Arz-ı Mukaddes Kudüs
Arz-ı Mukaddes Kudüs

Arz-ı Mukaddes Kudüs (9786052154755)

0,00
Fiyat : ₺270,00(KDV Dahil)

Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (sav) diliyle; Hz. Âdem ile başlar Kudüs’ün/Mescid-i Aksâ’nın tarihi... Neredeyse insanoğlunun dünya serüvenine denk...
Şehre ismini veren mabed, Mescid-i Haram’dan (Kâbe’den) kırk yıl sonra yapılmıştır. Her iki mescidin arasındaki mesafe yaklaşık 1500 km’dir ama Mekke’den Kudüs’e km’lerin hiçbir önemi yoktur. Çünkü Beytullah’tan Beytü’l-Makdis’e mabedlerin, Halilullah’tan Habibullah’a dede torun peygamberlerin, Tahiyyat’tan Amene'r-Rasûlü’ye dualarla vahyin, Emeviler’den Osmanlı’ya İslam tarihinin, kültürünün şahidi, farklı inançları tek bir kaya etrafında buluşturan, dört kitabın okunduğu ve mi‘racın konağı bir şehirdir Kudüs.

Sadece mi‘racın konağı değil, aynı zamanda ümmetin mi‘racının da sembolü olan Kudüs, bizim her şeyimizdir. Çünkü milletinden olmakla iftihar ettiğimiz Hz. İbrahim’in (as) Kâbe’yi yapmaya gitmeden Kudüs’e uğradığı gibiümmetinden olmakla şeref duyduğumuz Hz. Muhammed (sav) de sanki iade-i ziyaret edercesine Kâbe’den Kudüs’e gelerek Kudüs’ü ümmetinin kalbine bir iman bağıyla âdeta düğümlemiştir.
Geçmişte Yahudilerin, bugün ise Müslümanların yürek sızısı... Geçmişine ağıt yakanlar, yeni ağıtlar yakacak nesilleri geleceğe miras bırakıyor. Bu yönüyle tarihin tekerrür sahnesidir Kudüs.

Karen Armstrong; “Müslümanlar en baştan itibaren Kudüs’e dair kapsayıcı bir vizyon geliştirdiler. Başkalarının ne varlığını, ne de kutsalını inkâr ettiler. Bu kuşatıcılık bugün zulüm altındaki Kudüs için acil bir ihtiyaçtır.” der.

Falih Rıfkı Atay’ın Zeytindağı adlı kitabında; “Gözyaşının hiçbir faydası olmadığını anlamak için, Yahudilerin Kudüs'te yüzlerce yıldan beri her cumartesi günü başlarını dayayıp ağladıkları taşı ziyaret ediniz: Yüzlerce yıllık gözyaşı, bu ağlama duvarını bir santim aşındırmamıştır.” dediği gibi Kudüs için sadece ağlamak çözüm değildir. Kudüs’ü tanımalı, görmeli, sevmeli ve sahip çıkmalıyız.

Rasulullah’ın burağıyla Mekke’den Kudüs’e katettiği bu kutlu yol, inşallah kıyamete kadar ümmeti tarafından yürünecek ve yürünmeye devam edecek, 15 Temmuz 1099/15 Temmuz 2016 Haçlı işgalcilerine karşı bu Muazzez Millet, mi’rac ruhunu hep yaşayacak ve yaşatacaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 290
En / Boy : 21 / 29
Kağıt Cinsi : Kuşe
Basım Tarihi : 10.2018

:
Benzer Ürünler
  • Kitabın konusu, İslam dininin doğuş ve yayılış tarihidir. Hz. Peygamber, getirmiş olduğu dinin bütün Arap Yarımadası'na yayıldığını görme mutluluğuna erişmiştir. Onun vefatını izleyen yüz yıl içerisinde ise İslam devleti, tek merkezden idare edilen en büyük siyasi sınırlarına ulaşmıştır.

    Kitabın giriş bölümünde, İslam tarihinin temel kaynakları tanıtıldıktan sonra, İslam öncesi Arap tarihi hakkında özlü bilgiler verilmiştir. Birinci ve ikinci bölümler, Hz. Peygamber'in hayatına ayrılmıştır. Bu bölümlerdeki ana başlıklar belirlenirken klasik siyer kitaplarında olduğu gibi kronoloji değil, konu bütünlüğü esas alınmıştır. Dört Halife Dönemi ve Emevîler ise ayrı birer bölüm olarak düzenlenmiştir. Türklerin kitleler hâlinde İslam'a girdikleri Abbasîler Dönemi'ne ise bu çalışmada yer verilmemiştir. Esasen tarih bölümü öğrencileri için hazırlanmış olan böyle bir eserde buna gerek görülmemiştir. Çünkü “İlk Müslüman Türk Devletleri Tarihi” gibi bazı derslerde, Türk tarihiyle ilgili olduğu ölçüde Abbasîlerden de söz edilmektedir.

    Bu kitaptaki bilgiler, ilk defa burada ortaya atılmış değildir. Temel kaynakların yanı sıra, bu konuda yerli ve yabancı birçok araştırmacının yazdığı eserlerde daha fazlasını bulmak mümkündür. Bununla birlikte çok geniş bir zaman ve mekânı ilgilendiren bu bilgilerin tamamı belli bir hacim içinde sunulmuştur. Verilen bilgilerle yetinmek istemeyenler, dipnotlarda ve kaynakçada isimleri verilen eserlerden başlayarak başka kaynaklara da başvurabilirler. Bu kitap, bir ders kitabı olarak tasarlanıp hazırlanmış olmasına karşın, ele aldığı konu bakımından her kesimden okuyucuya hitap edecek mahiyettedir.


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : Ankara
    Sayfa Sayısı : 336
    En / Boy : 16 / 23.5
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 10.2018
    ₺74,70
  • Endülüs sadece bir bölge değil, bir kültürdür. Farklı din, dil ve ırkların birarada yaşayabileceğine açık bir delil, farklılıkların toplumsal zenginliğe dönüştüğü bir vatandır.

    Doğu kültürü Avrupa’ya Endülüs aracılığıyla girmiş ve ardında görkemli eserler bırakmıştır. Endülüs bu ihtişamını, ürettiği eserlerin zarafetine mi yoksa yüksek kültür öğelerinin Avrupa’ya geçiş kanalı olduğu gerçeğine mi borçludur? İslam dünyasıyla temasını nasıl sürdürmüştür? İklim, coğrafya ve dinlerin birbirine karıştığı İber Yarımadası’nın koşullarına ne ölçüde uyum sağlamıştır? Kendi değerlerini tüm topluma aşılayabilmiş midir? Avrupa’ya tam olarak ne kazandırmıştır?

    Sahanın yetkin isimlerinden W. M. Watt ve P. Cachia bu sorulara tarihsel sürecin tüm detayları eşliğinde cevap arıyorlar. Endülüs Tarihi, Müslümanların 711’de heyecanla başlayıp 1492’de hazin bir şekilde sona eren, XVII. asrın başlarına kadar da türlü meşakkatlerle devam eden Endülüs serüvenini konu ediniyor.


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 197
    En / Boy : 14 / 23
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 12.2018
    ₺49,60
  • İslâmiyet’in kabûlü Türkler’e yeni bir ruh ve kuvvet vermiş, Asya steplerinden Avrupa içlerine kadar uzanan büyük ve uzun ömürlü imparatorlukların yaşamasında başlıca sebeplerden birisi olmuştur. Bundan daha önemlisi, İslâmiyet’in ortaya koyduğu prensiplerin millî bünyelerine uyması sebebiyle Türkler varlıklarını koruyabilmişlerdir. İslâm dinîni kabûl etmiş olan Türk boylarından hiç birisi, millî varlıklarını kaybetmemişlerdir. Bu bakımdan Türkler’in İslâm dinîne toptan girişleri, diğer din ve medeniyetlere intisablarından farklı olarak doğurduğu büyük ve müsbet neticeler itibarıyla yalnız Türk ve İslâm tarihinin bir dönüm noktasını teşkil etmekle kalmaz, dünya tarihinin de en büyük hadiselerinden biri sayılacak bir ehemmiyet taşır. Türkler, İslâmiyetle daha ilk fetihler sırasında temasa geçmelerine rağmen ancak üç asır kadar sonra X. Asrın ortalarında büyük kitleler halinde bu dinî kabûl etmişler ve kısa zaman sonra İslâm dinî Türkler’in millî dinî haline gelmiştir. Bu üç asırlık uzun tarihi devrenin ilk yarısında Türkler ile Müslümanlar arasında çetin mücadeleler cereyan etmiş ve bu sebeple İslamiyet Türkler arasında yayılma imkânı bulamamıştır. Abbasî hanedanının iktidara gelmesiyle İslâm devleti bünyesinde meydana gelen değişiklikler sebebiyle mücadeleler hemen hemen sona ermiş ve Türkler İslâm devleti hizmetine girerek faaliyet göstermeye başlamışlardır.


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri :
    Sayfa Sayısı : 280
    En / Boy : 14 / 23
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 10.2016
    ₺45,50

  • Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 143
    En / Boy : 11,5 / 16,5
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 7.2005
    ₺21,84
  • Kalenderler, Haydarîler, Câmiler, Celâlîler, Şems-i Tebrizîler, Cavlakîler, Abdallar ve diğerleri. İslâm toplumunun kıyısında duran heterodokslar ver heretikler, yani aşkın ve taşkın derviş toplulukları. İnançlarıyla, görünümleriyle, yaşayışlarıyla toplumu dışlayan bu toplulukların öyküsü her zaman ilgi çekmiş, haklarında olağanüstü bir edebiyat oluşmuştur. Ahmet T. Karamustafa ise konuyu bir tarihçi yaklaşımıyla ele alıyor, bu toplulukların geniş İslam coğrafyasının farklı bölgelerinde ayrı özellikler taşıyan köklerinden başlayıp gelişimlerini irdeliyor ve sonraları nasıl bir değişim geçirerek başka akımlara dönüşmesi sürecini özlü biçimde anlatıyor. Karmaşık gibi görünen bir olguyu yalın biçimde kavratan örneği az bir çalışma.


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 145
    En / Boy : 16,5 / 24
    Kağıt Cinsi : 1. Hamur
    Basım Tarihi : 7.2020
    ₺22,40
Çerez Kullanımı