Kuşak ve Yol - Büyük Avrasya Ortaklığı

Bu çalışmanın temel hedefi, Kuşak ve Yol’un küresel problemler karşısında nasıl çözüm yolu olabileceğinin araştırılmasıdır.
Kitapta üç temel tez ileri sürüyorum:
 
1. Tez: Kuşak ve Yol İnisiyatifi, Asya, Avrupa ve Kuzey Afrika arasında yeni tip ve gelişmiş türden bir işbirliği modeli oluşturarak, Büyük Avrasya Ortaklığı’nı inşa edecektir.
2. Tez: Kuşak ve Yol İnisiyatifi, en geniş coğrafyada en geniş işbirliğini oluşturarak, ABD saldırganlığı karşısında en geçerli caydırıcılığı yükseltecektir.
3. Tez: Kuşak ve Yol İnisiyatifi, “birlikte kalkınma” eksenli olarak rotaları üzerindeki sorunları çözecek, komşuluk ilişkilerini geliştirecek ve bölgesel barış projelerini hayata geçirecektir.

(Tanıtım Bülteninden)

  • Kitap Adı: Kuşak ve Yol - Büyük Avrasya Ortaklığı
  • Yazar: Mehmet Ali Güller
  • Yayınevi: Kırmızı Kedi
  • Hamur Tipi: 2. Hamur
  • Sayfa Sayısı: 144
  • İlk Baskı Yılı: 2022
  • Baskı Sayısı: 1. Basım
  • Dil: Türkçe
  • Barkod: 9786254181504
₺44,90

 

“George A. Romero’nun aptallaşmış, beceriksiz ve dışarıdan

yönetilen yaşayan ölüleri gibi dolanıyoruz dünyada ve malların

satılmasına katkıda bulunuyoruz. İnsani ihtiyaçlar ise sadece bu

görevle bağdaştıkları oranda göz önüne alınıyor. Ve böylece gitgide

kendimizi ruhsuz Avatarlar olarak hissediyoruz; bize sürekli eşsiz

başrol oyuncuları olduğumuz anlatılan, ancak senaryosu yine de

bizim tarafımızdan yazılmayacak olan bir filmin aktörleri gibi.”

Sermayenin Yaşayan Ölüleri’nde Raul Zelik, siyaset teorisine ve

ekonomi-politik analize tamamen vakıf olarak, aynı zamanda

bütün dünyaya gözü açık bir ilgiyle ve politik öfkeyle, kapitalizmin

insanlığı sürüklediği felaketi mesele ediyor. Yoksulluğun,

eşitsizliklerin, aşağılamaların nasıl derinleştiğinin ve ekolojik krizin

canlı bir resmini çiziyor.

Zelik, gözünü bu “siyasi canavarlara” dikip kalmıyor, şunlar gibi

sorularla da ilgileniyor: Felakete gidişten nasıl dönülür? Walter

Benjamin’den ilhamla “insanlığın imdat freni” olarak gördüğü bir

devrim, nasıl mümkün olur? Dönüştürücü bir iktidarın kaynağı ne

olabilir? Geçmiş sosyalizm deneyimlerinden de ders çıkartan “yeşil

bir sosyalizmi” nasıl tasarlayabiliriz?

Taze, heyecanlı, hem de soğukkanlı, gerçekçi bir sistem eleştirisi ve

alternatif arayışı.

 

 

  • YazarRaul Zelik
  • Yayıneviİletişim Yayıncılık
  • İlk Baskı Yılı2022
  • Baskı Sayısı1. Basım
  • DilTürkçe
  • Barkod9789750533761

 

 

₺69,90

Global Köy, Marshall McLuhan’ın ilk olarak önemli kitabı Understanding Media’da (Medyayı Anlamak) ortaya koyduğu, bugünün dünya çapındaki entegre elektronik şebekesine ilişkin görsel çalışmasını, son yirmi yılın teknolojik gelişmelerinin anlaşılmasını sağlayacak biçimde, ayrıntılı bir kavramsallık çerçevesi önermek suretiyle genişletmektedir. Kitabın özü, günümüzde teknolojiyi kullananların, dünyayı kavramakta yararlanılan, birbirinden çok farklı iki yol arasında sıkışmış oldukları tartışmasıdır. Bir tarafta, yazarlarının Görsel Uzam olarak değindiği, Batı dünyasına özgü çizgisel, nicel algılama modu; diğer tarafta ise Doğu’nun, son teknolojilerinin hepsinin bizi içine doğru iteklediği bütüncül, nitel mantığı İşitsel Uzam bulunmaktadır. Ne var ki yazarlar, İşitsel Uzam’a doğru yönelen bu hareketin pürüzsüz olmayacağı konusunda bizi uyarmaktadırlar. Gerçekte McLuhan ve Powers, dünya çapındaki iletişimin bir sonucu olarak global köyün ortaya çıkmasıyla bu iki dünya görüşünün “birbirleriyle ışık hızında çarpıştıkları” tartışmasını gündeme getirerek, “barışın anahtarının, bu sistemlerin her ikisini de aynı anda anlamak” olduğunu iddia etmektedirler. Yazarlar, McLuhan’ın otuz yıl kadar önce büyük bir başarıyla
yaptığını bugün de yapıp tarafsız bir yaklaşım benimseyerek yakın geleceğin dünyasına köşe başından bakmak ve hepimizin orada bulacakları konusunda hazırlıklı olmanıza yardım etmenin peşindedirler.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 322
En / Boy : 13.5 / 20
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 7.2020
₺89,70

Terör örgütleri, gelişen teknolojiden de faydalanarak her geçen gün daha ölümcül eylemlere yönelmektedir. Özellikle dini motiflerin kullanıldığı ideolojileri takip eden örgütlerin sayısının ve etki alanının arttığı günümüzde terör örgütlerinin faaliyetleri uluslararası alanda önemli güvenlik sorunları oluşturmaktadır.

Bu bağlamda radikalleşme olgusu, terör örgütlerinin elemanlarının motivasyonlarını anlamada önem teşkil etmektedir. Radikalleşme bir bakıma terör faaliyetlerinin ilk adımıdır. Şiddeti önleyebilmek için radikalleşme sürecinin anlaşılıp yakından takip edilmesi gerekmektedir.
Uluslararası toplum da son yıllarda radikalleşmenin unsur, motivasyon ve süreçlerini anlamaya çalışmakta ve masaya yatırmaktadır. Gelişmiş ülkelerde terörle mücadele radikalleşme ile mücadeleden geçer anlayışı oluşmaya başlamıştır.

Uluslararası güvenlik problemi olarak radikalleşmeye dair güvenlik, siyaset bilimi, uluslararası ilişkiler, psikoloji, ilahiyat gibi alanlarda akademik bilgilerin, saha tecrübesiyle gözden geçirilerek analiz edildiği kitapta; sorunun tespitine, analizine ve çözümüne yönelik önerilerde bulunulmuştur. Kitabın, radikalleşme çabalarına katkı sağlaması temenni edilmektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 358
En / Boy : 16.5 / 24
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 6.2021
₺90,90

Dünya örnekleri bakımından yerel yönetimlerin yönetim tercihleri, ülkelerin siyasi yapıları ile yakından ilgilidir. Bu bakımdan her ülkenin kendine has özellikler sergilemesi kaçınılmazdır. Bu yüzden yerel yönetim konusu tek başına bir siyasi tercih veya yönetim birimi olmaktan ibaret değildir. Kentleşme, kırsal kalkınma, çevre, yönetim ve yönetişim gibi pek çok alan bu süreçlerin bir parçasıdır.

Kitap kapağında bayrakları yer alan 26 ülke, dünyanın farklı bölgelerinden ve farklı yönetim şekillerine sahip ülkelerden seçilmiştir. Kitapta, bu ülkelerin siyasal ve yönetsel yapılanmaları ve yerel yönetimlerin idari ve mali yapıları yer almaktadır. Üniter ve federal yapılar birlikte incelendiği için çok farklı uygulamaları bir arada görmek mümkündür. Türkiye’nin AB süreci de göz önüne alınarak kitabın son bölümünde Avrupa Birliği’nde subsidiarite ilkesinin mali görünümüne yer verilmiş ve uygulamadaki farklılıklar ortaya konulmuştur. Ayrıca her bir ülke ele alınırken, bölüm sonlarında Türkiye ile karşılaştırması yapılarak değerlendirmelerde bulunulmuştur.

Bu kadar farklı ülkenin bir arada yer alması aynı zamanda mukayese imkânı da sunmaktadır. Kitap içeriğinde bilindik ve alışageldik yerel yönetimler listesinde yer alan ülkeler dışında da ülke örnekleri yer bulmaktadır. Merkezî planlamadan piyasacı ekonomi anlayışına geçen ülkelerin bu kitap çalışmasında yer alması, uzak coğrafyalar ve literatürde az bilinen ülkelerin varlığı bu çalışmayı hem uzmanlar hem de araştırmacılar için değerli kılmaktadır. Unutulmamalıdır ki yerel halkın “toplam mutluluğu” iyi uygulamaların yaygınlaşması ile mümkün olacaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 832
En / Boy : 16 / 23.5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 2.2021
₺156,60

Bu kitapta, Rusya merkezli olarak Ukrayna Krizi’nin bir incelemesi gerçekleştirilmiştir. Rusya’nın kriz sürecinde izlediği politikayı açıklarken bölgesel düzlemde büyük güç siyasetinin özgül niteliklerine ilişkin kavramsal/kuramsal bir çerçevenin gerekli olduğu düşünülmüştür. Bölgesel güvenlik ya da yakın coğrafya hassasiyeti bağlamında büyük güçlerin nasıl bir davranış paternine sahip oldukları açıklanırken Saldırgan Realist teorinin temel varsayımlarından yararlanılmıştır. Süreç takibi yönteminden istifade edilerek Rusya’nın Ukrayna Krizi sırasındaki politikası iki bölümde incelenmiştir. İlk olarak Ukrayna Krizi, Ukrayna içinde yaşanan toplumsal ve siyasal gerginlikler bağlamında ele alınmıştır. Burada sunulan tartışmalarla krizin çıkış sürecinin açılanmasına çalışılmıştır. Rusya’nın Kırım’ı ilhak etmesi ve Ukrayna’nın doğusunda ortaya çıkan silahlı ayrılıkçı hareketlenmeyi desteklemesi ise krizin ikinci evresinde ele alınan konular olmuştur.
Türkiye’de uluslararası ilişkiler alanında Ukrayna Krizi’ne yeterince ağırlık verilmediği bir gerçektir. 2013’te başlayan bu krize, yaşanan gelişmelerin sıcaklığıyla ilk anda ilgili gösterilmişse de ilerleyen zamanla birlikte bu ilgi giderek azalmıştır. Bunda, Ukrayna Krizi’nin donmuş bir sorun olma yolunda ilerlemesi önemli bir nedendir. Nitekim bunun farkındalığıyla bu kitapta, krizin 2014-2016 yılları arasındaki yoğun dönemi ön plandadır. Her şeye rağmen Ukrayna Krizi, Avrupa, Karadeniz ve Kafkasya gibi bölgeleri direkt ya da doğrudan etkileyen bir jeopolitik gerginlik olarak geri plana düşmemesi gereken bir hadisedir. Bu hadisenin öneminden hareketle bu kitap, aktüel-politik ve teorik bakış açılarını harmanlayarak Ukrayna Krizi’ne ilgi duyan okuyuculara kapsamlı bir perspektif sunmayı amaçlamaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 256
En / Boy : 16 / 23.5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 7.2020
₺63,00

Dünya Çatışmaları kitabının bu ikinci cildinde Sahra Altı Afrika ile Doğu ve Güney Asya bölgelerindeki çatışmaların yanında terör, milliyetçi çatışmalar, fundamentalizm, yasadışı göç ve deniz haydutluğu gibi uluslararası sorunlar ile küresel ticaret ve enerji gibi alanlarda yaşanan problemlere dair çatışma konularını inceleyen makalelere yer verilmiştir. Afrika ve Asya bölgelerinde ele alınan çatışma bölgelerinin sayısı bu yeni kitapta oldukça artırılmış ve bu bölgelere ilişkin toplam 29 makale kitapta yerini almıştır. Uluslararası İlişkiler disiplininin önemli inceleme alanlarından birini oluşturan çatışma konusunda Türkiye’de yapılan en kapsamlı çalışmalardan biri olan Dünya Çatışmaları kitabı, alanındaki akademik eser eksikliğinin giderilmesine önemli katkıda bulunacaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 794
En / Boy : 13.5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2016
₺148,50

Hükümet sistemlerinin ülke örnekleriyle birlikte anlatıldığı bu kitapta, dokuz ülke anayasasının ve ilgili mevzuatların Türkçeye çevrilmesiyle elde edilen bilgilerin okuyuculara aktarılması amaçlanmıştır. Başkanlık, Parlamenter ve Yarı Başkanlık sistemlerinin yanı sıra, Türkiye'de 24 Haziran 2018 genel seçimleri ile birlikte uygulanmaya başlanan Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi de çalışmada yer almaktadır. Türkiye'nin bu yeni devlet sisteminin diğer sistemlerden farklarına ve sistemin siyasal istikrar ile temsilde adalet üzerindeki olası etkilerine de kitapta yer verilmiştir. Sadece karşılaştırmalı siyaset, siyaset bilimi ve kamu yönetimi alanlarında çalışmalar yapan akademisyen ve öğrencilerin değil, aynı zamanda ülke yönetimlerine ilgi duyan tüm okuyucuların yararlanabileceği bir kaynak olacağı düşünülmektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 304
En / Boy : 13.5 / 21.5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 12.2019
₺62,10

Bu kitapta, 1979 Devrimi'yle birlikte İran'ın geçirdiği dönüşümün ülkenin bölgesel etki arayışına nasıl yansıdığı, ülkenin asimetrik savaş stratejisi ve bunun bölgedeki çıktıları, teorik temelleri ve pratik örnekleriyle ele alınmaktadır. ABD tarafından 3 Ocak 2020'de Bağdat Havaalanı'nda bir drone saldırısıyla öldürülen Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani, bu bağlamda bölgede özellikle Arap Baharı sonrası ortaya çıkan dengelerde ciddi rolü olan aktörlerden biriydi.

Irak'ın işgali (2003) sonrası dönemde İran'ın, tehdit algısı doğrultusunda bölgede diğer güçlerle girdiği mücadele kapsamında uygulamaya koyduğu asimetrik yöntemler vasıtasıyla nüfuzunu arttırmasında Süleymani'nin sahadaki rolü dikkat çekiciydi. İşte bu kapsamda suikast sonrasında daha sıkça tartışılmaya başlanan ancak henüz kapsamlı bir analizi yapılmamış olan İran'ın bölgede vekalet savaşları bağlamındaki çabaları bu çalışmada bütüncül olarak ele alınmaktadır. Zira Süleymani ve Süleymani suikastının ve bu suikastın bugüne ve geleceğe yansımalarının anlaşılabilmesi için Süleymani'nin temsil ettiği, "direniş ekseni" söylemiyle pekiştirilen İran'ın bölgesel etki ve yayılma stratejisinin öncelikle anlaşılması gerekmektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 146
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2020
₺42,30

Siyasal sistemlerin biçimsel çerçevesi, ilgili ülkenin anayasası ve yasalarınca belirlendiğinden siyasal rejimin genel özellikleri ve işleyişi konusunda belirli ölçüde fikir sahibi olunabilmektedir. Ancak bir ülkenin anayasa ve bazı temel yasaları yanında o ülkenin tarihi, coğrafi, sosyal, kültürel ve ekonomik özelliklerine, siyasal partilerine, parti sistemine, seçim sistemine, baskı ve çıkar gruplarına da bakmak, siyasal sistemin o ülkedeki işleyişi konusunda daha doğru, daha tutarlı analiz yapabilme düzeyimizi daha da arttırabilecektir.

Bu çalışma; birbiriyle belirli ölçüde bağlantılı, belirli ölçüde bağımsız iki ciltten oluşturulmuştur. İlk ciltte; devlet, devlet kuramları, devletin unsurları, demokrasi, yasama, yürütme, yargı, seçim, seçim sistemleri, baskı ve çıkar grupları ile parti sistemleri kuramsal açıdan ele alınmaktadır. Daha sonra siyasal rejimler ve alt türevlerine uygun düşecek ülke uygulamalarına yer verilmektedir. Güçler birliğine dayalı sistemlerden Meclis Hükümeti Sistemi’ne kısmi örnek olarak İsviçre uygulamasına yer verilmektedir. Güçler ayrılığına dayalı siyasal sistemlerden parlamenter sistemlerin Meşruti Monarşili Parlamenter Sistem örneği olarak İngiltere, İsveç ve Suudi Arabistan ülke uygulamalarına ve Cumhuriyetli Parlamenter Sistem örneği olarak Almanya, İtalya ve Güney Afrika Cumhuriyeti ülke uygulamasına yer verilmektedir.

Bu ikinci ciltte ise güçler ayrılığına dayalı sistemlerden yarıbaşkanlık sistemlerinin beş alt türevi ile ilgili 10, başkanlık sistemlerinin alt türevleri ile ilgili 4 farklı Başkanlık Sistemi’ne ve Türkiye'deki Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne yer verilmektedir.
Okuyucuya yararlı olması dileğiyle...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 620
En / Boy : 16 / 23.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2020
₺112,50

İlk elden gazetecilik ve tarihin, Robert Fisk’in Ortadoğu’da yaşanan trajedi ve ihaneti anlatan destansı hikâyesinden daha güçlü bir şekilde birleştiği ender görülmüştür.

Onun Irak, Afganistan, Cezayir, İran, İsrail, Filistin ve diğer savaş alanlarındaki kan banyosu ve zulme, 11 Eylül 2001 katliamına ve Saddam Hüseyin’in acımasız rejiminin devrilmesine dair anlattığı hikâyeler, yeni ve korkutucu anlamlar kazanarak gözler önüne seriliyor.

Usame Bin Ladin ile üç kez görüşen Fisk, 1976 yılından bu yana Ortadoğu’daki çatışmaların ön cephesinde yer alıyor ve insanların çektiği acılar hakkında yazdıkları bugün dünyanın dört bir köşesinde okunuyor. Modern savaşların dehşetine dair, İkinci Dünya Savaşı’ndaki muhabirlerin geleneğini takip eden tanıklıkları hem kuşku hem öfke barındırıyor.

Bu, Ortadoğu tarihinin kronolojisi değil, son bir asırdır askerleri ölüme gönderen ve –Müslüman, Hıristiyan veya Yahudi– binlerce insanı öldüren yalanlara ve aldatmalara karşı tutkulu bir feryat.

Ve Fisk’in 1980’lerde İran-Irak Savaşı'nın ön cephelerinde geçirdiği günlerden, babası Teğmen Bill Fisk’in 1918’de Somme siperlerinde yaşadığı tecrübelere uzanan son derece kişisel bir hatırat. Babasının 1914-18 savaşında kazandığı madalyanın arkasındaki ifadeyle “Büyük Medeniyet Savaşı”, mizah ve merhamet öğelerini de barındıran bir macera ve trajedi başyapıtı. Hayatlarımızı –ve geleceğimizi– şekillendiren şiddet dolu bir dünyanın hikâyesi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 936
En / Boy : 15.5 / 23.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2020
₺278,80

“Türkleri yok etmeyi planladılar ama İstiklal Savaşı’nda destan yazabileceklerini hesaba katmadılar.”

Bu kitap 1. Dünya Savaşı’nın tüm hızıyla devam ettiği yıllarda İngiliz yazar Edward F. Benson tarafından kaleme alınmış ve Batı’da büyük yankılar uyandırmıştır.
Yazar, sarf ettiği şu çarpıcı sözleriyle çok dikkat çekmiştir:

“Bir Türk imparatorluğu olan Osmanlı Devleti hasta adam değildir ve hiçbir zaman da hasta olmamıştır. Çünkü Türkler hasta değildir, hastalığın tam da kendisidirler. Türklük kanserin kendisidir ve bu canavar tümör, üzerine çöktüğü canlı dokuları yüzyıllardır yiyip bitirmektedir.”
Elinizdeki kitap, buna rağmen, aşırı uçtan bir İngiliz milliyetçisinin kaleme aldığı bir eser değildir, çünkü özellikle kitabın son iki bölümünde anlatılanlar Sevr Antlaşması’nda uygulanmaya konmuştur ve şimdiki Büyük Ortadoğu Projesi’yle büyük benzerlik göstermektedir.

Türklerin Çanakkale Zaferi İngilizler üzerinde büyük bir travma yaratmış ve “Hasta Adam” dünyayı korkutmaya başlamıştır. Müttefiklerin Türklerden yana yaşadıkları büyük korku, kitapta birkaç yerde geçen “Bir Türk her zaman cesur, disiplinli ve savaşçıdır. Türkler bu özelliklerini hâlâ korumaktadırlar!” sözlerinden de anlaşılmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2021
₺22,90

“Yılın en iyi kitabı” seçkilerinde Sunday Times • Economist • Times

2019 Orwell ödülü finalisti


Eskiden bir devlet çalışanı ülkesini soymaya kalktığında çaldığı parayla yapabileceklerinin bir sınırı vardı. Kendine yeni bir araba alır, gösterişli bir ev yaptırır veya eşine dostuna para dağıtırdı; seçenekleri üç aşağı beş yukarı bu kadardı. Bir noktadan sonra eve istiflediği paralar ya odalardan taşacak ya da farelere yem olacaktı.

Derken birkaç bankerin aklına parlak bir fikir geldi. Artık hırsızlar daha büyük hayaller kurabilirdi.
Araştırmacı gazeteci Oliver Bullough bizi kanunların işlemediği, devletlerin erişemediği süper zenginler ülkesi Paravatan’a doğru bir yolculuğa çıkarıyor. Halkının parasını çalan kleptokratlar, bu paranın aklanıp katlandığı zengin ülkeler, dolandırıcılar ve onların beyaz yakalı yardakçıları... Bullough büyük ses getiren ve prestijli Orwell Ödülü finalisti olan kitabında sistemin nasıl çalıştığını, Avrupa ve ABD’nin “saygın” kurumlarının nasıl birer kara para aklama üssüne dönüştüğünü gözler önüne seriyor. 

Bu, 21. yüzyılda paranın, gücün ve yozlaşmanın hikâyesi. Ve bu hikâyeyi değiştirmek için hâlâ çok geç değil.

“Paravatan’ı ziyaret etmeden gücü, serveti ve fakirliği anlayamazsınız.”

- Simon Kuper, New Statesman


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 392
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2020
₺45,24

Gerçeklerin sıklıkla çarpıtıldığı ya da yok sayıldığı günümüzde, Zombilerle Tartışmak, Nobel ödüllü ekonomist Paul Krugman’ın muhafazakâr sağın yakın geçmişte ABD’de ve tüm dünyada yarattığı ekonomik çıkmazı cesurca ortaya koyduğu makalelerinin seçilmiş bir koleksiyonunu sunuyor.

Zombilerle Tartışmak, ABD’nin ekonomik alanda nereden gelip nereye gittiğini özlü, hazmı kolay bölümler halinde ele alarak, çoğunlukla yazarın popüler New York Times köşe yazılarından oluşan makalelerle iklim değişikliğinden sosyal güvenlik yasalarına, Trump’ın gerici sosyal ve ekonomik politikalarından AB ve Euro krizine geniş kapsamlı bir ekonomik analizi, tematik bir biçimde düzenlenmiş ve daha evrensel bir ekonomik tartışmaya zemin hazırlar halde sunuyor.

Zombilerle Tartışmak, ABD ve dünyadaki son yirmi yıllık siyasi ve ekonomik söylemi anlamak ve zamanımızın en önemli ekonomik sorunlarının altında yatan temel olguları çözümlemek için vazgeçilmez bir rehber.

İçindekiler;

Sosyal Güvenlik’i Kurtarmak, Obamacare’e Giden Yol, Obamacare’e Saldırı, Balon ve Patlama,
Kriz Yönetimi, Ekonomide Kriz, Tasarruf Tedbirleri, Euro, Mali Sahtekârlıklar, Vergi İndirimleri
Ticaret Savaşları, Eşitsizlik, Muhafazakârlar, İmdat! Sosyalizm!, İklim, Trump, Medya Üzerine
Ekonomik Düşünceler


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 464
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2021
₺71,20

40'tan Fazla Dilde Uluslararası Çoksatan
Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları'nın yazarından 
 
Amazon şamanlarıyla doymak bilmez tüketim baronları arasındaki vicdani uçurumdan sesleniyor: Modern zaman kâhini, ekonomik tetikçi John Perkins.
 
“Bu muhteşem kitap, göz alıcı gezegenimizde insan olmaya dair yeni bir gerçeklik yaratmamız için ilham veriyor.”
Deepak Chopra
 
Ekonomik tetikçiler (ET'ler) yerküre üzerindeki ülkeleri trilyonlarca dolar dolandıran yüksek ücretli profesyonellerdir. Dünya Bankası, ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı ve diğer yabancı "yardım" kuruluşlarından büyük şirketlerin kasalarına ve gezegenimizin doğal kaynaklarını kontrol eden birkaç varlıklı ailenin ceplerine para aktarırlar. Kullandıkları araçlar arasında sahte finansal raporlar, hileli seçimler, darbeler, rüşvet, zorbalık ve cinayet bulunmaktadır. Nereden mi biliyorum? Ben de bir ET idim.

Her şey Perkins’in Barış Gönüllüleri’ne katılmasıyla başladı.
Gittiği ülkelerde yıllar boyunca yaptıklarının yıkıcı etkisini gördü.
Yerli halkların yok oluşuna, köleleşmesine tanık oldu.
Ve sonunda anladı, en azılı suçluların ortağıydı.
Sonra bir gün, bir Amazon kabilesinde, jaguara dokundu.
 
Jaguara Dokunmak bir tetikçinin Ölüm Ekonomisi'yle savaşan bir kahramana dönüşmesini anlatıyor.
Hayatlarımızı ve topraklarımızı yıkıcı sistem ve projelerden korumamızın ipuçlarını veriyor.
John Perkins bu kez iyinin yanında, bize yeni hayatın haritasını açıyor.
Şimdi elimizi taşın altına koyma zamanı!
 
Perkins son kitabı Jaguara Dokunmak ile okurları korkularıyla yüzleşme, sorumluluk alma ve gerekli değişimleri yapma konusunda yüreklendiriyor.
Publishers Weekly 
 
Zamanımızda tutulmuş en önemli kayıtlardan biri. Ruhunuza dokunacak, cesaretinizi artıracak, kalbinizi ısıtacak. Büyülü, isyankar ve gerçek. Perkins’ten bir başyapıt.
Lynne Twist, Paranın Ruhu kitabının yazarı 
 
Yıkıcı Ölüm Ekonomisi'ni sürdürülebilir bir Yaşam Ekonomisi'ne nasıl dönüştürebiliriz? Kendimizin en iyi versiyonu olmanın önünde ne engel var? John güçlü, zekice yanıtlar veriyor. Okuyun!”
Marci Shimoff, #1 New York Times çoksatan yazarı 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 296
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2021
₺34,20
₺45,00

Parçalar büyüleyici olabilir... Peki ya büyük resim yıkıcıysa, parçaların büyüsü ne kadar önemli olabilir ki?

Hiçbir şey bilmekle ya da bilmemekle ilgili değil aslında, hakikati algılayıp algılayamamakla ilgili... Akıl sağlığı ya da delilik, “algıyla” tanımlanır, gerçekle değil... İnsanlık tarihi “deli” ya da “tehlikeli” olarak damgalanmış ancak ölümlerinden sonra yaşadıkları zamanın çok ilerisinde olduğu fark edilmiş dehalarla dolu...

Delilik de, akıl sağlığı da sabit değildir. Bilgi geliştikçe hepsi değişir. Bir mağara adamına Ay’a gitmenin mümkün olduğunu söylediğinizde, size “deli” der. Modern insana Ay’a gitmenin mümkün olmadığını söylediğinizde yine “deli” damgasını yersiniz. İşte insanların en zayıf özelliği, geçmiş ve gelecek arasındaki bu inanılmaz bilişsel uyumsuzluktur. İnsanlar eskiden beri, söyledikleri sonradan doğru çıkmış olanlarla hep alay etmişlerdir. Bugün de durum hiç farklı değil...

Aylarca uluslararası çok satanlar listesinde kalmayı başaran İnsanoğlu Ayağa Kalk kitabının yazarı David Icke’ın kaleme aldığı Size Hiç Söylenmemiş Ama Bilmeniz Gereken Her Şey adlı bu devasa yapıt, yepyeni bir bilginin değil, çağın ötesinde bir algının kapılarını aralıyor. Bilgiyi altüst ederek, hakikatin üzerindeki kalın sanrı perdesini kaldırıyor.

• Dünya nasıl bir yakın geleceğe hazırlanıyor?
• “Tek Dünya Devleti” projesi hayata geçmeye hazır mı?
• Küresel sistem nasıl değişecek?
• Milyarlarca insan tek bir devletin çatısı altında nasıl yönetilecek?
• İnsanlığı nasıl bir gelecek bekliyor?
• Bir grup insan, daha şimdiden küresel finansı, devletleri ve medyayı nasıl kontrol ediyor?

Mikroçip takılmış insan nüfusunun, tek bir güç tarafından anbean bir gestapoyla kontrol edilip yönetilmesi ideası, artık bir Amerikan filmi senaryosu değil örtülü bir hakikat...

George Orwell’ın 1948 yılında kaleme aldığı 1984 adlı romanındaki sarsıcı kurgu, yeni dünyada hayata geçmek üzere. Üstelik bu yolda hayli önemli adımlar atıldı bile...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 720
En / Boy : 16.5 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2020
₺126,00

Dünyayı ve insanlığı kurtaracak bir süper kahraman gelmeyecek.

Onu sadece biz kurtarabiliriz!

“Giray Kömürcü Nasıl Bir Gelecek?’te ekonomiyle birlikte birçok ilgili konuyu ele alıp tartışıyor. Ekonomi konuşulurken genellikle göz ardı edilen ama aslında daha önemli olan çevre sorunları ile açlık gibi ekonomik bir sorunun nasıl çelişkiler yarattığını anlatıyor. Sorunların kaynaklarını ortaya koyduktan sonra çözümü tartışıyor. Çevreye duyarlı ekonomi mümkün müdür ve kapitalizmden başka bir sisteme geçilirse çevreye zarar vermeden ekonomik sorunlar çözülebilir mi sorularına yanıt arıyor. Kitabı alıp incelediğinizde değişik ve çarpıcı bir çalışmayla karşı karşıya olduğunuzu göreceksiniz.”

– Mahfi Eğilmez


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 247
En / Boy : 13,6 / 21
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 3.2020
₺53,90

Zengin doğalgaz ve petrol rezervlerinin tespit edilmesinden sonra dünyanın en sıcak bölgelerinden biri haline gelen Doğu Akdeniz, Türkiye’nin geleceği açısından da hayati bir öneme sahip.

Dr. Cihat Yaycı, bu kitabında Doğu Akdeniz’de ortaya çıkan yeraltı kaynaklarının paylaşımı mücadelesinde Türkiye’nin izlemesi gereken doğru stratejiyi kamuoyu ile paylaşıyor.

Yazara ait telif gelirlerinin tamamının İstanbul Deniz Müzesi Komutanlığı’na bağışlanacağı “Doğu Akdeniz’in Paylaşım Mücadelesi ve Türkiye” kitabı, arkasına küresel güçleri alan Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve Yunanistan’ın bu bölgede izlediği uluslararası hukuka aykırı politikaları da gün yüzüne çıkarıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 184
En / Boy : 13,5 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2020
₺44,90

Birinci ve İkinci Dünya Savaşlarında barış ancak, her iki taraftan milyonlarca kadın ve erkeğin öldüğü anlamsız kıyımdan ve savaşın nihai sonucu belirginleştikten uzun süre sonra gelmiştir. Zorunlu kararlar her iki tarafça zorunda kalmadan önce gönüllü olarak kabul edilseydi insanlık kazanmış olmaz mıydı? İleriye yönelik bir anlaşma, korkunç kayıpları ve toptan acımasızlaşmayı engellemiş olmaz mıydı?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 248
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2019
₺42,50

“Eğer geçmişte bireyin dramı sermaye tarafından sömürülmek idiyse, bugün çokluk için trajedi artık sömürülemez bile olmak, sermayenin artık hiç ihtiyaç duymadığı, bir kenara terk edilmiş ‘fuzuli insanlık’ içinde sürgün nesnesi olmaktır. Kapitalizmin ilk zamanlarında yalnızca zenci kölelerin maruz kaldığı sistemik tehlikeler, artık bütün alt insanlıklar için norm haline gelmemişse bile, hepsinin payına düşeni oluşturuyor. Zenci olma koşulunun bu evrenselleşme eğilimi, yepyeni emperyal pratiklerin ortaya çıkmasıyla at başı gidiyor. İşte bu yeni yıpranabilirliği, bu eriyebilirliği, bunların yeni varoluş kuralı olarak kurumlaşmalarını ve bütün dünyaya yayılmalarını, dünyanın zenci geleceği diye adlandırıyoruz.”Zenci, bütün insanlar arasında, vücudu metaya dönüştürülen insan türü oldu. Zenci ve ırk, beş yüzyıldan beri, Batı toplumlarının tahayyül dünyasında aynı anlama geliyor. Bu iki kavram modern zamanın bilme ve ondan türeyen yönetim pratiklerinin üzerinde yükseldiği zemini oluşturdular. Zenci kelimesi, aşağılamak ve dışlamaktan öteye, insan türü içinde saymamanın ifadesi oldu.Günümüzün önde gelen post-kolonyal düşünürlerinden Achille Mbembe, zenci olma konumu ve ondan kaynaklanan toplumsal tasarımları inceleyerek, yükselen yeni ırkçılık biçimlerinin üzerine ışık tutuyor. Neoliberal tahakkümün ve güvenlik politikalarının yol verdiği işgal ve yağma savaşları, yeni bir ırkçılığı dünya ölçeğinde yaratırken, Zenci Aklın Eleştirisi modern dünya tarihinin zencisinin farklı biçimler altında yeniden üretilişini gösteriyor. Tabu yıkıcı bir yaklaşımla, günümüz dünyasının önde gelen sorularından biri üzerine bizi düşünmeye davet ediyor: Farklılığı ve yaşamı, benzeyen ve benzemeyeni nasıl düşünmeliyiz?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 272
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2019
₺64,88

Orta Doğu’da anlaşmazlıklar neden çözülemiyor?
ABD ile Arap ülkeleri arasında nasıl bir ilişki var?

Bu iki farklı dünya arasındaki diplomatik ilişkiler, petrolün keşfinden önce de karmaşıktı. Orta Doğu Tarihi profesörü Jean-Pierre Filiu, bizler için 230 yıllık bir öyküyü yeniden canlandırıyor; usta çizer David B. ise olağanüstü çizimleriyle karmaşık bir tarihi anlamamızı olabildiğince kolaylaştırıyor.

Sıkı Düşmanlar, 1803’te Libyalı “barbarlar”a karşı açılan savaştan Bush ve Obama’nın Irak’ta yaşadığı hüsrana; büyük hikâyeden küçük anekdotlara kadar konuyu her noktasıyla ele alıyor ve tüm dünyanın ana gündemi olmaya devam eden ABD-Orta Doğu ilişkisinin kalbine inmemizi sağlıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 320
En / Boy : 16.5 / 22
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2019
₺98,00

Yeni bir dünya kuruluyor…

- Asya’da Çin, Rusya ve İran ile Hindistan bir tarafta, ABD ve AB diğer tarafta.

- Ancak Soğuk Savaş’ın Kara Hakimiyet ve Kenar Kuşak teorileri yeni dönemin ihtiyaçlarına yanıt vermiyor.

- Jeopolitik uzmanı Em. Korgeneral Suat İlhan’ın TSK bünyesinde uzun yıllardır geliştirdiği Güç Odağı Kuramı ise günün ve geleceğin koşullarına yanıt veriyor.

- Elinizdeki kitapta dünyadaki yeni saflaşmalar, büyük güçlerin egemenlik mücadelesi ve Türkiye’nin ne yapması gerektiği, işte bu kuram üzerinden incelenmektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 272
En / Boy : 13,7 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2019
₺44,90

Hakikatleri bütün çıplaklığıyla haykıran bu kitabından ötürü, büyük bir filozof, gerçek bir düşünür mahkûm edildi!

- Alain de Benoist - Siyaset Bilimci ve Yazar

Roger Garaudy bu kitabı yüzünden ağır cezaya çarptırıldı! Bu eser Fransa başta olmak üzere bütün Avrupa’da ve ABD’de yasaklandı! Bu eserin Macaristan’daki mütercimi ve yayıncısı siyonistlerin baskısıyla cezalandırıldı! Bu kitapta, ülkemizi de çok yakından ilgilendiren asırlık bir yalanın perdesi aralanıyor ve Ortadoğu’daki terör ateşinin niçin sönmeyeceği anlatılıyor. Sömürgesi durumundaki Amerika Birleşik Devletleri’nin de desteğiyle, İsrail’in bütün dünyaya nasıl meydan okuduğu gözler önüne seriliyor. Ortadoğu’ya dikilen İsrail devletinin yakın geçmişinden bu yana neler oldu ve neler olacak? Irkçı bir devlet nasıl ve niçin kuruldu? Bu devletin ileriye dönük planları neler? İsrail’in ayakta kalması için Ortadoğu nasıl bölünüyor ve ülkemizi hangi tehditler bekliyor? İçinde yaşadığımız bölgeyle ilgili oynanan oyunlar hakkında bilmemiz gereken bütün bilgiler bu eserde belgeleriyle okuyucunun dikkatine sunuluyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 296
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2019
₺73,80

Bugün hepimiz, politik varsayımlarımızdan bazılarının sorgulanmasını gerektiren bir geçiş aşamasında yaşıyoruz. Sadece iktidarı nasıl alacağımızı değil, ne tür bir iktidar istediğimizi ve belki de daha önemlisi neye dönüşmek istediğimizi de sormak zorundayız. Hegel’in dediği gibi, “her şey Hakiki olanın sadece Töz olarak değil aynı zamanda Özne olarak kavranıp ifade edilmesine bağlıdır.” İktidarı olduğu haliyle değil, farklı bir şekilde ele geçirebilmeleri, tamamen yeni, demokratik bir toplum yaratmaları ve en önemlisi yeni öznellikler kurabilmeleri için kendimizi, hareketlerin nasıl temel toplumsal ilişkileri yeniden tanımlama potansiyeline sahip olduklarını görecek şekilde hazırlamak zorundayız...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 400
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺82,00

Amerikan hegemonyası inişte…

ABD emperyalizmi bir süredir üretmiyor, fazlasıyla tüketiyor.

Üretimi azalan her imparatorluk gibi ABD de tarihsel gerileme içinde.

Üretemeyen ABD, dünya çapında savaş ve operasyonları da yürütemiyor. Bu ABD’yi geri çekilmeye zorluyor. ABD egemenleri için artık problem şu: Nasıl bir geri çekilme? Tekrar ileri atılmak için taktik bir geri çekilme mi, savaşarak geri çekilme mi, vekâlet bırakarak geri çekilme mi? ABD bu soruya nasıl bir yanıt bulursa bulsun, ABD hegemonyasının sonu geliyor ve yeni bir dünya kuruluyor.

ABD, AB, Çin, Rusya ve Hindistan’ın büyük güç mücadelesi yeni bir siyasal düzeni şekillendiriyor. Ekonomi gibi siyasetin merkezi de Atlantik’ten Pasifik’e, Amerika ve Avrupa’dan Asya’ya kayıyor.

“Serbest piyasa sosyalizmi”nin “serbest piyasa kapitalizmi”ne üstün geldiği yeni dünyada yeni dengeler kuruluyor…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 13,7 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2020
₺44,90

Amerikan İmparatorluğu nasıl kuruldu? Diğer emperyalist güçler arasından sıyrılarak nasıl dünyanın hâkim gücü haline geldi, küreselleşme sürecinin eksenine nasıl yerleşti? Büyük Bunalım’dan ve Yeni Düzen’den neoliberalizm evresine kadar uzanan yıllarda ne gibi sorunlar yaşandı? Küreselleşme sürecinin başlıca çatışma alanları neler oldu, devlet-piyasa ilişkisi nasıl gelişti?

Hepsi önemli ve kapsamlı sorular. Dahası da var: Küresel imparatorluğun merkezinde ve çeperlerinde, finans ve sanayi kesimlerinin ilişkisi nasıl bir evrim geçirdi? Ekonomik alanla birlikte siyasal ve hukuki alanlarda neler yaşandı? Emek güçleri küreselleşme karşısında neden etkisiz kaldı? Avrupa Birliği oluşumu, ABD liderliğine karşı bir direnişi mi temsil ediyordu, yoksa onun liderliğiyle uyum temelinde mi inşa edildi? Avrupa’yla birlikte Latin Amerika, Japonya, Güney Kore başta olmak üzere Asya ülkeleri, Türkiye gibi Üçüncü Dünya ülkeleri ve en nihayetinde eski sosyalist ülkeler küresel sisteme nasıl eklemlendiler?

Biri akademideki, diğeri sendika çevrelerindeki araştırmaları ve eylemci kimlikleriyle öne çıkan Kanadalı Marksist yazarlar Leo Panitch ve Sam Gindin, işte bu kapsamlı soruların peşine düşüyor. Günümüzün en çok tartışılan kavramlarından “küreselleşme”yi 19. yüzyılın sonundan bugüne tüm oluşum evreleriyle anlatan yazarlar, ABD liderliğinde gelişen küreselleşme sürecini, bu ülkenin emperyalist bir güç olarak inşası ekseninde atılan bütün önemli adımların somutluğunda da gösteriyorlar.

2013 Deutscher Ödülü’ne layık görülen Küresel Kapitalizmin Oluşturulması, yakın tarihe ve küreselleşmeye dair çalışmalar arasında vazgeçilmez bir yere sahip.

“Kapitalizmin geleceğinin nereye uzandığıyla ilgilenen herkesin mutlaka okuması gereken bir kitap.”

- David Harvey

“Amerikan İmparatorluğu’nun tarihine ve faaliyetlerine dair zihin açıcı ve vazgeçilmez bir rehber.”

- Naomi Klein


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 432
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺76,90

MİT Asya Bölgesi Başmüşaviri Kaşif Kozinoğlu'nun Ölümünden Kısa Süre Önce Aydınlık'a Gönderdiği El Yazıları, Tıpkıbasım... AKP'yi Kapatma Davası ve Serdar Özgüldür Olayı...

Hikmet Yar-Tayyip Erdoğan İlişkisi ve Usame Bin Laden... "Bizi Hapsederken Mahvettikleri Yargı Bizim Yargımızdır"... Fethullah Gülen ve Okulları... Tayyip Erdoğan-Abdullah Gül ve Fethullah Gülen...

Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül'ün ABD ve İsrail İlişkileri... MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın Yaptığı Atamalar ve Büyükanıt'ın Bildiği RTE Sırları... AKP, PKK ve Kürt Sorunu...

AKP İktidarının İç ve Dış Politikada Geldiği Yer... "Öldürmek Dahil Her Şeyi Yaptırabilir"...

Tayyip Erdogan'ın İsviçre'deki Gizli Hesapları ve Kılıçdaroğlu'nun BND Görüşmesi...

Türkiye Cumhuriyeti Devletini AKP Nasıl Ele Geçirdi...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 368
En / Boy : 13,5 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺48,90

Gordon Brown, İngiliz askeri gücünün Irak’tan çekilmesinin tamamlandığı Haziran 2009'da, halefi olduğu Tony Blair hükümetinin 2003'teki Irak Savaşı öncesi ve sonrası aldığı kararlara yönelik bir soruşturma yapılması için devlet hizmetinde kritik görevler üstlenmiş deneyimli bir bürokrat olan Sir John Chilcot başkanlığında beş kişilik bir komisyon oluşturdu.

Bu, konu hakkında yapılan en kapsamlı soruşturmaydı ve 2001-2009 yılları arasındaki karar alma sürecini ve olayları incelemesi 7 yıl sürdü. Rapor, 6 Temmuz 2016 tarihinde Birleşik Krallık parlamentosu tarafından kamuoyuna açıklandı.

Chilcot Raporu olarak da anılan The Iraq Inquiry Report, soruşturmanın temel bulgularını ve raporun birbirinden ayrı bölümlerinde yer alan çıkarılan sonuçların ve alınan derslerin bir derlemesini içeren çevirisini sunduğumuz Yönetici Özeti dışında, toplam 12 cilt, 6.147 sayfa ve 2,4 milyon kelimeden oluşuyor. Soruşturma kapsamında Tony Blair, Gordon Brown ve bazı eski bakanlar ile dönemin üst düzey askeri ve istihbarat yetkilileri dâhil 150'den fazla kişi Komisyon'a ifade verdi, 150 binden fazla resmi belge incelendi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 260
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺25,50

Kapitalist ve kapitalizm öncesi üretim tarzlarına içkin üretim ilişkilerinin sorunsuz bir şekilde yürütülmesini sağlayan en önemli araçlardan birisi emek denetimi uygulamalarıdır. Emek denetimi, kapitalist sınıf tarafından işçi sınıfı mücadelelerine karşı kullanılan bir yönetim stratejisidir. Emek denetim aygıtlarının gelişim ve değişim süreçlerine yön veren temel etken de işçi sınıfı mücadelesidir. Bu bağlamda, çeşitli emek denetim araçlarından bahsetmek mümkündür. Emek denetimine ve bir bütün olarak işletme yönetimine dair fikirlere ve uygulamalara yön veren işletme yönetim teorileri bunlardan birisidir. F. W. Taylor’ın 1800’lü yılların sonuna doğru esaslarını oluşturduğu Bilimsel Yönetim Yaklaşımı’nın (Taylorizm) ilk örneğini teşkil ettiği ve sonrasında birtakım bilimsel araştırmaların sonucunda ortaya konulan ilkelere göre oluşturulan diğer yönetim teorileri işletme yöneticilerine bu konuda yol göstermektedir. Öte yandan, işçi mücadelesi ve emek denetimi arasındaki ilişki tarihsel bir düzlem üzerinden takip edilebilir. Örneğin; Bilimsel Yönetim Yaklaşımı 19. yüzyılın sonuna doğru büyüyüp güçlenen Amerikan işçi sınıfı mücadelelerinin; İnsan İlişkileri Yaklaşımı, işçi sınıfı tarafından Bilimsel Yönetim uygulamalarına yöneltilen tepkinin ve Birinci Dünya Savaşı ile 1929 Ekonomik Bunalımı’nın sonucu olarak ABD ve Avrupa’da ortaya çıkan huzursuzluğun; Toplam Kalite Yönetimi Yaklaşımı ise (Neo-Taylorist Japon Yönetim Yaklaşımı) fordist üretim ve yönetim rejiminin yarattığı yıkımdan dolayı 1960’lı yılların sonuna doğru tüm dünyayı baştan başa saran grevlerin,
kitlesel eylemlerin ortaya çıkardığı yaklaşımlardır.

Benzer bir düzlem, Batı ülkelerinde olduğu gibi belirgin nitelikler sergilemese de, Türkiye örneği üzerinden de tanımlanabilir. Bu anlamda, özellikle 90’lar sonrasında yaygınlaşan Toplam Kalite Yönetimi uygulamalarının, 70’li yılların sonlarına doğru güç kazanan; 12 Eylül 1980 darbesiyle engellenen ve 80’li yılların sonuna doğru tekrar canlanan işçi sınıfı mücadelelerine karşı sermaye sınıfı tarafından getirilmiş bir cevap olduğu düşünülebilir. Bu çalışmada amaçlanan, emek denetimi ve işçi mücadelesi arasında kurulan ilişkiye dair kuramsal bir çerçeve çizmek ve bu çerçevenin Türkiye koşullarında ne şekilde oluştuğunu ortaya koymaktır. Mücadele-denetim ilişkisinin kolektif işçi sınıfı hareketlerinin yanı sıra, daha mikro bir boyutta ve makro boyuta ek olarak, işletmeler düzeyinde ne şekilde gerçekleştiğini ve geliştiğini göstermek amacıyla da bir saha çalışması yapılmış ve bu saha çalışmasının bulguları metne eklenmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 240
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺39,95

#1 New York Times Çok Satan
#1 USA Today Çok Satan

“Rus Ruleti… Çok kapsamlı ve ilginç bir kitap.”

-New York Times

Rus Ruleti, Donald Trump’a ABD başkanlığını kazandırmak için Moskova tarafından Birleşik Devletler seçimlerine ve Amerikan demokrasisine nasıl gizli kapaklı bir operasyon yapıldığını, ne şekilde müdahale edildiğini anlatan, inanılmaz bir kitaptır.

Rus Ruleti, aynı zamanda Amerikan tarihinde bugüne kadar eşi benzeri görülmemiş politik komploların bir hikâyesidir. Uluslararası entrikaları, siber casuslukları ve süper güçler arasındaki rekabeti ustaca birbirine bağlamaktadır.

Vladimir Putin ülkesinin gücünü dünya sahnesinde yeniden sergilemeye çalıştığında, ABD ile Rusya ilişkileri bozulmaya başlamıştı. Moskova, en iyi hackerlarını ve trollerini Birleşik Devletler’deki politik hedefler üzerinde kullanmış, WikiLeaks’den faydalanmış ve 2016 seçimlerini etkilemek amacıyla birçok bilgi yaymıştı.

Ruslar, oldukça başarılıydı ve 2016 yılında yaşanan içeri sızıp bilgi çalma olayları, ‘üçüncü sınıf bir hırsızlık’ değildi. Çok daha karmaşık ve kötü niyetliydi; Amerikan demokrasisine müdahale etmek amacıyla küstahça düzenlenmiş politik bir casusluktu. Nihayetinde, Rusya’da iş sözleşmeleri imzalamaya çalışan aday yani Trump seçimi kazandı. Ancak milyonlarca Amerikalının aklında bir soru kaldı: Bu nasıl oldu?
Yüksek teknoloji kullanılarak yapılan casusluklar ve birçok politik kavga Trump’ın Putin’le arasındaki tuhaf ilişkinin fon olarak kullanıldığı bir metinde ele alınmakta, Paul Manafort ve Michael Flynn de dâhil olmak üzere yakın çevresindekilerin Rusya’yla merak uyandıran ilişkileri okurlara aktarılmaktadır.

Rus Ruleti, yaşanmış olayları kronolojik olarak kaydetmekte, skandallarla menfaatleri açıklamakta ve Amerikan tarihindeki en büyük politik sorulardan birine cevap aramaktadır: Yabancı bir ülkenin hükûmeti, neden ve nasıl ABD’nin politik sürecine sızdı ve Washington’da nüfuz elde etti?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 432
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺36,00
₺45,00

ABD’nin Dünya çapında işlediği suçların Belgesi

Jeremy Scahill, ABD’nin gizli savaşlarını anlatıyor. Bu savaşların neferleri küresel çapta operasyonlar yapıyor ve Beyaz Saray’ın düşman olarak gördüğü herkesi yakalamak veya öldürmek için hareket ediyor. 

Deniz komandolarından, Delta Force’tan, eski Blackwater taşeronlarından özel güçler, CIA’in Özel Harekât Bölümü’ne veya Ortak Özel Harekât Komutanlığı’na seçiliyor. Bu elit askerlerin binlercesi yüzden fazla ülkede gizli komandolar olarak çalışıyor. Gizli bütçelerle desteklenen Özel Kuvvetler, yasaklı bölgelerde operasyonlar, hedefli öldürme, adam kaçırma, dron ve füze saldırıları operasyonlarında bulunuyor. 

Kirli Savaşlar, “Dünya bir savaş alanıdır,” açıklamasının sonuçlarını izliyor. Scahill, Afganistan’dan Yemen’e, Somali’ye ve ötesine ABD’nin öldürme makinesinin izlerini tarıyor. Gölgelerde, basından habersiz, Amerikan Kongresi’nden onay alınmadan yürütülen gizli operasyonların derinlerine iniyor. 

ABD liderleri, ülkelerini dünya çapında daha büyük bir savaş bataklığına sokarken dünyayı daha büyük bir istikrarsızlığa itiyor. Scahill gölgede savaşanların yüzlerindeki maskeyi indiriyor ve gece baskınlarında, gizli hapishanelerde, füze ve dron saldırılarında ölen şüphelilerin aslında kim olduklarını açıklıyor. Cesur gazeteci Scahill ABD’nin gizli tutmak istediği kirli savaşların gerçek doğasını gözler önüne seriyor. 

Washington Post çoksatanı

2013 Nieman Reports en önemli araştırmacı gazetecilik kitabı

2013 Publishers Weekly yılın en önemli on kitabından biri

“Araştırmacı gazeteciliğin müthiş bir örneği.” 

- Noam Chomsky

“Kirli Savaşlar, ABD’nin 11 Eylül sonrasında dünya çapında gerçekleştirdiği savaşların sebeplerini ve sonuçlarını anlatan muhteşem bir kitap. Bu kitabı yazabilecek başka bir gazeteci tanımıyorum. On yıldan fazla bir süredir Scahill gizli ve açık cepheleri dolaştı; askerlerle, suçlularla, cihatçılarla ve kurbanlarla konuştu; ABD’nin savaş ateşinin yaktıklarını kendi gözleriyle gördü. Bu kitabı yazabilmek için defalarca hayatını tehlikeye attı ve sonunda bir şaheser ortaya çıktı.”

- Barry Eisler

“ABD’de hükümetin militarizmi hakkındaki gerçekleri Jeremy Scahill’den daha cesurca gözler önüne seren başka bir gazeteci yoktur. Kirli Savaşlar, son derece sürükleyici, dramatik ve Batı dünyası adına gerçekleştirilen yıkımı anlatma açısından eşsiz bir eser.” 

- Glenn Greenwald, Guardian

“ABD’nin terörle mücadelesinde gizli harekâtların –suikastlar, örtülü harekâtlar ve diğer suçların– ana strateji olduğunu gösteren cesur bir inceleme.” 

- Teju Cole, The New Yorker, 2013’ün en iyi kitapları

“Kirli Savaşlar, bugün bile devam eden ABD’nin başarısız olmuş dış işleri stratejisini anlatan en önemli kitap olarak tarihe geçecek. Aynı zamanda ABD’nin gizli operasyonları hakkında yazılmış en ayakları yere basan ve detaylıca araştırılmış kitap. ABD ve onun izlediği yolu önemseyen herkesin kesinlikle okuması gereken bir eser.” 

- Brandon Webb, emekli deniz komandosu SEAL Team 3 üyesi 

“Scahill, sorgulamada işkence kullanılmasına pasif bir şekilde izin veren, bir Amerikan vatandaşını yargılamadan ölüme gönderen, bir askerî birime kendi yöntemlerine göre savaşma yetkisi tanıyarak en az dört ülkeyi savaş alanına çeviren hükümetleri teşhir ederken hiçbir ayrım yapmıyor. ABD ordusu albayları, eski CIA subayları, Somali savaş ağaları ve Yemenli bir şeyhle yapılan görüşmeler, Scahill’in anlatısının sadece bir parçası.” 

- Publishers Weekly 

“Jeremy Scahill’in yeni kitabı Kirli Savaşlar, yaşlı bir ağacın karanlık kovuğuna yaklaşmak gibi bir şey. Birçoğumuz, ‘Orada ne tür iğrenç şeyler vardır, hiç görmesem daha iyi,’ diyecektir. Ancak şansımıza Scahill bakmış ve incelemiş. Fenerini o karanlığa tutmuş ve orada yaşayan şeylerin, gerçeklerin, hayal ettiğimizden daha da kötü olduğunu bize şimdi gösteriyor.” 

- Kelley Vlahos, antiwar.com 

“Scahill, JSOC’un Irak’ta yaptıklarının kapsamlı ve somut bir raporunu sunuyor ve Bağdat yakınlarındaki tesislerde mahkûmlara işkence edildiğinin de kanıtlarını gösteriyor. Scahill aynı zamanda Enver Evlaki’nin bugüne kadarki en geniş biyografisini de kitabına işliyor. Sürükleyici.”

- Steve Coll

“Scahill’e göre, George W. Bush yönetiminden bu yana ABD, terörizme karşı savaş bahanesiyle, tüm denetim ve kanunları hiçe sayarak, sınırlarının ötesinde bir sürekli savaş durumuna girmiştir. Yazar, Başkan tarafından belirlenen düşmanları yakalamak ya da öldürmek için operasyonlar düzenleyen, askerî ve özel güvenlik taşeronları dâhil gizli güçlere rahatsız edici bir bakış sunuyor. Gizli savaşlar ve iki ABD vatandaşının suikast için hedeflenmesi ve aynı zamanda gizli küresel suikast ve adam kaçırma operasyonlarını anlatıyor. Donanma SEAL güçleri, Delta Gücü, CIA, Birleşik Özel Operasyonlar Komutanlığı, hayalet milisler ve dron saldırıları, hepsi de Afganistan, Yemen, Somali, Irak ve Pakistan’daki korkunç operasyonlar içinde rol alıyor. Scahill, paralı askerler, CIA ajanları ve elit kuvvetlerdeki savaşçılar ve aynı zamanda arada kalanlarla yapılan röportajlardan yararlanarak, kirli savaşların karanlık tarafını inceliyor.”

- Vanessa Bush

“Scahill’inki gibi mücadeleci bir ses vazgeçilmezdir.”

- London Review of Books

“Scahill, Kirli Savaşlar kitabında bilmediklerimizin bize ve tanımadığımız birçok insana nasıl zarar verdiğini anlatıyor.”

- Los Angeles Review of Books

“Teröre karşı savaşın Obama yönetimi altında gerçekten neye benzediğini Scahill’den daha iyi anlatan hiçbir gazeteci yoktur. Bu kitap inanılmaz bir başarıdır. Siyasi görüşünüz ne olursa olsun, bu kitabı okumalısınız. Bu kitabın yaptığı, görmediğimiz, sonu gelmeyen savaşların gizli yanını göstermektir.”

- Chris Hayes

“Kirli Savaşlar politik doğrucu değil. Beyaz Saray’ın içinden ya da New York Times ve Washington Post sayfalarından göründüğü biçimiyle son on yılın tarihi değil. Scahill’in kitabı bizi Dick Cheney’nin ünlü karanlık yüzüne götürüyor ve 11 Eylül’den bu yana ABD adına yapılmış olanları, inandırıcı detaylar ve yeni bilgilerle bize anlatıyor.”

- Seymour Hersh, Pulitzer Ödülü sahibi gazeteci

“Gezegendeki en iyi istihbarat muhabirlerinden biri olan Scahill, JSOC görev güçlerinin yıllarca dünya çapında girip çıktığı yerleri ve kesişim noktalarını yazıyor ve onların 11 Eylül sonrasında genişletilmiş görev alanlarını daha derinlemesine inceliyor. Olağanüstü kaynakları var...”

- Marc Ambinder

“Blackwater hayranları için sağlam bir kaynak ve ilgi uyandıran, arada sırada suçlayan materyallerle süslenmiş.”

- Kirkus Reviews

“Heyecanlı, sürükleyici ve kesinlikle inandırıcı.”

- John Le Carré

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 736
En / Boy : 15,5 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺176,00

Dünyamızda yaşanan iktisadi ve siyasi toplumsal olayların; savaşların, terörist eylemlerin, darbelerin, alarm düzeyindeki salgın hastalıkların, ekonomik krizlerin, dini ve ahlâki yozlaşmaların nasıl çıktığı ve kimlerce finanse edildiği çoğu kez merak unsuru olmuştur. Bu krizleri araştıranlar, meselelerin özüne inmeyi başardıkça karşılarına belirli örgütler çıkmıştır. Bu örgütler, olayların gerçekleştiği döneme bağlı olarak adları farklı olsa bile aslında hepsi aynı zihniyetten beslenen, orijini lucifer olan örgütlerdi.

Mason – İlluminati - Rose Croix - Yılan Kardeşliği - Ahit’in Çocukları Tapınak Şövalyeleri - Kuru Kafa ve Kemikler - Yuvarlak Masa Örgütleri - CFR, Bilderberg, Trileteral Komisyonu, Clup Roma adıyla bu örgütler günümüze kadar faaliyetlerde bulunmuş ve karanlık güçlerin değirmenlerine su taşımışlardır.

Elinizde tuttuğunuz bu kitapta, karanlık örgütlerin doğuşuna, yapılanmalarına ve faaliyetlerine ayrıntılarıyla değinilmiştir. Kimi zaman bu örgütlerin birbirleriyle olan dirsek temaslarını kimi zaman ise isim değiştirerek yollarına nasıl devam ettiklerini göreceksiniz. Ayrıca aşağıdaki soruların cevaplarıyla gözetleme kulesi’nin sakinlerinin ne dolaplar çevirdiklerini çarpıcı örneklerle ortaya koyulmuştur.

• Eski Ahit’te (Tevrat’ta) Hiram efsanesinin nasıl anlatılır?
• Ünlü Mason ustaların ne zaman ve ne için and içtmişlerdir?
• Tapınakçıların Hasan Sabbah’la ilişkisi nasıldır?
• Neo-İlluminati örgütü nedir? Nasıl tekrar canlanmıştır?
• Hegelizmin, Komünizmin, Siyonizmin ortak amaçları ve İlluminati ile ilişkisi nedir?
• Hümanizm bir aldatmacamıdır? Hümanizm aslında bir din midir? Masonluk ile Hümanizmin ilişkisi nasıldır?
• Said Nursi’nin kaleminden Masonluk ve Hümanizm/Komünizm nasıl anlatılmaktadır?
• Masonluktaki kritik derece hangisidir? Bu derece neden önemlidir?
• 322 sayısının Kuru kafa ve Kemikler tarikatındaki sırrı ve bu konudaki iddialar nelerdir?
• Piramitteki sır nedir?
• İlluminatinin ve Finans kaynakları kimlerdir?
• Dünyayı yöneten 13 aile kimdir ve faaliyet alanları nelerdir?
• Siyon protokolleri günümüzde ne derece gerçekleşmiştir?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Eskişehir
Sayfa Sayısı : 187
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺14,40
₺18,00

Tabloda her şeyin bulanık göründüğü zamanlarda, hayatlarını kesinlik ve berraklığa adamış sosyal bilimciler genellikle susar ve taşların yerine oturmasını bekler. Zygmunt Bauman gibi düşünürler ise cesaretle belirsizliğe dalar ve bulduklarını, gördüklerini, hissettiklerini ortaya döker.İşte Küreselleşme böyle bir cüretin ürünü.
Bauman’a göre, küreselleşen güçler saltanat günlerini yaşıyor, bunun bedelini de yerelliğe çakılıp kalmış zavallılar ödüyor.

Hayat toprağa, yerele bağlı olmayı sürdürüyor; oysa güç artık yurtsuz ve ne emekçilere, gençlere, muhtaçlara ne de gelecek nesillere karşı sorumluluk duyuyor. Küreselleşme bu dengesizlik üzerinde duruyor. Yereller dağarlarında ırk, millet, etnik köken, sınıf gibi ne varsa kullanarak yeni bir “biz” duygusu yaratmaya çalışırken, artık yoksullara ihtiyaç duymayan küreseller onların içlerine kapanmalarını körüklüyor.


Küreselleşme kitabında Bauman, küreselleşmenin getirdiği ahlaki ikilemlere, çarpıcı örnekler vererek değiniyor. Yiyeceğin bol olduğu yere gitmek isteyen açlar, büyük paralar ödeyerek sonunda kendilerini “çatık kaşlar”ın beklediği yolculuklarına çürük teknelerle, kimliksiz çıkarken; zenginler uçakların birinci mevkilerinde şampanyalarını yudumlayarak küreselliğin tadını çıkarıyor, üstelik daha ucuza.


Gelecek hakkında ilginç olduğu kadar korkutucu öngörülerde bulunan Bauman’a göre yereller yerellikleri etrafına kalın duvarlar örerken, küreseller yerellikleri toplama kamplarına dönüştürme peşinde. Küreselleşme ve onun ikiz kardeşi yerelleşme, aynı amaca hizmet ediyor: parçalanma ve yabancılaşma.
Küreselleşme, yerelleşmenin de küreselleşmenin de ağırlığını fazlasıyla hissettirdiği günümüz Türkiye’sini anlamak için vazgeçilmez bir kaynak niteliği taşıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺31,90

Neden dünya siyasetinde Latin Amerika 2?

Bu yapıt, Dünya Siyasetinde Latin Amerika’nın devamı olup, Türkçe literatürde Orta Amerika ve Karayipler Bölgesini konu edinen ilk akademik çalışmadır. Dünya üzerinde 650 milyonluk nüfusuyla Asya’nın peşi sıra yükselmekte olan bu bölge, Türkiye’ye uzak olmasına rağmen önümüzdeki dönemde etkili ticari destinasyon olabilir. Bu bölgenin ülkede yok hükmünde olması, hem akademik hem ekonomik anlamda eksikliktir.

Elinizdeki bu eser, 26 akademisyenin-yazarın kapsamlı çalışmalarıyla Türkçe literatürde önemli bir açığı kapatacak ve Türkiye’de birçok üniversitede ders kitabı olacaktır.

Kitabın hedef kitlesi; Latin Amerika ile ilgilenen lisans ve yüksek lisans öğrencileri, işadamları, STK üyeleri, gazeteciler, siyasiler ve danışmanlarıdır.

Dünyaya bakalım çünkü dünyaya bakmak, aslında kendi iç organlarımızın röntgenini çekmektir; nefes almak ve gelişmektir.

Dünya Siyasetinde Latin Amerika 2 yapıtını ortaya çıkaran değerli yazarlar ve eserleri şunlardır:

1. Latin Amerika Panaroması: Siyaset-Toplum-Ekonomi – Dr. Öğr. Üyesi Ceren Uysal Oğuz
2. Orta Amerika Panoraması: Siyaset-Ekonomi-Toplum – Dr. Öğr. Üyesi Senem Atvur
3. Meksika Ülke Analizi – Ayşe Yarar
4. Nikaragua Ülke Analizi – Gülşah Pilpil Yöney
5. Honduras Ülke Analizi – Dr. Öğr. Üyesi Asena Boztaş
6. Panama Ülke Analizi – Doç. Dr. Emruhan Yalçın
7. Karayipler Bölgesi Panoraması – Siyaset-Ekonomi-Toplum: Doç. Dr. İsmail Ermağan-Doç. Dr. Haydar Efe
8. Küba Ülke Analizi – Dr. Öğr. Üyesi Buket Önal
9. Jamaika – Doç. Dr. Emruhan Yalçın
10. Haiti – Emrah Kaya
11. Dominik Cumhuriyeti – Dr. Neslihan Kadıköylü
12. Latin Amerika Çatışmaları ve Çözüm Analizleri – Doç. Dr. Sezai Özçelik
13. Latin Amerika’da Legal ve Kayıt Dışı Göçler – Dr. Ertan Erol
14. Latin Amerika’da Uyuşturucu Sektörü – Yasin Avcı
15. Dünya Ekonomisinde Latin Amerika – Doç. Dr. Emine Tahsin
16. Latin Amerika’da Tarım ve Hayvancılık ve Gıda Güvenliği – Dr. Öğr. Üy. Segah Tekin
17. Latin Amerika’da Enerji Sektörü – Doç. Dr. Bahtiyar Dursun
18. Latin Amerika’da Gelecek Vaat Eden Ekonomik Sektörler: Brezilya - Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Zambak-Öğr. Gör. M. Alpin Gülşen
19. Avrupa Birliği-Latin Amerika İlişkileri – Doç. Dr. İsmail Ermağan
20. Çin-Latin Amerika İlişkileri – Dr. Özlem Zerrin Keyvan
21. Rusya-Latin Amerika İlişkileri – Dr. Elem Eyrice Tepeciklioğlu
22. Orta Doğu - Latin Amerika İlişkileri: Benzerlikler, Farklılıklar ve İşbirliğinin Ekonomi Politiği: Dr. Emre Saygın-Dr. Tahsin Yamak
23. Latin Amerika’da Türk Dizileri – Pınar Aslan
24. Latin Amerika ile Türkiye Ekonomik İlişkileri – Dr. Beyhan Yılmaz


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 584
En / Boy : 16 / 23.5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺119,70

Küreselleşme bir özgürlük ve zenginlik rüyası mıdır? Yoksa bir eşitsizlik ve yoksulluk kâbusu mu? ABD’nin icat edip insanlığın başına musallat ettiği bir belâ mıdır?Her ülkenin katkıda bulunduğu, çeşitli oranlarda riskleri ve fırsatlarına maruz kaldığı bir evrensel süreç mi? Tersine çevrilebilir bir süreç midir?Yoksa istemesek de boyun eğmek zorunda olduğumuz bir kozmik-aşkın kader mi? Küreselleşme çağında yerel kültürlerin akıbeti nedir? Dünyanın küresel bir köye dönüşmesini sağlayan başlıca faktörler, dünyayı düzleştiren gelişmeler nelerdir? Küreselleşmenin taraftarları kimler, karşı çıkanları kimlerdir?

İnternet, ulaşım ve iletişim teknolojilerindeki yeniliklerin hayatımıza girmesiyle yalnızca nicel anlamda mesafelerin kısaldığı değil, daha önemlisi zaman ve mekân kavrayışının da niteliksel bir dönüşüme uğradığı bir dünyada yaşıyoruz. Dünya elimizin altında; nerede ne olup bittiğinden haberdarız; dostlarımızla mesafe tanımaksızın görüşüp konuşabiliyor,farklı ülkelerden daha önce yüzünü hiç görmediğimiz dostlar edinebiliyoruz. Firmalar için pazar artık kendi ülkeleri değil, bütün dünya.Entellektüeller için fikirlerini paylaşabilecekleri kitle yalnızca yakın çevre değil, bütün bir dünya toplumu. Şairin yüz yıl önce “yeryüzü vatanım, insanlık milletim” dediği dünya bugün daha somut bir hal almış durumda.

Her konuda olduğu gibi küreselleşme konusunda da kategorik genellemelerin cazibesine kapılmak yanlış, “Şeytan ayrıntılarda gizli.”Küreselleşme bir dünya cenneti olmadığı gibi; hepten çöpe atılması gereken bir “günah keçisi” de değil. Elinizdeki eser küreselleşme ile ilgili tartışmalara mütevazı bir katkı niteliğindedir. Fırsatları ve tehditleriyle küreselleşmenin düzleştirici, eşitleştirici ve özgürleştirici bir süreç olduğunun vurgulandığı eser, günümüz dünyasını anlamak isteyen herkese hitap etmektedir.

Temel Değerlere Sahip Olmak, Bağlı Kalmak, İnanmak ve Sürdürebilmek Aşk'ına!..


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Konya
Sayfa Sayısı : 304
En / Boy : 16,5 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺77,90

Gökçe Fırat'tan Tarihi Bir Öngörü Kitabı

Bu kitap, Türk Solu gazetesi Başyazarı Gökçe Fırat’ın 2002-2005 yılları arasında yayınlanan yazılarından oluşuyor.

Günümüzden 20 yıl önce, “Türkiye ABD ile savaşacak” dediğinde insanlara inanılmaz geliyordu ama O, Türkiye’nin sözde müttefikleri tarafından, yani ABD ve AB tarafından kuşatıldığını ısrarla anlattı.

Bu kitapta okuyacağınız yazılarda

- PKK’nın Suriye’de üsleneceğini

- Kuzey Suriye’de bir Kürt koridorunun kurulacağını

- Türk askerleri ile ABD-Kürt güçleri arasında bir savaş çıkacağını

- İsrail’den Kuzey Irak’a, oradan Ermenistan’a bir Yahudi-Kürt-Ermeni seddinin kurulacağını 20 yıl önce yazdığını şaşırarak göreceksiniz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 212
En / Boy : 15 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2018
₺46,80

Benim açımdan bu kitabı okumak, sanırım, Kapital’in I. cildinin milyonlarca okuyucusunun da yaşadıklarına bir ölçüde benzeyen, duygusal bir deneyim oldu. Yurttaşlarım olan kadın ve erkeklerin büyük çoğunluğu kadar, onların dünyanın diğer yerlerindeki muadillerinin de çalışma hayatlarında karşılaşmak zorunda kaldıkları keder verici, dehşetli, kalp kırıcı yöntemler bilincime eziyet verici ve unutulmaz biçimlerde nakşoldular. Hepsi de etkinlik ve üretkenlik adına gerçekleştirilen, ama aslında büyük Sermaye tanrısının daha kesinlikli bir zaferi uğruna, onların çektiği eziyetleri daha da ağırlaştırmayı hedefleyen yol ve araçlar için gündelik olarak sarf edilen bütün bu yetenek ve enerji miktarını düşündüğüm zamansa, insanlığın böyle canavarca bir sistemi yaratabilme yeteneğine duyduğum hayreti aşabilen yegâne şey, onun, insan soyunun iyiliğini ve mutluluğunu böylesine açıkça tahrip eden bir düzenlemenin sürüp gitmesini hoş görme konusunda sergilediği arzu karşısında duyduğum şaşkınlıktır. Eğer bu çabanın kendisi ya da yalnızca yarısı, çalışmayı, aslında tam da olabileceği gibi, yaşama sevincini artıran, yaratıcı bir faaliyet haline getirmek üzere harcanmış olsaydı, dünya nasıl da harikulade bir yer olurdu. Ama öncelikle kapitalizmin aslında ne olduğu ve onun görünürde sahip olduğu gereklilik ve kaçınılmazlıkların neden aslında sadece küçük bir azınlığın çıplak öz çıkarlarını gizlemeye yarayan ideolojik incir yapraklarından ibaret oldukları konusunda yaygın bir popüler kavrayışın yaratılması gereklidir. Bu kitabın, bu son derece gerekli aydınlanma açısından yaşamsal bir katkıda bulunabileceğinden eminim. -Paul Sweezy-


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 448
En / Boy : 15,5 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2018
₺123,30

“Oyunlar oynuyoruz. Üçüncü kez üzerinde kucaklaşabileceğimiz ve gözyaşları içinde sözbirliği, kardeşlik, birlik için yemin edebileceğimiz yıkıntıları hazırlıyoruz... Bugünkü Bosna gibi bir memlekette nefret etmeyi bilmeyen ya da çok daha zor olanı, nefret etmeyi bilinçli olarak istemeyen, bir yabancı gibidir, düşmandır ve kimi zaman da işkence edilendir...”

Drina Köprüsü romanıyla bilinen Bosnalı yazar İvo Andriç’in 1920’lerde kaleme aldığı notlarından


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 341
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺72,38

Kitabın ilk baskısı Papa 16. Benedikt / Avrupa Birliği Ve Türkiye adıyla yayımlanmıştır.

Benedikt adını alan papaların başına gelen ilginç olaylar ve 16. Benedikt’in çocukluğundan günümüze özel yaşamı, Nazilerle işbirliği yapması daha önce hiç yayımlanmamış resimler ve belgelerle bu kitapta yer alıyor.

Benedikten Tarikatı’nın kurucusu Nursia’lı Benedikt’ten en çok etkilenen Müslüman tarikat liderinin kim olduğu, 16. Benedikt’i papa olarak kabul etmeyen Katoliklerin gizli papası tartışmaları ve Vatikan’ın yüzyıllardır gizlenen “sırları” bu kitabı daha da ilginç hale getiriyor.

15 yaşındaki Benedikt Papası, Benedikten Tarikatı’nın gizli örgütlerle ilişkisi, ortaçağ engizisyon mahkemelerinde yakılan sözde cadılar ve onlara uygulanan akıl almaz işkencelerden, Papa 16. Benedikt’in gizli misyonuna kadar geçen süreç, şaşırtıcı belgelerle gözler önüne seriliyor.

Kitabın can alıcı noktası ise Papa’nın Türkiye ile ilgili bizzat hazırlattığı kapsamlı gizli bir dosyanın 22 Mart 2006 tarihinde çalışma masasının üzerine konulmasıyla başlıyor. Papa, Türkiye ziyaretinde işte bu dosyada yer alan bilgiler ve iddialarla karşımıza çıkarak

Türkiye’den hayret verici taleplerde bulundu.

16. Benedikt’in Türkiye’yi sarsacak gizli gündeminde neler mi var?...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 168
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2019
₺40,90

Eren Erdem’den ezberleri bozan bir çıkış daha. Bu kitap, klasik şablonların ötesinde başka bir tanım yapıyor. Yaşanan tüm krizi çözecek somut analiz ve tahliller içeriyor. Kitap baskıya girmeden önce 10 ayrı kişiye okutuldu. Her biri farklı dünya görüşlerinden olan bu kişilerden, 1 cümle ile kitabı anlatmaları istendi.

Kitap bittiğinde ne yapmam gerektiğini anladım. (Öğrenci/Fatma G…)

Gerçekten şaşırdım. Yıllarca yanlış yapmışız. Yanlış bir pozisyon almışız. Değişmeliyiz! (İşçi/Cenk A….)

Umut verici, ne yapmanız ve ne yapmamanız gerektiği konusunda ise ikna edici. (Büro Emekçisi/Derya İ…)

Türkiye’nin nasıl iyileşeceğini artık biliyorum. (Doktor/Salih Y…)

Popülizm kavramını hiç böyle düşünmemiştim. Daha doğrusu okumamışım. Ve nasıl mücadele edileceğini de. (Memur/Kemal Ö…)

Öğrendikleriniz sizi şaşırtacak! (Öğretmen/Lale K…)

Aslında büyük sandığınız güçlerin ne kadar küçük olduğunu ve yenilebilir olduğunu görüyorsunuz… (Mimar/İlknur S…)

Bir kişisel gelişim kitabı düşünün. Her okuyanı peşine takıp sürükleyebilecek bir kitap gibi. (Siyasetçi/ Deniz D…)

Bu kitap; İslamcıyla solcuyu, milliyetçiyle kürdü kısacası tüm kutuplaşmayı yok ediyor. Birleştiriyor. Buna çok ihtiyacımız var! (Yazar/Muharrem K…)

Perdeler açıldı, artık değişim kaçınılmaz! (Hukukçu/Onur C….)

Zihinlerde başlayan değişim, şehrin surlarını kuşattığında… (Eren Erdem)


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 296
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺19,68

Kendi yaşadıkları topraklardan ayrılıp Avrupa’ya kaçmak için her şeyi göze alan, ellerinde avuçlarında ne varsa bilmedikleri, tanımadıkları, görünmeyen bir şebekeye yatıran Suriyelilerin arasına karışır Wolfgang Bauer. Sahte ama inandırıcı bir öykünün arkasına gizler kendi gerçek kimliğini. O da “onlar”dan, göçmenlerden biridir artık. Kahire’de başlar bu uzun ve çileli yolculuk.

İskenderiye’de sıkıntılı bir bekleyiş hüküm sürer. Günlerce bir düzine sığınmacıyla daracık bir dairede yaşar. Yazar gibi göçmenler de başlarını çıkaramazlar yakalanmak korkusundan. Ve nihayet denize açılırlar. Deniz, hayat ve ölüm arasındaki ince çizgidir; Avrupa yolculuğunda hayatta kalanlar ve ölenler olacaktır…

Bu kitapta, zorlu varoluşlardan, hastalık ve yıkımlardan, daha da önemlisi ölümden kaçarken bilinmeyen bir yerlerde varsaydıkları umut ışığına koşan, ölümü göze alanların gerçek öyküsü anlatılıyor, tüm çarpıcılığıyla...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 336
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺27,90

20. Yüzyıl’da uluslararası sistemi etkileyen en önemli olgulardan ikisi hiç şüphesiz küreselleşme ve Amerikan hegemonyasıdır. Birbirinin tamamlayıcısı olan bu iki olgunun ortaya çıkardığı kapitalist barışın etkileri günümüzde hâlâ hissedilmekle birlikte, 21. Yüzyıl’ın uluslararası sisteminin geleceğinde söz konusu iki olgunun ağırlığının ne olacağı tartışma konusudur. Soğuk Savaş sonrası dönemde ABD önderliğinde kurulan Batı kaynaklı güç dengesi bugün, geçmişte hiç olmadığı kadar, yeni meydan okumalarla karşı karşıyadır. Çin ve Hindistan gibi Doğulu ülkelerin uluslararası sistem üzerinde hem ekonomik hem de kültürel alanlarda artan etkileri, özelde ABD hegemonyası genelde ise Batılı güç dengesi üzerinde sarsıcı etkiler ortaya çıkarmaktadır. Erich Weede, Güç Dengesi, Küreselleşme ve Kapitalist Barış’ta Doğu’nun artan bu gücüne vurgu yaparak, küreselleşme ve Amerikan hegemonyası ile sağlanan kapitalist barışın geleceğini sorgulamaktadır. Kitapta ayrıca ekonomik zenginlik, demokrasi ve savaşların önlenmesi konularındaki yakın ilişkiler ile küreselleşmenin bu olgular üzerine olan etkileri de derinlemesine incelenmekte, kapitalist barışın sağladığı küresel ekonomik refahın demokrasileri güçlendirmede ve savaşları önlemedeki rolü detaylı bir biçimde değerlendirilmektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 135
En / Boy : 10,5 / 16
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2012
₺22,50

Değerli araştırmacı ve yazar Erol Sarıal’ın "Yeni Bin Yılın Savaşı" başlıklı kitabı, Türkiye’nin ve dünyanın durumu hakkında çok ilginç ve düşündürücü bilgilere ulaşmamızı sağlıyor. Ekonomik, siyasi, stratejik ve sosyal alanlarda yapılan titiz bir araştırmanın ürünü olan bu bilgiler Türkiye’nin dünyadaki yerine ve yaşadığı sorunlara ışık tutuyor. Özellikle Atatürk’ün stratejik düşünceleri, Türkiye’yi bölge ülkeleri ile birlikte emperyalizmden kurtarmak amacı gibi konularda çok önemli ipuçları veriyor. Kitap, etnik ve mezhepsel konulara da ayrıntılı olarak değiniyor ve bu alanlarda yapılmış çalışmalarda ulaşılan somut verileri ortaya koyuyor. Türkiye’deki bazı iç politika gelişmeleri hakkında da dikkat çekici gözlemlerde bulunuyor. Kitap aynı zamanda geleceğe yönelik bazı düşünceler ve öneriler de içeriyor. Türkiye’nin ve dünyanın meselelerini topluca görebilmeye olanak veren bu kitabın bütün aydınlar, araştırmacılar ve öğrenciler için değerli bir kaynak olacağına inanıyorum. Bu alanlardaki araştırmaların ve yayınların çoğalması, Türkiye’de fikir hayatını zenginleştirecektir. Özellikle Atatürk devrimlerine yürekten inanan insanların ihtiyaç duydukları bilgi ve değerlendirmelerin bu gibi yayınlarla beslenmesi Türkiye’nin fikir hayatına canlılık kazandıracaktır. Erol Sarıal’ı bu başarılı çalışması için kutluyor, bu değerli kitabın özellikle gençlerimiz için bir esin kaynağı olmasını diliyorum. -Onur Öymen- Dış Politika Uzmanı - Siyasetçi




Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 344
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2012
₺12,80

Marksist iktisatta "tekelci kapitalizm" terimi, kapitalizmde büyük şirketlerin egemen olduğu aşamaya atıfta bulunmak için yaygın olarak kullanılmıştır. Kapitalist gelişmenin bu aşaması 19. Yüzyıl’ın son çeyreğinde ortaya çıktı ve İkinci Dünya Savaşı sıralarında olgunlaştı. Diğer klasik ekonomi politikçilerin eserleri gibi Marx’ın Kapital’i de piyasa sisteminin -kapitalist girişimlerin çoğunlukla ailelerin işlettiği küçük şirketlerden oluştuğu- serbest rekabet koşulları tarafından nitelendirildiğini varsaymıştı. Klasik ekonomi politik hiçbir zaman "tam" ya da "saf" rekabet gibi mutlak fantezileri barındırmadı, bu kavramlar iktisada daha sonraki neoklasik aşamasında sokuldu. Yine de klasik ekonomi politik ilk başta öne sürdüğü serbest rekabet teorisinde, fiyat rekabetinin acımasız olduğunu ve tek başına hiçbir kapitalistin ya da şirketin piyasanın kayda değer bir kısmını kontrol edecek güce sahip olmadığını öne sürdü. Bununla birlikte, diğer klasik ekonomi politikçilerden farklı olarak Marx’ın durumunda kapitalizm tarihsel bir sistemdi; bu yüzden dinamik bir karaktere sahipti ve çeşitli aşamalardan geçiyordu. Marx, bir tekelci kapitalizm kuramı ortaya koymamasına rağmen, kapitalizmde birikimin temel bir eğilimi olarak sermayenin yoğunlaşması ve merkezileşmesinin altını çizmişti. Paul Sweezy’nin, Marksist iktisattaki büyük eserlerden biri olan, Kapitalist Gelişme Kuramı adlı klasik eserinin yayımlanması Marksist analizin ayırt edici bir geleneğinin başlangıçlarını ortaya koydu. Tekelci kapitalizmin ana çerçevesini çizen bu eser daha sonraki tartışmalar için temel kaynak oldu. Sweezy, Kapitalist Gelişme Teorisi’nde, Marx’ın artı-değerin gerçekleştirilmesi krizi kuramından yararlandı, -bu kuramla Keynes’in efektif talep kuramı arasındaki yakın bağlantıyı da göstererek- ekonomik durgunluk konusunda yetkin bir analiz geliştirdi. Kapitalist Gelişme Teorisi aynı zamanda Marksist tekelleşme analizini daha ileriye götürdü.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 376
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2007
₺90,20

"Zenginlik yaratılması bütün toplumlar için geçerli çok önemli genel ilkelere dayanır. Bu ilkeler insan davranışının bir sonucu olarak ve fakat insanlar tarafından bilinçli ve amaçlı olarak tasarlanmadan varlık alanına girmiştir. Evrilerek bugüne kadar gelmiş ve hiç kimse tarafından icat edilmemiştir."

Bu, küçük bir kitap için çok iddialı bir tez gibi görünmesinin yanında sosyal hayatının evrimi konusunda liberal tezlerden uzak kalmışlar için de bir o kadar şaşırtıcıdır.

Ama, önce kendi kendinize sonra etraftaki insanlara bir sorun: İnsanlar açlığı mı yoksa tokluğu mu, zenginliği mi yoksa fakirliği mi tercih ederler? Bütün insanların tokluk ve zenginliği açlık ve yoksulluğa tercih etmesine rağmen neden bazı toplumlar müthiş zengin ve bazıları akıl almayacak kadar fakir?

Zenginliğin sihirli ve ancak çok az sayıda insanın keşfine açık bir yolu mu var? Yoksa zenginlik belirli değer ve kurumlarla ilgili ve bu değer ve bu kurumlar tüm insanlığın ortak malı mı? Sefaletten Zenginliğe medeniyetimizin, refahın ve barışın büyük, fakat basit; sabır ve itina gerektiren, fakat her toplumun takip edebileceği yolunu laf kalabalığı, demagoji ve slogan çığırtkanlığı yapmadan açıklıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 10,5 / 16
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2018
₺16,20
İran, 20. yüzyılda iki büyük devrim, iki dünya savaşı, İran petrollerinin ulusallaştırılması, 1953 Ağustos Darbesi ve Irak’la yapılan uzun süreli bir savaş olmak üzere birçok olay yaşamış; bunların sonucu olarak da bağımsızlık ve demokrasi hareketi ile bu yüzyıldan çıkmıştır. Bu süre içerisinde Kaçar Monarşisi yerini Pehlevi Hanedanlığına, bu hanedanlık ise yerini İslam Cumhuriyeti’ne bırakmıştır. Yüzyıl önce yasalara dayalı bir yönetimi vadeden Anayasal Devrim’in yarattığı kaosla 1921 Darbesi gerçekleşmiş ve Rıza Han’ın düzen ve disiplini zorla benimseten hükûmeti başa geçmiştir. 20 yıllık iktidardan sonra 1941 yılında Müttefik Birliklerin İran’a girmesiyle Rıza Han tahttan çekilmiştir; ancak bu durum yeni bir kaosa neden olmuştur. 1979 yılına gelindiğinde ise toplumun devlete karşı ayaklandığı 1979 Devrimi gerçekleşmiştir. Tek bir amaç vardır: Şah’ı devirmek ve devleti yıkmak. Bu durumun sonuçları: Yaygın ve yoğun bir sivil savaş, siyasi iktidarın İslamcılar tarafından tekelleştirilmesi, zulme uğrayanların ve inancını yitirmişlerin yaygın bir şekilde göç etmesi olmuştur. Şimdi ise, 21. yüzyılda ülke, gelecekteki gelişimi ve dış ilişkileri açısından önemli yansımaları olan meseleler, tecrübeler ve sorunlarla karşı karşıyadır.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 367
En / Boy : 14,5 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2011
₺75,00

Şili’de Allende önderliğindeki Halk Birliği (Unidad Popular) sosyalizme yasal ve barışçıl yoldan geçince, o güne dek siyasal iktidarı daha “çatışmalı” süre.lerle ele geçirebilen devrimciler, teoriye ve pratiğe dair yeni tartışmalara başladı. Barışçıl yolla iktidara gelen Allende’nin, bir süre sonra “kanlı” yollarla ve emperyalist müdahalelerle iktidardan düşürülmesi ise bu tartışmaları daha da alevlendirdi.

Bugün, kamucu ve toplumcu söylemler geliştiren bazı siyasi hareketlerin dünyanın farklı köşelerindeki seçim başarıları devam ederken, “parlamento yolu”nun hangi noktaya kadar sürdürülebileceği, bir “devrim”le taçlanıp taçlanmayacağı, sosyalizme uzanıp uzanmayacağı da yine tartışma gündeminde. Şili ve Allende deneyimi bu eksende güncelliğini hep koruyor.

Yazar Carlos Reyes ve çizer Rodrigo Elgueta’nın titiz bir araştırmaya dayanan belgesel çizgi romanı, Şili deneyiminin yeryüzündeki en .zgün sosyalist d.nüşüm girişimlerinden biri olduğunu anlatıyor. Belki daha başından .ng.rülebilecek trajik başarısızlığı bile, bu girişimin önemini gölgeleyemiyor.

Reyes ve Elgueta, Şili hakkında sıkça yapılan bir hataya düşmüyor ve yalnızca Allende ve Sosyalist Parti’ye değil, Halk Birliği’ni oluşturan yahut onu dışarıdan destekleyen devrimci hareketlerin tümüne odaklanıyor. Kitabın sayfaları arasında dolaşırken, tarihten bugüne uzanmak, Türkiye’den Venezuela’ya hâlâ güncelliğini koruyan darbe girişimleri ve emperyalist müdahaleler üzerine düşünmek de mümkün.

Gerçek ve yalan, ilerici ve gerici ideolojiler arasındaki silinmeye çalışılan ama tarihin her dönemecinde kendini yeniden dayatan ayrımları anlatan Çizgilerle Şili’de Allende’li Yıllar, aynı zamanda son nefeslerine dek çatışan Allende ve yoldaşları .nünde bir saygı duruşu…

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 16 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2017
₺20,80

Tarih, siyaset ve felsefenin kesişim noktalarında ufkumuzu genişleten yeni çalışmalara imza atan Taner Timur, şimdi de Devrimler Çağı’na bakıyor. Timur, 19 ve 20. yüzyılın üç önemli devrimci kalkışmasında, 1848, 1871 ve 1917 yıllarında yaşananları dört ayrı bölümde ele alıyor.

Kitabın ilk iki bölümünde hem 1848 Şubatının şanlı devrim günlerini, hem de aynı yılın Haziran ayındaki karşı-devrim dönemini inceleyen Taner Timur, birçok yönüyle bugünleri de anlamamıza yardımcı olan bu olayları, Marx ve Engels’in Komünist Manifesto ve Marx’ın Louis Bonaparte’ın 18 Brumaire’i eserlerinin rehberliğinde aydınlatmaya çalışıyor. “Paris Komünü ve Marx” başlığını taşıyan üçüncü bölümde, 1871 Komün deneyiminin doğuşu, güçler arasındaki oransızlığa rağmen savaşın göze alınması, I. Enternasyonal’in konumu gibi konular ele alınıyor.

Son bölüm, “Doğu Sorunu, Paylaşım Savaşı ve 1917 Devrimi” başlığını taşıyor. Bu bölümde 1917 Sovyet Devrimi’ni ana hatlarıyla inceleyen Taner Timur şunları söylüyor: “Bu yıl 100. yıldönümünü andığımız bu büyük devrim, milyonlarca insanın öldüğü korkunç bir savaşın sonlarında tüm insanlığa büyük umutlar saçmıştı. Oysa uluslararası kapitalizm, daha ilk günden itibaren onu kuşattı; emekçi yönetimine karşı faşist barajlar kurdu; yeni ve daha korkunç savaşlar çıkardı ve sonunda da sistemi ‘demir perde’ kıskacı altında nefessiz kılarak bir çeşit ölüme mahkûm etti.”

Devrimci kalkışmaları ve karşı-devrimci manevralarıyla bugünümüze ışık tutan üç önemli tarihsel kesiti anlatan Devrimler Çağı, her kütüphanede bulunması gereken bir eser.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 142
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2017
₺31,90

Kapitalizm, sancılar içinde doğarken insanlığa ümit ve iyimserlik esinlemişti. Kendisiyle birlikte refahın da yükseleceğini, insanlığa bir ferahlık geleceğini vaat etmişti. Önce kan ve irinle çevrilen çarklarıyla gösterdi gerçek yüzünü. Sonra makineli tüfek ve top mermileriyle. Vahşi sömürü koşullarını gaddar savaşlar izledi. Peşinden krizler geldi; dünya işsizlik, fakirlik ve salgın hastalıklarla kavruldu. Nihayet faşizm boy verdi kapkara yüzüyle. Almanya, İtalya, Japonya, Portekiz ve İspanya’da faşist rejimler kuruldu. Faşist hareketler dünyanın her yerinde uç verdi.

Günümüz dünyasında yeni biçim ve eğilimleriyle kol gezen faşizm belası, işçi sınıfı için hem karşı konulup alt edilmesi gereken bir hedef, hem de Marx’ın kuramlarıyla analiz edilip yorumlanması gereken dünya-tarihsel bir olguydu; bugün de öyledir.

Faşizm üzerine hazırlanmış bu derleme, bir yandan geçmişe bir yandan bugüne bakabilen geniş perspektifiyle, kuram ve olgu arasında uygun bir denge kuran mimarisiyle ve faşizm üzerine yazılmış en önemli metinleri bir araya getiren özenli seçiciliğiyle benzersizdir.

Anson G. Rabinbach, Antonio Gramsci, August Thalheimer, Bertolt Brecht, Daniel Guérin, Ernst Bloch, Georg Lukács, Georgi Dimitrov, Clara Zetkin, Kurt Gossweiler, Kurt Patzold, Michal Kalecki,  Palmiro Togliatti, Reinhard Kühnl, Robert Erlinghagen ve Tim Mason’ın değerlendirmeleriyle...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 368
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2018
₺63,36

Artık politik her şeyin başına "Jeo" takısını geri getirmenin zamanı.

“Jeopolitik üzerine yazılmış en iyi kitaplardan biri, okurken zihninizde adeta yeni bir ışık yanacak.”

 - Evening Standard

“Marshall zor sorular sormaktan ve bunlara cevap bulmaktan çekinmiyor.”

 - Newsweek

“Günümüz dış siyasetindeki zorlukların perde arkasındaki jeopolitik etmenlere taze ve özgün bir bakış açısı.”

 - Andrew Neil

“Küresel jeopolitik dinamiklere temel ve kapsamlı açıklamalar getiriyor.”

 - Dr. Sajjan M. Gohel

Coğrafi şartlar tüm liderleri kısıtlar. Siyasi ve diplomatik tercihler, dağlar, nehirler, denizler ve binalarla şekillenir. Evet, küresel olayları takip etmek için insanları, fikirleri ve eylemleri anlamalısınız, ama coğrafi şartlardan haberiniz yoksa resmin bütününü asla göremezsiniz.

• Putin neden Kırım’a takıntılı?
• ABD’nin küresel güç olması kader miydi?
• Çin’in stratejik odağı neden dışarıya kayıyor?
• Avrupa bir gün gerçekten tam bir birlik olabilecek mi?
• Arap Baharı’nın Orta Doğu için anlamı neydi?

Coğrafya Mahkumları geçmişi, günümüzü ve geleceği dikkate alarak, dünya tarihini belirleyen en önemli faktörlerden birini vurguluyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 289
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2020
₺51,38
1 2 3 ... 28 >
Çerez Kullanımı