Dr. Hulki Cevizoğlu gazetecilik ve tv programlarının yanısıra akademik çalışmalara da imza atıyor. Elinizdeki çalışma da, bu özgün çalışmalardan birisi. Dr. Hulki Cevizoğlu kitapla ilgili şu değerlendirmeyi yapıyor.
“Toplumu keşfetmek  'içinde yaşarken' her zaman kolay değildir. Toplumlar sosyolojinin olduğu kadar psikolojinin, felsefenin, fenomenoloji ve göstergebilimin de inceleme konusudur.
"Elinizdeki kitapta sosyolojik incelemeler ve analizler yapılırken, bu disiplinin pek çok alt dalından da yararlanılmıştır. Kitabın adını da belirleyen özgün kavramımız ise 'Opak Toplum'® inşası olmuştur.
"Uzun bir çalışmanın sonucu olarak ortaya çıkan ve pek çok ülkede yaratılan 'Opak Toplum'® modeline giden yolların kilometre taşlarına basarak ilerleyeceğiniz, gerçeklerle dolu bir toplumsal dünya sunuyorum."


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 184
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2021
₺41,60

Günümüzde sekreterlik ve yönetici asistanlığı kavramları birbirinin yerine kullanılmaktadır. Bu iki kavram temelde benzerlikler göstermelerine rağmen, farklılıklar mevcuttur. Yönetici asistanları, sekreterlere göre daha karmaşık sorunlarla ilgilenmenin yanında, insiyatif kullanabilen, temsil yeteneğini iyi derecede kullanabilen, yönetim hakkında bilgi sahibi olan kişidir.

Şirketlerde bir nevi "imdat kolu" işlevi gören yönetici asistanları, şirketlerin görünmez kahramanlandır.

Güvenlik toplumların olduğu kadar, bireylerin de yaşamında temel olgulardan biridir. Toplumda yaşayan her ferdin bütün zamanlarda ve mekanlarda malını, canını, namusunu güvende hissetme arzusu süregelmiştir. insanoğlunun teneffüs ettiği hava, içtiği su kadar emniyetinin sağlanması da başta gelen ihtiyaçları arasında yer almıştır.

Bu kitap, modern araç ve yöntemlerle bu görevlerin nasıl yerine getirileceğini ortaya koyan bir rehberdir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 136
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺30,40

Batı’da sanayi devriminden önce başlayan hegemonyacı politikalar, yakın döneme damgasını vuran küreselleme politikaları ile tekrar yeni bir ivme kazanmıştır. 1970’lerden sonara gelişen özelleştirme uygulamaları ve piyasallaştırılan kamu yönetimi sistemleri, yeni iletişim ve enformasyon teknolojileri ile kültür, siyaset, güvenlik ve gözetim odaklı olarak yeniden yapılandırılmaktadır.

Osmanlı Devleti’nin ekonomik bakımdan çöküşünü, emperyalizmin ülkeye girişinin temel belgesi olarak değerlendirilen 1838 Ticaret Antlaşması’nın sağladığı ve bu antlaşmanın gerçekleştirilmesindeki devlet yöneticilerinin rolü, siyasal açıdan zayıflamasına dair de temel bir anahtar oluşturmaktadır.

Bir dönüm noktası teşkil eden ekonomik düzeni ve ilişkileri yapılandıran bu antlaşma(lar) ilerleyen süreçte siyasi hukukun temellendirilmesi, yönetsel yapının düzenlenmesi, askeri sistemin yenilenmesi dahil, kurumsal çerçevede yapılan yeni düzenlemelerin özüne dönük olarak, siyasal-hukuksal gelişmenin yönünü belirleyecektir.

Batı modeli siyasal sistemin “anayasa” yolu ile Türkiye’ye taşınması çabaları hep suni ve sorunlu olmuştur. Osmanlı-Türk anayasa tarihinin ilk anayasası olan 1876 Kanun-i Esasi’si dış baskı ve etkilerle yapılırken ilanı sürecinde yaşanılan olaylar bu yargının açık delilini oluşturmaktadır.

Anayasa, yönetim tarihimiz içinde toplumu yukardan aşağıya düzenleyerek yönetmenin bir aracı olarak ele alınmıştır. Bu yaklaşım biçimi ile, anayasa belgesi, tüm sorunların nedeni, aynı zamanda da bütün sorunların çözümü olarak görülmektedir.

Bugün karşılaşılan küresel eksenli bütün ekonomik, politik ve diplomatik saldırıların, iç politikada ittifak bloğu oluşturmasının muhalif kesimler bakımından önemli gerekçeler(i) arasında “anayasa”nın yer aldığı görülmektedir. İtirazın kaynağını, 2017 Baharında, anayasa değişikliği ile getirilen “Cumhurbaşkanlğı Hükümet Sistemi” oluşturmaktadır.

Ancak unutulmamalıdır ki, 1982 anayasası bir “darbe anayasasıdır”, revize edilerek bu zehirli virüsden kurtulmak mümkün değildir, “yeni bir anayasa yapılmalıdır”, itirazını dile getiren (sol) aydınlar, iktidarın yeni anayasa arayışı karşısında hep 1982 metnine sıkı sıkıya sarılmışlardır. Onun kurucu iradesini adeta kutsamışlardır.

Yeni model ister “otoriter”, isterse de “demokratik” olarak değerlendirilsin, değişiklik, anayasaya eklenen bir ilavedir, temel ve orijinal metin 1980 darbesinin ürünü 82 Anayasasıdır. 1982 Anayasası sözü ve ruhuyla “başkanlık sistemine giden yolu” döşemiştir. Nasıl mı? Bu sorunun cevabı kitabın içinde “1982 Anayasasının şifreleri” olarak yer almaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 264
En / Boy : 16,5 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺48,00

"Günümüzde toplumun fiziksel aktivite konusun­da bilgi düzeyinin yetersiz olması, fiziksel aktivitenin sağlık için öneminin yeterince anlaşılamaması ve gide­rek daha hareketsiz bir yaşam tarzının benimsenmesi, toplumda obezite, kalp-damar hastalıkları, hipertansi­yon, diyabet, osteoporoz gibi kronik hastalıkların görül­me sıklığını artıran önemli nedenlerden biri olmuştur.

"Çağımızın has­talıklarından olan obezite ve diğer hastalıklar için eg­zersiz reçeteleri yazması için kas-yağ oranı, Açlık-Tok­luk Glikoz, vücut kitle endeksi gibi testlerle birlikte “Omurganın Kaldırma Kapasitesi” belirlenmelidir. Omurga kaldırma kapasitesi de, tükürükten örnek alı­narak DNA’dan kişinin vücut yapısı belirlenip, ona uy­gun spor/sağlık/diyet programı yapılacaktır.

"Fiziksel aktivite, her yaşta sağlığa yararlıdır. Dü­zenli fiziksel aktivite, çocukların ve gençlerin sağlıklı büyümesi ve gelişmesinde, istenmeyen kötü alışkanlık­lardan kurtulmada, sosyalleşmede, yetişkinlerin çeşitli kronik hastalıklardan korunmasında veya bu hasta­lıkların tedavisinde veya tedavinin desteklenmesinde, yaşlıların aktif bir yaşlılık dönemi geçirmelerinin sağ­lanmasında, bir başka deyişle tüm hayat boyunca yaşam kalitesinin artırılmasında önemli farklar yaratabilmek­tedir."

Kitap tüm bunları bilimsel verilerle ele alarak insanlarımıza bir yaşam klavuzu sunmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺32,00

Satır aralarına ustaca nakişlanmış yaşama dair mesajlar mücadelenize güç, yüreğinize inanç, karanlık yanlannıza ışık olacak nitelikte. Hayal gücünüzün kanatlarında, tutkunuzun zirvesinde sizleri bir yolculuga çıkaracak. Şef ve Yazar Firkan Gülaydın her insan kendi 'Yaşamak Mutfağının şefidir felsefesinden yola çıkarak hayat mutfağınızda lezzetli yemekler yapmanıza ilham olacak. Yaşam yolunda size bir yol arkadaşı olacak bu kitap ile yaşamak sanatçılarına sesleniyor.

Heybenizde her daim taşıyabileceğiniz ışıltılı bir eser. Ve an gelecek yitirdiğin her şeye şükredeceksin, kaybettiğin insanlar en büyük kazancın, canını yakan acılar en değerli rehberin olacak.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 191
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺33,60

Her konuşan özne bağlı bulunduğu kültür ve konuştuğu dil aracılığıyla mekanı tasarlar, sınıflar, anlamlandırır ve algılar. Sözcüklerin anlam kazanmasında mimari tasarımın etkisi bulunmaktadır ve tasarlama-algılama süreci kişinin içinde yaşadığı toplumun ürettiği bilgi birikimi ile gerçekleşir.

Bugün “Osmanlı Mimarlık Terminolojisi” içinde değerlendirdiğimiz pek çok sözcük, büyük ölçüde kökenleri ile ilişkili bir tasarımsal yaratının sonucu olarak zaman içinde benimsenmiştir. Geçen zamanla her tasarım, sözcüklerin anlamlarını artırmış, kimi zaman derinleştirmiş ve zenginleştirmiştir. Sözcükler, zamana göre değişkenlik gösteren ve çeşitli koşullar içinde biçimlenmiş olan yapıların veya mekanların varoluş nedenleri hakkında fikir yürütmemizi sağlar. Bu koşullar toplumsal ve inşai kurallara getirilebilecek zorunluluklarla, dönemsel farklılıklardan kaynaklanır. Bu noktada yapının veya mekanın var edilme koşulları, tasarımı, algısı ve kullanımı; zaman içinde mimarlık terminolojisinin gelişimini ve içindeki sözcüklerin kavramsallaştırılmasını sağlar.

Bu kitap; arşiv belgeleri, kurgu metinler, anılar ve çeşitli kaynaklar aracılığıyla; 19. yüzyıl İstanbul’unun toplumsal ve kültürel koşulları içinde ortaya çıkan bazı yapı türlerini ve mekanları; onları ifade eden sözcüklerden yola çıkarak ele almayı amaçlamıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 415
En / Boy : 16 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺73,60
₺92,00

Yaşamak tutunmaktır
Hayata
Yalınayak toprağa basmak gibi
Acıya rağmen inadına

Yaşamak inanmaktır
Aşka
Bile bile yağmura yakalanmak gibi
Islansan da tepeden tırnağa

Yaşamak iz bırakmaktır
Yola
Altın rengi bir yaprak gibi
Veda etmeden ağaca

Arzu Erdiş Yaşar


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺32,00

Karadeniz’in kıyıdan uzak bir dağ köyünde fakir bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiştim.Ve daha ilkokuldayken gördüğüm bir Karakız’a aşık olmuştum...

Ağanın kızıydı, çok zengindi. İstesem verirler miydi? Verseler paylaşacak lokmam olur muydu? Bunları fazla düşünemedim, Karakız benim olmalıydı...

Ağalar İstanbul’da bekliyormuş meğer. Hayat zor, ekmek aslanın ağzındaymış... Ama Karakız? O kalbimden, aklımdan, fikrimden hiç çıkmıyordu.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 174
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺28,00

Yeni Medyaya Eleştirel Yaklaşımlar isimli bu kitapta, asıl olarak yeni medyaya eleştirel olarak yaklaşan araştırmalara dikkat çekilmek istenmektedir. Bunun için üç makalede dikkatlede yeni medyaya eleştirel yaklaşan araştırmacıların çalışmaları irdelenmiş; onbir makalede, eleştirel çalışan araştırmacıların, eleştirel nitelikli makalelerinden birinin çevirisi yer almıştır. Kitapta yazısı bulunan yazarlar şu şekildedir; Toby Miller, Mark Andrejevic, Mukadder Çakır ( Christian Fuchs konusunda) Elem Doğuş(Sonia Livingstone konusunda) Lev Manovich, Dan Schiller, Marisol Sandoval, Julian Stallabras, Richard Hall-Bernd Stahl, N. Katherina Hayles, Paul Taylor, Esra Çizmeci (Danah Boyd konusunda), Douglas Kellner ve Janet Wasko.

Yeni medya ve sosyal medya hayatın hemen her alanını en az geleneksel medya kadar etkilemiş; yeni katılım, özgürlük, kolaylık, hızlılık ve etkileşim olanaklarını olduğu kadar, yeni sorunları, riskleri, gözetim biçimlerini ve yansımalarını da beraberinde getirmiştir. Bütün bu süreci ne ütopyadan bir dünya gibi, ne de karabasan bir alem gibi değerlendirmek doğrudur. Tek yönlü genelde olumlamacı ve indirgemeci yaklaşımlar belli özellikleri abartırken, diğer özellikleri görmezden gelmektedirler. Bu sorunun çaresi eleştirel nitelikli çalışmalardır. Bu nedenle bu kitabın konusu, bu nitelikteki yazılar ve makaleler olmuştur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 472
En / Boy : 16 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2016
₺53,60

Keskin gözlü bir gemi kaptanı gibi dimdik durup ufka sabitleyince gözlerini, ona kavuşmaktan başka yol kalmıyor gemiye. En azgın dal­gaları aşıp ilerliyorsun sonra, tek düşündüğün sevdiğin. İnsan sevince her şey bambaşka oluyor.

Gençlik yıllarımda en büyük hayalim gazeteci olmaktı. Bir gün isteğim yerine geldi, bir tatlı meltem gelip beni aldı, götürdü…

Bir an için kafasını kaldırıp bana baktığını fark ettiğimde adamın yemyeşil gözleriyle karşılaştım. Tanımadığım biriydi, daha önce hiç gör­mediğim kadar güzel gözleri vardı ve hiç beklemediğim bir anda çıkmıştı karşıma.

Kendimi bulutların üzerinde gibi hissediyordum, o kısacık an öylesine uzun gelmişti ki bana, gözlerimi ayıramıyordum. İçinde kaybo­lup gittiğim o yeşil gözlere bakarken hissettiklerim gerçek olamayacak kadar güzeldi. Gözlerinden çıkan yeşil bir ışık gelip beni sarmalıyor, ha­vaya kaldırıyor, alıp ona götürüyordu. Ya da bana öyle geliyordu, bilm­iyorum ama beni çok etkilediği kesindi. Daha şaşkınlığımı üzerimden atamamıştım ki bana doğru eğilerek,
“Günaydın” dedi.

Nefesim kesilecek gibi oldu, kalbim çok hızlı atıyordu. O an hisset­tiklerimi, heyecanımı anlayacak diye çok korkuyor ama yine de kendime gelemiyordum. Çekinerek, “Günaydın” diye karşılık vererek elimde kalan fotoğraf makinemi nihayet boynuma geçirebildim. Adam merdivenlerden çıkmaya devam ederken ben de gazeteden dışarı çıkıyordum ama aklım onda takılıp kalmıştı,

“Acaba kimdi? Ben niye görmemiştim?”

Yemyeşil gözlü, uzun boylu, oldukça yakışıklıydı. Elvis Presley, Göksel Arsoy yoksa Tanju Okan’a mı benziyordu? Ya da hepsinin karışımı mıydı bu adam, bilmiyordum. Çarpılmıştım işte...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺39,20

Klinik semptom, Bulgu ve Kanıtlar ile Teşhis Klinik kardiyoloji pratiğini diğer bilim dallarından ayıran en önemli yaşamsal özellikleri akut koroner sendromlar, akut kalp yetersizliği ve malin aritmiler gibi majör sendromlarda “ölüm ile yaşam yani teşhis ve etkin teda­vi” arasındaki dar zaman aralığıdır.

Bunun gerçek yaşamdaki anlamı hasta ile ilk tıpsal temasta fizik mua­yene ile hızla doğru ön tanının konması ve etkin tedavinin uygulanmasıdır.

Günümüzde, tüm teknolojik gelişmelere rağmen klinik kardiyolojinin başlıca zorluğu; geleneksel fizik muayenin doğru ve kuralına uygun yapıl­maması, primer algoritmin atlanması ve dolayısı ile muayene bulgularının eksik ve yanlış yorumlanmasıdır…

Bu kitap, çoğu yatakbaşı noninvazif muayene yöntemleri ile ilgili (Fi­zik muayene, Elektrokardiyografi, Radyografi, Ekokardiyografi ve Nükleer kardiyoloji) doğru uygulama ve gerekli bilgileri tıp fakültesi öğ­rencilerine öğretmek için geleneksel kardiyolojinin temel kaynakları, 1960’lı yıllardan bugüne taranarak ulaşılan araştırmalar, deneyimler, görüşler ve fikirbirliği ile kazanılmış ve de klasik pratik uygulamalar ile kanıtlanmış “ol­mazsa olmaz” bilgilerden hazırlanmıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 512
En / Boy : 16 / 23
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺50,40

“İslami metinlerde” yer aldığı öne sürülen hükümler herkes için aynı manayı mı gelmektedir? Gelinen aşamada bu soruya olumlu cevap veremeyiz. Daha açık bir ifadeyle egemen şeriat (hukuk) yaklaşımının da kaynağını oluşturan hükümlerden bütün Müslümanlar aynı sonucu çıkarmamaktadır. Bu anlamda “şeriat kuralları” denen kurallar İslam dünyasının tamamını değil, yalnızca bir kısmını temsil etmektedir. Öyle ki, söz konusu hükümleri Mealci ekol farklı, tarihselci farklı, akıl ekolü farklı, selefi ekol daha farklı yorumlamaktadır. Bu anlamda evrensel bir şeriat söyleminden bahsedemeyiz.

Şimdi geçelim bu kitaba konu olan yazıların hikayesine. İktidar odaklı dini örgütlerin amaç edindikleri devlet nasıl bir yargı düzenine sahip olacaktır? Bu devletin hukuk anlayışı yani şeriat yapısı nasıl şekillenecektir? Bu düzende özelde kadın hakları genelde insan hakları, düşünce ve ifade özgürlüğü nasıl sağlanacaktır? Sözüm ona bir “İslami devlet” kurulduğunda bizi bekleyen nedir? İşte bu kitap bütün bu soruların cevabına kapı aralamak adına kaleme alınan yazıların derli toplu biçimde okunması amacıyla oluşturuldu.

Güncel olaylara damgasını vuran din odaklı söylemlerin şeriat anlayışındaki kaynağını sorgulayan, bu söylemlerin tarihsel geçmişini anlatmaya çalışan bölümlerden oluşan kitap, aynı zamanda hilafet ve teokratik devlet çağrılarının ne anlama geldiğini de göstermektedir. Pek tabi olarak bu gerçeklik her bir konu için bir bölüm ölçeğinde ele alındığı için geliştirilmeye ve derinleştirilmeye her zaman açık olacaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 264
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺44,00

Dil yazı ile kalıcı hale gelerek akılcılığın önünü açmıştır. Teknolojinin gelişmesi sözü tekrar birinci plana alarak yazıyı önemsiz hale mi getirmektedir?

Teknolojinin insanı ele geçirmesini ve bunun da ileri kapitalist toplum­da kapitalist aygıt/mekanizma yararına yapılmasını engelleyici bir şey var mıdır? Çünkü bir teknolojinin işleyiş biçimi üzerinde kontrol sahibi olanlar, bundan yoksun insanlar karşısında gücü ellerinde toplarlar ve kaçınılmaz bir şekilde bu güçten yoksun olanlara karşı yetkeci bir düzen oluştururlar. İleri teknoloji toplumunda bilimsel ve teknik ilerlemenin bir tahakkü aracına dönüştürülmesine nasıl bir mekanizma ile karşı çıkılabilir? İnsanın hayal dünyası ve üretkenlik çabası bu baskın tarzı nasıl silebilir? İnsanlar edebiyat, müzik ve diğer sanat çabaları ile bu baskın tarza direnebilir mi? Yüksek kültür bu aşkın tarzı bastırabilir, azaltabilir ve yok edebilir mi?”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 184
En / Boy : 16 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺57,60

Herkesin bir arka bahçesi vardır,
Gözlerden uzak, kapıları kilitli,
Anahtarları saat cebinde gizli,
Herkesin bir arka bahçesi vardır,

Duvarları dikenli tel çevrili,
Çimenlerinde çırıl çıplak gezdiği.
Herkesin bir arka bahçesi vardır,
Sessiz, kimsesiz, güvenli, arkadaşı kendisi...

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 13,5 / 21,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2018
₺28,00

60’ların salon güldürülerinde veya kırsal kesimde, şehirde kadın emeğinin betimlendiği filmlerde kadına yaklaşım ile Atıf Yılmaz’ın feminist, Başar Sabuncu’nun fetişist art planlı filmlerinde kadına yaklaşım arasında nerdeyse bir uçurum saptayabileceğimizi düşünüyorum.Öte yandan Ertem Eğilmez’in ekip komedisi anlayışının kendi dinamikleri doğrultusunda değişimi ve özellikle 90’larda, bireyin izole halinden devşirilen zaafları, var olma mücadelesi üzerinden üretilmiş yeni komedi tarzı, izlerini Recep İvedik’lerde seyrettiğimiz yoz bir anlayışa dek kapı aralamaktadır.Günümüz Türk sinemasının, alternatifler-olanaklar geliştirme açısından bir kriz yaşadığı savunulabilir.

Gişe filmleri, komediler ve kişisel sıkıntı eksenli, boğulma hissi uyandıran düşük bütçeli sanat filmleri, tüm eksiklerine rağmen, bile isteye veya niyetlerinden bağımsız; sınıfları, siyasal-toplumsal bağlamı, aile kurumunu ve her türden ilişkileri işlemekte, seyirciye kimi çıktılar sunmaktadır.Günümüz Türk sinemasının güncelle alışverişi adil değildir. Ülkemizde sinema anlatım aracıhayatı geriden takip eder; gündemde öne çıkanlara, toplumun yönelimlerine göre belirlenir.Özgün sesler çıkarmak yerine üzgün sesleri gündeme taşır ve bizi bize, iş işten geçtiktensonra, yine büyük oranda yavan anlatır.

Bu yavanlığı halen süren 12 Eylül hâkimiyetine,farklı olanı üretme kaygısının ötelendiği bir krize yormak mümkündür.Tüm bunlar bir araya getirildiğindeyse birtakım çöküş ve çözülüşlere rastlamamızkaçınılmazdır. Adı konulmamış, sınırları çekilmemiş; teorisiz kalarak kalıpları sıradanlaşmışfestival sineması henüz kurulmadan çözülmüştür. Bu sinemanın atılmamış temelinde kendiniharç eyleyen sinemacılar tekrarlarına saplanıp yanlış çatılmışlardır.Türk Sinemasında Yol Ayrımı adlı çalışmamda elimden geldiği ölçüde; akıntıya, yola,çekilen küreklere, izlenen seyre ve karşı seyre (izleyicinin eylemine) değinmeye çalıştım.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 256
En / Boy : 16 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2018
₺33,60

Bu çalışmada Yeni Türkiye’ye gelen dış göçler ele alınacaktır. 1923 tarihli Lozan Antlaşması Kurtuluş Savaşı’nın bitişini, Yeni Türkiye’nin kuruluşunu simgelerken, cumhuriyetin tanık olduğu ilk göçlerin de başlangıcı olmuştur. Gerçekte bu coğrafya için dışarıdan göç sorunu yeni değildir. Ancak 19. yüzyılda Doğu Sorunu bir anlamda Osmanlı İmparatorluğu’nun tasfiyesi demek olurken, sorunun merkezinde artık Osmanlı ve egemenliği altındaki topraklar vardır.

Yeni Türkiye’ye gelen göçler büyük oranda Osmanlı Dönemi’nden miras kalan göçlerdir. Özellikle 19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyılda Kafkasya, Balkanlar ve Ortadoğu’nun Batı egemenlik anlayışının uygulama alanı olmasıyla birlikte, burada yaşayan Müslüman ve Türk kökenli halklara yönelik politikalar, zamanla yerini zulüm ve öldürmelere bırakmış, bu da Anadolu coğrafyasına akın akın göçlerin yaşanmasına neden olmuştur. Gelenler için Türkiye bir anlamda son kale vazifesi görmüş ve gelenler kendilerini Türklükle ifade ederek, Türk kimliğini benimsemişlerdir.

Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılışıyla birlikte yeni bir devletin doğuşuna sahne olan bu topraklar, bir yandan yüzyıllar önce buradan ayrılanların geri dönüşüne, diğer yandan burayı vatan bilenlerin ise ayrılışına şahitlik etmiştir. Göçlerle şekillenen bu topraklarda toplumların yaşadığı değişimi keşfetmek ve yorumlamak ise hepsinden çok sosyolojinin işidir.

Kuruluşundan bugüne Türkiye’ye yönelen göç akınları hala araştırılmayı beklerken, yaşanan göçlerin yarattığı değişim ve bu göçleri açıklayan kuramların yokluğu ise önemli bir sorundur. Ümit ediyoruz ki, bu çalışma göç konusunda çalışma yapmak isteyenlere de katkı sağlar.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 240
En / Boy : 16 / 23
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 6.2018
₺39,20

Uyanmadan “Devrim” olmaz.

Yüce Tanrı’nın sonsuz bir sevgi ile bizleri sahaya sürmesinden bu yana ve özellikle son asırlarda, ülkemiz ve dünyada sürekli bir istikrar ve huzur arayışı vardır. Ağaçtan tahta, tahtadan kayık yaparak yaşanan mutlu günler geride mi kaldı?

Evet, alemdeki birliği görmeyenler için moral bozucu çok konu var. Ancak kitabımız, bir yakınma, şikayet etme ürünü değil, çare gösteren ve bunun nasıl yapılacağını tarif eden bir modele dayanmaktadır. Bu nedenle hücrelerimizi ele geçiren medeni hakim güçlerin yeni saldırılarına vereceğimiz insani cevap, yalnız Cumhuriyet’imiz için değil, tüm evrenimiz içindir. Çünkü bu yeni saldırı ve işgal sisteminde tek başına kurtuluş, imkansızdır.

Ve tarihi gerçeklerle de ortaya koyacağız ki, Hücresel Devrim olarak adlandırdığımız bu çare politikasının lideri Türkiye olabilir; olacaktır. Çünkü Türkler ve onunla kader birliği yapmış toplumların on bin yıldır oluşturmakta olduğu Töre’mizdeki “bir olma” ülküsü, hala bu topraklarda ve kardeş coğrafyalarda hafızalardadır; yaşamaktadır. Karar sizindir, bizimdir. Tek eksiğimiz çalışmaktır. O halde buyurun, o kapılardan birlikte geçelim.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 240
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2018
₺28,00

Babacığım...

Beni bırakıp gittiğin günden beri yalnızlığım hiç bitmedi. O zamanlar arzu ettiğin gibi okuyup iyi bir iş sahibi olmak için çabaladım. Güzel işler yaptım, övgüler aldım. Ama son zamanlarda her şey ters gitmeye başladı. Şirketim buzlarla dolu bir denizde, her an batma tehlikesinde bir gemi gibi yalpalamaya başladı. Çok borçlandım, umudumu kaybettim.

Ancak ne oldu, biliyor musun? Büyük bir şirket geldi, benimle çalış­mak istediğini söyledi. Çok güzel projelere imza attım. Böylece adım adım ilerleyip şirketi de, geleceğimi de kurtarma imkanı buldum. En önemlisi de senin istediğin gibi, sana layık bir kızın olduğumu kanıtlayabileceğim.

Bugünüm çok güzeldi, kesin bana dua etmişsindir: Şirketimi tanıtmak için verdiğim parti başarılı geçti, eminim başka müşterilerimiz de olacak.

Her şey çok güzel olacak biliyorum ama içimdeki sıkıntıyı yine de sö­küp atamıyorum. Sen gittikten sonra çok yalnız kaldım, çok... Neden doya doya sarılıp öpmedim seni diye çok kızıyorum kendime. Ama nereden bi­lebilirdim ki beni bırakıp gideceğini. Sadece o güzel anılarınla kalacağımı düşünemedim.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2018
₺30,40

Bütün kapasiteler, büyük oranda verimsiz ve eksik kullanılmaktadır

“Makineleri sömürmeliyiz.

Bu sömürmenin ahlaki ve vicdani açıdan bir sorumluluğu yoktur, aksine sömürmemenin sorumluluğu vardır.”

Heyecandan yoksun, idealist ve meraklı değilseniz bir şeye başlamazsınız. Başlasanız bile pes edersiniz.

İnanç ve inat gereklidir.

Her gün en az bir ya da birden fazla saatimizi bizi geliştirebilecek, sevdiğimiz bir şey için ayırabiliriz. İsteyip denersek, gerçekten ayırabildiğimizi görüp şaşırabiliriz.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 152
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2018
₺28,00

Hukuk, suç ve ceza alanına olan ilgim, Türkiye'de ilk defa 2005 yılında uygulanmaya başlayan Probasyon (Denetimli Serbestlik) Sistemi içerisinde Sosyolog ünvanıyla çalışmaya başlamamdan itibaren yeni bir boyut kazandı. Türkiye'de bu sistemin pratikte ilk uygulayıcıları arasında olmam ve sistemin geliştirilmesi aşamalarında bazı roller üstlenmem, sistemin Türkiye'ye uygunluğu ve pratikte uygulanması ile ilgili problemlere daha yakından şahit olmamı sağladı. Avrupa'daki örnekleri incelenerek Türkiye şartlarına uyarlanmış bu yeni kurumsal yapı, fazlasıyla idealize edilerek uygulanmaya başlandığı için, her yönüyle yeniden üretilmeye ve tümüyle yenilenmeye ihtiyaç duymaktaydı. Teorik anlamda sistem için üretilmiş çeşitli uygulamalar, pratik aşamasında birçok aksaklıkla karşılaşmaktaydı. Sistemle ilgili bende ilk beliren sorunsallarla birlikte, sistemi Türkiye için yeniden üretme ve daha uygun hale getirme fikri, kurumda çalıştığım dört yıldan fazla bir süre devam etti. Bu çalışmanın konusunu belirleyen Probasyon sistemi, böyle bir sürecin eseri olarak ortaya çıkmıştır. Türkiye'de ceza adalet alanını, sosyolojik bakış açısı ile ele almayı amaçlayan bu çalışma, bu alanda büyük oranda eksikliği duyulan tartışmalara katkı sunmayı amaçlamaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 304
En / Boy : 15,5 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2018
₺44,00

Zühtü, bir dizi kitaba imza atan eğitimci-Yazar Saadettin Öztürk'ün mizah yüklü öykülerinden birisidir. Daha önce değişik yayınevlerinde yayınlanan kitabın gözden geçirilmiş yeni baskısıdır. Yazar, bu kitabıyla toplum gerçeğimizin duyarlı noktarına parmak basarak, hem düşündürüyor, hem de gülümsetiyor. Çocukların olduğu kadar, büyüklerin de toplum geçeğimizi yakından tanımasını sağlayan, Aziz Nesin tadında öğretici bir kitap.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 175
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺28,00

Saadettin Öztürk tıpkı diğer kitaplarında olduğu gibi bu kitabında da "Güleriz, ağlanacak halimize" dedirten öyküleri kaleme almış. Bir solukta okuyacak ve sonunda, "Bu ülke gülmece yazarları için tükenmez bir hazine" diyeceksiniz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 126
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺22,40

Arap coğrafyasında İslamiyet’in doğuşundan itibaren süftece olarak bilinen ve kullanılan poliçenin batı dünyasınca keşfi çok daha geç bir döneme rastlamaktadır. Ancak fiziki para taşımasını ortadan kaldırması ve ödemede farklı para birimlerinin kullanımına olanak sağlaması, poliçenin özellikle uzak mesafelere yapılan ticarette tercih edilen bir global ödeme aracı haline gelmesine yol açmıştır.


17. yüzyılın sonlarına ait arşiv belgeleri, Osmanlı Devleti’nin de merkeze uzak yerlerde toplanan vergi paralarının hazineye aktarılmasında giderek artan bir şekilde poliçe kullanılmasını teşvik ettiğine işaret etmektedir. Poliçe kullanımına ilişkin belgelerin belirli bir dönemden itibaren artış göstermesi, hazinenin nakde hızlı biçimde ulaşmayı sağlayan farklı ödeme araçlarını uygulamaya koymasıyla ilişkilidir. Ayrıca malikâne sisteminin önemli aktörlerinden olan sarrafların, daha kârlı bir alan olarak gördükleri yurt dışı poliçe işlemlerine yönlenmeleri, “poliçeci” veya “poliçeci esnafı” olarak isimlendirilen yeni bir esnaf örgütlenmesinin 19. yüzyılda ortaya çıkışına zemin hazırlamıştır.

Öte yandan arşiv belgelerinde sıkça rastlanan “poliçe” ve “poliçeci/poliçeci esnafı”na ilişkin belgeler, Osmanlı maliyesinde bir ödeme aracı olarak poliçe kullanımının alanlarını ve sınırlarını belirlemeyi gerektirmiştir. Bugüne kadar kapsamlı olarak ele alınmamasına karşın bu kitapta, Osmanlı finans dünyasının önemli bir öznesi olarak “poliçeci esnafı” adı verilen bir grubun mevcudiyeti ve faaliyetleri ortaya çıkarılarak; Osmanlı İktisat Tarihi’ne bir katkı sunulması hedeflenmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 348
En / Boy : 16 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺44,80

 




Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 260
En / Boy : 16,5 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2013
₺20,00

Geçmişte modern-köktenci-muhafazakarlığın hiçbir eleştiriye tabi tutmadan aktardığı kavram ve kalıpların yerini günümüzde küreselci köktenci-muhafazakar yeni kavram ve kalıplar almıştır. Türkiye’nin ve dünyanın sorunlarından yola çıkarak belli değerlendirmelere ulaşmak yerine küreselci-muhafazakar kavram ve kalıpların uygulanması önemli olmaktadır. Küreselleşmenin getirdiği çözümleri uygulama görevi üstlenen iktidardaki siyasi kadrolar sadece yeni siyasi uygulamaların değil aynı zamanda küre-muhafazakar dünya görüşünün de sözcülük ve öncülüğünü yapmaktadırlar. Bu nedenle günümüzde sosyoloji ve sosyologlar görevsiz kalmıştır. Küreselleşmenin ve buna uyumlu siyasi kadroların yapıp ettiklerini dışarıdan izlemek ve savunmakla varlık belirtmektedirler. Bu nedenle bir yandan “sosyolojinin sonu” görüşlerini savunurlarken, diğer yandan iktidardaki siyasi kadrolarla, hatta bunun ötesinde (lider-siyasi parti-devlet özdeşleşmesi nedeniyle) liderin/önderin kişiliği ile özdeşleşmişlerdir.”

Ertan Eğribel - Ufuk Özcan




Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 512
En / Boy : 16 / 23
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : .2014
₺40,00
Ertan Eğribel-Ufuk Özcan: Kaos İçinde Birlik İçinde Açmaz Üzerine Ertan Eğribel: 19. Yüzyıldan Günümüze Batı Dünya Egemenliği ve Geçirdiği Değişikliklerin Günümüzde Geldiği Yer: Küresel İmparatorluk Örgütlenmesinin Dayanakları Güneş Ayas: Doğu'nun Kilidini Yeniden Açan Adam: Napolyon Mehmet Doğan: Kaosmanlı ve Buhranlarımız Mehmet Aygün: Türkiye'de Anti-Komünizmin Kaynakları-2 Oktay Taftalı: Kaos İçinde Birlik mi, Bireycilik mi? Ali Öztürk: Kaos ve Manipülasyon Vehpi Bayhan: Sosyoloji ve Anatomi: Toplumsal İntihar Hülça Biçer: Kimlik Gösterisinin Çarpıklaşması: İstanbul E-5 Camileri Barış Akpınar: B Planı: Heavy Metal ya da Yeni Sömürgeciliğin Vitrinleri H. Bayram Kaçmazoğlu: Değerlerin Kaos Hali ve Hilmi Ziya Ülken'in Aşk Ahlakı "Sosyololjimiz bugün artık kimlik seçiminin sihirli bir değnek gibi bütün sorunlarımızı çözümleyemeyeceğini görmek zorundadır. Sorunlarımızı kuramsal düzeyde hazır açıklamalarla çözümlemek yerine kendi özellikleri içinde ele almak zorundadır. Ancak böylece somut sorunlara somut çözümler getirebilecektir. Türkiye'nin tarihinden gelen çok zengin bir birikimi bulunmaktadır. Sosyolojiye günümüzde bu zengin birikimden nasıl ve ne yolda yararlanılabileceğini araştırmak düşmektedir. Unutulmamalı, yeni bir kimlik arama çabaları, sanıldığı gibi tarihimizi inkar için değil, tarihimizden en iyi bir biçimde yararlanabilmek için başlatılmıştır. Yeni kimlik arayışımız yeryüzünde egemen ilişkilere katılmak ve gelişmeler dışına düşmemek amacıyladır. Ve bu kişiliğimizi en iyi bir biçimde vurgulamak zorundayız. Kişiliğimiz de elbet tarihimiztden kaynaklanmaktadır." -Baykan Sezer, Sosyolojinin Ana Başlıkları- "Dünyanın karşısına yeni bir ilkeyle çıkıp doktriner bir havada 'doğru budur, önünde diz çökün' demiyoruz. Dünyanın kendi ilkelerinden hareketle dünya için yeni ilkeler geliştiriyoruz. Dünyaya dönüp 'savaşmalarınızı kesin, aptalcadır, biz size mücadelenin doğru sloganını vereceğiz' demiyoruz. Biz sadece dünyaya gerçekte ne için mücadele ettiğini gösteriyoruz. Ve bilinç, dünyanın istemese de kazanmak zorunda olduğu bir şeydir." -Karl Marx, "Arnold Ruge'ye Mektup", Eylül 1843 "Sen yolunda yürü ve bırak ne derlerse desinler!" -Dante, İlâhi Komedya, Araf, 5. Şarkı
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 299
En / Boy : 16 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2011
₺20,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 290
En / Boy : 16 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2013
₺20,00
  • Ertan Eğribel - Ufuk Özcan Tarihsel Sosyolojinin Sınırlılıkları:
  • Batı’da Marksist Tarih Eleştirisi Üzerine
  • Ertan Eğribel Tarih ve Sosyoloji: Türk Sosyolojisinin Ana
  • Eğilimlerinin Belirlenmesi Açısından Prens  Sabahattin-Ziya Gökalp İlişkisi Üzerine 
  • Ertan Eğribel - Ufuk Özcan Türk Sosyolojisi ve Tarih İlişkisi Üzerine: 
  • Baykan Sezer’de Batıcılaşma Eleştirisi ve  Doğu-Batı Çatışması Görüşü
  • Burhan Şayli Marksizm, Anarşizm, Felsefi Fetişizm,
  • Eylem Fetişizmi, İdeoloji ve Postmodern  Gericilik
  • Tarihte Doğu-Batı Çatışması
  • H Arnold Toynbee Medeniyetler Çarpışması (Çev. Hamit Uzgören)
  • Keçecizade Mehmet Fuat Paşa Vasiyetname-yi Siyasi
  • (Çevrimyazı: Mehmet Kanar)
  • Ali Suavi Ali Paşa’nın Siyaseti
  • (Çevrimyazı: Mehmet Kanar)Anadolu’nun Tarihi Coğrafyası-Batıcılaşma
  • Ertan Eğribel Türkiye’de Batıcı Çoğul Modernleşmenin
  • Küre-Muhafazakar Belirsizlik ve Değersizleşmeye Dönüşmesi: Ortadoğu’nun
  • Balkanlaşması ve Amerikancı İslamcılık Üzerine
  • Gökçe Kaçmaz Prens Sabahattin’in Konuyu Gündeme
  • Getiriş Biçimi Açısından Günümüz Adem-i  Merkeziyetçilik Tartışmaları: Türkiye’nin
  • Batı Karşısında Direnç Merkezinin  Dağıtılması Önerisi

Uygarlık-Şehir Tarihi

  • Oya Şenyurt II. Mahmud Dönemi Edirne Piyade
  •  Kışlası’nın Tamiri İçin Yapılan Çizimlerin Düşündürdükleri
  • Selma Gül Davud Paşa Sahrası ve İçinde Yer Alan Başlıca Yapılar
  • Özden Senem Erol Tarihsel Süreçte İzmit Hükümet (Vilayet)
  •  Konakları ve İktidarın Temsiliyetindeki Değişim Osmanlı Uygarlık Bilinci: Sanat, Edebiyat, Kimlik
  • Mert Ağaoğlu - Ömer Çepnioğlu Osmanlı Minyatür Sanatı Bibliyografyası I
  • Ela Taş - Cemil Bedir Laleli Külliyesi Haziresinden Bir Grup Kadın Şahidesi
  • Birgül Koçak Oksev İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu’nun Geleneksel  Osmanlı Kültürüne İlgisi: Karagöz’ün 
  • Modernleştirilmesi Çabalarının Politik  ve Fikri Temelleri
  • Yüksel Yıldırım Etnisite, Çokkimliklilik, Çokkültürlülük Tartışmalarına Karşı Anadolu Kültüründe Bütünleştirici   
  • Bir Unsur Olarak Keçeci Baba

Garbiyat

  • J. Moufawad Paul Yüceltilmiş Sömürgecilik: Yerleşimci
  • Sömürgeciliğin Sürekliliği (Türkçesi: Sinan Jabban)
  • Cenk Demirkıran Rusçanın “Lingua Franca” Rolü ve Küresel
  • Ekranda Bir Post-Sovyet Televizyon Kanalı: Mir
  • İlker Aslan Edebiyat ve Tarih İlişkisi: Edebi Metinleri
  • Yeni Tarihselcilik Odağında Okumak Kurumlar Tarihi
  • (Çevrimyazı: Mehmer Kanar) 1893 Tarihli Amele Nizamnamesi
  • (İşçi Yönetmeliği)
  • Yüksel Yıldırım Mümtaz Turhan’da Doğu-Batı Ayrım Bağlamında Eğitim Meselesi

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 288
En / Boy : 16,5 / 23,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2014
₺20,00

Günümüz Sosyolojisi Tartışmaları: Temsil Krizi ve Uygarlık

Ertan Eğribel-Ufuk Özcan • Yeni Dünya Dü zeni, Temsil Krizi ve Uydu-Yerellik • 7
Oktay Taftalı • Eyleyen İradenin Temsil Sorunu • 13
H. Bayram Kaçmazoğlu • AKP’yi Ortaya Çıkaran Koşullar ve AKP İktidarının İlk Yıllarında AB-ABD ile İlişkileri Üzerine Bir Değerlendirme • 21
Ufuk Özcan • Gezi’den Geriye Düşmemek • 35

Türk Toplum Düşüncesinin Kaynakları

Mihridin Arusî (Filibeli Ahmed Hilmi) • Çevrimyazı: Bedri Mermutlu · Yirminci Asırda Âlem-i İslâm ve Avrupa Siyaseti -V • 49
Mehmet Aygün • “Yeni” Neyi Temsil Ediyor? Yeni Fetişizmi ve “Yeni Türkiye” Mitleri • 55
Yüksel Yıldırım • Kemal Tahir Sevgisinde İki Kuşak Gözlemleri: Melda Kalyoncu Tanıklığı ile Kemal Tahir, Bir Üniversite Öğrencisi Gözüyle Melda Kalyoncu • 67

Dünyada ve Türkiye’de Sosyoloji

Emre Öztürk • Sosyolojide Statükocu Bir Yöntem Olarak Hermeneutik:
Hans-Georg Gadamer’in Fikirleri Işığında Bir Değerlendirme • 83
Umut Osmanlı-Sevde Kaya • Otomasyondan Belirsizliğe Evrilen Çalışma Kültürü: Richard Sennett’in Karakter Aşınması Eseri Üzerinden Bir Okuma • 105
Esra Köten-Barış Erdoğan • Sosyal Dahil Etme Adı Altında Sosyal Dışlanmanın Yeniden Üretimi: Engelli Gençler ve İnternet • 119

Sosyolojide Yöntem ve Uygulama:
Temsil Krizi ve Uydu-Yerelleşme

Ertan Eğribel • Devlet/Toplum Krizi ve Uygarlık: Yeni Dünya Düzeninin Türkiye’de Dayanakları - Küresel Darbe ve Şiddete Dayalı Toplumsuz-Toplumsallaşma, İthal/Uydu Demokratik Temsil • 141
Ertan Eğribel • İthal Temsil, Yama-Yerelleşme Olarak Demokratikleşme veya Uydulaşma: Yeni Dünya Düzeninin İçine Girerek ya da Dışında Kalarak Çözülme? Ne Yapmalı? • 149
Işılay Göktürk • Türkiye’de Kültürel Çalışmaların Dönüşümü ve Bütünsel Kuramdan Kopuşu: Gündelik Yaşam İçinde Sıkışma ve Temsil Sorunu • 159

Toplumsal Gerçeğin Yitirilmesi ve Temsil Krizi

Cafer Bidav • Metropol Hayatı Bağlamında Aylak Adam • 183
Seran Demiral • Kentsel Mekanlarda Yerelliğin Ölümü: Özgün Oluşlardan Ortak Temsiliyet Nesnelerine • 187
Feyzi Çelik • Orhan Pamuk’un Masumiyet Müzesi Romanında Doğu-Batı Farklılığının Yerel Ayağı Olarak Türkiye’den Manzaralar • 193
Özlem Ülüş Duran • 1980 Öncesi Türk Sineması Nostaljisi ve Günümüz Film-Eğlence Endüstrisi Üzerine • 207


Toplumsal Gerçeğin Yitirilmesi, İğreti Gerçeklik ve Kurmaca

Mert Kerem Zelyurt • Seyirden Protesto Kimliklerine: Futbol Taraftarlığı ve Temsil • 215
İlker Aslan • Edebiyatta Temsil Sorunu: Popüler Edebiyatın Kanonlaş(tırıl)ması • 229
Oya Şenyurt • Prag’da Tarihi Kent Mekânları ve Mimari Temsiliyet • 239

 

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 264
En / Boy : 16 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2014
₺20,00

7 Ertan Eğribel-Ufuk Özcan: “Post” Söylemler ve Tarihin Değersizleşmesi

21 Ertan Eğribel : Yeni Dünya Düzeninde Sosyoloji ve Temsil Sorunu: Baykan Sezer Sosyolojisi ve Tarihçiliğimiz

29 Güneş Ayas Shakespeare’in Fırtına’sındaki Kolonyalist Söylem Karşısında Anti-Kolonyalist ve Oto-Kolonyalist İki Tutum: Aimé Cesaire ve Nurullah Ataç Arasında Bir Karşılaştırma

Anadolu’nun Tarihi Coğrafyası

49 Cevdet Yakupoğlu II. İzzeddin Keykâvus Devrinde Tosya’da Selçuk Mülk Toprakları ve Osmanlılar Devrinde Bunların Tımara Dönüşümü

65 Oya Şenyurt Osmanlı’nın Son dönemlerine Ait Belgelerde Mimar Anlatılar ve Mimarlık Terminolojisindeki Bazı Anlam Sorunları

85 Öznur Yılmaz Türk-Rum İlişkileri: Ötekileştiren Ulus-Devletler ve Ötekileştirilenler Üzerine Mülakatlar – II

Garbiyat

109 Halil Halid Türkler ile İngilizlerin İlk Teması

117 Herman Kellenbenz 16. Yüzyılın İlk Yarısında Orta Avrupa ile İstanbul Arasında Venedik Üzerinden Ticaret BağlantılarıTürkiyat Yazıları

125 Mehmet Aygün Türk Sosyolojisinin Masal ile İlişkisi(zliği) Üzerine, Masalın Sosyolojik İmkanı

139 Ayşe Gülver Anonim Masalların Bin Yıllardan Gelen Zenginliği ve Edebi Birikimi Üzerine

155 İmameddin Zekiyev “Seyf El Müluk” Destanı Hakkında Bilinmeyen Bir Hakikat

163 Vagif Sultanlı Ceyhun Hacıbeyli: Vatan ile Dövünen Yürek Kurumlar Tarihi

173 Mert Ağaoğlu Osmanlı Sarayı’nda Sarıkçıbaşılık

181 Ali Şenyurt Osmanlı Tersanelerinin Gelişiminde Ahi Evren’in Ahi Kümelenme Modeli Uygarlık-Şehir Tarihi

201 Bedri Mermutlu Toplumsal Değişim İzlemine Katkı Olarak Sayısal Verilerle Yüz Yıl Önceki Üsküdar

209 Selman Dinler Romanlarda Erken Cumhuriyet Ankara’sı (Nahid Sırrı, Yakup Kadri ve Memduh Şevket)

227 Özden Senem Erol Geçmişten Günümüze İzmit Halkevi Binasını İnşa ve Tamir Süreçlerine İlişkin Bir Deneme

BASIN BÜLTENİ

“Son yıllarda tarihyazımı örneklerine baktığımızda tarihçiliğin klasik yöntem ve paradigmalarının zorlanarak bir dönüşüme maruz bırakıldığı göze çarpıyor. Bu dönüşümü en başta yerel ve mikro tarih çalışmalarında, arşive girmeksizin yapılan sözlü tarih çalışmalarında, etnisite/kimlik eksenli tarihyazımında, spesifik tarihyazımında (bisikletin, kahvenin, kitabın vb. tarihi), feminist bakış açılı tarihyazımı denemelerinde, kültür tarihi çalışmalarında, popüler tarih eserlerinde görüyoruz. Tarihyazımının dil itibariyle şiir ve edebiyatla, genel olarak sanatla buluşarak, iç içe geçerek kuru akademik üsluptan kurtulması da bir başka dikkat çeken husus. Postmodernleşmenin bir sahnesi olarak güncel edebiyat da fantastik hikayeler, popüler tarih ve tasavvuf modasından payını almakta. Bu süreçte edebiyatın olduğu kadar tarihin de “üretildikten sonra” reklamı yapılan, pazarlanan ve tüketilen bir meta hale gelmesi söz konusu. Tarihsel bakış açılarının daralması ya da değersizleşmesi, her şeyi metalaştıran, metalaştırdıkça anlamsızlaştıran mevcut dünya düzeniyle/düzensizliğiyle yakından ilişkili. Mikro-tarihin, sözel tarihin, karşı-tarihin ön plana çıkmasını, geleneksel tarih anlatısının ve mitolojinin aşırı istismarını başka bir çerçevede anlamak pek mümkün gözükmüyor. Sonu gelmeyecekmiş gibi gözüken bütün bu tartışmalar, ulusal ve evrensel tarihyazımının olduğu kadar, Batı-merkezci tarihyazımının da onulmaz bir kriz içinde olduğunu gösteriyor. Makro-evrensel ve ulusal tarihe karşı mikro-yerel-tikel tarihin, arşivci-belgeci tarihe karşı sözel tarihin, Tarih’e karşı karşı-tarihin, “History”ye karşı “story”nin, tarihsel materyalizme karşı yeni tipte bir idealizm ve nihilizmin öne çıkarılması gerçekten düşündürücü. Bu bilinç kayması ve hafızasızlaşma muhakkak çözülmesi gereken karmaşık bir düğüm oluşturuyor.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 264
En / Boy : 16 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2014
₺20,00

Sosyologca ilk sayısından itibaren çeşitli konularda eleştirel, bazıları tarafından « kötümser » olarak tanımlanan bir dünya tablosu ortaya koydu. Bu anlamda hangi konuyu ele alırsak alalım kendimizi « sefaletin sosyolojisi » diyebileceğimiz, küresel olarak dayatılan, reel bir alan içine sıkışmış bulduk. Sosyologca’nın bu sayısında « Ahlakın Sefaleti-Sefaletin Ahlakı » başlığı altında küreselleşmenin belirli bir alandaki tezahürlerini ele alacağız. Gündelik yaşamı kuşatan çeşitli alanlarda sürekli olarak « aşağılanmış, aciz, mağdur sosyal tipler » üreten verili durumu ele alırken yaklaşımımızı kaderci, ahlakçı, kendiliğindenliğine teslim olmuş, soyut ve siyasi bir eleştiri olarak tanımlama aklımızdan bile geçmedi. Bu nedenle verili kötümserliği, düzenin sefaletini ve çeşitli sorunları ileriye dönük, bütünsel bir yeni dünya dengesi, küresel bir değişim imkanının bileşeni olarak gördük. Hem teori alanında hem de pratik bütünsellik /birlik bu bileşimin olağan bir verisiydi. Sorunlar karşısında ahlakçı-muhafazakar bir tutumla çözümsüz/ savunmada kalmak, sorunları aşamamaktan kaynaklanan çürümeden başka bir şey değildir.

Bu nedenle günümüz sorunlarının çözümünü ve yönünü (soyut, muhafazakar düzeyde bir ahlaki eleştirinin ötesinde) Doğu-Batı çatışması görüşüne bağlı toplumsal değişme anlayışı çerçevesi içinde ele almaya çalıştık. Bu tavrımız bizleri fazla kötümser bulanlar tarafından bu sefer tam tersine fazla keskin ve siyasi olarak nitelenecek muhtemelen. Bugün uygarlık karşıtlığı ve kültürel-siyasal düzeyde uydu-yerelleşme ve yoksullaşma görüntüleri olarak ortaya çıkan toplumsal çözülme-çürüme kriz emaresi olarak yansıyan sorunların dışına çıkmak Doğu-Batı ilişkiler dengesi/dengesizliğini aşmaktan, en geniş düzeyde ileriye dönük bir toplumsal değişmeyi savunmaktan geçiyor. Eğer mevcut sorunlara tutsak kalmak istemiyorsak, çözümü savunuyorsak bu yönde bir değişmeyi savunmak kaçınılmazdır. Küresel eşitlik, adalet, barış, demokrasi, temsil vb sürekli sözü edilen ama içeriği boşalmış bir kalıba dönüşmüştür. Verili dünya düzeninin aşılması bütün bunları aşacak genişlikte bir çözümü zorunlu kılmaktadır. Günümüz sorunlarını sadece Türkiye’ye özgü bir durum olarak görmemek gerekir. Mevcut durum, benzer sorunların ağırlığı ve biçimi değişse bile, tüm dünyanın ortak, birlikte çözmesi gereken uygarlık sorununu yakıcı bir biçimde ortaya koymaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 324
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2015
₺20,00

Geçmişte modern-köktenci-muhafazakarlığın hiçbir eleştiriye tabi tutmadan aktardığı kavram ve kalıpların yerini günümüzde küreselci köktenci-muhafazakar yeni kavram ve kalıplar almıştır. Türkiye’nin ve dünyanın sorunlarından yola çıkarak belli değerlendirmelere ulaşmak yerine küreselci-muhafazakar kavram ve kalıpların uygulanması önemli olmaktadır. Küreselleşmenin getirdiği çözümleri uygulama görevi üstlenen iktidardaki siyasi kadrolar sadece yeni siyasi uygulamaların değil aynı zamanda küre-muhafazakar dünya görüşünün de sözcülük ve öncülüğünü yapmaktadırlar. Bu nedenle günümüzde sosyoloji ve sosyologlar görevsiz kalmıştır. Küreselleşmenin ve buna uyumlu siyasi kadroların yapıp ettiklerini dışarıdan izlemek ve savunmakla varlık belirtmektedirler. Bu nedenle bir yandan “sosyolojinin sonu” görüşlerini savunurlarken, diğer yandan iktidardaki siyasi kadrolarla, hatta bunun ötesinde (lider-siyasi parti-devlet özdeşleşmesi nedeniyle) liderin/önderin kişiliği ile özdeşleşmişlerdir.”

Ertan Eğribel - Ufuk Özcan 

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 512
En / Boy : 16 / 23
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 4.2014
₺40,00

Değerli araştırmacı ve yazar Erol Sarıal’ın "Yeni Bin Yılın Savaşı" başlıklı kitabı, Türkiye’nin ve dünyanın durumu hakkında çok ilginç ve düşündürücü bilgilere ulaşmamızı sağlıyor. Ekonomik, siyasi, stratejik ve sosyal alanlarda yapılan titiz bir araştırmanın ürünü olan bu bilgiler Türkiye’nin dünyadaki yerine ve yaşadığı sorunlara ışık tutuyor. Özellikle Atatürk’ün stratejik düşünceleri, Türkiye’yi bölge ülkeleri ile birlikte emperyalizmden kurtarmak amacı gibi konularda çok önemli ipuçları veriyor. Kitap, etnik ve mezhepsel konulara da ayrıntılı olarak değiniyor ve bu alanlarda yapılmış çalışmalarda ulaşılan somut verileri ortaya koyuyor. Türkiye’deki bazı iç politika gelişmeleri hakkında da dikkat çekici gözlemlerde bulunuyor. Kitap aynı zamanda geleceğe yönelik bazı düşünceler ve öneriler de içeriyor. Türkiye’nin ve dünyanın meselelerini topluca görebilmeye olanak veren bu kitabın bütün aydınlar, araştırmacılar ve öğrenciler için değerli bir kaynak olacağına inanıyorum. Bu alanlardaki araştırmaların ve yayınların çoğalması, Türkiye’de fikir hayatını zenginleştirecektir. Özellikle Atatürk devrimlerine yürekten inanan insanların ihtiyaç duydukları bilgi ve değerlendirmelerin bu gibi yayınlarla beslenmesi Türkiye’nin fikir hayatına canlılık kazandıracaktır. Erol Sarıal’ı bu başarılı çalışması için kutluyor, bu değerli kitabın özellikle gençlerimiz için bir esin kaynağı olmasını diliyorum. -Onur Öymen- Dış Politika Uzmanı - Siyasetçi




Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 344
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2012
₺12,80

İçindekiler:

Günümüz Sosyoloji Tartışmaları:
İğreti Gerçeklik/İktidar ve Yöntem/sizlik


Ertan Eğribel-Ufuk Özcan • Bilgi ve Gerçeklik Sorunu
Ertan Eğribel-Ufuk Özcan • Gezi Dersleri IV: Sosyolojide Yöntem ve Uygulama
Açısından Toplumsal Gerçeğin Yitirilmesinin
Sonuçları: İğreti Gerçeklik, İğreti İsyanlar
ve Temsil(sizlik) Üzerine
Ufuk Özcan • Filler ve Çimenler:  Taht-ıİktidar Kavgası
Oktay Taftalı • Subjektif Materyalizm Çağı ve Kaybolan Gerçeklik
H. Bayram Kaçmazoğlu • Siyasal İslam’ın Ayrışma Sürecine28 Şubat’ın Etkisi
Türk Toplum Düşüncesinin Kaynakları
Mihridin Arusî(Filibeli Ahmed Hilmi) Yirminci AsırdaÂlem-i İslam ve Avrupa Siyaseti -4
Cafer Bidav - Metropol Hayatı Bağlamında Aylak Adam
Feyzi Çelik • Alex Callinicos’tan Ortodoks Doktrinerlikten Uzak Bir Marx Okuması
Emre Öztürk • Küresel Demokrasi ya da Dünya-Devlet Tasarımı
Sosyolojide Yöntem ve Uygulama:
Toplumsal Değişme ve Yöntem/sizlik
Ertan Eğribel • Gezi Dersleri V
Yalçın Küçük • Am I aMarxist Aynı Anlama Gelmek ÜzereAm I a Materialist
Sosyolojide Yöntem ve Uygulama:
İğreti İktidar, İğreti İsyanlar Çağı ve Gezi Ruhunun Maddesi
Ertan Eğribel • Gezi Dersleri VI
Berk İnan • Direnişin Ankara Hali
Can Semercioğlu •Gezi’nin Müziği, MüziğinMuhalefeti
Toplumsal Gerçeğin Yitirilmesi, İğreti İktidar ve Kurmaca Kültür
Hülya Biçer • Dini Mekânsal Temsilin Piyasacı-Liberal Akışkanlığı:
Küre-Muhafazakarlaşma ve İSTOÇ Camileri
Oya Şenyurt • İzmit ve Çevresi -III Arayışlar: Deprem Olgusu/Kolektif
Bellek/İkonik Bir Tasarım
Birgül Koçak Oksev • Edebiyattan Sinemaya Fantastik Korku Türünün
Toplumsal ve Tarihsel Kökenleri
Gencer Çakır • Hayvan Çiftliği: Anti-Komünizm Propagandası mı
Bürokrasi Eleştirisi mi?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 320
En / Boy : 16 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2014
₺20,00

Doğu-Batı Sorunu ve Garbiyat

Ertan Eğribel-Ufuk Özcan/Garbiyat Dergisi ve Disiplini İçin Giriş: Niçin ve Nasıl Bir Garbiyat?

  • Ertan Eğribel/Garbiyatı Bir Bilim Olarak Kurmanın Gereği ve Zorlukları Üzerine
  • Ertan Eğribel Bilim ve Toplum Örgütlenmesinin Bütünlüğü İlkesi Temelinde Garbiyat ve Bilim Ahlakı Üzerine Kılavuz


Garbiyatçılığın Kaynakları

  • Birgül Koçak Oksev/Garbiyatçılığın Kaynakları Üzerine Bir Değerlendirme-1
  • Ufuk Özcan-Birgül Koçak Oksev Seçilmiş Garbiyat Literatürü


Türk Toplum Tarihi ve Batı

  • Almaz Hasankızı/Eski Türk Kültürünün Yayılma Coğrafyası
  • Fransa-Osmanlı Ticaret Anlaşması (Çevrimyazı: Mehmet Kanar)

Batı Kimliği-Bilinci

  • Sezgin Kızılçelik/Machiavelli’nin Batı Uygarlığına Dair Temel Fikirleri
  • Araştırılmasına Dair


Batı Yayılmacılığı ve Doğu

  • Yılmaz Karadeniz/İran’dan Avrupa’ya Gönderildikten Sonra Dönüşlerinde Farklılaşan Devlet Adamları
  • Feyzi Çelik/Cengiz Aytmatov’un “Gün Olur Asra Bedel” Romanında Kimliksizleştirmeye Karşı Kimliğini Savunma Mücadelesinden İzler
  • Rajesh Bhattacharya/Kalkınmanın Ekonomisi ve Etiği-I: Bir İdeoloji Olarak Kalkınmacılık Varlığını Nasıl Sürdürmektedir? (Türkçesi: Sinan Jabban)


Toplum Farklılaşmaları ve Din

  • Gökçe Kaçmaz/İslam Dünyasındaki Zihinsel Dönüşümün Arkeolojisi:vİslam’da Moderleşme, 1839-1939”
  • İnci Yavuz/Şarkiyatçılıktan İslamofobiye: 21. Yüzyılda Ötekileştirme Girişimlerinin Tezahürleri ve 11 Eylül

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 271
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2015
₺20,00

"…Yine koyu hasret kokan bir gecenin en koyu yalnızlığında çarmıha gerilmiş gibiyim. Beyaz sayfalara akan kan gibi, damla damla dağılıyorum ben de, çaresizliğimin en beyaz sayfalarında. Sonra ikinci el mazmunlar diyarından satın aldığım birkaç cüzzamlı aşk söylemlerini yazmakla teselli buluyorum. Mecnun olup çöllere düşmedim gidişinin ardından.

Sadece Tanrı’dan seni diledim. On üç batman ağırlığında bir demir bağ ile her gün bin rekat namaz kıldım Hallac-ı Mansur gibi. Hak « ben » demedim elbette O’nun gibi. Hak «sen» dedim ki benimde ellerimi, kollarımı hatta dilimi kesip atsınlar. Sonra yaksınlar bedenimi, küllerimi Dicle’nin senin sularına atsınlar diye. Küllerim kabarttığı sularda, Dicle olup sana akmak istedim sonra."


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 507
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2015
₺17,78

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 216
En / Boy : 16 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2015
₺20,00

Tarih ve Uygarlık Sorunları

 Ertan Eğribel-Ufuk Özcan Sosyoloji ve Tarih: Fransız Annales Okulunun 20. Yüzyıl Toplum Düşüncesi ve Tarihçiliği Üzerinde Etkileri

Ufuk Özcan “Osmanlıca” Tartışmaları: Ecdad Üzerinden Siyasi Rant mı Sağlanmak İsteniyor?

Tarihte Doğu-Batı Çatışması

Baykan Sezer Ortaçağda Doğu-Batı Ticaret İlişkileri

Ertan Eğribel Türkiye Eksenli Küreselleşme ve Sosyoloji: Anadolu Türklüğünün Tarihi Zenginlik ve

Birikiminin Günümüz Açısından İmkan ve Değeri Batılılaşma

Aka Gündüz Gazi Muhtar Paşa Hazretlerine Açık Mektup

(Çevrimyazı: Mehmet Kanar)

Belge Serseri Nizamnamesi

(Çevrimyazı: Mehmet Kanar)

Erhan Berat Fındıklı İdeal Cumhuriyet Köyünü Düşlemek: Erken Cumhuriyet Döneminde Mimarlar ve Kırsal Mekan Algısı

Türkiyat Yazıları

Abulfez Süleymanov Çağdaş Azerbaycan’ın Sosyal Yapılanmasında Yurtdışı Eğitiminin Rolü

Hayri Ataş “Azerbaycan Muhaceret Edebiyatı” Kavramı ve Azerbaycan Muhaceret Edebiyatının Türkiye’de Araştırılması Hakkında Bazı Notlar

Ayşe Gülver Ozanın Telinden Kalemin İzine Türk Kültüründe Şiir ve Müziğin Kadim İlişkisi

Osmanlı Uygarlık Bilinci

Mert Ağaoğlu-Fatih Sarımeşe Nefs-i İstanbul’un Camisiz Külliyeleri I

Ela Taş - Cemil Bedir Laleli Külliyesi Haziresinden Bir Grup


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 16 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2015
₺20,00

Günümüz Sosyolojisi Tartışmaları: Türkiye Eksenli Yeni Küreselleşme

 Ertan Eğribel-Ufuk Özcan • Düzenin Yabancılaşması ve Küresel Barbarlık Çağına

Giriş: Devletsiz/Toplumsuz Toplumsallaşma, Teslimiyetçi Kendiliğindenlik ve Kaos Eleştirisi

 Ertan Eğribel • Türkiye Eksenli Küreselleşme ve Sosyoloji: Anadolu Türklüğünün Tarihi Zenginlik ve Birikiminin Günümüz Açısından İmkan ve Değeri

 Oktay Taftalı • Bilen Özne ve Olası Bildirimin Yabancılaşması

 Sezgin Kızılçelik • Uygarlığı Batı Uygarlığına İndirgemenin Yanlışlığı ya da Dünyayı Doğu Uygarlığı ve Batı Uygarlığı Çerçevesinde Tahlil Etmenin Gerekliliği Üzerine

 H. Bayram Kaçmazoğlu • AKP İktidarının 2007-2015 Dönemi Siyasi Politikalarına İlişkin Bazı Değerlendirmeler: AKP İktidarının Cumhuriyet’in Kurucu İdeolojisiyle Çatışması

Türk Toplum Düşüncesinin Kaynakları

Ferid Kam • Hüviyet-i Milliye (Çevrimyazı: Mehmet Kanar)

Dünyada ve Türkiye’de Sosyoloji

Peter Kropotkin • Anarşizm (Çev. Ufuk Özcan) • 123

Yıldız Akpolat • Geleneksel Toplumun Çözülmesi ve Töre/Etik Erozyonu Üzerine

Oya Şenyurt • Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi’nde Kemal Tahir’e İlişkin Bazı Belgeler

Sosyolojide Yöntem ve Uygulama: Küresel Yıkım/Barbarlık Çağı ve Düzenin Yabancılaşması: Türkiye-Amerika Çatışması

Ertan Eğribel • Küresel Barbarlık ve Yıkım Çağından Çıkış Koşulları: Küresel Düzenin Yabancılaşması ve Türkiye’nin
İmkanları

Ufuk Özcan • Romancı ve Düşünür Olarak Kemal Tahir’in Günümüz Açısından Anlamı

Can Semercioğlu • ABD Medyasında Erdoğan’a Dair Başyazılarda Çerçeve Kayması: The New York Times ve The Washington Post Örneği

Küresel Barbarlık Çağına Giriş-Düzenin Yabancılaşması:

Antici-Uyumsuzluk-İğreti Diyalog

Umut Osmanlı - Sevde Kaya • Tarihe Dönemsel Bir Bakış ve Çalışmanın Yabancılaştırılmasına Bir Eleştiri

Zehni Özmen • Bir Toplumsal Tip: Plaza “İ”nsanı

İlker Aslan • Sanatın Şirketleşmesi: Yeni Dünyada Çağdaş Sanatın Durduğu Yer


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 272
En / Boy : 16 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2016
₺24,00

Küresel Düzenin ve Toplumun Marjnalleşmesi

  • 21. Yüzyıla Giriş: Küresel Düzenin ve Toplumsalın Birlikte Marjinalleşmesi Üzerine

Ertan Eğribel

  • Postmodern Çatışma ve Güvenlik İdeolojisi: Kıyamet Savaşları ve İslamofobi H. Bayram Kaçmazoğlu
  • Müslüm Kabadayı’nın Öykülerinde Sosyolojik Temalar

Ertan Eğribel

Sosyoloji ve Sanat-Edebiyat İlişkisi Üzerine Ufuk Özcan

  • Edebiyat-Siyaset İlişkisi Bakımından Türk Edebiyatında Yenileşme Eğilimlerine Akımlarına Anahatlarıyla Bir Bakış 

Hayati Tüfekçioğlu

  • Başlangıç Dönemi Türk Romanları Üzerine Bazı Gözlemler 

Mustafa Uluçay

  • Tarihsel ve Sosyolojik Gerçeklik Bağlamında  Nasreddin Hoca ve Fıkraları 

Nihan Yıldız

  • Osmanlı’nın Doğusundan Batı’nın Doğusuna Bakmak: Hindistanlı Alim Şibli Numani’nin Seyahatnamesinde Osmanlı- İngiliz-Hindistan İlişkileri Açısından Yenileşme ve Pan-İslamizm 

Nur Balcıoğlu

  • Halide Edip’in Fikir Dünyası ve Sinekli  Bakkal Romanında Oryantalizm 

Çetin Ali Aytaç

  • Yaban ve Ankara Romanlarının Gözüyle Milli Mücadele ve Cumhuriyet’in İlk Yılları 

Büşranur Rızai

  • Geleneksel Osmanlı Düzeninin Bozuluşu: Köyün Kamburu

Gizem Aslan

  • Edebiyatta Otorite, Baskı ve Kapatılma  Halleri: Yıldırım Bölge Kadınlar Koğuşu 

Mehmet Aygün

  • Sağ-Muhafazakar Milliyetçi Düşüncede Kültür-Medeniyet Tartışmaları ve Medeniyete Karşı Kültür Savunusu Üzerine 

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 472
En / Boy : 16 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2017
₺32,00

Dünyada ve Türkiye’de Sosyoloji, Günümüz Sosyolojisi Tartışmaları konulu dosya konusuyla hazırlanan SOSYOLOGCA’nın bu sayısı, Türk sosyolojisi alanında önde gelen akademisyenlerin yazılarından oluşuyor.

Kendi alanında referans özelliği taşıyan dergi, bu sayısı ile de dünyada ve Türkiye’de sosyolojisinin sorunlarını tartışıyor.

Özet Bilgi:

Baykan Sezer:Türk Sosyolojisinin Önündeki Sorunlar

Ertan Eğribel-Ufuk Özcan:Türkiye’de Sosyoloji ve Türk Toplum Düşüncesi

Birikiminin Bütünlüğünü Sağlamanın Gereği

Ertan Eğribel: Düzenin Yabancılaşması ve Gündelik Yaşam

Fragmanları: Bönlüğün Öngörünüşlerive Sosyolojisi Üzerine

Ufuk Özcan:Küresel Egemenlik ve Güvenlik Politikası Kıskacında

Göç ve Mültecilik

Yıldız Akpolat:Bir Demodernize Bilinç Olarak Muhafazakâr-

Modernleşme

Güneş Ayas:Türkiye’de Müzik Sosyolojisi: Değişen Paradigmalar,

Kesişen Temalar

Mehmet Aygün:1990’lı Yıllar Türk Sineması Üzerine Bazı Tespitler

Lütfi Bergen:Nurettin Topçu’nun Sosyolojisi ve Sosyalizmi

Erkan Çav:Cahit Tanyol’un Düşünce Hayatı ve Türkiye

Sosyolojisindeki Yeri


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 432
En / Boy : 16 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2016
₺32,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 314
En / Boy : 16 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2016
₺20,00

Ertan Eğribel-Ufuk Özcan- Edebiyat-Tarih-Sosyoloji İlişkisi ve Yöntemi Üzerine

Pınar Şenışık- Mehmet Akif Ersoy ve İmparatorluktan Ulus-Devlete Geçiş Sürecinde Kimlik Dönüşümleri (1918-1920)

Mehmet Aygün- Sarıvadi Köyü Üzerine Notlar: Köyün Sosyo-Ekonomik Yapısının Değişimi ve HES Barajı Altında Kalan Arazi İsimleri

Ali Şenyurt- Erzincan’dan Amerika’ya Yedi Osmanlı’nın Girişimcilik Öyküsü

Sena Adıkutlu- Rıza Şah’ın İran Modernleşmesinde Atatürk Devrimlerinin Etkisi

Doğan Özgüden- Darbe Sabahı İzmir’deki NATO Karargahı’nda

Mustafa Peköz- Büyük Ortadoğu’nun Politik Güç Dengelerinde İran’ın Artan Rolü

Hasan Saybir- Kılıç Ali Paşa Camii’nden Tophane’yi Okumak

Oya Şenyurt- 2. Mahmud Döneminde İnşa Edilen Üsküdar Adliye (Şerefâbâd) Cami ve Tamirleri

Ayşe Gülver- Türk Ninnilerinde Anadolu Kadınının Dünyası ve Görünürlüğü 

Barış İnce- Sezai Karakoç’un Şiirinde Masumiyet, Direniş, Diriliş, Afrika: Ötesini Söyleyemeyeceğim 

Tajinuer Maihaimu- Yetim Kalan Uygur Türkleri ve İstanbul’a Sığınmış Uygur Yetimleri 

Mert Ağaoğlu-Sabetayizm Üstüne Bir Kitap


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 232
En / Boy : 16 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2017
₺20,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 270
En / Boy : 16,5 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2012
₺20,00
Küreselleşmenin en belirgin eğilimi ve küresel otoriterliğin kaynağı her düzeyde darlaşma ve muhafazakarlaşmadır. Bu gelişmeden öncelikle küresel ilişkilerin yoğunlaştığı ve denetlendiği merkezler olan şehirler etkilenmektedir. Günümüzde 'şehir dindarlığı'nın veya buna temelde ters düşmeyen 'melez kimlikleri'in küresel yeni lişiklere uyum biçiminden ortaya çıkması bir rastlantı değildir. Küre-muhafazakarlaşma, mevcut dünya dizenine belli bir uyumu belirtemesi yanında 'modren-küresel' gerilimin de dayanağını oluşturmaktadır. Bunun da ötesinde 'geleneksel ile küserel' arasında da gerilimli bir ilişki (ikilik) ve ilişkinin tartışılmasını önleyen küresel çapta bir yabancılaşma söz konusudur. Modern-küresel ve geleneksel-küresel ikilikleri arasındaki karşıtlıklar iç içe geçmiştir ve toplumsal-tarihsel algıda parçalanmayı kışkırtmaktadır. (...) Türkiye'de bu yönde ortaya çıkan değişiklikler bağlamında modern-küresel ve gelenek-küresel gerilimlerine dayalı 'modern mahrem' ve 'mahalle baskısı' gibi tartışmaları, Türk-Kürt, laik-dindar, Sünni-Alevi gibi ayrışmaları, bölge ve şehir planlaması ile ilgili uygulamaları, kendisi doğal bir anıt olan Çamlıca tepesine, İstanbul'un temsil ettiği uygarlık mirasına tepeden bakan, horlayan bir cami inşa etme çabasını, Boğaziçi'ne üçüncü köprü, Haliç'e 'boynuz köprü' kelepçelerini, ülkenin bütün tarihi mirasını ve şehir kültürünü silip belirsizleştiren, yeni ilişki(sizlik)lere dayanarak oluşturan kentsel yenileme ve TOKİ çalışmaları örneklerini verebiliriz. Ertan Eğribel-Ufuk Özcan
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 280
En / Boy : 16 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2013
₺20,00

“Düşünüyorum da, onunla göz göze geldiğimizde ve beni gördüğü için gülümsediğini zannettiğimde ekmiştim ben bu heyecanın tohumlarını. Onunla baş başa konuşma fırsatı bulabilme düşünün tutsağı olmuştum. Olmadı. Hiç de öyle kolay kolay gidip dökemedim içimi. Bazen benim cesaretsizliğimden, bazen de onun yüzünde gördüğüm çekingenlikten, aylarca sadece göz göze gelmenin genç yüreğime yaşattığı heyecanla yetindim. Evde, sofrada oturma sürem kısalmış, onu biraz daha hayal edebilmek için kendimi odama kapatır olmuş-tum. Orada bir başıma kalıp onu düşünüyordum.”

Ahmet Cengiz Şaphanelioğlu, uzun yıllar boyunca öğretmen olarak hizmet verdiği Anadolu’nun pek çok yöresinde arkadaşlar edindi, dostlar kazandı. Ama en çok da hikayeler biriktirdi. Yaşanmışlıklar, acılar, mutluluklar. Yazar, ilk romanında bu yaşam hikayelerinden bir bölümü-nü sunuyor sizlere. Okurken, her satırında gerçek mutlulukları, yaşanmış hayal kırıklıklarını tadacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 251
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2017
₺31,20

Orası doğru. Ancak herkes aynı dünyada yaşar ama farklı şeyler deneyimler. Biz, hepimiz, küçük bir kum havuzuna bırakılmış çocuklar gibiyiz. Bize verilen süre içinde orada oynayıp zaman geçiriyoruz.
Kimimiz kuyular kazıyor, kimimiz kumdan kaleler yapıyor. Kimimiz kumu alıp arkadaşının kafasından aşağı boşaltıyor. Tabi ki kum havuzu aynı, deneyimler farklı. Oyun sürerken kumdan kalelerin kolay yıkılacağını öğreniyoruz ve maalesef kumun gözümüze kaçtığında çok can yaktığını.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 172
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2017
₺30,40

Özgürlüğün önündeki tek engel Sensin!“İşte bu! Bu ben değilim, değilim...” dedi. Nefes alışı sıklaştı,ellerini kulaklarının üstüne kapattı. Biraz sonra söyleyeceklerini kendi bile duymak istemiyormuş gibi bir hali vardı. Aynadaki yansımasına ateş saçan bakışlarla,“Sen, çıplak ruhuma ağır geliyorsun. Artık taşıyamıyorum seni, sana ait bu bedende soluk alamıyorum.Boğuyorsun beni, boğuyorsun!”

Gökhan Uğur’un ilk romanı “Son Resim”, çocukluğunda yaşadığı baskı ve tacizler karşısında dimdik duran Helen’in, kendini yeniden yaratmak için çıktığı özgürlük yolunda yaşadığı olayları anlatıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 272
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2017
₺36,00

Karanlık bir yerdeydi. Yanında kendi yaşlarında , yüzünü göremediği bir adam vardı. Ona usulca yaklaştı, ellerini tutup avuç içlerinden öperek buz gibi parmaklarını ısıttı.

"Başını kaldır bana bak İpek. Bırak kirpiklerinde birikmiş yağmur damlaları sel olup aksın, akıp gitsin ki yerine baharı müjdeleyen erik ağacımızın çiçekleri doluşsun."


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 351
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2017
₺28,00

• Bugün Müslümanlar Batı’nın teknolojisine, silahına ürettiği mallara mahkum ve bağımlı yaşıyorlar. Üretmeden tüketiyorlar.

• Müslüman ülkeleri teknolojide atılım yapamayan, küresel sömürünün kıskacında, terörle borçla yaşamaya mahkum edilmiş şekilde yaşıyorlar.

• Dünyadaki toplam Müslüman nüfusu 2-2.5 milyar (%20). Dünya eko- nomine katkıları % 5. Dünyada yeni buluşlara patent alma oranları %1.6.

• 57 Müslüman ülkenin toplam üretimi Almanya’yı geçemiyor.

• Müslümanlar geri kalmanın nedenlerini araştırmıyorlar. Çözüm de üretemiyorlar. Sorunları hep kendi dışlarında arıyorlar fakat küresel oyun-ları da göremiyorlar.

• ABD ve bazı Batılı ülkelerin desteğiyle, Müslümanı Müslümana kırdır-tan küresel bir cihat-terör ağı kurulmasına Müslüman ülkeleri seyirci kalıyor, hatta yardımcı oluyorlar. Müslüman ülkelerin küresel farkındalıkları yok.

• ABD 2000’li yılların başından itibaren Orta Doğu bölgesini işgal, kaos ve zorbalıkla yeniden dizayn ediyor ve bataklığa saplandıkça daha saldırgan oluyor.

• Geleceğin en tehlikeli senaryosu, ABD’nin dış politikadaki saldırganlı-ğını daha da arttırarak direk Türkiye’yi hedefi alması ve III. Dünya savaşını tetikleme ihtimalidir. Bu çalışma, tarihten günümüze kadar gelen İslam ülkelerinin geri kal-masına sebep olan yanlış uygulamaların nedenlerini detaylı bir şekilde or-taya koyup ödemek zorunda kalınan bedelleri de belgeleriyle gözler önüne seriyor. Bir ülke bilimsel gelişmenin gerisinde kalıyorsa, küresel alanda bilinçle-nip kendine bir rol biçemiyorsa, küresel güçlerin ona biçtiği role razı olmak zorundadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 456
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2017
₺56,00
1 2 3 ... 5 >
Çerez Kullanımı