnsan üstüne, hem de değişik Spor Felsefesi Sorunları üstüne aydınlık getirmeyi amaçlamaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2016
₺32,00

Yüzyıllar boyu “Kraliçe Şehir” olarak adlandırılan İstanbul’un uzun, dünya tarihine yön vermiş, çalkantılı geçmişine ve ismine yakışır şekilde pek çok güçlü kadının “eli” değmiştir. Özellikle Bizans dünyasında imparatoriçeler veya prensesler uzun ve tehlikeli yolculukları göze alarak uzak ülkelerden pek çok değerli kutsal emaneti başkente taşımışlar; kilise, manastır, kütüphane yapımına öncülük etmişler veya katkı sağlamışlar, bilim adamlarını, sanatçıları, filozofları himaye etmişler, Antik Dönem’in biliminin ve felsefesinin kaybolmadan çağlar boyu yeni nesillere aktarılması için, eskinin yazılı kaynaklarını toplatmışlar, kopyalattırmışlardır. Kutsal şehir Kudüs’te kazılar yapıp İsa’nın çarmıha gerildiği yerde haçı bulan Büyük Konstantin’in annesi Helena bu kadınların öncüsüdür. Konstantinopolis Üniversitesi’nin kurulmasına öncülük eden II.Theodosios’un karısı Eudoxia bu güçlü kadınlardan bir tanesidir. Antik Dönem’den bu yana tıp literatürünün en önemli yapıtlarından biri olan ve Roma dünyasının ünlü farmakologu Kilikya’lı Pedanios Dioscurides tarafından yazılmış Materia Medica’yı kopya ettiren ve böylelikle Antik Dönem’in bu önemli eserinin kaybolmadan günümüze kadar gelebilmesini sağlayan Anicia Juliana bir başka aristokrat Konstantinopolis kadınıdır. Anicia Juliana bununla da yetinmeyip Bizans’ın Altın Çağı’nın en kudretli imparatoru Büyük Jüstinyen’e meydan okumak pahasına başkentin en büyük ve görkemli kilisesini yaptırmıştır. İkonakırıcıları tarihin tozlu sayfalarına gömen, Hıristiyanlığın yılmaz kadın savaşçıları olan Bizanslı imparatoriçelerdir. Kitap bu güçlü kadınları anlatmaktadır...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 152
En / Boy : 14,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 11.2016
₺40,00

"Kış"ın huzur verici bir masal dünyasına dönüştürdüğü coğrafya… Doğa ile insanın uyumlu bir birliktelik oluşturduğu sonsuz beyazlık… Bu toprakların binlerce yıldır sahipleri olan Samilerin, rengeyiklerinin, husky köpeklerinin yarattığı zengin kültür… Karla örtülü ormanlar, donmuş denizler, göller, ırmaklar…
 
Bu kitap, bu çarpıcı kültürün keşfedilmesini sağlarken, "kara kış"ın olağanüstü bir keyif ve heyecana dönüştüğü bir dünyanın kapısını aralamayı amaçlıyor. Huzur verici bir kış masalına davet ediyor…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 112
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 2.2017
₺40,00

Mısır’da altı yıl bir Fransız turizm şirketinin temsilciliğini yapan ve mesleği nedeniyle yıllardır Mısır’a gidip gelmeye devam eden, profesyonel tercüman-rehber Turgay Tuna, ‘Ahlan ve Sahlan Kahire’ adlı kitabında dünyanın en eski kentinlerinden Kahire’yi anlatıyor. Tuna’nın kitabında, kentin mahallelerinden tarihi mekanlarına, Nil Nehri’nden piramitlere, yeme içme alışkanlıklarından siyasi yapıya her şeyi bulmak mümkün. Tuna’nın kalemiyle kısa bir Kahire gezisine çıkıyoruz.

… Güneş, batıda Libya sınırlarına doğru uzanıp giden, kilometrelerce sonra da yeryüzünün en büyük çölü Büyük Sahra’yla kucaklaşan Giza Çölü’nün üzerinde, dünyanın öteki yarısına doğru ağır ağır kaynamaya başlarken, binlerce camiden ezan sesleri yükseliyor gökyüzüne. Ezan seslerine karışan klaksonlar, arı kovanı gibi hareketli kentin gürültüsü; Nil üzerinde, rüzgarı arkasına alarak kayıp giden bembeyaz felukaların yüzyıllar ötesinden bu yana süregelen danslarına eşlik ediyor. Geçmişte güneş tanrılarının yaşadığı bu ülkenin başkentine tepeden bakmak bir başka güzel…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 312
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2016
₺48,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 48
En / Boy : 23 / 20,5
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 4.2010
₺25,60

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2004
₺11,06

Gülnar coğrafyası insanı, yaşam tarzı, dili, üretim ilişkisi gibi konularla ilgili bir çalışma.

Yaklaşık on sene boyunca bölgeyi köy köy dolaşan Bilir çifti topladıkları bu bilgileri ve edindikleri izlenimleri yaklaşık bir buçuk yıllık bir yazım süreciyle bu değerli kitabı ortaya çıkardılar.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 680
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2016
₺64,00
Abdülkadir Bulut, yapıtlarını öteden beri ilgiliyle izlediğim bir şair. Her şeyi bir türkü kıvamında, bir türkü tadında eritiyor. Yerel görünümlere durumlara dayanıyor. Ordan soylu imgeler yaratıyor... Kasabalı bir Lorca. Her şiirinde şiir var... -Cemal Süreyya- Abdülkadir Bulut yaşamıyla halktan biriydi. Toroslar‘ dan bir "Yörük" olduğunu ne özel yaşamında, ne de şiirinde unutmuştur. İşte bu nedenle Abdülkadir "herkes"tir ve şiirleri de "herkesleşmiş"tir. Bu, halk ozanlarına özgü nitelik, doğal olarak, onun şiirlerini çoğullaştırmış, "biz"leştirmiş, bu şiirlere bulaşıcı bir etki gücü kazandırmıştır... Son kitabı "Yurdumun Şiir Defteri" bu sözlerimi kanıtlayacak bütün dilsel, biçimsel ve yapısal niteliklere sahip yüksek düzeyde bir kitaptır. Bu nedenle, saçma bir kazayla gelen ölümü, yükselen bir şiiri sırtından hançerledi. -Özdemir İnce- Abdülkadir Bulut şiir mirasını, günümüzün geç ozanı, satır satır, dize dize, sözcük sözcük okuyup üzerinde düşünmeli, bu şiirin tadına varmaya çalışmalıdır. Şiir severler yitirdikleri şiir tatlarını bu şiirlerle yeniden kazanacaklarını, sözün kaybolan ağırlığını Abdülkadir Bulut‘ un dizilerinde yeniden bulacaklarını bilmelidirler. -Ataol Behramoğlu-
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 454
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2010
₺36,00

2016 Ekim ayında fakültemizde Öğretmen Yetiştirmede Değişim ve Dönüşümler Ulusal Çalıştayı düzenlemişti. Bu çalıştaya gelen ilköğretim sınıf öğretmenlerinden biri “Değerli araştırmalar, yapıyorsunuz, çok güzel anketler uyguluyor, ölçekler geliştiriyorsunuz. Bunlar kuramla desteklenen ve yeni kuramlar üreten araştırmalar. Hepsi birbirinden değerli ve yapılması gerekli çalışmalar, ancak birbirimizin dilinden anlamıyoruz hocam! Kuram iyi de sınıfta ne yapalım,” demişti.

Biz de öğretmenimizin bu sorusuna cevap olması dileğiyle, sınıf ortamlarında uygulanabilecek, dersleri küçük oyunlarla, sanatla, dramayla süsleyen, yapılandırmacı, yansıtıcı yaklaşımları, yaratıcı ve eleştirel düşünme, görsel okuma modellerini açıklayan, uygulama örnekleriyle destekleyen bir kitap hazırladık. Bundan sonrası öğretmenlerimizin hayal güçlerine kalmış.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 240
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2017
₺41,60
"Önce Kadınları Vurun" terörist eylemlerle ilgilenen polis ekiplerine verilen öğütlerden biridir. Neden? Kadınlar erkeklerden daha acımasız oldukları için mi? Bir kadını öldürmesi istendiğinde duyulan içgüdüsel kararsızlığın üstesinden gelmek için mi? Kadınlar erkeklerden daha tehlikeli oldukları için mi? Bu sorulardan etkilenen Eileen MacDonald, yaşadıkları toplumsal düzene başkaldıran ya da ülkelerinin bağımsızlığı için savaşa şiddet yanlısı örgütlerden kadınlarla röportajlar yaptı.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 302
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .1991
₺28,00
Cinsel Burçlar

Sayfa Sayısı : 492
Basım Tarihi :
Kapak Türü : Karton Kapak
Kağıt Türü : 2. Hamur
Basım Yeri : İstanbul
₺2,37 KDV Dahil

"Kusursuz bir araştırma. Bazen şiirsel, sık sık egzotik ve tümüyle mükemmel." -Daily Mirror- Caddelerinde safran rengi kıyafetleriyle Budist rahiplerinin, birinci sınıf gangsterlerin, fahişelerin bir arada olduğu, tapınakları ve genelevleri ile ünlü benzersiz şehir Bangkok... Bir Mercedes'in içinde piton ve kobralarla hapsedilerek olağan dışı bir planla öldürülen, Afro-Amerikan Deniz Kuvvetleri çavuşu... Bu cinayette ortağını kaybeden fahişe bir annenin oğlu, yarı Taylandlı yarı Amerikan, inançlı bir Budist polis memuru Sonchai Jitpleecheep ve ruh kardeşinin peşinden çıktığı ruhsal yolculuklar... Tayland-Kamboçya-Amerika hattında uyuşturucu, fuhuş, rüşvet ve yeşim taşı trafiği... Ve FBI'ın bu olayı araştırması için Bangkok'a gönderdiği bir kadın... Bangkok 8, Sonchai'nin gözünden harika bir Doğu-Batı analizi ve elinizden bırakamayacağınız müthiş bir roman...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 432
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2010
₺36,00

"Bor Kapanı" Türkiye‘nin bor sorununu ele alıyor: - Dünyadaki bor madenlerinin % 70‘ine sahip Türkiye‘nin, bor ürünü piyasasından aldığı pay sadece % 7... - Türkiye bor madenlerini neden değerlendiremiyor? - Ülkemizin bor madenlerini uluslararası kartel ve aracılar nasıl esirleştirdi, bor madenlerimiz nasıl kapana kondu? - Bu esirleştirme sürecinde yaaşanan olaylar, yaşayan insanlar, tarihler ve rakamlar... - Bor madenlerimiz, bu kapandan kurtarmanın yolları...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 288
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2006
₺24,80

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 560
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2013
₺56,00
Ölüp yok olmak insanın kaçınılmaz kaderi mi?
Diriliş ve sonsuz yaşam için en ufak bir umut yok mu?
Dinler...
Dinler insana diriliş ve sonsuz yaşam vaat ediyor...
Ama yüz milyonlarca insan bu umudu yüreğinde taşımıyor...
Onlar ölümsüzlük için başka çareler arıyorlar...
Ve de bu arayış binlerce yıldır devam ediyor...
Ne zamana kadar?
Bir gün insanlık ölüme çözüm bulacak mı?
Bu mümkün mü?...
Bu kitapta ölümsüzlük arayışında olan bir bilginin sürükleyici serüvenini okuyacaksınız...
O, insanlığın binlerce yıllık düşüne gerçekleştirdiğine inanıyordu.
Gerçekten de akıl almaz bir çare bulmuştu ölüme.
Nazıl mı?
Kuşkucu Tomas, Bir Satanistin Anıları adlı romanlarını, Kehanet veya Saplantı, Son Beste adlı öykü kitaplarını yayınladığımız E. Katırcıoğlu'ndan çarpıcı ve gerilimli bir roman...
(Arka Kapak)
Sayfa Sayısı : 302
Basım Tarihi : Haziran 2003
Kapak Türü : Karton Kapak
Kağıt Türü : 2. Hamur
Basım Yeri : İstanbul
₺21,33

Gülnar bölgesi dili üzerine kapsamlı bir çelışma.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 167
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2016
₺20,80

Bu kitap yaklaşık 6 yıllık bir çalışmanın ürünü olup, Toroslarda Gülnar coğrafyasında yaşayan Türkmen boylarının olağanüstü öyküsünün yanı sıra, bu toplumun var ettiği kültürel zenginliklerin bir dökümünü de içermektedir


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 432
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2016
₺56,00

Located on the western hillside of the Akdağ Mountains, the ancient city of Tlos was a prominent Lycian settlement, due to its vast territory resting on the mountainous region and its commanding position overlooking the Eşen river valley to the west.

Long forgotten at the back room of the history, the ancient Lycian city has been woken up from its 11 thousand year sleep. During the excavations and surface surveys conducted since 2005, archaeological finds of great importance have been recovered, finds which reshape the history of this region. The link of prehistoric cultural routes extending over Western Anatolia to coastal Lycia has been documented for the first time through continuously inhabited settlements surviving from the Neolithic Period down to the present day.

This book takes the reader interested in history on a long journey, guiding them through a region extraordinarily rich in archaeological remains.


Basım Dili : İngilizce
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 216
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2016
₺48,00

Ünlü Parapsikolog Dr. Andrews İstanbul’a bir seminer için gelmişti. Ancak gördüğü ilginç bir rüyadan sonra seminer onun için ikinci planda kalacaktı. Rüyasında gördüğü o kırmızı yalının, Boğaziçi’ndeki diğer benzerlerinden önemli bir farkı vardı. Büyük bir cinayete sahne olmuş; cinayetin faili bulunamadığı için bu olay ve bu yalı gizemini günümüze dek korumuştu.

Herkes burayı “Kanlı Yalı” olarak biliyordu ve Dr. Andrews seminerde tanışacağı Defne adlı hevesli bir genç kadın sayesinde kendisini bu gizemin içinde bulacaktı…

İlk kitabı “Hayal-i Rüya”da gerilim, aşk ve tarih ile karşımıza çıkmış olan Büyükplevne “Kanlı Yalı” ile uykularınızı kaçırmaya kararlı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2016
₺24,80

“O geceki korkumu hiç unutmayacağım: Birden uykudan sıçrayışımı… Kalbimin gümbür gümbür çarpışını… Soluğumu tutuşumu… Kapı mı çaldı, rüya mı görüyorum?...”

"Kaç kere evden kaçtım, kaç kere evimize döndüm, kaç kere anneme babama bana kapılarını açmaları için yalvardım, kaç kere onu komutanlığa şikayet ettim, kaç kere polise gittim, kaç kere suç duyurusunda bulundum…”

“Korku dediğin vahşi, çok vahşi  bir hayvan gibi…Kokusu burnuma, genzime doluyor, içim yanıyor…”

“Yalancı” diye bağırdım aynaya. “Bu ben değilim, bu başkası. Bu ben değilim…Ben değilim…”

Yolları kesişen altı kadın ve bir transın var olma savaşımları…

Başaracaklar mı?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 152
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2016
₺20,80

Gerçek ve kurmacayı ustalıkla birleştirerek belgesel bir nitelik taşıyan, heyacan verici ve merak uyandıran bir anlatı...

Eski Mısır’ın gizemi iki yüzyıldan bu yana dünyanın hemen her köşesinden insanları bir manyetik alan gibi çekmeye devam ediyor.

Mumyalar, mezarlar, piramitler, tapınaklar; Akhenaton, Nefertiti, 2. Ramses, Kleopatra ve tabii ki mezarından çıkartılan muhteşem hazinesi kadar lanetleriyle de ünlenmiş Tutankhamon…

Tarihi gizemlerle dolu Antik Mısır uygarlığı hakkında dünyada birçok kitap yayınlandı. Türk okurlar da bilinmeyene duyduğu ilgi ve merakını, çeviri kitaplarla doldurmaya çalıştı.

Mısır’a görevli olarak gitmiş, orada uzun yıllar yaşamış ve defalarca mezarlara girip Teb’den Tel El Amarna’ya Antik Mısırlıların izini sürmüş; bu süreç içinde de başından birbirinden ilginç anılar geçmiş Turgay Tuna tarafından kaleme alınan bu kitabı okurken, heyecanlı bir temponun içine girecek; Antik Mısır’ın mumyalarını, mezarlarını ve bunların bulunuş öykülerini anlatan bu yapıtı bir solukta bitireceksiniz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 296
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2016
₺31,60

Bayram Öztürk çoğu kişi için hala keşfedilmemiş bir kıta olan Antarktika'yı bilimsel bir titizlikle sıra dışı bir gözlem gücünü birleştiren eşsiz bir üslupla anlatıyor. Uzak sanılan Antarktika'nın yeryüzünün ekolojik sürekliliği ve dengesinin korunması açısından aslında yanı başımızda olduğunu öğrenirken Antarktika'nın dünü, bugünü, biyolojik ve tarihsel zenginliğine tanıklık ediyoruz.

Bu kitap Antarktika'nın bilimsel ve kültürel değerinin anlaşılması için etkileyici bir kılav


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 296
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 12.2015
₺52,00
1 2 3 ... 5 >
Çerez Kullanımı