Tükendi

Sinematik deneyimden bahsederken çoğunlukla sinemanın görsel bir anlatı kurgusu olduğu varsayılıp sinema yalnızca "izleme" ya da "seyretme" eylemlerine indirgenir. Oysaki SES film süresince izleyiciyi kendi dünyasının içine çeker ve günlük hayattaki hislerin referansında gerçeklik illüzyonu yaratır. Sözlerin tınısı, rüzgar uğultusunun şiddeti, sahne içinde bir an duyulan kuş sesi, müziğin ritmi ve tüm seslerle olan bütünlüğü, doğru bass frekans kullanımı, iyi tasarlanmış bir ejderha sesi ve tabii ki tüm bu karışık ve bol çeşitli seslerin içinde sessizliğin güçlü dramatik etkisi... (Ses) pozladığımız her bir kareyi eğer büker flulaştırır, netleştirir ve yönetmenin önüne koyar, aynı oyunculukları ve tüm disiplinleri düzenlediği gibi. Gökhan TİRYAKİ – Görüntü Yönetmeni, Yönetmen Yaratılmak istenen atmosferi tek bir dokunuşla yakalamak, yok etmek ya da değiştirmek, hepsi ses masasında mümkün. Kadri Beran TAŞKIN – Yönetmen Her projenizde sese en az ışık kadar, kamera kadar özen gösterin. Kurgu masasına oturduğunuzda, filminizi bitirdiğinizde kendinizi aldığınız kararların doğruluğundan dolayı tebrik edeceksiniz. Aksi, büyük bir pişmanlık olacaktır, kulağınıza küpe olsun. Oykun ASYALIOĞLU - Yönetmen, Yapımcı


Basım Ayı/Yılı : 2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı :
Sayfa Sayısı : 176
Ağırlık : 176
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺70,55
Tükendi
Kalkülüs Evrenin Sırlarını Nasıl Ortaya Çıkarır ?

Kalkülüs olmasaydı, cep telefonlarımız, televizyonlar, GPS ya da ultrason olmazdı. DNA’yı çözümleyemez, Neptün’ü keşfedemez ya da cebimize beş bin şarkı sığdırmanın yolunu bulamazdık.

Steven Strogatz parlak yaratıcılığı ve herkesin anlayabileceği tarih anlatımıyla kalkülüsü anlatıyor. Lise ve üniversitede pek çoğumuzu korkutsa da aslında kalkülüsün karmaşıklıkla değil, sadelikle ilgili olduğunu gösteriyor. Sonsuzu, yani gerçek olmayan bir sayıyı dizginleyerek gerçek dünya problemlerinin üstesinden gelmenin, bu problemleri daha kolay parçalara ayırıp bulunan sonuçları bir araya getirerek çözüme ulaşmanın muhteşem hissini okuyucuyla paylaşıyor.

Sonsuzun Gücü, kalkülüsün onu bulanları nasıl hayrete düşürdüğüne ve etkilediğine değiniyor. Antik Yunan’daki ilk nüvelerinden kalkülüs tarafından öngörülmüş kütleçekimsel dalgaların keşfine, okuyucuyu harika bir serüvene çıkarıyor. Strogatz matematiğin bu formunun, karşılaşılan problemleri çözmek için her çağda nasıl geliştirildiğini anlatıyor. Sadece kum ve bir sopayla dairenin alanını bulmaktan Mars’ın neden bazen “ters yönde” gittiğini açıklamaya, mıknatıslarla elektrik üretmekten roketlerimizin Ay’ı bulabilmesine, AIDS’e karşı mücadelede gidişatı olumlu yöne nasıl çevirdiğine kadar kalkülüsün pek çok tarihi anını ele alıyor.

Strogatz’ın da kanıtladığı gibi, kalkülüs evrenin gerçek dili. Sonsuzun Gücü, bu dilin temel ilkelerini sunuyor ve okuyucuyu şaşırtıcı, yeni bir dünyaya davet ediyor.

 

Şahane… Keyifli, ve etkileyici anlatılardan oluşan seçki, kalkülüsün günümüz dünyasının şekillenişindeki rolünü kavramamızı sağlıyor.

The Washington Post


Basım Ayı/Yılı : 2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı :
Sayfa Sayısı : 398
Ağırlık : 398
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺157,70
Tükendi

Sesimiz kimliğimizi oluşturmakta hem iş hem sosyal hem de psikolojik hayatımızı birinci dereceden etkilemektedir. Özellikle sesini kullanarak para kazanan, yaşamını idame ettiren herkesin mesleğine (enstrümanına/sesine) özenli davranması gerekmektedir. Dünyanın en büyüleyici ve en kusursuz enstrümanı olan insan sesi ve onu doğru kullanma tekniklerini anlatan bu kitap yediden yetmiş yediye kadın – erkek, genç- yaşlı, doğuda- batıda her eğitim kademesinde herkesin kolaylıkla anlayabileceği bir dilde hazırlanmış olup, yine bulunduğu ortamda, kendi evinde, elindeki imkânlarla uygulamaya geçebilecekleri bilgiler içermektedir. Kişisel tecrübelerin yanı sıra alanında uzman doktor ve eğitmenlerin bilgilerinden oluşmaktadır. Hedef kitlesi halktır, anlaşılır olmasına özen gösterilerek halk dili ile yazılmıştır ve kendini geliştirmeye açık herkes için hazırlanmıştır. Uygulamalar ve egzersizler, ilgili kasları hayatında hiç çalıştırmamış ve bu konular hakkında fikri olmayan insanların anlayabileceği seviyede olup, soyut tanımlar, estetikten uzak abartı tasvirler ve büyük mimikler içermektedir. Bu abartı uygulamaların kısa bir süre, öğrenmenin başlangıç aşamalarında kullanılacağı, ardından istenilen doğal pozisyonlarda eğitime devam edileceği her seferinde vurgulanmıştır.


Basım Ayı/Yılı : 2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı :
Sayfa Sayısı : 552
Ağırlık : 552
En / Boy : 16 / 24
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺394,25
Tükendi

Toplumların kolektif belleğinde, cinsiyet ile ilgili meselelerde radara takılanların çoğunlukla kadın olması tesadüf değildir. Hepimizin bireysel ya da kolektif olarak zihnimize yüklenen güçlü duyguları vardır. Bu yüklemenin gücü ve biraz da şiddeti toplumsal cinsiyetin yanına cinsel bilinçaltını da yerleştirmektedir. Ve bu bilinçaltı idare gücünü elinde tutmakta olup, toplumun bütün kabullerinin yeri yurdudur. Kadına şiddet, kadın cinayetleri, kadın istihdamı, kadın güvenliği gibi kavram setlerinin kadına zimmetli olması ve tartışmaların bu kabul üzerinden yürümesi cinsel bilinçaltının kanıksanmış olmasının bir sonucudur.
Elinizdeki kitap farklı kadın hikâyelerinde bahsi geçen bu durumun izlerini sürmektedir. Çalışma hayatı, annelik, erkeklerin/toplumun kadınlık algısı, geçmişin kabulleri gibi farklı temalar çerçevesinde kadın meselesi değerlendirilmekte ve okuyucuya bir kapı aralamaktadır


Basım Ayı/Yılı : 2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 772
Ağırlık : 772
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺99,60
Tükendi

Bu yapıtın niteliğine ilişkin bir adlandırma yapmak gerekirse  en uygun sözcük "tanıklık"tır. 20. yüzyıl sonları ve 21. yüzyıl başları Türk (Türkiye) şiiri için bir ozan tanıklığı. 
Ya poetika (poétique)?
"Paksoy’un poetikası" da denemez mi bu yapıta?
Denebilir elbette.
Gerçi onun Şiirin Kıyılarında yapıtı için de “Bu yapıta ozanın poetikası da denebilir.” diye yazılmıştı (Cumhuriyet Kitap, 19 Eylül, 2019); ama o yapıt “şiiri şiirle anlatan” bir yapıttı. Mayamızda Şiir Var da elbette bir düzyazı yapıtı olarak ozanın poetikası (şiir anlayışı) sayılabilir.


Basım Ayı/Yılı : 2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 408
Ağırlık : 408
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺136,95
Tükendi

Renk, sinemanın biçimsel araçlarındandır ve ona estetik katan, anlam yaratıcı bir öğe olarak  önemlidir. Sinema ve resim sanatlarını buluşturan renk olgusu üzerine odaklanan bu çalışma, filmlerin renk atmosferi, renk şemaları (paletleri), sinemada rengin işlevleri, sinemada renk tasarımı bileşenleri; sanat yönetimi, sinematografi, post prodüksiyon ve 2000 sonrası Türk sineması teorik çerçevesinde gerçekleşmiştir. Kitabın ilk bölümünde fiziksel, kimyasal, fizyolojik ve psikolojik bir olgu olan renk tanımlamaya çalışıldı. İkinci bölümde renk, resim ve sinema ilişkisi ele alınarak sinemada renk kullanımına ilişkin kuramcıların görüşlerine yer verilmiştir. Üçüncü bölümde her toplumun siyasi, dini, ideolojik ve kültürel yapılanmasına özgü film dili ve anlatım biçimleri olacağı düşüncesiyle Türk sinemasının dayandığı geleneksel sanatların izi sürülmüş, 90’lı yıllardan başlayarak Türk sinemasında yaşanan değişim ve dönüşüm irdelenmiştir. Kitapta dijital teknolojinin kullanılmaya başlandığı 2000 sonrasında gösterime girmiş popüler ve bağımsız sinema filmlerden Nuri Bilge Ceylan’ın Üç Maymun, Pelin Esmer'in İşe Yarar Bir Şey, Mahmut Fazıl Coşkun'un Anons, Ezel Akay'ın Neredesin Firuze, Türkan Şoray'ın Uzaklarda Arama filmleri, "ışık ve renk atmosferi", "renk tasarımı bileşenleri ve işlevleri" kategori başlıkları altında incelenmiştir.


Basım Ayı/Yılı : 2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 304
Ağırlık : 304
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺166,00
Tükendi

Bu kitapta, sinema filmlerinin okunmayı bekleyen metinler olduğu düşüncesinden yola çıkılarak filmleri akademik düzeyde anlamanın ve anlamlandırmanın önemi üzerinde durulmaktadır. Kitaptaki yazıların temel amacı, görüntüyü oluşturan sinematografinin (aydınlatma, renk, çekim açıları ve ölçekleri, kurgu vb.) işitsel ve yazılı kodların anlamlı bir bütün oluşturarak izleyicilere nasıl ulaştığını, bu öğelerin filme özgü anlam dünyasını nasıl şekillendirdiğini ortaya koymaktır. Birbirinden değerli akademisyen ve doktora araştırmacılarının yazılarının yer aldığı bu kitap, Göstergebilim ve Film Çözümlemeleri kitaplarıyla sinema alanına değerli katkılar sunan,  teorik ve metodolojik yaklaşımları ile özgün araştırmalara imza atan Prof. Dr. Seyide Parsa’ya ithafen hazırlanmıştır. 
Film sanatının kendine özgü karmaşık dünyasına ilgi duyan, onu okumak isteyen tüm sinemaseverlere faydalı olması dileğiyle…


Basım Ayı/Yılı : 2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 552
Ağırlık : 552
En / Boy : 13 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺170,15
Tükendi

Amerika Birleşik Devletleri, sinemayı ortaya çıkışından itibaren kendi ideolojilerini dünyaya yaymak amacıyla bir strateji aracı olarak kullanmıştır. Sinema sektörünün gelişmesiyle birlikte Amerikan tarihinin dönüm noktaları olan İkinci Dünya Savaşı, Soğuk Savaş ve terörizme karşı mücadele gibi ulusal güvenliği tehdit eden unsurlar Hollywood’un ilgi odağı olmuştur. Bu noktada Hollywood ile Amerikan hükümeti arasındaki stratejik ilişkiler göz ardı edilemeyecek kadar elzem duruma gelmektedir. ABD Savunma Bakanlığı, Hollywood’a filmlerinin daha gerçekçi olması için teçhizat ve asker desteği sağlamış, Hollywood ise ABD’nin istekleri doğrultusunda propaganda filmleri üretmiştir.
Bu stratejik ilişkiler İkinci Dünya Savaşı ve Soğuk Savaş dönemlerinde filmlerin propaganda değerini düşürebileceği gerekçesiyle gizli tutulmuştur; ancak 2000’li yıllardan sonra Savunma Bakanı ile Marvel karakterlerinin kamera karşısında poz vermesiyle birlikte iki taraf arasındaki bu ilişki açıkça ortaya çıkmıştır. Bu kitap, bu stratejik ilişkilerin nasıl zuhur ettiğini incelerken ABD'nin, ulusal güvenlik propagandasını Hollywood üzerinden nasıl yaptığını da ortaya koymaktadır.

 


Basım Ayı/Yılı : 2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 256
Ağırlık : 256
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺91,30
Tükendi
Theodoros Grigoriadis ve Maria Skiadaressi’nin Birer Öyküsünün Çözümlemesi

Theodoros Grigoriadis’in Yer Hostesi öyküsü ve Maria Skiadaressi’nin Zavallı öyküsü; Tufan Erbarıştıran, iki Yunan edebiyatçının birer öyküsünü seçti. Karşı kıyıdan bu iki sesi derinlemesine çözümledi.
Bir yönüyle Anadolu’nun insanlık hallerine karşılık gelen, bizden hikâyeler bunlar; bir yönüyle de Yunanistan’a özgü bile denemeyecek, çağları ve coğrafyaları aşan insan gerçekliğinin birer anlatısı.
Ayrıca, Erbarıştıran’ın seçtiği bu öyküler, Grigoriadis ve Skiadaressi’nin edebiyatçı nitelikleri hakkında da fikir veriyor.
Yer Hostesi ve Zavallı yapıtlarının evrensel sesinin, karşı kıyıdan yankısını duyacaksınız bu kitapta.


Basım Ayı/Yılı : 2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 96
Ağırlık : 96
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺41,50
Tükendi

Prof. Dr. Zeki Tez, Bilim, Eğitim, Üniversite ve Kütüphanenin Kültürel Tarihi’nde birbiriyle bağlantılı alanları inceliyor. Geniş bir zaman aralığını kapsayan kitap, farklı kültürlerin tarihsel süreçlerini ele alıyor. 
Bilim geleneğine ayrılan ilk bölümde eski uygarlıklardan başlayarak günümüze uzanan bölümler yer alıyor. Ardından gelen ikinci bölüm ansiklopedinin tarihine ve başlıca örneklerine ayrılmış. Üçüncü bölüm eğitim ve üniversiteler üzerine Doğu ve Batı kültüründeki tarihsel süreçlere eğiliyor. 
Son bölüm de ortaya çıktığından beri bilginin, bilimin ve hayal gücünün evi olan kütüphaneye ayrılmış. 


Basım Ayı/Yılı : 2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 772
Ağırlık : 772
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺240,70
Tükendi

Dijitalleşme çok kısa sayılabilecek tarihsel bir zaman dilimini kapsamakta. Öyle ki hâlâ hızla devam eden teknolojik bir evrim söz konusu. Artık neredeyse tamamı dijitalleşmiş bir dünyada, kimi zaman farkında dahi olmadan yeni davranış kalıplarını benimseyerek yeni sistemlere entegre oluyoruz. Sağlıktan zorbalık biçimlerine, sanattan yeni tüketici formlarına, güzellik anlayışından sinemaya kadar geniş bir spektrumda her şeyin yeniden üretildiği, form ve normlardan bağımsız amorf bir sistemler bütünüyle baş başayız. Bu kitapta on beş yazar dijitalleşmenin temas ettiği, birbirinden farklı alanlarda çoklu perspektifleri bir araya getiriyor. Durum analizleriyle fırsat ve tehditleri harmanlayarak özgün bakış açıları inşa ediyor. Bu eser, dijitalleşme süreci ile ilgilenen herkes için anahtar bir kaynak niteliğinde. 

 


Basım Ayı/Yılı : 2022
Basım Yeri :
Baskı Sayısı : 1
Sayfa Sayısı : 420
Ağırlık : 420
En / Boy : 13,5 / 21
Cilt Tipi : Ciltsiz
Kağıt Tipi : 2. Hamur
Cep Boy Durumu : 0
₺153,55

Bir filozof hiç beklenmedik bir anda Léo ile karşılaşır, kızıl tüylü, konuşan köpek. Kısa bir çekinceden sonra insanla hayvan arasında sohbet başlar. Filozof, konuşma, akıl yürütme, çalışma ve toplum içinde yaşama becerisi olan tek varlık insanın üstünlüğüne inanmaktadır. Léo, etrafı kitaplarla çevrili bu bilgin adamın karşısında gezgin, özgür ve mutlu sesini duyurmayı başarabilecek midir? Aralarındaki sohbet ilerledikçe köpek bize felsefenin ne sadece uzmanlara ne de yetişkinlere özel bir alan olmadığını gösterecek.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 112
En / Boy : 12,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2020
₺83,00

Bir romancı iki çocuk ve onların ağabeyleri ile konuşmaktadır. Kurgusal olanın perde arkasında olup bitenlerin ortaya döküldüğü samimi bir konuşmadır bu. Yazarken türetmenin ve hafızanın rolü nedir? Yazar ne üzerine çalışır? İçinde çocukluğundan ne taşır?...

Neden roman yazarız? Hayatta olup bitenleri daha iyi anlamak için. Uydurulmuş hikayeler gerçek hikayeleri daha net bir şekilde görmemize ­yardım eder.

Neden roman okuruz? Sözcükleri imge ve duygulara dönüştürme mutlak özgürlüğünü okuyucuya veren bu güç nedir? Nihayetinde, bizi insanlıktan uzaklaştıran her şeye karşı direnmemize yardım etmez mi?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 80
En / Boy : 12,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2020
₺74,70

Bir hayvan bana baktığında tedirgin olurum çünkü aklından neler geçirdiğini bilmem. Hatta içimden, yeryüzünde, havada ve suda bu kadar çok hayvanın -kimisi insana çok yakın, kimisi insandan çok farklı- bulunmasının nasıl mümkün olduğunu merak ederim. Belki sadece ressamlar bu gizemi aktarmayı bilmişlerdi.

Bir başka soru aklımı kemiriyor, hayvanları eşya gibi sahiplenme hakkını bize kim verdi? Onların duyguları var, iyilik halini, acıyı hissediyorlar, onlar da iç sıkıntısı yaşıyorlar. Bu hassasiyet nedeniyle bizim onlara karşı görevlerimiz var, çünkü insan olma onuruna erişmiş kimse kendisinden daha zayıf olanı gözetmekle sorumludur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 80
En / Boy : 12,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2020
₺74,70

Tanrı var mı? Varsa nerede? Adı ne? Dünyayı yaratmadan önce ne yapıyordu? Tanrıyla ilgili birçok soru sorabiliriz ama bu soruların cevapları yoktur. Tanrı’ya inanabiliriz ya da inanmayabiliriz, ama hiçbir şeyi kesin olarak bilemeyiz. Peki o zaman neden insanlar hakkında hiçbir şey bilmedikleri biri ya da bir şey için tartışırlar? Neden din adına savaşırlar? Var olsun ya da olmasın Tanrı birçok tartışmanın odağındadır ve onun insanlar için ne ifade ettiğini kendimize sorarak bunu anlamaya çalışabiliriz. Bu tartışmalara bir son vermek mümkün mü yoksa insanlar hakkında bir şey bilmedikleri bir şey uğruna savaşmaya ve sevdikleri şey adına birbirlerinden nefret etmeye mahkum mu?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 80
En / Boy : 12,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2020
₺74,70

Neden ölünür? Çocukların sorduğu sorular içinde bizi en çok rahatsız eden hiç kuşkusuz budur. Bu soru bizde korku ve endişeye neden olur; ölüme dair tek deneyimimiz başkalarının ölümüdür, özellikle de sevdiğimiz insanların. Günün birinde öleceğimiz fikrine alışabilir miyiz? Felsefe ölüm üzerine mi yaşam üzerine mi derin bir düşünmedir? Ölüm korkumu nasıl aşmalı, onu nasıl başka türlü düşünmeli? Yaşam bir hikaye gibidir: bir başı ve bir sonu vardır. Yaşayabilmek için günün birinde ölümü kabul etmek gerekir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 64
En / Boy : 12,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2020
₺74,70

Bir filozof bir arkadaşıyla onlar için çok önemli bir konu olan doğayı insanın içinde yaşadığı ve yaşamının bağlı olduğu, kendi yarattığı ve düzenlediği fakat aynı zamanda tehlikeye attığı doğayla ilişkisi üzerine konuşuyorlar. Bugün tüm insanlık, küresel ısınma, verimli toprakların ve doğal kaynakların kaybolması, ozon tabakasındaki delik, çevre kirliliği, bunlara bağlı sağlık sorunlarıyla bir iklim krizi ile karşı karşıya. Fakat harekete geçmek, yeryüzündeki canlı çeşitliliğini korumak, etrafımızdaki her şeyle daha saygılı ve daha sade bir ilişki kurmak, doğanın içinde ve doğa ile daha iyi yaşamak amacıyla kendi “direniş bahçemizi” ekip biçmek için çok geç değil...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 64
En / Boy : 12,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2020
₺74,70

Çocukluğumuzdan beri manzaraya bakarız: bu bizim dünyayı tanıma şeklimizdir. Manzarayı keşfetmeyi imgelerle öğrendik, önce resimle, daha sonra fotoğraf ve sinemayla. Bugünse yeryüzünün tamamının imgesi aklımızda; dünyada kimi zaman gözlerimizi bize en yakın olana, olağan boyutta olana çevirerek yaşarız fakat aynı zamanda teknoloji sayesinde yeryüzünün uzaydan görünüşü gibi bizde yepyeni duygular uyandıran bir sonsuz büyüklüğü görerek yaşarız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 64
En / Boy : 12,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2020
₺74,70

Acı ve mutsuzluktan başka bir şey getirmeyen, ölüm saçan savaşı sevmiyoruz. Peki ama savaşsız bir dünya düşünebilir miyiz? Savaş diğer şiddet türlerinden nerede ayrılır? Savaş sadece doğal bir saldırganlık gösterisi midir yoksa toplum içinde yaşamakla mı bağlantılıdır? Eğer öyleyse kültür ilerledikçe savaş nasıl bir hal almıştır? Uygarlığın ilerlemesiyle neden yok olmamıştır?

Tüm savaşlar haklı mıdır, haklı ya da haksız savaşlardan bahsedebilir miyiz? Bu soruların basit ya da tek bir cevabı yok ama en azından sormak önemlidir çünkü insanların birlikte yaşama şeklini yeniden düşünmemizi ­sağlar.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 64
En / Boy : 12,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2020
₺74,70
Tükendi

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺3,07
Tükendi

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 712
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺23,06
Tükendi
"Türk Sineması Üzerine Düşünceler", sinemamızın farklı alanlarında üretimlerde bulunmuş, Türk sinemasına emeği geçen çok sayıda insanımızın: akademisyenlerin, yönetmen ve oyuncuların, sinema yazarlarının, senaristlerin, edebiyatçılarımızın, sinema örgütlerinin ve sinema işletmecilerinin yazılarından oluşuyor. Sinemanın buluşunundan tam yüz yıl sonra, Türk sinemasının şu içinde bulunduğumuz günleri ve yarınına ilişkin kuramsal ilgi alanı geniş bir coğrafyaya yayılan kitap, sinemamızın yapısı, niteliği ve yönelimlerine dair önemli bir tanıklık da aynı zamanda. Bu yanıyla, artık tartışılması kaçınılmaz hale gelen kimi konuları da tartışmaya açacağını umuyorum. - Süleyman Murat Dinçer-
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 432
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 11.1996
₺34,86
Tükendi
Turkuaz yolculuğu boyunca kimi zaman, binlerce metre yüksekliğe çıkılacak, kimi zaman, deniz seviyesinin metrelerce altına inilecek. Heyelanın ve çığın "bininin bin para" olduğu yollardan haftalarca geçilecek. Neyi arıyoruz peki? "Turkuaz" diye adlandırdığımız bir düşü belki de..." Binlerce yıllık Asya kültürlerinin dününü ve bugününü" görüntülemek istiyoruz. Bir kültür düşü bu; ve biz işte bu düşün görüntülerinin peşindeyiz... İnsanların soludukları havadan içtikleri suya kadar yaşamın binbir dokusuna renk veren turkuazdaki tılsımı arıyoruz. "Rastgele" deyip omuzluyoruz hep birlikte yükü...
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 239
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 6.1996
₺24,90
Tükendi

Bilgi felsefesi, felsefenin temel ve kendine özgü dallarının başında gelir. Prof. Dr. Sara Çelik, Bilgi Felsefesi: İlkçağ’dan Yeniçağ’a adlı bu çalışmasında, bilgi felsefesinde ele alınan dönemler içinde ortaya konanları yoğun ve titiz bir yaklaşımla inceliyor. İlkçağ’dan Yeniçağ’a dek uzanan bu kitap, kapsamlı bir çalışmanın ilk ürünü olarak karşımıza çıkıyor. Bu bağlamda ardıllarının habercisi olan Bilgi Felsefesi: İlkçağ’dan Yeniçağ’a, gerek ders kitabı, gerek felsefeciler için başvuru kaynağı, gerekse ilgili okurlar için öğretici bir çalışma olma niteliğindedir. Birçok makale, çeviri ve akademik çalışmasından tanıdığımız Sara Çelik, bu ve bunu izleyecek olan Bilgi Felsefesi dizisiyle, bu alanda temel bir kaynak ortaya koymakta; okurunu bilginin ne olduğuna dair sayısız yorum ve soruyla tanıştırmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 250
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2018
₺40,00
Tükendi

Yüzyıllardır okunan, anlatılan, dilden dile dolaşan; Doğu kültürünün bir ürünü olmasına rağmen tüm dünyayı etkileyen, insanların imgeleminde özel bir yeri olan, üzerine pek çok araştırmanın, incelemenin yapıldığı, filmlere konu olan Binbir Gece Masalları bizlere sürükleyici, gizemli, bir o kadar da büyüleyici bir dünya sunuyor....

Çocukluğumuzda hatta yetişkinliğimizde bile hangimiz ara sıra Alaaddin'in sihirli lambasına sahip olmayı ya da Ali Baba gibi ''Açıl susam açıl!'' dediğimiz zaman karşımıza mücevherlerle dolu küplerin çıkmasını istemedik? Uçan bir atın üzerinde dünyayı dolaşabilmeyi hangimiz hayal etmedik? Her şeyden sıkılınca pencerenin önüne oturup, Zümrüdüanka'nın bizi sırtına alarak uzak diyarlara uçurmasını hangimiz beklemedik? Hangimiz yakışıklı ve akıllı bir şehzade ya da güzeller güzeli bir peri prensesi olmayı düşlemedik?

Binbir Gece Masalları bizi tüm bu düşlerimize yeniden kavuşturuyor. Bize büyülü bir dünyanın kapılarını açıyor; haydi o zaman biz de uçan ata binip bu gizemli yolculuğa çıkalım.

''Feleğin kahrı çoksa, bizim de neşemiz var.
İçeriz zevk ederiz daha başka nemiz var?

Gece güzel, aşk güzel, sen de neşe kat güzel,
Hayatın gerisini gel bir pula sat güzel."


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 1228
En / Boy : 15,5 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2003
₺96,00
Tükendi

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 125
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺41,50
Tükendi
1992’deki Frankfurt Kitap Fuarı’nda, on iki farklı Avrupa ülkesinden bir grup yayımcı görüşüp şu kararı aldılar: - Her biri kendi ülkesinden bir yazarı, kısa bir öykü yazmakla görevlendireceklerdi. - Öyküler diğer bütün yayımcılar tarfından çevrilecek ve ortaya çıkan kitap 1994 Frankfurt Kitap fuarı zamanında on iki ülkede eş zamanlı olarak yayımlanacaktı. Sonuç: "Kırmızı Bir Şey" -Pete Ayrton-
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 151
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.1997
₺11,53
Tükendi
Bu kitabın iki amacı bulunmaktadır: İlk olarak tüm yaşamımızı kuşatan iş alanındaki stres ve sıkıntı örneklerinin bilgisine erişmemiz ve bu bilgiyi kullanarak strese-sıkıntıya dayanıklı hale gelmemiz. İkinci olarak, stresle ilintili yürütülen anlama-tartışma-değerlendirme çabalarının doğru problemler etrafında ele alınarak tartışılmasını sağlamak...
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 181
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.1997
₺9,22
Tükendi
Genel olarak kadınların tüm yaşantılarında ve özel olarak hamilelikte alkol tüketimi yoluyla çocuğa verilen zarar, bu kitabın ana konusunu oluşturuyor. Kadınlarda giderek artan alkol kullanımı (ya da başka uyuşturuculara bağlılık), onların kendilerine zarar vermekle birlikte, çocuklarını da etkilemekte, önemli hasarlar oluşturmaktadır. Ayrıca tüm yan etkileri de değerlendirildiğinde, alkol kullanımının kadınların yaşamları üzerindeki tahribatı; farkına varılması, önlem alınması gereken bir durumdur. Bu kitap, alkol kullanımının tüm etkileri ve izleri üzerinde bilinçlenmemize yardımcı olmaktadır. Bu kitapla, bütün bunların yanısıra, ülkemizde de giderek çoğalan ‘alkollü mekanlar’ın sağlık üzerindeki etkisi dikkat çekiyor...
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 133
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.1997
₺7,69

Belki de sosyalizmler tarihindeki tek trajedi bir zamanlar aristokrasiye/feodalizme karşı kahramanlaşan "demokrasi ve birey"in bu kez aristokrasinin yerine konulan sosyalizme karşı kahramanlaşmış olmasıdır. Apacık duran, "sosyalizmlerin" sebebi ne olursa olsun demokrasi düşüncesine ve pratiğine yenilmiş olmasıdır. Reel sosyalizmlerin ya da A. Arblaster'in deyimiyle "Avrupa Komünizmi'nin gerçek çöküşüyle birlikte "mutlak bireyin özgürlüğü"ne dayanan demokrasi düşüncesi en sağından en soluna ve hatta bir kısım "Marksiste" varıncaya kadar oy sandıkları ve parlamentosuyla beraber önemli bir seçenek olmak zorundadır.

"Demokrasi bir olgu olmaktan önce bir düşüncedir ve bir düşünce olduğu için de tek bir açık ve ortak anlamı yoktur. Demokrasi uzun geçmişinde birçok farklı ve yan anlama sahip olmuştur. Bugün Batı'da demokrasi diye adlandırılan kavramın ne olduğu, geçmişte ve şimdi farklı bir demokrasi düşüncesine sahip olanları tatmin etmeyecektir." E.H. Carr'a göre "yüzyıllardır sahip olduğumuz bir şeyi savunurmuşcasına demokrasi savunuculuğu yapmak kendini kandırmaktır ve tamamen sahtedir

. Demokrasi kurumların varlığını devam ettirmesinde değil, iktidarın nerede bulunduğu ve kullanıldığı sorusunda aranmalıdır. Bu açıdan bakıldığında, demokrasi bir aşama sorunudur. Bugün bazı ülkeler diğerlerinden daha demokratiktir. Fakat, tümünde de herhangi bir demokrasi düzeyi uygulansa, belki de hiçbirisinin çok demokratik olmadığı görülecektir." Rıza Gösterme, Halk Tarafından Yönetim, Çoğunluk Yönetimi, Eşitlikçilik, Temsili Demokrasi ve gençlik yazılarında Marx'ın da değindiği Doğrudan Demokrasi gibi modelleri "Demokrasi Kavramı'nın içinden tartışan A. Arblaster, bu kısa kitapta Eski Yunandan bugüne bütün bir demokrasi tarihini ve demokrasi mücadelesini kuramsal öğeleriyle birlikte esaslı bir incelemeye tabi tutuyor

. Açık yüreklilikle ekliyor: Bilimsel faaliyetler politikadan uzaklaştırılamaz, demokrasi hakkında yapılan bir çalışmada da tarafsız olunamaz. Bulunduğu tarafı açıklıyor: Kitle demokrasisi, zor ve bugüne kadar keşfedilmemiş bir alandır; demokrasiyi savunma değil, oluşturma ihtiyacından bahsedeceksek hedefe çok yakın olmalıyız ve çok daha inandırıcı bir sloganımız olmalı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 165
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 12.1999
₺41,50
Tükendi
"Herkes bir seferin planını yapabilir ancak pek az insanda savaşma yeteneği vardır; zira olaylara ve şartlara uyarak hareket etmek ancak askeri dehaya özgüdür." Napoléon Bonaparte Tarihin en büyük askeri dehalarından biri olan Napoléon’un mektuplarından oluşan bu kitap bize bu dehayı daha yakından tanıma fırsatı sunuyor. Napoléon’un askeri dehasını, fırsatları kullanabilme yeteneğini, aşklarını hayal kırıklıklarını, acılarını, savaş tecrübelerini, küçük bir aileden gelip Fransa İmparatoru olmanın getirdiği gururu ve kibri...Hırsını, çalışkanlığını en önemlisi onu her yıkılışta tekrar ayağa kaldıran kendine olan inancını ve azmini merak edenlere...
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 159
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2003
₺49,80

Bu kitapta ayrıntılara ne kadar dikkat ettiğimizin ipuçlarını bulacaksınız. Öykü tadındaki kurmacasıyla bulmacalar, size olasılık dışı veya çelişkili gelebilir. Ancak her öykünün akılcı bir çözümü var. İşin zorluğu da bu ilginç ama akılcı çözümleri bulabilmekte. Bulduğunuz yanıtlarla, kitabın sonundaki çözümleri karşılaştırdığınızda; sıradışılığınızın sınırlarını da bir anlamda çözmüş olacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 107
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2003
₺58,10
Tükendi
Elinizdeki kitap şu sorulara yanıt arıyor: Can nedir, ne zaman, nasıl oluştu? Yaratıldı mı, oluştu mu? Canın, canlılığın sıfır noktası ve yaşamın amacı nedir? Dünyanın geçmişte yaşadığı büyük kıyametlerde neler oldu? Dünya ve canlılar 4.5 milyar yılı nasıl geçirdi? İnsan ne zaman ortaya çıktı, yaratıldı mı, oluştu mu? İnsanın kaynağı ve başlangıcı nedir? Yaradılış kuramı ve Evrim kuramı. Tanrı’dan mı, maymundan mı geliyoruz? Adem ve Havva kuramı. Dini ve Tanrı tartışmasının neresindeyiz? Atatürk ve Türkiye bu tartışmanın neresindedir?
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 352
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2004
₺33,20

Tarih yazmak yoğun bir çalışma ve araştırma gerektiren iştir. Günümüzde internet bilgiye ulaşmayı kolaylaştırsa da özellikle arşivin gelişmediği, kaynakların kıt olduğu bir dönemin ve konunun tarihini yazmak çok daha sıkıntılıdır. Sessiz sinema dönemiyle ilgili tarih yazmak döneme ait pek çok filmin, bilginin, kaynağın yok edilmiş olması nedeniyle bu sıkıntının yaşandığı bir konudur. Ayrıca sinema tarihi, salt filmlerin sıralandığı bir iş olmanın ötesinde bir çalışma gerektirir. O nedenle bu çalışmada salt filmler, yönetmenleri sıralanmamış, ulaşılabilen kaynakların el verdiğince filmde çalışan oyuncusundan, kameramanına, sesçisine, dekorcusuna, varsa özgün müzik bestecisine vb. gibi çalışan ekibine dek yer verilmeye çalışılmış; bunların yaşamlarından önemli kesitler anlatılmış; gerek sinema akımlarının, gerek yönetmenlerinin özellikleri açıklanmış; gerekse filmlerin, filmleri üretenlerin yaşadıkları dönem, bu dönemlerdeki toplumsal, siyasal ve ekonomik durumlar incelenerek etkileşimleri irdelenmiştir. Bu çalışmanın sinema çalışanlarına, sinema öğrencilerine, sinemaseverlere önemli bir kaynak oluşturduğu kanısındayız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 400
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2016
₺124,50

Tarih öncesinden günümüze savaş, hayatımızın değişmezi. İnsan uğraşlarının pek çoğunun aksine, katletmenin gelişimi oldukça istikrarlıdır. İnsanoğlu, sürekli daha iyi, daha hızlı ve daha verimli şekilde öldürmenin yollarını bulmuştur. İnsanın gelişiminin her yeni dalgası, yeni bir silahlanma yarışını beraberinde getirmiştir. Barbarlıktan uygarlığa, ok ve yaydan nükleer başlıklı kıtalararası balistik füzelere her çağda toplum ve savaş sanatı radikal değişiklikler geçirmiştir. Silahların değişimi sadece nasıl savaştığımızı değiştirmedi, aynı zamanda neden ve ne zaman savaşacağımızı da değiştirdi. Savaşları Değiştiren 50 Silah bize bugüne gelmek için neleri nasıl yaptığımızı anlatıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 360
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2016
₺116,20

Avanaklar Çetesi matematik konularını eğlenceli öykülerin içinde anlatıyor.

Sevimli çete üyelerinin büyük ve kötü planları var. Ama kısıtlı matematik bilgileri yüzünden cesur maceralarının sonunda hep elleri boş kalıyor. Keşke birazcık daha matematik bilselerdi...Avanaklar Arazi Peşinde, uzunluğun ne olduğunu anlatıyor. Ölçüler ve ölçüm aletleri, uzaklık, alan, boyut ve daha pek çoğu... Hayatımızda büyük yeri olan bu konunun çocuklara eğlenceli bir anlatımı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 32
En / Boy : 22 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2016
₺99,60

Celal A. Kanat’ın Hegel’in Devlet ve Toplum Felsefesine Giriş adlı çalışmasıyla başlayan incelemesi, elinizdeki kitap, Hegel’in Devlet ve Toplum Felsefesi’yle devam ediyor. Celal A. Kanat’ın Hegel felsefesinde devlet ve toplum üzerine olan incelemesinin 2. ve 3. kitabından oluşan ve Minerva’nın Baykuşu alt başlığını taşıyan bu titiz çalışma, alanında Türkçede ortaya konmuş en kapsamlı çalışma olma iddiasını taşıyor. Ve bu iddianın hakkını veriyor.

Uzun bir araştırma, adanma ve emek sürecinin ardından okurun karşısına çıkan kitap, Hegel’de devlet ve toplum kavrayışı üzerine hem açıklayıcı ve öğretici, hem de eleştirel ve irdeleyici olma özelliğini taşıyor.

Hegel’in Devlet ve Toplum Felsefesi, tam da alt başlığın işaret ettiği gibi, Minerva’nın Baykuşu misali, alacakaranlıkta güçlü ve zorlayıcı sesini duyuruyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 656
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2017
₺182,60

Hakan Savaş, sinema sanatı ile yazınsal anlatımı birleştirerek, ülkemiz sinema eleştirisi alanında yeni bir yol açtı.

Onun yazılarında, bir filmin ve yönetmenin dünyasını tanırken aynı zamanda, sanki bir edebiyatçının kaleminden bir öykü ya da roman parçası okur gibi oluyoruz. 
Bu anlatım biçimi sinema yazarlığını, eleştiri türünün tekdüzeliğinden kurtarıp, onu katmanlı bir metin özelliğine kavuşturuyor.

Bu kitapta çağın sanatı sinemanın uzak ve yakın başyapıtlarını ilk kez karşılaşırcasına yeniden keşfedecek, edebiyatla sinemanın böylesine birbirine yaklaştığı metinleri benzersiz bir zevkle okuyacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 280
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2017
₺99,60

Henry Heller, kapitalizmin derinleşen krizi ve devam eden batı dışı kapitalist gelişimin ışığında Avrupa ve dışındaki feodalizmden kapitalizme geçiş tartışmalarını ele alıyor.

Kapitalizmin kökenine, doğasına ve sürdürülebilirliğine odaklanan argümanlarıyla Heller, dönüşüm tartışmasının tarihsel kanıtları ve eleştirel sorgulamasına dair yeni bir okuma sunuyor. Kapitalizmin ekonomik olduğu kadar politik bir oluşum olarak anlaşılması gerektiğini savunuyor. 

Yazar, kapitalizmin geleceğinin her zamankinden daha tehlikede olduğu vurguluyor ve Robert Brenner’in son zamanlarda destek gören tamamıyla ekonomik yaklaşımına yeni bir soluk getiriyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 384
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2017
₺60,00

Clausewitz, Napoleon’a karşı direnmek amacıyla 1812 yılında Rus ordusuna katılmak için Prusya’yı terk etmeden önce, askerlik eğitimi verdiği on altı yaşındaki Prusya Veliaht Prensi Friedrich Wilhelm’e bırakmak için bir deneme kaleme alır. Çoğunlukla “Savaşın Esasları” diye anılan eser, Clausewitz’in o zamana kadar ki birikimini genç öğrencisine yansıtma amacı taşır. Maalesef sıklıkla Clausewitz’in olgunlaşmış teorisinin bir özeti olarak görülmüştür ki aslında kesinlikle böyle birşey değildir. Bilakis, daha sonra yazacağı başyapıtı Savaş Üzerine’nin habercisi niteliğindedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2017
₺66,40

Elinizde tuttuğunuz kitap kısa film, belgesel ve video sanatı olgularının ne olduğunu, tarihsel gelişim perspektifinden açımlamaya çalışırken  bu üç alan arasındaki geçişkenlikleri, uzman akademisyen ve sanatçıların metinleriyle  somutlaştırmayı amaçlıyor. Özellikle çağdaş sanat alanında video sanatının anlatım yöntemleri açısından giderek kısa film ve belgesel ile kurduğu yakın ilişki, gerek sanat akademilerinde okuyanlar gerekse izleyici kitlesi açısından  “video sanatı nedir?” sorusunu doğurmuş durumda. O halde söz konusu üç disiplinin kuram, teknik ve anlatım yöntemleri açısından birbirlerine dokundukları ve koptukları noktaları büyüteç altına almak onların ne olduklarını da anlamamıza yardımcı olacaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 448
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2017
₺145,25

Sophie’nin Günlüğü, Fransız matematikçi Sophie Germain’in hayatından esinlenerek yazılmış kurmaca bir günlük. Fransız Devrimi’nin en çalkantılı yıllarında büyüyen bir genç kızın kendi başına matematik öğrenme sürecini anlatıyor. Kurmaca günlük 1789-1794 yılları arasındaki toplumsal karmaşayı tarihsel gerçeklere bağlı kalarak matematik ile iç içe anlatıyor. Fermat’ın Son Teoremini’nin çözümüne katkıda bulunmuş nadir insanlardan olan sıradışı genç kadının yolculuğuna tanıklık ediyoruz.

1776’da Paris’te doğan Sophie Germain’in çocukluğu ve matematiğe yönelişine dair az şey biliniyor.  Biyografilerinde, Ecole Polytechnique’teki bir erkek öğrencinin adını kullanarak kendi çalışmasını Lagrange’a sunduğundan bahsediliyor. Hala Germain’in bu noktaya kadar nasıl matematik öğrendiğini bilmiyoruz.

Sophie’nin Günlüğü kendi kendini eğitmiş genç bir kadının matematik macerasını anlatıyor.

 

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 360
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2017
₺116,20

Leo Corry, sayı fikrinin arkasındaki hikayeyi, pisagorcuların ilk günlerinden yirminci yüzyıla kadar anlatıyor. Sayıların nasıl kavrandığı ve ele alındığını, Klasik Yunan matematiğinden, İslam matematiğine, Ortaçağ ve Rönesans Avrupa matematiğinden bilimsel aydınlanma dönemine oradan da  18. yüzyıldan 20. yüzyılın başlarına kadar inceliyor.

Sayıların, işlevsel kullanımlarına ve sayılar üzerine temel tartışmalara odaklanırken sayıların öyküsünün eşitlik fikriyle ne kadar bağlantılı olduğu üzerinde duruyor. 

Matematik tarihi çeyrek asırdan uzun zamandır oldukça etkin ve değişken bir araştırma alanı. Leo Corry, matematikle ilgili herkes için Antik Yunan’dan yirminci yüzyılın başına sayı kavramlarının gelişimine dair kapsamlı ve anlaşılır bir metin sunuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 408
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2017
₺124,50

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 64
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2017
₺47,90

Yunus Emre, Türkçenin 13. ile 15.  yüzyılları arasındaki dönemini kapsayan “Eski Anadolu Türkçesi”nin en önemli temsilcilerinin başında gelmektedir. Medrese eğitimi görmüş, devrinin bilimlerini, Arapçayı, Farsçayı, dört kitabı, hadisleri, peygamber kıssalarını, vahdet-i vücud’u, skolastik felsefeyi, mitolojiyi ve daha pek çok şeyi öğrenmiş, çağına göre bilgi ve zeka düzeyi yüksek bir insandı. Defterin, kitabın, mektebin dışında “ilham”a dayalı olan Yûnus’taki manevi güç, şiir elbisesi giydirildikten sonra onu okuyanların karşısına her zaman başka bir cazibeyle çıkmış ve okuyanlar tarafından bunu tam olarak ifade edebilmek bir türlü mümkün olmamıştır. Bu yüzden Yunus Emre’yi onun diline  daha yakın bir dilin daha iyi anlatabileceği düşüncesiyle eserde Yunus’u anlamayı zorlaştıracak karmaşıklıkta bilimsel üslup ve ifadeler olabildiğince az kullanılmıştır.

Fatih nüshasına göre hazırlanan bu çalışma, esas olarak Risâletü’n-Nushiyye ile Divan’ın transkripsiyonlu metnini, gramatikal dizinini ve detaylı gramer incelemesini içermektedir. 

Tasavvuf düşüncesi ve bu düşünceyi şekillendiren unsurlar ayrıntılı bir biçimde yeni baştan ele alınmıştır.

Yunus Emre’nin yaşadığı Selçuklu dönemi siyasal ve sosyal yönden araştırılmıştır.

Yunus Emre’nin hayatı ve eserleri, yaşadığı dönemin tasavvuf akımları ele alınmak suretiyle değerlendirilmiştir.

Metindeki sözcüklerin tasavvufi anlamları dizin bölümüyle birlikte verilmiştir.

Eserlerdeki tasavvufî deyimler ve mecazlar ile tasavvuf dışı deyim ve birleşik ifadeler ayrıntılı bir şekilde incelenmiştir.

Araştırmacıların metin üzerindeki farklı okuma tercihleri dipnotlarda karşılaştırmalı olarak gösterilmiş, bazı sözcüklere verilmiş olan yanlış anlamlar düzeltilerek sözcüklerin doğru anlamları tanıklarıyla birlikte verilmiştir.

Yunus Emre’nin eserlerinin söz varlığı istatistik ve grafiklerle değerlendirilmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 990
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2017
₺332,00

Daniel Arasse, okuyucuyu perspektifin icadından, figürün ortadan kalkışına, resim tarihin içinde altı asırı aşan bir yolculuğa çıkarıyor. Perspektif, detay, anakronizmin talihi ve talihsizliği, restorasyon, görünürlük ve sergilemenin koşulları gibi büyük sorunsalları inceliyor. Bir yandan da Leonardo da Vinci, Michelangelo, Vermeer, Ingres, Manet gibi kilit sanatçılar üzerinden resim tarihinin önemli anlarına dair görüşlerini sunuyor. Yazarın incelemesi Raphael, Mantenga, Fragonard gibi pek çok ressamın eserlerinden somut örneklerle zenginleşerek çağdaş sanata dair bakış açısıyla sonlanıyor. Okuyucu anlaşılır ve açık anlatımıyla resim tarihini keşfe ve bu keşiften keyif almaya davet eden kitap zeka ve mizah dolu anlatımıyla sürekli şaşırtan ve etkileyen bir çalışma.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2017
₺99,60

15 Kasım 1920 tarihinde Sivastopol’ün Kızıl Ordu’nun yönetimine geçmesinden birkaç gün önce Kırım’dan kalkan son gemilerle İstanbul’a doğru yola çıkan Averçenko, İstanbul’dan Prag’a süren yolculuğunu özgün alaycı bir üslupla aktararak, yaşamının bir yılını geçirdiği İstanbul’a dair izlenimlerini Bir Safın Notları’nda kaleme almıştır.

Devrim öncesi eserlerinde mizahı gülmek ve güldürmek için kullanan yazar, göç sonrası dönemde bunu bir anlatım aracı olarak kullanmıştır. Grotesk mizahı ve hicvinin konusu yazarın kendisi ve Rus göçmenlerin günlük yaşamlarıdır. Averçenko, İstanbul’daki göçmenlerin hayatlarını, şehir yaşamının ilginç yönlerini, derin gözlem ve düşüncelerini okuyucuya aktarmaktadır. Kitabın ikinci bölümünü oluşturan “Çekoslovakya” hikayeleri, yazarın bir göçmen olarak yurtdışındaki gözlemlerine dayanmaktadır. Eserin son hikaye bölümünü oluşturan “Kara Güç” ise, Devrimin ülke ve yaşayanlar üzerindeki yıkıcı etkisini yazarın kendi bakış açısıyla anlatmaktadır.

Rus edebiyatının mizah ustası Arkadi Averçenko bu eserinde dil, kültür, yaşam gibi pek çok açıdan hem Rus tarihinin farklı bir yanını gözler önüne sermekte hem de Rus göçmenlerin hüzün ve acılarını ince bir mizah ile okuyucuya aktarmaktadır.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 256
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2017
₺91,30

Hannah Arendt’e göre antik Yunan’ın sakinleri birlikte nasıl yaşayabilecekleri sorusu üzerine konuşmayı hiç de basit bulmazlar. Aksine bu konuda karar almanın ne denli önemli olduğu bilincine sahiplerdir. Buna karşın modern insan kendini zorunluluk kategorilerinin işlevsel mantığına feda ederek siyaseti egemenlik ilişkilerinin içine hapsetmektedir. Bugün hem yoksulluk gibi yurttaşlık potansiyelini ortadan kaldıran koşul hem de cinsiyet, etnik ve dinsel kimlik gibi tartışılmaz nitelikler siyasal faaliyetlerin temel araçları haline getirilmektedir. Siyaset bu biçimiyle bedene bağlı zorunluluk koşullarının tartışılmasına indirgenmektedir. Böylesi bir pratik ise Arendt için bize sadece şiddetin egemen olduğu siyaset dışını göstermektedir.

Bu çalışma siyasal olan tartışmalarında temel yarılmanın hangi düzlemde şekillendiği sorusuna odaklanmakta ve Arendt’in bu yarılmadaki konumunu tespit etmeye yönelmektedir. Diğer yandan Arendt’in siyasal olan kavrayışının güncel konuları yorumlamada ne denli önemli fırsatlar sunduğunu Türkiye özelindeki kimi sorunlar üzerinden göstermeye çalışmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 248
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2018
₺91,30

Matematik hiç bu kadar eglenceli olmamıştı!

Ünlü bilmece ustası ve oyun tasarımcısından 315 yeni ve klasikleşmiş bilmece!

Bilmeceler Dünyası bilmece tutkunlarını ve meraklı herkesi, matematiğin saklı güzelliğini, tarihini ve sayıların bilimiyle oluşturulmuş bilmeceleri keşfetmeye çağırıyor. Tarihi bilgilere, zihninizi yoracak bilmeceler, paradokslar, illüzyonlar ve problem çözümleri eşlik ediyor. Güncel verilerle hazırlanmış 315 bilmecenin detaylı açıklamaları, matematik ve eğitim alanlarında nasıl kullanılabileceklerinin anlatımının tarihi ve pedagojik yaklaşımı, Bilmeceler Dünyası’nı sıradışı bir eser haline getiriyor.

Ivan Moscovich’in kendine has tarzı ile görsel bir deneyime dönüşen bilmeceler sizi keyifli bir maceraya çağırıyor. On bölümden oluşan kitap cevaplarla tamamlanıyor. Bilmecelerin zorlukları, cözülürken kullanılacak araçlar simgelerle gösteriliyor.

Ivan Moscovich
Bilmeceler ve zeka oyunları alanında uluslararası üne sahip Yugoslavya doğumlu yazar. Kariyerine büyük oyuncak firmalarına oyunlar tasarlayarak başladı. Kitapları 15’ten fazla dile çevrildi ve dünya çapında milyonlarca adet sattı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 396
En / Boy : 23,5 / 26,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2018
₺456,50

Bu kitap, insana, doğaya ve yaşama karşı farklı bakış açıları sunan psikanaliz ve diyalektik materyalizmin düşünsel temelleri üzerinde, sinemanın insan bütünlüğünü nasıl ele alması gerektiği sorusundan hareket eder. Psikanaliz ve diyalektik materyalizmin felsefi ve bilimsel yapısını sorgular. İnsan bilincinin, toplumsal ve kültürel yapının nasıl oluştuğunu sergiler.

İnsanın maddi ve manevi gerçekliğinin sinemasal yaratılarda nasıl işlenmesi gerektiğini inceler. Psikanalizin ve diyalektik yöntemin sinemada nasıl temsil edildiğini araştırır. Rüya estetiğini ve rüya ile bağlantılı anlatım biçimlerini ele alır. Böylelikle filmlerin görünen yapıları ile görünenin altındaki anlam katmanlarının açığa çıkartılmasının gereğini ortaya koyar. Filmsel yaratılarda, insan bilinciyle toplumsal yapı arasındaki bağların doğru yansıtılmasının ve maddi gerçeklikle manevi gerçeklik arasındaki diyalektik etkileşimin sergilenmesinin önemini vurgular. Teorik düzlemde yaptığı değerlendirmeleri, kısa bir film senaryosu üzerinde uygulayarak, okurlara örnek çalışma da sunar.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 152
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2018
₺58,10
1 2 3 ... 8 >
cultureSettings.RegionId: 0 cultureSettings.LanguageCode: TR
Çerez Kullanımı