Türkiye’yi Avrupa’nın istilasını önleyen tampon ülke haline getirdiler… Üstelik bununla da övünüyorlar! Başbakan Yıldırım 2016’da “Türkiye olmasa mülteciler Avrupa’yı istila edecek” diyor, Cumhurbaşkanı Erdoğan 2019’da “Avrupa’nın huzurunu, 4 milyon sığınmacıyı Türkiye’de tutmalarına” bağlıyor. Türkiye’yi, AB’yle imzaladıkları “Geri Kabul Anlaşması” ile “göçmen deposu” yaptılar.

Kâbil Havalimanı bekçiliği pazarlığının bir parçası olarak da, ABD’nin işbirliği yaptığı Afganlara göç için işaret ettiği Türkiye’yi “bekleme odası” haline getiriyorlar. Sadece bu iki örnek bile, Türkiye açısından göç meselesinin sıradan bir “mazlumlara kapı açma” olayı olmadığını, “emperyalist bir göç stratejisi” ile karşı karşıya olduğumuzu göstermeye yetmektedir.

Ancak… Türkiye’nin göç sorununun kaynağı, birincisi ABD ve AB’nin emperyalist politikalarıdır, ikincisi de o politikalarla işbirliği yapan iktidardır. Sorunun kaynağı olan ABD, AB ve AKP yerine göçmenleri suçlamak ve mazlum göçmenle emperyalizm işbirlikçisi göçmeni aynı kefeye koyarak kategorik bir göçmen karşıtlığı yapmak büyük yanlıştır.Göç sorununun çözümü, işte bu perspektifle başlar…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 13,7 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2021
₺26,25

İlker Başbuğ, Mustafa Kemal Anlatıyor: Savaş ve Barış kitabıyla, doğrudan Atatürk’ün gözünden 1. Dünya Savaşı ile Kurtuluş Savaşı sürecini inceliyor.

Başbuğ, uzun bir film izleme duygusu uyandıran bu çalışmasında, okuru, şu üç nedenle Mustafa Kemal’in düşünce dünyasına girebilmeye yöneltiyor:
Birincisi, Mustafa Kemal’in kabul ettiği, hiç vazgeçmediği ve asla taviz vermediği hayati nitelikteki prensipleri ortaya koymak için.
İkincisi, Mustafa Kemal’in, o günlerin koşullarında karşılaştığı sorunların çözümünde uyguladığı modelleri anlayabilmek için.
Üçüncüsü ise Mustafa Kemal’i kişi olarak güçlü kılan temel nitelikleri ortaya çıkarmak için.
Çünkü…
Başbuğ’a göre Mustafa Kemal’i daha iyi anlamak, prensiplerini, düşünce sistemini ve sahip olduğu kişisel nitelikleri benimsemek durumunda çözülemeyecek sorun yok.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 448
En / Boy : 13 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2022
₺75,00

KORKU BUGÜNE BAKIP YARINI GÖREMEYENEDİR.

Cumhuriyet kurulduğunda ağa, bey, şeyh, şıhı kaldırmış, toprak reformuna başlamış, okullar, fabrikalar açmıştık. Peki şimdi ne görüyorsunuz? Okulları kapattılar, dağ taş tekke, tarikat imamları bir yanda, aşiret ağaları öte yanda. Cumhuriyet bu muydu? Bu muydu demokrasi, insan hakları, temel hak ve özgürlükler? Şimdi, uzun yıllar önce rotası sapmış bu gemi, çıkış aldığı rotaya çevrilemez mi?
Gözümüz var görüyor, kulağımız var duyuyor.
Türkiye seçimlere gidiyor...
2023 seçimleri, Türk milleti ile bir hesaplaşma olarak görülüyor ve bu yüz yıllık bir dava diyorlarsa eğer, Lozan’ın da rövanşı demektir. Bu, Türk tarihine Sevr ile yazılmış, yüzyıllardır süregelen bir savaşın rövanşı maksadıyla, günümüz siyasetinin eliyle yeniden karşımıza çıkarılan son tezgâhtır.
Bu tezgâh bozulmalıdır. Bu sinsi tezgâhı, Atatürk’ün önderliğinde yıkmayı bilmiş olan Türk milleti, bugün aklı hür, vicdanı hür, irfanı hür gençliğinin akıl gücüyle yine bozmasını bilecektir.
Türk milleti, bu siyaseti değiştirmelidir.
Huzurlu ve güvenli bir ülke, çocuklarımıza huzurlu ve güvenli bir gelecek peşinde uzun yıllardır çabalayan Türk milleti, Anayasa’dan aldığı güçle, demokratik hak ve özgürlüklerini kullanarak, günü geldiğinde halayla, horonla, şarkılarla, türkülerle sandığa giderek bu siyaseti değiştirmesini de bilecektir.
Güç bilgidedir.
Çocuklarımız için yazdım. Gerçeği bilsinler diye...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 184
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2022
₺33,60

Onlar “Cumhuriyet’e katkı verenler.”
Onlar “Cumhuriyet’in Akıncıları.”
Onlar “Türk Devrimi’nin Öncü Savaşımcıları.”
Onlar olmadan, onların öyküleri, yaptıkları bilinmeden ne Atatürk doğru anlaşılabilir, ne Cumhuriyet ne de Türk Devrimi. İstedim ki en başta Atatürk’ün olmak üzere bu Ateşten Adamların aydınlığı yolumuzu yeniden aydınlatsın.
Deneyimli siyasetçi, yazar Namık Kemal Zeybek Ateşten Adamlar’da bağımsızlık yolunda Atatürk’ün yanında yer alan, Türkiye Cumhuriyeti’ne türlü alanlarda katkılarda bulunarak topluma çağdaş uygarlık yolunda öncülük eden ancak bugün adı da yaptıkları da unutulan değerleri anlatıyor.

Namık Kemal Zeybek, yaşı ilerlemiş olanların anımsayacağı, gençlerin örnek alacağı, topluma iyimserlik aşılayacak birbirinden değerli isimleri yeniden hafızalarımıza kazandırıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2022
₺32,00

Bilimsel ve çağdaş eğitim kurumlarımızdan biri olan Karşıyaka Kız Muallim Mektebi’nin hikâyesi Türkiye tarihine ışık tutuyor.

Aralık 1914’den 7 Ekim 1949 tarihine kadar birçok öğretmeni yetiştirerek eğitim sistemimize kazandıran Karşıyaka Kız Muallim Mektebi’nde, eğitim tarihimizin idealist yöneticileri ve öğretmenleri görev yapmıştı.

Atatürk’ün üç kez ziyaret ettiği Karşıyaka Kız Muallim Mektebi; Mustafa Necati, Hakkı Baha Pars, Vedide Baha Pars, İsmail Zühtü Kuşçuoğlu, Sabiha Gökçül, Resmiye Boysan, Mustafa Rahmi Balaban, Ahmet Talat Onay, Akif Bibioğlu, Ziya Somar gibi eğitim tarihimizde iz bırakan daha birçok değerli eğitimcinin görev yaptığı ve çağın gereklerine uygun nitelikli eğitim sistemiyle Cumhuriyet Dönemi’nin ilk öğretmenlerini yetiştirmiş, tarihsel kimliği ve manevi değeri olan bir kurumdu.

Yücel İzmirli, Cumhuriyet’in Öncü Gücü: “Karşıyaka Kız Muallim Mektebi”nde bilimsel ve çağdaş eğitim kurumlarımızdan biri olan bu okulun tarihini, sınırlı sayıdaki kaynaklardan yararlanarak titiz bir çalışmayla okurla buluşturuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 13 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2022
₺33,75

“Bugün Türk olmak artık suç oldu.”

Sancılı seçim süreçleri, çalındığı iddia edilen oy pusulaları ve kirli referandum sonrası Türk devleti hem ekonomik hem de siyasi krizlere sürüklendi. Covid-19 salgınıyla birlikte Türkiye’de yaşanan devlet krizi, milli birlik krizi, ekonomik kriz ve Suriyeliler başta olmak üzere sığınmacılar krizi daha da derinleşti ve bugün artık ağır bir yaşamsal tehditle karşı karşıyayız. Bu ağır bilançodan iktidar kadar muhalefet de sorumludur.

Mülteci sorununa sıfır toleransla yaklaşan Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Saray Rejiminin Çöküşü kitabında Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı ağır ve çoklu krizi tahlil ederek, Erdoğan’ın ve AKP’nin sebep olduğu siyasal, ekonomik, sosyal ve jeopolitik çöküşten ülkenin daha büyük felaketlere sürüklenmeden nasıl kurtarılacağını, uygulanan liberal ekonomik çözümler yerine karma ekonomi ve planlı kalkınma politikalarının nasıl gerçekleşeceğini anlatıyor. Yaşanan çoklu krizi aşmak için bir yandan muhalefetin duruş ve iradesini tartışırken, diğer yandan Atatürk çizgisinde Türk milliyetçiliği ve bilim-birlik-barış ışığında Türkiye’nin yeni yol haritasını ortaya koyuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 216
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2022
₺30,80

Senaryo mu, Kırmızı Pazartesi mi?

“Ülkemiz son 20 yılda büyük bir değişim yaşadı. Toplumu derinden etkileyen ve endişeye sevk eden bir tabloyla karşı karşıya kaldık. 

Rejim değişti; hukuk, demokrasi, laiklik tahrip edilerek otoriter bir yönetim kuruldu.
Ben bu durumu ülkemize doğru gelen bir kasırgaya benzetiyorum.
Ülkemize doğru bir kasırga gelirken kim ne yaptı? Ne tür siyasi olaylar yaşandı? Bu kasırganın tahribatını en aza indirecek tedbirler niçin alınamadı ve ülkemiz bu hale nasıl geldi? 
İşte bu sorulara bildiklerim, gördüklerim, tanıklıklarım ve yorumlarım çerçevesinde cevaplar aramaya çalıştım.”

Levent Gültekin, Türkiye’nin son 20 yılının en önemli olaylarını masaya yatırıyor…

CHP lideri Deniz Baykal’ın desteğiyle Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi yasağının kaldırılması, AK Parti’ye kapatma davası açılması, 27 Nisan Muhtırası ve Cumhuriyet mitingleri, Ergenekon/Balyoz davaları, 2010 Anayasa değişikliği, Gezi olayları, Hendek savaşları, 2015 seçimlerindeki tuhaf olaylar, 15 Temmuz Darbesi, 2018 Cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki şaşırtıcı oyunlar…

Yaşanan olayların akışındaki bütünlük, bu akışı bozacak her engelin ustalıkla ortadan kaldırılması, kimi muhalif siyasi aktörlerin bir andaki tutum değişikliği akla iki ihtimali getiriyor: Ya herkesi oyuncuya dönüştüren bir senaryo var ve ustalıkla uygulanıyor ya da Gabriel García Márquez’in Kırmızı Pazartesi romanına benzer bir durum yaşıyoruz. Yani kasabada bir cinayet işleneceğini herkes biliyor ama kimse bir şey yapmıyor ve sonunda o cinayet işleniyor.

Bütün bu olayların arka planı bize, bundan sonra neler olabileceğinin işaretini de veriyor. Bu kitap bir anlamda Türkiye’nin Ortadoğululaştırılma sürecini hikâye tadında anlatıyor. Kasırga, okuru, yaklaşan tehlikeye karşı uyarmak üzere kaleme alındı… Bu gidişatı durdurmak, ülkemizi yeniden herkes için yaşanabilir bir ülke haline getirmek için…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 256
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2022
₺48,38

Türkiye ve dünyadaki derin siyonizm ağını okumaya hazır mısınız?
Osmanlı'ya göç eden Yahudilerin tehlikeli bankerlere dönüşmeleri.
Osmanlı'yı yıkıma götüren Yahudi okulları ve bu okulda okuyan Milli Eğitim Bakanı ve Cumhurbaşkanı.
Türkiye'nin kurulmasında ve inşaasında yer alan siyonistler ve Yahudiler.
Avrupa ülkelerini saran Yahudi zenginler ve şaşırtan Türkiye bağlantıları.
Dünyayı tehdit eden ABD'deki Yahudi Lobisi, adamları ve hayret veren kirli faaliyetleri.
İsrail de dahil KÜRESELCİLERİN bağlı olduğu en baş siyonist örgüt B'nai B'rith.
B'nai B'rith'in Türkiye'deki kurumları ve adamları.
Türkiye'deki Yahudi zenginler ve Türkiye'deki İsrail.
Emmanuel Macron ve Wilders'in siyonizm bağlantısı. Amerika ve Rusya'daki siyonizm.
MOSSAD'ın kuruluşu, MOSSAD darbeleri ve şaşırtan faaliyetleri.
İsrail ve siyonizmin Afrika ülkelerini saran kuşatması ve darbeleri.
Siyonist Evanjelizm Tarikatı'nın ABD, Türkiye ve Ortadoğu'daki şok operasyonları.
Rothschild'ın Osmanlı'yı yıkması ve Türkiye'deki sinsi işleri.
Siyonizmin Kıbrıs kuşatması, Çanakkale Savaşı'ndaki siyonistler ve İsrail'in kuruluşu.
Hitler'in siyonistlere yaptığı yaptığı hizmet ve gizli anlaşma.
İsim isim, kurum kurum, şirket şirket, siyonizmin anlatılmayan küresel ağı ve daha fazlası ''DERİN İSRAİL'' kitabında sizi bekliyor...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 296
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2022
₺36,00

• Erbakan 28 Şubat Davası’na neden karşıydı? Atatürkçü askerlerin sanık olduğu kumpas davalarına neden destek vermedi?
• 28 Şubatçıların Erbakan’ı istifa ettirdiği iddialarını çürüten resmi belgeler... Erbakan-Çiller protokolü, Erbakan’ın Demirel’e verdiği istifa mektubu ve sürecin tanıklarının açıklamaları…
• “28 Şubat sürecinde baskı görmedik” diyen AKP kurucusu…
• Çevik Bir’in “demokrasiye balans ayarı yaptık” dediği yalanı nasıl ve nerede imal edildi?
• Polisin gözaltına aldığı Aczmendilerin “asker tarafından korunduğu” yalanını söyleyen Cumhurbaşkanı Başdanışmanı…
• 28 Şubat’ın FETÖ’yü nasıl “tekmelediği ve yumrukladığının” belgeleri… Güven Erkaya’nın saptadığı ve ihraç ettiği 12 kişilik FETÖ çelik çekirdeği…
• 28 Şubat’ta Karadayı’nın Özel Kalem Müdürü olan Hulusi Akar neden suskun? FETÖ davalarında kimler Akar’ın tanıklığını ve dinlenmesini istedi?
• Çevik Bir’e mal edilen “post-modern darbe” tanımını aslında hangi gazeteci kullanmıştı?
• Sincan’daki tankların komutanı neden mahkemeye çağrılmadı?
• FETÖ Mahkemesinin 28 Şubat Davası’na “müşteki” olarak dahil ettiği o isimlerin hikâyeleri…
• 28 Şubat Davası’ndaki FETÖ izleri…
• SADAT davaya nasıl müdahale etti?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 13.7 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2022
₺31,50

AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ekibi, “Beşli Çete” aracılığıyla ülkemiz birikimlerinin büyük bir bölümüne yolsuzluk yoluyla el koymuş durumda. Örnek olması açısından kitapta detaylarıyla yer bulan temel bir veriyi sizlerle paylaşmak istiyorum: “Beşli Çete’nin 2021 yılı sonuna kadar kamudan aldıkları kamu ihale bedellerinin toplamı yaklaşık 150 milyar dolar civarında…”

CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır, “Beşli Çete” kitabıyla, bu el koyma pratiğinin tarihsel bir dökümünü yapıyor. Türkiye ekonomi tarihi açısından da referans olacak içerikte bir çalışma sunuyor.

Kemal Kılıçdaroğlu
CHP Genel Başkanı


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 13.7 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2022
₺31,50

Bu eser, disiplinlerarası bir yöntem ile oluşturularak bir mezhep olan Şiiliğin İran için salt bir dini inanıştan çok daha öte anlamlar ifade ettiğini gösterme çabasındadır.

Din ve mezhep olgusu birey, toplum ve devlet bakımından çok boyutlu bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. Bireylerin kimlik inşasında değerler, din, inanç, kültür, ideoloji, cinsiyet etkilidir. Özellikle din ve mezhep, bireylerin ve toplumların kendi kimliklerini tanımlamalarında en temel unsurlardan birisidir.

Dinin ve mezhebin sadece bireysel ve toplumsal alanda değil devletler ve devletlerin politikaları açısından da önemli etkileri mevcuttur. Modern dünyada dinin yeri, etkileri, din-devlet, din-siyaset ilişkileri ve din sosyolojisi ile ilgili birçok bilimsel yayın ve araştırma sayısı artmaktadır. Özellikle 21. yüzyılda dış politika karar alma süreçleri incelendiğinde dini inançların, din temelli örgütlerin ve sivil toplum kuruluşlarının, devlet yöneticilerinin karar almalarına tesir ettiği görülmektedir. Bir ülke açısından dış politika konusu sayılan hususları, sadece uluslararası ilişkiler disiplini içinde görmek eksik olacaktır. Hele de söz konusu bölge Orta Doğu, ülke de İran ve dış politikası ise yalnızca siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler disiplini ile doğru bir tahlil yapılamamaktadır.

İran’ı doğru anlamak uluslararası ilişkiler disiplinini aşan bir konudur. Uluslararası ilişkiler disiplini ve teorileriyle İran’ın toplumsal, siyasal, kültürel, ekonomik, dini, mezhepsel vb. yapılarını tam anlamıyla analiz etmemiz mümkün değildir. Bu amaçla bu eserde disiplinlerarası bir çalışma yöntemi benimsenerek İslam Mezhepleri Tarihi ile Uluslararası İlişkiler disiplinleri yöntemleri bir araya getirilmiş ve Şiiliğin İran dış politikasına ne ölçüde etki ettiği analiz edilmek istenmiştir.

Şiilik, İslam düşünce tarihinde siyasi ve fikri açıdan çok fazla iz bırakmış bir mezheptir. Günümüzde de izler bırakmaya devam etmektedir. Bu alanda pek çok çalışma yapılmasına rağmen onun dış politikaya etkileri üzerine yeterli çalışma bulunmamaktadır. Bu çalışma, İran dış politikasında Şiiliğin bir dış politika aracından çok daha öte anlamlar içerdiğini sahadaki uygulamalardan yola çıkarak göstermeyi hedeflemiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 265
En / Boy : 13.5 / 21.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2021
₺48,00

Tahlilleri kitabının bir devamı niteliğindedir demek, yeterli ve elinizdeki eserin kapsamına dair doğru bir bilgi olmayacaktır. Eser, bir önceki çalışmada yer alan konulara dair önemli çalışmaları eklemekle birlikte, yeni gündemlere yönelik geniş bir uluslararası ilişkiler çerçevesi oluşturmada yardımcı olmaktadır. Elbette alana dair her zaman yeni gelişmeler ışığında, yeni tahlilleri ortaya koymak mümkündür. Amaç; devinimi kesilmeyen bu alana dair, başlangıç okumaları için en kapsamlı seçeneklerden birini sunarken, döneme dair bütünlüklü bir bakış açısını kazandırmaktadır.

Bu nedenle, Uluslararası İlişkiler Tahlilleri serisinin ikinci kitabı; küresel ve bölgesel aktörlerin politikalarını analiz etme çabası için Latin Amerika, Hindistan, Kanada, Orta Asya ve Birleşik Arap Emirlikleri ile genişletilmiştir.

İlk eserin oluşturduğu kapsamı da çoklaştırma amacıyla, devlet dışı aktörlerden hibrit savaşlara, kamu diplomasisinden siyasal iletişime, mülteciler ve göç konusundan, uluslararası güvenliğe, Afrika siyasetine, illiberal demokrasilerden uluslararası ekonomi politiği kapsayan birçok konuyu disiplinler arası bir bakışla ele alarak okuyucularına sunmayı hedeflemiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 360
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2020
₺45,00

"Uluslararası İlişkiler Tahlilleri" daima ilgi çekici ve faydalı olacaktır. Elinizdeki bu kitap, küresel ve bölgesel politikaları anlamada bir adım ileri gidebilmemiz için derlenmiş makalelerle bize bölgeden küresel politikaya bakış çerçevesi sunuyor. Jeopolitik; geri döndü, bununla birlikte üstelik artık sadece donanmaları, orduları ve hava gücünü değil, üzerinde farklı rekabetlerin gerçekleştiği mesele alanlarını da kapsıyor. Orhan Karaoğlu'nun derlediği bu çalışma; mezhep siyaseti, özel askeri şirketlerin operasyonları, terör örgütleri'nin vekilleştirilmesi, enerji kaynak ve geçiş yolları rekabeti, insani müdahale ve çatışma sonrası yeniden yapılanma gibi konuların önce bölgesel sonra da küresel jeopolitiğin nasıl konusu olduğunu gösteriyor, bunu da Türkiye, Suudi Arabistan, İran, İsrail gibi bölge devletlerinin güvenlik strateji ve politikalarına atıfta bulunarak yapıyor. Kapsayıcı bir çalışma olarak, uluslararası ilişkileri anlamak için okumaya başlayanlara da iyi bir kılavuz niteliğindedir.

-Prof. Dr. Nurşin Ateşoğlu Güney

Uluslararası ilişkiler çalışmaları eskinin ya da yeninin hüküm sürmediği bir döneme girmiştir. Uluslararası ilişkiler; konular, aktörler ve olaylar arasında bazen işbirliği genellikle çatışma ama her zaman etkileşim olan karmaşık bir dünya sunar. Elinizdeki çalışma söz konusu karmaşıklığı yakından tahlil ederek uluslararası ilişkilerin farklı yönlerine ışık tutma amacı taşımaktadır.

-Prof. Dr. Çağrı Erhan


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 256
En / Boy : 16.5 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2019
₺36,00

Tarih boyunca İran coğrafyası radikal değişiklikler ve gelişmelere evsahipliği yapmış bir havza olmuştur. Kadim ve derin bir medeniyete sahip olan İran günümüzde de ilgi çekici özelliğini korumaktadır. 1979 yılında gerçekleşen İran Devrimi, 20. asrın en mühim olaylarından biri olarak karşımıza çıkmış, İran’ın adını “İran İslam Cumhuriyeti”ne dönüştüren İran Devrimi, İslam dünyasının yanı sıra uluslararası politikada ciddi ses getirmiştir. İran, sosyal bilimlerin birçok alanında dünyada ve ülkemizde farklı perspektiflerden anlaşılmaya çalışılan ve halen de çalışılmaya devam edilen bir ülke olmuştur.

İslam bize önce bilip sonra inanmamızı tavsiye eder. İran’ı bilmek, tanımak ve doğru anlamak sadece ülkemiz ve Ortadoğu açısından değil, İslam dünyası ve insanlık tarihi bakımından da oldukça mühimdir. Bu çalışma İran’ı her yönüyle akademik olarak ve disiplinler arası bakış açısıyla ele alan ve anlama çabası içine girmiş temel bir kaynak niteliği taşımaktadır. Prof. Dr. Hasan Onat İran’da 1980 başlarında devrimin gerçekleştiği dönemde klasik uluslararası ilişkiler bilgileriyle ne olup bittiğini anlamamız epeyi zaman almıştı. Geçmişte büyük bir imparatorluğun sahibi olarak, Ortadoğu ve Asya ekseninde büyük bir medeniyet yaratan ve bölgenin tarihine katkısı bulunan bir ülke olan İran’ın yapısı, Türkiye’nin değişik üniversitelerinden katkı yapan akademisyenlerin ve İran uzmanlarının çabasıyla, ilk defa kapsamlı bir şekilde ele alınıyor.

İran; tarihi, siyaseti, toplumsal ve dinsel yapısı, kültür, sanat ve medyası ile ilk defa bir bütün olarak gözler önüne seriliyor. Sosyal bilimlerin çeşitli dallarındaki öğrenciler, araştırmacılar, diplomatlar ve uluslararası ilişkiler akademisyenleri için bir başucu kitabı olacağı görülüyor. Bu eser için harcanan çabayı göz önünde tutarak, eseri yaratanları ve oluşmasına katkı yapanları tebrik ediyorum. Prof. Dr. Hasan Köni İran, bir bölgesel güçtür. Tarihi, Ortadoğu ve dünya politikalarındaki önemi bu ülkeyi ilgi çekici kılmıştır. Türkiye, komşusu İran’ın önemini dış politika değerlendirmelerinde daima göz önünde bulundurmuştur.

Türk diplomasisi de bu ülke ile ilişkilerinde gereken dikkati göstermeyi hiçbir zaman ihmal etmemiş, hem komşumuz olması ve hem de tarihsel ilişkilerimiz nedeniyle çıkarlarımız açısından dikkatle izlenmesi gereken bir ülke olmuştur. Bu nedenle İran’ın her yönüyle anlaşılması için elinizdeki eser hiç şüphesiz önemli bir kaynak niteliğindedir. Konularının uzmanları tarafından kaleme alınmış, İran’daki din-mezhep, iç ve dış politikalar ve kültür ile ekonomi yanında tarihsel geçmiş ve kurumların tahlilini gerçekleştiren çeşitli yetkin makalelerden oluşan bu eser, Türkiye’de İran çalışmalarına katkıda bulunabilecek bir nitelik taşımaktadır. Bu eserin dikkatle okunması halinde İran ile ilgili konular açıklık kazanacaktır. Bu suretle, İran daha iyi anlaşılabilecek, Türk dış politikası bakımından İran’la ilgili değerlendirmelerimiz daha sağlam esaslar üzerinden gerçekleşebilecektir. Böylelikle bu esere katkıda bulunanlar bu önemli ülkeyi aydınlatmaya çalışırken, Türk-İran ilişkilerini daha sağlam bir temele dayandırmaları da mümkün olacaktır. Büyükelçi (E) Prof. Dr. Ali Engin Oba


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 808
En / Boy : 16.4 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2022
₺97,50

Wael B. Hallaq’ın oldukça basit bir savı var: Temsil ettiği değerlere göre yapılmış herhangi bir modern devlet tanımına göre “İslami devlet” hem bir imkânsızlık hem de çelişkili bir tamlamadır. Bugün Müslümanlar, onları yönlendiren entelektüeller de dâhil olmak üzere, modern devleti kanıksamakta ve doğal bir gerçeklik olarak kabul etmektedir. Ayrıca, erken dönem İslami toplumların vatandaşlık, demokrasi ve oy hakkı kavramlarını geliştirdikleri düşünülür. Bu kitabın temel savı, herhangi bir modern İslami devlet kavramsallaştırmasının tabiatı gereği kendisiyle çelişeceğidir. Müslümanlar bugün dünya nüfusunun beşte birini oluşturuyor ve mademki modernite içinde yaşıyorlar, öyleyse modern projeyi de yaşıyorlar. İmkansız Devlet kitabı, modern İslami devletin beraberinde getirdiği özçelişkilerin, modernitenin ahlaki açmazlarından kaynaklandığını savunuyor. Politik ve ekonomik meseleler, yine bu öz-çelişkiyle ilintili olarak, söz konusu ahlaki açmazın bir türevidir. Yani ahlaki birer mesele olan bu çelişkileri çözmek, aslında politik ve ekonomik problemleri çözmek demektir. Meseleyi daha açık ifade etmek gerekirse, modern Müslüman devletin tabiatındaki çelişkiler –caydırıcı dikey etkisinin ve modern devletin yatay iktidarının yetkinliği aracılığıyla– sadece “modern İslam’ın krizi” olarak tanımlanan olgunun bütün boyutlarını yakalamakla kalmaz, ayrıca dünyamızdaki modern projenin ahlaki boyutlarını da baştan sona ele verir. Bu sebeple İmkansız Devlet, politika ve hukuka dair bir yorum girişiminden ziyade, ahlaki düşünce üzerine bir deneme olarak değerlendirilmelidir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 316
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2019
₺40,50
₺45,00

Siyaset ve kültür kesişmesi günümüz dünyasının temel sorunlarından biri. Politika ve kültürün kesişme alanı siyasal projelerin biçimlendirmeye çalıştığı kültürü ve siyasal alanı oluşturan kültürel dinamikleri içeriyor. Kültür, genellikle, bir grubun toplumsallaşma yoluyla üyelerine aktarılan belli değer ve nitelikleri tanımlarken, kültür normlarının üretilmesinde ve yeniden yorumlanmasında bireylerin etkin rolleri yanında kültürel kimliklerin gelişimi de önem taşıyor. Kültür; toplumsal, siyasal, kurumsal alanlardaki tercihlerin gerçekleşmesi ve doğrulanması düzleminde nitelendirme sürecinden meydana gelen özel bir değer. 20. yüzyıldan bu yana, meşruiyetini kültürel bir ulusal birliği temsil etmekten alan ulus devletlerin ortaya çıkışı bu iddiayı güçlendirmekte.

Bu eser Marmara Üniversitesi Fransızca Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü’nün 30. Kuruluş Yıldönümü anısına hazırlanmıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 536
En / Boy : 13.5 / 18.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2019
₺44,80
₺64,00

İslam Dünyası Fikri özgün ve önemli bir kitap. Cemil Aydın, modernliğin hem Müslümanların dünyadaki evrensel rolleri üzerine kendi algılarını, hem de onların dünyadaki yeri üzerine bizim algılarımızı nasıl şekillendirdiğini görmek için evrensel bir mercek sunuyor.

–3. Edmund Burke

Cemil Aydın, “İslam dünyası”na bakış açımızın nasıl oluştuğunu ve geliştiğini sorguluyor ve bu ifadenin günlük söylemlerimizdeki önemine nasıl kavuştuğunu bizlere gösteriyor. Sekiz muhteşem bölümde, belirli bir tarihsel ve siyasal çerçevede İslamı bir kültür ve uygarlık geleneği olarak ele alıp, İslam dünyasının anahatlarını çiziyor.

–Ebrahim Moosa


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 336
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2022
₺35,77

• İlk kez yayımlanan SADAT’ın eğitim kampı fotoğrafları... Hangi ülkelerde eğitim kampları var? Eğitmenler kim? SADAT gayri nizami harp eğitiminden suikast eğitimine, kimleri ve hangi grupları eğitiyor?

• SADAT Kurucusu Adnan Tanrıverdi, 15 Temmuz darbe girişiminden birkaç ay önce Genelkurmay Karargâhında hangi generalle neler konuştu?

• SADAT’ın “İslam Ordusu” projesi nerede, nasıl, kimlerle pişirildi?

• 28 Şubat kumpas davasının iddianamesini SADAT’ın yan kuruluşu ASDER’in avukatı mı hazırladı? FETÖ kumpaslarında tanık olan SADAT’çı isimler...

• SADAT’ın 14 kurucusundan kaçı 28 Şubat’ta “Fethullah Gülen Tarikatı” ile irtibatlı olduğu için TSK’den ihraç edilmişti? SADAT’ın kaç eğitmeni ve uzmanı cemaat üyesi olarak saptandı? SADAT’ın yan kuruluşu olan ASDER’in hangi kurucuları Gülen cemaati üyeliği nedeniyle ordudan atılmıştı?

• Askeri öğrenci mülakatlarında yaşanan sorunlar, Genelkurmay belgesine nasıl yansıdı? Tarikatlar adım adım TSK’ye nasıl doluyor?

• Ordudaki terfiler için hazırlanan listeler: Yeşil liste, iktidara yakın isimler. Beyaz liste, itaat eden, zararsızlar. Kırmızı liste, AKP’ye yakın olmayan isimler...

• TÜGVA’da hangi SADAT’çı eğitim veriyor?

• SADAT’ın Suriye-Libya hattındaki rolü... Suriye’ye giden TIR’larının öyküsü...

• İlk kez yayımlanan raporlarda, SADAT’ın yıllık kazanç hesapları ve SADAT’ın devlet desteği aldığının belgesi...

• SADAT raporlarına ismi giren Bülent Arınç, katıldığı toplantıları ilk kez bu kitap için anlattı.

“Özel Savaş” şirketi SADAT’ın sır perdesi aralanıyor, Gölge Ordu’nun bilinmeyenleri aydınlanıyor...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 168
En / Boy : 13.7 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2022
₺36,00

"Berlin Duvarı yıkılırken Türklerin yaşadıklarının bir kitabı olmalıydı. Bu tarihi sürece tanıklık edenlerin hikayesi, gazete kupürlerinde kalmamalıydı. .. " Berlin Duvarı Yıkılırken Türkler, gazeteciliginin son 32 yılını Berlin'de, Batı Yakası'nda sürdüren, duvarın yıkım zamanlarını ve kahramanlarını anlatmayı misyon olarak gören bir gazetecinin kaleminden çıktı. Kitap, 1989 yılında Beri in Duvarı'nın yıkılması sırasında yaşananları aktarıyor.

Duvarın yıkılmasının geleneklerine baglı Almancı Türklerin sosyoekonomik yapısını nasıl etkiledigini, buna hangi çözümlerle karşılık verdiklerini ve bu süreçteki birbirinden ilginç, komik, trajik olayları anlatıyor. Kitap okuyucuyu geçmişe dogru bir yolculuğa çıkarıyor. Almanya Başbakanı Angela Merkel'e lokumlu bayram ziyareti, Tayyip Erdoğan'ın borcu, Emine Erdoğan'la bir siyasetçi eşi olarak yapılan ilk röportajın hikayesi; Şener Şen, Sezen Aksu, Tuncel Kurtiz, Bülent Ersoy, lbrahim Tatlıses gibi Berlin'e yolu düşen ünlülere dair anılar ... Kitapta bu yolculugu renkli ve ilginç kılan çok şey var ... Biraz belgesel biraz da Almanyalı Türkler'in tarihine not düşmek niyetine! Bu kitabın yol hikayesi böyle başladı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 16.5 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2021
₺76,80
₺96,00

Global Köy, Marshall McLuhan’ın ilk olarak önemli kitabı Understanding Media’da (Medyayı Anlamak) ortaya koyduğu, bugünün dünya çapındaki entegre elektronik şebekesine ilişkin görsel çalışmasını, son yirmi yılın teknolojik gelişmelerinin anlaşılmasını sağlayacak biçimde, ayrıntılı bir kavramsallık çerçevesi önermek suretiyle genişletmektedir. Kitabın özü, günümüzde teknolojiyi kullananların, dünyayı kavramakta yararlanılan, birbirinden çok farklı iki yol arasında sıkışmış oldukları tartışmasıdır. Bir tarafta, yazarlarının Görsel Uzam olarak değindiği, Batı dünyasına özgü çizgisel, nicel algılama modu; diğer tarafta ise Doğu’nun, son teknolojilerinin hepsinin bizi içine doğru iteklediği bütüncül, nitel mantığı İşitsel Uzam bulunmaktadır. Ne var ki yazarlar, İşitsel Uzam’a doğru yönelen bu hareketin pürüzsüz olmayacağı konusunda bizi uyarmaktadırlar. Gerçekte McLuhan ve Powers, dünya çapındaki iletişimin bir sonucu olarak global köyün ortaya çıkmasıyla bu iki dünya görüşünün “birbirleriyle ışık hızında çarpıştıkları” tartışmasını gündeme getirerek, “barışın anahtarının, bu sistemlerin her ikisini de aynı anda anlamak” olduğunu iddia etmektedirler. Yazarlar, McLuhan’ın otuz yıl kadar önce büyük bir başarıyla
yaptığını bugün de yapıp tarafsız bir yaklaşım benimseyerek yakın geleceğin dünyasına köşe başından bakmak ve hepimizin orada bulacakları konusunda hazırlıklı olmanıza yardım etmenin peşindedirler.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 322
En / Boy : 13.5 / 20
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 7.2020
₺92,00

Le Bon'un yazdığı zamandan bu yana hiç kuşkusuz çok şey değişti. Ancak, bugün her noktada karşımıza çıkan devrim ve toplumsal bunalım, devrimci ilkeleri, özellikle 1789 Fransız Devrimi'ni konu alan bu çalışmayı tekrar üzerinde düşünmeye değer kılıyor. Bir devrimin birdenbire nasıl gerçekleştiğini, kitle iletişiminde kullanılan modern yöntemlerle düşüncelerin hızla sirayet edebilmesiyle açıklayabiliriz. İnsanın her durumda rasyonel bir hayvan olmadığını, duygulara dönüştürülmedikçe aklın kitleleri etkilemediğini çoğu zaman unutuyoruz.

Hoşumuza gitsin ya da gitmesin, insan hala inançlarıyla yaşıyor; inançlarını akla dayanarak şekillendirse bile, görüş gücü, hala onu yönlendiren birçok dürtüye karşı koymasına olanak tanımıyor. Okuyun ve kendinizi öğrenin.

  • Devrimlerin genel özellikleri
  • Devrim sırasında etkin olan rasyonel, duygusal, mistik ve kolektif öğeler
  • Atalardan kalma etkilerle devrimci ilkeler arasındaki çatışma

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 336
En / Boy : 13.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2020
₺72,00
₺90,00

Propaganda aşağıdakilerin tümüdür:
Kurnazların işlettiği devasa bir mekanizmadır.
Beyin avcılarının mostrasıdır.
Kandırma ve yalancılık sanatıdır.
Amacı doğruluk değil, iknadır.
Gündelik sersemleştirme faaliyetidir.
Öğüterek, boyun eğmeyi kolaylaştırır.
Gücünü insanın zaaflarından alır.
Halk, onun ne istediğini bilmeyen parçasıdır.
Bakır yeteneklerden altın adamlar yaratır.
Dünyayı, düş görenlerin sırtında taşıtır.
Umutları ve hayalleri sokağa yayar.
Kitle hareketlerinin gözde silahıdır.
Her tarafı kaplayan yabani otlardan farksızdır.
Propagandanın muhteşem ilkesi şudur:
“Karşınızdakine derin bir arzu uyandırınız. O her şeyi kendiliğinden yapar...”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 112
En / Boy : 13.7 / 21.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2022
₺22,75

• Melih Gökçek’in istifa ettirilme sürecinde, yerine geçmesi için Erdoğan’a önerdiği iddia edilen isim “FETÖ abisi” miydi?
• Ankara Ticaret Odası (ATO) seçimlerinin perde arkası…Melih Gökçek’in ATO oyunları… Gidip gelen listeler, istifa etmesi istenenler…
• FETÖ itirafçısı, Gökçek’in atadığı FETÖ’cüleri isim isim açıkladı…
• Nihat Hatipoğlu’nun kardeşi, Gökçek’in en yakınındaki isme nasıl rüşvet verdi?
• Belediyeden çıkarılan FETÖ’cüler hangi üniversiteye, hangi kadrolarla yerleştirildi?
• Gökçek’in belediyeyi neredeyse birlikte yönettiği o dört FETÖ’cü isim kimdi?
• FETÖ Ankara’yı nasıl parselledi? 4 mütevelli bölgesi yöneticileri kimlerdi? Keçiören, Çankaya, Sincan ve Altındağ mütevelli bölgelerinin alt bölgeleri nerelerdi? Onların yöneticileri kimlerdi? Bu isimlerin Melih Gökçek’le ilişkileri nelerdi?
• Belediyeden FETÖ’ye himmet hangi yollarla aktarılıyordu?
• Melih Gökçek’in Mansur Yavaş’a kurduğu o kumpasın tüm ayrıntıları…
• Erdoğan’ı nasıl tehdit etti?
• Melih Gökçek’in istifa ettirilmesinden bir ay önce Nevin Gökçek’in evine aldığı mobilyalar nasıl belediyeye ödettirildi?
• Gökçek istifa etmeden aylar önce aktarılan milyonlar…
• 36 metrekarelik stant için 25 kişi Cidde’ye nasıl gitti?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 13.7 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2021
₺26,25

Sedat Peker’in, kendisinin de içinde yer aldığı Susurluk skandalından 25 yıl sonra gelen ifşa ve itirafları, Türkiye’nin ‘mafya-siyaset-devlet’ üçgeni içinde dipsiz bir bataklığa dönüştürüldüğünü ortaya koydu.
Dünya tarihinde görülmemiş bir skandallar zinciriydi.
Gazeteci cinayetindeki tetikçi arayışları…
Yüz milyonlarca dolarlık kara para transferleri…
Kara para ile çökülmüş lüks otellerdeki siyasiler, bürokratlar, mafya babaları ve oligarklar…
Satılık mahkeme kararları, adli tıp kurumu raporları…
Milyonlarca dolarlık rüşvet görüşmelerinin ses kayıtları…
Siyasetçi otomobillerinin bagajlarına yüklenen paralar…
İstanbul sokaklarında kasalarla taşınan kalaşnikoflar…
Devletin damarlarında gezen milyar dolarlık uyuşturucu…
Sınır ötesine taşınan silahlar…
Onlarca isim, saymakla bitmeyen suçlar…
Ve sonuç: Mafyanın devletleştiği bir ülke. İktidar susarak ve susturarak kurtulmayı denedi. Tek adam rejiminde bütün denge ve denetleme organları yok edilmişti. Ne yargı ne de Meclis harekete geçti. Ne var ki; hayat boşluk tanımadı ve elinizde tuttuğunuz bu eserin müellifleri, Meclis’in yapmadığını yaptı. Deneyimli gazeteci ekibi titiz bir çalışmayla, Peker’in itiraflarını en ince ayrıntısına kadar inceledi, zikredilen olayların tarihsel köklerini ve ilişkilerini deşti. Sonunda ortaya, bir tuğla çekilse yıkılması muhtemel olan kirli, kanlı duvarın, hayli kapsamlı ve güncel bir portresi çıktı. Ve bu kitap sadece okuyup, birbirimize dert yanmak için değil, o tuğlanın çekilmesi için hazırlandı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 520
En / Boy : 13.5 / 23.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2021
₺51,00

Siyasal sistemin şekillendiği değişim ve dönüşümler üzerinden değerlendirildiğinde Türkiye siyaset tarihi, 1946 yılında çok partili hayata geçişle başlayan süreçle birlikte yeni bir döneme girmiştir. Bu ahvalde alternatif siyasal düşüncelerin ve partilerin belirmesiyle Türkiye’de siyaset, renkli ama bir o kadar da kutuplaşmış ve çatışmacı bir hâl almıştır. Milli Görüş Hareketi’nin doğuşu ve ilk partisi olan Milli Nizam Partisinin kurulması 1969 yılını takip eden zorlu bir dönemde olmuştur. Sağ ve sol siyasal kutup ve fraksiyonların belirgin olarak siyaseti kuşattığı bir süreçte Milli Görüş düşüncesi ve partileri; siyasal toplumsal ve entelektüel zeminde kendilerine alan açmayı başarmışlardır. Kendine has üslubu, seçmenle kurduğu ilişki ve ülke ve dünya meselelerine hâkimiyetiyle dikkatleri çeken Hareketin kurucusu Prof. Dr. Necmettin Erbakan, kısa bir sürede Türkiye siyasi hayatının özgün bir ismi hâline gelmiş ve literatüre “Milli Görüş” kavramını kazandırmıştır. Türkiye siyasal yaşamına ilişkin siyaset bilimi literatürü incelendiğinde Milli Görüş partileri ile ilgili muhtelif akademik yayınların son yıllarda ağırlık kazandığı görülmektedir. Ancak akademik anlamda Milli Görüş partilerinin aynı ölçüde sıhhatli bilgi ve doğru yorumlama biçimleri ile ele alınmadığı dikkat çekmektedir. Bu kitap, literatürde yer alan boşluğa nitelikli bir katkı sunmayı amaçlamaktadır. Bu kapsamda alanında uzman akademisyenler tarafından her bir Milli Görüş partisi ayrı ayrı ele alınmıştır. Ayrıca bu kitapta “Milli Görüş Partileri Kronolojisi”ne yer verilerek temel veriler ve tarihî müktesebat bağlamında literatüre önemli bir katkı sağlanmıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 244
En / Boy : 13.5 / 21.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2021
₺37,80
₺42,00

“Devletlerin çoğu zaman doğrudan askerî müdahalede bulunmak yerine sivil çatışmaları etkilemek için muhalif isyancı grupları desteklediği görülmektedir. Günümüzde askerî teknolojilerin ne denli geliştiği de göz önüne alındığında, doğrudan devletten devlete çatışmaya girmenin maliyetinin de hayli yüksek olduğu açıktır. Geleneksel asker^+ı müdahale seçeneklerinin yokluğunda vekillerin kullanımı, faydalı ve etkili bir alternatif olarak olarak ortaya çıkmaktadır. Devletlerin vekilleri kullanımı onların dış politika seçeneklerini arttırmaktadır. Selmin Seda Coşkun'un vekalet savaşları olgusu üzerine kaleme aldığı ve modern tarihsel olay ve olgular ışığında karşılaştırmalı bir çözümleme yapmayı hedefleyen bu kapsamlı çalışması, uluslararası ilişkiler ve güvenlik çalışmalarıyla ilgilenenler için okunacaklar listesinde mutlaka yerini alması gereken bir eserdir.”

Prof. Dr. S. Gülden Ayman,
İstanbul Üniversitesi, Siyasal Bilgiler Fakültesi


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 202
En / Boy : 16.5 / 24
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 9.2021
₺49,50
₺55,00

Soğuk Savaş’ın sonlanmasıyla birlikte küresel politikadaki güç mücadelesi farklı mecralarda yeni bir şekil alarak devam etmiş; yeni süreçte bir tür siyasal şiddet türü olan terörizm, en önemli küresel sorunlarından birisi hÂline gelmiştir. Bugün artık bireysel, ulusal ya da uluslararası güvenliğe yönelik en büyük tehdidi terörizm ve terör motivasyonlu faaliyetler oluşturmaktadır. Terörü kullanarak stratejik hedeflerine ulaşma amacı taşıyan ülke ve grupların fazlalığı, terörle mücadele süreçlerini olumsuz yönde etkilemektedir. Jeopolitik konumu ve tarihî geçmişiyle birçok farklılığı bünyesinde barındıran Türkiye, birçok terör örgütü ile uzun yıllardır mücadele etmek zorunda kalmıştır. Türkiye’de doğrudan ya da dolaylı olarak faaliyet yürüten EL KAİDE, İŞİD, DHKPC, PKK ve HİZBULLAH terör örgütlerinin ele alındığı bu kitapta öncelikle terör ve propagandanın kavramsal çerçevesi çizilmektedir. Daha sonra ise bahsi geçen terör örgütlerinin ideolojik zemini, amaçları, stratejik izlekleri, hedef kitleleri, eylemleri ile propaganda süreçleri hakkında kapsamlı bilgilere yer verilmekte ve derinlikli analizler yapılmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 328
En / Boy : 13.5 / 21.5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 10.2021
₺45,90
₺51,00

Toplumlar arası çatışmaların azalmasına, karşılıklı ülke ilişkilerinin gelişmesine katkı sağlamada ve ülkelerin dış politikasını desteklemede artan bir öneme sahip olan Erasmus+ değişim programı, bu çalışmada kamu diplomasisi bileşenlerinden olan eğitim diplomasisi aracı olarak değerlendirilmektedir. Bu eser, Erasmus+ değişim programlarının Türk kamu diplomasisindeki rolünü irdelerken aynı zamanda Türkiye için eğitim diplomasisi ekseninde oluşturulacak bir değişim diplomasisi stratejisi önermektedir.

Çalışmada kamu diplomasisi kavramı, kamu diplomasisi modelleri ve kamu diplomasisiyle ilgili olan diğer kavramlarla birlikte açıklanmakta, kamu diplomasisi kavramının uluslararası halkla ilişkiler, ulus markalama ve halkla ilişkiler ile olan ilişkisi ele alınmaktadır.

Kamu diplomasisinin önemli bileşenleri olan kültürel diplomasi ve eğitim diplomasisinin ayrıntılı bir şekilde incelendiği eserde, Türkiye özelinde yürütülen kamu diplomasisi faaliyetleri geçmişten günümüze açıklanarak Türk kamu diplomasisi aktörlerine yer verilmektedir. Erasmus+ programı kapsamında yabancı öğrencilerin Türkiye’de gerçekleştirdikleri Erasmus+ faaliyetine odaklanılan çalışmada, öğrencilerle gerçekleştirilen yapılandırılmış görüşmelerden elde edilen sonuçlar doğrultusunda Türkiye için eğitim diplomasisi ekseninde önerilen değişim diplomasisi stratejisi bu eserin önemini ve farkını ortaya koymaktadır.

Dr. Meltem Özel’in bu çalışması, Türkiye’de kültürel diplomasi ve eğitim diplomasisi uygulamalarını ayrıntılı bir şekilde ortaya koyması ve değişim programlarını eğitim diplomasisi bağlamında değerlendirmesi açısından ilgi çekecek ve literatüre önemli bir katkı sağlayacaktır.

Prof. Dr. Mustafa Yılmaz


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 16 / 23.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2021
₺44,10
₺49,00

Avrupa Birliği, İkinci Dünya Savaşı’nın sona ermesinin ardından Avrupa kıtasında barış ve huzuru temin etmek, siyasi ve ekonomik açıdan daha güçlü bir Avrupa oluşturma hedefine giden yolda önemli bir mihenk taşıdır. Özellikle Soğuk Savaş döneminin sona ermesiyle birlikte ortaya çıkan yeni jeopolitik sistem, AB ve benzeri uluslararası örgütlerin önemini daha da arttırmıştır. Bu süreçte, öncelikle Avrupa’nın siyasi ve ekonomik açıdan güçlenmesi hedeflenirken aynı zamanda bu hedeflerin sürekliliğinin teminini sağlamaya yönelik güvenlik politikalarını oluşturmak ve geliştirmek için yoğun çaba sarf edilmiştir.

Diğer taraftan yanlızca Birlik içerisinde ortak bir dış güvenlik ve savunma politikası belirlemek ve uygulamaya koymak küresel dünyada tek başına bir anlam ifade etmemektedir. Bu politikaların uluslararası barışı sağlamayı ilke edinmiş diğer örgüt ve kuruluşlarla eş güdümlü bir hâle getirilmesi ile toplumları ve devletleri tehdit eden yeni küresel risklere karşı güncellenmesi zorunlu hâle gelmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 164
En / Boy : 13.5 / 21.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2021
₺42,30
₺47,00

Terör örgütleri, gelişen teknolojiden de faydalanarak her geçen gün daha ölümcül eylemlere yönelmektedir. Özellikle dini motiflerin kullanıldığı ideolojileri takip eden örgütlerin sayısının ve etki alanının arttığı günümüzde terör örgütlerinin faaliyetleri uluslararası alanda önemli güvenlik sorunları oluşturmaktadır.

Bu bağlamda radikalleşme olgusu, terör örgütlerinin elemanlarının motivasyonlarını anlamada önem teşkil etmektedir. Radikalleşme bir bakıma terör faaliyetlerinin ilk adımıdır. Şiddeti önleyebilmek için radikalleşme sürecinin anlaşılıp yakından takip edilmesi gerekmektedir.
Uluslararası toplum da son yıllarda radikalleşmenin unsur, motivasyon ve süreçlerini anlamaya çalışmakta ve masaya yatırmaktadır. Gelişmiş ülkelerde terörle mücadele radikalleşme ile mücadeleden geçer anlayışı oluşmaya başlamıştır.

Uluslararası güvenlik problemi olarak radikalleşmeye dair güvenlik, siyaset bilimi, uluslararası ilişkiler, psikoloji, ilahiyat gibi alanlarda akademik bilgilerin, saha tecrübesiyle gözden geçirilerek analiz edildiği kitapta; sorunun tespitine, analizine ve çözümüne yönelik önerilerde bulunulmuştur. Kitabın, radikalleşme çabalarına katkı sağlaması temenni edilmektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 358
En / Boy : 16.5 / 24
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 6.2021
₺64,80
₺72,00

Yahudiler, Filistin coğrafyasında kendilerine ait bir devlet kurmak ve daha sonra da edinimini korumak için aynı toprağı kendine yurt kabul eden Filistinlilere karşı sıfır toplamlı bir mücadele içinde olmuşlardır. Mücadelenin sıfır toplamlı ve sürekli olması birçok alt bileşenle vücut bulan bir demir yumruk anlayışını ortaya çıkarmıştır. Bu çalışma, İsrail’in demir yumruk politikasını yani Filistinlileri baskı altına alma ve onların davranışlarında değişiklik oluşturmaya ilişkin anlayış, beklenti, tutum ve eylemlerini, şiddetin doruğa çıktığı ve barış arayışı için müzakerenin ilişkilere hâkim olduğu iki uç nokta bağlamında ele almaktadır.

Gelecekte tekrar etmesi muhtemel dönemler olduğunu öngören bu ele alış yaklaşımıyla süreçler yeniden ortaya çıktığında olayları, gidişatı ve İsrail’in tutumunun ne olacağı, tutumunun arkasındaki nedenleri şimdiden anlamaya imkân tanımayı amaçlamaktadır. Çalışma; İsrail’in politikasını, anlayışını ve davranışını açığa çıkarmayı hedeflediğinden tarafsız değil bilakis taraflıdır. Taraflılık haklı bulmak manasında değildir. İstenilen İsrail’in durduğu yeri görünür kılmak ve netleştirmektir. Böylelikle İsrail’i anlamaya ve açıklamaya çalışanlara, İsrail’in durduğu yeri belirleyerek kendi duracağı noktayı tespit etmeye çalışanlara, İsrail ile ilgili bir politika, tutum ve davranış geliştirmek niyetinde olanlara veya en basitinden bu iki toplumun meselesi nedir, diye soranlara İsrail’in perspektifinden cevap vererek bir analiz açısı sunulmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 636
En / Boy : 16 / 23.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2021
₺102,60
₺114,00

20. yüzyılın son çeyreğinde kamu yönetim anlayışında yaşanan kuramsal ve kavramsal tartışmalar, akabinde paradigmatik bir dönüşüme kapı aralamıştır. Bu dönüşüme sebep olan birçok faktör bulunmakla birlikte sosyoekonomik ve teknolojik gelişmeler ile neoliberal politikaların yaratmış olduğu toplumsal dönüşüm başat rol oynamıştır. Sürekli artan ve çeşitlenen toplumsal beklentileri karşılamak adına yapısal ve işlevsel olarak büyüyen kamu örgütleri; döneme özel, geçmiş sorunlara benzemeyen ve var olan örgütsel yapı ve anlayışla çözülemeyen meydan okumalarla karşı karşıya kalmıştır. Geleneksel yönetim anlayışından farklı örgütsel ve ilişki ağı gerektiren bu dönemde, kamu yönetimi ile işletme yönetimi arasındaki işbirliğine dönük yaklaşımlar ön plana çıkmıştır. Birey ile devlet, kamu örgütleri ile siyasi otorite arasında değişen ilişkiler, kamu hizmet ve vatandaş algısını da özel sektör bileşenleriyle açıklanmasını gerektirmiştir.
Reformist bir anlayışın ürünü olan yeni kamu yönetimi anlayışı, toplumsal dönüşümün tetikleyici unsurlarıyla zamanla girdiği tepkimeden farklılaşarak çıkabilmiştir. Yeni anlayışa ve akabinde başlayan reform uygulamalarına yönelik ortaya çıkan eleştirel yaklaşımlar, kamu yönetimi alanındaki mevcut paradigmanın hâkim pozisyonunu da dönüştürme kapasitesi taşımaktadır. Bununla birlikte 21. yüzyılda etkisini sürdüren dönüşüm rüzgârı, kamu yönetim düşüncesindeki dinamik yapıyı da sürekli canlı tutmaktadır. Bu noktadan kamu yönetim anlayışındaki değişim olgusunu; geleneksel, yeni kamu yönetimi ve sonrasında gelişen global trendler ve yeni paradigmalar üzerinden ele almayı amaçlayan çalışma, kamu yönetiminin geleceğine yönelik projeksiyon çizmeyi de barındırmaktadır. Farklı üniversite ve kurumlarda görev yapan alanında yetkin 15 değerli yazarın özverili çalışmalarıyla kaleme alınan kitabın, okuyuculara faydalı katkılar sunması temennisiyle...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 314
En / Boy : 16 / 23.5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 5.2021
₺66,60

Siyasi partiler rolleri gereği demokrasinin, demokratik siyasal hayatın olmazsa olmaz unsurlarındandır. Temsil ettikleri toplumsal kesimlerin çıkarlarını korumak ve iktidar ya da iktidar ortağı olarak toplumsal talep ve beklentileri hayata geçirmek siyasi partilerin hedefleri arasındadır. Siyasi partilerin hedeflerini gerçekleştirebilmeleri seçmenlerin üzerinde herhangi bir baskıya meydan verilmeyen bağımsız bir ortamda, bağımsız yargı denetiminde, şeffaf bir süreçle gerçekleştirilen seçimlerle olanaklıdır. Böyle bir seçim sürecinde eşit koşullarla yapılan kampanyalar da seçim sonuçlarını belirleme açısından önem taşır.

Türkiye’de siyasi partilerin katıldıkları yerel ve genel seçimler, heyecanlı bir kampanya dönemi sonunda gerçekleştirilmekte; seçimler öncesinde ve sonrasında toplumsal kesimler içerisinde tartışmaları da devam etmektedir. 2015 yılında yapılan ve hükûmet kurulamaması nedeniyle tekrar edilen 7 Haziran ve 1 Kasım genel seçimleri de bu anlamda özel bir örnektir.

Kitabın ilk bölümünde siyasal iletişim, seçimler ve seçim kampanyalarına ilişkin teorik bir çerçeve sunulmakta ve devamında 2015 genel seçimlerinde Mmeclise giren partilerin kısa bir tarihçesine yer verilmektedir. Devam eden bölümlerde dört partinin her iki seçimde yürüttükleri kampanya detaylı bir şekilde ele alınmaktadır. Karşılaştırma ve sonuç bölümünde ise seçim kampanyaları ve ortaya çıkan sonuçların bir karşılaştırması ve değerlendirmesi yer almaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 198
En / Boy : 16 / 23.5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 5.2020
₺42,30
₺47,00

Güvenliğe yönelik tehditlerden olan terör ve terörün yarattığı şiddeti ve şiddet korkusunu bilinçli olarak kullanan terörizmin birçok boyutu ve uzantısı bulunmaktadır. Bu nedenle, terörizmle mücadelenin stratejik bir süreç içerisinde yapılması başarıya katkı sağlayacaktır. Devletlerin uyguladıkları terörizmle mücadele stratejilerinden edinilen deneyimler değerli bilgiler içerebilir. Bu kapsamda Birleşik Krallık’ın, sahip olduğu tarihsel deneyimlerinden ve uygulamalarından hızlı bir şekilde sonuçlar çıkardığı, kurumsal belleğinden kaynaklanan gücü bir kuvvet çarpanı olarak kullanarak tedbirler geliştirdiği görülmektedir.

Bu kitapta; Birleşik Krallık’ın ulusal güvenlik anlayışı kapsamında güvenliğine tehdit gördüğü alanlarda bütüncül bir yaklaşımla terörizm tehdidine en iyi şekilde karşılık verebilmek için terörizmle mücadelenin temel göstergelerinin tüm yönleri ile belirtildiği Terörizmle Mücadele Stratejisi; tarihsel betimleme, mevcut ve öngörülen tehditlere karşı tedbirlerin alınmasına yönelik içerik, yöntemler altında analiz edilmektedir.

Sonuç olarak terörizmle mücadele stratejisinin oluşturulmasında; içerik, yapılanma, kurum ve kuruluşlar arasında ve faaliyetlerde iş birliği yapılması ve eş güdümün sağlanması esasları belirtilmekte, terörizmle mücadele stratejisinin oluşturulmasında odaklanılabilecek alanlar ortaya konmaktadır. Bu bakımdan kitabın; güvenlik ve terörizm alanında çalışan akademisyenler, eğitimciler ve öğrenciler ile terörizmle mücadelede karar alma makamlarında bulunan personelin, mevcut uygulamaları sorgulamasında ve yeni strateji geliştirmesinde yol gösterici etkenlerden birisi olabileceği umulmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 304
En / Boy : 16.5 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2021
₺66,60
₺74,00

Türk-Amerikan ilişkilerinin çeyrek milenyuma yaklaşan bir geçmişi vardır. İkili ilişkilerin tarihi, çökmekte olan bir büyük güç ile yükselmekte olan bir büyük gücün bir başka deyişle “Anka Kuşu’nun inişe geçtiği”, Amerikan kartalının ise Roma İmparatorluğu’nun yerini almak üzere havalandığı bir dönemden günümüze kadar uzanan bir süreci kapsamaktadır. Bu nedenle ilişkilerin en önemli niteliğini, güçteki eşitsizlik olgusu oluşturmaktadır.

Bu kitap, bir taraftan farklı güç kategorisindeki ilişkilerde uygulanacak strateji ve politikalara yönelik istatistiksel analiz destekli bir yöntem önermekte ve Uluslararası İlişkiler çalışanlarına ve öğrencilerine bir model sunmaktadır. Böylece eşit olmayan güçlerin birbirlerine karşı uygulayabilecekleri strateji ve politikalara ışık tutmaktır.

Diğer taraftan kitap, ilk diplomatik ilişki kuruluşundan günümüze Türk-Amerikan ilişkilerindeki olaylar, olgular, krizler, uygulanan strateji ve politikaların kısa tarihçesini de hatırlamaya ve giderek bir satranç oyununa dönüşen ikili ilişkilerin çözümlemesine ilişkin ipuçları vermek suretiyle tüm okuyuculara da yararlı olmayı umut etmektedir.

Prof Dr. Şükrü Sina Gürel’in ifadesiyle kitap, yalnızca Türk-Amerikan ilişkilerini “güç ve çıkar” temelinde değerlendirmekle kalmayıp ’’küresel bir başat güç” ile “orta güçte bir ülke” arasındaki ilişki modeline kuramsal bir çözümleme de sunmayı amaçlamaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 476
En / Boy : 16 / 23.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2021
₺96,30
₺107,00

Günümüzde uluslararası güvenlik sorunları bireyleri, toplumları, devletleri ve tüm küreyi tehdit etmektedir. Tüm bu güvenlik özneleri, varoluşsal açıdan kendilerini güvenlik içinde hissetme yani potansiyel tehditlerden uzak olma eğilimindedir. Uluslararası İlişkiler disiplininin en önemli alt çalışma alanlarından birisi olan uluslararası güvenlik çalışmaları odaklandığı aktörler ve konular bakımından sürekli bir değişim ve dönüşüm içerisinde olmuştur. Bu kapsamda kitap, bir yandan uluslararası güvenliğin kuramsal boyutlarına odaklanırken diğer yandan da hem geleneksel uluslararası güvenlik sorunlarını hem de etkilerini ağırlıklı olarak Soğuk Savaş’ın bitimiyle birlikte hissettirmeye başlayan “yeni” uluslararası güvenlik tehditlerini ele almaktadır. Güncel gelişmeler, güvensizlikler ve belirsizliklerle dolu bir uluslararası güvenlik ortamında yaşadığımızı bizlere her an hatırlatmaktadır. Bahsedilen bu güvenlik tehditlerine her an yenilerinin eklenmesinin ne kadar mümkün olduğunu Covid-19 pandemisi ile tecrübe etmiş bulunmaktayız. Bu denli kırılgan ve kestirilemeyen bir güven(siz)lik ortamında bulunmamız, uluslararası güvenlik sorunlarını farklı perspektiflerden analiz eden çalışmaları anlamlı kılmaktadır. Bu çalışmanın temel gayesi de güncel uluslararası güvenlik sorunlarına dair farklı yaklaşımlardan özgün bir çerçeve ortaya koyabilmektir. Kitap; uluslararası güvenlik çalışmalarının kuramsal dönüşümü, jeopolitik söylem bağlamında güvenlik tartışmaları, devletler arası çatışmalar ve savaş, silahlanma sorunu, terörizm, başarısız devletler, ulusötesi organize suçlar, çevresel güvenlik, iklim temelli göç, enerji güvenliği, siber güvenlik, salgın hastalıklar ve güvenliğin biyolojik koşulları ve gıda güven(siz)liği konularını içermektedir.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 452
En / Boy : 16 / 23.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2020
₺68,40
₺76,00

Bu kitap, nicel araştırma yöntemi ve bu yöntemde kullanılan en genel istatistiki tekniklerle birlikte, yürütülmesi planlanan bir bilimsel araştırmada araştırmanın giriş kısmının yazımında nelere dikkat edilmesi gerektiği, araştırmanın amacının nasıl ifade edilmesi gerektiği, araştırma problemi belirlenirken ve ifade edilirken nelere dikkat edilmesi gerektiği, hipotezin ne demek olduğu ve bilimsel bir çalışmada hipotez(ler)in neden belirtilmesi gerektiği, yöntemin neden önemli olduğu ve bu başlık altında araştırma ile hangi alt başlıkların bulunması gerektiği, evren ve örneklem kavramlarının ne olduğu ve neden önemli olduğu, veri toplama araçlarının ne demek olduğu ve bu aşamada nelere dikkat edilmesi gerektiği, veri analiz tekniklerinin neler olduğu ve tekniklerin hangi kriterlere göre belirlendiği, araştırmanın varsayımlarının ne demek olduğu, araştırmanın sınırlılıkları ile neyin ifade edilmesi gerektiği, sonuç ve tartışma kısmının yazımında nelere dikkat edilmesi gerektiği ve son olarak öneriler bölümünün yazımında nelere dikkat edilmesi gerektiğine ilişkin bilgilerden oluşmaktadır. Bu kitabın hedef kitlesini öğretmenlerle birlikte, lisans ve lisansüstü öğrencileri ve bilimsel araştırma konusunda bir başlangıç ve referans noktası belirlemeyi düşünen herkes oluşturmaktadır. Kitabın alana katkı sağlaması ve tüm ilgililer için yararlı bir kaynak olması dileğiyle. . .


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 104
En / Boy : 16 / 23.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2021
₺27,00
₺30,00

21. yüzyılda Putin'le beraber önemli bir çıkışa geçen Rusya, eylemleriyle ve söylemleriyle uluslararası politikada her zaman adından söz ettirmeyi başarmıştır. Rusya'nın büyük güç olma ülküsünü her fırsatta vurgulayan Putin'in 2000'li yıllarda dış politikada pragmatik eksenli politikalar izlediği gözlemlenmiştir. Uluslararası arenada eşit ve saygın bir devlet olarak görülmeye büyük önem veren Putin, bunun da ilk adımının özellikle yakın çevrede sözü geçen bir aktör olmaktan geçtiğinin farkındaydı. Bu minvalde harekete geçen Putin, Kırım'a müdahale etmiştir. Kırım'da farklı bir savaş tekniği olan ve birden fazla savaş aracının kullanıldığı “melez savaş” (hybrid warfare) kapsamında hareket eden Rusya'nın bu eyleminin Batı'nın NATO ve AB genişlemesi eylemlerine karşı bir reaksiyon olarak ortaya çıktığı görüşleri sık sık dillendirilmiştir. Öte yandan bunun aksine, Rusya'nın Karadeniz güvenliğini sağlamlaştırma ve bu bölgede nüfuz kurarak bölgesel hegemon olma hedefiyle bu eylemi gerçekleştirdiği iddiaları da zikredilmektedir. Sonuç olarak Kırım müdahalesi sonrasında Rusya, büyük güç söylemlerini somutlaştırma fırsatı yakalamış, Ukrayna ve Batı'ya gözdağı vermiştir. Bununla beraber Ukrayna'nın güvenliği ve yıllarca çözüm bulunamayan yeni uluslararası düzen içindeki yeri, Rusya'nın Kırım'a müdahalesi ve Doğu Ukrayna'daki eylemleriyle farklı bir evreye dönüşmüş, tehlikeli ve belirsiz bir görünüme bürünmüştür. İşte bu kitapta, saldırgan realizm kuramsal bakış açısıyla ve uluslararası politikadaki müdahalecilik olgusu çerçevesinde Rusya'nın Kırım üzerindeki saiklerini anlamlandırmaya odaklanılmış ve Rusya-Ukrayna arasındaki ilişkiler de derinlemesine incelenmiştir. Kitap, bu yönüyle diğer çalışmalardan ayrılırken Rusya'nın taktiksel ve stratejik manevralarını içselleştirmede de önemli bir rehber olma rolü üstlenmiştir.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 570
En / Boy : 13.5 / 21.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2020
₺71,10
₺79,00

Siyasal sistemlerin biçimsel çerçevesi, ilgili ülkenin anayasası ve yasalarınca belirlendiğinden, siyasal rejimin genel özellikleri ve işleyişi konusunda belirli ölçüde fikir sahibi olunabilmektedir. Ancak bir ülkenin anayasa ve bazı temel yasaları yanında o ülkenin tarihi, coğrafi, sosyal, kültürel ve ekonomik özelliklerine, siyasal partilerine, parti sistemine, seçim sistemine, baskı ve çıkar gruplarına da bakmak, siyasal sistemin o ülkedeki işleyişi konusunda daha doğru, daha tutarlı analiz yapabilme düzeyimizi daha da arttırabilecektir.
Bu çalışma; birbiriyle belirli ölçüde bağlantılı, belirli ölçüde bağımsız iki ciltten oluşturulmuştur. Bu ilk ciltte; devlet, devlet kuramları, devletin unsurları, demokrasi, yasama, yürütme, yargı, seçim, seçim sistemleri, baskı ve çıkar grupları ile parti sistemleri kuramsal açıdan ele alınmaktadır. Daha sonra siyasal rejimler ve alt türevlerine uygun düşecek ülke uygulamalarına yer verilmektedir. Güçler birliğine dayalı sistemlerden Meclis Hükümeti Sistemi’ne kısmi örnek olarak İsviçre uygulamasına yer verilmektedir. Güçler ayrılığına dayalı siyasal sistemlerden parlamenter sistemlerin Meşruti Monarşili Parlamenter Sistem örneği olarak İngiltere, İsveç ve Suudi Arabistan ülke uygulamalarına ve Cumhuriyetli Parlamenter Sistem örneği olarak Almanya, İtalya ve Güney Afrika Cumhuriyeti ülke uygulamasına yer verilmektedir.

İkinci ciltte ise güçler ayrılığına dayalı sistemlerden yarıbaşkanlık sistemlerinin beş alt türevi ile ilgili 10, başkanlık sistemlerinin alt türevleri ile ilgili 4 farklı Başkanlık Sistemi’ne ve Türkiye'deki Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne yer verilecektir.
Okuyucuya yararlı olması dileğiyle...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 400
En / Boy : 16 / 23.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2020
₺58,50
₺65,00

2001 yılındaki uluslararası müdahale ile yönetimden uzaklaştırılan Taliban, yirmi yıl aradan sonra Afganistan’da tekrar yönetimi ele geçirmiştir. Afgan Siyasal Hayatında Taliban başlıklı bu eserde, Yazar; 2014-15 yıllarında Kabil’de yürütmüş olduğu üst düzey görevin de birikimiyle Taliban’ın başarısının, NATO ve Afgan Hükûmetinin ise başarısızlığının nedenlerini incelemektedir. Kitap, Afganistan’ın özellikle yakın tarihine, coğrafyasına, etnik bölünmüşlüğüne, mezhep yapısına, güç odaklarına, diğer ülkelerin çıkar ve yaklaşımlarına, devletin kırılganlığına, Taliban’ın geçmişi ve bugününe, Afganistan'da uluslararası müdahale sonrası yaşanan gelişmelere, ülkenin bugünkü durumuna ışık tutmakta, ayrıca ülkenin geleceğine yönelik öngörülerde bulunmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 256
En / Boy : 15.5 / 21.5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 10.2021
₺61,20
₺68,00

Almanlar kimdir? Dünya tarihinde nasıl bir rol oynamışlardır? Bugün Almanya hangi meseleleri tartışmaktadır? Almanlar, Roma İmparatorluğu’ndan bugüne, tarihin birçok önemli anında sahne almış kadim bir millettir. Orta Çağ’ın irili ufaklı Alman prenslikleri ve krallıklarının kimi zaman bir imparatorluk ve nihayetinde bir ulus devlet olarak birleşebilmelerinin hikâyesi uzun, ilginç ve öğreticidir. Hiç şüphesiz Almanya, ekonomik, siyasal ve kültürel açıdan günümüz dünyasının en önemli aktörlerinden biridir. Din savaşları, işgaller, trajedi ve zaferler Alman tarihinin renkleridir ve bu renklerin manasını anlayabilmek dünya tarihini analiz edebilmek için önemlidir. Uzun bir araştırmanın neticesinde kaleme alınmış Alman Milliyetçiliğinin Dünü ve Bugünü adlı bu eser, Alman milletinin ortaya çıktığı zamandan bugüne kadar olan sürece ışık tutabilmeyi ve günümüz Almanyasının yüzleştiği aşırı sağ, popülizm gibi olguları bilimsel açıdan anlayabilmeyi amaç edinmektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 188
En / Boy : 13.5 / 21.5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 8.2021
₺44,10
₺49,00

Milli Görüş Hareketi, insanlığın tarihin en buhranlı dönemlerine şahit olduğu 20. asırda “Yeni Bir Dünya” kurma ideali ile ortaya çıkmıştır. Prof. Dr. Necmettin Erbakan ve bir grup, arkadaşı ilk adımın atıldığı 1969 yılından bugüne kadar Türkiye’de meşru zeminde siyasi mücadele ile iktidara gelme ve İslam dünyasına önderlik edebilecek Yeniden Büyük Türkiye’yi kurabilmenin mücadelesini vermişlerdir. Milli Görüş Hareketi’nin öncü kadrosu olarak ifade edebileceğimiz Prof. Dr. Necmettin Erbakan ve yol arkadaşları, siyasi mücadeleleri boyunca engellemelere, tehditlere, kendilerine yapılan cazip tekliflere rağmen inandıkları yoldan ve ideallerinden asla vazgeçmemişlerdir. Bu kitap; her biri Türkiye siyasi hayatında 50 yıllık bir sürece damga vurmuş, siyasete kazandırmış oldukları duruş ve ilkeleri ile taraflı tarafsız ekseriyetin takdirini toplamış olan Milli Görüş Hareketi’nin öncü kadrolarının biyografilerini konu edinmiştir. Bu çalışma ile okuyucuların, her biri farklı niteliklere sahip olan Milli Görüş Hareketi’nin öncü kadrolarının hayatlarını ve mücadelelerini derli toplu bir şekilde bulabilecekleri bir eser ortaya konulması hedeflenmiştir. Bu çalışma; Milli Görüş lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan, Süleyman Arif Emre, Rıza Ulucak, Mehmet Recai Kutan, Lütfü Doğan, Fehim Adak, Ahmet Tekdal, Şevket Kazan, Oğuzhan Asiltürk, Yasin Hatipoğlu, Cevat Ayhan, Temel Karamollaoğlu ve Bahri Zengin olmak üzere öncü kadrodan 13 ismin hayatlarına ilişkin bölümlerden oluşmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 356
En / Boy : 13.5 / 21.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2021
₺39,60
₺44,00

Bu kitapta, klasik bir örgütsel davranış kitabında yer alan konulara ulaşamayacağınız konusunda sizleri uyarmalıyız çünkü bu eserin amacı alanyazında daha önce çokça ele alınan konuları tekrarlamak değildir. Tam aksine örgütsel davranışın pek de anılmayan karanlık yüzüne ışık tutmaktır.

Kitabın bu şekilde tasarlanmasının nedeni ise organizasyonlarda liderlik, güç, motivasyon, örgüt kültürü gibi konuların önemi kadar ayrımcılık, sessizlik, sinizm, dedikodu, intikam, zorbalık ve yalnızlık gibi konuların yıkıcı etkisinin de ne kadar önemli olabileceğine dikkat çekmektir. Bir diğer nedeni ise basmakalıp bir şekilde verimliliğe odaklanıp “sözde” insan davranışlarını odağa alan, özde ise organizasyonların verimliliğini merkeze alan yaklaşımlara bir alternatif oluşturabilmektir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 378
En / Boy : 16 / 23.5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 8.2021
₺73,80
₺82,00

After the Cold War, International Relations has seen a resurgence of interest in the study of regional powers. Scholars have been paying increasing attention to regional powers as important actors in world politics and studying their foreign policy, but few if any studies have discussed the behaviors of regional power comprehensively and comparatively. The purpose of this book is to gain a better understanding of regional power foreign policy strategies and behaviors by analyzing them comprehensively and comparatively. Unlike previous studies on cooperation and conflict within regions, this study focuses on the reasons for the strategic tendencies and motivations of regional hegemons and great powers and their effects on regional cooperation and conflict. Moreover, departing from Hegemonic Stability Theory, this book also aims to explore similarities and differences between regional and global hegemonic foreign policy strategies.


Basım Dili : İngilizce
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 154
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 3.2021
₺44,10
₺49,00

Dünya örnekleri bakımından yerel yönetimlerin yönetim tercihleri, ülkelerin siyasi yapıları ile yakından ilgilidir. Bu bakımdan her ülkenin kendine has özellikler sergilemesi kaçınılmazdır. Bu yüzden yerel yönetim konusu tek başına bir siyasi tercih veya yönetim birimi olmaktan ibaret değildir. Kentleşme, kırsal kalkınma, çevre, yönetim ve yönetişim gibi pek çok alan bu süreçlerin bir parçasıdır.

Kitap kapağında bayrakları yer alan 26 ülke, dünyanın farklı bölgelerinden ve farklı yönetim şekillerine sahip ülkelerden seçilmiştir. Kitapta, bu ülkelerin siyasal ve yönetsel yapılanmaları ve yerel yönetimlerin idari ve mali yapıları yer almaktadır. Üniter ve federal yapılar birlikte incelendiği için çok farklı uygulamaları bir arada görmek mümkündür. Türkiye’nin AB süreci de göz önüne alınarak kitabın son bölümünde Avrupa Birliği’nde subsidiarite ilkesinin mali görünümüne yer verilmiş ve uygulamadaki farklılıklar ortaya konulmuştur. Ayrıca her bir ülke ele alınırken, bölüm sonlarında Türkiye ile karşılaştırması yapılarak değerlendirmelerde bulunulmuştur.

Bu kadar farklı ülkenin bir arada yer alması aynı zamanda mukayese imkânı da sunmaktadır. Kitap içeriğinde bilindik ve alışageldik yerel yönetimler listesinde yer alan ülkeler dışında da ülke örnekleri yer bulmaktadır. Merkezî planlamadan piyasacı ekonomi anlayışına geçen ülkelerin bu kitap çalışmasında yer alması, uzak coğrafyalar ve literatürde az bilinen ülkelerin varlığı bu çalışmayı hem uzmanlar hem de araştırmacılar için değerli kılmaktadır. Unutulmamalıdır ki yerel halkın “toplam mutluluğu” iyi uygulamaların yaygınlaşması ile mümkün olacaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 832
En / Boy : 16 / 23.5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 2.2021
₺111,60
₺124,00

Uzun soluklu müşterek bir çabanın ürünü olan Çağdaş Siyasal Akımlar kitabı, Türkçe literatürde yer edinmiş birkaç çeviri eser hariç olmak üzere konuları kapsamında ve yazar portföyüyle alanında ilk olma özelliği taşıyor. Türkiye’nin çeşitli üniversitelerinden farklı bilim dallarına mensup akademisyenleri buluşturan bu interdisipliner çalışma, ilk, orta ve son dönem siyasal ideoloji ve düşünceleri cem etmesi yönünden ayrı bir değer taşıyor.

Kitabı alanında seçkin bir yere oturtan en temel nitelikse uluslararası ilişkiler, siyaset bilimi, sosyoloji, kamu yönetimi ve iletişim gibi bilim disiplinlerini buluşturan bir çalışma olmasıdır. Bu yanıyla da anılan alanlarda eğitim gören veya uzmanlaşmak isteyen ya da ders anlatımlarında kaynak kitap olarak istifade etmek isteyenler için bir başucu kaynağı olma iddiası taşıyor. Liberalizmden sosyalizme, muhafazakarlıktan faşizme, kapitalizmden sosyal demokrasiye kadar alanın çok temel tartışmalarını yeni ve güncel perspektiflerle ele alan kitap;

İslamcılık, sekülerizm, çevrecilik, Arap milliyetçiliği gibi literatürün pek de değinmediği konuları ayrıntılı olarak işlemiş olup modern döneme ait askeri vesayet, Hindu milliyetçiliği, göç, dijitalleşme ve kamu yönetiminde dijital dönüşüm gibi son derece önemli ve yeni konulara muhtevi olması yönünden de son derece dikkat çekicidir. Son olarak insanlığın içinden geçtiği salgın döneminde küresel siyasetle birlikte pandemi konusunu işlemiş olması da çalışmanın güncelliğini kanıtlayan özellikler arasında yer almaktadır. Bilim dünyasına hayırlı olması dileğiyle…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 560
En / Boy : 16 / 23.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2021
₺80,10
₺89,00

Kitle iletişimi ve medya alanında son 50 yılda yaşanan büyük gelişmeler, demokratik siyasi faaliyetleri de büyük ölçüde etkilemiştir. Akıllı telefonları, tabletleri veya bilgisayarlarıyla her tür enformasyona, habere, kültür-sanat ürününe ve eğlenceye çok kolay bir biçimde ulaşabilen günümüz insanı, artık ülke sorunlarından ve siyasi gelişmelerden çok çeşitli kaynaklardan haberdar olabilmenin yanı sıra siyasi tartışmaları, uzman görüşlerini ve çözüm önerilerini de medya aracılığıyla izleyebilmektedir. Medyanın siyasetin asıl sahnesine dönüştüğü böyle bir dünyada, sosyal medya da insanların siyasi tartışmalara katılabildiği ve görüşlerini ortaya koyabildiği yeni bir kamusal alan niteliği kazanmaktadır.

Siyasi faaliyetlerin büyük ölçüde medya ve sosyal medya üzerinden gerçekleşmeye başladığı bir çağda, demokrasinin siyasi katılım, siyasi iletişim, seçim kampanyaları ve propaganda, siyasi pazarlama ve reklam, kamuoyu oluşumu gibi pek çok ögesi yeni biçimlere bürünmektedir. Ancak, bu süreçte seçmenleri yönlendirmeye yönelik algı yönetimi çabalarının da artmış olması, siyasi güven sorununu en önemli başlıklardan biri hâline getirmektedir.

Siyaset, medya ve seçmen konusundaki yeni gelişmeleri farklı boyutlarıyla tartışmaya açan bu kitap, Siyaset Bilimi ve Siyasi İletişim bilim dallarında araştırmalar yapan uzman akademisyenlerce hazırlanan 12 bilimsel makaleden oluşmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 274
En / Boy : 16 / 23.5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 12.2020
₺66,60
₺74,00

Komplo teorilerine kimler inanır?
Bazıları komplo teorilerine inanmaya neden başkalarından daha yatkındır?
Böyle inançların sonuçları nelerdir?
Gerçeğe dönüşen bir komplo teorisi hiç oldu mu?
Komplo Teorilerinin Psikolojisi, komplo teorilerini politikadan iş hayatına kadar uzanan geniş sosyal bağlamlarda inceleyerek, bu inançların çağımıza özgü olduğu efsanesini çürütür. Bu kitapta, bazılarının komplo teorilerine inanmaya başkalarından daha yatkın olmalarının sebeplerini, komplo teorilerinin tanımlanabilir ve tahmin edilebilir psikolojik süreçlerle nasıl üretildiklerini anlatacağız.
11 Eylül terör saldırıları ve iklim değişikliği gibi örnekleri de sunan Komplo Teorilerinin Psikolojisi, bu gibi inançların her zaman mantıksız olmadığını, patolojik olmaktan uzaklığını ve bireylere, toplumlara zarar verebileceğini göstermektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 120
En / Boy : 12.5 / 19.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2021
₺24,65
₺29,00

İnsanlık tarihi boyunca her dönemde varlığını devam ettiren terörizm, değişen ve gelişen koşullara uyum sağlayarak uluslararası barış ve güvenliği tehlikey e düşüren en ciddi tehditlerden birisi hâline gelmiştir. Günümüzde terörizm ulusal sınırları aşmış ve uluslararası terörizm biçimine dönüşmüştür. Hiç şüphesiz terörizmin ulusal sınırları aşması ile birlikte içeriği ve boyutları da büyük ölçüde değişmiş ve daha karmaşık bir güvenlik sorunu hâline gelmiştir.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 304
En / Boy : 13.5 / 21.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2020
₺47,70
₺53,00

Bu kitapta, iki entelektüel siyaset adamı İsmail Cem ve Ahmet Davutoğlu, konstrüktivist/sosyal inşacı kuram bağlamında ele alınmıştır. Uluslararası sistemin durumu göz ardı edilmeden, dış politikada yapan/fail konumunda olan bireye kitap boyunca öncelik verilmiştir. Bu hâliyle kitap birey seviyesinden Türk dış politikasını anlamayı hedeflemektedir. Kitapta Cem’in ve Davutoğlu'nun hayatları, politik kimlikleri ve dış politika tasavvurları ortaya konulurken; Dışişleri Bakanı oldukları zamanlarda Türk dış politikasını kendi dış politika tasavvurlarına göre nasıl şekillendirmeye çalıştıkları değerlendirilmiştir. Kendilerine özgü dünya görüşleri, entelektüel birikimleri ve dış politika tasavvurlarıyla Kemalist elitlerin inşa ettiği geleneksel dış politikaya eleştiri getirmişlerdir. Kimlik, tarih, kültür, medeniyet gibi kavramları dış politikada kullanarak yeni tanımlar, tasarımlar ve eylemler ortaya koymuşlar, böylece Soğuk Savaş sonrası Türk dış politikasını etkileyen failler hâline gelmişlerdir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 190
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 5.2020
₺36,00
1 2 3 ... 125 >
Çerez Kullanımı