Köylüm olmasından onur duyduğum Âşık Şevki, görsel medyanın, dijital teknolojinin olmadığı, adam kayırmacılığın tavan yaptığı yıllarda yaşamış ancak ailesini geçindirme gibi önemli bir sorumluluğu da olduğu için Âşıklar Tarihinin karanlık dehlizlerinde kaybolmuş çok değerli bir âşıktır.

Onun yazdığı şiirler bu gün dillerde dolaşan türküler olmadıysa bunda bu kitabın gecikmesi en büyük etkendir diye düşünüyorum.
Aşık Şevki’nin kendisini ifade etme adına yazdığı şiirler o kadar etkileyicidir ki bu şiirlerin bir yerlere ulaşıp karşılık bulmaması imkansızdır. Bakın ne diyor Âşık Şevki;

Aşkın meydanına çıkmam nazınan 
Bunalıp ta akort yapmam sazınan 
İmtihana girmem eski sözünen 
İrticalen yarışmaya hazırım.

Aşık Şevki zaman zaman üzerine 
yıkılan dertlere şöyle sitem eder

Kimisini kana kana içirir
Kimisini gökyüzüne uçurur
Herkes sefa ile günün geçirir
Benden başkasına gam vermediler.

Aşık Şevki’nin şiirleri arasında bir arabanın çarparak öldürdüğü köpeği Gümüş’e yazdığı şiiri çok önemli yer tutar.

Aşık Şevki yazdı destan
Issız kaldı bizim bostan
Gülemedik kara yastan
Nasıl kıydın Gümüş’üme.

Okuduğunuzda şiir adına çok şey kaçırdığınızı fark edeceksiniz.

Bekir Öztürk


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 172
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2018
₺37,90

HSYK 2. Daire Başkanı Mehmet Yılmaz, bu aralar her gün biri yurtdışına kaçan savcı görünümlü tetikçilerin sözümona sorgulamalarının ve bu sorgulamalara dayanılarak yapılan yargılamaların sonucunu; “Yasa dışılığa, adalet ülküsü dışında hareket eden, hukuk zemininde kalmayan eylemlere göz yumulduğunda neler yaşandığını, yakın bir geçmişte, Ergenekon, Balyoz, Poyrazköy, İzmir ve İstanbul Casusluk, Hanefi Avcı, İlhan Cihaner, Ahmet Şık, Nedim Şener soruşturma ve davalarında hep birlikte gördük, izledik ve ders aldık” şeklinde anlatıyordu.

Ergenekon, Balyoz, Poyrazköy, Askeri Casusluk gibi davaların yüzde yüz siyasi davalar olduğunu, Ergenekon davası eski Mahkeme Başkanı Köksal Şengün, Yargıtay 1’inci Başkanı İsmail Rüştü Cirit ve HSYK 2’inci Başkanı Mehmet Yılmaz itiraf etmiş olduğuna göre, referansı hukuk olan hiç kimse bu davaların hukuki davalar olduğunu iddia edemez.

Bu siyasi davaların temyiz ve yeniden yargılanma süreçleri de elbette yine siyasi kaygılarla karara bağlanacaktır. Ancak, şu anda siyasi gücü elinde bulunduranlarda kendilerine “darbe yaptığı” iddia edilen kişilerin ‘gerçek hukuk adamları’ olduğu sonucunu doğurabilecek bir kararın çıkmasına razı olmayacaktır.

Yani, Emine Ülker Tarhan’ın ifadesiyle “İktidarın kamçısına göre kişneyen yargı” vicdani kanaatleri doğrultusunda karar verecek olsada; iktidarın isteği doğrultusunda karar verecek olsada, Ergenekon Davası’da diğer kumpas davaları gibi toplu beraatlerle sonuçlanacaktır. İşte o zaman yargılanma sırası Atatürkçülere, TSK’ya kumpas kuran AKP - Cemaat Paralel Yapısına gelecektir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 400
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2016
₺30,00

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 320
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2016
₺13,88

Konumuzla ilgili ilk kitabı eski Milli Görüşçü, yeni AKP’li Nasuhi Güngör yazmıştı.

Kaderin cilvesine bakın ki, Güngör’ün Siyonizm’in ve ABD’nin güdümüyle AKP’yi kurduklarını iddia ettiği kadrolar, kendisini TRT Haber ve Spor Yayınları Daire Başkanlığına getiriyor, onun “Yenilikçilerin Siyonizm ve ABD’nin desteğiyle Refah Partisi’ni böldüğü” iddialarının yer aldığı kitabından 20.000 adete yakın satın alıp dağıtan Numan Kurtulmuş, ‘Milli Görüş Gömleği’nden kurtulup, TRT’den sorumlu Başbakan Yardımcılığı görevine gelir gelmez onu daire başkanlığı görevinden alıyordu.

Bu görevden alınışın ardından Güngör’ü yeniden yeşil sahalarda görebilirmiyiz bilmiyorum ama bu işin kitabını yazan biri olarak kendisinden bir “Yenilikçi hareket” bekliyoruz.
Bu kitapta:
- AKP’nin kuruluşundan önce ve sonra neler yaşandığını,
- 28 Şubat sürecinin AKP’ye destek için yürütüldüğünü,
- AKP’nin Yahudi Lobileri ABD, İngiltere, İsrail desteğiyle kurulduğunu
okuyacak, okuduklarınızın çoğuna inanamayacaksınız.

- Yahudi lobileriyle içiçe çalışan siyasal İslamcılar,
- Siyasal İslamcılarla kanka olan darbeci paşalar,
- Ülkesinin siyasetçilerini CIA’ya pazarlayan cemaatçiler,
- Ülkesinin siyasetçilerini Yahudilere pazarlayan Kürt danışmanlar,
- Erkeklere Cuma namazı kıldıran kadınlar,
- Kendi ordusunun başına çuval geçirten siyasetçiler,
- İsrail’in güvenliğine, BOP’un gerçekleştirilmesine, İslamın Yahudi ve Hıristiyan müdahaleleriyle yeniden yorumlanmasına and içen sözde Müslümanlar ve daha neler neler.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 368
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2016
₺37,90

7. baskısı yapılan bu kitap da; “büyük din alimi” diye yutturulan Fetullah Gülen'in, vaizlik kadrosu almak için Diyanet'in kendinden istediği ve bir ay süre verdiği risalesinde, mezhepleri bilmediği, Allah'ın sıfatlarından habersiz olduğu, bu nedenle risalesinin kabul edilmediğini belgeleriyle okuyacaksınız...

Fetullah'ın, hocasının oğlunu "Atatürk düşmanı" diye şikayet etmesine tanık olacak...

“Sevgi abidesi” olarak gösterilen, Fetullah'ın kendine destek olanlar dahil, insanlara ettiği bedduaları şaşkınlıkla okuyacak... 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 320
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2016
₺41,90

Küresel aktörler, 21’inci Yüzyılda Türkiye ve tüm Ortadoğu’yu, Kürt ve IŞİD kartı ile gayri nizami harbin tüm argümanlarını kullanarak terörizm ile şekillendirmeye çalışmaktadırlar.

Suriye’de PYD’nin kantonları birleştirme çabası, PKK’nın Türkiye’de giriştiği şehir terörizmi, IŞİD’in başta bölgemiz ve tüm dünyada giriştiği vahşet bu aktörlerin eseridir!.

Savaş çıkabilir mi? Evet

Suriye’ye girebilir miyiz? Evet

Ya Kuzey Irak?

Türkiye’nin bölgeyi değiştirecek adımları atması PKK/YPG/PYD’nin bulunduğu terör bataklığını yerinde yok etmesi beka sorunu ile doğrudan orantılıdır.

“Coğrafya kaderdir.” Bulunduğumuz bölge ve ortaya çıkan gelişmeler Türkiye’ye bölgesel ve stratejik güç olmayı dayatmaktadır.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 272
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2016
₺37,90

Emin Çölaşan / 17 Şubat 2001 - Hürriyet Gazetesi :

Star Gazetesi’nden Zübeyir Kındıra’nın kitabının ismi “Fethullah’ın Copları” Sol görüşlü olduğu için Polis Akademisi’nden atılan Zübeyir Kındıra şimdi gazetecilik yapıyor. Kitabında Fethullah takımının özellikle polis, öğrenciler ve Emniyet'teki örgütlenme ve çalışmalarını anlatıyor, olaylar ve isimler açıklıyor. Ellerine sağlık.

Faruk Bildirici / 06 Mart 2001 - Hürriyet Gazetesi :

Zübeyir Kındıra, 1986 yılına kadar Polis Koleji ve Polis Akademisi’nde geçirdiği yıllarda tanık olduğu Fetullahçı örgütlenmeyi “Fetullah’ın Copları” adlı kitapta anlattı. Kındıra, 1986 yılına kadar Kolej ve Akademi’de geçirdiği yıllar ve kitabıyla ilgili olarak şu bilgiyi verdi:

“Ben de o evlerden birine götürülenlerdendim. Hemen uzaklaşıp, kurtuldum. Benim gibi birçok arkadaşım da bu topluluktan uzak durdu. Ama benimle birlikte o gün o eve gidenlerin birçoğu iyi birer Fetullahçı oldular.”

Hıncal Uluç / 13 Ocak 2009 - Sabah Gazetesi :

Fethullah’ın Copları diye bir kitap var. Yazarı Zübeyir Kındıra.. Eski polis, yeni gazeteci.. Bu kitabı buldurun.. Okuyun.. Daha sonra da Emniyet Genel Müdürlüğüne sorun.. Bugün bu ülkede görevli Emniyet Müdürü sayısı kaçtır?. Bunların kaçı Polis Akademisi mezunudur, kaçı Din Kökenli okullardan gelmiştir?.

Özlem Akarsu Çelik / 20 Eylül 2010 - Akşam Gazetesi :

Zübeyir Kındıra’nın kitabında ilginç bölümler var: Çiçeğe Besmele Çektiren Polis Koleji Öğrencisi, Dua Oku Sınıfı Geç, Işık Evleri Müdavimi Polisler, Cemaatin Sınav Oyunları... Son günlerin en çok tartışılan konusu, sınavlarda çekilen kopyalar...Ve daha fazlası ’Cemaatin Copları’nda... Mutlaka okuyun!

Soner Yalçın / 27 Mayıs 2015 - Sözcü Gazetesi :

“Zübeyir Kındıra adını hatırladınız mı? Ankara Polis Koleji’nden mezun oldu. Polis Akademisi’nden atıldı. Gazeteci oldu ve “Fethullah'ın Copları” adlı kitabını yazarak, ilk kez Emniyet içindeki Cemaat örgütlenmesini gündeme getirdi. Hayatı karartıldı; otomobili kundaklandı; Türkiye, Star, Akşam, Sabah gibi gazetelerden kovuldu; hiçbir yayın organında iş bulamadı; bir Ege kasabasına çekilmek zorunda kaldı. Fakat… 15 yıl sonra Türkiye, Emniyet içindeki Cemaat yapılanmasının boyutunu görünce şoke oldu.”

Bu kitabı okurken dikkatli olun... Çünkü coplar sizi izliyor.. Dinliyor..


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 384
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2016
₺37,90

15 Temmuz sürecinde yaşanılanlar aslında neydi? Darbe mi?Kalkışma mı? İsyan mı? Terör mü? Tiyatro mu?

15 Temmuz’un Hedefi AKP Hükümeti mi? TSK’ mı? Türkiye Cumhuriyeti Devleti mi? Türk Milleti miydi?

Fetullah Gülen’in “Yeşil Kuşak Projesi”nde ki rolü neydi?

Aynı projede yer alan Siyasal İslamcılarla nerede ayrıştı?

Refah Partisi’nin siyaset sahnesinden kazınması konusunda her türlü imkânlarını seferber eden Fetullah Gülen’e aynı gelenekten gelen Tayyip Erdoğan neden her istediğini verdi?

AKP/ “Cemaat” ilişkisi nasıl başladı, hangi aşamalardan geçti, hangi noktalara ulaştı?

Gülen’in ilk devşirilme süreci “Yeşil Kuşak Projesi”nden sonra ikinci devşirilme süreci nasıl başladı?

Gülen ne zamandır CIA’nın kucağında?

Dün Fetullah Gülen’e “Hocaefendi”, onun örgütüne “hizmet” demeyenleri esefle kınayanlar bu gün hangi çizgiye geldi.

FETÖ, Devletin tüm kurumlarına kimler tarafından nasıl yerleştirildi?

AKP Hükümeti hangi bakanlıkları tamamen, hangi bakanlıkları kısmen “Cemaatlere” teslim etti?

Türkiye’yi yurtdışında Dışişleri Bakanlığı mı temsil ediyor? Yoksa FETÖ mü?

Tayyip Erdoğan’ın ABD ile muhataplık sorununda önündeki engel FETÖ mü?


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 400
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2016
₺30,00

Kur’an, İlahi mantığın ilahi nutkudur. Kelamın sahibi Allah, Kur’an’ın yorum ve açıklama hakkını bizzat kendisi kullanmıştır. Kur’an’ı tefsir eden bizzat Allahtır. (Furkan, 25/33) Bunun için “Kur’an’ın en iyi tefsiri ayetin ayetle tefsiridir” deniliyor.

Allah insanlara Kur’an’ı okuyup anlamalarını, uygulamalarını buyurarak, onları Kur’anla dosdoğru yere kılavuzlamıştır. Çünkü ahirette herkes Kur’an’dan sorgulanacaktır. Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed (SAV), Kur'an'ı Anlayarak Okumak’la emir olunduğunu açıklamıştır.

Buna göre; iman edebilmek için Kur’an’ı okumak ve anlamak gerekmektedir. O halde Kur'an'ı Anlayarak Okumak, hem İslam’ın, hem imanın, hem de takvanın öncelikli şartıdır.

İslam’ı içten/dıştan yıkmak, dini ılımlı/uyumlu hale getirerek içini boşaltmak isteyenler, Kur’an’ın aslını ortadan kaldırmaya güçleri yetmeyince, Kur’an’daki kavramlara, Allah’ın tanımlamalarından farklı tarifler, açıklamalar yaparak, Sıratı Müstakim’e ulaşmak isteyenleri, ondan çok farklı istikametlere yönlendirici çalışmaları yüzyıllardan bu yana yapmaya devam etmektedirler. Bu değişikliklere tefsirde “İsrailiyat” denir.

Almanya, İngiltere, Fransa ve Avusturya 16’ncı Yüzyılda Kur’an’ı kendi dillerine mealen çevirttiler. Bu çeviriler 16’ncı Yüzyıldan bu yana İslam’ın nasıl çökertilebileceği konusunda stratejiler geliştirmek için, bu ülkelerdeki askeri okullarda ders olarak okutuluyor.

Avrupa’da Katolik bir ülkede Protestan Misyonerliği yapmak ağır suç iken Türkiye’de her türlü misyonerliğin yapılmasının teşvik edilmesi, 57.000 ev kilisesi açılması, devleti idare edenlerin besmele çekerek kilise açmaları düşündürücüdür.

Türk Sadece Bir Soyun Değil, Bir Milletin  Adıdır.

Millet ise Bir Kültürdür.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 384
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2017
₺30,00

Danıştay Saldırısı bundan tam 10 yıl önce gerçekleşen, ancak AKP ve “Cemaat” in tetikçiliğini yapan bir kısım sözde hukuk adamı ve kolluk tarafından gerçek faillerin ve azmettiricilerin kurtarılıp, suçun AKP ve “Cemaat” düşmanı kişilere yıkılmaya çalışıldığı alçakça bir suikast ve cinayetti.

Ankara’da yargılamayı yapan mahkeme sanıklara cezalarını vermişken “Cemaat” tetikçisi Zekeriya Öz’ün müdahalesi ile Ergenekon Kumpası ile birleştirilmiş ve Ergenekon’dan yargılanan insanlar “Danıştay 2’inci Daire Başkanı Mustafa Yücel Özbilgin’in katili” olarak yaftalanmıştı.

Çoğu insan bilmez ama Ergenekon İddianamesi’nin “Maktül” bölümünde Mustafa Yücel Özbilgin, “Mağdurlar” bölümünde bu alçak saldırıda yaralanan yüksek yargı mensuplarının isimleri yazılıdır.

AKP ve “Cemaat” in düşmanlarını kriminalize etme ve bu yolla etkisiz hale getirmek adına CIA desteğiyle ortaklaşa kurdukları bu kumpasın kapağı Ergenekon davasını temyiz eden Yargıtay’ın kararından sonra yeniden açılacak.

Ergenekon / Balyoz gibi kumpas davalarını en iyi bilen bir kaç avukattan biri olan, kumpasın tetikçilerinin “o salondan çıkarsa yargılamaya başlarız” diyerek pazarlık konusu haline getirdiği Avukat Vural Ergül’ün elinizde tuttuğunuz kitabı bu davayı yeniden görecek olan mahkeme açısından en önemli delil ve başvuru kaynağı olacaktır.

Kitabın yazarı Vural Ergül kumpas davalarında suçsuzluklarına inandığı sanıkları savunurken Fetullahçı Terör Örgütü tarafından hedef alınmış, “yargılama sırasında işlenen suçlar” iddiasıyla mahkeme mahkeme dolaştırılmıştı. Bu sözde davalar devam ederken bir gün bu iki kirli yapının biri tarafından Vural Ergül’ün “Cemaat destekçisi olmak” gibi garip ötesi bir suçlamayla karşı karşıya geleceğini kendisi dahil kimse hayal bile edemezdi. Ama bu günün iddiası bu! Yerseniz...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 432
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2016
₺37,90

Yaptığım araştırmalarda örtünen kadınların en az yüzde 50-60’ının baba, koca, ağabey, sevgili, emmioğlu, dayıoğlu, halaoğlu, teyzeoğlu gibi bir erkeğin baskısı nedeniyle kapandığını gözlemledim. Bu nedenle diyorum ki;

Türkiye’de kadınların değil, kadınları kapanmaya zorlayan Erkeklerin Türban Sorunu vardır. Adını bu tespitten alan kitapta, “sorun” örneklerle ve tüm yönleriyle ele alınmıştır.

Peki bu konuyu ne kadar biliyoruz? Bildiklerimiz, duyduklarımız doğru mudur? Kur’an’da, yani dinde başörtüsü var mıdır?

Çoğu islami kaynağın kabul ettiği 76 maddelik “Büyük Günahlar” listesinde ve M. Zahid Kotku’nun 155 maddelik “Küçük Günahlar” listesinde başını örtmemenin yani başörtüsü/türban takmamanın bulunmadığını biliyor musunuz?

Başını örtmemenin yer almadığı “Büyük Günahlar” listesinde kadınların pantolon giyinmesinin, yani kadının erkek gibi giyinmesinin 28’inci büyük günah olduğunu...

Başörtüsüyle giremedikleri yerlere girebilmek için başörtülü bacılarımızın taktığı peruğun 60’ıncı “Büyük Günah” olduğunu biliyor musunuz?

Bu kitabı okurken sık sık, “hadi be”, “yok artık”, gibi hayret ifadeleri kullanacak, bitirdiğinizde daha önce bildiğinizi zannettiğiniz “doğru”ların tamamına yakınının yanlış olduğunu fark edeceksiniz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2017
₺21,00

Bahçeli’nin Başkanlık Sistemi görüşleri:

10 Aralık 2012: Federasyon özlemi çekenler, siyasal Kürtçülükten medet umanlar, başkanlık rüyası görenler ve üniter yapımızı bozmayı düşünenler aynanın karşısında kendilerini bir kez daha kontrolden geçirmelidir.

12 Şubat 2013: Başbakan Erdoğan başkan olabilmek, tek adam olarak hanedanlığını kurabilmek için Türkiye’nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü satışa çıkarmıştır.

07 Mayıs 2013: Pazarlık edilen Türk milletidir. Pazarlık edilen Türk vatanıdır. Pazarlık edilen başkanlık sistemiyle birlikte özerklik, federasyon ve konfederasyondur.

25 Haziran 2013: Gidişat engellenmezse, Türkiye hızla parti devletine doğru ilerleyecek, başkanlık kılıfıyla otoriter bir yapı inşa edilecek, üniter yapı dağılarak federasyona sapacak, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü imha olacaktır. Tehlike bu kadar yakın ve görünürdür.

26 Nisan 2015: Recep Tayyip Erdoğan, aslında Türk tipi değil “Tayyip tipi” başkanlık hayalleri kurmaktadır. Başkanlık, federasyon demektir. Bu da Türkiye’yi bölünmeye götürecektir.

8 Mayıs 2015: PKK’nın desteğiyle başkanlık amacı güden Erdoğan; gün yüzü göremeyecek, heves ettiği bölünme anayasası elinde patlayacak.

9 Mayıs 2015: Beştepe hanedanı ve AKP yönetimi, aile boyu rüşvet ve yolsuzluk çamuruna batmıştır.

17-25 Aralık yolsuzluk dosyalarının bir daha açılmamak üzere kapatılması ve bu rüşvet, hırsızlık ve yolsuzluk çarkının döndürülebilmesi, Tayyip Erdoğan’ın bütün yetkileri elinde toplayarak diktatörlüğünü ilan etmesine bağlıdır.

12 Haziran 2016 Bizim Saray’la anlaştığımız namertçe söylendi. İlk aşamada partili cumhurbaşkanlığına evet dediğimiz, başkanlık sistemine sıcak baktığımız soysuzca iddia edildi. Yeni anayasaya boyun eğdiğim fısıltıdan öte yüksek sesle ifade edildi. Bu alçak sözleri dolaştıranlarda yüz olmadığı için özür dilemediler.

Erdoğan’dan Ülkücülere, Türk Milliyetçilerine Hakaretler:

Bunlar milliyetçi değil ırkçı... Bunlar Fatiha’yı okumayı bilmez... Bunlar kandan beslenen vampirler... Kimse bizim karşımıza Türklükle’de çıkmasın, biz her türlü milliyetçiliği ayaklarımızın altına alıyoruz... Irkçılık yaptınız, şeytani olan anlayışa hizmet ettiniz...

Devlet Bahçeli’den Erdoğan’a Hakaretler...

“(...) Namert alçak ve şerefsiz olduğunu haykırmıştım.”

“Senin yaptıklarına ancak İblis teşebbüs edecektir.”

“Alçaksın ve şerefsizsin”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 272
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2017
₺37,90

Ergenekon ve Balyoz Davası sanıklarının en az yarısı, savunmaları sırasında bu davalar üzerinden sürdürülen hukudışı sürecin, Türk Milleti ve TSK`ya yönelik bir kumpas, tertip, oyun, itibar infazcı, olduğunu resmi savunularıyla tutanaklara geçirmişti. Bu hukuksuz sürecin 22 ay esir edilen bir mağduru olarak bende; yürütme, yargı, kolluk ittifakı kurdunuz, Orduya, Atatürk`e, millilere vurdunuz, Ergenekon masalı, anlattınız durdunuz, Gazeteci, yazar mı? hakim mi, savcı mısın? Ne olduğu belirsiz kalleş bir avcı mısın ?

Dizeleri ile tespitlerimi ifade etmiştim. Türkiye`yi biçimlendirme projesi için el ele, omuz omuza çalışan AKP-Cemaat paralel yapısı, menfaat temelli bir savaş tutuşunca, paralel devletin, kozları ve devlet gücünü elinde bulunduran tarafı, yani AKP hükümeti, eski ortaklarını "illegal örgüt" ilan ediyordu. Kavga her geçen gün giderek büyürken, Cemaate devrettiklerini itiraf ettikleri Emniyet teşkilatı ve Fethullah Gülen`in "Hakim kiralayacaksınız" ifadelerinin gereği olarak ortaya çıkan yargı içindeki Fethullahçı yapılanması tasfiye ediliyordu. Bu kitapta, en başından bu yana, devletin içinde iki değişik paralel yapılanmayı bizzat oluşturan AKP ile Cemattin, bugün ortaya çıkan herşeyi birlikte planladıklarını ve icra ettiklerini, "Cemaat" diyerek küçümsenen "paralel yapı"nın sadece Cematten ibaret olmadığını, AKP`nin yeni düşmanının, eski dostu CİA, yani ABD olduğunu okuyacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 272
En / Boy : 14 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2017
₺44,90

Bu kitaptaki çelişkilerin tamamına yakını, AKP resmi internet sitesinden alınan 25.000 sayfa Tayyip Erdoğan konuşmasından alıntılanmıştır. Bu kitap muhalefet liderleri ve siyasetçilerinin ellerinden düşüremeyeceği önemli bir kaynaktır. Kitapta Tayyip Erdoğan’ın 60 konu başlığında değişik tarih ve siyasal zeminlerde hangi çelişkili ifadeleri kullandığını okuyacaksınız.

Işte konu başlıklarından bazıları; Atatürk - Cumhuriyet Yargıya Müdahale Paralel Yapı Güçler Ayrılığı Ilkesi Masumiyet Karinesi Fethullah Gülen Laiklik Ergenekon Davası F. G. Okulları Türkçe Balyoz Davası Türkçe Olimpiyatları Ana Dil Oda TV Davası Dinleme ve izleme Milliyetçilik Engin Alan Kasetleme Vatan Hainliği Tutuklu Vekiller Papa ile ilişkiler Egemenlik HSYK Bedelli Askerlik Yargıtay PKK ile müzakereler Danıştay Şerefli - Şerefsiz Yolsuzluk Anayasa Mahkemesi Habur Vakası Yoksulluk Öcalan’ın Idamı Yasaklar - Sansürler ABD Ile Ilişkiler Şehitlik - Gazilik Israil Ile Ilişkiler Kürt Sorunu Ayrımcılık ve Nefret Avrupa Birliği Terör Sorunu Siyasetin Dili Suriye ve Esat Yaş Üzerinden Siyaset Libya ve Nato Üçüncü Köprü Aleviler ve Alevilik Füze kalkanı Süleyman Soylu Yaratılanı Sevmek Nuğman Kurtulmuş Seçim Barajı Paralel Savcı Gazze’ye Gideceğim Yakında Açıklayacağız Vatansever Savcı Kıbrıs Sorunu


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 272
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2017
₺44,90

Siz hiç ülkesi işgal altında diye başka ülkelere sığınan bir Türk gördünüz mü? Göremezsiniz...

Peki öz annesini ve bacısını 6 çocuklu bir kadının üstüne ikinci ve üçüncü eş olarak kuma gönderdiğini duydunuz mu? Duyamazsınız!

Ama kendi ülkelerinde ki savaştan kaçıp bizim ülkemizdeki Fetöcü kalkışmada “gazi” olduğu için Türk Vatandaşlığı ile ödüllendirilen Suriyeleri duymuş olmalısınız.

Kendi yakınları, soydaşları hatta belki de anneleri ve bacılarını aynı adama ikinci ve üçüncü eş olarak veren Suriyelilerin sığındıkları ülkede, mağazaların vitrinlerindeki fotoğrafları “ahlak dışı” bulduğu için cam çerçeve indirdiklerini de...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 256
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2017
₺37,90

Bu eser Gezi Olayları ile ilgili 2013 Yılı Temmuz’unda çıkan ilk ve en kapsamlı kitaptır.

Yandaş medya, baskı altındaki medya, özgür medya gözüyle Gezi Olaylarının incelendiği, konuyla ilgili her makalenin okunup, yapılan her televizyon programının izlenip alıntılandığı belgesel niteliğindeki bu eser; Dost Kitap gibi saygın bir kitapevinde Ayın Kitapları arasına girmiş; D&R gibi sektörün en büyük firmasının “Çok Satılan İlk On Kitap” listesinde aylarca kalmıştır.

Dün, Tayyip Erdoğan ve AKP’yi meşrulaştırma merkezinin maaşlı elemanları gibi çalışan yandaşlardan çoğu bu gün cezaevlerinde. Tamamına yakını işten çıkarıldı. İşte onlardan Gezi yorumları;

 
“Bu satırların yazarı, Ak Parti’yi iktidara getiren ‘geniş koalisyonun muhtemelen sonsuza dek sona ermiş olabileceği’ hükmünü veriyor.”

-Cengiz Çandar


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 272
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2017
₺44,90

AKP Hükümetlerinin en beceriksiz olduğu konuların başında eğitim geliyor. Bu nedenle olsa gerek 15 yıldır devam eden AKP Hükümetleri eğitimi Tarikat ve Cemaatlere teslim etmiştir.

Eğitim nedir? Nasıl verilmelidir? Eğitimin temel ve yasal dayanakları nelerdir? Bir ülkenin kalkınmasında eğitimin rolü nedir? Eğitim yandaş şirketlere, Tarikat ve Cemaatlere rant kapısı olarak nasıl devredildi? Tüm bu sorulara cevap aramış Eğitimci Araştırmacı Yazar İsmail Tezgel.

Sadece bu mu? Değil elbette.

Her geçen yıl biraz daha yobazlaştırılan, Atatürk’ün silinmeye çalışıldığı, daha ilk öğretim ve anasınıfı çağında çocuklara adeta sübyan mektebi eğitimi verir gibi saçma sapan hazırlanan müfredattan, her yıl ayarıyla oynanan, yazboz tahtasına çevrilen eğitim sistemine, mucize yaratacakmış gibi takdim edilerek konulan, bir yıl sonra başkaları yapmış gibi kötüleyerek kaldırılan sınav sistemlerine, eğitim ile ilgili çok önemli konularda çok değerli bilgileri bu kitapta okuyabilirsiniz.

Sormayan, sorgulamayan, itaat eden bir nesil yetiştirmek için kurgulanan bu sisteme karşı durmak her Türk Aydınının görevidir. Onun için bu kitap önemli ve değerlidir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 240
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2017
₺37,90

“…Devleti küçültelim!

Neden?

Devletimiz çoook büyük!

Nasıl yani?

Bir ucu Avrupa’da,
Bir ucu Asya’da.

Baksanıza kendi kendini bile yönetemiyor!

Ekonomisini İMF ve Dünya Bankası,

Siyasetini AB ve ABD yönlendiriyor.

Sonracıma,
Devletin elinde, devletin kuruluşu da kalmadı.

Eee…
Bunun için küçültelim devleti, rahat edelim!

Devlet küçülürse, siz de küçülmez misiniz?

Siz küçülerek, küçücük olmak ister misiniz?

Ekmeğiniz azalsın, lokmanız boğazınızda kalsın ister misiniz?

Düşünün!
Düşünelim!
Kim söylüyor?

Kimler söyletiyor bunları?

Yoksa
Hiç küçülmeyen,

Başka ülkelerden beslenerek büyüyen,
Büyük, büyük devletler söylüyor ve söyletiyor olmasın…”

Ahmet Eroğlu


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 288
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2017
₺44,90

2013 yılı Aralık ayının ortalarıydı... Bir sabah Türkiye’yi şok eden operasyonlara uyandık. Bakan çocukları, “saygın” ve “hayırsever” işadamları, üst düzey bürokratlar gözaltına alınıyor, geçen her dakika “şok” edici bilgiler büyük bir ihtiyatla kamuoyuna duyuruluyordu.

İddialar vahim bir o kadarda güçlüydü. Yeni yetme bir “işadamı” devlette önüne geleni “yemlemiş”, bununla da yetinmemiş, akıl almaz bir ticari “beceri” ile “Türkiye’nin cari açığını kapatmış”tı.

İddiaların ses-görüntü kayıtlarıyla güçlendirilmesiyle olayın “kahramanı” halkın gözünde “rüşvetçi-sahtekar” olmaya başlamıştı ki, 1 Kasım 2013 tarihinde Emine Erdoğan’ın elinden plaket aldığı ortaya çıktı. Zaten “rüşvet” iddiasıyla tutuklanmasının hemen ardından Tayyip Erdoğan kendisinin “hayırsever bir işadamı” olduğunu söylemişti.

Birkaç yıl sonra “hayırsever işadamı” ABD’de tutuklandığında AKP Hükümeti onu kurtarmak için yakasını yırtmaya başladı. Başbakan, Cumhurbaşkanı sırayla ABD’ye gitti ancak bir mesafe alınamadı. Takas düşüncesiyle tutuklanan ABD’liler yüzünden “vize krizi” çıktı ve Dolar 4 TL, Euro 5 TL sınırını buldu. Bir ara Reza’ya ulaşamadıklarında derhal ABD uyarıldı, askerimizin başına çuval geçirildiğinde “müzik notası mı bu” diyerek konuyu önemsizleştirenler ABD’ye iki defa nota verdiler. Reza artık milli kahramanımız, onun “haklı” davası da “milli” davamız olmuştu. Oysa Reza 2016 Temmuz’unda ABD Savcısına “ötmüştü.”

AKP’liler “Hayırsever İşadamı”nın ABD’nin kucağına oturduğunu, kendileriyle yaptığı “ticareti” anlattığını geçte olsa öğrendiklerinde hayırseverlik ve işadamlığı bir yana bırakıldı! Artık o “adi, şerefsiz bir ajan”dı.

Bu kitapta; Devletin tepesindekilerin ödül verirken aynı kareye girmek adına birbirini ezdiği “hayırsever işadamı”nın ajanlığa nasıl terfi ettiğini, bu gün ülkemizi yönetenlerin ona neden bu kadar önem verdiğini, bu günlerde “İhanet, melanet ve rezaletin kuşattığı bir ortamda tarafsızlık namussuzluktur. ABD’deki tezgahın tamamlayıcısı gibi hareket ederek pervasız belgeleri pervasızca sallayanlar, yeni cephe açmaya çalışan namertlerdir.” Diyen Devlet Bahçeli’nin korkunç çelişkilerini okuyacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 272
En / Boy : 13,5 / 19
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2017
₺37,90

Son yıllarda Atatürk’e saldırmak moda oldu.

Çekiç alıp onun büstlerini kıranlar mı ararsınız?

Annesine dil uzatan sapıkları mı?

Atatürk’ün manevi kızıyla ilişkisi olduğunu iddia eden alçakları mı?

Tüm bu alçaklıkların cesareti nereden aldığı ise apaçık ortada!

Maalesef ülkemizde bağımsız ve tarafsız bir yargı yok!

Bu kitapta; bu alçaklara ve onların iftiralarına Atatürk’ün yaşanmış anılarıyla verilen cevapları,

Onun nasıl bir komutan olduğunu,

Nasıl bir devlet adamı olduğunu,

Nasıl bir çevreci olduğunu,

Ne kadar büyük bir düşünür olduğunu,

Emperyalizm ile mücadele konusunda Dünya’da eşi benzeri olmayan çok büyük bir mücadele adamı olduğunu,

Kıvrak zekasıyla karşılaştığı sorunları nasıl ortadan kaldırdığını,

Sahip olduğu nitelikler sayesinde dost-düşman tüm dünyanın saygısını nasıl kazandığını okuyacaksınız.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2018
₺37,90

Ey Türk Gençliği! (1927)

Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyeti'ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.

Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahili ve harici bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklâl ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir.

İstiklal ve cumhuriyetine kasdedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri şahsi menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr-ü zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.

Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk İstiklal ve Cumhuriyeti'ni kurtarmaktır!

Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2018
₺37,90

Türküm,

Doğruyum,

Çalışkanım.

Yasam; Küçüklerimi korumak, Büyüklerimi saymak, Yurdumu, milletimi, Özümden çok sevmektir.

Varlığım, Türk varlığına armağan olsun.

Ey bu günümüzü sağlayan, Ulu Atatürk;

Açtığın yolda,

Kurduğun ülküde,

Gösterdiğin amaçta

Hiç durmadan yürüyeceğime ant içerim.

Ne mutlu Türküm diyene!


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2018
₺18,00
Tükendi

Devlet Bahçeli’nin sıkı bir yazar olduğunu biliyor musunuz? Dahası, “19 Eserlik Dev Devlet Bahçeli Külliyatı”ndan haberiniz var mı?

MHP Genel Başkan Yardımcılarından biriyle ilgili,

“CIA’nın adamları ile, PKK’lılarla Kürdistan toplantılarına katılacak kadar karanlık ilişkileri ortaya çıkmış” diyen sonra mecburen bu iftiraları attığı adamla aynı bina da çalışmak zorunda kalan Devlet Bahçeli Danışmanı kim?

Devlet Bahçeli’nin 1999 yılından bu yana yaptığı 1295 konuşmadan sadece birinde (1) “İktidara Geleceğiz” dördünde (4) “İktidara Yürüyoruz” dediğini biliyor musunuz.

Devlet Bahçeli’nin “Paralelci” olmakla suçladığı rakiplerini, “Paralel Yapı”nın toplantılarına kendisini temsil etmek adına yine bizzat kendisinin görevlendirdiğini biliyor musunuz?

Ergenekon ve Balyoz operasyonlarına sessiz kalan MHP Yönetiminin “Paralel Yapı” operasyonlarında nasıl agresif açıklamalar yaptığını biliyor musunuz?

MHP üst yönetiminin sırf koltuklarının altlarından gideceği saikiyle, Savcı Zekeriya Öz’ün başta “Ergenekon’un MHP’yi ele geçireceği” iddiası olmak üzere, bu davalardan yargılanan insanların “darbe heveslisi” olduklarına inandıklarını, yani Ergenekon ve Balyoz davalarına, bu gün kaçak olan savcıları ile aynı pencereden baktıklarını biliyor musunuz?

Alparslan Türkeş Devlet Bahçeli’yi dövdürdüğünü... Ali Güngör’ün buna kızarak Başbuğ’a, “Devlet Bey’e yapılmış bu hareketi kendime yapılmış sayarım” dediğini, kendisine bu şekilde sahip çıkan dava adamını TÜSİAD ve Ecevitler’e feda eden Devlet Bahçeli’nin onunla görüşme talebini Ali Güngör’ün “İhraç edildiğim bir partinin genel başkanının benimle görüşmesi etik olmaz” diyerek reddettiğini biliyor muydunuz?

Elinizdeki kitapta, bütün bunların yanısıra MHP’nin 15 yıldır ne kadar kötü yönetildiğini çok sayıda örnek ile anlattık ve neden mevcut yönetimin ülkemiz için bir milli güvenlik sorunu olduğunu yazdık.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 319
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2016
₺13,50
Tükendi

Bu kitapta; Pür demokrasi aşkıyla, bezirganlar ile havarilerce “Hoşgörü” abidesi olarak lanse edilen Fethullah Gülen’in ve onun, izinden gittiği üstadı Said-i Nursi’nin ve nurculuğun gerçek yüzünü bulacaksınız.

Sözde hoşgörü abidesinin Hizbullah’a olan övgülerini, kanla abdest almayı yüceltmesini, Şeriat ve Hilafet sistemine olan özlem ve sevgisini, ideallerini, ışık ordularını, demokrasi, devrimler ve Cumhuriyet’e karşı olan hasmane görüşlerini, Said-i Nursi'nin gerçek kimliği ile Said-i Kürdi olarak anıldığını, yegane amacının Şeriatçı ve Kürtçü bir devlet kurmak olduğunu ve bu uğurdaki çabalarını ibretle okuyacaksınız.

Said-i Nursi’ye ve Fethullah Gülen’e övgüler düzmede birbirleri ile yarışan Süleyman Demirel, Bülent Ecevit, Mesut Yılmaz, Hüsamettin Cindoruk ve diğerlerinin bu hareketleri karşısında elinizi şakağınıza dayayarak uzun uzun düşüneceksiniz.

Emine Erdoğan’ın her fırsatta övgüye boğduğu,“Onu seviyorsak onun yolundan gitmeliyiz” dediği, Kürt Said’i çok yakından öğreneceksiniz..

Peki, Kürt ve İslam maskeli Ermeni kökenli Said’in yolu ne idi? Yanıt; son derece basit: “Amerikan ve İngiliz istihbaratı ile uydurdukları ‘Amerikano İslam’ modeli ile İslam’ı Amerikalıların çıkarları doğrultusunda yozlaştırmak ve insanları Amerika’ya kul köle yapmak…” Elinizde tuttuğunuz kitap da, tüm bu gerçekleri ibretle okuyacak, sonra dönüp, Emine’nin bu söylemlerine paralel hikayesi ne diye düşüneceksiniz.

Tabii bunun yanında 13 yıl boyunca “ne istediler de vermedik” diyenlerin bugün ayağı yanmış kediler gibi ortalıkta dört dönmelerinin altında yatan gerçekleri göreceksiniz...

Oysa, Mustafa Kemal Atatürk, bundan seksendokuz yıl önce; “Efendiler; ve ey millet iyi bilinizki Türkiye Cumhuriyeti, şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz” demişti. Onun bu söyleminde ne kadar haklı olduğuna bir kere daha tanık olacaksınız.

 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 544
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2016
₺21,00
Tükendi

Bu mesaj yargı mensuplarına;

Yazar Ergün Poyraz, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül hakkında “Musa’nın Gülü” isimli kitap yazdı. Cumhurbaşkanı Gül tazminat davası açtı. Ankara 6’ncı Asliye Hukuk Mahkemesi Abdullah Gül’ün tazminat istemini reddetti ve temyiz aşamasında “karar düzeltme yoluna” gidildi. HSYK’nın yeni yapısı ve Yargıtay’a yapılan yeni atamalar sonrasında Poyraz 15 bin lira tazminat ödemeye mahkum edildi. Kararı, bu köşede “Yargıtay’da 10 ayda ne değişti?” diye yorumlamıştım. Avukat Hüseyin Buzoğlu, kararın Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne aykırılığını öne sürdü ve Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulundu. Mahkeme, geçen hafta yazarın tazminat ödemeye mahkum edilmesinin Anayasal sözleşmeye aykırı olduğuna, yargılamanın yenilenmesine karar verdi.

Kararda, yazar aleyhine tazminata hükmedilmesi, “ifade özgürlüğünü ihlal” olarak yorumlandı, Abdullah Gül’ün sert bir şekilde eleştirilmesinin Anayasal hak olduğu belirtildi. Kararda siyasetçileri de yakından ilgilendiren “Demokrasinin asıl işlevinin haber, bilgi ve eleştirilerin özgürce dile getirilmesi için uygun ortam yaratılmasıdır” değerlendirmesi yapıldı.

“Ergenekon kumpası” uygulanan isimlerden birisi de Avukat Hüseyin Buzoğlu’ydu. Bu önemli davayı kazandıktan sonra Buzoğlu’yla konuştuk, “Bu karar, ülkemizde basın özgürlüğü ve demokrasi konusundaki yoğun tartışmalara katkı sağlayacağı gibi, Türk Milleti adına karar veren hakimlerin, bağımsızlık ve tarafsızlıklarından asla taviz vermemeleri gerektiği hakkında da emsal niteliği taşıyor” dedi.

- 15 Aralık Saygı Öztürk / Sözcü

“Siyasilere yönelik bilgilendirme ve eleştirilerin cezalandırılmasının ‘caydırıcı etki’ doğurarak toplumdaki farklı seslerin susturulmasına yol açabileceğini ve cezalandırılma korkusunun, çoğulcu toplumun sürdürülebilmesine engel olabileceğini belirten Anayasa Mahkemesi, somut olayda başvurucunun tazminat ödemesine karar verilmesinin, demokratik toplum bakımından varlığı zorunlu olan eleştiri ortamına zarar verebileceğini ifade etmiş, kararla Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verilmiştir.”

- Anayasa Mahkemesi İnternet Sitesinden


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2016
₺22,90
Tükendi

Mustafa Kemal Atatürk hakkında, değişik siyasi görüşleri benimseyen insanlar arasında, gece ile gündüz kadar; siyahla beyaz kadar fark vardır.

Bir kesim onun kurduğu Cumhuriyet’e olan düşmanlığını, Atatürk’e inanılmaz iftiralar atarak, hakaretler ederek, onun zaferlerini, eşsiz komutanlığını, devlet adamlığını, dahiliğini, bilim adamlığını, öngörülerini inkar ederek, görmezden gelerek yansıtır.

Diğer bir kesim ise onu kendi siyasi görüşlerine yakınlaştırmak adına yalan ve iftiralara sığınır.

Eski Kültür Bakanı Namık Kemal Zeybek, bu kitabında Atatürk ile ilgili en tartışmalı konuları Mustafa Kemal Atatürk ve onun yaşadığı döneme ilişkin olaylara sağdan ya da soldan değil, ortadan bakarak, olduğu gibi yazmış.

İşte konular...

Atatürk Gibi Okumak, Atatürk Gibi Yazmak, Atatürk ve Bilim, Atatürk ve Türklük, Atatürk ve Türkçe, Atatürk ve Turan, Atatürk ve Din, Atatürk İslam Akıl ve Bilim, Atatürk’ün İslam'a Bakışı, Türkçe İbadet, Türkçe Ezan, Atatürk ve Ekonomi, Atatürk ve Dış Politika, Atatürk ve Hatay, Atatürk ve Sanat, Atatürk ve Edebiyat, Atatürk ve Kadın Hakları, Atatürk ve İnsan


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 256
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2016
₺13,88
Tükendi

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, tarihinin en karanlık dönemini 2002-2016 arasındaki yıllarda yaşadı. Bir müddet daha yaşamaya devam edecek.

Bu dönemin karanlık ilişkileri, Türk Devleti ve Türk Milletine karşı bilerek ve planlanarak yapılan ihanetleri, anayasa ve yasa ihlallerini, devletin soyulmasını, yolsuzlukları, medya operasyonlarını ve AKP-Cemaat-PKK işbirliği ile Türk Ordusuna ve Polisine karşı işlenen suçları önümüzdeki dönemde tüm delilleriyle çok net olarak göreceğiz.

AKP ve Cemaat 11 yıl Türkiye’yi beraber yönettiler! Cumhuriyetin değerlerine planlı-programlı olarak her gün beraber saldırdılar!

17/25 Aralık Hırsızlık, Yolsuzluk, Rüşvet Operasyonu‘ndan sonra ayrıldılar!

Ortaklardan AKP tek başına iktidarına devam etti, fakat Cemaat’in adı Fethullah Terör Örgütü (FETÖ) oldu! Savcının örgüt hakkındaki iddianamesi Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi ve FETÖ, yeni eklemeyle FETÖ/PDY (Paralel Devlet Yapılanması) oldu…

İddianame’de amaçları ile ilgili, “Türkiye’de devletin bütün anayasal kurumlarını, güvenlik birimlerini, mülki ve adli yapısını ele geçirmek ve aynı zamanda uluslararası düzeyde büyük, etkili bir siyasi ve ekonomik güç haline gelmek olduğu anlaşılmıştır” ifadeleri kullanıldı.

Savcı ve Mahkeme böyle demiş demesine de Cemaat, TC Devletinin tüm Anayasal kurumlarını, mülki ve adli yapısını, nasıl oluyor da Hükümetten hiç yardım almadan tek başına ele geçirebiliyordu?

Burası yazılmamış! Ya Savcı ve Mahkeme bu terör örgütünün suç ortağını görmemiş, ya da tek başına yaptığı kanaatine varmış! FETÖ/PDY’nin devleti ele geçirme eylemini, tek başına yapması mümkün değildir. Devleti ve Hükümeti yönetenler izin verip yardım etmeseler, TC Devletinin Kozmik Odasına kadar giren Cemaat elemanları, değil kozmik odaya, Askeri Birliğin Nizamiyesi önüne bile gelemezlerdi…

AKP-Cemaat işbirliğine kesin delil sayılacak iki konuşmayı yazalım; R.T. Erdoğan; Cemaat için,
“Ne istediler de vermedik. Cemaat ateşte açan bir çiçektir!”

F. Gülen; Erdoğan için, “Ne istediler de yapmadık. Allah evlerine ateş salsın!”

FETÖ/PDY örgütü ile ilgili yapılan yargılamada, bu kitapta anlatılan işbirliği ve suç ortaklığı dosya kapsamına alınmazsa bu yargılama eksik kalır.

Bu gün, bu eksik yargılamayı yapanlar, yarın mutlaka yargılanır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 560
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2016
₺29,90
1
Çerez Kullanımı