Dut Ağacının Duydukları
Dut Ağacının Duydukları

Dut Ağacının Duydukları (9786059911429)

0,00
Marka : Kolektif
Fiyat : ₺42,50

Bu kitap Yunanistan ve Türkiye'de yaşayan Ortodoks Rum azınlıkların 2017 yılında Atina, İstanbul ve Gökçeada'da (İmroz) gerçekleştirilen derinlemesine görüşmelerine dayanan bir saha araştırmasıdır. Araştırma ekibinde ana yazar (yazıcı) Güliz Erginsoy'dur. Atina'daki görüşmeleri Maro Mavropulu (derleyici) İstanbul ve Gökçeada'daki görüşmeleri ise Güliz Erginsoy gerçekleştirmiştir. Kitap Maro Mavropulu tarafında Yunancaya çevrilmektedir. Aralık 2018’de Yunanistan’da yayımlanacaktır. Burcu Tekaüt Çal (çözücü) yazıcıya destek vermenin yanı sıra derinlemesine görüşmelerin sosyolojik olarak çözümlenmesini yapmıştır. Anlatıcıların istediği hareketli ve hareketsiz canlıları desenleri Seblâ Sarıdal Eczacıbaşı (çizici) tarafından resmedilmiştir.

Anlatıların çözümlemesinde alışılagelmiş ana akım olmuş metin analizi, içerik çözümlemesi, söylem analizi kalıplarının sunduğu olanaklar kullanılmıştır. Ancak araştırmanın ana konusu, canlıların ve cansızların (kitaptaki diliyle hareketli ve hareketsiz canlıların) hakları ve haklarının ihlalleridir (en can alıcı şekilde "can yangısı" bölümünde okunabileceği gibi).

Yazımda farklı bir dil oluşturulmuştur. Bu dilin iki ana payandası vardır. Bunlardan birisi bütün anlatıcıların (toplam 20) kendilerinin seçtikleri bir hareketli ya da hareketsiz canlı olmalarıdır. İkinci ayak ise haklarını ve hak ihlallerini dile getiren anlatıcıların örümcekleridir (Yunanca arahnileri).

Hikâyeyi dinleyen, duyan bir dut ağacıdır. Dut ağacına yakınlıklarına göre anlatıları kuşlar, posta güvercinleri, evlerin arahnileri (örümcekleri) getiriler. O da biriktirir, mühürler ve katranlar... Unutturmamak için... Kitapta masalsı, mitolojik, epik denilebilecek temalar tekrarlar. Bu temaların en belirgini Mnemosini (bellek) ve Lethe’dir (unutuş/unutturma).

Kitabın son bölümü olan atölye çalışmasında dut ağacının etrafına toplanır arahnimular. Zira dut ağacı Yunanca "mou" (mu) ekini kullanarak hitap eder onlara; benim örümceğim, benim kırlangıcım gibi. Üslubun iki ana payandasına ek olarak letrizm benzeri bir kodlama sistemi kullanılmış ve harf, hece değişiklikleri yapılmıştır. Mekân ve zaman, coğrafya ve kronolojiye bağlı olmaktan çıkarılmış, bazılarının belleklerinin çatlaklarından giren ışık anıları gibi sunulmuştur. Bunun nedeni bu anlatıların kitaba konu olan Anakara (Türkiye) ve Öbüranakara’da (Yunanistan) yaşanan hak ihlallerinin aktarılmasının ötesinde dünya üzerindeki tüm topraklarda yaşanan hak ihlallerine tanık olanlar tarafından içselleştirmesidir. Güney Batı Avusturalya'da Aborijin arahnimuların da yazıcıya Türkçe konuştuğunu duyduğu zaman, aborijin müze görevlisinin kadının söylediği gibi "en azından kendi dilinizi konuşabiliyorsunuz". Belki de bir sonraki kitap onların anlatıları olur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 416
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018

Benzer Ürünler

  • Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : Ankara
    Sayfa Sayısı : 453
    En / Boy : 13,5 / 19,5
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 9.2013
    ₺58,90
  • İlhan Durusel’den tuhaf bir kitap

    İmgelerle dolu, ilginç bir edebiyat galerisi: Yavaş Ateş.

    Günümüz öykücülüğünün öncü yazarlarından İlhan Durusel bu kez bambaşka bir kitapla karşımızda.

    Yavaş Ateş düzyazıyla şiir arasında duran, bir yüzü anlatıya/kurmacaya, bir yüzü şiire/imgeye, bir yüzü denemeyle mektuba dönük tuhaf bir kitap. İlhan Durusel güçlü diliyle elli yazar üstünde projektör gezdiriyor, zihnindeki onların yansımalarını dile getiriyor.

    “Yavaş Ateş” sonradan geldi. Yavaş yavaş pişip tadıma varışımın, kıvama gelişimin belgesi olarak görünsün bu kitap. Okuduğum, dinlediğim yazarlar, şairler, kitaplar, kimi zaman bir tek hikâye, kimi zaman bir filmle birlikte beni sarsan yapıtlara ilişkin serbest metinlerden oluşuyor. Anıları ilk günkü gibi belleğimde capcanlı.


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 76
    En / Boy : 13,5 / 21
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 5.2016
    ₺20,00
  • ’Bizim gibi büyük kuruluşların iki görevi vardır. Birincisi, kendi iştigal konuları ile ilgili görevleri, ikincisi ise, topluma karşı olan görevleridir. Biz, kültür ve sanatı seçtik. O yüzden biz, kültür ve sanat bankasıyız.’’

     -Kâzım Taşkent

    Hasan Ersel, Kâzım Taşkent’in fikirlerinin izinde, Türkiye’de yeniliklerin öncüsü bir kurumun, Yapı Kredi’nin başarısını, toplumsal yaşamın her alanında yarattığı dinamiklerin ve kültür sanat faaliyetlerinin iktisat odaklı bir okumasını yapıyor.


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 364
    En / Boy : 15 / 23
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 9.2014
    ₺20,74
  • Sezen Aksu’nun bir şarkısı hep içimi acıtıyor.
    “Bir kedim bile yok“ diyor o şarkıda...
    “Aah ah“ diye iç geçiriyorum hep dinledikçe...
    “Bir kitabım bile yok“ diye hayıflanıyorum.
    Hep hayalimdi onsuzluğu yenmek.
    Ancak ömrüm hep yazarak geçti de...
    Bir kitaba gücüm yetmedi bugüne dek...
    Televizyon dünyasının debdebesiydi...
    Ve dahi insanı zaman fakiri kılmasaydı bunun nedeni...
    Bu kitapta zamanı yakaladım.
    TV dünyasının arka sokaklarına daldım.
    Ne gördüysem kalabalıklara, caddeye taşıma fırsatı buldum.
    Bizler hepimiz birer ekran kedisiyiz.
    Sütümüzü içeriz.
    Bazen uslu ve asil takılırız.
    Bazen de huysuz...
    Ve gerekirse tırmalayan...
    Sayfalarda biraz huysuzluk yaptım.
    Önüme geleni tırmaladım.
    Galiba ben hırçın bir kediyim.
    Olsun...
    Yine de yollara düşeceğim.
    Sezen Aksu’ya bir kitabımı hediye edeceğim.
    Bir de kedi götüreceğim.


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri :
    Sayfa Sayısı : 241
    En / Boy : 13.5 / 20
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : .
    ₺26,90
  • ‘’Hayatlarımız bize verilmiş bir durum, kaldığımız bir oteldi…’’

    Bir insan, adını mutsuzlukla özdeşleştirildiği bir şehre, kısa bir ziyaret için bile olsa, neden döner? Oradan başka bir yere uçunca neden gene aynı şehrin adını taşıyan bir otele yerleşir? Ve bu soruların cevabını aramak yerine neden yıllar önce çevrilmiş iki film ve yaşanmış bir dizi hayatla ilgilenmeye başlar? Glasgow ve Paris, Bertolucci’nin Son Tango’suyla Antonioni’nin Yolcu’su, Maria Schneider, Marlon Brando, Sorbonne’da öğrenim görmüş ‘’terörist’’ Angela Davis ve elli iki yaşında Fransa’da ölen siyah romancı Richard Wright. Hotel Glasgow ‘’hayatın ortasında’’ oldukları yeri kabullenemeyip başka bir yerde başka bir kimliğe bürünmek isteyenlerin hikâyesi. Şavkar Altınel’den hem daha önceki kitaplarından farklı bir çizgi izleyen, hem de onları tamamlayan yeni bir kitap.


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 108
    En / Boy : 13,5 / 21
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 9.2014
    ₺10,50
Çerez Kullanımı