Tarih Olarak Teori
Tarih Olarak Teori

Tarih Olarak Teori (9786054878291)

0,00
Fiyat : ₺73,90

Tarih Olarak Teori, insanlık tarihinde köleliğin yol açtığı değişimlerden yoksulların denetim altına alınmasına, üretim ilişkileri ile inançların birbirinin içine geçme biçimlerinden gündelik hayatta emek süreçlerinin deneyimlenme türlerine varıncaya değin geniş bir konu yelpazesi üzerinde, bugün içinde yaşadığımız kapitalizmin doğasına ve kökenine ışık tutan derinlikli bir tartışma yürütüyor. Jauris Banaji, tarihe ilişkin doktriner ve ortodoks okumalar ve kuramlarla hesaplaştığı bu tartışmasında, insanlık tarihinin kanallarında halkların ne şekilde boyunduruk altına alınarak "işçileştirildiğini" anlatıyor.

Üretim tarzlarının içsel dinamiğini açıklayan şey nedir? Üretim tarzları ve sömürü̈ biçimleri birbiriyle nasıl bir ilişki içindedir? Verili sömürü̈ biçimleri aşağı yukarı hangi şartlar altında bulunur? Basit meta üretiminin tarihsel anlamı nedir? Kapitalizm nedir ve nasıl meydana gelmiştir? Hukuki sistemler ile kapitalist gelişme arasındaki ilişki nedir? Ücretli emek yalnızca sermayenin gerektirdiği bir şey midir yoksa kölelik de bu tarzda işleyebilir mi?

Banaji, Tarih Olarak Teori'de bu soruların hepsine kendine has ve kışkırtıcı yanıtlar vermektedir. Yarını bugünden kurabilmek ve bugündeki dünü̈ anlamak için, Banaji'nin insanlık tarihine ilişkin geliştirdiği tezler her anlamda tartışılmaya değer bir nitelik taşımaktadır.


Basım Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Sayfa Sayısı : 494
En / Boy : 13 / 19,5
Kağıt Cinsi : 2. Hamur
Basım Tarihi : 11.2016

Benzer Ürünler
  • Bu kitap, bir ülkenin "nasıl yutulduğunun"anlaşılabilmesi için ABD’nin Irak’ı özgürleştirme bulmacasının parçalarını bir araya getirerek masaya yatırmaktadır. Görülecektir ki, geleceğin savaşları kaçınılmaz bir şekilde benzerlerine sahne olacaktır... Ülke yutarken en az zayiat, en azami fayda, en az karşı direnme ve en çok taraftar eşliğinde yapılması temel ilkedir. O nedenle ülkelerini savunma gayreti içerisinde olan bireylerin, ince ayrıntıları gözden kaçırmaması gerekir. Artık savaşlar ilkel silahlarla değil; modern çağın olanakları içerisinde akıllı bombalar ve uzay teknolojisi ile gerçekleştirildiği gibi görünse de, aslında savaşlar sadece bombaların düştüğü yerde değil, uluslararası alanda ülkelerin ekonomik, siyasi boyutları ile kıskaca alınarak çok farklı mecralarda topyekün yapılmaktadır... Herhangi bir dönemdeki yaşananları yorumlarken muhakeme süzgecinizde "fırtına oluşturacak" olan bu kitap, perde arkasındaki olayları görmenize destek verecek ve dünyanın en eski şehri Babil’in, yeryüzünün yeni efendilerince nasıl yutulduğuna şahit olarak gözü kapalı uyumakta zorlanacaksınız!


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 528
    En / Boy : 13,5 / 21
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 7.2004
    ₺31,20
  • İki Dünya Savaşı arası dönem, Yirminci Yüzyıla egemen olan siyasal olaylar zincirinin, daha kolay anlaşılabilmesi için derinlemesine irdelenmesi gereken bir dönemi içermektedir.
    Konumuzu başlıca üç kısımda incelemeyi uygun bulduk. Bunlar sırasıyla:
    İlk kısımda, Birinci Dünya Savaşı’nın ayrıntılarına girmeden, Büyük Savaş’ın bilançosu üzerinde durduk. Ortaya çıkan belirsizlik dönemiyle birlikte gerçekleştirilmek istenen barış düzenlemelerine değindik. Kabul ettirilmeye çalışılan bu sistemde, tohumları ekilen veya varolan çelişkileri ele almaya çalıştık. Bu çelişkilere değinmeden, irdelemeden, yaşamakta olduğumuz yüzyılımızın siyasal sorunlarına veya uluslararası ilişkilere, açıklık getiremeyiz.
    İkinci kısımda, Barışı sürdürme çabalarını olumlu veya olumsuz yönde etkiliyen gelişmelere yer vereceğiz. Bu sürece istikrar dönemi demekteyiz. Ama, daha bu dönemde, siyasal veya ideolojik farklılıklardan kaynaklanan bölünmelerin ortaya çıktığını veya filizlendiğini görüyoruz.
    Üçüncü kısımda ise, Dünya İktisadi Bunalımının ortaya çıkış nedenlerine ve küresel etkilerine yer vermekteyiz. Bunalımla birlikte, varolan çelişkilerin boyut değiştirerek, siyasal çatışmaya dönüşmesi, daha sonra ikinci bir dünya savaşına neden olmasını incelemekteyiz. İkinci Dünya Savaşı, Birinci Dünya Savaşı’nın devamı mı, yoksa başka boyutu mu! tartışmalarına girmiyoruz. Bu değerlendirmeyi okuyucularımıza bırakıyoruz...


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri :
    Sayfa Sayısı : 292
    En / Boy : 13.5 / 20
    Kağıt Cinsi : 1. Hamur
    Basım Tarihi : .
    ₺19,90
  • "…faşizmi iş başında izleyelim; en baştaki gelişmelerden, yarattığı nihai felakete kadar ve toplumla oluşturduğu karmaşık etkileşim
    ağının içinde... Sıradan vatandaşlar ve faşizme yardım etmiş ya da ona direnememiş bütün politik, toplumsal, kültürel ve ekonomik güç sahipleri bu hikâyenin bir parçasıdır. İşimiz bittiğinde, faşizme uygun bir tanımı daha iyi verebiliriz belki."

    Faşizm iktidara geldiği ülkelerde de, iktidar adayı olamayıp yalnızca kitlesel mobilizasyon yarattığı ülkelerde de benzer kuvvetli
    kriz durumlarını, sola karşı hassasiyetleri, “yozlaşma ve çöküş korkularını; milli ve kültürel kimliğin öne çıkarılmasını; asimile
    edilemeyen yabancıların milli kimliğe ve sağlam toplumsal düzene karşı oluşturdukları tehdidi ve bu sorunlarla başa çıkmak için daha
    fazla otoriteye duyulan ihtiyaç” histerisini kullanmıştır. Liberallerin tarif ettiği gibi yalnızca şansla iktidara gelmiş, sadece haydut
    sömürüsünden ibaret bir ideoloji de değildir. İdeolojik tutarlılık, liderin her zaman faşist ilkelere göre kararları vermesi, parti üyelerinin her konuda uzlaşmış olması da gerekmez. “Faşizm ne kendi programının sorunsuz bir uygulamasından ne de pervasız bir fırsatçılıktan ibarettir."

    Robert Paxton, Faşizmin Anatomisi’nde faşist parti ve hareketleri İtalya ve Almanya başta olmak üzere ele alıyor. Her ülkede çeşitli
    korku ve kriz durumlarına karşı teyakkuzda bulunan faşizmin “birinci aşama”sıyla iktidara giden yolda siyasi merkezin, toplumun ve fikirler dünyasının faşizmin meşruiyetini tesis ettiği “ikinci aşama” örnekleri ayırıyor ve faşizmi “iş başında” ya da kenarda hazır beklerken tahlil ederek okurlarını uyarıyor: “Ön uyarılara karşı hassaslaşırsak, gerçek bir faşizmi ortaya çıkma aşamasındayken fark edebilirz belki."


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 419
    En / Boy : 13 / 19,5
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 4.2014
    ₺99,90
  • Bu kitap, yirminci yüzyıl Türkiye’sinin en önemli Marksist aydınlarından birisi olan Behice Boran’ın siyasal ve entelektüel portresini çiziyor. Behice Boran, sosyalist harekette, Türkiye’nin ekonomik ve sosyal örgütlenme biçimlerini bilimsel yöntemlerle inceleyen ve böylece Türkiye’ye özgü sosyalizm yönteminin ortaya çıkarılmasına katkıda bulunan bir öğretim üyesi olarak yer almak istemişti. Fakat siyasal bir kararla üniversiteden koparılınca aktif siyaset alanına girdi. Siyasal ve toplumsal çözümlemelerinde tarihsel materyalist yöntemi yetkin bir şekilde kullanmasıyla dikkat çekti. Onunki, ülkesinin kendine özgünlüklerini kavramak ile bunları tarihin maddeci yasalarının dilinde tartışmak arasındaki gerilimin azabını yüklenen, neredeyse yarım yüzyıl boyunca sosyalist mücadelenin çilelerine dirençle göğüs geren bir aydının hikâyesiydi. Siyasal cesareti bilimsel bir yaratıcılıkla birleştiren Behice Boran’ın yaşamı ve eseri, bu kitapta, belirli bir dönemleştirme yapılarak incelenmiştir. Dönemleştirme, Boran’ın yaşamını anlamlandıran temel izleklere göre yapılmıştır. Genç bir yurtsever, bir sosyolog, Türkiye’nin ABD güdümüne sokulmasına karşı çıkan bir eylemci, sosyalist bir siyasetçi, siyasal bir lider, bir milletvekili ve bir siyasal kuramcı olarak Boran’ın siyasal ve entelektüel oluşumu, her bir dönemin siyasal ve ideolojik ortamlarıyla ilişkilendirilerek ele alınmıştır.
    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 488
    En / Boy : 16 / 24
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 10.2009
    ₺43,20
  • Tükendi

    Türk okurunun ilk kez Modernliğin Eleştirisi adlı kitabıyla tanıdığı Alain Touraine, bu kitabının devamı niteliğindeki Demokrasi Nedir? de can alıcı bir soruya yanıtlar sunuyor. Toplumbilim alanında birbirinden yetkin ürünler vererek adından övgüyle söz ettiren Touraine, "Demokrasinin Üç Boyutu", "Modern Demokratik Anlayışın Tarihi", "Demokratik Ekin", "Demokrasi ve Gelişme" başlıkları altında, açıklamalara sığmayan bir konu üzerine, birbiri ardına parantezler açıyor: "Demokrasi iki cephede savaşmalı: Bir yandan, yine en güçlülerin hizmetinde bir ideoloji olarak belirme tehlikesiyle karşı karşıya kalabilir; öte yandan adı canının istediğini yapan baskıcı bir iktidarın hizmetinde kullanılabilir. Bu kitabın amacı, bu iki tehlikeye karşı savaşarak siyasal alanın yeniden kurulmasına ve demokratik düşüncelerin yeniden doğmasına yardım etmektir."


    Basım Dili : Türkçe
    Basım Yeri : İstanbul
    Sayfa Sayısı : 303
    En / Boy : 13,5 / 21
    Kağıt Cinsi : 2. Hamur
    Basım Tarihi : 1.2019
    ₺19,45
Çerez Kullanımı