• Kaplanın Sırtında
    Kaplanın Sırtında
  • Kâğıt Kesiği
    Kâğıt Kesiği
  • Ken Taç Dis
    Ken Taç Dis
  • Masal KADIN
    MASAL KADIN
  • Osman Pamukoğlu
    Debreli Hasan Geronimo
  • İdil Yazar - Çikolata
    İdil Yazar
  • Metin Akpınar Sahneye Adanmış Bir Ömür
    Metin Akpınar Sahneye Adanmış Bir Ömür
  • Zabel Yesayan Yaşamı ve Eserleri
    Zabel Yesayan Yaşamı ve Eserleri

The Sunday Tımes En İyi Doğa Kitapları 2020

2020 Waınwrıght Prıze Fınalıst

Gezegenimizin geleceğini umursayan herkes bu şarkıya kulak vermeli...

Bir doğaseverin arıların yaşamına ve doğal dünyaya tutkulu yaklaşımı...

Nasıl olur da kozasından yeni çıkmış bir arı hangi çiçeğin kendisi için en iyi polen kaynağına sahip olduğunu bilebilir? Hangi çiçeklerin çoktan “ziyaret edildiğini” ve hangilerinin halen daha sunacağı hediyeler olduğunu söyleyebilir? Stratejileri var mıdır? Evrimleşmemizde nasıl bir rol oynarlar? Dahası arılar olmasaydı dünyamıza ne olurdu?
Arı savunucusu, yaban hayat bahçıvanı ve doğa bilimci Brigit Strawbridge Howard, ARILARLA DANS kitabında bizleri danslarıyla ekosisteme hayat veren arıların ve güzel bitkilerin görmezden gelinen büyülü ve zengin dünyasına davet ediyor. Bu eşsiz kitapla bizi insan yapan şeyin ve doğa ile nasıl bağlantı kurduğumuzun dokunaklı ve etkileyici şarkısını dinleyeceksiniz. Gezegenimizin geleceğini umursayan herkes bu şarkıya kulak vermeli...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 328
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2021
₺44,80

Suç ve adaletsizlik...

Amerikalı yazar Andrew Case’in polisiye romanlarında ustalıkla sorguladığı, okuru duygusal ve düşünsel açıdan etkili bir şekilde sarstığı iki temel kavram...

Büyük korku yazarın bu bağlamda en çok konuşulan, hakkında en fazla eleştiri yazılan kitabı...
Piş işlere bulaşan bir polisle onun peşine düşen başka bir polisin tekinsiz bir ortaklığa sürüklenen ilişkilerinin anlatıldığı büyük korkusürükleyici kurgusunun yanı sıra, sürprizli akışı ve düşünmeye sevk ettiği derinlikli adalet sorgulamasıyla soluksuz okunacak bir roman...

Silahlı bir adamı vuran Dedektif Mulino, vurduğu adamın da polis olduğundan habersizdir. Özgürlüğünü ve rozetini kaybetmemek için lehine delil göstermesi gerekiyordur ancak kurbanının elindeki silah kayıplara karıştığından kendini savunduğu açıklamasına sığınamaz.
Diğer yandan Dedektif Mitchell, bütün bu iddiaları araştırmak için sahnededir. Zamanla görür ki ortada pis işlere bulaşmış bir polisin başına gelenlerle açıklanamayacak kadar birbiriyle bağlantılı başka büyük ve kirli ilişkiler söz konusudur.

Geçtiğimiz on yılda okuduğum en iyi araştırılmış ve yazılmış polisiye romanlardan biri. Bazen ürkütücü, şaşırtıcı ancak her daim merak uyandıran bir kitap. Bu kitabı keşke ben yazmış olsaydım diye düşünerek bitirdim.
Vincent Zandri, New York Times ve USA Today’e göre çok satan The Remains kitabının yazarı

Andrew Case, öyküsünün kalbinde yatan kumpasın çok daha tüyler ürpertici olmasını sağlayan günümüz New York’una özgün ve cesur bir bakış açısı getiriyor. Çarpıcı bir başlangıç. Bu yazar mutlaka takip edilmeli.
Matthew Fitzsimmons, The Short Drop kitabının yazarı


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 312
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2019
₺40,60

Tehlikelerle, kuşkularla ve sırlarla dolu, tekinsiz bir aşk hikâyesi...

Amerikan ulusal kitap ödüllerinden “National Book Award” finalisti, “Washington Devlet Kitap Ödülü” ve “PNBA En İyi Kitap Ödülü” sahibi yazar Deb Caletti’nin her sayfasında okuru yeni bir tahmine sürüklediği gerilim yüklü romanı Ona Ne Oldu bir kurgu şaheseri olarak dünyada referans gösteriliyor.

Isabelle Austen, annesinin ölümünden sonra mirasını devralmak için Pasifik’te doğup büyüdüğü küçük adaya geri döner. Ancak bu dönüş aynı zamanda sevmesi hayli zor bir kadın olan annesinin duygusal mirasına da geri dönmesidir. Yeni boşanan Isabelle, burada kendini oldukça boşlukta hissederken adaya esrarengiz bir adam gelir: Henry North...

Isabelle’in hayatı böylece ebediyen değişir. Bu ateşli ve gergin ilişki birtakım tehlikeli sırlarla doludur. Henry’nin nişanlısının öldüğünü, karısının da ortadan kaybolduğunu öğrenen Isabelle, aşk ile kuşku, paranoya ile tutku arasında sıkışıp kalır. Hayatındaki adamın geçmişini araştırmaya başladıktan sonra bulduğu her ayrıntı onun hayatta kalma şansını biraz daha azaltır. Bu gergin ilişki giderek bir kaçma kovalamaca oyununa dönüşür.

“Caletti, edebi romanı gerilimle birleştiriyor. Okuyucu son sayfaya kadar tahmine devam ediyor.”

- Booklist

“Sıra dışı bir gerilim ve hızlı ilerleyen bir okuma.”

- The Book Review


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 376
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2019
₺47,60

Kuzey Kaliforniya’da küçük bir kasabada yaşayan lise öğrencisi iki genç kız...

Nicole ve Megan...

Kumsalda bir partide görülürler en son. Bir daha da haber alınamaz ikisinden. Polis her yerde onları aramaktadır oysa. Ne yazık ki umutlar giderek kaybolur. Artık ikisinin de hayatından endişe ediliyordur.

Ancak bir yıl sonra tuhaf bir şey olur.
Megan, ormanın derinliklerindeki bir mağaradan çıkagelir. Üstelik yaşadıklarını yazdığı kitapla birlikte meşhur olur. Bu kaçış, adeta bir zafer hikâyesidir onun için... Herkesin gözü Megan’ın üzerindedir ama ne var ki Nicole hâlâ kayıptır...

Nerede olabileceği hakkında kimsenin bir fikri yoktur. Neyse ki Nicole’ün adli tıp doktoru olan ablası, işin peşini bırakmamaya kararlıdır... Üstelik Megan’ın kitabında yazdıklarından çok daha fazlasını bildiğini düşünmektedir...

Kitapları on beş ülkede çok satanlar arasında yer alan gerilim yazarı Charlie Donlea’nın Kaçırılan Kız adlı bu heyecan ve gerilim dolu romanı, zekice işlenmiş kurgusuyla, güçlü anlatımıyla, sürükleyiciliğiyle ve en çok da sürpriz finaliyle okurlarını şaşırtmış, dünyaca ünlü kitap eleştirmenleri tarafından övgüyle söz edilmiş bir eserdir...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 392
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2019
₺33,60

Kitapları bir milyonun üzerinde satan ve uluslararası çok satan gerilim yazarları arasında haklı bir önceliğe sahip olan Anne Frasier’in Beden Okuyucu adlı bu başyapıtı 2017 yılında International Thriller Writers En İyi Gerilim Romanı Ödülü’nü kazandı. Romantik gerilim türündeki eserleriyle RITA, paranormal aşk macerası türündeki eserleriyle de Daphne du Maurier Ödülü’nü aldı. Kitapları ABD çok satanlar listesine girdi ve Mystery Guild, Literary Guild, Book of the Month Club gibi kitap kulüplerinde yer aldı.

Romantizm, şüphe, gerilim ve heyecan unsurlarının hikâye boyunca ustalıkla işlendiği Beden Okuyucu, her sayfasında yeni bir dünyanın ve yeni bir düşünüş biçiminin kapılarını aralıyor.

Üç yıl boyunca yeraltında bir hücrede zorla tutulan cinayet masası dedektifi Jude Fontaine, bu süre boyunca sadece bir kişiyi görebiliyordu... Onu kaçıran sadist adamı... Jude Fontaine’in bu adamın yüzündeki her çizgiyi, her ifadeyi ve aklından geçen her düşünceyi bedenindeki küçük hareketleri izleyerek öğrenmekten başka çaresi yoktu. Üstelik bu çaba, talihsiz dedektifin hayata bağlanmasını ve asla vazgeçmemesini sağlıyordu.

Tecritle ve işkenceyle geçen üç yılın sonunda esaretten kurtulup da özgürlüğüne kavuşan Fontaine’den geriye adalet tutkusu ve beden dilini yorumlama becerisinden başka bir şey kalmamıştı... Cinayet masasındaki işinin başına döndüğünde, yeni ortağı Dedektif Uriah Ashby de diğer meslektaşları gibi Fontaine’in akıl sağlığından kuşkuluydu. Ancak Jude Fontaine, ölülerin bedenini bile kolayca okuyabilecek kadar deneyimli bir iz sürücüydü artık.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 304
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2019
₺40,60

Benim adım Angelica. Stockholm açıklarındaki Gotland Adası’nın sevimli bir şehrinde küçük bir kuaför salonu işletiyorum. Beni bir ilişki koçu, bir dinleyici ya da terapist olarak düşünebilirsiniz. Bir ara kartvizitime “Kuaför ve Sezgisel Terapist” yazmayı düşündüysem de, sonradan insanların sezgilerime göre onları değerlendirdiğimi zannedeceklerinden korkup vazgeçtim. Kuzey mitolojisi hakkında bilgi sahibiyseniz ve Falcının Kehaneti’ni okuduysanız Norn’ları duymuşsunuzdur. Urd, Verdandi ve Skuld, hayatın birbirine sarılı iplerini açan üç kader tanrıçasıdır ve sırasıyla geçmiş, şimdi ve gelecek anlamına gelirler. Tanrıçalar iplerden hangilerini ortak bir kaderde öreceklerine, hangilerinin karanlıkta ilerleyen gemiler gibi uzaktan karşılaşmalarını sağlamaya çalışacaklarına birlikte karar verirler. İşte, iki kız kardeşimle birlikte benim yaptığım da budur. Biz müşterilerimizin sadece saçlarıyla uğraşmıyoruz, hayatlarının bütünüyle ilgileniyoruz. Onlara iyi bir saç kesiminden daha fazlasını sunuyor, iyi bir karşılaşma armağan ediyoruz. Çünkü benlik başkalarıyla tanıştıkça ortaya çıkar ve oluşur, bunu biliyoruz. Koltuğa oturduğunuzda ilk sorum daima “Sizin için ne yapabilirim?” olur. Ve bununla sadece saçlarınızı kastetmem. Yani “Hayatınızla ilgili ne yapabilirim?” demek isterim. İhtiyacınızı anlayıncaya kadar sizi dinlerim. Çünkü tüm cevapları aslında içinizde taşıdığınızı bilirim. Misyonum yazgılara rehberlik etmektir. Aşk Salonu müşterileri tam bir ağız sıkılığına güvenebilirler çünkü buradan hiç sır çıkmaz.

Anna Jansson İsveç’te Gotland Adası’nda yaşıyor. Ülkesinde en çok okunan polisiye roman yazarlarından biri olan Jansson aynı zamanda çocuklar için çok sayıda deneme ve kitap yayımlamıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 336
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2018
₺26,60

Bir astrofizikçi ile fizik öğrencisinin modern dünyaya meydan okuyan sıra dışı ilişkisi...

Ed Phoerum bir ailesi ve iki çocuğu olan, uluslararası bir üne sahip, olgun yaşta bir astrofizikçidir. Amy Ryan ise, dublör olarak başarılı bir kariyeri sürdüren bir fizik öğrencisidir. Dublörlük mesleğinde ölümü taklit etmesine rağmen, kendi geçmişinde kabul edemediği ve acı çektiği bir trajik olay vardır ve bundan dolayı suçluluk duygusu hissetmektedir. Bilimadamı, kamusal ve özel görevlerinden dolayı, genç sevgilisi ile ilişkisini olması gerektiği gibi yaşayamamaktadır. Nadir ve gizli buluşmaları, bir adada bulunan bir evin samimi ortamında ve sihrinde gerçekleşmektedir. Günlük aşklarını ise sanal olarak sürdürmektedirler. Bu ağ onları yavaş yavaş istila eder, tamamen ele geçirir ve aşklarını, olağan gerçeğin kapılarının ötesine sürükler. İletişim sinyallerinin kesilmediği ancak açıklanamayan gizemli bir kaybolma ile yalnızca sanal olan bir varlık ile olan bağın ne hissettirdiğini sorgularken, Giuseppe Tornatore’nin ilk romanı, aşkın internet çağına karşı mücadelesini anlatıyor.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2018
₺23,80

Kalabalık şehirlerde, apartman dairelerine kapanmış, kendimizi başkalarından arındırmış yaşıyoruz. Başka evlerde neler olur, insanlar neler yaşar ruhumuz bile duymuyor.

Peki ya bir gün bir komşu gelseydi ve her şeyi değiştirseydi?

Kocasının ölümüyle genç yaşta yalnız kalan Celia, Brooklyn’de sahibi olduğu küçük bir apartmanda yaşamaktadır. Takıntılarıyla boğuşan bu genç kadın kendine onu rahatsız etmeyecek, hayatına burnunu sokmayacak, yine kendisi gibi hayattan izole olmuş kiracılar seçmiştir. Her şey tam olarak istediği gibidir. Ta ki kiracılarından biri evini yakın arkadaşı Hope’a bırakıp gidene kadar. Çok çekici bir kadın olan Hope apartmana adımını atar atmaz bir çalkantı başlar ve apartmanı “temellerinden” sarsar.

Celia ne kadar direnirse dirensin Hope’un cazibesinin karşısında kendini alıkoyamaz ve o da hayatı yeniden keşfetmeye koyulur. Kiracılarının hayatlarına yavaş yavaş burnunu sokmaya ve hem kendi hem de onların sınırlarını aşmaya başlar.

Artık bu apartmanda kavga, gürültü, kahkahalar, bolluk bereket ve bolca da cinsellik vardır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 240
En / Boy : 13 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2017
₺33,60

1991 yılında Sture Bergwall adında bir dolandırıcı ve uyuşturucu bağımlısı bir banka soygununu o kadar yüzüne gözüne bulaştırdı ki ceza yerine psikolojik tedavi alması gerektiğine karar verildi. İsveç’in en iyi ruh ve sinir hastalıkları hastanelerinden birine yatırılıp psikoterapiye ve ağır bir ilaç kullanımına başlatıldı.

Terapileri esnasında çocukluğundan birtakım çok ağır ve kötü anılar su yüzüne çıkmaya başladı. Ailesi tarafından istismara uğramış, ensest ilişki ve işkence kurbanı olmuştu. Sonunda aslında İsveç polisinin yıllardır çözemediği birçok seri cinayetin de suçlusunun kendisi olduğunu açıkladı Otuzdan fazla insanı öldürdüğünü, tecavüz ettiğini ve hatta bazılarını yediğini itiraf etti. Kendiyle ilgili gerçeklerle yüzleşirken kendine yeni bir de isim buldu: Thomas Quick. Mahkemeye çıkartıldı ve 30 cinayetin sekizinden suçlu bulundu.

2008’de ise itiraflarının hepsinin uydurma olduğu ortaya çıktı ve Thomas Quick bütün suçlarından beraat etti. O cinayetleri işlememiş, kimseyi de yememişti.

Peki ne olmuştu? İsveç’in en iyi araştırmacı gazetecilerinden biri olan Dan Josefsson bu kitapta bize başından sonuna bu tuhaf vakanın bütün detaylarını anlatıyor.

Thomas Quick’in Tuhaf Vakası, uyuşturucu ve ilgi bağımlısı bir adamın yanlış psikanalistlerin elinde, ağır ilaç kullanımıyla birlikte nasıl bir oyuncağa dönüştüğünün hikâyesi...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 576
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2017
₺50,40

Başkan Bill Clinton, Judi Dench, James Corden, Margaret Atwood, Annie Lennox, Marina Abramović, Sir Richard Branson, Jude Law, Harry Belafonte, Olivia Colman, Simon Cowell, Mike Bloomberg, Ruby Wax, Alain de Botton, Jo Malone...

Hepimizin en azından adını duyduğumuz bu isimler Richard Reed’in kitabındaki ilham kaynağı fenomenlerden sadece birkaçı.

1988 yılında “Masum İçecekler” adlı şirketi kurup 2013 yılında Coca-Cola’ya satan Richard Reed yıllar içerisinde pek çok saygın ve ünlü simayla tanışma, arkadaşlık etme fırsatı buldu ve onlarla vaktini hiçbir zaman boşa harcamadı: Bu hayatta neler öğrendik- lerini, “tek bir öğüt verebilecek olsalardı” ne diyeceklerini sordu.

Ve işte ortaya elinizdeki bu nadide eser çıktı.

Sana Tek Bir Şey Söyleyecek Olsaydım yalnızca birbirinden önemli kişiliklerin anekdotlarıyla dolu bir yapıt değil, aynı zamanda eğlenceli, çok iyi bir dille yazılmış, profesyonelce tasarlanmış, yazarın her biriyle nasıl vakit geçirdiğine, hangi ortamlarda neler yaşadığına tanıklık eden ve lafı çok da uzatmadan esas söylemek istediklerini yalın bir dille ortaya koyan bir başucu kitabı...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 288
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2017
₺23,80

Bir başka satranç ustasına âşık olan ve karşılıklı oynadıkları müsabaka sırasında o kadına karşı hissettiklerini oyun taşlarını hareket ettirirken yaptığı hamlelerle ifade etmeye çalışmış olan dünya şampiyonu bir satranç ustasının hikâyesi yok bu kitapta.

Büyük Okyanus’taki Paskalya Adası’nda bulunan her biri 70 ton ağırlığındaki anıtsal taş heykellerin sayılarının 887 olduğu ve bir erkek tarafından bir kadına aşk ilan etmek için dikilmiş olduğu da yok.

Ortaçağda bir genç kadının marangoz bir gencin dikkatini üzerinde toplayabilmek amacıyla düğmeyi icat etmiş olması da anlatılmıyor.

1928 yılından 1938 yılına kadar yerine ulaştırmak üzere ona teslim edilmiş mektupların arasından aşk mektuplarını seçip ayıklayarak kendisine saklamış olan İsveçli postacının hikâyesi de olabilirdi bu kitapta ama maalesef o da yok.

Aşk ve özleme dair bu hikâyeler yokken siz bir de olanları düşünün.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 246
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2017
₺22,40

Genç avukat Lily, Ed ile evlendiğinde yepyeni bir başlangıç yapmaya, yaşamının karanlık dönemine ait sırları geride bırakmaya kararlıydı. Ancak tam da o günlerde hayatında ilk kez bir cinayet davasının savunmasını almak zorunda kaldı ve Joe ile tanıştı. Anlayamadığı bir şekilde kendini bu hüküm giymiş katil zanlısına yakın hissediyor, neler olacağını kestiremiyordu.

Aynı günlerde Lily’nin hayatına giren biri daha vardı. Yan komşusunun küçük kızı Carla. Henüz dokuz yaşında olmasına rağmen Carla’nın da bildiği bazı sırlar vardı ve bunların ne kadar kuvvetli birer silah olduğunu çok iyi anlıyordu. Sırların ona istediği her şeyi verebileceğini erken öğrenmişti.
Annesiyle beraber mahalleden taşınan Carla on altı yıl sonra geri dönüp de Lily’yi bulduğunda olaylar zinciri başlayacak ve kimse olacakların önüne geçemeyecekti.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 424
En / Boy : 13 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2017
₺33,60

Korku içinde geçen yıllar... Söylenen onlarca yalan... Doğum esnasında bile ağzından bir şey kaçırma korkusu yaşadığı için her tür ilaca karşı koyan genç bir kadın...

Edith Hahn Viyanalı, yükselen Nazi gücü karşısında sözünü esirgemeyen bir Yahudi’ydi.
Gestapo onu önce Getto’da yaşamaya, sonra da çalışma kamplarında işçilik yapmaya zorladı.
Aylar sonra tekrar evine dönebildiğinde saklanması gerektiğini, aksi takdirde başına daha kötü şeylerin geleceğini anlamıştı ve böylelikle yeraltına indi.

Bir kez daha gün yüzüne Hıristiyan bir arkadaşının yardımıyla, Münih’te Grete Denner ismiyle çıktı ve orada Nazi Partisi üyesi olan Werner Vetter ile tanıştı. Vetter, Hahn’a çılgınca âşık oldu ve çift çok geçmeden evlendi.

Hahn, korku içinde geçen yıllarını günlüğüne kaydetmeye devam etti; çalışma kamplarının fotoğraflarını çekip sakladı. Biriktirdiği bu fotoğraflar ve yüzlerce doküman bugün Washington’da Ulusal Soykırım Müzesi’nde muhafaza ediliyor. Elinizde tuttuğunuz kitapta ise bir hayatta kalma mücadelesi en ufak ayrıntısına kadar anlatılıyor.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 280
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2017
₺23,80

“Bu edebi değeri yüksek, karışık anlatımlı gerilim romanı, lanetli bir ev, çözülmemiş bir cinayet ve kusursuz bir kurgu içeriyor.”

 - The New York Times

New York’un uzak banliyölerinden Chosen’da bir kış günü öğleden sonra geç saatlerde Profesör George Clare, komşusunun kapısını korkunç bir haberle çalar: Evden işe döndüğünde, karısı Catherine’i yatağında ölü bulmuştur. Birileri karısının kafasına bir balta indirmiştir, hem de üç yaşındaki kızları Franny koridorun karşısındaki odasında oynarken.

Chosen’ın yeni sakinleri olan Clare ailesi içten bir karşılama görmemiştir; bir zamanlar popüler bir süt çiftliği olan evleri, eski sahiplerinin üç oğlunu öksüz ve başıboş bırakan bir trajediyle lanetlidir. Karanlık bir sır, diğerlerini açığa çıkarmak için gün yüzüne çıktıkça ve Clare çiftinin evliliğini sürdürdüğü çiftliğin geçmişiyle yarışacak kadar uğursuz bir karanlık aydınlandıkça Elizabeth Brundage, bir topluluğun peşini nesillerce bırakmayacak yaraların ve her birimizin içindeki, bizi tarifi imkânsız şeyler yapmaya yönelten karanlık arzuların zengin ve karmaşık bir portresini çiziyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 480
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2018
₺33,60

Tek yumurta ikizi kız kardeşler.
Aralarında kopmayan psişik bir bağ var.
Ta ki biri ortadan kayboluncaya kadar.

“Ya çok kötü bir şey olduysa ve hepsi benim suçumsa?
Dün gece gördüğüm rüyayı hatırlıyorum.
Kardeşimin sesi: Kimseye. Bir şey. Söyleme.
Ama birine söylemem gerek.”

Kimse Rachel ve Alice’i birbirinden ayırt edemiyor. Ama onlarınki fiziksel bir benzerlikten öte... Birinin vücudu yaralandığında diğerinde aynı yerde yara izleri beliriyor.

İkizlerden birinin aniden kaybolmasıyla, bir köprünün yıkılması gibi aniden kopan bağlantı geride kalanı harekete geçiriyor. Bir kayboluşla başlayan gizemli hikâyeyi çözmek için aralarındaki bu eşsiz bağ yeterli olabilecek mi?
Yoksa çok şey paylaştıklarını sanıyorlarken ortaya çıkan gizli sırlar, onların hayatını sonsuza kadar değiştirecek mi?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 360
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2018
₺26,60

Dibe vurulduğunda gidecek tek bir yol vardır: Kuzey.

Eski sorgu görevlisi Thorkild Aske, gözaltına alındığı hapishaneden çıkar çıkmaz Norveç’in kuzeyine, denizin okyanusa açıldığı yere gitmeye zorla ikna edilir. Orada, artık kullanılmayan deniz fenerinde genç bir adam kaybolmuştur.

Ülkede sonbahar fırtınalarının ve karanlık zamanlara geçişin can sıkıcı döneminin başlangıcıdır.
Kısa süre sonra Aske’nin o rüzgârlı bölgede, terk edilmiş deniz fenerinde yalnız olmadığı açıklık kazanacaktır. Yüzü olmayan bir kadın cesedi bu yolculuğunda ona eşlik etmektedir...

“Heine Bakkeid, Türk polisiye roman okuruyla buluşuyor. Ben hepinizden çok şanslıyım ki bu romanı ilk kez okuyanım. Sakin kuzeyin şiddetine teslim olmuş polisiye okurlarının yeni kitaplarını heyecanla bekleyeceği bu Norveçli yazarı çok seveceğinizden eminim.”

Ayşe Erbulak


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 368
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2018
₺16,20

Harika bir anne, iyi bir eş, mükemmel bir arkadaş, mutlu bir kadın. Şikayet etmek nedir bilmeyen, hayatının her anını seven Madeline bir gün neden bir binanın tepesinden atladı? Neden ölmek istedi?

Geride bıraktığı kızı ve kocası bunun sırrını çözmeye çalışadursun Madeline bulunduğu araftan onlara yardım etmeye çalışıyor. Kocasına yeni bir sevgili bulmalı, kızına ise onu çok sevdiğini ve ölümünün onun suçu olmadığını anlatmalı. Bunun için de yeri geliyor kızının aklına bir şarkı düşürüyor, yeri geliyor en yakın arkadaşına kızını ziyaret etmesini fısıldıyor. Fakat zamanı dar. Yeryüzündekilerle kurabildiği bağ her gün biraz daha azalıyor. Ve tamamen yok olmadan her ikisine de son kez onları çok sevdiğini anlatmalı.

Pek çok yerde ağlatan ama zaman zaman da güldüren Hayatım Güzeldi okura sevmenin, kaybın ve iyileşmenin her anını en yalın haliyle yaşatıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 320
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2017
₺15,55

Tinder, Facebook, Happen, Instagram, Scorp... Gerçek aşkını bulmak için onlarca internet aracı... Pek çok hayal kırıklığı, uyumsuz eşleşmeler... Vazgeçecek noktaya geldiniz değil mi? Peki ya basit bir tükürük testi bütün probleminizi çözecek olsaydı? Sizi bu dünyadaki öteki yarınız ile buluşturmayı garanti etseydi? Hem de bu bir DNA testi sonuçta; tamamı ile güvenilir.

Sevgili bulmak için uğraşmaya, doğru muydu değil miydi diye düşünmeye gerek yok.

Sorun şu: DNA eşiniz dünyanın öteki ucunda yaşıyor olabilir, sizden çok daha yaşlı, evli, sizinle aynı cinsten ve hatta bir psikopat olabilir.

Mandy DNA eşini bulan kocası tarafından terk edilmiş, orta yaşlı bir kadın. Ve şimdi o da aşkın peşinde.

Jade’in ruh ikizi Avustralya’da yaşıyor. Bir gün gerçekten tanışacaklar mı?

Nick’in nişanlısı tam evlilik öncesi testi yaptırmaları gerektiğinde ısrarcı. Sonuç olumsuz çıkacak olursa ilişkileri buna dayanabilecek mi?

Ellie yalnız ama çok başarılı bir CEO. Kariyeri adına pek çok şeyden vazgeçmiş. Bu test ona mutluluğu getirecek mi?

Christopher ise köşede bekleyen bir psikopat. Peki beklediği kim?

Her bir hikâye inanılmaz dönemeçlere giriyor ve okuru son sayfaya kadar diken üstünde tutuyor.

“Gerçek Aşk” nefes nefese okunan bir psikolojik gerilim romanı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 400
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2017
₺50,40

Herkesin alıp başını gitmek istediği bugünlerde soruyoruz:
Sürekli yolda olmak nasıl bir his? Kimler bu göçebeler? Neden rahat hayatlarını bırakıp yollara düştüler? Gezmek için parayı nereden buluyorlar? Ve en önemlisi onlar için hayatın anlamı ne?
Bu kitapta yıllardır yeri yurdu ya da bir işi olmadan gezen göçebeler bütün bu sorulara cevap veriyorlar. Onlar modern çağ kâşifleri, hiçbir bağları olmayan avareler.
Onlar için özgürlük ve kendi hayatlarını yaşayabilmek her şeyden daha önemli. Onlar Büyük İskender’in, Jean-Jacques Rousseau’nun ve George Orwell’in ayak izlerini takip ediyor, hayata tıpkı onlar gibi bakıyorlar.
Basit ve güzel bir hayat mümkün. İşte EVSİZ’in kahramanları çağlar öncesinden kalan bu sadeliğe yeniden nasıl kavuştuklarını anlatıyorlar. Bu kitabı okurken siz de ev, ulus, özgürlük, gitmek kavramlarını yeniden tanımlayacak ve belki de bavulunuzu toplamaya başlayacaksınız...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 168
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2017
₺9,72

Genç bir kadın Los Angeles’tan Mumbai’ye kayıp arkadaşını aramak için giderken, kendi hayatının sırlarını da orada bulacağını bilmiyordu...

Hindistan 1986: Annesi, on yaşındaki Mukta’yı kötü kaderinden korumak için Bombay’daki bir ailenin yanına evlatlık olarak verir. Evin kızı, sekiz yaşındaki “erkek Fatma” Tara ile kısa zamanda kardeş gibi olurlar. Tara ona yepyeni bir dünyanın kapılarını açar... Dondurma, tatlılar, şiirler, hikâyeler ve daha önce hiç görmediği kadar sıcak bir arkadaşlık. Ancak 1993 yılında bir gece Mukta, Tara’nın odasından kaçırılır.

Bu olaydan hemen sonra ailesiyle birlikte Los Angeles’a taşınan Tara on bir yıl boyunca olanlardan kendini sorumlu tutmuştur ve Mukta’yı bulmak için yola koyulur. Ancak o yol çok uzun bir yoldur.

Amita Trasi şiirsel diliyle sizi hiç bilmediğiniz bir dünyaya davet ediyor...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 344
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2016
₺26,60

Son yılların en sürükleyici mahkeme gerilimi...

Jack Harris karısı üç yıl önce 15 yaşındaki bir genç tarafından vurulduğundan beri yeni biriyle tanışma fikrini kabul bile etmiyor. Ancak günlük koşusunu yaparken çimenlerin üzerine yayılmış hoş bir kadın görüyor. Üzerinde bir gece önceden kalmış bir tuvalet; bir yandan şampanyasını içiyor bir yandan da Jack’in en sevdiği kitabı okuyor. İşte o anda Jack eski karısı Molly’yi neden çok sevdiğini ve bir daha sevmenin mümkün olduğunu hatırlıyor.

Olayı Jack’ten dinleyen en yakın arkadaşı birkaç gün sonra ona yardım etmek için internetteki popüler bir eş bulma sitesine bu kadının detaylı bir tanımını yazarak ilan veriyor. Cevap gecikmiyor; esrarengiz kadın Jack’i onu okuduğu kitaptaki bir adreste tanışmaya davet ediyor. Ve işte Jack’in hayatı bu noktada allak bullak oluyor.

Olivia Randall New York’un en iyi ceza avukatlarından biri. Eski nişanlısı Jack Harris’in adının üçlü bir cinayete karıştığını ve bunlardan birinin de Jack’in eski karısının cinayetiyle bağlantısı olduğunu duyunca tereddütsüz Jack’in suçsuz olduğuna karar veriyor. Fakat esas soru şu: Kim Jack’i böylesine bir tuzağa düşürmek için bu kadar uğraşır? Dahası, neden?

Olivia, Jack’in avukatlığını yaparak yıllar önce ona yapmış olduğu haksızlığı telafi etmeye ve yirmi yıldır kendine sakladığı bir sır yüzünden yaptığı bu hatanın yükünden kurtulmaya çalışıyor. Fakat Jack’in aleyhine deliller arttıkça şüphe duymaya başlıyor. Onun tanıdığı adam bu cinayetleri işleyemez, hayır. Ama peki acaba Olivia onu gerçekten hiç tanıdı mı?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 304
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2017
₺26,60

Trajikomik bir hikaye.
İki mutsuz insan. Yeni bir arkadaşlık.

Miriam akıl sağlığı bozuk annesi yüzünden zor bir çocukluk yaşamış ve o öldüğünden beri, tam üç yıldır evden çıkmamış. Üstüne üstlük sesini duyan da yok, çünkü fısıltıyla konuşuyor.

Ralph on altı yaşında ikiz oğlanların babası ve aslında çok da tanımadığı Sadie’nin kocası.

Sadie kendisi hakkında blog yazıp tweet atmaktan hayatını yaşayamayacak kadar ve kocasıyla çocukları dışında ortak noktaları olmadığını fark edemeyecek kadar meşgul.

Bir gün Ralph bir dolabı açınca hayatında ilk defa gözlerini açmasına sebep olan bir şeyi keşfediyor ve evden kaçıyor.

Evine yakın bir ormanda Miriam’la tanışınca yeni bir serüven başlıyor.

Önce işlerinizi bitirin, sonra okumaya başlayın.

Rachel Elliott’ın 2016 Baileys Kadın Yazar Ödülleri’ne aday olan bu romanını elinizden bırakamayacaksınız!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 352
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2016
₺14,26

Bryan Cranston’ın başrolünde oynadığı bir Hollywood prodüksiyonu “The Infiltrator”a ilham veren gerçek yaşamöyküsü.

Robert Mazur yıllarını Medellin kartelinden bilgi sızdırarak geçirdi. Yıllarca arkadaşlık ettiği kara para aklayan işadamları, bankacılar onu Bob Musella olarak tanıdılar. Sözde zengin, filmlerdeki lüks hayatı yaşayan bir mafya üyesiydi. Hep beraber geceliği 1000 dolar olan otel süitlerinde partiler verdiler, dünyanın en iyi şampanyalarını içtiler, Rolls-Royce’larını sürdüler ve özel uçaklarla seyahat ettiler. Ama Mazur’un Armani takım elbisesi ve Renwick çantasının içindeki bant sürekli işlenen suçları kaydediyordu.

“Muhbir” Mazur’un uyuşturucu mafyasına hizmet veren bankacıları, yozlaşmış politikacıları, vergi kaçakçılarını ve teröristleri nasıl deşifre ettiğinin hikayesi, dünyanın gelmiş geçmiş en büyük kartellerinden birinin yükselişi ve düşüşünü anlatan, inanılmaz bir modern tarih dersidir.

Ancak bir hayal ürününde olabilecek tehlikeli yalanlar, iş üstündeyken yakalanma ihtimalleri, kıl payı kaçışlarla dolu “Muhbir”i nefes nefese okuyacaksınız...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 464
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2016
₺30,80

Kendisi ya da yüz binler için yazmak isteyen yazar adaylarına bu kitaptan kopya çekmek serbest!

Yalancılar Kulübü adlı kitabıyla bir yıldan uzun bir süre The New York Times’ın çok satanlar listesinin başında kalan Mary Karr şimdi de en iyi bildiği konuyla karşımıza çıkıyor: Anı yazma sanatı.

Hepimizin anıları var ama ne kadarını yazabiliyoruz? Yazmalı mıyız? Eğer yazacaksak, nereden başlamalıyız? Karr bir yandan bu sorulara cevap ararken bir yandan da edebiyat tarihinin unutulmaz isimlerinin eserlerinden örnekler veriyor.

Ama dikkat! Karr kimi zaman eğlenceli bir dil kullanarak yıllara dayanan deneyimini okura sunarken diğer yandan “sahte anılara” da dikkat çekiyor:
Hatırladıklarımızın ne kadarı gerçek?

Yoksa zaten hepimiz birer yazarız ve geçmişimizi mi kurguluyoruz?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 240
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2016
₺18,20

Öyle bir toplum düşünün ki insanlar burçlarına göre sınıflara ayrılmış, statüleri doğuştan belli ve kaderlerini ne yaparlarsa yapsınlar değiştiremiyorlar.
Zenginlik ile fakirlik arasındaki çizgi yelkovanın bir anlık hareketiyle değişebiliyor.
Ve işte böyle bir toplumda birbiri ardına cinayetler işlenmeye başlıyor. Farklı burçlardan insanların öldürüldüğü bu cinayetler bir devrime mi işaret yoksa sıradan bir seri katilin işi mi?
Bütün gözler Dedektif Jerome Burton ve astrolog Lindi Childs’a dönüyor. Kaderin burçlarda yazılı olup olmadığı konusunda fikir ayrılığı yaşıyor olabilirler ama hemfikir oldukları bir konu var: O da büyük bir planın çoktan uygulanmaya konmuş olduğu!
Birlikte bir ihaneti, kaybedilmiş bir aşkı, tutulmamış sözleri ve hayatlarını allak bullak edecek bir gerçeği gün yüzüne çıkartıyorlar.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 424
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2016
₺33,60

"Gözlerim doluyor… Hatta içime ağlıyorum. Ne çok şey kaybettik ve daha ne kadar kaybedeceğiz acaba? Hiç gitmeyecek sandıklarımız, artık geri dönmeyecekler.

Varlığımıza anlam vermeye çalıştık, ölçülemeyecek zamanlar boyunca. Yaşamaya ve savaşmaya değecek amaçlar uydurduk. Kendi uydurduğumuz amaçların kölesi olduğumuzu fark etmeden öldük, öldürdük. Ama gerçekte neden var olmuştuk? Yaptıklarımızla yapmamız gerekenler arasında ne kadar fark var? Hiçbir fikrim yok…

Birazdan, belki de her şey bitecek. Varlığın anlamını henüz çözemeden yok olacağız…

…Daha kötü bir son düşünemiyorum! Zamandan daha fazla yaşamış olsak bile, gerçek anlamda var olamadan yokluğa karışmaktan daha beteri olabilir mi? Hiç sanmıyorum…

Ben… Lilith… İlk Doğanların ilki… Kaosun bekçisi… Korkuyorum!!!"

Kıyamet ve Kızıl Güneş ile başlayan destan, üçüncü bölümü İhanet ile birlikte, bütün hikayeyi bu tek ciltte topluyor. Karanlık çökerken, dost ve düşman birbirine girdiğinde, yardım da ihanet de en beklenmedik yerlerden geliyor!

Artık bu Oyunda taraflar değil, sadece oyuncular var!...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 576
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2015
₺22,04

“Vurulup düşenler bilir; yüreğinde aşk taşımadan hiç kimse ölmemiştir.”

Bu kitapta, birbirini tamamlayan iki savaş karşıtı roman bulunuyor: Kuğu Şarkısı ve River Clyde.  Bu romanlarda, Çanakkale Savaşı'nda dökülen kanlar ve akan gözyaşları iki tarafın bakış açısından ayrı ayrı anlatılıyor.

Kuğu Şarkısı, 57. Alay Tabibi Yüzbaşı Dimitriyati'nin gözünden, Çanakkale Savaşı'nda ruhu yara alan herkes için bir acı ninni. River Clyde, Çanakkale Savaşı'nda ölen, bu topraklarda Mehmetçiklerle yan yana, koyun koyuna yatan, artık bizim evlatlarımız olan kahramanlara bir ağıt.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 304
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2015
₺14,26
Tükendi

Okuyacağınız bu roman gerçek bir hikayedir... Gerçeklerden uyarlanmış değil, gerçeğin ta kendisi bir hikaye...

Dünyanın en tanınan piyano virtüözlerinden biri olan James Rhodes kendisini akıl hastanelerine düşüren geçmişiyle hesaplaşmaya karar verdiğinde tüm kariyerini, gururunu ve belki de biricik ailesini kaybetmeyi göze almıştır. Küçücük bir çocukken uğradığı tecavüzlerin ruhunda ve bedeninde açtığı yaraları tedavi edebilmek için tüm benliğiyle bu dünyada yapabildiği en iyi şey olan müziğe sarılsa da bu tutkusu varlığını muhasara altına alan iblisten kurtulmasına yetmemiştir. Yapılacak en doğru şeyin başına gelenleri hem kendisine hem de topluma itiraf etmek olduğuna karar verdiğindeyse İngiliz tarihinin gelmiş geçmiş en kapsamlı toplumsal yüzleşmesi ve yasal hesaplaşmasının kapılarını araladığının farkındadır ve ihtiyacı olan tek şey, yaşı ne kadar ilerlemiş olursa olsun, birazcık sevgi ve bir nebze de olsa şefkattir...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 264
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2016
₺12,31
Tükendi

Kendimizi kandırmayalım, yazın yedik içtik, yaz vücudu için verdiğimiz kiloları geri aldık. O zaman hadi bakalım yine diyet zamanı. Ama bu sefer amacımız bunu gerçek bir yeme alışkanlığına dönüştürmek olsun.

Buğday göbeği kitabını okuyan milyonlarca insan hayatlarından sadece buğdayı çıkartarak yıllara yayılmış sağlık problemlerinden nasıl kurtulabildiklerini gördüler. Şimdi de Dr. William Davis 10 günlük kolay ve yapılabilir bir detoks programı hazırladı.

Buğday göbeği 10 günlük tahıl detoksu hem buğdayı hem de diğer tahılları en kısa zamanda diyetinizden çıkartarak gerçekten lezzetli ve besleyici yemekler hazırlayabileceğinizi anlatıyor.

Ama işin bir püf noktası var, dikkat! Buğdayı ve diğer bazı tahılları hayatınızdan çıkartmak her zaman o kadar kolay olmayabilir. Hatta vücudunuz bazı tepkiler verebilir. İşte Dr. Davis bu tepkileri nasıl fark edeceğinizi, ne gibi önlemler alabileceğinizi ve bazı tuzaklara düşmeden diyeti nasıl uygulayabileceğinizi anlatıyor. Glütensiz beslenmeyi denemiş ama yarıda bırakmış ya da glütensiz beslenmek nedir, nasıl yapılır sorularının cevaplarını merak edenler için mükemmel bir kılavuz...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 304
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2017
₺15,55
Tükendi

Faşizmin harman olduğu yerde bir cesur yürek!

Sedat Sezgin, öykülerle ördüğü bu cesur romanda, kıvrak zekasını ve keskin kalemini ince alaycılığıyla konuşturuyor. Gözlerin namlu, dillerin tetik, korkunun egemen, ikiyüzlülüğün kültür, faşizmin mikro-makro demeden her mevsim harman olduğu bir yerde, çırılçıplak bir anti-kahramanla başına buyruk gezinerek yadsınan gerçekleri tokat gibi çarpıyor. Meydandaki yalanları, gün ortasındaki karanlıkları kahkaha fişekleriyle delip geçiyor. Romanda kırmadık put, devirmedik tabu bırakmayan Mela Quno, edebiyatımızın efsane karakterleri arasına girecektir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 240
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2015
₺11,02
Tükendi

1,2 milyar kişiye ulaşan bir sosyal medya ağı.

Ve onun genç yaratıcısı.

350 milyar dolarlık bir imparatorluğun sahibi.

Önce ondan nefret ettik. Arkadaşlarını sırtından vuran, işverenlerini yarı yolda bırakan, sadece ve sadece kendisini düşünen, bütün parasına rağmen bir kız arkadaş edinemeyecek kadar mesafeli bir adam gördük.

Sonra şaşırdık. Çünkü o sevgisiz adam evlendi, çocuk sahibi oldu ve 2015 yılında karısıyla beraber Facebook hisselerinin yüzde 99’unu eğitim ve sağlığa destek için kurdukları vakfa bağışladı.

Peki gerçekten kimdir Mark Zuckerberg? Başarısının anahtarı nedir? Bu kitap bugüne kadar onu en detaylı ve en gerçek şekilde mercek altına alan tek kitaptır. Editörü George Beahm ise bize daha önce Steve Jobs’ı kendi sözlerinden anlatmış ve haftalarca “New York Times Çok Satanlar” listesinde kalmıştı.

“Time” dergisi en son 1927 yılında bu kadar genç bir adamı “Yılın Kişisi” seçmişti. Sizi Zuckerberg’in dünyasına davet ediyoruz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2017
₺9,07
Tükendi

“Gerçekten yılın en eğlenceli kitabı.”

- Washington Post

“İstanbullu kadının büyüleyici, etkili ve komik hikayesi heyecanla devam ediyor. Bu kitapla, başınıza gelen her acıya gülüyorsunuz.”

 - The New York Times

“Dünyanın en etkileyici 100 kişisinden biri sayılan Funda Mentaloğlu’ndan yine sivri dilli, samimi ve cesur bir kitap. Onun labirentlerinde kaybolmak isteyeceksiniz.”

- The Guardian

“Hiçbir aşk acısı bu kadar güldürmemiştir.”

- Le Monde

He canım he, işleri güçleri yok hepsi beni yazıyo anasını satayım.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 264
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2015
₺11,67
Tükendi

"İstanbullu kadın bütün dünyayı ayağa kaldırdı! İşte ben buna devrim derim!"

- The New York Times

"Bu kitabı okumamış kadınlarla birlikte olmak istemeyeceksiniz!"

 - The Guardian

"Funda Mentaloğlu, zorlu bir konuyu ustalıkla anlatarak gerçek bir başarı yakalamış. Olağanüstü... Tek kelimeyle harika bir kitap!"

- The Wall Street Journal
 
"Yeniçağ kadınlarının kutsal kitabı!"

- Washington Post
 
Şaka len şaka, ne nüyorktayms'ı? N'apsın olm beni the gardiyan? G.tümden attım işte...

 

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 280
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2015
₺11,67
Tükendi

Aşkı mum ışığında yenen romantik bir yemek sanıyorsanız bu kitabı hemen bırakın.

Aşk insanın canını acıtır. İşte o kadar!

Günlüğün yazarı bilinmiyor; fakat o kızları kendine aşık eden sonra da terk edip giden bir arıza, bir alkolik; her kadının korkulu rüyası.

Ama sonra bir gün kendi dengini buluyor. Onun da canı yanıyor. Hem de fazlasıyla.

İnsanların “aşk” adına birbirlerini nasıl yaraladıklarının, hatta mahvettiklerinin yazılı kanıtı. Hiçbir satırında huzuru bulamayacağınız bu kitabı elinizden bırakamayacaksınız!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2017
₺9,72
Tükendi

Ingrid yıllar boyu annesinin onu neden sevmediğini düşündü. Neden onu yanına yaklaştırmıyordu? Neden uzaklara gönderiyordu? Çünkü o annesi değildi. Çünkü Ingrid, Heinrich Himmler’in Ari Irk yaratma projesinin bir parçasıydı. Ailelerinden kaçırılarak uzaklarda yetiştirilen yarım milyon çocuktan biri...

1942 yazında, Nazi istilası altındaki Yugoslavya’da aileler çocuklarını incelenmeleri için SS askerlerine teslim etmeye mecbur bırakıldılar. Bunlardan biri de dokuz aylık Erika Matko’ydu ve Nazi doktorlarına göre “Hitler’in Çocuğu” olabilecek kadar safkandı. Erika Almanya’ya götürülerek Nazi Partisi’ne yakın olan Oelhafen ailesine verildi. Fakat yıllarca sadece bir “proje” olarak, sevgisiz ve mutsuz yaşadı. Kalbinin sesini dinleyen Ingrid yıllar sonra gerçek kimliğinin izlerini sürmeye başladı.

Naziler pek çok kaydı ortadan kaldırmış olsa da Nürnberg Mahkemeleri’nde kendi kaçırılma olayının duruşma tutanakları da dahil olmak üzere pek çok dokümana ulaştı. Doğum yerini bulduğunda ise onu o zamana kadar öğrendiklerinden çok daha büyük bir sürpriz bekliyordu: Yıllar önce annesine kendisi olduğu söylenerek başka bir bebek verilmişti.
Ingrid Oelhafen, gerçek adıyla Erika Matko’nun gerçek yaşamöyküsü aynı zamanda müthiş bir tarih dersi!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 216
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2016
₺9,72
Tükendi

Gotland, tablolardan fırlamış gibi bir ada. Hayat sakin ve huzurlu... Yıllar var ki hiç suç işlenmemiş. Yaz aylarında Kuzey Avrupalılarla dolup taşıyor.
O bahar da yine her şey olması gerektiği gibi, ada yazlık misafirlerine hazırlık peşinde. Ta ki bir gün ağır bir sis inip, genç bir kadın ve köpeği vahşice öldürülene kadar.

Tam maktulün ölmeden bir gece önce kavga ettiği erkek arkadaşı suçlu bulunup da cezasını çekecekken bir başka genç kadın daha öldürülüyor. Hem de aynı şekilde. Ve ardından bir cinayet daha.

Bu “görünmez” katil kim?

Nerede?

Bu kadınların ortak noktası ne?

Bir sonraki kurban kurtulabilecek mi?

Son yılların en çok okunan Kuzey Avrupa polisiyesi Görünmeyen’in 4 milyon okuru bu sorunun cevabını öğrenmek için son satıra kadar bekledi!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 288
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2016
₺12,96
Tükendi

Bakış açınızı ve hayatınızı nasıl değiştirebileceğinizi gösteren 30’dan fazla örnek...

Bir Mülakatın iyi geçmesini mi istiyorsunuz?
Amacınız bir ilk Buluşmada karşı tarafı etkilemek mi?
Kazancınızı artırmaya mı çalışıyorsunuz?
Eminiz ki biraz Psikopat olmanın bütün bunlara faydası olabileceği aklınızın ucundan bile geçmemiştir.

Dr. Kevin Dutton yıllarını psikopatları incelemeye vermiş bir doktor. Son hastalarından biri ise SAS komandolarından Andy McNab. Andy biraz değişik biri... O, İyi bir Psikopat. Kararlılık, laf dinlemezlik ve korkusuzluk gibi özelliklerini daha iyi biri ve daha iyi bir hayata sahip olmak için kullanıyor.

Bu ikili bildiklerini bir araya getirerek Yedi Ölümcül Taktik kurallarını yazıyorlar. Yani sizi daha başarılı bir hayata taşıyacak birtakım “psikopatça” ipuçları.

Artık teorilerini test etmenin zamanı geldi.

İyi Psikopatın Yaşam Kılavuzu mutlu bir yaşam ve iyi bir kariyerde size yol gösterecek çok eğlenceli bir kitap.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 232
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2016
₺11,02
Tükendi

1920’lerin ve 30’ların gelecek vaat eden doktorlarından Perry Baird, müthiş bir öngörüyle manik depresyonun biyokimyasal sebepleri üzerinde çalışmaya başladığında kendisinin de bu hastalığa yenik düşeceğini bilmiyordu.

Çalışmaları yayımlanmaya ve kabul edilmeye başladığında ise artık bir tedavi merkezinden diğerine taşınan, ailesi tarafından terk edilmiş, doktor olarak çalışma izni elinden alınmış bir adamdı. Tedavi amaçlı bir beyin ameliyatından sonra da hayata veda etti zaten.

Mimi Baird babasını hiç tanımadan büyüyen bir kız çocuğuydu. Yıllar sonra birbirini takip eden tesadüfler sonucu babasının yazdığı notları bulduğunda ilk kez seneler önce kaybettiği babasına kavuştu. Ve ortaya “İmkânsızı Arayan Adam” çıktı.

Belki de manik depresif Perry Baird’in tutmuş olduğu günlükler doktor olarak yaptığı çalışmalardan çok daha kıymetli. Çünkü bize birinci ağızdan zihni hastalanan bir insanın neler yaşadığını noktasına virgülüne dokunmadan anlatıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2016
₺11,02
Tükendi

Ayasofya’nın sırlarla dolu gizli tarihi ilk kez gözler önüne seriliyor...

Ayasofya’nın içindeki gizemli sembollerin anlamı ne?

Hangi gizli örgütler Ayasofya’ya izlerini bıraktı? Bu işaretler hangi amaçla mabede kazındı?

Ayasofya’nın dehlizleri nerelere uzanıyor?

Tapınak Şövalyeleri Ayasofya’yı nasıl hedefine aldı? Ayasofya’da hangi Kutsal Emanetler’i aradı?

Mabedi kirletmek adına içinde türlü sapkınlıklar yapanlar kimlerdi?

Ayasofya düşmanı Venedikli Dandolo’nun mezarı neden Ayasofya’nın içinde?

Fatih Sultan Mehmet, fetih sonrasında kılıç hakkı Ayasofya’da hangi değişiklikleri yaptırdı?

Fatih Sultan Mehmet’in Bellini’ye yaptırdığı ünlü tablosu Ayasofya’yla ilgili hangi sırrı saklıyor?

İstanbul işgal altındayken “Ayasofya’da haç görmektense onu yıkarım!” diyerek düşmandan koruyan gizli kahramanlar kimlerdi?

Osmanlı’nın Cami-i Kebir’i nasıl müzeye dönüştürüldü?

Neden hala küresel güçlerin ve ezoterik örgütlerin hedefinde?

Ayasofya’yı, okudukça anlayacak anladıkça sevecek sevdikçe sahipleneceksiniz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 248
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2016
₺21,00
Tükendi

Ruh ve beden, kendi döngüsel karşılıklarında yüz yüze geldi. Ve bu yüz yüzelikte birbirlerinin anlayışlarına dirilip, yenidenleşti. O anlayışlar ki; “ölüm ve dirim” bağıllığında varlığa belirip, ruh ve beden arasında sonsuz yokluklarına salındı.

Şimdi insan, kafa kemikleriyle ördüğü bu düşünsel kodeste, ustaca gizliyordu o yalnızlıklar değerini! Aklın mahkûmiyetine tutunmuş olan dirayeti, “ölüm ve dirim” arasındaki kasılışlarına ancak ruhun direnciyle kenetlenebildi. Vücutsal değerlilik halini alan zihinsel teslimiyet, ölümü bu diyalektikte yaşamsal akıbet olarak belirledi. Fakat, biriktiren iç olarak boşalan dış, ölümü yaşamlar suretinde gizledi. Sizler için yaşam sorunsalı, ölümler zeminine örülmüş bir duvardı artık. Bir uyarı olarak: “Acıya sahip olanlar, güçlü nefesleriyle yıkıp geçti! Mutluluğa sahip olanlarsa, yıkıntılar altında kalıp ezildi.”

İzahatımın, yani bu yüksek tanımlar etkisinin tüm değerler üzerinden bir “ölüm ve dirim” halini alması; insanı zayiatlar kusurunda ölümcül duyuma yaklaştırdı. Ve canlılığın yitimini yeni yaşam formlarına uyarlayıp, hiçlikler mecburiyetine sapladı.

Ölüm - Dirim Katatonik Uyku Notları kitabı; okunuşu zor, fakat bir o kadar da kendi karanlığında yaşayıp, orada beslenenler için yazılmıştır. Hiçbir akımın veya bağlı düşüncelerin peşinden koşmamaktadır. Saldırgandır; ve bir o kadar da yumuşakça dokunandır. Kendine özgü tarz ve üslupla insana dair duygu açlaşmaları, kıpırtısızlık ve korku hallerinin, ruhsal ve fiziksel boğuşmaları üzerinde durmaktadır. Kavramsal olarak bir sevgi, nefret, acı, özlem, kaygı, itiraz, boğuşma, tetiklenme, hiçlenme, delirme, parçalanma ve onarılma kitabıdır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2015
₺7,78
Tükendi

İlahi bir Ara'yış...

Benlik algısı oldukça bulanık olan Marut Safil, gözlerini Huzur Oteli’nde gayet huzursuz bir ruh haliyle açar. Elbette ki, mutsuzdur. Ve mutsuzluğa katlanmanın yolunun nelerden geçtiği sorusunun cevabını, üzerinde sürekli taşıdığı üç kimliği ve şüpheden ibaret varlığı ile en iyi yine Marut biliyordur. Hele durmaksızın kar yağıyor, saatler gece yarısını geçer geçmez bir tarikatın kimliksiz müritleri ellerinde Smith-Wesson’larıyla diz boyunu aşmış karda şehre dağılıp buldukları her köpeğin kafasına birer kurşun sıkıyorsa. Ve gri bir köpek hayaleti, köpek katillerinin yalnızca yüzlerini parçalıyorsa. Ve her fırsatta bir ayna karşısına geçip “Ben kimim?” sorusuna cevap arayan başta Marut ve diğer kayıp ruhlar umudu, mutluluğu nerede arayacaklarını bilmiyorlarsa.

Ancak, ünlü rüya yorumcusu, aykırı gazeteci ve en mühimi de bir Hurufi olduğu iddia edilen gizemli bir şahsın o “sırlı” dünyasında bütün soruların cevabı mevcuttur. Yüzünde ve vücudunda ilahi harfleri ayan beyan görmekle kalmayıp aldığı her nefeste onları içinde de hisseden bu kişi, ebedi mutluluğa giden yolun yalnız harflerden geçtiğini başta Marut Safil olmak üzere etrafındaki inananlara gösterecek ve beklenen o kurtarıcı, Mehdi olduğuna herkesi inandıracaktır. Çünkü inanmalarını gerektirecek bütün ilahi işaretler tüm açıklığıyla ortadadır.

Edebiyat dünyasının yeni soluklarından Ali Hanbay, bu ilk romanında okuru gerçek ile kurmaca alemin, düş ile hakikatin, mekan ile zamanın iç içe geçtiği; karakterle karakterlerin, suretlerin, ölümlerin ve yazar ile kahramanın yer değiştirdiği büyülü ve girift bir dünyanın kapılarını Ara’lamaya davet ediyor. Fakat biliniz ki, yazarın ve kahramanların kaybolduğu bu labirentte sadece en iddialı okurların yolunu bulabilmesi mümkün olacaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 456
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2015
₺15,55
Tükendi

“Turkuvaz rengi zemine basılmış siyah harfler içinde ilk dikkatimi çeken kocaman puntolarla yazılmış kustuklarımızı görmek ister misiniz? cümlesi olmuştu. Üzerinde gri güvercinler uçuşan broşürün her iki sayfasında da bu ifade vardı. Onu okur okumaz midemin bulandığını hissettim. Nasıl bir cümleydi bu Tanrı aşkına, ne idi kustukları Bulimik ressamların? Furat öfke demişti galiba, uğradıkları haksızlıklara karşı içlerinde biriken öfke!

Merakım artmaya başlamıştı. Omzuma astığım çantamı çıkarıp yere bıraktım ve oturduğum koltuğa iyice yerleştim. Ardından odanın mistik sessizliği içinde, Bulimik Sanat Manifestosu’nu pür dikkat okumaya başladım.”

Nagihan Ös’ün okuru eşsiz ve zengin bir sanat yolculuğuna çıkardığı ilk romanı Bulimik Sanat Manifestosu sürükleyici öyküsüyle olduğu kadar rüyalarınıza girecek birbirinden özel karakterleriyle de öne çıkıyor. Karşımıza yenilikçi ressamların çıktığı romanda Ortadoğu’da sanata yön veren pek çok hakikat de gözler önüne seriliyor. New York’un sürprizli bilinmezliklerine ve sanata âşık insanların kararlı birlikteliklerine tanıklık eden roman, başlı başına sanat için yazılmış...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 256
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2015
₺11,67
Tükendi

Elindeki kitabı yavaşça yerine bırak ve uzaklaş. Almaya mı karar verdin? O zaman götür, evde “bir ara okunacaklar” rafına bırak. Unut. Bırak orada tozlansın. İlla okuyacaksan bir yerlere tutun. Çünkü biraz sonra kafası çok karışık bir yazarın tekinsiz dünyasında dolaşmaya başlayacaksın. Hava boşlukları bir anda altındaki yerin kayıp gitmesine sebep olacak. Üstelik bu dünya çok da uzağında değil, hemen her gün yanından geçip gittiğin insanların, sıklıkla şahit olduğun olayların dünyası. Kafası çok karışık bir yazar, o dünyanın hafifçe kaldırdığı kabuğunun altında ne olup bittiğini gösteriyor sana sadece. Üstelik bu dünyadan çıkmak o kadar kolay değil. Bırakamayacaksın. Söylemedi deme. Bu sana son uyarı. Elindeki kitabı yavaşça yerine bırak ve uzaklaş.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 200
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2015
₺9,07
Tükendi

Aldatılmış bir çocuğun hayal kırıklığı kadar derin
Ağlatılmış bir kadının gözyaşları kadar ıslak
Bir madencinin yüz karası kadar aydınlıksın
Bu karalar ki
Kim bilir ne beyazlıklar saklar
Yalanlarla çoğalır aldatılmışlıklar
Kadınlarımız bizi
Gözlerinin yaşıyla yıkar


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 120
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2015
₺6,48
Tükendi

"En kalıcı çözümün yeraltı madenlerinden enerji üretmek olduğunu söylediler. İki bölgenin arasına yuvarlak sarı bir bina kuruldu. İçinde yeraltı madenlerinden, sahte güneş ışığı üreten, daha önce kimsenin görmediği Güneş Makinesi vardı. Yaşamımız için gerekli besinler burada yetiştiriliyor, ayrıca özellikle çocuklara verilen büyüme hapları burada üretiliyordu. Ama madenlerimiz bizi doyurmaya yetmeyecekti, önce herkesin her türlü ziynet eşyasını bağışlama zorunluluğu getirildi. Onlar da tükenmeye yüz tutunca sıra ölülerimize gelmişti…"

Güneş olmadığı halde dünyada yaşam devam ediyor. Artık yeni bir insan ırkı daha var: Mücevher insanlar! Güneşin karardığı gün, belirli bir bölgedeki insanlar bu durumdan oldukça garip şekilde etkileniyorlar. İnsanların cesetleri ya da vücutlarından kopan uzuvları elmas özelliği taşımaya başlıyor. Doğal güneş enerjisinin yoksunluğundan dolayı dünya yok olma tehlikesiyle karşı karşıya... "Güneş Makinesi" yaşamın devamı için yeraltı madenlerinden enerji üretmeye devam ediyor. Zaman içinde yeraltı kaynakları da tükenmeye yüz tutunca sıra insan ölülerine gelir. Artık ölüm, yaşamak kadar değerlidir...

Genç yazar Çağıl Yaman'ın distopya türündeki ilk romanı "Güneş Makinesi - Kararma" bir solukta okunabilecek sürükleyicilikte ve yalınlıkta olmasına rağmen etkisi uzun süre hafızalardan silinmeyecek. Geleceksizlik, adaletsizlik ve karmaşanın hüküm sürdüğü dünyada, insanların bencilce isteklerinin peşinden koşmasını zengin bir hayal gücü ve kıvrak bir kalemle anlatan yazar, sömürülen ve sömüren arasındaki farkı da taraf tutmadan cesaretle ve çok yönlü sorguluyor. Kontrol dışında gelişen bir doğa olayına insanların acımasız doğası da eklenince sonuçların ne kadar tehlikeli olabileceğine inanamayacaksınız!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 152
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2015
₺7,78
Tükendi

"Geçmişin kınanabilir olduğunun herkesçe farkına varılması ve kabul görmesi, yeni bir başlangıçtır."

Sosyolog, şair ve oyun yazarı Ari Sitas’ın düşünsel, siyasal, ideolojik, sanatsal ve toplumsal hareket temelli birçok yapıdan sentezleyerek ileri sürdüğü Barışma Etiği, Türkiye’de bugün içinde bulunduğumuz süreçte yürütülmekte olan “barışma çabaları”na önemli bir katkı sağlayacaktır.

Ari Sitas'ın Güney Afrika, Hindistan, Latin Amerika ve Kıbrıs’taki barışma deneyimleriyle öne sürdüğü “Barışma Etiği”nin kitap boyunca etraflıca ele alınan başlıca üç çözümcü dayanağı var:

1- Şiddet, tarihi doğuran tek ebe değildir. Başkaları da var... 1970’lerden beri şiddet temelli hiçbir müdahale, öncelik verilen dramatik toplumsal sorunları çözmekte başarı göstermemiştir. Devlet gücü, bir hareketin gücü, mutlak zafer ve mutlak yenilgi mantığı, sistemik bir ahlak bozulmasını haklı çıkarmak için birbirimize söylediğimiz hikayelerden başka bir şey değildir.

2- Şiddetin travmaları gerçek ve derindir; daha fazla kurban vermeyi haklı gösterebilecek ve bu yönde eylemleri tekrar tetikleyebilecek bir dolu görünüş ve sureti yaratmaktadır. Bunları göz ardı edemeyiz, toprağa gömemeyiz. Yüz yüze gelmeli ve bütün rahatsız ve taciz edici yönleriyle tartışmalıyız.

3-  Geçmişin kınanabilir olduğunun herkesçe farkına varılması ve kabul görmesi, yeni bir başlangıçtır...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2015
₺7,78
Tükendi

Türkiye’nin yıkım sürecini sanat dünyasına egemen “aydınlatıcılara”, dincileri de liberallere borçluyuz. Etnik ve dinsel delirium’un bir cehenneme çevirebileceği Anadolu’da, felaketimizin sahiplerini alışılmış sağda aramayalım. Onların etkisi dar. Asıl “müsebbip”, sola bulaşanlar arasındadır: Türkiye’yi, sanatın ve sanatçının her türlü ileri, sosyalist arayışı boğazladığı bir siyasal coğrafya haline getirenler, pek bir demokrattır. Türk gericiliğinin başarısını, Murat Belge’den Adalet Ağaoğlu’na, Nedim Gürsel’den Orhan Pamuk-Elif Şafak-Ahmet Altan üçüzlerine, onlardan da günümüz “Türk şairlerine” uzanan çok geniş bir hatta görmek zorundayız. Türkiye’ye diz çökertenler, her biri diğerinden daha demokrat bir “sanatçı ordusu”dur. Klasik sağ, bunları kullandı. Her biri sermayenin şu veya bu kolunun tetikçisiydi. Açıkçası, Büyük Nazım’a bakarak, sanat dünyamızdaki tek tük devrimci çıkışları fazla abartmayalım.

Türkiye’yi çökerten bu sermaye zihnini, bu teknokrat nefreti açıkça itiraf etmek zorundayız: “Sanat ve sanatçılarımız”, Türkiye Cumhuriyeti’nin ileriye doğru sıçramasını, eşitlikçi ve özgürlükçü bir sol cumhuriyet halinde insanlık ailesi içindeki onurlu yerini almasını hiç istemedi. “Başarılı sanatçılarımız”, böyle aşkın bir hedef güdenleri topa tutmayı hep en temel görevi saydı. Korkunç bir nefret karşısındayız.

Türkiye’yi tarihsel bir meşruiyetin ürünü olarak gören ve onu sosyalist bir aşkınlıkla ileriye taşımak isteyenleri dinci, milliyetçi veya demokrat gerekçelerle topa tutanlar, bu cumhuriyeti ve kurumlarını 1923’ten itibaren “anomali” sayan devrim düşmanları karşısında öfkesiz mi kalmalıydık? Hesap soruyoruz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 448
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2015
₺18,15
Tükendi

Nuri Çetin, 1982’de Edirne’de doğdu. İstanbul Üniversitesi İktisat Bölümünü bitirdi. Penguen, Kemik, Lombak, Fermuar dergilerinde çalıştı. 2008’den bu yana Leman ve L-Manyak dergilerinde çalışıyor ve 94.5 Rock FM Rabarba radyo şovuna konuk olarak katılıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 216
En / Boy : 15 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2015
₺11,67
Tükendi

Sessizlik her şeyi duyar
Her duyduğuna dokunur
Taşlar kadar sessizdi
Taşlar suyla okunur

Sıra arkadaşım, çocukluk aşkımdın. Sen pencere kenarında otururdun, ben senin yanında. Sen benim cennetimdin, aramızda bir karış vardı. O boşluğu hiçbir şey dolduramazdı aşktan başka. Dünyanın bütün pencerelerinden bakardın. Boşluğa baksan, orada bir dünya kurulurdu. Gökyüzüne bakarken melekleri görürdün. Yemin edebilirdim buna.

Özgürlüğün bedeli
Tutsakların diyetidir
Vurulan kuşların şarkıları
Meleklerin sessizliğine gömülür


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 416
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2015
₺14,26
Tükendi

Hayat, sizden artakalanların toplamıdır: acıların, aşkların, hayallerin…

“İyi bildiğim bir şey var. Eğer yaşamımın bir celladı olacaksa o ben olmalıydım.

Birilerinin insafına kalmış bir yaşamı, korkaklara bırakıyordum. Yeni bir yol beni bekliyordu ve ben bu yolculuğa çıkmanın heyecanı içinde çırpınıyordum. Eğer siz de bir gün yolunuzu kaybedecek olursanız, o yolu bir daha aramayın; bırakın o yollarda başkaları yürüsün. Siz kendinize henüz hiç kimsenin yürümediği yeni bir yol bulun, neyle karşılaşacağınızı bilmeseniz de…”

Ateş, taşradaki kabuğunu kırmak için yola çıkan genç bir erkeğin macerasını anlatıyor. İlk aşkların acemiliklerini ve hayal kırıklıklarını, şimdiye kadar hiç kimsenin denemediği bir samimiyet ve cesaretle anlatıyor. Özgürlüğün keşfine varan sonsuz yolculuğun bütün iniş ve çıkışlarını hiç sakınmadan dile getiriyor.
İnsanın kendini bulması için önce kendisinden ve bildiği her şeyden cesurca ayrılması gerektiğini bize gösteriyor.

Bilinmeyen cenneti arayanlara...

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 368
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2015
₺12,31
1
Çerez Kullanımı