Bireysel psikoloji kuramının en önemli eserlerinden biri olan Yaşamın Anlam ve Amacı’nda Alfred Adler, pek çok insanın günlük hayatın telaşında kendine sormayı unuttuğu soruları ele alıyor. Yaşamlarımızın anlam ve amacını belirlemeye yönelik soruları cevaplamak için kitapta insan yaşamı ve ona ait unsurlar; çocukluk, aile, ergenlik, aşk, evlilik, suç, meslek ve ilişkiler gibi başlıklarla inceleniyor. Çocukluğun, ailenin ya da diğer başlıkların insan yaşamının oluşumundaki etkilerinin izleri sürülürken, bir psikiyatrist olan Alfred Adler’in gerçek hayattan verdiği örneklerle insan yaşamının aksayan yönleri hakkında tavsiyeler veriliyor.

Oldukça sade bir dille kaleme alınan Yaşamın Anlam ve Amacı sayesinde; geçmişinizi, tercihlerinizi, rüyalarınızı ve hayallerinizi bir kılavuz eşliğinde gözden geçirme şansı bulacaksınız. Alfred Adler, bu kitabıyla geçmişini tanıyarak anlam ve amacı belirlenmiş bir gelecek kurmayı isteyenlere benzersiz bir okuma deneyimi sunuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 296
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 1.2021
₺28,90

“İnsanlara karşı tavrımız tamamen onları ne kadar anladığımıza bağlıdır; bu nedenle insanın doğasını anlamak, sosyal ilişkilerin temelini oluşturmaktadır.”

Bireysel psikoloji ekolünün kurucusu Alfred Adler, aynı zamanda Sigmund Freud ile beraber Viyana Psikanaliz Topluluğu’nu kurmuştur. Freud’un insanı karamsar bir bakış açısıyla ele aldığı düşüncelerine karşıt olarak insanı, iradesi sayesinde eksikliklerini tamamlayabilecek bir varlık olarak tarif etmiştir. Sigmund Freud ile yaşadığı fikir ayrılıkları sonrasında kendine ait bir ekol kurarak konferanslar ve makaleler yoluyla kuramını geliştirmiştir.

Alfred Adler’in konuşmalarından derlenen İnsanı Tanıma Sanatı, bireyin günlük hayattaki problemleri ve bunların psikolojik kaynaklarıyla ilgilenmektedir. Toplumdaki aksaklıkların, bireyin psikolojik sorunlarından kaynaklandığını savunan Adler, toplumsal sorunların çözümünü bireyin hatalarını fark etmesine bağlamaktadır. Hatalarını anlayabilmek için insan öncelikle kendini tanımalıdır. Adler, insanı; aile, çocukluk, cinsiyet, karakter özellikleri gibi yönlerden inceleyip gerçek hayattan örnekler sunarak okuyucuyu kendini tanıma yolculuğuna davet etmektedir


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 288
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 1.2021
₺26,00

Alfred Adler Yaşama Sanatı eserinde, kurucusu olduğu bireysel psikoloji ekolünü, ana hatlarıyla okurlarla buluşturuyor. Bireyin yaşamına yaklaşır­ken kişilik gelişimine, kişilik gelişiminde anne baba­nın rolüne, aşağılık ve üstünlük kompleksine, rüya­lara ve daha pek çok temel konuya dair yaklaşımları­nı sunuyor.

Adler'in akıcı üslubu ve sunduğu vaka örnekleri; bi­reyin gelişimine dair farklı evreleri ve unsurları takip etmeyi, insan psikolojisine daha yakından bir bakış edinmeyi mümkün kılıyor. Yaşama; psikoloji bilimi­nin ışığında, farklı bir pencereden bakmak isteyen­ler için başucu kitabı olmaya aday.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 192
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 1.2021
₺24,50

Sosyal uyum, aşağılık duygusu sorununun öbür yüzüdür. Tek insan yetersiz ve güçsüz olduğundan, insanlar bir toplum içinde yaşar. Bu bakımdan, toplumsallık duygusu ve toplumsal işbirliği bireyin kurtuluş ve esenliğini oluşturur.

- Alfred Adler

Çağdaş psikolojinin en önemli isimlerinden biri olan Adler, kurucusu olduğu ‘Bireysel Psikoloji’nin temel ilkelerini açık seçik dile getirdiği bu kitabında; yaşamın amacı, aşağılık kompleksi, üstünlük eğilimi, yaşam üslubu, sağduyu eksikliği gibi neredeyse adıyla özdeş kavramları irdeliyor. Çocukların okul eğitimi, evlilik, özgürlük, toplumsal koşullardan kaynaklanan erkek ve kadın farklılığını somut örneklerle inceliyor.

Adler'e göre, her insanın kendince seçtiği ve erişmek için çabaladığı idealleri, onun bugünkü davranışlarını etkiler ve o insana özgü ruhsal süreçlerin oluşmasına yol açar. Yaşam biçimi çok küçük yaşlarda belirir. Dört, beş yaşlarından sonra yaşanılan her şey, o yaşa kadar edinilmiş kalıplara göre meydana gelir. İnsanların davranışları, duyguları, algıları ve tutumları çok küçük yaşlarda oluşur ve böylece geleceklerini şekillendirir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Eskişehir
Sayfa Sayısı : 206
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2019
₺21,75

İlk 4-5 yaş, çocuğun davranışlarına otomatik bir nitelik kazandırmaya yeterlidir. Böyle bir durum gerçekleştikten sonra çocuk, izlenimlerindeki asıl önemli noktaların neler olduğu üzerinde düşünmez pek, şımartılmış çocuk okula gelip burada şımartılmanın söz konusu olmayacağını gördü de önceden bilmediği bir durum karşısında kaldı mı kendini rahatsız hissedecek, ama şımartılma, çevrenin ilgisini üzerine çekme amacından da vazgeçmeyecektir. Acaba yalnız benimle ilgilenecek biri var mıdır diye araştıracak, çevrenin dikkatini üzerinde toplamaya çalışacak[tır].

Bireysel psikoloji ekolünün kurucusu Alfred Adler, konferanslarından derlediği bu kitapta eğitimcilere ve ebeveynlere özellikle şımartılmış çocuklarla nasıl baş edebileceklerini anlatıyor. Vaka analizleriyle uygulamalı bir anlatım sunan Güç Eğitilebilir Çocuklar, bebeklikten okul çağına, ergenlikten yetişkinliğe geçişe dek çocuk eğitimine dair çağının ötesinde bilgiler veren bir kaynak olma özelliği taşımaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 160
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 1.2019
₺27,30

Alfred Adler (d. 7 Şubat 1870 - ö. 28 Mayıs 1937) Bireysel Psikoloji ekolünün kurucusu, Avusturyalı psikiyatrist. Derinlik psikolojisinin üç büyük kurucusundan biridir. (diğerleri: Freud, Jung)

Avusturya Penzing´de doğdu ve Viyana´da büyüdü. Viyana Üniversitesi Tıp Okulunda doktorluk eğitimi aldı ve 1895´te mezun oldu. Pratisyen hekim olarak çalıştığı ilk doktorluk yıllarından başlayarak hastayı çevresiyle ilişkileri içerisinde ele almak gerektiğini vurguladı ve bireyle ilgili sorunlara yönelik insancıl, bütünselci ve organik bir yaklaşım geliştirdi. Bedensel düzensizliklerle ilişkili olarak psikoloji ile ilgilenmeye başladı. 1902´de Sigmund Freud ile tanıştı, öğrencisi oldu ve birlikte Adler´in başkanlığında Viyana Psikanaliz Topluluğu´nu kurdular.

I. Dünya Savaşı ile çalışmaları durdu, bu sırada Avusturya Ordusunda doktorluk görevi yaptı. Savaş sonrası 1930´lara olan etkisi adamakıllı arttı, 1921´den itibaren bir takım çocuk rehberliği klinikleri kurdu ve Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri´nde sık sık okutman, 1927´de Kolombiya Üniversitesi´nde misafir profesör oldu. Tedavi edici yöntemlerinde sosyal ilgiyi cesaretlendirip ve ödüllendirip fakat şımartma ve ihmalden kaçınarak sorunları çocukta önceden tutup, yetişkin ruha yoğunlaşmaktan kaçındı. Yetişkinlerde tedavi, suçlama veya üstünlük taslama tutumlarının tedavi edilen kimse tarafından dışarıda bırakılmasına dayanmaktaydı, kişisel davranışın farkına varılmasının artışı ile karşı koymanın azaldığını ve reddetmenin terse döndüğünü ifade etti.

1934´te Avusturya Hükümeti, Yahudi olduğu için Adler´in kliniklerinin çoğunu kapattı. Adler 1935´te Long Island Tıp Kolej´ine Profesör olarak Avusturya´dan ayrıldı. 28 Mayıs 1937´de, İskoçya´nın üniversite kenti Aberdeen´de, yolda giderken ansızın yere yığılıp kalmış, hemen sonrasında da kalp sektesine uğrayarak yaşama gözlerini yummuştur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Eskişehir
Sayfa Sayısı : 327
En / Boy : 13,5 / 27
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺21,75

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 230
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺21,75

Sorunlu Okul Çocuğu, bireysel psikoloji ekolünün kurucusu ve psikoloji biliminin en önemli isimlerinden biri olan Alfred Adler’in çocuklarının tutum ve davranışlarından mustarip ebeveynlerin yoğun talepleri doğrultusunda başlattığı danışma oturumlarını özetlemektedir.
Okul yıllarında yaşanan başarısızlık, okula gitmek istememe, anlamada zorluk, uyumsuzluk, geçimsizlik gibi sorunların yanı sıra altını ıslatma, şımarıklık, yalancılık gibi çocukluk döneminden yetişkinliğe dek yaşanan daha temel sorunları teker teker ele alan, vaka örnekleriyle zenginleştirilmiş bu çalışma, insanlığın her dönemindeki ortak sorunlara değinmesi bakımından bugün de güncel ve önemlidir.

Cılız bir bünyeyle doğan kimi çocuklar dünyaya bir çilehane gözüyle bakarlar ve çocuklarda pek takdir ettiğimiz o gelişim kıvancını gösteremezler. Aşırı ağırlık altında ezilen, kendi vücutlarını bir yük gibi omuzlarında hisseden ve yaşama eza verici bir nesne gözüyle bakan böylesi çocukların, başkalarından çok kendileriyle ilgilenmelerinin bizim için anlaşılmayacak yanı yoktur. Kimi bencil özellikler, toplumsallık duygusunun gelişimine sekte vurur. Bazı çocuklar da vardır, şımarık büyütülmüşlerdir, hayata gözlerini açtıkları andan başlayarak yalnız bir tek kişiye ilgi duyar ve onun tarafından desteklenmek isterler. 4 ya da 5 yaşında yaşam üslupları bir kez oluştu mu, artık bu üslupta köklü bir değişikliğe gidemezler; tüm yaşantıları bu yaşam üslubuyla özümler, bu yaşam üslubunun gözleriyle dünyaya bakarlar. Başkaları tarafından desteklenmeyi öngören bir hayat görüşleri vardır; hemencecik başarıya ulaşmak ister, bu konuda çaba harcamaları gerektiği zaman yenilgiye uğrarlar.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 296
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2017
₺31,20

Adler'e göre insan, bir toplumun içine doğar; aile onun ilk toplumudur. Bebekle annesi arasındaki alışveriş, gelecekteki toplumsal ilişkilerin öncüsüdür. İnsanın kurduğu ilişkiler yaratıcı benliğinin gelişip kişiliğini yapılandırmasına, yetersizliklerini giderme ve yükselme isteklerini yönlendirmesine, yaşamını biçimlendirmesine olanak sağlar. Böylece insan yükselme çabalarını kişisel ve bencil kazançlardan sıyırır ve toplumsal amaçlara yöneltir. Herkesin iyiliği için uğraşarak, kendi kişisel yetersizliklerinin üstesinden gelebilir.

Toplumsal ilgi sonradan kazanılmaz, doğuşta her insanda vardır; yani insan doğal olarak toplumsaldır. İnsana özgü her özellik gibi toplumsal ilginin de zamanla gelişmesi gerekir. Bu yüzden çevre, çocuğun toplumsal ilgisini geliştirmek, eğitmek ve yönlendirmek zorundadır. Yanlış eğitim toplumsal ilginin sağlıklı gelişmesini engeller ve çeşitli uyumsuz davranışların, nevrotik belirtilerin oluşmasına yol açar. Bu yüzden Adler çocukların eğitimiyle ilgilenmiş, rehberlik ve danışmanlık alanlarının gelişmesine önayak olmuştur. Adler'in psikiyatri ve klinik psikolojiden çok danışma psikolojisinde ün kazanmasının nedeni de budur.

Adler, insanı içgüdülerin yönetmediğini, sorunlarının tek nedeninin doyumsuzluklar olmadığını, yetersizlik duygularının yaşamın her yönünde belirebileceğini savunmuştur. İnsanın kendince geliştirdiği yaşam biçiminde, cinsiyetin yanında başka etkenlerin de önemli payı olduğunu ileri sürmüştür. Kişiliğin gelişmesinde ve bütünleşmesinde toplumun önemini belirterek hem psikanalitik yaklaşıma yeni bir yön vermiş, hem de o günlerde filizlenmeye başlayan sosyal psikoloji dalına katkıda bulunmuştur. Freud'un görüşlerine getirdiği yeniliklerden ötürü Adler, Yeni-Freud'çu yaklaşımın öncülerinden olarak da değerlendirilmektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 225
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2015
₺29,75

1895'te Viyana'da Tıp Fakültesi'ni bitiren Adler 1902'de Freud'un çevresine katıldı. Daha sonra Viyana Ruhçözümlemesi Kurumu'nun başkanlığına getirildi. Ancak 1908'de Freud'la aralarında, özellikle bilinçdışı çatışmaların açıklanması konusunda görüş ayrılıkları belirmeye başladı. Kişiliğin gelişmesinde cinsel içgüdüler kadar, saldırganlığın da önemli olduğunu savunan Adler, Freud'un "Oidipus Karmaşası" kavramına vermiş olduğu önemi küçümseyerek, insanın temelde toplumsal bir varlık olduğunu savunmaya başladı. 1911 'de, Freud'un çevresinden bütünüyle koptu ve Viyana Ruhçözümlemesi Kurumu başkanlığından ayrıldı. Kısa bir süre sonra çevresinde yeni bir grup oluşturarak, "Bireysel Ruhbilim" adı altında kendi okulunu kurdu.
Freud'tan koptuktan sonra Adler de Jung gibi geçmişin değil, geleceğe yönelik amaçların insan kişiliğini biçimlendirdiğini savunmaya başlamıştır. Adler'e göre, her insanın kendince seçtiği ve erişmek için çabaladığı İdealleri, onun bugünkü davranışlannı etkiler ve o insana Özgü ruhsal süreçlerin oluşmasına yol açar. Adler'e göre, yaşam biçimi çok küçük yaşlarda belirir. Dört, beş yaşlarından sonra yaşanılan her şey, o yaşa kadar edinilmiş kalıplara göre benimsenir. İnsanların davranışları, duygulan, algılan ve tutumtan çok küçük yaşlarda oluşur ve böylece geleceklerini belirler.


Sayfa Sayısı : 255
Basım Tarihi : Nisan 2003
Kapak Türü : Karton Kapak
Kağıt Türü : 2. Hamur
Basım Yeri : İstanbul
₺18,40 KDV Dahil
1895'te Viyana'da Tıp Fakültesi'ni bitiren Adler 1902'de Freud'un çevresine katıldı. Daha sonra Viyana Ruhçözümlemesi Kurumu'nun başkanlığına getirildi. Ancak 1908'de Freud'la aralarında, özellikle bilinçdışı çatışmaların açıklanması konusunda görüş ayrılıkları belirmeye başladı. Kişilğin gelişmesinede cinsel içgüdüler kadar, saldırganlığın da önemli olduğunu savunan Adler, Freud'un "Oidipus Karmaşası" kavramına vermiş olduğu önemi küçümseyerek, insanın temelde toplumsal bir varlık olduğunu savunmaya başladı. 1911'de, Freud'un çevresinden bütünüyle koptu ve Viyana Ruhçözümlemesi Kurumu başkanlığndan ayrıldı. Kısa bir süre sonra çevresinde yeni bir grup oluşturarak, "Bireysel Rubilim" adı altında kendi okulunu kurdu. Freud'tan koptuktan sonra Adler de Jung gibi geçmişin değil, geleceğe yönelik amaçların insan kişiliğini biçimlendirdiğini savunmaya başladı. Adler'e göre, her insanın kendince seçtiği ve erişmek için çabaladığı idealleri, onun bugünkü davranışlarını etkiler ve o insana özgü ruhsal süreçlerin oluşmasına yol açar. Adler'e göre, yaşam biçimi çok küçük yaşlarda belirir. Dört, beş yaşlarından sonra yaşanılan her şey, o yaşa kadar edinilmiş kalıplara göre benimsenir. İnsanların davranışları, duyguları, algılamarı ve tutumları çok küçük yaşlarda oluşur ve böylece geleceklerini belirler. İnsanın Doğası'nda Adler, insanın doğumundan sonra kişiliğini oluşturan toplumsal etkileri ele alarak zorba, sofu, itaakâr, kibirli, kıskanç, açgözlü, utangaç, hırslı, kaba vb. kişilik yapılarını incelemektedir.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 239
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2004
₺25,50

Bireysel ruhbilim okulunu kuran ve "eksiklik duygusu" terimini ilk kez ortaya atan Adler'in çalışmalarına yön veren itici güç, yaşamı boyunca toplumsal sorunlarla karşısıda gösterdiği duyarlılıktır. 1895'te Viyana Üniversitesi Tıp Fakültesi'ni bitirdikten sonra pratisyen hekim olarak çalıştığı ilk doktorluk yıllarından başlayarak hastayı çevresiyle ilişkileri içinde ele almak gerektiğini vurguladı ve bireyle ilgili sorunlara insancıl, bütünselci ve organik bir yaklaşım geliştirdi. Buradan haraket ederek, Viyana'da ilk çocuk rehberliği klinikleri kurdu. Toplumsal değerlerin sürdürülmesinde çocukların eğitimine çok temel bir yer veren Adler, çocuklara sağlıklı bir rehberlik hizmeti verilmesi gereğini bıkmadan usanmadan savundu. Elinizdeki kitap Adler'in, kadın-erkek-, aşk-evlilik ve cinsellik üzerine yaptığı çalışmaları bir araya getirmekte ve erkelerin egemen olduğu bir toplumsal yapının her iki cins üzerinde ne gibi ruhsal rahatsızlıklar oluşturduğunu göstermektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 156
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.1999
₺22,10

Yirminci yüzyılın ortalarından itibaren toplumsal algının zenginleşmesi ve özgürlükçü düşünce yapısının yaşam tarzına bir serbesti kazandırmasıyla, günümüzde özellikle gelişmiş ülkelerde bir “yönelim” olarak görülen eşcinsellik tarih boyunca tartışılmış ve çoğunlukla ahlaksızlık, suç ve günah olarak kabul edilmiştir. Adler de, çoğu meslektaşının aksine, eşcinselliğin doğumsal değil, edinsel olduğu tezini geliştirmiştir. Eşcinselliğin büyük ölçekli bir cesaret kaybından, yani yaşamda oynanacak cinsellik rolüne yeterince hazırlanılmadığından kaynaklandığını ve ilgili kişinin toplum içindeki “diğer” insanlardan biriymiş gibi eğitilmesindeki hatanın sonucunda ortaya çıktığını ileri sürmüştür.

Adler, ayrıca, cinsel sapıklık olarak gördüğü sadizm, mazoşizm, fetişizm ve eksibisyonizm konularını da tarihleriyle birlikte ele almış ve bu “sapıklıkları” tedavi edilmesi gereken birer anomali olarak değerlendirmiştir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 152
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2017
₺23,40

Alfred Adler, büyük yankı uyandırmış bu kitabında, can alıcı bir soruna parmak basmıştır: insan kişiliğinin gelişmesinde aşağılık duygusunun ve bu duyguyu gidermek için gösterilen çabaların önemi. Aşağılık duygusuna kapılan çocuk, belli bir davranış kalıbını benimsemekte ve bu davranış kalıbı onun bütün kişiliğine biçim vermektedir. Böylece, toplum içerisinde hem kendilerine hem de çevrelerine zarar veren ve toplumun uyumlu bir şekilde işlemesini engelleyen bazı insanlar çıkmaktadır ortaya. Bu gibi kimselerle karşılaşınca onlara kızarız, alınırız, güceniriz. Oysa bu öfkelerin hiçbir anlamı yoktur. Çünkü kendi içimize bakmayı biliyorsak bu sinirlendirici özelliklerin en azından kısmen bizde de bulunduğunu görmezlikten gelemeyiz. Sorunlar, temeldeki psikolojik gerçeklerden kaynaklanmaktadır. Toplumda uyumlu bir evliliğin, mutlu bir aile hayatının, huzurlu bir iş çevresinin, sürekli bir arkadaşlığın, sağlam bir dostluğun bu derece az olması, büyük ölçüde, bu psikolojik gerçekleri bilmemekten ileri gelmektedir. Alfred Adler’in önemi de, işte bu noktada ortaya çıkmaktadır. Alfred Adler (1870-1937) çağımızın en önde gelen psikologlarından biridir. Meslek hayatının ilk yıllarını Viyana'da geçirmiş ve 1910 yılına kadar Sigmund Freud'la birlikte çalışmıştır. 1910-11 yıllarında Freud çevresindeki gruptan ayrılıp bazı noktalarda tamamen farklı yeni bir sistem ortaya atmıştır. Bireysel Psikoloji adını verdiği isteminin kamuoyuna yaymak için Avrupa ve ABD'nin birçok kentinde sosyal hizmet görevlilerine, öğretmenlere doktorlara ve halka konferanslar veren Adler, "çocuk yönetimi" klinikleri de kurmuştur. Herkesin anlayabileceği sade ve açık bir üslupla kaleme alınmış, birçok dile çevrilmiş ve tekrar tekrar basılmış eserleriyle çağımızın en çok okunan psikologlarından olan Alfred Adler'in yayımlanmış kitaplarından bazıları şunlardır. The Neurotic Constiution (1917); Study of Organ İnferiorty and İts Psychical Compensation (1917); Practise and Theory of individual Psychology (1927); Problems of Neurosis (1929); The Science of Living (1929); The Pattern of Life (1930); Social İnterest (1939).


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 257
En / Boy : 15,5 / 23
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺41,90

“Erişkin insan için kendini tanımak, kendi duygularının kendi sempati ve antipatilerinin nedenlerini anlamak, kısaca kendi psikolojisini kavramak hayli güçtür. Çocukları anlamak, yeterli bilgilere dayanarak onlara yol göstermek, onlara rehberlik etmek ise bir kat daha güçlük doğurur.”

Çocuk eğitimi ile ilgilenen birçok uzman Alfred Adler’in literatüre kazandırmış olduğu “aşağılık kompleksi”, “üstünlük eğilimi”, “dengeleme” gibi kavramlardan haberdar olmakla beraber birçok öğretmen ve anne-baba Adler’in çocuk eğitimi alanındaki olağanüstü tespit ve tavsiyeleri hakkında yeterli bilgi sahibi değildir. Adler’in kolay anlaşılır bir üslupla hazırlamış olduğu bu eşsiz yapıtı, çocuk eğitimine dair en yetkin görüşlerini bir arada sunuyor. Çocukta kişiliğin gelişimi, toplumsallık duygusu ve gelişiminde karşılaşılan engeller, aşağılık kompleksinin önlenmesi, çocuk ve aile ilişkisi, çocuğun okuldaki durumu, cinsellik eğitimi ve çocuk eğitiminde yapılan temel hatalar gibi önemli konuları açıklayan ve örneklerle pekiştiren Adler; anne ve babalardan, öğretmenlere çocuklarla ilgilenen herkes için uygun bir eğitimin nasıl olması gerektiğini etkili bir dille anlatıyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 256
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2016
₺38,25

Bireysel Psikoloji, Adler tarafından temel ilkeleri belirlenmiş olan ve hayat ile kişi arasındaki tüm ilişkileri, daha önce hiç ifade edilmemiş bir açıklıkla betimleyen bir sistemdir. Kişinin bölünmez birliğini yansıtmaya, bilinçdışını ve onun dışavurumunda yüzeye çıkan bilinmezleri anlamaya, aşağılık kompleksinden nevrotik ya da sapkın davranışlara kadar hayata dair kişinin geliştirdiği tüm üslupları incelemeye yardımcı olur. Hazzın, evliliğin, erkekle kadın arasındaki farklılığın, özgürlüğün, sağduyunun, çatışmanın, acının, marazi durumların, gelişim eksikliğinin ve hatta rüyaların derecelerini görmede, onları içselleştirme ya da onların üstesinden gelmede kılavuzluk eder. Bireysel Psikoloji, denilebilir ki, psikolojiye son derece özgün katkılarda bulunmuş ve Abraham Maslow, Rollo May ve Julian Rotter gibi psikologların yetişmesinde etkili olmuş bir psikoloğun kaleme aldığı, başta meslektaşları olmak üzere, tüm eğitmen, rehber öğretmen, anne-baba ve insan ruhunu tanımak isteyen her yetişkin için bulunmaz bir fırsat sunan, muhteşem bir eserdir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 456
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2018
₺63,75

Nevrotik yaşam tarzı, şımartılmış çocuğun yaşam tarzıdır. Böyle bir kişi, katkıda bulunmaz, başkalarına yaslanır. Ondan, eylemleri için sorumluluk üstlenmesinden çok, sorumluluğun yönünü değiştirmesi, başka faktörleri ya da kişileri suçlaması beklenir. Nevrotik yaşam tarzında, her zaman rakipten kuşkulanılır. Bu, genellikle ailenin bir üyesi, bazen de karşı cinsten bir kişi olabilir. Nevrozda her zaman gizli bir suçlama öğesi vardır; hasta kendisini yoksun bırakılmış hisseder. Nevrotik kişi, gizli bir öç alma arzusu ve suçlamayla insanlarla ve kurallarla mücadele ederken, toplumsal aktiviteyi dışlayarak, doyumsuzluklarından biraz olsun kurtulur. Doyumsuzluk, nevrotik kişinin karşılaştığı genel yaşama ilişkin sorunlar, çalışma ve aşkla yüz yüze geldiği zaman hazırlıksız olması gerçeğinden kaynaklanır. Şımartılmış prototipten gelişmiş tüm nevrotik kişiler, toplumsal değeri olan bir şey yaptıktan sonra değil, yapmadan önce takdir edilmeyi beklerler. Bu tip kişiler, "vermeden almayı", "her şeyi karşılıksız almayı", "ya hep ya hiç" demeyi severler. Sonuç çoğu kere "hiç" çıksa dahi... Nevrotik Sorunlar’da incelenen vakalar ve bu vaka analizleri sonunda ortaya çıkan kuram, klinik psikoloji, rehberlik, psikoterapi ve sosyal çalışmalarla ilgili alanlarda eğitim gören öğrencilere ve "kendini ve başkasını tanımak" isteyen herkese yardımcı olacaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 240
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 5.2016
₺31,20

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 216
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2013
₺15,60

Çağdaş psikolojinin üç büyük devinden biri ve bireysel psikoloji ekolünün kurucusu, Avusturyalı psikiyatr Alfred Adler, İnsanı Tanıma Sanatı’yla geniş bir okur kitlesine yöneliyor.

Adler’in, bu yüzyılın başında, insanın ruhsal-fiziksel varlığına ve yaşamdaki sorunlarına ilişkin yaptığı saptamalar, aradan geçen bunca yıla karşın değerinden hiçbir şey yitirmeden anlamlılığını ve yol göstericilik işlevini koruyor. Adler’in bir dizi konferansından doğan bu yapıtın başlıca amacı, toplum içindeki etkinliğimizin içerdiği kusurları bireylerin hatalı davranışlarından yola çıkarak anlamak, söz konusu hataları göz önüne sermek ve bireylerin toplum yaşamına daha iyi uymalarını sağlamaya çalışmak. Yapıt öte yandan, bireysel psikolojinin en temel ilkelerini ve bunların insanı tanımada taşıdığı değeri, ortak yaşamdaki ve kişinin kendi yaşamını kurmadaki önemini açıklama amacı taşıyor.

Adler, yaşamın çağımızda pek de göremediğimiz anlamını, gerçekten de bir sanatçı gibi ince ince işleyerek ortaya koyuyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 328
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2018
₺50,90

Yaşamın Anlam ve Amacı, Alfred Adler’in İnsanı Tanıma Sanatı ve Yaşama Sanatı’ndan sonra “Bireysel Psikoloji Kuramı” üzerine üçüncü önemli yapıtı.

Yalnızca psikolojiyi uğraş edinenlerin değil, herkesin kolaylıkla okuyup anlayabileceği bir dille kaleme alınan yapıt, bireysel ve toplumsal sorunları irdeleyerek günlük yaşamda karşılaşılan sorunlara çözüm önerileri sunuyor.

Çocuklukta yaşanan olayların yetişkinlikteki rolü, kompleksler, korkular, aile ve okulun çocuk üzerindeki etkisi, çocuğa ilk cinsel bilginin veriliş biçimi ve yetişkinliğe etkisi, kadın-erkek ilişkileri, evlilik gibi pek çok konuyu ele alan Yaşamın Anlam ve Amacı, kendisiyle ve sevdikleriyle daha iyi ilişkiler kurmak isteyenler için önemli bir yol gösterici.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 328
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2017
₺54,90

Çağdaş psikolojinin en önemli isimlerinden biri olan Adler, kurucusu olduğu “bireysel psikoloji”nin temel ilkelerini açık seçik dile getirdiği bu kitabında yaşamın amacı, aşağılık kompleksi, üstünlük eğilimi, yaşam üslubu, sağduyu eksikliği gibi neredeyse adıyla özdeş kavramları irdeliyor; çocukların okul eğitimi, evlilik, özgürlük, toplumsal koşullardan kaynaklanan erkek ve kadın farklılığını somut örneklerle inceliyor.

“Adler’in psikolojik sistemi, psikoloji tarihinde ilk defa, bugün ‘toplumbilim’ diye tanımladığımız yöne dönük bir sistem olarak ortaya çıkmıştır.”
Gardner Murphy

“Demokrasi, eşitlik, davranışlar ve işbirliği kavramları Freud’un yazılarında hiç ele alınmamıştır. Buna karşılık Adler, ahlaken geçerli ya da ‘zihnen sağlıklı’ insan ilişkileri konusundaki fikirlerini rahatlıkla ortaya sermiş biridir. Bunlar büyük ölçüde ‘toplumsal ilgi’ ve işbirliği eğilimiyle karakterize edilmektedir. Adler değerlerin rolü konusunda zamanından çok daha ileridir. Bu yüzyılın başında, cinsel davranışları incelemek bile büyük kabahat sayılıyordu. Ahlaki davranışların bilimsel incelemesini yapmak ise tümüyle olanak dışıydı.”
Thomas Szasz


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 232
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2018
₺42,90

Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 396
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2011
₺46,80
Alfred Adler, 1870'te Viyana'da doğdu. Tıp eğitimini gördükten sonra uzun yıllar hekim olarak çalıştı. Sigmund Freud'un daveti üzerine 1902'de onun çalışma grubuna katıldı. Freud'la yaptığı ortak çalışmalar sırasında psikanaliz üzerine kendi görüş ve düşüncelerini geliştirdi, bu da her iki bilim adamının 1911'de açıkça birbirinden kopmasına neden oldu. Daha sonra Adler, kendi ekolü ve kendi dergisiyle bireysel psikoloji'yi kurdu. 1935'te Amerika'ya yerleşti. Kurduğu psikoloji günümüze kadar canlılığını koruyan yakın bir ilgi ve büyük bir takdirle karşılandı. Konferanslar vermek üzere çıktığı bir gezide 1937'de Aberdeen'de hayata gözlerini yumdu. " Bir çocuk okulun gereklerine önceden ne kadar iyi hazırlanırsa, karşılaşacağı güçlükler o kadar az olacak, ne kadar kötü hazırlanırsa, güçlükler o ölçüde artacaktır. Okul, çocuğun denendiği, testten geçirildiği yerdir; çocuğun kendisini bekleyen toplumsal ödeve hazırlanmışlık derecesini belirler. Toplumsal ödeve iyi hazırlanmışlık demek, çocuğun okul düzenine uyum sağlaması, aynı zamanda başkalarını düşünmesi, başkalarına ilgi duyması, okul yaşamının yalnız hoşa giden yanlarını alıp benimseyerek bir armağan gibi bağrına basması değil, sorunlarına da sahip çıkması ve çözümlerine katkıda bulunması demektir."
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 144
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 6.2005
₺9,60
Tükendi

Arkadaşlık, cinsiyetler arasında gerçek bir dengeyle cinsiyet rollerinin tam uzlaşmasının karakteristik bir göstergesidir. Birisinin kadın-erkek ilişkilerinde bir başkasına tabii kılınması, tıpkı ulusların hayatlarındaki gibi katlanılmaz bir durumdur. Her bir çift için yanlış bir tavırdan ortaya çıkabilecek büyük zorluklardan dolayı herkes bu sorunu oldukça dikkatle değerlendirmelidir. Bu sorun hayatlarımızın öyle geniş ve önemli bir tarafındadır ki hepimiz kaçınılmaz bir şekilde buna dâhil olmaktayız. Bu gittikçe daha da karmaşık bir hâl almaktadır, çünkü günümüzde herhangi bir çocuk karşı cinsi aşağılama ve görmezden gelme gibi davranışlar göstermeye zorlanmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ordu
Sayfa Sayısı : 63
En / Boy : 11 / 18
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2020
₺18,82
Tükendi

Alfred Adler (d. 7 Şubat 1870 - ö. 28 Mayıs 1937) Bireysel Psikoloji ekolünün kurucusu, Avusturyalı psikiyatrist. Derinlik psikolojisinin üç büyük kurucusundan biridir. (diğerleri: Freud, Jung)

Avusturya Penzing´de doğdu ve Viyana´da büyüdü. Viyana Üniversitesi Tıp Okulunda doktorluk eğitimi aldı ve 1895´te mezun oldu. Pratisyen hekim olarak çalıştığı ilk doktorluk yıllarından başlayarak hastayı çevresiyle ilişkileri içerisinde ele almak gerektiğini vurguladı ve bireyle ilgili sorunlara yönelik insancıl, bütünselci ve organik bir yaklaşım geliştirdi. Bedensel düzensizliklerle ilişkili olarak psikoloji ile ilgilenmeye başladı. 1902´de Sigmund Freud ile tanıştı, öğrencisi oldu ve birlikte Adler´in başkanlığında Viyana Psikanaliz Topluluğu´nu kurdular.

I. Dünya Savaşı ile çalışmaları durdu, bu sırada Avusturya Ordusunda doktorluk görevi yaptı. Savaş sonrası 1930´lara olan etkisi adamakıllı arttı, 1921´den itibaren bir takım çocuk rehberliği klinikleri kurdu ve Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri´nde sık sık okutman, 1927´de Kolombiya Üniversitesi´nde misafir profesör oldu. Tedavi edici yöntemlerinde sosyal ilgiyi cesaretlendirip ve ödüllendirip fakat şımartma ve ihmalden kaçınarak sorunları çocukta önceden tutup, yetişkin ruha yoğunlaşmaktan kaçındı. Yetişkinlerde tedavi, suçlama veya üstünlük taslama tutumlarının tedavi edilen kimse tarafından dışarıda bırakılmasına dayanmaktaydı, kişisel davranışın farkına varılmasının artışı ile karşı koymanın azaldığını ve reddetmenin terse döndüğünü ifade etti.

1934´te Avusturya Hükümeti, Yahudi olduğu için Adler´in kliniklerinin çoğunu kapattı. Adler 1935´te Long Island Tıp Kolej´ine Profesör olarak Avusturya´dan ayrıldı. 28 Mayıs 1937´de, İskoçya´nın üniversite kenti Aberdeen´de, yolda giderken ansızın yere yığılıp kalmış, hemen sonrasında da kalp sektesine uğrayarak yaşama gözlerini yummuştur.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Eskişehir
Sayfa Sayısı : 199
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2018
₺13,00
Tükendi

1895'te Viyana'da Tıp Fakültesi'ni bitiren Adler 1902'de Freud'un çevresine katıldı. Daha sonra Viyana Ruhçözümlemesi Kurumu'nun başkanlığına getirildi. Ancak 1908'de Freud'la aralarında, özellikle bilinçdışı çatışmaların açıklanması konusunda görüş ayrılıkları belirmeye başladı. Kişiliğin gelişmesinde cinsel içgüdüler kadar, saldırganlığın da önemli olduğunu savunan Adler, Freud'un "Oidipus Karmaşası" kavramına vermiş olduğunu savunmaya başladı. 1911'de, Freud'un çevresinden bütünüyle koptu ve Viyana Ruhçözümlemesi Kurumu başlanlığından ayrıldı. Kısa bir süre sonra çevresinde yeni bir grup oluşturarak, "Bireysel Ruhbilim" adı altında kendi okulunu kurdu. Freud'tan koptuktan sonra Adler de Jung gibi geçmişin değil, geleceğe yönelik amaçların insan kişiliğini biçimlendirdiğini savunmaya başlamıştır. Adler'e göre, her insanın kendince seçtiği ve erişmek için çabaladığı idealleri, onun bugünkü davranışlarını etkiler ve o insana özgü ruhsal süreçlerin oluşmasına yol açar. Adler'e göre, yaşam biçimi çok küçük yaşlarda belirir. Dört, beş yaşlarından sonra yaşanılan her şey, o yaşa kadar edinilmiş kalıplara göre benimsenir. İnsanların davranışları, duyguları, algıları ve tutumları çok küçük yaşlarda oluşur ve böylece geleceklerini belirler.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 255
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 4.2003
₺25,50
Tükendi

"Hiç kimse başarısını engellemek isteyen diğerlerinin muhalefetini uyandırmaksızın yükselemez, gücünü arkadaşlarına gösteremez... Bu rasyonel olarak ve sezgisel olarak hissettiğimiz bir tezle çelişki içerisindedir: Tüm insanların eşitlik yasası. Bu yasa, muhalefet ve anlaşmazlıklar üretmeksizin çiğnenemez, toplumun en temel kanunlarından biridir."

Freud insanların kusurları hakkında çok şey yazmış ve konuşmuş olsa da, Adler insanların başkalarıyla olan ilişkilerindeki davranış biçimlerine ve bunların sebeplerine odaklanmaktadır.

İş dünyasında veya bilimde yapılan hatalar üzücüdür ve maliyeti yüksektir. İnsanın davranışındaki hatalarsa kişinin toplumsal hayatta uyum sağlamasına bir engel ve yaşamın kendisi için bir tehdittir.

"İnsanı Tanıma Sanatı"nın amacı bireyin kusurlu davranışlarının sosyal ve toplumsal hayatını nasıl etkilediğini göstermektir. Ayrıca kendi hatalarının farkına varması ile diğer insanların davranış biçimlerinin sebeplerini görmesi ve bu sayede toplumla barışık doyumlu bir hayat yaşamasını sağlamaktır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 272
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2018
₺13,26
Tükendi

Bireysel psikolojinin babası olan Adler, insanın, çeşitli sebeplerden dolayı çocukluğunda geliştirmiş olduğu tüm kompleksleri başka yollarla aşmak istediğine ve özünde iyi olduğuna inanır. Aşağılık duygusunun temel nedeni olarak çocuğun koşullu sevilmesine dikkat çeker. Ayrıca, her insanın bir yaşam planı olduğuna ve bu planın oluşturulmasında çocukluk yıllarının ve doğum sırasındaki etkilerin belirleyici olduğunu söyleyecek kadar da ileri gider.

Adler kişiliğin çok küçük yaşlarda geliştiğine inanır. Belki de şimdiki halimizle çocukluğumuza bir göz atmamız gerekiyordur. İçinde bulunduğumuz hayatın hangi anılarımız üzerine kurulduğunu anlamak belki de aradığımız tüm sorularımızın cevaplarını verecektir. Çocukluğumuzun ve çocuklarımızın kim ve ne olmak istediğine daha derin bir bakış açısıyla göz atmalıyız. Psikoloji dünyasında yeni bir devir açan Adler, çocuklarımızı doğru tanıma ve onlara iyi bir rehber olma yolunda yeri doldurulamayacak bir eser bırakmıştır bizlere.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 224
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2018
₺10,14
Tükendi

Dünyaca ünlü filozof ve psikiyatrist Alfred Adler, hepimizin temel arzusu ve hedefinin ait olmak ve kendini değerli hissetmek olduğuna inandı. Bu eser, başkalarına karşı kendi kendine hissedilen aşağılık kompleksini telafi etme çabalarına odaklanmaktadır.

Alfred Adler, yaşam bilgeliğini kavram olarak burada tamamen asıl anlamında, yani yaşamı olabildiğince rahat ve mutlu bir biçimde sürdürme sanatı olarak ele alıyor. Bu sanatın kılavuzuna mutlu olmanın öğretisi denebilir: Buna göre bu kavram, mutlu bir şekilde var olmanın yönteminin gösterilmesidir.

Adler'e göre, her insanın kendince seçtiği ve erişmek için çabaladığı idealleri, onun bugünkü davranışlarını etkiler ve o insana özgü ruhsal süreçlerin oluşmasına yol açar. Yaşam biçimi çok küçük yaşlarda belirir. Dört, beş yaşlarından sonra yaşanılan her şey, o yaşa kadar edinilmiş kalıplara göre meydana gelir. İnsanların davranışları, duyguları, algıları ve tutumları çok küçük yaşlarda oluşur ve böylece geleceklerini şekillendirir.

Bu Kitabı Neden Okumalısınız?

Mutluluğunuzun önündeki engellerin neler olduğunu göreceksiniz. İçinizdeki sıradan insanı kabul etmeniz için mantıklı sebepler bulacaksınız. Başkalarının ne söylediğine bakmadan kendiniz olmanın yollarını keşfedeceksiniz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 248
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2017
₺11,70
Tükendi

Alfred Adler (s.7 Şubat 1870 - ö.28 mayıs 1937)

Bireysel psikolojiekolününn kurucusu,Avusturyalı psikiyatrist.Derinlik pskolojisinin üç büyük kurucusundan biridir.(diğereri: Freud,Jung).Avusturya Penzing'de doğdu ve Viyana'da büyüdü.Viyana Üniversitesi Tıp Okulunda doktorluk eğitimi aldı ve 1895'te mezun oldu.Pratisyen hekim olarak çalıştığı ilk  doktorluk yıllarından başlayarak hastayı çevresiyle ilişkileri içerisinde ele almak gerektiğini vurguladı ve bireylwe ilgili sorunlara yönelik insancıl,bütünselci ve organik bir yaklaşım geliştirdi.Bedensel düzensizliklerle ilişkili olarak psikoloji ile ilgilenmeye başladı.1902'de Sigmund Freud ile tanıştı öğrencisi oldu ve birlikte Adler'in başkanlığında Viyana Psikanaliz Topluluğu'nu kurdularçBir süre sonra Freud ile fikir ayrılıkları ortaya çıktı.Adler'in Organların Yetersizliği kitabından sonra tamamen uzlaşılmaz bir hale geldi ve 1911'de Adler,izleyicileriyle beraber Freud'u açıkça eleştirerek bireysel psikolojyi geliştirmeye başladı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 186
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2016
₺9,85
Tükendi

Alfred Adler (d. 7 Şubat 1870 - ö. 28 Mayıs 1937) Bireysel Psikoloji ekolünün kurucusu, Avusturyalı psikiyatrist. Derinlik psikolojisinin üç büyük kurucusundan biridir. (diğerleri: Freud, Jung)

Avusturya Penzing´de doğdu ve Viyana´da büyüdü. Viyana Üniversitesi Tıp Okulunda doktorluk eğitimi aldı ve 1895´te mezun oldu. Pratisyen hekim olarak çalıştığı ilk doktorluk yıllarından başlayarak hastayı çevresiyle ilişkileri içerisinde ele almak gerektiğini vurguladı ve bireyle ilgili sorunlara yönelik insancıl, bütünselci ve organik bir yaklaşım geliştirdi. Bedensel düzensizliklerle ilişkili olarak psikoloji ile ilgilenmeye başladı. 1902´de Sigmund Freud ile tanıştı, öğrencisi oldu ve birlikte Adler´in başkanlığında Viyana Psikanaliz Topluluğu´nu kurdular. Bir süre sonra Freud ile fikir ayrılıkları ortaya çıktı. Adler´in Organların Yetersizliği kitabından sonra tamamen uzlaşılmaz bir hale geldi ve 1911´de, Adler, izleyicileriyle beraber Freud´u açıkca eleştirerek bireysel psikolojiyi geliştirmeye başladı.

Hans Vaihinger´in ruhsal inşa fikirlerinden etkilendi ve erkek egemen toplumda doğal bir sonuç olarak "Erkeksi Başkaldırı" ile organik aşağılık ve telafi teorisini geliştirdi (bkz. Aşağılık kompleksi). Adler, Freud´un teorileri ile karşı görüşe geldi, fikir ayrılığı 1911´deki Weimar Psikanaliz Kongresi´nde aleni oldu. Adler, Freud´un inandığı seks içgüdüsünün baskınlığı ve ego dürtüsünün libidinal(?) olup olmadığı ile çekişiyordu, Freud´un bilinç altına atma üzerine fikirlerini de eleştirmişti. Adler bilinç altına atma teorisinin, erkeksi başkaldırının aşırı telafisi ve aşağılık hislerinden türetilmiş sinirsel bir durum olan ego -savunma eğilimleri- konsepti ile değiştirilmesi gerektiğine inanıyordu, Oedipal Kompleksleri önemsizdi. Adler Viyana Topluluğundan ayrıldı ve 1912´de Bireysel Psikoloji Topluluğu adını alan, Özgür Analitik Araştırmalar Topluluğu´nu kurdu.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 214
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2016
₺8,00
Tükendi

Alfred Adler (d. 7 Şubat 1870 - ö. 28 Mayıs 1937) Bireysel Psikoloji ekolünün kurucusu, Avusturyalı psikiyatrist. Derinlik psikolojisinin üç büyük kurucusundan biridir. (diğerleri: Freud, Jung)

Avusturya Penzing´de doğdu ve Viyana´da büyüdü. Viyana Üniversitesi Tıp Okulunda doktorluk eğitimi aldı ve 1895´te mezun oldu. Pratisyen hekim olarak çalıştığı ilk doktorluk yıllarından başlayarak hastayı çevresiyle ilişkileri içerisinde ele almak gerektiğini vurguladı ve bireyle ilgili sorunlara yönelik insancıl, bütünselci ve organik bir yaklaşım geliştirdi. Bedensel düzensizliklerle ilişkili olarak psikoloji ile ilgilenmeye başladı. 1902´de Sigmund Freud ile tanıştı, öğrencisi oldu ve birlikte Adler´in başkanlığında Viyana Psikanaliz Topluluğu´nu kurdular. Bir süre sonra Freud ile fikir ayrılıkları ortaya çıktı. Adler´in Organların Yetersizliği kitabından sonra tamamen uzlaşılmaz bir hale geldi ve 1911´de, Adler, izleyicileriyle beraber Freud´u açıkca eleştirerek bireysel psikolojiyi geliştirmeye başladı.

Hans Vaihinger´in ruhsal inşa fikirlerinden etkilendi ve erkek egemen toplumda doğal bir sonuç olarak "Erkeksi Başkaldırı" ile organik aşağılık ve telafi teorisini geliştirdi (bkz. Aşağılık kompleksi). Adler, Freud´un teorileri ile karşı görüşe geldi, fikir ayrılığı 1911´deki Weimar Psikanaliz Kongresi´nde aleni oldu. Adler, Freud´un inandığı seks içgüdüsünün baskınlığı ve ego dürtüsünün libidinal(?) olup olmadığı ile çekişiyordu, Freud´un bilinç altına atma üzerine fikirlerini de eleştirmişti. Adler bilinç altına atma teorisinin, erkeksi başkaldırının aşırı telafisi ve aşağılık hislerinden türetilmiş sinirsel bir durum olan ego -savunma eğilimleri- konsepti ile değiştirilmesi gerektiğine inanıyordu, Oedipal Kompleksleri önemsizdi. Adler Viyana Topluluğundan ayrıldı ve 1912´de Bireysel Psikoloji Topluluğu adını alan, Özgür Analitik Araştırmalar Topluluğu´nu kurdu.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 230
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 6.2016
₺11,26
Tükendi

Adler, Bireysel Ruhbilim adındaki bu kitabında insanın, temel güdüsü olarak gördüğü yetkinleşme çabasının bir üstünlük çabası ve dolayısıyla da eksiklik duygusunun bir çeşit giderilmesi olabileceğini ileri sürer. Kişinin kendine ve dünyaya ilişkin kanısı, bütün ruhsal süreçlerini etkiler. Adler'e göre önemli yaşam sorunlarının tümü toplumsal olduğundan, bireyi de toplumsal bağlamı içinde ele almak gerekir. Toplumsallaşma insanda doğuştan var olan toplum içgüdüsünün gelişmesiyle gerçekleşir. Her bireyin kişilik yapısı onun özgün amacını ve bu amacı gerçekleştirme yöntemleriyle birlikte o bireyin yaşam biçimini oluşturur; yaşam biçimini bireyin bilincinin az ya da çok dışındadır. Kendi içinde tutarlı olan birey, özgül dürtü ve duygularını yaşam biçimi içinde eritir. Yaşam biçimi, erken çocukluk döneminde oluşur. Önemli etkenleri doğum, bedensel eksiklik ve ilgisizlik ya da şımartılmadır. Mantık, toplumsal ilgi ve kendini aşma ruhsağlığına işarettir. Ruhsal bozukluk ise eksiklik duygusu, kişinin kendi güvenliği konusundaki benmerkezcilik kaygısı ve başkaları üzerinde üstünlük kurma eğilimi ile ayırt edilir. Bu kitabında Adler nevroz türlerini, sanrıları, cinsel hastalık fobisini, uyku bozukluklarını, eşcinselliği, düşleri, fahişeliği, melankoli ve paranoya gibi konuları kendi bireysel ruhbilim kuramından hareket ederek çözümlemeye çalışmaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 383
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2008
₺38,25
Tükendi

Eğitimi zor çocukların psikolojisi adlı bu eserde Dr. Alfred Adler yaşanmış olaylarla çocuk psikolojisinin inceliklerini ele alıyor ve problemli durumdaki çocuklar ve ailelerine çözümler sunuyor. Eserde ağırlıklı olarak üzerinde durulan konu, sosyal ortamlarda uyum problemi olan çocukların durumudur. Adler, bu durumdaki sorunlu bir çocuğu ailesi içerisinde, okulda yaşadığı ortamda inceler. Daha sonra elde ettiği sonuçlar ışığında davranış bozukluğu sebeplerini ortaya koyar ve bireysel psikoloji yöntemleriyle soruna çözüm sunar. Adler’in eğitim metodunun bir uygulaması olan bu eser, özellikle okullarda çocuk problemlerini çözme vazifesini üzerlerine alan okul psikologları, rehber öğretmenler ve anne babalar için, rehberlik edecek güzel örnekler içermektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 279
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2000
₺8,89
Tükendi

Aslen Avusturyalı bir bilgin olan Alfred Adler, Jung’la birlikte Freud’un psikolojiye getirdiği yeni görüş ve devrimin en yakın savunucu ve tamamlayıcı olmuştur. Ama Adler yalnız bir psikolog değil aynı zamanda bir pedagog olarak da tanınmış ve geniş yankılar uyandırmıştır. Ana babalara öğretmenlerin başlarına öğretmenlerin başlarına dert olan güç yetiştirilir ve yönetilir çocukların psikolojisi ile eğitimini ele alan Adler, bu konuda gerçek bir otorite olduğunu kanıtlamıştır. Bilim bugün de onun bu alandaki çalışmalarından yararlanmakta devam ediyor.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 199
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .1997
₺9,11
Tükendi

Bireysel psikolojinin kurucusu olan Adler, bu kitabında yaşamın amacı, aşağılık kompleksi, üstünlük eğilimi, yaşam üslubu, sağduyu eksikliği gibi ana kavramları temellendiriyor. Kitap, vücut devinim ve pozisyonlarından tutum ve davranışlara, düşler ve yorumlamadan sevgi ve evliliklere, cinsellikten cinsel sorunlara kadar çok geniş bir alanda kişinin iç dünyasına, karşılaştığı sorunların çözümlerine ilişkin ipuçları sunuyor. Adler, aynı zamanda okuyucunun kendini değerlendirmesi için gerekli olan teorik bakış açısını kurmasına da yardımcı oluyor. Psikoloji alanının klasikleri arasında sayılabilecek bu temel metni okurlarımıza sunarken kitabın, kişilerin karşı karşıya kaldığı değerlilik-değersizlik türünden çatışmaları da bir ölçüde aydınlatacağını umuyoruz.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 208
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : .2003
₺12,59
Tükendi

Aldığım psikolojik eğitim, gittim okuldaki ve evimdeki psikiyatr bana insanı gözleme imkanı verdi. Deneyimlerim sonucu ispat edeceğim. Kendime görev bildiğim şey doğru olduğunu ispat edemeyeceğim hiçbir şeyi fikir olarak sunmamaktır. Bahsettiğim bu konuda bazen çelişkiye düştüğüm olur buna şaşılmamalıdır. Bazı yazarlar insanın hayatını az derinleştirirler. Araştırmalarıma uymasa da diğer araştırmaları da mümkün olduğunca inceledim. Benim bağlı olduğum bir kural yok ve objektifim bu yüzden kolay bir şekilde halloldu. "Her şeyin farklı ifade şekilleri vardır." Bunu samimi bir şekilde kabul edebilirim. Kısa anlatımlarla insanın özelliği anlaşılmaz. Sunduğum tezler bireysel psikolojinin anlattığı, herkes tarafından bilinen kuralladır. Yoksa bireyi içine alan ve ya bireyi dışarıda bırakan, baktığı yöne belirli bir süre aydınlatan araçtan başka bir şey değildir. İnancım devamlı daha kuvvetli hale getiren şey bireyin ilk çocukluğu ve detaylarla güçlü bir uygunluk ve inceliğe yönelik bir kural anlayışıdır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 199
En / Boy : 14 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 10.2016
₺8,00
Tükendi

Alfred Adler (d. 7 Şubat 1870 - ö. 28 Mayıs 1937) Bireysel Psikoloji ekolünün kurucusu, Avusturyalı psikiyatrist. Derinlik psikolojisinin üç büyük kurucusundan biridir. ( diğerleri: Freud, Jung)

Avusturya Penzing'de doğdu ve Viyana'da büyüdü. Viyana Üniversitesi Tıp Okulu'nda doktorluk eğitimi aldı ve 1895'te mezun oldu. Pratisyen hekim olarak çalıştığı ilk doktorluk yıllarından başlayarak hastayı çevresiyle ilişkileri içerisinde ele almak gerektiğini vurguladı ve bireyle ilgili sorunlara yönelik insancıl, bütünselci ve organik bir yaklaşım geliştirdi. Bedensel düzensizliklerle ilişkili olarak psikoloji ile ilgilenmeye başladı. 1911'de, Adler, izleyicileriyle beraber Freud'u açıkça eleştirerek bireysel psikolojiyi geliştirmeye başladı.

1902'de Sigmund Freud ile tanıştı, öğrencisi oldu ve birlikte Adler'in başkanlığında Viyana Psikanaliz Topluluğu'nu kurdular. Bir süre sonra Freud ile fikir ayrıklıkları ortaya çıktı. Adler'in Organların Yetersizliği kitabından sonra tamamen uzlaşılmaz bir hale geldi ve 1911'de, Adler izleyicileriyle beraber Freud'u açıkça eleştirerek bireysel psikolojiyi geliştirmeye başladı.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 327
En / Boy : 13 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 3.2015
₺25,48
Tükendi

Bireysel psikoloji, Alfred Adler tarafından temel ilkeleri belirlenmiş olan ve hayat ile kişi arasındaki tüm ilişkileri, daha önce hiç ifade edilmemiş bir açıklıkla betimleyen bir sistemdir. kişinin bölünmez birliğini yansıtmaya, bilinçdışını ve onun dışavurumunda yüzeye çıkan bilinmezleri anlamaya, aşağılık kompleksinden nevrotik ya da sapkın davranışlara kadar hayata dair kişinin geliştirdiği tüm üslupları incelemeye yardımcı olur. hazzın, evliliğin, erkekle kadın arasındaki farklılığın, özgürlüğün, sağduyunun, çatışmanın, acının, marazi durumların, gelişim eksikliğinin ve hatta rüyaların derecelerini görmede, onları içselleştirme ya da onların üstesinden gelmede kılavuzluk eder.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 199
En / Boy : 13,5 / 20
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 7.2016
₺25,48
Tükendi
Alfred Adler, 1870'te doğdu. Tıp eğitimi gördükten sonra uzun yıllar Viyana'da hekim olarak çalıştı. Sigmund Freud'un daveti üzerine 1902'de onun çalışma grubuna katıldı. Freud'la yaptığı ortak çalışmalar sırasında psikanaliz üzerine kendi görüş ve düşüncelerini geliştirdi,bu da her iki bilim adamının 1911'de açıkça birbirinden kopmasına neden oldu. Daha sonra Adler, kendi ekolü ve kendi dergisiyle Bireysel Psikoloji'yi kurdu. 1935'te Amerika'ya yerleşti. Kurduğu psikoloji günümüze kadar canlılığını koruyan yakın bir ilgi ve büyük bir takdirle karşılandı. Konferanslar vermek üzere çıktığı bir gezide 1937'de Aberdeen'da hayata gözlerini yumdu. Çocuklarla düşüp kalkmada seçkin bir rehber niteliğini taşıyan bu kitap, çocukların eğitimiyle ilgili olarak çare arayan anne ve babalarla öğretmenlerin yoğun başvurularını karşılaşabilmek için Adler'in Viyana'daki eğitim danışman merkezlerinde başarıyla uygulandığı kısa süreli danışma oturumlarını içermektedir. Adler'in diliyle, çocukların eğitimine ilişkin şikayetler yelpazesi hayli geniştir, çevresiyle ilgisiz üç yaşındaki ve yemek yemek istemeyen dört yaşındaki çocuktan on yedi yaşındaki mahçup delikanlıya kadar uzanır. Okul korkusu, belli derslerdeki başarısızlık, altını ıslatma ve tırnak kemirme, yalan söyleme ve çalma, aşırı duyarlık ve öfke nöbetleri, tembellik, kendine hakim olamama, geçimsizlik, yaramazlık, haylazlık ve cinsel serüvenler, genel bakımsızlık ve toplumla bütünleşme yetersizliği de bu şikayetler arasında yer alır. Bütün bu şikayetler kitapta tek tek ele alınarak çözümlenmeye çalışılmaktadır.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 301
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 1. Hamur
Basım Tarihi : 9.2012
₺17,60
Tükendi
Alfred Adler, 1870'te Viyana'da doğdu. Tıp eğitimi gördükten sonra uzun yıllar Viyana'da hekim olarak çalıştı. Sigmund Freud'un daveti üzerine 1902'de onun çalışma grubuna katıldı. Freud'la yaptığı ortak çalışmalar iki bilim adamının 1911'de açıkça birbirinden kopmasına neden oldu. Daha sonra Adler, kendi ekolü ve kendi dergisiyle bireysel psikoloji'yi kurdu. 1935'te Amerika'ya yerleşti. Kurduğu psikoloji günümüze kadar canlılığını koruyan yakın bir ilgi ve büyük bir takdirle karşılandı. Konferanslar vermek üzere çıktığı bir gezide 1937'de Aberdeen'de hayata gözlerini yumdu. Adler, bu kitabında kişisellikle birlik ve bütünlük, üstünlük eğilim ve çabası, aşağılık kompleksi gibi temel niltelikteki kurumsal görüşlerini çocukların ev ve okuldaki gelişimi ve eğitimi üzerine uygular, günümüzde hâlâ geçerliliğini koruyan sonuçlara varır. Özellikle işin uzmanı olmayan kişiler için kolay anlaşılır bir üslupla yazılan ve eğitim literatüründe köşe taşı sayılan bu küçük eser, çocukların evde ve okuldaki eğitimiyle ilgili bol miktarda gözlem sunar okuyuculara, anne-babalara, öğretmenlere, kısaca çocuklarla düşüp kalkan herkese gerek çocuk gerek toplum açısından uygun bir eğitimin nasıl olacağı konusunda gerekli tavsiyelerde bulunur, yol gösterir. Ayrıca çocukların gelişiminde karşılaşılacak aksaklıkların ele alanıp incelendiği bu kitapta, davranış bozuklukları, okulda başarısızlık ve karakter özellikleriyle ilgili olarak bireysel psikolojiyi temel alan akla yakın açıklamalara yer verilir, toplumsallık duygusunun herhangi bir aksaklığa yer vermeyecek gibi geliştirilmesinin önemi vurgulanarak bunun nasıl gerçekleştirileceği anlatılır.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 232
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 9.2012
₺13,34
Tükendi
Her insanın yaşamında ona egemen olan üç ana sınırlama vardır ve bunlar hesaba katılmalıdır. İnsanlar iki cinsten oluşur. Bireyin ve toplu yaşamın korunması için bu gerçek dikkate alınmalıdır. Hiçbir erkek ve kadın toplumsal yaşamın sorumluluklarını dikkate almadan yaşayamaz. Bu sorunla karşılaştığında insanın ne yaptığı o kişinin soruna yanıtını oluşturur. Sorunu çözme doğrultusunda çok sayıda birbirinden farklı girişimler olabilir. Eylemleri ise her durumda insanın tek geçerli çözüm olduğuna inandıkları şeyin ifadesidir. Dolayısıyla bu üç sınırlama üç soruna neden olur: ilki, gezegenimizin koyduğu sınırlamalar altında yaşantımıza olanaklar sunacak bir iş bulmak; ikincisi, işbirliği yapabilmek ve diğer insan kardeşlerimiz arasında kendimize iyi bir konum bulmak; Üçüncü olarak, iki cinsiyet bulunduğu ve insanoğlunun devamlılığının ancak bunlar arasında ilişkiye bağlı olduğu gerçeğine uygun davranmak. Psikoloji insanla ilgili tüm sorunların bu üç ana başlık altında toplandığını bulgulamıştır: mesleki, toplumsal ve cinsel. Her birey bu üç soruya verdiği yanıtla yaşamın anlamına ilişkin kendi kişisel yorumunu ortaya koyar.
Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : Ankara
Sayfa Sayısı : 206
En / Boy : 13,5 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 2.2011
₺11,85
1
Çerez Kullanımı