Türkiye’de Devecilik Kültürü Ve Deve Güreşleri
Türkiye’de Devecilik Kültürü Ve Deve Güreşleri

Türkiye’de Devecilik Kültürü Ve Deve Güreşleri (9786052881545)

0,00
Tedarikçi : Gece Kitaplığı
Fiyat : ₺32,56

Kıyı Anadolu’nun kültürel bir öğesi olan deve güreşleri yaklaşık iki yüz yıllık bir geçmişe sahiptir. Türklerin ata mirası olan devecilik ve devecilik kültürü yaşamlarının da önemli bir parçasını oluşturmaktadır. Yörük kültürünün ayrılmaz bir unsuru olan deve, konar-göçer yaşamın vazgeçilmezlerindendir. Yörük kültürü ile Orta Asya’dan Anadolu’ya gelen develer zaman içerisinde taşımacılıkta kullanılırken aynı zamanda güreş kültürünü de hazırlamıştır.

Kervanların taşımacılıkta konakladıkları yerlerde develerin güreştirilmeye başlanması ve bu etkinliğin Anadolu’nun batısında rağbet görmesi deveciliği günümüze kadar taşımıştır. Deve güreşleri zaman içerisinde geleneksel hale gelerek bölgedeki Yörük insanının ayrılmaz bir parçası olmuştur. Geçmişte her yerde deve varlığı söz konusu iken bugün sadece güreş yapılan yerlerde deve yetiştirilmektedir. Anadolu’nun batı kıyısında Çanakkale, Balıkesir, İzmir, Manisa, Aydın, Denizli, Muğla ve Antalya illerinde yapılan deve güreşleri Yörük kültüründen beslenerek güreş yapılan yerlerdeki halkın kültürel bir eğlencesi haline gelmiştir. Yerel kültür unsuru olarak önemi 1980 sonrasında daha da artan deve güreşleri, diğer hayvan güreşlerinden farklılık göstermektedir. Her şeyden önce develerin birbirleri ile mücadelesi “dövüş” değil “güreş”tir. Geleneksel kuralların temelinde ise güreşen iki hayvanın zarar görmemesi yer almaktadır. Bu çerçevede yapılan deve güreşleri, dünyada bu alanda yapılan faaliyetler içinde farklı bir yere sahiptir.

Devecilik kültürü ve deve güreşleri, çalışmada birincil kaynaklardan elde edilen alan araştırması verilerine dayanılarak analiz edilmektedir. Güreşlerin yapıldığı coğrafyalarda birincil kaynaklardan elde edilen veriler çerçevesinde bu konunun ele alınmış olması alandaki gerçekliği yansıtma açısından da çalışmanın önemini arttırmaktadır. Sosyoloji, Antropoloji, Tarih, Halkbilimi gibi farklı disiplinlerden çalışmaların yer alması ise çalışmanın özgünlüğünü güçlendirmektedir.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri :
Sayfa Sayısı : 242
En / Boy : 13,5 / 21
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 12.2017

:
Benzer Ürünler
  • Xilxor (Yayladere) ile ilgili olan elinizdeki bu çalışma, Cevat Eran'ın bu adımı, bence çok önemli. Atılan her adım, kendisini daha ileriye doğru götürecek yeni adımların izlemesi içindir. Eksikler, yinelemeler, bir yerlerden bildiğinizi sandığınız bilgiler bir başka bileşimde önünüzde duruyor. Her şeye kusur bulmak işin en kolayıdır, yinelemelerin, uzun tutulmuş bazı bölümlerin yanısıra bu çalışma ile paylaşılan güzellikler bence paha biçilmez değerdedir. Asıl önemlisi "Xilxol"dan (Yayladere) bir yudum suyu mu, bir huzme güneş ışığını mı, bir demet "siping"ı mı, anımsadığınız bir çiçek kokusunu mu, bembeyaz karları mı, soğukta yanan ocaktaki alevleri mi, sımsıcak ekmek kokusunu mu, sevdiğiniz ve artık yanımızda olmayan bir büyüğümüzün ayak bastığı bir yeri mi özlediniz, karıştırm kitabı ve hafifletin içinizdeki acıyı. Ya da bugüne dek bunları önemsemediğiniz için acı çekin.

    - Hüseyin Erdem, Köln Üniversitesi Öğr. Gör.

    Bu kitap, Yayladere'nin tarihini anlatır. Tarafsız ve dürüst araştırmacı titizliğiyle yazılmış yararlı ve kaynak bir eserdir.

    Yayladere tarihi kalıntılarla doludur. Büyük bir kaya kütlesinin üzerinde yer alan kale ilgi bekliyor. Sınırları içinde bulunan dağ, yayla, vadi, ova, çay, dere, düzlükler, mezarlıklar zamanla değişik isimlerle anılmıştır. Bunların isimlerinden yola çıkarak Yayladere bölgesinde kurulan, yıkılan devletleri, halkları öğrenmek mümkündür. Bu isimlerde izi olanlar, devletler kurmuş, medeniyetler yaratmışlardır. Kitapta bu medeniyetlere yer verilmiştir.

    Sadece Yayladereliler değil, yaşamları gurbette geçen herkes kitabı okuduğunda, geçmişleri bir film şeridi gibi zihinlerinde akar gider.

    - Hüseyin Beyazıt, Emekli öğretmen - yazar


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 520
    En / Boy : 16,5 / 24
    Kağıt Cinsi : 1. Hamur
    Basım Tarihi : 11.2011
    ₺34,07
  • Didier Nourrisson, tütünün Kızılderililerce ilk kullanımından günümüze, sigaranın dört başı mamur bir kültürel tarihini yazıyor.

    Nourrisson, Sigaranın Kültürel Tarihi’nde anlatımına edebi bir lezzet katmakla kalmıyor, tütünün Yeni Dünya’daki keşfinden zaman içerisinde bir ihtiyaç malzemesine dönüştürülerek metalaştırılma, popülerleşip yaygınlaşma, yerkürenin bir kısmında silinmeye başlarken başka coğrafyalarda kendine yeni piyasalar yaratma hikâyesini ustalıkla resmediyor.

    İflah olmaz tiryakilerin, sosyal içicilerin, içmese de rahatsız olmayanların, tövbekârların, yıllarca içip bıraktıktan sonra rahatsız olanların, toptan karşı duranların, ağzına sürmeyenlerin keyifle okuyacağı; yolu anılardan, belgelerden, edebiyattan, çizim, şarkı, film ve reklamlardan; keder kadar keyiften de geçen kışkırtıcı bir tarih yazımı...


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 300
    En / Boy : 14 / 21
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 8.2017
    ₺35,00
  • Çinli aşçılar yabancılara yenilmez görünen birçok malzemeyi nadir lezzette yemeklere çevirecek aşçılık becerilerine sahiptir. Çinli aşçılar aynı zamanda farklı malzemeleri birleştirerek lezzetli yemekler ortaya çıkarmada ustadır. Tariflerine çeşitli baharatlar ekler, kullandıkları çeşitli malzemelerin tatlarını birbirine karıştırıp tatların birbirini zenginleştirmesini sağlarlar. Bu yemek pişirme yöntemi "dengeye ulaşmak için harmanlama"nın önemini vurgulayan Çin felsefesini yansıtır. Çinli aşçılar lezzetli tariflerini yaratmak için, eğitimleri, yerel âdetleri ve kültürel miraslarıyla oluşan sezgilerini kullanırlar. Bu, Çin'in mutfak sanatının özüdür. Geniş toprakları olan birçok ülkede olduğu gibi, Çin'de de güney ve kuzey Çin'de tüketilen yiyecek ve içecekler arasında büyük fark vardır. Bu sebeple, Çin'e gelen yabancılar çok sayıdaki yerel Çin yemeklerine, tat çeşitliliğine hayran kalır. Bütün aşçılar "güzel renkler, kokular ve tatlar" peşindedir. Çinliler sadece yemeğin tadına değil aynı zamanda nasıl göründüğüne de dikkat ederler. Yemeğin hem tadına hem de görüntüsüne verilen önem Çinlilerin yemek kültürünün önemli bir parçasıdır. Bu yüzden Çin yemeği sadece açlığı gidermez, aynı zamanda göz ve damak zevkine de hitap eder.


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 200
    En / Boy : 16,5 / 23,5
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 1.2018
    ₺26,25
  • Kavgacı kadının dırdırı
    Yağmurlu günde damlaların dinmeyen sesi gibidir.
    Böyle bir kadını dizginlemeye kalkmak,
    Rüzgarı ya da yağı avuçta tutmaya çalışmak gibidir.


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 82
    En / Boy : 14 / 21,5
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 2.2017
    ₺14,40
  • Ord. Prof. Dr. Ekrem Akurgal, eserleriyle Arkeoloji dünyasında “Hocaların hocası” olarak bilinen, dünyanın en saygın arkeologlarından biriydi. Türkiye’de klasik arkeolojinin kurucusu olan Akurgal, yaptığı kazılarla Ege’de Foça, Çandarlı, Erythrai ve İzmir antik kentlerini ortaya çıkardı. Alanın uzmanları için başvuru kaynağı olan araştırmaları ve eserleri birçok dile çevrildi.

    60 yıllık birikimini özetlediği, Türkiye’nin Kültür Sorunları’nda Akurgal, kültür sorunlarımızı ele alarak daha iyi bir gelecek için yapılacakları sıralıyor ve Anadolu uygarlıklarının dünya tarihindeki önemini ortaya koyuyor.


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri :
    Sayfa Sayısı : 304
    En / Boy : 13,5 / 21
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 4.2018
    ₺27,00
Çerez Kullanımı