• İndigo Kitap Kampanya
    İndigo Yayınlarında kaçırlmayacak fırsat'
  • Destek Yayınları Kampanya
    Destek Yayınları Kampanya
  • Kara Karga Kampanya
    Kara Karga Kampanya
  • Beyaz Baykuş Kampanya
    Beyaz Baykuş Kampanya
  • İmzalı Kitaplar
    İmzalı Kitaplar

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 248
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2016
₺6,42

İçimdeki Güz Altın Post Yayıncılık


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 164
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2014
₺6,30

Vatan Kurbanları


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 89
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2012
₺3,24

"Bu manasız ve yabancı hayatta bir tek şeye hakikaten sarılmış, hakikaten inanır gibi olmuştu. Bu da karısı idi. Muazzez'in varlığı Yusuf için büyük boşlukları dolduracak mahiyette bir şey değildi, fakat onun yokluğu müthişti. Onun bu kadar sebepsiz yere, bu kadar insafsızca Yusufun haya-tından koparılması çıldırtacak kadar acı idi. Hayatında asıl aradığı şeyin Muazzez olmadığını biliyordu, fakat Muazzez olmadan bunu aramaya muktedir olmayacağını sanıyordu." 

Kuyucaklı Yusuf Türk edebiyatının belki de en romantik kahramanıdır. Hayatın ve insanların zalimliği karşısındaki naif duruşu ile bir yandan trajik bir sona ilerlerken, bir yandan da yaşadığı lirik aşk hikayesinin kahramanı olarak edebiyat tarihinde yerini almıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 216
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2019
₺7,00

"isteyip istemediğimi doğru dürüst bilmediğim, fakat neti-cesi aleyhime çıkarsa istemediğimi iddia ettiğim bu nevi söz ve fiillerimin daimi bir mesulünü bulmuştum: Buna içimdeki şeytan diyordum, müdafaasını üzerime almaktan korktuğum bütün hareketlerimi ona yüklüyor ve kendi su-ratıma tüküreceğim yerde, haksızlığa, tesadüfün cilvesine uğramış bir mazlum gibi nefsimi şefkat ve ihtimama layık görüyordum. Halbuki ne şeytanı azizim, ne şeytanı? Bu bizim gururumuzun, salaklığımızın uydurması... İçimizde-ki şeytan pek de kurnazca olmayan bir kaçamak yolu... İçi-mizdeki şeytan yok... İçimizdeki aciz var... Tembellik var... İradesizlik, bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç bir şey: hakikatleri görmekten kaçmak itiyadı var..." Bu romanında, toplumsal gündemin kişilikler üze-rindeki baskısını ve güçsüz insanın "kapana kısılmışlığını" gösteriyor Sabahattin Ali. Aydın geçinenlerin karanlığına, "insanın içindeki şeytan"a keskin bir bakış.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 288
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2019
₺7,00

"Her gün, daima öğleden sonra oraya gidiyor, koridorlar-daki resimlere bakıyormuş gibi ağır ağır, fakat büyük bir  sabırsızlıkla asıl hedefine varmak isteyen adımlarımı zorla zapt ederek geziniyor, rastgele gözüme çarpmış gibi önünde durduğum "Kürk Mantolu Madonna"yı seyre dalıyor, ta kapılar kapanıncaya kadar orada bekliyordum." Kimi tutkular rehberimiz olur yaşam boyunca. Kollarıyla bizi sarar. Sorgulamadan peşlerinden gideriz ve hiç pişman olmayacağımızı biliriz. Yapıtlarında insanların görünmeyen yüzlerini ortaya çıkaran Sabahattin Ali, bu kitabında güçlü bir tutkunun resmini çiziyor. Düzenin sildiği kişiliklere, yaşamın uçuculuğuna ve aşkın olanaksızlığına dair, yanıtlanması zor sorular soruyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 180
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2019
₺7,00

Bu öykü 1900'lü yılların başında Ege Bölgesinde yaşanan olaylardan yola çıkılarak, olayların geçtiği yerlerin, adı geçen bazı kişilerin gerçek isimleri değiştirilerek anlatılmıştır. Ayrıca olaylar; yaşayanların ve tanıklık edenlerin söylemlerinden günümüze ulaşan bilgilere göre yazılmıştır.

Gülbahar; ileride dünyaya getireceği oğullarına Alim, Kerem isimlerini vererek kardeşlerinin isimlerini yaşatacak mıdır? Köylerinde okul olmadığı için okuyamayan ve bunun ezikliğini yaşayan Elif ile Gülbahar, çocuklarını okutarak öğretmen, hemşire, belki avukat, doktor olmalarının yanında aydın, eğitimli birer yurttaş olmalarına yardımcı olacaklar mıdır? Kuşkusuz bunları zaman gösterecektir. Çünkü zaman her şeyin ilacıdır, çaresidir. İnsan hayatının mevsimlere benzediğini, hatta aytusı olduğunu unutmamak gerekir. Sevinçler, mutluluklar, tatlı anılar ve yaşanan güzellikler... Bunun yanında acılar, ıstıraplar, sıkıntılar; sorunlar, hüzün ve istenmeyen olumsuzluklar..


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2019
₺9,72

Şairler Antolojisi 6

Altın Post Yayıncılık


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 272
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2015
₺9,72

Gerçekleri söylemek acıtır, susmaksa hep kanatır!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2015
₺6,42

Nutuk, Mustafa Kemal Atatürk'ün halkına verdiği bir hesap pusulasıdır. Çünkü ulusal kurtuluş savaşı boyunca o halkıyla birlikte olmuştu ve halkına "Hayat demek savaş ve çarpışma demektir. Hayatta başarı yüzde yüz savaşta, başarı kazanılmakla elde edilebilir. Bu da manevi ve maddi güce dayanır. İnsanların uğraştığı tüm sorunlar, karşılaştığı tüm tehlikeler, elde ettiği başarılar toplumca yapılan genel savaşın dalgaları içinde doğan" Sözlerini söylemiş ve halkından can istemiş, halk seve seve vermiş, mal istemiş, halk seve seve vermiştir. Bunlar nerede, nasıl, niçin, harcanmış? Nutuk halkın kafasındaki bu sorulara da açıklık getirmiştir.

Türk halkından alınan canın ve malın ülkenin işgalinden, ulusun kölelikten kurtularak onurlu, bağımsız, çağdaş bir devlet ve toplum olarak yaşaması için harcandığını belgeleriyle açıklamaktadır. Atatürk bu eserinde, ulusal varlığı sona ermiş sayılan büyük bir ulusun bağımsızlığını nasıl kazandığını, bilim ve tekniğin en son ilkelerine dayanan ulusal ve çağdaş bir devleti nasıl kurduğunu anlatmaya çalışmış ve Türk gençliğine bıraktığı kutsal armağanı şu sözlerle noktalamıştır;" Bu uzun ve ayrıntılı sözlerim tarihe mal olmuş bir devrin öyküsüdür, burada ulusum için ve yarınki çocuklarımız için dikkat ve uyanıklık sağlayabilecek kimi noktaları belirtmiş isem kendimi mutlu sayacağım" demiş. Nutuk, yeni Türkiye devletinin nasıl kurulduğunu merak eden tüm insanlarımızın okuması gereken bir başucu eseridir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 352
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2019
₺9,72
₺13,89

Ölü Canlar

Altın Post Yayıncılık


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 320
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2017
₺7,78

Türkiye Cumhuriyeti çoğu sosyal, kültürel, ekonomik müesseseyi Osmanlı Devleti’nden miras almıştır. Son dönem Osmanlı aydınları, Tanzimatla başlayan her alandaki yeniden yapılanma sürecinin devamı olarak II. Meşrutiyet döneminde öze dönük politikalar takip etmeye başlamışlardı. İmparatorluğu oluşturan Türk olmayan unsurların ayrılıkçı emelleri ve eylemlerinin ardından, devletin gerçek sahibi olan Türkler özlerini aramaya, kendi potansiyellerini keşfetmeye yönelmişlerdir. Bu arayışın ilk adımı olarak, Anadolu’ya bir başka gözle bakma eğilimleri dikkat çekmektedir.

Osmanlı Devletinin son günlerini yaşamış ve o dönemde yetişmiş ve başta Mustafa Kemal olmak üzere, yeni Türk Devleti’nin kurucu kadrosu, daha Millî Mücadele’nin devam ettiği yıllarda Anadolu’nun sahip olduğu maddi ve manevi değerleri ortaya koyma çabası içerisinde olmuştur. Bu faaliyetlerindeki haklılıkları da ortadadır. Çünkü yıllardır savaştan savaşa,
cepheden cepheye koşmuş bir milletin elinde kalan son toprak parçasının gerçekleri ortaya çıkarılmadan, askeri, siyasi başarılar kazanılsa bile, toplumun geleceğinin güvence altında olması mümkün değildi.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 128
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2013
₺11,67

Kokun Sarsın 

Kafiyesiz bir şiir gibi her gün doğuyorsun içime, dışarda yağmur içimde senin gözlerin! Ellerime değen ellerin... Derin'im içimde bir yaprak gibi büyü, ve gel dediğimde çıkıp gel! Kokun sarsın benliğimi...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 64
En / Boy : 13 / 20,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2014
₺3,24

Akad Akademik Kaynak Dergisi Sayı: 5


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 62
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2015
₺8,10

Akad Akademik Kaynak Dergisi Sayı: 6


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 60
En / Boy : 16 / 24
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2015
₺8,10

Bana ne zaman yaşımı sorsalar bocalarım. Zihinsel ekranım yetişir imdadıma. Zamana Tanrı'nın gözüyle bakmayı deneriın. Ben ki O'nun aynadaki yansımasıyım. Üç bacaklı sacayağın altını harlayan ateşim. Siyah kazanın içinde kaynayan suyum. Suyun buharıyım. Başka umutlarla yükseldiğini gökyüzünden darbe yedikten sonra, tekrar yeryüzüne düşen kirli bir damlayım. İntikam uğruna düşman kanıyla vücuda gelmiş bir kan davası kurbanıyım. Ben ta en başından beri lanetliyim. Tüm bunlara rağmen insanca bir hadsizlikle yine de kendime O'nun gözüyle bakmaya devam ederim. Geçmişte yaşadıklarımdan ders çıkartırım. Şu an yapmam gerekenlere odaklanırım ve dün yaptıklarımı yarının garantisi sayarım. Fakat ne kadar emek verirsem vereyim istediklerini gerçekleşmeyince O'nun büyüklüğünü daha da derinden hissederim. Ben O'nun aynaya yansıyan nuru olsam da, asla O'nun gücünü kestiremeyen aciz bir kulum. İçimde böyle biriyim ama dışarıdan bakınca agnostiğim. Bazen yeni doğmuş bir bebek gibi acemiyim, bazen damarlarda tazyikle akan gençliğin deli kanıyım, bazen aşırı temkinli ve korkak bir yetişkinim, bazen çaresiz bir yaşlı. Ama ben en çok, sanki ölüp de tekrar dirilmişim gibi yaşamın kıymetini bilen, bildiklerine bilmediklerini ekleyen, hayatı yorumlayan ama çoğu zaman yanılan bir kâhinim. Ben zamanından önce büyüyen, 'büyüdükçe küçülen, bu öfkeyle hatalar yapan asi bir rüzgarım. Ben Azrail'in ilk can alışındaki taze hevesim. Ben İzel D.... 'yum

                                                                                         Melek Başkan


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 304
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2017
₺6,42

Öncelikle çalışmamın herkese faydalı olmasını diliyorum. Amacımız Ceza Hukuku dersine yardımcı bir kaynak oluşturmaktır. Bu amaç doğrultusunda kitapta genel bir anlatım olmamış, konulara özel olarak değnilmiştir. Bazı suçlar için olay çözümü bazıları için ise yargıtay içtihatları yeterli görülmüştür.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 139
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2012
₺6,48
May bu sis bu gerilim bu hüzün konuşmalarımızda ortaya çıkıyor. Seni her bıraktığımda seni ruhani bir boyutta tanrının gölgesinde buluyorum. Fakat ne zaman yazıya gelsem ve ne zaman beyaz kağıt ile siyah mürekkep buluştuğunda benden ve senden bir parça bulur gibi duygularım. Duygularımız sözcüklere karışıyor. Tanrı seninle olsun gönlümün huzuru artık avuçlarında biliyorum ki bende bu tutarlılık olmasa inancımda sende olurdu. İlginçtir ki en yakınımızda olanlar hayatımızı en çok karıştıranlar ve en çok karışanlardır. Birbirimizi tamamlamalıyız anlayıp sorgulamalıyız ve bunu çocuk saflığı ile yapmalıyız. İkimiz de bütün becerileri yetenekleri bezemeleri ve düzenlemesiyle konuşma sanatını kullanma eğilimindeyiz. Sen de ben de dostlukla konuşma sanatının pek kolay uyum sağlamadığını anlamak zorundayız. Yürek yalındır May yüreğin resimleri de temel şeylerdir oysa konuşma sanatı sosyal bir araçtır. Bu sebeple konuşma sanatından yalın konuşmaya dönme konusunda anlaşalım mı Sen bende nefes alıyorsun ve ben sende bunu sen de çok iyi biliyorsun ben de.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 149
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2012
₺5,19
Görmesini bilen için aşk her yerdedir, bazen bir bakış koca bir ömre bedeldir...Çadırda serili olan yatakta uyumakta iken duyduğu sesler ile uyanan Mustafa, gözleri ile dervişi süzdü. Derviş de sağ tarafına dönerek sormaya başladı."Adın ne senin evlat?" dedi."Mustafa...""Peki bu gece burada konaklamamın nedenini biliyor musun Mustafa?""Hayır. Tanrı misafiri değil misin sen?""Tanrı misafiriyim elbette... Ama bazı misafirliklerin bir sırrı vardır. Zamanla anlaşılır" dedi ve ekledi."Avlanmayı sever misin Mustafa?""Bir gün karşına ala bir geyik çıkacak Mustafa. Sen sen ol sakın o geyiğe dokunma. Yüreğindeki şeytana amman ha amman uyma... Eğer onu vurursan bir felaket gelecektir başına. O felaket senden her şeyini alacak, sadece canının bir parçasına dokunmayacaktır. Bu acıya karşılık o parçan bahtiyar olacak, bilinmeyeni bilecek, görülmeyeni sezecektir. Gün olacak senin o değerli parçan, benim bu Hakkı arayan ruhumu başka bir bedende bulacak ve bu taşıdığım sırrı benim gibi taşıyacaktır..."
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 240
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2012
₺6,48
Yeryüzünde alet ve mezar yapabilen, düşünme yetisine sahip ve eylemlerinin bilincinde olan yegane canlının insan olduğu malum bir vakıadır. İnsanın bu temel özellikleri ilkçağdan beri birçok düşünür ve filozofun dikkatini çekmiştir. İnsan, doğası gereği yalnız yaşayamayan ve varlığını ancak belli bir topluluk içinde sürdürmek durumunda bulunan akıllı, duygulu, bir bedene ve bir öze sahip varlıktır. İnsanın bu temel nitelikleri aynı zamanda insanı ilgilendiren ve insandan kaynaklanan tüm edimlerin nedeni durumundadır. Bu nedenle insanın bütün yapıp-etmeleri, davranış ve eylemleri kendisini ilgilendirdiği kadar diğer insanları, hatta diğer canlı türlerini de yakından ilgilendirmektedir. Çünkü insan yapıp-etme ve eylemlerinin şuurunda olduğu gibi, söz konusu davranışlarını belli bir irade hürriyetiyle gerçekleştirmektedir. Bu yüzden de insan, tüm eylemlerinin sorumluluğunu duyma ve değerlendirmeyle her zaman için karşı karşıya kalmıştır. Bu bakımdan diyebiliriz ki insanın var olduğu günden beri, toplumsal bir fenomen olarak ahlâk da var olagelmiştir.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 174
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2012
₺3,89
Yaşam içinde insan eylemlerinin bilincinde olduğu gibi bu davranışlarını belli bir istenç özgürlüğüyle gerçekleştirdiğinin de farkındadır. Bu nedenle insan yaşamı boyunca tüm eylemlerinin sorumluluğunu duyma ve değerlendirmeyle her zaman bilinç ve istenci yok edilmediği sürece karşı karşıya kalmıştır. Bu bakımdan diyebiliriz ki insanın varolduğu günden beri tarihsel toplumsal bir fenomen olarak ahlak da varola gelmiştir. Hemen her filozof bu konuya temas etme gereği zorunluluğu duyduğugibi, yanlızca bu sahayı incelemeyi felsefesinin temel ekseni kılmış düşünürler de vardır. Bu bağlamda kendisi 19. yüzyıl filozofu olmasına rağmen, etkinliği daha çok 20. yüzyılda hissedilen Nietzsche’nin felsefe etkinliğinin bir anlamda tamamı için ahlak olgusunu aydınlatma ve incelemeye yönelmektedir diyebiliriz.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 185
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2012
₺4,54
Evliliği düşünüyor musunuz? diye sordu Bilge Dede. Evet.. diye akut bir cevap verdim. Peki, nasıl bir eş arıyorsunuz? diye ilgi gösterince de kendimi ziyafete davet edilmiş bir bedevi gibi hissettim... Aç, susuz ve yabancı bir oruçlu için iftar daveti bir Siren... Cevabım pek mufassal oldu, bu sınav sorusundan ziyadesiyle memnun oldum, anlattım, anlattım... Anladım Sizi, anlıyorum, gayet iyi anladım!!! deyince çok rahatladım... Hastasına doğru teşhisi koyan bir tabib-i hazık karşısında kim mutlu olmaz ki... Siz bir orospu arıyorsunuz! deyince şok oldum.Herhalde elli yaş birden ihtiyarladım; birden ter boşandı ki tansiyonum fırlamıştır zahir... Bilinçaltıma ayna tuttuğunu, bir bilinçaltı kaşifi olarak bu teşhisi koymuş olabileceğini saygı içinde düşünmüş olmalıyım ki aklıma hücum eden bir dizi argo tepkiyi bertaraf etsem de itirazıma mahal vermeyerek; Eveleme, develeme; devekuşu geveleme...
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 111
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2012
₺4,54
Paylaşmak güzeldir. Yaşamla ilgili görüşlerimizi paylaşmak, hem sosyal bir olgu, hem de insani ve masum bir davranıştır. İnsanlar, bildiklerini başkalarıyla paylaştıkları oranda topluma ve muhatap oldukları insanlara karşı karşı sorumluluklarını yerine getirmiş olurlar. Ne var ki duygu ve düşüncelerimizi paylaşmakta toplum olarak sorunlu bir yapımız vardır. Paylaşmak, ancak yazmakla, yazılanları gelecek kuşaklara bırakmakla mümkündür. Üzülerek belirtmeliyim ki bizim toplumumuz okuma ve özellikle de yazma konusunda gelişmiş ülkelere göre bir hayli geri durumdadır. Bir türlü düşüncelerimizi başkalarıyla paylaşmak istemiyoruz. Bu durum, bilgi toplumu olabilmemizi geciktiren önemli bir faktör olarak görülmektedir. Bu nedenle de yazar sayımız, batılı ülke toplumlarıyla karşılaştırılmayacak kadar düşük düzeydedir.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 194
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2012
₺4,54

Bilindiği üzere insanlık tarihinin yeryüzündeki en büyük faaliyetlerinden biris, kültürünün yeğane unsuru olan dili geliştirmedir. Bu gelişmeler sözlük çalışmalarına olan ihtiyacı doğurmuştur. Türklerde mensur sözlük yazma geleneği, İslamiyet'in kabulünden sonra Kur'an'ı ve hadisleri daha iyi anlama ve yorumlama ihtiyacından doğduğu kabul edilen bir gerçektir.

Klasik Türk şiiriyle ortaya konan bu mahiyetteki ürünler ve bu ürünlerin incelenmesi layıkıyla tamamlanamamıştır. Oysaki klasik Türk şiiri, asırlar boyunca din, tasavvuf, gramer, tıp, tarih, coğrafya, astronomi gibi birçok bilim dallarının öğretiminde oldukça önemli görevler üstlenmiştir. Şiirin bu gücünden faydalanma gayesiyle doğu dünyasında Ebu Nasr Ferahi’nin Nisabu’s-Sıbyan adlı Arapça - Farsça manzum sözlüğü ile Anadolu’da 13. asırda Şükrullah’ın yazdığı Zühretü’l- edeb’i oldukça önemli eserlerdir. Bu tarz (Arapça - Farsça) sözlük yazımı 15. asra kadar devam etmiştir. Bu asırdan itibaren Farsçanın, edebi dilietkisi altına alması nedeniyle Farsça öğrenme zarureti doğmuş, Farsça - Türkçe manzum sözcükler yazılmaya başlanmıştır. Bunlara ilaveten Yusuf isimli bir zat tarafından Türkçe, Arapça, Farsça, Afganca, Hintçe (Keşmir dili) Nisab-ı şeşzeban gibi çok dilli sözcükler de kaleme alınmıştır. Şahidi İbrahim Dedenin (ö. 957 / 1550), Tuhfe-i Şahidi'si, Sünbülzade Vehbi'nin (ö. 1224 / 1809 - 1810) Tuhfe-i Vehbi'si hem yazıldığı dönemde hem de daha sonraki dönemlerde oldukça ilgi görmüş manzum sözcüklerdir."




Basım Dili : Fransızca
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 288
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2012
₺6,48

Büyük Taarruz, Milli Mücadeleyi zafere taşımış, adeta Türkiye Cumhuriyeti’nin tapusunun bedeli olmuş önemli bir vakadır. Toprakları parçalanmış bir ulus, esir edilemeyeceğini, bu topraklarda ilelebet yaşayacağını bütün dünyaya haykırmıştır. Elde ettiği zaferler tüm dünyaya meşru talebini kabul ettirmiştir. Bugüne kadar Büyük Taarruz ile ilgili çok sayıda çalışma yapılmıştır. Bununla beraber çalışmalar askeri boyutla sınırlı kalmıştır. Ortaya çıkan eksiklik bu çalışmayla büyük oranda giderilmiştir. Büyük Taarruz’un askeri yönünün yanı sıra siyasi, sosyal ve iktisadi yönleri ortaya konmuştur. Türk Kamuoyunun Büyük Taarruz’u nasıl algıladığı ve ona nasıl tepki gösterdiği açığa çıkarılmıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 527
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2012
₺11,02

Anadolu ve İran coğrafyaları kökleri mazinin derinliklerinde olan bir kültür ve medeniyete sahiptir. Bu iki coğrafyanın sahipleri kim olursa olsun en eski çağlardan günümüze kadar siyasi, dini, iktisadi, jeopolitik vs. sebepler yüzünden birbirleriyle mücadele ettiler, savaştılar. Bu mücadeleler İran’da hakimiyet kurmuş olan Safeviler ve Avşarlar devrinde devam etmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 314
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2012
₺9,07

Kendini hangi kimlik ve isimle tanımlıyorsa tanımlasın, Türkiye de yaşayan bütün grupların kültürü, gelenekleri, örf ve adetleri iç içe girmiş güzelliklerdir. Her biri biz kimliğine ayrı bir katkı sağlayan ortak değerler manzumesidir. Bu iç içe güzelliklerin uç uca kahırları da vardır. Bir ucunda yok sayma, küçümseme; diğer ucunda kitleleri terörize eden hayat düşmanı akımlar... Elinizdeki kitap, iç içe güzelliklere katkı sağlayan ve uç uca kahırların ipliğini pazara çıkaran makalelerden oluşmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 254
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2012
₺5,83
Uyandı aniden ve rüyasında duyduğu ulumaların hemen yanından geldiğini fark etti. Kurtlar, tüyler ürpertici sesler çıkararak uluya hırlaya üzerine saldırıyordu, içlerinden biri dişlerini koluna geçirmişti bile.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 304
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2012
₺7,00
Amerikan edebiyatından dilimize aktarılan Horace Mc Coy’un ‘Gazeteci’nin Ölümü’ adlı romanında, romanın kahramanı Mike Dolan’ın şahsında ilkeli bir gazetecinin ölümüne (öldürülmesine) kadar uzanan mücadelesi dile getirilir. Mike Dolan’ın gazetecilik serüveni, Batı toplumlarında ortaya konulan, gerek klasik vegerekse günümüz iletişim ortamından neş’et eden hemen hemen bütün etik kodların ihlali ve savunmasına birer canlandırmalı örnek gibi geçer. Romanın ilk sayfalarıkahramanın, medya yöneticileri tarafından ısrarla gizlenmek istenen bir ‘doğru’ haberin halka duyurulabilmesi için işini kaybetmeyi dahi göze alacak kadar ilkeli tavırları ile başlarken, tahmin edileceği üzere, son sayfaları da onun yine ‘katı - ahlaki’duruşu nedeniyle öldürülmesiyle ortaya çıkar. Romanın sonunda, adeta öldürülen sadece Mike Dolan değil, aynı zamanda medya ahlakıdır...
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 432
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2013
₺9,72

Yağmur Kokulu Sokaklar
Yağmurlu gözlerinle hırçın baktığında
İçime yansımıştı tüm güzelliğin
Hayat seninle güzeldi
Seninle geçiyordu zaman
Senin sayende gülüyordu yüzüm
Sensiz geçen akşamlar kapkara bir zindan
Rüyalarımda görüyordum seni bazen
Ve seninle çıkıyordum zindanlardan
Yağmur kokulu sokaklara
Seninle gülüyordu yüzüm yanımda olduğun zaman...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 75
En / Boy : 11 / 17
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2013
₺3,24
Aşıkım sana gayetÖnce ölürsem şayetMahşerde buluşmayaOkur musun bir ayetAyrı kaldık dardayımKış bastırdı kardayımHayli zaman görmedimYapma felek yardayımHaksız mıyım seçmedeNasibim su içmedeBir güzel işmar ettiGıli gıli çeşmede
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2013
₺4,54
Sayın Adnan Menderes, Bütün gayesi vatan ve milletin selâmeti uğruna çalışan ve ders veren Üstadımız Bediüzzaman gibi mübarek ve muhterem bir zatın Demokrat Partiye yaptığı yardımı kıskanan Halk Partisi ve Millet Partisi elemanları, iktidar partisi yapıyormuşçasına çeşit çeşit bahane ve eziyet yaparak Üstadımızı Demokrat Partiden soğutmak için var kuvvetleriyle çalıştıklarına kat’î kanaatimiz gelmiş.Sizin gibi "Dinin icaplarını yerine getireceğiz; din bu memleket için hiçbir tehlike teşkil etmez" diyen bir Başvekilden vatan, millet, İslâmiyet adına, partimize maddî ve manevi büyük yardımları dokunan bu mübarek Üstadımızın kitaplarının ve kendisinin tamamen serbest bırakılarak bir daha rahatsız edilmemesinin teminini saygı ve hürmetlerimizle rica ediyoruz.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 172
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2013
₺8,43
Elleri birbirlerinin avuçlarındaydı. Ocağın ızgarasının altındaki küller alevlerle kızgın bir çöl gibi tutuşmuştu. Angel’in, Tess’in yüzüne düşen, Tess’in alnına dökülen dağınık saçların içine merakla süzülüp altındaki nazik cildi renklendiren bu kızıl parlaklıkta insan, mahşer gününün korkunçluğunu görebilirdi. Tess’in kocaman gölgesi duvarların, tavanın üstüne düşüyordu. Öne doğru eğilince boynundaki mücevherin her parçası, bir kurbağanın gözü gibi göz kırpıyordu; meşum bir şey vardı bu pırıltılarda, böylece Tess alnını Angel’in şakağına dayayarak, çekinmeden mırıldanarak Alec d’Urberville’le tanışmasını ve bunun sonuçlarını anlatmaya başladı.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 508
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2013
₺11,20

Branimir her zaman için ailesinin itibarına fazlasıyla önem vermişti ve duruma tahammülü yoktu. Ayrıca kız kardeşi onun için fazlasıyla değerliydi. Öyle ki anneme olan sevgisi, önlerindeki tüm fırsatları riske atmasına imkân verecek boyutlardaydı. Hatta kimilerine göre bu sevgi bir kardeşe duyulan sevginin çok daha ötesindeydi. Hakikat her ne ise, Branimir intikam arzusunu bastıramadı. İntikam, ufukta uzanan menfaatler için bastırılması gereken bir dürtüydü ise de Branimir bunu göremeyecek kadar kör olmuştu.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 215
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2013
₺8,43
En sade düşlerin etken paralellerinden geçtin belki..Kim takar;Ha deniz rüzgârı olmuş dolunay’a yoldaş,Ha sus pus olmuş dip akıntılara yoksundaş !
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 78
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2013
₺8,43

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 313
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2013
₺6,42

Akşam Çayı Altın Post Yayıncılık


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 360
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2013
₺6,93

Audrey Grenwood, sınıfa gireli daha on dakika bile olmamıştı saatine baktı. Döndü on geçiyordu. Her şeyden bıkmıştı artık. Bu okuldan, öğrencilerden, lekeli sıralardan, kısacası hayatından... İki yıldır Tramon Yatılı Okulu'nda İngilizce öğretmenliği yapıyordu. Her sabah saat tam sekizde tramvayla okula gidiyordu. İngilizce öğrenmeye pek de meraklı olmayan bu küçüklere saatlerce ders anlatmaya çalışırdı. İşkence bu kadarla kalsa iyiydi. Maaşı çok azdı. Bu yüzden akşamları okul çalışmalarına kalıp çocuklara bakarak birkaç kuruş daha kazanıyordu. Ancak saat altıda okuldan çıkabiliyordu. Oturduğu evi de hiç sevmezdi. Okul çıkışlarında yolu uzatarak bol bol yürürdü.

Mutfağı öyle küçüktü ki bir kişi sağından soluna ancak dönebilirdi. Mutfakta yumurta, soğuk et ve meyveden başka bir şey yoktu. Yine de yemek saatlerini sabırsızlıkla beklerdi. Hiç değilse yalnız kalabileceği, kendini rahat hissettirdiği bir andı. Öğle yemeklerindeki gibi öğrencilerin gürültüsü, yemekhanenin o ağır kokulu havası yoktu.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 331
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2013
₺6,42

Sigara fabrikasında çalışan güzel işveli çingene kızı carmen ve ona delice tutulan jandarma onbaşı Don Jose'nin ateşli hikayesi...

"Bu gibi durumlarda nasıl davranmak gerektiğini daha önce tecrübe ettiğimden, Carmen'i bulabileceğimi düşündüğüm her yerde arıyorum. Günde yirmi kez de Candilejo Sokağı'ndan geçiyordum. Ara sıra anason likörü ısmarlayarak, Dorothea'yı kandırıp kendi tarafıma çektiğimi düşünüyordum.

Bir akşam onun evindeyken Carmen, bizim alayda teğmen olan bir delikanlıyı peşinde sürükleyerek, çıkageldi."

Carmen uğruna nişanlısı, ailesi, serveti ve kariyerinden vazgeçen Don Jose'nin büyük tutkusu.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 311
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2013
₺6,42

Ailesinden hayatta kalan kimse olmadığı için bakıcı bir kadın tarafından yetiştirilen bir genç oldukça zorlu geçen bir çocukluk.
Bu dönemin belki de tek güzel hatırası, onunla aynı şekilde o eve yerleştirilmiş olan Maisie ilerleyen yıllarda derin ve güçlü bir aşka dönüşecek olan arkadaşlığı.
Bir kader ortaklığı.
Hayatın ona farklı çizdiği farklı yollar.
Resim yeteneğini geliştirmek için gittiği Sudan'da savaşın ortasında kalışı ona çok değerli bir dostun yanı sıra yaptığı savaş resimleriyle de büyük başarı kazandırır.
Fakat hayat, her zamanki gibi, hep aydınlık değildir. Hele çöken karanlık, bir ressam için en değerli varlık olan gözlerini elinden alıyorsa.
Kör bir ressam hayatını nasıl devam ettirir? Ya sevgili Maisie? O bu hikayenin neresindedir? Nasıl bir sürprizle karşımıza çıkacak ve bizi nasıl hiç beklemediğimiz sonlara doğru götürecektir?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 320
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2013
₺6,93

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 313
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2013
₺6,42

Sen ve Hayat Altın Post Yayıncılık


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2013
₺8,43

New England yakınlarında,yan sokaklardan birinin ortalarında eski bir ahşap ev vardır.Farklı yönlere bakan keskin uçlu yedi çatısı ve ortada da toplu halde yükselen bacalar bulunur.Sokak,ismini bu eski Pyncheon Evi'nde alan Pyncheon Sokağı'dır.Kapının önünde duran iri siyah ağacı da semtte doğan herkes Pyncheon Kara Ağacı olarak bilir.Bu şehre yaptığım her ziyaretimde sırf bu iki tarihi değerin,bu devasa Kara Ağaçla,yıllar içinde yediği yağmur ve rüzgar darbeleriyle şekillenen bu evin gölgesinden geçmek için Pyncheon Sokağına mutlaka uğrarım.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 320
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2013
₺6,42

Pavli Kallista Pavli'yi, Pavli Ordu'yu Yaktı...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 211
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2013
₺9,07

Overdene bahçeleri gölgelere teslim olmuştu. Akşam çökmekteydi. Çimenlerin büyüyen gölgesinin işaret ettiği sedir ağacının altı serinliğe davet ediyordu.Son derece rahat ve insanın içini ferahlatan bir havası olan ev, eski bir taş binaydı. Ön yüzünde ekili sarmaşık, salkım ve manolya ağaçları sayesinde bina daha az çirkin görünüyordu. Çiçeklerin yaprakları özenli işlenmiş bir örtü gibi duvarın çirkinliğini kapatıyordu.Ön tarafta büyük bir teras bulunuyordu. Geniş bir merdiven terası çimenlere taşıyordu. Arka tarafta ise içinde karacaların olduğu park vardı. Parkın içinden geçip giden dere gümüş bir kolyeyi andırıyordu.Saat dörde geliyordu.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 310
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2013
₺6,42

Aşk ve Tanrı Altın Post Yayıncılık


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 153
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2013
₺16,10

Hafız Baba

Karyağdı Baba Eyüp İstanbul Bektaşi Tekkesi Postnişini Hafız Baba ve Divanı Üzerine Bir İnceleme

Altın Post Yayıncılık


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 351
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2013
₺12,31

Mitinge Karşı Miting Altın Post Yayıncılık


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2013
₺9,07

Eski çağlardan Sanayi Devrimi'ne kadar kervanlar, ulaşım ve ekonominin olmazsa olmaz çarkıdır. Sanayi toplumlarında kervan soymak bir kahramanlık ve bir cesaret işi olup çevreye nam salmaktır. Köroğlu, Bolu Dağları'ndaki ününü bir anlamda kervanları soymakla kazanmıştır. Dede Korkut Hikâyeleri'ndeki figürlerden Bay Püreoğlu, yurtlarına gelen bir kervanı soyguncuların elinden almakla “Bamsı Beyrek” olmuştur. Kervanlar altın ve gümüşün aktığı nehirler gibi zenginlik alametidir. Kervanlar Ali Baba ile Kırk Haramiler'deki zenginliğin kaynağıdır. Develerle yapılan kervan yolculuğu masallara konu olduğu gibi yeni olayların da habercisidir.
Kervan sona doğru giden bir kafiledir. Tasavvufta ahiret yoluna doğru çıkmış bir göçtür. Kervanlar tasavvufta akıp giden bir ömürdür, aynı inanca sımsıkı sarılmış bir ümmettir. Başlarındaki kervancı ise peygamber veya şeyhtir. Ondan ayrılmak yoldan ve dinden çıkmaktır. Kervancılık, Suriye'ye ticarete giden Hz. Muhammed'in mesleği ve Hz. Yusuf'u kuyudan kurtarmasıyla üç semavi dince kurtuluşun sembolüdür. Kervancı yardan akrabadan haber getirendir. Bu özellikleriyle kervanlar, bilhassa Ortadoğu toplumlarında sosyal ve ticari hayatta oldukça önemlidir. Zira şehir arasındaki iletişim ve ekonomik faaliyetler, trenler yaygınlaşıncaya kadar kervanların tekelinde kalmıştır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 304
En / Boy : 14 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2014
₺9,72

Bahar Barışta Saklıdır Barış Aşk ve Sevgi Kokulu Şiirler


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 159
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2013
₺9,07
1 2 3 ... 6 >
Çerez Kullanımı