Edebiyat tarihi boyunca kaleme alınmış eserleri bütün incelikleriyle anlama isteği, edebiyatseverlerin ortak emelidir. Anlamanın yolu, eldeki eserin ilk örneğini (arketipini) bilmekten, tanımaktan geçer. Edebiyat tarihi içerisinde zamanda ne kadar geriye gidebilirsek günümüz eserlerinin ilk örnekleriyle karşılaşmamız o kadar mümkündür. Çoğu zaman dünya klasiği olarak kabul görmüş olan edebî eserlerin, bu ilk örneklerin mükemmel birer sanatsal harmanı olduğunu görebiliriz.

Eğer Alman Edebiyatının klasiklerini yani Goethe, Schiller, Hesse, Brecht veya Schneider gibi isimlerin eserlerini, doğru çözümlemek veya idrak etmek istiyorsak beslendikleri öz kaynağa yolculuk etmeliyiz. Beslendikleri öz kaynak çoğunlukla Alman Orta Çağ Edebiyatının ilk yazılı örneklerine dayanmaktadır. Arzumuz o ki bu kitapla Alman Orta Çağ Edebiyatının bazı öncüleri, ortaya koydukları edebî eserlerle tanınsın ve çözümlenebilsin.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 84
En / Boy : 13.5 / 21.5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2021
₺37,80

"İçimizdeki Çocuk" yaşamımıza yön veren güçlü bir varlıktır. İçimizdeki Çocuk ve İçimizdeki Ana - Baba, duygu, düşünüş ve davranışlarımızı sürekli yönlendirdiği halde çoğu kez onların varlığından bile haberdar olmayız.

Bu kitap içinde yetiştiğinizailenin ve yakın çevrenin sizin iç dünyanızı ve şimdiki duygu, düşünüş ve davranışlarınızı nasıl etkilediğini incelemektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 316
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2020
₺31,90

"Schami hem aşk romanlarının hem de toplumsal gerçekçi romanların motiflerini bir arada kullanarak, rengârenk bir hat eseri kadar büyüleyici ve egzotik bir anlatı yaratmış."

- Neue Zürcher Zeitung

Bir dedikodu, Şam’da hızla yayılmaktadır: Meşhur hattat Hamid Farsi’nin güzeller güzeli karısı Nura kaçmıştır. 1957 yılının Şam’ında görülmedik bir olaydır bu. Kimileri Nura’nın insanı kıskançlıktan çatlatacak türden bir hayatı ardında bırakıp gittiğini, kimileriyse kocasının düşmanları tarafından kaçırıldığını dillendirmektedir.

Çocukluğundan beri hat dehası olarak görülen Farsi, Arap yazısını radikal bir şekilde ıslah edip modern çağa uygun hale getirme planlarına odaklanmıştır. Gözünü öyle bir hırs bürümüştür ki bu projesinin, yobazlar tarafından şeytan işi olarak algılandığını ve kendi hayatını tehlikeye attığını göremediği gibi, onun bu arzusundan bihaber, sadece soğuk ve mesafeli yüzüyle muhatap olan karısı Nura ile çırağı Salman arasında tutkulu bir aşkın filizlendiğini de fark edemez.

Rafik Schami, Müslüman bir kadın ile Hıristiyan bir erkeğin aşkını romanın odağına alırken, çocukluklarından beri bu iki âşığın hayatlarına temas etmiş, iyisiyle kötüsüyle tüm karakterlerin yaşamlarını da zengin detaylarla öyküleştiriyor ve çizdiği bu incelikli portrede, tüm kokuları, lezzetleri, dolambaçlı sokakları, gelenek ve görenekleriyle Suriye’nin tarihsel ve çağdaş gerçeklerini gözler önüne seriyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 464
En / Boy : 13.5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2020
₺75,22

Gömülü Şamdan, Yahudiliğin kutsal emanetleri arasında yer alan ve ait olduğu topraklardan koparılan Menora’nın, Yedi Kollu Şamdanın yolculuğunu öyküler. Tarih boyunca Kudüs’ten Babil’e giden, tekrar Kudüs’e dönen, Titus tarafından Roma’ya götürülen, Roma’dan Vandallar tarafından kaçırılarak Kartaca’ya sürüklenen bu kutsal emanet, günün birinde Konstantinopolis’te yeniden ortaya çıkar. Mucizeye inanan ve ömrü boyunca bu Anı bekleyen Benyamin Marnefeş, şamdanı ait olduğu topraklara geri döndürmek üzere Bizans’a gider.

Çünkü: Umut hep vardır. Menora’nın bu uzun yolculuğu, Stefan Zweig’ın öyküsünde Yahudilerin yüzyıllardır süregelen diaspora hayatıyla özdeşleşir. Gömülü Şamdan salt bir kutsal emanetin değil, aynı zamanda bir halkın da kader yolculuğuna ışık tutar.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 120
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2020
₺13,87

Majesteleri Kral, iflasın eşiğinde hayalî bir küçük Alman devletinde geçer. Hiçbir şeyin yolunda gitmediği Grimmburg Grandüklüğü’nün veliahtı Prens Albrecht hastalıklı bir insandır ve uzun yaşayamayacağından endişe edilmektedir. O nedenle tahtın ikinci vârisi Klaus Heinrich doğduğunda bütün Grimmburg sevince boğulur. Ne var ki ikinci vâris fiziksel bir kusurla doğmuştur. Zamanla, "aristokrasinin yalnızlığı"nı kendi ruhunda hisseden Klaus Heinrich, "kusurlu" varoluşuna ve doğuştan getirdiği asil haklara bakarak sıradan insanı anlamasının mümkün olmadığını fark eder. Yayımlanan ikinci romanı olan Majesteleri Kral’da Thomas Mann, XX. yüzyılın başlarında Alman coğrafyasında bir yerlerde, kendi içine kapanmış, hızla değişmekte olan dış dünyaya ayak uyduramayan hayali bir grandüklüğü Ortaçağ’a özgü masal diliyle betimliyor. Yerleştiği arka plan açısından ele alındığında Wilhelm Almanyası’ndan izler taşıdığı görülen Majesteleri Kral, Thomas Mann okurlarının 1924 tarihli Büyülü Dağ’da karşılaşacağı düşünsel eğilimlerin mikrokozmik habercisi olarak yorumlanabilir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 387
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2019
₺59,90

Şiirden denemeye farklı türden Bachmann ürünlerinin yanı sıra yazarla yapılmış bir dizi söyleşiye de yer veriliyor "Bu Tufandan Sonra"da. Sanatın gözlerimizin açılmasını sağlayabilmesini ister Bachmann. Şöyle der: "Üstünde yaşadığımız bu kararmakta, dilsizleşmekte ve çılgınlığın önünde geriye çekilmekte olan yıldızda, yüreklerdeki ülkeler boşaltılırken, onca düşünce ve duyguya veda edilirken, insanoğlunun sesi bir kez daha yankılandığında, bizler için yankılandığında, bunun insanoğlunun sesi olduğunun bilincine varamayacak biri düşünülebilir mi?" Eleştirel düşüncenin günümüzde ulaştığı yer neresidir? Yirminci yüzyıl, insanlık tarihinde sıklıkla görüldüğü gibi acı, baskı, tahakküm ve sömürüyle doludur.

Ama zamana karşı çıkarak, gözlemleri ve düşünceleriyle yaşadığımız dünyayı anlamamıza katkıda bulunan sayısız düşünürü de olmuştur bu yüzyılın... İşte Metis Seçkileri ile çağımıza yeni sezgiler getiren bu yazarlardan temsil edici örnekler sunmayı amaçladık. Başka bir ülkede yaşayan bir yazarı Türkçe’de tanıtırken, sözkonusu iki toplum arasındaki dil, kültürel birikim, yayınlanmış ve yayınlanmamış öncüller gibi farklılıklarının getirdiği güçlükler var. Türkiye’deki okuma ortamının kendine özgü koşullarını gözönünde tutarak hazırladığımız seçkilerle bu güçlüğü aşmak, eleştirel düşünceyi Türkçe’de tartışılabilir kılmak istiyoruz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2018
₺28,88

“Altenberg bize önemsizmiş gibi görünen şeyleri ele alan bir dâhidir! O, bu dünyanın güzelliklerini kahvehane masalarındaki küllüklerde duran sayısız izmarite benzeten tuhaf bir idealisttir.”

Franz Kafka

20. yüzyılın sonu ve fin-de-siècle Viyana’sının en yenilikçi yazarlarından biri olan Peter Altenberg “telgraf tarzı” olarak adlandırdığı üslubuyla, aralarında Mahler, Schnitzler, Klimt ve Adolf Loos’un da bulunduğu geniş bir çevreyi derinden etkiledi.

Flâneur hayat tarzı ve radikal düşünceleriyle modernizme ilham kaynağı olan Altenberg, şiirle düzyazı, kurguyla keskin gözlem, sert gerçeklikle anlık izlenim arasındaki çizgiyi belirsizleştiren ve Baudelaire’in düzyazı şiirlerinden esinlenen özgün kısa metinleriyle tanındı.

Altenberg Ruhun Telgrafları’nda kafeler, kadınlar, gece hayatı, edebiyat, estetik ve genel olarak Avrupa yaşamına ilişkin en kişisel görüşlerini doludizgin ifade ederken, tezcanlı çağımıza ürkütücü bir önseziyle seslenen modern bir estetik geliştiriyor, kelimenin tam anlamıyla “bohem” bir yazarın merceğinden Avrupa’da bir yüzyıl sonuna ışık tutuyor.

“Eğer ‘ilk duyuşta aşk’tan söz etmek mümkünse, Altenberg’in metinleriyle karşılaşmamı böyle betimleyebilirim.”

Thomas Mann


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 264
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2020
₺45,10

“Mephisto, 1930’lu yıllarda faşizm yükselirken, boyun eğme ve direnme, kariyer ve ahlak arasında kalanların hikâyesini anlatan en iyi roman.”

- Der Spiegel

Mephisto: Bir Kariyerin Romanı, Almanya’da kişilik hakları nedeniyle uzun yıllar yasaklanan, yayınlandığı tarihten itibaren ise fırtınalar koparıp kült statüsüne erişen bir başyapıt! Klaus Mann, 1930’lu yıllarda sürgündeyken yazdığı bu romanla, babası Thomas Mann’ın gölgesinden çıkarak kendini gerçek bir yazar olarak ispat ediyor.

Zorbaya boyun eğenlerin trajedisini, inandırıcı ve derin karakterleriyle işleyen Mephisto, 1930’lar Almanya’sında Naziler yavaş yavaş iktidara gelirken, şeytanla işbirliği yapan oyuncu Hendrik Höfgen’in hikâyesini anlatıyor. Nazilerin ideolojisinden hazzetmese de, kariyerinde yükselmek için iktidara hizmet eden ve bu uğurda önce dostlarını, sonra da ruhunu kaybeden Höfgen, her devirde türlü türlü kılıklarda karşımıza çıkan oportünisti temsil ediyor.

İlk kez 1936 yılında yayınlanan ama oyuncu Gustaf Gründgens’in kişilik haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle uzun yıllar yasaklı kalan roman, 1981 yılında yeniden basıldığında hemen çoksatarlar arasına girdi ve günümüze kadar hep gündemde kalmaya devam etti. 1981 yılında Macar yönetmen István Szábo tarafından filme de alınan Mephisto, bugün her zamankinden güncel!

“İki dünya savaşı arasındaki Almanya’yı, hatta Avrupa’yı anlamak için bu romanı okumalı.”

- Marcel Reich-Ranicki


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 370
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2019
₺78,32

Lichtenberg’i birçok aforizma yazarından ayıran özellik, dünyayı gözlerken, yazarken, etten kemikten bir insan olduğu gerçeğini bir kenara bırakmayışıdır. Darmstadt’ın Kamburu geldi, doğrulun!

“Beni güzel olanı bilmediğim için acayip olanın peşinden koşuyor sanırsın; hayır, sen güzeli bilmediğin için ben acayibi arıyorum.”


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 236
En / Boy : 10,5 / 15,9
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2019
₺28,90

Lyon’da Düğün Fransız Devrimi sırasında yaşanan kargaşa ve zulüm günlerinde ölüme yaklaşan insanlara umut veren bir aşkın hikâyesidir. 1793’te kentte kurşuna dizilmeyi bekleyen karşı devrimcilerin toplandığı hapishane tuhaf bir nikâha sahne olur. İki Yalnız İnsan, acı çeken iki çaresiz insanı buluşturur. Birinin yüreğinden kopan çığlık diğerininkinde karşılık bulurken, farkında olmadan birbirlerinin yıllar süren yalnızlığına son verirler. Wondrak ise yazarın savaş karşıtı yapıtlarından biridir. Bohemya’nın küçük bir kentinde çirkinliğiyle sürekli alaya maruz kalan bir kadın tecavüze uğradıktan sonra doğurduğu çocuk sayesinde yaşama tutunmuştur, ama patlak veren Birinci Dünya Savaşı yüzünden oğlunu askere alarak ondan koparmaları söz konusudur. Zweig bu öykülerde toplum dışına itilmiş karakterleri üzerinden insanlık durumunu analiz eder. Karakterlerinin başlarından geçenler “yazgı” değil, insanlığın iflasının sonucudur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 56
En / Boy : 12,5 / 20,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺12,80

Kısacık, yoğun bir aşk hikâyesi. Sakin, sessiz, kendiliğinden, su gibi kendi yolunu bularak... Rock’n roll, gökteki yıldızlar gibi gecesini yaşarken, kerhanede söylenen şarkılarla, sahnede İngiliz çocuklarla, yalın ve siyah... Alman Sevgili, içinden Beatles geçen bir grafik roman...
Dünyayı ısıtan ve soğutan aşk...

“Beatles, 1960, Hamburg... Varoluşçuluğun popa dönüştüğü anın, mükemmel vecizlikte bir grafik romanla anlatımı.”

- Benedikt Erenz, Die Zeit

“Baby’s in black (Alman Sevgili), sükûnetli, melankolik anların çizgi romanı.”

–Thomas von Steinaecker, Süddeutsche Zeitung

“Arne Bellstorf, Beatles’ın başlangıç dönemini şefkatli ve berrak çizgilerle, pek bilinmeyen bir bakış açısından çiziyor.”

- Matthias Schmidt, Stern

“... insanın dilinin tutulmasına yol açan güçlü ifadeli kareler.”

- Alexander Müller, Rolling Stone

“Zihnimde kurmuş olduğum imgeler bir anda kayboldular ve yerlerini yeni bir şey aldı. O çehreleri sahnede gördüğüm andı bu... Önce John, sonra sırayla ötekiler... Sonra Stuart bana doğru döndü
işte, daha önce Klaus’ta arayıp durduğum şey vardı onda ve o ‘şeyi’, onu gördüğüm anda fark ettim... Bulmuş olduğuma inanamadığım bir şeydi o.”

- Astrid Kirchherr


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 16,5 / 22,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺78,90

Genç Werther şehir hayatından kaçıp Wahlheim’a yerleşir ve orda gördüğü soylu aile kızı Lotte’ye aşık olur. Lotte’nin de Werther’e karşı farklı hisleri vardır fakat nişanlıdır ve sahip olduğu kültür ve inanış gereği öncelikleri farklıdır. Ardan geçen zaman sonrasında Lotte nişanlısı Albert ile evlenir ve en yakınlarındaki kişi hep Werther’dir ve bu evlilik durumu onun Lotte’ye olan hislerinde herhangi bir değişiklik yaratmaz. Lotte ise Werther’e bir daha görüşmemeleri gerektiğini söyler ve böylece Werther, intihar ile sonuçlanacak bir duygu seline kapılır.

Johann Wolfgang von Goethe’nin 1774’te, henüz 25 yaşındayken yazmış olduğu Genç Werther’in Acıları duygusallığın ön planda olduğu başyapıtlardan bir tanesidir. Bu roman-mektup tarzında yazılmış eser genç bir ressam olan Werther’in fiziksel anlamda var olmayan arkadaşı, sırdaşı, tek dostu Wilhelm’e yazdığı mektuplardan oluşmaktadır. Werther’in onu intihara sürükleyen imkansız aşkı yayımlandığı Almanya’da büyük ses getirdi. Bu aşk bütün şairaneliğiyle sizin de duygularınızı depreştirecek.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2018
₺26,25

18. yüzyıl Fransa. Kitabın kahramanı Jean-Baptiste Grenouille, tüm insancıl duyumlardan ve duygulardan yoksun, yalnız kokulara karşı görülmedik ölçüde duyarlı, istediği kokuları üretebilmek için cinayet işlemekten bile çekinmeyen bir katildir. Herkesin, her şeyin kokusunu almak, dilediği tüm kokuları üretmek konusunda gerçek bir dâhi olan bu genç adam, kendi kokusunun olmadığını, bulunduğu yerlerde insanların kendisinden çıkan kokuyu alamadıklarını anladığı gün dünyasını yitirmiştir. Tek çıkar yol, başkalarına sanki insanmış izlenimi verecek kokular sürünmektir. Toplum içinde bir birey olarak var olamamış, ama kendi benliği dışında her istediğini yaratabilmiş bir dâhiyi sergileyen bu görkemli alegorinin olağanüstü bir akıcılıkla erişilen son bölümü, benzeri herhalde ancak Kafka’nın eserinde görülebilecek bir insanlık tragedyasının anlatısıdır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 263
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2020
₺42,90

En büyük aşk romanlarından ve romantik ekolün en seçkin kitaplarından biri olan Genç Werther’in Acıları için Goethe, “Parmaklarımın ucunda yanarak beni sıkıntıya sokan bireysel, çok yakın ilişkilerdi, bunlar beni sonunda Werther’i ortaya çıkaran ruh durumuna soktu. Yaşamış, sevmiş ve çok acı çekmiştim,” der.

Yüksel Pazarkaya’nın çevirisiyle sunduğumuz Genç Werther’in Acıları, henüz 25 yaşındaki Goethe’ye, Almancanın ve Almanya’nın sınırları ötesinde ün kazandırmıştır. Kitabın gençler üzerindeki etkisi “Werther Salgını” diye isimlendirilen bir fenomen haline gelmiş, gençlerin intihar etmeye başlaması skandallara sebep olmuştur.

Bireysel özgürleşme ve aydınlanma sürecinin romanı olan Werther, günümüze dek etkisinden ve öneminden hiçbir şey yitirmemiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 12,5 / 18,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2018
₺14,90

Bertolt Brecht, kısaca Bert Brecht. Asıl adı Eugen Berthold Friedrich Brecht (4,.-10 Şubat 1898 Augsburg - .5. 14 Ağustos 196 Berlin) 20. yüzyılın en etkili Alman şairi,oyun yazarı ve tiyatro yönetmeni olarak nitelendirilir. Eserleri uluslararası alanda da Saygı ile kabul görmüş ve ödüllendirilmiştir. Daha önce Erwin Piscator tarafından adı konulan epik tiyatronun, diğer bir deyişle "Diyalektik Tiyatro"'nun kurucusudur.

1917'den 1918'e kadar Münih'teki Ludwig Maximilian Üniversitesi'nde doğa tıp: ve edebiyat okudu. 1918 yılında Augsburg askeri hastanesinde sıhhiye askeri olarak görevlendirilmesinden dolayı öğrenimini yarıda kesmek zorunda kaldı. 1919 yılında derslere girmemek için bir başvuru yaptı ve kabul edildi. Daha sonra da okul etkinliklerine çok nadir olarak katıldı. 29 Kasım 1921 yılında okuldan kaydı silindi. 1921-22 yıllarında Berlin felsefe fakültesine kayıtlıydı; fakat öğrenime başlamadı.

1956 yılının Mayıs ayında Brecht grip oldu ve Berlin'deki Charite hastanesine yatırıldı. Dinlenmek için 1956 yazını Berlin'e 50 km uzaklıktaki Schermützelsee gölünde geçirdi. 12 Ağustos 1956 günü kalpkrizi geçirdi. 14 Ağustos 1956 günü saat 23:30 da Berlin'de, bugün Brecht Evi olan ChausseestraBe 125 numarada öldü. 17 Ağustos günü çok büyük bir kalabalığın, çok sayıda politikacıların ve kültür camiasından sanatçıların katılımı ile toprağa verildi. Törende hiçbir konuşma yapılmadı. Mezarı, 1971 yılında ölen eşi Helene Weigel'in mezarı ile birlikte Dorotheenstadt mezarlığında yan yanadır ve onur mezarı statüsündedir. 


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 382
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2018
₺41,25

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 239
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺20,00

Edebiyatın çeşitli dallarında önemli yapıtlar veren ve yapıtları dünya dillerine çevrilen Stefan Zweig, insanı ve insalcıllığı yapıtının odağına koymuş evrensel bir yazar. Stefan Zweig'ın öyküleri, insanın ruh, duygu ve düşünce derinliklerine, bunların yol açtığı davranışlara yoğunlaşan öyküler olarak, yanlızca bir çağın tanıklığıyla yetinmeyip, insan özünün çağlar ötesi süreğenliğiyle dün olduğu gibi, bugün ve yarın da ilgiyle okunacaktır. Zweig'in 19 öyküsünün yer aldığı bu zamandizinsel seçkiyi Almanca asıllarından yapılmış yetkin çevirileriyle sunuyoruz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 478
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺85,90

Cem Yayınevi daha önce, Rilke'nin öykülerini, Tanrı'dan Öyküler,Beyaz Mutluluk, Sonuncular ve İsa Çocuk adlarıyla dört ayrı kitap halinde yayımlamıştı. Kâmuran Şipal'in Almanca aslından eksiksiz çevirileriyle yayımlanan 67 öykünün tamamını, bu ciltte bir arada sunuyoruz. Bütün Öyküler adını taşıyan bu ciltte, Rilke'nin yazdığı tüm öyküler zamandizinsel düzenlemeyle yayıma hazırlandı. Böyle bir sıralama, Rilke'nin öykücülüğündeki gelişimin daha iyi izlenebilmesi ve şair olarak tanılan Rilke'nin aslında ne kadar başarılı bir öykücü olduğunun anlaşılmasına da yardımcı olacaktır. Cem Yayınevi, öykülerinin yanı sıra şiir, mektup ve denemelerden oluşan Rainer Maria Rilke'nin tüm yapıtlarını eksiksiz çevirileriyle okurlarına sunmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 635
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺111,90

Zweig gençlik dönemi yapıtlarından Kızıl’da öğrenim için Viyana’ya giden genç bir tıp öğrencisinin büyük kentin gerçekliğine uyum sağlama ve yetişkinliğe adım atma sürecini anlatır. Kendini birdenbire ailesinden uzakta soğuk bir odada yapyalnız bulan bu “çocuksu” genç adam, zamanla girdiği bunalımın etkisiyle hayallerinden, başlangıçta büyük bir hevesle sarıldığı tıp eğitiminden vazgeçme noktasına gelmiştir. Tam da o günlerde kızıla yakalanan ve yardımına ihtiyaç duyan bir kız çocuğu onu hayata geri çağırır… 1908 yılına ait bu anlatı, Zweig’ın daha o zamanlar çoktan bir novella üstadı olup çıktığının kanıtıdır adeta. Üstelik, yazarın sonraki yapıtlarında sıklıkla karşılaştığımız bir temanın peşine henüz kariyerinin başındayken düştüğünü; gaddar bir dünyada varoluşunu sürdüremeyecek kadar kırılgan insanların acılarını baştan beri dert edindiğini ortaya koyar.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 72
En / Boy : 12,5 / 20,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺11,20

Rilke'nin daha önce yayınevimizden çıkan "Sanat Üstüne", "Genç Bir Şaire Mektuplar", "Tanrıdan Öyküler", "Cézanne Üzerine Mektuplar", "Auguste Rodin" adlı kitaplarından sonra "Beyaz Mutluluk" adlı kitabını sunuyoruz. Elinizdeki kitap, Rainer Maria Rilke'nin yazdığı 23 öyküden oluşuyor. Kâmuran Şipal'in titiz çevirisiyle Türkçeye aktardığı bu öykülerini, okurlarımız tarafından ilgiyle karşılanacağını umuyoruz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 159
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2003
₺16,00

Kendi halinde bir banka memuru olan K. tuhaf bir suçla yargılanmak üzere daha da tuhaf bir tutukluk hali içinde bulur bir gün kendini. Genç adam, nasıl işlediğini anlayamadığı, garip hukuk sisteminin çözmeye çabasına girişir. Ancak olaylar ilerledikçe her şey içinden çıkılmaz bir hale bürünür.

Birey ve otorite arasındaki çarpışmayı odağına alan Dava, labirentvari atmosferiyle "Kafkaesk" tanımını tam anlamıyla karşılayan gerçek bir başyapıttır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2017
₺40,00

Faust, Alman yazar Johann Wolfgang Von Goethe’nin bütün eserlerinin birleşimi olarak kabul edilen, dünya klasikleri arasında da önemli yeri olan bir eseridir. Yazarın genç yaşta yazmaya başladığı bu oyun, daha sonraları ele alınarak son halini almıştır. Yazımı zamana yayılan bu eser haliyle bize Goethe’nin kendi iç dünyasından ve yaşamından kesitler sunar. Gökyüzünde başlayan bu oyunda İsrafil, Cebrail, Mikail ve Mephisto arasında bir diyalog geçer ve sonucunda olaylar gelişir. Mephisto yani şeytan Tanrı ile girdiği yarış sonucunda bir insanı yoldan çıkaracağını söyler. Tanrı ise insanın ne kadar kötülük yaparsa yapsın kendi içindeki doğruyu her zaman bulacağını savunur. Faust ise Tanrı’yı sorguladığı bir dönemdedir. Mephisto Faust’a farklı şekillerde görünür. Faust onun kötü bir ruh olduğunu anlar ve kendisini kandırabilirse onunla anlaşma yapmayı kabul edeceğini söyler. Sonraları Faust, Mephisto yüzünden her türlü kötülüğü yapmış ve bundan pişmanlık duymaya başlamıştır. Bu pişmanlık Faust’un içindeki, Tanrı’nın bahsettiği kaybolmayan iyiliktir. Sonuç olarak bu savaştan galip gelen Tanrı, aynı zamanda da Faust olmuştur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 367
En / Boy : 12,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2018
₺31,50

Toplumda önemli bir makama ve saygıya sahip olan Josef K. bir sabah durup dururken tutuklanır. Bu tutuklamanın ardından olaylar birbiri ardına gelişmeye başlar. Josef K., içine düştüğü bu durumu derinliğine sorgularken, bununla birlikte gelen kaçınılmaz sonu yaşamaya başlar.

Kafka, bu ünlü romanında devlet kurumlarının ve toplumun, özellikle de adalet mekanizmasının ne kadar yozlaştığını, ahlaksızlığın hemen her yerde nasıl hızla yayıldığını okuyuculara tüm çarpıcılığıyla anlatıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 262
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2018
₺15,28

Savaş karşıtı görüşleriyle tanınan Zweig I. Dünya Savaşı boyunca bu görüşlerini yaymayı kendine misyon edinmişti. Avrupalı ve “dünya vatandaşı” kimliğine büyük değer veren yazar, yapıtlarında savaşın yıkıma uğrattığı “eski dünya”nın değerlerinin kayboluşunu büyük ölçüde dert edinmiştir. Mecburiyet ’in ana karakteri ressam Ferdinand da savaş sırasında askere alınmamak için İsviçre’ye kaçmıştır. Bir gün askerliğe elverişliliğinin tespiti için konsolosluğa davet edildiğinde, karısının şiddet karşıtı duruşuna ihanet etmemesi yolundaki telkinlerine karşın kendini gitmek zorunda hisseder. Görev duygusu, savaş karşıtı düşünceleri ve karısına duyduğu sevgi arasında sıkışıp kalmıştır. Ferdinand her ne kadar “insanlığın ötesinde bir vatanı” olmasa da, “yirmi milyon insanı boğan o zinciri” kıramayacağını düşünür..


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 56
En / Boy : 12,5 / 20,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺14,90

Günter Grass’ın ölmeden önce yazıp tamamladığı son yapıt. Düzyazı ve şiir, çizimler ve tasarım…

Her yönüyle, baştan aşağı Grass olan bir kitap.

Kırmızı Kedi Yayınevi, 10’uncu yılında okurlarına sunar.

Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Günter Grass, 2. Dünya Savaşı’nın travmasını üzerinden atmaya çalışan Alman edebiyatının en güçlü ve en verimli yazarlarından biriydi…

2015 yılında 87 yaşında hayata veda ettiğinde geride tüm dünyada yankı uyandırmış birçok roman, sayısız şiir, oyun ve denemeler yanında heykeller, resimler ve grafik tasarımlar bıraktı.

Teneke Trampet’ten Soğanı Soyarken’e, kurmaca ya da belgesel, yazdıklarıyla çağının tanığı, vicdanı oldu.

Ölümünden çok değil günler önce tamamına erdirdiği bu kitap, üretkenlikte sınır bilmez bir ömrün, ferasetini hiç yitirmeyen, kah bedbin kah nüktedan, kalender ama bir yanı serkeş bir bilincin sonsuza sayılı günler kala alınmış son z raporu.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 172
En / Boy : 20 / 22
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 1.2018
₺55,90

Gregor Samsa, babasının iflasının ardından ailesine bakmak zorunda kalmış genç bir sigortacıdır (Kafka’da uzun bir süre sigortacılık işiyle uğraşıp bu işten emekliye ayrılmıştır). Babası ise iflastan sonra çalışmamış ve Gregor’un eline bakar durumu düşmüştür. Hattâ Gregor’un babası pek rahat hareket edemediğinden iflastan sonra çalışmayı hiç düşünmemiştir bile. Nasıl olsa Gregor, ailesine yetecek miktarda para kazanabiliyordur…

Ne var ki, o sabah her şey değişir. Gregor Samsa, uykusundan uyandığında nedenini asla anlayamayacağı ve araştır(a)mayacağı bir sürpriz ile karşılaşır: Gregor Samsa “değişim”e uğramıştır, yani Gregor Samsa artık bir insan değil, dev bir Örümcektir...


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 101
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 8.2017
₺14,76
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 176
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺18,04

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Bursa
Sayfa Sayısı : 96
En / Boy : 14 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺9,75

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 272
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺28,70

Franz Kafka'nın en önemli eserlerinden Dava (Der Prozess), ''Korku Çağı'' diye adlandırılan 20, yüzyılda insanoğlunun artık neredeyse kurtulunması olanaksız bir yazgıya dönüşmüş olan kuşatmalı yaşamının hikayesini anlatır. Bu çağa korku egemendir, çünkü insan, hemcinsleriyle insanca bir dil aracılığıyla iletişim kurabilme, böyle bir dille insanca tepkiler uyandırabilme olanağından yoksun kalmıştır. Dava'nın kahramanı K.(karaktarein bir ismi bile yoktur.) tutuklandığını öğrenir. Başlangıçta tutuklanma nedenini merak etse de bu saçmalığı merak etmeyi anlamsız bulur. Ancak tüm yaşamı da davasına odaklanır. Artık yaşamının geriye kalan bir yılında her şeyi bu davadır. Bu aşamadan sonra yaşayacakları, tutuklanma öncesinde yaşayacaklarından çok da farklı değildir. K. dışşındaki hiç kimse de bunun farkına varmaz ve bu dava onlara anlamsız gelmez. Farkına varmamak onları huzurlu kılarken farkındalık, K.'nın mutsuzluğunu belirler. Suçlanan, tutuklanan ve özgürlüğü elinden alınan biri olarak K. davalıdır. Suçlayan, tutuklayan olarak davacı ise toplumdur. Kafka'nın diğer eserlerinde olduğu gibi burada da esas karakter zayıflık, itilmişlik, güçsüzlük, çaresizlik gibi psikolojik durumlar içinde debelenir.

Sonuç olarak diyebilirz ki Kafka yaklaşık yüz yıl önce yazdığı eserlerinde inanılmaz bir uzak görüşlülükle bugünün 'meta fetişzmi' karşısında kendine yabancılaşmış, çaresizlik içinde yazgısını kabullenmiş, elden ayaktan kesilmiş insanını yazmıştır. Yani kendini anlamlandırırken bizi de anlatmıştır.

- Abidin Parıltı


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 304
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2015
₺24,05

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 108
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2013
₺22,90

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Bursa
Sayfa Sayısı : 72
En / Boy : 14 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺9,10

Werther'in mektuplaştığı hayali arkadaşı Willhelm'in eliyle, mektuplar biçiminde anlatılır, zaman zaman, Willhelm sonradan öğrendiklerini de ekler(bu kısımlar bir sahne canlandırması tarzındadır);Büyük kentin yarattığı ruhsal çöküntüden doğaya kaçarak Wahlheim'e yerleşen aydın bir gençtir Werther. Orada tanıştığı soylu bir ailenin güzel kızı Lotte'ye aşık olur. Lotte'de  kayıtsız değildir bu aşka ama Albert'le nişanlıdır ve verilen sözler, ahlaki değerler önemlidir. Lotte Albert ile evlenir. Werther ise bir aile dostu olarak yer alır yanlarında. Ne var ki aşk ve dostluk arasındaki sınır çizgisi zayıftır. Sınırı geçmekten korkan Lotte, bir daha görüşmemeleri gerektiğini bildirir genç adama. Werther'in bu acıya dayanması ise imkansızdır. Lotte'ye bir mektup yazar;''Bak Lotte! bana ölümün sarhoşluğunu tattıracak olan o korkunç kadehi elime alıyorum. Onu bana sen uzatıyorsun, ben de alırken hiç duraksamıyorum. Hayatımın bütün istekleri ve ümitleri yerine geldi. Ölümün çelikten kapısını vurmak öylesine titretici ve çetin ki'' diyen Werther, ''Silahlar dolu. Saat on ikiyi vuruyor. Aliınyazısı bu, önüne geçilmez. Lotte! Elveda'' sözleriyle mektubuna ve yaşamına son verir.

Tıpkı şiirleri gibi, Werther'de de kendi yaşamından bir parça vardır Goethe'nin. 9 Haziran 1772 yılında Wetzlar'da hukuk stajını yaparken, bir arkadaşının nişanlısına (Charlotte Buff) aşık olduğu için yaşadığı duygu ve ahlak çatışmasından esinlenmiştir bu romanını yazarken. Sondaki intihar vakası ise, o sıralar Goethe'nin arkadaşı Jeruselam'in evli bir kadına aşkı sonucunda kendini öldürmesi de ilham olmuştur. Onun başardığı, tekil yaşanmışlıkları, genel toplumsal bir bunalım eşliğinde anlatabilmesindedir. Ve elbette, Goethe'nin şiirsel, tasvirlerle dolu zengin dili/üslubu , hikayenin büyüsünü benzersiz biçimde derinleştirir.

Werther' ''Sturm und Drang'' (Coşumculuk) akımının bütün izlerini taşıyan bir metin. Güçlü duygularla hareket etme, doğaya, çocuklara, pastoral bir hayata duyulan özlem, toplumsal kurumlara yöneli eleştşiri hemen fark ediliyor. Ancak bütün bunlar yalnızca estetik bit tercihten kaynaklanmıyor; o yıllar Almanya'sının -Avrupa olarak genelleyebiliriz de- bireyi köşeye sıkıştıran koşullarını yansıtıyor! Dikkat edilirse, ''doğa tercihi'' romantizmin ve İngiliz gotiğinin de çok önemli bir motifi olmuştur. İnsanda derin izler bırakan şey, bir edebi metinde yazarın hayal ürünü olarak anlattığı değil, o metinde -somut gerçekliği- yansıtan duygu ve düşüncelerdir. Werther'in yarattığı coşkunluk da, özellikle Almanya'da anlatılanların Alman ulusal kimliği ile çakışmasından kaynaklanmıştır. Onu yaratan değil, varolanı tasvir edendir goethe! Goethe, kişisel olanla toplumsal olan arasındaki kopmanın kaçınılmazlığını ve bunuun toplumsal nedenlerini, insanın manevi yaşamı ile coşku dünyasının benzersiz bir lirizm ve çözümsel bir sezgiyle ortaya koymuştur bu romanında. Goethe'nin Werther'i, bireysel tutku, toplumsal zorunluluk ve bu tür bireysel tutkuların genel temsili anlamı arasındaki doğrudan ilişkiyi çok açık biçimde gösterir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Bursa
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2013
₺16,90
Viyana ve Münih sokaklarında aç dolaşan evsiz barksız genç bir ressam nasıl oldu da tarihin en güçlü yöneticilerinden birine dönüştü? Genç Hitler bu dönüşüme yakından bakıyor! Hitler’in Almanya’daki 12 yıllık iktidarı sona ererken geride 55 milyon ölü bırakmıştı. Bu gerçekler çok iyi biliniyor ama siyasete atılmadan önce Hitler’in nasıl bir yaşam sürdürdüğünü biliyor muyuz? Alt orta sınıfa mensup ve ilkokul diplomalı Hitler, Viyana sokaklarında aç dolaşan bir ressamdı. Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra meteliksiz onbaşı birden tarihsel bir figüre ve kötülüğün ete kemiğe bürünmüş haline dönüştü. Peki, bu dönüşüm nasıl gerçekleşti? Genç Hitler, tarzıyla, cazibesiyle, bencilliği ve kendini beğenmişliğiyle, rüyalarıyla, sorunlarıyla, inançlarıyla, arzularıyla, okuduğu kitaplar ve dinlediği müzikle bu genç adamın kim olduğunu keşfetmeye çağırıyor okuru. Arzulu bir ressamın bir politikacıya dönüştüğü 1905 ile 1920 arasındaki çalkantılı dönemin sahneleri olan taşra kenti Linz’i, çöküşe geçmiş Viyana’yı, I. Dünya Savaşı’nın cehennemi siperlerini ve yoksullaşmış Münih’i görüp anlamasına olanak sağlıyor okurun. Sevgi, sanat ve 19. yüzyıl felsefesinin peşinden giden bir gencin arayışının, ölüm, delilik ve gizemli cemiyetlerle birleşerek gelecekteki Führer’i ortaya çıkarırken, onun, tahayyül edilemeyecek güçle donatıldığını da gösteriyor. "Bu kitabı, yazarın sadece olgusal olanı aktardığı, hayal gücünün geri planda kaldığı, ‘belgesel bir anlatı’ olarak kaleme aldım. Bu nedenle öyküde Hitler’in yaşadığı söylenen bütün olaylar, son dönemlerde yayımlanan, herkesin ulaşabileceği kaynaklarda vardır. Söylenenleri kanıtlamak için de araştırma verileri ile kullanılan kaynakların gösterildiği genişçe bir kaynak ekledim." -Claus Hant
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 526
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2012
₺40,00

Walter Benjamin’in «Goethe’nin Gönül Yakınlıkları » makalesi ile birlikte yayınlanan bu metin Goethe’nin en önemli eserlerinden biridir.

Arka Kapak :
Gönül Yakınlıkları simgesel bir dizge içinde evlilik ve aşkla ilgili bir roman gibi görünebilir, oysa ne zaman bu simgesel dizge imgesel ve metaforik anlatılarla başka ikiliklere; gelenek ve çağdaşlığa, kimya ve simyaya, bağımlılık ve bağlılığa, sorumluluk ve göreve, mutluluk ve erdeme, arzu ve akla, ruh ve bedene, iman ve inanca, din ve bilime göz kırpmaya başlarsa, o zaman farklı yorumların gelişimine de çanak tutar. Dolayısıyla Gönül Yakınlıkları söz konusu ikiliklerin sahnelendiği ve bu ikilikleri taşıyan karakterler aracılığıyla sanki sadece fikri düzeyde cereyan edecek olan düşüncelerin ete kemiğe büründüğü bir roman olarak karşımıza çıkar. Bir başka ifade ile fikri olanla gündelik olanın etkileşime sokulduğu ve elde edilenlerin imgesel düzeyde yeniden yapılandırıldığı bir romanla karşı karşıyayız.

Walter Benjamin’in metni ise bu eseri Goethe’nin sanat teorisiyle bütünleşik bir şekilde yeniden düşünme imkânı sağlar. Ona göre Gönül Yakınlıkları’nda edebiyatın iki farklı yüzü net olarak ortaya çıkar: maddi içerik ve hakikat içeriği.

Goethe’nin bu eserinde edebi ve fikri tadları duyumsarken sorulması gereken belki şu soru: Benjamin’in mite karşı kolektif hayal gücünden beslenen bir kültürel belleği karşımıza çıkarması, geçmişle devrimci bir kopuş yaşamak için gerçekten gerekli olan mıdır?

- Bora Erdağı


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 360
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2014
₺30,40

Cem Yayınevi, çağımızın büyük yazarlarından Kafka'nın bütün eserlerini Kâmuran Şipal'in Türkçesiyle yayınlamaktadır. Bütün Eserler'de, "Bir Savaşın Tasviri", "Hikayeler", "Taşrada Düğün Hazırlıkları", "Dava", "Kayıp (Amerika)", "Günlükler", "Değişim", "Ottla'ya ve Ailesine Mektuplar", "Babama Mektup" ve elinizdeki "Şato" yer almaktadır. Şato'nunbu çevirisi Cem Yayınevi'nde şimdiye kadar çıkan basımlardan farklı bir özellik taşıyor. Daha önce Max Brod'un baskıya hazırladığı Şato çevirisi, bu kez Malcolm Pasley tarafından baskıya hazırlanan "Edisyon Kritik" dizisinde yayınlanan metin temel alınarak yeniden gözden geçirilmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 416
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2018
₺43,90

1909-1924 yılları arasında Kafka tarafından kaleme alınan bu mektuplar, Kafka ailesinin yaşamına, Prag Yahudi cemaatiyle olan ilişkilerine ve Franz Kafka’nın ailesiyle kardeşlerine dair düşüncelerine tanıklık etmek için eşsiz bir kaynak. Oldukça zarif, utangaç, yaşadığı topluma karşı sessiz bir isyankar olan Ottla, Kafka’nın kendisini en yakın hissettiği kardeşidir. Ottla’nın sadeliği, dürüstlüğü, yürekten dinleme kabiliyeti ve abisiyle gurur duyuyor olması, Kafka’nın kardeşine özel bir yakınlık duymasını sağlar. II. Dünya Savaşı sırasında Ottla, Nazilerin Theresienstadt toplama kampına sürgün edilir ve 1943’te çocukların Auschwitz’e yolculuğunda onlara eşlik etmeye gönüllü olur. Savaştan sağ çıkamaz, ama kocasıyla kızları kurtulur ve abisinin ona yazdığı mektupları ve gönderdiği kartları muhafaza ederler.

Ottla’ya ve Ailesine Mektuplar, Kafka’nın aile bireyleriyle mektuplaşmalarından bir kesit sunmakla kalmıyor, özellikle sevgili kız kardeşi Ottla’yla aralarındaki açık yürekli bağı ve anne babalarından gizledikleri bazı sırları da ortaya seriyor. Kitapta mektupların yanı sıra gönderilen kartpostallar, Kafka’nın el yazısı örnekleri ve kardeşiyle fotoğrafları da sizi bekliyor. İyi okumalar…


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 179
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2016
₺11,90

E.T.A. Hoffmann (1776-1822), romantik edebiyatın zirve isimleri arasında adı anılan, kimine göre "Almanya'nın en önemli hikaye anlatıcısı" olan; Baudelaire, Poe, Dickens, Kafka ve daha nicesinin kendisinden etkilendiği söylenen bir yazardır. Meşum Miras (Das Majorat) ise Hoffmann'ın en meşhur gotik öykülerinden biridir.

"Doğrusu Hoffmann, nesnelerin görünüşlerini yakalamada ve en olağanüstü yaratılışlara gerçeklik görünümü vermede en yetenekli yazarlardan biridir" (Théophile Gautier, "Les Contes d'Hoffmann", Chronique de Paris, 14 Ağustos 1836).

"Alman romantik edebiyatı denince adı ilk başta akla gelen ve Almanya dışında, hele Fransa'da, daha çok tanınan, geniş, hattâ biraz fazlaca hür muhayyileli hikayeci..." (Sabahattin Ali, "E.T.A. Hoffmann", Üç Romantik Hikaye, Ankara, Maarif Matbaası, 1943, 153).

"Size, heyecanlı ve şaşkın gibi görünüyorumdur, Theodor! Gerçekten de bin bir korku geçirdiğim bu gece yüzünden öyleyim. Karımın sinir buhranı katiyen tehlikeli değildi, bunu şimdi anlıyorum, fakat burada, korkunç bir hayaletin yaşadığı bu şatoda, ben, her çeşit dehşetin vukua geleceğinden korkuyorum..."


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 180
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2016
₺10,40

Franz Kafka, (d. 3 Temmuz 1883 - ö. 3 Haziran 1924) modern dünya edebiyatının ikonik ve özgün yazarlarından biridir. Temmuz 1883'te Prag'da ufak moda eşyalar satan bir dükkan işleten Hermann ve Julie Kafka'nın 6 çocuğunun ilki olarak dünyaya gelmiştir. İki erkek kardeşi daha bebekken ölmüştür. 3 kız kardeşi de kendinden uzun yaşamıştır. Hukuk okumuş, boş zamanlarında yazmaya başlamıştır. Yazıları, ilk olarak Betrachtung, 1912 yılından itibaren yayımlanmaya başlamıştır. Kafka'nın duygusal deneyimleri ve ailesiyle olan ilişkileri eserlerinde özellikle günlük ve mektuplarında ifade bulmuştur. Babaya Mektup'ta (Almanca: Brief an den Vater) Kafka'nın bakış açısından babasıyla olan ilişkisi gözükmektedir. Hayatta olduğu süre içerisinde 7 kitap yazmıştır, bunların yanında 3 tamamlanmamış roman ve birçok mektup ve günlük bırakmıştır gerisinde. Kafka yakın arkadaşı Max Brod'dan öldüğünde tüm bu eserlerini yakmasını istemiştir. Max Brod'un Kafka'nın bu isteğini yerine getirmemesi sayesinde bugün bu eserleri okuma şansına sahibiz. Kafka tüm eserlerini Almanca yazmıştır. Kafka modernist yazar olarak görülmektedir. Eserlerinde suç, özgürlük, yabancılaşma ve sorumluluk ayrıca otoriteye bireysel karşı koyma gibi temaları işlemiştir. Kafka'nın en tanınmış eserleri Dava, Şato ve Dönüşüm 'dür. Kafka 3 haziran 1924'te verem'den ölmüştür.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 343
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2014
₺28,00

Benzersiz bir hikayeci ile bir sinema "partizanını" aynı bünyede buluşturan Alexander Kluge’den, kendi ifadesiyle “öznel” sinema hikayeleri.

Kluge, çoğu filminde olduğu gibi hikâyelerinde de belgesel ile kurmaca arasındaki ayrımı görünmez kılıyor. Ve filmlerinin montajlarını hatırlatır biçimde, okuruna alan bırakan bir anekdotlar kolajı yapıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 95
En / Boy : 12,5 / 20,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2016
₺31,90

Endülüs’te fanatik hıristiyanlarca Kuran’ın yakıldığını duyan oyun kahramanına ‘‘Bu sadece üvertürdü, kitapların yakıldığı yerde sonunda insanlar da yakılır’’ dedirten Heine’nin son yayınlayabildiği Romansero bıcır bıcır bir dünya tasviridir. Şair Bimini’yi yayınlama fırsatı bulamamıştır. Heine’nin yapıtları Hitler Almanya’sında ilk yakılanlardandır.

Bu kitabı tecavüzcü, ‘‘beleşçi’’ basitliğin emek ve aydınlığa abandığı, Can Dündar, Erdem Gül, Sevan Nişanyan’ların, nice kürt-türk demokratının zindanlarda çürütüldüğü, kürtlerin kadim şehirlerinde topa tutulduğu, susamayan akademisyenlerin linç edildiği, hıristiyan ve yahudi düşmanlığının zirveye çıktığı, binlerce çaresizin ateşten kaçarken sularda boğulduğu günlerde bu insanlara atfediyoruz.

‘‘Bu can pazarında şiir de neymiş?’’ demeyin. Şiirin hakikisi ağıttır, feryat! Çağrı ve tesellidir. Prusya’da yüzlerce işçi Heine’nin şiirleriyle yakalandığı için zindanlarda çürütülmüştür. Egemenler şiirin hakikisinden korkarlar. Çünkü hakiki şiir hakikatlidir, riya bilmez.

Hakkanidir, riba’ bilmez. Suratına suratına gönlüne gönlüne gönlüne savrulur insanın. Hatırlatır, uyarır, kuvvet verir.

Heine sonsuzluğa karşı hiçliğin ironisidir. Despotun arsız sırıtışına karşı deli küfrüdür, kahkahadır. Hüzünle gülümsetir, deli deli güldürür.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 320
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2016
₺16,00

Franz Kafka, (d. 3 Temmuz 1883 - ö. 3 Haziran 1924) modern dünya edebiyatının ikonik ve özgün yazarlarından biridir. Temmuz 1883'te Prag'da ufak moda eşyalar satan bir dükkan işleten Hermann ve Julie Kafka'nın 6 çocuğunun ilki olarak dünyaya gelmiştir. İki erkek kardeşi daha bebekken ölmüştür. 3 kız kardeşi de kendinden uzun yaşamıştır. Hukuk okumuş, boş zamanlarında yazmaya başlamıştır. Yazıları, ilk olarak Betrachtung, 1912 yılından itibaren yayımlanmaya başlamıştır. Kafka'nın duygusal deneyimleri ve ailesiyle olan ilişkileri eserlerinde özellikle günlük ve mektuplarında ifade bulmuştur. Babaya Mektup'ta (Almanca: Brief an den Vater) Kafka'nın bakış açısından babasıyla olan ilişkisi gözükmektedir. Hayatta olduğu süre içerisinde 7 kitap yazmıştır, bunların yanında 3 tamamlanmamış roman ve birçok mektup ve günlük bırakmıştır gerisinde. Kafka yakın arkadaşı Max Brod'dan öldüğünde tüm bu eserlerini yakmasını istemiştir. Max Brod'un Kafka'nın bu isteğini yerine getirmemesi sayesinde bugün bu eserleri okuma şansına sahibiz. Kafka tüm eserlerini Almanca yazmıştır. Kafka modernist yazar olarak görülmektedir. Eserlerinde suç, özgürlük, yabancılaşma ve sorumluluk ayrıca otoriteye bireysel karşı koyma gibi temaları işlemiştir. Kafka'nın en tanınmış eserleri Dava, Şato ve Dönüşüm'dür. Kafka'nın 3 Haziran 1924'teki ölümünün sebebi kalp yetmezliği olarak gorülse de vücudunu yıpratan asıl sebep ilerlemiş kanseridir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 120
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2016
₺18,00

En çok okunan klasikler, özenli çevirilerle ve alanında uzman akademisyenlerin editörlüğünde okuyucuyla buluşuyor.

Yaşadığı ruhsal bunalımdan kurtulabilmek için şehirden uzaklaşan Werther, yerleştiği yeni çevrede soylu bir ailenin kızı Lotte’ye imkânsız bir aşkla tutulur. Aralarındaki güçlü bağa rağmen Lotte’nin başkasıyla nişanlı olması ve evlenmesi, zaten güçsüz olan kalbi için çok fazladır. Zihni ışıksız bir zindana dönen Werther, tutkulu aşkına ve umutlarına rağmen kendini geri dönülmez bir yolun başında bulur.

Fırtına ve Coşku, Klasisizm ve Romantizm akımlarının güçlü temsilcisi Goethe’nin henüz yirmi beş yaşındayken, kendi yaşadığı umutsuz ilişkiden esinlenerek yazdığı Genç Werther’in Acıları, şiirsel dili ve tutkulu anlatımıyla döneminin temel eserleri arasında sayılmaktadır.

Kendini kapana kısılmış hisseden gençlerin ve çaresiz âşıkların manifestosu haline gelen bu eseri, Yeşim Tükel Kanra’nın özenli çevirisiyle sunuyoruz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 164
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2018
₺31,50

"Rivayet odur ki komutan belli bir süre sonra dirilecek ve yandaşlarına buradan, sömürgenin yeniden ele geçirilmesi çağrısında bulunacaktır. İnanın ve bekleyin"


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 110
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2018
₺20,00

Dünya edebiyatının başyapıtları İletişim Klasikleri dizisinde!

İletişim Yayınları, Murat Belge yönetiminde edebiyat klasikleri yayımlamaya devam ediyor. İletişim Klasikleri dizisinden çıkan kitaplar, edebiyata karşı sorumluluğu okuma zevkiyle buluşturan bir anlayışla hazırlanıyor. Eserler orijinal dillerinden ve tam metin çevirileriyle yayıma hazırlanırken, ana metne eşlik eden ve yetkin isimlerin yazdığı önsöz ve sonsözlere yer veriliyor. Ayrıca her kitabın başında, yazarın hayatına ve yaşadığı döneme ışık tutan bir kronoloji bulunuyor. İletişim Klasikleri’nin içeriği eserin ilk baskı kapağı, el yazmasından örnek sayfalar, haritalar ve özel çizimlerle zenginleştiriliyor. Diziye özel olarak hazırlanan kapak tasarımında ise, resim tarihinden özenle seçilmiş görseller kullanılıyor.Zengin bir içerikle hazırlanan İletişim Klasikleri dizisi, güvenilir ve özenli bir edisyonla okurla buluşurken, alanında referans kaynaklar sunuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 386
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2018
₺50,90

"Romanda yaşamadığım bir şey yoktur, ancak yaşamış olabileceğim şekliyle de bir şey yoktur." - Goethe Goethe "tesadüfi olan", "gerekli olan", "sevgi" "umut" ve "şeytani olan" gibi kavramları, doğa, insan, Tanrı ve din gibi toplumsal yaşamdan ayrılamaz üst başlıklara bağlar. Gönül Yakınlıkları romanı da bu kavramlar etrafında oluşan, kimyasal bir reaksiyon süreciyle işleyen, insan sevgisi ve ilişkileri hakkında isabetli bir deney gibidir. Gönül Yakınlıkları’nın kahramanlarının yaşadıkları ilişkiler de romanın deneysel dokusunu oluşturan bu kimyasal reaksiyon içinde gelişir. Gönül Yakınlıkları, toplumsal normlara rağmen yaşanmış ve sonu hüsranla bitmiş olan büyük bir aşkın romanıdır aynı zamanda. İşte bu yönüyle toplum eleştirisini de dile getirmektedir. Alman Edebiyatının ilk ‘Deneysel Romanı’ olan Gönül Yakınlıkları, toplumu oluşturan bireylerin yaptıkları evliliklerdeki sorunları dile getirmekle birlikte, 19. Yüzyılın büyük ‘evlilik romanları’nın da başında yer alır. Bu durum ayrıca romanın güncelliğini yitirmeyişinin de bir göstergesidir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 343
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2006
₺22,50
Kitapları 30’dan fazla dile çevrilen, 20 milyondan fazla satan Angela Sommer-Bodenburg’un Berenice’si, kanı tutuşan ve hala tutuştuğunu sananlar için... Yüreğinin peşi sıra giden genç bir kız, ‘hayatının erkeğini’ bulduğunda, bütün göstergeler ‘meleklerin zamanı’nı işaret eder. Peki, ya yitirdiğinde?.. Berenice... On altı yaşında, ailesiyle birlikte yaşayan bir lise öğrencisidir. Henüz ne büyük aşklar yaşamış ne de büyük acılar... Kader kapısını, erkek arkadaşını aramak üzere evden ayrıldığı akşam, telefon kulübesinde çalar. Karşısına masal kahramanları kadar yakışıklı bir delikanlı çıkarır. Alman Dili ve Edebiyatı’nda okuyan Marian, Berenice’nin üzgün yüreğini neşeyle doldurur. Dünya Marian’la daha güzel, daha yaşanılası bir yerdir artık. Ancak sihir bir gün apansızın bozulur. Marian, "Gonca rahat rahat yapraklarını açsın; dünyanın solmaması için uğraşacağım!" der ve kaybolur.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 240
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2002
₺8,00
Her zaman olduğu gibi Dört Kafadarlar Takımı yine esrarengiz bir olayın peşindedir. Ancak bu kez Poppi’nin amcası da işe karışır. Yanıtı bekleyen sorular peşpeşe gelir: Yılan kafalı adamlar neyin nesidir? Yılanlar İni’nde 50 yıl önce neler yaşanmıştı?
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 157
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2011
₺10,40

Kafka’nın ölümünden sonra 1926’da yayımlanan son romanı Şato, tıpkı Dava gibi tamamlanmamış ama son derece etkileyici bir yapıttır.

Roman şato tarafından katı kurallarla yönetilen bir köyde geçer. Kışın ortasında zaman durmuş gibidir ve neredeyse her şey karanlıkta yaşanır. Romanın kahramanı K., şato yetkilileri tarafından atanmış bir kadastrocu olduğu iddiasıyla köye gelir. Ancak ne iş yapacağı belirsizdir, üstelik köylüler ona düşmanca yaklaşırlar. K. gizemli şatodaki erişilmez bürokratların yanı sıra kendisini istemeyen, kabul etmeyen köy sakinleriyle de mücadele etmek zorundadır...

Gerçeküstü, kâbus gibi bir “kafkaesk” atmosferin hakim olduğu bu roman, bireyin kaotik ortamda ötekileşme ve yabancılaşma sonucu yalnızlığını, umutsuzluğunu, karamsarlığını anlatırken, şatonun temsil ettiği bürokratik ve otoriter sistemi hicveder.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 328
En / Boy : 135 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2018
₺25,50

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 510
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .
₺11,70
1 2 3 ... 8 >
Çerez Kullanımı